Turkish dialects

245 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Ōkubo Kōji'nin Türk dili üzerine çalışmaları

Bu çalışmada Türklük bilimi araştırmacısı Ōkubo Kōji'nin Türk dili ve Türkçe üzerine görüşlerinin, diğer eserlerinde kullandığı Türkçe kavramların algısı ile bu algısını yansıtma biçiminin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ōkubo Kōji'nin Türk dili, Türkçe ve Türkiye Türkçesi üzerine yazıları tezin araştırma örneklemini oluşturmuştur. Çözümleme sonucunda, Ōkubo Kōji'nin Türk dillerinin sondan eklemeli dil ve ünlü uyumu olarak iki temel özelliğine dikkat çektiği, ayrıca Türk dilinin tarihî gelişiminde sağlam yapısı ve matematik gibi kurallı olması sebebiyle büyük değişimlere uğramadığı şeklinde düşüncesini vurguladığı tespit edilmiştir. Aralarında çok fark bulunmadığını belirttiği Türk dili lehçeleri üzerine yaptığı değerlendirmelerinde Kazan- Tatar Türkçesini önemli bir kültür ve yazı dili, Kaşgar Türkçesini klasik tarzdaki biçimini en iyi koruyabilmiş en doğudaki lehçe, Türkiye Türkçesini ise en gelişmiş Batı lehçesi olarak değerlendirdiği görülmüştür. Tezde ayrıca, Türkiye'deki dil politikalarını takip ettiği, incelediği, bunlar hakkında görüşler oluşturduğu ve yaptığı yayınlarla bu konuları Japonya'ya ulaştırmış olduğu tespit edilmiştir. Türkiye Türkçesinde yapılan harf devrimi ve dil devrimini, Türkçenin yapısal ihtiyaçlarını karşılayan bir ihtiyaç olarak, Güneş-Dil Teorisi'ni milliyetçi bir projeye dayalı ideolojik bir girişim olarak değerlendirmiştir. Ōkubo'nun ayrıca Türkleri tanımak ve kendi halkına anlatmak amacıyla Türk kültürüne dil üzerinden yaklaştığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, geniş bir coğrafyada yaşayan Türk halklarını tanımak ve kendi halkına aktarmak için çalışmalar yapmış olan Ōkubo Kōji'nin İslam tarih ve medeniyeti araştırmacısı olmasının yanında Türklük bilimi araştırmacısı olarak da çok sayıda eser verdiği görülmüştür.

DilJaponcaTürk lehçeleri+2
Gülzemin Özrenk Aydın
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Boris Çındıkov'un seçme hikâyeleri esasında Çuvaşçada kelime grupları

Modern Türk lehçeleri içinde, İlk Türkçe döneminden itibaren ayrılmış olmasının yanı sıra dinleri ve kültürleri açısından da Türk dünyasına en uzak mesafede bulunan Çuvaşlar, dillerinde İlk Türkçenin arkaik özelliklerini bir hayli koruması ve kültürel anlamda farklı özellikler barındırması dolayısıyla birçok bilim insanının dikkatini çekmiştir. Çuvaşça üzerine fonetik, morfolojik ve söz varlığı açısından muhtelif bilimsel çalışmalar yapılmış olmasına rağmen söz dizimi üzerine yapılan çalışmalar yok denilecek kadar azdır. Bu boşluğu kısmen de olsa doldurabilmek amacıyla bu çalışmada, Çuvaşçanın kelime grupları eş zamanlı olarak incelenmiş ve Türkiye Türkçesinin kelime gruplarıyla karşılaştırılarak benzer ve farklı yönleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu tez, "Ön söz" den sonra 5 ana bölümden oluşmaktadır. Tezin Giriş kısmında, Çuvaşlar hakkında genel bilgi verilmiş ve Çuvaşçanın Türklük bilimi ve Türkoloji dünyası için ne denli önemli olduğu vurgulanmaya çalışılmış, ardından Çuvaşçanın söz dizimi üzerine Türkiye'de ve Türkiye dışında yapılmış literatür çalışmaları taranıp zikredilmiştir. İkinci bölümde, Boris Çındıkov'un Tuhsa Kayiççen "Ayrılmadan Önce" adlı hikâye kitabından seçtiğimiz hikâyelerin transkripsiyonu yapılmış, üçüncü bölümde metnin Türkiye Türkçesine aktarımı sağlanmıştır. Dördüncü bölümde ise seçtiğimiz metinler üzerinden Çuvaşçanın kelime grupları incelenmiş ve Türkiye Türkçesiyle karşılaştırılarak benzer ve muhtelif özellikleri gösterilmeye çalışılmıştır. Beşinci bölüm olan "sonuç" kısmında da diller arasında ne kadar mesafe olursa olsun, ne kadar farklı milletlerle kültürel alışverişlerde bulunulursa bulunsun söz dizimi genetiğinin değişmediği, morfoloji, fonetik gibi diğer inceleme alanlarına oranla daha dayanıklı olduğu ve söz diziminin dilin iskeleti olduğu açıklanmıştır.

Kelime gruplarıLehçelerSöz dizim+3
Kubilay Fener
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi ve çağdaş Türk lehçelerinde geniş zaman (Basit çekim)

"Tarihi ve Çağdaş Türk Lehçelerinde Geniş Zaman İfadesi (Basit Çekim)" adlı bu çalışmada Tarihi ve Çağdaş Türk Lehçelerinde geniş zaman kipinin basit çekimi ele alınmıştır. Çalışmanın amacını, kapsamını, materyal ve yöntemini açıklayan giriş bölümünden sonra tarihi ve çağdaş Türk lehçelerinde geniş zaman kipinin basit çekimi incelenmiştir. Tarihi ve çağdaş Türk lehçelerinde geniş zaman çekimi ele alınırken öncelikle Türkçenin tarihi lehçeleri olan Köktürk Türkçesi, Eski Uygur Türkçesi, Karahanlı Türkçesi, Harezm Türkçesi, Kıpçak Türkçesi, Çağatay Türkçesi ve Eski Anadolu Türkçesi ile Türkçenin çağdaş lehçeleri olan Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Yeni Uygur Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Nogay Türkçesi, Tatar Türkçesi, Başkurt Türkçesi, Kırım-Tatar Türkçesi, Karaçay-Malkar Türkçesi, Kumuk Türkçesi, Altay Türkçesi, Hakas Türkçesi, Tuva Türkçesi, Saha (Yakut) Türkçesi ve Çuvaş Türkçesi'nin dili ve edebiyatı hakkında kapsamlı tanıtıcı bilgiler verilmiş, daha sonra geniş zaman kipinin basit çekimi ele alınarak olumlu, olumsuz ve soru çekimleri söz konusu lehçelere ait yazılı kaynaklardan alınan örnekler ışığında, benzer ve farklı yönleri bakımından karşılaştırılarak birtakım çıkarımlarda bulunulmuştur. Böylece Türkçede geniş zaman kipinin tarihi ve çağdaş lehçelerindeki kullanımı, tarihi gelişimi, özelliklerinin ortaya konulması çabalarına katkıda bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe, tarihi ve çağdaş Türk lehçeleri, kipler, geniş zaman kipi, basit çekim.

AğızlarDil bilgisi-çekim ekleriDilbilgisi+5
Servet Boğa
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eski Türkçe ile Kerkük Türkmen Türkçesindeki ortak kelimelerin ses bilgisi ve anlam bilgisi açısından karşılaştırılması

Eski Türkçe, Türkçeyi metinlerle takip ettiğimiz bir dönemdir. Birçok araştırmacı Eski Türkçeyi üç lehçeye ayırmaktadır. Bu dönemler Köktürkçe, Eski Uygur Türkçesi ve Karahanlı Türkçesi dönemleridir. Eski Türkçe, bugünkü Türk lehçelerinin ana kaynağıdır. Birçok Türk lehçesinde Eski Türkçenin izleri günümüze kadar ulaşmıştır. Kerkük Türkmen Türkçesinde de Eski Türkçenin izlerine rastlanmaktadır. Günümüz Kerkük Türkmen Türkçesinde Eski Türkçe söz varlığında da bulunan bazı kelimelerin birtakım ses bilgisi farklılaşmalarıyla yer aldıkları görülmektedir. Bazı kelimelerde de çeşitli anlam değişiklikleri ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda Eski Türkçe ile Kerkük Türkmen Türkesi arasında ortaklaşan kelimeler tespit edilmiştir. Tespit edilen kelimeler anlam bilgisi ve ses bilgisi açısından incelenmiştir.

Eski TürkçeTürk lehçeleriTürkçe
Mustafa Shakır Mustafa Mustafa
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Edimsel yaklaşımla İran Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine kültür ve çeviri - Rukiye Kebiri örneği

Bu tez, İran Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesi arasında yapılan çeviride kültürün kolaylaştırıcı ve zorlaştırıcı etkilerini sorgulamayı amaçlar. Akraba diller belirli sınırlarda ortak bir tarihi ve kültürü paylaştığı için çeviride bilgi kaybı en az düzeyde tutulabilir. Tarihsel süreçte yaşanan dil ilişkileri, göçler, sosyal ve siyasi vb. olaylar akraba dillerin farklı dil ve alt kültürleri barındırmasına neden olur. Çeviride, kültürün farklılaştığı noktada kaynak metin yanlış yorumlanabilir. Tezde, kültürel bağlamda seçilen örnekler ve kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunlar edimsel yaklaşımla incelendi.

AzericeEdimbilimKültür+6
Seher Yazar Kaya
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çuvaşçada art zamanlı ad yapımı

Çuvaşlar günümüzde İdil-Ural bölgesinde yaşayan topluluklardan biridir. Çuvaşların konuştuğu dil olan Çuvaşçanın konumu itibari ile Fin-Ugor dillerine yakınlığı ve bu dillerle ortak özellikler barındırması uzun tartışmalara neden olmuştur. Öyle ki bazı araştırmacılar Çuvaşçayı Türkçeleşmiş bir Fin-Ugor dili saymışlardır. Çuvaşçanın bünyesinde barındırdığı eskicil ögeleri, diğer Türk dilleri gibi z/ş dili yerine r/l dili olması ve bir Altay dili olan Moğolcayla ortaklıklar göstermesi araştırmacıları bu dilin bir Türk dili olup olmadığını ispat etmeye zorlamıştır. Uzun araştırmalar sonucunda ise Çuvaşçanın bir Türk dili ve Moğolca ile akraba olduğu anlaşılmıştır. Çuvaşçada ad yapımı çeşitli biçimbilgisi eserlerinin içinde yer almış ancak bu konuyla ilgili henüz müstakil ve yeterli bir çalışma yapılmamıştır. Böyle bir çalışmanın olmayışı bu tezin amacını ortaya koymuştur. Bu çalışmada Çuvaşçanın hem Altay Dilleri kuramındaki hem de Türk dilleri arasındaki önemi, ad yapımı üzerinden anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmayla Çuvaşçada ad yapımı konusu ele alınmış, mevcut verilere ve alana bir nebze olsa da katkı sağlanmak istenmiştir.

Dil bilgisi-eklerDil bilgisi-eklerDil bilgisi-isim+5
Ayşe Erdoğan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Azericede evidensiyel kategorisi

Evidensiyel bir konuşurun ifade ettiği cümledeki bilginin kaynağını bildiren bir gramer kategorisidir. Bilgi, doğrudan ya da dolaylı olarak elde edilebilir. Doğrudan bilgi, konuşurun hiçbir aracı olmadan gördüğü veya tecrübe ettiği ya da olgusal bir gerçeklik olarak kabul edilen bilgidir. Dolaylı bilgi ise çıkarım yoluyla, ikinci veya üçüncü el bilgi kaynaklarından aktarma yoluyla elde edilebilir. Evidensiyellikte konuşur, olay zamanında değil olay gerçekleştikten sonra devreye girer (Doğan 2018: 1). Konuşurun sonradan fark ettiği, sebep sonuç ilişkisi kurarak çıkardığı bilgi dolaylıdır. Ayrıca konuşurun başkasından duyduğu söylenti, alıntı ve anlatı türü bilgiler de dolaylı bilgidir. Dünya dillerinde bilgi kaynağının gösterilmesi dilden dile farklılık göstermektedir. Bazı diller bilgi kaynağının doğrudan ya da dolaylı olduğunu morfolojik yolla, bazıları leksik-sentaktik yolla işaretleyebilir. Türk dillerinde doğrudan ve dolaylı bilgi kaynakları genellikle morfolojik yolla belirtilmektedir. Geçmiş zaman ekleri olarak adlandırılan eklerin tek işlevi zaman bildirmek değil, bilginin doğrudan veya dolaylı olduğunu da işaretlemektir. Türkçede doğrudan bilgiler –DX, dolaylı bilgiler –mXş ekiyle ve -(y)mXş ek fiiliyle işaretlenirken Azericede doğrudan bilgiler –dX, dolaylı bilgiler –mXş, -Xb(dXr) eki ve –(y)mXş ek fiiliyle işaretlenir. Azerice gramerlerde modal sözlər olarak adlandırılan elə bil, yəqin, deməli gibi leksik birimler bilgi kaynağını hissettirmekle birlikte evidensiyel işaretleyicilerinin cümleye kattığı pragmatik anlamların ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada Azerice –mXş, -Xb(dXr) ekleri ve –(y)mXş ek fiili evidensiyel kategorisi bağlamında yeniden yorumlanacaktır. Dolaylı bilgiyi işaretlerken hangi durumda –mXş, hangi durumda –Xb(dXr) işaretleyicisinin tercih edildiği tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu ekler dil ilişkileri bağlamında da ele alınacaktır. Özellikle evidensiyel kategorisi bağlamında Farsça Azerice dil ilişkileri üzerinde durulacaktır. Azericede yer alan evidensiyel eklerinin pragmatik anlamları örneklerle açıklanacaktır. Azericedeki modal sözler ve bu sözlerin evidensiyel kategorisine etkisi üzerinde durulacaktır.

AzericeDilbilgisiDilbilim+2
Canan Özbaykal
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Oğuz grubu Türk dillerinde soru yapıları

Bu çalışmada genel olarak dünya dillerinde ve Türkçe, Gagavuzca, Türkmence ve Azericeyi kapsayan Oğuz Grubu Türk Dillerindeki soru yapıları incelenmektedir. Sorular hem morfolojik, sentaktik yapılar hem de semantik işlevleri, bağlam göre kazandıkları işlevler bakımından değerlendirilmiştir. İlk olarak soru yapıları terminolojik, tipolajik olarak incelenip evet/hayır soruları ve içerik soruları olarak sınıflandırılmıştır. Sonra tipolojik olarak Oğuz Grubu Türk Dillerindeki evet/hayır soru cümleleri sınıflandırılmış ve detaylıca betimlenmiştir. Ayrıca soru ekinin bu cümlelerdeki yeri, vurgu işlevi ve bağlama göre soru yapan diğer yapılar incelenmiştir. İçerik sorularındaki soru sözcüklerinin gramatik işlevleri ve bağlama göre kazandıkları pragmatik kullanımları işlenmiştir.

DilbilgisiDilbilimMorfolojik yapı+5
Tuba Kaya
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erciş ağzı

Araştırmanın amacı, Türkiye'de ağız araştırmaları üzerine yapılmış çalışmaları inceleyerek bu akademik çalışmaları esas alarak ağız çalışması yapmaktır. Türk dili araştırmalarının önemli bir kısmını şüphesiz ağız çalışmaları oluşturmaktadır. Amacımız yapacağımız ağız çalışmasıyla dil araştırmalarına yeni katkılar sağlamaktır. Anadolu ağızları Türk dilinin ve kültürünün zenginliğini göstermesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Yapılan ağız çalışmaları sayesinde dilin geçirmiş olduğu aşamalar ve değişiklikler konusunda, seslerin geçirmiş olduğu evreler ve bölgeden bölgeye değişen kullanımları konusunda bilgi sahibi olunmaktadır. Aynı zamanda yapılan çalışmalarla bölgesel ağız özelliklerinin yazı dilinden ayrılan farklılıkları gün ışığına çıkmaktadır. Çeşitli etnik grupların bir arada yaşamasından dolayı yapmış oldukları etkileşim sonucunda birbirlerinden hem dilsel özellikler hem de kültürel özellikler bakımından etkilenmektedirler. Bu etkileşimler dil varlığının daha da çeşitlenmesine ve daha farklı boyutlara taşınmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple yapılan ağız çalışmalarında dilsel yapıyla bölge halkının etnolojik kimliği birbiriyle ilintili bir şekilde ele alınmalıdır. Yapılan çalışmada bu unsurlar göz önünde bulundurulmaya çalışıldı.

AğızlarDilbilgisiDilbilim+3
Serpil Çelebioğlu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Silivri ağzı (Giriş – inceleme – metinler – sözlük)

Bugüne kadar Türkiye Türkçesi ağızlarıyla ilgili lisans ve lisansüstü düzeyde birçok çalışma yapılmıştır. Ancak günümüzde hala ağız çalışması yapılmayan bölgeler mevcuttur. Bu bölgelerden birisi de İstanbul iline bağlı bulunan Silivri ilçesidir. Bu çalışmada, Silivri ilçesi ve ilçeye bağlı olan mahallelerde yaşayan göçmenlerin ağız özellikleri incelenmiştir. Tez; Giriş, İnceleme, Sonuç, Metinler, Sözlük, Kaynakça ve Ekler kısımlarından oluşmaktadır. Giriş kısmında, Silivri'nin tarihi, coğrafyası ve bölgede yaşayan yerli halkın etnik yapısı hakkında bilgiler verilmiştir. İnceleme kısmında, bölgeden derlediğimiz 43 metin ses ve şekil bilgisi yönünden incelenmiştir. Sonuç kısmında, Silivri ağzıyla ilgili elde edilen veriler maddeler halinde değerlendirilmiştir. Metinler kısmında, kaynak kişilerden yapılan derlemeler Türk Dil Kurumu tarafından tavsiye edilen transkripsiyon işaretleriyle yazıya geçirilmiştir. Sözlük kısmında, yazı dilindeki şeklinden farklı olarak telaffuz edilen kelimelere yer verilmiştir. Kaynakça kısmında, çalışma hazırlanırken yararlanılan eserlerin künyeleri alfabetik olarak sıralanmıştır.

Anadolu ağızlarıAğızlarDil bilgisi+5
Erdoğan Özdil
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Güneybatı (Oğuz) Türk lehçelerindeki ortak deyimlerin tespiti

Deyimler anlatımı etkili kılma amacıyla, insanların dilde oluşturduğu araçlar olarak Türk dilinin söz varlığının tespiti konusunda büyük öneme sahiptir. Bu çalışma ile deyim kavramına ortaklık durumları noktasından bakarak Güneybatı (Oğuz) Türk lehçelerindeki deyimleri inceledik. Çalışmamız beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, söz konusu lehçelerin tarihi gelişimi ve bugünkü durumu ile ilgili bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, lehçelerin ses ve şekil bilgisi özellikleri karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Üçüncü bölümde; deyimin tanımı, özellikleri ve deyim bilimi çerçevesinde konumu belirtilmiştir. Dördüncü bölümde, lehçelerdeki ortak deyimler tablolarda sunulmuştur. Ortak deyimlerin seçilmesinde, deyim bileşenlerinden en az birinin şekilsel benzerlik göstermesi koşulu aranmış ve kaynak bağlamında sınırlama yapılmıştır. Çalışmanın beşinci bölümü olan sonuç kısmında ortak deyimler; lehçeler arasında ikili-üçlü gruplar şeklinde karşılaştırılmıştır ve elde edilen sayısal verilere göre, Güneybatı (Oğuz) Türk lehçeleri deyimlerinde, en fazla ortaklık sayısı Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi deyimleri arasındadır. Yapılan bu karşılaştırmada ikinci sırayı Türkiye Türkçesiyle Türkmen Türkçesi arasındaki ortak deyimlerin sayısı ve sonrasında Azerbaycan Türkçesi ile Türkmen Türkçesi arasındaki ortak deyimlerin sayısı almıştır. Gagauz Türkçesi deyimlerinin verilerinin az olması dolayısıyla, bu lehçedeki deyimlerin diğer lehçelerin deyimleriyle ortaklık sayısının az olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmamızın Türk lehçelerinin ortak söz varlığını zenginleştirmek amacıyla yapılacak mukayeseli çalışmalara katkı sağlayacağını umuyoruz. Anahtar Kelimeler: Güneybatı (Oğuz) Türk Lehçeleri, Deyim, Deyim Bilimi

DeyimlerOğuz TürkçesiTürk lehçeleri
Hicran Yeşildere Aldan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Rumeli Türk ağızlarının komşu dilleri

Rumeli coğrafyası, Türkiye Türkçesinin yaşayıp etkileşim içinde olduğu bir saha olmuştur. Türk dili, tarihten günümüze kadar Rumeli bölgesinde her anlamda etkili olmayı başarmıştır. Türkiye Türkçesi, Rumeli topraklarında Hint-Avrupa dil ailesi, Slav dil ailesi gibi dillerle zaman içinde etkileşime geçmiştir. Bu etkileşim her dil için aynı düzeyde ve etkide olmamıştır. Rumeli coğrafyasında yer alan ve Rumeli Türk ağızları ile etkileşimde olan diller genel olarak Arnavutça, Boşnakça, Bulgarca, Çekçe, Gagauz Türkçesi, Hırvatça, Karadağlıca, Kırım Tatar Türkçesi, Macarca, Makedonca, Rumence, Sırpça, Slovakça, Ulahça, Yahudi İspanyolcası (Ladino), Yunancadır. Tez giriş, inceleme ve sonuç bölümleri olmak üzere üç temel bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde dünyadaki diller hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Türkiye Türkçesinin Rumeli toprakları tarihî ve bugünü hakkında bilgi verilmiştir. Türkiye Türkçesinin Rumeli coğrafyasında etkileşimde olduğu komşu dilleri dil ailesi, alfabe, çağdaş nüfusu, coğrafi dağılımı, resmî veya hukuki durumu, Türkçe ile etkileşim bakımından incelenmiştir. Son bölüm olan sonuç kısmında ise tez çalışmasında incelenen diller ile ilgili genel bilgiler toplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Rumeli, Türkçe, dil coğrafyası, etkileşim, Rumeli ağızları, komşu diller.

AğızlarBalkan Türk ağızlarıRumeli+3
Raziye Ayşenur Yalçın
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tuvacada söz öbekleri

Söz dizimi, dil biliminin tümce ve tümcenin içindeki ögelerin yapısını inceleyen alt dalıdır. Söz diziminin araştırma alanı içerisinde tümce ve tümceyi oluşturan öbeklerin iç yapısı yer almaktadır. Tümcenin bileşenleri, tümcenin kurucu ögeleri yani sözcük ve söz öbeği gibi tümcenin ayrılabileceği dil birimleridir. Sözcükler ve söz öbekleri tümcenin en belirgin bileşenleridir. Tümcenin aktardığı anlam, onun öbek yapısının belirlenmesiyle açıklık kazanmaktadır. Bu çalışmada Güney Sibirya Türk dillerinden Tuvacada söz öbekleri Evrensel Dil bilgisi bakış açısıyla ele alınmıştır. Çalışmanın iki temel odak noktası bulunmaktadır. İlk olarak Geleneksel Dil bilgisine göre kaynaklarda söz öbeklerinin farklı ve özgün yönleri incelenmiştir. Çalışmanın ikinci odak noktası, modern dil bilimi kuramlarının esas alındığı Evrensel Dil bilgisi yaklaşımına göre söz öbekleri sınıflandırmasını belirlemektir. Çalışmanın inceleme ve analiz bölümü ise belirlenen söz öbekleri sınıflandırmasından hareketle Tuvaca söz öbeklerinin incelenmesidir. Evrensel Dil bilgisine göre belirlenen söz öbeği türleri şunlardır: ad öbeği (AÖ), sıfat öbeği (SÖ), zarf öbeği (ZÖ), ilgeç öbeği (İÖ) ve eylem öbeği (EÖ). Çalışmada söz konusu öbek türleri söz dizimsel yapı, biçim bilgisi, biçimsel ses bilgisi ve söz dizimsel işlevler açısından değerlendirilmiştir.

Dil bilgisiDil bilgisi-sözcük türleriDil bilim+5
Uğur Altundaş
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan Türkçesinde kiplik

Bu çalışma, Azerbaycan Türkçesinde kiplik kategorisini alt türleri ile birlikte betimlemeyi ve kiplik işaretleyicilerini işlevleri ile birlikte incelemeyi amaçlamaktadır. Tezde, kiplik kategorisi konuşurun önermeye ilişkin tutumunu, beklentisini, şüphesini, zorunluluğunu, isteğini, yeterliliğini yansıtan anlambilimsel bir kategori olarak ele alınmıştır. Kiplik sınıflandırmalarından yola çıkılarak tezde, temel kiplik alanlar olarak epistemik, deontik ve dinamik kiplikler ele alınmıştır. Ayrıca epistemik kiplik içerisinde uzak olasılık – kurgu, olabilirlik / olasılık, kesinlik / emin olma, olası değil / imkansız, öngörülü olgusallık; deontik kiplik içerisinde emir, izin, zorunluluk, gereklilik, şart; dinamik kiplik içerisinde ise dilek, istek ve yeterlilik anlam alanları incelenmiştir. Çalışma giriş, üç bölüm ve sonuç bölümünden oluşmaktadır. Tezin temel konusu üç ana bölümde incelenmiştir. Giriş bölümünde Azerbaycan Türkçesi ile ilgili temel bilgiler verildikten sonra, kiplikle ilgili temel kavramlar tanıtılmış, ayrıca kiplik sınıflandırmalar üzerinde durulmuştur. Takip eden bölümlerde ise sırasıyla epistemik, deontik ve dinamik kiplik yorumlanmıştır. Ardından bu kiplik türlerinin Azerbaycan Türkçesindeki işaretleyicileri işlevsel olarak betimlenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, Azerbaycan Türkçesinde daha önce sistemli bir şekilde araştırılmayan kiplik kategorisi ile ilgili bir inceleme ortaya koymak ve alanyazına katkı sağlamaktır.

AzericeDil bilgisiDil bilim+2
Vafa Rzazade
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kırım–Tatar sahasına ait karışık dilli bir tıp risalesi

Özel dilin, bir dilin farklı alanlarda yazılmış eserlerinin ses ve şekil özellikleri, söz varlığı ve söz dizimi bakımlarından dönemin standart dilinin farklı yönlerini ortaya koyabildiği görülmektedir. Bir alana ait söz varlığı dilin farklı coğrafyalarındaki kullanımlarından ve söz varlığından aldığı birikimlerle zenginleşir. Tıp dili de bu bu özel dillerden biridir. Tıp metinleri üzerine Eski Anadolu Türkçesi sahasında kaleme alınmış eserler üzerine çokça çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalar sayesinde hatırı sayılır bir söz varlığı elde edilmiştir. Diğer taraftan Kuzey ya da Doğu Türkçelerine ait tıp çalışmalarının azlığı da dikkate değerdir. Çalışmaya konu olan risale de dil özellikleri bakımından karışık dillilik özellikleri gösteren bir tıp risalesidir. Risale öz itibarıyla cüzzam hastalığı özelinde zührevî hastalıklarla ilgili bilgiler vermekte, bu hastalıkların belirtileri ve tedavileri için kullanılması gereken ilaçların terkiplerini, tedavi yöntemlerini anlatmaktadır. Anahtar sözcükler: tıp metinleri, Kıpçak Türkçesi, karışık dilli eserler

Dil bilgisiDil bilimKarışık dilli+5
Tarık Topay
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihî ve etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati'nde alıntı sözler

Tarihî ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati (TETTL), yapısında ve manasında açıklanabilecek bir husus olan, genel sözlüklere girmemiş kelimelerden, tamlamalardan vb. oluşmaktadır. Güncel etimolojik sözlükler arasında oldukça önemli olan bu sözlüğün sözvarlığı üzerine yapılacak birçok çalışma vardır. Bu çalışmalardan biri dil ilişkileri sonucunda ortaya çıkan alıntı kelimeler üzerinedir. Çalışmada, gözden geçirilmiş ve genişletilmiş ikinci baskısı 2021 yılında yayımlanan TETTL'deki alıntı madde başlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çalışma genelde iki, özelde dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş niteliğinde olup sözlük, sözlükçülük ve TETTL hakkında genel bir bilgi içermektedir. İkinci bölümde tarihsel arka planıyla birlikte dil ilişkileri ve çalışmada kullanılan sınıflandırmanın temel kavramları üzerinde durulup tanıtılmıştır. Ardından sözlükteki alıntıların listesi temelinde bir değerlendirme ve sonuç kısmı gelmektedir. Sondaki "Ek 1" bölümünde sözlükteki alıntıların listesi alınış şekilleri, köken dilleri, yüzyılları ve alanları temelinde verilmiştir.

Alıntı kelimeAlıntı sözlerDil bilgisi+5
Gizem Kılıç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin metaforlaşma yoluyla çokanlamlılaşması

Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesindeki algı fiillerinin çokanlamlılığı bilişsel bir bakış açısıyla incelenecektir. Bu bağlamda Azerbaycan Türkçesindeki görme, işitme, dokunma, koklama ve tatma olmak üzere beş temel duyuyu temsil eden söz varlığı ele alınacak ve bu fiillerin hangi anlam genişlemelerine sahip olduğu betimlenecektir. Çalışmada bilişsel dilbilimin ilkelerine değinilecek ve bilişsel anlambilim kavramları hakkında bilgi verilecektir. Çokanlamlılık olgusu üzerinde durulacaktır. Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin ifade ettiği çokanlamlılık tespit edilecek ve Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin sergilediği anlam genişlemeleri kavramsal metafor teorisi yoluyla açıklanmaya çalışılacaktır. Araştırmanın sonunda genel bir değerlendirme yapılarak elde edilen sonuçlar dikkate sunulacaktır.

AzericeDil bilgisiDil bilgisi-eylem+3
Shahla Hatamova
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ermeni harfli Kıpçak Türkçesinin Türkçe kökenli dinî söz varlığı

Her toplum tarihî süreç içerisinde çeşitli inanç sistemine dâhil olmuştur. Her bir inanç sistemi beraberinde kendi söz varlığını da getirmiş, bundan dolayı her dilin dinî söz varlığı sürekli bir değişime uğramıştır. 8. asırdan itibaren yazı dili olarak karşımıza çıkan Türk dili, tarihi süreçte gelişimini sürdürerek çeşitli kollara ayrılarak farklı kültürlerle etkileşim içinde bulunmuştur. Bu etkileşim Türk dilinin zengin bir söz varlığına da olanak sağlamıştır. Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesinin dini söz varlığı, bu dilin tarihsel, kültürel ve sosyal bağlamda önemli bir bağlayıcısıdır. Kıpçak Türklerinin Hristiyanlık ile ilişkileri, dilin gelişmesinde ve Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesinin söz varlığında oldukça önemli izler bırakmıştır. Bunlardan dolayı Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi, Türk dili açısından oldukça önem taşımaktadır. Kıpçak sahasının tarihi bir kolu olan Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi üzerine pek çok araştırmacı tarafından sözlükler, tezler hazırlanmış; çeşitli çalışmalar ortaya konulmuştur. Ancak daha önce bu tarihi lehçe üzerine detaylı bir dini terminoloji çalışması yapılmamıştır. Hazırladığımız "Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesinin Türkçe Kökenli Dinî Söz Varlığı" adlı tezde Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi'nin dini söz varlığı incelenerek dilin, kültürün ve inanç sistemlerinin anlaşılmasına katkı sağlamanın yanı sıra; toplumsal ve tarihsel bağlamda önemli çıkarımlar sunmaktadır. Bu tür bir çalışmanın bu kültürel zenginliğin ortaya çıkmasına kaynak oluşturması bu tezin ana amaçlarını oluşturmaktadır. Alanın önemli sözlükleri ve metinlerinden hareketle tespit edilen Türkçe kökenli dinî söz varlığı, örnek cümleler ve analizler çerçevesinde ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kıpçakça, Ermeni Harfli Kıpçak Türkçesi, Dinî Söz Varlığı.

Türk lehçeleri
Elmira Mulkıbayeva
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

19. yüzyıla ait Ermeni harfli Türkçe İncil tercümesi (1-1008) (Çeviriyazı, inceleme, dizin, tıpkıbasım)

Bu çalışma, 1858 yılında Ermeni harfleriyle Türkçe yazılmış İncil-i Şerif adlı kitabının Türk Latin alfebesine aktarımı, dizini ve dil incelemelerini ortaya koymaktadır. Giriş bölümünde Ermeni harfli Türkçe, Türk-Ermeni ilişkilerinde dil, Türkçe incil tercümeleri hakkında bilgi verilmektedir.Sonra eserin matbu özellikleri, konusu, dili üzerinde durulmaktadır. Ses Bilgisi bölümünde metinde kullanılan Ermeni harfli alfabedeki harflerin özellikleri verilmiştir. Ses оlayları bölümünde metinde Türkçe kelimelerde ses türemesi, ünlü düşmesi, göçüşme, ünlü değişmeleri incelenmiştir. Ermeni harfli Türkçe, 1928 yılında Latin tabanlı Modern Türk alfabesinin tanıtılmasına kadar Osmanlı Türkçesini yazmak için kullanılan Ermeni alfabesinin bir biçimidir. Ermeni alfabesi,yalnızca Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşları tarafından Türkçeyi yazmak için değil, aynı zamanda Ermeni olmayan Osmanlı ve Türk aydınları tarafından da kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ermeni Harfli Türkçe, Ses Bilgisi ve Şekil Bilgisi, Dizin-Sözlük.

Türk lehçeleri
Nargiza Jamalova
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Gagauzların dil durumu üzerine toplumdilbilimsel bir inceleme

Bu çalışmada dillerin tehlike altına girme süreçleri ve konu ile ilgili toplumdilbilimsel kavramlar açıklanarak, tehlikedeki Türk dillerinden biri olan Gagauzcanın günümüzdeki durumu tartışılmıştır. Dil hakkındaki değerlendirmeler, Komrat'ta ve Avdarma köyünde gerçekleştirdiğimiz saha araştırmasından elde edilen malzemelere ve diğer araştırmalardan edinilen bilgilere göre yapılmıştır. Gagauzlar tarih boyunca, savaşlar ve siyasi sebeplerden dolayı birçok kez göç etmiş ve farklı ulusların egemenliği altında yaşamak zorunda kalmış bir halktır. Yapmış oldukları göçlerin getirmiş olduğu coğrafi ayrılık ve değişiklikler, kültür ve dilin üzerinde yoğun etkiler bırakmıştır. Bu etkiler sonucunda da Gagauzlar çokdilli bir toplum haline gelmiştir. Baskın dillerin ve kültürlerin yoğun etkisi altında Gagauz Türkçesi, zamanla zayıflayarak günümüzde tehlikede olan Türk dilleri kategorisine girmiştir. Gagauzlar, başta Moldova olmak üzere çoğunluk olarak Ukrayna ve Romanya'da yaşamaktadır. Ayrıca Yunanistan, Bulgaristan, Kazakistan, Türkiye ve Makedonya gibi ülkelerde de Gagauzca konuşuru bulunmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, dilin zayıflama süreçlerini geçmişten günümüze değerlendirebilmek için Gagauzların tarihi, dili ve dil ile ilgili gelişmeler üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde bir dilin tehlike altında olma durumu incelenerek, dil seçimi, dil değiştirimi, dil ölümü gibi toplumdilbilimsel kavramlara yer verilmiş ve bu kavramlar ayrıntılı olarak örneklerle birlikte açıklanmıştır. Araştırmanın son bölümünde ise Gagauzcanın tehlike altında olmasının sebeplerine değinilmiştir. Gagauzların hangi durumlarda dil seçimine başvurarak kod değiştirdikleri, dilin kullanıldığı alanları ve günümüzdeki durumu, Gagauz Özerk Bölgesi'nin başkenti Komrat'ta ve Avdarma köyünde yapılan saha araştırması sırasında elde edilen röportajlar ve gözlemlere dayanılarak tartışılmıştır. .

Dil seçimiDil çalışmalarıDil ölümü+4
Cemre Dilektaşlı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş ve tarihi Türk lehçeleri interaktif platformu

Sürekli ve çok hızlı gelişmekte bilişim teknolojisi dil incelemelerinde de yoğun olarak kullanılmakta, özellikle bilgisayar bilimleri ile dilbilim iş birliği yapması sonucu yeni araştırma alanları ortaya çıkmaktadır. Yirmiyi aşkın yazı dilini ve pek çok konuşma varyantını içine alan ve geniş bir coğrafyada milyonlarca insanlar tarafından konuşan Türk dilleri pek çok araştırmaya konu olmaktadır. Ancak yeni teknolojilerle Türk dili araştırmalarının birleştirilmesinde, ciddi eksiklikler vardır. Oysa eğitim ve araştırma imkânlarını güçlendirmek için Türk dili araştırmalarında teknoloji kullanımı vazgeçilmez durumdadır. Bir deneme olarak bu tezde, Türk dilleri ve Türkoloji anlamında araştırma, alan araştırması verileri, sözlükler gibi değişik türden işlenmiş veya ham verinin bir araya getirilip yayınlanabileceği interaktif bir platformun hazırlanması amaçlanmaktadır. Bu platform sayesinde araştırmacıların ve öğrencilerin bilgiye daha kolay ulaşma imkanı olacak, farklı Türk dillerinde verilerin yer almasıyla da birbirine ekonomik ve kültürel olarak yakınlaşan Türk dil ve lehçelerini konuşanların birbirlerini daha iyi anlamlarına da katkı sağlayacaktır.

ArayüzlerDijital platformlarEtkileşim+3
Salih Çınar
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beşkaza yörükleri: Dil ve kültür araştırması

Eski Türkçe yorı- , Çağatayca ve Eski Anadolu Türkçesinde yörü- fiillerinden gelişen Yörük adı Anadolu'daki konargöçerleri karşılayan bir kavramdır. Yörük, konargöçer hayat yaşayan hayvancılıkla uğraşmalarından dolayı yaylak kışlak arasında gidip gelen, Oğuz boylarına mensup Türkmenlere denir. Osmanlı'nın Anadolu'ya hüküm sürmesiyle birlikte yörük adı konargöçerleri tanımlamak için kullanılmaya başlar. Konargöçerlik iklim ve coğrafyanın etkisiyle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yaşatılmaktadır. Günümüzde Fethiye diye bildiğimiz ve Likya döneminde Telmossoss /Meğri adlarıyla anılan bölge 1286 yılında Menteşe Beyliği'ne katılmasıyla beş kadıya tahsis edilir ve adı beş kadılı yer manasına gelen Beşkaza olarak anılır. Bölgede uzun yıllardır varlığını sürdüren Yörükler konargöçer hayatları ve ağızlarıyla dikkat çekerler. Yörükler uzun süre kapalı bir grup halinde yaşamaları nedeniyle ağız özelliklerinde bazı Eski Türkçe unsurların halen yaşadığı görülmektedir. Bu çalışma Beşkaza Yörüklerinin ağız özellikleri ile kültürel unsurlarını betimlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Beşkaza yöresi ve yörükler hakkında genel bilgilendirme yapılarak söz konusu grubun kültürel hayatı verilecektir. Ağıza ait özellikleri betimlemek için Beşkaza'nın Seki, Temel, Söğütlüdere, Gerişburnu, Könteş, Kürdük, Gacak, Döğer, Dont, Karaçulha ile Boğalar köylerinde ağız derlemeleri yapılmıştır. Beşkaza ağzına ait ses bilgisi ve şekil bilgisi özellikleri çalışmanın ikinci bölümünde incelenmiştir. Çalışmanın sonunda ise Beşkaza ağzından derlenen metinlerden hareketle oluşturduğumuz sözlük yer almaktadır. Söz konusu derleme metinlerinin transkribe edilmiş şekli çalışmanın sonunda bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler Beşkaza, ağız, yörük, konargöçer

AğızlarBeşkaza yörükleriDil-kültür+4
Seyhan Küçükpapuşcu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karaçay-Malkarcada "almak" ve "vermek" fiillerinin anlamsal alanları

Bu çalışma, Karaçay-Malkarcadaki "aлыргъа" (almak) ve "берирге" (vermek) fiillerinin anlamsal alanlarının özelliklerini ele alır. Bu fiiller anlamsal zıt anlamlı kelime (İng.: relational antonym) olup çok eskidir. Çalışmada bu kavramların anlamsal alanları betimlenmiş ve yan anlamları arasındaki anlamsal ilişkiler örneklerle verilmiştir. Fiiller, kod kopyalama kuramı açısından da incelenmiştir. Çalışmada fiiller anlamsal bir kategori olarak değerlendirilir. Almak-vermek kavramlarına ait anlamsal alanları oluşturmak için fiillerin konusal anlambilimsel sınıflandırması yapılmıştır. Çalışmada bu konuda en çok iki kuramdan yararlanılmıştır. Birincisi Ch.Fillmore'un Çerçeve Anlambilimi'dir. Ona göre bir insanın zihninde kullanabileceği her kelime için senaryoya benzeyen basit çerçeveler vardır. Çerçeveler, bir cümle veya kelimeyi anlamak için konuşurun bilmesi gereken ön bilgiler, yani önvarsayımdır. Kullanılan ikinci kuram A. Mustayoki'nin İşlevsel Sözdizimidir. Bu kuram çerçevesinde her fiille ilgili önvarsayımlar, yani olası roller konuşurun bakış açısından gösterilmiştir. Mesela "mektup almak" anlamsal yapısı daima mektubu gönderen Eden, onu alan Deneyimci ve yüklemlemeye dahil olan Etkilenen'i (mektup) içerir. Kıpçak dili olan Karaçay-Malkarcayı araştırmamızın sebebi, bu dil konuşurların 13. yüzyıldan beri Kafkasya'da yaşayıp Kafkas dilleri ve Rusça ile yoğun bir dil temasında bulunmasıdır. Bu, "almak" ve "vermek" kavramlarının bu bölgedeki gelişimini takip etme fırsatını verir. Araştırma sonucunda "almak" fiilinin Karaçay-Malkarca konuşurların zihinsel sözlüklerinde "istemek", "bir eylemi deneyimlemek", "kabul etmek", "başlamak", "değişmek", "kopyalamak", "bitirmek" kavramlarına bağlı olduğu; "vermek" fiilinin ise "etkilemek", "izin vermek", "sağlamak", "yayınlamak", "başlatmak" gibi kavramlarla bağlantılı olduğu ortaya çıkmıştır. Kafkasya Savaşı'ndan itibaren Karaçay ve Malkarların hayatları Rusçayla bağlantılıdır. Bundan dolayı "almak" ve "vermek" fiilleri doğal olarak Rusçadan etkilenmiştir. Etkilenme derecelerini öğrenmek için L. Johanson'un kod kopyalama modelinden yararlanıldı. Modele göre sosyal açıdan baskın olan bir dilden (B) baskın olmayan bir dil (A) bir anlamsal yapıyı genel (tamamıyla alarak), seçilmiş (yapının bir veya birkaç özelliğini kopyalayarak) veya karışık olarak kopyalayabilir. Bu modele göre Karaçay-Malkarcada "almak" ve "vermek" anlamsal alanlarındaki yapıların %37'inin Rusçayla etkileşim sonucunda ortaya çıktığı, dolayısıyla Karaçay-Malkarcanın büyük oranda Rusçadan etkilendiği belirlenmiştir. Çalışmada, Karaçay-Malkarca üzerine ilk defa İşlevsel Sözdizimi, Çerçeve Anlambilimi ve Lars Johanson'un kod kopyalama modeli uygulanmış, "almak-vermek" anlamsal alanları ortaya konulup incelenmiş ve dil ilişkileri sonucunda ilgili fiillerin Rusçadan etkilenme derecesi belirlenmiştir.

Anlam alanlarıAnlam bilimDil bilgisi+4
Anastasııa Kraınıuchenko
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Uygurcada kiplik: Dilbilgisel biçim birimler

Bu çalışma, Çağdaş Uygurca kip kategorilerini işlev ağırlıklı betimlemeyi amaçlamaktadır. Tezde kiplik, önermede bildirilenler karşısında konuşurun öznel tutum ve görünüşlerini yansıtan semantik kategori olarak kurgulanmıştır. Kip ise kiplik işaretleyen dilbilgiselleşmiş biçimbirimlerden ibarettir. Tezde ele alınan biçimbirimler, temel kiplik alanlar olan isteme-olasılık ve gereklilik üst başlığı altında sınıflandırılmıştır. Ayrıca isteme kipleri kendi içerisinde emir, gönüllülük, istek ve hipotetik işaretleyici olarak beş alt başlığa bölünmüştür. Bu başlıklandırma sırasında, ilgili biçimbirimler çok anlamlı olarak kurgulansa da baskın semantik özellikleri ön plana çıkarılmıştır. Buna ek olarak belirli tipolojik özellikler kullanılmaya gayret gösterilmiştir. Ayrıca tezde, Çağdaş Uygurca kip kategorilerini doğru betimleyebilmek için art-zamanlı verilerden yararlanılmıştır. Çok kısıtlı olmakla birlikte, tezin kaynak dilinin Türkçe olması ve Çağdaş Uygurcayla Türkçenin akraba diller olmasından dolayı iki dildeki veriler karşılaştırılmıştır. Tezin amacı, kiplik gibi sınırları çizilmesi zor bir alanda biçimsel bir yön belirlemek ve Çağdaş Uygurcada kip kategorileri için temel bir model oluşturmaktır. Bu bağlamda tez, giriş niteliğinde okunmalıdır.

BiçimbirimDilbilgisiDilbilim+3
Emre Çetinkaya
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects