Özel hayatın gizliliğinin korunması

64 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Filistin ve Ürdün Anayasaları çerçevesinde dijital mahremiyet hakkı: Niteliği, kapsamı ve mevcut anayasal güvenceler

Bu tez, dijital mahremiyet hakkının Ürdün ve Filistin'deki anayasal düzenlemesini ele almakta ve özellikle dijital mahremiyet hakkının gelişimi, yasal kapsamı, Ürdün ve Filistin anayasalarındaki ele alınışı ve iki ülke mevzuatının bu hakka tanınan anayasal güvencelere uygunluğu gibi çeşitli konuları incelemektedir. Ayrıca tezin önemi, dijital mahremiyet hakkı anlayışının yeni olmasından ve anayasa ile diğer mevzuat kapsamında bu hakkın konusunu düzenleyen açık ve net yasal metinlerin bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Bu durum, doğalarındaki benzerlikten dolayı özel hayat gizliliği hakkının genel kurallarını dijital mahremiyet hakkı için uyarlama ve örnek alma gerekliliğini doğurmaktadır. Zira günümüz dünyasında dijital mahremiyet hakkı, giderek daha önemli bir hale gelmektedir. Bu tezin ilk bölümü, dijital mahremiyet hakkı anlayışının gelişim tarihini sunarken, ikinci bölüm, bu hakkın Ürdün ve Filistin anayasal ve yasal anlamda ele alınmasını ve bunların karşılaştırılmasını incelemiştir. Üçüncü bölüm ise, Ürdün ve Filistin'de dijital mahremiyet hakkına tanınan anayasal güvenceleri analiz etmiş ve bu hakla ilgili yasaların Ürdün ve Filistin anayasalarının ilkeleriyle ne kadar uyumlu olduğu ele almıştır.

AnayasaFilistinKamu hukuku+5
Mahmoud W. M. Abunada
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin korunması

Çalışmanın amacı giderek daha da önem kazanan kişisel verilerin hayatın her alanında korunması gerekliliğini açıklığa kavuşturmak ve konunun önemini vurgulamaktır. Zira gün geçtikçe kişilerin özel nitelikteki bilgilerinin izinsizce ele geçirilmesi gelişen teknoloji sayesinde daha da kolay hale gelmektedir. Kişilerin telefon konuşmalarının izinsizce dinlenmesi, kayıt altına alınması, görüntülerinin kayıt altına alınması, iletişim bilgilerinin, banka hesap bilgilerinin aynı şekilde ele geçirilmesi veya ifşa edilmesi özel hayatın gizliliğinin giderek ortadan kalkması sonucunu beraberinde getirecektir.

Kişisel veriVeri güvenliğiÖzel hayatın gizliliğinin korunması+1
Hussein Erdoğu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk vergi hukukunda mahremiyet hakkı

Devletin üstün konumda olduğu vergilendirme ilişkisinde, her ne kadar mükellefin ödevleri ağır bassa da, mükellefe idare karşısında bazı haklar da tanınmıştır. Çünkü devletin vergilendirme yetkisini kullanarak gerçekleştirdiği müdahaleler karşısında, mükelleflerin tamamen korunmasız kalması düşünülemez. Bu amaçla ortaya çıkan mükellef haklarından biri de mahremiyet hakkıdır. Hemen her ülkede olduğu gibi Türkiye'de de, idarenin mükellefler hakkında neredeyse sınırsız denebilecek boyutlarda bilgi toplama yetkisi bulunmaktadır. İdarenin sahip olduğu bu yetkiyi dengeleyen ve vergi mükellefini koruyan tek düzenleme ise, mükellefler için bir "hak", yükümlüleri için ise bir "yasak" teşkil eden vergi mahremiyetidir. Bu hak ile mükelleflere, vergi idaresinde bulunan gizli bilgilerinin başkalarıyla paylaşılmayacağı ve kullanılmayacağı güvencesi sağlanmaktadır. Çünkü bu bilgilerin gizli kalmasıyla, mükelleflerin maddi ve manevi pek çok menfaati korunmaktadır. Vergi mahremiyeti hakkı temel olarak kişinin sır alanını korumayı amaçlasa da, aynı zamanda bu hak ile vergi idaresinin güvenilirliğine de katkı sağlanmış olur. Son yıllarda, bilgi teknolojilerindeki ve kişisel verilerin korunması konusundaki gelişmeler ise her alanda olduğu gibi vergilendirme alanında da mahremiyetin önemini artırmıştır. Vergi mahremiyeti hakkının doğurduğu sır saklama yükümlülüğü bir sözleşmeden değil, kanundan kaynaklanmaktadır. Türk vergi hukukunda mükelleflerin mahremiyet hakkını gözeten başlıca hukuki düzenlemeler, Vergi Usul Kanunu'nun 5. maddesinde yer alan "vergi mahremiyeti" ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulünün Hakkında Kanun'un 107. maddesinde yer alan "Sırrın ifşası" hükümleridir. Mahremiyet hakkının kapsamı ve bu hakkın ihlali durumuna bağlanan sonuçlar, bu hakla korunan kişilik değerleri bakımından oldukça önemlidir. Mükelleflerin vergi mahremiyeti hakkına yönelik farkındalığı ve idarenin bu hakka karşı saygılı yaklaşımı ise vergi sistemini olumlu yönde etkileyecek unsurlardır. ANAHTAR KELİMELER: Hak, Vergi mahremiyeti, Mükellef hakları, Özel hayatın gizliliği, Vergi mahremiyetinin ihlali

MahremiyetMükellef haklarıTürk vergi hukuku+4
Demet Akdeniz
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Unutulma hakkı: Mahremiyet, veri gizliliği ve etik tartışmalar

Dijitalleşmeyle birlikte hem çevrimiçi ortamda geçirilen zaman hem de bu ortamda kişisel verilerin paylaşımı ve kontrolsüz dolaşımı hızla artmıştır. Bu durum da mahremiyetin, özel hayatın ve kişisel verilerin ihlali tartışmalarını beraberinde getirmiştir. İhlaller karşısında kişinin ihlale konu içeriğin silinmesini talep etme hakkı olarak adlandırılan unutulma hakkını kullanmak istemektedir. Unutulma hakkı bir yandan kişi hak ihlallerinin giderilmesine olanak sağlarken diğer yandan da kamu yararı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü tartışmalarını beraberinde getirmektedir. Bu durum unutulma hakkının sadece hukuki açıdan değil etik açıdan da incelenmesi gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada temel olarak hukuk ve iletişim fakültelerinde çalışan akademisyenlerin internette unutulma hakkının etik şekilde kullanılmasıyla ilgili görüşlerinin ortaya çıkarılması ve görüşleri arasında disipliner farklılıklar bulunup bulunmadığının sorgulanması amaçlanmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen akademisyenlerle yapılan derinlemesine görüşmeler sonucunda elde edilen veriler temalar altında sınıflandırılarak sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre unutulma hakkına genel olarak kişi hak ve özgürlükleri, mahremiyetin ihlali, özel hayatın gizliliği, veri gizliliği, kişinin gündelik yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri çerçevesinde yaklaşılmaktadır. Dezavantajlı gruplar arasında yer alan çocukların unutulma hakkından yararlanması bir gereklilik olarak görülmektedir. Taleplere objektif yaklaşılması, her olayın kendi özelinde ve bağlamında değerlendirilmesi, haklar arasında denge kurulması, basın yayın kuruluşlarının ve diğer paydaşların da dahil edildiği bir kurul oluşturulması önerilmektedir.

EtikKişisel veriMahremiyet+4
Semih Kiver
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının insan hakları ve özel hayatın korunması yönünden incelenmesi

1994 yılına kadar herhangi bir hukuki zemin bulamayan Güvenlik Soruşturması, 26.10.1994 tarihinde kabul edilen ve 03.11.1994 tarihinde Resmî Gazete 'de yayınlanan 4045 sayılı "Güvenlik Soruşturması, bazı nedenlerle görevlerine son verilen kamu görevine alınmayanların haklarının geri verilmesine ve 1402 Numaralı sıkıyönetim kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun" ile yasal bir zemine oturtulmaya çalışılmıştır. Bu tarihten itibaren pek çok değişikliğe uğrayan kanun ile birlikte güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gün geçtikçe hayatımızda daha fazla yer almış ve kapsamı genişlemiştir. Kritik görevlerde çalışan personel hakkında yapılan soruşturmalar ile ilgili kapsam genişlemiş olup, günümüzde neredeyse her kamu personeli alımı veya naklinde personel seçim unsuru olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu çalışmada güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kavramı ele alınacak, hangi usuller ile kimler tarafından yapıldığı değerlendirilecek, faydaları ve sakıncaları tartışılacaktır. Ayrıca, "sakıncalılık" kavramı üzerinde durulacak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusu, yargı kararları ve içtihatlar açısından değerlendirilecek ve insan hakları ile çelişen yönleri irdelenecektir. Danıştay'ın bugüne kadar güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusunda verdiği kararları, hangi kıstaslar göz önüne alarak değerlendirdiği, nedenleri ile birlikte incelenecektir. Teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile her geçen gün daha da karmaşık bir hal alan yenidünyada, devletlerin amaçlarına ve yöntemlerine uygun personel istihdam etmelerinin gerekliliği hususu tartışılacak, bilgi güvenliği ile istihbarata karşı koyma bağlamında konu ele alınacaktır.

Arşiv sistemleriArşivlerGizli soruşturma+6
Mehmet Oskay
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İş yaşamında kişisel verilerin korunması: Malatya büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerinde çalışan personelin kişisel verilerinin korunmasına yönelik algı örneği

Dijital teknolojinin günlük hayatın hemen her alanına entegre edilmesi ve bilginin çok hızlı bir şekilde üretiliyor olması ile 'bilgi' çok fazla değer kazanmaya başlamıştır. Bilgiye erişim şeklinin ve hızının değişmesi önemli bir avantaj sağlarken diğer taraftan da kişisel gizliliği tehdit etmektedir. Hemen her gün kişi hakkında birçok bilgi kurum ve kuruluşlar tarafından toplanmakta ve internet aracılığıyla paylaşılmaktadır. Kişiyi belirlemeye yönelik her türlü bilgi olarak tanımlanan ve günümüzün en önemli hukuki konuları arasında yer alan kişisel verilerin kontrolsüzce paylaşılmasını engellemek için verilerin kullanım alanları ile bireyin özel hayatı arasında bir dengenin kurulması ihtiyacı gündeme gelmiştir. Söz konusu durum, iş yeri sınırları içerisinde de değinilmesi gereken bir husustur. Zayıf ve korunması gereken tarafı oluşturan işçinin, kişisel verilerinin güvenliği ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmaması kişisel veri kanununun iş ilişkisindeki önemini daha fazla ortaya çıkarmaktadır. Çalışmada işçinin ve dolayısıyla da toplumun güvenliğinin sağlanmasında kişisel verilerin korunmasının önemi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Malatya ilinde üç farklı belediye çalışanlarının kişisel veri, verilerin güvenliği ve korunmasına yönelik görüşleri, yapmış olduğumuz anket çalışması sonucunda frekans dağılımına göre değerlendirilmiştir.

BelediyelerHakların korunmasıKamu personeli+4
Ayşe Yardımcı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Anayasa Hukuku açısından özel hayatın gizliliği ve korunması

Teknolojik ve bilimsel alandaki gelişmeler ve küresel tehditlere karşı geliştirilen koruma mekanizmaları özel hayata müdahaleyi gerektirdikçe ve müdahale yöntemlerinde çeşitlilik arttıkça önemi daha çok hissedilmeye başlayan hak kategorisinin başında özel hayatın gizliliğinin korunması hakkı gelmektedir. Uluslararası belgelerde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve devletlerin anayasalarında ve ihtiyaç doğdukça alt normlarda bu hakkın korunmasına ilişkin özel hükümler yer almaya başlamıştır.Bu tez Anayasamızdaki özel hayatın gizliliğinin korunmasına ilişkin düzenlemenin, geçmişteki düzenlemelere, uluslararası belgeler ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre durumunun, bu hakka yapılan müdahale çeşitliliği ve ağırlığına karşı etkin koruma sağlayıp sağlamadığının, hakkın korunmasında karşılaşılan güçlüklerin ve bunların sebepleri ile gerekiyorsa çözüm yollarının incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır.Birinci bölümde özel hayatın gizliliği ve korunmasına ilişkin kavramlar, ikinci bölümde uluslar arası alanda ve karşılaştırmalı hukukta özel hayatın gizliliği ve korunması; üçüncü bölümde ise anayasalarımızda tarihi gelişim gözetilerek Anayasa'daki düzenleme şekil ve içeriğine göre, özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü kapsamında 1982 Anayasasındaki özel hayatın gizliliğinin korunması doktrin ve uygulama esas alınarak, konuyla ilgili yasal düzenlemelere de yer verilerek incelenmiştir.Özel hayatın gizliliğinin korunmasında mevzuat açısından eksikliklerin ya da muğlâklıkların neler olduğu belirlenerek, insan onurunun korunmasıyla doğrudan etkili bu hakkın korunmasında yasa koyucuya ve uygulamacılara yön verecek çözüm yolları üretilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler:1. Özel hayatın korunması2. Konut dokunulmazlığı3. Haberleşme özgürlüğü4.1982 Anayasası'nda özel hayat5. Mahremiyet

Anayasa 1982AnayasaAnayasa hukuku+6
Nurdan Okur
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bir insan hakları kavramı olarak ?kişisel verilerin korunması?

Son çeyrek asırdır bilişim sektöründe gözlemlenen hızlı teknolojik gelişme, tamamen kişilerin özel alanlarını ilgilendiren ve gizli kalması gereken verilerin çok kolay şekilde ve büyük süratle kaydedilmesi olanağını beraberinde getirmiştir. Sadece yetkisi olan kişilerce erişilmesine ve üçüncü kişilere aktarılmasına müsaade edilen bu verilerin yetkisi olmayan kişilerin eline geçmesi ise hak ihlallerine neden olacaktır.En yüksek değer olarak bireyi esas alan modern hukuk anlayışı, kişilik haklarının ihlalini kolaylaştıran teknolojik ilerlemeye karşılık, kişisel verilerin hukuka aykırı amaçlarla işlenmesini engellemek suretiyle kişilik haklarını korumaktadır. Öte yandan, günümüzde özellikle uluslararası veri transferlerinin gerçekleştirilmesinde kişisel verilerin korunması yönündeki düzenlemelerin o ülkede yapılmış olması temel şart olarak ileri sürülmektedir. Bu eksikliği gidermek üzere, ülkeler gerek kişisel verilerin işlenmesini, gerekse de sınır ötesi akışa tabi tutulmasını ilkelere bağlayan yasal düzenlemelere gitmektedir.Bu noktadan hareketle, tezimiz konuya ilişkin kavramsal çerçeve ve kişisel verilerin korunması hakkının tarihsel gelişimi ile uluslararası düzenlemeleri, çeşitli ülkelerin bakış açılarını ve Türkiye'deki mevzuatı kapsamaktadır. Çalışmamızda çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin görevini yerine getirirken elde ettiği ve işlediği kişisel verilerin özellikleri ile koruma karşısındaki hukuki durumunu ve veri paylaşımında kapsam ve sınırlılıkları ortaya koymak amaçlanmıştır.

Kişilik hakkıKişisel veriVeri güvenliği+2
Uğur Ersoy
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türk Hukukunda özel hayat ve korunması

140 ÖZET Özel hayat, Uluslararası Hukuk ve Anayasa hukukunda bir hak olduğu kadar Özel Hukukta da bir kişilik değeridir.Özel hayata saygı gösterilmesi hakkı ile kişinin özel ve aile hayatı, konutu ve haberleşmesi koruma altına alınmıştır. Özel hayat, kişinin başkalarının denetiminden ve gözetiminden uzakta, kendi kişisel tercihlerini uygulayabilmesidir. AİHM., özel hayat kavramının tanımlanamayacak kadar geniş bir kavram olduğunu kabul ederek her somut olayı kendi şartları içinde değerlendirmiştir. Özel hukukta özel hayat, kişilik hakkının korumasından yararlanır. Kişinin sırları, özel mektuplarının ifşası, telefon konuşmalarının dinlenmesi, rıza dışı resminin yayınlanması hep kişilik hakkının ihlalidir. Özel hukukta kişi başkalarının olduğu kadar kendinden gelecek saldırılara karşı da korunur. AİHS. de özel hayatı organları ve başvuru yolları ile korumakta, devlet ve bireylere başvuru hakkı tanıyarak gerekli denetimi yapmaktadır. AİHM., özel hayata saldırı olup almadığını denetlerken devletlere yüklenen pozitif yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini; bir saldırı söz konusu ise, bunun meşru bir amacı olup olmadığını, müdahalenin yasal bir dayanağı bulunup bulunmadığını ve bu müdahalenin demokratik bir topumda gerekli olup olmadığını inceler. Medeni Kanunun 24. maddesine göre kişilik değerlerine hukuka aykırı olarak saldırılması halin de saldırırın önlenmesinin istenebileceği belirtilmiş olup, özel hayata saldırı halinde kişinin koruyucu ve tazminat davaları yolu ile korunması amaçlanmıştır. Bu davalar yolu ile kişi, saldırının önlenmesi veya durdurulması yanı sıra kusurlu bir davranış ile meydana gelen maddi ve manevi bir zararın tazminini de isteyebilir. Hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı halinde bu davalar açılamaz. Özel hayat hem gizlilik hem de bağımsızlık unsurunu birlikte taşımaktadır. Bu nedenle kapsamı özel hukukta düşünüldüğü kadar dar olmayıp, kişinin kendi tercihlerini seçme ve uygulamasını da içermektedir. AİHM.'nin kararları özel hayatın daha iyi kavranması ve sınırlarının genişletilmesi açısından özel hukuka da örnek teşkil edebilir.

Avrupa İnsan Hakları SözleşmesiTürk HukukuÖzel hayat+2
Mine Kaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu "TCK m. 132"

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile güvence altına alınan haberleşme özgürlüğüne müdahale niteliğindeki fiillerin bir boyutunu oluşturan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, Türk Ceza Kanunu m. 132'de düzenlenmektedir. İlgili maddede üç ayrı suç düzenlenmiş olup, bunlar; "haberleşmenin gizliliğini ihlal" (m.132/1), "kişiler arasındaki haberleşmenin içeriklerini ifşa" (m. 132/2), "kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini alenen ifşa" (m. 132/3) suçlarıdır. TCK m. 132/1'deki suçun oluşması için, haberleşmenin belirli kişiler arasında, diğer kişilerin öğrenemeyeceği şekilde yapılması gerekir. TCK m. 132/2, kişinin tarafı olmadığı haberleşmenin içeriğini hukuka aykırı olarak ifşa edilmesini cezalandırırken; m. 132/3' deki suçun oluşması için ifşanın; diğer tarafın rızası olmaksızın, hukuka aykırı olarak ve alenen gerçekleştirilmesi gerekir. Gizlilik ihlalinin; haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle (m. 132/1 c. 1); kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle (m. 137/1-a); son olarak belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle (m. 137/1-b) işlenmesi suçun nitelikli halleridir. Haberleşmenin gizliliği, mutlak değildir, bir hukuka uygunluk sebebinin varlığı, haberleşme özgürlüğüne müdahaleyi haklı kılabilir. Suçların, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (m. 139) ve görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Anahtar Sözcükler Özel Hayat, Haberleşme, Haberleşme Özgürlüğü, Haberleşmenin Gizliliği

Haberleşmenin gizliliğini ihlalKamu hukukuKitle iletişim araçları+6
Esma Yalçınkaya
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Hukukunda ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde özel hayatın gizliliği ve korunması

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz' (Anayasa 20. md.). Bu hak, Anayasa ile de güvence altına alınmıştır. Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle birlikte özel hayata dâhil olan alanların boyutları da genişlemiştir. Kişinin, özel hayatı ve aile hayatı yanında, konutuna, haberleşmesine, kamusal ve sanal alanlardaki haklarına da saygı gösterilmelidir. Özel hayatın gizliliği bir insan hakkıdır ve ihlali durumunda suç teşkil eder. Milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık, genel ahlak, ülkenin ekonomik refahı, suç işlenmesinin önlenmesi, başkalarının hak ve özgürlükleri, dirlik ve düzenin korunması gibi durumlarda özel hayata müdahale olabilir. Ancak bu müdahale, yasayla belirlenmiş olmak koşuluyla ve bir kamu otoritesinin izniyle gerçekleşebilir. Yasalara dayanmayan ve bir izne tabii olmayan müdahaleler, özel hayatın gizliliğine müdahaledir ve suç teşkil eder. Bu çalışmada Türk Hukukunda ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde Özel Hayatın Gizliliği işlenmiştir.

Avrupa İnsan Hakları MahkemesiMahremiyetTürk Hukuku+1
Ahmet Kurdoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 8. madde çerçevesinde aile hayatına saygı hakkı kapsamı

AİHS'in 8. maddesinde güvence altına alınan "aile hayatı" kavramı şüphesiz ki bu hakkın uygulanabilirliğini de gerektirmektedir. Bununla birlikte AİHS'de "aile hayatı"nın tanımı bulunmamaktadır. Ancak bu kavram, AİHS'in hazırlandığından beri sosyal ve yasal değişiklikler göz önünde bulundurularak hızlı bir evrim yaşamıştır ve halen de bu şekilde gelişmeye devam etmektedir. Bu itibarla çalışmamızın başlıca amacı ise, doktrinde çoğu kez özel hayata saygı hakkı başlığı altında değinilmekle yetinilen aile hayatına saygı hakkının AİHS'nin 8. maddesi çerçevesinde ele alınışını belirlemektir.

AileAile hayatıAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi+2
Safiye Aydoğan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hukukunda özel hayatın gizliliği

Günümüzde özel hayatın gizliliği, başka bir tabirle özel yaşamın korunması, teknolojinin gelişmesi ve kişilerin hem gerçek hem de dijital mecralarda sosyalleşmesi ile temel hak ve özgürlüklerin önemli bir parçası haline gelmiştir. Tezimin birinci bölümünde; özel hayatın gizliliği kavramını daha detaylı şekilde anlatabilmek için kişi ve kişilik hakları kavramlarını, doktrin ve yargı kararları ile anlatmaya başladım. Daha sonra özel hayatın gizliliğinin kapsam ve içeriği Yargıtay kararları ışığında olmak üzere Türk Hukukunda ne gibi sınırlamalarının olduğunu değerlendirdim. İkinci bölümde ise Uluslararası Hukuk açısından özel hayatın gizliliğinin bugüne kadar nasıl geldiği ve Türk Hukukundaki yeri ve diğer hukuk dallarını nasıl etkilediğini inceledim. Üçüncü bölüm olan son bölümde ise Türk Ceza Kanununda özel hayatın gizliliğini ihlal eden suçların tanımlarını ve özelliklerini farklı Yargıtay kararları ışığında inceledim.

Kamu hukukuTürk Ceza KanunuTürk ceza hukuku+4
Hasibe Nazlı Ağar
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu

Teknolojinin ve bilgi alışverişinin günümüzde kolay hale gelmesi ile insanların hayatları ve davranışları müdahalelere karşı korunmaya muhtaç bir hale gelmiştir. Bu sebeple özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kişilerin özel hayatlarının gizliliği ile temel hak ve özgürlüklerini korumayı amaçlamaktadır. Özel hayatın gizliliği hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde düzenlemelere paralel olarak 1982 Anayasası'nın 20. maddesi ile koruma altına alınmış ve 01/06/2005 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak düzenlenmiş ve koruma altına alınmıştır. Tez çalışmasının ilk bölümünde özel hayat kavramı hem ulusal hem de uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirilerek kavramın içeriği belirlenmeye çalışılacaktır. AİHM kararları ve Yargıtay kararları ile de kavramın somutlaştırılması amaçlanmaktadır. Özel hayat hakkının ceza hukukuyla korunmasının yanı sıra diğer hukuk dallarıyla ilişkisi ve ihlallere yönelik sağladıkları korumaya yer verilecektir. İkinci bölümde ise TCK md.134'te hüküm altına alınan "Özel hayatın gizliliğini ihlal" suçu, suç teorisi uyarınca incelenerek suçun maddi ve manevi unsurlarından, hukuka uygunluk nedenleri ile suçun nitelikli halleri ve suçun özel görünüş şekilleri incelenerek suçun yargılama usulünden bahsedilecektir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun dokuzuncu bölümünde düzenlenen diğer suçlarla olan ilişkisine değinilerek TCK.md.134 kapsamında genel bir değerlendirme yapılacaktır.

Avrupa İnsan Hakları SözleşmesiGizliliğin ihlaliKamu hukuku+3
Berrin İplikçi
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde özel hayat hakkı ve korunması

İnsan hakları çağı olarak bakabileceğimiz 21. yüzyılda gerek iç hukuk gerekse uluslararası hukuk düzeyinde özel hayat hakkı önem kazanmış ve söz konusu hak için koruma mekanizmaları geliştirilmeye çalışılmıştır. Özel hayat hakkı kişinin özel hayatını, konutunu ve haberleşmesini keyfi müdahalelere karşı korumakta, bireysel tercihlere ve seçilen hayat tarzına karışılmamasını, herkesin özel alanında bağımsız ve özgürce hareket etmesini güvence altına almaktadır.Özel hayat hakkı ve korunması ile ilgili olarak hazırlanmış olan bu çalışmanın amacı; söz konusu hakkın kapsamını ve uluslararası hukuk çerçevesinde ne şekilde korunduğunu tespit edebilmek, bu hakka yönelik ihlallerin hangi durumlarda ortaya çıktığını ve söz konusu ihlallerin ne şekilde asgari düzeye indirilebileceğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda çalışmada ilk olarak, insan hakları kavramı ele alınmış, tümdengelim metodu ile özel hayat kavramı, özel hayatın gizliliği, özel hayat hakkı ve korunmasının değerlendirilmesine geçilmiştir. Ardından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 8. maddede düzenlenen özel hayat hakkı ve bu hakkın korunması Sözleşme bakımından incelenmiş, nelerin bu hakkın kapsamına dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vermiş olduğu kararlar nazara alınarak irdelenmeye çalışılmıştır.

Avrupa İnsan Hakları MahkemesiAvrupa İnsan Hakları SözleşmesiMahremiyet+3
Umut Keçeli
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçları (TCK m.132)

Teknolojinin hayatımıza getirdiği yeniliklerle birlikte kişiler arasındaki haberleşme, günümüzde çok daha farklı vasıtalarla gerçekleşmeye başlamıştır. Haberleşme vasıtalarındaki değişim, bu vasıtaların çok daha hızlı ve etkin bir haberleşme sağlaması temelinde kendini göstermiştir. Haberleşme vasıtalarındaki bu değişim, haberleşmelerin gizliliğine yönelik farklı müdahale şekillerini ortaya çıkarmış ve bu alandaki hak ihlallerini de beraberinde getirmiştir.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu haberleşme özgürlüğüne yönelik müdahaleleri, ?haberleşmenin gizliliğini ihlal? başlıklı 132. madde ile yaptırıma bağlamıştır. Üç fıkradan oluşan bu madde, üç farklı suç tipini bünyesinde barındırmaktadır. Birinci fıkrada kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, ikinci fıkrada haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı olarak ifşası suçu, üçüncü fıkrada da kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğinin alenen ifşası suçu düzenlenmiştir.132. maddede düzenlenen bu suçlar, kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak ya da belli bir meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenirse, 137. madde uyarınca faile verilecek ceza arttırılacaktır. Belirtmek gerekir ki bu hüküm, 138. maddede yer alan verileri yok etmeme suçu hariç; dokuzuncu bölümde yer alan diğer suç tiplerini de niteleyen ortak bir düzenlemedir. 132. maddede yer alan bu suç tiplerinin soruşturulması ve kovuşturulması ise şikâyete bağlıdır.Anahtar Kelimeler: Özel Hayatın Gizliliği, Haberle?me Özgürlüğü, Haberle?menin Gizliliği

Gizli dinlemeGizliliğin ihlaliKanunlar 5237 sayılı+3
İsmail Gürocak
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi mahremiyeti hakkı

Vergi mahremiyeti hakkı, vergi borcunun doğumu ile başlayıp, borçlunun kendiliğinden ifasıyla veya cebren tahsili ile sona eren vergilendirme sürecinde, mükellef haklarının korunmasını sağlayan bir koruma kalkanıdır. Bu hakkın, özel hayatın kapsamında yer alan haberleşmenin gizliliği, kişiler verilerin korunması ve konut dokunulmazlığı gibi birçok hakla doğrudan ilişkisi olduğu için, vergi mahremiyeti hakkı özel hayatın gizliliğinin korunması hakkının vergi hukukundaki görünümüdür, denilebilir. Ayrıca vergi mahremiyetinin özel hayatın gizliliği ile olan bu ilişkisi sebebiyle, vergi mahremiyeti hakkının temel bir hak olduğu sonucuna da varılır. Dolayısıyla özel hayatın gizliliği hakkı bakımından öngörülen sınırlamalar ile sınırlamaların sınırı vergi mahremiyeti hakkı açısından da geçerlidir. Vergi Usul Kanunu'nun 362. maddesinde vergi mahremiyetini ihlal edenlerin Türk Ceza Kanunu'nun 239. maddesi hükümlerine göre cezalandırılacakları öngörülmektedir. Vergi Usul Kanunu'nun 362. maddesinde öngörülen vergi mahremiyetinin ihlaline ilişkin düzenlemeden hareketle bu suçun unsurları ve unsurlar dışında kalan birtakım hususlar ile uygulanacak olan yaptırımın saptanmasında Vergi Usul Kanunu'nun 5. maddesiyle Türk Ceza Kanunu hükümleri esas alınır. Vergi mahremiyetinin kapsamı açısından 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu önemlidir. "Vergi mahremiyeti kapsamındaki bilgiler Bilgi Edinme Kanunu'na dayanılarak talep edilebilir mi?" tartışması yoğun olarak yaşanmaktadır. Bilgi Edinme Kanunu'nda "özel hayatın gizliliği" ve "ticari sır" kapsamında yer alan bilgilerin Bilgi Edinme Kanunu'na dayanılarak talep edilemeyeceği açık bir şekilde düzenlendiği için vergi mahremiyetine giren bilgiler Bilgi Edinme Kanunu'na dayanılarak devletten hiçbir şekilde talep edilememesi gerekmektedir.

Vergi ceza hukukuVergi mahremiyetiÖzel hayat+1
Merve Kocabıçak
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilerin kendisine ait verilerin kaderini tayin hakkının ceza hukuku yoluyla korunması

Günümüzde hızla artan teknolojik gelişmeler karşısında kişilerin gizli kalması gereken verilerinin korunması meselesi, ülkemizde önemi yeni anlaşılmaya başlayan bir konudur. Teknolojik imkanlar sayesinde kişisel veriler önüne geçilemeyen bir sürat ve kolaylıkla kaydedilmektedir. Özel hayatın gizliliği hakkı başta olmak üzere bir çok temel hak ve özgürlükle bağlantılı olan bu hakkın korunması ile bireyler, bu yolla uğrayacakları hak ihlallerine karşı korunmuş olacaklardır. Mevzuatımıza 5237 Sayılı TCK ile giren 135, 136, 137 ve 138. maddeler ile kişisel verilerin kaydedilmesi, verilmesi, yayılması, ele geçirilmesi ve kanunlarda öngörülen zaman geldiğinde yok edilmemesi suçları ve göz önüne alınacak nitelikli haller düzenlenmiştir. Bu maddeler mevzuatımızda kişisel verilerin korunmasını sağlayan yegane maddelerdir. Avrupa'da kişisel verilerin korunması hakkını sağlamaya yönelik düzenlemeler yapılagelmiştir. Türkiye'de bu hakka ilişkin muhtelif kanunlarda bir takım düzenlemeler yer alsa da henüz kişisel verilerin korunmasına yönelik kanun, tasarı halindedir. Tasarı yasalaşmadığı sürece de bu hakkı gerektiği kadar güvence altına alamadığımız için Anayasal bir ilke olan insan haklarına saygı ilkesinin tam manasıyla vücut bulduğu söylenemez. Anahtar Kelimeler: İnsan hakları, Kişisel veri, Kişisel verilerin korunması, Özel hayatın gizliliği.

Ceza HukukuKişisel veriÖzel hayatın gizliliğinin korunması+1
Deniz Seyrek Tütüncübaşı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu

Teknoloji ve bilgi çağı olarak nitelendirdiğimiz bu dönemde her geçen gün gelişen ve değişen teknolojiden hayatımızın her alanında yararlanırken bir yandan da haklarımız ve özgürlüklerimizin de tehlike altında olduğunu görmekteyiz. İhlal edilen hakların başında da özel hayatın gizliliği hakkı yer almaktadır. Bu sebepledir ki, hakkın korunması amacıyla ceza yaptırımlarının yasayla öngörülmesi gerekmiştir. Söz konusu koruma, bir yandan gelişen teknolojiden yararlanan bireylerin müdahalesinden diğer yandan yine teknolojiyi kullanan ve suçla mücadele eden devletin başvurduğu tedbirlerin yasallığını sağlama gereksiniminden doğmuştur.İncelememizin konusu da özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur. 5237 sayılı TCK ile ilk kez özel hayatın gizliliğini ihlal suçu düzenlenmiştir. Konumuzun daha iyi anlaşılması için içeriği bir anlamda muallak olan özel hayat ile özel hayatın gizliliği ve korunması kavramları, konunun uluslararası boyutuyla ve özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve mahkeme kararları ışığında açıklanmaya çalışılmıştır.İkinci bölümde ise özel hayatın gizliliği hakkının mevzuatımızda yer alan düzenlemelerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun TCK m. 134'deki düzenlemesi ayrıntılı olarak incelenmiştir.

SuçÖzel hayatÖzel hayatın gizliliğinin korunması
Nagihan Türkel
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mahremiyet açısından birey ve devlet ilişkisi

Türkiye'de ve dünyada birey mahremiyetinin her yeni teknolojik aşamada biraz daha küçülen bir özel alan haline geldiğini görmekteyiz. Geliştirilme nedenleri ne olursa olsun; uydular, kameralar, ses kayıt cihazları ve bilgisayarlar gittikçe daha hızlı, verimli ve etkili bir duruma gelmektedir. Bireyin mahremiyetinin etrafındaki çember daralmaktadır. Sürekli gözetim altında ve kaydediliyor olmanın ortaya çıkardığı yeni toplumsal düzende, hem kendini ifşa hem de başkalarının özel hayatlarını keşfetme arzusu gittikçe artmaktadır. Bilmediğiniz bir şehirde kaybolup yanlışlıkla valilik binasının önünden 2-3 defa geçerseniz şüpheli durumuna düşebilirsiniz. Hakkınızda bir inceleme başlatılabilir ve ekonomik durum, sağlık, eğitim ve diğer tüm bilgileriniz gözden geçirilebilir. Hatta tutuklanıp niyetiniz hakkında sorgulanabilirsiniz. Çünkü plakanız kameralarca tespit edilmiş ve bir kamu binasının önünden defalarca geçmeniz tehlikeli olabileceğinize işaret etmiştir. İşyerinize kamera konulabilir ya da her gün parmak iziniz alınabilir. Bilgisayarlarınız sayesinde bütün internet trafiğiniz internet servis sağlayıcı tarafından kaydedilirken, girdiğiniz her site de kendi kaydını yapmaktadır. Devletler ve küresel özel kuruluşlar bu bilgileri sürekli toplamakta, biriktirmekte, düzenlemekte ve bu bilgilerden yeni bilgiler üretmektedir. Mahremiyet hakkına yönelen tehditler doğrudan bireyin özgürlüğüne yönelmiş demektir. Bu nedenle mahremiyet ve mahremiyet hakkının birey ve devlet açısından ne anlam ifade ettiğini ortaya koymak önemli olmaktadır.

DevletKişisel veriMahremiyet+4
Murat Artuç
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel sağlık verilerinin korunmasının pozitif temelleri ve AİHM kararlarından örnekler

İnsan haklarının korunması bilincinin giderek artması ve bilgi teknolojilerindeki hızlı gelişim karşısında bireylerin özel hayatlarının ve kişisel verilerinin korunması her geçen gün önem kazanmaktadır. "Hassas veri" olarak nitelendirilen kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı kullanımı, kişilerin hem özel hayatın gizliliğini ihlal etmekte, hem de anayasal hak olan sağlık hakkını kullanmasının önüne geçmektedir. Kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı kaydedilmesi, ele geçirilmesi veya paylaşılması başta "insan Onuru"na aykırılık olmak üzere, giderek somut kimi olaylarda ayrımcılık da yaratabilmektedir. Örneğin HIV virüsü taşıyan kişinin (ki bu kişi henüz hasta değil, virüs taşıyıcısıdır) "kodlama usulü bilgi"leri idare tarafından gizlenmediği takdirde topluma ifşa olma nedeniyle dışlanmaya bağlı olarak sağlık yardımı almaktan kaçınacaktır. Bu durum hastanın sağlık hakkının kullanılmasının engellenmesi ve HIV virüsünün topluma yayılması riski nedeniyle toplumsal sorunlar da yaşanabilecektir. Bu nedenle kamu yararı ve kişinin sağlık hakkının kullanılmasından kaynaklanan özel yarar her somut olayda "ölçülülük ilkesi" çerçevesinde değerlendirilecektir. Çalışmamızda, kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı kullanımından kaynaklanan idarenin hukuki sorumluluğunun neler olduğu, kişisel sağlık verilerinin korunmasında idarenin hangi önlemleri alması gerektiği konuları pozitif hukuk ve AİHM kararlarından örnekler ışığında incelenmiştir. Çalışmamız, ülkemiz Anayasası, uluslararası mevzuat, 6698asayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu başta olmak üzere mer'i diğer mevzuat, öğreti ve konu hakkındaki literatürün taranarak değerlendirilmesi ile hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Hakkı, Kişisel Sağlık Verisi, Özel Hayatın Gizliliği, AİHM' in Özel ve Aile Hayatına Saygı Hakkı Kararları, Verilerin Korunması.

Avrupa İnsan Hakları MahkemesiHasta haklarıKişisel veri+4
Feray Özkan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Android izin isteklerinin uygulama açıklamalarının analiziyle doğrulanması

Android applications can access sensitive user data if they are granted certain permissions. Android security model gives users the responsibility to approve permission requests of applications. For this, a user needs to decide whether an app's functionality justifies the permission request. To aid users in their decision, we propose and evaluate a methodology that analyzes the description of an app and identifies unusual and unjustified permission requests. In contrast to existing techniques, our approach is not limited to a fixed set of permissions and does not need source code or binary app data to operate; yet, it is on par with the current state of the art in terms of accuracy.

Right of privacy and its protection
Mustafa Kaan Şahin
Özyeğin University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin korunması bağlamında vergi mahremiyeti

Kişisel verilerin korunması, ulusal ve uluslararası alanda önemi her geçen gün artan ve birçok disiplinle iç içe geçmiş bir konudur. Türk hukukunda kişisel verilerin korunmasının anayasal bir hak olarak kabul edilmesi ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile bireyler önemli güvencelere kavuşmuştur. Türk vergi hukukunda yer bulan vergi mahremiyeti ise bu güvenceler kapsamında yeni bir boyut kazanmıştır. Bu çalışmada mükelleflerin bilgilerinin korunması açısından iki önemli disiplin olan kişisel verilerin korunması ve vergi mahremiyeti ele alınmıştır. Literatür taraması yöntemiyle yapılan çalışmada kişisel veri kavramı, kişisel verilerin hukuki niteliği, kişisel verilerin korunmasına ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler, vergi mahremiyetinin kapsamı, yasal dayanakları ve vergi mahremiyetinin ihlali suçu ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Her iki disiplin birlikte ele alınarak karşılaştırmalı analiz yapılmış, konu bir bütün olarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın sonucunda vergi mahremiyeti bakımından vergi mevzuatının kişisel veri koruma hukukuna uygunluğu tespit edilmeye çalışılmıştır.

Kişisel Verilerin Korunması KanunuKişisel veriVergi mahremiyeti+2
Cansu Dilibal
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği hukukunda kişisel verilerin korunması ve Türk hukuku ile karşılaştırılması

Bir kişiye ait kimliği belirli veya belirlenebilir kılan her türlü bilgi kişisel veridir. Bilişim teknolojilerindeki gelişmeler sonucunda günümüzde kişisel veriler işlenmesi çok büyük boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenle kişisel verilerin korunması gereksinimi doğarak kişisel verilerin korunması hakkı ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda bu gereksinimler gözetilerek kişisel verilerle ilgili temel kavramlar açıklandıktan sonra kişisel verilerin tarihsel süreçteki korunması ihtiyacı, hukuki niteliği, kişisel verilerin işlenmesinde temel ilkeler ve veri sahibinin hakları irdelenmiş, sonrasında Avrupa Birliği ve uluslararası düzenlemelerde kişisel verilerin korunması hakkı incelenerek Türk Hukukunda yer alan yasal düzenlemeler çerçevesinde mukayese ve farklılıkları tespit edilerek örnek yargı kararları doğrultusunda görüş ve eleştirilere yer verilmiştir. Çalışmamız üç ana başlıktan oluşmakta olup, Birinci Bölümde; kişisel verilerin korunmasına ilişkin genel açıklamalar, İkinci Bölümde; Uluslararası kaynaklar ve Avrupa Birliği kaynaklarında kişisel verilerin korunması, Üçüncü Bölümde ise; Türk Hukukunda kişisel verilerin korunması hakkı incelenmiştir.

Avrupa BirliğiAvrupa Birliği hukukuKamu hukuku+6
Mert Kanalıcı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects