İstanbul Aydın University
Discipline

Public Relations and Publicity

İstanbul Aydın University

497

Archived Theses

7

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Radyonun iletişimsel eylem gücü: Sabah kuşakları

Kitle iletişim araçları yazılı basından başlayarak, elektronik kitle iletişim araçlarına oradan da günümüzde hızla gelişimini sürdüren sosyal medyaya kadar, farklı şekillerde var olan ama her zaman dördüncü kuvvet olduğu düşünülen konumunu korumaktadır.Elektronik kitle iletişim araçlarının ilklerinden olan ve 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde insanlığın yaşamına katılan radyo, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından yeniden şekillenen siyasal yapı içinde önemli bir görev üstlenmiştir.Bu dönemde radyonun siyasal ve iletişimsel eylem gücü olduğunun farkına varılmış, eğitimden, politikaya, sağlıktan, kültüre kadar devletler tarafından her alanda yapılan çalışma radyo aracılığıyla topluma yayılmaya çalışılmıştır. Yine, radyonun iletişimsel eylem gücünün etkisi ve katkısıyla, özellikle 20. yüzyılda son şeklini almaya başlayan ulus-devlet yapısı daha da güçlendirilmeye çalışılmıştır. Teknolojinin gelişmesiyle medyanın artık, televizyon, bilgisayar ve nihayet yeni medya gibi geniş bir yelpazede tanımlanmaya başlamasıyla, kimilerine göre radyo artık bir müzik kutusu haline gelmiş ve siyasal iletişim gücünü kaybetmiştir. Kimilerine göreyse radyo halen etkin bir kitle iletişim aracı olarak siyasal iletişimin bir parçası olarak önemli bir işlevini sürdürmeye devam etmektedir. Bu çalışmada da radyo yayıncılığının iletişimsel eylem gücünün devam ettiği savından yola çıkılarak bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.Çalışmada, kitle iletişim araçlarının iletişimsel eylem gücü ile radyo yayıncılığının Türkiye'de ve dünyada kitleleri etkileme gücü üzerinde durulmuş ve Nihat'la Muhabbet radyo programı dinleyicilerinden anket yoluyla alınan cevaplar son bölümde istatistiki olarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dördüncü Kuvvet, Medya, Radyo, Nihat'la Muhabbet, İletişim.

Görsel-işitsel medyaKitle iletişim araçlarıMedya+5
Hayri Çelebi
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin değişen alışveriş alışkanlıkları (Online alışveriş)

Teknoloji ve internetin kullanımının hızla yayıldığı günümüzde kişiler ve kurumlar arasındaki iletişim de büyük oranda sanal medyaya kaymıştır. Sanal ortamın bilgisayar ekranlarından mobil ekranlara kayması markalara aynı anda farklı kanallardan ve ekranlardan aynı kullanıcıya ulaşma fırsatı vermiş ve kısıtlamaları azaltmıştır. Aynı şekilde tüketici alışkanlıkları, marka kullanımları hakkında çok büyük oranda bilgi ile donatmıştır. Bu bilgi, kullanıcıların alışveriş deneyimini de kökünden değiştirmeye başlamıştır. Bu araştırmada; internet üzerinden satış yapan sitelerde tüketicilerin alışveriş yapma nedenlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen sonuçların ortaya konulmasıyla internet müşterisinin alışveriş davranışlarına etki eden faktörlerin neler olduğu belirlenmesi amaçlanmaktadır.

AlışverişAlışveriş davranışlarıElektronik ticaret+5
Esra Ersoy
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık iletişimi: Kanser hastaları ile hekim ilişkisi

Sağlık iletişimi, hasta, hekim, sağlık çalışanı, sağlık kuruluşu ve bu süreci kapsayan, sınırlandırılması mümkün olmayan bir kavramdır. Günümüzde hasta ve hekim ilişkisinin önemi gittikçe artmaktadır. Hasta, hekimi ile kurduğu iletişimden memnun olduğunda, kendini tedaviye daha rahat açabilmektedir. Sağlıklı iletişim, hastanın sağlığında önemli rol oynamaktadır. Hekimin hastayı muayene ederken, tıbbi terminolojisi ile iletişim kurması dahi hastanın iletişimde zorluklar yaşamasına sebep olabilmektedir. Hekim açısından değerlendirildiğinde, hastasına yeteri kadar zaman ayıramaması dahilinde iletişimin kısıtlanması açısından sebebiyet vermektedir. Hastanın, tedavisi hakkında hekimi tarafından yeteri kadar bilgiye sahip olması gerekmektedir. Hasta, tedavisi hakkında yeteri kadar bilgiye sahip olmadığında, sosyal mecralardan veya başka yollardan hastalığı ile ilgili yanlış bilgiler edinebilmektedir. Bu durum hastanın sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Hasta ve hastalık kavramlarında, hasta hakları kavramı ortaya çıkmaktadır. Hasta hakları kavramı, hem hastanın haklarını, hem de hekimi koruma altına almaktadır. Hasta hakları kavramı, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi açısından önem taşımaktadır. Hekim tarafından, hastaya yapılan tedavi ile birlikte aralarında bir iş birliği doğmaktadır. Hasta ve Hekim arasında oluşan bu iş birliği, hastanın tedavisinde iyileşme sağlamayı amaçlamaktadır. Hekim, hastaya uyguladığı müdahaleler esnasında, tedavi hakkında gerekli bilgilendirmeleri yaparak, hasta hakları ve hasta rızası kapsamında, hastanın rızasını almaktadır. Hasta, kendi tedavisi ile ilgili karar verme ve tedaviden çekilme haklarına yasal açıdan sahiptir. Hekim ve hasta ilişkisinde, etkin ve sağlıklı iletişimin oluşabilmesi, hekimin hastayı dinleyebilmesi, hastanın hekime güvenmesi ve hekimin empati yeteneğini geliştirebilmesi ile birlikte sağlanabilmektedir. Empati, hekimlerin hastaya karşı kullanması gereken ve iletişimde pozitif bildirimler sağlayan bir kavramdır. Hasta ve hekim arasındaki ilişkide, hekim tarafından, hastaya onun dünyasından baktığı anlamını veren ve aralarındaki iletişimde önem arz eden bir kavramdır. Hastasına karşı, empati uygulayabilen bir hekim, hastayı tamamen algılayabildiğinden, hasta ile iletişimde başarılı olmaktadır. Hekimin hastayı dinlemesi ise, hastayla karşılaştığı andan itibaren, hastanın söylediklerini bütünüyle algılayabilmesi ile mümkün olabilmektedir. Bu çalışma sonuç olarak, hasta ve hekim ilişkisindeki olması gereken iletişimi ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Anahtar Kelimeler: sağlık iletişimi, hasta hekim ilişkisi, sağlıklı iletişim, hekim ve hasta iletişimi

Doktor-hasta ilişkileriDoktorlarHastalar+6
İlknur Deren Korkmaz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu ve özel sektör sağlık kuruluşlarında örgütsel iletişim çalışmalarının karşılaştırılması

Bu çalışmada, örgütsel iletişim ve sağlık iletişimi konusunda geliştirilen kuram, model ve yaklaşımlar detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bu amaçla, örgüt ve örgüt kuramları, iletişim ve iletişim kuramları, örgütsel iletişim ve örgütsel iletişim kuramları, ayrıca sağlık ile ilgili temel kavramlar, sağlık iletişimi ve sağlık iletişimi kuramları ile ilgili kuramsal bilgilere ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Bireylerin yaşamları boyunca önemsedikleri sağlık problemlerinin çözüme kavuşturulması amacıyla başta tanı ve tedavi olmak üzere tüm sağlık hizmetlerinin verildiği kamu ve özel sektör sağlık kuruluşlarında örgüt içi hedef kitle olarak da ifade edilen sağlık çalışanları açısından örgütsel iletişim algısı ve örgüt dışı hedef kitle olarak ifade edilen hasta ve hasta yakınları açısından sağlık iletişimi algısı ile gerek örgüt çalışanlarının gerek hasta gerekse hasta yakınlarının demografik özellikleri ile bu algılamalar arasındaki ilişkiler, elde edilen veriler ile bilimsel yöntem ve tekniklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın araştırma bölümü, Erzincan il merkezinde sağlık hizmeti vermekte olan T. C. Sağlık Bakanlığı-Erzincan Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırması ile Erzincan Özel Neon Hastanesinde 300 örgütsel iletişim ve 300 sağlık iletişimi olmak üzere toplam 600 katılımcı ile yüz yüze gerçekleştirilmiş, anket çalışmaları 6 ay içerisinde tamamlanmıştır. Gerçek araştırma uygulamasına geçilmeden önce ise, araştırmanın sağlıklı ve verimli yürütülmesi amacıyla, 100 hastane çalışanı ve 100 hasta ve hasta yakını olmak üzere toplam 200 katılımcı ile örgütsel iletişim ve sağlık iletişimi ölçme araçları ile ön test çalışması yapılmıştır. Araştırmada yukarıda ifade edilen ilişkileri ortaya koymak amacı ile 29 maddelik beşli Likert-tipi örgütsel iletişim ölçeği ve 21 maddelik beşli Likert-tipi sağlık iletişim ölçme araçlarından yararlanılmıştır. Ampirik bir çalışma için verilerin analizi, SPSS 21.00 ve LISREL 9. 1 paket programları ile yapılarak araştırma ile ilgili istatiksel sonuçlar ortaya konulmuştur. Elde edilen verilerin geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada betimsel ve karşılaştırma yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın temel problemi ve alt problemleri, çalışma öncesi ortaya konulan kuramsal ve araştırma hipotezleri ile belirlenmiş, hipotezler test edilerek ilgili sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışmada örgütsel ve sağlık iletişimi ile ilgili şu kuramsal sonuçlara varılmıştır: Çalışma konusunun temel hareket noktası olan, gerek ulusal gerekse uluslararası önemi günden güne arttığı, kamu ve özel sektör sağlık kuruluşlarının, oldukça önemli bir hedef kitlesi konumundaki hasta ve hasta yakınlarının almış oldukları sağlık hizmetlerindeki memnuniyetleri açısından, işleyişi, etkililiği ve verimliliği için örgütsel iletişim ve sağlık iletişimi, çalışanlar ve hasta ve hasta yakınları tarafından yeterince bilinmemektedir. Örgütsel iletişim sadece örgütler arasında gerçekleşen iletişim, sağlık iletişimi ise sadece hekim-hasta arasında gerçekleşen iletişim olarak algılanmaktadır. Geçmişten günümüze kadar gerçekleştirilen sayısızca sağlık reformu programlarında sağlık hizmetlerindeki kaliteyi artırmak için sağlık kuruluşlarındaki iletişim ve işleyişin sağlıklı yürütülmesinde, öneminin günden güne arttığına inanılan örgütsel iletişim ve sağlık iletişiminin önemi vurgulanmıştır. Ancak, bu konuda akademik ve sektörel anlamda hem kamu hem de özel sektör tarafında şu ana kadar yapılanların oldukça zayıf olduğu görülmüştür. Kamu hastanesindeki halkla ilişkiler birimi, özel hastanedeki halkla ilişkiler birimine göre faaliyetlerini biraz daha pasif olarak sürdürmektedir. Hasta ve hasta yakınları, bu konuda özel hastanedeki halkla ilişkiler birimindeki hizmetlerden memnun olduklarını sözlü olarak ifade etmişlerdir. Özel hastane, geniş hedef kitlelere ulaşmak için tanıtım ve reklam faaliyetlerini önemseyip yer verirken, kamu hastanesinde bunun oldukça zayıf olduğu görülmüştür. Çalışmanın araştırma boyutunda örgütsel iletişim ile ilgili veriler "stratejik iletişim", "genel iletişim" ve "iletişime yönelik halkla ilişkiler faaliyetleri" alt boyutları hastane türüne göre elde edilmiş, şu sonuçlara varılmıştır: T.C Sağlık Bakanlığı-Erzincan Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Erzincan Özel Neon Hastanesi, sağlık çalışanlarının örgütsel iletişim puan ortalamalarının iletişime yönelik halkla ilişkiler faaliyetleri alt boyutunda (t298= 2,37, p<.01) hastane türüne göre anlamlı düzeyde farklılaşma gösterdiği görülmektedir. Ortalamalar arasındaki farkın kaynağını belirlemek için ortalamalar incelendiğinde Özel Neon Hastanesindeki sağlık çalışanlarının puan ortalamalarının (X= 8,36) ve Mengücek Gazi Hastanesindekilerin puan ortalamalarının (X=7,50) olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgular, Neon Hastanesindeki sağlık çalışanlarının örgütsel iletişim puan ortalamalarının, Mengücek Gazi Hastanesindeki sağlık çalışanlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Buna karşılık, stratejik iletişim süreçleri alt boyutunda (t298= 1,43, p>.01) ve genel iletişim süreçleri alt boyutunda (t298= 1,50, p>.01) hastane türüne göre anlamlı farklılaşma olmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmanın araştırma boyutunda sağlık iletişimi ile ilgili veriler ise, "hekim-hasta iletişimi", "iş yoğunluğunun iletişime etkisi", "iletişimde etik unsurlar" ve "iletişime açıklık" alt boyutları ile hastane türüne (kamu-özel) göre ele alınmış şu sonuçlara varılmıştır: T.C Sağlık Bakanlığı-Erzincan Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Erzincan Özel Neon Hastanelerinden sağlık hizmeti almakta olan hasta ve hasta yakınlarının sağlık iletişim puan ortalamalarının hekim-hasta iletişimi alt boyutunda (t298= 8,56, p<.01), iş yoğunluğunun iletişime etkisi alt boyutunda (t298= 3,78, p<.01), iletişimde etik unsurlar alt boyutunda (t298= 4,31, p<.01) ve iletişime açıklık alt boyutunda (t298= 6,63, p<.01) hastane türüne göre anlamlı farklılaşma olduğu görülmektedir. Ortalamalar arasındaki farklar incelendiğinde hekim-hasta iletişimi alt boyutunda, Neon Hastanesindeki hasta ve hasta yakınlarının puan ortalamalarının (X= 17,33) ve Mengücek Gazi Hastanesindekilerin puan ortalamalarının (X=14,16) olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgular, Neon Hastanesindeki hasta ve hasta yakınlarının hekim-hasta iletişiminin daha güçlü olduğu ve puan ortalamalarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu şeklinde değerlendirilebilir. İş yoğunluğunun iletişime etkisi alt boyutunda Neon Hastanesindeki hasta ve hasta yakınlarının puan ortalamalarının (X= 20, 47) ve Mengücek Gazi Hastanesindekilerin puan ortalamalarının (X=23,57) olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgular, Mengücek Gazi Hastanesindeki hasta ve hasta yakınlarının puan ortalamalarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu ve kamu hastanesinde iş yoğunluğunun iletişim üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu şeklinde değerlendirilebilir. İletişimde etik unsurlar alt boyutunda Neon Hastanesindeki hasta ve hasta yakınlarının puan ortalamalarının (X= 14,36) ve Mengücek Gazi Hastanesindekilerin puan ortalamalarının (X=16,21) olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgular, Mengücek Gazi Hastanesindeki hasta ve hasta yakınlarının puan ortalamalarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu ve kamu hastanesinde hasta ve hasta yakınlarına yönelik iletişimde etik unsurların daha çok yaşandığı şeklinde değerlendirilebilir. İletişime açıklık alt boyutunda ise Neon Hastanesindeki hasta ve hasta yakınlarının puan ortalamalarının (X= 14,74); Mengücek Gazi Hastanesindekilerin puan ortalamalarının ise (X=10,06) olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgular, Neon Hastanesindeki hasta ve hasta yakınlarının puan ortalamalarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu ve özel hastanelerde iletişime açıklık algısının daha fazla olduğu şeklinde değerlendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Kamu, özel sektör, örgütsel iletişim, sağlık iletişimi, sağlık kuruluşu.

Hastane hasta ilişkileriSağlık BakanlığıSağlık hizmetleri araştırmaları+6
İrfan Ertekin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir halkla ilişkiler ortamı olarak televizyon dizilerinde kent imajı

Bu çalışma kent imajı yaratma sürecinde televizyon dizilerinin rolünü ortaya koymak amacıyla literatür tarama, içerik analizi, anket uygulama ve odak grup görüşmesi teknikleri kullanılarak gerçekleştirildi. Kent imajı ölçüm modeli olarak Modelling of City Image; The Case Of Granada çalışmasında belirlenen 12 ölçüt kullanıldı. Mardin uzamlı "Bir Bulut Olsam", "Adını Kalbime Yazdım" ve "Aşktan Kaçılmaz" isimli televizyon dizilerinin ulusal kanallarda yayınlanan bölümlerine Granada çalışması dayanak alınarak elde edilen kategoriler ile içerik analizi uygulandı. İçerik analizi bulguları temel alınarak oluşturulan anket formu Tekirdağ ilinde 387 katılımcı ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirildi. Örneklem kümesi en az bir Mardin uzamlı televizyon dizisini izlemiş, Mardin'e daha önce hiç gitmemiş ve 18 yaş üstü katılımcılardan oluşturuldu. Anket sonuçları SPSS programında analiz edildi. Anket uygulamasının sonuçlarına göre Mardin uzamlı televizyon dizisi izleyen katılımcıların Mardin kent kimliği öğelerinden sosyal problemler, kültür, iş kültürü, eğitim ve üniversite, kentin mimari ve kent cazibesi, yargılarına ilişkin görüş sahibi olduğu bulgusuna ulaşıldı. Buna karşılık ise katılımcıların, tarihi miras, çevre, ulaşım, trafik ve iletişim, hizmet yelpazesi kategorilerine ilişkin kimlik öğelerine ilişkin görüş sahibi olmadığı belirlendi. Anket çalışmasının yanı sıra Granada ölçütleri esas alınarak Tekirdağ'da bulunan, 18 yaş üstü, Mardin uzamlı en az bir televizyon dizisini izleyen ve Mardinli veya Mardin'de daha önce bulunan 9 katılımcı ile odak grup görüşmesi gerçekleştirildi. Televizyon dizilerinde yer alan Mardin kent imajı ile odak grup katılımcılarının Mardin kent imajı algıları karşılaştırılarak değerlendirildi. Buna göre odak grup katılımcıları televizyon dizilerinde yansıyan Mardin kent imajı bulgularına karşı eleştirel yaklaşımları kayıt altına alındı. Görüşme sonuçları ve anket bulguları sistematik biçimde sıralanırken değerlendirildi. Bu bağlamda araştırma sonucunda bir halkla ilişkiler ortamı olarak televizyon dizilerinin kent imajı oluşum sürecinde kentin sosyal problemleri ve kültürel değerleri, kentin mimari kent cazibeleri, ekonomi, ticaret ve eğitim verilerinin bilinirliği noktasında rolü olduğu verisi elde edildi.

Halkla ilişkilerHalkla ilişkiler yöntemleriKurum imajı+4
Hicran Özlem Ilgın
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın dergilerindeki reklam iletilerinde haz kavramı ve görsel kod eşleşmesi

Halkla ilişkiler çalışmalarında, işletme ve hedef kitlesi arasında iletişimi gerçekleştiren en etkili araçlardan biri olan reklam kavramı, günümüzde bilgi merkezli yaklaşımdan, anlam merkezli anlayış yönünde değişmektedir. Çalışmamızın genel amacı, kadına yönelik dergilerdeki reklam iletilerinde haz kavramının görsel kodlarla eşleşmesinin incelemek ve reklamı okuyanların bu kodları algılayıp algılamadığını ortaya koymaktır. Günümüz reklam anlayışında toplumsal değişime paralel olarak, "reklam iletilerinde haz olgusuna yönelik kodlar çoğunluktadır"; varsayımından yola çıktığımız araştırmamızda, örneklem olarak kadın dergilerindeki haz olgusu içerdiğini varsaydığımız, altı reklam seçtik. Seçtiğimiz reklamları, iletişim amaçlı bütün göstergelerin birbiriyle olan ilişkisini araştıran bir bilim olan göstergebilim kuramlarına göre, Roland Barthes'ın göstergebilimsel çözümleme yöntemi çerçevesinde incelemeye çalıştık. Bu doğrultuda reklam kavramının edimsel düzlemde genel bir betimlemesini yaptığımız araştırmamızda, hedef kitleyle buluşan reklamların kişilerin algı-tutum ve davranışlarında oluşturduğu farklılıklar da incelemeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, reklam, haz, göstergebilim.

Barthes, RolandDergilerGösterge bilim+6
Gülnur Işıklar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de iletişim fakültelerinde halkla ilişkiler eğitimi ve sorunları

Bu çalışma Türkiye'de iletişim fakültelerinde verilen halkla ilişkiler eğitimi ve sorunlarıyla ilgili durumu tespit etmek amacıyla literatür tarama, online anket uygulaması, yarı yapılandırılmış görüşme, e-posta yoluyla sorulara cevap alma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Türkiye'deki iletişim fakülteleri genel olarak tespit edildikten sonra bu fakültelerde yer alan halkla ilişkiler, halkla ilişkiler ve tanıtım, halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümleri teorik ve uygulamalı ders sayıları incelenmiş daha sonrasında örneklem biraz daha daraltılarak en eski devlet ve vakıf üniversitelerinden üçer adet seçim yapılarak bu üniversitelerdeki sistem ve yapı daha detaylı incelenmiştir. Mevcut verilere ağırlıklı olarak üniversitelerin web sayfalarından ulaşılmaya çalışılmış, gerekli görülen durumlarda telefonlarla aramalar gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde veri toplamakla amaçlanan, çağın gerekliliği olarak sıklıkla kullanılan internet ve sanal ortamının üniversiteler hakkında bilgilere ulaşmada ne derece etkin olduğunu da anlamaya çalışmaktır. Daha sonrasında akademisyenlerle ve halkla ilişkiler profesyonelleriyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak, telefonda görüşülerek, e-posta ile konu çalışmanın araştırma soruları yöneltilerek bilgiler toplanmıştır. Bu uygulamaların ardından akademisyenlere ve öğrencilere yönelik anket uygulaması gerçekleştirilmiş; öğrenci anketine SPSS programında analiz uygulanmış, akademisyen anketine istenen oranda katılım olmadığından bu konuda da demografik verilere yer verilerek bilgiler sunulmuştur.

EğitimEğitim sorunlarıFakülte+5
Didem Ataman Yenğin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Etnik pazarlamanın siyasal iletişimde kullanımı: 2015 genel seçimlerinde AK parti ve HDP kampanyalarının karşılaştırılması

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünya nüfusunun hızlı bir şekilde artması ile birlikte etnik grupların nüfus oranlarında da artış meydana gelmiştir. Teknolojinin de hızlı gelişimiyle iletişim, haberleşme, ulaşım, eğitim gibi hayatın birçok alanında meydana gelen değişimler ile birlikte insanların ihtiyaçları çeşitlenmiş ve pazarlama kavramı da önemini artırmıştır. Pazarlama anlayışı geliştikçe farklı stratejiler ortaya çıkmıştır. Siyasal pazarlama ve buna bağlı olarak etnik pazarlama kavramı kendisini göstermeye başlamıştır. İlk olarak ticari manada ortaya çıkan etnik pazarlama, siyasal pazarlama ile birlikte seçim kampanyalarında kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle, etnik grupların yoğun olduğu toplumlarda etnik pazarlama da yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Türkiye'de iktidar partisi olan AK Parti ve Kürtleri temsil ettiğini iddia eden HDP, 2015 genel seçimlerinde yoğun bir şekilde Kürt seçmene karşı etnik pazarlama stratejileri kullanarak, seçim sonuçlarında başarıya ulaşmaya çalışmışlardır. Bu çalışma, siyasal iletişim bağlamında seçim kampanyalarının içerisinde etnik pazarlama kullanımını göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Bu kapsamda, etnik pazarlamanın siyasette kullanılmasıyla birlikte seçmenlerin "oy verme" davranışları üzerinde nasıl bir etki yarattığına dikkat çekilmiştir.

Adalet ve Kalkınma PartisiEtnik yapıGenel seçimler+6
Onur Dinçer
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkilerin dijitalleşmesi bağlamında konum tabanlı pazarlama

Tüketicinin taleplerinin giderilmesi için yapılandırılan yeni medya teknolojilerinin pazarlama alanında da sıklıkla kullanıldığı gözlenmekte ve tüketiciye hızlı, kolay ulaşılabilme adına firmaların pazarlama stratejilerinin değişerek, mobil pazarlamaya kaydığını göstermektedir. Günümüz teknolojilerinin ışığında akıllı mobil telefonlar hayatımızı kolaylaştırmakta ve yaşamımızın vazgeçilmez bir öğesi olmaktadır. Bu bağlamda, tüketiciye mobil mesaj yoluyla ulaşılması maliyet düşüklüğü ve etkili olması nedeniyle tercih edilmektedir. Mobil pazarlama kanallarından biri olan konum tabanlı pazarlama, bireyin ağ-konum bilgileri doğrultusunda tüketiciye "sen neredeysen ben ordayım" algısını yerleştirdiği ve tüketicinin tüketim alışkanlıklarını değiştiren pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma, mobil pazarlama kanallarından biri olan konum tabanlı pazarlama bağlamında bireylerin konum tabanlı pazarlama mesajlarına yönelik tutum ve davranışlarının ölçülmesine yöneliktir. Araştırmanın konum tabanlı pazarlama stratejilerinin oluşturulmasında alışveriş tutumlarını ne yönde etkilediğine ilişkin başvurulabilecek bir kaynak olacağı düşünülmektedir.

Bütünleşik pazarlamaHalkla ilişkilerKonum tabanlı veri+7
Elif Tuba Tezcan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlamadan fijital pazarlamaya geçişe örnek olarak artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamalarının pazarlama üzerindeki katkılarının incelenmesi

Sanal bir dünyaya adapte olan bireyler açısından hızla gelişen teknolojinin yaşamlarının her alanına tesir etmesi kaçınılmaz olmuştur. Bireylerin yaşam tarzlarından bakış açılarına kadar etki eden teknoloji ve teknolojik unsurlar, onların alışveriş alışkanlıklarına da etki etmektedir. Her an her şeyden haberdar olabilen ve bilgiye rahatça ulaşabilen bireyler pasif rolde yaşamaktan sıyrılmıştır. Dolayısıyla günümüz çağında bireyler, sadece tüketir konumda değil aynı zamanda üretime etki eder konumda olmaktadır. Bu durum, pazarlama stratejisi oluşturan markaların yahut şirketlerin teknolojik yenilikleri takip eder ve aktif halde kullanır olmalarını gerektirmektedir. Bu çalışma, bireylerin teknolojik yenilikleri benimseyebilme konusunda yaş sınırı taşımadıklarını ve bu yeniliklerin pazarlama üzerindeki etkilerini veya katkılarını incelemeyi hedeflemiştir. Dijital düzenden yeni bir kavram olan fijital düzene geçiş yaşanmaya başlanmıştır. Bu fijital düzen içerisinde artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamalarının yeri oldukça fazladır. Bireylere daha gerçekçi ve daha dokunulabilir bir ortam sağlayan fijital uygulamalar, onların ilgisini çekme konusunda başarılı olmaktadır. Pazarlama teknikleri arasında yerini alan fijital pazarlama hakkında görüşlerin alınabilmesi için kantitatif araştırma kategorisindeki çevrimiçi anket yöntemini kullanmak uygun görülmüştür. Çalışma neticesinde artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamalarını kapsayan fijital pazarlama içeriklerine, bireylerin rahatça uyum sağlayacakları ve bu uygulamaların tüketime olumlu etkilerinin olacağı görülmüştür.

Artırılmış gerçeklikFijital pazarlamaPazarlama+3
Necla Köse
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kitle kültürünün dijital kültüre dönüşümü ve toplumsal etkilerinin incelenmesi

Sanayi devriminin ardından toplumsal yapıda da önemli değişimler gerçekleşmiştir. Seri üretimin başlamasıyla, kişiye özgü ürünlerin yerini kitle için üretilen standart ürünler almaya başlamıştır. Teknolojideki gelişim iletişim teknolojilerini de geliştirmiş, sözlü ve yazılı iletişime, enformasyon devrimi ile birlikte görsel ve işitsel iletişim araçları da eklenmiştir. Dünya 'evrensel bir köy'e dönüşürken, İletişim teknolojileri sayesinde ortak enformasyon üretmek, almak ve göndermek olabildiğince hızlı ve kolay bir hal almıştır. Bu teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan yeni medya kavramının temel özellikleri, bir kişiden çok kişiye iletişimi sağladığı kadar ayrıca birebir iletişimi de mümkün kıldığı ve yeni araçlar ve yöntemler sunan bir iletişim devrimi sürecine sahip olduğudur. Araştırmamızın gerekliliğini ortaya çıkaran etkenler arasında gündelik yaşam içerisinde özellikle gençler üzerinden onların yeni iletişim araçlarını kullanımları esnasında yaşamış oldukları bireysel ve toplumsal iletişim ve etkileşimleri noktasındaki gözlemler belirleyici olmuştur. Bu amaçla İstanbul'da vakıf üniversitelerinde eğitim gören önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin çerçevesinde yeni medya kullanım alışkanlıkları incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 299 genç oluşturmaktadır. Bu kişilerle yapılan anketler üzerinden, sosyal medya uygulamalarını kullanıp kullanmadıkları, hangi sosyal medya ağlarına üye oldukları, sosyal medya ağlarını ne sıklıkla kullandıkları, sosyal medya ortamlarını hangi amaçla kullandıkları gibi sorular sorularak dijital kültür ile bağları incelenmiştir.

Popüler kültürSayısal görsel kültürSayısal iletişim+3
Meriç Kılınç
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tüketim kültürü çerçevesinde evlilik ritüellerinin yeniden şekillenmesi

Tüketim, ilk çağlardan itibaren var olan bir olgudur ancak fordist dönemle birlikte kapitalizmin getirdiği yeni tüketim anlayışı temel ihtiyaçların karşılanmasından öte iletişimsel bir araç olarak kullanılarak, hedonik, gösterişçi ve sembolik anlamlar yüklenmektedir. Bireyleri metalar ile kuşatarak, çeşitli sebeplerle yeni nesneler kümesine yönlendirmekte ve bu arayışı hiç sonlandırmamaktadır. Türkiye' de ve Dünya' da özellikle 1980 sonrasındaki değişim ve yeni oluşumlar Tüketim Kültürünün az gelişmiş ülkeler üzerindeki etkilerini arttırmıştır. Kapitalizmin önemli unsurlarından olan tüketim kültürü, kitle iletişim araçları ve küreselleşmeyle birlikte yaşamın her evresinde olduğu gibi evlilik ritüellerinin organize edilmesinde de uygulama alanı bulmuştur. Bu çalışma ile; kitle iletişim araçları aracılığıyla uluslararası kültür öğelerinin Türkiye' deki evlilik ritüellerini değiştirmesi, yeni ritüellerin toplum tarafından benimsenerek yaygınlaşması irdelenmiştir. Araştırma kapsamında 2016 yılında Türkiye' de yayınlanan evlilik dergileri taranarak, söz konusu dergilerde en çok yer alan organizasyon şirketleriyle mülakatlar yapılmıştır. Türkiye' de evlilik ritüellerinin yeniden şekillenmesi ve yeni türevlerinin ortaya çıkması ile Tüketim Kültürü arasında bir etkileşim olduğu sonucuna varılmıştır.

DergilerDini törenEtkileşim+7
Gül Baştok Özkan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum örgütleri ve halkla ilişkiler çalışmaları Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı örneği (TEGV örneği)

Sivil toplum örgütlerinde halkla ilişkiler, sivil toplumun oluşumu ve sivil toplum örgütlerinin mevcut durumlarını devam ettirebilmeleri bakımından önem arz etmektedir. Öyle ki; halkla ilişkilere gerekli olan değeri gösteren ve yeterlilik düzeyi yüksek olan örgütler, toplum tarafından daha çok bilinmekte, daha çok kabul görmekte ve daha iyi bir imaja sahip olabilmektedirler. Bu çalışmada ilk olarak sivil toplum kavramı incelenmiş olup, sonrasında sivil toplum örgütleri ve halkla ilişkiler çalışmaları irdelenmiştir. Bu doğrultuda TEGV ele alınmıştır. TEGV, toplumda eğitim açısından oldukça önemli bir yer tutan bir sivil toplum örgütüdür. TEGV gönüllülerden oluşan kadrosuyla, çocuklara daha iyi bir eğitim sağlamak amacıyla kurulmuş olup, günümüzde oldukça etkili faaliyetler gerçekleştiren bir örgüttür. Bu çalışmada TEGV yerinde gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: sivil toplum, halkla ilişkiler, sivil toplum örgütleri, TEGV

Halkla ilişkilerSivil toplumSivil toplum örgütleri+2
Ahmet Kanılmaz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Chanel ve YSL markaları üzerinden kadınların ötekileştirilmesine moda ile başkaldırış

Bu tez çalışmasının seçilme nedeni Dünya'da ve Türkiye'de zaman içinde kitle iletişim araçları da dahil olmak üzere çeşitli etkenlerle toplumda kadınların yerinin nasıl değiştini ve bir iletişim biçimi olarak modanın bu konuyla ne kadar iç içe olduğunu incelemektir. Aynı zamanda çalışmanın amacı geçmişteki bilgileri irdeleyerek günümüze kadar olan süreçte atılan adımlarda nelerin eksik olduğunu tespit etmek ve giyinmenin toplumsal cinsiyet ve ayrımcılık kavramıyla ne kadar bağlantılı olduğunu göstermektir. Kadının toplumdaki yeri problemi, cinsiyet ayrımına bağlı olarak ortaya çıkan kadınların ezilmesi ve ikincilleştirilmesi sorunudur. Moda ise "giyinme olgusu" anlamında dördüncü bedensel fonksiyonumuz olarak tanımlanır. Giyinmek; nefes alma, beslenme ve uyumanın ardından insan bedeninin gereksinimi olan en temel eylemlerden biridir. Bu yüzden de bu iki olgunun yani ötekileştirme ve modanın aynı konu içinde yer alması hiç te tesadüfi değildir. Başvurulan kaynaklardan elde edilen araştırma bulguları sonucunda kadınların belli dönemlerde attığı somut adımların çoğunun toplum tarafından iyi karşılanmaması ve devlet seviyesinde desteklenmemesi sebebiyle pek te etkili olamadığı kanısına varıldı. Bir taraftan da modanın bir iletişim aracı olarak kendini ifade etme biçimi olduğu sonucuna varıldı. Bu araştırmada içerik analizi yöntemi, birincil ve ikincil veri kaynaklar kullanılmıştır.

CinsiyetKadınlarMarka+5
Ulkar Aliyeva
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetimi açısından geleneksel ve sosyal medya (1999 Marmara – 2011 Van depreminin analizi)

Depremlerin yol açtığı krizler beklenmedik zamanda meydana gelmektedir. Üzerinde yaşanılan jeolojik konumu nedeniyle Türkiye 1. Derecede deprem bölgesidir. Eski tarihlerden beri, sayısızca depremler meydana gelmiş ve geride maddi manevi büyük hasarlar bırakmıştır. Bu nedenle önlenmesi mümkün olamayan doğal afetlerin yol açtığı krizlere karşı hazırlıklı olmaktan başka çare yoktur. Araştırmada, ülkemizde meydana gelen iki büyük deprem incelenmektedir. Marmara depremi 1999 yılında medyana gelmiş ve ülkemiz açısından tarihte yaşanılan en büyük depremlerin arasına girmiştir. Van depremi ise 2011 yılında meydana gelmiş ve Marmara depremine göre şiddeti, geride bıraktığı kayıpları daha az olmuştur. Büyük depremler arasında tarihte yer edinen bu iki depremle ilgili meydana geldikleri dönemlere ait geleneksel ve sosyal medya incelemesi yapılmaktadır. Çalışmada geleneksel medya ve sosyal medyadan iki dönemde de ne şekilde yararlanıldığının üzerinde durulacaktır. Geleneksel medya sadece tek yönlü haber almak için kullanılmakta, buna karşılık sosyal medya çift yönlü bir iletişim ortamı sağlamaktadır. Bu bağlamda sosyal medya ve geleneksel medya karşılaştırılarak başarılı/ başarısız bulunulan yönleri analiz edilecektir.

DepremKriz yönetimiMarmara depremi+3
Kübra Çalışkan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada arama motoru reklamları

İnternet kullanıcılarının aradıkları her türlü bilgiye arama motorları sayesinde ulaşması, reklamverenler için fırsat yaratarak satın almaya hazır müşterilere doğrudan ürün ve markalarını tanıtma olanağı sağlamıştır. Sosyal Medyada Arama Motoru Reklamları ise, satın almaya hazır müşterilerin arama motorlarında ihtiyaçlarına yönelik arattırdıkları ürün ve hizmetleri, o an satın alma davranışında bulunmadığı durumlarda tüketim güdüsünü harekete geçirme amacıyla inceledikleri ürün ve hizmetlerin reklamlarıyla sosyal medya platformu üzerinde tekrar karşılaşarak hatırlamalarını sağlayarak ve satın almayı etkilemesi amacıyla oluşturulan yeni bir reklam modelidir. Araştırmada kullanılan en önemli materyali, konuyla ilgili uzmanların görüşleri oluşturmaktadır. Araştırma, derinlemesine betimlemeyle katılan görüşmecilerin düşüncelerinden modelleme oluşturarak konunun kapsam ve çerçevesini ortaya çıkartarak tanımsal ve kavramsal temelinin oluşturulması ihtiyacına yönelik hazırlanmıştır. Bu doğrultuda Sosyal Medyada Arama Motoru Reklamlarının genel amaç ve kullanım nedenlerinin başında, hatırlatma sağlayarak satın almayı etkileme olduğu saptanmıştır. Satın almaya olan etkisinin ise genel olarak olumlu düzeyde olsa da sektörden sektöre değişiklik gösterebileceği her marka için olumlu etki yaratmayacağına kanaat getirilmiştir. Kampanya stratejisinin temelinde hedef kitle analizinin iyi segmente edilerek hedefleme üzerine oluşturulması gerektiği ve frekans aralıklarının iyi belirlenerek güncellenmeye önem verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Büyük ölçekli kurumsal firmaların bu reklam modeliyle ilgili farkındalık düzeylerinin yüksek olduğunu ve sık sık kullandıklarını fakat küçük ölçekli işletmelerde farkındalığın oluşmadığı da araştırma bulgularında saptanarak, Sosyal Medyada Arama Motoru Reklamlarının ne olduğu ve nasıl uygulandığıyla beraber, reklam modelinin temel taşları oluşturularak kavramsal ve tanımsal olarak ortaya çıkartılmıştır.

Arama motorlarıReklamlarSosyal medya+2
Dilara İrem Akyol
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital ortamda otomobil reklamları üzerine bir inceleme

Teknolojik çağ olarak adlandırılan içinde bulunduğumuz yüzyılda gündelik yaşantımızda gerek görsel gerek işitsel ya da dokunsal her ortamda sıkça karşılaştığımız reklam iletileri, kitle iletişim araçları aracılığıyla yaşantımızı kuşatmış durumdadır. Görsel, dilsel ya da işitsel açıdan "gizli bir simgeler bütünü" olarak tanımlayabileceğimiz reklam iletisi hedef kitlenin imgeleminde "yeni farklı duygular, tutkular oluşturarak; bir anlamda hedef kitlenin düş gücünü harekete geçirir. Bu çalışmada dijital ortamdaki otomobil reklamları iletilerindeki görsel ve dilsel göstergeler çözümlenmiş ve göstergelerin nasıl algılandığını ortaya koyabilmek için odak grup çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın "İletişim Etkinliği" ile "Reklam Kavramı ve Tarihse Süreç" başlıklı bölümlerinde kavramsal çerçeve ortaya konulmuş, takip eden bölümde ise araştırma örneklemi olarak seçilen reklam iletileri Roland Barthes'ın, biçim ve içerik düzlemlerinde anlamın nasıl aktarıldığını ortaya çıkarmak amaçlı geliştirdiği göstergebilimsel yönteme göre irdelenmiştir. Reklam iletilerindeki göstergelerin nasıl algılandığını ortaya koymak amaçlı gerçekleştirilen odak grup çalışmasının bulgularına da bu bölümde yer verilmiştir. Son olarak elde edilen tüm bulguların değerlendirmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler : Dijital ortamda otomobil reklamları, göstergebilim, Roland Barthes, görsel ve dilsel kodlar, anlam yaratma.

OtomobilReklamlarSanal ortamlar+1
Nabi Sarıbaş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada yayınlanan kurumsal reklamların kurum imajına etkisi

İletişim ve teknoloji alanlarında yaşanan hızlı değişimler, küresel rekabet ortamını da etkilemektedir. Buna göre kuruluşlar, kurumsal süreçte geleneksel yöntemlerin yanında imaj ve itibara yönelik bir halkla ilişkiler uygulaması olan kurumsal reklamcılığa yönelmektedir. Kuruluşlar için genel olarak imaj ve farkındalık oluşturmaya yönelik kullanılan kurumsal reklamlar, halkla ilişkilerin dinamik yapısından dolayı günümüzde etki alanlarını artırmakta olan modern bir kurumsal araç olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle teknolojik gelişmeler sonrası hayatın önemli bir parçası haline gelen internet ortamı ve sosyal medya, kuruluşların kurumsal reklamlar ile gündeme etki etmeye çalıştıkları ortamları oluşturmaktadır. Bu çalışma, kurum ya da kuruluşların kurumsal reklamları kullanarak sosyal medya gündemine olan etkilerini araştırmak ve kurumsal reklamların sosyal medyada bir gündem belirleme aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Bu bağlamda, kurumsal reklamların farklı işlev ve fonksiyonlarına dikkat çekilerek, kuruluşların sosyal medya gündemine olan etkileri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Reklam, Halkla İlişkiler, Sosyal Medya

Halkla ilişkilerKurum imajıReklamlar+3
Emin Mert Kırarslan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

2015 Azerbaycan ve Türkiye seçim kampanyalarında kadın kimliği üzerine bir araştırma: Adalet ve Kalkınma Partisi ve Yeni Azerbaycan Partisi örneği

Teknolojik çağda yaşamımızın bir çok avantajı olduğu herkes tarafından kabul edilir bir gerçektir. Özellikle internet ve sosyal medyanın her yerde karşımıza çıkması bu durumu kanıtlar niteliktedir. Değişen bu düzeye ayak uydurmak ve rekabet ortamından başarılı bir şekilde çıkmak kurum ve kuruluşlar için önemli bir etkendir. En iyi yönetim biçimi olarak bilinen ve toplumun tüm bireylerine cinsiyet ayrımı yapmaksızın, eşit hakların tanınması gerektiğini savunan demokrasinin en önemli ünitelerinden birisi siyasal partilerdir. Siyasal partiler bir ülkenin kalkınmasında veya tam tersi çökmesinde önemli bir etken olarak bilinmektedir; bir siyasal parti bir ülkenin imajıdır ve faaliyette bulunduğu ülkenin durumu onun sorumluluğundadır. Doğal olarak, bir ülkedeki demokrasi şartlarının yerine getirilmesi, özellikle iktidarda bulunan siyasal partinin üzerine düşmektedir. Bu çalışmada AKP ve YAP partilerinin 1 Kasım 2015 tarihinde, Azerbaycan ve Türkiye'de gerçekleştirilen genel seçimlerde kadınlara ve kadın milletvekili adaylarına yönelik kampanya ve çalışmaları, ayrıca her iki partinin kadın kollarının kadınların siyasal katılımına yönelik ne gibi çalışmalar yaptığı araştırılmaya çalışılmıştır. Bu nedenle AKP Kadın Kolları ve YAP Kadın Kolları yetkilileri ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen mülakatlar sonucunda, kadın kollarının amacı, genel olarak, seçimler zamanı partilere oy verilmesinde kadınların desteğini kazanmak ve görevli oldukları partilerin toplumda olumlu imajını oluşturmak olduğu görülmüştür. Ayrıca, 1 Kasım 2015 genel seçimleri döneminde basında kadınlara yönelik yer alan haberler analiz edilmiştir. Aynı zamanda, kadınların siyasal katılımındaki engelleri belirlemek amacıyla, her iki ülkeden toplamda 400 kişinin katıldığı online anket çalışması yapılmıştır. Anketin sonucunda, siyasal katılımdaki engeller, kadınların ekonomik özgürlüğünün olmaması, eğitim durumunun düşük olması, kadınların aile sorumlulukları, toplum tarafından siyasetin kadın işi olmaması düşüncesi gibi engellerin olması belirlenmiştir.

Adalet ve Kalkınma PartisiAzerbaycanKadın politikaları+4
Ulvıyya Babayeva
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklardaki disleksi sorununun iletişim açısından analizi: İlkokul çağındaki dislektik çocukların iletişim problemleri

Bu çalışmada; İlkokul çağındaki özel öğrenme güçlüğü olan çocukların, sosyal çevrelerinde, aile ortamlarında, eğitim kurumlarında ve diğer ortamlarda yaşadıkları iletişim sorunlarının ne olduğunu anlamaya çalışmak ve buna paralel olarak bu problemlerini aşabilecekleri, kendilerini toplumda bulabilecekleri, yeterli düzeyde koşulları sağlayacak kurumların etkilerini ele almaya çalışmaktır. Bu bağlamda rehabilitasyon merkezlerinin ve diğer kurumların önemini halkla ilişkiler çerçevesinde değerlendirip, doğru, etkili ve olumlu halkla ilişkiler faaliyetlerinin, özel öğrenme güçlüğü çeken çocuklara yönelik çalışmaların tezimiz nezdinde yaratacağı olumlu sonuçları değerlendirmek ve bu faaliyetlerin özel öğrenme güçlüğü (disleksi) problemi olan çocukların iletişim ve diğer tüm faktörler dahilinde toplumda edinecekleri olumlu neticeleri değerlendirmek. Özel öğrenme güçlüğü olan çocukların problemlerinin, okul ve aile dayatmalarının yanında yeteri kadar bilinçlenmemiş, empati gücü zayıf toplumsal etmelerle katlanarak artığı gerçeği kaçınılmazdır. Bu bağlamda sağlıklı bir iletişim ve yaklaşımın yaratacağı olumlu etki ele alınmıştır. Çalışmada Esenyurt bölgesinde özel öğrenme güçlüğü olan çocukların velileriyle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır.

Hakan Avşar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal pazarlama kampanyalarında kamu spotu kullanımının incelenmesi: Sigarayı bırak-hayatı bırakma kampanyası

Sosyal pazarlama; toplumsal bir amaç, düşünce ya da eylemlerin kabul edilebilir hale gelmesi için yapılan pazarlama çalışmalarıdır. Kamu spotları, kamu kurum ve kuruluşları ya da sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan ya da hazırlatılan, yayınlanmasında kamu yararı olduğuna karar verilen bilgilendirici, eğitici nitelikteki film ve sesler ile alt bantlar olarak tanımlanmaktadır. Bunlar, sosyal pazarlama çalışmaları çerçevesinde en etkili unsurlardan biridir. Bu çalışmanın temel konusunu da sosyal pazarlama ve kamu spotları oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, sosyal pazarlama kampanyalarında kamu spotu kullanımını Sigarayı Bırak, Hayatı Bırakma kampanyası çerçevesinde araştırmaktır. Bu kapsamda öncelikle sosyal pazarlama ve kamu spotuna ilişkin kavramsal ve kuramsal açıklamalara yer verilmiş; ardından Sigarayı Bırak, Hayatı Bırakma kamu spotlarının göstergebilimsel çözümlemesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu Spotu, Sigarayı Bırak Hayatı Bırakma, Sosyal Pazarlama

Kamu spotlarıPazarlamaSigarayı bırakma+1
Vusala Nurıyeva
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamuoyu oluşturma ve manipülasyon aracı olarak algı yönetimi: Kurtlar Vadisi örneği

Farklı bir boyuta doğru evrilen küreselleşme süreci ve üst düzey teknolojik imkanlar, günümüzde reel yaşam koşullarının ötesinde farklı bir dünya yaratmış ve artık algı boyutumuza hitap eden imaj, kurgu, reklam, sanal gerçeklik gibi unsurlar gerçek durumlardan çok daha önemli bir hale gelmiştir. Bugün bir şeyin gerçek halinden ziyade onunla ilgili algı çok daha fazla önemsenir olmuş ve bu durum adeta küresel ölçekte yaşanan bir algı oluşturma yarışına dönüşmüştür. Kurumsal iletişim, reklam, pazarlama, imaj ve itibar yönetimi, bireysel ya da kurumsal danışmanlık gibi ciddi bütçeler ayrılan dinamik sektörler; bu önemli sürecin en somut göstergeleri durumundadır. Bununla birlikte, herhangi bir konuda gerçeğe dayalı bir kamuoyu oluşturma yönelimi artık neredeyse demode olmuş; bu yönelimin yerini daha çok manipülasyon merkezli olan algı yönetimi almıştır. Halkla ilişkiler biliminin temel faaliyet alanlarından biri olan algı yönetimi, esasen kamuoyu oluşturma noktasında etkili bir iletişim stratejisidir ve bu yönüyle de iletişim biliminde önemli bir yeri vardır. Algı yönetiminin yine iletişim bilimini, halkla ilişkiler disiplinini ilgilendiren ve günümüzde çok daha fazla rağbet gören diğer yönü ise kitlelerin yanlış yönlendirilerek manipüle edilmesinde güncel bir yöntem olarak kullanılmasıdır. Algı yönetiminin bir iletinin hedef kitleye doğru şekilde algılatılmasına dayanan ve son dönemlerde bu mantıkla algılama yönetimi şeklinde tanımlanan müspet ve elzem yönü; halkla ilişkiler açısından önemli bir inşa metodudur. Kavramın toplum genelinde algı operasyonu olarak tanımlanan ve küresel düzlemde son derece acımasızca kullanılan manipülatif yönü de geleceğimiz adına aynı derecede önem arz etmektedir. Çalışmada bu iki yönün farkını net bir biçimde ortaya koyabilmek amaçlanmış ve algı yönetiminin müspet yönünden istifade edip menfi yönünden de korunabilmek için yapılması gerekenler dile getirilmiştir. Ayrıca tez kapsamında manipülasyona dayalı algı yönetiminin çözümlenmesi ile sistem eleştirisi arasındaki ortak payda ön plana çıkarılarak işlenmiş; ciddi bir mesaj bombardımanı ve manipülasyon dalgası içinde yutulduğumuz bu kaygan süreçten korunmaya yönelik çözüm önerileri vurgulanmıştır. Kurtlar Vadisi Gladio ve Kurtlar Vadisi Irak filmlerinin örneklem kabul edilmesindeki temel gaye ise; bu yapımların ulusal (Kurtlar Vadisi Gladio) ve uluslararası (Kurtlar Vadisi Irak) düzlemde yaşanan manipülasyona dayalı algı yönetimini çözümlemeleri, bu tarz bir algı yönetimini ifşa etme noktasında karakteristik birer örnek olmalarıdır.

Algı yönetimiHalkla ilişkilerKamuoyu oluşturma+2
Ayten Çalış
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci Dünya Savaşı Rus propagandası

Sovyetler Birliği 1922'de birçok ülkenin işgalinden sonra kurulduğu zamanlarda kendisini işçi partisi gibi göstermeye çalışmış ve bunun sürekli propagandasını yürütmüştür.100 bin pamuk toplandığı halde 400 bin gibi bilançolar yazılmış ve insanlara farklı bilgi verilmiştir. Kendi ülkelerinin bağımsızlığının yeniden kazanılmasına çalışan ve sözde sosyalist devleti kurduğunu belirten rejime karşı çıkanlar ya idam edilmiş ya da Sibirya'ya sürgüne gönderilmişlerdir. 1922'de Genova Konferansı ile kendisine büyük miktarda para tazminatı isteyen SSCB dış politikasında da kendi tavrını ortaya koymuştur. Savaş zamanı tüm Sovyet halkına işgalci hareketlerine siyah propaganda ile hak kazandırmıştır. 1939'da imzalanan Ribentrov Molotov paktına güvenen SSCB 22 Haziran 1941 tarihinde Büyük Vatan Savaşına hiç beklenmedik halde yakalandı. SSCB'nin nerdeyse her köşesinde işçilik propagandası herkesi çalışmaya ve bununla da vatana hizmet etmesi için yönlendiriyordu. İşçileri müdür ve memurlardan üstün tutmağa çalışıyordu. 1922'de Qlavlit devlet teşkilatı kuruluyor ve tüm medya dâhil her şeye kendi çıkarlarına uygun sansür koyma yetkisini alıyor. SSCB'de devlet politikası olarak 1933-1939 yıllarında faşizme karşı propaganda yapılmış,1939-1941 yıllarında ise faşizme karşı hiçbir propaganda yürütülmemiş ve 1941 yılında ise yeniden faşizme karşı propagandaya başlamıştır. Propaganda teknikleri özellikle gazeteler ve afişler aracılığı ile yürütülmekte, radyo ve televizyon araçları ile bu süreç devam etmiştir. Anahtar Kelimeler: Propaganda, SSCB-Sovyetler Birliği, İkinci Dünya Savaşı, Afişler

AfişlerDünya Savaşı IIPropaganda+1
Mushfıg Huseynov
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk komedi filmleri örnekleriyle halkla ilişkilerde ürün yerleştirme

Teknolojinin gelişmesi, şirketler arasındaki rekabetin artması, bununla birlikte iletişim ortamlarının çoğalmasıyla reklamcılar ve şirketler ürünlerini pazarlamak, tüketicilerinin gözünde olumlu bir imaj yaratmak için farklı yollar aramaya başlamışlardır. Geleneksel reklam anlayışının maliyetinin yükselmesi, kontrolün tüketicide olması ve tüketicinin gün boyu kitle iletişim araçlarının mesajlarına maruz kalması ürün yerleştirmenin önemini arttırmıştır. Ürün yerleştirmenin getirdiği avantajlar günden güne şirketler tarafından farkına varılmaya başlanınca ürün yerleştirme başlı başına önemli bir sektör haline dönüşmüştür. Bu çalışmada ürün yerleştirme uygulamalarının yoğun olarak kullanıldığı, Türk sinemasının başarılı komedi örneklerinden olan "Pek Yakında" ve "Ali Baba ve 7 Cüceler" filmleri ele alınmıştır. Bu filmler içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmada, filmler içinde ürün yerleştirmenin nasıl uygulandığı ve ürünlerin nasıl kullanıldığı incelenmiştir.

Bilinçaltı reklamcılıkFilmKomedi+4
Eren Toraman
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkiler bağlamında yeni medya kullanımı

Bu çalışmanın amacı her geçen gün iş ve sosyal hayatta nicel ve nitel olarak etkisini artıran yeni kuşaklarla halkla ilişkiler bağlamında özellikle yeni medya aracılığıyla nasıl daha iyi iletişim kurulabileceğini iletişim kuramları çerçevesinde araştırmaktır. Tarihsel olarak farklı kuşakların ortaya çıkışları ve birbirinden farklılıkları incelendikten sonra halkla ilişkilerin doğuşu, gelişimi ve günümüzde bulunduğu yer kuramlarla açıklanacaktır. Yeni kuşakların bu kuramlara nasıl uyduğu irdelendikten sonra halkla ilişkiler bağlamında yeni medya kullanımı, yeni kuşaklarla etkin iletişim kurulması için neler yapılması gerektiği ve kuramların bu bağlamda nasıl yorumlanması gerektiği bu çalışmada yer alacaktır. Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, yeni kuşaklar, X, Y, Z, Alfa kuşakları, yeni medya

Halkla ilişkilerKuşaklarX kuşağı+3
Seda Akagün Yozkat
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal imajın oluşumunda spor sponsorluğunun etkisi: Türk Hava Yolları örneği

Değişen teknolojiyle birlikte halkla ilişkiler alanında meydana gelen yeni yöntemlerden birisi olan sponsorluk, kuruluşların spor, sanat, siyaset gibi çeşitli alanlarda kendilerini tanıtmak için kullandıkları yöntemlerden birisi olarak ortaya çıkmıştır. Bu anlamda, dünya çapındaki büyük firmalar, yine dünya çapındaki organizasyonları, kulüpleri ve sporcuları sponsorluk faaliyetleri ile desteklemekte ve aynı zamanda bu destek ile de kendi tanınırlıklarını, bilinirliklerini arttırmak suretiyle tanıtım yapmaktadır. Spor sponsorluğu alanında Türk Hava Yolları (THY), özellikle son yıllarda büyük yatırımlar gerçekleştirmiştir. Bu çalışmada kamuoyunda yaptığı sponsorluklarla adından bahsettiren THY'nin bu faaliyetlerinin kuruluşun kurumsal imajına etkisi değerlendirilmiş ve sponsorluğun görsel kimlik, kurumsal iletişim ve kalite faktörleri açısından nedensellik içeren bir faaliyet olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Havacılık sektörüKurum imajıSponsorluk+3
Ahmet Semiz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşu olarak Yeşilay'ın kamuoyu oluşturmada halkla ilişkiler faaliyetleri

Sivil toplum kuruluşlarının kamuoyu oluşumu sürecinde aktif bir rol oynayabilmesinin bazı gereklilikleri bulunmaktadır. Kendilerini ifade edebilmeleri, düşüncelerini aktarabilmeleri ve kendilerine bir kitle oluşturabilmeleri gerekmektedir. Bu nedenle de halkla ilişkiler faaliyetlerine ihtiyaç duymaktadır. Sadece bunun için değil aynı zamanda sivil toplum kuruluşunun kurumsal imajı, itibarı ve saygınlığı için de halkla ilişkiler faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, pozitif anlamda o kuruma önemli fayda sağlayacaktır. Bu çalışmada öncelikle sivil toplum kavramı üzerinde durulmuş, Yeşilay örneğinden hareketle sivil toplum kuruluşlarının halkla ilişkiler faaliyetleri üzerinden kamuoyu oluşumundaki rolü incelenmiştir. Bağımlılık konusunda Türkiye'nin köklü sivil toplum kuruluşlarından olan Yeşilay, alanının önde gelen aktörlerinden biridir. Bağımlılıkların önlenmesi ve bağımlıların bu sıkıntıdan kurtulabilmesi için çalışmalar yapan Yeşilay'ın gönüllüleri ve kurumsal iletişim sorumlusuyla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen bilgiler irdelenmiştir.

Halkla ilişkilerKamuoyuKamuoyu oluşturma+3
Cemal Kaçan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kazakistan'ın tarihi ve kültürel değerlerinin tanıtımında halkla ilişkiler faaliyetlerinin rolü: Kazak Hanlığı üzerine örnek bir inceleme

Kazakistan Cumhuriyeti, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bölgede yeni bağımsız olan devletlerden birisidir. Yakın zamanda ülke ile ilgili yapılan araştırmalar ortaya koymuştur ki Kazakistan'ın bir imaj sorunu vardır ve ülke imajının geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuya son yıllarda ülkede önem verilerek ülke imajının iyileştirilmesine yoğun çalışılmaktadır. Kazakistan eşsiz bir kültüre ve zengin tarihi-kültürel değerlere sahiptir. Kazakistan'ın bu zenginliklerinin dış dünyada daha iyi tanıtılarak ülke imajının yeniden şekillendirilmesi ve yabancıların ülkeye olan ilgisinin arttırılması mümkün olacaktır. Bu amaçla yapılacak planlı halkla ilişkiler çalışmaları ile ülke tanıtımında etkinliğe ulaşılabilir. Nitekim ülkede dış dünyaya ülkenin tanıtılması için halkla ilişkiler faaliyetlerine giderek daha fazla önem verildiği görülmektedir. Fakat ülkenin bu alanda yapacağı daha fazla girişimi olmalıdır. Bu yöndeki çabaların artırılarak devam ettirilmesi gerekmektedir. Betimsel tarama yöntemi kullanılarak hazırlanan çalışma literatüre katkı sunmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Kazakistan Cumhuriyeti, Ülke imajı, Tarihi-kültürel değerler, Halkla ilişkiler çalışmaları, Ülke tanıtımı

Halkla ilişkilerKazak HanlığıKazak tarihi+2
Aıgul Mazhıyeva
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hollywood sinemasında halkla ilişkiler faaliyetleri: Örnek filmler üzerine bir inceleme

Sinema çok sevilen bir eğlence aracı ve bütün bu alandaki sanat pratikleridir. Sinema filmleri insanları eğlendirme işlevinin ötesinde bugün ilave işlevler üstlenmektedir; örn. insanları eğitmek gibi. Sinema etkili bir dile sahiptir ve sinemanın dili mesaj aktarımı için kullanılabilmektedir. Filmler bir yandan izleyici kitleye verilmesi planlanan mesajların aktarıldığı etkili iletişim araçları olduğundan, diğer yanda izleyici kitle ile ilişkiler kurulurken halkla ilişkilerin değişik kuramlarından yararlanılabilmektedir. Böylece sinemada yapılan filmler ile izleyici kitleyle iletişimler ve ilişkiler köprüsü kurulmaktadır. Bu bağlamda birtakım iletişim kuramları ile halkla ilişkiler kuramları da önem kazanmaktadır. Sinema filmlerinde bunların uygulamaları açık veya gizli şekilde görülebilmektedir. Tez çalışmasında Hollywood yapımı 'Başkanın Adamları' filmi halkla ilişkiler kuramlarından 'Gündem Belirleme Kuramı" bağlantısıyla incelenmiştir. Filmde genel olarak yapılan manipülasyon haberlerle halkın dikkatinin belirli (istenen) bir yöne çekilebildiği daha doğrusu döndürülebildiği izlenmektedir. Böylelikle bu film "Gündem Belirleme Kuramı" ile ilişkilenmektedir. AnahtarKelimeler: Sinema, Sinema filmleri, Mesaj aktarımı, 'Başkanın Adamları' filmi, Halkla ilişkiler-Sinema ilişkisi.

FilmHalkla ilişkilerHollywood+2
Erdi Karadeniz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim toplumu bağlamında sosyal medya bağımlılığı

Geçmişten günümüze iletişimin ve bu bağlamda gelişen teknolojinin bireylerin hayatlarına dahil olması sonucu, bireylerin bir takım sosyal ağlar aracılığı ile tüketime gitmesi ve bu tüketim çılgınlığının bir takım sosyal medya bağımlıları doğururken sosyolojik ve fizyolojik olarak tüm toplumu etkilemesi ile halkla ilişkilerin bağdaştırılması ve ekonomik anlamda olumlu ya da olumsuz etkileri tez içerisinde işlenmiştir. Tüketim toplumu bağlamında sosyal medya bağımlılığının halkla ilişkiler açısından fayda ve zararlarından bahsedilmiştir.

BağımlılıkFacebookSosyal medya+7
Reyhan Polat
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ve sürdürülebilir tüketim davranışına etkisi: İzmir ili örneği

Endüstri Devriminden sonra yaşanan gelişmeler sonucunda bireyler tüketime odaklı bir şekilde yaşamaya başlamıştır. Tüketime odaklı olarak yaşam standartları değişen tüketicinin, tatmin etmek istediği ihtiyaçları da değişmiştir. Zorunlu ihtiyaçlarının yanı sıra tüketiciler toplum içinde var olmak, eğlenmek, mutlu olmak gibi çok çeşitli nedenlerden dolayı tüketme eylemini gerçekleştirmek istemiştir. Fakat tüketicinin bu eylemlerinin, dünya üzerinde yaşayan diğer canlıların hayatını tehlikeye attığı görülmüştür. Tüketicinin demografik özelliklerine bağlı olarak karar verme tarzlarının zamanla değişim göstermesi sürdürülebilir tüketim davranışının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yüzden demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı üzerindeki etkisinin ele alınması gerektiği düşünülmüştür. Bu bağlamda demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı üzerinde nasıl bir etkisinin olduğunu tespit etmek araştırmanın amacını oluşturmuştur. Bu amaç doğrultusunda, araştırmanın evreni İzmir‟de nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu 6 ilçe olarak belirlenmiştir. Bu evrenden kota örnekleme yöntemine göre 598 kişi araştırma anketine katılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS 22 ve AMOS 21 programlarında gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, demografik özelliklerin hem tüketici karar verme tarzları hem de sürdürülebilir tüketim davranışında oldukça önemli olduğu görülmüştür. Aynı zamanda tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı arasında hem pozitif hem de negatif bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Demografik Özellikler, Tüketici Karar Verme Tarzları, Sürdürülebilir Tüketim Davranışı.

DemografiDemografik özelliklerKarar verme+7
Sezen Garip
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital oyunların öznel iyi oluşa etkisi: Y kuşağına yönelik bir araştırma

Dijital oyunların birey hayatının ayrılmaz bir parçası olmaya başladığı günümüz toplumlarında dijital oyun oynamanın oyuncular üzerindeki etkilerini anlamak git gide daha önemli olmaya başlamıştır. Bu alanda yapılan ulusal ve uluslararası araştırmaların sonuçları dijital oyunların el-göz koordinasyonu, karar alma, dikkat ve görsel-uzamsal yetenek gibi bilişsel yetenekler üzerinde faydalı etkileri olduğunu göstermektedir. Dijital oyunlar benzersiz bir eğlence biçimidir, çünkü oyuncuları oyunun senaryosunun bir parçası olmaya teşvik ederler. Yapılan araştırmalar (Ryan ve Diğerleri, 2006; Przybylski ve diğerleri, 2011; Batı, 2011) göstermektedir ki, dijital oyun oynayan bireyler; oyun oynamayan bireylere göre daha mutludur. Çünkü dijital oyun oynamak, bireyler için stres giderici, haz verici ve rahat bir ortam sağlar. "Dijital oyun oynama ve dijital oyun mecrasında bulunma, kişilerin gündelik yaşam içerisinde bir boş zamanı değerlendirme etkinliğinden ziyade, bireylerin öznel iyi oluşları üzerinde nasıl bir etkide bulunduğu" bu çalışmanın temel konusudur. Araştırmanın amacı ise Y kuşağı olarak (1981- 2000 arası doğumlular) adlandırdığımız dijital oyun oynayan bu bireylerin öznel iyi oluşları üzerindeki etkilerinin ölçmektir. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen dijital oyun oynama nedenleri soru formu ile Tuzgöl-Dost (2004) tarafından geliştirilen öznel iyi oluş ölçeği kullanılmıştır. Anket olarak toplanan veriler SPSS20 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları katılımcıların cinsiyet, dijital oyun oynama nedenleri, oyun oynama sıklığı, oyun oynama platformu, oyun türü, oyun oynama süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, gelir, medeni durum, yaş ve kişilik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucu kısaca, dijital oyunların öznel iyi oluş değişkenleri bağlamında pozitif ilişkili olduğu yönündedir.

Bilgisayar oyunlarıKuşaklarOyunlar+5
Murat Sağlam
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konaklama işletmelerinde algılanan hizmet kalitesinin müşteri tatminine etkisi; şehir otellerine yönelik bir uygulama

Her sektör için rekabet artık sadakat yaratma yeteneği ile doğru orantılı bir yarış haline gelmiştir. Hizmet sektörü için zaten önemli olan müşteri sadakati artık sadık müşteri niceliği ile ölçülmektedir. Konaklama sektöründe de diğer sektörlerde olduğu gibi sadakat, memnuniyetle, memnuniyet tatminle, tatminde algılanan hizmet kalitesi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Bu çalışma kapsamında da konaklama işletmelerinden İstanbul, Ankara ve İzmir'de bulunan şehir otellerinin müşteri sadakatinin temeli sayılan algılanan hizmet kalitesi ve müşteri tatmini incelenmiştir. Algılanan hizmet kalitesinin tatmine etkisini bu etkinin şiddeti ve yönünü tespit etmek bu araştırmanın ilk amacıdır. Demografik özelliklere konaklama sıklıklarına ve nedenlerine göre algılanan hizmet kalitesi ve tatmin üzerinde oluşan farklılıkları tespit etmek de bu araştırmanın bir diğer amacıdır. Verilerin toplanması sırasında Cronin ve Taylor tarafından algılanan hizmet kalitesi ölçeği Servperf ile tatmini ölçmek için Voss ve arkadaşlarının ölçeğinden yararlanılmıştır. Anket formunda bu ölçeklerin yanı sıra demografik özelliklere ilişkin ifadeler ile konaklama sıklıklarına ve nedenlerine ait ifadelerde yer almıştır. Araştırma evrenini İstanbul, Ankara ve İzmir şehir otellerinde konaklayanlar oluşturmaktadır. Örneklem için oteller seçilirken yargısal örnekleme yönteminden, katılımcılar seçilirken uygun örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Son olarak çevrimiçi yapılan anketler için kartopu örneklem yöntemi kullanılarak araştırmada çeşitlilik sağlanmıştır. Toplamda 428 anket geri dönmüş, 411 tanesi değerlendirilmeye alınmıştır. Testler SPSS 23 programında yüzde, frekans gibi betimleyici analizlerle yapılmıştır. Ayrıca değişkenler arası ilişkileri tespit etmek amacıyla uygulanan korelasyon ve regresyon analizleri ile gruplar arası farklılıkları tespit etmek amacıyla bağımsız örneklemler için T testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Algılanan hizmet kalitesinin ve alt boyutlarının müşteri tatmininin dörtte üçünü açıkladığı sonuç olarak çıkmıştır.

Hizmet kalitesiHizmet sektörüKalite+3
Oya Altınsoy Gür
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Şehir markalaşmasında sosyal medya kullanımının şehir imajına katkısı: İzmir örneği

Günümüzde küreselleşme ile birlikte rekabet yalnızca işletmeler arasında değil ülkeler ve şehirlerarasında da yaşanmaktadır. Bu bağlamda ticari işletmeler kadar şehirlerin de markalaşma çabası içine girerek bu rekabette avantaj sağlamanın yollarını aramaları gerekmektedir. İşlemelerden daha kapsamlı ve karmaşık bir süreç olan şehir markalaşması; tarih, kültür, doğal zenginlikler, eğitim, ekonomi, insan kaynağı, alt yapı, teknoloji, insan hakları, hukuk gibi birçok önemli faktörü içinde bulundurmaktadır. Bu sebeple şehirlerin markalaşma çalışmaları, şehir yöneticileri ve paydaşları tarafından ortak çalışmalar, kısa ve uzun vadeli stratejik planlamalar yapılarak sistematik bir şekilde yürütülmelidir. Aksi takdirde şehirlerin yatırımcı ve turist çekmesi, ihracatı arttırması, nitelikli insan kaynağını elde tutması, çevre şehirler içerisinde cazibe merkezi olması mümkün olmayacaktır. Son yıllarda her alanda kendini gösteren ve her alana nüfuz eden sosyal medya olgusu, ticari markalarda olduğu gibi şehir markaları için de büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda şehrin; ayırt edici ve güçlü özelliklerinin ön plana çıkarılmasında, uzak bölgelerdeki insanlara tanıtılmasında, marka kimliğinin yansıtılmasında ve pozitif şehir marka imajı oluşturulmasında sosyal medya önemli bir araç olarak görülmektedir. Bu nedenlerden dolayı tezin amacı, şehirlerin markalaşma sürecinde sosyal medya hesaplarının şehir sakinleri ve yerli turistlerin şehir imajı algısı üzerindeki sahip olduğu rolü tespit edebilmektir. Bu bağlamda araştırmaya katılanlardan, şehirlerin sosyal medya hesabını takip eden ve etmeyenler arasındaki şehir imajı algısının farklılık gösterip göstermediği tespit edilmeye çalışılmıştır.

MarkalaşmaSosyal medyaİmaj yaratma+2
Mustafa Yalçın
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sigara bağımlılığının azaltılmasında halkla ilişkilerin rolü: T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen halkla ilişkiler faaliyetlerine yönelik bir araştırma

Kurumların veya kuruluşların kamu nezdinde tutum ve algı oluşturma kaygısı güttüğü durumlarda halkla ilişkiler uygulamaları süreçte etkin rol oynayabilmektedir. Bu kapsamda T.C. Sağlık Bakanlığı'nın sigara bağımlılığına karşı yürüttüğü çalışmalarda farklı halkla ilişkiler uygulama tekniklerine başvurulduğu görülmektedir. Çalışma kapsamındaki birinci bölüm; detayları ile beraber halkla ilişkiler kavramı üzerine kurgulanmıştır. Bu doğrultuda halkla ilişkilerle ilintilendirilen kavramlar ve halkla ilişkiler mesleğine ilişkin aktarılan tanımlayıcı veriler çalışmanın birinci bölümünde incelenmiştir. Sağlık olgusu için; bireylerin yaşamlarını kaliteli idame ettirebilmeleri bakımından en belirleyici unsurlardan olduğu ifade edilebilmektedir. Gündelik yaşamdan, iş yaşamına ve aile yaşantısına kadar pek çok alanda bireyler; sağlıklarındaki olumlu ya da olumsuz değişiklikler doğrultusunda tutum ve davranışlarını şekillendirebilmektedir. Bu kapsamda; sigara kullanımının ise hem kullanan bireyi hem de istemsizce maruz kalan pasif içiciyi olumsuz etkileyebildiğinden söz edilebilmektedir. Tez kapsamında birey ve toplum için bir tehdit unsuru olarak değerlendirilen sigara bağımlılığı, çalışmanın odak noktalarından birini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda; çalışmanın ikinci bölümünde bağımlılık kavramı ve sigara bağımlılığı kavramları üzerinde durulmuştur. Kavramlara ilişkin akademik verilerin yanı sıra resmi kurum ve kuruluşlarca aktarılan sayısal veriler doğrultusunda çalışmanın güvenirlik ve geçerlik boyutlarının güçlendirilmesi planlanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde yer alan araştırma bölümü, metodoloji bakımından Betimsel Analiz Yöntemi ile oluşturulmuştur. Araştırmanın bulguları olarak ise; sigara bağımlılığına karşı yürütülen faaliyetlerde pek çok halkla ilişkiler uygulaması tekniğinden yararlanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunlardan en öne çıkanları ise ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve Yeşil Dedektör Uygulaması olarak değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, Bağımlılık, Sigara bağımlılığı, T.C. Sağlık Bakanlığı.

BağımlılıkHalkla ilişkilerKamu kuruluşları+4
Yaşar Onur Tatlıcıoğlu
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyanın seçim dönemlerinde algı yönetimi aracı olarak kullanılması: 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinin twitter üzerinden analizi

Yeni iletişim teknolojilerindeki gelişmeler kişilerarası ve kitlesel iletişim ortamlarını farklılaştırmıştır. Sosyal medyanın ortaya çıkışıyla gündelik hayatın her alanında dönüşümler yaşanırken siyasal alanda da kampanyaların sürdürüldüğü geleneksel ortamlara yeni bir alternatif gelmiştir. Bu alternatif medya ortamları ise günümüzde, seçim dönemlerinde fazlasıyla kullanılan platformlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasal iletişimde, seçmen kitleyi ikna etmek, istenilen yönde harekete geçirmek ve sonucunda oy verme davranışa yöneltmek gibi amaçlarla siyasal partiler ya da adaylar tarafından kampanyalar yürütülmektedir. Bu kampanyaların hedeflenen başarıya ulaşması için ise partilerin ya da adayların kendilerine yönelik algıları yönetmeleri gerekmektedir. Bu kapsamda algı yönetimi, kamuoyu oluşturma çabaları şeklinde tanımlanabilmektedir. Algı yönetimi süreci, klasik iletişim sürecinde olduğu gibi kaynak, alıcı, mesaj, kanal, geri bildirim unsurlarından oluşmakta ve mesajların algı yönetimi kapsamında verildiği "kanal" büyük önem arz etmektedir. Günümüzde yeni iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler de göz önünde bulundurulduğunda, geniş kitlelere çok daha hızlı, az maliyetle ulaşabilme ve etkileşime imkân verme gibi özelliklerinden dolayı siyasal iletişim kampanyalarında seçmen kitleye ulaşma, etkileme ve yönlendirmede sosyal medyanın önemli bir kanal olarak kullanıldığı görülmektedir. Buradan hareketle sosyal medyanın seçim dönemlerinde algı yönetimi aracı olarak kullanımına yönelik olan bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, 31 Mart 2019 tarihli yerel seçim sürecinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu'nun 1-31 Mart tarihleri aralığındaki Twitter paylaşımları analiz edilmiş ve bu doğrultuda seçim dönemlerinde sosyal medyanın algı yönetimi aracı olarak kullanılıp kullanılmadığını, şayet kullanılıyor ise algı yönetimi unsurlarından hangilerine daha ağırlıklı olarak yer verildiğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bulgular kapsamında adayların her ikisinin de mesajlarında algı yönetimi unsurlarına yer verdiği ve bazı parametrelerin bu noktada ön plana çıktığı sonucuna ulaşılmıştır.

Algı yönetimiSeçim faaliyetleriSeçim kampanyaları+4
Ezgi Güneş
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşları ve kamu arasındaki bağıntıyı sağlamada halkla ilişkilerin rolü: Hayvan hakları dernekleri üzerine İzmir ili örneğinde bir durum çalışması

Günümüzde, halkla ilişkiler, örgütler için vazgeçilmez bir unsur olarak kabul görmektedir. Halkla ilişkiler genel olarak; halkı aydınlatarak görüşlerini benimsetmek, halktan bilgi alarak örgütsel kararlarda isabeti yakalamak, halkla işbirliği yaparak örgütsel amaçların kolay gerçekleşmesini sağlamak, halkın isteklerine kayıtsız kalınmadığını göstermek, halk üzerinde yönetime veya örgüte karşı olumlu imaj yaratmak ve halkın desteğini kazanmak vb. gibi birçok amacı kapsamaktadır. Bu sebeple, gerek kamu gerek özel kuruluşlar, halkla ilişkiler faaliyetlerine önem göstermektedir. Aynı şekilde, özellikle halkın desteği sayesinde faaliyet gösterebilen örgütler olduğundan, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) için de halkla ilişkiler uygulamaları büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, halkla ilişkilerin örgütlerdeki rolü, İzmir'deki STK'lardan olan hayvan hakları dernekleri ve aynı zamanda, hayvan sever olduğu halde herhangi bir hayvan hakları savunucu derneğe üyeliği olmayan bireyler üzerinden incelenerek ortaya konacaktır. Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, Sivil Toplum Kuruluşları, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Faaliyetleri, Hayvan Hakları Dernekleri

DerneklerHalkla ilişkilerHayvan hakları+5
Deren Baysal
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anaakım ve eleştirel perspektiften kurumsal sosyal sorumluluk kavramına ilişkin alanyazındaki çalışmaların incelenmesi: Bir sistematik derleme çalışması

"Kurumsal Sosyal Sorumluluk" kavramı tanımlandığı ilk günden buyana hem akademinin hem de iş dünyasının üzerine çalışmalar yaptığı önemli bir kavram olmuştur. Zaman içinde önemi ve değeri katlanarak artmıştır. Kurumların hayırsever niyetleriyle başlayan süreç, bugün, standartlaşması gereken stratejik bir aksiyona dönüşmüştür. Kavramın gelişim sürecinde pek çok olumlu yaklaşımın olmasının yanı sıra eleştirel yaklaşımların da olduğu gözlemlenmektedir. Bu tez çalışması kurumsal sosyal sorumluluk kavramının anaakaım ve eleştirel perspektiften karşılaştırmalı incelemesini içermektedir. Öncelikle kavramın yıllar içinde geçirdiği evrim sıralanmaktadır. Araştırma kapsamında ilk yıl olan 1979 ve son yıl olan 2017 aralığındaki süreci incelenmektedir. Bu yıllar arasında kavramın etkilendiği toplumsal, ekonomik olaylar perspektifinde kurumsal sosyal sorumluluk kavramının anlamında yaşanan değişimler ortaya konulmuştur. Araştırmanın ikinci değişkenini oluşturan ülkelere göre kavramın nasıl algılandığı, kurumsal sosyal sorumluluk kavramı çerçevesinde beklentilerin ve temel eleştiri noktalarının neler olduğu sıralanmıştır. Ülkeler, kıtalar biçiminde kategorize edilip kültürel benzerlikler, ekonomik refah düzeyi ve yönetim biçimleri dikkate alınarak bulgular açıklanmıştır. Ayrıca araştırma kısmında kurumsal sosyal sorumluluk kavramını açıklamak, geliştirmek üzere oluşturulan teoriler incelenmiş, teorilerin kavramı incelerken hangi konularla bağdaştırdığı ortaya konulmuştur. Üç bölümden oluşan tez çalışmasının ilk bölümü literatür taraması oluştururken, ikinci bölüm araştırma ve analiz kısmını ele almaktadır, üçüncü bölüm ise araştırma sonucu elde edilen kavramların anaakım ve eleştirel yazında değerlendirmelerini içermektedir. Araştırma sonucundunda 507 makale taranmış ve araştırmayı oluşturan sorulara cevaplar getirilmiştir.

Kurumsal sorumlulukKurumsal sosyal sorumlulukSosyal sorumluluk+1
Nadile Gözgöz
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmetkar liderliğin örgütsel vatandaşlık davranışı oluşumundaki rolü: Torbalı Ticaret Odası örneği

Çağımızın hızla değişen ve rekabetin yoğun yaşandığı iş ortamlarında, örgütlerin sürekliliği açısından, ileriye dönük başarılı performans sergilemeleri ve kaynaklarını etkili ve verimli kullanmaları gittikçe önem kazanmakta ancak bir o kadar da zorlaşmaktadır. İş dünyasına yeni katılan örgütler; gücün kötüye kullanımı, etik dışı uygulamalar, dışlanma, çalışanların iyilik hali ve iş yaşam dengesinin bozulması vb. sistematik sorunlarla verimlilik ve karlılık alanlarında tıkanıp kalmaktadır. Söz konusu olumsuz durumları aşmak konusunda, hizmetkâr liderlik kavramı örgütlerin devamlılığı ve rantabilitesi açısından önemli bir yer tutarak dikkat çekmektedir. Hizmetkar liderlik, kendini takipçi ve paydaşlarının yerine koyabilen, onların isteklerini dinleyen, duygusal olarak anlayan ve destekleyen, alışılmadık bir nüfuza ve kaynağa sahip liderlik biçimi olarak tanımlanmaktadır. Her ne kadar hizmetkar liderlik verilen tanım doğrultusunda dönüştürücü, etik, karizmatik ve lider-üye etkileşimli liderlik gibi diğer önemli liderlik teorileri ile kavramsal olarak örtüşse de takipçilerinin ve paydaşlarının ihtiyaçlarına özel olarak odaklanıp, gelişimi ve yetiştirilmesine yardımcı olmayı öne çıkarmasıyla, diğer liderlik yapılarından farklılık göstermektedir. Aynı kapsamda ve birbirine bağlı olarak örgütsel davranış ve kurumsal iletişim alanında son yıllarda üzerinde durulan yaygın konulardan bir diğeri, örgütsel vatandaşlık davranışıdır. Örgütsel vatandaşlık; çalışanların formel iş tanımlarının ötesinde, gönüllü olarak yaptıkları ekstra rol davranışlarını ifade etmektedir. Özgecilik, sivil erdem, vicdanlılık, nezaket ve sportmenlik olarak temelde 5 boyuta sahip örgütsel vatandaşlık davranışı, çalışanın bireysel performansına ve bağlı olduğu kurumun, örgütsel performansına katkıda bulunmaktadır. Buradan hareketle, iş doyumu, kurumsal bağlılık ve performans ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında pozitif bir korelasyon olduğunu söylemek mümkün olmaktadır. Bu bağlamda, tezin genel amacı; hizmetkar liderliğin, örgütsel vatandaşlık davranışının sergilenmesinin benimsenip, sergilenmesindeki rolünün incelenmesidir. Tezin birincil önceliği hizmetkar liderliğin örgütsel vatandaşlık davranışının oluşumundaki rolünü genel bir ölçekte incelemektir. Buna ek olarak çalışmanın diğer amacı, örgütlerin modern dünyada sürdürebilirliklerini sağlamaları için gerekli şartlardan biri olan hizmetkar liderlik olgusunun kamu ve özel sektörlerdeki kullanım alanının yaygınlaştırılmasının desteklenmesidir. Son olarak bu tezle amaçlanan, örgütsel vatandaşlık davranışının, çeşitli sektörlerde çalışan bireyler bazında bilinirliğinin arttırılmasının sağlanmasıdır. Bu doğrultuda, tezin ilk ve ikinci bölümünde araştırmanın temelini oluşturan literatür taraması yapılmıştır. İlk bölümde liderlik kavramından, liderliğin tarihsel gelişiminden, modern liderlik yaklaşımlarından, hizmetkar liderliğin tanımı, öncülleri ve karakteristik yapılarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde örgütsel vatandaşlık davranışının tanımları, yapısı, boyutları ve oluşmasına sebep olan faktörler tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde Torbalı Ticaret Odası organ üyeleri ile gerçekleştirilen nitel çalışma yöntemleri ile elde edilen verilere yer verilmiş, hizmetkar liderlik ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında ilişki ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirilerek, çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Hizmetkar liderlikLiderlikÖrgütsel vatandaşlık davranışı+1
Aliosman Kesgin
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0 sürecinin kurumsal iletişim yönetimindeki yansımaları: Uygulamacılara yönelik nitel bir araştırma

Teknolojinin ve yeni inovasyonların hızla ilerlemesiyle Endüstri 4.0'a sürecine girmiş bulunuyoruz. İçerisine dâhil olduğumuz bu süreçte Kurumsal İletişim çalışmaları ve uygulamaları da zaman içerisinde değişmekte ve yerini geleneksel kurumsal iletişim uygulamalarına göre Endüstri 4.0 uygulamalarına bırakmaktadır. Kurumsal İletişim Yöneticileri de gelişen teknoloji çağına ve Endüstri 4.0 'a adapte olmaya başlamış ve Endüstri 4.0'ın ürünlerini kullanmaya başladıkları gözlemlenmektedir. Bu çalışmalar hem iç hem de dış Kurumsal İletişim Yönetimi alanlarında görülmektedir. Bu çalışmada, Endüstri 4.0' sürecinde Kurumsal İletişim Yönetimi ve Kurumsal İletişim Uygulamacılarına yönelik bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; Endüstri 4.0'a kadar olan tüm Endüstri Devrimleri araştırılmış ve tek tek açıklanmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde; Kurumsal İletişim tanımlanmış, işlevlerinden ve görevlerinden bahsedilmiş, etkileri, araçları ve stratejik oluşumları anlatılmış ve şirket içi kurumsal iletişim araçları üzerinde literatür taraması yapılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde; Endüstri 4.0'da kurumsal iletişim yönetimi ve dijitalleşmenin önemi açıklanmıştır. Araştırmanın dördüncü bölümünde ise; Endüstri 4.0 ile Kurumsal İletişimin bağlantısı değerlendirilmiş olup, Kurumsal İletişim Yöneticilerine Endüstri 4.0 farkındalıkları ve uygulama alanları ve görüşleri üzerine bire bir görüşmelerle bir araştırma yapılmıştır. Araştırma sonuçları araştırmanın dördüncü bölümünde yer almaktadır.

Endüstri 4.0EndüstriKurumsal iletişim+5
Sena Tokgöz
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Medyalar arası gündem belirleme analizinde büyük veri kullanımı: Türkiye ile ilgili karşılaştırmalı analiz

McCombs ve Shaw'ın 1972 yılında şekillendirdikleri gündem belirleme kuramı genellikle seçimler etrafında birçok kez test edilmiş ve kuramın geçerliliği ortaya koyulmuştur. Medyalar arası gündem belirleme çalışmaları ise daha çok geleneksel medya aracılarının birbirini nasıl etkilediği üzerine şekillenmiştir. Geçmiş yıllarda sosyal medyanın, özellikle de Twitter'ın alternatif bir haber kaynağı olarak görülmesi medyalar arası gündem belirleme araştırmalarına bu mecranında dahil edilmesini sağlamıştır. Medyalar arası gündem belirleme çalışmalarının dar bir coğrafi alan ile sınırlı kalması, sınırlı örneklemler ve veri setleri ile test edilmesi ayrıca bazı tezlerde kuramın doğrulanamamış olması bu tezin motivasyonunu oluşturmuştur. Günümüz büyük veri ekosistemi içinde Twitter'ın gündem belirleme gücü bilgisayar destekli içerik analizi yöntemleri kullanılarak çok uluslu veriler ile tekrardan tespit edilebilir. Bu tez ile literatürde eksikliği tespit edilen çok uluslu medyalar arası gündem belirleme çalışmalarına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Bu sayede medya kurumları ile Twitter arasında gündem belirleme etkisi ve olası etkinin yönü tespit edilmiş olacaktır. Bu bağlamda, 19 Ekim 2018 – 26 Ekim 2018 tarihleri arasında sekiz gün boyunca sabah veriler için 08:00 – 10:00 arası ve akşam verileri için ise 18:00 – 20:00 arası günde iki kez, toplam beş gazetenin (Doğru Haber, Hürriyet, Sabah, Türkiye ve Yeni Şafak Gazeteleri) İngilizce haber yapan web sitelerindeki Türkiye ile ilgili haberler ile Türkiye komşusu altı ülke (Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, İran, Suriye, Yunanistan), Rusya ve kontrol amaçlı Türkiye çıkışlı Türkiye konulu İngilizce tweetler medyalar arası gündem etkisini ölçmek adına örneklem olarak kullanılmıştır. Gazetelerden Knime programı ile 2045 haber içeriği toplanmıştır. Twitter'ın gündem belirleme etkisini ölçmek adına ise sekiz ülkeden RStudio programı yardımı ile 39.000 tweet toplanmıştır. RStudio programı ile temizlenen tweetler ve haberlerin başlıkları kelime frekans analizine tabii tutulmuş, bu sayede kodlar oluşturulmuş, oluşturulan kodlar belli temalar altında gruplanmış ve bir sözlük (kod kitabı) oluşturulmuştur. Oluşturulan bu sözlük ile içerik analizi tüm medya aracılarına hem sabah hem de akşam olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler toplam 78 adet çapraz gecikmeli korelasyon paneli ve Rozelle-Campbell taban hizası eşiği kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen çapraz gecikmeli korelasyon verileri katı yaklaşım kullanılarak değerlendirildiğinde değişkenler arasındaki otokorelasyonlar hiçbir panelde Rozelle-Campbell taban hizasının altında oluşmadığı için medyalar arası gündem belirleme etkisi net olarak tespit edilememiştir. Tüm yapılan analizler sonucunda ne medya kurum gündemlerinin kendi içinde ne ülke tweetlerinden derlenen gündemlerin kendi arasında ne de medya kurum gündemleri ile ülke tweetlerinden elde edilen gündemler arasında herhangi medyalar arası gündem belirleme etkisine ulaşılamamıştır. Değişkenler arasındaki otokorelasyonların yüksek çıkması, baskın haberin varlığı, Twitter API'nin veri kısıtı, tek bir tweetin birden çok paylaşılması ve Twitter'ın alternatif medya olarak varlığını sürdürmesi gibi kısıtlar hipotezlerin doğrulanamamasına neden olmuş olabilir. Ilımlı yaklaşım ile verilerin değerlendirilmesi durumunda ise medyalar arası çift taraflı – karşılıklı medyalar arası gündem belirleme etkisi birçok panelde tespit edilmiş olacaktır. Twitter özelinde yapılan medyalar arası gündem belirleme çalışmalarının kamuoyu tarafından öne çıkarılan Twitter paylaşımları ile kurgulanması, Twitter içindeki "ilgini çekebilecek gündemler (İngilizce: Trend, Trends for you)" ile medya kurum gündemleri arasındaki gündem belirleme etkisinin incelenmesi bundan sonra yapılacak medyalar arası gündem belirleme araştırmalarının konusu olabilir. Buna ek olarak Twitter'ın ana akım medya tarafından ilk çıktığında önemsenmeyen ve egemen söyleme karşı olan tweetleri ve tanık gazetecilerin ise ilgi çekici tweetleri ile yeni araştırmalar kurgulanabilir.

Alternatif medyaBüyük veriGündem belirleme+5
İnanç Alikılıç
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetenek yönetimi algısının X ve Y kuşaklarının iş tatminlerine etkisi

Son yıllarda artan rekabetle birlikte kurumların varlıklarını sürdürmelerinde yetenekli çalışanları keşfetmek, onların kuruma aidiyetlerini pekiştirmek, liderlik pozisyonları için onları yetiştirmek ve yetenek havuzu oluşturarak potansiyel yeteneklere sahip olmak önemli hale gelmiştir. Bu bağlamda ulusal ve uluslararası ölçekteki kurumlar, çeşitli eğitim programları aracılığıyla yetenekli çalışanları kazanmaya çalışmakta ve liderlik pozisyonundaki boşlukları gidermeye çalışmaktadırlar. Böylelikle kurumlar arası ve sektörde yaşanan yoğun rekabet ortamında farklılık elde etmek istemektedirler. Bu süreçte çalışanların kurumların uyguladıkları yetenek yönetimi uygulamalarını nasıl algıladıkları ve bu durumun onların iş tatmin düzeylerini ne şekilde etkiledikleri konusu gündeme gelmektedir. Öte yandan iş değerlerini ve iş tatmin düzeylerini farklı düzeyde etkilediği düşünülen kuşak olgusu, yetenek yönetimi sürecinde aktif rol oynamaktadır. Bu çalışmada amaç; ilaç firmalarının yetenek yönetimi uygulamalarını ortaya koymak, yetenek yönetimi algısının X ve Y kuşaklarının iş tatmin düzeylerini nasıl etkilediğini tespit etmektir. Bu kapsamda nicel ve nitel olmak üzere iki aşamalı araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel kısmında yetenek yönetimini uygulayan ilaç firmalarının çalışanlarına, bulundukları kuşaklarla birlikte iş tatmin düzeylerini ölçümlemek için anket uygulanmıştır. Araştırmada Weiss Davis England ve Lofquist tarafından geliştirilen Minnesota iş tatmini ölçeği, Altınöz ve Çöp (2010, 129–141)'ün yapmış olduğu araştırmanın yargıları ile Çayan (2011: 143)'ın literatür taraması sonucu elde ettiği yargılardan oluşan yetenek yönetimi algısı ölçeği kullanılmıştır. Nitel araştırma aşamasında ise ilaç firmalarının yöneticileri ile yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir.

KuşaklarX kuşağıY kuşağı+4
Melis Yalçın
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sunulan ve algılanan destinasyon imajı: Bergama örneğinde bir araştırma

Turistlerin destinasyon tercihlerinde destinasyon imajı büyük etki oluşturmaktadır. Buna bağlı olarak destinasyonlar turistler tarafından algılanan imajlarını geliştirmek için büyük çaba sarf etmektedirler. Algılanan imajın oluşumu ise destinasyon yöneticilerinin sunulan imaj için yaptıkları bu yatırımlara bağlıdır. Fakat bu yatırımlar her zaman destinasyonu ziyaret eden turistler açısından hedeflenen şekilde algılanmazlar. Bu durumda destinasyonların algılanan ve sunulan imajları incelenerek, arada oluşan farklar belirlenmeli ve bu farkların sebepleri açıklanmaya çalışılmalıdır. Bu varsayım üzerinden yola çıkan bu çalışmamızda, Bergama kenti sunulan ve turistler tarafından algılanan imajın incelenmesi ardından da bu iki imaj türünün karşılaştırılması hedef alınmıştır. Bu hedef çerçevesinde çalışmada bilgi akışını sağlayan farklı kaynaklar bulunmaktadır. Destinasyonun algılanan imajının ölçümlenmesi için yabancı turistler ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Destinasyonun sunulan imajın ölçülmesi için ise; destinasyonun resmi olarak kullandığı sosyal medya hesapları, internet sitesinin içerikleri, basılı materyaller incelenmiş ve destinasyon yönetim örgütleri yöneticileri ile görüşmeler düzenlenmiştir. Çalışmanın alınyazın böümü içerisinde destinasyon kavramı, destinasyon imajı kavramı, algılanan ve sunulan destinasyon imajı kavramları, online destinasyon imajı kavramları tartışılmıştır. Bu alınyazın doğrultusunda çalışma içerisinde birçok terim açıklanmaya çalışılmış, bu terimler çerçevesinde Bergama kenti tarihi, coğrafi konumu, nüfusu, ekonomisi genel olarak anlatılmıştır.

AlgıAlgılanan değerDestinasyon+6
Gözde Özdemir Ağıl
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel okullarda halkla ilişkiler uygulamaları: İzmir Özel Ege Lisesi örneği

Değişen ve sürekli gelişen eğitim sektöründe, özel okullar da önem kazanmıştır. Son yıllarda sayısı oldukça artan bu kurumlar, rekabeti de arttırmış ve buna bağlı olarak eğitim sektöründe kalite de artmaya başlamıştır. Rekabet ile birlikte bu kurumlardaki halkla ilişkiler birimlerine ihtiyaç doğmuş ve kurumlar için çok fazla önem kazanmıştır. Kurumların kendilerini tanıtma ve tutundurma sürecinde farklılaşmaları gerekmektedir ve buna bağlı olarak kullanılan yöntemler ve uygulamalar yoğunlaşarak artmıştır. Çalışma, teori ve araştırma kısımlarından oluşup özel okullarda halkla ilişkiler uygulamalarında kullanılan araç ve ortamların önemini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Çalışma sonucuna göre; Özel Ege Lisesi'nin, halkla ilişkiler uygulamalarını iç ve dış hedef kitleye yönelik uyguladığı gözlemlenmiştir. Dolayısıyla bu uygulamaların kurumun hedef kitleler tarafından tercih edilmesine ve rekabet açısından farklılaşmasına olumlu bir etki sağladığı görülmüştür.

Eğitim kurumlarıHalkla ilişkilerSosyal medya+1
Gizem Mandacı
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya ve televizyon reklamlarına yönelik tüketici algı ve tutumlarının satın alma niyetine etkisi: Karşılaştırmalı bir analiz

Markalar hem sosyal medya mecralarından hem de geleneksel mecralardan biri olan televizyondan reklam kampanyalarını devam ettirmektedirler. Bu çalışma kapsamında, sosyal medya reklamlarına ve televizyon reklamlarına yönelik tüketicilerin algıları, tutumları ve satın alma niyetleri incelenmiştir. Reklamlara yönelik tüketici algılarının tespit edilmesi, bu algıların tutuma etkisi, tutumun da satın alma niyetine etkisini incelemek ve ortaya çıkan etkileri karşılaştırmak çalışmanın amacıdır. Araştırma verilerinin toplanması sırasında, reklama yönelik tüketici algılarını ölçmek amacıyla Wang, Sun, Lei ve Toncar tarafından oluşturulan ölçek, reklama yönelik tutumu ölçmek amacıyla Wang ve Sun tarafından oluşturulmuş ölçek ve tüketicilerin reklama yönelik satın alma niyetini ölçmek için de Spears ve Singh tarafından geliştirilen semantik farklılıklar ölçeği kullanılmıştır. Sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanan ve televizyon izleyen kişileri temsil etmesi için olasılık dışı örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve toplamda 401 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS 21 ve AMOS 21 programları aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerde betimleyici analizler, güvenilirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, hem sosyal medya reklamlarına hem de televizyon reklamlarına yönelik tüketici algılarının tutumları kısmen etkilediği, tutumların da satın alma niyetine etki ettiği ortaya çıkmıştır. Tüketici algılamalarını oluşturan güvenilirlik boyutu televizyon reklamlarına yönelik tutumları etkilerken sosyal medya reklamlarına yönelik tutumlara etki etmemiştir; aynı şekilde bilgi vericilik boyutu sosyal medya reklamlarına yönelik tutumları etkilerken televizyon reklamlarına yönelik tutumlara etki etmemiştir. Hem sosyal medya hem de televizyon reklamlarına yönelik ortak algılamaları oluşturan üç boyutun (eğlence, ekonomiye fayda, değer yozlaşması) etki derecelerine bakıldığında, sosyal medya reklamlarına yönelik boyutların televizyon reklamlarına yönelik algıları oluşturan boyutlara göre tutumları daha fazla etkilediği ortaya çıkmıştır. Sosyal medya reklamlarına ve televizyon reklamlarına yönelik tutumların satın alma niyetine etki dereceleri de farklılık göstermektedir.

Satınalma niyetiSosyal medyaTelevizyon+5
Neslihan Kocaömer
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamusal iletişimde çatışma yönetimi ve iletişim becerileri: Belediye çalışanlarına yönelik bir araştırma

Bu çalışma yerel yönetimlerin bir unsuru olarak belediyelerde yürütülen kamusal halkla ilişkiler ve kamusal iletişim çalışmalarının; yönetim işlevi, ideolojik yapı ve iletişimin sürdürülebilirliği perspektifinden incelenmesini konu almaktadır. Bu kapsamda belediye çalışanlarının iletişim becerileri, iletişim kurma sürecinde iletişimlerini engelleyen unsurlar ve çatışma yönetim becerileri ölçümlenmiş; elde edilen verilerin yeni kamu hizmeti ve kamusal iletişim yaklaşımları odağında yorumlanması sureti ile literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Halkla ilişkilerde ilişki yönetimi yaklaşımının esas alındığı çalışmanın örneklem grubunu belediyelerde yürütülen kamusal iletişimde ilişkinin ve iletişimin kaynağa durumunda bulunan belediye çalışanları oluşturmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla iki ölçek ve demografik sorulardan oluşan toplam 64 soruluk bir anket formu hazırlanmış, veriler kararsal örnekleme esasına göre seçilmiş beş belediyede görev yapan 500 çalışandan toplanmıştır. Çalışma bulgularına göre kamusal iletişim sürecinde belediye çalışanları düşük oranda iletişim engellerine sahiptirler ve sahip olunan bu iletişim engellerinin çatışmaları yönetmek için kullanılan çatışma yönetimi tarzlarına yüksek oranda etkisi bulunmaktadır. Bir diğer önemli araştırma bulgusu ise kamusal iletişimde yaşanan çatışmaları yönetmek için belediye çalışanlarının en fazla kullandığı çatışma yönetimi tarzlarının uzlaştırma ve tümleştirme tarzları olduğudur.

BelediyelerHalkla ilişkilerKamu kuruluşları+5
Emel Kuşku Özdemir
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası markalaşma sürecinde halkla ilişkilerin yeri ne önemi: Kazakistan pazarında faaliyet gösteren Türk tekstil firmalarına yönelik bir inceleme

Günümüz koşullarında rekabet markalar arasında sürdüğünden, markalaşma bir işletmenin en stratejik yatırımlarından biri konumundadır. Markalaşma ekonomik sistem içerisinde rekabet kavramının somutlaşmış bir şekli olup, bir firmanın organizasyon yapısının tamamını ilgilendirmektedir. Markalaşma aslında aynı zamanda ürünün değerini belirleyen, tüketicilerin yapacağı tercihlerdir. Tüketicinin davranışları markaya verdiği önemle birlikte satın alma davranışlarını etkileyecektir. Bu çalışmanın amacı uluslararası markalaşma sürecindeki halkla ilişkilerin yeri ve önemini incelemek, bu süreci etkileyen faktörleri sınıflandırarak ortaya koymaktır. Markalaşma sürecine etki eden iletişim, reklam, halkla ilişkiler ve bütünleşik pazarlama iletişimi gibi diğer kavramların incelenmesinin ardından markalaşma sürecine etkileri belirlemektedir. Çalışmada, markanın uluslararasılaşması, uluslararası marka olabilmenin gereklilikleri, sürdürebilir rekabetçi üstünlükleri belirtilerek, markalaşma sürecindeki unsurlar incelenmektedir.

Halkla ilişkilerKazakistanMarkalaşma+3
Vıoletta Kadyrova
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir dijital aktivizm türü olarak slaktivizm: Lisansüstü öğrenciler üzerine nitel bir araştırma

Bilgi iletişim teknolojileri ile beraber dünya ve toplum yapısında birçok alanda değişim ve dönüşümler meydana gelmiştir. Bu değişim ve dönüşümlerin başında iletişimde toplumlar ve bireyler arasında köklü gelişmeler yaşadığı görülmüştür. Bilgi iletişim teknolojileri ile beraber insan ve toplum hayatına internet kavramı girmiştir. Bu kavram küresel anlamda ekonomik, sosyal ve kültürel, siyasal, teknolojik ve çalışma hayatı gibi konularda birçok gelişimin yaşanmasını sağlamış ve toplumları yepyeni bir dünya ile karşılaştırmıştır. Teknolojinin bir sonucu olan internet zamanla kendini hızlı bir şekilde dönüştürerek bireylerin hayatına sosyal medya platformlarını sokmuştur. Bu platformların insan hayatına girmesiyle beraber başta iletişim olmak üzere birçok alanda çağ atlanmıştır. İnternetin sunduğu bu platformlarla beraber artık bireyler bütün hayat akışlarını bu ortamlarda yaşamaya başlamışlardır. Bu durum toplumsal olayların da doğal olarak bu ortamlara taşınmasına veya bu ortamlar üzerinden oluşturulmasını sağlamıştır. Artık hayatın getirdiği her durumu burada yaşayan bireyler kendilerini rahatsız eden toplumsal ve farkındalık yaratma faaliyetlerini de bu ortamlar üzerinde yaşamakta ve desteklerini veya tepkilerini bu ortamlarda vermektedirler. Bu platformlar ile beraber yeni dünya düzenine adapte olan bireyler toplumsal ve farkındalık yaratma faaliyetlerine yine bu ortamlar üzerinde çözüm arama amaçlarını taşımaya başlamışlardır. Tam da bu noktada slaktivizm kavramı insanların ve toplumların desteklerini veya tepkilerini bu ortamlarda gösterebilmelerini açıklayan bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda araştırmada öğrenciler için slaktivizm faaliyetinde bulunmanın ne anlama geldiği ve kaynaklarda belirtildiği gibi vicdani bir rahatlık yaşayıp yaşamadıkları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Asıl örnekleme gidebilmek amacıyla Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Araştırmaları Yüksek Lisans ve Doktora bölümü öğrencileri üzerinden 15 katılımcı ile ön görüşme yapılmıştır. Ön görüşme sonucu 6 katılımcı asıl görüşme için belirlenmiştir. İçerik analizi ve betimsel analiz sonucu elde edilen bilgilerde öğrencilerin vicdani yönden bir rahatlama hissettikleri ve öğrenciler için slaktivizm faaliyetinde bulunmanın onlar için iyi, mutlu, başarılı, yararlı, huzurlu ve tatminkâr gibi anlamlar ifade ettiği ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: İnternet, Sosyal Medya ve Dijital/Çevrimiçi Ortamlar, Dijital Aktivizm, Slaktivizm

AktivizmLisansüstü öğrencilerSayısal aktivizm+4
Özge Köygülü
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanımının bireyin öz saygısı üzerindeki rolü: Kişilerarası iletişim acısından bir değerlendirme

Sosyal medya; oy kullanma, yorum yapma ve bilgi paylaşımı konusunda insanları teşvik etmiştir. Sosyal medya kullanıcıları internet kullanımları sırasında ihtiyaçlarını da yerine getirmektedir. Maslow'un ihtiyaç teorisi hiyerarşisi, kullanıcıların ihtiyaçlarını anlamak ve uygulamak için önemli ve basit bir isteklendirme aracı olmaya devam etmektedir. Fizyolojik, güvenlik, değer görmek ve kendini geliştirmek gibi ihtiyaçlar insanlar için çok önemli gereksinimlerdir. Bu tezde, sosyal medya kullanımının bireyin öz saygısı üzerindeki etkisini anlayabilmek için ayrıntılı bilgi toplanmıştır. İlk bölümde, kişilerarası iletişim kavramlarına; ikinci bölümde öz saygıyı etkileyen alt boyutlara yer verilmiştir. Araştırmada görüşme yöntemi ile veriler toplanmış olup, araştırmanın çalışma grubunu 23 kişi oluşturmaktadır. Araştırmacı, sosyal medya ile ilgili önceden hazırlamış olduğu belli konu başlıklarını ve soruları kullanarak görüşmeyi gerçekleştirmiştir. Görüşme sırasında soruların sırası, soruların soruluş biçimi gibi değişikliklerin yapılması gibi görüşme konusu bağlamında araştırmacı tarafından soru eklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Öz saygı, Kişiler Arası İletişim

Benlik saygısıKişiler arası iletişimSosyal medya+1
Erik Stenly
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada gözetleme motivasyonları: Instagram kullanıcıları üzerine bir araştırma

Gözetleme davranışı oldukça eskiye dayanmaktadır. Geçişten günümüze insanlar merak ettikleri için, kontrol etmek için ya da koruma amacıyla birbirlerini izlemişlerdir. Gözetim yalnızca bu çağ ile gündeme gelen bir kavram olmadığı gibi tarihsel süreç içerisinde de yaşanan teknolojik gelişmelerle birlikte türlü değişimlerden geçmiştir. Modern devletlerin varlık göstermesiyle birlikte sistematik hale gelen gözetim o dönemlerde, bireylere ilişkin bilgi sahibi olarak toplumsal kontrolün sağlanması amacı taşımaktadır. Bu bakış açısı ile gözetlemek bir denetleme işlevi görmektedir. Fakat teknolojilere gelişmelere bağlı olarak gözetim her an her yerde kesintisiz olarak varlık gösterir hale gelmiştir. İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ve sosyal medyanın günlük yaşamın her alanına nüfuz etmesi ile birlikte ise gözetlemenin içeriği ve etki alanı değişim göstermiştir. Çağımızda gözetlenecek hareketler ve edinilecek bilgiler kişiler tarafından bilinçli olarak paylaşılmaktadır. Bu şekilde, iktidarın bireyleri gözetlemesinin yanı sıra, bireylerin birbirlerini gözetlemesi de mümkün hale gelmiştir. Bireylerin birbirlerini gözetlemesi yeni bir olgu değildir fakat sosyal medya sayesinde yaygınlık kazanmıştır. Çünkü sosyal medya gözetleme davranışına hizmet edecek şekilde hazırlanmıştır. Kişilerin profil sayfaları, paylaştıkları fotoğraflar, yazıya döktükleri fikirleri sayesinde artık uğraş gerektirmeden bir çok bilgi erişilebilir ve gözetlenebilir hale gelmiştir. Kişiler sosyal medya üzerinden birbirlerini karşılıklı olarak gözetleyebilmektedir ki; gözetleme davranışı günümüzde bireyler arasında bir etkileşim türü haline gelmiştir. Mevcut çalışmada gözetlemenin kişilerarası boyutu ele alınacaktır. Sosyal medya bu türden bir gözetleme için oldukça elverişli bir ortamdır. Yukarıda gözetlemenin iktidar ile olan ilişkisinden bahsederken bilgi kavramına vurgu yapılmıştır. Benzer şekilde kişilerin birbirlerini gözetlemesinde de bilgi edinme amacı vardır. Başkalarını bilgi edinme amaçlı gözetlemek sosyal paylaşım ağlarının en yaygın kullanım biçimlerinden biridir. Fakat buradaki bilgi edinme kişileri disipline etmek veya üstlerinde egemenlik kurmak amacı taşımamaktadır. Bireyin merakı ve sosyal çevresi hakkında gelişmeleri takip etme isteği de sosyal medyadaki önemli bir gözetleme amacıdır. Merak, insanları bilmeye ve öğrenmeye iten hevestir. Geçmişten günümüze insanlar çevrelerinde olan bitenleri ve diğer kişilerin yaşamlarını merak etmiştir. Sosyal medya sayesinde merak edilen bilgiyi elde edebilecek kaynaklar artmış, kolay ulaşılabilir hale gelmiştir. Merak duygusu gözetlemenin motivasyonlarından biri olabilir, ama tek nedenin bu olduğu düşünülmemektedir. Toplum tarafından belirlenen bazı kodlar bulunmaktadır. Kişiler bu kodların dışında kalmamak için, toplum tarafından nelerin kabul edilebilir olup olmadığını bilmek amacıyla da gözetleme davranışında bulunmaktadır. Bu çalışma kapsamında gözetleme davranışı bütüncül bir bakış açısıyla ele alınıp sosyal medya kullanıcılarının gözetleme motivasyonlarının nedenlerini, gözetlemenin onlar için ne anlam ifade ettiğini ve gündelik etkileşime olan etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.

DenetimGözetimMotivasyon+3
Burcu Güleç
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00