Analytical hierarchy process

275 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

DIN 6701-2 Standardına göre firma belgelendirme programı tasarımı: Bütünleşik AHP-KFG yaklaşımı

Dayanıklı, daha hızlı ve daha hafif... Nüfus artışı ve gelişen teknolojinin getirdiği hızlı ve güvenli ulaşım talebi, günümüzün üretim süreçlerinde yapıştırma teknolojisini öne çıkartmaktadır. Bu çerçevede, yapıştırma süreçlerine ilişkin tek uygulama standardı ise demiryolu araçlarının yapıştırmalı bağlantılarına ilişkin "DIN 6701-2: Demiryolu Araçları ve Parçaları Üretiminde Adhesiv Bağlantı Kullanımı- Bölüm 2: Yapıştırılmış Malzemelerin Üreticisinin Niteliği" standardıdır. Belgelendirme programları, 3. taraf gözetim ve denetim firmalarının kendi bünyelerinde denetim standartlarına ek olarak ayrıca hazırlanan üretici belgelendirme süreçlerin açıklayarak kurallarını tanımlayan temel rehber dokümandır. Bu makalenin amacı DIN 6701-2 belgelendirme programına, gelecekteki müşterilerin özelliklerini ve beklentilerini bütünleşik bir Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) - Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) modeli ile entegre edecek analitik bir yaklaşım getirmektir. Bu yaklaşım, KFG modelinde müşteri beklentilerinin ağırlıklandırılması için AHP metodu kullanılarak analizin daha rasyonel bir kapsamda yapılmasını sağlamaktadır. Çalışma sonucunda, yapıştırma uygulamalarının hızla arttığı Türk demiryolu sektöründe DIN 6701-2 belgelendirme ve denetimleri için önemli bir başvuru dokümanı elde edilecektir. Ek olarak, AHP-KFG yöntemlerinin bütünleşik kullanımıyla çok kriterli karmaşık kararlar, öncelikleri gözeten çiftli karşılaştırmalara indirgenerek, hizmetler sektöründeki karar alıcılara mümkün olan en akılcı ve analitik yolu seçmeleri için önemli bir araç sağlayacaktır.

Analitik hiyerarşi süreciBelgelendirmeDIN 6701-2+5
Yerstem Yağan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektrik yapım işi sektörü için analitik hiyerarşi süreci, analitik ağ süreci ve bulanık mantık yaklaşımları ile risk değerlendirmesi: Bir firma örneği

Bu çalışmada elektrik yapım işi sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın; Analitik Hiyerarşi Süreci, Analitik Ağ Süreci ve Bulanık Fine-Kinney yöntemleri ile tehlike kategorileri önceliklendirilmeye çalışılmıştır. Analitik Hiyerarşi Süreci ve Analitik Ağ Süreci yöntemlerinde SuperDesicion paket programı kullanılmış, Bulanık Fine-Kinney metodu için ise Fuzzy Logic kullanılmıştır. Önce Analitik Hiyerarşi Süreci ve Analitik Ağ Süreci sonuçları birbirleriyle karşılaştırılmış, ardından klasik Fine-Kinney metodundan elde edilen verilerle bulanık Fine-Kinney metodundan elde edilen veriler karşılaştırılmıştır. Nihayetinde bu yöntemlerin tümü bir arada değerlendirilerek, karar vericiye mevcut tehliklerin hangilerine öncelik verilmesi konusunda öneride bulunulmuştur. Tüm yöntem sonuçları birbirleriyle karşılaştırıldığında bulanık Fine-Kinney yönteminin en uygun sonuç ürettiği kanısına varılmış ve Elektrik kategorisindeki tehlikelerin öncelikli olarak ele alınarak giderilmesi gerektiği kanısına varılmıştır. Anahtar kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Analitik Hiyerarşi Süreci, Analitik Ağ Süreci, Bulanık Mantık, Bulanık Fine-Kinney, Risk Değerlendirmesi.

Analitik ağ süreciAnalitik hiyerarşi süreciBulanık mantık+7
Umut Ergün
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem sonrası afet toplanma alanlarının belirlenmesi: Malatya merkez ilçesi örneği

Türkiye aktif fay zonları üzerinde konumlanması sebebiyle sık sık depremlere maruz kalmaktadır. Depremlerin etkilerini azaltma açısından alınacak önlemlerden biri de afet toplanma alanlarının belirlenmesidir. Bu alanlar afet sonrası süreçte can güvenliğini sağlamak ve afetlerin etkilerini en aza indirmek için büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda Malatya il merkezini oluşturan Yeşilyurt ve Battalgazi ilçeleri olarak belirlenen çalışma sınırı içerisinde 186 mahalle için 16 adet toplanma alanı bulunmaktadır. Bu çalışma kapsamında mevcut toplanma alanlarına ek olarak 15 adet alternatif toplanma alanı önerilmiştir. Toplanma alanlarının uygunluk durumlarını değerlendirmek amacıyla faylara mesafe, jeolojik yapı, eğim durumu, akarsulara mesafe, yola mesafe, yapılara mesafe, sağlık merkezlerine mesafe, nüfus yoğunluğu ve trafolara mesafe olmak üzere toplam dokuz parametre belirlenmiştir. Bu parametreler Analitik Hiyerarşi Süreci yöntemiyle değerlendirilmiştir. Alternatif toplanma alanlarının yanı sıra mevcut toplanma alanları da bu parametreler doğrultusunda değerlendirilerek uygunluk durumları ortaya koyulmuştur. Yapılan analizler sonucunda çalışma sahasının %79,24'ü (1424 km²) uygun alanları kapsamaktayken az uygun alanlar %16,08'lik (289 km²) bir orana sahiptir. Toplanma alanları için en uygun alanlar toplam alanın %4,12'lik (74 km2) bir kısmını oluşturmaktadır. Bu alanlar içerisinde mevcut toplanma alanlarından yalnızca 2 tanesi, önerilen alternatif alanlardan ise 6 tanesi yer almaktadır. Buna karşılık uygun olmayan alanlar sahanın %0,56'sını (10 km2) kaplamakta ve bu alanlar içerisinde herhangi bir toplanma alanı bulunmamaktadır.

Analitik hiyerarşi süreciCoğrafi bilgi sistemleriDeprem+1
Emine Güler
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni kamu işletmeciliği bağlamında Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği denetiminin değerlendirilmesi: İş Teftiş Kurulu Başkanlığı model önerisi

Bu çalışmada, mal veya hizmet üretim süreçlerinde kullanılan çalışma alanlarını iş sağlığı ve güvenliği kapsamında denetleyerek düzenleyici rol oynayan İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın mevcut denetim sistemini, kamu yönetimi alanında yaşanan değişim ve dönüşüm neticesinde ortaya çıkan "Yeni Kamu İşletmeciliği" yaklaşımının ilkeleri çerçevesinde değerlendirmek ve bu yönde önerilerde bulunmak amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın iş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin 2007-2017 yılları arasındaki etkinlik düzeyleri "Veri Zarflama Analizi", "Analitik Hiyerarşi Süreci" ve "TOPSIS" yöntemleriyle ölçülerek değerlendirmeler yapılmış; ardından etkin olmayan yılların, etkin olmama nedenleri ve etkin olabilmeleri için girdi veya çıktılar üzerinden hangi değişikliklerin yapılması gerektiği analiz edilmiştir. Böylece kısıtlı kaynaklara sahip olan devletin, iş sağlığı ve güvenliği denetimi işlevini yerine getirirken bu kaynakların dağılımını etkinliği arttıracak şekilde yapması hedeflenmiştir. Yapılan araştırma neticesinde elde edilen bulgular ve sonuçlar değerlendirilerek, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın mevcut denetim sisteminin etkinliğini arttıracak şekilde iyileştirilmesi için yeni model önerisinde bulunulmuştur.

Analitik hiyerarşi süreciDenetimTOPSIS+7
Haci Kutlay
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde değişim yönetimi: Kullanıcı ve personel önceliklerinin değerlendirilmesi

Üniversite kütüphaneleri, diğer birçok kurum ve kuruluş gibi, değişen teknolojinin gerektirdiği dönüşümü yakalamak durumundadır. Değişim hızına ayak uydurmak için zamanla farklılaşan kullanıcı gereksinimleri ve beklentilerinin karşılanabilmesi önemlidir. Bu çalışmada, Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kütüphanesi kullanıcıları ve personelinin kütüphane söz konusu olduğunda değişimden etkilenebilecek kriterlere yönelik önceliklerinin belirlenmesi amaçlanmış, bunun için Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yönteminden yararlanılmıştır. Bu kriterler, literatürden ve uzman görüşlerinden yararlanılarak, Hizmetler, Kurum İdari Yapısı, Personel, Derme, Mekân ve Bilgi Sistemi olarak belirlenmiştir. AHS'ye yönelik bulgular elde edilirken açık uçlu sorular aracılığıyla kullanıcı görüşlerine de başvurulmuş ve bulgular bu yorumların değerlendirilmesine göre detaylandırılmıştır. Değerlendiriciler, kütüphane kullanıcıları (Lisans Öğrencileri, Lisansüstü Öğrenciler ve Akademik Personel) ve kütüphane personeli olmak üzere toplam 28 kişidir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, tüm kullanıcı grupları, öncelikli olarak değişmesi gereken kriter olarak Dermeyi öne çıkarmıştır. Kütüphane personeline göre ise, öncelikli olarak değişmesi gereken kriter Personeldir. Bulguların, literatür ekseninde değerlendirilmesi sonucunda, çok yönlü bir dönüşümü gerçekleştirmek durumunda olan kütüphanelerin yalnızca kullanıcı ve personelinin önceliklerini ortaya koyarak değişim sürecinde izleyecekleri yolu belirleyemeyecekleri tespit edilmiştir. Kullanıcı ve personel öncelikleri, bireysel bilgi gereksinimi, algı ve kütüphane deneyimleriyle sınırlı kaldığından, kütüphanelerin kullanıcılarının ifade ettiği beklenti ve isteklerinin ötesinde düşünerek hareket etmesi ve proaktif hizmetler geliştirmesi gerektiği görülmüştür. Çalışmada ayrıca, değişim sürecinde kullanıcı gereksinimlerini belirlemelerinin dışında kütüphanelerin, kendi kurumlarının dinamiklerini de gözetip ihtiyaçlarına uygun farklı yaklaşımlar benimseyerek nasıl bir yol izleyebileceklerine yönelik öneriler sunulmuştur.

Analitik hiyerarşi süreciDeğişimDeğişim yönetimi+5
Nilay Cevher
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik dağıtım şirketleri performanslarının analitik hiyerarşi süreci ve veri zarflama analizi ile değerlendirilmesi

Türkiye'de elektrik sektörü üretim-iletim-dağıtım olarak 3 ana faaliyetten oluşmaktadır. 2013 yılında elektrik dağıtım sektörü özelleşmesinin tamamlanması sonucunda elektrik dağıtım faaliyeti Türkiye'de 21 bölgede özel dağıtım şirketleri tarafından yapılmaya başlanmıştır. Özelleştirme, rekabet oluşturarak hizmet kalitesini arttırmayı amaçlamaktaydı. Artan rekabet ortamında işletmeler birbirleriyle kıyasıya mücadele etmektedirler ve performans değerlendirme sistemi bu mücadelenin sonuçlarını ortaya koymada önemli bir uygulama olarak görülmektedir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu elektrik dağıtım şirketlerini periyodik olarak izlemekte ve denetlemektedir. Bunun yanı sıra, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'de elektrik dağıtım şirketlerine periyodik veya kısmi denetimler gerçekleştirmekte ve sonuçlarını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na raporlamaktadır. Ancaki tüm faaliyetler için çok kriterli bir yaklaşım kullanılarak dağıtım şirketlerinin performanslarının değerlendirildiği bir performans değerlendirme sistemi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu çalışmada elektrik dağıtım sektörüne yönelik detaylı incelemelerde bulunulması, Türkiye'de faaliyet gösteren 21 elektrik dağıtım şirketinin performanslarının değerlendirilmesi için analitik hiyerarşi süreci temelli performans değerlendirme sistemi kurulması ve veri zarflama analiz yaklaşımıyla daha önce yapılan çalışmalar elde edilen yeni verilerle tekrarlanarak bu iki yöntemin sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciPerformans değerlendirmeVeri zarflama analizi
Büşra Korkmaz
Hacettepe University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Taş kırıcı ve atıkların toprak çökmesini engellemek yer seçimi ve çalışma kararını vermek için: VHP-TOPSIS metodolojisinin uygulanması

In this paper offers an approach for dealing with prediction of the new stone crusher in Sarcheshmeh copper mine. The most important property of In- pit crusher is reducing the extraction costs. So it must be situated in a place that operating costs of conveyor, trucks and the number of trucks be at least. It is possible the various positions be better than others and the factors of site selection choice are not in a direction, because the organized and comprehensive study of possible places of In-pit crusher is necessary. In this Project, multi-criteria decision method is used for ranking of waste in-pit crusher site selection in Sarcheshmeh copper mine. The importance and sensitivity of waste rock is less than ores but size distribution and the ability of load and transport are the most important variables The main criteria in four main groups of technical factors, costing factors, operating factors and environmental factors. Affecting parameters on In-pit crushing site selection choice include. . In ranking of crusher site selection, the west case by 0.702 score in first rank, the south case by 0.613 as second rank, east case as third by 0.508 score and the east as fourth rank by 0.383 score was suggested.

Analytical hierarchy processCopperFuzzy TOPSIS+6
Alı Bakhshian
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Personel seçim probleminin çok kriterli karar verme teknikleri aracılığıyla çözülmesi: Medya sektöründe bir uygulama

İçinde bulunduğumuz bilgi çağında teknolojik, ekonomik, siyasal ve sosyal gelişmeler kurumların ve işletmelerin nitelikli insan kaynağına olan ihtiyacını artırmıştır. Çalışmada, personel seçme ve yerleştirme sürecinde çok kriterli karar verme teknikleri kullanılarak işe en uygun adayın veya adayların seçilebileceği iki modelin önerilmesi amaçlanmıştır. Öncelikle, medya üretimi sektöründe yer alan bir medya grubunda çalışacak haber editörünün hangi kriterlere göre işe alınacağı uzmanların görüşleri alınarak saptanmıştır. Sonrasında ise bu kriterlerin önem dereceleri, alanında tecrübeli insan kaynakları uzmanlarına ve şirket yöneticilerine anket aracılığıyla sorulmuş, elde edilen veriler Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda önem sırasına göre ortaya çıkan deneysel 15 aday MAUT ve GRA yöntemleriyle değerlendirilerek, aralarından en uygun olan kişi/kişiler belirtilmiştir. AHP, MAUT ve GRA çok kriterleri karar verme teknikleridir. Genellikle karmaşık karar problemlerinin analizinde kullanımları yaygındır. Özellikle GRA yönteminin personel seçiminde karar vericiye işe alım kriteri oluşturma imkânı vermesi hem işveren hem de adaylar açısından sürecin daha az maliyetle yürütülmesine katkıda bulunmaktadır. Çünkü personel seçim süreci sonunda en iyi adaydan ziyade ilgili pozisyona en uygun adayın seçilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Kullanılan bu yöntemler, alternatiflerin sıralanmasında ve en uygun alternatifin seçiminde karar vericilere yardımcı olmak adına kullanılabilir.

Analitik hiyerarşi süreciMedyaMedya sektörü+2
Yusuf Eşiyok
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

A framework for enhancement of human resource productivity by using balanced scorecards: A decision based approach

"A chain is only strong as its weakest link"; this is an incredible example of a business unit which is left behind, a production line of which one workstation lags behind, and a service line faces delay. This dissertation presents a conceptual framework that adequately evaluates and controls the productivity process. The research utilizes the Balanced Scorecard (BSC) which is an organizational management tool, and Analytical Hierarchy Process (AHP) to evaluate three company's performance cycle. The research BSC model contains four perspectives that are Financial, Customer, Internal business processes and Training and innovation. These measures are explicitly defined and categorized using key performance indicators (KPI) for the decision- making purposes. The AHP method is adopted for weighting the BSC criteria and the PROMETHEE method is used to select the best strategy to be implemented in the organization. The conceptual framework of the research integrates the theories of strategic evaluation and management science and divides the model into measurable business objectives to enhance and improve productivity.

Analytical hierarchy processBalanced Scorecard MethodPROMETHEE yöntemi+5
Hamıdreza Mohebbı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarikçi seçim problemlerinde analitik hiyerarşi prosesinin kullanılması; elektronik ürün tedarikçi seçimi üzerine bir uygulama

Tedarikçi seçimi kararı bir şirketin başarılı olmasındaki en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Konuya uygun tedarikçilerin tercih edilmesi, üniversitelerin satın alma giderlerini azaltarak, firmalar arası kıyaslamaları kolay hale getirecektir. Tedarikçilerin seçiminde karar verme, birçok işletmenin tüm iş alanlarında yaptığı bir faaliyettir. Şayet tedarikçi seçimi için birçok kriteri değerlendirmek gerekiyor ise, bu bir Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) problemidir. Bu problemlerin en iyi çözümü ise ÇKKV yöntemlerinin kullanılmasıdır. Bu çalışmada üniversitelerin demirbaşı olan teknolojik ürünlerde tedarikçi seçim problemleri incelenmiştir. Bir çok karar verme tekniği arasından sayısal verileri ve öncelikleri en uygun şekilde göstermesi sebebiyle AHP yöntemi tercih edilmiştir. AHP yöntemi ana kriterler ve alt kriterlerin önem derecesinin belirlenmesi için kullanılmıştır. Önerilen yaklaşımlar ÇKKV yöntemleri arasında kesin bir değerlendirme imkanı sağlamaktadır. Thomas L.Saaty 1971 yılında olası problemleri planlamak Analitik Hiyerarşi Prosesini (AHP) kullanmıştır. AHP 1973 yılından itibaren birçok alanda uygulanmaya başlamıştır. AHP, konuyla ilgili seçim aşamasına kullanılarak alternatiflerin üstün yönlerinin belirlenmesini ve karşılaştırılmasını sağlayan bir yöntemdir. Çalışmada, tedarikçi seçim aşamaları ve bu aşamalarda karşılaşılan problemler belirlenerek hataları en aza indirgemek amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde tedarik zinciri yönetimi anlatılmıştır. İkinci bölümde tedarikçi seçimi ve çok kriterli karar verme yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde çalışmanın yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde AHP'nin uygulama sürecinden bahsedilip seçim için kriterler anlatılmış, uygulama ve çalışma sonuçlanmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciElektronik sektörüTedarik zinciri yönetimi+2
Özge Saraç
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Personel seçimi probleminin AHS tabanlı TOPSIS yöntemi ile değerlendirilmesi

En uygun personel seçimi kararı farklı sektörlerde faaliyet gösteren her işletmenin karşı karşıya kaldığı bir süreçtir. Bu karar sürecinde her işletme o işe en uygun adayı işe almak ister. Sonrasında ise çalışanının kariyer planlamasını yapar, motivasyonunu, memnuniyetini ve performansını ölçer. Bu nedenle en uygun adayın işe alınması sürecinde birçok faktör dikkate alınarak en iyi karar verilmeye çalışılır. Çok kriterli karar verme problemleri içinde yer alan personel seçimi süreci birden fazla kriteri içine alan bir karar problemidir. Uygulamada bir bankanın kıdemli yazılımcı seçimi problemi üç ana kriter, 13 alt kriter ve 5 aday için değerlendirilmiştir. Kriterlerin göreceli ağırlıklarının hesaplanmasında çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan ve kriter ağırlıklarının hesaplanmasında sıklıkla kullanılan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılmıştır. Hesaplanan bu ağırlıklara göre alternatiflerin değerlendirilmesinde ve en uygun adayın seçiminde ise TOPSIS yönteminden yararlanılmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciPersonel seçimiTOPSIS+2
Şükrü Acer
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Airline new route selection with pythagorean fuzzy ahp and WASPAS methods

Where to fly is one of the core decision problems of the airline industry. Many programs and tools are used to perform multiple route evaluations to select the optimum route. The previous studies on the subject of airline route selection have used varied methodologies to solve the problem. The airline route selection problem can be interpreted as a complex Multi Criteria Decision Making (MCDM) problem because it concerns many conflicting criteria and alternative routes contradictory and complex judgments. To cope with these difficulties, a hybrid MCDM approach is proposed in this study by using Pythagorean FAHP and Pythagorean Fuzzy WASPAS methods. A decision analysis is applied for selecting a new route between different alternative routes by evaluating them with determined criteria. Pythagorean FAHP is used for weighting criteria, and Pythagorean Fuzzy WASPAS is used for assessing alternatives. According to the literature review and the experts' opinion, the selection criteria are determined as social/economic conditions, cost, demand, and competitiveness are the main criteria where city population, income and trade, tourism potential, distance, route cost, number of economy passenger, number of business passenger, number of connecting passenger, cargo capacity, number of competitor airlines, frequency of competitor airlines and price of competitor airlines are the sub-criteria of the study. The nine airline experts asked for pairwise comparison of these criteria. The pairwise comparisons of selection criteria are made using linguistic terms. After these linguistic pairwise comparisons are transferred into Pythagorean fuzzy numbers (PFNs) to weigh each criterion's importance. The results of these comparisons show that the main criteria cost (43% weight) and demand (33% weight) impact route selection decision more than social/economic conditions (15% weight) and competitiveness (9% weight). Regarding the criteria, the alternative five routes are evaluated by the route development experts and the best route is selected with Pythagorean WASPAS. This hybrid MCDM methodology presents a feasible solution to the problem.

Analytical hierarchy processAirlinesAirline companies+5
Şenay Koma
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A public square management system model for local governments: The example of Uskudar Square

It is important to protect and sustain the areas (squares, parks, monumental areas, etc.) that form the image of cities with their presence in historical cities. The contribution of urban design projects prepared for such areas to these goals is an undeniable fact (Özalp, 2008). From the moment urbanization started, public squares have become a meeting point, a socialization area, and a service interface served by management units for the community. Considering the reason that make the squares so important, it is vital to define and measure the success criteria for their management. Undoubtedly, the satisfaction of those who use the squares is a priority from the perspective of local governments. From this point of view, the success criteria can be defined according to the main factors defining the main functions of city public squares such as transportation, security, environment, etc. The purpose of this study can be summarized under two points: (i) Firstly, to determine the criteria that make the management of a city square successful in the eyes of the public, and to propose a City Square Management System model. (ii) Secondly, to evaluate the urban space management performance of Üsküdar Square, with its very rich history one of the most important symbols of Istanbul, according to the proposed model. In this context, the renovation and infrastructure projects related to Üsküdar Square between 2016 and 2020 were evaluated with the relevant Directorate of the Istanbul Metropolitan Municipality, and the success criteria were determined through literature review and preliminary interviews. Then, experts assessed the importance of these success criteria with Interval Type-2 Fuzzy Analytical Hierarchy Process (AHP) method. Next, questionnaire was designed in the light of the significance values obtained in the previous stage. Considering the significance scores, 'Square Usage' and 'Expectation from the Square' surveys were conducted. In the field study, opinions, satisfaction and expectations of the citizens regarding the use of the square were determined. Considering the results of the study, satisfaction from the redesigned Üsküdar Square was found to be acceptable. Especially the transportation infrastructure of the square, which has developed in recent years, has ensured the main criterion of the "Transportation" a high score. However, the square was found insufficient in terms of environment and aesthetics.

Analytical hierarchy processMunicipalitiesFuzzy analytical hierachy process+5
Vural Erce
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Impact of social sustainability on supply chain performance with mediating effect of differentiation

Sustainability which is often explained as meeting the present needs without compromising the ability of future's, considering its three pillars –Environmental, Economic and Social- has recently gained more attention due to the serious changes the world has been going through. Social sustainability takes into concern the human side of sustainability. Socially-sustainable supply chain (SSSC) addresses social issues related with all tiers of a supply network and may provide operational and strategic benefits as well as a positive impact on society. Many studies explore Social Sustainability Practices (SSP) in supply chain or their impact on supplier performance. However, within the literature review we have not been able to detect the presence of studies that investigate how supply chain key performance indicators (KPIs) are affected by the adoption of specific dimensions of social sustainability, nor had we observed the effect of competitive advantage on the relationship of social sustainability adoption and supply chain. Detecting this gap, we aim at exploring the impact of social sustainability on Supply Chain Performance (SCP) in terms of specific KPIs such as Perfect Order Measurement (POM), Order Fill Rate (OFR), and Cash-to-Cash Cycle Time (C2C) that were chosen using IT2F AHP, while trying to measure the effect of differentiation as a competitive advantage on that relationship. A further contribution of this study is trying to achieve is to explore this relationship in the Moroccan market that has not been approached before by any scholar. We collected data through surveys sent to Moroccan manufacturing companies in various industries. Structural Equation Modelling (SEM) using AMOS software has been used for data analysis and instrument measurement. Later we tested the mediating effect of Differentiation as a competitive advantage. This work's main finding is that there is a significant correlation between the SSP and the enhanced SCP in the light of the three mentioned indicators, also it has been found that Differentiation as competitive advantage has a total mediation effect on the two aforementioned constructs' relationship .

Analytical hierarchy processDifferentiation strategiesPerformance+6
Aıcha El Aıche
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların iş motivasyonunun AHP temelli TOPSIS, VIKOR ve PROMETHEE ile değerlendirilmesi

Motivasyon kavramı planlı bir şekilde belirli amaç ve hedefler için bireyleri harekete geçiren, teşvik eden, içten gelen bir dürtü olarak ifade edilebilir. Çalışanların beklentilerinin karşılanması, şirketlerin amaçlarının da gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı çalışanların motivasyonlarını Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) teknikleri kullanarak karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Bu kapsamda çalışanları motive eden etkenler üç ana kriter ve on altı alt kriter olarak belirlenmiş ve bu kriterler 5 uzman görüşünden yararlanılarak AHP yöntemi ile ağırlıklandırılmıştır. Sonraki adımda aynı pozisyonda çalışan 20 mühendis ile anket çalışması gerçekleştirilerek Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (TOPSIS), Vlse Kriterijumska Optimizacija Kompromisno Resenje which means multicriteria optimization and compromise solution, in Serbian (VIKOR), Preference Ranking Organization Method for Enrichment Evaluation (PROMETHEE) yöntemleri ile önem derecelerine göre sıralanmış ve değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme yöneticilere personel motivasyonunu yükselten faktörlerin belirlenmesinde katkı sağlayacaktır.

Analitik hiyerarşi süreciMotivasyonPROMETHEE yöntemi+4
Yağmur Altun
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu personeli performans değerlendirmesi için AHP ve bulanık TOPSIS ile bütünleşik karar destek model önerisi -İBB örneği

Küreselleşmenin ve teknolojinin hızla gelişmesi ile insan kaynağında da farklı ihtiyaçlar oluşmuştur. Nitelikli iş gücünü elde etmede ve sürdürmede kurumlar rasyonel bir bakış açısıyla çalışanlarının performansını değerlendirmek üzerine odaklanmışlardır. Bunun içinde kamu kurumları personel performansını ölçerken verimliliği ve hizmet kalitesini etkileyen kriterleri göz önünde bulundurmalı ve personellerinin performans değerlendirme süreçlerinde bu hususlara dikkat etmelidirler. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı, kamu performans gereklilikleri ve kriterlerini dikkate alarak personel performans değerlendirmesi için bütünleşik bir model ortaya koymaktır. Önerilen modelde AHP ve bulanık TOPSIS yöntemleri birlikte kullanılmış ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde çalışan memur personelin performans değerlendirmesinde uygulanmıştır. Bu çalışma kapsamında ilk olarak performans değerlendirme sürecinde kullanılacak olan kriterler belirlenmiş, ardından Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden AHP ile kriterler ağırlıklandırılmıştır. Bunu takiben, kriterlere göre personel performans değerlendirmesi için bulanık TOPSIS algoritması kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar personellerin demografik verileri ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Önerilen modelin performans değerlendirme aşamasında yöneticilere kolaylık sağlayıp adil ve güvenilir sonuçlar içermesi beklenmektedir.

Analitik hiyerarşi süreciBelediyelerBulanık TOPSIS+6
Nazlı Erdemir
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Marmara Denizine mansaplı derelerde sediman tarama ve uzaklaştırma yöntemlerinin AHP ve TOPSIS yöntemi ile irdelenmesi

İstanbul'da Marmara Denizine bağlanan Kemikli, Ayamama, Kağıthane ve Alibeyköy dereleri; taşocağı, beton santrali, tamir bakım atölyeleri gibi farklı iş kolları ile yerleşim alanlarının da yer aldığı havza alanlarında bulunmaktadır. Küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişiklikleri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bazı çevresel sorunlara yol açmaktadır. Özellikle mevsim geçişlerinde yağan sağanak yağışlar, dere yataklarında sel ve taşkınlara neden olmaktadır. Sağanak yağışlarla dere yatağına taşınan sediman malzemelerinde artışlar yaşanmaktadır. Biriken sedimanlar nedeniyle olumsuzluk yaşanmaması için dere yataklarının düzenli bakımlarının yapılarak akışın sağlanması gerekir. Aksi takdirde ani yağışlar sonucu dere çevresinde sel ve taşkınların ardından kötü koku ve çeşitli hastalıklar yayılarak insan sağlığını tehdit etmektedir. Marmara Denizine mansaplanan Kemikli, Ayamama, Kağıthane ve Alibeyköy dereleri için belirlenen dere taban eğiminin üzerinde biriken sedimanın temizlenerek dip çamurlarının uzaklaştırılması ve dere akışının sağlanmasında en ideal yöntemin belirlemesi için, ÇKKV (Çok Kriterli Karar Verme) yöntemlerinden AHP (Analitik Hiyerarşi Süreci) ve TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) kullanılmıştır. Derelerin özellikle denize döküldüğü bölgelerin kendine özgü koşullarından dolayı bu yöntem için belirlenen 4 ana kriter ve her ana kriter altında belirlenen 4 alt kriter ile 4 farklı alternatif değerlendirilmiştir. Kriterlerin ağırlıkları 11 uzman görüşü ve literatür taraması sonucunda belirlenmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciDere yataklarıDereler+6
Suat Biçer
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pisagor bulanık AHP ve pisagor bulanık WASPAS yöntemleri ile bakım stratejisi seçimi: Gazete matbaası örneği

İşletmeler rekabet avantajı elde edebilmek için üretim faaliyetlerini optimize ederek, ürün maliyetlerini düşürmeyi hedefler. Yapılan araştırmalar bakım operasyonlarına ayrılan kaynağın üretim maliyetleri içerisinde önemli bir payının olduğunu, alınan yanlış kararlar ve yanlış uygulamalar nedeniyle de ayrılan kaynağın üçte birinin boşa harcandığını ortaya koymaktadır. Sürecin ekonomik boyutunun yanı sıra teknolojide yaşanan gelişmeler, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında artan duyarlılık, ürün kalitesi ve yüksek kapasite gibi beklentiler göz önüne alındığında; işletmeler için uygun bakım stratejisi seçimi kritik bir karar problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada bir gazete matbaası için en uygun bakım planlama stratejisinin seçilmesi amaçlanmıştır. Bakım stratejisi seçiminin birçok kriterden oluşan ve kesin yargılar içermeyen bulanık bir süreç olduğu göz önüne alınarak; kriter ağırlıklarının hesaplanmasında Pisagor Bulanık AHP, alternatiflerin kriterler açısından değerlendirilmesinde Pisagor Bulanık WASPAS yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma için emniyet, maliyet, uygulanabilirlik ve fayda ana kriterleri altında on dört alt kriter ile reaktif bakım, periyodik bakım, durum bazlı bakım, kestirimci bakım ve güvenilirlik merkezli bakım olmak üzere beş potansiyel bakım stratejisi alternatifi belirlenmiştir. Değerlendirme için kriter yapısı dikkate alınarak içerisinde bakım, işletme, muhasebe ve kalite departmanlarından yönetici ve uzmanların aldığı karar verici gruplar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda bir gazete matbaası için en uygun bakım stratejisi periyodik bakım olarak bulunmuştur. Kestirimci bakım çok az farkla ikinci sırada yer alırken, durum bazlı bakım üçüncü, güvenilirlik merkezli bakım dördüncü, reaktif bakım ise son sırada yer almıştır. Araştırma sonuçların geçerliliğini test etmek için çok parametreli bir duyarlılık analizi gerçekleştirilmiş, test edilen senaryolar neticesinde elde edilen sonuçların geçerlilik düzeyinin yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bakım Strateji Seçimi, Çok Kriterli Karar Verme, Gazete Matbaası, Pisagor Bulanık AHP, Pisagor Bulanık WASPAS

Analitik hiyerarşi süreciBakımBakım onarım sistemi+7
Semih Sancar
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

A practical multiple factor index model for shopping center investment decisions in Istanbul

Istanbul shopping center market is currently dealing with problems in the social and environmental spheres, in addition to its challenges at the commercial side. This thesis presents a genuine multi-factor evaluation model that can be used by all stakeholders of the market. While doing so, the model has its base on the paradigm of strong sustainability and the principles of sustainable development. First of all, an extensive literature review has been conducted in this respect. Accordingly, the model is built on Commercial, Social and Environmental Pillars and their industry-related sub-factors (nine sub-factors that are corresponding to a total of twenty-six underlying headlines) are determined. Afterwards, an analytical hierarchy process (AHP) survey model has been developed based on these pillars, sub-factors and underlying headlines and it is performed face-to-face on the top decision-makers of twenty-one (out of twenty-five eligible entities that answered back) members of the Council of Shopping Centers Turkey (AYD) which have at least one self-developed Istanbul shopping center in their portfolio. Commercial Pillar has been selected by the decision-makers as the most important component with %58.1; while Social and Environmental pillars stayed behind with 22.8% and 19.1% respectively. Following this result, another primary research setup has been formulated in order to create a more objective ground. This time, a panel comprised of three experts working on the field of sustainability is assembled and individual structured face-to-face interviews which included two open-ended questions are conducted and recorded with each participant. As a result of the constructive insights that have been in line with the literature review, assigning ethical protection to the Social and Environmental Pillars of the model is deemed reasonable. This decision is also reflected in the visualization of the model. The model also offers an open source, practical Project Checklist. This thesis also acts as an overview of the foundations of sustainability, development of shopping centers, Istanbul's urban development and its shopping center market.

Shopping centersAnalytical hierarchy processInterior shopping mall+3
Dursun Onur İlhan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

CBS tabanlı AHP yöntemi ile rüzgâr ve güneş enerji sistemleri için elverişli alanların belirlenmesi: Şanlıurfa ili örneği

İnsanlık, varoluşundan bu yana doğanın sunduğu kaynaklarla yaşamını sürdürmüş; ancak modern çağda bu kaynakların sınırları zorlanarak kritik bir eşiğe ulaşılmıştır. Enerji, yalnızca teknik bir ihtiyaç değil; toplumların ekonomik gücü, çevresel sorumluluğu ve siyasi bağımsızlığıyla doğrudan ilişkili stratejik bir unsurdur. Günümüzde enerji politikaları, yalnızca üretim hedefleriyle sınırlı kalmayıp; yaşam kalitesi, sürdürülebilir kalkınma ve gelecek kuşaklara bırakılacak mirasın da tanımına dönüşmüştür. Fosil yakıtların tükenme riski ve çevresel etkileri, daha temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi zorunlu kılmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları çevreyle daha uyumlu olmakla birlikte, sınırsız kullanılabilir değildir. Arazi kullanımı, çevresel etkiler, teknik yeterlilik ve yasal sınırlar gibi birçok unsur, santral yer seçiminde belirleyici rol oynamaktadır. Bu dönüşüm sürecinde, yenilenebilir enerji yalnızca teknik bir çözüm değil; aynı zamanda doğayla kurulan ilişkinin yeniden tanımlandığı, insanlık için etik bir sorumluluk alanıdır. Bu çalışmada, rüzgâr ve güneş enerjisi kaynakları için enerji üretim santrallerine en uygun alanların belirlenmesi amaçlanmıştır. Spesifik koşullara bağlı olarak, bazı durumlarda Güneş Enerjisi Santralleri (GES), bazı durumlarda ise Rüzgâr Enerjisi Santralleri (RES) daha avantajlı bir seçenek oluşturabilmektedir. Tarım arazileriyle daha uyumlu bir yerleşim yapısı sunması nedeniyle RES sistemleri öne çıkarken, yüksek güneş radyasyonu potansiyeline sahip bölgelerde ise GES sistemleri verimlilik açısından avantaj sağlayabilmektedir. Bu çerçevede, hem yaygın tarımsal faaliyetlerin varlığı hem de yüksek güneş radyasyonu nedeniyle Şanlıurfa ili, bu çalışma için test bölgesi olarak seçilmiştir. Uygunluk analizi, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. RES ve GES için ayrı ayrı 14'er kriter belirlenmiştir. Bu kriterler arasında arazi kullanımı, bakı, eğim, yükselti, fay hatlarına, yerleşim alanlarına, korunan alanlara, kuş göç yollarına, havaalanlarına, enerji nakil hatlarına, trafolara, kara yollarına ve su kaynaklarına uzaklık gibi 13 ortak unsurun yanı sıra, güneş radyasyonu ve rüzgâr hızı gibi enerjiye özgü kriterler de yer almıştır. Belirlenen kriterler, uzman görüşlerine dayalı AHP yöntemiyle ağırlıklandırılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, GES için en uygun alanların Şanlıurfa geneline yayılmış olduğu, bunun bölgedeki yüksek güneş potansiyelinden kaynaklandığı görülmüştür. RES için en uygun alanlar ise ağırlıklı olarak ilin kuzeydoğusunda bulunan Karacadağ bölgesinde yoğunlaşmıştır. Ayrıca, her iki enerji türü için uygunluk gösteren örtüşen alanlar da tespit edilmiştir. Bu çalışma, enerji üretiminde çevre dostu alternatiflerin mekânsal planlamasına katkı sunarak, Türkiye'nin sürdürülebilir enerji politikalarının gelişimine destek sağlamaktadır.

Analitik hiyerarşi süreciArazi kullanımıHibrit+3
Tacettin Ataş
Harran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanker terminal bağlama operasyonlarının modellenmesi

Pek çok sektörde olduğu gibi denizcilik sektöründe de ölümlere, yaralanmalara, çevre kirliliklerine veya maddi hasarlara sebep olan kazalar yaşanmaktadır. Denizcilik sektörünün omurgasını oluşturan gemi operasyonları, yapılan işin doğası gereği ciddi riskler barındırmaktadır. Bu riskleri yok etmek ya da yok edilemeyen riskleri kabul edilebilir risk seviyelerinin altına indirgeyebilmek için pek çok emniyet tedbiri uygulanıyor olmasına rağmen gemi operasyonlarında yaşanan kazaların sayısı oldukça fazladır. Gemi operasyonları ile ilgili yaşanmış kazalar ve kaza istatistik raporları incelendiğinde gemi bağlama operasyonlarında yaşanmış olan kaza oranının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Gemilerde kullanılan yeni teknoloji sistemler ve tasarımlar sayesinde gemi operasyonlarının çoğunda insan gücüne olan ihtiyaç ve operasyonel riskler azaltılmış, emniyet seviyesi ve performans arttırılmıştır. Ancak gemi bağlama sistemleri, gemilerde kullanılan yeni teknoloji sistemler ve tasarımlarda yaşanan bu teknolojik gelişmeler hususunda geride kalmıştır. Nitekim günümüzde gemi bağlama operasyonları için yaygın olarak halat ırgat donanımlı bağlama sistemleri kullanılmaktadır. Deniz taşımacılığı tarihi kadar eski olan bu bağlama sistemi kullanılarak yapılan bağlama operasyonlarında insan gücüne duyulan ihtiyaç oldukça fazla olmakla beraber halatların kopma, ani gerilme ve işleyen halatlarda dolaşma riskleri bağlama operasyonuna katılan personeli, çevreyi, gemiyi ve limanı ciddi sonuçlar doğurabilecek şekilde tehlikeye atmaktadır. Bu tehlikelerin yaratacağı risklerin etkileri tanker terminal bağlama operasyonlarında çok daha şiddetli olabileceğinden tanker terminal bağlama operasyonlarında emniyet konusunun detaylı olarak ele alınması önem arz etmektedir. Çalışmada öncelikle konu ile ilgili literatür taranmıştır. Bunu takiben gemi bağlama sistemleri ve gemi bağlama operasyonları ile ilgili mevcut uluslararası standartlar irdelenmiştir. Çalışmanın devamında bağlama operasyonlarında yaşanmış olan kazalar ve kaza istatistik raporları, saha çalışmaları ve uzman görüşlerinin alınması sureti ile bağlama operasyonlarında mevcut olan tehlikeler ve bu tehlikelerin yarattığı riskler ortaya konmuştur. Örnek olay incelemesi kapsamında yaşanmış olan bir tanker terminal bağlama operasyonu kazası analiz edilmiştir. Bağlama operasyon kazalarının kök sebepleri irdelenerek, bağlama sistemleri ve bağlama operasyonları, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından kullanılması tavsiye edilen, Biçimsel Emniyet Değerlendirmesi (BED) yaklaşımı ile değerlendirilmiştir. BED kapsamında bağlama operasyonlarında mevcut riskler tanımlanmış, değerlendirilmiş ve derecelendirilmiştir. Bu aşamada karar ağacı analiz metodu ve risk matrisi kullanılmıştır. Sonrasında halat ırgat donanımlı bağlama sistemi ve bu sisteme alternatif olabilecek vakumlu bağlama sistemi ve manyetik bağlama sistemi ile bu sistemlerin çalışma prensiplerine yer verilmiştir. Tanımlanması yapılmış olan üç farklı bağlama sistemi arasından en uygun olan sistem, belirlenmiş kıstasların ikili karşılaştırmalarının yapılabildiği, Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) metodu yardımıyla tespit edilmiştir. Yapılan tüm bu çalışmaların sonucunda elde edilen veriler ışığında tanker terminal bağlama operasyonlarında emniyetin arttırılabilmesi ve yaralanmalı halat kazası riskinin yok edilmesi ya da yok edilemediği takdirde, kabul edilebilir risk seviyelerine indirgenebilmesi için risk kontrol seçenekleri sunulmuştur. Ayrıca yaralanmalı halat kazası riskinin azaltılması ve kontrol altında tutulabilmesi adına hata ağacının kullanıldığı excel tabanlı bir model geliştirilmiştir. Geliştirilmiş olan model tanker terminal bağlama operasyonu yönetim paydaşları olan gemi kaptanları, kılavuz kaptanlar ve terminal bağlama operasyonu sorumlularına operasyondan kaynaklı riskleri kontrol edebilmeleri için karar desteği sağlayacak şekilde düzenlenmiştir. Geliştirilmiş olan model gerçek bir tanker terminal bağlama operasyonu için kullanılmış ve o operasyona ait yaralanmalı halat kazası riski hesaplanmıştır. Böylece geliştirilen modelin kullanılabilir olduğu test edilmiştir. Ayrıca anlık olarak alınabilecek önlemler ile hata ağacında başlangıç olayı şeklinde tanımlı olan kaza kök sebeplerinden yok edilebilenler ile operasyonda mevcut riskin azalma oranı tespit edilebilmiştir. Bu çalışma ile tanker terminallerinde halatlardan ve halat manevralarından kaynaklanabilecek can ve mal kayıplarının engellenmesi hedeflenmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciDeniz güvenliğiDeniz kazaları+3
Ali Cem Kuzu
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat endüstrisinde çok amaçlı karar verme ile yatırım kararları

İnşaat sektörü yüzlerce iş kolunu bünyesinde barındırmasıyla üretim ve istihdam süreçlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Ulusal ve uluslararası alanda büyük bir potansiyele sahip olan inşaat sektörü, kendisiyle bağlantılı 200'den fazla alt sektörü (inşaat malzemeleri, finans, iş ve inşaat makineleri, teknik danışmanlık hizmetleri vs.) aktif harekete geçirebilmektedir. Aynı zamanda inşaat sektörü, farklı meslek dalları içerisinde de istihdam imkânı sağlamaktadır. İnşaat sektörü, oluşturduğu katma değer ve iş olanakları ile ülke ekonomisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu tez çalışmasında inşaat sektöründe yapılabilir olan Yap-Sat, Birim fiyat taahhütlü ve Anahtar teslim taahhütlü projeler için en iyi yatırım kararı alırken dikkat edilmesi gereken kısıtlar ve konular incelenmiştir. Hazırlanan çalışma da projelerin hangi kısıtlar altında hangi projenin yapılabilirliğine karar vermeye fayda sağladığı görülmektedir. En iyi yatırım kararı verilmesini sağlamak için çok kriterli karar verme yöntemleri incelenmiştir. Bu amaçla 8 uzman kamu, özel sektör ve proje yöneticilerine anket uygulanmıştır. Anket ve kısıtlardan yola çıkarak verilerin kullanabilir hale getirilmesi ve bu verilerin tutarlı olup olmadığını incelemesiyle sübjektifliği azaltmasından dolayı AHP yöntemi, projelerin birbirleri arasındaki farklılıkları, uzaklıkları kıyaslamasından dolayı TOPSIS yöntemi tercih edilmiştir. Veri analizinin yapılmasıyla şirketlerin kendi bünyesinde önemli gördükleri kısıtlar altında en iyi proje yatırım kararını almasına yardımcı olacak sonuçlar sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Prosesi, Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri, İnşaat Yatırım Kararları, Proje Seçimi, TOPSIS.

Analitik hiyerarşi süreciProje seçimiTOPSIS+3
Ahmet Sungurbeyli
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynaklarının AHP ile değerlendirilmesi ve SPSS çalışmasının yapılması

Sanayi, ulaşım ve tarım gibi daha birçok sektörde kullanılan temiz enerji kaynaklarından bir tanesi elektrik enerji kaynağıdır. Refah düzeyini artırma amacı, nüfus ve teknolojik gelişmeler elektrik enerjisine olan ihtiyacı kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu çalışmada Türkiye'de yer alan enerji kaynaklarının tanımı, istatistikleri, ÇKKV yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Prosesi/ TOPSIS ile incelenmiştir. Ayrıca SPSS analiz yazılımını kullanarak anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu sebeple yapılan çalışma sonucunda yenilenebilir enerji kaynakları çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Analitik hiyerarşi süreciTOPSISYenilenebilir enerji kaynakları+1
Kemal Tepret
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2008 dünya ekonomik krizinin G20 ülkeleri ekonomik performanslarına etkisinin çok kriterli karar verme yöntemleriyle değerlendirilmesi

Günümüzde bir ülkenin gücü, ekonomik göstergelerinin düzeyi ile ölçülmektedir. Küreselleşme ile birlikte rekabetin artık iktisadi güç ile yapılıyor olması göz önünde bulundurularak, ekonomik performans ölçümü konusu ele alınmıştır. Ekonomik performans ölçümü konusunun çok kriterli karar verme yöntemleri içerisinde kullanılmasına az sayıda çalışmada rastlanmıştır. Bu nedenle ekonomik performans konusu, özellikle Türkiye'nin ekonomik performansının da elde edileceği bir grup olan G20 ile birlikte ele alınmıştır. Bu çalışmada, 2008 dünya ekonomik krizi dönemindeki, ekonomideki iniş çıkışları yansıtabileceği düşünülen, 2006-2013 yılları arasındaki süreç ele alınmıştır. G20 ülkelerinin ekonomik performansları, 9 iktisadi kriter yardımıyla belirlenmiştir. Dünya ekonomisinin büyük bir bölümünü elinde bulunduran G20 ülkeleri ekonomilerinin, 2008 küresel krizi döneminde ne gibi değişikliklere uğradığı ölçülerek, bu ülkelerin kriz dönemindeki ekonomik hayatlarıyla ilgili yorum yapılmıştır. Çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP (AnalyticHierarchyProcess) ve VIKOR (ViseKriterijumskaOptimizacija I KompromisnoResenje) yöntemi kullanılarak uygulama yapılmıştır. AHP yöntemi yardımıyla, kriterlere ağırlık değeri atanarak, VIKOR yöntemine temel oluşturulmuştur. Çalışmada VIKOR yöntemi, alternatifler arasındaki sıralamayı ve uzlaşık çözümü elde etmeye yaradığı için kullanılmıştır.Uygulama sonucunda G20 ülkeleri içerisinde ekonomik performans açısından ideal uzlaşık çözüm ve alternatiflerin sıralaması, 2006-2013 yılları arasında her yıl için ayrı ayrı elde edilerek yorumlanmıştır.

Analitik hiyerarşi süreciEkonomik kriz 2008Ekonomik kriz+4
Feyza Altıntaş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00

Related subjects