Taşımacılık

121 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Hava yolu yolcu taşımacılığı hizmet kalitesinin müşteri tatmini ve ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisi: COVID-19 pandemi döneminde bir araştırma

COVID-19 pandemisi insan sağlığının yanı sıra dünyada birçok sektörü etkilemiştir. Hava yolu taşımacılığı, sokağa çıkma sınırlamaları ve ülkeler arası geçişlerin durdurulmasıyla başlayan yolculuk sayılarındaki azalmalarla birlikte bu etkinin en fazla hissedildiği sektörler arasında yer almıştır. İlerleyen dönemlerde aşının bulunması ve hızlı bir şekilde uygulamaya geçilmesi dünyada birçok ülkede yeni normal olarak adlandırılan bir dönemin başlamasını sağlamıştır. Bu dönemde uygulamaya konulan tedbirler kapsamında yolcuların hava yollarının hizmet kalitesi hakkındaki değerlendirmelerini ve bundan duydukları memnuniyeti etkileyen faktörleri araştırmak mühim bir konu haline gelmiştir. Bu bağlamda ilgili literatür incelendiğinde COVID-19 pandemi döneminde bu konudaki çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı hava yolu yolcularının COVID-19 pandemi döneminde hava yolu hizmet kalitesine yönelik algılarını etkileyen faktörleri ve bunların müşteri tatmini üzerindeki etkisini, müşteri tatmininin ise ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırma verileri kartopu örnekleme yöntemiyle Türkiye genelinde toplanmıştır. Verilerin toplanmasında çevrimiçi anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada toplanan verilerin analizinde yapısal eşitlik modellemesi (YEM) analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda hava yolu fiziksel umsurlarına ilişkin hizmet kalitesi algısı ve hava yolu ve alanı ortak unsurlarına ilişkin hizmet kalitesi algısının hava yolu genel hizmet kalitesi algısı ve havaalanı genel hizmet kalitesi algısı üzerinde; hava yolu genel hizmet kalitesi algısı ve havaalanı genel hizmet kalitesi algısının müşteri tatmini ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde; müşteri tatmininin ağızdan ağıza iletişim üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur.

Ağızdan ağıza iletişimCOVID 19Hava yolları+5
Sıla Avgan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde Türk kabotajının yeniden yapılandırılması

Bir ülkenin denizlerinde, karayollarında, hava sahasında o ülke vatandaşları için uygulanan öncelikleri ve yabancılara uygulanan yasakları belirleyen kabotaj hakkı ülkenin denizcilik sektörünü geliştirmesinin yanı sıra içinde ekonomik, siyasal, stratejik unsurlar da barındırır.Kabotaj Kanunu ülkemizde zor koşullar altında 29 Nisan 1926 tarihinde kabul edilmiş ve üzerinde hiçbir değişikliğe gidilmeksizin günümüze gelmiştir. Günümüz Türkiye' sinin koşulları 1926 yılı Türkiye' sinin koşullarından oldukça farklıdır. Kabotaj Kanunu' muzun günümüz ihtiyaçlarına layıkıyla cevap verebilmesi ve taşımacılığımızın değişen dünya şartlarına ayak uydurabilmesi için kabotaj altyapısının yeniden yapılandırma ihtiyacı ortaya çıkmıştır.Bu tezin amacı Avrupa Birliği' ne giriş sürecinde olan ülkemizin 1926' dan bu yana değişen dünya şartlarına ayak uydurabilmek için kabotaj taşımacılığımızda nasıl bir yapılandırmaya ihtiyaç duyulduğu sorusunu irdelemektedir.Bu bağlamda tezin ilk bölümünde kabotaj hakkı öncelikle bir tanım olarak irdelenmiş, Türkiye' de ve Dünya'daki kabotaj uygulamaları incelenmiştir.İkinci bölümde Avrupa Birliği'nin kabotaj rejimi üzerinde durulmuş, Roma Antlaşması ışığında Birlik içinde daha önceden kabotaj uygulamış olan ülkelere yer verilmiştir. Üyelik sürecinde bulunduğumuz Avrupa Birliği'nin temel Denizcilik Politikası ve Ortak Denizcilik Politikasının oluşum süreci bağlamında alınan kararlar incelenmiştir.Üçüncü bölümde kabotaj rejimi incelenmiş, Avrupa'nın kendi iç ulaşımını oluşturan temel öğeler irdelenmiş ve bu doğrultuda, 92/106 Sayılı Konsey Direktifi' ne, Kısa Mesafeli Deniz Yolu Taşımacılığı kavramına yer verilmiştir. Ayrıca Bu bölümde Avrupa Birliği' nin diğer kıtalar ve ekonomik bloklarla ulaşım bağlantıları ve Pan- Avrupa Ulaşım Koridorları, Trans Avrupa Ulaşım Koridorları, TRACECA ve Deniz Otoyolları incelenmiştir.Cumhuriyetle birlikte ülkemizde ilk kez kabotaj tekeli hakkı tesis edilmiş, Türk sermayesi ile Türk vatandaşının denizlerle iç içe olması sağlanmıştır. Bu bağlamda tezin dördüncü bölümünde, kabotaj hakkının kazanılması ile ilgili tarihsel süreç incelenmiştir.Beşinci bölümde, Ülkemizdeki kabotaj taşımacılığı karayolu, demiryolu, denizyolu ve limanlar altyapıları çerçevesinde araştırılmış ve Beş Yıllık Kalkınma Planları öncesi ve sonrasındaki durumlar karşılaştırılmıştır.Tezin son bölümünde ise Türk ulusal taşımacılığının dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmesi ve günümüz ihtiyaçlarına gerektiği gibi cevap verebilmesi adına yapılması gereken yenilikler ortaya konmuştur. Bu bağlamda İntermodel taşımaya dönük yükçün destekli tümleşik hizmet anlayışıyla dünyada hızla yaygınlaşan ve günümüz modern taşımacılık anlayışının temelini oluşturan kapıdan kapıya taşımacılık hizmetini ana taşımacılık felsefesi olarak benimsemenin önemi vurgulanmıştır.Anahtar Kelimeler: İntermodal Taşımacılık, Kapıdan Kapıya Taşımacılık, Multimodal Taşımacılık, Tümleşik Taşımacılık, Kombine Taşımacılık,

Avrupa BirliğiDeniz yoluDeniz yolu taşımacılığı+9
Gizem Kodak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet kalitesi ve hizmet değerinin müşteri memnuniyetine etkisi: Kara yolu ve demir yolu taşımacılığında bir uygulama

ÖZET HİZMET KALİTESİ VE HİZMET DEĞERİNİN MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNE ETKİSİ: KARA YOLU VE DEMİR YOLU TAŞIMACILIĞINDA BİR UYGULAMA BAYRAKTAR, Uğur Yüksek Lisans Tezi, İşletme Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Cemalettin DEMİRELİ Ağustos, 2014, 166 sayfa Müşteriler, günümüz iş yaşamında işletmelerin geleceğini etkileyen en önemli aktörlerdir. Müşterilerin tatmin olması ve işletmelerden memnun ayrılmalarının temelinde ise müşterilere sunulan hizmetlerin kaliteli ve değerli olması yatmaktadır. İşletmelerin gelecek ile ilgili planlarında ve karlılık analizlerinde bu derece önemli bir hal alan müşteri memnuniyeti bilimsel açıdan incelenmeli ve müşteri memnuniyetini etkileyen faktörlerin neler olduğu ayrıntılı olarak tespit edilmelidir. Müşteri memnuniyetini etkileyen hizmet kalitesi ve hizmet değeri, müşterilerin her zaman iyi hizmet almasını ve aldıkları hizmetlerden tatmin olmasını hedeflemektedir. Hizmet kalitesi ve hizmet değeri tüm sektörler için önemli bir kavramdır. Ulaştırma sektöründe faaliyet gösteren kara yolu ve demir yolu işletmeleri de müşteri odaklı çalışmasından dolayı hizmet kalitesini ve hizmet değerini her zaman ön planda tutmakları gerekir. Ulaştırma sektörü işletmelerinde hizmet kalitesi ve hizmet değerinin müşteri memnuniyetine etkisi ve bu etkiyi sağlayan faktörlerin tespit edilmesi, daha verimli hizmetlerin sunulması ve daha mutlu müşteriler sağlamanın anahtar rolüdür. Bu araştırma ile hizmet isletmelerinin müşterilerinin algıladıkları hizmet kalitesi ve hizmet değeri faktörleri ölçümlenmeye çalışılmıştır. Uygulama da ise hizmet işletmeleri arasında önemli bir yere sahip olan ulaştırma sektörü işletmeleri olan kara yolu ve demir yolu taşımacılığında seyahat eden müşteriler üzerinde yapılmıştır. Araştırma bulguları işletmenin sunduğu hizmetin müşterilerce nasıl algılandığını gösterirken, işletmenin artan rekabet koşulları çerçevesinde işletme politikaları ve uygulamalarında yapması gerekenler hakkında da gösterge niteliğinde olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Demir yolu, Kara yolu, Hizmet Kalitesi, Hizmet Değeri, Müşteri Memnuniyeti

Demir yolu taşımacılığıHizmet değeriHizmet kalitesi+3
Uğur Bayraktar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de hava kargo taşımacılığının gelişimi ve OECD ülkeleri ile Türkiye karşılaştırması

Hava kargo taşımacılığı dünyada son yıllarda önemi artan bir sektör olmuş, dünya ticaretinin önemli ve ayrılmaz bir unsuru haline gelmiştir. Hava kargo taşımaları, dünya ticaretinin miktar yönünden nispeten küçük bir yüzdesini temsil etse de tutar yönünden yaklaşık %40'ını oluşturmaktadır. Hava kargo taşımacılığı; ticaret, tedarik zinciri, rekabet ve genişleyen pazarlama alanlarında beklentilerin karşılamasında işletmelere güvenlik ve hız avantajı sağlayarak, iş ve endüstrilerin büyümesi için hayati bir rol üstlenmektedir. Aynı zamanda ülkelerin kalkınmasında doğrudan, dolaylı ve katalitik etkilere sahiptir. Bu çalışmada Türkiye ve OECD grubu ülkelerinin hava kargo taşımacılığı sektörü karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda Türk hava kargo sektörünün OECD ülkelerinde göre 2000-2019 yılları arasında önemli bir gelişme kat ettiği, dünya ticaretindeki rolünün arttığı, yakın ve orta vadede önemli fırsatların olduğu görülmüştür. Türk hava kargo sektörünün önündeki en önemli fırsat coğrafi olarak merkezi bir konumunda olmasıdır. Dünya hava kargo taşımacılığının ve trafiğinin yaklaşık %60'tan fazlasının Avrupa-Asya-Güney Asya hattında gerçekleşmesi Türkiye için değerli bir potansiyel olarak görülmektedir. Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel olarak hava kargo sektöründe gelişme gösterebilmesi ve rakebet edebilmesi için coğrafi konuma yönelik yatırımlar yapması ve politikalar geliştirmesi önerilebilir. Bu kapsamda konvansiyonel lojistik operasyonları ile hava kargo sektörü arasındaki entegrasyonun sağlanması ve tüm modlarda lojistik üs olma yolunda çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Hava yollarıHava yolu taşımacılığıKargo+5
Abdullah Ozan Danış
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çok modlu taşımacılık sistemlerinin stratejik planlamasında kritik faktörlerin modellenmesine yönelik bir çözüm yaklaşımı

Ürün maliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturan lojistik ve özellikle taşımacılık maliyetleri, işletmelerin ve dolayısıyla ülkelerin rekabet gücü üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bu etkinin pozitif yöne doğru çekilebilmesi için, taşımacılık sektörünün ekonomik etkinlik ve hizmet kalitesi açılarından belirli performans kriterlerini sağlaması gerekmektedir. İlgili performansın artması ise, bu alanda uzmanlaşmış lojistik hizmet sağlayıcılarının lojistik kaynakları en uygun şekilde kullanarak optimum sonuçlar elde etmesine bağlıdır. Tez çalışması kapsamında, taşımacılık faaliyetlerinde bulunan lojistik hizmet sağlayıcılarının taşıma ağı kurma gibi stratejik düzeyli bir konuda kararlar alırken oluşturacakları modelde, taşıma modlarının etkisini dikkate almaları gerekliliği üzerinde durulmuştur. Uygun taşıma modunun seçim sürecinde, gerekli tüm kriterler literatür bazlı ve uzman görüşlerine dayalı olarak belirlenmiş ve analitik ağ süreci metodolojisi ile çözüm getirilmiştir. Yine taşıma ağının farklı aşamalarında kullanılacak taşıma modları ile aktarma noktaları arasındaki yakın ilişki üzerinde durulmuş ve belirli aşamalardaki alternatif lokasyonların seçimine de analitik ağ süreci uygulanmıştır. Bu iki önemli nokta üzerinde kararlar alındıktan sonra, çok modlu taşımacılık ağı içindeki tüm aşamalarda uygun noktaları seçerek, tedarik ve talep noktaları arasındaki yük akışının optimize edilmesi hedeflenmiştir. Bunu gerçekleştirmek için, çok seviyeli programlama tekniğinden faydalanılarak lojistik hizmet sağlayıcı işletmenin organizasyonunda, hem hiyerarşik açıdan farklı seviyelerde bulunan, hem de fonksiyonel alan açısından farklı ilgi alanları olan karar vericilerin amaçları etkileşimli ve uzlaşımcı şekilde optimize edilmiştir. Son olarak, çok modlu ve çok aşamalı bir taşıma ağı üzerinde taşımacılık yapan bir lojistik hizmet sağlayıcısının spesifik bir taşıma projesi üzerinde, önerilen model uygulanarak elde edilen sonuçlar, farklı senaryolar üzerinden mevcut durum ile kıyaslanmıştır. Anahtar kelimeler: Çok modlu taşımacılık, çok aşamalı taşımacılık ağı, analitik ağ süreci, çok seviyeli programlama, bulanık yaklaşım.

Analitik ağ süreciBulanık matematiksel programlamaLojistik+2
Umut Rıfat Tuzkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar destekli yöntemlerle bölmeden çıkarma ve orman ürünleri nakliyatının planlanması

Orman ürünlerinin nakliyatının planlanması, orman ürünlerinin bölmeden çıkarılması, ürünlerin yüklenmesi ve uzak nakliyatı da dahil olmak üzere çeşitli ormancılık faaliyetlerinin etkin ve uyumlu bir şekilde tasarlanmasını ve uygulanmasını gerektiren karmaşık bir sorundur. Bu faaliyetler, orman ürünleri üretiminin toplam maliyetinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır; bu nedenle en uygun (minimum maliyet/maksimum net kar) ulaşım planının geliştirilmesi ekonomik açıdan giderek artan bir öneme sahiptir. Orman ürünlerinin taşınmasının planlanması ve sistematik olarak en uygun çözümün aranması için bilgisayar destekli modeller kullanılmaktadır. Bu çalışmada, iki tomruk kamyonu tipi (orta ve büyük boy) dikkate alınarak orman ürünleri üretiminin toplam maliyetini minimize eden ve maksimum net karı maksimize eden optimum rotaları belirlemek için ağ analizi tabanlı bir Network 2000 programı kullanılmıştır. Çözüm sürecinde, bölmeden çıkarma faaliyeti için iki adet traktör (4x2 ve 4x4) ve yükleme faaliyeti için iki adet yükleyici (paletli ve lastik tekerlekli) değerlendirilmiştir. Minimum maliyeti veren alternatif güzergâh Network 2000 programı kullanılarak belirlenmiştir. Çalışma alanı olarak seçilen Kınık Orman İşletme Şefliğinde (OİŞ) altı bölmede üretilen çeşitli orman ürünlerinin (tomruk, maden direği, sanayi odun ve kâğıtlık) bölmeden çıkarılarak ulaştırıldığı beş rampa alanı ve ürünlerin nakliyatının gerçekleştirildiği iki orman deposu dikkate alınmıştır. Çalışmada, birinci senaryoda sadece Kınık OİŞ'de yaygın olarak kullanılan orman deposu dikkate alınırken, ikinci senaryoda bölgedeki komşu işletmenin orman deposu da değerlendirilmiştir. Birinci senaryodan elde edilen sonuçlar, büyük boyutlu traktör kullanımının, nakliyat maliyetini %8 oranında düşürdüğünü ve bunun da toplam üretim maliyetinde 1000 TL'nin üzerinde bir tasarrufa yol açtığını göstermiştir. İkinci senaryoda elde edilen nakliyat maliyetinin ve toplam üretim maliyetinin, büyük boyutlu kamyon için birinci senaryoda elde edilen maliyetten sırasıyla yaklaşık %16 ve %2 daha az olduğu bulunmuştur. Diğer taraftan, ikinci senaryoda orman ürünlerinin toplam net karının, büyük boyutlu kamyon için birinci senaryoda alınan net kârdan yaklaşık 35.000 TL daha fazla olduğu belirlenmiştir. Üretim birimlerindeki arazi koşulları ve ekipmanın bölgede mevcudiyeti dikkate alınarak, Network 2000 programı tarafından sürütme çalışması için en uygun tarım traktörü tipi başarıyla belirlenmiştir. Aynı şekilde orman ürünlerinin rampa alanlarındaki dağılımı da dikkate alınarak en uygun yükleyici tipi de belirlenmiştir.

Analiz teknikleriMaliyet iyileştirmeOrman ürünleri+3
Nedimcan Şeşen
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir (yeşil) demiryolu yolcu taşımacılığı: Yolcu perspektifinden bir değerlendirme

21.yy'ın başından itibaren çevresel problemler, artık insanoğlunun en büyük problemi olarak tanımlanagelmektedir. Bu problemler sadece şimdi değil, gelecek kuşakların yaşam kalitelerini de kesinlikle etkileyecektir. İnsan ve endüstri faaliyetlerinden kaynaklı çevresel problemleri çözmek için iktisat ve işletme bilimlerinin her dalından otoriteler, klasik kalkınma felsefesi içerisindeki sürdürülemez nitelikteki boşlukları yeşille doldurmak için optimum nitelikte yaklaşımlar geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bu noktada yeşil pazarlama sürdürülebilir bir kalkınma kurgusunun yaratılması için kritik bir rol üstlenmektedir. Bir çok makale, pazarlama bilimini ekoloji ile endüstri arasında ve dünyadaki insanlar arasında sürdürülebilir bir ilişkinin kurulması için en önemli bileşen olarak işaret etmektedir.Çalışma öncelikle sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçası olarak sürdürülebilir (yeşil) pazarlama felsefesi ve yeşil taşımacılığa, ikincil olarak ise yeşil bir taşımacılık enstrümanı olarak demiryollarına odaklanmaktadır.Grant'in yeşil pazarlama manifestosu ise çalışmanın üçüncü bölümünde tartışılmakta ve sonuç olarak Adana-Mersin arasında seyahat eden yolcuların yorumlarını içeren pazarlama araştırma verilerinin analiz ve değerlendirilmesi yapılmaktadır. Grant'in yeşil pazarlama çerçevesi, yolcu görüşleri kullanılarak, iki şehir arasında yeşil bölgesel bir yolcu taşımacılığı modeli oluşturma amacı ile doldurulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir pazarlama, yeşil pazarlama, yeşil taşımacılık, sürdürülebilir taşımacılık, demiryolu taşımacılığı

Demir yolu taşımacılığıKalkınmaPazarlama+10
Ekrem Alper Canan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Hizmetler sektörü ticaretinin serbestleştirilmesi ve ekonomik büyüme üzerine etkileri: Havayolu taşımacılığı sektörü ve Türkiye

Hizmetler, başlı başına bir sektör olarak ülke hasılasına ve ekonomik büyümeye sağladığı katkının yansıra, ekonomik büyümeye ilişkin unsurlar üzerindeki etkileri açısından da önem arz etmektedir. Hizmetler sektörünün küresel ekonomi içerisinde giderek artan payı dikkat çekicidir. Sanayi, tarım ve hizmetler ayrımıyla ifade edilen üç sektörlü yapı içerisinde hizmetler sektörü payının küresel anlamda arttığı, yüksek gelirli ülkelerde hizmetler sektörü payının GSİYH'nın %70'i düzeyine ulaştığı görülmektedir. Hizmetler sektörü Dünya hasılası payının sanayi sektöründen çok daha yüksek olmasına karşın, mal ticareti hacmi tüm dönemlerde hizmetler ticareti hacminden daha yüksek olmuştur. Hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi açısından var olan ticaret engellerinin yanı sıra; kültür ve dil farklılıkları gibi doğal engeller, hizmet sunumu için fiziki ya da kurumsal varlık gerekliliği, ülkeden ülkeye değişen standardizasyon farklılıkları gibi engeller de sözkonusudur. Bu nedenle, hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi mal ticaretinin serbestleştirilmesinden daha karmaşık bir yapıdadır. Kendi istihdamı ve çıktı düzeyinin yanı sıra, ekonomilerin gelişmiş havayolu bağlantılarıyla küresel pazarlara, tedarik zincirlerine katılmasını sağlayarak uluslararası ticareti kolaylaştıran, yatırım kararları için belirleyici bir unsur olan ve özellikle turizm açısından çok önemli bir rol oynayan havayolu taşımacılığı, serbestleşmenin (deregülasyon) karakteristik bir özellik haline geldiği önemli bir hizmetler sektörü bileşenidir. Hava ulaştırma anlaşmaları ve ilgili düzenlemeler ile tesis edilen destinasyon, kapasite, sıklık ve tarife ayarlamaları kısıtlamalarının aşamalı olarak kaldırılmasını ifade eden havayolu taşımacılığında liberalizasyon (deregülasyon) süreci uluslararası hava ulaştırma anlaşmalarının yapısındaki değişim yoluyla yaygınlaşmış, Chicago Konvansiyonu sonrası uygulanan korumacı Bermuda I tipi anlaşmalar yerini açık pazar ve açık semalar anlaşmalarına bırakmış, ikili anlaşmaların yanı sıra çok taraflı anlaşmalar uygulanmaya başlamıştır. 1978'de ABD'de iç hatlar serbestleşmesiyle başlayan ve hızla dünya geneline yayılan serbestleşme süreci doğrultusunda, dünya genelinde havayolu yolcu sayısı ve kargo hacminde önemli artışlar gerçekleşmiştir. Havayolu yolcu ve kargo hacmindeki artışın farklı gelir grubundaki ülkelerde GSYİH üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla, 1980-2015 dönemi havayolu yolcu sayısı, havayolu taşınan yük miktarı ve kişi başına GSYİH verileri kullanılmıştır. Yüksek gelir, üst orta gelir ve alt orta gelir grubu olmak üzere üç farklı gelir grubundaki 42 ülkede havayolu taşımacılığının ekonomik büyüme açısından etkileri Ortak Korelasyonlu Etkiler (CCE) yöntemi ile analiz edilmiştir. Panel veri analizi sonuçları; yüksek gelir grubu (YG), üst orta gelir grubu (ÜOG) ve alt orta gelir grubu (AOG) olmak üzere analize konu tüm ülke gruplarında havayolu yolcu ve kargo taşımacılığı hacmi ile GSYİH arasında anlamlı bir ilişkiye işaret etmektedir. Ülke grupları açısından havayolu yolcu hacminin ÜOG grubu ülkelerde GSYİH üzerinde en yüksek etkiye sahip olduğu, hava kargo hacminin ise YG grubundaki ülkelerede en yüksek etkiye sahip olduğu görülmektedir. AOG gurubunda ise havayolu kargo ve yolcu hacminin GSYİH üzerindeki etkilerinin birbirine yakın ve diğer gelir gruplarına nazaran daha düşük düzeyde olduğu gözlenmiştir. Çalışmada Türkiye'de havayolu taşımacılığı sektörüne ilişkin genel bir inceleme yapılmış ve havayolu taşımacılığında serbestleşmenin Türkiye'de ekonomik büyüme üzerine etkileri analiz edilmiştir. Bu analiz için, bir ilk olarak Türkiye'nin 1980-2015 dönemi yıllık bazda Havacılık Liberalizasyon İndeksi (HLİ) hesaplanmış ve hesaplanan indeks ile ilgili dönem kişi başına GSYİH verileri arasındaki ilişki ARDL sınır testi yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Analiz bulguları, hava taşımacılığında liberalizasyonun ekonomik büyüme üzerinde kısa dönemde etkisi bulunmadığına, uzun dönemde ise ekonomik büyüme üzerinde etkili olduğuna işaret etmektedir.

DeregulasyonEkonomik büyümeFinansal serbestleşme+7
Pınar Gümüş Akar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Tehlikeli madde taşımacılığında risk analizi yapılarak coğrafi bilgi sistemi ile güzergah belirlenmesi

Dünyadaki ekonomik büyüme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak tüm sanayi sektöründeki gelişmeler neticesinde gerekli olan ticari ürünlerin hammaddesi olan tehlikeli maddelerin kullanılması son yıllarda artış göstermiştir. Tehlikeli madde taşımacılığı 1970'li yıllardan günümüze kadar üzerinde sürekli çalışılan bir konu olmuştur. Özellikle tehlikeli madde taşımacılığı esnasında karşılaşılabilecek tüm riskleri en küçükleme konusu hem kamu kurumlarının hem de firmaların dikkatini çekmiştir. Çalışmada ulusal ve uluslarası mühimmat ve patlayıcı taşımacılığı yapan bir kamu kurumunda tüm riskleri (nüfus yoğunluğu, kaza olasılığı, trafik yoğunluğu, terör/sabotaj) dikkate alarak coğrafi bilgi sistemi ArcMap 10.2.2 programı vasıtasıyla riskleri en küçükleyen en uygun güzergâhları bulmak amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan bölge için elde edilen tüm veriler CBS'ye girişi yapılmış ve şebeke tasarlanmış müteakiben nüfus yoğunluğu, zaman, mesafe, trafik yoğunluğu ve terör verilerine göre en uygun güzergâhlar tespit edilmiştir. Ayrıca uzman personel görüşleri alınarak oluşturulan risk kriterleri belirlenen üç senaryoya göre AHP kullanılarak analiz edilmiştir. AHP tekniği ile belirlenen risk kriterlerinin ağırlık dereceleri hesaplanmış ve Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden olan VİKOR ve MOORA ile tüm yol dilimlerine ait girilen değerler analiz edilmiştir. Elde edilen değerler neticesinde karar verme aracı olan coğrafi bilgi sistemi ile risklerin minimize edildiği en uygun güzergâhlar bulunmuştur. Son olarak tehlikeli madde taşımacılığında oluşabilecek anlık durumlara karşı dinamik olarak en uygun güzergâhlar elde edilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciCoğrafi bilgi sistemleriMOORA yöntemleri+7
Şükrü Uzundağ
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de lojistik sektörünün dış ticarete etkisi

Bu çalışmada Türkiye'de lojistik sektörünün dış ticarete olan etkisi incelenmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde lojistik ve dış ticaret hakkında temel bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Türkiye'de ve Dünya'da lojistik sistemi ve dış ticaretin durumu incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Ocak 2000-Aralık 2019 aylık verileri kullanılarak, Türkiye'nin dış ticaret, lojistik taşımacılık şekilleri ve sanayi üretim endeksine uygun VAR modeli oluşturularak varyans ayrıştırması ve etki-tepki analizleri yapılmıştır. Ekonometrik analiz sonuçlarına göre, dış ticaretin lojistik taşımacılık şekillerinin tümü ve sanayi üretim endeksi ile yakından ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Dış ticaret değişkeni genel itibari ile demiryolu, denizyolu, havayolu, karayolu ve sanayi üretim endekslerine verilen şoklara pozitif tepki vermiştir. Varyans Ayrıştırması sonuçları incelendiğinde, taşımacılık şekillerinden demiryolu, denizyolu, havayolu ve karayolu değişkenlerine verilen bir şokta ikinci en büyük açıklayıcılık payına sahip değişken dış ticaret olmuştur.

Ekonometrik analizEtki-tepki analiziLojistik+4
Buse Keşir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çok modlu taşımacılık sistemlerinin optimizasyonuna yönelik bir uygulama

Hizmet faaliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturan lojistik ve taşımacılık faaliyetleri, işletmelerin rekabet gücü ve müşterilerin memnuniyeti açısından büyük bir öneme sahiptir. Dağıtım ağlarında karşılaşılan zaman problemleri ve gün geçtikçe artan şirketler arası rekabetler lojistik sistemlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Bu karmaşık sistem içerisinde müşteri memnuniyetinin gerçekleştirilmesi ve bu rekabet ortamı içerisinde belirli bir yer edinilebilmesi için belirli performans kriterlerinin sağlanması gerekmektedir. Söz konusu performansın sağlanabilmesi için lojistik kaynakların ve zamanın en uygun şekilde kullanılması gerekir. Bu tez çalışmasında firma için belirlenen rotada yerel depo ile başlayıp talep noktaları ile son bulan, dört aşamadan oluşan üç farklı taşıma ağı senaryosu oluşturulmuştur. Taşıma ağlarında farklı aşamalarda kara yolu, deniz yolu ve demir yolu taşıma modları kullanılmıştır. Çalışma kapsamında dağıtım faaliyetlerinde bulunan lojistik hizmet sağlayıcıların taşıma ağlarını oluştururken taşıma modlarının sağladıkları avantaj ve dezavantajlar üzerinde durulmuştur. Arz noktası ile başlayıp talep noktası ile son bulan ağ sürecinde öncelikle toplam taşıma süresi minimize edilmeye çalışılarak tedarik ve talep noktaları arasındaki her aşamada taşınan yük optimize edilmiştir. Çok modlu taşımacılık problemi ile ilgili mevcut literatür çalışmaları incelenmiş, ilgili çalışmalar doğrultusunda bir model tasarlanarak bir dağıtım firmasında uygulama yapılmıştır. Firma için oluşturulan üç farklı senaryo ile elde edilen veriler karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır.

LojistikMultimodal taşımacılıkOptimizasyon+2
Sevgi Eşiyok
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir, Piraeus (Pire), Constanţa (Köstence) ve Novorossiysk (Soğucak) limanlarının ulusal ve uluslararası ticarî ilişkilerdeki önemlerinin karşılaştırmalı analizi

Bu araştırma, çalışmada adı geçen limanların bulundukları bölgelere ve ülkelerine ticarî anlamda hangi oran ve yönde etki ettiğinin tespit edilmesine, mevcut ve muhtemel liman ve iskele işletmelerinin durumlarının incelenmesine, ilgili limanların kuvvetli ve zayıf özelliklerinin farklarının anlaşılmasına ve bundan sonra yapılması gerekenlerle ilgili önerilere katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Birinci bölümde, temel bilgi verilmesi amacıyla liman ve ilgili tanımlamalara, sınıflandırıcı açıklamalara ve kullanılan terminolojiye değinilmiştir. Elleçlenen farklı yük türlerine göre limanlar ve terminaller sınıflandırılmış, İzmir, Pire, Köstence ve Soğucak Limanlarının bulundukları bölgeler içindeki tarihi ve sosyo-kültürel önemlerine ve genel anlamda ithalat ve ihracat faaliyetlerine değinilmiştir. 2011 – 2015 yıllarını kapsayan süreçler incelendiğinde çalışmaya konu olan limanların, ülkelerinin ithalat ve ihracat içindeki payları artmasına karşın 2015 yılında düşüş eğilimine girdiği gözlemlenmiştir. İkinci bölümde, dünya deniz taşımacılığına dair genel bir değerlendirme yapılmış, çalışmaya konu olan limanların bulundukları ülkeler olan Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Rusya deniz taşımacılığına dair bilgiler verilmiş ve bu ülkelerin dünya deniz ticareti içindeki paylarına dair değerlendirmeler yapılmıştır. Diğer taşımacılık yöntemlerinin aksine deniz taşımacılığının bahse konu olan tüm ülkelerde gelişim kaydettiği sonucuna varılmıştır. Sonuç bölümünde, bahse konu olan limanların teknik özellikleri ile elleçledikleri yük türleri üzerinden karşılaştırmalı analizi yapılarak birbirlerine karşı üstün ve dezavantajlı oldukları özellikler vurgulanmış, bu limanların hangi nispette kendi ülkelerine katkı sağladıklarına ilişkin derin bir değerlendirme yapılmıştır. Veriler incelendiğinde, Pire ve Köstence Limanlarının ülkelerinin ekonomik gelişimleri içerisindeki öneminin, İzmir ve Soğucak Limanlarının kendi ülkelerinin ekonomileri içerisindeki öneminden daha büyük olduğu sonucuna varılabilir.

Deniz yolu taşımacılığıKonteyner terminaliLimanlar+6
Orçun Pıtır
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de taşımacılık altyapılarının ekonomik büyüme üzerine etkileri

Lojistiğin faaliyet alanlarından biri olan taşımacılık, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasını oluşturan, ekonomik ve sosyal yönden var olabilmeyi mümkün kılan bir sistemdir. Gelişmekte olan ülkelerde taşımacılık olmadan kentleşme, sanayileşme, ihracat gibi kalkınma hedeflerine ulaşmak mümkün değildir. Bu nedenle, altyapı geliştirme, gelişmekte olan ülkelerdeki kamu politikalarının olmazsa olmaz parçalarından biridir. Türkiye'de de ulaştırma sistemleri içinde 2017 yılında yapılan altyapı yatırımlarında, en yüksek pay önce karayolu, daha sonra demiryoluna aittir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'nin 1988-2017 dönemi verileri kullanılarak, karayolu uzunlukları ve demiryolu hat uzunluklarından faydalanılmış, taşımacılık altyapısı ile ekonomik büyümeye arasındaki ilişki Cobb-Douglas üretim fonksiyonu yardımı ile incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda taşımacılık altyapıları ile ekonomik büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur.

Alt yapıAlt yapı hizmetleriAlt yapı politikaları+7
Maide Betül Aksoy
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışları üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışlarının havayolu tüketicileri açısından, pazarlama karması unsurlarına göre incelemektir. Web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin etik davranışları; ürün etiği, fiyat etiği, tutundurma etiği ve dağıtım etiği olarak dört farklı boyuttan oluşmaktadır. Çalışmanın kapsamına, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Kayseri Havaalanı seyahat etmek üzere hazır bulunan 326 ve internet üzerinden katılan 134 havayolu tüketicisi dâhil edilmiştir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırma amacına uygun sonuçları elde etmek için analizlerde kullanılan veriyi sağlayan ve toplam 29 sorudan oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Gerek katılımcılarla yüz yüze görüşerek gerekse çevrimiçi anket formu aracılığı ile elde edilen veriler, sosyal bilimlerde veri analizi yapmak için kullanılan `IBM SPSS Statistics 19' bilgisayar programı ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, web tabanlı pazarlama yapan havayolu yolcu taşıma işletmelerinin pazarlama faaliyetlerinde genel olarak etik ilkelere uyduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, aynı havayolu ile uçuş sıklığının, havayolu tüketicilerini sık uçtukları havayolunun sadık müşterisi haline getirdiği belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Web Tabanlı Pazarlama Etiği, Havayolu Yolcu Taşıma İşletmeleri, İnternet Kullanıcıları, Havayolu Tüketicileri

Ahlaki davranışEtikHava yolu işletmeleri+6
Tuba Şahin
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kargo taşımacılık sektöründe hizmet kalitesinin değerlendirilmesi: AHS ve TOPSIS yöntemi

Bu araştırmanın amacı, kargo taşımacılık sektöründe hizmet kalitesini etkileyen faktörleri belirlemek, belirlenen bu faktörlerin önem derecelerini hesaplamak ve seçilen üç adet kargo taşımacılık firmasını belirlenen faktörlerin önem derecelerini de dikkate alarak değerlendirmektir. Yapılacak araştırma için kargo taşımacılık hizmetini satın alan bireysel ve kurumsal müşterilerle ve kargo taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren firmalarla görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda kargo taşımacılığında hizmet kalitesini etkileyen üç adet ana kriter ve bu üç ana kriterden türetilmiş üçer adet alt kriter belirlenmiştir. Belirlenen ana ve alt kriterler AHS yöntemine göre bireysel ve kurumsal müşteriler açısından ayrı ayrı analiz edilmiş ve AHS yönteminin sonuçları kullanılarak seçilen üç kargo firması TOPSIS yöntemiyle yine aynı şekilde bireysel ve kurumsal müşteriler açısından ayrı ayrı analize tabi tutulmuştur. En son olarak AHS ve TOPSIS yöntemlerinin karşılaştırılması yapılmıştır. AHS yönteminin analizi ?Expert Choice? paket programı ile yapılmış, TOPSIS yönteminin analizinde ise MS Exel programı kullanılmıştır. Araştırmaya uygun nitelikte anket hazırlanmış, hazırlanan anketin ön uygulaması yapılmış ve güvenilirliği tespit edilmiş olan bu anket 110 bireysel ve 20 kurumsal müşteri olmak üzere toplam 130 kişiye uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre bireysel ve kurumsal müşterilerin en fazla önem verdiği hizmet kalitesini etkileyen faktör firmaya güvenilirliktir. Müşteriye duyarlılık ve hizmete ulaşılabilirlik ana kriterleri ise birbirine yakın değerler almışlardır. Kargo firmaları değerlendirildiğinde, hem AHS yöntemine hem de TOPSIS yöntemine göre bireysel ve kurumsal müşteriler A Kargo firmasının daha yüksek kalite düzeyine sahip olduğunu belirtmişlerdir. Ancak kurumsal müşteriler açısından her iki yönteme göre de kargo firmaları arasında kalite farkının az olduğu hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kargo Taşımacılık Sektörü, Hizmet Kalitesi, TOPSIS, AHS, Expert Choice.

Analitik hiyerarşi süreciHizmet kalitesiHizmet pazarlaması+7
Hakan Uzun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kara yolu, demir yolu ve deniz yolu taşımacılığının ekonomik büyümeye etkisi: Ampirik bir uygulama

Lojistiğin faaliyet alanlarından biri olan taşımacılık, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasını oluşturan, ekonomik ve sosyal yönden var olabilmeyi mümkün kılan, ülkeye değer katan bir sistemdir. Lojistik sektörünün önemi büyüme potansiyelinin oldukça yüksek olduğu Türkiye'de de giderek artmaktadır. Bu nedenle çalışmada lojistik sektörünün temelini oluşturan taşımacılık faaliyeti üzerinde durulmuş ve Türkiye'de yük taşımacılığının ekonomik büyüme üzerine etkisinin açıklanması amaçlanmıştır. Çalışma geniş bir zaman aralığının yani 40 dönemin ele alınmış olması, çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılarak tek bir mod üzerinden inceleme yerine üç farklı taşıma modunun bir arada incelenmesi yönleriyle yapılan çalışmalardan farklılık göstermekte olup literatüre sağlayacağı katkı açısından önem arz etmektedir. Yük taşımacılığının ekonomik büyüme arasındaki ilişkisi 1980-2019 dönemi yıllık veri ele alınarak çoklu regresyon analizi ile incelenmiştir. Ekonometrik analizde bağımsız değişken olarak kara yolu, demir yolu ve deniz yolu taşıma modu ile yapılan yük taşımacılık miktarı (km-ton), ekonomik büyüme bağımlı değişkeni için ise kişi başı GSYİH (milyar ABD doları) verisi kullanılmıştır. Çalışmada ilk olarak lojistik kavramının tanımı, kapsamı, lojistiğin temel ilkeleri, lojistik performans endeksi, Türkiye'de lojistik sektörünün gelişimi ve lojistikte taşıma modları ele alınmıştır. Daha sonra ekonomik büyüme kavramı, ekonomik büyüme modelleri ve dış ticaret-taşımacılık-ekonomik büyüme ilişkisi ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise ampirik bulgulara ve sonuçlarına yer verilmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda yük taşımacılığı ile ekonomik büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Yük taşımacılığında meydana gelen bir birimlik artışın ekonomik büyümeyi sırasıyla; kara yolu yük taşımacılığı için yaklaşık %23 (0.2260), demir yolu yük taşımacılığı için yaklaşık %11(0.1121), deniz yolu yük taşımacılığı için ise yaklaşık %5(0.04685) oranında arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Kara yolu, demir yolu ve deniz yolu ile yapılan yük taşımacılığının tamamında meydana gelen bir birimlik artışın ise ekonomik büyümeyi yaklaşık %37 (0.3712) oranında arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Demir yolu taşımacılığıEkonomik büyümeEkonomik etki+7
Merve Bayrak
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Karayolu ile eşya taşımalarında taşıma ve teslim engelleri

Taşımanın ya da teslimin sözleşmeye uygun bir şekilde gerçekleştirilmesine engel teşkil eden durumlar, taşıma hukuku terminolojisinde "taşıma ve teslim engeli" olarak adlandırılmıştır. Müessesenin önemine binaen TTK'nın 869. ve CMR'nin 14 ilâ 16. hükümlerinde, karayolu ile eşya taşımalarında taşıma ve teslim engellerine ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Taşıma hukuku alanında gerçekleşen bu ifa engellerinin varlığı hâlinde, taşıyıcıya bazı yükümlülükler yüklenmiştir. Bu yükümlülüklerin karşılığında da riziko alanı ilkesi çerçevesinde birtakım istem hakları tanınmıştır.

Eşya taşımaKara yolu ulaşımıKarayolu taşımacılığı+7
Yasemin Aşlar Üçyıldız
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Abbasîler Dönemi Basra Körfezi'nde uluslararası taşımacılık ve ticâret

Abbasî dönemi içerisinde, istikrar ve emniyet açısından en görkemli devrini yaşayan Basra Körfezi, özellikle emniyetin verdiği güven ortamı sayesinde uluslararası taşımacılık ve ticârette önemli gelişmeler kaydetti. Ticârî manadaki bu gelişme sadece Basra Körfezi ile sınırlı kalmayıp doğu denizlerinin genel olarak hemen hepsinde görüldü. Abbasîlerin ticâreti geliştirmeye yönelik almış oldukları bir dizi tedbirler neticesinde özellikle Basra Körfezi, Asya'daki en önemli ticâret kanallarından biri oldu. Bu yolla Hind, Çin ve Güneydoğu Asya'nın ürünleri, Irak ve Biladu'ş Şam pazarlarına, Anadolu'ya, Mısır'a, Kuzey Afrika'ya, Endülüs'e, Avrupa içlerine ve Rusya'ya taşınıyordu. Aynı şekilde bu bölgelerden gelen ticarî ürünlerde aynı yolları takip ederek Hindistan ve Uzakdoğu'ya ulaştırılıyordu. Öyle ki Basra Körfezi'nden geçen kara ve deniz ticâret yolları, o dönemin önemli şehirlerinden (Basra, Bağdat, Halep, Dımaşk, Kahire, Kayrevân, Kurtuba, Gırnata, Kostantıniyye) hemen hepsine ulaşmaktaydı. Bu durum Abbasîlerin önemini giderek arttırdı ve Abbasî saltanatını, kendinden önceki yönetimlerin fevkine çıkardı. Abbasî hilafetinde, altın çağını yaşayan Basra Körfezi, ticarî arenada olduğu kadar doğuda yapılacak olan İslam fetihlerine de büyük katkı sağladı. Basra Körfezi bir nevi Müslümanların Arap topraklarından doğuya çıktıkları kapı vazifesini üstlendi. Özellikle ticarî yolculuklarda karşılaşılabilecek tehlikelere ve zorluklara karşı Müslüman tüccarlara siyasî himaye sağlayan Abbasî iktidarı, ticâretin geniş coğrafyalara ulaşmasına vesile oldu. Böylece İslam kültürü ve dininin savaşsız bir şekilde Hind Okyanusu'na taşınıp, bütün Hind Okyanusu havzasında meydana gelecek yeniliklerin önü açıldı. Nitekim günümüzde Müslüman nüfusunun yoğunlukta olduğu Endonezya, Malezya, Filipinler? gibi bölgeler bu dönemdeki Müslüman tüccarların faaliyetleri neticesinde İslamiyetle tanışma imkanı buldular.Anahtar Kelimeler: Abbasîler, Basra Körfezi, Bağdat, Uzakdoğu, Ticâret.

Abbasiler DönemiBasra KörfeziIrak+5
Taner Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet işletmelerinde kalite yönetimi ve değerlendirilmesi, toplu taşımacılık sektöründe bir uygulama

Hizmet sektörünün ekonomi içerisindeki artan payı, hizmetin ve kalitesinin de gün geçtikçe önem kazanması sonucunu doğurmaktadır. Bununla birlikte, hizmetlerin soyut, heterojen ve stoklanamaz oluşu ile eş zamanlı olarak üretilip tüketilmesi, hizmet işletmelerinin stratejik kararlarını ve kullandıkları kalite ölçüm yöntemlerini ürün üretenlerden farklılaştırmaktadır.Ayrıca, hizmetlerin insan faktörlü oluşu, müşteriyle farklı düzeylerde temasın olmasını gerekmekte ve hizmet işletmelerinin kuruluş yeri, düzeni, süreç tasarımı ve planlamasına yönelik kararlar şekillendirilirken temas düzeyi de dikkate alınmaktadır.Özellikle hizmet sektöründe rekabetin büyük bir artış gösterdiği son yıllarda, hizmet işletmelerinin de ayakta kalabilmeleri ve rakiplerinden farklılaşabilmeleri, kalite gelişimini ilke edinmelerine ve toplam kalite yönetimi kavramını tüm organizasyona yayabilmelerine bağlıdır.Bununla birlikte, ürün üreten işletmeler için, gerek sürecin gerekse de nihai ürünün kalitesine ilişkin rakamsal standartlar belirlenebilirken, doğası gereği insan faktörü en önemli girdisini oluşturan hizmetlerin, çıktısına ilişkin değerlendirmeler de sübjektif özellikler taşımakta ve kalite algısı sosyal/psikolojik faktörlerden etkilenmektedir.Bu çalışmada, hizmet kalitesinin ölçümünde, tüketici algı ve beklentilerinin belirlenerek, bir arada incelenmesini temel alan servqual yöntemi, bir şehirlerarası toplu taşımacılık şirketinde uygulanmış, çıkan sonuçlara ilişkin yorum, değerlendirme ve öneriler sıralanmıştır.Anahtar Kelimeler:1. Hizmet Sektörü2. Toplam Kalite Yönetimi3. Hizmet Kalitesi4. Şehirlerarası Toplu Taşımacılık Sektörü5. Servqual

Hizmet işletmeleriHizmet kalitesiKalite yönetimi+6
Ümit Karabay
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği'nin deniz ulaştırması politikalarının güvenlik boyutu

Bu çalışmada; günümüzde meydan gelen korsan eylemlerinden ve deniz ticaretinin ve taşımacılığının artan öneminden hareketle AB'nin deniz güvenliği alanında yaptığı çalışmaları incelenmiştir. Taşımacılık mâliyetlerin artmasının doğal sonucu olarak meydana gelen güvenlik ihtiyacı ve bunun sonucu yapılan çalışmalar konunun nüvesini oluşturmaktadır.Konunun öncelikle güvenlik boyutu ele alınmış uluslararası hukuk boyutu, bu konuda faaliyet gösteren diğer uluslararası örgütler, deniz ulaştırması alanındaki genel rejim ve nihayet AB'nin yaptığı çalışmaları da incelenerek ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler:1.Deniz Güvenliği2.Avrupa Birliği3.Taşımacılık4.Deniz Haydutluğu

Avrupa BirliğiDeniz yolu taşımacılığıDeniz yolu taşımacılığı+2
Mustafa Çağatay Cansız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

P & I (Protect & Indemnity ) kulüp sigortaları kapsamında petrol taşımacılığından doğan kirlenme zararları

Deniz ticaret hukukunda, tekne ve taşıma sigortalarının teminat kapsamı dışında kalan, üçüncü kişilere verilen zararlardan doğan sorumluluklar, koruma ve tazmin klası altında faaliyet gösteren P&I kulüpleri tarafından teminat altına alınır. Kulüp sigortasının teminat kapsamı geniştir. Söz konusu teminatlardan, petrol taşınmasından doğan sorumluluk teminatı; kulübe kayıtlı üye donatanın gemisinin doğal çevreye ve üçüncü kişilere verdiği zararları tazmin etmeyi amaçlar. Bu bağlamda çalışmamızın birinci bölümünde Kulüp Sigortası kavramı incelenecektir. Denizcilikte kilometre taşı olmuş olaylar eşliğinde Kulüp sigortasının tarihçesi anlatılacaktır. Ardından kulüplerin temel özelliklerine, işleyiş esaslarına ve hukuki niteliğine değinilecektir. Bölüm sonunda Kulüp üyelerine sunulan teminatlar sıralanacak ve açıklanacaktır. Çalışmamızın ikinci bölümü, Kulüp Sigortası kapsamında, "Petrol Taşınmasından Doğan Kirlenme Zararları Hakkındaki Teminat" üzerinedir. Genel anlamda deniz kirlenmesi ve kirlenmenin sebepleri, petrol taşınmasının denizlerde bıraktığı olumsuz etkiler, kirlilikten doğan sorumluluk, sorumluluğun mevzuatımızda ve taraf olduğumuz uluslararası antlaşmalardaki yansıması, sorumluluğun sınırlandırılması ve ek tazminat fonları hakkında bilgi verilecektir. Çalışmamızın üçüncü bölümü söz konusu kirlenme zararlarının P&I Kulüp Sigortasına başvurularak tazmin edilmesi hakkındadır. Bu bölümde, çevre kirliliği anlamında rizikonun tanımı yapılacaktır. Sigorta yapma zorunluluğu ele alınacak; sigorta kapsamına giren riskler ve üçüncü kişilerin, zararlarını tazmin etmek için P&I kulüplerine başvurabileceği hususu incelenecektir. Bölüm sonunda zarar tazmini hususunda uyuşmazlıkların çözüm yolu olan dava ve tahkim yolu açıklanacaktır. Kulüp sigortasında zamanaşımı süresi hakkında kısaca bilgi verilecektir.

Borçlar hukukuDeniz hukukuKirlilik+7
Hasan Basri Özkan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Taşınma eşyası taşıma sözleşmesi

Bu çalışmada; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dördüncü Kitabının Üçüncü Bölümünde ilk kez düzenlenen taşınma eşyası taşıma sözleşmesinin özel hükümleri incelenmekte, bu taşımaya özgü olan yükümlülükler esas alınarak ele alınmaktadır. Çalışmamızın konusunu, herhangi bir eşya değil, taşınma eşyası taşıması oluşturmaktadır. Nitelikleri itibarıyla bu eşyaların taşınması hassasiyet arz ettiğinden taşınma eşyası taşıması birtakım özel düzenlemelere tabi tutulmuştur. Mevzuatta özel düzenlemelerin bulunmadığı hâllerde ise kara yoluyla eşya taşımasına ilişkin genel hükümler uygulama alanı bulmaktadır. Kanunun 894. maddesinde açık olarak tanımlanan taşınma eşyası; bir evden, bürodan veya benzeri bir yerden alınıp benzeri bir yere taşınan eşya olarak ifade edilmiştir. Taşınma eşya taşımasında; taraflar için eşyanın ev, büro ve benzeri yerlerden teslim alınmasından, benzeri yerlere teslimine kadar taşıma sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülükler söz konusudur. Taşınma eşyası taşıması; gönderenin, taşıma senedi düzenleme zorunluluğunun ve eşyayı yükleme boşaltma yükümlülüğünün olmadığı, taşıyıcının ise mobilyaların sökülmesi, kurulması ve taşınma eşyalarının yüklenip boşaltılmasının üstlendiği özel bir taşıma türüdür. Bu taşıma türünde de diğer taşıma türlerinde olduğu gibi taşıyıcının hasar, zıya ve gecikmeden doğan sorumluluğu bulunmakta olup bu sorumluluğun sınırlandırılması gönderenin tüketici olabileceği de göze alınarak özel şartlara tabi tutulmuştur.

Eşya taşımaSözleşmelerTaşıma sorumluluğu+4
Nurgül Çetinkaya
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Demir yolu ile yurt içi yük taşımacılığında taşıyıcının sorumluluğu

Bu çalışma kapsamında ilk olarak okuyucuya genel bir bilgi sunmak için, taşıma kavramı ve taşımacılık faaliyeti genel hususları ile anlatılmıştır. Bununla birlikte demir yolu taşımacılığı hakkında ana hatlarıyla bilgi verilmiş; tarihi ve gelişimi hakkında açıklama yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde taşıma sözleşmesi hakkında bilgi verilmiştir. Burada özellikle; çalışma konusu olan demir yolu ile yurt içi yük taşıma sözleşmelerinde uygulanacak hukukun belirlenmesi önem arz etmektedir. Demir yolu ile yurt içi yük taşıma sözleşmelerinde uygulanacak hukukun Osmanlı Devleti zamanında yürürlüğe konulan Rumeli Demiryolu Umur-u Nakliyesi Hakkında Nizamnamenin olduğunun tespitiyle çalışma bu Nizamname ekseninde ilerlemektedir. Kanaatimizce Nizamnamenin eski tarihli olması ve demir yolu taşımacılığının genel olarak arka planda kalması nedeniyle bu konuda daha önce yazılmış nispeten kapsamlı bir akademik çalışma tespit edilememiştir. Üçüncü bölümde, demir yolu ile yurt içi yük taşımacılığında taşıyıcının sorumluluğu hakkında açıklama yapılmıştır. Bu konuda gerek Nizamnamenin gerekse de Türk Ticaret Kanunu hükümleri göz önüne alınmış olup; taşıyıcının zıya, hasar ve gecikmeden doğan sorumluluğu incelenmiştir. Sonuç kısmında, demir yolu ile yurt içi yük taşıma sözleşmelerinde uygulanacak hukukun günümüz taşımacılık faaliyetleri ve çağımızın gerekleri karşısında yeterli düzenlemelere sahip olmadığından bahisle; yeni bir mevzuat düzenlemesine ihtiyaç olduğu veyahut da mevcut Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olması gerektiği yönündeki çözüm ve görüşlerimizle çalışmamız sonlandırılmıştır.

Demir yollarıDemir yolu taşımacılığıSorumluluk+5
Abdullah Civan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Hukukunda kara yolu ile yapılan yolcu taşımalarında taşıyıcının yolcuların uğradığı zararlardan doğan hukuki sorumluluğu

Bu çalısmada, Türk Hukukunda kara yolu ile yapılan yolcutasımalarında tasıyıcının yolcuların uğradığı zararlardan doğan hukukisorumluluğu incelenmistir.Kara yolu ile yolcu tasıma sözlesmesi, taraflarından tasıyıcının diğertarafa onu ya da bir baskasını, bagajı ile birlikte sağ ve salim olarak karayolunda bir tasıma vasıtasıyla ücret karsılığında bir yerden diğer bir yeregötürmeyi taahhüt ettiği sözlesmedir. Ücretsiz yapılan hatır tasımalarının isehukuki niteliği tartısmalı olmakla birlikte, Türk Ticaret Kanunu bakımındanyolcu tasıma sözlesmesi unsurlarını tasımamaktadır. Yolcu tasımasözlesmesi ile taahhüt altına giren kisi asıl tasıyıcıdır. Ancak asıl tasıyıcınıntasıma isinin ifası sırasına eylemlerinden sorumlu tutulduğu yardımcılarkullanması mümkündür. Kara yolu ile yolcu tasıma sözlesmeleri herhangi birsekle tabi değildir. Genellikle taraflar sözlesmenin ispatını kolaylastırmak içinbilet adı verilen belgeyi kullanırlar. Tarafların bu sözlesmeden doğan çesitlihak, borç ve yükümlülükleri bulunmaktadır.Tasıma sözlesmesi ile taahhüt altına giren tasıyıcı büyük sorumlulukyüklenmektedir. Bu nedenle tasıyıcının hukuki sorumluluğunun niteliği vesorumluluk nedenleri önem tasımaktadır. Tasıyıcının sorumluluk halleri esasolarak iki temel baslığa ayrılır. Tasıyıcı, yolcunun bagajının zıyaa veyahasara uğramasından ve yolcunun cismanî zarara uğramasından dolayısorumlu tutulabilir. Tasıyıcı, aynı zamanda isleten ise, sorumluluğununhukuki niteliği farklılık arz eder. Tasıyıcının bu sorumlulukların hepsini tekbasına tazmin edemeyeceği düsünülerek, yolcu tasıma isini yapan kisiler içinbazı sigorta türlerini yaptırmak zorunlu hale getirilmistir. Böylece yolcu tasımasırasında herhangi bir zarar meydana geldiğinde, zarar gören kisilerintasıyıcıya, yardımcılarına veya sigortacıya zararlarının tazmini içinbasvurmak konusunda seçimlik bir hakkı bulunacaktır. Bu bağlamda, buçalısma ile yolcu tasımacılığında kanunen yapılması zorunlu tutulansigortalar ile tarafların isteğe bağlı yaptırdıkları sigortaların tasıyıcınınsorumluluğuna etkisi ile ilgili hukuki değerlendirilmeler yapılmıstır.

Hukuki sorumlulukKara yolu ulaşımıKarayolu taşımacılığı+4
Zeynep Or
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00

Related subjects