Tasarruf

Bu konu başlığı altında 96 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarruf ve borç davranışlarına dijital bankacılık etkileri: Türkiye örneği

Bir birey kişisel bir tasarruf gerçekleştirdiğinde finansal güvence elde etmesinin yanında ülke ekonomilerinde büyümenin dinamiklerini oluşturan yatırımlara da katkı sağlar. Öte yandan bireylerin borçlanma olanakları ise ülke ekonomileri için gerekli olan yatırım fırsat ve çeşitliliği üzerinde önemli bir etkendir. Bu açıdan bireylerin tasarruf ve borç davranışları, tasarruf eğilimleri ve tüketim kalıplarının belirlenmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Ayrıca tasarruf ve borç davranışları hanehalklarının sosyoekonomik, demografik ve kültürel yapıları gibi çeşitli faktörlerden etkilenebilir. Fon arz ve talep edenlerin temel buluşması noktası olan finansal sistem içerisinde en önemli yapı taşlarından birini oluşturan bankalar ise bireylere çeşitli finansal ürün ve hizmetler sunmaktadır. Teknolojik yeniliklerle beraber son birkaç on yıl içerisinde bankacılık sisteminin değişmez parçalarından birisi haline dönüşen dijital bankacılığında bahsi geçen diğer faktörlerle beraber bireylerin tasarruf ve borç davranışları üzerinde çeşitli etkileri olabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda tasarruf ve borç davranışlarına dijital bankacılığın etkilerini araştırmak bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye örneklemi için 2017 Global Findex veri seti ve logit model kullanılarak analiz yapılmıştır. Çalışmanın önemli bulgularına bakıldığında dijital bankacılığın neredeyse tüm tasarruf/borç ve tasarruf/borç alt seçenekleri üzerinde etkili olduğu anlaşılmaktadır. Böylece hanehalkı tasarruf ve borç davranışları üzerinde diğer ilgili faktörlerin yanında dijital bankacılık özelinde olmak üzere yeni ve çeşitli finansal yöntemlerin de etkili olduğu söylenebilir.

BorçlanmaBorçlulukFinansal borçlanma+7
Gökhan Özbilge
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de hanehalkı tasarruf tercihlerini etkileyen faktörler

Hanehalkı tasarrufları gelişmekte olan ülkelerdeki (GOÜ) yatırımların finansmanı kapsamında önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Hanehalkı tasarrufları daha yüksek ekonomik büyümede itici bir güce sahiptir. GOÜ'ler yerel yatırım gereksinimlerini finanse edebilmek amacıyla çoğunlukla sermaye ya da uluslararası bir borçluluk şeklinde yabancı tasarruflara bağımlı haldedir. Bu çalışmanın temel amacı, ülkemiz gibi GOÜ'ler için ekonomik ilerlemede önemli bir unsur olan hanehalkı tasarrufunu etkileyen faktörleri belirlemek ve elde edilen bulgularla ilgili karar vericilere politika önerileri sunmak ve eylemlerini belirlemeleri yönünden yol gösterici olmaktır. Çalışmada demografik ve ekonomik faktörlerin tasarrufa etkisini belirleyebilmek amacıyla lojistik regresyon analizi yapılmıştır. Tez çalışmasında Türkiye İstatistik Kurumu Hanehalkı Bütçe Araştırmasının 2019 yılı verileri kullanılmıştır. Analiz sonucunda hanehalkı tasarruflarına etki eden faktörler içerisinde en önemli demografik değişkenlerin yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi olduğu; ekonomik değişkenler içerisinde ise yıllık kullanılabilir gelir, mülk ve araç sahipliği olduğu tespit edilmiştir. Bulguların literatürdeki diğer çalışmalardan farkı ise hanehalkı reislerinin tasarruf tercihleri ile ilgili davranış biçimleri hakkında karar vericilere politika ve faaliyetlerini belirlemeleri açısından yol gösterici fikirler sunulmuştur.

EkonomiEkonomik büyümeHanehalkı tasarruf tercihleri+2
Tuğçe Özkan
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbn Hacer'de tasarruf kavramı (Râvî, musannif ve müstensih)

Hadis tarihi boyunca bilgilerin rivâyet edilmesinde muhaddislerin azami çaba gösterdiği malumdur. Bununla birlikte bilgileri aktaranların ve kendilerine aktarılanların beşer olması hasebiyle rivâyetlerde birtakım değişikliklerin meydana gelmesi kaçınılmaz olmuştur. Rivâyetlerde meydana gelen bu değişikliklerin birçoğu muhaddisler tarafından hadis usûlü kitaplarında tanımlanmıştır. Ancak muhaddisler tarafından çokça kullanılmasına rağmen hadis usûlü literatüründe tanımı yapılmamış olan bazı kavramlar mevcuttur. Tasarruf kavramı da bunlardan birisidir. Bu çalışmada tasarruf kavramının tanımı İbn Hacer el-Askalânî'nin (ö. 852/1449) Fethu'l-Bârî adlı eserindeki kullanımları incelenerek tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tasarruf, Râvî Tasarrufu, Musannif Tasarrufu, Müstensih Tasarrufu, İbn Hacer, Fethu'l-Bârî

HadisKur'an-ı KerimRaviler+3
İsmail Koç
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hanefî mezhebine göre satım akdinde mülkiyetin intikaline ilişkin hükümlerin borçlanma ve tasarruf işlemlerinin birliği ve ayrılığı ilkeleri açısından değerlendirilmesi

Hukuk sistemleri satım akdinde mülkiyetin intikaline ilişkin farklı yaklaşımlar benimsemiştir. Kara Avrupası hukuk çevresinde bu konu, borçlanma ve tasarruf işlemlerinin birliği ve ayrılığı ilkeleri çerçevesinde ele alınmıştır. Fıkıh literatüründe ise belli sınırlılıkları olmakla birlikte yaygın kanaate göre mülkiyetin intikali için satım akdinin kurulması yeterli görülmüş, akde ilave olarak akid konusunun teslim ve tesellümü şart koşulmamıştır. Ancak dikkatli bir şekilde incelendiğinde salt akid ile intikal eden mülkiyetin mahiyeti teslim ve kabz sorasındaki mülkiyetin mahiyeti ile aynı derecede kabul edilmediği görülmektedir. Bu çalışmada, "satım akdinin hükmü" olarak ifade edilen mülkiyetin intikali ve akid sonrasında kabza bağlı olarak mülkiyetin kazandığı mahiyet Hanefî mezhebi özelinde inceleme konusu yapılmıştır. Kabzın mülkiyetin intikaline etkisi, mülkiyetin intikalini engelleyen ve mülkiyeti ortadan kaldıran durumlar yine satım akdinin hükmü bağlamında ele alınmıştır. Klasik fürû-i fıkıh eserleri başta olmak üzere çağdaş İslam hukuku eserlerinden ve modern hukukta konuyla ilgili benzer kavram ve tasniflerden faydalanarak satım akdinin hukukî sonuçlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma neticesinde satım akdinde birlik veya ayrılık ilkelerinden birisinin benimsenmesinin mülkiyetin intikali için öne sürülen şartların esnek ya da katı olmasına doğrudan etki ettiğine ulaşılmıştır. Buradan hareketle modern hukuk sistemlerinde ortaya çıkan ilkelere göre Hanefî hukukçuların bu konudaki görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır.

BorçlanmaHanefilerKabz+7
Abdulhamit Soğukpınar
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Do mobile money savings play a moderating role for financial inclusion in Ghana?

In recent years, financial inclusion has become one of the main concern for policy makers especially in emerging markets across the world. Researchers have expressed different opinions on the most effective way to achieve this goal. In this regard, one tool thus far, that has proven to be effective is mobile money for which African region leads the world. This study investigates the impact of mobile money on the savings behavior of users in Ghana in the light of the Life-Cycle-Hypothesis. Originality: Most studies in this field are based on the Technology Adoption Model (TAM) or its variants. We deviate from this approach to explore specifically the factors that influence the savings behaviour of mobile money users and the extent to which it helps people to save by conducting a questionnaire. To the best of our knowledge, this is the first study of this nature held for a West African country. Findings: The findings of the study reveal that mobile money has significant influence on the savings behavior of users in Ghana. The results also show that demographic attributes such as age, marital status, risk aversion, as well as the availability (access to) of formal financial institutions and products are the major drivers of savings behavior of mobile money users in Ghana. Practical Implications: The findings of the study will be of significant use to policy makers who seek to increase economic growth through financial inclusion. It will also serve as a guide to regulators of financial institutions and mobile network operators to create a fair level playing field to enable more people to reach financial services in a an easier and convenient way. Keywords: Mobile Money; Ghana; Africa; Financial Inclusion; Banking; Mobile Phone

BankingBanking sectorMobile phone+5
Mohammed Andanı Husseın
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Analysis of the precautionary saving motive using income risk as a measure of uncertainty: Evidence from Turkey

The precautionary saving motive is when consumers save money or accumulate more wealth to insure themselves against future income uncertainties or unforeseen events which may lead to any unexpected decrements in their future income (Warneryd, 1999; Keynes, 1936). This thesis aims to investigate the precautionary saving motive of Turkish households. I investigate this issue by constructing a pseudo panel data set from the Turkish Household Budget Survey data between 2011 and 2017. Then, I conduct a cohort-level analysis and explore the relationship between the variance of income growth and saving as well as total net-worth. So I use the variance of income growth as my measure of income risk and apply a pooled OLS regression to determine the impact of income growth variance on saving and total net-worth. The results show a positive impact of the variance of income growth on saving and total net-worth, thereby leading me to conclude that there's a precautionary saving motive among Turkish households.

HouseholdHousehold saving preferencesNet asset value+2
Lamın Dıbba
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel tasarrufun algılanmasına yönelik alan araştırması – İBB örneği

Bu tez 4 bölümden oluşmaktadır. 1. Bölümde; Tasarruf, İsraf, Kurumsal Tasarruf vb. kelimeler irdelenmiş, tezin genel amacına yönelik giriş değerlendirmesinde bulunulmuştır. 2. Bölümde; Çeşitli kurumsal firmalar araştırılmış, uygulamaları incelenmiş, yeni teknolojiler üzerine değerlendirme yapılmıştır. 3. Bölümde; İBB çalışanlarının tasarrufa olan duyarlılığı anket yöntemi ile ölçülmek istenmiştir. 4. Bölümde; Çıkan değerlendirme sonuçlarına ve diğer elde edilen bulgulara göre sonuçlandırılıp görüş bildirilmiştir.

Enerji tasarrufuHanehalkı tasarruf tercihleriKamu örgütleri+7
Yusuf Yıldırım
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ve dünya'da tasarruf finansman şirketlerinin görünümü ve Türkiye için bir SWOT analizi örneği

Bu çalışma tasarrufa dayalı finansman sisteminin Türkiye örnekleri olan Tasarruf Finansman Şirketlerinin (TFŞ) işleyişini incelemek amacıyla yapılmıştır. Tasarrufa dayalı finans sisteminin dünya örnekleri araştırılmış ve TFŞ sistemi ile mukayese edilmiştir. TFŞ sistemini incelemek amacıyla, literatür taraması ile birlikte sistem üzerine saha araştırılması yapılmış, firma yetkilileri ve müşteriler ile yapılan mülakatlar sistemi tanıma fırsatı sunmuştur. Mülakatlarda, sektörde faaliyet gösteren altı firmanın genel merkez ve şube yetkilileri ile çeşitli görüşmeler yapılmıştır. Alınan bilgiler stratejik yönetim alanının en önemli analiz tekniği olan SWOT analizinin bilimsel adımları takip edilerek analiz edilmiştir. Sonuç olarak tasarrufa dayalı finansman piyasası değerlendirilmiştir. Sektörün daha iyi çalışması için yurt dışı örneklerinde görülen olumlu yanlar tavsiye niteliğinde sonuç bölümünde sunulmuştur. Bununla birlikte, tasarrufların enflasyonist piyasalarda zarara uğramaması için firmaların kendi imkanları ile geliştirebilecekleri taslak model önerileri sonuç kısmında yer almaktadır.

Finansman şirketleriSWOT analiziTasarruf+3
Yavuz Yıldırım
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de tasarruf açığının yapay sinir ağları modeli ile analizi

Ülkemizde tasarruf, yatırım ve tasarruf açığının tarihsel süreç içerisindeki değişiminin incelenmesi ve yapay sinir ağları yöntemi ile tasarruf açığını tahmin edecek en iyi mimariyi belirlemek bu tezin ana amacı olarak benimsenmiştir. Bu bağlamda tasarruf açığı yapısal olarak analiz edildi, diğer ekonomik değişkenler ile ilişkisi irdelendi ve tasarruf açığının yapay sinir ağları yöntemi ile tahmin edilebilirliğine yönelik analiz yapıldı. Her ne kadar Yapay sinir ağları birçok problemin çözümü olmamaktadır, ne kadar çok öğrenseler de gene hata yapmaktadırlar. Yapay sinir ağları kendi kararları doğrultusunda davranışlar sergilemektedirler. Bu çalışmada Türkiye'nin tasarruf açığı verilerini tahmin edebilmek için, geçmiş yıllardaki enflasyon oranı, nominal faiz oranı, brüt dış borç stoku, kişi başına düşen GSYH ve kamu harcaması verileriYapay Sinir Ağlarının eğitim verileri olarak kullanılmıştır. MatlabNeural Network toolbox kullanılarak yapay sinir ağları oluşturulmuştur. Matlab ortamında; Network (ysa) tipi: Feedforwardbeckpropogation, Training function (eğitim fonksiyonu): Trainlm (Levenberg-Marquardt), Adaptivelearningfunction (adaptif öğrenme fonksiyonu): Learngdm, Performancefunction (performans fonksiyonu): mse (Mean Squared Error) yapay sinir ağları eğitimi gerçekleştirilmiştir. Eğitilen Yapay sinir ağı ile Türkiye'nin geçmiş yıllar için tasarruf açığı verilerinin tahmini gerçekleştirilmiştir. Eğitimde kullanılmayan verilerin yüksek doğruluklar ile belirlenmesi yapay sinir ağının eğitiminin başarı ile sonuçlandığını göstermektedir.

Ekonomi politikalarıEkonomik değişkenlerTasarruf+4
Zehra Dündar Oğuz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Karâfî'ye göre Hz. Peygamber'in tasarrufları ve haber teorisi

Bu çalışma, Şihâbuddîn el-Karâfî'nin (ö. 684/1285) Hz. Peygamber'in tasarruflarına, fillerine ve haber teorisi bağlamında hadis usûlüne dair görüşlerini incelemektedir. Mısır'da yetişen ve ilmî şahsiyetini burada oluşturan Karâfî, Mâlikî mezhebine mensup olup İslâm hukukuna derin tesirlerde bulunmuş mümtaz bir âlimdir. Çalışmanın ilk bölümünde Karâfî'nin yaşadığı VII./XIII. yüzyılın ilmî ve siyasî şartları ele alınmış; hocalarıyla kurduğu ilişki ve aldığı tedrisatın onun ilmî terbiyesindeki rolü incelenmiştir. Devamında Karâfî'nin şahsiyeti, fıkıh, usûl, kelâm ve aklî ilimlerle geliştirdiği çok yönlü temas çerçevesinde değerlendirilmiş; hadis usûlüne dair yaklaşımının bu zemin üzerinde nasıl teşekkül ettiği gösterilmiştir. Ardından Karâfî'nin Hz. Peygamber'in tasarruflarını yorumlama tarzı ele alınmıştır. Karâfî, Hz. Peygamber'in söz, fiil ve takrirlerini tek bir hüküm kategorisine indirgememiş; bunları tebliğ, fetvâ, kazâ ve imâmet gibi farklı vazifeler bağlamında tasnif ederek her birinin bağlayıcılık derecesini tartışmıştır. Bu tasnif, hadislerin ilmî ve amelî değerini tayinde önemli bir işlev görmüş; sonraki usûlcülere de sağlam bir usûl çerçevesi sunmuştur. Karâfî'nin eserlerinde meseleleri işlerken takip ettiği yöntemin karşılaştırmaya dayalı olduğu görülmektedir. Bu çalışma da onun ilmî üslubuna uygun biçimde, meselenin farklı yönlerini birlikte ele alma gayreti taşımaktadır. Çalışmanın müteakip kısmında Karâfî'nin haber nazariyesi tafsilatlı biçimde incelenmiştir. Mütevâtir ve âhâd haber ayırımına ek olarak literatüre kazandırdığı "münferid haber" kavramı, bu üçlü taksim arasındaki ilmî mertebe farkları, haberin amel bakımından değeri ve râvînin güvenilirliğini tayinde kullandığı ölçüler değerlendirilmiştir. Karâfî, haberin hakikat değeri ile bilgi ifade etme kudreti arasındaki ilişkiyi usûl, mantık ve dil ilimlerinin kaideleri ışığında tahlil etmiş; bu esnada, şerhini yaptığı Fahreddin er-Râzî'yi (ö. 606/1210) birçok noktada tenkit etmiştir. Bu çalışma, Karâfî'nin usûl anlayışını yalnızca nakletmekle yetinmemiş; onu kendi bütünlüğü içerisinde yorumlayıcı bir yaklaşımla yeniden ortaya koymaya çalışmıştır. Böylelikle klasik hadis usûlü mirasının, günümüz ilmî araştırmalarında daha geniş bir nazarî çerçevede değerlendirilmesine katkı sağlanması hedeflenmiştir.

Ahad haberBilgi kullanımıBilimsel bilgi+5
Davut Tekin
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finansal okuryazarlık ve bireysel tasarruf davranışları: Ankara ili örneği

20. yüzyılın üçüncü çeyreğinden başlayarak gelişimini hızlandıran teknoloji ve küreselleşme ile beraber finansallaşma süreci de hız kazanmıştır. Finansal piyasaların çeşitlenmesi ve kapsamının genişlemesi neticesinde, bu alanı iyi kullanabilecek bilgili, davranış ve tutumunu finansal açıdan iyi yöneten bireylerin var olması, bireyin kendi ekonomisi ve aynı zamanda toplum ekonomisi açısından önemli hale gelmiştir. Yatırım ve tasarruf araçlarını bilip, bunları iyi yorumlayan birey alacağı tasarruf kararlarıyla piyasanın şekillenmesine etkide bulunacaktır. Ayrıca, ülke ekonomilerinin gelişip, sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için de bireysel anlamdaki tasarrufların katkısına ihtiyaç duyulduğu yadsınamaz bir gerçektir. Finansal bilgi, tutum, davranışlar ve ayrıca demografik bazı özelliklerin, bireylerin tasarruf etme kararlarında ne denli etkisi olduğu bu noktada önemlidir. Finansal okuryazarlık, bireysel tasarruflara güçlü bir tesirde bulunuyorsa, uygun politika araçlarıyla ve eğitim kanallarıyla bu yönde bir gelişim amaçlanacaktır. Bu kapsamda, çalışmamızdaki temel amaç Türkiye'nin başkenti olan Ankara'da yaşayan vatandaşların demografik özellikleriyle beraber, finansal okuryazarlık bileşenleri olan finansal bilgi, finansal davranış, tutum seviyelerini tespit etmek ayrıca ölçümü yapılan bu faktörlerin, kişilerin sergiledikleri tasarruf davranışları ve kararları üzerinde etkisinin olup olmadığının sonuçlarını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, Ankara'da yaşayan 760 vatandaşa anket uygulaması yapılmış sonuçlar SPSS programında test edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, Ankara ilinde yaşayan vatandaşlar yüksek düzeyde finansal okuryazardır. Bireylerin anket sorularına verdikleri cevaplara göre finansal açıdan bilgi seviyesi ile tasarruf davranışı ve bazı demografik özelliklerarasında ilişkinin anlamlı olduğu ortaya çıkmıştır. Finansal okuryazarlık düzeyi en yüksek segmentte yüksek lisans/doktora mezunu, 25-30 yaş arasında yer alan 1 çocuğu olan insanlar yer almaktadır. Finansal bilgi düzeyi düşük olan, ilköğretim mezunu, evli ve çocuğu olan segmentte yer alan bireyler ise, tasarruf davranışına daha çok önem vermektedir. Buna göre, yüksek finansal bilgi seviyesine sahip kişilerin tasarruf davranışı sergileme konusunda eğitime ihtiyaç duyduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AnkaraFinansal okuryazarlıkHanehalkı tasarruf tercihleri+2
Özgür Öcal
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Somali'de sermaye birikiminin ekonomik büyümeye etkisi

This study examines the consequence of capital accumulation on economic growth in Somalia from 1989 - 2020. To create an economic model and assess the data, econometric methods of the OLS model were utilized. All variables underwent the unit root test, and some of them were discovered not to be stationary in the first difference model, but they are all stationary at the second level. An experiment of the Johnson co-integration hypothesis revealed that there is at least one co-integration between the variables of GDP, gross capital formation, export, saving, and exchange rate. The study set up a strong long-term correlation between Capital Accumulation and Economic Growth in Somalia. The research effort's empirical findings were created on the impact of capital accumulation on the expansion of the Somali economy. A policy recommendation was made such as government should sufficiently mobilize enough and allocate to the real sector for appropriate use and they must shape a good project system that is capable to meet up the demand of domestic and foreign investors.

Exchange rateEconomic growthEconomic effect+7
Aısha Abdullahı Mohamed
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Determinants of household savings behavior in Turkey

This thesis aims to investigate the effects of demographic and socio-economic factors on household savings behavior using a microeconometric technique and to see whether the life cycle hypothesis holds for the household savings behavior in Turkey. Domestic saving and investment play a crucial role in the long run growth of an economy. Developing countries, like Turkey, face significant difficulties in financing their investments, and consequently growth, during a sudden stop or outflow of international capital, which leads to financial crises, as a result of low levels of domestic saving. The dramatic fall in the growth rate of Turkey during the financial crisis of 2008-2009 mostly resulted from outflow of international capital. Turkey regained her growth by new capital inflows after crisis, however the rate has slowed down recently due to improved economic conditions in the U.S. and the Euro zone, which attracts international funds. These events, therefore, emphasized the critical role of domestic saving for the long run growth of Turkish economy. There exist limited number of studies which analyze the determinants of domestic savings in Turkey. Most of them are macro level studies, which analyze the saving behaviors by some macroeconomic indicators. Nevertheless, macroeconomic studies assume a representative household while analyzing the effects of monetary and fiscal factors, which ignores the differences across the household behaviors. Since micro level studies can explain the household savings behavior better via some social, economic, demographic and geographic factors; this study focuses on micro level determinants of household saving, such as age, sex, education level, employment status, marital status, household size and household income. The data drawn from the Household Budget Surveys (HBS) between the years 2003 and 2013, which are published by Turkish Statistical Institute (TurkStat), are analyzed via the instrumental variable quantile regression method, which has been widely used in recent years to estimate the variables like savings which vary across the households and have asymmetrical distribution. This study confers different results from the previous literature, which analyzes the issue at micro-level, as household savings behavior in this study is investigated by taking the dissimilarities among households, who have different levels of saving rate. It is observed that significant determinants of household savings behavior has varied effects on households with different levels of saving rate. Additionally, some variables, which are accepted as the statistically significant determinants of household saving rate by the previous literature, such as education level, household size, can not be identified as significant determinants for some of the saving rate quantiles. It is also concluded that the finding of the life cycle hypothesis, which implies that household saving rate follows a hump-shaped pattern over a life cycle, does not hold for household savings behavior in Turkey. This result most probably stems from the altruism of old-age people and the bequest motive. Moreover, precautionary saving motive does not hold in Turkey with one exception, savings behavior of entrepreneur household heads.

Demographic characteristicsHouseholdSocio-economic factors+2
Gizem Kutlu
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş yargılamasında tasarruf ilkesi

Bu çalışma tarafların dava konusunu belirleme ve yargılamanın kapsamı üzerinde kontrol sahibi olmasını ifade eden tasarruf ilkesinin kapsamı ve bu ilkenin iş yargılamasında uygulama alanını incelemeyi amaçlamaktadır. İlk olarak iş yargılamasının tarafları, iş mahkemeleri ve bu mahkemelerde uygulanan yargılama usulü incelenmiş ve iş yargılamasına hâkim olan temel ilkelere tasarruf ilkesi kapsamında değinilmiştir. İlerleyen bölümlerde, tasarruf ilkesinin yargılamanın başlaması, sürdürülmesi, dava konusu üzerinde tasarruf imkânına sahip olunması ve yargılamanın sona erdirilmesine olan etkileri ele alınmıştır. Bu çerçevede dava konusunun devri, davanın konusuz kalması, yargılamanın taraflarca takip edilmemesi, davanın geri alınması, sulh, kabul ve feragat konularının iş yargılamasında uygulama alanına değinilmiş ve son olarak bu kurumların farklı dava türleri ve özellikle tasarruf ilkesinin sınırlı uygulama alanı olarak hizmet tespit davaları üzerindeki yansımaları incelenmeye çalışılmıştır.

TasarrufTürk iş hukukuİş hukuku+1
Süleyman Burak Gündoğdu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

X, Y ve Z kuşaklarının tasarruf eğilimlerinin ölçülmesi üzerine Ankara ili'nde ankete dayalı bir değerlendirme

Tasarruf, bireylerin gelirlerinin tüketilmeyen ya da harcanmayan kısmı olarak tanımlanabilmektedir. Bu bağlamda; gelir düzeylerinin maksimum, gider düzeylerinin minimum olması durumlarında kişilerin tasarruf eğilimleri de yüksek düzeyde olabilmektedir. Ancak tasarruf eğilimini yalnızca gelir ve gider seviyeleri ile sınırlandırmak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Söz konusu eğilim, içerisinde davranışsal faktörleri ve bireysel olan değişkenleri de barındırmaktadır. Bireylerin, X, Y ve Z kuşakları olarak ayrılması birçok bilimsel araştırma ile desteklenmektedir. Bu bilimsel araştırmalara göre ortak değerler, inançlar, beklentiler ve davranışlara sahip olan bireyler aynı kuşak sınıflandırılmasında yer almaktadır. Dolayısıyla kuşaklar birçok yönden birbirinden ayrılan farklı gruplandırmaların bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. Bu araştırma temel olarak söz konusu olan kuşakların tasarruf eğilimleri konusunda birbirinden farklılık gösterip göstermediğini değerlendirebilmeyi ve incelemeyi konu edinmektedir. Araştırmada kuşaklar arası tasarruf eğiliminin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın ana kütlesini Ankara ilinde ikamet eden bireyler oluşturmaktadır. Belirlenen örneklem büyüklüğü (n= 533) ana kütleyi yeterince temsil eder boyuttadır. Bireylerden konu ile ilgili verilerin toplanabilmesi için araştırmada anket yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analiz edilmesinde ve hipotezlerin test edilmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirliliğini test etmek amaçlı yapılan güvenirlilik analizinden sonra hipotezlerin test edilmesi amacıyla t testi ve anova analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları göstermektedir ki bireylerin kişisel özellikleri ile tasarruf eğilimleri arasında kuşaklara göre anlamlı bir farklılıklar bulunmaktadır. Bununla birlikte bireylerin tercih ettikleri tasarruf aracı türleri ile tasarruf eğilimleri arasında kuşaklara göre bir farklılık bulunmaktadır ve X, Y ve Z kuşakları ile finansal okuryazarlıkları arasında kuşaklara göre bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: X, Y, Z Kuşakları, Tasarruf Eğilimi, Finansal Okuryazarlık, Tasarruf Araçları

AnkaraKuşaklarTasarruf+5
Şule Erkara
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de altın tasarruflarının finansal sistem açısından değerlendirilmesi

Türkiye'de finansal sistem denildiğinde ilk akla bankacılık sektörü gelmektedir. Çünkü finansal sistem büyük oranda bankacılık sektöründen oluşmaktadır. Bu sebeple Türkiye'de altın tasarruflarının finansal sisteme dâhil edilip, kayıt altına alınabilmesi bankacılık sektörünün altın bankacılığına yönelik çalışmaları ve yapılan çalışmaların uygulanmasına destek vermesi ile mümkün olmaktadır. Türkiye'de İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.'nin öncülüğünde başlatılan ve potansiyelinden dolayı dikkat çekilmesi sağlanan altın bankacılığı hakkında değerli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar neticesinde kısıtlı da olsa bir miktar altının ekonomiye kazandırılması sağlanmıştır. Yastıkaltında olduğu tahmin edilen altın tutarının, Türkiye'nin ekonomi bağlamında refahına katkı sağlayacak değerde olması, yeni çalışmaların yapılarak uygulanması ile daha fazla altınının kayıt altına alınması gerekliliğini doğurmuştur. Arzının sınırlı olması, yok olmaması, değerini her koşulda muhafaza edebilmesi, paslanmaması ve tüm dünyada tasarruf sahipleri için "güvenli liman" olarak görülmesi, bu kıymetli metalin yastıkaltından çıkarılıp altın bankacılığı sayesinde değerlendirilerek, ekonomide büyümeyi desteklemesi ve tasarruf sahipleri için de artı gelir sağlaması beklenmektedir. Çalışmada, altının ekonomiye kazandırılmasına yönelik yeni öneriler sunulmuştur. Asıl amacın hurda altına ulaşmak olması ve hurda altına tahmini olarak daha çok kadınların sahip olması, önerilerin hazırlanmasında yol gösterici olmuştur. İnsanların ihtiyaçlarının ve beklentilerinin birbirlerinden farklı olması, herkese tek bir proje ile ulaşmanın çok mümkün olmaması; yaş, cinsiyet, gelir ve bölgesel farklılıkların dikkate alınmasını gerektirmektedir. Bu sebeple çalışmada 5 ayrı öneri hazırlanarak, altın bankacılığına destek olabilmek hedeflenmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Altın Tasarrufu, Altın Bankacılığı, Altın Piyasası.

AltınAltın bankacılığıAltın piyasası+2
Nihal Kızılağıl
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ramsey modeli özelinde etkin büyüme ve tasarruf ilişkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmada normatif büyüme modellerinden Ramsey Büyüme Modeli incelenmiştir. Etkin büyümeyi optimum tüketime dayandıran Ramsey, modelini kurarken dinamik optimizasyon metotlarından faydalanmıştır. Dolayısı ile çalışma dinamik optimizasyon metotlarının teorisini ve iktisadi uygulamasını da içermektedir. Ayrıca Ramsey Büyüme Modeli'ne göre Türkiye etkin iktisadi büyümeye veya denk bir soru olan optimum tüketime ulaşabilmiş midir soruları cevaplanmaktadır. Bu bakımdan kişi başı gayrisafi yurt içi hasıla serisi ile kişi başı özel tüketim nihai harcamaları serisine ait uzun dönemli ilişki zaman serisi analizi teknikleri ile araştırılmıştır. Ayrıca serilerin gelir grubu yüksek ülkeler için standart sapma değerleri ile Türkiye'nin ve aynı gelir grubunda bulunan Malezya'nın standart sapma değerleri karşılaştırılarak optimum tasarruf (tüketim) hakkında bilgi elde edilmiştir.

BüyümeBüyüme modelleriDinamik optimizasyon+7
Rabia Öcal
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiyedeki makroekonomik değişkenlerin bireysel emeklilik tasarruflarına etkisi

İlk çağlardân başlayıp günümüze kadar devam eden korunma, sosyal güvenlik ihtiyacı, ülkeleri insanların mesleki, fizyolojik ve sosyo-ekonomik risklerden dolayı meydana gelebilecek risklerin şiddetini azaltmak ve ortadan kaldırmak için devleti, halkın tamamını güvence altına alacak bir sistem arayışına sokmuştur. Bu gelişmeler ile birlikte özel emeklilik sistemi olan bireysel emeklilik sistemini gündeme gelmiştir. Bireylerin emeklilik dönemlerinde rahat refah bir hayat yaşam isteği, emeklilik gelirlerine ek bir gelir oluşturma gibi nedenler ile sisteme katılım sağlamaktadır. Ülkeler ise kamu üzerinde artan finansal yükün dağıtılması, sermaye kaynağı elde ederek istikrar ve finansal piyasalarda gelişme amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı seçilmiş makroekonomik değişkenlerin bireysel emeklilik tasarruflarına etkisinin incelenmesidir. Bu doğrultuda fon büyüklüğü ve katılımcı sayısı bireysel emeklilik değişkeni olarak alınmış, enflasyon, GSYİH ve faiz oranı makro ekonomik değişken verisi olarak alınmıştır. Çalışmada, 2010-2020 yılları arasındaki çeyrek dönemlik veriler Vektör Otoregresif Modeller (VAR) ile analiz edilmiştir. Çalışmada hem katılımcı sayısı hem fon büyüklükleri üzerinde makroekonik değişkenlerin etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlara göre değişkenler arasında en fazla faiz oranları ve enflasyon oranları bireysel emeklilik katılımcı sayısı ve fon büyüklükleri üzerinde etkili olmaktadır.

Bireysel emeklilikEmeklilik sistemiGranger Nedensellik Testi+7
Bülent Balçin
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Keynes iktisadında Freudyen izler: Tüketim, tasarruf, harcama ve kadın

Keynes'in Genel Teori adlı eserinde savunduğu ve teorilerini duyurma noktasında dile getirmiş olduğu başlıca hipotezinin, "bireylerin karar alma aşamasının temelinde insan psikolojisi bulunmaktadır" şeklinde olduğu söylenebilir. Bu çalışmada ise Keynes'in teorilerinde Freud izinde bir ekonomik değerlendirme yapılmaya çalışılmaktadır. Keynes'in teorisi kendi yaşamı ile birebir örtüşmektedir. Keynes'in oluşturduğu eserler, onun topluma ve iktisada dair görüşleri, kendi yaşadıklarının bir dışavurumudur. Keynes'in "Genel Teori" adlı eseri insan psikolojisini esas alır ve Freud'un analizleri ve bazı temel kavramları üzerine inşa edilmiştir. Keynes'in teorilerinde; tüketim ve tasarruf hane halkının psikolojik durumu, yatırım ise kapitalistin psikolojik durumu ile ilişkilidir. Ayrıca insanın temel güdüleri piyasaya yansımaktadır. Kısacası Keynes'in fikirleri ve bunların yansımaları olan teorileri insan psikolojisine dayanmaktadır. Keynes, Freud'dan Eros-Thanatos çatışmasını devralmıştır. Fakat Keynes iktisadında Eros ve Thanatos bir çatışma halinde değildir. Hatta Eros Thanatos'u aşarak bireyleri ölümsüzlüğe doğru yöneltecektir. Ölümsüzlüğe ulaşmak için an'a odaklanmak ve an'da daha çok tüketmek gerekmektedir. İnsanoğlu ölümü yok saymalıdır. Kapitalist sistemin de doğası ve gelişimi bunu istemektedir. Kapitalist sistemin gelişimi için ölümün hiç düşünülmemesi gerekmektedir. Kapitalizm, ölümün olumsuzlanması üzerine kurulu bir sistemdir. Kapitalist ekonomiyi ayakta tutacak şey, yaşamın ölümden koparılmasıdır. Freud ve Keynes arasındaki bir diğer ortak nokta hayvansal güdüler kavramıdır. Hayvansal güdüler (animal spirits) kavramının kökeni Freud'a dayanmaktadır. Hayvansal güdüler, Freud'un bahsetmiş olduğu teoriler ışığında doğuştan gelen bir içgüdüye dayanmaktadır. Keynes bu içgüdülerin ekonomideki yokluğunda yatırımın da tüketimin de yetersiz olacağını belirtmektedir. Keynes'in analizinde Hayvansal Güdüler, bireylere belirsizlik altında nasıl karar alınabileceğini sağlayan içsel güdü olarak tanımlanmaktadır. Geleceğe yönelik belirsizlik ve beklenti kavramları, hem ekonomide daha önce duyulmamış kavramlar olmaları hem de bu kavramlar üzerinden yapılan analizlerin kriz sonrası ekonomiye çözüm geliştirmedeki etkileri düşünüldüğünde; Keynes'in iktisadi felsefesinin anlaşılmasında merkezi bir öneme sahiptirler. Victorian Dönem'in kadına değer vermeyen tabusu Keynes'in teorilerinde de işlenmektedir. Paraya olan tutkunluğu ve maddi dünyaya hâkim olma isteği ile bilinen Keynes, liberal olduğunu ancak kapitalizmin sosyal düzenini yıkmak yerine sistemi yeniden inşa etmek üzere, harcama özelinde kadınları baz alarak analizlerini sunmuştur. Keynes'in harcama dengesinin sağlanması için yönlendirilmesi gereken ve boş zaman analizini onun üzerinden gerçekleştirdiği aktör kadındır. Bu bağlamda kadınlar Keynes ekonomisinin yapı taşlarından biri olarak görülmektedir. Keynes'in kitle psikolojisi ve ajitasyon yoluyla kadınlar üzerinde teorilerini oluşturduğu belirtilmektedir. Keynes ekonomideki belirsizliğin kökenini bireyde ve bireyin psikolojisinde aramakta ve bu nedenle Genel Teori'de psikoloji biliminden çoğunlukla faydalanmaktadır. Keynes, teorilerinin arkasındaki psikolojik temelleri Freudyen analiz ve kavramlara yaslayarak psikolojiyi ekonomik teorinin merkezine yerleştirmiştir. Keynes düşün hayatında Freudyen kökenlere en çok atıf yapan iktisatçıdır. Özellikle Keynesyen yaklaşımların ana bileşenlerinden biri olan tasarruf paradoksu, yaşam-ölüm analizi, parasal olgular, tüketimde insani duygular çerçevesinde haz ilkesi, hayvansal içgüdüler Freudyen temeller üzerine kuruludur.

Freud, SigmundKadınlarKeynes, John Maynard+4
Cansu Bozdemir
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Money attitude and saving intentions of young adults in Turkey

This study investigated money attitudes and saving intentions (motivation to save) of young adults in Turkey by sampling 640 young adults in Eskisehir using questionnaires. This study delved into the money attitudes and motivations to save among young adults to establish any relationship between them as well as to compare males and females on these subjects. Structural Equation Modelling (SEM) was employed in the data analysis. A statistically significant and positive relationship was found between retention attitude toward money and saving intention, although no statistically significant relationships were found between the power, obsession and anxiety attitudes toward money and saving intention. In all, it can be stated that young adults in Turkey are not very much concerned about money (i.e. do not have obsessive attitude toward money, are not very anxious about money, have no difficulty in spending money, and do not perceive money as a source of power). However, they seem to be motivated to save. On the basis of motivation dimensions, what really motivates young adults in Turkey to save is introjection. That is, young adults feel a sense of pride if they have more money than usual left at the end of the month. According to the findings, power is the most exhibited money attitude by young adults in Turkey toward money. The study has also found interesting distinctions between young adult males and females regarding their attitudes toward money and saving intentions. That is, males are more obsessive and anxious about money and tend to perceive money as a source of power. Females on the other hand are neither obsessive, anxious nor perceive money as a source of power, but they tend to have a retentive attitude toward money and are more motivated to save compared to males. Key Words: Money Attitude, Saving Intentions, Structural Equation Modelling (SEM),Young Adults.

Behavioral intentionEskişehirYoungs+3
Yaw Frimpong Oforı Atta
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Konjonktür dalgalanmaları, tasarruf ve kâr oranları arasındaki ilişki: Teori ve uygulama

İktisat teorisi, A. Smith'in yaşadığı dönemden bu yana ekonomide konjonktür dalgalanmalarının kaynakları ile ilgili görüş birliğine varabilmiş değildir. Konjonktür dalgalanmalarının nedenleri, ekonominin herhangi bir müdahale olmaksızın dengeye gelip-gelmemesine göre açıklanmaktadır. Ana akım iktisat düşüncesinin öncülük ettiği yaklaşıma göre, genişleme ve daralma dönemlerinin ortaya çıkmasında dışsal şoklar (teknoloji ve arz şokları gibi) etkilidir. Keynesyen çizgideki iktisat düşüncesine göre ekonomide görülen dalgalanmaların içsel (toplam talep, yatırım, bölüşüm vb.) nedenleri vardır. Bu tez çalışmasında, OECD ekonomilerinde, 1990-2013 dönemi için, konjonktür dalgalanmalarının ortaya çıkmasında büyük rol oynayan özel sektörün tasarruf ve kâr oranlarının etkileri panel veri yöntemleri kullanılarak araştırılmaktadır. Bulgular; kâr ve bir yıl gecikmesi alınmış tasarruf oranlarının konjonktür dalgalanmaları üzerinde pozitif etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bir başka ifadeyle, tasarruf ve kâr oranlarındaki artış trend düzeyinden yukarı doğru sapmalara neden olmaktadır. Diğer taraftan analizlerde kullanılan; ticari ve finansal açıklık, toplam faktör verimliliği, ileri teknoloji ihracatı, yurt içi kredi hacmi, M2 para arzı, reel döviz kuru ve hükümet harcamaları değişkenlerindeki artışlar trend düzeyinden yukarı (canlanma eğilimi), faiz, enflasyon ve işsizlik oranları ise trend düzeyinden aşağıya doğru (resesyon eğilimi) sapmalara yol açmaktadır. Panel ARDL sonuçları ise tasarruf ve kar oranlarının konjonktür yönlü olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Konjonktür Dalgalanmaları, Konjonktür Teorileri, Tasarruf ve Kâr Oranları, Panel Veri Analizi.

Kar oranlarıKonjonktür dalgalanmalarıPanel veri modelleri+1
Efe Can Kılınç
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Savings rates in Turkey: The prospects for a sustainable growth

The objective of this study is firstly to explain the development process of savings rates and to reveal particularly the reasons for decline in domestic savings in recent years in Turkey. The second objective of the study is to investigate the effect of domestic savings on sustainable economic growth by employing time series analysis over the period 1975-2014. According to results of the study, domestic savings in Turkey remain considerably lower than world average and different income groups. Also, Turkey's economic growth is found to have long run relationship with total domestic savings, private savings and public savings by using vector autoregressive (VAR) approach of Johansen co-integration analysis. In addition, based on the vector error correction model (VECM), it is found that there is a bilateral Granger causality relationship between economic growth and total domestic savings, private savings and public savings in the long-run. In the short-run, main finding based on the VECM is that there is a unilateral Granger causality running from economic growth to total domestic savings, private savings and public savings. It is also seen that impulse response and variance decomposition analyses are consistent with the results based on VECM. Key Words: Sustainable Economic Growth, Vector Autoregressive Model, Johansen Cointegration Test, Vector Error Correction Model, Granger Causality Test

EconomyEconomic growthCointegration+6
Muhammet Daştan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışanların tasarruflarını değerlendirme davranışları kapsamında hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörler: Çorum ili için bir araştırma

Bireylerin tasarruf yapabilmesi ve yaptığı tasarrufları değerlendirmesi yatırımların gerçekleşebilmesi için ön koşuldur. Bireyler tasarruflarını değerlendirirken genellikle finansal yatırım araçlarından döviz, altın, vadeli mevduat hesabı gibi araçları tercih ettikleri, hisse senedini çok fazla tercih etmedikleri söylenebilir. Bu nedenle örgütsel davranış temelinde farklı sektördeki çalışanların hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörlerin araştırılması önem arz etmektedir. Bu bağlamda çalışmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çorum ilinde görev yapan çalışanların tasarruflarını değerlendirme davranışı kapsamında hisse senedi tercihini etkileyen faktörlerin bağımsız örneklem T testi, tek yönlü Anova testi, post-hoc ikişerli karşılaştırma testleri ve lojistik regresyon analiziyle davranışsal finans çerçevesinde belirlenmesi amaçlanmıştır. Analizlerden önce günevirlik, normallik testleriyle faktör analizi uygulanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çorum ilinde görev yapan 551 çalışana 27 soruluk anket uygulanmış, anket verileri SPSS 27.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Bağımsız örneklem T testi ve tek yönlü Anova testi sonuçlarına göre cinsiyet, öğretmenlerin eğitim kademesi, gelir düzeyi, ev sahibi olma durumu, hisse senedine yatırım yapma süresi, portföy büyüklüğü ve finansal eğitim durumuna göre katılımcılar arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Bu testlerde katılımcıların kendine güven yönlü, bilgi yönlü, duygusal ve sosyal yönlü davranışsal eğilimler temelli hisse senedi yatırımlarında farklılık tespit edilmiştir. Lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre erkek çalışanlar ve gelir düzeyindeki artışın hisse senedine yatırım yapma olasılığını arttırdığı belirlenmiştir. Ev sahibi olma, yaş, eğitim ve medeni durumun hisse senedine yatırım yapma olasılığına istatistiksel olarak anlamlı etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Konuyla ilgili çalışmalar değerlendirildiğinde farklı sektörlerde çalışanlar için hisse senedine yapılan yatırımlar davranışsal finans kapsamında araştırılmıştır. Ancak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışanların hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörlerin araştırıldığı ve lojistik regresyon analizi yönteminin kullanıldığı çalışmalara rastlanmamıştır. Bu yönüyle çalışmanın yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Davranışsal finansHisse senetleriLojistik regresyon analizi+7
Resul Şen
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küçük sanayi işletmelerinde finansal okuryazarlık üzerine bir araştırma: Kütahya ili örneği

Bireylerin değişen ve gelişen mevcut sosyoekonomik şartlarında, kullanılabilir finansal ürün ve hizmetlerin artışı ile bu yelpazenin çeşitliliğini ve karmaşık olan durumu kontrol altına alabilmek ve yaşamı sürdürebilmek için finansal okuryazarlık yeteneklerini ilerletmeleri gerekliliği bir zorunluluk halini almıştır. Finansal okuryazarlık yeteneklerine sahip olmak; finansal sıkıntıları öngörerek gidermek ve gönenç içerisinde bir yaşamı sürdürülebilir kılmak açısından önem arz etmektedir. Bu araştırmada finansal okuryazarlık kavramı, gerekliliği ve önemi, Türkiye ve dünyada finansal okuryazarlık çalışmaları, sanayi, sanayi bölge çeşitleri araştırılarak yazılmıştır. Finansal okuryazarlık ve sanayi kavramlarının önemleri insanlığa ve bireylere olan katkıları anlatılmıştır. Çalışma kapsamında araştırma evreni olarak Kütahya Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Küçük Sanayi işletmeleri seçilmiş ve kolayda örnekleme yöntemi ile esnaflar ziyaret edilerek anket çalışması yapılmıştır. Çalışma kapsamında 208 katılımcıya ulaşılmıştır. Çalışmada katılımcıların finansal kavram bilgisi, finansal araç bilgisi ve finansal okuryazarlık düzeyi ölçülerek kullanılan demografik ve finansal bazı varyasyonlara göre değişip değişmediği Bağımsız T testi ve Tek yön varyans (ANOVA) yöntemi ile belirlenmiştir. İşçi/çalışanları için teşvik kullananların, bir sonraki yıl için bütçe hazırlayanların finansal kavram bilgisi, finansal araç bilgisi ve finansal okuryazarlık düzeylerinin anlamlı düzeyde daha yüksekken Şahıs işletmesi sahiplerinin ve Teşvikler Hakkında Bilgi Kaynağının ailesi olduğunu ifade edenlerin anlamlı düzeyde daha düşük bir seviyede seyrettiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Finans, Finansal Araçlar, Finansal Kavramlar, Finansal Okuryazarlık, Sanayi

FinansFinansal araçlarFinansal farkındalık+6
Muhammed Mustafa Erdem
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00

İlgili konular