Patient safety
104 theses under this subject heading
Cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi
Bu araştırma, cerrahi birimlerinde çalışan hemşirelerin hasta güvenliğine ilişkin tutumlarını değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlandı. Araştırmanın evrenini, Tekirdağ ve Çanakkale illerinde yer alan 4 hastanenin cerrahi birimlerinde çalışan 409 hemşire, örneklemini ise, basit rastgele örneklem yöntemi ile seçilen 231 hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri, literatür doğrultusunda hazırlanan Çalışan Bilgi Formu ve Sexton ve diğ. tarafından 2006 yılında geliştirilen, Baykal ve diğ. tarafından 2010 yılında Türkçe'ye uyarlanan Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği ile toplandı. Veriler SPSS 18.0 programı ile değerlendirildi. İstatistiksel analizler; frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi ve Spearman Korelasyon Analizi kullanılarak yapıldı. Hemşirelerin Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları 123,170 ± 24,076 ve orta düzeyde bulundu. Ölçeğin alt boyutlarından, en yüksek puanın 'iş doyumu' alt boyutundan, en düşük puanın ise 'güvenlik iklimi' alt boyutundan alındığı belirlendi. Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği toplam puanları ile; hemşirelerin yaşları, mesleki deneyimleri ve haftalık çalışma saatleri arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farkın olmadığı, ameliyathane hemşirelerinin Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği toplam puanlarının, cerrahi servis ve yoğun bakım hemşirelerin puanlarından istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu bulundu. 18-30 yaş grubunda olan hemşirelerin 'yönetim anlayışı' puanı, 31-40 yaş arası olan hemşirelerin puanlarından, haftada 40 saatten fazla çalışan hemşirelerin 'iş doyumu' alt boyutu puanları haftada 40 saatten az çalışan hemşirelerin puanlarından, ameliyathane hemşirelerinin 'ekip çalışması' ve 'güvenlik iklimi' alt boyut puanları cerrahi servis ve yoğun bakım hemşirelerinin puanlarından, ameliyathane hemşirelerinin 'yönetim anlayışı' alt boyutu puanı cerrahi servis hemşirelerinin puanlarından anlamlı derece yüksek bulundu. Cerrahi servis hemşirelerinin 'stresi tanımlama' alt boyut puanının en yüksek olduğu, onu sırasıyla ameliyathane ve cerrahi yoğun bakım hemşirelerinin takip ettiği belirlendi. Sonuç olarak, hemşirelerin hasta güvenliğine ilişkin tutumları orta düzeydedir ve geliştirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Cerrahi Birimler, Hasta Güvenliği
Hemşirelerde tükenmişlik, hasta güvenliği ve aralarındaki ilişki: Bir hastane örneği
Hemşirelik mesleği yapısı gereği, birebir insan ilişkileri ile yoğun bir iletişim ve hizmet gerektirir. Bu sebeple hemşirelerin tükenmişlik yaşama ve tükenmenin etkisi ile hasta güvenliğini tehlikeye düşürme riskleri yüksektir. Bu bağlamda, hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri ile hasta güvenliği kültürü düzeylerini saptamak ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla bu çalışma yapıldı. Araştırmanın evrenini, hastanede görev yapan tüm hemşireler; örneklemini gönüllü olarak katılan 100 hemşire oluşturdu. Veri toplama araçları, "Sosyo-demografik Soru Formu", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve "Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği"nden oluşmaktadır. PASW Statistics 18 for Windows istatistik paket programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken, tanımlayıcı istatistiksel metotların (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov - Smirnov dağılım testi kullanıldı. Tüm ölçek puanları normal dağılıma sahip olmadığı için parametrik olmayan istatistiksel yöntemler tercih edildi. İki grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U test kullanıldı. İkiden fazla grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi kullanıldı. Ölçekler arası ilişki için Spearman Korelasyon Analizi kullanılarak değerlendirildi. Elde edilen bulgulara göre; tükenmişlik ile cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çocuk sahibi olma, çalışılan birim, haftalık çalışma saati ve kıdem arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Hasta güvenliği kültürü ile cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çocuk sahibi olma, çalışılan birim ve haftalık çalışma saati arasında farka rastlanmamakla beraber kıdem ile arasında fark görüldü. Bu sonuçlara göre kıdemli hemşirelerin hasta güvenliği konusunda daha dikkatli olduğu görüldü.
Açık kalp ameliyatı olan hastalar için geliştirilen hasta güvenliği öğretim planının hastaların yaşam kalitesi üzerine etkisi
Açık kalp ameliyatı olan hastalar için geliştirilen hasta güvenliği eğitiminin, hastaların yaşam kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla deneysel olarak planlanan bu araştırmanın örneklemini, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi Kalp Damar Cerrahisi Servisi'ne açık kalp ameliyatı olmak için başvuran, araştırmaya kabul edilme kriterlerini sağlayan 80 hasta oluşturdu (40 deney, 40 kontrol). Kontrol grubundaki hastalar serviste rutin hemşirelik bakımını alırken, deney grubundaki hastalara taburculuk sonrası evde güvenliklerine yönelik planlı eğitim verildi. Veriler, SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği, Bilgi Düzeyi Belirleme ve Hasta Tanıtım formlarıyla toplandı, tanımlayıcı istatistiksel yöntemler, Shapiro-Wilk, Student t, Mann-Whitney U, Kruskal Wallis, Wilcoxon Signed Ranks, Pearson Ki-Kare, Fisher-Freeman-Halton, Fisher's Exact testleri ve Spearman korelasyon analiziyle değerlendirildi. Eğitim öncesine göre eğitim sonrası ameliyat yaralarının bakımı, beslenme, boşaltım, göğüs kafesinin korunması, yürüyüş/egzersiz, sosyal faaliyetler, cinsel yaşam ve ilaç kullanımı puanlarındaki değişimler bakımından deney grubundaki değişimler kontrol grubundakilerden yüksek bulundu (p<0.05, p<0.01). Eğitim öncesine göre eğitim sonrası yaşam kalitesi alt boyutlarından fiziksel rol güçlüğü ve genel sağlık algısı puanlarındaki değişimler bakımından deney ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık saptandı (p<0.05). Sonuç olarak, açık kalp ameliyatı olan hastalar için geliştirilen hasta güvenliği öğretim planının hastaların yaşam kalitesi üzerine etkili olduğu saptandı. nra doldurulacaktır
Cerrahi hemşirelerinde eğitim öncesi ve sonrası SBAR iletişim modeli farkındalığının değerlendirilmesi
Araştırma Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde çalışan cerrahi hemşirelerinde eğitim öncesi ve sonrası, Durum (Situation), Özgeçmiş (Background), Değerlendirme (Assessment), Öneri (Recommendation)'den oluşan SBAR iletişim modeli farkındalığını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde çalışan 220 cerrahi hemşiresi, örneklemi ise basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 138 cerrahi hemşiresi oluşturdu. Veriler 1 Mart-30 Nisan 2019 tarihleri arasında literatür doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve ''SBAR İletişim Modeli Değerlendirme Formu" aracılığı ile yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edildi. Verilerin değerlendirilmesinde nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk test ve grafiksel incelemeler ile sınandı. Normal dağılım göstermeyen nicel değişkenlerin iki grup arası karşılaştırmalarında Mann- Whitney U test kullanıldı. Normal dağılım göstermeyen üç ve üzeri grupların karşılaştırmalarında ise Kruskal Wallis test ve ikili karşılaştırmaların değerlendirilmesinde Bonferroni-Dunn test kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Hemşirelerin toplam 18 soru üzerinden hesaplanan SBAR iletişim modeli farkındalık puan ortalamaları, eğitim öncesi 62.76±28.52, eğitimden hemen sonra 95,05±7,56 ve eğitimden 1 ay sonra 90.90±13.89 olarak saptandı. Eğitim öncesine göre; eğitimden hemen sonra ve eğitimden 1 ay sonra görülen puan ortalamalarındaki artış istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Çalışılan birimler değerlendirildiğinde "ameliyathane hemşirelerinin" eğitim öncesi bilgi puan ortalamaları "yoğun bakım ve cerrahi servislerde" çalışan hemşirelere göre daha düşük bulunurken (54.17±36.82), eğitimden hemen sonra "ameliyathane hemşirelerinin" puan ortalamaları "yoğun bakım ve cerrahi servislerde" çalışan hemşirelere göre en yüksek (99.31±2.78), eğitimden 1 ay sonra ise 93.75±6.69 puan ortalaması ile yüksek bulundu. Araştırma bulguları hemşirelerin SBAR farkındalığının eğitim öncesine göre eğitimden hemen sonra ve eğitimden1 ay sonra arttığını gösterdi. Sağlık hizmetlerinde oluşan iletişim kaynaklı hataları önlemede SBAR'ın etkili olduğu, SBAR ile ilgili eğitimlere düzenli ve sürekli olarak hizmet içi eğitimlerde yer verilmesinin önemli olduğu düşünülmekte ve SBAR iletişim modelininin uygulamada kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelime: Hasta Güvenliği, İletişim, SBAR, Hemşirelik
İnmeli hastalarda düşme riskinin değerlendirilmesi: Üç düşme risk değerlendirme aracının karşılaştırılması
Bu araştırma yaygın olarak kullanılan İtaki, Morse ve Hendrich II Düşme Riski Değerlendirme Ölçeklerinden hangisinin hastanede yatan, inme hastalarında düşme riskinin belirlenmesinde en iyi tahmin gücüne sahip olduğunun belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirildi. Araştırma verileri Temmuz 2018-Aralık 2018 tarihleri arasında elde edildi. Çalışma bir devlet hastanesinin nöroloji servisinde tedavi gören 125 inme hastası ile gerçekleştirildi. Araştırmada literatür taraması ile araştırmacı tarafından oluşturulan Hasta Tanılama Formu ile Glaskow Koma Skalası, İtaki Düşme Riski Ölçeği, Hendrich II Düşme Riski Ölçeği, Morse Düşme Ölçeği kullanıldı. Hastaların fonksiyonel durumu Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği ile değerlendirildi. Hastalarda meydana gelen düşme olayları Düşme Bildirim Formu ile kayıt altına alındı. Düşme riski değerlendirmesi ve düşme olayları için hastalar yatış süresince günlük olarak izlendi. Düşme riski ölçeklerinin değerlendirilmesinde duyarlılık-özgüllük analizleri ve ROC eğrisi kullanıldı. Çalışmaya katılan 125 inme hastasının yaş ortalaması 71,47±11,16 olarak saptandı. Hastanede yatış süreleri ortalama 8,66±1,80 gün olan hastaların %9,6'sında (n=12) hastanede düşme tespit edildi. Düşen 12 hastanın 11'inde 1 defa, 1 hastada ise tekrarlı düşme kaydedildi. Hastanede meydana gelen düşmeler en fazla hasta odasında (%61,5) gerçekleşti. Düşen hastaların çoğu kadındı (%58,3). Çalışmada kullanılan düşme risk değerlendirme araçlarından İtaki Düşme Riski Değerlendirme Ölçeği için duyarlılık 75,0, özgüllük 63,7, Hendrich II Düşme Riski Değerlendirme Ölçeği için duyarlılık 83,3, özgüllük 50,4, Morse Düşme Ölçeği için duyarlılık 91,7, özgüllük 73,5 olarak hesaplandı. ROC analizi değerlendirme sonuçlarına göre ölçeklerin cut off değerleri; İtaki Düşme Riski Değerlendirme Ölçeği için 14, Hendrich II Düşme Riski Değerlendirme Ölçeği için 4,5, Morse Düşme Ölçeği için 66,2 olarak saptandı. Sonuç olarak; Morse Düşme Ölçeğinin duyarlılık ve sözgüllüğünün diğer ölçeklere göre daha yüksek olması nedeni ile hastanede yatan inme hastalarında kullanımı önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: İnme, düşme riski, hemşirelik, duyarlılık, özgüllük
Acil servislerde çalışan sağlık profesyonellerinin hasta güvenliğine ilişkin tutumları ve hasta güvenliğinde etkili faktörler
Araştırma, acil servislerde çalışan sağlık profesyonellerin hasta güvenliğine ilişkin tutumlarını ve hasta güvenliğinde etkili faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak planlandı. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de bulunan üç kurum hastanesinin acil servislerinde çalışan 150 sağlık profesyoneli, örneklemi ise sağlık profesyonellerinden araştırmaya alınma kriterlerini karşılayan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 143 kişi oluşturdu. İlgili kurumlardan etik kurul ve çalışma izinleri alındı. Araştırmanın verileri, literatür doğrultusunda hazırlanan demografik özellikleri ve çalıştıkları bölüme dair bilgileri içeren "Kişisel Bilgi formu" ve "Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği" kullanılarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplandı. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodlar kullanıldı. Nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk testi ve grafiksel incelemeler ile sınandı. Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği'nden ve ölçeğin alt boyutlarından aldıkları puan ortalamaları incelendiğinde "Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği" toplam puan ortalaması 3,34± 0,369 (dağılım 2,28-4,43 (3,33)) olduğu saptandı. Alt boyutlarından aldıkları puan ortalamaları değerlendirildiğinde; 3,53± 0,63 (dağılım 1,57-5 (3,57)) puan ile en yüksek alt boyutun "yönetim anlayışı", 3,02±0,84 (dağılım1-5 (3)) puanı ile en düşük alt boyutun "stresi tanımlama" olduğu belirlendi. Çalışma süreleri değerlendirildiğinde; acildeki çalışma süresi 10 yıl ve üzerinde olan sağlık çalışanlarının "çalışma koşulları" alt boyut puanı, çalışma süresi 4-6 yıl arasında olanlara göre anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p=0,012; p<0,05). Hasta ya da hasta yakınları ile iletişim sorunu yaşayan sağlık çalışanlarının "iş doyumu" alt boyutundan aldıkları puanlar, iletişim sorunu yaşamayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük saptandı (p=0,024; p<0,05). Sonuç olarak, hastanelerde sağlık profesyonellerinin hasta güvenliği ile ilgili tutumları değerlendirilirken; çalışma koşullarının, personel yeterliliğinin ve hasta güvenliğinde etkili faktörlerin göz önünde bulundurulması ve hasta güvenliği uygulamaları ile ilgili tüm çalışanlara eğitim programlarının düzenlenmesi ve bu eğitimlerin süreklilik taşıması önerilmektedir. Bu konuda farkındalık yaratılması hasta güvenliği kültürünün yerleşmesi için önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Sağlık profesyonelleri, Acil Servis, Hasta Güvenliği
Hasta güvenliği kültürünün ve hemşirelik mesleği ile ilgili faktörlerin hemşirelerde tıbbi hataya eğilime etkisi
Bu araştırmanın amacı; yoğun bakım, cerrahi ve dahili birimlerde çalışan hemşirelerin sosyodemografik ve mesleki özellikleri ile kurumdaki hasta güvenliği kültürünün hemşirelerde tıbbi hataya eğilime etkisini belirlemektir. Çalışmanın türü tanımlayıcı ve kesitsel tasarımdır. Çalışmanın evrenini Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım, dahili ve cerrahi kliniğinde çalışan 750 hemşire oluşturdu. Araştırma, dahil olma kriterlere uyan, veri toplama formunu eksiksiz dolduran ve katılmaya gönüllü 320 hemşire ile tamamlandı. Veriler Aralık 2020 - Mart 2021 tarihleri arasında toplandı. Verilerin toplanmasında Hemşire Tanıtıcı Özellikler Formu, Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği, Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği kullanıldı. Verilerin analizinde, sayı, yüzde dağılımı, Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi ve Spearman korelasyon testleri yapıldı. Çalışmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması, % 63,8'i kadın, % 36,3'ü erkek, % 28,4 dahili birim, % 27,8'i cerrahi birim ve % 43,8'i yoğun bakımda çalışmaktadır. Hemşirelerin sosyodemografik ve mesleki özelliklerinden cinsiyet, çalıştıkları birim, haftalık çalışma saatleri, bakım verdikleri hasta sayıları ile Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği alt boyutları ortalama puanı arasında anlamlı fark olduğu (p<0,05) olduğu tespit edildi. Hasta Güvenliği Kültür Ölçeği' nin tüm alt boyutları ile Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği tüm alt boyutları arasında pozitif yönde zayıf korelasyon tespit edildi. Sonuç olarak hasta güvenliği kültürünün ve hemşirelerin olumsuz çalışma koşullarının hemşirelerde tıbbi hataya eğilimi artırdığını görmekteyiz. Bu doğrultuda; yönetici ve liderlerin hasta güvenliği kültürüne ait uygulamaları daha fazla benimsemeleri ve desteklemeleri gerektiği, hasta güvenliği kültürünün ve hemşirelerde hatalı uygulamaların önüne geçmek için oryantasyon ve hizmet içi eğitimlerde hasta güvenliği vurgusu ön planda olmalı, beklenmedik olayların raporlanması konusunda çalışanlar cesaretlendirilmeli, çalışanların iş doyumunu, mesleki yeterliliğini ve memnuniyetini artırıcı düzenlemeler yapılmalıdır.
Hemşirelik öğrencilerinin hasta güvenliği kültürü algılarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı hemşirelik öğrencilerinin hasta güvenliği kültürü algılarının incelenmesidir. Araştırmada anket formu modeli kullanılmıştır. Saha araştırması kapsamında elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Anket formu 35 sorudan oluşmaktadır. İlk 12 soru demografik bilgilere yönelik sorulardan ve 23 soru hasta güvenliği konusunu etkileyen özelliklere yönelik sorulardan oluşmaktadır. Araştırmada veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda hemşirelik öğrencilerinin hasta güvenliğini tehdit eden olaylarla karşılaşma durumlarının az olduğu ve karşılaşan öğrencilerin bu durumu değerlendirmede yetersiz oldukları tespit edilmiştir.
Perfüzyonistlerin hasta güvenliği kültürü algılarının belirlenmesi
Sağlık hizmetlerinde kalite son derece önemlidir. Kalitenin sağlanabilmesi için en önemli unsurlardan biri de hasta güvenliğidir. Sağlık hizmetlerinde kalite, hasta güvenliğinin önemini git gide artırmıştır. Hasta güvenliği, sağlık hizmetine bağlı hataların önlenmesi ve bu hataların neden olduğu zararların azaltılmasını amaçlamaktadır. Hastaya verilen tedavi veya hizmet sırasında hastanın güvenliğine zarar verecek herhangi bir durum insan sağlığı açısından geri dönüşü olmayacak sağlık problemlerine ve hatta hastanın hayatını kaybetmesine yol açabilmektedir. İşte bu yüzden sağlık çalışanlarının hasta güvenliği kültür algıları ve sağlık kurumlarının hasta güvenliği kültürü, hizmet kalitesini birebir etkilemekte olup, insan sağlığı açısından da değer kazanmaktadır. Ülkemizde hasta güvenliği ile ilgili birçok sağlık mensubuyla ilgili çalışma yapılmıştır ancak perfüzyonistlerle ilgili herhangi bir çalışmaya rastlanmadı. Çalışma, perfüzyonistlerin hasta güvenliği kültürü algısını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanları değerlendirildiğinde son derece ciddi bir iş yapan perfüzyonistlerin, önemli hatalarının hayati tehlike oluşturduğu öne sürülmektedir. Hasta güvenliğini tehdit eden olayları kategorize etmemiz gerekirse; hata, kaza, komplikasyon olarak 3 ana başlıkta toplayabiliriz. Araştırmanın evreni Türkiye'deki kamu ve özel hastanelerde çalışan perfüzyonistler olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini 15.01.2022- 31.01.2022 tarihleri arasında çalışmaya gönüllü katılmayı kabul eden 262 perfüzyonist oluşturmuştur. Anahtar Kelimeler: Hasta güvenliği, Perfüzyonist, Kalite, Hasta güvenliği kültürü
Hastane çalışanlarının hasta güvenliği konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesine yönelik bir uygulama: Eskişehir ili örneği
Geçmişten günümüze bütün dünyada sağlık bakım sistemleri, yardım almak amacı ile kendilerine başvuran hastalara ara sıra istemeden de olsa zarar vermektedir. Kalite standartları ve güvenlik programları olan ve uygulama yapan sağlık bakım hizmeti veren kurumlarda, güvenlik kültürünün geliştiği ve hastalara verilen zararın her geçen gün azaldığı görülmektedir. Sağlık kurumlarında hasta güvenliğini artırmak için öncelikle hasta güvenliği kültürünün oluşturulması gerekmektedir. Hasta güvenliğini sürdürmeyi destekleyen çalışan algıları, önemli bir ölçüm çalışması olarak ortaya çıkmaktadır. Araştırmanın Anakütlesi Sağlık çalışanlarıdır. Bu çalışmada, Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesindeki sağlık çalışanları (350 personel) araştırmanın evrenini oluşturmaktadır örneklemi ise sağlık profesyoneli olarak çalışanlar arasında araştırma için oluşturulmuş kriterleri karşılayan ve araştırmaya katılmak için gönüllü olan 183 kişi oluşturmuştur. Araştırmanın amacı, Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi bünyesinde çalışmakta olan sağlık profesyonellerinin hasta güvenliği kültürü algısının çalıştıkları birimlere göre ve raporlama yapıp yapmadıklarına göre farklılaşıp farklılaşmadığının, ayrıca sosyo- demografik açıdan özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak "Sağlık Araştırma ve Kalite Ajansı (Agency for Healthcare Research and Quality-AHRQ) AHRQ tarafından hastanelerde hasta güvenliği kültürünü belirlemek amacıyla geliştirilmiş olan Hasta Güvenliğ Kültürü Hastane ölçeği kullanılmıştır.
Pediatri kliniklerinde çalışan hemşirelerin ilaç uygulama hatalarının gözlenmesi
Araştırma, İstanbul'daki bir devlet hastanesinin pediatri kliniklerinde çalışan hemşirelerin parenteral, oral ve inhaler ilaç uygulama hata oranlarını gözlemlemek amacıyla tanımlayıcı tasarım tipinde gerçekleştirildi. Araştırmanın örneklemini Nisan-Aralık 2018 tarihleri arasında bu hastanede çalışan toplam 43 hemşireye ait 653 pediatrik ilaç uygulaması oluşturdu. Verilerin toplanmasında güvenli ilaç uygulama ilkeleri doğrultusunda hazırlanan "gözlem formu" ve "veri toplama formu" kullanıldı. Araştırmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanı sıra iki grup arası karşılaştırmalarda Mann-Whitney U test, ikiden fazla grup arası karşılaştırmalarında Kruskall Wallis test, farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını saptamak amacıyla da Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U test kullanılmıştır. Araştırma sonucunda hemşirelerin güvenli ilaç ilkeleri doğrultusunda ilaç uygulama hata oranlarının parenteral ilaçlarda 0,53, inhaler ilaçlarda 0,67, oral ilaçlarda ise 0,57 olduğu, inhaler ilaç hata oranının istatistiksel olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,05). İlaç hata oranlarının; hemşirelerin yaşına, öğrenim durumuna, meslekte toplam çalışma süresine, pediatri kliniğindeki çalışma deneyimine, çalıştığı birime, pediatri kliniğinde kendi isteği ile çalışıp çalışmama durumuna, aylık ortalama nöbet sayısına, hemşire-hasta oranına ve uygulama zamanına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği saptandı (p<0,05). Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda ilaç uygulamalarına yönelik daha fazla sayıda gözlemsel çalışma yapılarak ilaç hatalarının nedenlerine yönelik önlemler alınması ve etkin standart eğitim modellerinin geliştirilmesi önerilmektedir.
Ameliyathane hemşirelerinin hasta güvenliğine ilişkin bilgi düzeylerinin ve uygulamalarının değerlendirilmesi
Hasta güvenliği, bireylerin görebileceği zararların önlenmesi amacıyla sağlık bakım hizmetleri sistemi içerisinde yer alan önemli bir unsurdur. İlgili bakım sisteminde her bireyin tedavi aşamasında öncelikli amaçlardan biri hasta güvenliğinin sağlanmasıdır. Bu bağlamda, bireylerin güvenli bir sağlık bakım hizmetine ulaşabilmesi için kurumlar tarafından iyi bir biçimde yapılandırılmış olan hasta güvenliği kültürü son derece önem taşımaktadır. Hasta güvenliğinin sağlanması hem sağlık çalışanlarının hem de kurum yönetiminin bir sorumluluğudur. Bu nedenle hasta güvenliğine ilişkin bilgi düzeylerinin geliştirilmesi ve çeşitli uygulamalarının yer alması konusunda hem hemşirelere hem de kurum yönetimine önemli bir rol düşmektedir. Mevcut araştırmanın amacı, ameliyathane hemşirelerinin hasta güvenliğine ilişkin bilgi düzeyleri ve uygulamaların değerlendirilmesi, ilgili değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Hamidiye Etfal Hastanesi ve Sarıyer Hamidiye Etfal Hastanesi'nde görev yapan ve ameliyathane ünitesinde hemşire olarak çalışan 65 bireye ulaşılmıştır. Katılımcıların %89,2'si kadın, %10,8'i erkek; %70,8'i bekar, %29,2'si evli bireylerden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, Cerrahi Güvenlik Kontrol Listesi, Güvenlik Tutumları Ölçeği (Ameliyathanedeki Uygulaması), Çalışan Bilgi Formu ve Gönüllü Bilgilendirme ve Onay Formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 23 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Gruplar arası farklılıkların incelenmesi için Mann Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi, Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U testi; değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacıyla Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, hemşirelerin güvenlik tutumları, medeni durumları, kendi istekleri ile ameliyathanede çalışma durumları, çalışma saatleri dışında dinlenebilme düzeyleri, bulundukları kurumda ameliyathane oryantasyon programı bulunan ve bu program katılıp katılmadıkları, çalıştıkları kurumda hizmet içi eğitim programlarının belirlenmesinde hemşirelerin gereksinimlerinin önemsenme durumuna göre anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre, hemşirelerin hastane deneyimleri ile yönetim ile ilgili düşünceler ve gece vaka sayısı ile stres düzeylerinin belirlenmesi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Araştırma bulguları alan yazın bağlamında ele alınarak tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ameliyathane, Ameliyathane Hemşiresi, Hasta Güvenliği
Hemşirelik öğrencilerine perinatal hasta güvenliğini sürdürmeye odaklı çevrimiçi verilen iletişim eğitiminin etkinliğinin değerlendirilmesi
Bu araştırma, ihtiyaç analizi sonucunda geliştirilen perinatal hasta güvenliğini sürdürmeye odaklı LISTEN②ME iletişim aracının unsurlarını içeren ve hemşirelik öğrencilerine çevrimiçi verilen iletişim eğitim programının etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla karma desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın randomize kontrollü bölümünün örneklemini, 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılı güz döneminde Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi dördüncü sınıfta öğrenim gören ve araştırmaya katılmayı kabul eden 80 son sınıf hemşirelik öğrencisi (müdahale grubu n=40, kontrol grubu n=40) oluşturmuştur. Müdahale grubunda yer alan öğrencilere perinatal hasta güvenliğini sürdürmeye odaklı LISTEN②ME iletişim aracının unsurlarını içeren, çevrimiçi ve toplam iki oturumdan oluşan iki saatlik bir eğitim verilmiştir. Kontrol grubu öğrencilerine herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmanın nitel boyutunun örneklemi müdahale grubunda yer alan toplam 24 öğrenci oluşturmuştur. Her grupta altı öğrenci olacak şekilde toplam dört odak grup görüşmesi yapılmıştır. Araştırma verileri; Öğrencilerin Tanıtıcı Özellikleri ile İlgili Veri Toplama Formu, Sağlık Profesyonelleri Arasında Etkili İletişim Kurma Becerisi Değerlendirme Formu, Sağlık Profesyonelleri Arasında Etkili İletişim Kurma Becerisi Öz Değerlendirme Formu ve Yarı Yapılandırılmış Odak Grup Görüşme Formu kullanılarak toplanmıştır. Niceliksel verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, T-testi ve Kendall Tau-b korelasyon analizi kullanılmıştır. Niteliksel verilerin değerlendirilmesinde tematik içerik analizi kullanılmıştır. Müdahale grubunda yer alan öğrencilerin eğitim sonunda etkili iletişim kurma becerisi (p<0,001) ve etkili iletişim kurma becerisi öz değerlendirme (p<0,001) puan ortalamalarında kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde artış olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin eğitim programına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılan odak grup görüşmelerinde ortaya çıkan kodlar; öğretici olması, etkili ve etkisiz iletişim örnekleri görme fırsatı tanıması, farkındalık kazandırması, gözlem yoluyla kendini değerlendirme fırsatı sunması, yaşayarak öğrenme deneyimi sunması, anlaşılır olması, akılda kalıcı olması, program içeriğinin pekiştirici olması ve özgüven artışı vb. şeklindedir. Bu araştırmada perinatal hasta güvenliğini sürdürmeye odaklı LISTEN②ME iletişim aracı unsurlarını içeren iletişim eğitim programının, öğrencilere etkili iletişim becerilerinin kazandırılmasında etkili olduğu belirlenmiştir. Perinatal hasta güvenliğini sürdürmeye yönelik hemşirelik öğrencilerine verilecek eğitim programlarına LISTEN②ME iletişim aracı unsurlarının entegre edilmesi önerilmektedir.
Hasta güvenliğine yönelik dillendirme anketinin Türkçe'ye uyarlanması, geçerlilik ve güvenirlik çalışması
Bu çalışma, orijinal dili Almanca olan ve İsviçre'de geliştirilen, Hasta Güvenliğine Yönelik Dillendirme Anketi'nin Türkçe' ye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılması amacıyla metodolojik tipte yürütülmüştür. Anket, alt boyutları olan iki ölçek içermekte ve toplamda 8 alt boyut, 32 maddeden oluşmaktadır. Anketin Almanca' dan Türkçe' ye uyarlanması için çeviri-geri çevirileri tamamlanarak dil geçerliği sağlanmıştır. Uzman paneli için 6 uzmandan görüş alınmış, kapsam geçerlik indeksi: 1.00 olarak hesaplanmıştır. Çalışmanın örneklemini Gazi Üniversitesi Hastanesi Sağlık Uygulama Ve Araştırma Merkezi tüm birimlerinde görev yapmakta olan 170 hemşire ve 163 hekim olmak üzere 333 sağlık profesyoneli oluşturmuştur. Anketin yapı geçerliğinin incelenmesinde açıklayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi ankette bulunan Dillendirme ile İlişkili Davranışlar Ölçeği ve Dillendirme ile İlişkili İklim Ölçeği için ayrı ayrı uygulanmıştır. Kaiser-Meyer-Olkin değeri her iki alt ölçek için yeterli bulunmuştur(0,834 ve 0,881). Bartlett Küresellik Testi her iki alt ölçek için (p<0,05) anlamlı bulunmuştur. Temel Bileşenler Analizi ve Varimax döndürme yöntemleri kullanılarak ile yapılan açıklayıcı faktör analizine göre tüm faktör yüklerinin 0,3 ten fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Toplam açıklanan varyans değeri Dillendirme ile İlişkili Davranışlar Ölçeği için % 77,856, Dillendirme ile İlişkili İklim Ölçeği için % 76,009 olarak bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları doğrultusunda uyum indeksleri yeterli bulunmuştur. Cronbach alfa (α) değerleri alt boyutlar ve alt ölçekler için 0,770 ve 0,919 arasında hesaplanmış ve Cronbach alfa (α) değerleri tüm alt boyutlar için güvenilir bulunmuştur. Test tekrar test sonuçları (r=0,987) ve (r=0,991) arasında ve yüksek düzeyde anlamlı bulunmuştur(p<0,05). Yapılan analizlerin nihai sonucunda anketten herhangi bir madde çıkartılmamıştır. Sonuç olarak bu çalışma, Hasta Güvenliğine Yönelik Dillendirme Anketi'nin Türkiye'deki sağlık hizmetleri bağlamında kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir araç olduğunu ortaya koymuştur.
Hemşirelerin kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumları ve bilgi güvenliğinin hasta güvenliği kültürü üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumlar, bilgi güvenliği ve hasta güvenliği kültürü ile ilişkili faktörleri belirlemek ve hemşirelerin kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumları ve bilgi güvenliğinin hasta güvenliği kültürü üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu kapsamda hemşirelerin sosyodemografik özellikleri ile kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutum ölçeği ve alt boyutları, bilgi güvenliği ölçeği ve alt boyutları ile hasta güvenliği kültürü ortalaması ve alt boyutları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırmanın evreni Ankara ilinde faaliyet gösteren bir üniversite hastanesinde görev yapan hemşirelerdir. Araştırma kapsamında 293 hemşireye ulaşılmıştır. Hemşirelerin hasta güvenliği kültürünü ölçmek için ABD'de Sağlık Hizmetlerinde Araştırma ve Kalite Ajansı (AHRQ) tarafından 2004 yılında geliştirilen "Hospital Survey on Patient Safety Culture", hasta güvenliği kültürü hastane anketi; kanıta dayalı hemşireliği yönelik hemşirelerin tutumlarını ölçmek için Ruzafa‐Martínez ve arkadaşlarının (2011) geliştirmiş olduğu Kanıta Dayalı Hemşireliğe Yönelik Tutum Ölçeği; bilgi güvenliğini ölçmek için Gerçeker (2012)'nin geliştirdiği ve tezinde kullandığı TS ISO 27799'dan elde edilen bilgi güvenliği ile ilgili sorulardan meydana gelen anket formu kullanılmıştır. Değişkenlerin analizinde geçerlilik, güvenirlilik, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon, çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Analizler sonucunda; kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutum ölçeği, hasta güvenliği kültürü genel ortalaması ve bilgi güvenliği ölçeği puanlarının orta düzeyin üzerinde olduğu bulunmuştur. Bilgi güvenliği yönetimi, bilgi güvenliği uygulaması, bilgi güvenliği kültürü ile KDH'ye yönelik inançlar ve beklentiler boyutları hasta güvenliği kültürü ortalamasını pozitif yönde etkilerken, bilgi güvenliğinde gizlilik boyutu hasta güvenliği kültürü ortalamasını negatif yönde etkilemektedir. Hasta güvenliği kültürü ortalamasını en çok etkileyen değişkenin bilgi güvenliği kültürü değişkeni olduğu görülmektedir. Bu sonuç, bilgi güvenliği kültürünün var olması ve gelişmesinin hasta güvenliği kültürünü pozitif olarak etkilediğini göstermektedir. Modele dahil edilen değişkenler hep birlikte hasta güvenliği kültürünün %55'ini açıklamaktadır. Araştırma sonuçlarının, orta ve üst düzeyde sağlık yöneticileri ile sağlık çalışanlarına hasta güvenliği kültürünün geliştirilmesi konusunda katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Nitelikli ve kaliteli hasta bakımı hasta güvenliği ile yakından ilişkilidir. Hasta güvenliğinin sağlanması için hasta güvenliği kültürünün oluşturulması gerekmektedir. Hemşirelerin hasta güvenliği kültürü algısı kurumun da hasta güvenliği kültürünün temelini oluşturmaktadır. Ancak hasta güvenliği kültürü pek çok faktörden etkilenmektedir. Bu araştırmanın amacı, cerrahi kliniklerde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Tanımlayıcı türdeki bu araştırma 03.07.2020-14.12.2020 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi cerrahi kliniklerinde çalışan 60 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Tanıtıcı Bilgiler Formu, Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çalışma kapsamına alınan hemşirelerle yüz yüze görüşülerek elde edilmiştir. Araştırmaya katılan hemşirelerin tamamı lisans mezunu ve %80'i kadındır. Hemşirelerin yaş ortalaması 30,97±4,80 yıl ve meslekteki ortalama deneyimleri 7,26±4,85 yıldır. Hemşirelerin %91.7'si servis hemşiresi olarak çalışmaktadır. Haftalık çalışma saati ortalama 48.05±4.52 saattir. Hemşirelerin %80'i daha önce hasta güvenliği konusunda eğitim almıştır. Hemşirelerin Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği (HGKÖ) toplam puanı 2,76±0,37; Tükenmişlik Ölçeği (TÖ) toplam puanı 4,52±0,81 puandır. TÖ toplam puanlarına göre hemşirelerin %73,4'ü tükenmiş olarak kabul edilmekte ve %6,7'sinin ise derhal yardım alması gerekmektedir. Hemşirelerin TÖ puanı arttıkça HGKÖ puanı azalmakta iken; TÖ puanı azaldıkça HGKÖ puanı artmaktadır (p<0.05). Hemşirelerin haftalık çalışma saati, haftalık gece vardiyası sayısı ve son bir yılda bulunduğu klinikte hasta güvenliği ile ilgili bir sorunla karşılaşma durumu HGKÖ puanını azaltıcı yönde etkilemektedir. Hemşirelerin yaşı, haftalık çalışma saati ve meslekten memnuniyet düzeyi TÖ puanını artırıcı yönde etkilemektedir. Çalışma sonuçlarına göre; hemşirelere hasta güvenliği konusunda verilen eğitimlerin içerik ve veriliş biçimi açısından gözden geçirilmesi, hemşirelerin meslekten memnuniyetini artırıcı faaliyetler düzenlenmesi ve kurumda gerekli hemşire istihdamının sağlanması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Hemşirelik, cerrahi hemşireliği, hasta güvenliği kültürü, tükenmişlik.
Servis sorumlu hemşirelerine uygulanan güçlendirme programının güçlendirme hemşirelik uygulamaları üzerinde kontrol ve hasta güvenliği kültürüne etkisi
Bu çalışmada, servis sorumlu hemşirelerine uygulanan hasta güvenliği kültürü geliştirmeye dayalı güçlendirme programının, hemşirelerin güçlendirme, hemşirelik uygulamaları üzerinde kontrol ve hasta güvenliği kültürü algılarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma ön deneysel tasarım olarak yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 38 servis sorumlu hemşiresi ve bu servis sorumlu hemşireleri ile birlikte çalışan, toplam 174 servis hemşiresi oluşturmuştur. Çalışmada, hasta güvenliği kültürü geliştirmeye dayalı güçlendirme programı servis sorumlu hemşirelerine 14 saat teorik eğitim, 12 saat grup çalışması ve 8 saat bireysel çalışma şeklinde uygulanmıştır. Çalışmanın verileri, servis sorumlu hemşilerinden; Tanıtıcı Bilgiler Formu, Yapısal Güçlendirme Ölçeği, Psikolojik Güçlendirme Ölçeği, Hemşirelik Uygulamaları Üzerinde Kontrol Ölçeği ve Hasta Güvenliği Kültürü Hastane Anketi ile toplanmıştır. Servis hemşirelerinden ise; Tanıtıcı Bilgiler Formu ve Hasta Güvenliği Kültürü Hastane Anketi ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tekrarlı ölçümlerde Varyans Analizi, Friedman Analizi, bağımsız gruplarda t testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Servis sorumlu hemşirelerinin, Yapısal Güçlendirme Ölçeği toplam ve alt boyutlarından formal, informal güç, Psikolojik Güçlendirme Ölçeği anlamlılık ve yetkinlik alt boyut ve Hemşirelik Uygulamaları Üzerinde Kontrol Ölçeği puan ortalamaları programın uygulanmasından sonra yapılan 3. değerlendirmede istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Hasta Güvenliği Kültürü Hastane Anketi alt boyutu olan hastane birimleri içinde takım çalışması pozitif cevap yüzde ortalaması 3. değerlendirmede anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Güçlendirme programı sonrası hem servis sorumlu hemşireleri hem de servis hemşirelerinin olay raporlama sayısında istatistiksel olarak anlamlı bir artış görülmüştür (p<0,05). Çalışmada servis sorumlu hemşirelerine uygulanan hasta güvenliği kültürü geliştirmeye dayalı güçlendirme programının hemşirelerin yapısal ve psikolojik olarak güçlendirilmesinde, uygulamalar üzerinde kontrol sahibi olmasında etkili olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, bu tür güçlendirme programlarının düzenli olarak her sağlık bakım kurumunda ve tüm hemşireleri kapsayacak şekilde uygulanması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, güçlendirme programı, hasta güvenliği kültürü, servis sorumlu hemşiresi
Describe the behaviors of senior students of Medical faculty to express situations that threaten patient safety
Communication breakdowns make significant contributions to medical errors and adverse events in health care. Speak up about patient safety creates a safe atmosphere which is vital to keeping patients safe, preventing errors, and improving the quality of care. Intern doctors are junior medical staff in healthcare institutions, and they experience difficulties in addressing situations that threaten patient safety. This study aims to explore intern doctors' likelihood of speak up for patient safety and identify factors that affect intern doctors' speak up decisions. A qualitative design was used in this study. Purposeful sampling was used as a sampling technique, and a sample of this study consists of nine intern doctors who were enrolled in the 6th Year regular Medical Doctor (MD) program at Hacettepe University Faculty of Medicine in 2017-2018 Spring Semester. Data was collected with face to face semi-structured interviews using semi-structured questions on June 2018. Thematic analysis was used to interpret the data. The results of the study revealed that intern doctors frequently witnessed medical errors during internship and they attempted to speak up at least once before. However, intern doctors are reluctant to speak up about issues that threaten patient safety. Individual, relationship, situational, decision making, consequence related and cultural barriers are preventing intern doctors to speak up. Further, the essential motivator behind the decision to speak up in circumstances that threaten patient safety is feeling empathy for the patient and their relatives. The hierarchical status of the person was decisive in their way of speaking. Interns are supportive and grateful to speak up, and superiors' reactions are often suppressive, sometimes punitive. In line with the results of the research, recommendations were offered at the institutional and national level to improve the records of medical errors, to make arrangements to increase intern doctors' speak up, and to internalize the safety culture of all health care team.
Cerrahi yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ve sağlık kalite göstergeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırma cerrahi "yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin hasta güvenliği kültürü ve sağlık kalite göstergeleri arasındaki ilişkinin" incelenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem:Ttanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu araştırma, Kasım 2018 - Şubat 2019 tarihleri arasında, Ege Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Yoğun Bakım Ünitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Yoğun Bakım Ünitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesinde yürütüldü. Araştırma, Helsinki Bildirgesi'ne uygun olarak gerçekleştirildi ve etik izin alındı. Araştırma örneklenimi Kasım 2018 - Şubat 2019 tarihleri arasında araştırmanın yürütüldüğü yoğun bakım ünitelerinde çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 113 hemşire oluşturdu. Araştırma verilerinin elde edilmesinde literatür doğrultusunda hazırlanan ve üç bölümden oluşan veri formu (birey tanılama formu, sağlık kalite göstergeleri, hasta güvenliği kültürü hastane anketi) kullanıldı. Araştrma sonuçlarının değerlendirilmesinde Student t Testi, Tek Yönlü Anova ve lojistik regrasyon analizi kullanıldı. İstatistiksel değerlendirmede p<0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Araştırma sonucunda, hemşirelerin hasta güvenliği kültürü düzeylerinin orta düzeyde olduğu (%65.5), ölçek alt boyutları pozitif cevap ortalamasının en fazla üniteler içi ekip çalışması (%63.5), en az hataların raporlanma sıklığı (%25.5) alt boyutundan alındığı saptandı. "Hasta güvenliği kültürü ile sağlık kalite göstergeleri" arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki (p=0.027, p<0.05) bulundu. Sonuç: Cerrahi yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin orta düzey hasta güvenliği kültürüne sahip olduğu, hasta güvenliği kültürü ile sağlık kalite göstergeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptandı.
Ameliyathane çalışanlarında ekip çalışması tutumu ile hasta güvenliği tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Amaç: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışma, ameliyathane çalışanlarında ekip çalışması tutumu ile hasta güvenliği tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Mart-Mayıs 2019 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ameliyathanelerinde en az 6 aydır çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 135 ekip üyesi (cerrah, hemşire, anestezi hekimi ve anestezi teknisyeni) araştırmanın örneklemini oluşturdu. Araştırma verileri; "Kişisel Bilgi Formu", "Ekip Çalışması Tutumları Ölçeği" ve "Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği" kullanılarak toplandı. Veriler, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim Anabilim Dalı'nda Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) for Windows 15.0 paket programında sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, kolerasyon analizi, Kruskall Wallis H Testi, Mann Whitney U testi ile değerlendirildi. Bulgular:Araştırmaya katılan ameliyathane çalışanlarının yaş ortalamasının 32.96±6.90 olduğu, ameliyathanede çalışma yılı ortalamasının 6.58±6.4 olduğu, %40'ının cerrah, %32.6'sının hemşire olduğu belirlendi. Ameliyathane çalışanlarının Ekip Çalışması Tutumları Ölçeği toplam puan ortalamasının 113.3±9.6, Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği toplam puan ortalamasının 121±21 olduğu belirlendi. Çalışanların yaşı, meslekte çalışma yılı ve ameliyathanede çalışma yılı arttıkça ekip çalışması tutumlarının arttığı belirlendi (p<0.05). Sonuç: Araştırma sonucunda, ameliyathane çalışanlarının ekip çalışması tutumları puan ortalamaları iyi düzeyde, hasta güvenliği tutum ortalamaları orta düzeyde bulunmuştur. Ekip çalışması tutumları toplam puan ortalamasıyla hasta güvenliği tutum toplam puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.
Acil servisteki sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumu ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Amaç: Acil servisteki sağlık çalışanlarının (hekim, hemşire, acil tıp teknisyeni ve personel) hasta güvenliği tutumunu ve etkileyen faktörleri belirlemektir. Yöntem: Araştırma, İzmir'de bir üniversite hastanesinin yetişkin ve çocuk acil servislerinde Mayıs 2019 ile Temmuz 2019 tarihleri arasında çalışmayı kabul eden 72 hemşire, 36 hekim, 15 acil tıp teknisyeni ve 28 personel olmak üzere toplam 151 sağlık çalışanıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı tipte olan bu çalışmada veriler "Birey Bilgi Formu" ve "Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği" ile toplandıktan sonra SPSS STATISTIC 22.0 paket programı kullanılarak araştırma sorularına yönelik istatistiksel analizler yapılmıştır. Önem testlerinden parametrik test varsayımlarına uyan iki bağımsız grup karşılaştırmasında independent t testi, bağımsız çok grup karşılaştırmalarında ise tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Parametrik test varsayımlarının karşılanmadığı durumlarda ise Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda anlamlı fark bulunduğunda ise LSD ve Bonferroni düzeltmeli ikili karşılaştırması yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının Hasta Güveniliği Tutum Ölçeği'nden aldıkları toplam puan ortalamasının 146.39±24.87 olduğu saptanmıştır. Ölçek alt boyutları incelendiğinde, en yüksek puan ekip çalışması alt boyutuna (41.47±7.51), en düşük puan ise stresi tanımlama alt boyutuna (13.87±3.93) aittir. Güvenlik iklimi alt boyutu ile sağlık çalışanlarının mesleği, eğitim düzeyi, meslekte çalışma yılı ve acilde çalışma yılı değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Hasta güvenliği konusunda eğitim alıp almama ve kendini yeterli bulup bulmama değişkenlerine göre iş doyumu, ekip çalışması, güvenlik iklimi, yönetim algısı, çalışma koşulları alt boyutları ve ölçek toplamı arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Sonuç: Acil servisteki sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarının orta düzeyde olumlu olduğu belirlenmiştir. Tüm sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarının artırılması için hasta güvenliği konusundaki eğitim ihtiyaçlarının değerlendirilerek eğitim programlarının düzenlenmesi ve yapılan eğitimlerin tekrarlanması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler; Hasta güvenliği, hasta güvenliği kültürü, tutum, acil servis.
Acil servise başvuran hastalarda düşme riskinin belirlenmesi
Amaç: Bu araştırma, acil servise başvuran hastalarda düşme riskinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteyapılan bir araştırmadır. Gereç-Yöntem: Araştırma Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisinde 1.11.2014/31.12.2014 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırma örneklemini acil servise başvuran ve araştırmayı kabul eden 752 hasta oluşturmuştur. Veriler hastaların sosyo-demografik özelliklerini ve düşmenin özelliklerini belirlemeye yönelik oluşturulan "Bireysel Özellikler Formu", "Delmarva Vakfı tarafından geliştirilen Düşme Riski Değerlendirme Ölçeği" ve 'Düşme Değerlendirme Formu' aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirmesi sayı, yüzde Ki-kare testi, Kruskal Wallis varyans analizi kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların %37'si 65 yaş ve üstü yaş grubunda, %52'si erkek ve %59,4'ü kronik hastalığının olduğu bulunmuştur. Hastaların Delmarva Vakfı tarafından geliştirilen Düşme Riski Değerlendirme Ölçeğine göre %30,3'ünün düşme riskinin yüksek (10 puan ve üzeri) olduğu saptanmıştır. Düşme riski düzeyi ile hastanın yaşı, eğitim durumu, kronik hastalığının olması, acil serviste bulunduğu birim ve acil servise başvuru nedeni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p<0.001). Araştırmaya alınan hastaların %20,5'inin son üç aya ait 1–2 kez düşme öyküsü olduğu, %27'sinin tuvalet ihtiyacı için desteğe ihtiyaç duyduğu ve %35,9'unun yürürken bir desteğe ihtiyacı olduğu saptanmıştır. Sonuç: Acil servise başvuran hastaların önemli bir bölümü düşme açısından risklidir. Özellikle hastaların bireysel özellikleri, kronik hastalık durumu, acil serviste bulunduğu birim, acil servise başvuru nedeni düşme riskini etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, düşme riski, hasta güvenliği.
Otantik liderlik tarzları ile hasta güvenliği kültürü ve iş motivasyonu etkileşimi: Sağlık çalışanları üzerine bir araştırma
Sağӏık yöneticiӏerinin otantik ӏiderӏik özeӏӏikӏeri, çaӏışan sağӏık personeӏinin ӏiderӏik roӏӏeri νe çaӏışma motiνasyonu üzerinde derin bir etkiye sahiptir; bu etki modeӏinin aӏtında yatan mekanizma biӏinmemektedir. Bu araştırmanın amacı sağӏık yöneticiӏerinin otantik ӏiderӏik daνranışının iş motiνasyonu iӏe hasta güνenӏiği küӏtürü arasındaki etkiӏeşim düzeyini inceӏemektir. Araştırmanın örnekӏemini İstanbuӏ iӏinde özeӏ bir hastanede çaӏışmakta oӏan νe bu çaӏışmaya gönüӏӏü katıӏan 402 sağӏık personeӏi oӏuşturmuştur. Araştırma νeriӏerinin topӏanması için kişiseӏ biӏgi formu, otantik ӏiderӏik öӏçeği, hasta güνenӏiği küӏtürü öӏçeği νe iş motiνasyon öӏçeğinin buӏunduğu katıӏımcı anket formu kuӏӏanıӏmıştır. Araştırmada anket formӏarının yüz yüze görüşme tekniği νe e-posta gibi kanaӏӏarӏa gönderiӏerek doӏduruӏması amaçӏanmıştır. Otantik ӏiderӏik bağımsız değişken, iş motiνasyonu νe hasta güνenӏiği küӏtürü ise bağımӏı değişken oӏarak beӏirӏenmiş νe buna göre modeӏ oӏuşturuӏmuştur. Araştırma, İstanbuӏ'daki özeӏ bir üniνersite hastanesinde 9 Ocak iӏe 28 Şubat 2023 tarihӏeri arasında gerçekӏeştiriӏmiştir. Araştırmadan eӏde ediӏen νeriӏer koreӏasyon νe regresyon testӏeri iӏe anaӏiz ediӏmiştir. Yapıӏan çokӏu regresyon anaӏizi sonucunda iӏişkiӏerde şeffafӏık, etik/ahӏak νe dengeӏi sürecin iş motiνasyonuna νe hasta güνenӏiği küӏtürüne oӏan etkisinin doğrusaӏ νe pozitif yönӏü oӏduğu; öz farkındaӏığın iş motiνasyonuna νe hasta güνenӏiği küӏtürüne üzerinde herhangi bir etkisinin oӏmadığı sonucuna uӏaşıӏmıştır. Sonuç oӏarak otantik ӏiderӏik daνranışı arttıkça iş motiνasyonu νe hasta güνenӏiği küӏtürü de artmaktadır.
Ameliyathanede cerrahi sayım sırasında bölünmelere neden olan etkenlerin belirlenmesi
Cerrahi sayım, cerrahi girişim sırasında hastada istenmeyen bir şekilde unutulan yabancı cisim oluşumunu önlemek için cerrahi ekip tarafından sürekli dikkat gerektiren karmaşık ve hasta güvenliği açısından önemli bir görevdir. Ameliyathanede cerrahi süreçlerde bölünmeler sık olarak görülmekte ve ameliyatların güvenli bir şekilde tamamlanmasını olumsuz etkileyebilmektedir. Bölünmelerin azaltılması, güvenli ve kaliteli hasta bakımı için oldukça önemlidir. Bununla birlikte, cerrahi sayımlar sırasında yaşanılan bölünmelerin değerlendirildiği araştırmalar literatürde sınırlı sayıda bulunmaktadır. Bu araştırma, ameliyathanede cerrahi sayımlar sırasında yaşanılan bölünmelerin değerlendirilmesi amacıyla prospektif gözlemsel olarak yapıldı. Araştırma verileri, literatür doğrultusunda hazırlanan 34 sorudan oluşan, 'Cerrahi Sayım Gözlem Formu' ile, Eylül-Kasım 2022 tarihleri arasında, 162 genel cerrahi ameliyatı gözlemlenerek toplandı. Araştırma sonucunda, ameliyathanede cerrahi sayımlar sırasında bölünmelerin sık yaşandığı bulundu. Bu bölünmelerin önlenebilmesi için öneriler sunuldu.