Theses supervised by Prof. Dr. Nebi Bilir
22 theses · Isparta University of Applied Sciences
Saçlı meşe'de meyve verimine bazı büyüme özelliklerinin etkisi
Bu çalışma, Saçlı Meşe yada Türk Meşesi (Qercus cerris L.) olarak adlandırılan türün meyve verimi ve büyüme özellikleri (ağaç boyu, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve taç çapı) üzerinde ve iki örnek alanda (A1 ve A2) gerçekleştirilmiştir. Çalışmada türün genetik-ıslah ve diğer ormancılık uygulamalarına katkı sağlaması amaçlanmıştır. Örnek alanlarda ortalama, 269 (A1) ve 416 (A2) adet olarak belirlenen meyve sayısı, alanların genelinde 343 bulunmuştur. Örnek alan içi ağaçlar, meyve verimi bakımından önemli farklılık göstermiştir. Varyans analizi sonucunda, örnek alanlarda meyve verimi bakımından anlamlı (p<0.05) fark belirlenmiştir. Varyans analizi sonuçlarına göre, örnek alanlar dip çap ve göğüs yüksekliği çapı bakımından anlamlı (p<0.05) fark gösterirken, ağaç boyu ve taç çapı bakımından benzerlik (p>0.05) göstermiştir. Örnek alanlarda genel olarak ağaç boyu, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve taç çapının, meyve verimine pozitif ve anlamlı (p<0.05) etkide bulunduğu ortaya çıkmıştır. Regresyon analizi sonucunda, A1 örnek alanında, meyve sayısının tahmininde tepe çapının, A2 örnek alanında ise, göğüs yüksekliği çapının diğer özelliklere göre doğruya daha yakın değer verebileceği belirlenmiştir.
Kasnak Meşesi'nde meyve verimi ile bazı büyüme özellikleri etkileşimi
Endemik Kasnak Meşesi (Quercus vulcanica Boiss. and Heldr. Ex Kotschy) üzerine gerçekleştirilen bu çalışmada, üç örnek alanda meyve verimi üzerine ağaç boyu, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve tepe çapı özelliklerinin etkisi araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarıyla türün silvikültürel ve diğer ormancılık uygulamalarına katkı sağlaması amaçlanmıştır. Ağaç başına ortalama meyve sayıları, örnek alanlarda 135.9, 435.1 ve 183.3 bulunurken, bu alanların genelinde ise 251.4 belirlenmiştir. Meyve verimi bakımından örnek alanlar anlamlı (p<0.05) farklılık göstermiştir. Uygulanan varyans analizi sonuçlarına göre, örnek alanlar ağaç boyu, dip çap ve taç çapı bakımından anlamlı (p<0.05) fark gösterirken, göğüs yüksekliği çapı bakımından benzerlik (p>0.05) ortaya çıkmıştır. Örnek alanların genelinde büyüme özelliklerinin (ağaç boyu, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve taç çapı) meyve verimine pozitif ve anlamlı (p<0.05) etkide bulunduğu tahmin edilmiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre, meyve sayısının tahmininde ağaç boyu ve tepe çapının, diğer özelliklere göre doğruya daha yakın değer verebileceği belirlenmiştir.
Göynük orman işletme müdürlüğü Anadolu Karaçam'ı gençliklerinin büyüme performansı
Bu çalışma, Anadolu Karaçam'ının [Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] bakım görmüş ve görmemiş 14-16 yaşlı gençleştrme sahalarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada her biri 500 m2 büyüklüğünde dört alan örneklenmiş ve bu alanlarda; ağaç boyu, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve yaş özellikleri araştırılmıştır. Çalışma sonuçlarıyla türün orman bakımı, doğal gençleştirme ve diğer ormancılık uygulamalarına katkı sağlaması amaçlanmıştır. Bakım görmüş ve bakım görmemiş sahaların genelinde ortalama ağaç boyu, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve yaş değerleri sırasıyla 2.77 m ve 2.27 m, 10.74 cm ve 8.73 cm, 8.32 cm ve 4.81 cm, 13.8 yıl ve 15.8 yıl bulunmuştur. Varyans analizi sonucunda işlemler; ağaç boyu, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve yaş bakımından anlamlı (p<0.05) fark gösterirken, bu işlemler kendi içerisinde ise çalışmaya konu özellikler bakımından benzerlik (p>0.05) göstermiştir. Korelasyon analizi sonucunda, örnek alan ve işlemlerin tamamında, ağaç boyu, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve yaş arasında pozitif ve anlamlı (p<0.05) ilişkiler belirlenmiştir.
Muğla orman fidanlığı'nda yetiştirilen Mavi servi ve Akdeniz servisi fidanlarında morfolojik özellikler
Bu Yüksek Lisans tez çalışması, 1+0 ve 1+1 yaşlı tüplü ve kaplı Akdeniz servisi (C. sempervirens L. var. horizontalis (Mill.) Gord.) ve Mavi servi (Cupressus arizonica Greene) fidanlarının fidan boyu (FB) ile kök boğazı çapı (KBÇ) özelliklerinde gerçekleştirilmiş ve taksonların fidanlık tekniğine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında morfolojik özellikler yanında fidanların kalite durumu irdelenmiştir. Ortalama fidan boyu ve kök boğazı çapları 1+0 ve 1+1 yaşlı Akdeniz servisi fidanlarında sırasıyla 21.7 cm ve 2.94 mm, 25.8 cm ve 3.07 mm, bu değerler Mavi servide sırasıyla 24.4 cm ve 3.43 mm, 24.9 cm ve 3.21 mm bulunmuştur. Fidan grupları boy ve çap bakımından genelde benzerlik (p>0.05) gösterirken, gürbüzlük indisi bakımından farklılık (p<0.05) göstermiştir. Çalışmaya konu takson ve fidanlarda, FB ile KBÇ çapı arasında istatistiksel bakımından önemli (p<0.05) ve pozitif korelasyonlar belirlenmiştir. Türk Standartları Enstitüsü tarafından hazırlanan kalite sınıflarına göre KBÇ bakımından her iki takson fidanlarının tamamı, kaliteli yani dikime elverişli fidan sınıfında yer almıştır. FB bakımından ise Akdeniz servisi fidanlarının genel olarak %90 oranında, Mavi servide ise %49 oranında kaliteli sınıfta yer aldığı belirlenmiştir. Gürbüzlük indisi bakımından Akdeniz servisi 1+0 yaşlı fidanları 1+1 yaşlı fidanlara göre daha yüksek performans göstermiştir. Mavi servide ise bunun tersi bir durum ortaya çıkmıştır.
Kırmızı alıçta meyve verimi ve bazı büyüme özellikleri etkileşimi
Tıbbı-Aromatik bitkilerimizden olan Crataegus monogyna türünün boy, tepe çapı, dal sayısı ile meyve sayısı ve meyve ağırlığı üzerinde 2019 yılı verileri ışığında gerçekleştirilen bu çalışmada, büyüme ile meyve özellikleri arasındaki ilişkiler ile varyasyonu tahmin edilerek türün bakım, bahçe tesisi ve diğer kültür uygulamalarına alt yapı oluşturulmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler ışığında, örneklenen bireyler arasında geniş farklılıklar bulunmakla birlikte yaklaşık ortalama boy 233.5 cm, tepe çapı 178.5 cm ve dal sayısı 2.7 adet olup; varyans analizi sonucunda, bakı grupları arasında bu özellikler bakımından anlamlı (p>0.05) fark olmadığı belirlenmiştir. Bireylerde geniş farklılık gösteren meyve sayısı (2 ile 1600 adet arası), ortalama 374.6 adet bulunmuştur. Örneklenen bireyler arasında yüksek varyasyon gösteren olgunlaşmış meyve ağırlığı, 0.285 g/meyve'dir. Bireysel ortalama 99.1 g olan meyve ağırlığı, bireylerde 0.57 g- 456 g arasında geniş varyasyon göstermiştir. Uygulanan varyans analizi sonucunda, büyüme özelliklerinde olduğu gibi, bakı gruplarının, meyve sayısı ve ağırlığı bakımından da anlamlı (p>0.05) fark göstermediği ortaya çıkmıştır. Çalışmaya konu özellikler arasındaki ilişkileri belirlemek anacıyla uygulanan Korelasyon analizi sonucunda, çalışmaya konu büyüme özellikleri ile meyve özellikleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı (p≤0.05) pozitif ilişkiler tahmin edilmiştir.
Kırmızı alıçta meyve verimi ve bazı büyüme özellikleri etkileşimi
Tıbbı-Aromatik bitkilerimizden olan Crataegus monogyna türünün boy, tepe çapı, dal sayısı ile meyve sayısı ve meyve ağırlığı üzerinde 2019 yılı verileri ışığında gerçekleştirilen bu çalışmada, büyüme ile meyve özellikleri arasındaki ilişkiler ile varyasyonu tahmin edilerek türün bakım, bahçe tesisi ve diğer kültür uygulamalarına alt yapı oluşturulmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler ışığında, örneklenen bireyler arasında geniş farklılıklar bulunmakla birlikte yaklaşık ortalama boy 233.5 cm, tepe çapı 178.5 cm ve dal sayısı 2.7 adet olup; varyans analizi sonucunda, bakı grupları arasında bu özellikler bakımından anlamlı (p>0.05) fark olmadığı belirlenmiştir. Bireylerde geniş farklılık gösteren meyve sayısı (2 ile 1600 adet arası), ortalama 374.6 adet bulunmuştur. Örneklenen bireyler arasında yüksek varyasyon gösteren olgunlaşmış meyve ağırlığı, 0.285 g/meyve'dir. Bireysel ortalama 99.1 g olan meyve ağırlığı, bireylerde 0.57 g- 456 g arasında geniş varyasyon göstermiştir. Uygulanan varyans analizi sonucunda, büyüme özelliklerinde olduğu gibi, bakı gruplarının, meyve sayısı ve ağırlığı bakımından da anlamlı (p>0.05) fark göstermediği ortaya çıkmıştır. Çalışmaya konu özellikler arasındaki ilişkileri belirlemek anacıyla uygulanan Korelasyon analizi sonucunda, çalışmaya konu büyüme özellikleri ile meyve özellikleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı (p≤0.05) pozitif ilişkiler tahmin edilmiştir.
Kırmızı alıçta meyve verimi ve bazı büyüme özellikleri etkileşimi
Tıbbı-Aromatik bitkilerimizden olan Crataegus monogyna türünün boy, tepe çapı, dal sayısı ile meyve sayısı ve meyve ağırlığı üzerinde 2019 yılı verileri ışığında gerçekleştirilen bu çalışmada, büyüme ile meyve özellikleri arasındaki ilişkiler ile varyasyonu tahmin edilerek türün bakım, bahçe tesisi ve diğer kültür uygulamalarına alt yapı oluşturulmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler ışığında, örneklenen bireyler arasında geniş farklılıklar bulunmakla birlikte yaklaşık ortalama boy 233.5 cm, tepe çapı 178.5 cm ve dal sayısı 2.7 adet olup; varyans analizi sonucunda, bakı grupları arasında bu özellikler bakımından anlamlı (p>0.05) fark olmadığı belirlenmiştir. Bireylerde geniş farklılık gösteren meyve sayısı (2 ile 1600 adet arası), ortalama 374.6 adet bulunmuştur. Örneklenen bireyler arasında yüksek varyasyon gösteren olgunlaşmış meyve ağırlığı, 0.285 g/meyve'dir. Bireysel ortalama 99.1 g olan meyve ağırlığı, bireylerde 0.57 g- 456 g arasında geniş varyasyon göstermiştir. Uygulanan varyans analizi sonucunda, büyüme özelliklerinde olduğu gibi, bakı gruplarının, meyve sayısı ve ağırlığı bakımından da anlamlı (p>0.05) fark göstermediği ortaya çıkmıştır. Çalışmaya konu özellikler arasındaki ilişkileri belirlemek anacıyla uygulanan Korelasyon analizi sonucunda, çalışmaya konu büyüme özellikleri ile meyve özellikleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı (p≤0.05) pozitif ilişkiler tahmin edilmiştir.
Kızılçam (Pinus brutia ten.) kesim artıklarının kızılçam fidan morfoloji ve kalitesine etkisi
Ülkemiz ormanlarında en fazla yayılış gösteren asli orman ağacı türü olan Kızılçam'dan üretim sonrasında elde edilen kesim artıklarının(ağaç kabuğu, dal ve ibre) fidan morfolojisine etkisinin araştırıldığı "Kızılçam (Pinus brutia ten.) kesim artıklarının kızılçam fidan morfoloji ve kalitesine etkisi" başlıklı tez çalışmasında, tohum kaynağının önemi, tohum ve fidan morfolojik özellikleri, kesim artıklarının fidan gelişimine etkilerinin araştırılması hedeflenmiştir. Karsantı ve Cehennemdere orijinli tohumların çimlenmeden itibaren (2018-2019) gelişme performansları değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, kesim artıklarından elde edilen kabuk, dal ve ibre işlemlerinin her iki tohum kaynağından elde edilen fidanların gelişimlerini pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında, kabuk işleminin en başarılı işlem olduğu onu ise dal ve ibre işlemlerinin, takip ettiği görülmüştür. Kontrol işlemi ise en düşük büyüme performansını sergilemiştir. Birinci ve ikinci büyüme dönemindeki fidan özelliklerine ait yapılan değerlendirmelerde özellikler arasında (p<0.01) pozitif yönlü istatiksel ilişkiler olduğu belirlenmiştir.
Kızılçam (Pinus brutia ten.) kesim artıklarının kızılçam fidan morfoloji ve kalitesine etkisi
Ülkemiz ormanlarında en fazla yayılış gösteren asli orman ağacı türü olan Kızılçam'dan üretim sonrasında elde edilen kesim artıklarının(ağaç kabuğu, dal ve ibre) fidan morfolojisine etkisinin araştırıldığı "Kızılçam (Pinus brutia ten.) kesim artıklarının kızılçam fidan morfoloji ve kalitesine etkisi" başlıklı tez çalışmasında, tohum kaynağının önemi, tohum ve fidan morfolojik özellikleri, kesim artıklarının fidan gelişimine etkilerinin araştırılması hedeflenmiştir. Karsantı ve Cehennemdere orijinli tohumların çimlenmeden itibaren (2018-2019) gelişme performansları değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, kesim artıklarından elde edilen kabuk, dal ve ibre işlemlerinin her iki tohum kaynağından elde edilen fidanların gelişimlerini pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında, kabuk işleminin en başarılı işlem olduğu onu ise dal ve ibre işlemlerinin, takip ettiği görülmüştür. Kontrol işlemi ise en düşük büyüme performansını sergilemiştir. Birinci ve ikinci büyüme dönemindeki fidan özelliklerine ait yapılan değerlendirmelerde özellikler arasında (p<0.01) pozitif yönlü istatiksel ilişkiler olduğu belirlenmiştir.
Kızılçam (Pinus brutia ten.) kesim artıklarının kızılçam fidan morfoloji ve kalitesine etkisi
Ülkemiz ormanlarında en fazla yayılış gösteren asli orman ağacı türü olan Kızılçam'dan üretim sonrasında elde edilen kesim artıklarının(ağaç kabuğu, dal ve ibre) fidan morfolojisine etkisinin araştırıldığı "Kızılçam (Pinus brutia ten.) kesim artıklarının kızılçam fidan morfoloji ve kalitesine etkisi" başlıklı tez çalışmasında, tohum kaynağının önemi, tohum ve fidan morfolojik özellikleri, kesim artıklarının fidan gelişimine etkilerinin araştırılması hedeflenmiştir. Karsantı ve Cehennemdere orijinli tohumların çimlenmeden itibaren (2018-2019) gelişme performansları değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, kesim artıklarından elde edilen kabuk, dal ve ibre işlemlerinin her iki tohum kaynağından elde edilen fidanların gelişimlerini pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında, kabuk işleminin en başarılı işlem olduğu onu ise dal ve ibre işlemlerinin, takip ettiği görülmüştür. Kontrol işlemi ise en düşük büyüme performansını sergilemiştir. Birinci ve ikinci büyüme dönemindeki fidan özelliklerine ait yapılan değerlendirmelerde özellikler arasında (p<0.01) pozitif yönlü istatiksel ilişkiler olduğu belirlenmiştir.
Dallı servi ve piramit servi'nin morfolojik fidan özellikleri
Dallı (Cupressus sempervirens L. var. horizontalis) ve Piramit (Cupressus sempervirens L. var. piramidalis) servi'nin bir yaşlı çıplak köklü fidanlarında, morfoloji ve kalitesinin incelendiği bu yüksek lisans tez çalışmasında servinin fidanlık tekniğine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda, ortalama boy Dallı ve Piramit servide sırasıyla 84 cm ve 78.9 cm bulunurken, taksonlar için kök boğazı çapı değerleri sırasıyla 8.7 mm ve 8.2 mm bulunmuştur. Dolayısıyla, boy ve kök boğazı çapı bakımından Dallı servi, Piramit serviye göre daha yüksek gelişim performansı göstermiştir. Varyans analizi sonucunda özellikler bakımından Dallı ve Piramit servide arasında anlamlı (p≤0.05) fark belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda çalışmaya konu özellikler arasında anlamlı (p≤0.05) pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Dallı servi ve Piramit servi fidanlarının tamamının Türk Standartları Enstitüsü'nün kalite sınıflarına göre kaliteli fidan sınıfında yer aldığı tespit edilmiştir. Oluşturulan yeni kalite sınıflarına göre; en yüksek dikime elverişsiz fidanların, Dallı servi fidanlarında boy ve çapın ortak değerlendirildiği kalite sınıflarında olduğu ortaya çıkmıştır. Ayırma analizi sonuçlarına göre yeni kalite sınıflarının, %82'nin üzerinde başarılı olduğu anlaşılmıştır. Diğer takson olan Piramit servide ise yeni kalite sınıflarına göre; en fazla ıskarta fidanların, yine boy ve çapın birlikte değerlendirildiği sınıfta yer aldığı anlaşılmıştır. Bu taksonda da ayırma analizi, yeni kalite sınıflarının %80'nin üzerinde başarılı olduğunu göstermiştir.
Dallı servi ve piramit servi'nin morfolojik fidan özellikleri
Dallı (Cupressus sempervirens L. var. horizontalis) ve Piramit (Cupressus sempervirens L. var. piramidalis) servi'nin bir yaşlı çıplak köklü fidanlarında, morfoloji ve kalitesinin incelendiği bu yüksek lisans tez çalışmasında servinin fidanlık tekniğine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda, ortalama boy Dallı ve Piramit servide sırasıyla 84 cm ve 78.9 cm bulunurken, taksonlar için kök boğazı çapı değerleri sırasıyla 8.7 mm ve 8.2 mm bulunmuştur. Dolayısıyla, boy ve kök boğazı çapı bakımından Dallı servi, Piramit serviye göre daha yüksek gelişim performansı göstermiştir. Varyans analizi sonucunda özellikler bakımından Dallı ve Piramit servide arasında anlamlı (p≤0.05) fark belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda çalışmaya konu özellikler arasında anlamlı (p≤0.05) pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Dallı servi ve Piramit servi fidanlarının tamamının Türk Standartları Enstitüsü'nün kalite sınıflarına göre kaliteli fidan sınıfında yer aldığı tespit edilmiştir. Oluşturulan yeni kalite sınıflarına göre; en yüksek dikime elverişsiz fidanların, Dallı servi fidanlarında boy ve çapın ortak değerlendirildiği kalite sınıflarında olduğu ortaya çıkmıştır. Ayırma analizi sonuçlarına göre yeni kalite sınıflarının, %82'nin üzerinde başarılı olduğu anlaşılmıştır. Diğer takson olan Piramit servide ise yeni kalite sınıflarına göre; en fazla ıskarta fidanların, yine boy ve çapın birlikte değerlendirildiği sınıfta yer aldığı anlaşılmıştır. Bu taksonda da ayırma analizi, yeni kalite sınıflarının %80'nin üzerinde başarılı olduğunu göstermiştir.
Dallı servi ve piramit servi'nin morfolojik fidan özellikleri
Dallı (Cupressus sempervirens L. var. horizontalis) ve Piramit (Cupressus sempervirens L. var. piramidalis) servi'nin bir yaşlı çıplak köklü fidanlarında, morfoloji ve kalitesinin incelendiği bu yüksek lisans tez çalışmasında servinin fidanlık tekniğine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda, ortalama boy Dallı ve Piramit servide sırasıyla 84 cm ve 78.9 cm bulunurken, taksonlar için kök boğazı çapı değerleri sırasıyla 8.7 mm ve 8.2 mm bulunmuştur. Dolayısıyla, boy ve kök boğazı çapı bakımından Dallı servi, Piramit serviye göre daha yüksek gelişim performansı göstermiştir. Varyans analizi sonucunda özellikler bakımından Dallı ve Piramit servide arasında anlamlı (p≤0.05) fark belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda çalışmaya konu özellikler arasında anlamlı (p≤0.05) pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Dallı servi ve Piramit servi fidanlarının tamamının Türk Standartları Enstitüsü'nün kalite sınıflarına göre kaliteli fidan sınıfında yer aldığı tespit edilmiştir. Oluşturulan yeni kalite sınıflarına göre; en yüksek dikime elverişsiz fidanların, Dallı servi fidanlarında boy ve çapın ortak değerlendirildiği kalite sınıflarında olduğu ortaya çıkmıştır. Ayırma analizi sonuçlarına göre yeni kalite sınıflarının, %82'nin üzerinde başarılı olduğu anlaşılmıştır. Diğer takson olan Piramit servide ise yeni kalite sınıflarına göre; en fazla ıskarta fidanların, yine boy ve çapın birlikte değerlendirildiği sınıfta yer aldığı anlaşılmıştır. Bu taksonda da ayırma analizi, yeni kalite sınıflarının %80'nin üzerinde başarılı olduğunu göstermiştir.
Kütahya yöresi orman yangını sahalarında silvikültürel uygulamaların değerlendirilmesi
Bu doktora tez çalışmasında, orman yangını geçirmiş ve Kütahya yöresinde örneklenen üç adet yangın sonrası ağaçlandırma yapılan sahada uygulanan silvikültürel müdahaleler, yöreden örneklenen gençleştirme alanları ve ağaçlandırma sahaları ile birlikte irdelenerek değerlendirilmiştir. Gerek ağaçlandırmada öncelikli olan yangın sahaları ve gerekse Orman Genel Müdürlüğü'nün ilgili tebliği doğrultusunda yangın sonrası yapılan ağaçlandırma çalışmaları irdelenerek, bu yörelerde özellikle yangın sonrası ağaçlandırma sahası ile benzer yaş ve mevkiye sahip alanlarda yapılan ağaçlandırma ve doğal gençleştirme sahaları da 1000 m² büyüklüğünde dokuz adet alan örneklenerek yaş, boy ve dip çap bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırmada, yangın sonrası ağaçlandırılan saha, normal ağaçlandırma sahası ve gençleştirme sahalarında uygulanan silvikültür tekniğine göre gençleştirme ve ağaçlandırma çalışmalarının başarısı üzerine etkileri incelenmiş, elde edilen sonuçlara göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Uygulanan korelasyon analizi sonucunda genel olarak çalışmaya konu özellikler arasında istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.01) pozitif ilişkiler belirlenmiştir. Uygulanan varyans analizi sonucu, örneklenen alanlar büyüme özellikleri bakımından genel olarak karşılaştırıldığında yangın sonrası ağaçlandırılan sahalar ile gençleştirme ve normal ağaçlandırma sahaları arasında %99 önem düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, orman yangını sonrası ağaçlandırılan sahalarda başarı durumu belirlenerek, çalışmaların ne ölçüde süreklilik ilkesine uygun olarak yürütülebildiği, başarısızlık nedenlerinin ortaya konulması ortaya çıkan silvikültürel gereksinimlerin belirlenmesi ile ormancılıkta yangın kültürü, denetimli yakma gibi uygulamalara katkı sağlanmıştır.
Kütahya yöresi orman yangını sahalarında silvikültürel uygulamaların değerlendirilmesi
Bu doktora tez çalışmasında, orman yangını geçirmiş ve Kütahya yöresinde örneklenen üç adet yangın sonrası ağaçlandırma yapılan sahada uygulanan silvikültürel müdahaleler, yöreden örneklenen gençleştirme alanları ve ağaçlandırma sahaları ile birlikte irdelenerek değerlendirilmiştir. Gerek ağaçlandırmada öncelikli olan yangın sahaları ve gerekse Orman Genel Müdürlüğü'nün ilgili tebliği doğrultusunda yangın sonrası yapılan ağaçlandırma çalışmaları irdelenerek, bu yörelerde özellikle yangın sonrası ağaçlandırma sahası ile benzer yaş ve mevkiye sahip alanlarda yapılan ağaçlandırma ve doğal gençleştirme sahaları da 1000 m² büyüklüğünde dokuz adet alan örneklenerek yaş, boy ve dip çap bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırmada, yangın sonrası ağaçlandırılan saha, normal ağaçlandırma sahası ve gençleştirme sahalarında uygulanan silvikültür tekniğine göre gençleştirme ve ağaçlandırma çalışmalarının başarısı üzerine etkileri incelenmiş, elde edilen sonuçlara göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Uygulanan korelasyon analizi sonucunda genel olarak çalışmaya konu özellikler arasında istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.01) pozitif ilişkiler belirlenmiştir. Uygulanan varyans analizi sonucu, örneklenen alanlar büyüme özellikleri bakımından genel olarak karşılaştırıldığında yangın sonrası ağaçlandırılan sahalar ile gençleştirme ve normal ağaçlandırma sahaları arasında %99 önem düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, orman yangını sonrası ağaçlandırılan sahalarda başarı durumu belirlenerek, çalışmaların ne ölçüde süreklilik ilkesine uygun olarak yürütülebildiği, başarısızlık nedenlerinin ortaya konulması ortaya çıkan silvikültürel gereksinimlerin belirlenmesi ile ormancılıkta yangın kültürü, denetimli yakma gibi uygulamalara katkı sağlanmıştır.
Kütahya yöresi orman yangını sahalarında silvikültürel uygulamaların değerlendirilmesi
Bu doktora tez çalışmasında, orman yangını geçirmiş ve Kütahya yöresinde örneklenen üç adet yangın sonrası ağaçlandırma yapılan sahada uygulanan silvikültürel müdahaleler, yöreden örneklenen gençleştirme alanları ve ağaçlandırma sahaları ile birlikte irdelenerek değerlendirilmiştir. Gerek ağaçlandırmada öncelikli olan yangın sahaları ve gerekse Orman Genel Müdürlüğü'nün ilgili tebliği doğrultusunda yangın sonrası yapılan ağaçlandırma çalışmaları irdelenerek, bu yörelerde özellikle yangın sonrası ağaçlandırma sahası ile benzer yaş ve mevkiye sahip alanlarda yapılan ağaçlandırma ve doğal gençleştirme sahaları da 1000 m² büyüklüğünde dokuz adet alan örneklenerek yaş, boy ve dip çap bakımından karşılaştırılmıştır. Araştırmada, yangın sonrası ağaçlandırılan saha, normal ağaçlandırma sahası ve gençleştirme sahalarında uygulanan silvikültür tekniğine göre gençleştirme ve ağaçlandırma çalışmalarının başarısı üzerine etkileri incelenmiş, elde edilen sonuçlara göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Uygulanan korelasyon analizi sonucunda genel olarak çalışmaya konu özellikler arasında istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.01) pozitif ilişkiler belirlenmiştir. Uygulanan varyans analizi sonucu, örneklenen alanlar büyüme özellikleri bakımından genel olarak karşılaştırıldığında yangın sonrası ağaçlandırılan sahalar ile gençleştirme ve normal ağaçlandırma sahaları arasında %99 önem düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, orman yangını sonrası ağaçlandırılan sahalarda başarı durumu belirlenerek, çalışmaların ne ölçüde süreklilik ilkesine uygun olarak yürütülebildiği, başarısızlık nedenlerinin ortaya konulması ortaya çıkan silvikültürel gereksinimlerin belirlenmesi ile ormancılıkta yangın kültürü, denetimli yakma gibi uygulamalara katkı sağlanmıştır.
Kızılçam (Pinus brutia Ten.) orijin ve döl denemelerinde parsel hatası üzerine araştırmalar
Bu çalışmada, Antalya-Nebiler mevkiinde kurulu 23 yaşlı Kızılçam döl denemesi ve Antalya-Korkuteli-Susuz mevkiinde kurulu 32 yaşlı Kızılçam orijin denemesinin değerlendirme aşamasında deneme alanlarındaki çevresel varyasyonu kontrol ederek genetik birimlerin seleksiyon etkinliğini ve bazı genetik parametrelerin tahmin doğruluğunu artırmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda üç bloklu Susuz orijin denemesinde, her bir ağaca satır ve sütun numarası verilmiş, bunun yanı sıra alt bloklama yapılarak altı blok ve kenetlenmiş bloklu olarak değerlendirilmiştir. Dört bloklu Nebiler döl denemesinde ise her bir ağaca satır ve sütun numarası verilmiş, sırasıyla birer bloğun analizlerden çıkarılması, alt bloklama yapılarak sekiz, on iki blok ve kenetlenmiş bloklu olarak değerlendirilmiştir. Sonuçta; Nebiler döl denemesinde ağaç boyu karakteri için kenetlenmiş bloklu modelde, göğüs yüksekliği çapı için on iki bloklu modelde parsel hatası (blokxaile etkileşimi varyansı) ortadan kaldırılmış yani sıfıra düşürülmüştür. Hem boy hem çap karakterinde ıslah değerlerinin tahmin isabetlilikleri önemli düzeyde artmış, en iyi 30 ailenin seleksiyonu durumundaki tahmini genetik kazanç, standart değerlendirmeye göre yükselmiştir. Susuz orijin denemesinde ise hem boy hem de göğüs çapı bakımından kenetlenmiş bloklu model ile yapılan analizler sonucunda parsel hatası (blokxorijin etkileşimi varyansı) ortadan kaldırılmıştır. Kenetlenmiş bloklu modelde çap için yapılan çoklu karşılaştırma testi sonucunda en iyi gelişen gruba giren Kızılçam orijinlerinde, standart değerlendirmeye göre, yarı yarıya azalma olduğu gözlenmiştir.
Kızılçam (Pinus brutia Ten.) orijin ve döl denemelerinde parsel hatası üzerine araştırmalar
Bu çalışmada, Antalya-Nebiler mevkiinde kurulu 23 yaşlı Kızılçam döl denemesi ve Antalya-Korkuteli-Susuz mevkiinde kurulu 32 yaşlı Kızılçam orijin denemesinin değerlendirme aşamasında deneme alanlarındaki çevresel varyasyonu kontrol ederek genetik birimlerin seleksiyon etkinliğini ve bazı genetik parametrelerin tahmin doğruluğunu artırmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda üç bloklu Susuz orijin denemesinde, her bir ağaca satır ve sütun numarası verilmiş, bunun yanı sıra alt bloklama yapılarak altı blok ve kenetlenmiş bloklu olarak değerlendirilmiştir. Dört bloklu Nebiler döl denemesinde ise her bir ağaca satır ve sütun numarası verilmiş, sırasıyla birer bloğun analizlerden çıkarılması, alt bloklama yapılarak sekiz, on iki blok ve kenetlenmiş bloklu olarak değerlendirilmiştir. Sonuçta; Nebiler döl denemesinde ağaç boyu karakteri için kenetlenmiş bloklu modelde, göğüs yüksekliği çapı için on iki bloklu modelde parsel hatası (blokxaile etkileşimi varyansı) ortadan kaldırılmış yani sıfıra düşürülmüştür. Hem boy hem çap karakterinde ıslah değerlerinin tahmin isabetlilikleri önemli düzeyde artmış, en iyi 30 ailenin seleksiyonu durumundaki tahmini genetik kazanç, standart değerlendirmeye göre yükselmiştir. Susuz orijin denemesinde ise hem boy hem de göğüs çapı bakımından kenetlenmiş bloklu model ile yapılan analizler sonucunda parsel hatası (blokxorijin etkileşimi varyansı) ortadan kaldırılmıştır. Kenetlenmiş bloklu modelde çap için yapılan çoklu karşılaştırma testi sonucunda en iyi gelişen gruba giren Kızılçam orijinlerinde, standart değerlendirmeye göre, yarı yarıya azalma olduğu gözlenmiştir.
Kızılçam (Pinus brutia Ten.) orijin ve döl denemelerinde parsel hatası üzerine araştırmalar
Bu çalışmada, Antalya-Nebiler mevkiinde kurulu 23 yaşlı Kızılçam döl denemesi ve Antalya-Korkuteli-Susuz mevkiinde kurulu 32 yaşlı Kızılçam orijin denemesinin değerlendirme aşamasında deneme alanlarındaki çevresel varyasyonu kontrol ederek genetik birimlerin seleksiyon etkinliğini ve bazı genetik parametrelerin tahmin doğruluğunu artırmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda üç bloklu Susuz orijin denemesinde, her bir ağaca satır ve sütun numarası verilmiş, bunun yanı sıra alt bloklama yapılarak altı blok ve kenetlenmiş bloklu olarak değerlendirilmiştir. Dört bloklu Nebiler döl denemesinde ise her bir ağaca satır ve sütun numarası verilmiş, sırasıyla birer bloğun analizlerden çıkarılması, alt bloklama yapılarak sekiz, on iki blok ve kenetlenmiş bloklu olarak değerlendirilmiştir. Sonuçta; Nebiler döl denemesinde ağaç boyu karakteri için kenetlenmiş bloklu modelde, göğüs yüksekliği çapı için on iki bloklu modelde parsel hatası (blokxaile etkileşimi varyansı) ortadan kaldırılmış yani sıfıra düşürülmüştür. Hem boy hem çap karakterinde ıslah değerlerinin tahmin isabetlilikleri önemli düzeyde artmış, en iyi 30 ailenin seleksiyonu durumundaki tahmini genetik kazanç, standart değerlendirmeye göre yükselmiştir. Susuz orijin denemesinde ise hem boy hem de göğüs çapı bakımından kenetlenmiş bloklu model ile yapılan analizler sonucunda parsel hatası (blokxorijin etkileşimi varyansı) ortadan kaldırılmıştır. Kenetlenmiş bloklu modelde çap için yapılan çoklu karşılaştırma testi sonucunda en iyi gelişen gruba giren Kızılçam orijinlerinde, standart değerlendirmeye göre, yarı yarıya azalma olduğu gözlenmiştir.
Isparta yöresi Ehrami Karaçam ağaçlandırmalarının değerlendirilmesi: 30. yıl sonuçları
Bu Yüksek Lisans tez çalışmasında, Isparta yöresinde tesis edilen 30 yaşlı Ehrami Karaçam (Pinus nigra Arnold. ssp. pallasiana var. pyramidata) ağaçlandırma sahasından seçilen her biri 500 m2 büyüklüğündeki dört örnek alanda boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı, tepe çapı ile birey sayısı araştırılmıştır. Bununla birlikte sahadaki Anadolu Karaçamı [Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] ve Toros Sediri (Cedrus libani A. Rich.) ile bu özellikler bakımından karşılaştırmalar yapılmıştır. Çalışma sonucunda Ehrami Karaçam'ın, ortalama boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve tepe çapı değerleri sırasıyla 9.9 m, 29.3 cm, 25.1 cm ve 302.5 cm bulunmuştur. Örnek alanlar boy, dip çap ve göğüs yüksekliği çapı bakımından istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) farklılık gösterirken, tepe çapı bakımından benzerlik (p>0.05) göstermiştir. Uygulanan varyans analizi sonucunda, Ehrami Karaçam, Anadolu Karaçamı ve Toros Sediri arasında; boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve tepe çapı bakımından istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Anadolu Karaçamı'nın çalışmaya konu özellikler bakımından, Ehrami Karaçam ve Toros Sediri'ne göre daha yüksek büyüme performansı gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda özellikler arasında genel olarak istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) pozitif ilişkiler tahmin edilmiştir. Çalışma sonuçlarının, türün ormancılık uygulamalarında dikkate alınması önerilmiştir.
Isparta yöresi Ehrami Karaçam ağaçlandırmalarının değerlendirilmesi: 30. yıl sonuçları
Bu Yüksek Lisans tez çalışmasında, Isparta yöresinde tesis edilen 30 yaşlı Ehrami Karaçam (Pinus nigra Arnold. ssp. pallasiana var. pyramidata) ağaçlandırma sahasından seçilen her biri 500 m2 büyüklüğündeki dört örnek alanda boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı, tepe çapı ile birey sayısı araştırılmıştır. Bununla birlikte sahadaki Anadolu Karaçamı [Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] ve Toros Sediri (Cedrus libani A. Rich.) ile bu özellikler bakımından karşılaştırmalar yapılmıştır. Çalışma sonucunda Ehrami Karaçam'ın, ortalama boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve tepe çapı değerleri sırasıyla 9.9 m, 29.3 cm, 25.1 cm ve 302.5 cm bulunmuştur. Örnek alanlar boy, dip çap ve göğüs yüksekliği çapı bakımından istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) farklılık gösterirken, tepe çapı bakımından benzerlik (p>0.05) göstermiştir. Uygulanan varyans analizi sonucunda, Ehrami Karaçam, Anadolu Karaçamı ve Toros Sediri arasında; boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve tepe çapı bakımından istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Anadolu Karaçamı'nın çalışmaya konu özellikler bakımından, Ehrami Karaçam ve Toros Sediri'ne göre daha yüksek büyüme performansı gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda özellikler arasında genel olarak istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) pozitif ilişkiler tahmin edilmiştir. Çalışma sonuçlarının, türün ormancılık uygulamalarında dikkate alınması önerilmiştir.
Isparta yöresi Ehrami Karaçam ağaçlandırmalarının değerlendirilmesi: 30. yıl sonuçları
Bu Yüksek Lisans tez çalışmasında, Isparta yöresinde tesis edilen 30 yaşlı Ehrami Karaçam (Pinus nigra Arnold. ssp. pallasiana var. pyramidata) ağaçlandırma sahasından seçilen her biri 500 m2 büyüklüğündeki dört örnek alanda boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı, tepe çapı ile birey sayısı araştırılmıştır. Bununla birlikte sahadaki Anadolu Karaçamı [Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] ve Toros Sediri (Cedrus libani A. Rich.) ile bu özellikler bakımından karşılaştırmalar yapılmıştır. Çalışma sonucunda Ehrami Karaçam'ın, ortalama boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve tepe çapı değerleri sırasıyla 9.9 m, 29.3 cm, 25.1 cm ve 302.5 cm bulunmuştur. Örnek alanlar boy, dip çap ve göğüs yüksekliği çapı bakımından istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) farklılık gösterirken, tepe çapı bakımından benzerlik (p>0.05) göstermiştir. Uygulanan varyans analizi sonucunda, Ehrami Karaçam, Anadolu Karaçamı ve Toros Sediri arasında; boy, dip çap, göğüs yüksekliği çapı ve tepe çapı bakımından istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Anadolu Karaçamı'nın çalışmaya konu özellikler bakımından, Ehrami Karaçam ve Toros Sediri'ne göre daha yüksek büyüme performansı gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda özellikler arasında genel olarak istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) pozitif ilişkiler tahmin edilmiştir. Çalışma sonuçlarının, türün ormancılık uygulamalarında dikkate alınması önerilmiştir.