Öğretim süreçleri
54 theses under this subject heading
2005 yılı ve sonrasında kurulan resim bölümlerinde eğitim-öğretim sürecine ilişkin öğretim elemanı ve öğrenci görüşleri
Güzel Sanatlar Fakülteleri ülkemiz sanatının gelişimini sağlayan yükseköğretim kurumlarıdır. Bu kurumlarda yaşanacak her türlü gelişme ülkemiz sanatının gelişimine yansıyacaktır. Güzel Sanatlar Fakülteleri Resim Bölümlerinin olumlu yönde gelişim göstermesi ise bölümlerde yapılacak araştırmalarla gerçekleşir. Bu araştırmanın amacı, 2005 yılı ve sonrasında kurulan Resim Bölümlerindeki eğitim-öğretim sürecine ilişkin bölüm başkanları, öğretim elemanları ve öğrencilerin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntemden yararlanılmıştır. Bu bağlamda; geliştirilen veri toplama aracı örneklemde yer alan 22 öğretim elemanı ve 192 öğrenci ile uygulanmış, 5 bölüm başkanı ile de yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı ile frekans (f) ve yüzdelik dağılımları (%) göz önüne alınarak, nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulguların değerlendirilmesi sonucu, Resim Bölümlerinin eğitim-öğretim sürecinde ve fiziki koşullarında çeşitli eksikliklerin yer aldığı tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Sanat Eğitimi, Resim Bölümü, Eğitim-Öğretim Süreci, Fiziki Koşullar
İçerik üreten öğrenenlerin özelliklerinin değerlendirilmesi
Bu araştırma, yeni nesil öğrenenler olarak da adlandırılabilecek olan içerik üreten öğrenenlerin öğrenme süreçlerinde doğru ve güncel bilgilerden oluşan içerikleri üretebilmesi için hangi özellik ve sorumluluklara sahip olması gerektiğini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Belirlenen amaç doğrultusunda, dijital ortamlara dahil olan öğrenenlerin sahip olması gereken becerileri açıklayan 21. Yüzyıl becerileri kuramı ve bilmenin doğasını ağ yapıları içerisinde inceleyen bağlantıcılık kuramı araştırmanın kuramsal temeli olarak belirlenmiştir. Belirlenen kuramların ilkeleri, içerik üreten öğrenenler bağlamında oluşturulan bir matris aracılığı ile kesiştirilmiştir. Böylelikle çalışma sürecinde alan uzmanlarına yönlendirilecek olan araştırma soruları elde edilmiştir. Çalışmaya gönüllü olarak katılan alan uzmanlarının kendilerine yönlendirilen araştırma sorularına verdikleri yanıtlar NVIVO 11 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ise içerik üreten öğrenenlerin, içerik üretme süreçlerinde doğru ve güncel bilgiye ulaşabilmesi için sahip olmaları gereken özellikler ve sorumluluklar ilgili ana temaların altında alt temalar olarak verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İçerik üreten öğrenen, öğrenme ortamındaki roller, dijital öğrenme ortamları, uzaktan öğretim, 21. yüzyıl becerileri, bağlantıcılık
Kırsal ve kentsel kesimdeki sınıf öğretmenlerinin fen ve teknoloji dersi öğretim süreci yeterliklerinin değerlendirilmesi
Kırsal ve kentsel kesimde görev yapan sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre, fen ve teknoloji dersi öğretim süreci yeterliklerinin değerlendirilmesi amaçlanan bu araştırmada zenginleştirilmiş desen ve karşılaştırmalı ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Kütahya ilinde görev yapan 4. sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Fen ve teknoloji dersi öğretim süreci yeterlik anketi uygulamasında örneklem seçimine gidilmeden evrenin tamamına ulaşılmaya çalışmış ancak 377 öğretmenden 268' i değerlendirmeye alınmıştır. Uygulanan anketin verilerine göre ortalama puanları düşük 50 sınıf öğretmeni görüşmenin, ortalama puanları yüksek 6 sınıf öğretmeni ise gözlemin çalışma grubunu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, MEB tarafından yayımlanan "Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri" dikkate alınarak, belirlenen öğrenme-öğretme süreci yeterliğine ilişkin performans göstergeleri 5'li likert tipi anket haline getirilerek kullanılmıştır. Aynı performans göstergeleri görüşme ve gözlem teknikleri kullanılarak da incelenmiştir. Anket ve gözlem verileri SPSS programı kullanılarak, görüşme verileri ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Kırsal kesimde ve kentsel kesimde görev yapan 4. sınıf öğretmenlerinin yeterlikleri konusunda verdikleri yanıtlar frekanslardan, yüzdelerden ve aritmetik ortalamalardan elde edilen sonuçlar ışığında yorumlanmıştır. Gözlem yoluyla elde edilen veriler aritmetik ortalamayla, görüşme yoluyla elde edilen veriler ise içerik analizi yapılarak yorumlanmıştır. Kırsal ve kentsel kesimde çalışma durumlarının "materyal hazırlama" ve "bireysel farklılıkları dikkate alarak öğretimi çeşitlendirme" yeterlikleri üzerinde kentsel kesim lehine anlamlı fark oluşturacak bir etken olduğu saptanmıştır. Ayrıca cinsiyetin "dersi planlama, materyal hazırlama, öğrenme ortamını düzenleme, bireysel farklılıkları dikkate alarak öğretimi çeşitlendirme, davranış yönetimi" yeterlikleri üzerinde bayanların lehine anlamlı fark oluşturacak bir etken olduğu saptanmıştır. Yapılan araştırmanın bulgularına dayalı olarak hizmet öncesi ve hizmet içi öğretmen yetiştirme programlarına ve araştırmacılara ilişkin öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Fen ve teknoloji dersi, öğretim süreci yeterlikleri, sınıf öğretmeni.
21.yüzyıl öğreten becerileri yüksek ve düşük sınıf öğretmeni adaylarının öğrenme öğretme süreçlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 21.yüzyıl öğreten becerileri yüksek ve düşük sınıf öğretmeni adaylarının öğrenme öğretme süreçlerini incelemektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi son sınıfta öğrenim gören sekiz sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan öğretmen adaylarının belirlenmesinde 21.Yüzyıl Öğreten Becerileri Ölçeği uygulanmış ve belirlenen grubun öğretmenlik uygulaması derslerini yürüten öğretim üyelerinin katılımcılara ilişkin değerlendirmelerine başvurulmuştur. Araştırmanın veri kaynaklarını, çalışma grubunda yer alan her bir öğretmen adayının oluşturduğu ders planları ve ders kayıtları oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda 21.Yüzyıl öğreten becerileri yüksek sınıf öğretmeni adaylarının öğretim süreci planlarını daha ayrıntılı hazırladıkları ve etkinlik, materyal, teknik ve strateji açılarından daha donanımlı oldukları tespit edilmiştir. Sınıf yönetimi ve iletişim bakımından daha etkili davranışlar sergiledikleri görülmüştür. Öğretim faaliyetlerini ve ölçme değerlendirme etkinliklerini çeşitlendirerek kullanmayı tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. 21. yüzyıl öğreten becerileri düşük sınıf öğretmeni adaylarının konuşurken vurgulara çok dikkat etmediği ve sözel dilini etkili kullanamadıkları tespit edilmiştir.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin beceri temelli soru kavramına ilişkin görüşleri ve öğretim sürecinde kullanım durumları
Bu çalışmanın amacı, MEB'de görev yapan ilköğretim matematik öğretmenlerinin beceri temelli sorulara ilişkin görüşlerini ve kullanım durumlarını incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde alan yazında yer alan beceri temelli sorular ile ilgili çalışmalardan esinlenerek, beceri temelli soru kavramının önemi, LGS' de yer alan soru tarzları, matematik eğitimi ve temel beceriler, matematik okuryazarlığı, merkezi sınavlar ele alınmış olup bu çerçevede oluşturulmuştur. Katılımcıların beceri temelli sorulara ilişkin görüş ve kullanım durumlarının incelenmesi nedeniyle bu araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde, MEB' e bağlı resmi orta okullarda görev yapan 115 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Öğretmenlere yönelik yapılan görüşme formunda (Google Forms) elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Verilerin analiz edilirken, frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda beceri temelli sorulara ilişkin eğitimcilerin görüşlerinde sınav sisteminin etkili olduğu, LGS grubunda kullanım oranının diğer kademelere göre daha fazla olduğu, katılımcıların beceri temelli soruları derse entegre ederken zorluk yaşadıkları bulgularına rastlanırken bu konuda hizmet içi eğitim veya çeşitli rehberlik hizmetleri verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sınıf öğretmenlerinin öğretme-öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi
ÖZET SINIF ÖĞRETMENLERİNİN ÖĞRETME-ÖĞRENME SÜREÇLERİNDE PEKİŞTİREÇ KULLANMAYA İLİŞKİN TUTUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Atınç ULAY Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bölümleri Bölümü Danışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU Nisan-2004, 111 sayfa Bu araştırmanın genel amacı; ilköğretim I. kademe öğretmenlerinin öğretme- öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarım çeşitli değişkenlere göre belirlemektir. Bu temel amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: Öğretmenlerin "Olumlu Pekiştireç", "Ceza" ve "Kayıtsız Kalma" tutumları; cinsiyet, kıdem, okuttukları sınıfın düzeyi, mezun oldukları okul türü ve öğretmenlerin görev yaptığı okulların sosyo-ekonomik düzeyi (SED) değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermekte midir? Araştırmanın çalışma evreni, 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçeleri merkez ilköğretim okullarında görev yapan I. kademe sınıf öğretmenleridir. Tesadüfi küme örnekleme yöntemi ile seçilen 24 ilköğretim okulunda görev yapan 311 sınıf öğretmem araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Sınıf öğretmenlerinin öğretme-öğrenme süreçlerinde pekiştireç kullanmaya ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla, Özcan (1998) tarafından hazırlanmış ve uygulanmış "Pekiştireç Kullanmayla İlgili Tutum Ölçeği"nden aslına uygun şekilde yararlanılmıştır. Tutum ölçeğinin yapı geçerliğiyle ilgili faktör analizi ve diğer analizler Özcan tarafından yapılmıştı. Bu araştırmada da ölçeğin yapı geçerliğiyle ilgili faktör analizi ve güvenirlik çalışması (Cronbach-alfa) araştırmacı tarafından tekrarlanmıştır. Faktöranalizi sonucunda ölçek; "Ceza", "Olumlu Pekiştireç" ve "Kayıtsız Kalma" alt boyutlarına ayrılmıştır. Kişisel bilgi formu ve tutum ölçeğinden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde; t-testi, tek yönlü varyans analizi, % ve frekans teknikleri kullanılmıştır; Araştırmalardan elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: 1. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile; cinsiyetleri ve okuttukları sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 2. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile; kıdemleri ve okulun sosyo ekonomik düzeyi (SED) arasında anlamlı farklar bulunmuştur. 3. Sınıf öğretmenlerinin pekiştireç kullanma tutumları ile mezun oldukları okul türü arasında sadece "Kayıtsız Kalma" alt boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmenleri, pekiştireçler ve tutum
Olasılık öğretiminde sunum biçimlerine ve yanılgı desteğine göre hazırlanmış yazılımların öğrencilerin akademik başarı, sezgisel düşünme ve öğretim süreci deneyimlerine etkisi
Bu Araştırmanın genel amacı 6. Sınıf matematik dersinde olasılık ünitesindesunum biçimlerine ve yanılgı desteğine göre hazırlanmış yazılımların öğrencilerinakademik başarılarına, sezgisel düşünmelerine ve öğretim süreci deneyimlerine etkisiniaraştırmaktır.Araştırma gerçek deneysel modele (true experimental design) göredesenlemiştir. 2011-2012 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde yapılan buaraştırmanın örneklemini ise Adana ilinde bulunan Dosteller İlköğretim Okulu'nda veFatih Mehmet İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören 167 öğrenci oluşturmaktadır.Gruplar şubeler arasından rastgele belirlenmiştir. Araştırmada 4 deney grubu ve 1kontrol grubu bulunmaktadır. 4 deney grubu için her birinde sezgisel düşünmeiçermekle birlikte, problem çözümlerinin bütünsel olarak sunulduğu, problemçözümlerinin Polya'nın problem çözme basamakları çerçevesinde sunulduğu problemçözümlerinin Polya'nın problem çözme basamakları çerçevesinde sunulduğu veyanılgıların doğrudan açıklandığı, problem çözümlerinin bütünsel olarak sunulduğu veyanılgıların doğrudan açıklandığı 4 farklı yazılım hazırlanmıştır. Yazılımlarınhazırlanması sürecinde ön pilot çalışması yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında 20öğrenci ile olasılık konusundaki sezgisel düşünme kavrayış yanılgıları üzerinegörüşmeler yapılmış, görüşmelerden elde edilen sonuçlardan hareketle daha önceŞen(2010) tarafından kullanılan yazılım tekrar düzenlenmiştir. Araştırmanın pilotçalışması 16 öğrenciyle (her grup için 4 öğrenci) yapılmış ve pilot çalışmadan eldeedilen sonuçlar değerlendirilerek yazılımlarda gerekli düzenlemeler yapılmıştır. 4 deneygrubu yazılımlarla öğretim görmüş, kontrol grubu ise geleneksel öğretim görmüştür.Çalışma 2 hafta sürmüştür ve haftalık öğretim süresi 4 saattir.Veri toplama aracı olarak mantıksal düşünme grup testi, akademik başarı testi,sezgisel düşünme testi, sezgisel düşünme transfer testi ve öğretim süreci değerlendirmeanketi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 17,0programında, tek yönlü varyans (ANOVA), kovaryans (ANCOVA), pearson korelâsyonve regresyon analizi kullanılmıştır.
Covid-19 küresel salgın sürecinin öğretim ve öğrenme üzerindeki etkisine yönelik öğretmen görüşleri
COVID-19 salgınının görülmesi ile birlikte salgının kontrol altında tutulması için Türkiye'de 13 Mart 2020 tarihinde okullarda yüz yüze eğitime ara verilmiş olup 2021-2022 eğitim öğretim yılı başına kadar eğitim öğretim faaliyetleri ağırlıklı olarak uzaktan yürütülmüştür. Bu araştırmada COVID-19 salgınının öğretim ve öğrenme üzerindeki etkisine yönelik öğretmen görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla yakınsak paralel karma desende yürütülen araştırmanın çalışma grubunda 112 okul öncesi öğretmeni ile 425 sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 537 öğretmen yer almaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilmiş anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen nicel verilerin, nitel verilerle derinlemesine incelenmesi sonucunda uzaktan eğitimin yüz yüze eğitim kadar etkili olmadığı, öğrencilerin bedensel, duygusal ve bilişsel yönden öğrenme ihtiyaçlarının tamamının karşılanamadığı, öğrenci ve öğretmenlerin sosyal izolasyon sebebiyle psikolojik iyi oluş hallerinin olumsuz etkilendiği ve öğretmenlerin iş yükünün arttığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Uzaktan eğitim sürecinde yaşanan teknolojik alt yapı ve araç gereç ile güvenli internet erişiminin yetersizliği, öğrenmeyi kolaylaştırıcı veli desteğinin olmayışı, öğrencilerin ilgi ve motivasyon eksiklikleri ve öğretmenlerin teknolojik aletleri kullanmadaki yetersizliği sorunlarının ise uzaktan eğitimin etkililiğini azalttığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçları göz önünde bulundurularak araştırma ve uygulamaya yönelik öneriler geliştirilmiştir.
TEOG sınavının sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarıyla ilişkisinin ve matematik dersi öğretim süreci üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu araştırma TEOG sınavının, sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarıyla ilişkisinin ve matematik dersi öğretim süreci üzerindeki etkilerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni, 2013/2014 eğitim öğretim yılında Mersin ilindeki MEB'e bağlı tüm resmi ve özel okulların sekizinci sınıflarında, derse giren matematik öğretmenleri ve bu sınıflardaki öğrencilerdir. Araştırmanın örneklemi, Mersin ili Silifke ilçesindeki MEB'e bağlı 5 resmi okul ile 3 özel okulun sekizinci sınıflarında, matematik dersine giren 17 öğretmen ve bu sınıflardaki toplam 869 öğrenciden oluşmaktadır. Örneklemdeki okullar, seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışma tarama modelinde, nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmanın nicel boyutunun verileri, öğrencilerin e-okul sistemlerinden alınan not çizelgelerinden elde edilmiş ve analizinde betimsel istatistik, bağımsız gruplar t-testi ve Pearson Momentler Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunun verileri ise, öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Görüşmelerde araştırmacı tarafından hazırlanan yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, elde edilen veriler içerik analizi yapılarak tema ve kodlar oluşturulmuştur. Araştırmanın nicel boyutundan elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin matematik dersi TEOG başarıları arasında, cinsiyete göre istatiksel açıdan anlamlı düzeyde bir farka rastlanmazken; okul türüne göre özel okullar lehine anlamlı düzeyde bir fark gözlenmiştir. Öğrencilerin matematik dersi akademik başarıları, kız öğrenciler ve özel okullar lehine anlamlı düzeyde bir farklılık göstermektedir. Ayrıca öğrencilerin matematik dersi, TEOG başarıları ile akademik başarıları arasında yüksek, pozitif yönde istatiksel açıdan anlamlı düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen bulgulara göre; görüşmeye katılan öğretmenler, TEOG sınavı sorularını olması gerekenden kolay ve ayırt ediciliği düşük olarak değerlendirmektedir. Soruların kazanımları kapsama düzeyini ise yeterli bulmuşlardır. Öğretmenlerin okuldaki yazılı sınav sorularını hazırlarken dikkat ettikleri hususların başında öğrenci seviyesine uygunluk gelmektedir. Bunun yanında öğretmenler; sınavda farklı soru tarzlarını birlikte kullanmaya, sınavın ayırt edici olmasına ve sınav sorularının farklı zorluk düzeylerinde olmasına dikkat etmektedir. Öğretmenler, öğrencilerin TEOG sınavındaki başarıları ile akademik başarılarını uyumlu bulmaktadır. Öğretmenlere göre okulda verilen eğitim, TEOG sınavında başarılı olabilmek için yeterlidir. Görüşülen öğretmenlere göre okulda daha etkili bir matematik eğitimi verilebilmesi için, öğrencilerin hazırbuluşluk seviyeleri arasındaki farkın azaltılması ve başarı seviyelerine göre sınıflarda eğitim görmesi gerekmektedir. Ayrıca sekizinci sınıf matematik dersi öğretim programındaki kazanımlar azaltılmalıdır. Anahtar kelimeler: Sekizinci sınıf, TEOG, akademik başarı, öğretim süreci
Eğitim sürecine veli katılımının bir boyutu olan öğrenmeyi destekleyici ev ortamının veli toplantılarında yer alma durumunun incelenmesi (Durum çalışması)
Bu çalışmada eğitim sürecine veli katılımının bir boyutu olan öğrenmeyi destekleyici ev ortamının veli toplantılarında nasıl yer aldığı ve velileri yönlendirilmeye yönelik neler yapıldığı konusunun araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni ile desenlemiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ili Şehitkâmil ilçesine bağlı iki ilkokulda 25 öğretmen, 30 veli (2 velinin öğrencisi BEP'li) oluşturmaktadır. Çalışma grubundan veriler görüşme tekniği ile toplanmıştır. Ayrıca 2016/2017 Eğitim-Öğretim yılında 1.dönem ve 2.dönem yapılan sınıf veli toplantı tutanaklarından 60 tanesi incelenmiştir. Öğretmenlerden, velilerden ve tutanaklardan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Kuramsal çerçevesi ilgili literatür araştırılarak oluşturan 8 temaya göre kodlar çıkartılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin sınıf veli toplantılarında öğrenmeyi destekleyici ev ortamı için bazı öğretmenlerin önerilerde bulunduğu, bazıların az da olsa değindiği ve bazıların da hiç değinmediği görülmüştür. Velilere sorulan sorular neticesinde ise, bazı velilerin sınıf veli toplantılarında öğrenmeyi destekleyici ev ortamı için bazı öğretmenlerin öneride bulunduğunu, bazılarının da az da olsa değindiği bazılarının da hiç değinmediği görülmüştür. Yapılan sınıf veli toplantı gündem maddelerini incelediğimizde çok az sayıda öğretmenin öğrenmeyi destekleyici ev ortamı için önerilerde bulundukları tespit edilmiştir. Ancak öğretmenlerin düzenlemiş olduğu toplantılarda, önerilerin gündem maddesi olarak yer almasına rağmen velilerin yeterince bilgilendirilmediği, belli başlı bazı maddeler üzerinde durulduğu görülmüştür. Bu durumun oluşmasının nedenlerinden biri öğretmenin söylesem de veliler tarafından dikkate alınmayacağı kaygısı, velilerin eğitim seviyesinin düşüklüğü ve velilerin maddi durumlarının yetersizliğinden kaynaklı olduğu söylenebilir. Buna rağmen bazı öğretmenlerin önerilerde bulunduğu görülmüştür. Öğrencinin akademik başarısının artırılmasına yönelik olarak, velilerle işbirliğinin sağlanması şart olduğu ve ailelerin desteği ile bunun mümkün olduğu unutulmamalıdır.
Sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunlar
Bu araştırmada; ilkokul düzeyinde fen bilimleri dersini yürütmekte olan sınıf öğretmenlerinin, fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunların betimlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kırşehir ili merkez ilçesindeki devlet okullarında görev yapmakta olan 320 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmanın birinci kısmında, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda evrenin tamamına ulaşılmış olup ayrıca örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmanın ikinci kısmında, nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim araştırma deseni kullanılmıştır. Bu kapsamda katılımcılar çok aşamalı örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Birinci aşamada ölçüt örnekleme yöntemiyle katılımcıların çalıştığı okullar belirlenmiş, ikinci aşamada ise maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile katılımcıların eğitim verdikleri sınıf düzeyi, cinsiyet, mesleki kıdem yılı, sınıf mevcudu, mezun oldukları fakülte/bölüm ve lisansüstü eğitimi alıp almama durumları gibi özellikleri belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutu kapsamında 24'ü erkek, 14'ü kadın olmak üzere toplamda 38 sınıf öğretmeni ile odak gurup görüşmeleri yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu sorularının hazırlanması sürecinde literatür taranmış ve öğretmenlerin karşılaşabilecekleri sorunlar; öğretim programı, öğretmen, öğrenci, ders kitabı, öğrenme ortamı, veli ve idari kaynaklı olmak üzere yedi boyutta toplanmış ve bu boyutlara yönelik yedi adet soru ile veri toplama sürecine gidilmiştir. Bu kapsamda elde edilen veriler, "içerik analizi" tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel sonucunda, sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunlar ölçeğinde; süreç öncesi hazırlıkta karşılaşılan sorunlar, süreçte karşılaşılan sorunlar, ölçme değerlendirme etkinliklerinde karşılaşılan sorunlar ve fen bilimleri dersi öğretim programı ile ilgili karşılaşılan sorunlar alt boyutuna oranla, fen bilimleri dersi ile ilgili karşılaşılan öğrenme ortamı kaynaklı sorunlar alt boyutunda daha az sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Yine sınıf öğretmenlerinin; eğitim verdikleri sınıf düzeyi, cinsiyet, mesleki kıdem yılı ve lisansüstü eğitimi alıp almama değişkenine göre anlamlı fark tespit edilmezken; sınıf mevcudu değişkenine göre süreç öncesi hazırlıkta ve süreçteki sorunlarda; mezun olduğu fakülte/bölüm değişkenine göre ise ölçek genelinde anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel sonucunda öğretmenlerin; konuların sınıf seviyesine uygun olmaması, ölçme değerlendirme sorularının bilişsel alanda alt düzeyde olması, laboratuvarın olmaması ya da kullanılmaması, öğretmenlerin alan bilgilerini yeterince güncelleyememeleri, kılavuz kitabın olmaması, velilerin öğretim sürecinde yeterli desteği göstermemeleri konularında sorunları ifade ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu sorunların çözümleri noktasında; hizmet içi uygulamaların nitelik ve nicelik olarak arttırılması, laboratuvar kullanımı ya da sınıfların dizaynı konusunda okul idaresinin öğretmenleri desteklemesi, öğretmen kılavuz kitaplarının yeniden dağıtılması, velilerin öğretim sürecine destek olmaları noktasında bilinçlendirme çalışmalarının düzenlenmesi, ders kitapları ve programlarının revize edilmesi çalışmalarında öğretmenlerin daha aktif rol almalarının sağlanması önerilebilir.
Dördüncü sınıf öğrencilerinin kavram öğrenme düzeylerinin belirlenmesi ve sınıf öğretmenlerinin kavram öğrenme-öğretme süreci hakkındaki görüşleri
Bu araştırmada, dördüncü sınıf öğrencilerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme düzeylerinin ve kavramları nasıl sınıfladıklarının belirlenmesi ve dördüncü sınıf öğretmenlerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme-öğretme sürecine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, nitel ve nicel verilerden yararlanıldığı için karma yöntemli desenlerden yakınsayan paralel karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kars ili ve ilçelerinde bulunan ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, dördüncü sınıf öğrencilerinin oluşturduğu örneklem tesadüfi örnekleme, dördüncü sınıf öğretmenlerinin oluşturduğu örneklem ise benzeşik örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Çalışmanın verilerini elde edebilmek için üç farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Dördüncü sınıf öğrencilerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme düzeylerini belirlemek için Fen Bilimleri Kavram Başarı Testi (FBKBT), öğrencilerin kavramları nasıl sınıfladıklarını belirlemek için Yapılandırılmış Grid (YG) ve dördüncü sınıf öğretmenlerinin kavram öğrenme-öğretme süreçlerine ilişkin görüşlerinin alınması için yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) soruları hazırlanmıştır. FBKBT Kars ilinin Kağızman ilçesinde 216 öğrenciye, YG 170 öğrenciye uygulanmış ve 15 ilkokulda görev yapan toplam 20 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarına ilişkin öğrenilme düzeyi en yüksek olan kavram iskelet kavramı iken, öğrenilme düzeyi en düşük kavram kemik kavramı olduğu, öğrencilerin kas, kemik, eklem ve iskelet kavramlarını sınıflamada hatalar yaptıkları, öğretmenlerin daha çok görsel ve işitsel materyalleri tercih ettiği, soru-cevap tekniğini en fazla kullandıkları, değerlendirme sürecinde en fazla boşluk doldurmalı soruları tercih ettikleri görülmüştür. Anahtar kelimeler: Fen, kavram, kavram öğretimi, yapılandırılmış grid, sınıflandırma hataları
Ortaokul kademesindeki öğrenci velilerinin eğitim sürecinden beklentileri
Bu araştırma, ortaokul kademesindeki öğrenci velilerinin eğitim sürecinden beklentilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma betimsel bir alan araştırmasıdır. Velilerin eğitim sürecinden beklentileri konusunda anket hazırlanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu ankette kendinizi okula gittiğinizde rahat hisseder misiniz?, Okulda iletişimin yeterli olarak sağlandığına inanıyor musunuz?, Okulun bulunduğu çevreyle ilgili sorunları var mıdır?, Okulda verilen kursların, piyasadaki özel kurslar kadar yeterli olduğuna inanıyor musunuz?, Öğrenci sayısı, ideal öğrenci sayısı olan 25-30 öğrenci sayısına uygun mudur?, Öğrenciler laboratuar araç ve gereçlerinden iyi yararlanıyorlar mı?, Okulunuzda öğretmen-öğrenci-veli işbirliği yeterli midir?, Okul idaresinden, çocuğunuz hakkında almak istediğiniz bilgileri rahat alabiliyor musunuz? gibi sorular hazırlanmıştır. Yapılan değerlendirmelere göre veliler eğitim sürecinden, çocuklarının en iyi şekilde eğitim alarak hayata hazırlanmaları ve memleket için erdemli insanlar olarak yetiştirilmelerini beklemektedirler. Anahtar Kelimeler: Aile, Eğitim, Eğitim Süreci, İletişim.
Öğretmenlerin örgütsel yabancılaşma, duygusal emek ve öğretme-öğrenme sürecindeki davranışları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda örgütsel yabancılaşma, duygusal emek ve öğretme-öğrenme sürecindeki davranışlar arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır. Araştırmaya 2022-2023 eğitim öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan 391 öğretmen katılmıştır. Araştırma sonucunda (1) öğretmenlerin örgütsel yabancılaşma algılarının düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. (2) Öğretmenlerin duygusal emek algılarının orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. (3) Öğretmenlerin öğretme öğrenme sürecindeki davranışlarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. (4) Öğretmenlerin cinsiyetleri ile öğretme-öğrenme sürecindeki davranışlarının toplam puanı ile pozitif davranış alt boyutu arasında kadın öğretmenler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sendikaya üye olma durumları ile örgütsel yabancılaşmalarının "Kuralsızlık" alt boyutu arasında sendikalı öğretmenler lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Öğretmenlerin meslekteki hizmet süresi ile örgütsel yabancılaşmalarının "Yalıtılmışlık" alt boyutu arasında 21 yıl üstü mesleki hizmet süresine sahip öğretmenler lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Öğretmenlerin öğrenim durumu ile örgütsel yabancılaşmalarının "Güçsüzlük" ve "Yalıtılmışlık" alt boyutları arasında lisans mezunu öğretmenler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul türü ile örgütsel yabancılaşmalarının "Kuralsızlık" alt boyutu ve duygusal emeklerinin "Yüzeysel Davranış" alt boyutları arasında meslek lisesinde görev yapan öğretmenler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. (5) Öğretmenlerin örgütsel yabancılaşma ve duygusal emek algıları arasında negatif yönlü ve anlamlı; örgütsel yabancılaşma algıları ve öğretme-öğrenme sürecindeki davranışları arasında negatif yönde ve anlamlı; duygusal emek algıları ile öğretme-öğrenme sürecindeki davranışları arasında pozitif yönde ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Duygusal Emek, Öğretme-Öğrenme Sürecinde Öğretmen Davranışları, Örgütsel Yabancılaşma
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kelime öğretimi sürecinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı yabancılara Türkçe öğretimi sürecinin kelime öğretimi (Hangi kelimelerin öğretileceği, hangi etkinliklerle öğrencilere sunulacağı, hangi materyallerin kullanılacağı, hangi strateji yöntem ve tekniklere başvurulacağı, hangi ölçme araçlarının tercih edileceği) açısından değerlendirilmesidir. Çalışma için etkileşimli bir desen olan durum çalışması seçilmiştir. Nitel modelde yürütülen bu çalışmanın örneklemini Düzce Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) bünyesinde öğrenim gören A1 düzeyindeki öğrenciler ve kurumda görev alan 7 öğretici oluşturmuştur. Çalışmanın amacı doğrultusunda yabancılara Türkçe öğretimi kurumunda görev alan öğreticilerle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında sınıf içi uygulamalara dönük olarak yapılandırılmamış gözlem formu da kullanılmıştır. Sınıf içi uygulamalar A1 düzeyinin başlangıcından bitişine kadar (6 Hafta) gözlemlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bu veriler tablolaştırılarak sunulmuştur. Sonuç olarak hedef kelimelerin belirlenmesinde öğrenci ilgi, ihtiyaç ve önceki öğrenmelerinin göz önünde bulundurulmadığına ulaşılmıştır. Planlamanın öğrenciler için yetersiz kaldığı ve tekniklerin genel olarak çeşitlendirilmediği gözlemlenmiştir. Alanda çalışan öğretmenlerin strateji, yöntem ve teknik konularında yeterli bilgiye sahip olmadığı belirtilmiştir. Süreçte kullanılan etkinliklerin de hatırlama, kavrama gibi alt düzey bilişsel becerilere hitap edecek şekilde hazırlandığı ve uygulandığı sonucu elde edilmiştir. Materyal kullanımında ise kitabın bazı derslerde hala yoğunlukta olduğu ve teknolojinin imkânlarının derslerde yeterince yer bulmadığı gözlemlenmiştir. Sürecin önemli parçalarından olan değerlendirmede basamağında geleneksel araçların tercih edildiği sonucu çıkarılmıştır. Bütün bunlarla birlikte kelimelerin dil öğrenme sürecindeki önemine ve bu alana gerekli önemin verilmediği çalışmadan elde edilmiştir.
Basketbol klasman hakemlerinin eğitim süreçlerinin incelenmesi ve beklenti düzeyleri
Araştırmanın amacı, 2012-2013 basketbol sezonunda Türkiye Basketbol Federasyonu bünyesinde basketbol hakemliği yapan klasman hakemlerinin basketbol hakemliği eğitim sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve beklenti düzeylerinin belirlenmesidir.Araştırma grubunu, 2012-2013 basketbol sezonunda Türkiye Basketbol Federasyonu bünyesinde görev yapan 276 basketbol hakeminden 8 FİBA hakemi , 11 A klasman, 35 B klasman ve 96 C klasmanı olmak üzere 150 basketbol klasman hakemi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Anket formunun birinci bölümünde, hakemlerin kişisel bilgilerine yönelik 10 soru, ikinci bölümde ise aday hakem yetiştirme kursları ve klasman hakemi eğitim seminerlerinin verimliliğini değerlendirmeye yönelik 29 madde yer almıştır. Verilerin analizi için yapılan normallik testi sonucunda normal dağılıma sahip olan değişken gruplarında ikili karşılaştırmalar için t, 2 den fazla karşılaştırmalar için Anova testi uygulanmıştır.Normal dağılıma sahip olmayan değişken grupları için Kruskal Wallis testi uygulanmıştır.Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda,1) Aday hakem yetiştirme kurslarının yeterliliğine ilişkin görüşlerde, klasman bakımından,hakemlik yılı bakımında ve eğitim düzeyi bakımından incelendiğinde aday hakem yetiştirme kurslarındaki eğitimlerin yeterli olduğu yönündeki düşünceler ön plana çıkmıştır.Ancak FİBA kokartlı hakemler,hakemlik yılı 12-14 yıl arasında olan hakemler ve eğitim düzeyi doktora seviyesinde olan hakemlerin aday hakem yetiştirme kurslarının yeterli olmadığını düşündükleri ortaya çıkmıştır.2) Eğitim seminerlerinin eğitim ortamının verimliliğinde genel olarak hakemlerin düşünceleri eğitim ortamının yeterli olduğu yönündeyken, hakemlik yılı bakımından 12-14 ve 15-19 yıl grubunda olanlar, FİBA kokartlı olan ve eğitim düzeyi bakımından doktora düzeyinde olan hakemlerin eğitim ortamını diğer hakemlere göre daha az yeterli gördüğü sonucu ortaya çıkmıştır.3) Eğitim seminerlerinin planlanmasının yeterliliğine ilişkin görüşlerde, klasmanlar arasında eğitimlerin yeterli olduğu yönündeki düşünceler ön plana çıkmıştır. Eğitim seminerlerinin planlanmasının yeterliliğine ilişkin görüşlerde, araştırmaya katılan hakemlerin hakemlik yılları göz önüne alındığında, hakemlik yıllarının 12 - 14 yılları arasında olan hakemler dışındaki bütün gruplarda, eğitim seminerinin planlanmasının yeterli olduğu görüşü ortaya çıkmıştır. Eğitim seminerlerinin planlanmasının yeterliliğine ilişkin görüşlerde, araştırmaya katılan hakemlerin eğitim düzeyleri göz önüne alındığında, genel olarak eğitim seminerinin planlanmasının yeterli olduğu görüşü ağır basarken, doktora eğitimi gören hakemlerin yeterliliğe ilişkin görüşlerinin daha düşük olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Basketbol, Hakem, Klasman Basketbol Hakemleri, Hakemlik Eğitimi
Ortaöğretim öğrencilerinin özel ders alma süreçlerinin incelenmesi
Öğretimin hedeflere uygun biçimde planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi bakımından öğretim programları öğretmenlere rehberlik eden temel başvuru kaynağıdır. Araştırmanın amacı özel ders ihtiyacının nedenleri ile öğretimin planlanması ve gerçekleştirilmesi konusunda öğretmenlerin bireysel öğretim programı/öğretim planı oluşturma düzeylerini incelemektir. Bu araştırma özel ders planlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerinin nasıl gerçekleştiğini belirlemeye yönelik nitel çalışmadır. Araştırma deseni olarak durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Düzce ilinde bulunan devlet okulları ve özel okullarda görev yapmakta olan farklı branşlardan 17 öğretmen, özel ve devlet okullarında/dan öğrenim gören ya da mezun durumunda 24 öğrenci ve 4 veli oluşturmaktadır. Çalışmada problemi daha geniş çerçevede araştırabilmek amacıyla amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada özel ders veren öğretmenlerin dersi planlı yürütme eğiliminde oldukları ancak yazılı bir metin ya da program oluşturmadıklarını sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bazı öğretmenlerin dersi plansız yürütmeyi tercih ettikleri görülmüştür. Bu bağlamda öğretmenlerin planlama becerilerini yetersiz olduğu düşünülebilir. Özel derste öğretmen, öğrenci ve velilerin planlama sürecine etkin katılım sağlandığı ve öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyinin ve bireysel farklılıklarının planlama aşamasını şekillendiren temel faktörler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada özel ders öğrenme yaşantılarının düzenlenmesinde öğretimin bireyselleştirilmesi, öğrencinin derse aktif katılımının sağlanması, yönlendirme amaçlı ipuçlarının kullanılması, zorlanmanın sağlanması, hedefe yönelik çalışılması, ödev takibi, tekrar ve alıştırmalar ile güdülenmenin sağlandığı öğrenmeyi etkili ve kalıcı hale getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Özel derste etkili öğrenme ortamlarının oluşturulmasının dersin öğrencinin hazırbulunuşluk düzeylerine uygun biçimde planlanmasına; kullanılan kaynak ve materyallerin bireysel ilgi ve ihtiyaçlara göre belirlenmesine ve öğrencin öğrenme stillerine uygun yöntemlerinin kullanılmasına bağlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Özel derste süreç ve sonuç değerlendirme etkinliklerinin etkili biçimde kullanılmasının akademik başarıyı olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Özel derste velilerin süreç hakkında gerçekçi olmadıkları ya da süreci yeterince takip edemedikleri; aile baskısı ile özel ders almak durumunda kalan öğrencilerin kararsız ve çelişkili tutumlar ve davranışlar geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenme öğretme süreçlerinde etkili iletişim, akademik başarı ve derse yönelik olumlu tutum temel hedeflerdir. Öğrenci, öğretmen ve veliler okul derslerinin desteklenmesi ve ulusal sınavlarda avantaj sağlaması amacıyla özel dersi zorunlu görmektedirler. Tüm bu bulgular bağlamında öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarını tamamlamak amacıyla özel derse yöneldiği sonucuna ulaşılmıştır. Özel öğretmen tercihinde öğretmenin, alan bilgisinin iyi olması olası; olumlu öğrenme ortamları oluşturma, öğrenme-öğretme süreçlerini başarılı yönetme ve değerlendirme becerisine sahip olması; öğrenci ile etkili iletişim kurabilmesi; öğrencinin ihtiyaçlarına göre davranabilmesi; güvenilir olması; özel ders deneyiminin olması; öğrenciye psikolojik deste verebilmesi ve rehberlik yapabilmesi; bilinir olması; olumlu kişilik özelliklerine sahip olması tavsiye ediliyor olası; işinden keyif alması ve bunu öğrenciye yansıtması; öğrenciye karşı duyarsız olmaması, belirleyici unsurları olduğu; bu unsurların 'iyi öğretmen' ya da 'başarılı öğretmen' olarak nitelendirilmeyi etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Özel öğretmenin başarılı öğrenciler yetiştiriyor olması, öğrencilerin bir kısmının kendini güvende hissetmesini sağladığı ve motivasyonunu arttırmaktadır. Buna bağlı olarak öğrencilerin akademik başarılarını olumlu yönde gelişmektedir. Bu bağlamda özel derste öğrenme yaşantılarını dışsal faktörlerin etkileyebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer bir kısmının ise bu durumdan etkilenmediği buna bağlı olarak akademik başarılarına etki etmediği görülmüştür. Bu gruptaki öğrenciler başarının istekli çalışmaya bağlı olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Bu bağlamda özel derste öğrenmenin sorumluluğunu alan öğrencilerde öğrenme yaşantılarını içsel faktörlerin etkileyebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Özel Ders, Birebir Öğrenme, Öğretim Programı
Fen bilimleri öğretmenlerinin program inançlarının öğretim uygulamaları süreçlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, fen bilimleri öğretmenlerinin, program inançlarını belirlemek ve bu inançların öğretmenlerin öğretim uygulamaları sürecindeki davranışlarına yansımalarını incelemektir. Çalışmada, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerini içeren karma araştırma yöntemlerinden, açıklayıcı karma yöntem tasarımı kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda betimsel tarama modeli, nitel boyutunda ise durum çalışmasından yararlanılmıştır. Çalışmanın nicel kısmı 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Antalya İli merkez ilçelerde bulunan ortaöğretim kurumlarında görev yapan 200 fen bilimleri öğretmeni, nitel kısmı ise araştırmanın nicel kısmına katılmış 10 gönüllü fen bilimleri öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri "Program Yönelimleri Envanteri" kullanarak toplanmış ve frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplar için t testi, tek yönlü varyans analizi (One-Way Anova) teknikleriyle, SPSS 17.00 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise, yapılandırılmış gözlem ve yarı-yapılandırılmış görüşme formları yardımıyla toplanmış; gözlem formlarından elde edilen veriler betimsel analiz, görüşme formlarından elde edilen veriler ise içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; fen bilimleri öğretmenlerinin bir eğitim programında bilişsel süreçler ve hümanistik faktörlerin bulunmasına yönelik inançlarının en yüksek, sosyal yeniden yapılandırmacı faktörün bulunmasına yönelik inançlarının ise en düşük düzeyde olduğu, ancak öğretmenlerin diğer inanç faktörlerini de reddetmedikleri belirlenmiştir. Cinsiyet ve eğitim düzeyi değişkenleri açısından, fen bilimleri öğretmenlerinin inanç düzeyleri arasında, istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı; ancak kıdem değişkeninin, öğretmenlerin bir eğitim programında akademik ve bilişsel süreçler faktörünün yer alması gerektiğine olan inanç düzeylerini farklılaştırdığı çalışmada ortaya çıkan bir diğer sonuçtur. Yine araştırmada, fen bilimleri öğretmenlerinin program inançlarının, öğretmenlerin öğretim uygulamaları süreçlerini; öğretmenlerin kendilerinden, öğrencilerden ve çevreden kaynaklanan birtakım faktörler nedeniyle önemli oranda etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bir program öğesi olarak eğitim durumları standartlarının belirlenmesi
Bu araştırmada Bir Program Öğesi Olarak Eğitim Durumları Standartlarının Belirlenmesi amaçlanmıştır. Delphi tekniği temelinde, üç turda gerçekleştirilen bu çalışma kapsamında belirlenen standartlar, Türkiye'nin tüm bölgelerinden belirlenen 10 üniversite ve 295 eğitim bilimleri alanı uzmanı görüşleriyle belirlenmiştir. Araştırmanın birinci turunda, Eğitim Durumlarına ilişkin standartların neler olabileceğine dair uzmanlardan görüş alınmıştır. Bu turdan elde dilen veriler üç alan uzmanı ve danışman tarafından kodlanarak, alanyazın bilgileri de dikkate alınarak gruplanmıştır. Birinci tur sonunda bir anket formu oluşturulmuştur. Ayrıca bu formda katılımcıların görüş ve önerilerini belirtebilecekleri bir alan ayrılmıştır. Araştırmanın ikinci turunda bu anket uzman grubuna tekrar uygulanmış ve standartlara katılma düzeyleri sorularak her bir standarda ilişkin görüş ve önerileri alınmıştır. Uzmanlardan gelen görüş ve öneriler doğrultusunda yeniden düzenlenen anket formu, belirtilen değişiklere ilişkin görüşleri alınmak üzere üçüncü turda tekrar uzmanlara gönderilmiştir. Bu tur sonucunda belirlenen eğitim durumları standartları anket formu Erzincan ilinden 40 öğretmene ve Elazığ ilinden 35 öğretmene uygulanarak, öğretmenlerin bu standartları benimseme düzeyi incelenmiştir. Uzmanların Delphi turlarında kullanılan anketlerde yer alan standartlara katılım düzeyleri ve düzeltme yapılan standartlar üzerindeki değişime katılma düzeylerinde Hiç Katılmıyorum için (1), Katılmıyorum için (2), Kararsızım için (3), Katılıyorum için (4) ve Tamamen Katılıyorum için (5) olarak puanlanmıştır. Anket kapsamından çıkarılması önerilen standartlar için ise katılma düzeyleri Kesinlikle Çıkarılmamalı için (1), Çıkarılmamalı için (2), Kararsızım için (3), Çıkarılmalı için (4), ve Kesinlikle Çıkarılmalı için (5) olarak puanlanmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin çözümlenmesinde ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Buna göre "Katılıyorum (3,41-4,20)" ve "Tamamen Katılıyorum (4,21-5,00)" düzeyindeki görüşlerde, standartların kabullenilmesi yönünde görüş birliğinin sağlandığı kabul edilmiştir. Ayrıca anket kapsamından çıkarılması önerilen standartlar için "Çıkarılmalı (3,41-4,20)" ve "Kesinlikle Çıkarılmalı (4,21-5,00)" düzeyindeki görüşler belirleyici olmuştur. Sonuç olarak eğitim durumlarına yönelik on standart ve 206 gösterge belirlenmiştir. Bu standartların 101'i (%49,0) Öğretmene Yönelik Standartlar, 18'i (%8,7) Okul Yönetimine Yönelik Standartlar, 11'i (%5,3) Eğitim Öğretim Politikalarına Yönelik Standartlar, 19'u (%9,2) Öğrenme Ortamı Standartları, 22'si (%10,7) Araç-Gereç ve Materyal Standartları, 9'u (%4,4) İçerik Standartları, 2'si (%1,0) Değerlendirme Standartları, 5'i (%2,4) Dersin İşlenişine Yönelik Standartlar, 8'i (%3,9) Öğrenmeye Yönelik Standartlar ve 11'i (%5,3) Programa Yönelik Standartlar altında toplanmıştır. Nitelikli bir uzman grubunun birbirinden bağımsız üzerinde uzlaştıkları bu standartlar hem ulusal hem de uluslararası alanyazında önemli düzeyde ilişkili bulunmuştur. Belirlenen bu standartlar ile eğitimin hem insan kaynağının hem de yapısal kaynaklarının asgari bir seviyeye getirilmesi öngörülmektedir. Öğrenme-öğretme süreci bu standartlara göre şekillendirilebilirse, bu süreç daha etkin bir şekilde yürütülebilir. Ayrıca öğrencilere Mili Eğitimin temel ilkelerinden biri olan fırsat eşitliğini sunacak olan bu standartlar ile tüm öğrencilere eşit ve adil bir eğitim hizmetinin götürülmesi beklenmektedir. Bu noktada bundan sonraki çalışmalarda bu araştırmada oluşturulan standartların Türkiye'deki okullar tarafından ne derece karşılandığına ilişkin araştırmalar yapılabilir. Ayrıca bu standartları temele alan bir öğretim sürecinin sonunda oluşacak başarıyı ölçebilecek deneysel çalışmalar yapılabilir.
İlköğretim okul müdürlerinin yeterlikleri ile eğitim-öğretim süreci arasındaki ilişki
Araştırmanın amacı, öğretmenlerin görüşlerine göre ilköğretim okulu müdürlerinin yeterlik düzeyleri ile eğitim-öğretim işlerinin gerçekleşme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Araştırma, mevcut durumu açıklamaya yönelik olarak tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evreni, TÜİK'in belirlediği Düzey-1 İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına göre Türkiye'nin 12 bölgesinde, 2011-2012 eğitim yılında, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerdir. Araştırmanın örneklemini 12 bölgede, 34 ilde, 328 okulda, 1064 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplamak amacıyla iki ölçek geliştirilmiştir. 1) Okul Müdürleri Yeterlikleri Ölçeği (OMYÖ), 2) Eğitim-Öğretim İşleri Ölçeği (EÖİÖ). Verilerin analizinde, değişkenlerin anlamlılığı konusunda ikili grupların karşılaştırılması için Mann Whitney U testi, çoklu gruplarda Kruskal Wallis testinden (parametrik olmayan çoklu gruplar için) yararlanılmıştır. Gruplarda farkın kaynağı için Man Whitney U testinden yararlanılmıştır. İlköğretim okul müdürlerinin yeterliklerinin (kavramsal, teknik, insancıl) okulun eğitim öğretim işlerini yordamasına ilişkin regresyon analizi, yeterlikler ile eğitim-öğretim işlerinin aralarındaki ilişkinin düzeyi Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu yapılarak belirlenmiştir.Araştırmacı tarafından geliştirilen ve araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan ölçeklerin belirlenen faktörler ile her bir faktöre ait maddeler arasındaki ilişkinin yeterli düzeyde olup olmadığını ve belirlenen faktörlerin orijinal yapıyı açıklamakta ne derece yeterli olduğunu belirlemek amacıyla yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda Okul Müdürlerinin Yeterlikleri Ölçeği (OMYÖ) ve Eğitim Öğretim İşleri Ölçeğinde (EÖİÖ) her faktör kendisini oluşturan ifadeleri doğru bir biçimde temsil etmektedir.Öğretmen görüşleri açısından ilköğretim okul müdürlerinin teknik yeterliklerinin diğer yeterliklere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin görüşleri arasında cinsiyet değişkeni açısından okul müdürlerinin yeterlikleri konusunda anlamlı fark görülmemektedir Kadın öğretmenler erkek öğretmenlere göre kavramsal ve teknik yeterlikler boyutunda daha olumlu düşünürlerken, insancıl yeterlikler boyutunda erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre daha olumlu düşünmektedirler.11-20 yıllık kıdeme sahip öğretmenler, okul müdürlerinin yeterliklerini ve okulda gerçekleştirilen eğitim-öğretim işlerini 1-10 yıllık ve 21 yıl ve üzeri kıdeme sahip öğretmenlere göre daha yüksek görmektedirler. Akdeniz bölgesi ve Orta Anadolu Bölgesi'ndeki öğretmenler, ilköğretim okul müdürlerinin yeterliklerini diğer bölgelerdeki öğretmenlere göre daha yüksek görmektedirler. Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan öğretmenler ile Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan öğretmenler ise, ilköğretim okul müdürlerinin yeterliklerini ve okulda gerçekleştirilen eğitim-öğretim işlerini diğer bölgelerde bulunan öğretmenlere göre daha düşük görmektedirler.Öğretmen görüşleri açısından eğitim-öğretim işlerine ilişkin bulgular incelendiğinde; Eğitim-öğretim işlerine ilişkin öğretmen görüşlerinin ?çok katılıyorum? düzeyinde olduğu görülmektedir. Eğitim-öğretim işlerine genel bakıldığında erkek öğretmenler kadın öğretmenlere göre daha olumlu düşünmektedirler.Okul Müdürlerinin Yeterliklerinin okuldaki eğitim öğretim işlerini yordayıp yordamadığına ilişkin yapılan regresyon analizi sonuçları anlamlı ilişki vermektedir. Standardize edilmiş regresyon katsayısına göre (ß) yordayıcı değişkenlerin eğitim öğretim süreci üzerindeki göreli önem sırası; teknik yeterlik, kavramsal yeterlik ve insancıl yeterliktir. Öğretmenlerin okul yöneticilerini araştırma kapsamında değerlendirilen yeterlikler itibariyle yeterli görme düzeyleri yükseldikçe okullarındaki eğitim-öğretim sürecini etkin olarak algılama düzeyleri de yükselmektedir.Okul müdürlerinin yeterliklerinin birbirini tamamladığı sonucundan hareketle, yapılan veya yapılacak hizmet-içi yetiştirme programlarının içeriği okul müdürlerinin kavramsal, teknik, insancıl yeterlik alanları dikkate alınarak düzenlenebilir. Araştırmacı tarafından geliştirilen ve araştırmada kullanılan Okul Müdürlerinin Yeterlikleri Ölçeği (OMYÖ) ve Eğitim Öğretim İşleri Ölçeği (EÖİÖ) başka araştırmalarda kullanılabilir.
Eğitim fakültesi ilköğretim bölümünde derslerin işleniş ve ölçme değerlendirme sürecine ilişkin öğretmen adaylarının görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde derslerin işleniş ve ölçme-değerlendirme sürecine ilişkin öğretmen adaylarının görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma tarama modelinde olup, betimsel bir nitelik arz etmektedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğretmen adaylarının Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde derslerin işleniş ve ölçme-değerlendirme sürecine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla 33 maddeli beşli likert ölçeğine dayalı bir anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Fırat ve Dicle Üniversitelerin' nin Eğitim Fakültelerinin İlköğretim Bölümlerinde öğrenim gören tesadüfî örnekleme yolu ile seçilmiş 820 öğretmen adayından oluşturmaktadır. Uygulanan anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde " SPSS 16.0" istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans (N), yüzde (%) ve aritmetik ortalamaları dikkate alınmıştır. Öğretmen adaylarının görüşlerine göre; öğretim elemanlarının öğretim sürecini % 38.01 inin genellikle kitaptaki işlenişi kullandıkları, % 31.47 sinin düzanlatım yöntemini, % 8.24 ünün işbirlikli öğrenmeyi, % 3.83 ünün beyin fırtınası yöntemini ve % 1.48 inin çoklu zeka kuramına dayalı yürüttükleri tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının görüşlerine göre, öğretim elemanlarının öğretim sürecinde % 32.95 inin yazılı sınavlar, % 22.41 inin testler, % 17.77 sinin ödevler, % 15.18 inin proje çalışmaları, % 6.14 ünün performans değerlendirme ölçekleri ve % 5.54 ünün öğrenci ürün dosyalarını kullanarak ölçme-değerlendirme yaptıkları belirlenmiştir. Bu durum, Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde öğretim süreci ölçme değerlendirme aşamasında öğretim elemanlarının en çok yazılı sınavlar ve testleri kullandıkları sonucunu ortaya çıkarmıştır. Öğretmen adaylarına göre; öğretim elemanlarının dersle ilgili farklı etkinlik ve materyalleri internetten araştırarak derse gelmedikleri ve öğretim elemanlarının derse başlamadan önce öğrencileri yeterince güdülemedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Yine öğretmen adaylarına göre; öğretim elemanlarının derste ara değerlendirme ve kısa süreli quiz vb. değerlendirme yeterince yapmadıkları, sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretim elemanlarının alternatif ölçme değerlendirme türlerinden yeterince faydalanmadıkları öğretmen adaylarının görüşlerine göre tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının derslerin hazırlık-işleniş ve ölçme-değerlendirme aşamalarına ilişkin olarak cinsiyet değişkenine göre bazı maddelerde farklı görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir. Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde derslerin hem hazırlık-işleniş hemde ölçme-değerlendirme aşamalarının genelinde, okul öncesi öğretmenliği programında öğrenim gören öğretmen adaylarının, sosyal bilgiler öğretmenliği programında öğrenim gören öğretmen adaylarına göre öğretim elemanları açısından daha olumlu kanaatte ve izlenimde oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Öğretim Süreci, Hazırlık-İşleniş, Ölçme-değerlendirme, Öğretmen adayı.
Farklı değişkenler açısından ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin okuldan beklentilerinin karşılanma düzeyinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, İlköğretimin İkinci kademesinde öğrenim gören öğrencilerin okulun öğretmen, öğrenme-öğretme süreci, fiziki ortam ve donanım ile sosyal etkinlikler boyutlarındaki değişkenler açısından okuldan beklentilerinin karşılanma düzeylerini belirlemektir.Betimsel yapıdaki bu araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirlik çalışması sonucu belirlenen 30 maddelik ?Öğrencilerin Okuldan Beklentileri? adlı anket kullanılmıştır. Bu anket öğretmen, öğrenme ve öğretme süreci, fiziki ortam ve donanım ile sosyal etkinlikler boyutundan oluşan öğrencilerin okuldan beklentilerinin karşılanma düzeylerini belirlemek üzere beşli Likert tipinde hazırlanmıştır.Anketler öğrencilere 2009-2010 Öğretim yılı 1. Dönemi içerisinde uygulanmıştır. Araştırmanın evreni Ankara ilindeki merkez İlköğretim okullarının 2. kademesinde öğrenim gören 6.,7. ve 8. sınıf öğrencileridir. Örneklem olarak bu ilçelerden random yoluyla seçilen beş merkez ilçedeki 10 ilköğretim okulunda toplamda 904 öğrenci çalışmaya katılmıştır.Araştırmada toplanan verilerin istatistiksel çözümleri için frekans dağılımı, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi testi kullanılmıştır. Fark testlerinde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır.Bulgular öğrencilerin okuldan beklentilerinin genel anlamda karşılandığını göstermektedir. Boyutlar açısından bakıldığında en fazla beklentilerin karşılanma düzeyinin =3.88 ile öğretmen boyutunda olduğu görülmektedir. Sırasıyla =3.86 ile öğrenme ve öğretme etkinlikleri, =3.61 ile sosyal etkinlikler boyutu ve =3.27 ile fiziksel ortam ve donanımlar boyutu takip etmektedir. Öğrenci beklentilerinin en fazla karşılandığı maddeler öğretmenlerin konuya uygun ders anlatımı yaparlar ve öğretmenlerin güzel ve etkili konuşma becerilerine sahip olması olarak belirlenmiştir. Beklentilerin en az düzeyde karşılandığı maddeler öğrenci sıralarının rahat olmadığı ve okuldaki kantinlerin öğrencilerin isteklerine cevap vermekte zorlandığı sonuçları çıkmıştır.Sınıf düzeyi değişkenine göre 6.sınıf öğrencileri 7. ve 8. sınıf öğrencilerine göre okuldan beklentilerinin karşılanma düzeyleri yüksek olmakla beraber sınıf düzeyi yükseldikçe öğrenci beklentilerinin karşılanmasında bir olumsuzluk görülmektedir.Öğretmen, öğrenme ve öğretme sürecine ilişkin kız öğrencilerin beklentilerinin karşılanma düzeyi erkeklere göre daha yüksek olmakla beraber, fiziki ortam ve donanımlar ile sosyal etkilikler boyutlarında cinsiyet arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır.Bu bulgular ışığında öğrencilerin okuldan beklentilerinin karşılanma düzeyi konusuyla ilgili ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.
Teachers' role in motivating students in the course of foreign language learning
Language learning is a long, complex and demanding phenomenon and the factors that influence this phenomenon can vary. Motivation which is one of the most substantial components of language learning needs the understanding of diverse factors. In line with this, teachers play a prominent role in this long run by considering all the issues that comprises this context. The purpose of this study is to explore the perceptions of EFL teachers in motivating their students. This was a qualitative case study in nature. The participant s consisted of one male and six female teachers. The study was conducted in an Anatolian High School in Adana between February 2014 and January 2015. Data were gathered by means of a 7-item-open ended questionnaire and a group discussion. The findings of the questionnaire were content analyzed under specific themes and then connected with the findings of the group discussion. Based on the analysis, it was concluded that teachers' use of methods and activities such as songs, games, films, TV serials and the internet sources would highly contribute to the motivation of students in language learning to foster their interests, raise awareness of the target culture and maintain motivation out of class. Key Words: Motivation, Teacher Motivation, Foreign Language Learning
Student perceptions of native English speaking teacher and non-native English speaking teacher effectiveness in English language teaching
This study investigated students' perceptions of the strengths and weaknesses of Native English-Speaking Teachers (NESTs) and Non-native English-speaking teachers (NNESTs). This study was conducted with 156 participants studying in five different universities located in Turkey. Data for the research was collected by using a questionnaire consisting of two parts. Close-ended questions and multiple-choice or Likert-scale types of questions were used in the questionnaire.The data from the questionnaires was analyzed using quantitative data analysis techniques. Frequencies, percentages, means, correlations, and t-tests were calculated to analyze the data. The results revealed that overall, students' attitudes were positive towards both NESTs and NNESTs. Students' age, level and gender are the variables which influence their attitude towards NESTs and NNESTs. There is not much relationship between students' perceptions towards their teachers and teachers' nativeness.