Organizational structure

115 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ticaret Sicil Müdürlüğü Teşkilatı ve sicil işlemleri

Ticaret sicilini, ticari işletmelerin, tacirlerin ve ticaret şirketlerinin hukuki öneme sahip bilgi ve belgelerinin kayıt altına alındığı, kamunun bilgilenmesi amacının ve hukuki güvenliğin sağlandığı, aleni nitelikteki resmi sicildir. Tez çalışmamız kapsamında geçmişten günümüze ticaret sicilin hukukumuzdaki gelişimi ve yasal düzenlemeleri incelenmiştir. Ticaret sicilin işleyişi, sicil müdürlüğünün sorumluluğu, tescil işleminin üçüncü kişiler ve ilgililer üzerindeki etkileri ve sicil işlemlerine dair en yenilikçi proje olan MERSİS incelenmiştir. Çalışmamız, yargı kararları ve doktrinde yer alan farklı görüşler çerçevesinde yeniden değerlendirilmiş ve ticaret sicil müessesesinde yer alan eksik hususların tespiti de yapılmıştır.

SicilSicil değerlendirmesiTescil+3
Pınar Güner Aydıncan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Liderlik, örgüt kültürü ve örgüt yapısı arasındaki etkileşimler: Öz-liderlik temelli bir örgüt tasarlamak

Bu araştırmanın temel amacı her bireyin liderlik davranışı sergilemesini sağlayan bir örgüt tasarımının hangi koşullarda mümkün olabileceğini keşfetmektir. Çalışma örgüt tasarımı kavramını tartışmakta ve öz-liderlik temelli bir örgüt tasarımının nasıl olacağını araştırmaktadır. Bu doğrultuda temellendirilmiş kuram yöntemini ana araştırma stratejisi olarak kabul ederek yorumlayıcı ve tümevarımcı bir anlayışla nitel bir araştırma tasarımı kurgulanmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde liderlik kavramı kısaca tanımlanmış ve öz-liderlik yaklaşımı postmodern liderlik anlayışı bağlamında açıklanmış ve tartışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde örgüt tasarımı ele alınmış ve örgüt yapısı, örgüt kültürü ve örgüt stratejisi boyutları üzerinden açıklanmıştır. Ayrıca, öz-liderlik temelinde örgüt tasarımını yeniden düşünmenin önemi ve gerekliliği tartışmaya açılmıştır. Çalışmanın üçüncü ve son bölümü araştırma tasarımını anlatmaktadır. Araştırma yorumlayıcı düşünceye dayanmakta ve verilerden yola çıkarak öz-liderlik temelli örgütlere ilişkin bir kuram oluşturmaya çalışmaktadır. Bu amaçla temellendirilmiş kuram yöntemini benimsemektedir. Tümevarım çalışmanın odak noktasıdır. Bu amaçla belge inceleme, derinlemesine görüşme ve odak grup görüşmelerini içeren bir araştırma deseni tasarlanmıştır. Bu kapsamda 3 kişiyle 3 derinlemesine görüşme ve 34 kişiyle 8 odak grup görüşme olmak üzere toplam 37 kişiyle 11 görüşme yapılmıştır. Temellendirilmiş kuram gereği veri toplama ve veri analizi süreçleri birlikte yapılmıştır. Belge inceleme ve derinlemesine görüşmeler yoluyla toplanan veri açık kodlama yapılarak çözümlenmiş ve kategoriler ortaya çıkarılmıştır. Bu kategoriler doğrultusunda, odak grup görüşmelerinde yeniden veri toplanmıştır. Bu veriler de sırasıyla eksen ve seçici kodlama yapılarak çözümlenmiştir. Tüm bu analizlerin sonucunda, öz-liderlik anlayışına dayanan örgütlerin yapısal ve kültürel özellikleri ortaya çıkarılmıştır. Öz-liderlik temelli bu örgütler müşterek örgüt olarak adlandırılmış; etki ve önem düzeyleri tartışılmıştır.

LiderlikÖrgüt kültürüÖrgüt tasarımı+2
Hürcan Kabakcı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aile işletmelerinde örgüt yapıları ile büyüme stratejileri arasındaki ilişkilerin incelenmesi üzerine bir araştırma

Tezin amacı, aile işletmelerinde temel örgüt yapılarındaki çeşitliliği araştırmak ve söz konusu yapılar ile büyüme stratejileri arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırmanın kapsamı, tekstil ve tekstilin yan kolları olan konfeksiyon, örme ve dokuma gibi iş kollarında faaliyet gösteren işletmelerde çalışmakta olan alt, orta ve üst kademe yöneticileri içermektedir. Aile işletmelerinde örgüt yapıları ile büyüme stratejilerinin ölçümlenmesi üzerine tekstil sektörü referans alınarak bir anket çalışması yapılmıştır. Kolaygelen örneklem grubu oluşturulmuştur. Anket soruları büyüme stratejileri ölçeği ile örgüt yapısı ölçeği olmak üzere iki ölçekten oluşmaktadır. Anket soruları, literatür taraması neticesinde oluşturulmuş ve referans ile oluşturulmuş olan hedef kitleye iletilmiştir. Anket katılımcılarından anket sorularını 2 gün içerisinde doldurulması istenip; 87 işletmeden katılım sağlanmış, 217 yöneticiye ulaşılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Anket sonuçlarına göre iki ölçeğin ortalamaları farklılık arz etmektedir. Büyüme Stratejileri Genel düzeyi çok yüksek; Örgüt Yapısı Genel düzeyi yüksek olarak saptanmıştır.Büyüme stratejileri genel ve örgüt yapısı genel arasında zayıf,pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Pazarda üretim pazarlama ve yeniliğe yönelik stratejiler etkileyen boyutlardan Yöneticilerin planlama çalışması düzeyi ve Yöneticilerin karar vermede yönetici etkisi düzeyi pazarda üretim pazarlama ve yeniliğe yönelik stratejiler düzeyini arttırmaktadır. Yöneticilerin işletmelerin planlama yapmama nedenleri düzeyi pazarda üretim pazarlama ve yeniliğe yönelik stratejiler düzeyini azaltmaktadır. Yeni ve büyük pazarlara yönelik stratejileri etkileyen boyutlardan Yöneticilerin planlama çalışması düzeyi yeni ve büyük pazarlara yönelik stratejiler düzeyini Yöneticilerin karar vermede yönetici etkisi düzeyi yeni ve büyük pazarlara yönelik stratejiler düzeyini arttırmaktadır. Yöneticilerin işletmelerin planlama yapmama nedenleri düzeyi yeni ve büyük pazarlara yönelik stratejiler düzeyini azaltmaktadır.İşletmelerin örgüt yapılarının büyüme stratejileri arasında önemli bir etkisi vardır.

Aile işletmeleriBüyüme stratejileriÖrgüt yapısı+1
Bilal Sekman
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Büyüme stratejilerinin örgüt performansına etkisinde lojistik stratejilerin düzenleyici ve örgüt yapılarının aracı rolünün havacılık sektörü bağlamında araştırılması

Küresel rekabetin sürekli arttığı günümüz iş dünyasında, örgütlerin sürdürülebilir bir yaşamın ve paralelinde rekabet avantajının izini sürerek yerinde stratejiler üretip, bunları zamanında uygulayarak hayata geçirmeleri gerekmektedir. İstenilen stratejiyi uygulamamak, işletmelerde fırsatların kaybedilmesine yol açarak önceliklerin korunmasını ve kurumsal hedeflere ulaşmayı zorlaştırmaktadır. İşletmeler örgütsel performans seviyelerine ulaşabilmek için çeşitli büyüme stratejileri uygular. Dinamik stratejik yönetim süreçlerinde, karar verilmiş bir büyüme stratejisinin başarıyla uygulanabilmesi için stratejiyi yön, hız ve değer katmada olumlu etkileyebilecek organizasyonel yapı ve lojistik stratejilerin bütüncül bir yaklaşımla performansa odaklı yapılandırılması gerekir. Literatür incelendiğinde örgütlerde stratejik planlamanın yaygın olarak çalışıldığı, ancak strateji uygulamaları konusunda ve havacılık sektörü bağlamında yapılan araştırmaların sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu çalışmada, büyüme stratejilerinin örgüt performansına etkisinde lojistik stratejilerin moderatör, örgüt yapısının da aracılık etkisi olup olmadığı, havacılık sektörü bağlamında araştırılmıştır. Araştırmanın verilerinden faydalanarak elde edilen bulgular ışığında, literatürün genişlemesi ve iyileşmesi yönünde katkıda bulunulması çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla, strateji uygulamaları kapsamında, bir araştırma modeli ile birlikte test için hipotezler geliştirilerek, örgütlerde strateji, yapı ve performans etkileri incelenmiştir. Araştırmanın evreni, Türkiye'de havacılık sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, analiz birimi ise örgüt düzeyi olup tam sayım yapılmıştır. Bu kesitsel alan çalışmasında veriler anket tekniği ile yönetici düzeyinde katılım sağlanarak, çevrimiçi toplanmış ve 133 işletme ile çalışma gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, "SmartPLS Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modeli" istatistik metoduyla test edilerek yol analizi yapılmıştır. Araştırmada, teorik ve kavramsal çerçeve kurulduktan sonra sahada veriler toplanarak analiz edilmiş, elde edilen bulgulardan çıkarım yapılarak yorumlanmıştır. Buna göre, çalışmamıza katılan havacılık işletmelerinin büyüme stratejilerini uygulamaları sürecinde, örgüt yapılarının biçimselleşme ve hiyerarşik merkezileşme düzeylerinin, örgüt performansı üzerinde kısmi aracılık etkisinin olduğu, lojistik stratejilerin ise düzenleyici rolü olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgularla, havacılık sektörü stratejik üst yöneticilerinin, stratejilerini desteklemek üzere, biçimsel ve hiyerarşik bir örgüt yapısı oluşturmanın sunacağı fırsattan faydalanarak organizasyonlarına değer katabilecekleri ve böylece istenilen örgütsel performans düzeylerine ulaşabilecekleri çıkarımı yapılabilir.

BüyümeBüyüme stratejileriHavacılık sektörü+6
Hülya Öz Aytekin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de basın organizasyonu bağlamında İletişim Başkanlığı örneği

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yönetim sisteminin değişip Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesiyle birlikte ülkemizde uzun yıllar çalışma yürüten Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Kurumu bu değişim süreci içinde İletişim Başkanlığı ismi ile çalışma yürütmeye başlamıştır. 1984 yılında Başbakanlığa bağlanan Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü uzun yıllar Başbakanlık çatısı altında basın organizasyonunda, dış basının takibinde önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Kanun Hükmünde Kararname ile gelen sistem değişikliğiyle birlikte 2018 yılının Temmuz ayında Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü isim değiştirilip İletişim Başkanlığı adıyla görev, yetki ve sorumluluklarında bazı değişiklikler yapılarak Cumhurbaşkanlığı makamının çatısı altında göreve başlanmıştır. Bu tez çalışmasında İletişim Başkanlığının yurt içinde yerel ve ulusal gazetecilerin basını denetleyen devlet kurumunun gazetecilik mesleği üzerinde etkisi ve konumunun önemi hakkında bilgi verilecektir. Bu çalışma Normatif Kuram içinde yer alan Liberal Kurama dayandırılarak açıklanacaktır. Liberal kuramın basın özgürlüğü bağlanımdaki temel bakış açısı açıklanıp bu düşüncenin İletişim Başkanlığı içindeki durumu belirtilecektir. Araştırma kapsamında beş ulusal beş de yerel gazete müdürüyle irtibata geçilmiş, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak bu müdürlere İletişim Başkanlığı hakkında beşer soru sorulmuştur. Çalışmamıza verilen cevaplar doğrultusunda İletişim Başkanlığı kurumunun görev ve sorumlulukları hakkında yerel ve ulusal gazete yöneticilerinin yeterli bilgiye sahip olmadığı ortaya çıkmıştır. İletişim Başkanlığının tek çatı altında faaliyet yürütmesinin daha faydalı olacağı, resmi ilan yetkilendirmesi bağlamında yerel gazete yöneticilerinin resmi ilanlara büyük önem verdiği, kendilerini muhalif olarak nitelendiren gazete yöneticilerinin bu sistemde birtakım sorunlar yaşadığı araştırmada görüşme yapılan müdürler tarafından belirtilmiştir. İletişim Başkanlığı gibi bir kurumun gazete ve devlet yöneticileri arasında köprü vazifesi görmesi gerektiği, ilgili kurumlara her daim eşit mesafede ve adil olması gerektiği yapılan araştırmada ortaya çıkan sonuçlar arasındadır.

BasınBasın Yayın ve Enformasyon Genel MüdürlüğüBasın sektörü+4
Özgür Can Yolcu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları: Yapı, işleyiş, sorunlar ve bir model önerisi

Bu çalışmada, 2012 yılında 6360 sayılı Kanun'la büyükşehirlerde taşra idaresi içinde yeni bir örgüt olarak yasal statü kazanan Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) kuruluşu, kuruluş gerekçeleri, faydaları ve dönüşüm süreci, 6360 sayılı Kanun reformları ve bu reformlara yönelik eleştiriler ile birlikte irdelenmekte ve merkezi kamu yatırımlarının uygulama süreçlerinde YİKOB'la yaşanan değişim tartışılmaktadır. Bu kapsamda, YİKOB yapı ve işleyişi benzer kurumsal çevrede faaliyet gösteren merkezi, yerel ve bölgesel örgütler ile mukayeseli olarak açıklanmakta ve aralarındaki ilişkilerin türü ve niteliği ortaya koyulmaktadır. Ayrıca, YİKOB'un Türk idari yapısında nerede ve nasıl konumlandığı netleştirilerek YİKOB'a yönelik eleştirilerin kritiği yapılmaktadır. Bunlarla birlikte, YİKOB'un sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri; yazılı ve açık kaynaklardaki mevcut verilerden yararlanılarak ele alınmakta ve verilerin nitel ve nicel analizi sonrası ulaşılan bulgular ile yapılan tespitler ışığında, YİKOB sorunları ve önerilen çözümleri detaylı olarak sınıflandırılmaktadır. Netice itibarıyla, YİKOB'un; hukuki statü, mevzuat, faaliyet, işleyiş, teşkilat, personel, mali yapı, bütçe, görev, yetki, yönetsel kapasite, koordinasyon, kurumsallaşma, şeffaflık, hesap verebilirlik, denetim, katılım, temsil, etkinlik ve verimlilik konularında oldukça köklü sorunlara sahip olduğu hipotezi doğrulanmakta ve güçlü, esnek, etkin, verimli, şeffaf, hesap verebilir, katılım ve temsile olanak sağlayan ve yönetsel kapasite, koordinasyon ve kurumsallaşma düzeyi yüksek bir yapı ve işleyişe kavuşturulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır. Bu doğrultuda, 'Yatırım, İzleme, Koordinasyon ve Planlama (YİKOP) Başkanlığı' adı altında yeni bir örgüt modeli önerisi geliştirilmekte ve modelin uygulamaya koyulması için gerekli mevzuat değişikliklerine ilişkin öneriler, bir 'Kanun Taslağı Önerisi' ve bir 'Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Taslağı Önerisi' şeklinde bu çalışmanın ekler kısmında sunulmaktadır. Böylece merkezi kamu yatırımlarının planlama, karar alma ve uygulama aşamalarının iyileştirilmesine ve YİKOB'ların güçlü, etkin ve katılımcı bir yapı ve işleyişe kavuşturularak yerel inisiyatifin ve demokratik yönetim anlayışının daha çok ön plana çıkarılmasına katkı yapılması amaçlanmaktadır.

Kamu kuruluşlarıKanunlar 6360 sayılıVerimlilik+2
Yunus Can İnal
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital liderliğin örgütsel yapı ve ağlarına etkisi üzerine ATO'ya kayıtlı KOBİ'lerde araştırma

İnsanlar ihtiyaçlarını gidermek için birtakım araçlar üretmektedir. Teknoloji de toplumdaki değişikliklere öncülük ederek buna katkı sağlamaktadır. Bu dönüşümün 21. yy'la birlikte hızlanması, örgütlerdeki yönetimin de bu süreci kusursuzca uygulaması, ancak teknolojiyi yönetmesiyle mümkün olabilir. Sanayi devriminden bu yana tanımlanan lider, örgüt için en önemli unusurlardan biridir. İşletmenin amacına ulaşması ve ihtiyacını karşılayabilmesinde lidere büyük görev düşmektedir. Bu doğrultuda liderliğin sahip olduğu stillerde, dijitalleşmeyle birlikte değişerek dönüşümden etkilenmektedir. Bu da dijital liderliğin uygulanma yeteneklerinin oluşturulmasında önem kazanmaktadır. Bu durum günümüz için kurumsal başarının yakalanmasında en önemli unsurlardan biri olarak görülmektedir. Dijital lider, dijitalleşen dünyada örgütün düşünce ve faaliyetlerini dönüştürmede öncülük yapabilme yetisine sahip olmalıdır. Örgütün yapısında yer alan çalışanların hem örgüt içinde hem de örgütler arasındaki seviyede oluşturulan iletişimde etkili bir ağ meydana getirmelidir. Örgütün yapısal düzeni, iş bölümü ve ücret ödemesi gibi durumların gerçekleştirilmesinde karmaşıklık, biçimsellik ve merkezileşme unsurlarının ele alındığı süreçlerdir. Bu bağlamda lider örgütün ağ yapısının oluşturulmasında önemli role sahip olmaktadır. Bu araştırmaya yönelik alan yazının incelenmesi sonucunda oluşturulan çerçeve neticesinde; dijital liderliğin örgüt yapı ve ağlarına etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma Ankara ilinde faaliyette bulunan Küçük ve Orta Boyutlu İşletmelerde yer alan çalışanlara anket uygulanarak yapılmıştır. Toplam 434 kişiyle uygulanan bu çalışma, tesadüfî örnekleme yönetemiyle yapılmıştır. Veriler 5'li likert tipi ölçek kullanılarak elde edilmiştir. Çalışma SPSS paket programı kullanılarak yapılmış hipotezlerin test edilmesinde Anova testi ve t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda üç hipotezin kabul edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

AğlarDijital liderlikKOBİ+4
Murat Adalı
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Moğolistan ve Türkiye ortaöğretim sistemlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Eğitim sistemlerinin karşılaştırılması, benzerlik ve farklılıkların ele alınması eğitimsel problemlerin çözümünde önemli rol oynamaktadır. Ortaöğretim, ülkenin eğitim sisteminde önemli bir yer almaktadır. Bu nedenle bu araştırma Moğolistan ve Türkiye'nin ortaöğretim sistemlerinin tarihsel gelişim aşamalarının, örgütsel yapılarının ve yönetsel işleyişlerinin nasıl yapılandırdıklarını, benzer ve farklı yönlerinin neler olduğunu incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada nitel veri toplama tekniklerden doküman analizi kullanılarak konu ile ilgili çeşitli kaynaklardan, iki ülkenin ortaöğretim sistemleriyle ilgili olan mevzuattan, internet ağı bilgilerinden, tez, kitap, dergi, makale gibi basılı bilimsel çalışmalardan yararlanmıştır. Araştırma sonucunda her iki ülkenin bugünkü ortaöğretim sistemleri tarihsel süreç içerisinde ülkelerin eğitim sistemlerine etkileyen sosya-ekonomik değişimlerine dayalı olarak kurulduğu gözlenmiştir. Her iki ülkenin eğitim sistemlerinin 1920'ler sonrası tarihsel süreçleri ve örgütsel yapıları yüksek oranda benzemektedir. Yönetsel işleyişleri açısından Türkiye daha 'merkeziyetçi', Moğolistan 'yerel yönetim' ağırlıklı olduğu, ortaöğretim sistemlerin örgütsel yapılarında ve öğretim kurum türlerinde farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Eğitim harcamaları konusunda Moğolistan'ın eğitime yapılan harcamaları Türkiye'ye göre oransal olarak daha yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca, hem Türkiye hem de Moğolistan'da eğitim bakanlığın yapısında ve yönetsel işleyişlerinde sık sık değişiklikler yapıldığı ve bu gibi değişikliklerin de ortaöğretim kurumlarına düzensizlik ve belirsizliklerine yol açabildiği belirlenmiştir. İki ülkenin ortaöğretim sistemi daha da geliştirmek ve yaygınlaştırmak için ilk ve yükseköğretim sistemleri ile düzenli işbirliğinde bulunması ve ortaöğretim sistemlerine yönelik yapılan stratejik planlamaları düzenli izleme ve denetleme sistemi uygulanması gerekmektedir.

Eğitim sistemiKarşılaştırmalı analizKarşılaştırmalı eğitim+6
Amarjargal Mendee
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Siber güvenlik ve Türkiye: Örgütsel yapı, uygulamalar ve gelecek

Bu tezin ana amacı ülkemizdeki siber güvenlik uygulamaları ve örgütsel yapısının gelecekteki olası ulusal, bölgesel ya da küresel siber güvenlik krizlerinin yönetimi çerçevesinde analizinin gerçekleştirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için tez çalışması beş ana bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde araştırmanın amacı, konusu ve kapsamı, ikinci bölümde araştırmada kullanılan metod ve araştırma verilerinin nasıl analiz edildiği açıklanmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümümde araştırmada yer alan temel kavramlar ve kuramsal çerçeve ortaya konmuştur. Araştırmanın dördüncü bölümünde tarihsel süreç içerisinde siber güvenlik kavramının nasıl genişlediği ve günümüzdeki durumu analiz edilmiştir. Araştırma bulgularının açıklandığı beşinci bölümde siber güvenlik krizleri ve Türkiye konusu tartışılmıştır. Araştırmamız, araştırma sonuçlarının ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı sonuç ve değerlendirme kısmı ile tamamlanmıştır. Bu tez çalışması ile şu sonuçlara ulaşılmıştır; ülkemizde siber güvenliğe olan yaklaşımın ülkemizin genel güvenlik algısından etkilendiği, ülkemizdeki siber güvenlik uygulamaları ve örgütsel yapısının siber olay yönetimi seviyesinde gelişme gösterdiği, ancak kapsamlı güvenlik krizlerinin çözümüne yönelik gerekli olgunluk seviyesinde olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma bulguları neticesinde gelecekteki siber güvenlik uygulamaları içerisinde; insan gücünün yetiştirilmesi, siber uzayın yeni durumuna uygun gerekli hukuki düzenlemelerin gerçekleştirilmesi konularına daha fazla yer verilmesinin, gelecekteki olası siber tehdit ve risklere karşı olan dayanıklılık seviyesinin artırılmasını sağlayacağı değerlendirilmiştir. Ülkemizdeki siber güvenlik örgütsel yapılanmasının yönetiminin; gerekli hukuki yaptırım gücüne sahip, bağımsız denetim fonksiyonu ile donatılmış bir siber güvenlik otoritesi tarafından gerçekleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır.

GüvenlikleştirmeKriz yönetimiSiber güvenlik+2
İbrahim Akdağ
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Girişim sermayesi yatırımları ile yatırım yapılan şirketlerin teknoparkta faaliyet göstermesi arasındaki ilişki ve örgüt yapısının bu ilişkideki aracılık rolü

Girişim sermayesi yatırımları firmaların erken aşamada ihtiyaç duydukları finansman kaynağının sermaye yatırımı ile gerçekleştirildiği bir modeldir. Erken aşamadaki özellikle teknoloji tabanlı firmalar diğer işletmelerin temin edebileceği banka kredileri gibi geleneksel finansman yöntemleri ile kaynak bulmada güçlük çekebilmektedir. Bu nedenle önemli bir alternatif sağlayan girişim sermayesi yatırımlarının son yıllarda uygulama alanı gittikçe artmaktadır. Teknoparklar, üniversite, araştırma kurumları ve iş dünyasının bir arada bulunduğu araştırma-geliştirme faaliyetlerinin ticarileştirilmesi amacıyla kurulan firmaların kümelendiği alanlardır. Çalışmada, girişim sermayesi yatırımları ile yatırım yapılan firmaların teknoparklarda faaliyet göstermesi arasındaki ilişki ve örgüt yapısının bu ilişkideki aracılık rolü incelenmiştir. 379 katılımcının verileri üzerinden regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, firmanın faaliyet gösterdiği sektörün teknolojik düzeyi ile girişim sermayesi yatırımı arasında anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Firmanın teknoparkta faaliyet göstermesinin girişim sermayesi yatırımı alınmasına negatif yönlü etkisinin olduğu, bununla birlikte örgüt yapısının modele aracı olarak eklenmesi sonrasında teknoparkta faaliyet gösterilmesinin örgüt yapısı üzerinden girişim sermayesi yatırımı alınmasına dolaylı etkisinin pozitif yönde olduğu belirlenmiştir. Firmanın organik örgüt yapısına sahip olması girişim sermayesi yatırımı alınmasına olumlu yönde etkide bulunmakta olup, bu etki firmanın teknoparkta faaliyet göstermesinin girişim sermayesi yatırımı alınmasındaki olumsuz etkisini bastırmaktadır. Yapılan analiz sonucunda girişim sermayesi yatırımında firmanın örgüt yapısının faaliyet gösterilen yere göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarıTeknoparklarÖrgüt yapısı
Yasin Ergül
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel yapı değişikliklerinin bireylerin performans, motivasyon ve verimlilikleri üzerindeki etkisi

İnsanların hayatının büyük kısımlarını geçirmiş oldukları şirketlerin, kurumların, organizasyonların, kısaca örgütlerin mevcut yapıları zaman zaman gerek ihtiyaçlarla gerekse ihtiyaç olmadan değişmektedir. Örgüt yapısındaki değişimin her aşaması ise örgütleri ciddi anlamda etkilemektedir. Bu etkiler sadece değişimin yaşandığı kısım, birim, iş yapma tekniği, teknoloji vb. etkilememekte örgütün tamamına sirayet etmektedir. Belki de değişimden en fazla etkilenen, insan unsurudur. Çalışmada örgütsel yapı değişimlerinin örgütün yapı taşı olan bireylerin üzerinde oluşabilecek motivasyon değişimleri, performans artış veya azalışları ile yine bireylerin verimliliklerine olumlu ya da olumsuz katkısının incelenmesi hedeflenmiştir. Söz konusu hedefe ulaşabilmek adına konuya ilişkin literatür taraması akabinde örgütsel yapı değişiminin yaşandığı bir kurumda yönetici seviyesindeki bireylerle nitel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerle bireylerin konuya ilişkin yaşadıkları ve düşünceleri analiz edilerek sonuçlar ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.

MotivasyonPerformansVerimlilik+3
Muhammet İlyas Uysal
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetim kavramının ontolojik incelemesi

İşletme disiplini altında bilimsel çalışmalarına devam eden yönetim ve örgüt yazını bilim felsefesindeki epistemolojik tartışmalara paralel bir biçimde kendi içerisinde pozitivist ve anti-pozitivist temelde çeşitli paradigmaları içinde barındırmaktadır. Bu çalışma yönetim kavramının kökeni nedir sorusu etrafında hem yönetim ve örgütlenme kavramlarının kendilerini hem de epistemolojik olarak ayrışan bu farklı paradigmaları ontolojik bir sorgulamadan geçirmeye çalışmıştır. Bu doğrultuda Nicolai Hartmann'ın varlık katmanlarını ve kategorik kanunlarını temel alan yeni ontoloji anlayışı çerçevesinde insan ve maddenin evrimsel gelişimini tarihsel olarak ele alacak biçimde yönetim diye atfettiğimiz kavram, ilişki, yapı incelenmiş, alanın geneli ve kökenine dair önemli çıkarımlar ortaya konmuştur. Bu bağlamda, alandaki ana akım kuramların ontolojik olarak yönetime ve insana bir alt ontolojik düzlemden, yani hayvan düzleminden bakarak; yöneten-yönetilen ayrımını kendi kuramlarında içkin halde barındırdıklarını söyleyebiliriz. Çalışmadan çıkarılacak diğer bir sonuç, yazının mevcut hakim kuramlar tarafından nasıl dar bir kapsamda ele alındığıdır. Bu yüzden tinsel/ideal varlık katmanına da sahip insan ile ilgili yönetim kavramların, bu katmanın temelini oluşturan dil, değer, anlatı, mit, inanış, inanç, din, kültür, ideoloji, söylem gibi tinsel/ideal alan konularını da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir. Yapmış olduğumuz bu ontolojik sorgulama gelecekte yazının kapsamının nasıl şekillenmesi gerektiği konusunda bilimsel ve felsefi temel sunmaktadır.

Bilim felsefesiDisiplinFelsefe+6
Hakan Erkal
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Algılanan örgüt yapısı, kişi iş ve kişi örgüt uyumunun iş tatmini ve işe kenetlenme üzerine olan etkisi

Turizm; ülke ekonomilerinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunan ve yüksek rekabet ortamı ile hızla değişen iş çevresinde yer alan, emek yoğun bir hizmet sektörüdür. Rekabetçi yapısından dolayı sektörün başarısı ve kârlılığı, bu alanda görev yapan çalışanların işe uyumlarına, iş tatminlerine ve işe kenetlenmelerine önemli ölçüde bağlıdır. Ancak mevcut literatür değerlendirildiğinde, turizm çalışanlarının bu tutum ve davranışlarının yeterince irdelenmediği gözlemlenmektedir. Söz konusu sorun nedeni ile yapılan bu çalışmanın amacı, turizm sektöründeki işgörenlerin algıladıkları örgüt yapısının, kişi iş ve kişi örgüt uyumlarının, işe kenetlenme ve iş tatmini düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da faaliyet gösteren 4-5 yıldızlı konaklama işletmelerinde görev alan otel personeli oluşturmaktadır. Analizlerde kullanılan veriler literatürde sıklıkla yer alan, geçerlilik ve güvenirliği yüksek olan ölçeklerden oluşan bir anket yardımıyla elde edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemi ile toplanan 570 adet anket değerlendirmeye alınmış ve analizler bu örnek üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın kavramsal modelinde yer alan hipotezlerde öne sürülen ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığını belirlemek üzere çoklu regresyon modelleri kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular neticesinde, çalışanların algıladıkları örgüt yapısının iş ve örgütle olan uyumları, iş tatmini ve işe kenetlenme düzeyleri ile ilişkili olduğu ve ayrıca kişi iş ve kişi örgüt uyumunun, algılanan örgüt yapısı ile iş tatmini ve işe kenetlenme ilişkisinde pozitif yönde aracı rolünün bulunduğu sonucuna erişilmiştir. Çalışmadan elde edilen bu bulguların otel yöneticileri için uygulamaya yönelik kritik bilgiler sunması beklenmektedir.

Konaklama işletmeleriOtel personeliOteller+6
Alptuğ Aksoy
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Bir siyasal partinin ötesinde: AKP makinesi ve örgütsel kapasitesi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) has been in power in Turkey since 2002. Since the beginning, the party successfully managed to increase its effect on the politics. The AKP also has not lots its popular vote base despite the fact that the party adopted different policies and discours-es. Studies mostly focused on the AKP's ideology, economic policies and foreign policy agenda. Especially the party's economic policies are taken into consideration to explain its effect on its constituents. However, from its foundation to today, AKP has chosen to appeal to the people when it has faced a threat against its legitimacy and existence. The par-ty has a confidence to organize voters/citizens during moments of cri-sis. This thesis argues that AKP's one of the most important aspects is its ability to organize different segments of the society. From this point this thesis delves into the characteristics of the AKP's grassroots organ-ization which is one of the missed angles by the researches conducted about the AKP. Theories about political parties have explained the role of political par-ties as organizing popular vote base for either representing a certain ideology on the state level or satisfying personal ambitions of politicians. However, in this thesis I argue that the AKP moved beyond a political party on the account of its disciplined and ceaselessly working grassroots organization. Considering the history of political Islam in Turkey, this thesis further asserts that the AKP professionalized a cer-tain organizational model which it inherited from Milli Gorus Move-ment.

Adalet ve Kalkınma PartyPolical party manifestsPolitical parties+3
Talat Karataş
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the characteristics of a digitally agile organizational structure for construction companies

As the architecture, engineering, and construction (AEC) industry embraces digital transformation, the need for digitally agile construction organizations (DACOs) becomes more tangible. According to the literature, the structure of a company's organization may have an impact on its digital agility. However, no studies have been conducted to investigate the relationship between construction firms' organizational structures and their business models' digital agility. This study seeks to fill this gap by conducting exploratory sequential mixed-method research, beginning with the collection of qualitative data from the literature and continuing with in-depth semi-structured interviews with experts. Following that, directed content analysis is conducted on the qualitative data to identify recurring themes in the context of construction companies' digital transformation, provide a hypothetical definition for digitally agile organizational structure, create a hypothetical model based on defined latent variables, and define measurement factors. Then, a questionnaire is created to put the hypotheses to the test. Partial least squares structural equation modeling (PLS-SEM) is used for this test. According to the findings, a digitally agile organizational structure is less formalized, complex, and highly integrated, and it fosters the digital agility of a construction company's business model while also providing a fertile environment for agile leadership. Furthermore, construction companies must develop a digital organizational culture through educational programs in order to reduce employee resistance to digital transformation and communicate the change to them. This study adds to the body of knowledge in the field of organizational studies in the contexts of construction management and digital transformation by providing insights into DACOs and paving the way for future research on the subject.

Digital transformationOrganizational structureOrganizational agility+1
Aran Nasırı
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerel basında yönetim ve örgüt yapısı (Uygulamada karşılaşılan sorunlar ve bir model önerisi)

ÖZET Gazetelerin ulaştıkları okuyucu grupları, nitelikleri yönünden farklı olabilmektedir. Bazı gazeteler belirli dar bir yörede veya bölgede yayın ve dağıtım yaparken, bazı gazetelerin daha geniş yerleşim yerlerine ulaşmayı amaçladıkları ve dağıtım yaptıkları görülmektedir. Gazetelerin içerikleri de bu dağıtım alanının genişliğine göre değişmektedir. Gazeteleri ulaştıkları kitlenin büyüklüğüne göre ulusal gazeteler ve yerel gazeteler diye iki gruba ayırmak olasıdır. Sermayesi, dağıtım alanı genişliği ve baskı kalitesi bakımından ulusal gazeteler yerel gazetelere göre daha üstündür. Genel olarak basınını sorunlarının tartışıldığı ortamlarda da, yerel basının sorunları özel tartışma konusu olmaktadır. Gerek yerel gazetelerin işlevi, gerekse yönetim ve örgüt sorunları bugün ele alınması zorunlu konular arasında yer almaktadır Yerel basınının yönetim ve örgüt yapılarını belirlemeye yönelik olarak Eskişehir' de yayınlanan gazeteler üzerinde yapılan anket uygulamasından özetle sonuçlar elde edilmiştir: Eskişehir Basınının yönetim şekli gazetelere göre farklılık göstermektedir. Gazete sahibinin gazetede yer alan yazılara doğrudan etkide bulunduğu gazetelerde gazete çalışanları görevlerinde rahatsızlık duymaktadırlar. Gazete sahibinin sadece finansman olarak bulunduğu gazetelerde ise daha rahat bir çalışma ortamı bulunmaktadır. Ayrıca gazete sahibinin belirli bir politik görüşün savunucusu olduğunun bilinmesi çalışanları habercilik konusunda yönlendirebilmektedir. Bu tür durumlar gazetenin objektifliğini kaybetmesinin nedeni ve gazetecilik çabalarının engeli olarak görülebilir. Eskişehir yerel basınında, biçimsel olmayan örgüt yapısı egemendir denebilir. Çalışan sayısının azlığı bu tür bir yapıyı oluşturmuştur. Ancak çalışan sayısının zaman içinde arttığı gazetelerde, disiplinin sağlanabilmesi ve işlerin zamanında bitirilebilmesi için bazı bölümlendirmelere gidilmiştir. Bu bölümlerinbaşına da birer sorumlu getirilerek yönetim kademeleri oluşturulmuştur. Böylece kısmen de olsa biçimsel örgütlenmeye doğru ilk adımlar atılmıştır. Basın işletmelerinde işleyişin verimli olabilmesi için, öncelikle basın ve basım işlerinin kesin hatlarla birbirinden ayrılması gerekir. Çünkü sayısal olarak küçük bir topluluk olan yerel gazete işletmeleri, basın veya basım işlerinden birine öncelik göstermeleri durumunda diğeri işlevselliğini yitirecektir. Yerel basının güçlenmesi için alınacak önlemler arasında, sermayelerin birleştirilerek güçlenmeleri ve basın yasasında yerel basını destekleyici maddelerin yer almasının sağlanması sayılabilir. vı

BasınYerel basınYönetim+1
Feyyaz Bodur
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumunun sağlanmasında kurum kültürü ve organizasyonel yapı etkisi

Kurumların amaçlarına ulaşmalarında arzu edilen çalışan profilini seçme, geliştirme ve elde tutmada belirleyici örgütsel değişkenlerden biri örgüt kültürü olmakta, bireylerin olumlu iş tutumlarının ortaya çıkmasında kurum kültürü öncül bir faktör olarak nitelendirilebilmektedir. Kurum kültürünün değerlerle anlamsal ilişkisi nedeniyle, yakın ilişki kurulacak bir değişken olan kişi-örgüt uyumunun ortaya çıkması bu nedenle örgüt kültürüne bağlı olabilecektir. Kurumlarda artan düzeyde takım çalışmaları grup dinamiklerinin örgütsel bağlamda incelenmesine daha çok dikkatleri çekmiş ve bireylerin çalışma grupları ile özdeşleşmeleri incelemeye değer bir çalışma konusu niteliği kazanmıştır. Kurum tarafından çalışanlarca geliştirilmesi arzu edilen bir tutum olan grupla özdeşleşme bu nedenle kurumun kendi kültüründen etkilenebilmektedir. Bu çalışmada kurum kültürünün çalışanların kişi-örgüt uyumu ve çalışma grupları ile geliştirecekleri sosyal kimliğe bağlı özdeşleşmeye olan etkisi incelenmiş ve söz konusu ilişkileri, organizasyonel yapı için tanımlanacak karakteristik özelliklerin ne ölçüde değiştirilebileceği (moderator) teşhis edilmiştir. Araştırmaya hizmet ve üretim sektörlerinde kolayda örnekleme yolu ile belirlenmiş alt iş kolları ve toplamda 11 işletmeden 436 beyaz yakalı çalışan katılmıştır. Nicel araştırma yönteminin seçildiği çalışmada veri toplama yöntemi olarak envanter tekniğinden yararlanmış ve ölçekler kullanılmıştır. SPSS programı ile önerilen ilişkilerin test edildiği çalışmada çoklu doğrusal ve hiyerarşik regresyon analizi, grafik gösterim ve doğruların eğim testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, bir kültür boyutu olarak vizyon-müşteri odaklı esneklik ve koordinasyon kişi-örgüt uyumunu, takım çalışması ve yetenek geliştirme-örgütsel öğrenme kültür boyutu grupla özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumunu, yetkilendirme-değişim kültür boyutu grupla özdeşleşmeyi, stratejik plan ve kurum içi işbirliği-talep izleme boyutu kişi-örgüt uyumunu olumlu yönde, paylaşılan vizyon ve iş usulleri/değerleri kültür boyutu ise grupla özdeşleşme ve kişi-örgüt uyumundaki değişimi olumsuz yönde anlamlı olarak açıklamıştır. Organizasyon yapısının bir boyutu yetkilendirme-değişim kültür boyutu ve paylaşılan vizyon-iş usulleri/değerleri kültür boyutunun grupla özdeşleşme ile olan ilişkisinde şartlı değişken etkisi göstermiştir.

Birey-örgüt uyumuKurumsal kültürÖrgüt yapısı+3
Işık Çiçek
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Stratejik uyumun işletmenin finansal performansına etkisi: Borsa İstanbul'da işlem gören imalat işletmeleri üzerinde bir araştırma

Örgüt kuramı ve stratejik yönetim alanlarında işletmelerin örgütsel unsurları ile çevreleri arasında uyum sağlanmasının performanslarını arttıracağına yönelik kuramsal tartışmalar devam etmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, işletmelerin strateji-örgüt yapısı uyumuna, strateji-çevre uyumuna ve örgüt yapısı-çevre uyumuna ayrı ayrı sahip olmalarının ve bu değişkenlerin birlikte ele alınmasıyla oluşan çok değişkenli stratejik uyuma (strateji- çevre-örgüt yapısı) sahip olmalarının finansal performanslarına etkilerini sınamaktır. Bu kapsamda Borsa İstanbul'da işlem gören 111 imalat işletmesinden hazırlanan soru formu aracılığıyla toplanan veriler farklı stratejik uyum yaklaşımları çerçevesinde ele alınmış ve düzenleyici değişkenli çoklu regresyon analizi, profilden sapma analizi ve kümeleme analizi teknikleri ile test edilmiştir. Araştırma sonuçları, işletmelerin örgüt tasarımlarında stratejilerinin, örgüt yapılarının ve çevresel koşullarının eş zamanlı olarak ele alınmasının ve birbirleriyle tutarlı olmasının, yani stratejik uyuma sahip olmalarının finansal performanslarını arttırdığını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Stratejik uyum, strateji, çevre, örgüt yapısı, koşul bağımlılık kuramı, konfigürasyon yaklaşımı, finansal performans, düzenleyici değişkenli düzenleyici değişkenli çoklu regresyon analizi, profilden sapma analizi, geştalt.

Finansal performansRekabet stratejileriStrateji+4
Burcu Şefika Doğrul
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Çok uluslu işletmelerde örgütsel yapıya dair farklılıklar ve çok uluslu işletmelerin Türkiye'deki yönetim yapıları

İnsanların birlikte yaşama alışkanlıkları ile ortaya çıkmış olan kültür kavramı toplulukların çeşitlenmesi ile anlam kazanmıştır. Çok sayıda unsuru barındıran bu kavram bir arada çalışma alışkanlıkları ile işletmelere taşınmıştır. Ulusların arasında mesafelerin çok olduğu dönemlerde işletmeler daha çok yerel kültürlerden etkilenmişlerdir. Globalleşmenin etkisi ve gelişen teknoloji ile birlikte uluslar arasındaki mesafeler kısalmıştır. Bu durum çok uluslu işletmelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Çok uluslu işletmeler gittikleri her yeni ülkede ya da bünyelerine kattıkları farklı ulustan her çalışanda hakim olan yerel kültürün haricinde farklı kültür boyutları ile karşılaşmışlardır. Ortaya çıkan kültürel farklılıklar yeni bir inceleme alanı olmuş; öyle ki bu farklılıkların işletme başarısına ve devamlılığına doğrudan etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu sayede örgüt kültürünün önemini arttırmış ve örgüt kültürü ile ilgili modellerin ortaya çıkmıştır. Prof. Hofstede öncülük ettiği bu modelleri belirli boyutlar altında toplamış ve aynı işletmenin farklı iştiraklerinde ayrıştırılan boyutları incelemiştir. Çalışmada örgüt kültürü ve Hofstede'nin örgüt kültürü modeli incelenerek Türkiye'de Telekomünikasyon sektöründe yer alan çok uluslu işletmelerde bu kavramlar röportaj yöntemi ile araştırılmıştır. Dikkat edilen unsur doğu kültürü olan Çin kültüründen Huawei ve batı kültürü olan Birleşik Krallık kültüründe Vodafone gibi iki farklı ancak birlikte çalışan işletmenin incelenmesi olmuştur.

Hofstede, GeertKültürel farklılıkTelekomünikasyon+6
Erhan Bayram
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Okulların örgütsel yapısı ve cinsiyetçilik: Örgütsel adalet, öz-yeterlik, iş-aile çatışması ve örgütsel sessizlik değişkenleri ile bir modelleme çalışması

Amaç: Bu çalışmanın amacı örgütsel yapı ve cinsiyetçilik üzerine okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşlerini incelemek ve bu iki kavram arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Bu ilişkiyi incelemek için "Örgütsel Adalet", "Öz-Yeterlik", "Örgütsel Sessizlik" ve "İş-Aile Çatışması" değişkenlerinin aracı etkisi ile bir yapısal eşitlik modelinin oluşturulması ve bu modelin test edilmesi amaçlanmaktadır. Yöntem: Bu çalışmada "Örgütsel Yapı", "Cinsiyetçilik", "Örgütsel Adalet", "Öz-Yeterlik", "İş-Aile Çatışması" ve "Örgütsel Sessizlik" değişkenleri arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmaya yönelik oluşturulan bir modeli test etmek hedeflediğinden nicel araştırma desenlerinden biri olan ilişkisel desen kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Kütahya Merkez ilçede bulunan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı özel okullar ve devlet okullarında çalışan öğretmenler ve okul yöneticileri oluşturmaktadır. 400 katılımcının 18'i anaokulu, 94'ü ilkokul, 121'i ortaokul ve 167'si lise kademesinde çalışmaktadır. Bu araştırmada veriler "Öz-Yeterlik", "Örgütsel Sessizlik", "İş-Aile Çatışması", "Örgütsel Adalet" ölçme araçları ile araştırmacı tarafından uyarlanan "Okullarda Örgütsel Yapı" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" ölçme araçları kullanılarak toplanmıştır. Araştırma için elde edilen verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, ANOVA, korelasyon analizleri kullanılmıştır. Ölçme araçlarının yapı geçerliklerinin sağlanmasında doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modelinin test edilmesinde yol analizinden yararlanılmıştır. Söz konusu analizlerde IBM SPSS Statictics 20, Lisrel 8.51 ve IBM SPSS AMOS 22.0 programlarından faydalanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" algıları 2.82 ortalama ile "kararsızım" yani nötr düzeyinde hesaplanmıştır. Ölçme aracının alt boyutlarına göre katılımcıların algıları incelendiğinde ise "Yönetim Becerileri" için 2.43, "Tercih Etme" için 3.36 ve "İnsan İlişkileri" için ise 2.66 ortalama değerleri elde edilmiştir. "Tercih Etme" boyutunun ortalama değerinin diğer boyutlara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca dikkat çeken bir bulgu katılımcıların % 70.2'sinin örtük cinsiyetçi veya cinsiyetçi algılara sahip olmasıdır. Öğretmen ve idarecilerin okulun örgüt yapısı ile ilgili algılarının 3.76 ortalama ile "katılıyorum" düzeyinde olduğu bulunmuştur. Katılımcıların "İş Bölümü", "Teknik Yeterlilik", "Hiyerarşi", "Biçimlendirme" ve "Nesnellik" alt boyutları düzeyinde algılarının ise sırası ile 3.79, 4.12, 3.66, 3.84 ve 3.38 ortalama değerleriyle "katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmüştür. Katılımcıların hem bürokratik yapıyı (X= 3.63) hem de profesyonel yapıyı (X= 3.96) "katılıyorum" düzeyinde algıladıkları görülmektedir. Bu bulgular ışığında katılımcılar tarafından Kütahya merkez ilçesinde bulunan okullar "Weberci okul türü" olarak algılanmaktadır. Oluşturulan yol analizinde "Okullarda Örgütsel Yapı" değişkeninin "Örgütsel Adalet", "Öz-Yeterlik", "Örgütsel Sessizlik" ve "İş-Aile Çatışması" aracı değişkenleri ile "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" üzerinde dolaylı bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler: Yapılan bu araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlara göre kadınlar için belli toplumsal cinsiyet rollerinin kabul edildiği, bu kabulün de onların yönetici olmayı tercih etmelerinin önünde bir engel olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, katılımcıların "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" algıları bütün demografik değişkenlere göre farklılaşmaktadır. Özellikle de "Tercih Etme" boyutunda farklılaşma olan değişkenlerin sayısı diğer boyutlardan daha fazladır. Bu çalışmada katılımcıların algılarının genel ortalamaları incelendiğinde, okulların hem profesyonel yapısını ifade eden "Uzmanlaşma" hem de bürokratik yapısını gösteren "Otorite" ortalamalarının yüksek olduğu görülmektedir. Hem bürokratik yapının hem de profesyonel yapının yüksek düzeyde algılanması Kütahya merkez ilçesinde bulunan okulların genel olarak "Weberci okul türü" olarak algılandığını göstermektedir. Bu çalışmada oluşturulan modelde "Okullarda Örgütsel Yapı" değişkeninin "Örgütsel Adalet", "Öz-Yeterlik", "Örgütsel Sessizlik" ve "İş-Aile Çatışması" aracı değişkenleri ile "Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik" üzerinde dolaylı bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre okulların bürokratik ve profesyonel yapısı arttıkça çalışanların örgütsel adalet ve öz-yeterlik algılarının artacağı, bu olgunun da çalışanların örgütsel sessizliğini ve iş-aile çatışması algısını azaltacağını ve bunlara bağlı olarak da kadın yöneticilere yönelik cinsiyetçi algıların azalacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Tam tersi durumda okulların bürokratik ve profesyonel yapısı azaldıkça ise çalışanların kadın yöneticilere yönelik cinsiyetçi algılarının artacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Çalışma sonucunda ulaşılan bulgular göz önünde bulundurularak uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Okullarda Örgütsel Yapı, Okul Yönetiminde Cinsiyetçilik, Örgütsel Adalet, İş-Aile Çatışması, Öz-Yeterlik, Örgütsel Sessizlik

CinsiyetçilikÖrgüt yapısıÖrgütsel adalet+3
Çiğdem Oktar
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının bürokratik yapıları ile öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişki: Malatya ili örneği

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin, görev yaptıkları okulların bürokratik yapısına ilişkin algıları ile kendilerinin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarını saptayıp, onların bu algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını; ayrıca, algılarının cinsiyet, branş, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir.Araştırma hem ilişkisel hem de tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Malatya ili merkezinde bulunan resmi ilköğretim okullarında görev yapan 3286 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini tabakalı-rastgele örnekleme yöntemine göre seçilen 398 öğretmen oluşturmuştur. Okullar büyüklüklerine göre (öğrenim gören öğrenci sayısı 1-500, 501-1000, 1001-1500, 1501 ve üstü olan okullar şeklinde) tabakalara ayrılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ?Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği? ve Hoy ve Sweetland (2000) tarafından geliştirilen ?Okul Yapısının Etkililiği Ölçeği? ile toplanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler analiz edilirken, öncelikle betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır, öğretmenlerin algılarının cinsiyet ve branş değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi, kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ANOVA testi yapılmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı farkın belirlendiği durumlarda, farkın hangi grup ya da gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Scheffe ve Dunnet C testi uygulanmıştır. Ayrıca anlamlı farklılık bulunan gruplar için etki büyüklüğü eta-kare korelasyon katsayısı (?²) değerleri hesaplanmıştır.Yapılan betimsel istatistikler sonucunda, araştırmaya katılan öğretmenlerin, kendilerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerini ?çok? olarak algıladıkları ve görev yaptıkları okulların bürokratik yapısını ?çoğunlukla? kolaylaştırıcı, ?nadiren? engelleyici olarak algıladıkları belirlenmiştir.Bağımsız değişkenler açısından yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin branş değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği, sınıf öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve branş değişkeninin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?küçük? düzeyde bir etki büyüklüğüne (?²=.03) sahip olduğu bulunmuştur. Kıdem değişkenine göre öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin anlamlı farklılık gösterdiği, kıdemi fazla olan öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin daha yüksek olduğu ve kıdem değişkenin örgütsel sosyalleşme üzerinde ?orta? düzeyde etki büyüklüğüne (?²=.10) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre, öğretmenlerin örgütsel sosyalleşmelerine ilişkin algılarında anlamlı farklılık görülmemiştir.Öğretmenlerin okullarının bürokratik yapısına ilişkin algılarının, kıdem değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği 21 yıl ve üstü kıdeme sahip öğretmenlerin okullarındaki bürokratik yapıyı 11-20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerden daha kolaylaştırıcı algıladıkları görülmüştür. Kıdem değişkenin kolaylaştırıcı bürokrasi boyutu üzerinde küçük etki büyüklüğüne (?²=.04) sahip olduğu bulunmuştur. Cinsiyet, branş ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre öğretmenlerin algılarında hem kolaylaştırıcı hem de engelleyici bürokrasi boyutlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Örgütsel sosyalleşme ile bürokratik yapı arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan korelasyon analizi sonucunda, örgütsel sosyalleşme ile kolaylaştırıcı bürokrasi arasında pozitif yönde orta düzeyde, engelleyici bürokrasi ile arasında negatif yönde küçük düzeyde bir ilişki bulunmuştur.

BürokrasiSosyalleşmeÖrgüt yapısı+4
Ufuk Erdoğan
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ile örgütsel yapı arasındaki ilişkinin iki farklı ulusa ait işletmeler üzerinde karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmanın amacı, Türk ve Japon işletmelerde örgüt kültürü ile örgüt yapısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. İki farklı ulusa aitişletmenin örgüt yapısı boyutlarının örgüt kültürü boyutlarına olan etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği internet sayfasında ''Yabancı Sermayeli Üretici Firmalar Japonya'' başlığı altındaki 13 firma ve Japon menşeili firmalarla benzer sektörlerde seçilen Çorum İli Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 13 firmada görev yapan yöneticilerden oluşmaktadır. Örneklem ise Japon işletmelerde çalışan 33 yönetici ve Türk işletmelerde çalışan 35 yönetici olmak üzere toplamda 68 kişiden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular SPSS bilgisayar programında, istatistiksel yöntemler regresyon analizi kullanılarak hesaplanmıştır. Analiz sonucunda, Türk ve Japon işletmelerinde benzerliklerden çok farklılıklar tespit edilmiştir. Sadece formalleşme düzeyi ile uyum yeteneği ve departmanlaşma düzeyi ile vizyon arasında benzerlik görülmüştür. Türk işletmelerinde elde edilen veriler doğrultusunda örgüt kültürü ile örgüt yapısı arasındaki ilişki pozitif yönlü olarak belirlenirken Japon işletmelerinde çoğunlukla ilişkilerin anlamsız olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Örgüt Yapısı, Regresyon

JaponyaKarşılaştırmalı analizRegresyon+5
Mevlüde Demir
Hitit University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kendine yeterli belediye kurmanın gerekliliği ve koşulları

BelediyelerMerkezi yönetimÖrgüt yapısı
Gül Yıldırım
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Alamanya polis örgütü'nün yapısı, işleyişi ve işlevleri "Türkiye polis örgütü için alınabilecek dersler"

Ülkelerin yönetim dizgesi ile polis yönetimleri arasında yakın bir iliski bulunmaktadır. Polis, ülke yönetimin bir parçasıdır. Aynı zamanda ülke yönetimini yansıtmaktadır. Bir ülkenin polis örgütünü incelemek bir bakıma o ülkenin yönetim dizgesini de incelemek anlamına gelmektedir. Almanya'da federal dizge, 1933-1945 yılları arasındaki Nazi Dönemi dısında, Alman tarihi boyunca süregelmistir. Federal yapıya uygun olarak, Federal Sınır Koruma Polisi (BGS) ile Federal Kriminal Polis Merkezi (BKA)'nin dısında, polis gücünün olusturulması eyaletlerin yetkisi altındadır. Federal polis birimleri ile eyalet polis birimleri arasında sıradüzensel bir iliski yoktur ve federal birimlerin eyalet polisine emir verme yetkisi bulunmamaktadır. Polis güçlerinin özeksel bir yönetim dizgesine sahip olması Nazi deneyimi nedeniyle Almanya'da demokrasinin gelismesi ve özgürlükler açısından sakıncalı bulunmustur. Almanya'da, yetenekli, bilgili ve güvenilir bir polis gücünü olusturmanın yolu egitim olarak görülmüs ve polis egitimi oldukça uzun süreli olarak belirlenmistir. Egitim dizge ve süreçleri uygulamayla birlestirilerek sürdürülmektedir. Almanya'daki yerinden yönetim dizgesi, yurttasların polislik politika ve uygulamalarına katılmasına genis ölçüde olanak vermektedir. Polisin çalısma yapacagı alanlar, görev yapılan yerlesim yerinin sosyal ve ekonomik özelliklerine, yurttasların beklentilerine uygun olarak, onların görüs ve düsünceleri de belirlenerek yapılmaktadır. Üniter bir yönetim yapısına sahip olan ülkemizde, Polis hizmetleri 1845 yılına kadar ordu içerisindeki askerler tarafından yerine getirilmistir. Ülkemizde Polis Örgütü merkeziyetçi bir yönetim dizgesine sahiptir. Polislik politika ve kararları merkezde belirlenip, tüm polis örgütünde uygulanmaktadır.

EğitimPolisSuç+1
Hüseyin Kara
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Related subjects