Müzik tarihi

Bu konu başlığı altında 77 tez

Yüksek LisansAçık ErişimEN

Maveraünnehir'den Anadolu'ya; İran ve Türk müziğinin yaklaşımının incelenmesi

The whole territory of the Islamic East, from Uighur to Morocco, has been fertilized by the distribution of traditional Makam music which rooted in same tradition. Such a wide distribution in historical geography has been made possible by the leverage of Islam and wars and by the transmission of cultural trade. This thesis aims to investigate the diffusion of music from Transoxiana to Anatolia with the focus on the Iranian music and Ottoman music. In this research, we mainly focused on Iranian and Turkish Traditional Makam music which had been developed in courts and important cities of dynasties through history. The role of court musicians and musician immigrants was crucial in diffusion of music within this geography. 'Herat' and 'Samarkand' in Transoxiana region and 'Bursa' and 'Istanbul' in Anatolia were among important cities in diffusion and interaction of different music and cultures. Great musicians like Farabi, Abu Ali-Sina, Safi al-Din Urmawi, and Abd al-Qadir Maraghi which were known as Makami music predecessors, had significant role in the diffusion of music from Transoxiana and Anatolia. This qualitative research is mainly based on historical documentary content analyses. I mainly used the methodology of documentary research and content analyses. My data also was the combination of primary and secondary sources I also used and examined the cultural diffusion theory which belongs to cultural anthropology field. According to historical sources and musical analyzes, it can be concluded that the Ottoman music had been interacted with Iranian music mostly in Timurid and Safavid periodsaccording to musical anylysis and comparison in Terms of Intervals, Tetrachords, and Dastgahs and Makams, it can be concluded that for the three of Intervals; "Tanini", "Bakiyye", and "Mujannab", we can say that while in Turkish music Mujnnab is divided into two big and small Mujannab and in Iranian music there is only one Mujannab. Coming to the Tetrachords of Both music it is obvious that "Kurdi" and "Chargah" Tetrachords in Turkish music are similar to the "Dashti" and "Mahour" Tetrachords in Iranian Classical music. It can be concluded that the Iranian Classical music and Turkish Classical music both carry the same or very identical musical culture and tradition which is known as makam music, and it is common music of Iranians, Turks and Arabs which has been fertilized and developed through history by the cultural interactions and exchanges in this region. Keywords: Ottoman Music, Iranian Music, Makam Music, Transoxiana, Anatolia, Cultural Diffusion.

Persian musicClassical Turkish musicClassical music+7
Rohoullah Vakılzadeh Dızajı
Ibn Haldun University · Medeniyetler İttifakı Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Unutulmuş bir miras: Çeng çalgısı ve yapımı konusunda bazı öneriler

Çeng çalgısı, organolojinin köşeli açık arplar sınıfına girmektedir. Bu çalgı kanuna benzer ve dik tutularak çalınır. Çengin tarihsel gelişimine bakıldığında günümüz formundaki arp çalgısına fiziki olarak evrilen bu çalgının ilk benzetmeleri Mısır ve Mezopotamya'ya dayanmaktadır. Çeng çalgısını icat eden kişinin Şehriyâriben Hâkân el-Acemî olduğu bilinmektedir. Çeng, Osmanlı, İran ve Doğu Türkleri arasında XVI. yüzyıldan önce yaygın olarak kullanılan popüler bir çalgıdır. Ancak zamanla, Osmanlı ve İran minyatürlerinde görünen küçük ve keskin yay şekilli görünümünü kaybetmiş ve uzun boylu formunu kazanmıştır. Çeng, Türk musikisinde XVII. yüzyılın sonuna kadar büyük rağbet görmüştür. Yatay düzlemde icra edilen kanun çalgısında, büyük ve küçük mücenneb aralıklarının duyumu mandal düzeneği ile sağlanmaktadır fakat çengde, kanundaki gibi bir mandal sistemi bulunmamaktadır ve bu aralıkları icra sırasında hızlıca elde etmek mümkün olmamaktadır. Çeng, ancak kromatik akortlanırsa geçkiler elde edilebilmektedir. Günümüzde çalım öncesi perdeleri istenilen akorda getirebilmek için, tel gerginliğini ayarlama işlemi burguluklar aracılığıyla yapılmaktadır. Saat yönüne veya tersine, akort anahtarı sayesinde çevrilmektedir. Burguluklar, çelik ve benzeri alaşımlardan ya da ahşap parçalardan üretilmektedir. Burguluklar eril uçlu, burgulukları döndürmeye yarayan somun parça ise dişil uçludur. Bu harici parçanın adı akort anahtarı olarak bilinmektedir. Geleneksel akortlama işlemi çeng çalgısında, telin bağlı olduğu at kılları ile yapılmaktadır. Ancak bu çalgıda basit makara düzeneği ile ara seslerin elde edilmesi de mümkün olmaktadır. Bu çalgının standardize edilmiş bir form ölçüsü bulunmamaktadır. Çengin geleneksel ölçüleri, minyatürlerden yola çıkılarak standardize edilebilir. Bu çalışma ile çengin çoklu mandal yerine tek tutacaklı basit makara sistemiyle mikrotonal düzenekte bir çalgı olabileceği sonucuna varılmıştır. Maliyeti düşürmek adına bu düzenek serum klempi ile uygulanmış ve ara seslerin elde edilmesi mümkün olmuştur. Anahtar Kelimeler: Çeng çalgısı, Çeng yapımı, Organoloji

Müzik aletleriMüzik tarihiOrganoloji+3
Tuğcan Eğüz
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The research of the early nineteenth century Ottoman musical style through the examination of the efterpi musical collection

In the current research, we study the musical style of the early 19th century through a primary source of that time, the Efterpi musical collection. This source provides us with vital information regarding particular socio-musical features and it gives us the opportunity to acquire new knowledge concerning the musical performance of this period. Furthermore, Efterpi musical collection has not been studied adequately by the current scholarship and this research reveals many unknown elements of the musical style as well as the mindset of the Ottoman musicians in the beginning of 19th century. In Chapter 2, we present the social and cultural context starting from the middle of 18th century till the beginning of 19th century in order to have a clear picture regarding musical notation, performing context (e.g. Ottoman Palace) as well as many different aspects of the Ottoman musical style of that period. It is really important to mention the historical context of the early 19th century in order to understand the reasons that an element of the musical style occurs in the musical repertoire. In Chapter 3, we prepare a full presentation of the Efterpi musical collection including many issues such as musical form, the Byzantine musical notation and the Karamanlidika linguistic idiom regarding poetry. Such an analysis is important in order to understand the structure of the book and to prepare the reader before the analysis of the upcoming compositions. Afterwards, we depict the five selected musical pieces (one Beste, two Şarkı and two Yürük Semai) and we analyze them in terms of melodic elaboration, makam progression, rhythmical distribution and musical form in order to acquire elements of musical style of the early 19th century. Finally, in the conclusion we demonstrate the data we acquired from the five selected compositions and through extensive evaluation we concluded to ten (10) important musical features of the early 19th century Ottoman musical style and we prove that the Ottoman music tradition did not change as rapidly as it is believed. Those significant elements shed light to a highly unexplored research field and it provides the current scholarship with a great opportunity to perform further research concerning the musical style of the early 19th century.

19. centuryMusicMusic history+4
Georgıos Karazerıs
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

İkinci Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Kocaeli Kenti'nde müzik (1908-1998)

ÖZET Kocaeli Kenti müzik yaşantılarının II. Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e (1908-1998) kadar geçen süreçte dönemsel gelişmeler ışığında araştırıldığı bu çalışma sonucunda, müzik etkinliklerinin, beş başlıkta yapılandığını söylemek olanaklıdır. 1908'den Milli Mücadele dönemine kadar olan süreçte, İzmit Sancağı'nda yaşayan azınlıkların gündelik yaşantılarına ve inançsal müzik yaşantılarına ilişkin müzikleri tespit edilmiştir. Araştırma sürecinde, bu dönemde özellikle azınlıklar içinde Ermeniler, müzik yaşantıları hakkında en çok bilgiye ulaşılan topluluk olmuştur. Yine bu dönemde Türkler tarafından kurulan ilk müzik topluluğu olan Heveskâran Musikî Cemiyeti'nin kurulması dönemin en önemli gelişmesi olarak öne çıkmaktadır. Milli Mücadele dönemine gelindiğinde ise (1914-1921) kentte milli mücadele ruhunu yansıtan marşları çalan, karşılama törenlerine katılan askerî ve sivil bandolar müzik yaşantıları açısından öne çıkmıştır. Özellikle Mustafa Kemal Paşa'nın kenti ziyareti esnasında törenlere iştirak eden bando, dönemin mücadele ruhunu pekiştiren marşlara repertuvarında yer vermiştir. Cumhuriyet dönemiyle beraber Kocaeli kentinde müzik yaşamı çeşitlilik göstererek gelişmeye başlamıştır. Atatürk ve İnönü dönemlerinden oluşan (1923-1950) tek parti dönemi kentte müzik adına, ulus devlet ideolojisinin yön çizdiği müzik devrimi doğrultusunda yapılanmalar görülmüştür. Özellikle İzmit Halkevi ve Arifiye Köy Enstitüsü ses getiren müzik etkinlikleri düzenlemişlerdir. İzmit Halkevi bünyesinde açılan müzik kurslarında batı kökenli çalgıların eğitimi ücretsiz kurslarla gerçekleştirilmiş ve kurslara katılanlarla konserler düzenlenmiştir. Yine İzmit Halkevi bünyesinde oluşturulan "Koro" ve "Orkestra" topluluklarının da verdikleri konserlerle kent müzik yaşamına katkı sağladıkları görülmüştür. Kocaeli'nin diğer ilçelerinde açılan Halkevlerinde de çeşitli müzik etkinlikleri düzenlendiği görülmüştür. Kocaeli Arifiye Köy Enstitüsü ise köy enstitülerinin müzik derslerinin genel amaçları doğrultusunda müzik etkinliklerine yer verdiği ve kentte konserler düzenlediği ve köy ile kent arasında kültürel bir bağ oluşmasına katkıda bulunduğu görülmüştür. 1950 sonrası çok partili yaşama geçilmesi ile müzik yaşantılarının da çeşitli kurumlar ve yapılar bünyesinde düzenlenip kent yaşamında yerini aldığı görülmüştür. Türkiye'nin değişen sosyolojik yapısı ile köyden kente göçü en çok yaşayan kentlerden biri olan Kocaeli'de, ülke genelindeki müzik akımlarından etkilenmiş, popüler müzik alanında dönem ruhunu yansıtan grup müziği geleneğini kentte sergileyen pop müzik gruplarının konserlerine tanık olmuştur. Bu dönemlere ilişkin genel bir sınıflamayla etkinlikler şöyle gruplanabilir: 1. Dernekler ve dernekler yoluyla yapılan müzik etkinlikleri; 2. Düzenlenen Festivaller ve festival içeriğinde yer verilen müzik etkinlikleri; 3.Yerel yönetimlerin düzenlediği toplu etkinliklerde (düğün, sünnet, açılış vs.) yer verilen müzik etkinlikleri, 4. Sanayi kuruluşlarının sosyal yaşama katkıları doğrultusunda bünyelerinde gerçekleştirdikleri müzik etkinlikleri; 5. Kocaeli Fuarı'nda düzenlenen Halk Konserleri; olarak gruplandırılabilir. Dernekler içerisinde İzmit Türk Musikisi Derneği ve Yarımca Sinema ve Sanat Severler Derneği ve Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği düzenledikleri müzik etkinlikleri ve konserlerle kent müzik yaşamına yön vermişlerdir. Müzik türleri klasik batı müziği ve Türk Müziği ağırlıktadır. Festivaller ve yerel yönetimlerin düzenlediği diğer etkinlikler içerisinde yine müzik yaşantılarına geniş yer verildiği görülmüştür. Bir sanayi kenti olarak Türkiye'nin en önemli kentlerinden olan Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının da kentin sosyal yaşamını ve müzik yaşantılarını destekledikleri ve konserler ve müzik etkinlikleri düzenledikleri görülmektedir. Önce bir sanayi fuarı olarak açılan Kocaeli Fuarı, daha sonra bünyesine kültür ve eğlence fuarı kimliğini de alınca, fuar süresince fuar içerisinde düzenlenen halk konserlerinde popüler müzik adına her müzik türünde ünlülerin konserlerine yer verilmiştir. Erken Cumhuriyet Dönemi'nde Halkevleri, Köy Enstitüsü; müzik yaşamında etkili olmuştur. Çok Partili dönemle beraber; dernekler, festivaller, yerel yönetimler, sanayi kuruluşları ve Fuar alanındaki halk konserleri Kocaeli Kenti Cumhuriyet Dönemi Müzik Yaşantılarını oluşturduğu söylenebilir. Ayrıca TRT repertuvarında yer alan Kocaeli türkülerine de çalışmada yer verilmiştir. TRT repertuvarında henüz yer almayan Karamürsel ilçesine ait üç türkü de çalışmada yer almıştır. Sonuç olarak, imparatorluktan ulus devlete Kocaeli Kenti'nin müzik yaşantılarını tespit etmeye yönelik bu çalışmada, Kocaeli'de kentle birlikte yaşayan ve evrilen bir müzik yaşamı olduğu ve kentte müzik adına bir kültür oluştuğu tespit edilmiştir.

Cumhuriyet DönemiKocaeliMilli Mücadele+2
Gülşen Erdal
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Barok çalgı sine keman -viola d'amore- ile osmanlı barok dönemi ve avrupa barok müziğinin etkileşiminin araştırılması

Barok Çağ olarak bilinen dönem, 17. ve 18. yy'ları kapsamaktadır. Avrupa barok müzik ortamında viola d'amore (aşk violası) adıyla bilinen ve popüler olan çalgının, 18. yy. ortaları itibariyle Osmanlı saray musikisi ortamında görülmeye başladığı biliniyor. Bu çalışmanın amacı; Avrupa menşeili violler ailesine mensup bir enstrüman olan sine kemanın kökenleri, icracıları, bestecileri ve organolojik açılardan araştırılmasıdır. Köklerinin Hindistan, Orta Doğu, Orta Asya ve Türkiye'de olduğu bilinen yaylı sazların, asırlar içerisinde birçok gelişim gösterdikleri bilinmektedir. Bu sazlar Ravanastron, ıklığ, rebap, rebec, ayaklı keman, lira de braccio ve fidel olarak incelenmiştir. Sine keman, violler ailesine mensup bir enstrüman olarak bilinmektedir. Viollerin özellikleri ve çalınış biçimleri dolayısıyla farklılık gösterirler. Bu tez içerisinde farklılıklar incelenmiş ve violler grubu enstrümanları sırasıyla; treble viola da gamba, tenor viola da gamba, viola da gamba, bas viola da gamba, viola da bastarde, baryton (viola di bordone) ve viola da braccio olarak verilmiştir. Gerek saraydaki görevleri ve gerekse seyahatleri sebebiyle Osmanlı İmparatorluğu'na gelerek, araştırma imkanı bulan yabancı müzikologların gözlemleri, tespitleri, hatıraları ve kaleme aldıkları belge ve seyahatname gibi kitapların ışığı altında Osmanlı ve şark müziği, kullanılan enstrümanlar ve sine keman hakkında önemli bilgiler elde ediyor; aynı şekilde bu sazlardan pek çoğunun ve tezimizin konusu olan sine kemanın yapımı, ölçüleri, telleri ve akordu hakkında fikir sahibi oluyoruz. Avrupa'da viola d'amore olarak bilinen sine kemanın hiçbir kopukluk olmaksızın orada kullanılmaya devam edildiğini ve Barok orkestralarının vazgeçilmez enstrümanı olduğunu görüyoruz. Ancak ilk defa kemani Corci (1680?-1765?) tarafından sarayda çalındığı bilinen bu saz üç asır boyunca çok popüler olmasına ve bu popülerliğini devam ettirmesine rağmen bu yıllardan sonra cazibesini kaybetmeye ve unutulmaya başlamıştır. Bu tez konusunun seçilmesindeki en önemli etkenlerden birisi, unutulmaya yüz tutan sine kemanın ihyası, genç kuşaklara tanıtılması ve sevdirilmesi amacını taşımaktadır.

17. yüzyıl18. yüzyılAvrupa+7
Alper Asutay
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmanlı dönemi Türk musikisinde kullanılan telli mızraplı çalgılar ve bugüne yansımaları

Bugünkü müzik kimliğimizin bir parçası olan, Türk musikisi adı ile anılan müzik türünün tarihi Osmanlı öncesine dayanır. Osmanlı Devleti öncesinde yaşayan, İbn-i Sina, Farabi, Safiyüddin Abdülmümin Urmevi gibi müzik ve bilim adamlarının müzik teorisi eserleri bunun kanıtıdır. Osmanlı Devleti, Türk musikisini var olduğu yıllar boyunca kullanmış ve bu türe kendilerine has bir kimlik kazandırmışlardır. Yüzyıllar süren Osmanlı Devleti sürecinde, çağın gereği ya da ihtiyaçlarına uygun şekilde Türk musikisi çeşitli değişimler yaşamıştır. Bu değişimlerin en önemlilerinden birinin Türk musikisi çalgılarında yaşanan değişimler olduğu düşünülerek bu çalışma hazırlanmıştır. Çalışmanın amacı Türk musikisi çalgılarının Osmanlı döneminden bugüne gelirken yaşadığı değişimi tespit etmektir. Ancak çalışmanın kapsamının yüksek lisans tezi içinde kalabilmesi için, çalışma tüm Türk musikisi çalgıları yerine, Osmanlı döneminde kullanılan telli mızraplı çalgıların araştırılması ile sınırlanmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, araştırmanın amacı ve yöntemleri anlatılmıştır. İkinci bölüm, Osmanlı Döneminde, Türk musikisinde kullanılan telli mızraplı çalgıların hangileri olduğu ve fiziksel özelliklerinin kaynaklardan tespitidir. Üçüncü bölüm günümüz Türk musikisi icrasında kullanılan telli mızraplı çalgıların özellikleri ile Osmanlı döneminde kullanılan aynı çalgıların değişimlerinin belirlendiği bölümdür. Sonuç bölümünde ise çalışma içinde elde edilen tüm bulgular maddeler halinde verilmiştir. Anahtar Kelimler: Türk musikisi, Telli Mızraplı Çalgılar, Osmanlı Dönemi.

MüzikMüzik aletleriMüzik tarihi+5
Arif Cüneyt Kayat
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antik Yunan modları ile makamların karşılaştırmalı incelenmesi ve arp icrası ile örneklenmesi

Bu çalışmada Antik Yunan ses sisteminin ayrıntıları yani modların özellikleri, dönemsel çalgıların akortları ve ezgi organizasyonları incelenerek öncelikli olarak Bizans dönemine kadar gelen müziksel ortaklıklarının çalgılar üzerinden anlaşılmasına çalışılacaktır. Sonrasında Arp- çeng ilişkisi üzerinden Antik Yunan dönemi ve Orta çağ İslam dönemi arasındaki müzik temelli ilişkiler ses sistemi, ezgi organizasyonları ve makam-mod ilişkisi bağlamında ele alınacaktır. En son aşamada ise 20. Yüzyıl'da Mod-Makam-ilişkisi Adnan Saygun'un Töre anlayışı üzerinden ele alınarak günümüz uygulamaları açısından Antik Yunan modlarının günümüz makam yapılarına ve ses sistemine etkisi tartışılacaktır.

Antik YunanMakamlarMüzik+5
Mesude Elif Güngör Sarıkaya
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mehter musikisi, bestekar mehterler ve Türk müziğine katkıları

Çalışma kapsamında genel olarak öncelikle mehter müziği ele alınmış olup ardından bestekar mehterlerden bahsedilerek, mehter takımının ve bestekar mehterlerin Türk müziğine olan katkıları ele alınmıştır. Bütün bu konuları ele alan çalışma beş farklı bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Osmanlı Devleti'nin askeri müzik topluluğu olan mehterin tarihçesi, genel olarak mehter teşkilatı, teşkilatın önemi ve görevlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, mehter takımının özel giysileri tek tek ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, mehterhanenin çalgıları, müziği ve müziği sunuş adabı ortaya konmuştur. Dördüncü bölümde mehter takımının müziği ve Türk müziğine olan katkıları ele alınırken bestekar mehterler, mehterhanenin geçirdiği süreçler ve günümüz mehter takımlarından bahsedilmiştir. Son olarak da konuyla ilgili değerlendirme yapılarak tez nihayete erdirilmiştir.

Mehter müziğiMehter takımıMüzik tarihi+1
Burak Usta
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmanlı İmparatorluğu'nda modern müziğin doğuşu: Musika-ı Hümayun

Uzun yıllar askeri müzik icra eden Mehterhane 1826 senesinde kapatılmış yerine Musika-ı Hümayun kurulmuştur. Musika-ı Hümayun için Enderun'daki müziğe yetenekli gençler seçilmiştir. Bandoyu başlangıçta Vaybelim Ahmed Ağa ile Trampetçi Ahmed Usta yönetmiştir. Ancak müzik eğitimi için Ahmet Ağaların bilgisi yeterli değildir. Bu yüzden yeni şef olarak Fransız uyruklu Monsieur Manguel seçilir. İki yıl kadar bu görevde kalan Manguel de beklenileni veremez. İtalya'dan bir müzik eğitmeni getirilmesi düşünülür. Sardunya Krallığı'nın İstanbul elçisine başvurulur. Sardunya hükümeti Giuseppe Donizetti'yi "Osmanlı İmparatorluğu muzikalarının baş eğitmeni" unvanıyla İstanbul'a gönderir. Giuseppe Donizetti; 1788'de Lombardiya'da Bergam kasabasında doğar. Askerliği sırasında bandoya girmiş, İtalyan ve Fransız ordularında uzun yıllar bando şefi olarak çalışmıştır. İstanbul'a geldiğinde çok geniş yetkilerle göreve getirilir. Donizetti ilk iş olarak, öğrencilerine Batı notasını öğretir. İtalya'dan yeni sazlar, her saz için de öğretmen getirttir. Il. Mahmud için yazdığı Mahmudiye Marşı ise Osmanlı Devleti'nin milli marşı olacaktır. 1828'den 1856'ya kadar, yirmi sekiz yıl süren çalışmalarıyla Musika-yı Hümayunun gerçek kurucusu olmuştur. Donizetti Paşa vefat ettikten sonra Guatelli ve D'Aranda Paşalar göreve gelmişlerdir. İttihat ve Terakki Hükümeti döneminde ise kurumda Türk şefler çalışmaya başlar. Birçok yetenekli öğrenci yetiştiren Musika-ı Hümayun, Batı müziğini öğrenmiş nesillerin Cumhuriyet dönemine ulaşmasını sağlamıştır.

Modern müzikMusika-ı HümayunMüzik+5
Semih Karagül
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

13.-18. yüzyıllar arasında makamsal müzik teorisi anlayışının değişimi

Günümüzde her biri kendine mahsus bir isme sahip olan "perdeler", güncel "makamsal müzik teorisi" sisteminin belkemiğini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, standart perde isimlerinin henüz mevcut olmadığı dönemlerde yazılmış olan teori eserlerine odaklanılarak, makamsal müzik teorisinin, en eski dönemlerden günümüze gelene kadar nasıl bir değişim/dönüşüm sürecinden geçtiği ana hatlarıyla değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, ebced notasının altında yatan temel prensibin ne olduğuna ve özel perde isimlerinin neden ve nasıl ortaya çıktığına ilişkin yeni bir bakış açısı öne sürülmüştür.

MakamlarMüzikMüzik kültürü+4
Ferhat Çaylı
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mûsa Süreyya Bey'in Mûsıkî Kitabı'nın çeviriyazımı ve incelemesi

Müzik çalışmalarında en önemli kaynaklar, günümüze kadar ulaşabilmiş kuram kitaplarıdır. Kuram kitaplarının incelenmesi, günümüze bu bilgilerin doğru aktarılması bakımından önem taşımaktadır. Ancak bu konuda karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi de eski yazı problemidir. Bu bağlamda, 1927 yılında yazılmış olan Mûsıkî Kitabı'nın günümüz Türkçesine çevirisi büyük önem taşımaktadır. Mûsa Süreyya Bey'in "Mûsıkî Kitabı'nın Çeviriyazım ve İncelemesi" adlı çalışmada incelenen mûsıkî kitabı, Osmanlı Türkçesi ile yazılmıştır. Mûsıkî Kitabı, çeviriyazım metodu kullanılarak incelenmiştir. Çalışma ile 1927 yılında Mûsa Süreyya Bey tarafından yazılan eserin yayınlandığı dönemde müzik dersinin okutulduğu ortaokullar ve ilk öğretmen okullarında müzik dersi müfredatı ve uygulanışı konularında bilgi edinilerek, eserin barındırdığı bilgileri ortaya çıkarmak ve alana bir kaynak daha kazandırmak amaçlanmıştır. "Mûsa Süreyya Bey'in Mûsikî Kitabı'nın Çeviriyazımı ve İncelemesi" adlı çalışma; "Giriş", "Üç Bölüm", "Sonuç" ve "Ekler" bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde öncelikle kitabın genel tanıtımı yapılmış, daha sonra başlıklar altında ilgili konulara değinilmiştir. Ayrıca çeviriyazımda kullanılan yöntemden söz edilmiştir. Birinci bölümde, Mûsa Süreyya Bey'in yaşamı hakkında bilgilere yer verilmiş, bunun yanısıra Darülelhân'daki görevinden ve yazdığı makalelerin içeriğinden söz edilerek, Mûsa Süreyya Bey'in tespit edilebilen eserleri sunulmuştur. İkinci bölümde, Mûsıkî Kitabı'nın çeviriyazımı yapılmıştır. Sayfa düzeni, sayfa numaraları, fotoğraflar ve şekiller kitabın orjinaline sadık kalınarak sunulmuştur. Üçüncü bölümde, çeviriyazımı yapılan kitabın ana ve alt başlıkları dâhilinde yazarın konuyu anlatımı ve örneklendirmeleri sergilenmiştir. Sonuç bölümünde, çalışmanın genel olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın ekler bölümünde ise Mûsıkî Kitabı'nın orjinali, Osmanlı Türkçesi-Batı Dilleri-Türkçe Müzik Terimleri Sözlüğü ve Osmanlı Türkçesi- Günümüz Türkçe Sözlük yer almaktadır. Anahtar Kelime: Mûsa Süreyya Bey, Mûsıkî Kitabı 1927, Çeviriyazım.

KitaplarMusa Süreyya BeyMüzik+7
Yıllar Turan
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fado müziğinin yapısal özellikleri ve analizi

Uluslar bazı müzik türleriyle bütünleşmişlerdir. Nasıl ki Arjantin denilince Tango, İspanya denilince Flamenko, Yunanistan denilince Sirtaki akla geliyorsa, Portekiz denildiğinde de Fado akla gelmektedir. Fado, Portekiz müziğinin en çok tanınan türüdür. Bu araştırmada Portekiz'in halk müziği türlerinden biri olan Fado müziğinin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan toplumsal faktörler edimsel olarak kültür yönünden incelenerek, doğuşundan bugüne kadar olan tarihi süreçler ve bu müzik türüne ait sosyolojik unsurlar ele alınarak anlatılmıştır. Araştırma betimsel bir araştırma olup aynı zamanda tarihsel ve karşılaştırma teknikleri kullanılarak, literatürden seçilen yazılı, görsel ve sesli kaynaklar incelenerek gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Fado müziğinin diğer müzik türlerinden ağıt, bozlak ve arabesk müzikle benzerlikleri incelenmiş, bölgesel, kültürel ve yaşanmışlık farklılıklarına karşın toplumların müzikle birleştiği duygu durumları ortaya koyulmuştur. Fado müziğine ait şarkı sözleri analiz edilerek bu müziğin taşıdığı bir duygu olan, Portekiz'e özgü saudade terimi ifade edilmeye çalışılmıştır. Fado müziğinin Portekiz halkı için bir kültür öğesi olduğu, bu müziğin geçmişten bugüne kadar Portekiz'de gerçekleşmiş olan toplumsal ve ideolojik olaylara ışık tuttuğu, Portekiz'i dünyaya tanıtmakta bu müzik türünün önemli rol oynadığı sonuçları elde edilmiştir.

FadoHalk müziğiMüzik+5
Gizem Doğan
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk Mûsikisinde Rehâvî makâmı Ve tarihsel gelişimi

Bu araştırma; Türk müziğinde her dönem kullanılmış olan Rehâvî makâmının tarihsel akış içerindeki gelişimini, kurallarını ve Rehâvî makâmında bestelenmiş eserlerin tekrar notaya alınarak incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmaya veri oluşturmak amacıyla Devlet Korosu, Dârü'l Elhân Külliyatı, Kevserî Mecmuası, Kantemiroğlu Edvârı ve özel arşivlerde bulunan Rehâvî makâmındaki eserler yeniden notaya alınarak incelenmiştir. Rehâvî makâmının tarihsel süreçte nasıl geliştiği ve günümüzdeki kullanım şekli açıklanmış elde edilen bulgular ışığında Rehâvî makâmının daha iyi anlaşılması hedeflenmiştir.

MakamlarMüzikMüzik eserleri+3
Gürkan Yıldız
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Halk Opereti Topluluğu ve Türk müziği tarihindeki yeri

Halk Opereti Topluluğu'nun ve Türk müziği tarihindeki yerinin incelendiği bu çalışmada, tarihsel yaklaşımla opera ve operet türlerinin gelişimleri incelenmiş, bu türlerin Osmanlı Devleti'ne girdiği dönemden başlanarak, operet toplulukları, batılılaşma hareketlerinin tiyatral ve müziksel yönü saptanmıştır. Buna ek olarak, operet topluluklarının kronolojik sıralamasının verildiği çalışmada, HOT'un temsilleri de kronolojik olarak sıralanmış ve oynanan her operet, topluluğun Türk müziği tarihi açısından yerinin saptanabilmesi için ulaşılan bilgiler ışığında tartışılmıştır. Ele alınan tüm veriler doğrultusunda bir sonuca ulaşılmış ve sonuç bölümünde HOT'un Türk müziğindeki yeri diğer operet toplulukları ile karşılaştırılarak, çalışmanın tamamından faydalanılarak yapılan örneklendirmeler ile değerlendirilmiştir.

Müzik tarihiOperaOperet+1
Nihan Eskitaş
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde modernleşme, bireyselleşme ve virtüozite ilişkisi: Şerif Muhiddin Targan

Doğu ve Batı müzik geleneklerini genç yaşlarda etüt etmesi, Targan'ın virtüozitesinin kaynağını oluşturmuştur. Türkiye'nin toplumsal tarihi gelişim çizgisi içinde modernleşme olgusuna bağlı olarak bireyselleşme, virtüozite olgusuyla ilişkilendirilerek Targan'ın sanatının ve icrasının Osmanlı-Türk müziği içindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bir geçiş dönemi sanatkârı olarak incelenmiş, yaşadığı dönemin sosyo-kültürel dönüşümlerindeki köprü rolü ve solist yönü disiplinlerarası yöntemle analiz edilmiştir. Müzikoloji, sosyoloji ve tarih disiplinlerinin kesiştiği noktalarda Targan'ın müzikal portresi ve mirası ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Böylelikle onun Osmanlı-Türk modernleşmesinin müzikal yansımalarından biri olarak bireysel icrasının virtüoz kimliğini belirleyen en önemli etken olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BireyselleştirmeModernleşmeMüzik+4
Bilen Işıktaş
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik dünyasındaki iktidar alanları aracılığıyla müzik tarihi yazımı

Bu çalışmada, müzik dünyasındaki sermayeler ve habituslar aracılığıyla üretilen iktidar alanlarını inşa ederek müzik tarihi yazım aracı olarak kullanılabilirliğini anlamak amacıyla folk ve aranjman türlerini örneklem olarak ele alınmaktadır. Folk ve aranjman türlerinin siyaset, teknoloji ve medya ile müzikteki iktidar alanlarıyla ilişkisi belirlenmiştir. Ancak bu araştırma medyadaki iktidar alanı üzerinden sınırlandırılmıştır. Medyadaki iktidar alanını inşa etmek amacıyla Ses dergisinin 1961-1986 ve Diskotek dergisinin 1968-1971 yılları arasında yayımlanan bütün sayıları incelenerek, tartışma, haber ve eleştiriler üzerinden yapılandırılan söylemler ortaya çıkarıldı. Müzik dünyasındaki iktidarların hangi failler ve söylemler tarafından oluşturulmuş olduğu belirlendi. Diğer görsel ve yazılı medyadaki söylemlerin de bu failleri desteklediği bulundu.

HabitusMüzik tarihiPopüler müzik+4
Arda Kaya
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimEN

Janissary band in the twentieth century

The history of Turkish military music begins with "tukh" teams, which means military band in the Hun State (220 BC-46 AC), and ends with the name of Janissary Band with the Janissary Army in the Ottoman Empire in 1826. Due to Tukism ideology, which was ruled in the country after Constitutional Monarchy II. in 1908, the janissary band was revived the name of Mehterhâne-i Hâkânî at the Military Museum in 1914. The activities of this janissary band were ended again in the first years of the Republic. In 20 th century, janissary style bands were constituded in the army units in 1917, in the years of the Independence War in Bozhöyük , and in 1953 in the Military Museum in the name of Mehteran Unit.

20. centuryMilitaryMilitary music+5
Erhan Tekin
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

II. Abdülhamid döneminde Osmanlı hükümetinin müzik politikası

Kadim bir geleneğe sahip Osmanlı Devleti'nde kültürün önemli bir parçası olarak müziğe birçok dönemde olduğu gibi II. Abdülhamid döneminde de önem verilir. Dönemin müzik politikalarına bakıldığında her ne kadar Batı müziği eksenli bir anlayış hâkim olsa da Türk müziği de birçok alanda kendisine yer bulur. Düalist bir anlayışın benimsendiği II. Abdülhamid döneminde Türk müziği sarayın patronajından çıkar, içeriğinde meydana gelen değişimle beraber halk ile bütünleşip, halka hitap eden bir forma bürünür. Bu durum Türk müziği adına ileriki dönemlere ışık tutacak birtakım doneleri de içinde barındırır ve cumhuriyet dönemi müzik politikalarına temel oluşturur. Bu tez, II. Abdülhamid dönemi müziksel pratikler ve Osmanlı hükümetinin şiar edindiği müzik politikasını incelemeye; bunun yanı sıra II. Abdülhamid hakkında genel bilgileri, II. Abdülhamid dönemi Osmanlı Devleti'nin siyasî ve sosyal durumunu ortaya koymaya odaklanmaktadır. Bu tez çalışmasında, II. Abdülhamid döneminde gerçekleşen müziksel pratikler ve Osmanlı hükümetinin müzik politikası literatür çalışmasıyla tespit edilmiştir. Bu çerçevede konu ile alakalı belgeler incelenmiş, elde edilen veriler değerlendirilirken doküman analizden istifade edilmiş, son olarak da betimsel analiz yapılarak veriler özetlenmiş ve yorumlanmıştır.

Abdülhamid IIBatı müziğiDini müzik+7
Merve Nur Kaptan
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Obua kamışı yapım ve üretiminde Avrupa ve Amerika kıtalarının ekolleşme süreçleri üzerine tarihsel analiz

Obua çift kamışlı bir çalgıdır. Kamışın ham maddesi olan Arundo donax bitkisi, çeşitli işlemlerden geçtikten sonra bir obua kamışına dönüşebilecek hale gelir. Çalıcı, obua kamışını yaparken birden fazla dış etkeni gözeterek kendine en uygun materyali üretir. Tarih boyunca obuanın gelişimiyle birlikte obua kamışı yapımı da gelişmiştir ve dönemin koşullarına uyum sağlamıştır. 20. yüzyıldan itibaren Kuzey Amerika kıtasında ortaya çıkmış olan yeni bir obua kamışı stili, atası olan Avrupa ekolünden zaman içinde sıyrılmış ve kendi başına bir ekol haline gelmiştir. Bu araştırma, günümüzde Avrupa ve Amerika ekolü olarak adlandırılan iki ana kamış yapımı ekolünün oluşumunu, gelişimini ve tarihçesini analiz etmeyi amaçlamaktadır.

MüzikMüzik aletleriMüzik tarihi
Zehra Giz Zaimoğlu
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbn Hurdâzbeh'in mûsikî risâleleri üstüne mukayeseli bir çalışma

İbn Hurdâzbeh'in Mûsikî Risâleleri Üstüne Mukayeseli Bir Çalışma adıyla yaptığımız bu araştırma, Giriş, Üç Bölüm ve Sonuç'tan oluşmaktadır. Giriş'te araştırmanın önemi ve amacı, İbn Hurdazbeh hakkındaki çalışmaların panoraması, çalışmamızın muhtevası ve incelemede izlenen metot ele alınmıştır. Son olarak İbn Hurdazbeh'in düşünce dünyasına bir nebze ışık tutulmaya çalışılmıştır. Birinci Bölümde, İbn Hurdazbeh'in hayatı, ilmi kişiliği, üstlendiği görevler, devrin hükümdarı el-Mu'temid'in nezdinde kazandığı değer ve eserleri ele alınmıştır. İkinci Bölümde, İbn Hurdazbeh'in tezimizin merkezine aldığımız el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî adlı eseri muhteva açısından analize tabi tutulmuş ve çözümlenmiştir. Bu minval üzere İbn Hurdazbeh'in anlatım üslubu, müziğe olumlu yaklaşırken kullandığı argümanlar, felsefeciler ile büyük devlet adamlarının mûsikîye (semâ', gına, tarab vb.) yönelik takdirkâr tutumları, gınanın önemine ilişkin deliller sergilenmiştir. Ayrıca mûsikî aletlerini ilk icat edenler, Arabistan, Hind, Yunan ve Bizans gibi ülkelerde ne tür mûsikî aletlerinin kullanıldığı, mûsikînin insan aklı ve gönlü üzerindeki tesirleri, hayvanlar ve hastalar üzerindeki olumlu etkileri, îkâ ve çeşitleri ile muğannilerin haberleri ve kadın müzisyenlere ayırdığı bölüm tahlil edilmiştir. Üçüncü Bölümde iki karşılaştırma yapılmıştır: Birinci kısımda el-Mufaddal b. Seleme'nin (v.290 ila 300) Kitâb el-Melâhî ve Esmâihâ min Kibeli'l-Mûsîkâ adlı eseri ile İbn Hurdâzbeh'in (v.280 ila 300) el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî ismini taşıyan eseri muhteva açısından karşılaştırılmış, örtüşen ve farlılık arz eden konularına dikkat çekilmiştir. İkinci kısımda ise, İbn Hurdâzbeh'in el-Mes'ûdî tarafından nakledilen el-Mu'temid'le muhâveresi ile el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî'sinin muhteva ve hacim açısından karşılaştırılmıştır ve bu iki eserin farklı şeyler olduğu ortaya konmuştur. Sonuç'ta ise, bu araştırmada elde edilen sonuçlar ve ulaşılan kanaatler hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Dini müzikMüzikMüzik eserleri+5
Ayşe Tokay
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Viyolonsel yapımcıları ve viyolonselin gelişimi

Bu araştırmada viyolonselin yapımı, tarihçesi ve önemli viyolonsel yapımcıları hakkında bilgi verilmiştir.

LutiyelerMüzik aletleriMüzik tarihi+3
Emel Asuman Önen
Anadolu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müziğin resim sanatında tarihsel süreci 20.yy sanatına etkisi ve yansıması

Sanat tarihinin başlangıcı, insanlık tarihinin başlangıcına kadar uzanmaktadır.Müzik, şiir ve resim, farklı elemanlara sahip olmalarına rağmen, onları ortak kılanbağlara da sahiptir. İnsanoğlu belki de `iz' bıraktığını görebildiğinden bu yana , birbaşka anlatımla; fiziki varlığının izini gördüğünden itibaren, duyduğunu, sezdiğini ifadeetme yollarını aramıştır. İnsanoğlu ilk izi kalıcı kılmak, daha sonra görünmeyenvarlığını görünür `iz'e dönüştürmek ve bunu tekrar kendine, kendisi için olmasıgerekene mal etmek uğraşına girmiştir. Bu uğraş önce elinin izinin, sonra sesinin izininkalıcı olması çabası olmuştur.İnsan kendi varlığı ile varolabilmenin yollarını bulduğundan bu yana, sanatdenilen olguyla bütünleşmiştir. Seslerdeki, sözlerdeki ve çizgilerdeki; uyum, denge gibiortaklık bugün de haz kaynağı olabilmektedir. Sesler, çizgiler ve sözler, kendi içindekideğerlerle yansımakta, insan ise bunları bir şekilde ilişkilendirme çabası içinegirebilmektedir.Ne kadar geriye gidersek gidelim resimle ve müzikle mutlaka karşılaşırız. Cilalıtaş devri resimleri karşısında tarih öncesi sanatıyla aracısız olarak karşı karşıyagelebiliriz. Ama seslerin kalıcı olamaması nedeniyle çok yakın çağlar için bile ancakvarsayımlar yapabiliriz. Bunun nedeni resmin somut olması, buna karşın müzik yakınbir geçmişe kadar kayıt altına alınamasıdır. İlk çağlardan bu yana, resim ve müzikiiibirbirini etkilemiştir. Daha doğrusu sanatçılar usta oldukları sanat disiplininin dışındadiğer sanat dallarından esinlenmişler ve bunun etkilerini de eserlerine yansıtmışlardır.Tez kapsamında resim sanatı, mağara duvar resimlerinden başlayarak 20. yyresmine kadar dinsel, düşünsel ve kavramsal boyutuyla ele alınmıştır. 20. yy resmi isegenel hatlarıyla irdelenmiş; daha sonra resimsel çözümlemeye gidilmiş ve inceleenmiştir

20. yüzyılMüzikMüzik sanatı+4
Emin Gülören
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fârâbî'nin Kitâb Musika'l Kebir eserinin müzik sanatına giriş bölümünün çeviri-yazımı ve incelenmesi

Güçlü bir zekaya sahip, sebatkar, Arapça dışında pek çok dile hâkim olan, matematik alimi ve "muallim-i sâni" yani ikinci Aristo olarak şöhreti her yere yayılan, bilinen en büyük İslam filozofu Fârâbî, şöhretini müzik sanatındaki teorisyen alimlerin en büyüğü olarak da göstermiştir. Küçüklüğünde ud çalıp şarkı söylediği, sakalı çıkmaya başladığında ise 'her şarkı sakal ile bıyık arasından söyleniyor bu da hiç hoş değil' nükteli ifadesinden sonraki süreçte müzikten koparak kendisine, felsefe, mantık ve teorik bilimlerinde her ne varsa okumayı görev edindiği ve bilgiyi takip ettiği söylenen Fârâbî, sadece Türk-İslâm âleminin büyük bir dehâsı değil, bilim, felsefe ve müziğe katkılarıyla evrensel bir dehâdır. Fârâbî'nin musiki ile ilgili olarak yazmış olduğu eserlerin elimize ulaşanları şunlardır: Kitâb Musika'l-Kebir, Kitâbu'l-Îka'at, Kitâb İhsa'el-İka'at. Bununla birlikte Kitâb İhsa'ul Ulum'da musikiye dair bir bölüm bulunmakta ancak kitabın konusu zamanının tüm ilimlerini kapsamaktadır. Yapılan bu çalışmada, Fârâbî'nin bir filozof ve bilim insanı olarak bilinen katkılarının dışında, müzik tarihinde önemli bir yeri olan kitabı "Kitâb Musika'l-Kebir" isimli eserinin ilk iki makalesinin Türkçe'ye kazandırılması amaçlanmıştır. Kitâb Musika'l-Kebir isimli eserin ilk iki makalesinin Türkçe'ye çevrildiği bu tezde nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi ve çeviri tekniği kullanılmıştır. Bu çalışmayla Fârâbî'nin filozof kişiliğinin gölgesinde kalan müzisyen ve müzikolog yönü ile Türk-İslam sanatına kazandırmış olduğu teorik ve uygulamalı müzik çalışmalarının en büyüğü olan Kitâb Musika'l-Kebir'in el-Medhal ila Sına'atil Musiki bölümünün ilk iki makalesinin Türkçe'ye çevirisi ortaya konulmuştur. Birinci makalede daha çok müzik sanatının temelini oluşturan sesler, melodi, melodinin oluşumu, enstrümanların ortaya çıkışı ve sanat eğitimi gibi konulara değinilmişken; ikinci makalede ise sesin melodideki durumları, ses aralıkları, cinsler, diziler, ses aralıklarındaki sayısal ilişkiler, oktav ve dereceler ile ilgili konular ele alınmıştır.

FarabiKitaplarMüzik+2
Hüseyin Işıktekiner
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Takiyyüddin Mehmed Emin Ali Bey'in hayatı ve Mûsika-i Hümâyûn Tarihi adlı eseri (Transkripsiyon ve inceleme)

Bu çalışmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eser Kütüphânesinde kayıtlı olan Takiyyüddin Mehmed Emin Ali Bey'in Osmanlı Devleti'nde kullanılan Arap alfabesi ile yazdığı Mûsika-i Hümâyûn Tarihi adlı eseri Latin alfabesi ile transkribe edilerek, yazarın hayatı ve eserin içeriği hakkında bilgiler verilecektir. Takiyyüddin Mehmed Emin Ali Bey Mûsika-i Hümâyûnun kuruluş yıllarından itibaren Mûsika-i Hümâyûnda görev yapmış, burada binbaşılığa kadar yükselmiş ve emekli olmuş bir görevlidir. Mûsika-i Hümâyûnun kuruluşunu ve birinci nesil mûsikacıları tanıtan bir eser kaleme almıştır. Eseri kaleme alırken yaşadığı dönem ile sınırlandırmıştır. Eserdeki bilgileri o dönemde yaşamış olan kişilerden, resmi belgelerden ve bizzat kendi anılarından kaydetmiştir. Mûsika-i Hümâyûn Tarihi ismi ile kaydedilen eser Mûsika-i Hümâyûnun kuruluşu, Enderûn-i Hümâyûndan Mûsika-i Hümâyûna geçen mûsikîşinasların biyografileri, rütbeleri, görev aldıkları tarihler gibi birçok kıymetli bilgi içermektedir. Yazar bu eseri tamamlayamamıştır. Bu eserin matbu hali tespit edilmemiştir. Bu nedenle mûsikî tarihi ve özellikle Mûsika-i Hümâyûn ile ilgili araştırma ve yakın dönem kaynaklarımızda bu esere çok az atıf yapılmıştır. Çalışmada kullanılan ve Mûsika-i Hümâyûn Tarihi olarak adlandırılan eserin PDF dosyası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eser Kütüphânesinden online olarak temin edilmiştir. Çalışmada Mûsika-i Hümâyûn Tarihi transkripsiyonlu bir şekilde Latin alfabesine aktarılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Takiyyüddin Mehmet Ali Bey'in hayatı ve Mûsika-i Hümâyûn Tarihi adlı eserinin özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Enderûn-i Hümâyûndan Mûsika-i Hümâyûna geçiş ve Mûsika-i Hümâyûn yapısı hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise metin transkripsiyonlu olarak Latin harflerine aktarılmıştır. Çalışma, sonuç ve kaynakça kısımları ile tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Mûsikîsi, Türk Mûsikîsi Tarihi, Türk Askerî Mûsikîsi, Mûsika-i Hümâyûn, Muzıka-yı Hümâyûn, Takiyyüddin Mehmed Emin Ali.

Askeri müzikBestekarlarBesteler+6
Mehmet Alçı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

İlgili konular