Meme kanserinde hormonal tedavi sonrası hepatosteatoz sıklığı ve metabolik hastalıkların (diyabetes mellitus ve obezite) meme kanserinde prognozla ilişkisi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Giriş ve Amaç: Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ise akciğer kanserinden sonra ikinci kanser türüdür. Dünyada yapılan birçok çalışmada diyabetli hastalarda birçok kanser formunun gelişme riskinin oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Obezite bazı kanserlerin mortalite sıklığını arttırabilir. Son kanıtlar özellikle meme kanseri riskinin kilo artışı ile arttığını düşündürmektedir. Hormonal tedavi özellikle de tamoxifen tedavisi alanlarda non alkolik steatohepatit görülebilmektedir. Biz bu çalışmada meme kanserinde hormonal tedavinin hepatosteatoza etkisini, Meme kanserinde Metabolik hastalıkların (DM, Obezite) genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalımla ilişkisini araştırmayı hedefledik. Materyal ve Metod: Çalışmamıza 1998-2015 yılları arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalına başvuran Meme kanseri tanısı almış olan 796 hasta dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyeti, menapoz durumları, beden kitle indeksi, tanı tarihi, adjuvant kemoterapi alıp almadığı, hastalığın yineleme durumu, yineleme tarihi, yineleme yeri, tüm metastaz yerleri, hastaların hastalıksız ve genel sağkalımları, hormonal tedavi alıp almadığı ve aldıysa hangi tür tedavi aldığı ve süresi, diyabetes mellitus tanısı olup olmadığı, hastaların son durumu ve son kontrol tarihleri hasta dosyası ve hastane kayıtlarından elde edildi. Hastalar Diyabetes Mellitus olanlar ve olmayanlar olarak gruplara ayrılıp sonuçlara göre analizler yapıldı. Hastaları hormonal tedavi (Tamoxifen veya Aromataz inhibitörü) alan ve almayan gruplar olarak incelendik. Her iki grup hastaların tedavi öncesi ve sonrası karaciğer yağlanması ultrasonografik olarak tespit edilip ona göre analizler yapıldı. Boy ve kilo kullanılarak VKİ hesaplandı. Vücut kitle indeksi (VKİ) 30'un altında olanlar,30 ve üstü olan yani obez grubunda olanlar diye hastalar iki gruba ayrılarak ona göre meme kanseri ile olan ilişkisinde analizler yapıldı. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken istatistiksel analizler için SPSS 18.0 bilgisayar programı kullanıldı ve P<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: 1998-2015 yılları arasında meme kanseri tanısı alıp Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi (D.Ü.T.F) Tıbbi Onkoloji Bilim Dalında düzenli takip ve tedavileri yapılan 796 meme kanseri hastası çalışmaya alındı. Hastaların tanı anında medyan yaş 48(18-81) ve çoğunluğu (%99) kadınlardan oluşmaktaydı. Hastaların tanı anında vücut kitle indeksi (VKİ) medyan değeri 27(16-52) olarak ölçüldü. Çalışmamıza alınan 796 hastadan Diyabetes Mellitus tanısı alan 115(%14,4)hasta idi. Hastalar hormon tedavisi alanlar ve herhangi bir hormonal tedavi almayanlar olarak gruplandırıldı. Hormon tedavisi almayanlar 313(%39,3),alanlar 483(%60,7) idi. Hormon tedavisi alanların dağılımında da tamoksifen alanların sayısı 335 (%69,3), aromataz inhibitörü alanlar 148(%30,7) idi. Hormonal tedavi alan grupta tedavi öncesi hepatosteatoz oranı(mean:0.47 ± 0.683 ) iken tedavi sonrası (mean: 0.86 ±0.91) (p<0.001). Hormonal tedavi almayan grupta ise tedavi öncesi hepatosteatoz oranı (mean: 0.59 ±0.81) iken tedavi sonrası (mean:0.81 ±0.84) (p<0.001). Hormonal tedavi alan grupta tamoxifen veya aromataz inhibitörü kullanımının hepatosteatoz açısından farklılık yaratmadığı görüldü (p=0.910). Diyabetes Mellitus olmayan meme kanserli hastaların ortalama sağkalım değeri 186,9 ay(%95 CI 167,2-206,6) iken, Diyabetes Mellitus varlığı olan meme kanserli hastaların ortalama sağkalım değeri 111,8 ay(%95 CI 97,2-126,5) ve toplam ortalama sağkalım 179,2 ay (%95 CI 161,1-197,2) olarak bulundu. Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p:0,016). BMI ye göre hastalar Obez ve Obez olmayan gruplar olarak ayrıldı ve iki grup arasındaki genel sağkalım ve hastalıksız sağkalım arasında istatiksel olarak fark yoktu. Sonuç: Hormonal tedavinin karaciğer yağlanmasını belirgin şekilde arttırdığı görülmüştür. Hormonal tedavi alan grupta tamoxifen veya aromataz inhibitörü kullanımının hepatosteatoz açısından farklılık yaratmadığı görüldü. Diyabetin meme kanserinde bağımsız bir prognostik faktör olduğunu desteklemektedir. Obezitenin meme kanserinde toplam sağkalım ve progresyonsuz sağkalım üzerinde tek başına bağımsız bir prognostik faktör olmadığı sonucunu göstermektedir. Anahtar kelimeler: Meme kanseri, Diyabetes Mellitus, Hepatosteatoz, Prognostik faktör.
Yazar
Metin Yaman
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Metin Yaman (Tıpta Uzmanlık Tezi). Meme kanserinde hormonal tedavi sonrası hepatosteatoz sıklığı ve metabolik hastalıkların (diyabetes mellitus ve obezite) meme kanserinde prognozla ilişkisi, 2016, Dicle University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dicle University tezlerinden daha fazlası
- Karayolları köprü ve menfez tasarım debilerinin coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi(2022)
- El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm adlı eserin tefsir usûlü açısından incelenmesi(2024)
- İslam hukukunda engellilerin durumu(2010)
- 6 şubat 2023 kahramanmaraş merkezli depremler sonucu Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi hastanelerine başvuran depremzedelerin adli tıbbi incelenmesi(2024)
- İngilizlerin XIX. yüzyılda Kıbrıs'taki arkeolojik keşifleri(2024)
- Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki(2024)
