Sınıf içi davranışlar

Bu konu başlığı altında 81 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meslekte yeni olan ilkokul öğretmenlerinin sınıfta düzeni yeniden sağlamaya ilişkin uygulamaları

Bu araştırmada meslekte yeni olan ilkokul öğretmenlerinin sınıf yönetiminin düzeni yeniden sağlama boyutuna ilişkin deneyimlerini ve uygulamalarını betimlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda amaçlı örnekleme çerçevesinde ölçüt örneklem türü kullanılarak 2016-2017 eğitim öğretim yılında Muş ili merkezinde bulunan bir ilkokulda görev yapan üç yıl ya da daha az deneyime sahip dokuz ilkokul öğretmenine ulaşılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı kullanılmış ve nitel araştırma türlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseninden yararlanılmıştır. Veriler yüz yüze görüşmeler ve gözlemler yoluyla toplanmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Gözlem sürecinde ise katılımcılar, araştırmacı tarafından katılımcı olmayan gözlemci rolüyle sınıf ortamlarında gözlemlenmiş ve gözlem formuna notlar alınmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin fiziksel ve öğretimsel düzen görüşlerinin yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca her öğretmenin sınıfında istenmeyen davranışların sıklıkla görüldüğü ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin düzeni yeniden sağlamaya yönelik en çok "aile ile iletişim kurma", en az "soru sorma, bireysel görüşme, farklı etkinlik yaptırma, rehberlik servisine yönlendirme, kuralları hatırlatma" gibi uygulamalarda bulundukları belirlenmiştir. Araştırmada öne çıkan sonuçlardan biri, fiziksel cezaların öğretmenler tarafından kullanılmadığının görülmüş olmasıdır. Sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda düzeni yeniden sağlamaya yönelik uygulamalarının belirlenmesinde "meslekte geçirilen toplam süre/mesleki deneyimin" etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

DüzenMesleki uygulamaSınıf+5
Şeyma Aydın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretmenlerinin sınıf yönetimi eğilimleri (İstanbul ili Beylikdüzü ilçesi örneği)

Bu araştırmada İstanbul ili Beylikdüzü ilçesinde görev yapan matematik öğretmenlerinin kendi algılarına dayanarak sınıf yönetimi konusundaki eğilimlerini saptamak amaçlanmıştır. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın evrenini 2014–2015 eğitim öğretim yılında İstanbul İli Beylikdüzü İlçesi'nde görev yapan 199 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Evrendeki öğretmen sayısı az olduğundan Beylikdüzü İlçesi'nde görev yapan tüm matematik öğretmenlerine anket uygulanmıştır. Daha güvenilir verilerin elde edilmesi için örneklem alma yoluna gidilmemiş "kendini örnekleyen evren" çalışılan evren olarak kabul edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Sivri (2012) tarafından geliştirilen "Sınıf Yönetimi Eğilimleri Anketi" kullanılmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğretmenlerin demografik özelliklerinin yer aldığı 5 sorudan oluşan Bilgi Formu (cinsiyet, mesleki deneyim, okul kademesi, sınıf mevcudu, mezun olunan fakülte türü), ikincisi ise "Sınıf Yönetimi Eğilimleri Anketi'dir. Anket ile elde edilen ham veriler SPSS (Stattiscal For Social Sciences) Statistics 15.0 paket programına girilmiş ve istatistiksel çözümlemeler bu program yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Verilerin çözümlenmesi aşamasında araştırmanın amaçları doğrultusunda betimsel istatistikler için frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma, ortalamaların bağımsız değişkenlere göre karşılaştırılması için bağımsız grup t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda cinsiyet değişkenine göre plan program etkinlikleri, sınıfın fiziki yapısının düzenlenmesi, zaman yönetimi, davranış yönetimi etkinliklerinde kadın ve erkek öğretmenlerin ortak eğilimlere sahip oldukları tespit edilmiştir. Kıdem yılı değişkenine göre kıdemli öğretmenlerin sınıf yönetimi boyutlarının hepsinde kendilerini daha yeterli algıladıkları tespit edilmiştir.Okul türü, sınıf mevcudu ve öğretmenlerin mezun oldukları okul değişkenine göre sınıf yönetimi eğilimlerinde bir farklılık bulunmamıştır.

Eğitim yönetimiMatematikMatematik eğitimi+5
Birol Cengiz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi çocuklarda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu belirtilerinin, davranışsal, sosyal problemler, aile işlevselliği ve ebeveyn tutumları ile ilişkilerinin incelenmesi

Problemin tanımı: Bu araştırmanın amacı DEHB belirtileri gösteren 4-6 yaş aralığındaki çocukların sosyal, davranışsal problemlerini tespit etmek, aile işlevselliklerini ve ebeveynlerinin tutumlarını incelemektir. Yöntem: Katılımcılar, İstanbul Kadıköy ilçesinde yer alan 2016-2017 yılları arasında anaokullarına devam eden 4-6 yaş aralığındaki öğrencilerin ebeveynlerinden ve öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmaya toplam 92 ebeveyn ve 14 öğretmen katılmıştır. Araştırılması amaçlanan bilgiler Sosyodemografik Form, DSM-V Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Formu, Conners Ebeveyn Değerlendirme Ölçeği, Aile Değerlendirme Ölçeği ve Ebeveyn Tutumları Ölçeği ile elde edilmiştir. Bulgular: Conners Ebeveyn Değerlendirme Ölçeğinin analizi sonucunda DEHB belirtileri gösteren çocukların sosyal problemler, kaygı, karşı gelme, duygusal değişkenlik, mükemmeliyetçilik ve psikosomatik belirtileri, DEHB belirtileri göstermeyen çocuklara oranla daha fazla yaşadıkları tespit edilmiştir. Aile Değerlendirme Ölçeği sonucunda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu belirtileri gösteren çocukların ailelerinde iletişim, duygusal tepki verebilme, davranış kontrolü ve genel işlevler alanlarında sağlıksız işlevsellikleri olduğu görülmüştür. Ebeveyn tutumları açısından bakıldığında ise DEHB belirtileri gösteren çocukların ebeveynlerinin otoriter ve aşırı hoşgörülü tutumu daha fazla sergilediği görülmüştür. Sonuç: Araştırmanın alanyazınına katkısı DEHB olan çocukların ilkokulda yaşayabilecekleri problemlerin önlenmesi yada en aza indirilmesinin okul öncesi dönemde çocukların DEHB belirti düzeylerinin değerlendirilmesi ile sağlanabileceğinin önemini vurgulamaktır. Okul öncesi dönemde DEHB belirtileri gösteren çocukların davranışsal ve sosyal anlamda belirti göstermeyen çocuklardan farklılaşması ayrıca çocukların ebeveynlerinin tutumlarının farklı olması 4-6 yaş aralığında alınacak önemlemlerin önemini göstermektedir. Aile işlevselliği ve bahsedilen diğer alanlardaki problemlerin boyutları büyümeden önemlemler alınması çocuk için olumlu değişimler sağlayacaktır. Bu araştırma ile okul öncesi dönemin ileriki yaşların yordayıcısı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, okul öncesi dönem, çocukluk çağı, aile işlevselliği, ebeveyn tutumları

Aile içi ilişkilerAile işlevleriAna-çocuk ilişkisi+7
Beril Börekçi
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ters yüz sınıf modelinin ortaöğretim düzeyinde uygulanabilirliğinin öğretmen algılarına göre incelenmesi

Ters yüz sınıf modeli günümüz eğitim sisteminde önem kazanan yapılandırmacı yaklaşımla farklı öğretim stratejilerinin geliştirilmesinde önemli bir hale gelmiştir. Ters yüz edilmiş sınıfların eğitimde kullanımının avantaj ve dezavantajlarının araştırıldığı, ters yüz öğrenme uygulamalarını içeren örneklerin sunulduğu çalışmalara alanyazında rastlamak mümkündür. Ayrıca öğrenci ters yüz öğrenme hazırbulunuşluk düzeyinin belirlenmesine yönelik ölçek uyarlama çalışması örneği de Türkçe alanyazında yer almaktadır. Fakat ters yüz öğrenme modelinin farklı öğretim kademelerinde ne derece uygulanabilir olduğunu belirlemeye yönelik çalışmaya rastlanmamıştır. Bu tez çalışmasında ters yüz öğrenme modelinin ortaöğretimde uygulanabilirliğinin öğretmenlerin yaş, cinsiyet, branş, teknoloji okuryazarlığı düzeyleri, teknoloji kullanabilme yeterlilikleri, hitap ettiği hedef kitlenin özelikleri, öğretmenlerin çalıştıkları okulun özellikleri gibi değişkenlere göre incelenmiştir. Betimsel tarama modelinde yürütülmüş olan bu çalışma araştırmanın çalışma grubunu Van İli İpekyolu, Edremit ve Tuşba ilçelerindeki MEB ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilen dört adet ölçek formu ile nicel veriler toplanmıştır. Yapılan alanyazın taramasında çalışmanın amacına uygun ölçme ve değerlendirme aracına rastlanmadığından ölçeklerin geliştirilmesinde ölçek geliştirme süreci uygulanmıştır. Hazırlanan bu ölçekler çalışma grubundaki öğretmenlere uygulanmıştır. Nicel verilerin analiz işlemleri SPSS programında gerçekleştirilmiştir. Bulguların sunulması ve sonuçların değerlendirilmesi araştırma problemleri doğrultusunda ölçek özellikleri dikkate alınarak yapılmıştır.

Eğitim sistemiMesleki yeterlilikOrtaöğretim kurumları+6
Eren Erensayın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algıları ve bir ölçek geliştirme çalışması

Araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algılarını belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmek ve bu kapsamda okul öncesi öğretmenlerinin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algılarını belirlemektir. Çalışma okul öncesi öğretmenlerinin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algılarının belirlenmesine yönelik ölçüm aracı geliştirilmesi açısından metodolojik, öğretmenlerin toplumsal cinsiyete yönelik sınıf içi algılarının belirlenmesi açısından da tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray, illerinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yer alan bağımsız anaokullarında, ilkokullar bünyesindeki anasınıflarında ve ortaokullar bünyesindeki anasınıflarında çalışan toplam 493 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Ölçeğin faktör yapısını ortaya çıkarmak için verilerin analizinde SPSS 23 ve AMOS paket programından yararlanılmıştır. Ölçeğin 4 alt boyuttan ve 42 maddeden oluştuğu, Cronbach Alpha, Guttman-Split Half ve Spearman-Brown testleri yapılarak hesaplanan güvenirlik katsayılarının bütün alt boyutlar için .70'den büyük olduğu görülmüştür. AMOS programı yardımıyla doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve iyilik uyum endeksleri 4 faktörlü ve 42 maddeden oluşan yapıyı doğrulamıştır. Elde edilen ölçek formu bir öğretmen grubuna uygulanarak algıları belirlenmiştir. Öğretmenlerin mesleki kıdemlerine ve konu ile ilgili faaliyete katılmalarına göre sınıf içi toplumsal cinsiyet algılarının değiştiği, sınıflardaki kız ve erkek çocuk sayılarına göre algılarının değişmediği belirlenmiştir.

Okul öncesi dönemOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+6
Seçil Yıldız
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zihin özürlü çocuklarla çalışan özel eğitim öğretmenlerinin sınıflarında karşılaştıkları problem davranışlarla ilgili görüş ve önerileri

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARLA ÇALIŞAN ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİNİN SINIFLARINDA KARŞILAŞTIKLARI PROBLEM DAVRANIŞLARLA İLGİLİ GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİ Çimen ACAR Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ağustos 2000 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Sema BATU Bu araştırmanın genel amacı, Eskişehir İlinde bulunan ve zihin özürlü öğrencilerle çalışan özel eğitim öğretmenleri ile özel eğitim alanında hizmet-içi eğitim almış öğretmenlerin sınıflarında karşılaştıkları problem davranışlar ve bu problem davranışların çözümüne yönelik gerçekleştirdikleri çalışmalarla ilgili görüş ve önerilerini belirlemektir. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmış ve 23 öğretmen ile yan-yapılandınlmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda elde edilen veriler niceliksel olarak analiz edilmiştir. Bulgulara göre öğretmenler genelde problem davranışı; normal olmayan, öğrencinin kendisine ve çevresine zarar veren, öğretimi aksatan davranışlar olarak tanımlamışlardır. Öğretmenler sınıflarında en sık, parmak kaldırmadan konuşma, arkadaşlarını rahatsız etme, sınıfta gezinme, verilen etkinliği tamamlamama gibi problem davranışlarla karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler bu problem davranışların çözümüne ilişkin; pekiştireç ve ödüller, sözel olarak uyarma, görmezden gelme ve ceza yöntemlerini kullandıklarını belirtirken; ayrıca, problem davranış gösteren öğrencinin sınıf arkadaşlarının yanında azarlanması ve o öğrenciye karşı diğer sınıf arkadaşlarının olumsuz tavır almalarının sağlanması gibi yöntemlerde kullandıklarını belirtmişlerdir. Bulgular, öğretmenlerin diğer meslektaşlarına, sınıflarında karşılaştıkları problem davranışların çözümüne yönelik pek çok öneride bulunduklarını da göstermiştir. Öneriler arasında en belirgin olanları, öğretmenlerin öğrenci için en uygun davranış değiştirme yöntemini seçerek, tutarlı ve sistemli bir şekilde uygulamaları ve ceza uygulamasına yer vermekten de kaçınmaları gerektiği, dersleri öğrencilerin seviyelerine uygun işleyerek diğer okul personeli ile de fikir alış verişinde bulunmalarıdır.

Sınıf içi davranışlarZihinsel engelli çocuklarÖzel eğitim+3
Çimen Acar
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitilebilir zihin özürlü çocukların sınıf içi uygun davranışlarının arttırılmasında sembol pekiştirmenin etkililiği

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU EĞİTİLEBİLİR ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN SINIF İÇİ UYGUN DAVRANIŞLARININ ARTIRILMASINDA SEMBOL PEKİŞTİRMENİN ETKİLİLİĞİ Gazi ACAR Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ağustos 2000 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Sezgin VURAN Bu araştırmanın genel amacı, zihin özürlü çocuklarda sınıf içi uygun davranışların (parmak kaldırarak konuşma, soru sorulduğunda uygun şekilde cevap verme ve yerinde düzgün oturma) artırılmasında sembol pekiştirme sisteminin etkililiğini belirlemektir. Araştırmanın deneklerini Avukat Lütfü Ergökmen Meslek Okulu ve Mesleki Eğitim Merkezi 8/C sınıfına devam eden 1 1 öğrenciden dördü oluşturmuştur. Araştırmada, tek denekli araştırma yöntemlerinden davranışlar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Hedef davranışlar olay kaydı ve anlık zaman örneklemi kaydı tutularak kayıt edilmiştir. Deney sürecinde önce, hedef davranışların başlama düzeyine ilişkin veriler toplanmış ve uygulama evresinde bağımlı değişkenlere sembol pekiştirme sistemi uygulanmıştır. Araştırma verileri grafiksel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, sembol pekiştirme sistemi dört denekte de sınıf içi uygun davranışlar olan parmak kaldırarak konuşma, soru sorulduğunda uygun şekilde cevap verme ve yerinde düzgün oturma davranışlarında başlama düzeyi verilerine göre belirgin artışlara yol açmıştır. Bu sonuçlar, sembol pekiştirme sisteminin sınıf içi uygun davranışların artırılmasında etkili olduğu izlenimini vermektedir. Ayrıca, sonuçlar izleme sürecinde de bu etkililiğin bir ölçüde devam ettiğini göstermektedir.

SembollerSınıf içi davranışlarZihinsel engelli çocuklar+1
Gazi Acar
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıfta motivasyon-İki öğretmenin sınıf içinde motivasyon değişkenlerini dikkate alma davranışlarının betimlenmesi

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU SINIFTA MOTİVASYON (İki Öğretmenin Sınıf İçinde Motivasyon Değişkenlerini Dikkate Alma Davranışlarının Betimlenmesi) Müyesser CEYLAN Eğitim Bilimleri (Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Mart 2003 Danışman: Prof. Dr. Coşkun BAYRAK Bu araştırma ile ilköğretim ikinci kademedeki öğrencilerin öğrenmeye yönelik motivasyonlarını etkileyen öğretmen rolleri, sınıfın örgütlenmesi, sınıfın etkileşim düzeni ve sınıf iklimi gibi değişkenlerin öğretmenler tarafından sınıf içinde ne derece dikkate alındığının belirlenmesi amaçlanmıştır Bu araştırma nitel araştırma yönteminden gözlem tekniğine göre desenlenmiştir. Veriler, 2001-2002 eğitim-öğretim yılı Bahar Döneminde Eskişehir il merkezine bağlı bir İlköğretim Okulunda görev yapan Türkçe ve İngilizce öğretmenlerinin sınıf içinde gözlenmesiyle toplanmış ve gözleme dayalı betimsel yönteme göre çözümlenmiştir. Betimsel yöntemin katılmışız gözlem tekniği uygulanmıştır. Veriler, odyoteyp, saha notları, görüşmeler ve araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem kontrol formu ile toplanmıştır. Toplanan veriler, etkileşim analizine dayalı çözümlenmiş ve betimsel istatistik teknikleri ile desteklenerek, Türkçe ve İngilizce öğretmenlerinin sınıf içinde sergiledikleri davranışlarının sayısallaştırılması yoluna gidilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre İngilizce öğretmeninin öğrencileri azarlama, küfür etme ve alay etme gibi olumsuz davranışlar sergilediği ve dolayısıyla olumsuz sınıf iklimi yarattığı, rehberlik ve danışmanlık, bilgi kaynağı, yöntem ve teknik veIll düzen sağlayıcılık gibi öğretmen rollerini Türkçe öğretmenine göre daha az sıklıkta yerine getirdiği saptanmıştır. Sınıfın örgütlenmesinde İngilizce öğretmeninin davranışlarının, Türkçe öğretmenine göre daha az sayıda olduğu saptanmıştır. Türkçe öğretmeninin olumlu bir sınıf iklimi yarattığı ancak öğretmen rollerini ve sınıfın örgütlenmesi değişkenlerini ileri düzeyde dikkate almadığı belirlenmiştir. Her iki öğretmeninin de motivasyon yaklaşım ve modellerine ilişkin bilgilerinin yetersiz olduğundan dolayı, motivasyon değişkenlerini etkili bir şekilde dikkate almadıkları sonucuna varılmıştır.

MotivasyonSınıf içi davranışlarSınıf yönetimi+4
Müyesser Ceylan
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anaokullarında örgüt iklimi ile öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Malatya ili örneği

Bu araştırma, resmi bağımsız anaokullarında çalışan okulöncesi öğretmenlerinin okullarının örgüt iklimine ilişkin algıları ile sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezinde bulunan 15 bağımsız anaokulundan 102 öğretmenle çalışılmıştır. Öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu?, öğretmenlerin örgüt iklimi algılarını belirlemek amacıyla ?Örgütsel İklimi Betimleme Anketi? ve öğretmenlerin sınıf yönetimi algılarını belirlemek amacıyla ?Sınıf Yönetimi Beceri Düzeyi Ölçeği? kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 17.0 programı kullanılmış, frekans, yüzde, Cluster analizi, Pearson korelasyon katsayısı ve Regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğretmen algılarına göre çalışılan 15 okuldan 5 okulun iklim tipi ?Açık?, 2 okulun iklim tipi ?İlgili?, 3 okulun iklim tipi ?İlgisiz? ve 5 okulun iklim tipi ?Kapalı? olarak belirlenmiştir. Örgüt ikliminin alt boyutları ile öğretmenlerin cinsiyeti, yaşı, öğrenim düzeyi, öğretmenlikte çalışma süresi, bulunduğu okulda çalışma süresi ve günlük çalışma süresi arasında anlamlı bir fark bulunmazken, çalışılan yaş grubu ile örgüt ikliminin ?Mesleki Dayanışma? alt boyutu arasında, çalışılan yaş grubu ve çalışılan çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Samimi? alt boyutu arasında pozitif yönde, çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Destekleme? alt boyutu arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre büyük bir çoğunluğunun yeterli düzeyde sınıf yönetimi becerilerine sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin demografik özellikleri ile öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Öğretmenlerin algılarına göre örgüt ikliminin ?Yakından Kontrol?, ?Engelleme? ve ?İlgisiz?alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, örgüt ikliminin ?Destekleme?, ?Mesleki Dayanışma? ve ?Samimi? alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Öğretmenler tarafından alğılanan örgüt ikliminin, öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerilerine etkisine ilişkin yapılan Regresyon analizi sonucunda istatstiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır.

AnaokullarıMalatyaOkul öncesi eğitim+8
İmray Nur
İnönü University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerin aldıkları STEM eğitimine ilişkin düşünceleri ve sınıf içi uygulamalarının incelenmesi

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİN ALDIKLARI STEM EĞİTİMİNE İLİŞKİN DÜŞÜNCELERİ VE SINIF İÇİ UYGULAMALAMALARININ İNCELENMESİ Bu araştırmanın amacı STEM eğitimi alan okul öncesi öğretmenlerin STEM eğitimine ilişkin düşüncelerini araştırmak ve uygulamaları hakkında ayrıntılı incelemeler yapmaktır. Nitel araştırma türünde tasarlanan bu araştırmanın çalışma grubunu Kütahya ilinde 2017-2018 öğretim yılı bahar dönemi Millî Eğitim Bakanlığı okul öncesi kurumlarında görev yapmakta olan ve Milli Eğitim Müdürlüğünün STEM eğitimi almış on okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme verileri içerik analiz yöntemine, gözlem verileri betimsel analiz yöntemine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, STEM eğitimi alan okul öncesi öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik pozitif bir tutuma sahip olmalarına rağmen mühendislik ve fen alanında uygulamada zorluklar yaşadıkları, okul öncesi eğitim kurumlarının STEM'e yönelik teknik ve fiziki kapasitelerinin uygun olmadığı, etkinlikleri uygulama süresinin yetersiz olduğu saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenlere STEM becerileri kazandırabilmek için STEM'in tüm boyutlarında ayrı ayrı zengin deneyimler kazandırılabilir. Fen teknoloji matematik ve mühendisliği ayrı ayrı deneyimleyip ardından nasıl birleştirileceği hakkında çeşitli örneklerle uygulama ortamları hazırlanabilir. Eğitim alan okul öncesi öğretmenleri belirli aralıklarda uzman eğitimciler tarafından yeni eğitimlerle desteklenebilir. Anahtar kelimeler: Okul öncesi, Okul Öncesi Öğretmeni, STEM Eğitimi, STEM Yaklaşımı,

Okul öncesi dönemOkul öncesi eğitimSTEM eğitim yöntemi+3
Şule Karamete Gözcü
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin sınıf içi olumsuz davranışları ve öğretmen tepkileri

Ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar disiplin ve sınıf yönetimi konularını yakından ilgilendirmektedir. Bu davranıslar karsısında ögretmenlerin gösterdikleri tepkiler de ögretmen yetistirme düzeni ile yakından ilgilidir. lkögretim birinci kademesinde ögretmeler üzerinde yapılan bu arastırmada, ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar incelenmis ve yıllar içerisinde nasıl bir seyir gösterdikleri degerlendirilmeye çalısılmıstır. Aynı inceleme ve degerlendirme ögretmenlerin bu davranıslar karsısında verdikleri tepkiler açısından da yapılmıstır. Ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içindeki olumsuz davranısları ve bunlara ögretmenlerin gösterdikleri tepkilerin ögretmenlerin bazı seçilmis demografik özellikleri karsısında farklılıklar gösterdigi sonucuna varılmıstır. Arastırmada ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içinde yıllar içerisinde giderek daha az düzeyde olumsuz davranıs göstermeleri ile kendilerinin de bunlara giderek daha az düzeyde tepki verdikleri bulgulanmıstır. Diger bir ifade ile ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar ve bunlar karsısında kendilerinin verdikleri tepkiler arasında yıllara yayılan büyük bir tutarlılık belirlenmistir.

DavranışDisiplinEğitim+6
Filiz Döker
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğrencilerinin sınıfa bağlılığında öğretmenin etkisi

Eğitim öğretim ortamını oluşturan öğeler, öğretmen, öğrenci, arkadaş grupları, okul idaresi, aile ve teknolojik donanımdır. Bu etkenlerin öğrencinin sınıf içi bağlılık düzeyine etkileri farklı boyutlarda olmakla birlikte öğretmen-öğrenci ilişkisinin diğer ilişki türlerine göre eğitimin niteliği üzerinde daha büyük bir etki yarattığı bilinen bir gerçektir. Sınıfta etkili bir öğretmen-öğrenci ilişkisini geliştirmek için öğretmenlerin öğrencilerin akademik gereksinimlerinin karşılanmasının ötesinde onların sosyal, duyuşsal ve davranışsal sorunları ile de ilgilendiği ortamlar öğrencilerin bilgiyi, beceriyi ve istendik davranışları edinebilmeleri için en uygun ortamlardır ve bu tür ortamlarda öğrencinin sırasıyla sınıfa ve okula bağlanması ve yine sırasıyla sınıf, okul ve eğitim hakkında olumlu şeyler hissetme, bu ortamlara ait olma duygusu gelişecektir. Çok sayıda çalışmada öğretmenlerle kurulan olumlu ilişkilerin öğrenciler açısından akademik başarıyla,motivasyonla, akademik öz-yeterlilikle ve öğrencilerin iyi oluşları ile pozitif ilişkisi ortaya koyulmuştur. Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin sınıfa bağlılığında öğretmenin etkisini incelemek üzere 1 Ocak 2014 ile 30 Aralık 2014 tarihleri arasında İstanbul ili Ümraniye ilçesinden seçilen özel ve devlet ortaokullarının 6., 7. ve 8. sınıflarında okuyan 419 öğrenciye anket uygulanmıştır. Çalışmamızın sonucunda hem devlet hem de özel okulda öğretmen-öğrenci arasında demokratik ilişkilerin hakim olduğu ancak sınıfın düzeni ile ilgili otoriter yapıların da olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Öğrenci, Sınıf, Öğretmen Öğrenci İlişkisi, Bağlılık

BağlılıkOrtaokul öğrencileriOrtaokul öğretmenleri+3
Filiz Özdemir
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında ikinci kademe öğrencilerinin sınıf kurallarını benimseme düzeyi

Bu çalışma ilköğretim ikinci kademede öğrenim gören öğrencilerin sınıf kurallarını benimseme düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır.. Araştırmanın çalışma evreni 2008-2009 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasındaki ilköğretim okulları ikinci kademede öğrenim gören öğrenciler, araştırmanın örneklemini ise, İstanbul ili; Bakırköy, Güngören ve Bağcılar İlçe Mili Eğitim Müdürlüklerine bağlı ve araştırmaya tesadüfî olarak katılan ilköğretim okullarında ikinci kademede öğrenim gören 356 öğrenci oluşturmaktadır.Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen 30 maddeli Likert tipi dörtlü bir ölçek kullanılmıştır. İlköğretim okulu ikinci kademede öğrenim gören öğrencilere uygulanan anketlerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamına girilmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS Windows-10 istatistik paket programı kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS paket programı yardımı ile istatistikî işlemlere tabi tutulmuş ve tablo haline getirilmiştir.Araştırma kapsamındaki ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin, ?İlköğretim Okullarında İkinci Kademe Öğrencilerinin Sınıf Kurallarını Benimseme Düzeyi?ne yönelik ifadelere verdikleri cevapların toplam aritmetik ortalamasının ise X= 2,80 ?Katılıyorum? düzeyinde olduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Sözcükler : Sınıf Kuralları, İlköğretim 2. Kademe, Benimseme Düzeyi.

KurallarSınıfSınıf içi davranışlar+3
Salih Köktaş
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim öğrencilerinin sınıf içi problem davranışlarının farkına varma düzeyleri

Egitim ögretimin temel amacı, ögrencilerde istendik davranıs degisikligiolusturmaktır. Ancak, ögrencilerde kimi zaman problem davranıslargözlenebilmektedir. Ögrencierin problem davranısları, ögretmeni ve sınıftaki digerögrencileri olumsuz etkileyen, ögrenme ve ögretimin gerçeklesmesine engel olan,ögretmenin zaman ve enerjisinin çogunu bu davranısları düzeltmek için harcamasınaneden olan davranıslardır.Sınıf içi problem davranıslar her sınıf ortamında görülebilir. Her ögretmengirdigi sınıfta az ya da çok bu türden davranıslarla karsılasır. Sınıf yönetimi açısındanögretmenlerin bu davranısları bilmesi ve bu davranıslarla basa çıkacak yöntemlerigelistirmesi gerekir. Ögrencilerin problem davranıslarının farkındalık düzeyleri sınıfyönetiminin önemli boyutlarından biri olarak her geçen gün daha fazla ilgi odagıolmaktadır. lgili arastırmalar incelendiginde bu konuya genellikle ögretmenperspektifinden yaklasıldıgı görülmüstür.Bu arastırma ile ilkögretim 1I. kademe ögrencilerinin sınıf içi problemdavranıslarının farkına varma düzeyleri cinsiyet, yas, okudugu okul ve sınıf düzeyleridegiskenlerine göre ögrenciler arasında anlamlı farklılık olup olmadıgına bakılmasıamaçlanmıstır.Bu arastırmanın evrenini, 2008 ? 2009 Egitim ? Ögretim yılında, stanbulilindeki ilkögretim okullarında egitim-ögretim gören ögrenciler olusturmaktadır.Arastırmanın örneklemini stanbul ili Bakırköy, Zeytinburnu ve Fatih ilçesinde12 devlet okulu ve 8 özel okulda egitim gören 429 ögrenci olusturmaktadır. Arastırmayakatılanların %55.7 sini kız %44.3 ünü de erkek ögrenciler olusturmaktadır. Ögrencilerin%57,1'i resmi ilkögretim okullarında, kalan %42,9'u ise özel bir ilkögretim kurumundaegitimine devam etmektedir. Arastırmaya katılan ögrencilerin en büyük grubunu %40,1ile 14 yasındaki ögrenciler olusturmaktadır. 11 yasındaki ögrenciler örneklemin%2,3'ünü, 12 yasındaki ögrenciler örneklemin %39,6'sını ve 13 yasındaki ögrencilerörneklemin %17,9'unu olusturmaktadır. Arastırmaya katılan ilkögretim ögrencilerinin%51,5'i 6. Sınıfa, kalan %48,5'i ise 8. Sınıfa devam etmektedir.Arastırma için ?Problem Davranısların Farkına Varma Düzeyleri Anketi?gelistirilmis olup anketin ilk bölümünde ankete katılanların kisisel özellikleri belirlemeküzere arastırmacı tarafından hazırlanan ?Kisisel Bilgi Formu?, ikinci bölümde iselkögretim ögrencilerin sınıf içi problem davranıslarının farkına varma düzeyleriniölçmek için 36 maddeden olusan ?Problem Davranısların Farkına Varma DüzeyleriAnketi?, kullanılmıstır. Arastırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için?SPSS? paket programının 15.0 sürümü kullanılmıs olup, elde edilen bulgular içintablolar olusturulmustur. Veriler aritmetik ortalama, standart sapma, iki faktörlüVaryans Analizi ve Scheffe-F testi ile analiz edilmistir.Arastırmada elde edilen bulgulara göre lkögretim ögrencilerin sınıf içi problemdavranıslarının farkına varma düzeyleri anlamlı farklılık bulunmustur. Yas, okuduguokul ve sınıf düzeyi degiskenlerine göre bakıldıgında da farklılık oldugu saptanmıstır.Arastırmanın sonunda elde edilen bulgular ısıgında öneriler gelistirilmistir.Anahtar Kelimeler Problem Davranıs, Farkına VarmaMart 2009 Ali Rıza SAKARYA

FarkındalıkProblem davranışSınıf içi davranışlar+5
Ali Rıza Sakarya
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta öğretim öğretmenlerinin sınıf yönetimindeki yeterlikleri

Başarılı bir eğitimin ilk adımı, sınıfın bilimsel yöntemlerle yönetilmesidir. Sınıfın iyi yönetilmesi için, sınıfın yöneticisi durumunda olan öğretmenlerin, sınıf yönetimi konusunda bir takım yeterliklere sahip olması gerekir.Öğretmenlerin sahip olması gereken sınıf yönetimi yeterlik alanları kesin olarak sınırlandırılmamakla beraber, bu araştırmada, sınıfın fiziki ortamının düzenlenmesi (yönetimi), program-plan hazırlanması ve uygulanması, zamanın etkili olarak kullanılması, sınıf içi ilişkilerin düzenlenmesi, öğrenci davranışlarının geliştirilmesi ve düzenlenmesi olarak ele alınmıştır.Öğretmenlerde bulunması gereken yukarıdaki alanların yönetimine ilişkin yeterliklerin, öğretmenler tarafından özeleştirileri tespit edilmeye çalışılmıştır.Buna göre, araştırmanın problem cümlesi; "Öğretmenlerin görüşlerine göre, ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlikleri ne düzeydedir?" şeklinde düzenlenmiştir.Bu problem cümlesi için beş alt problem oluşturulmuştur.Bunlar;1-Öğretmenlerin sınıflarındaki fiziki ortamın yönetimine ilişkin yeterlikleri ne düzeydedir?2-Öğretmenlerin program-plan hazırlama ve uygulamadaki yeterlikleri ne düzeydedir?3-Öğretmenlerin sınıf içi ilişkileri düzenlemedeki yeterlikleri ne düzeydedir?4-Öğretmenlerin zamanı etkili kullanmadaki yeterlikleri ne düzeydedir?5-Öğretmenlerin öğrencide davranış geliştirme ve düzenlemedeki yeterlikleri ne düzeydedir? olarak alınmıştır.Öğretmenlerin yetersizliklerinden kaynaklanan, istenmeyen davranışlar ortaya çıkmadan, onların sorumlusu olan koşulların araştırılması ve düzeltilmesi beklenemez. Bu açıdan, bu araştırma, öğretmenlere yeterli ve yetersiz olduklan sınıf yönetimi boyutlarını belirlemede yardımcı olacaktır. Öğretmenler de sınıf yönetimi konusundaki yeterliklerinin ne düzeyde olduğunu öğrenerek, kendilerini geliştirici ve değiştirici önlemleri alacaklardır.Bu araştırmanın sınırlılıkları;1- Bu araştırma, İstanbul ili, Anadolu yakasında görev yapan ortaöğretim öğretmenlerinin görüşleri ile sınırlıdır.2- Araştırma, öğretmenlerin, sınıfın fiziki ortamının yönetimi, program-plan hazırlama ve uygulama, sınıf içi ilişkileri düzenleme, zamanı etkili kullanma, öğrencide davranış geliştirme ve düzenlemedeki yeterlikleri ile sınırlıdır.Bunlann dışında olup, araştırmada yer alan konular, öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterlikleri ile ilgileri ölçüsünde işlenmiştir.3- Bu araştırmada elde edilen bilgiler, anket yoluyla sağlanan verilerle sınırlıdır,biçiminde düzenlenmiştir.Bu çalışmada anketten yararlanarak, öğretmenlerin sınıf yönetimindeki yeterliklerinin, müfettiş görüşlerine göre ne düzeyde bulunduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Böyle bir çalışmada, tarama modellerinden genel tarama modeli kullanılmıştır.Çalışma evreni olarak İstanbul ili, Anadolu yakasında görev yapan ortaöğretim öğretmenleri alınmıştır.Araştırmada, veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket tek bölüm ve 5 alt problemi ölçen 41 sorudan oluşmuştur. Bu sorular, öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerini ölçmektedir.Anket toplam 50 kişiye uygulanmıştır.Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerini belirlemek amacıyla 4'lü ölçek kullanılmıştır. Bunlar, (1) Hiçbir zaman, (2) Bazen, (3) Genellikle, (4) Her zamandır.Anahtar kelimeler: Sınıf yönetimi, ortaöğretim öğretmenleri, öğretmenlerin kendilerini değerlendirmeleri.SonuçÖğretmenler sınıf yönetimi konusunda kendilerini çoğunlukla yeterli görmektedirler. Sınıfın fiziki ortamının yönetimi, program-plan hazırlama ve uygulamada, sınıf içi ilişkileri düzenlemede, zamanı etkili kullanmada ve öğrencide davranış geliştirme ve düzenleme alt problemlerinde bazı sorunlar görülmektedir. Cinsiyete göre farklılaşma durumunda ise; bazı durumlar dışında anlamlı farklılaşma görülmemektedir. Mesleki kıdeme göre farklılaşma durumunda ise; bazı noktalara kıdem yılı daha fazla olan öğretmenlerle kıdem yılı daha düşük olan öğretmenler arasında bazı farklılaşmalar görülmektedir.

Ortaöğretim okullarıSınıf içi davranışlarSınıf yönetimi+2
Erdal Keskin
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulları birinci kademe sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve bu davranışlarla başa etme yöntemleri

Bu araştırma ile ilköğretim okulları birinci kademe sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve baş etme yöntemlerinin araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmada veri toplamak amacıyla 2008 - 2009 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili, Maltepe ilçesinde bulunan 197 sınıf öğretmenine araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve bu davranışlarla baş etme yöntemlerini ölçmek amacıyla Yrd. Doç. Dr. Adem S. TURANLI danışmanlığında Gülay Özbebit (2007) tarafından yürütülen yüksek lisans tezi için geliştirilen ?Sınıfta karşılaştığınız istenmeyen davranışlar ölçeği? ve ?İstenmeyen davranışlara karşı kullanılan baş etme yöntemleri ve bunların kullanım sıklıkları ölçeği? kullanılmıştır.İlköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları, bu davranışlara karşı kullandıkları başa çıkma yöntemleri ve bu yöntemlerin kullanım sıklığının neler olduğu, öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, mezun oldukları okul türü, öğretmenlikte toplam hizmet süreleri, görev yaptıkları kurumda hizmet süreleri değişkenlerine göre incelenmiştir.Toplanan veriler için SPSS (16.0) ( Statistical Packace for the Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. İlköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminde karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve bu davranışlarla baş etme yöntemleri aritmetik ortalama kullanılarak betimlenmiştir. Verilerin çözümlenmesi için tanımlayıcı istatistiksel tekniklerle birlikte, dağılım ve kullanılacak yöntemlerin belirlenmesi aşamasındaki normallik testi için uygulanan Kolmogorov-Smirnov Testi sonuçlarında asymp. Sig. Değerlerinin 0.05'ten küçük çıkması nedeniyle dağılımın normal olmaması sonucuna dayanarak parametrik olmayan Mann Whithney U Testi ve Kruskal Wallis H-Testinden yararlanılmıştır. Karşılaştırmalarda p<0,05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır.

Başa çıkmaEğitim yönetimiSorun+10
Zeynep Keleş
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin yapılandırmacı sınıf ortamlarına yönelik değerlendirmeleri

Son birkaç yıldır Türk Milli Eğitim Sistemi'nde çağın gereği olan ve bireylerin ihtiyaçlarına karşılık verecek şekilde düzenlemelere gidilmiştir. Bu çerçevede, öğretim programlarının çağın gereklerine uygun, bireyin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde değiştirilmesi gündeme gelmiş, bunun sonucu olarak 2005?2006 yılında uygulanmak üzere ilköğretim programları değiştirilmiştir.Bu araştırmada, uygulanmaya başlanan yapılandırmacı programa ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu genel amaç kapsamında elde edilen veriler ayrıca öğretmenlere ilişkin çeşitli değişkenler açısından da karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Tarama modelinde tasarlanan bu araştırmanın verileri, ?Sosyal Yapılandırmacılık ve Aktif Öğrenme Ortamları Ölçeği? kullanılarak toplanmıştır.Araştırmanın uygulanması 2007?2008 öğretim yılı içinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, İstanbul'da ilköğretim okullarında görev yapan 45.981 öğretmenden oluşmaktadır. Ölçme araçları İstanbul ilinin 12 ilçesinde bulunan 21 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 300 öğretmene uygulanmıştır.Araştırmada, öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşıma göre değiştirilen programı, uygulamaya ve programın geneline ilişkin algıları; cinsiyet, yaş, kıdem, en son mezun olunan okul, mezun olunan bölüm değişkenleri açısından ortaya konmuştur. Branşa, cinsiyete, mezun olunan öğretim programına göre algılamada belirgin bir fark olmadığı, kıdeme, yaşa ve eğitim durumuna göre ise anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir.Öğretmenlerin, yapılandırmacı öğrenme ortamları oluşturabilmeleri için okulda gördükleri destek türlerini belirlemek için yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin en çok meslektaşlarından destek gördükleri saptanmıştır. Bu desteği sırasıyla rehberlik desteği, müdür desteği ve veli desteği izlemektedir. Analizler sonucunda araştırmaya katılan öğretmenlerin en az desteği müfettişlerden gördükleri belirlenmiştir.Yapılan çalışma sonuçları, programlarla ilgili daha önceden yapılmış araştırmalarla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı, Öğrenci Merkezli Eğitim, İlköğretim Programı

Sınıf içi davranışlarYapılandırmacı öğretim yöntemiÖğrenme yöntemleri+3
Metin Aydın
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 1.kademede görev yapan öğretmenlerin sınıf kurallarının uygulanması ve değerlendirmesine ilişkin görüşleri

Bu araştırmada ?İlköğretim Okulları 1. Kademe Çalışan Sınıf Öğretmenlerinin Sınıf Kurallarının Uygulanması Ve Değerlendirmesine İlişkin Görüşleri ? başlığı altında öğretmenlerin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırma: birinci bölüm giriş, problem durumu, problem cümlesi, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, sınırlılıklar, sayıtlılar; ikinci bölüm sınıf yönetimi, sınıfta disiplin, sınıf kuralları, yapılan araştırmalar; üçüncü bölüm, araştırma yöntemi, araştırma modeli, evren ve örneklem, verilerin toplanması, verilerin çözümlenmesi; dördüncü bölüm bulgular ve yorum; beşinci bölüm tartışmalar, altıncı bölüm sonuç ve öneriler olmak üzere toplam altı bölüm altında toplanmıştır.Yapılan araştırmalar ve uzman kişilerin görüşlerine başvurulduktan sonra ilköğretim okulları 1. kademede çalışan öğretmenlerin sınıf kurallarının uygulanması ve değerlendirilmesine ilişkin görüşlerini belirlemek amacı ile öğretmenlere uygulanmak üzere, üç bölümden oluşan bir anket hazırlanmış ve bu anket öğretmenlere uygulanmıştır.Bu çalışma ilköğretim birinci kademede görev yapan öğretmenlerin sınıf kurallarını uygulama ve değerlendirmeye ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2009?2010 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Üsküdar İlçesindeki Resmi ilköğretim okulları 1.kademede görev yapan sınıf öğretmenleri, araştırmanın örneklemini ise bu evrenden tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen ilköğretim okullarından, 355 sınıf öğretmeni oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen öğretmenlerin sınıf kurallarının uygulanması ve değerlendirilmesine ilişkin görüşlerianketi kullanılmıştır. Katılımcılara uygulanan anketlerden elde edilen veriler sayısal şekle dönüştürülerek kodlanmış ve bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS Windows-15 istatistik paket programı kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS paket programı yardımı ile istatistikî işlemlere tabi tutulmuş ve tablo haline getirilmiştir.Verilerin çözümlenmesinde; öncelikle tüm bağımsız değişkenler için, tanımlayıcı istatistikler olan frekans (N), yüzde (%), ortalama (X), standart sapma (SS) değerleri ortaya konmuştur. Daha sonra ikili değişkenler arasındaki farklılığı test etmek amacıyla ?İlişkisiz Grup t Testi?, ikiden fazla kategorisi bulunan değişkenler arasındaki farklılığı test etmek için ise ?Tek Yönlü Varyant Analizi? (ANOVA) kullanılmıştır. ?Tek Yönlü Varyant Analizi? (ANOVA) sonrasında, elde edilen farklılığın kaynağını belirlemek amacıyla ise, tamamlayıcı analizlerden biri olan ?Scheffe Testi? kullanılmıştır Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda; Anketi cevaplayan öğretmenlerin kuralları belirlemede çoğunlukla öğrencilerle birlikte karar verdiği, öğrencilerin kurallara uygun davranmasının en çok dikkat edilen konu olduğu ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda sınıf öğretmenlerinin kuralların günlük hayatla ilgili olmasına dikkat ettiği belirlenmiştir.Bunların yanında kuralların uygulanmasında fazla esnek davranılmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin sınıfta uygulanabilecek kuralları koymaya çok fazla önem vermediği tespit edilmiştir. Kurallara uyulmadığı takdirde sonuçlarına katlanılacağı öğretmenler tarafından sıkça söylenmemektedir.Anahtar Sözcükler: Sınıf, Kural, Uygulama, Değerlendirme

Eğitim yönetimiKurallarSınıf içi davranışlar+6
Meral Aktaş
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri ve başa çıkma davranışları arasındaki ilişki (İstanbul ili Kartal İlçesi örneği )

Bu araştırmanın amacı; İstanbul İli Kartal İlçesindeki ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileriyle başa çıkma davranışları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin sınıf yönetim becerileri ile başa çıkma davranışları arasındaki ilişki ortaya çıkarılmıştır.Araştırma, 2008-2009 eğitim öğretim yılında İstanbul İli Kartal ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 12 ilköğretim okulunda görev yapan 128 sınıf öğretmeni ve 101 branş toplam 229 öğretmen üzerinden yürütülmüştür.Araştırmada öğretmenlerin, sınıf yönetim becerilerini ölçmek için Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği (Denizel Güven ve Cevher, 2005), öğretmenlerin başa çıkma davranışlarını değerlendirmek amacıyla Başa Çıkma Tutumlarını Değerlendirme Ölçeği (Ağargün ve arkadaşları, 2005) ve araştırmanın bağımsız değişkenleri hakkında veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 15.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bulguların analizinde frekans ve yüzde dağılımları kullanılmış, ayrıca gruplar arası farkı belirlemede Tek Yönlü Varyans Analizi, t Testi, Kruskal Wallis-H Testi; hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemede Scheffe Testi ve Mann Whitney-U Testi, gruplar arasındaki ilişkiyi belirlemede ise Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Analizi uygulanmıştır.Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde, sınıf yönetimi becerileri ölçeği toplam puanları ile başa çıkma tutumlarını değerlendirme ölçeği alt boyutları arasında yapılan Pearson analizi sonucunda sınıf yönetim becerileri ölçeği puanları ile başa çıkma tutumlarını değerlendirme ölçeği, pozitif yeniden yorumlama ve gelişme, yararlı sosyal destek kullanımı, aktif başa çıkma, şakaya vurma, diğer meşguliyetleri bastırma, plan yapma alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sınıf yönetimi becerileri ölçeği toplam puanları ile başa çıkma tutumları değerlendirme ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkide ise; genel olarak sınıf yönetimi becerileri ölçeği toplam puanları yükseldikçe başa çıkma tutumları değerlendirme ölçeği alt boyutları puanları anlamlı olacak şekilde yükselmiştir.Bu sonuçlardan hareketle, öğretmenlerin sınıf yönetim becerileri ile başa çıkma tutumları arasında bir ilişki olduğunu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Sınıf, sınıf yönetimi, öğretmen, başa çıkma.

Başa çıkmaEğitim yönetimiSınıf+5
Pınar Zengin Bağcı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir grup öğretmenin kişilik özellikleri ile sınıf içinde kullandıkları disiplin yöntemleri arasındaki ilişki: Sarıyer ilçesi örneği

Bu araştırmada anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenlerinin sınıf içinde uyguladıkları disiplin yöntemlerinin; cinsiyet, medeni durum, çocuk sayısı, çalışma yılı, öğrenci sayısı ve görev yaptıkları okul türüne bağlı bir farklılaşma olup olmadığını belirlemek, ayrıca uyguladıkları sınıf içi disiplin yöntemleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma İstanbul ili, Sarıyer ilçesi anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan 240 sınıf ve branş öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modellerinden karşılaştırma türü tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ve demografik değişkenleri kapsayan bir bilgi formu, Eysenck Kişilik Ölçeği ve Sınıf İçi Disiplin Yöntemleri Ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir.Araştırmada; non parametrik teknikler, parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (Annova), non parametrik Kruskal Wallis testi, non parametrik Mann Whitney-U testi, Pearson Çarpım Moment korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlıklar 0.5 düzeyinde sınanmıştır.Anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenlerinin kişilik özellikleri ve uyguladıkları disiplin yöntemleri ile demografik özellikleri arasındaki ilişkinin var olduğu bu araştırmanın sonuçlarıyla ortaya konmuştur.Öğretmenlerin kişilik ölçeği ve sınıf içinde uyguladıkları disiplin yöntemleri ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan analizler sonucunda; dışa dönük olma ile psikolojik ödül ve maddi ödül kullanma arasında pozitif yönde; yalan ile psikolojik ceza, sosyal ceza ve fiziksel ceza arasında negatif yönde; nörotisizm ile psikolojik ceza ve sosyal ceza arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Böylelikle öğretmenlerin uyguladıkları sınıf içi disiplin yöntemlerinin, kişilik özellikleri ile ilişkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kişilik, Sınıf İçi Disiplin Yöntemleri, Öğretmenler, Eysenck Kişilik Envanteri

DisiplinEysenck Kişilik EnvanteriEğitim yönetimi+5
Emine Malak
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin sınıf içi olumsuz davranışlarının öğrencileri üzerindeki psikolojik sosyal ve eğitsel etkileri

Araştırma ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin sınıf içi olumsuz davranışlarının öğrenciler üzerindeki psikolojik, sosyal ve eğitsel etkilerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Anket, kişisel bilgi soruları ve öğretmenlerin sınıf içi olumsuz davranışlarının öğrenci üzerindeki psikolojik, sosyal ve eğitsel etkilerinin araştırılması için 3 tane 4?lü likert ölçek hazırlanmıştır. Anket uygulaması sonucu toplanan veriler SPSS 20istatistik paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. İlköğretim okullarındaki öğrencilerin sınıfları değiştikçe öğretmenlerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranışlardan psikolojik, sosyal ve eğitsel anlamda etkilenmeleri farklılaşmaktadır

Psikolojik etkiSosyal etkiSınıf içi davranışlar+6
Mehtap Yıldızcan
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The examining associations between student-teacher relationships, classroom disciplinary climate and job satisfaction

Several empirical studies conducted the effects of disciplinary school climate on teachers' perceptions, feelings and attitudes. Researches proved that school environment has a vital role in raising teachers' job satisfaction as well as student-teacher relationship quality. In spite of that, Turkish population was the sample of few researches. School disciplinary climate may have effects over the classroom in particular, and the whole school in general as it may affect either positively or negatively the student-teacher relationship and job satisfaction. Accordingly, it is stated that investigating the relationships between classroom disciplinary climate, student teacher relationship and teachers' job satisfaction will contribute to the field of educational administration. Therefore, the main aim of this study is to examine the associations between classroom disciplinary climate, student-teacher relationship and teachers' job satisfaction. This research examined the relationships between classroom disciplinary climate, student-teacher relationship and job satisfaction based on TALIS 2018 data. The Republic of Turkey is among the countries that participated in TALIS research in 2018. A total of 8342 teachers from 457 high schools from Turkey participated in TALIS 2018 research. TALIS is considered as a reliable source of data on teaching and learning in all over the world. In this research, sections 41 (classroom disciplinary climate), 49 (teacher-student relations) and 53 (teachers' job satisfaction) of TALIS 2018 Teacher Questionnaire were used. This study found that male teachers have more negative perceptions on classroom environment comparing to female teachers. Another finding of this study is that female teachers' level of job satisfaction is higher than male teachers' job satisfaction. From our investigation in the current study, we found that teachers' level of education has differentiated their job satisfactions in favor of teachers who have bachelor degree. In this study, the analyses showed a negative correlation between negative classroom disciplinary climate and job satisfaction. We also found a negative and weak correlation between negative classroom disciplinary climate and student-teacher relationships. Moreover, we found a moderate and positive correlation between student-teacher relationships and job satisfaction. It has been revealed that a positive classroom disciplinary climate will increase student-teacher relationships and promote teachers' job satisfaction. Based on study results, suggestions for policy makers and practitioners have been developed.

DisciplineSchool climateClassroom climate+6
Shoeebullah Shıja
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim ve lise öğrencilerinde görülen liderlik davranışlarının araştırılması

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim ve lise öğrencileri içerisinde sınıflarında lider olarak varsayılan öğrencilerin gösterdikleri liderlik davranışlarının neler olduğu ve buna ilişkin algılamaların çeşitli bağımsız değişkenlere göre farklılaşma durumunu belirlemektir.Bu araştırma betimsel nitelikte bir çalışmadır. Çalışmanın evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Çanakkale ilindeki resmi ve özel ilköğretim ve ortaöğretim okullarında okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemini ise 8 ilköğretim okulu ve 6 anadolu lisesi oluşturmaktadır. Çalışmada Bolman ve Deal tarafından geliştirilen liderlik yönelimleri anketi ve araştırmacı tarafından geliştirilen demografik bilgi formu kullanılmıştır. Anket, 224 kız, 178 erkek olmak üzere toplam 402 öğrenciyle uygulanmıştır. Toplanan verilerin istatistiksel çözümlenmesi, SPSS paket programından yararlanılarak yapılmış, gruplar arasındaki anlamlılık testlerinde p=0.05 düzeyi esas alınmıştır.Amaç ve alt problemlere bağlı olarak ulaşılan bulgular genel olarak öğrencilerin liderlik davranışı puanlarının yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Elde edilen verilere göre cinsiyet faktörüne göre farklılıklar bulunmuş olup, kız öğrencilerin liderlik davranışlarının erkek öğrencilere göre daha yüksek bir ortalamaya sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca ilköğretim öğrencilerinin liderlik davranışlarının, ortaöğretimdeki öğrencilere göre daha yüksek bir ortalamaya sahip olduğu bulgusuna da ulaşılmıştır. Verilere göre okunan kitap sayısına göre de farklılıklar bulunmuş olup, bir yılda 0 ile 20 arasında kitap okuyan öğrencilerin liderlik davranışlarının, yılda 20'den fazla kitap okuyan öğrencilerin liderlik davranışlarına göre daha düşük olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Eğitim yönetimiLiderlikLiderlik modelleri+5
Ömer Durmuş
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kitle iletişim araçlarının öğrencilerin sınıf içi davranışlarına etkisi üzerine öğretmen görüşleri

?Kitle iletişim araçlarının ilköğretim 1-5. sınıf öğrencilerinin sınıf içi davranışlarına etkisi üzerine öğretmen görüşleri nelerdir?? sorusunun problem olarak alındığı bu araştırmanın evrenini Çanakkale ili Merkez ve Bayramiç ilçesi İlköğretim Okullarının 1-5. sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama aracı kullanılmıştır.Öğretmenlerin görüşlerini belirleyen ölçekten elde edilen veriler SPSS 15.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda;?İlköğretim sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre kitle iletişim araçlarının sınıf içi öğrenci davranışlarına etkisinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir.?İlköğretim sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre kitle iletişim araçlarının sınıf içi öğrenci davranışlarına etkisinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği anlaşılmıştır.?1-10 yıl arası kıdeme sahip olan sınıf öğretmenlerinin toplam puanları ile 11-20 yıl arası kıdemi olan sınıf öğretmenlerinin toplam puanları arasında 1-10 yıl kıdeme sahip olanların lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Bununla birlikte 1-10 yıl arasında kıdemi olan sınıf öğretmenlerinin toplam puanları ile 21 yıl ve üzerinde kıdeme sahip öğretmenlerin toplam puanları arasında da 1-10 yıl kıdeme sahip olanların lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur.?İl merkezinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin toplam puanları ile ilçede görev yapan sınıf öğretmenlerinin toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. İl merkezinde görev yapan öğretmenlerin puanları ile köyde görev yapan öğretmenlerin toplam puanları arasında da anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır.?Öğrencileri ilde ikamet eden sınıf öğretmenlerinin toplam puanları ile öğrencileri ilçede ikamet eden sınıf öğretmenlerinin toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğrencileri ilde ikamet eden sınıf öğretmenlerinin toplam puanları ile öğrencileri köyde ikamet eden sınıf öğretmenlerinin toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni, sınıf yönetimi, kitle iletişim araçları, istenmeyen davranış.

Kitle iletişim araçlarıSınıf içi davranışlarÇanakkale-Bayramiç+4
Elçin Çalışkan Ülkü
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00

İlgili konular