Theses supervised by Prof. Dr. Basri Ertaş

14 theses · Karadeniz Technical University, Avrasya University

Master'sOpen AccessTR

Trabzon ile Rize illeri arası kıyı koruma yapılarının incelenmesi

Türkiye'nin Doğu Karadeniz kıyı şeridinde yer alan karayolu, arazinin elverişsiz oluşu nedeniyle kıyıdan ve denizden dolgu yapılarak geçirilmiştir. Böylece kıyı dengesi bozulmuş, dalgalar kıyıya yakın inşa edilen mühendislik yapılarının stabilitelerini bozarak yıkılmalarına ve kıyı erozyonuna yol açmıştır. Bu olumsuzlukların önüne geçebilmek için kıyı koruma yapıları yapılmıştır. Doğu Karadeniz Sahil yolu kapsamında inşa edilen Trabzon ile Rize illeri arası kıyı koruma yapıları; kıyı tahkimatları, mahmuzlar ve balıkçı barınakları olmak üzere üç ana başlıkta incelenmiştir. Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde konuyla ilgili daha önce yapılmış çalışmalar ile dalga mekaniği ve kıyı koruma yapıları hakkında genel bilgi verilmiştir. İkinci bölümde yapılan çalışmalar anlatılmıştır. Üçüncü bölümde; kıyı tahkimatları stabilite ve çevreye olan etkileri, mahmuzlar malzeme biriktirme ve kıyı oluşturma ve balıkçı barınakları stabilite ve malzeme biriktirme yönünden irdelenmiştir. Dördüncü ve beşinci bölümlerde sırasıyla çalışmalardan elde edilen sonuçlar ve öneriler verilmiştir. Altıncı bölümde kaynaklar, eklerde ise Trabzon ile Rize illeri arası kıyı koruma yapıları resmedilmiş ve Rize Çiftekavak Çekek Yeri kesitleri verilmiştir. Sonuç olarak; bazı kıyılarda yapılan kıyı tahkimatlarının stabilite bakımından boyutlarının yetersiz olduğu ve filtre tabakasının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Mahmuzların kıyı oluşturmada başarılı olduğu ve balıkçı barınaklarında sığlaşma olduğu belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kıyı Koruma Yapısı, Mahmuz, Kıyı Tahkimatı, Dalgakıran, Karadeniz Sahil Yolu

Karadeniz Sahil YoluKıyı koruma yapılarıMahmuzlar
Samet Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Dikdörtgen çökeltim havuzunun modellemesinin Trabzon İçmesuyu Arıtma Tesisi'ne uygulaması

Taneciklerin, içinde bulunduğu suyun kütle yoğunluğundan daha büyük bir kütle yoğunluğu ile yerçekimi kuvvetinin etkisi altında, aşağıya doğru hareket etmelerine "çökelme" denir. İçme suyu arıtma tesislerindeki çökeltim tankları, suda bulunan askıdaki çökebilen katı maddelerin miktarlarının azaltılmasında kullanılır.Bu çalışma kapsamında, İller Bankasının 2007 tarihinde onaylamış olduğu Derecik, Yıldızlı, Akçaköy, Söğütlü (TRABZON) İçme suyu Arıtma Tesisi Kesin Projesi prototip olarak alınmıştır ve projede kullanılan çökeltim havuzu 1/20 ölçeğinde küçültülerek pleksiglas malzemeden modeli oluşturulmuştur.Modellemede iki adet, benzer fiziksel olay var olup, birincisi laboratuar koşullarında olan ? Model ?, diğeri de arazi koşulların da olan ? Prototip ? dir. Model havuzda, serbest yüzeyli akış olacağı için Froude sayısı kullanılarak hesaplamalar yapılmıştır.Düzeneğin deneye hazır hale getirilebilmesi için, devamlı su sirkülasyonunun olması gerekmektedir. Bunun için Trabzon Atasu İçme Suyu Arıtma Tesisi laboratuarında, Değirmen derenin suyu kullanılarak deneysel çalışmalar yapılmıştır. Değirmen derenin suyu endüstriyel atıklar olmadığından kimyasal yönden kirliliği olan bir su değildir, ancak mevsimsel geçişlerle beraber bulanıklılığı çok yükselmektedir. Bulanıklık değerlerini normal seviyelere getirmek için Poli Alüminyum Klorür (PAC) ve Alüminyum Sülfat (Al2(SO4)3) dozlaması yapılmıştır.Bu çalışmanın amacı, prototip olarak seçilen çökeltim havuzunun modeli oluşturularak, model havuzumuzun çökelmeye ne kadar katkısı olduğunu, laboratuar ortamında yapılan çalışmalarla tespit etmektir.

Arıtma tesisleriPrototipÇökeltme havuzu+1
Selva Saltoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yer radarı yöntemi ile kayıp alt yapı şebekelerinin tespiti (Giresun ili örneği)

Alt yapı sistemleri, şehirlerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel bileşenlerdir. Ancak, zamanla bu sistemlerde meydana gelen hasarlar, arızalar ve eskime nedeniyle alt yapı ağlarında kayıp elemanlar oluşmaktadır. Bu kayıp elemanlar, hasar tespiti ve onarımı için yapılan kazı işlemleri ile bulunmaya çalışılmaktadır. Bu tezin amacı, şehirlerdeki eski alt yapı sistemlerinin onarımı için yapılan tespit kazılarında karşılaşılan problemleri ve yüksek maliyetlerin doğurduğu olumsuz etkileri ortadan kaldırmak amacıyla yer radarı yöntemi kullanarak alt yapı elemanlarının hasarsız bir şekilde tespit edilmesini sağlamaktır. Bu çalışma kapsamında, Giresun ilinde farklı lokasyonlarda yer radarı (GPR) kullanılarak kayıp alt yapı elemanları tespit edilerek haritalandırılmıştır. Bu doğrultuda, GPR verileri kullanılarak su, elektrik, kanalizasyon ve telekomünikasyon alt yapı verileri tabakalandırılarak coğrafi bilgi sistemi ile entegre edilmiştir. Bu sayede, kent alt yapı haritası oluşturularak, hasar tespiti ve onarım süreçlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesi sağlanmıştır. Yer radarı yöntemi, alt yapı elemanlarının hasarsız bir şekilde tespit edilmesine olanak sağlayarak, kazı işlemlerinin azaltılmasını ve ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan daha verimli bir yöntem sunmaktadır.

GPSTeknik altyapıYer altı radarı
Alper Aydın
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon ilinde zemin parametrelerinin yapısal davranışa ve maliyete etkisi

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de gelişen teknolojiye ve değişen çağa ayak uydurmaya çalışarak mühendislik çalışmalarını yürütmekteyiz. Bu tez çalışması kapsamında insanoğlunun yaşamını devam ettirebilmesi açısından büyük önem taşıyan ve yaşam alanlarını oluşturan yapıların tasarlanması aşamasında etkin rol oynayan zemin parametrelerinin deprem yükleri altında yapısal davranışa etkisi incelenmiştir. Trabzon ilinde birbirinden farklı lokasyonlarda beş konum belirlenmiş olup bu konumlara ait detaylı zemin parametre değerleri(jeoloji jeofizik zemin etüt raporları) elde edilerek, üç tip yapısal sistem tasarlanmıştır. Bu zemin parametreleriyle tek tek analiz edilerek yapısal davranışları ve yaklaşık birim maliyetleri karşılaştırılmıştır. Çerçeve ve perdeli taşıyıcı sistemli modeller, TBDY-2018 ve TS 500 şartnamelerine uygun olarak tasarlanmış ve boyutlandırılmıştır. Çalışmaya konu olan yapılar beş kattan oluşmakta olup kat yükseklikleri 3.00 metredir. Yapıların statik hesabında ideCAD 10 bilgisayar programı kullanılmıştır. Çalışmanın sayısal verileri incelenerek elde edilen sonuçlar özetlenmiş ve öneriler sunulmuştur.

YapılarYapısal analizYapısal sistem+2
Hafize Dilaver
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Düzköy - Çal orta mahalle heyelanının limitdenge ve sonlu elemanlar yöntemi ile analizi

İnşaat ve geoteknik mühendisliği alanlarında şevlerin stabilitesinin sağlanıp, şevin güvenli hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasında kütle hareketleri, şev stabilite analizlerinde kullanılan metodlar, inceleme alanına ait zemin geoteknik parametrelerinin belirlenmesi ve ıslah metodlarından söz edilmiştir. Trabzon ilindeki Düzköy Çal Orta Mahallesi'nde meydana gelen heyelan incelenmiştir. İnceleme alanında arazi gözlemleri, zemin araştırma çalışmaları, arazi deneyleri yapılmış ve geoteknik zemin etüd raporu hazırlanmıştır. Yapılan sondaj çalışmaları, arazi ve laboratuvar deneyleri sonuçlarına bakılarak inceleme alanının zemin geoteknik parametreleri belirlenmiştir. İnceleme alanında gerçekleşen heyelana uygun ıslah metodu belirlenerek, şevde güvenliğin sağlanması gerekmektedir. Yapılacak şev stabilite analizlerinde limit denge ve sonlu elemanlar yöntemi ile analiz yapan paket programlar kullanılmıştır. Mevcut durum analizi gerçekleştirilip güvenlik sayısı hesaplanmıştır. Uygun ıslah metodu belirlenerek programda tanımlanmış ve tekrar analiz işlemi gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda güvenlik sayısı arttırılarak şev duraylı hale getirilmiştir.

HeyelanSonlu elemanlar yöntemiTrabzon-Düzköy+2
Merve Sivrikaya
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık düzenli depolama sahalarında depo gazından enerji elde edilmesi ve depo gazı oluşumunu etkileyen faktörler

Dünya genelinde nüfusun giderek artmasıyla birlikte insanların tüketim alışkanlıklarının değişmesi, birçok ülke için atıkların bertarafını büyük bir sorun haline getirmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar ve teknolojideki gelişmeler sayesinde atıklar, bir sorun olarak değil enerji üretebilmek amacıyla bir ham madde olarak değerlendirilmeye başlanılmıştır. Atıkların enerjiye dönüştürülmesi için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Düzenli depolama, yakma, gazlaştırma, piroliz ve anaerobik çürütme bu yöntemlerin başlıcalarıdır. Düzenli depolama, atıkların yeraltı ve yer üstünde çeşitli mühendislik hesaplarına göre depolanması yöntemi olup depolanan atıktan oluşan depo gazından motorlar sayesinde elektrik üretilerek enerji geri kazanımı sağlanmaktadır. Yakma yönteminde, kontrollü bir şekilde yakılan atıklardan ısı geri kazanımı elde edilerek buhar türbinleri vasıtasıyla elektrik enerjisi üretimi yapılmaktadır. Gazlaştırma yönteminde, ilk aşamayı daha düşük sıcaklık ve oksijensiz ortamda atığın yakılması yöntemi olan piroliz içermektedir. Daha sonrasında aynı ortama oksijen ilave edilerek yüksek sıcaklıklı reaksiyonlar ile molekül ağırlığı az gaz üretilir. İçten yanmalı motorlar veya broylerler kullanılarak gazdan enerji geri kazanımı sağlanmaktadır. Tüm bu yöntemlerin olumlu ve olumsuz yönleri olmakla birlikte seçilecek yöntem atığın bileşimi, miktarı ve yerel şartlara bağlı olarak yapılmalıdır. Bu çalışmada atık yönetimi, katı atıkların bertarafında kullanılan yöntemler, katı atık düzenli depolama sahalarında depo gazı oluşumu, depo gazından enerji elde edilmesi, depo gazı oluşumunu etkileyen faktörlerle ile ilgili hususlar değerlendirilerek çözüm önerilerinde bulunulmuş, Trabzon ve Rize İlleri Katı Atık Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği (TRAB-Rİ KAB) tarafından bertarafı yapılan evsel katı atıkların depolandıktan sonra oluşan depo gazından enerji elde edilmesi konusu incelenmiştir. TRAB-Rİ KAB'a üye belediyelerin 2047 yılına kadar oluşturacakları tahmini nüfusu, katı atık miktarları, Tabasaran– Rettenberger, USEPA Landgem modelleri kullanılarak tahmini gaz oluşum miktarları ve elektrik enerjisi miktarları, gaz toplama sistemleri ve gaz oluşumunu etkileyen faktörler incelenmiştir. Birliğe ait katı atık düzenli depolama tesisinden alınan mevcut saha depo gazı verileri ile modellerden elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak tesiste depo gazı miktarını artırmak ve depo gazından daha yüksek düzeyde enerji edilebilmesi için neler yapılması gerektiği değerlendirilmiş ve bazı öneriler sunulmuştur.

Depo gazıElektrik üretimiKatı atıklar
Ayşe Cihan Keskin
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atıkların termal yöntemlerle etkisiz hale getirilmesi ve Trabzon-Rize örneği

İnsanların yaşamları sonucu üretmek zorunda kaldıkları katı atıkların bertaraf edilmesi günümüzde şehirlerin hızla büyüyen en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. Bugüne kadar birçok ülkede bu sorunun çözümünde kullanılan teknolojilerin çevre dostu olmaması, atık bertarafında çözüm konusunda endişeleri arttırmaktadır. Fakat son yıllarda konuyla ilgili araştırmalar giderek artmakta ve teknolojik termal yöntemler atıkların sorun olmasını ortadan kaldırmaktadır. Bu çalışmada kentsel katı atıkların termal yöntemlerle etkisiz hale getirilerek bertaraf edilmeleri değerlendirilmiştir. Atıkları etkisiz hale getirmek için çeşitli teknolojiler mevcuttur. Temel olarak bu teknolojilerin başlıcaları yakma, gazlaştırma ve pirolizdir. Yakma teknolojisinde atıklar kontrollü olarak ısı geri kazanımı sağlanarak yakılırlar ve buhar türbinleri kullanılarak elektrik üretimi gerçekleştirilir. Gazlaştırma teknolojisi ilk aşamada piroliz içerir daha sonra bunu yüksek sıcaklıklı reaksiyonlar takip eder ve düşük molekül ağırlıklı gazlar üretilir. Üretilen gaz içten yanmalı motorlar veya boylerler kullanılarak enerji üretimi için değerlendirilir. Tüm teknolojilerin avantaj ve dezavantajları vardır. Teknoloji seçimi atığın bileşimine, miktarına ve lokal şartlara bağlıdır. Yapılan bu çalışmada Trabzon ve Rize İllerinde katı atık bertarafından sorumlu kurum olan TRB-Rİ KAB bünyesinde toplanan evsel katı atıklar için uygulanabilirliği öngörülen termal bertaraf sistemi olan gazlaştırma sistemi incelenmiştir. Aynı zamanda kentsel katı atıklarla ilgili yakma, gazlaştırma ve piroliz sistemleri ele alınarak bu sistemlerin çalışma prensipleri hakkında literatür araştırmaları yapılmıştır. Trabzon ve Rize Bölgesine ilişkin atık karakterizasyon çalışmaları, nüfus hesaplamaları ve kalorifik değer sonuçları kullanılarak; termal yöntem uygulamalarından bir tanesi olan gazlaştırma sisteminin Trabzon ve Rize bölgesi için uygulanabilirliği araştırılmıştır. Yapılan araştırmada Trabzon ve Rize illeri için 2016 yılı atık özellikleri ve bu özelliklerden yola çıkılarak 2037 yılında ulaşılması öngörülen atık miktarı ve karakterizasyonu ile nüfus değerleri hesaplanarak kullanılmıştır. Gazlaştırma tesisinin yapılan kalorifik analizler sonucunda kurulabilirliği ve kurulması sonucunda elde edilmesi muhtemel gelir ile birlikte tesisin kurulum ve işletme maliyetlerinin analizi yapılmıştır. Kurulması düşünülen gazlaştırma tesisi için ilk kurulum maliyetlerinin belediyeler tarafından karşılanabilmesi için farklı alternatifler üretilerek belediyelerin bu tarz yüksek bütçeli tesislerin kurulumunu nasıl gerçekleştirebilecekleri konusunda senaryolar ortaya konulmuştur. Gazlaştırma tesisinin kurulması ile birlikte elde edilecek enerji ve bu enerjinin, yenilenebilir enerji teşviği kapsamında ele alınması durumunda ise elde edilecek gelirler hesaplanarak kurulacak gazlaştırma tesisi için öngörülen gelirler hesaplanmıştır. Bu çalışma sonucunda Trabzon ve Rize illeri için gazlaştırma sisteminin hangi koşullarda uygulanması gerektiği ve bu sistemin uygulanması sonucu sağlanacak avantajlar belirtilmiştir.

Atık bertaraf yöntemleriGazlaştırmaKatı atıklar+3
Hikmet Tarakci
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yapım işlerinde iş programının örnek projeler ile irdelenmesi ve işin öz yönetimine olan etkileri ile uyumsuzluklara çözüm yollarının geliştirilmesi

Yapım işlerinde iş programının birçok etken düşünülmeden hazırlanması, öneminin yeterince bilinmemesi, profesyonel bir düşünce yaklaşımı ile oluşturulmaması nedenleri ile birçok olumsuzluk doğmaktadır. Bu olumsuzluklar yapım işinin süre ve maliyet hesapları ile diğer parasal durumlarını etkilemektedir. Yapım işinin meydana gelmesinde taraf olan idare (işveren) ile Yüklenici arasında teknik ve hukuksal mevcut düzenlemeler bulunmakla beraber eksiklikler ve uyumsuzluklar görülebilmektedir. Meydana gelecek olan yapım işinin gerçekçi bir yaklaşım ile değerlendirilip tüm tarafları ilgilendiren problem ve zararları azaltabilmek için bilimsel çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalar neticesinde elde edilen veriler ile yapım işinin doğru bir şekilde nasıl planlanacağı incelenmiştir. Bu bağlamda ilgili mevzuatlardan yararlanılmış, Akademik kaynak araştırılması yapılmış, örnek projelerin iş programları incelenmiş, şantiye tecrübelerinden yararlanılmıştır.

Fiyat farklılaştırmasıYapı işleriÖz yönetim+1
Abdülselam Çakabay
Avrasya University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cam lif takviyesinin beton üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Beton , yapı elemanları alanında çok yüksek uygulama yüzdesine bir sahip yapı elemanıdır. Son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler tüm alanlarda olduğu gibi beton teknolojisinde de büyük gelişmeler kaydedilmesine olanak sağlamıştır. Çeşitli koşullar ve katkı maddeleri sayesinde yüksek dayanımlar da meydana getirilebilmektedir. Taze veya sertleşmiş betonun çeşitli özelliklerini iyileştirmek amacıyla beton karışımına çeşitli organik veya inorganik kökenli malzemeler ilave edilmiştir. İlave edilen bu maddelere Katkı Maddeleri denilmektedir. Taze beton karışımına eklenen bu maddelerden biri de cam lifi olup, cam lifi ile güçlendirilmiş bu betona "Cam Lif Takviyeli Beton (CTB)" denilmektedir. Beton karışımına cam lif takviye edilmesi ile betonun yangın, basınç ve çekme dayanımında ciddi ölçüde artışlar gözlenmiştir. Bu çalışmada farklı miktarlarda cam lifleri takviye edilmiş ve sabit su/çimento (w/c) yüzdesiyle üretilen beton numunelerinin, cam lifi takviye edilmemiş betonlara oranla basınç dayanımı ve yarmada çekme dayanımı üzerindeki etkileri araştırılmıştır.

Sinan Aslan
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mineral katkıların alkali-silika reaksiyonuna etkisinin araştırılması

Bu çalışmada alkali silika reaksiyonundan doğan rötre çatlaklarını en aza indirgeyebilmek için dışarıdan ilave edilen mineral katkıların etkileri araştrılmıştır. Yapılan deneyler ile hızlandırılmış harç çubuk yöntemine (ASTM C 1260) göre alkali silika reaksiyonu itibariyle rötre çatlaklarını artıran yani reaksiyona zararlı etkisi olan taş ocağı agregası ile hem zararlı hemde zararsız durum olarak etki gösteren yani potansiyel zararlı olarak değerlendirilen dere agregasının üzerindeki etkiler araştırılmıştır. Deneylerde kullanılan her agrega için çimento ile farklı oranlarda ilave etmek suretiyle zeolit ve silis dumanı kullanılmıştır. Taşocağından alınmış agrega ile gerçekleştirilen deneylerde zeolit %20, %30 ve %50 oranlarında ve silis dumanı %5, %7.5 ve %10 oranlarında eklenmiştir. Yapılan deneylerde karşılaştırma yapılabilmesi için içerisinde mineral katkılar eklenmeyerek saf halde deneylerde yapılmıştır. Deneysel çalışmada Doğu Karadeniz Bölgesi iki farklı yöreden temin iki agrega kullanılmıştır. Agregaların biri Maçka deresinden agrega olup diğeri Yomra'nın Kömürcüler mevkiinde taş ocağından temin edilmiştir Yapılan deneyde Trabzon' da bulunan Aşkale Çimento Fabrikasından alınan CEM I42.5 R tip çimento kullanılmıştır. Yapılan deneyler ile 2 farklı mineral katkıları olan zeolit ve silis dumanının alkali silika reaksiyona ilave edilmesi ile reaksiyonda oluşan rötre çatlaklarının azaldığı yönündeki olumlu etkileri açıkça görülmektedir. Sonuç olarak gerçekleştirilen tüm deneyler Karadeniz Teknik Üniversitesinin Laboratuvarında yapılmış olup, zeolit ve silis dumanı laboratuvardan oranları arttıkça alkali-silika reaksiyonunun rötre çatlaklarının azaldığı gözle görülmektedir buda reaksiyonun olumlu yönde etkilendiğini göstergesidir.

Safa Pehlivan
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Değirmendere havzasının taşkın debilerinin analizi

Bu çalışmada; Devlet Su İşleri (DSİ) 22. Bölge Müdürlüğü'nden temin edilen, E22A006 Değirmendere Kanlıpelit akım gözlem istasyonuna (AGİ) ait 1951-1989 yılları arasındaki maksimum akımverileri kullanılarak taşkın debilerinin analizi yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak, kullanılacak olan hidrolojik veriler rastgele değişken olduğundan verilerin homojenlik analizi SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak yapılmıştır.Rastgele değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Maksimum akım verileri kullanılarak, debi süreklilik çizgisinin grafiği elde edilmiştir. Taşkın frekans analizi yapmak için frekans, toplam (eklenik) frekans histogramları elde edilmiştir. İstatistik momentler yöntemi kullanılarak dağılım parametreleri hesaplanmıştır. Normal (Gauss), Log-Normal (II-III), Gumbel (ekstrem değerler) , Pearson Tip III (Gamma Tip III) , Log-Pearson Tip III ve Weibull olasılık dağılımları kullanılarak 2, 5, 10, 25, 50, 100, 200, 500 tekerrür yıllarına göre taşkın tekerrür debilerinin analizi yapılmıştır. İhtimal dağılım fonksiyonlarından uygun olanı belirlemek için EasyFit programı kullanılarak Kolmogorov-Smirnov (K-S) Testi yapılmıştır. Rippl yöntemi ile baraj rezervuar kapasitesi hesaplanmıştır. Yapılan çalışmalarda değerler tablo ve grafik halinde sunulmuş ve ortaya çıkan sonuçlar yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Homojenlik Analizi, Korelasyon ve Regresyon Analizi, Frekans Analizi, Taşkın Tekerrür Debi Analizi, Kolmogorov-Smirnov Testi

Taşkın debisi
Melis Kalınbacak
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz kıyı koruma yapılarında tahkimatlar ve Giresun örneği

Ülkemizin büyük kısmı denize kıyısı olması sebebiyle bazı problemlerle karşılaşılmaktadır. Bunlardan bir tanesi de dalgalardır. Bu sebeple kıyı koruma tahkimatları büyük önem taşımaktadır. En fazla etkilenen kıyılarımız ise Doğu Karadeniz'de bulunmaktadır. Ülkemizin büyük kısmı denize kıyısı olması sebebiyle bazı problemlerle karşılaşılmaktadır. Bunlardan bir tanesi de dalgalardır. Bu sebeple kıyı koruma tahkimatları büyük önem taşımaktadır. En fazla etkilenen kıyılarımız ise Doğu Karadeniz'de bulunmaktadır. Bu çalışmada ise genel olarak kıyı koruma tahkimatlarından bahsedilip Doğu Karadeniz'de bulunan Giresun ili sahil yolu çalışması incelenmiştir.Özellikle doğu karadeniz bölgesinde kıyı şeridinde yapılan dolguların korunması amacıyla tahkimat yapılması zorunluluğu doğmuştur. Bu sebeple dalgaların kıyı şeridinde bulunan yapılara zarar vermesini ve kıyı erozyonunu önlemek amacıyla kıyı tahkimatları , T mahmuzları ve dalgakıranlar büyük önem kazanmıştır. Doğu Karadeniz Sahil yolu kapsamındainşaa edilen Giresun – Espiye arası kıyı koruma yapıları incelenmiştir. Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kıyı koruma yapıları, dalga mekaniği hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise daha önce yapılan çalışmalardan bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise uygulanmış olan kıyı tahkimatları ve T mahmuzlarının stabilite ve çevreye olan etkileri incelenmiştir. Dört ve beşinci bölümlerde ise konuyla ilgili sonuçlar ve önerilerden bahsedilmiştir. Altıcı ve yedinci bölümler ise kaynaklar ve eklerden oluşmaktadır. Uygulanan kıyı tahkimatları ve T mahmuzlarının amacına uygun ve stabilite sorunu olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mahmuz, Kıyı Tahkimatı, Dalgakıran, Kıyı koruma Yapısı

Burcu Aydın
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel çerçeveli sistemlere eğik elemanların ilavesinin kat ötelenmelerine olan etkisi

Bu çalışmada eğik elemanların geleneksel çerçeveli sistemlere eklenmesi durumunda özellikle deprem yükleri altında yapıda oluşan kat ötelenmelerine olan etkileri bir yapının geleneksel çerçeve sistemi olarak ve eğik elemanlı olarak iki şekilde incelemeye alınarak araştırılmıştır. İncelemeye alınan yapıların maketleri oluşturularak sarsma tablasında deprem etkisi altında gerçekte yapılarda meydana gelen etkileri incelenmiş ve ETABS programında matematik modelleri oluşturularak analiz sonuçları değerlendirilmiştir. Bu çalışma genel olarak beş ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmadaki giriş bölümde bu bölümde konu ve değerlendirmelerle ilgili genel bilgilendirmelere yer verilmiştir. Birinci bölümde çok katlı yapıların taşıyıcı sistemleri incelenmiştir. Bu bölümde taşıyıcı sistem tasarımı, taşıyıcı sistem türleri ve taşıyıcı sistem seçilirken dikkat edilmesi gereken hususlar gibi konulara yer verilmiştir. İkinci bölümde taşıyıcı sistem seçimine etki eden faktörler ve deprem durumunda yapının davranışını etkileyen parametrelerin bazıları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde inceleme yapılan maketinin oluşturulması ve yapım aşamaları konusuna değinilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde maketleri oluşturulan yapıların sarsma tablasındaki davranışları incelenmiş ve elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde ETABS programında yapıların modelleri oluşturulmuş analiz sonuçları karşılaştırılmış ve düzensizlik kontrolleri yapılmıştır. Son olarak sonuç bölümünde yapılan deneyler ve program analizlerinin sonuçları karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.

Yavuz Selim Çavuş
Avrasya University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çerçeve ve perdeli taşıyıcı sistemli betonarme yapılarda maliyet ve performans karşılaştırılması

Dünyada ve ülkemizde, betonarme binalarda depreme karşı perdeler yaygın olarak kullanılmaktadır. Perdeler statik performans anlamında, çerçeve sistemlere göre daha kararlı davranışlar gösterebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, çerçeveli ve perde – çerçeveli taşıyıcı sistemli betonarme binaların deprem davranışlarının ve metraj değerlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Yüksek lisans tezi olarak sunulan bu çalışmanda çerçeve sistem ve perde – çerçeveli sistemli betonarme yapıların, düşey ve yatay yükler altında statik hesabı ve metraj hesabı yapılmıştır. Beş tip yapısal sistem için karşılaştırmalar yapılmıştır. Çerçeve ve perdeli sistemli modeller, DBYBHY – 2007 ve TS 500 şartnamelerine uygun olarak tasarlanmış ve boyutlandırılmıştır. Çalışmaya konu olan yapılar bir zemin ve dokuz normal kattan oluşmakta olup kat yükseklikleri 2.80 metredir. Yapıların statik hesabında ideCAD 7 bilgisayar programı kullanılmıştır. Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Taşıyıcı sistemler hakkında bilgilere yer verilmiştir. DBYBHY – 2007 ve TS 500 şartnamelerine göre perdelere ilişkin yapım kurallarından bahsedilmiştir. Gerekli kabuller yapıldıktan sonra, tasarımı tamamlanan modellerin analizleri yapılmıştır. Modellerin beton ve donatı metraj değerli, kat deplasmanları, yapı ağırlıkları, taban kesme kuvvetleri, kat ötelemeleri ve ikinci mertebe etkileri karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sayısal incelemelerinde elde edilen sonuçlar özetlenmiş ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Çerçeve, Perde, Perdeli – çerçeveli sistemler

Ensar Hıdıroğlu
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00

Other supervisors