Çalışma

55 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Actor's training in relation to energy-score

For the actor the area that s/he can controls and directs his/her own work is the sturcture called score. Energy, as a component of the score, is a fundamental tool for the performer to contact with spectator. The initial thing to attract spectator's interest is the scenic-bios which actor gains through extra-daily energy. Performer transforms this state of extra-daily energy to an acquired and organizable quality through actor's training. This quality is related to the actor's training with any kind of physical discipline, acting method or his/her own design in the context of energy. For the actor, it is possible to exercise to achieve this quality. The main interest of this thesis is the energy as organizable, transformable and transferable tool/material for he actor.

ExerciseEnergyQuality+7
Ezgi Uzşen
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşsizlik, stres ve dini başa çıkma

Bu çalışmanın amacı, işsiz bireylerin işsizlik sürecinde kullandıkları dini başa çıkma tarzları ile algıladıkları stres düzeyleri arasındaki ilişkinin çeşitli demografik değişkenler de göz önüne alınarak incelenmesidir. Bu amaçla, 2019 yılı Ekim ayı içerisinde Çorum Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne iş aramak için başvuruda bulunan bireyler içerisinden seçilen 192 erkek ve 208 kadın olmak üzere toplam 400 kişiden oluşan örneklem grubuna, sözlü onayları alındıktan sonra, sosyo-demografik özellikleri, hissettikleri sosyal dışlanma ve stres durumlarının tespiti için araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, algıladıkları stres düzeylerinin ölçülebilmesi için Algılanan Stres Ölçeği ve dini başa çıkma tarzlarını ve düzeylerini belirlemek için Dini Başa Çıkma Tarzları Ölçeği uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen bulguların istatiksel analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Çalışmada, çeşitli değişkenlerin bireylerin dini başa çıkma düzeyleri ve algılanan stres düzeyleri üzerinde etkisinin olduğu, ayrıca dini başa çıkma tarzları ile algılanan stres düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin bulunduğu görülmüştür. Ulaşılan sonuçlar bulgular ve yorumlar bölümünde ayrıntılı olarak verilmiştir. Anahtar Kavramlar: Çalışma, işsizlik, stres, başa çıkma, din, dini başa çıkma

Din psikolojisiDini başa çıkmaStres+3
Muharrem Bilal Çolak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kapitalizm ve korku

Bu çalışma kapitalist toplumda üretim ve tüketim alanındaki öznenin, Marx, Foucault ve Lacan'nın özne üzerine tartışmalarından hareketle korku ve kaygı üzerinde temellenen nasıl bir öznellik geliştirdiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Günümüzde kapitalist sistem devamlılığını sağlarken, insanı da kendisiyle birlikte dönüştürmektedir. Üretim ilişkileriyle kendisine bağladığı insanı gün geçtikçe çeşitlenen tüketim ürünleriyle de kendisine bağlamaktadır. Diğer taraftan kapitalizm dünyayı tehdit eden risklerin küresel düzeyde artmasıyla insanları korku durumlarını çoğaltan bir sistemdir. Bu çalışma kapitalist sistemin ilerlemesiyle birlikte insanların genel kaygı ve korku düzeylerinin arttığını, çalışmanın hayatta kalmak için zorunlu para kazanma kaynağı haline dönüşmesiyle, insanların üretim ilişkilerine mecburen eklemlenmesi sonucu yaşadığı korku ve kaygı durumlarını tartışmaktadır. Burada üretim ilişkilerinin bir egemenlik ilişkisine dönüşürken, çalışmanın bir statü halini alması, statü endişesini oluştururken, esnek üretime geçmeyle birlikte iş güvencesizliğinin getirdiği korku ve kaygıya değinildi. Diğer taraftan tüketimin artık bir ihtiyacı karşılamak yerine bizzat kendisinin bir ihtiyaç halini almasıyla tüketim toplumuna girdiğimizi ilan eden Baudrillard?dan hareketle, insanın salt kendisi istediği için değil, kendine ?rasyonel? diye sunulan davranışları yapmak, ürünleri tüketmek zorunda hissetmesiyle birlikte bu uyumlulaştırma sürecinin modern insanda açtığı korku ve kaygının varlığı ortaya konulmaya çalışıldı. Öznenin kapitalist toplumda artık nesneler, göstergeler ve resmin şiddetine maruz kaldığını tespit ettik. Büyüsü bozulan dünyada gösteri toplumu her şeyi temsile bırakıp kaçarken öznenin nasıl anlamsızlık dünyasında kaldığına ulaşıldı. Marx bize sosyalizm fikrini sunarken onu istememiz ve sosyalizmi kurmamızın en büyük nedenlerinden birisi olarak insanın kendi değerini kendi belirlemesi olarak ortaya koyar. Tüketim ve üretim ile çevrilmiş toplumun hiçbir zaman kendi değerini kendinin biçemediği, artık tükettikçe yok olan, sahip oldukça var olduğu yanılsaması yaşayan bir öznenin olduğu tespit edildi. Öznenin kendi değerini bulduğunu sandığı nesneler ve gösteri dünyası, yaşamanın anlamı gibi görünen üretim ilişkileri, öznenin kendisini kaybederek kendini gerçekleştirdiği, kendi hakikati olabilmek için başkası haline geldiği bir ortam olduğunun altı çizildi. Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, Korku, Kaygı, Marx, Baudrillard, Tüketim, Üretim, Gösteri Toplumu, Özne, Öznellik, Debord, Tüketim Toplumu

Baudrillard, JeanKapitalizmKorku+7
Olkan Senemoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ders çalışma becerileri eğitiminin ilköğretim II. kademe 8. sınıf ingilizce(yabancı dil) ders başarısına ve kalıcılığına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim 2. Kademe 8.sınıf İngilizce(Yabancı Dil Dersi) ?Success Stories: A Living Scientist?, ?Personality Types: Identifying Strengths and Weaknesses? ile ?Language Learning: A Good Language Learner? ünitelerinde ders çalışma becerileri eğitiminin öğrenci başarısına ve bilgilerin kalıcılığına etkisini incelemektir.Çalışma grubunu, İstanbul ili Arnavutköy ilçesi Sabri Akın İlköğretim Okulunun, 2009-2010 eğitim öğretim yılındaki 8-A ve 8-B sınıflarının 13-15 yaş arası 40 öğrencisi oluşturmaktadır.Öğrencilerin akademik başarıları ve öğrenmenin kalıcı olması yönünden, ders çalışma becerileri eğitimiyle işlenen ders ile geleneksel öğretim yöntemleriyle(ders çalışma becerileri eğitimi verilmeden) işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Konu ile ilgili literatür taraması yapıldığında ve yapılan çalışmalar gözden geçirildiğinde yapılan t- testi sonuçlarına göre ders çalışma becerileri eğitiminin öğrenci başarısını arttırdığı ve öğrenmede kalıcılık sağladığı tespit edilmiştir.Araştırma, İlköğretim 2.kademe 8.sınıf İngilizce(Yabancı dil) dersinde, ders çalışma becerileri eğitimi ile birlikte verilen ders ile geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen bir dersin, öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisi neden sonuç ilişkilerini belirlemeyi amaçladığı için deneme modeline uygun olarak yapılandırılmıştır.Araştırmada kullanılan veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ön test, son test ve kalıcılık testi aracılığıyla toplanmıştır. Hazırlanan testler öğrencilere deney öncesi ve sonrası uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak incelenmiş anova, ancova, t- testi ve betimsel istatistik verileri ile sınanmış, .01 düzeyinde anlamlılığı test edilmiştir.

BaşarıDers başarısıDers çalışma becerileri+11
Şadiye Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türk soylu yabancıların çalışma hakkı ve çalışma özgürlüğü

Bu çalışma, son dönemlerde Türk hukuku bakımından önem arz etmeye başlayan Türk soylu yabancıların çalışma hakkına ilişkin düzenlemeleri ele almak, Türk soylu yabancıların çalışma hakkı bakımından kendilerine tanınan farklı statüden ne şekilde yararlanabileceklerini incelemek, Türk soylu yabancıların çalışma özgürlüğünün hangi meslekler bakımından söz konusu olduğunun ve bu özgürlüğün sınırlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde genel olarak yabancı kavramından, yabancı türlerinden, yabancıların çalışma hakkından, yabancıların çalışma hakkından yararlanabilmesi için hangi şartları taşımaları gerektiğinden, yabancıların çalışma hakkına getirilen sınırlandırmalardan bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise ilk olarak Türk soylu yabancı kavramı incelenmiş daha sonra Türk soylu yabancılara çalışma hakkı bakımından hangi mesleklerde özgürlükler sağlandığı, bu çalışma özgürlüğüne hangi meslekler bakımından sınırlandırma getirildiği, Türk soylu yabancıların çalışma iznine ilişkin usul ve esaslar incelenmiş, son olarak da Türk soylu yabancıların sosyal güvenlik hakları, siyasi hakları ve mesleki kuruluşlara üye olabilmek haklarına bu bölümde yer verilmiştir. Türk soylu yabancıların çalışma hakkına ilişkin kabul edilen 2527 sayılı Kanun ve bu Kanununun Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik ile Türk soylu yabancılar, çalışma hakkı bakımından yasal olarak diğer yabancılardan farklı hak ve özgürlüklere sahip olmuş olsalar da uygulamada bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda uygulamada ortaya çıkan bu sorunlara da yer verilmiştir.

Dış TürklerYabancılarÇalışma+4
İrade Abdullayeva
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin çalışma alışkanlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıklarının düzeyini ve ders çalışma alışkanlıklarının demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu belirlemek, ayrıca yılsonu başarı puanları ile ders çalışma alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma örneklemini Türkiye'de beş farklı ilde bulunan BİLSEM'lerdeki ilkokul ve ortaokul düzeyinde öğrenim gören 366 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmış olup veriler uygun örnekleme yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı Günaydın (2011) tarafından geliştirilen "Ders Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri 2018-2019 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde toplanmıştır. Veri toplama aracının birinci kısmında yer alan kişisel bilgi formundan elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Ders çalışma ölçeğinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde değişkenler arasındaki karşılaştırmalarda normal dağılım gösteren değişkenler için bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA); normal dağılım göstermeyen değişkenler için Kruskal Wallis Testi; iki ya da daha fazla değişken arasındaki ilişkinin gücünü ve yönünü belirlemek üzere korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularından ulaşılan sonuçlara göre özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları kullanılan ölçeğin alt boyutlarına göre farklılık göstermekle birlikte genellike orta düzeydedir. Öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları cinsiyet değişkeni açısından kız öğrenciler lehine farklılık göstermiştir. Ayrıca gruplar arası yapılan karşılaştırmalarda özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları ile sınıf düzeyi, çalışma süresi, babanın mesleği ve yılsonu başarı puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuş, diğer değişkenler açısından istatistiksel bir farka rastlanmamıştır. Özel yetenekli öğrencilerin akademik başarılarını etkileyen en önemli unsura yönelik görüşlerini belirlemek üzere kişisel bilgi formundaki ilgili soruya verilen cevaplara göre öğrenciler en fazla çok çalıştıkları ve zeki oldukları için başarılı olduklarını, başarılarına en az etkinin ise çalışma ortamları olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: BİLSEM Öğrencileri, Ders Çalışma Alışkanlıkları, Özel Yetenekli Öğrenciler, Üstün Zekâlı Öğrenciler, Üstün Yetenekli Öğrenciler

Bilim ve sanat merkezleriDers çalışma alışkanlıklarıEğitim programları+4
Ergin Omaç
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışma yaşam kalitesinin çalışanların işlerinden ayrılma niyetlerine etkisi: Otel işletmelerinde bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, otel işletmelerinde çalışma yaşam kalitesinin işgörenlerce ne düzeyde algılandığını, beklentilerinin karşılanıp karşılanamadığını ve hangi çalışma yaşam kalitesi unsurlarının işgörenlerin işten ayrılma ve kalma niyetine ne düzeyde etki ettiğini tespit etmektir. Bu amaçla, sayfiye ve şehir otelleri arasındaki çalışma yaşam kalitesi algı farklılıklarının tespit edilmesi amacıyla Antalya ve Ankara bölgesinde 5 yıldızlı otel çalışanlarına hem anket uygulaması yapılmış hem de nitel araştırma yöntemlerinden görüşme uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel kısmında araştırmanın amacına uygun olarak frekans yüzde, aritmetik ortalama, eşli guruplar t testi, bağımsız guruplar t testi, tek faktörlü varyans analizi ve regresyon analizi testlerinden yararlanılmıştır. Nitel bölümünde ise hazırlanan görüşme formu iki tema halinde gruplandırılıp işgörenlerin çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılmaya ilişkin görüşleri derlenip yorumlanmıştır. Bu yorumlamada nicel araştırmada elde edilen sonuçlara ait değerlerden de yararlanılmıştır. Araştırma Sonunda genel olarak şehir otellerinde çalışanların çalışma yaşam kalitesi koşullarının kıyı kesiminde çalışanlara göre daha olumlu olduğu anlaşılmıştır. İşten ayrılma ve kalma kararında da genel olarak işgörenlere sunulan adil ve uygun ücret fırsatları ile becerilerini geliştirebilecekleri ortamın varlığı yada eksikliğinin işten ayrılma ve kalma niyetlerini etkilediği anlaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Turizm, Çalışma Yaşam Kalitesi, Otel İşletmeleri, İşten Ayrılma Niyeti,

KaliteOtellerÇalışanlar+5
Mehmet Tuncer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ve Tataristan Cumhuriyetinde yabancıların çalışma hakkı

Anayasa'ya göre, herkes çalışma hakkına sahiptir. Genel kural, yabancılar Türkiye'de Türk vatandaşları gibi çalışma hak ve özgürlüğünden yararlanırlar. Yabancılara ilişkin düzenlemeler kanunlarla yapıldığı takdirde, yabancıların haklarını azaltan, sınırlayan durumlar öngörülebilir. Bunun sınırı milletlerarası hukuk normlarıdır.Çalışma haklarından yararlanacak yabancıların, yerine getirmek zorunda oldukları usul kuralları vardır. Bunlar çalışma izni ve çalışma vizesi alınması, ikamet izni alınması, bildirme yükümlülüğüdür.Yabancıların çalışma haklarına kamu güvenliği, kamu sağlığı, kamu düzeni, kamu yararına ekonomik nedenlerle kanunlarda sınırlamalar getirilebilir.Sosyal hak ve özgürlüklere gelince, yabancıların Türkiye'de bazı kısıtlamalarla da olsa sendikal hakları, toplu sözleşme, grev ve lokavt hakları, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve dinlenme hakları, sosyal güvenlik hakları vardır. Bu haklar ve özgürlükler gerek kanunlarla gerek milletlerarası sözleşmelerle tanınmıştır.

Devletler özel hukukuTataristanTürkiye+3
Almaz Fahriyev
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 2. sınıf Türkçe öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin kazanımları gerçekleştirme düzeyi

Bu çalışmada ?İlköğretim 2. Sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabındaki Etkinliklerin Kazanımları Gerçekleştirme Düzeyi? araştırılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımıyla, 2009-2010 öğretim yılında Elazığ, İstanbul, Bingöl ve Adıyaman illerinde görev yapan on 2. Sınıf öğretmeniyle görüşme yapılmıştır. Öğretmenlere görüşme formu soruları yöneltilmiş ve elde edilen veriler, nitel veri çözümleme tekniği kullanılarak, kodlamalarla temalandırılmış ve temalara anlam vererek yorumlanmıştır. Diğer bir yöntem olarak da gözlem formları kullanılmıştır. Bu gözlem formları İstanbul ili Beykoz İlçesinde bulunan bir köy okulunda uygulanmıştır. Bu gözlem formlarının nitel yönden içerik analizi yapılmıştır. Kullanılan gözlem formlarıyla, öğrencilerin kazanımları hangi ölçüde edindiğine yönelik çıkarımlarda bulunulmuştur. Elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak yüksek oranda ve düşük oranda edinilen kazanımlar tek tek belirtilmiştir.Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgular elde edilmiştir:1.Türkçe öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin uygulanmasında, özellikle kırsal kesimdeki okullarda öğrenim gören öğrenciler için güçlükler olduğu görülmektedir.2.Türkçe öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin, öğretmenler tarafından, 2. Sınıf seviyesine genelde uygun olduğu görüşü hakimdir.3.Etkinlikler genelde uygulanabilir görülmekle beraber, birtakım sıkıntılar olduğu görülmektedir. Özellikle; veli ilgisizliği, zaman yetersizliği, araç gereç sıkıntısı, sözlük kullanmayı gerektiren etkinlikler ve anadil ile eğitim dilinin farklı olması nedeniyle bazı problemlerin oluştuğu görülmüştür.4.Türkçe öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin belirlenen kazanımlara uygun olduğu gözlemlenmiştir.5.Etkinliklerin genelde kazanımları gerçekleştirdiği düşünülmekle beraber, yazma ile ilgili kazanımlardan; noktalama ve imla gibi konularda birtakım eksikliklerin olduğu görülmüştür.6.Etkinliklere katılımın; konulara göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir.7.Etkinlikler nicelik bakımından genellikle yeterli görülmektedir. Ancak dil bilgisi ile ilgili etkinliklerde nicelik bakımından eksiklik olduğu sonucuna varılmıştır.8.2. Sınıf Türkçe programı öğrencileri yetenekleri doğrultusunda yönlendirme amacıyla, çoklu zekâ kuramından da yararlanılmıştır. Programda çoklu zekâ kuramına yönelik kazanımlara da yer verilmiş ve bu kazanımları gerçekleştirmeye yönelik etkinlikler hazırlanmıştır. Öğretmenlerin genelde Görsel, Ritmik, Sözel, Mantıksal, Sosyal Zeka alanlarına yönelik çalışmalar yaptığı belirlenmiştir.9.Öğretmenlerin genellikle, belirlenen kazanımlara yönelik, süreç halinde gerçekleştirilen etkinliklerde amaca ulaşılıp ulaşılmadığına yönelik, ölçme değerlendirme çalışmaları, yeterince yapmadıkları gözlenmiştir.10.Yapılan araştırmada, öğrencilerin büyük bir bölümünün, 2. Sınıf başında okuma-yazma ile ilgili problemler yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu problemleri ortadan kaldıracak etkinliklerin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.11.Gözlem formları neticesinde yapılan değerlendirmede:?Dinleme, Okuma, Yazma alanındaki kazanımlarda; sınıfın yarısına yakın bir bölümü yeterli düzeyde,?Konuşma alanında sınıfın çoğunluğu, kazanımları orta düzeyde,?Görsel okuma ve görsel sunu alanında ise, sınıfın çoğunluğu başarılı ya da orta düzeyde, kazanımları edindikleri gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Öğretim programı, kazanım, etkinlik, 2. Sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabı, 2. Sınıf Türkçe Öğretmen Kılavuz Kitabı.

EtkinlikKitaplarTürkçe+9
Kasım Ertürk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma ahlakının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etkisi ve bir uygulama

Bu çalışmadaki temel amaç, örgütlerde çalışanların çalışma ahlakına ilişkin algılarının onların örgütsel vatandaşlık davranışları üzerindeki etkilerini incelemektir. Örgütsel vatandaşlık davranışı, çalışanların gönüllü olarak sergiledikleri, örgütlerin verim ve performansını arttıran davranışlardan oluşmaktadır. Çalışma ahlakı ise çalışmayı yücelten ahlaki değerleri kapsamaktadır. Çalışanların çalışma ahlakına ilişkin olumlu tutumları arttıkça, onların örgütsel vatandaşlık davranışını gösterme eğilimleri artacak, böylelikle çalışanlardan elde edilen verim ve kalite de yüksek olacaktır.Çalışmanın ilk bölümünde örgütsel vatandaşlık davranışına ilişkin temel kavramlar ve konunun içeriğine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde çalışma ahlakı kavramı ayrıntıları ile araştırılmıştır. Üçüncü bölümde ise çalışma ahlakı ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişki ve çalışma ahlakının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu çalışma otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir örgütün çalışanlarına yönelik bir araştırmayı içermektedir.Analizler sonucu elde edilen bulguların önemli bir kısmı, ortaya koyulan hipotezleri destekler niteliktedir. Çalışma ahlakının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.Anahtar Sözcükler:Çalışma Ahlakı, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Otomotiv Sektörü

AhlakOtomotiv sektörüPerformans+5
Betül Erken
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Lise sonda okumakta olan öğrencilerde bir işte çalışıp çalışmamanın tükenmişlik sendromuna ve okul başarısına etkisi

Bu çalışmanın amacı; İstanbul ilindeki Bayrampaşa ilçesinde ikamet eden lise son sınıfta okuyan ergenlerin tükenmişlik düzeylerini inceleyerek herhangi bir ite çalışmanın olumsuz yönlerini ortaya çıkarmaktır. Ek olarak, araştırmada ergenlerin cinsiyetinin, yılsonu not ortalamasının, okula devamsızlık sürelerinin, anne ve babaların eğitin düzeylinin tükenmişlik üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya İstanbul İlinde Bayrampaşa ilçesinde İkamet herhangi bir işte çalışan be herhangi bir işte çalışmayan öğrenciler alınmıştır. Veri toplama araçları olarak Maslach'ın Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Aynı zamanda bireylerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Kişisel Bilgi Formu oluşturulmuştur. Araştırmada sosyo-demografik özelliklere göre bakıldığında; herhangi bir işte çalışmakta olan öğrencilerin herhangi bir işte çalışmamakta olan öğrencilere oranla tükenmişlik düzeylerinin daha yüksek olduğu, herhangi bir işte çalışmamakta olan öğrencilerin herhangi bir işte çalışmakta olan öğrencilere oranla yetkinlik düzeylerinin daha yüksek olduğu sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada yer alan anne ve babaların eğitim düzeyi, ebeveynin çalışma durumu, gibi sosyo-demografik özelliklere göre de anlamlı sonuçlar elde edilmemiştir. Araştırmanın sonunda yer alan tartışma bölümünde bulgulara dayalı olarak araştırmacılara, alanda çalışan psikolojik danışmanlara ve ailelere yönelik önerilerde bulunulmuştur.

BaşarıLise öğrencileriOkul başarısı+6
Özge Güllüoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma yaşamında özgürlük sorunu: Gözetim ve mahremiyetin yeni sınırları

Yabancı literatürde genellikle 'Panopticon' olarak bilinen ve bu çalışmada `gözetim uygulamaları' olarak ele alınan tanımlama ile bireylerin, gündelik yaşamlarında görünmeyen bir güç tarafından gözetlenerek sınırları görünmeyen bir alanda hapsoldukları açıklanmaktadır. Gözetim uygulamaları çok çeşitli alanlarda ele alınabilen ve farklı örneklerle ortaya konulabilen bir niteliğe sahiptir. Bu çalışmada ise, sosyal bir problem olan gözetim uygulamalarının, bilgi toplumlarının çalışma yaşamında ne şekilde gerçekleştiği ele alınmaktadır. Çünkü gözetim faaliyetleri bilgi toplumuna geçişle hız kazanmış ve çalışma yaşamında yaygınlaşmıştır. Gözetim uygulamalarının önemli derecede yaygınlaşmasının sebebi ise, teknolojik gelişmeler ve beraberindeki küreselleşme sürecidir.Yaşanan toplumsal değişimler ve meydana gelen bilgi toplumları bilgiye ulaşımı oldukça önemli kılmaktadır. Bilgisayar ve internet bilgiye en çabuk, en ucuz ve en kolay yoldan ulaşmayı sağlayan vazgeçilmez araçlardandır. Öte yandan, bilgi toplumları gibi çalışma yaşamıyla özel yaşam sınırlarının birbiri ile iç içe geçtiği bir düzende bu araçlar, gözetim uygulamalarına hizmet eden birincil kaynakları oluşturmaktadır. Bu bağlamda, toplumun neredeyse tüm bireylerinin günlük yaşamın her anında çeşitli gözetim sistemleri tarafından kuşatıldığı ileri sürülmektedir.Buradan hareketle gelinen nokta, teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile özgürlüklerinin artacağını bekleyen bireylerin, eskiye oranla daha sıkı bir denetim altına girdikleri ve çağdaş panoptikona hapsolduklarıdır.

Bilgi toplumuElektronik görüntüElektronik izleme+7
Nihan Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Vardiya zabitlerinin yorgunluk ve uykusuzluk hallerinin EEG ve köprü üstü simülatör yardımı ile belirlenmesi

Günümüzde dünya deniz ticaretinin artmasına paralel olarak gemilerin hızlarının artmasıyla birlikte gemiadamlarının çalışma süreleri de artmıştır. Gemiadamlarının yoğun ve stresli ortamlarda çalışmasından dolayı insana bağlı hatalar ve kazalarda artış olduğu bilinmektedir.Bu çalışmada, yakınyol taşımacılığı yapan gemilerdeki vardiya zabitlerinin çalışma ve dinlenme saatleri kapsamındaki uyku ve yorgunluk halleri incelenmiştir. Tam donanımlı köprüüstü simülatör sisteminde yapılan senaryolar dahilinde vardiya zabitlerinde EEG (elektroensefalografi) ölçümleri yapılarak değerlendirilmiştir. Denemelerde elektroensefalografi, polisomnografi teknikleri ve AASM (Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi) uyku skorlama kriterleri ile senaryo kontrol listeleri kullanılmıştır.Yapılan çalışma ile vardiya zabitlerinde seyir vardiyası esnasında uykuya dalma eğilimleri ve yaptıkları hatalar arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. Çalışma saatlerinin fazlalığı ve yoğun çalışma temposunun uykusuzluk ve yorgunluğa bağlı olarak vardiya zabitlerinin hata oranlarını artırdığı ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda seyir vardiyasının son saatlerinde hata oranının arttığı gözlemlenmiştir.

Deniz yolu taşımacılığıDeniz yolu taşımacılığıElektroensefalografi+4
Hatice Yılmaz Yüksekyıldız
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye, Almanya ve İsveç'te çalışma süreleri, esnek çalışma, dinlenme süreleri ve tatiller

İş hayatında çalışma ve dinlenme süreleri iş-yaşam dengesinin temellerini oluşturmaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalar çalışma/dinlenme süreleri ile çalışan motivasyonu ve yaşam memnuniyeti arasında doğrusal bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada Türkiye, Almanya ve İsveç ülkelerinde çalışma süreleri, fazla çalışma, kısa çalışma, esnek çalışma, dinlenme süreleri ve tatiller araştırılmıştır. Bu ülkelere ait iş kanunları incelenerek ülkeler arasındaki benzerlik ve farklılıklar ele alınmıştır. Ayrıca, bu benzerlik veya farklılıkların çalışma motivasyonu ve yaşam memnuniyeti üzerine etkisi literatür verileri ile desteklenerek iş ortamında daha iyi koşulların sağlanması ile ilgili öneriler sunulmuştur. Çalışma neticesinde, Türkiye'nin son yıllarda güncellenen iş kanunu ile modernleşme yolunda önemli adımlar attığı görülmüştür. Türkiye iş hukuku ile Alman ve İsveç iş hukukları karşılaştırıldığında aralarında çok büyük farklılıklar gözlemlenmediği ancak uygulama ve denetleme açısından aksaklıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sendikaların güçlendirilmesi, çalışma ortamlarının daha sıkı denetlenmesi ve cezai yaptırımların caydırıcı nitelikte olmasının çalışan memnuniyetini arttıracağı, aynı zamanda işletmelerin verimliliğine olumlu yansımaları ile ülke ekonomisine önemli katkı sağlanacağı değerlendirilmektedir.

AlmanyaDinlenmeEsnek çalışma+7
Nazlı Yılmaz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde stresin iş tatmini ve işten ayrılmaya etkisinin çalışma saatleri açısından değerlendirilmesi

Stres, bireyin herhangi bir fiziksel veya psikolojik uyarıcı karsısında gerekli uyumu sağlayabilmek için ruhsal ve bedensel olarak harekete geçmesi, tepki göstermesi olarak tanımlanmaktadır. Bu değişiklik fiziksel bir yaralanma gibi olumsuz bir durum da olabilir; aşık olmak ya da çok istediğimiz bir başarıya ulaşmak gibi son derece olumlu bir olay da olabilir. İş tatmini, işin özellikleriyle iş görenlerin istekleri birbirine uyduğu zaman gerçekleşen ve iş görenin işinden hoşnutluk duymasını belirleyen bir olgudur. İşten ayrılma ise; çalışanların iş koşullarından tatminsiz olmaları durumunda göstermiş oldukları yıkıcı ve aktif eylemlerdir şeklinde tanımlamaktadırlar.Bu çalışmada hastanede görev yapan hemşirelerde stresin iş tatminine ve işten ayrılmaya etkisinin demografik yönlerden değerlendirilmesi yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS programında yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde korelasyon analizi, varyans analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 243 hemşireden örneklem olarak gönüllü 175hemşire ankete katılmıştır.Yapılan analizler sonucunda stresin iş tatmini üzerinde negatif, işten ayrılma niyeti üzerinde pozitif bir etkisi olduğu bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Stres, İş tatmini, İşten ayrılma, Hemşirelerde stres

HemşirelerHemşirelikMesleki sorunlar+7
Tuğba Kara
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma yaşamında esneklik-uygulamalı bir çalışma

Günümüz koşullarında, küresel ve uluslararası rekabet, çalışma hayatının yeniden şekillenmesini zorunlu hale getirmiştir. Sanayileşmiş dünya ülkelerinin, çalışma hayatı ve çalışanların bu hayata uyumu konusundaki çalışmaları ise; giderek hız kazanmıştır. Dünyada yaşanan küreselleşme, çalışma hayatı dışında sermaye ile hizmet sunumunun serbest hareket etmesine zemin oluşturmuştur. Bu nedenle birçok alanda olduğu gibi çalışma hayatı içinde de esnek sistemler bulunmaktadır. Artan işsizlik ile küreselleşmenin yarattığı istihdam açığı çalışanların sosyal hayatı ve iş hayatı üzerinde de farklılıklar meydana getirmiştir. Bu çalışmada esnek çalışma üzerinde durularak konu bütün boyutları incelenmiş, çalışma hayatında esnek çalışmanın yeri, çalışan ve işveren üzerinde olabilecek etkileri hakkında açıklama yapılmaya çalışılmıştır. Tez çalışması yedi bölümü içermektedir. Birinci bölümde esnekliğin kavramsal boyutu hakkında bilgi verilip ikinci bölümde ise esneklik ile ilgili teorilere yer verilerek ortaya çıkışı konuları üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde esnek çalışmanın çeşitleri üzerinde açıklamalar yapılmıştır. Dördüncü bölümde de yabancı ülkelerdeki esnek çalışma şekillerine değinilmiştir. Beşinci bölümde Türk İş Hukukunda yer alan esneklik düzenlemelerine ve esnek çalışmaya yer verilmiştir. Altıncı bölümde ise Türkiye'de bankacılık üzerine bir araştırma yapılıp araştırmanın sonuçları yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Esneklik, Ücret, Hukuk, İşveren, Çalışma Süreci, Rekabet, İş Hayatı

EndüstrileşmeEsnek çalışmaRekabet+4
Özlem Karlıdağ
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Esnek çalışmanın kadınların çalışma hayatındaki istihdamına etkisi

Bu çalışmanın amacı ülkemizde esnek çalışmanın kadınların çalışma hayatındaki istihdamına etkisini belirlemektir. Bu doğrultuda bazı bulgulara ulaşmak için esnek çalışmanın kadının çalışma hayatına etkisine ilişkin ölçek ve esnek çalıştırılan kadınların çalışma hayatındaki istihdamına ilişkin ölçek olmak üzere iki ölçek kişisel bilgi formu ile birlikte hazırlanmıştır. İstanbul İli Mecidiyeköy Bölgesinde Bilişim sektöründeki firmalarda çalışanlar arasından seçilen 107 kişiye uygulanan anket sonucunda cinsiyet, medeni durum, en küçük çocuğun yaşı, bu işletmedeki çalışma süresi ve iş hayatındaki iş deneyimi farklılığına bağlı olarak esnek çalışmanın kadının çalışma hayatına etkisinde bir farklılık görülmemektedir, ancak çocuk durumu, yaş, eğitim durumu, pozisyon, aylık gelir, çalışma şekli, çalışma saati esnekliği faydalanma durumu ve haftalık ortalama çalışma saati farklılığına bağlı olarak esnek çalışmanın kadının çalışma hayatına etkisinde bir değişiklik olmaktadır. Cinsiyet, yaş, işletmedeki çalışma süresi, iş hayatındaki iş deneyimi, pozisyon, aylık gelir ve çalışma saati esnekliği faydalanma durumu farklılığına bağlı olarak esnek çalıştırılan kadınların çalışma hayatındaki istihdamına etkisinde bir farklılaşma olmaktadır. Medeni durum, çocuk durumu, en küçük çocuğun yaşı, eğitim durumu, çalışma şekli ve haftalık ortalama çalışma saati farklılığına bağlı olarak esnek çalıştırılan kadınların çalışma hayatındaki istihdamına etkisinde bir değişme olmamaktadır. Esnek çalışma, kadınların çalışma hayatındaki istihdamını etkilemektedir.

Esnek çalışmaKadınlarÇalışan kadınlar+4
Ülkü Sert
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnfertilite ve tedavisinin kadınların çalışma hayatına etkisi

Amaç: İnfertilite ve tedavisinin kadınların çalışma hayatına etkisini saptamaktır. Yöntem: Araştırmamız tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı tipte olup, İzmir Ege Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi infertilite polikliniklerine gelen 200 kadınla yapılmıştır. Veriler yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Kadınların tanıtıcı, jinekolojik ve çalışma hayatlarına dair verileri alınmıştır. Veriler t testi, ki-kare testi ve tek yönlü varyans analiziyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Kadınların %50.0' ı son tedavide 2- 5 gün devamsızlık yapmış, % 53.0' ı izin almakta sorun yaşamıştır. Çoğu kadın (%76.5) düşüncelerinin işine engel olduğunu,% 52.0' ı odaklanma sorunu yaşadığını belirtmiştir. Kariyerinin etkilendiğini söyleyenlerin %91.7' i olumsuz etkilendiğini vurgulamıştır. Kadınların %32.5' i orta düzeyde genel iş stresi yaşadığını, tedaviye bağlı yaşanılan iş stresi puanının 4.16 ± 2.709 olduğunu belirtmiştir. Çalışmamızdaki kadınların %87.5' i sorunlarını iş arkadaşlarıyla % 67.0' ı yöneticisiyle paylaşmada sorun yaşamıştır. Tedavi için gerekli enjeksiyonu %88.5' i iş yerinde yaptıklarını söylemişlerdir. İnfertilite ve tedavi süreci nedeniyle % 44.3' ü verimsizlik, %83.5'i devamsızlık, %10.9' u iş doyumsuzluğu, %5.5' i çatışma, %29.9' u işten soğuma durumlarını yaşamıştır. İnfertilite yılının işini yapmasına engel olma durumunu etkilediği saptanmıştır (p= 0.021). Tedaviye her iki eşin isteğiyle başlama (p= 0.027) ve infertilite nedenini bilmenin (p=0.000) iş stresini azalttığı saptanmıştır. İşten soğuma durumu incelediğinde son yapılan tedavi şeklinin (p= 0.036), kadınların tedavi gördüğü siklüs sayısının (p= 0.026) ve infertilite nedenini öğrenme durumunun etkili olduğu belirlenmiştir (p= 0.046). Sonuç: İnfertil kadınların değerlendirilmesinde ve destekleyici yaklaşımların planlanmasında, çalışma hayatıyla ilgili olan özellikleri dikkate alınmalıdır. İşverenler infertilite ve tedavi süreci hakkında bilgilendirilmeli, çalışanlarına bu konuda daha empatik yaklaşmaları konusunda eğitim verilmelidir. Anahtar kelimeler: İnfertilite, çalışma hayatı, kadın, psikososyal sorunlar

Fertilizasyon-in vitroKadınlarKısırlık+5
Gamze Durmazoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma koşullarında değişikliğin iş ilişkisine etkisi

İş hayatının sürekli bir değişim ve yenilik içinde olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Durağan olmayan ve her geçen gün hareketliliğini arttıran iş piyasaları bunu gerektirmektedir. Böyle bir ortamda da iş hayatının vazgeçilmez iki süjesi olan işçi ve işveren tarafının değişikliklerden etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır. Gerçekten, işletmesinin piyasada ayakta kalabilmesi ve devamlılığını sağlayabilmesi yükünün altında olan işverenin aynı zamanda üretiminin karşılığında da kar elde etmelidir. Bunun karşılığında ise bedeni veya fikri emeğini ortaya koyan, işverenin kendisine verdiği işin karşılığında geçimini temin eden işçinin işe muhtaç ve zayıf konumu iş hayatında yaşanan değişiklikler karşısında korunmasını gerektirmektedir.İş hayatının vazgeçilmesi olan değişiklikler ve bunun iş ilişkisinde yarattığı sorunları gören Kanun Koyucu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi ile mevzuatımıza çok önemli bir yenilik kazandırmıştır. Bu maddeye göre işçi ve işveren tarafının oluşturduğu iş ilişkisinde yapılmak istenen değişiklik bir prosedüre bağlanmıştır. Bu düzenleme ile artık işverenler iş ilişkisinin tabi olduğu çalışma koşullarını kafalarına estiği gibi tek taraflı olarak değiştiremeyecekler ve Kanun'un 22. maddesinde düzenlenen şartlara göre değişiklik yapmak zorunda kalacaklardır. Aksi durumda ise yapacakları değişiklik işçiyi bağlamayacak ve geçersiz değişikliğin hukuki sonuçlarına maruz kalacaklardır. "Çalışma Koşullarında Değişikliğin İş İlişkisine Etkisi" konulu yüksek lisans tez çalışmamızda çalışma koşullarında yapılmak istenen değişikler, değişiklik prosedürü ve değişikliğin iş ilişkisi üzerine oluşturduğu sonuçlar incelenmiştir.

DeğişimHukuki sorumlulukKorunma+7
Ayşe Faika Bilgiç Erol
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışmaya ve verimliliğe karşı motivasyonel tutumun protestan çalışma etiği kavramına göre incelenmesi: Litvanya'da yapılan bir araştırma

Çalışanları motive etmek, yönetim biliminin en büyük problemlerinden birisidir. Motive olmamış çalışanlardan oluşan bir organizasyonun başarılı olması, mümkün değildir. Max Weber ise çalışma ve verimliliğe karşı olan motivasyonun ardında, bir takım psikolojik unsurların var olduğunu iddia eder. Weber'e göre bu tür bir motivasyonun ardında, bir ahlak ve fikir sitemi vardır. Weber bunu, Kapitalizmin Ruhu olarak adlandırır ve kapitalist düzen içerisinde bir hayalet gibi dolaştığını iddia ettiği bu ruhun, bireyleri kapitalist sistemin ihtiyaçlarına göre eğittiğini iddia eder. Kapitalist ruh, Weber'in iddiasına göre bir takım dini temellere: Protestan etiğine dayanmaktadır.Bu çalışmada, bireylerin çalışma ve verimliliğe karşı olan motivel tutumu, Sovyetler birliğinden ayrılarak kapitalist bir ekonomik sisteme geçen Litvanya örneğinde, incelenmiştir. Çalışmamızın temel konusu, özellikle kapitalist düzene geçişin, bahsettiğimiz tutumlar üzerindeki etkisinin ne olduğudur. Bu tutumun ölçülmesinde Weber'in ileri sürmüş olduğu Protestan Çalışma Etiği kavramı, bir referans noktası olarak kullanılmıştır.Bu çalışmada, bireylerin çalışma ve verimliliğe karşı olan motivel tutumu, Sovyetler birliğinden ayrılarak kapitalist bir ekonomik sisteme geçen Litvanya örneğinde, incelenmiştir. Çalışmamızın temel konusu, özellikle kapitalist düzene geçişin, bahsettiğimiz tutumlar üzerindeki etkisinin ne olduğudur. Bu tutumun ölçülmesinde Weber?in ileri sürmüş olduğu Protestan Çalışma Etiği kavramı, bir referans noktası olarak kullanılmıştır.

EtikKapitalizmLitvanya+6
Tuğrul Bıyık
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Post-endüstriyel dönüşüm sürecinin çalışma etiğine etkileri

Çalışmanın anlamı çağlar boyunca değişmiştir. Endüstri Devrimi sonrasında çalışma etiği kavramı ortaya çıkmıştır. Bu kavram; dini temel alan, endüstri toplumunun emrettiği çalışmaya bağlılığı içeren ve toplumsallaşmayla öğrenilen bir kavramdır.1970'li yıllarla birlikte endüstri toplumu post-endüstriyel topluma dönüşmüştür. Bu süreçte yaşanan en önemli değişim hizmetler sektörünün genişlemesi olmuştur. Istihdamın yapısı bu yıllarda küreselleşme ve post-fordizm gibi diğer dinamiklerden etkilenmiştir. Atipik ve kısmi süreli istihdam bireyler arasında çalışmaya verilen değeri de etkilemiştir. Tüketim toplumlarında bireylerin kendilerini ürettikleriyle ya da işleriyle değil tükettikleriyle tanımladıkları iddia edilmektedir. Bu çalışmada, çalışmanın çağlar boyunca değişen anlamı incelenecek, çalışma etiği ve post-endüstriyel toplum açıklanacak ve post-endüstriyel dönüşüm sürecinin çalışma etiğine etkileri araştırılacaktır.

Post-endüstriyel toplumÇalışmaİş ahlakı
Çağlar Sapmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Sinemada yoksulluğun görünümlerini akılcılaştıran çalışma ideolojisinin eleştirisi

Bu tez, modern toplumların merkezinde yer alan çalışma ideolojisinin özellikle Amerikan Sinemasında söylemsel olarak 'nasıl' kurulduğunu incelemektedir. Bu nedenle tezin ilk bölümü çalışma ideolojisinin kavramsal açıklamasına ayrılmıştır. Bu çerçevede çalışma faaliyetlerinin çeşitli toplumlarda algılanışı diyalektik bir tarihsel incelemeyle verilmiştir. Piyasa ekonomisinin olmadığı ilkel toplumlarda ve Antik Yunan toplumlarında çalışma faaliyetlerinin modern toplumlardan tümüyle farklı bir biçimde anlamlandırıldığı, toplumsal yaşamın merkezinde yer almadığı ortaya konulmuştur. Aynı şekilde feodalizmin egemenliğindeki Avrupa toplumlarında da çalışma faaliyetlerinin dini ve ahlaki gerekçelerle sınırlandırıldığı gösterilmiştir. Ancak XVIII. yüzyıldan itibaren egemen hale gelen piyasa ekonomisinin çalışma faaliyetleriyle ilgili yeni bir düşünce sistemi yarattığı ortaya çıkarılmıştır. İlk bölümün sonunda bu düşünce sisteminin Dünya Sinemasına yansıtılma biçimleri ve Amerikan Sinemasında olumsuz eleştirisinin genel görünümü incelenmiştir. Amerikan Sinemasının kültürü yönlendirme ve endüstri gücü açısından egemen konumda olması nedeniyle, tezin diğer bölümlerinde Amerikan Sineması araştırılmıştır. Tezin ikinci bölümü Amerikan Bağımsız Sinemasının oluşumunda ve örnek filmlerinde çalışma ideolojisinin olumsuz eleştirisine odaklanmıştır. Çalışma ideolojisiyle ilgili olumsuz eleştirinin hem sinemasal yaratıcılık anlamında yeniliklere yol açtığı hem de filmlerde içeriğe ait öğelerin yeni söylemler oluşturduğu ortaya çıkarılmıştır. Ana akım filmlerde çalışma ideolojisi açısından kültür dışına itilmiş konuların ve karakterlerin yeni bir bakış açısıyla değerlendirildiği gösterilmiştir. Tezin üçüncü ve son bölümü ana akım filmlerde çalışma söyleminin kurulmasındaki farklı yaklaşımları incelemektedir. Bu bölümle birlikte tezin geneli Amerikan Sinemasının farklı yönelimlerindeki, çalışma ideolojisine içkin değerlerin algılanmasını, çalışma ideolojisinin temsil edilmesini ve söylem oluşturmasını çok yönlü bir biçimde ortaya koymuştur.

Amerikan sinemasıEmekSinema+3
Özge Nilay Erbalaban Gürbüz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Esnek çalışmanın psikolojik sözleşmeye etkisi

Esneklik, rekabetin arttığı ve çevresel değişimlerin hız kazandığı bir ortamda hayatta kalabilmenin en önemli yollarından birisidir. Çevresel değişimlere cevap verebilmenin yolu teknolojiden üretime, stratejiden örgüt yapısına kadar her alanda esnek olmayı gerektirmektedir. İş görenler ve örgütler üzerinde etkileri olan esnek çalışmanın etkilediği alanlardan biriside psikolojik sözleşmedir. İş görenler ve örgütler üzerinde etkileri olan esnek çalışma örgütler için kontrol gibi önemli bir sorunu da beraberinde getirmektedir. Esnek çalışma türlerinde psikolojik sözleşmenin farklılaşacağı ve iş görenin örgüte olan taahhütlerini yerine getirmesinde kontrolün etkili olacağı düşünülmektedir. Bu nedenle araştırmada esnek çalışmada psikolojik sözleşmenin durumu ve esnek çalışmada kontrolün psikolojik sözleşme üzerindeki etkisi incelenmiş, kontrolün psikolojik sözleşme üzerinde etkili olmadığı sonucuna varılmıştır.

Esnek çalışmaPsikolojik sözleşmeSözleşmeler+3
Ender Tunçer
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma kültürü bağlamında engellilik: Alanya'da bir uygulama

Bu çalışmada engelli bireylerin çalışma kültürünün ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Engelli bireylerin çalışma kültürünün ya da bir diğer ifadeyle çalışma yaşamına yönelik tutum veya davranışlarının yanı sıra söz konusu tutum ve davranışlar üzerinde etkili olabilecek faktörlerin de belirlenebilmesi amacıyla bu konu seçilmiştir. Amaçlar doğrultusunda bu araştırmada nitel yöntem kullanılması tercih edilmiş olup Antalya'nın Alanya ilçesinde Mart-Mayıs 2017 tarihleri arasında engelli bireylerle mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında aktif çalışan, geçmişte en az bir iş deneyimine sahip olan fakat şu an çalışma yaşamı içerisinde aktif bir şekilde yer almayan ya da bugüne kadar hiç iş deneyimine sahip olmamış 42 engelli bireyden yarı yapılandırılmış soru formları aracılığıyla verilerin elde edilmesi sağlanmıştır. Bu araştırmanın konu ve örneklem seçimi aynı zamanda onun özgün değerini ifade etmektedir. Bununla birlikte çalışmanın Alanya bölgesine, bilhassa dezavantajlı gruplar arasında yer alan engelli bireylerin çalışma yaşamına katılımının sağlanabilmesi ve arttırılabilmesi adına büyük ölçüde katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Elde edilen bulgular incelendiğinde araştırma kapsamında görüşme gerçekleştirilen engelli bireylerin çalışma yaşamına yönelik tutum ve davranışlarının genel anlamda olumsuz olduğu görülse de olumlu tutuma sahip bireylerinde varlığı söz konusudur. Bu durumu etkileyen bireysel, toplumsal ya da örgütsel birtakım faktörlerin bulunduğu ve bu faktörlerin engelli bireylerin çalışma kültürü üzerinde belirleyici rol oynadığı saptanmıştır. Öncelikle bireysel faktörlerin engelli bireylerin çalışma yaşamına ilişkin tutum veya davranışları üzerindeki etkisinin ağırlıklı ölçüde fazla olduğu ardından örgütsel ve toplumsal faktörlerin de azımsanmayacak kadar büyük etki yarattığı ve çalışma kültürünün şekillenmesini sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu faktörlerin etkisi göz önünde bulundurulduğunda öncelikle engelli bireylerin çalışma yaşamına katılımını sağlayabilmek adına destekleyici bir bakış açısına sahip olunması gerekmektedir. Ayrıca engelli bireylerin çalışma yaşamı içerisindeki tutum veya davranışları üzerinde belirleyici rol oynayan faktörlerin bilinmesi, çalışma yaşamına katılımlarına ilişkin her türlü planlama ve uygulama da onların isteklerinin, ihtiyaçlarının ya da beklentilerinin göz önünde bulundurulması önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Çalışma Yaşamı, Çalışma Kültürü

Antalya-AlanyaEngelli kişilerKültür+5
Selvi Göçmen
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects