Kültürel farklılık

97 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Basın çevirilerinde diller ve kültürlerarası farklılıklar

Bu çalışmanın amacı İngilizcedenTürkçeye yapılan basın çevirileri kapsamında dilsel ve kültürel farklılıklarınhangi biçimlerde ortaya çıktığını ve sonuç olarak ürüne ne gibi etkilerde bulunduğunu değerlendirmektir. Bu kapsamda İngilizceden Türkçeye yapılan basın çevirileri değerlendirilmeye alınmış olup elde dilen verilere diller ve kültürlerarası çeviri ve etkileşim açısından bir analiz yapılmıştır. 2016, 2017 ve 2018 yıllarında sunulmuşBBC (20), Euronews (8) ve Sputnik News (4) haber ajanslarından toplamda 32 adet haber metni ve çevirileri ele alınmıştır. Spor, sağlık, kültür ve sanat, bilim ve teknoloji, politik ve yaşam ve seyahat başlıklı alanlarından metinler derlenmiştir. Bu inceleme nesnelerine dilsel ve kültürel farklılıklar özelinde işlevselci bir yaklaşım modeli olan ve göndergesel, anlatımsal, duyumsal ve ilişkisel işlevden oluşan Christiane Nord'un Dört İşlev Modeliuygulanmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, ele alınan bütün metin türleri açısından göndergesel ve ilişkisel işlevlerin çoğu zaman çevirmen tarafından uygun stratejiler doğrultusunda yerine getirildiği ancakanlatımsal ve duyumsal işlevin tam manasıyla gerçekleştirilemediği gözlemlenmiştir. İngilizce ve Türkçe arasındaki dilsel farklılıkların, iki ülke arasındaki coğrafi uzaklığın, kültüre özgü dil kullanımlarının ve evrensel dil kullanımlarının dilsel ve kültürel farklılıklar noktasında en önemli faktörler oldukları belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, Türkçeye yapılan basın çeviri metinlerinin çeşitli adaptasyonlarla sunulduğu ve birçok noktanın eksik olarak verildiği de belirlenmiştir. Bu adaptasyonlar içerisinde içermeme, ekleme, açımlama ve yeniden düzenleme süreçleri mevcuttur. Yeni bir bilim dalı olan Çeviribilim kapsamında basın çevirilerinin dünya genelinde 2000li yılların başından itibaren ele alındığı dikkate alınarak Türkiye genelinde oldukça az çalışıldığı gözlemlenmiş ve bu doğrultuda daha fazla çalışma yapılması tavsiye edilmektedir.

BasınKültürel farklılıkKültürlerarası iletişim+4
Emrah Eriş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel farklılıkların uluslararası işletmeler üzerindeki yansımaları: Somali'de faaliyet gösteren Türk işletmelerinin deneyimlerinin belirlenmesi

İnsanoğlu küreselleşmenin etkisiyle yavaş yavaş daha küresel, daha homojen bir kültüre doğru yol alsa bile, ülkeler arasındaki kültürel çeşitlilik daha uzun süre devam edecektir. Kültürün günlük yaşamı ve insanlar arasındaki etkileşimi derinden etkilemesinin ötesinde, işletmelerdeki iş yapma biçimleri üzerinde doğrudan etkisi vardır. Uluslararası işletmelerin başarısı önemli ölçüde iş yaptığı kültürü iyi tanımasına dayanmaktadır. Farklı bir kültürde faaliyet gösteren işletmeler çoğu zaman kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunlarla boğuşmaktadır. Bu çalışma, ülkelerarası kültürel benzerlik ve farklılıkların uluslararası işletmeler üzerindeki yansımalarını, Somali ve Türk kültürleri örneğinde tespit etmeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma modelinin kullanıldığı bu çalışmadaki veriler, Somali'de faaliyet gösteren Türk işletmelerinde çalışan 23 personel ile yapılan detaylı görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Bulgular, Türk yöneticilerin Somali ile Türkiye arasında hem uluslararası kültürü oluşturan bileşenler hem de Hofstede'in geliştirmiş olduğu ulusal kültür boyutları açısından önemli farklılıklar olduğunu düşündüğünü ortaya koymaktadır. Katılımcılara göre iki ülke arasındaki tek benzerlik aynı dine sahip olmalarıdır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası işletme, Kültür, Ulusal kültür, Kültürel farklılıklar, Somali, Türkiye

KültürKültürel farklılıkKültürel çeşitlilik+4
Abdullhi Nor Warsame
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çok uluslu işletmelerde örgütsel yapıya dair farklılıklar ve çok uluslu işletmelerin Türkiye'deki yönetim yapıları

İnsanların birlikte yaşama alışkanlıkları ile ortaya çıkmış olan kültür kavramı toplulukların çeşitlenmesi ile anlam kazanmıştır. Çok sayıda unsuru barındıran bu kavram bir arada çalışma alışkanlıkları ile işletmelere taşınmıştır. Ulusların arasında mesafelerin çok olduğu dönemlerde işletmeler daha çok yerel kültürlerden etkilenmişlerdir. Globalleşmenin etkisi ve gelişen teknoloji ile birlikte uluslar arasındaki mesafeler kısalmıştır. Bu durum çok uluslu işletmelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Çok uluslu işletmeler gittikleri her yeni ülkede ya da bünyelerine kattıkları farklı ulustan her çalışanda hakim olan yerel kültürün haricinde farklı kültür boyutları ile karşılaşmışlardır. Ortaya çıkan kültürel farklılıklar yeni bir inceleme alanı olmuş; öyle ki bu farklılıkların işletme başarısına ve devamlılığına doğrudan etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu sayede örgüt kültürünün önemini arttırmış ve örgüt kültürü ile ilgili modellerin ortaya çıkmıştır. Prof. Hofstede öncülük ettiği bu modelleri belirli boyutlar altında toplamış ve aynı işletmenin farklı iştiraklerinde ayrıştırılan boyutları incelemiştir. Çalışmada örgüt kültürü ve Hofstede'nin örgüt kültürü modeli incelenerek Türkiye'de Telekomünikasyon sektöründe yer alan çok uluslu işletmelerde bu kavramlar röportaj yöntemi ile araştırılmıştır. Dikkat edilen unsur doğu kültürü olan Çin kültüründen Huawei ve batı kültürü olan Birleşik Krallık kültüründe Vodafone gibi iki farklı ancak birlikte çalışan işletmenin incelenmesi olmuştur.

Hofstede, GeertKültürel farklılıkTelekomünikasyon+6
Erhan Bayram
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İş ahlakı ve kurumsal sosyal sorumluluğun kültürlerarası boyutu: Polonyalı ve Türk yöneticiler üzerine karşılaştırmalı bir çalışma

Bir insanın kabullendiği ahlaki değerlerin ve tutumların, yaşamakta olduğu yakın çevresine yansıdığı bilinmektedir. Günümüzde, özellikle küreselleşme sürecinin getirmekte olduğu olumlu ve olumsuz değişimlerin ışığında, bireylerin davranışları ve sorumlulukları insanların etkileşimi açısından daha önce olmadığı kadar önemlidir. Günümüzde işletmelerin misyon ve vizyonlarında kâr maksimizasyonuna ilişkin çabalarının dışında, iş yerindeki sağlam ahlaki standartların ve faaliyet gösterilen çevreye anlamlı katkılar sağlıyor olmanın gerekliliği artık yaygın olarak kabul görmektedir. Bununla birlikte, her iki kavramla ilgili sorunların devam ettiği gözlenmektedir. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri, farklı kültürlere göre iş ahlakı ve sosyal sorumluluk kavramlarının farklı anlaşılmasıdır. Bunun dışında, genel olarak ana dili İngilizce olan veya Batı kültürüne ait olan ülkelerde etik ve sosyal sorumluluk ile ilgili konuların çok daha yaygın olarak ele alındığı görülmektedir. Dolayısıyla, etik ve sosyal sorumluluk ile ilgili ana dili İngilizce olmayan ülkelerin görüşlerinin arka planda kaldığı akla gelmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, özellikle ulusal kültür boyutları açısından benzerlikler sergileyen Polonya ve Türkiye'nin işletme yöneticilerinin iş ahlakı ve kurumsal sosyal sorumluluk ile ilgili algılamaları ve bakış açılarının benzerlik ve farklılıklarının tespitidir. Bu amaçla, etik ve sosyal sorumluluk alanında daha önce geliştirilmiş olan bir ölçek, 80 işletmede çalışan 104 Polonyalı ve Türk yönetici üzerinde uygulanmış ve her iki ülke yöneticilerinin sözü edilen kavramlar açısından benzer algılamalara sahip olduğu tespit edilmiştir.

Karşılaştırmalı analizKurumsal sosyal sorumlulukKültürel farklılık+5
Marta Kamıla Hancyk Başar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum Alaca'da Afgan çobanlar: Kültürel farklılık ve uyum

Göç, yıllar boyu savaş ve çatışmanın hâkim olduğu Afganistan için süreklilik arz eden bir olgudur. Tarih boyunca çeşitli ülkelere göç eden Afgan halkının göç ettiği ülkelerin içerisinde Türkiye'de yer almaktadır. Özellikle son dönemde Afgan göçmenlerin Türkiye'yi ilk sırada tercih ettiği görülmektedir. Bu çalışma Afganistan'dan Türkiye'ye yasa dışı yollarla giriş yapmış ve Çorum'un Alaca ilçesine yerleşmiş Afgan çobanların, gelinen bölgedeki yerli halk ile kültürel farklılık ve uyumlarını ortaya koymaktadır. Çalışma, Alaca merkez ve köylerde bulunan 15 Afgan çoban ve 23 Türk katılımcı ile derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Afgan çobanların göç güzergahları ve bu süreçte yaşanılan zorluklar, göç öncesi ve sonrası göçmen dayanışma ağlarının rolü, gelinen yere uyum sağlamada yerli halkın Afgan çobanlara tutumu, Afgan çobanların yapmış olduğu çobanlık mesleğinin uyum sürecine etkisi, kaçak olmalarından dolayı Alaca'da karşılaştıkları zorluklar, dil bilmenin avantajları ve dil sorununa yönelik çözümler, Afgan çobanların Alaca kültürüne bakışı ve yerli halkın Afgan çobanların kültürel değerlerine tutumu analiz edilmiştir. Afgan çobanların birçoğunun gelinen yere kolay uyum sağladıkları ancak kaçak olmalarından kaynaklı sağlık, ulaşım, barınma alanında birtakım sorunlarla karşı karşıya kaldıkları görülmüştür. Karşılaşılan bu sorunların, Alaca'nın küçük bir yerleşim yeri olması ve yanında çalıştıkları kişilerin nüfuz gücü ile aşılmaya çalışıldığı tespitler arasındadır. Tespitler arasında Türk kültürü ve Afgan kültürünün benzer olmasından kaynaklı Afgan çobanların birçoğunun kendisini Türk kültürüne daha yakın gördüğü ve Türk kültürel değerlerine önem verdikleri ortaya çıkmıştır. Yanı sıra Afgan çobanlar kendi kültürlerini gelinen bölgede yaşatmaya çalışmaktadır. Alaca halkının kültürel farklılıklara olumlu yaklaşımı Afgan çobanlarla kültürel çatışmaların önüne geçmektedir. Bu durum Alaca'nın çok kültürlü yapısından kaynaklanmaktadır. Ayrıca çok kültürlü yapı Afgan çobanların yerel halk ile iletişimini ve kültürleşme süreçlerini kolaylaştırmaktadır.

AfganlılarGöçlerKültür+6
Tansu Aktaş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürler arası kırklama geleneğinin antropolojik bağlamda incelenmesi Şanlıurfa-Mardin örneği

Bu çalışma, sosyal bilimlerin başlangıç tarihiyle, gelişim sürecinde ortaya çıkan ve 19. Yüzyılın en genç bilim dalı olan antropoloji bilimini tanımlayan ve insanın, insanlığın bir parçası olan, antropolojinin en önemli temel ilkesi olan kültürel farklılıkları ortaya koymuştur. Kültürün insanla olan ilişkisini ele alarak kültürlerarası etkileşimi ortaya koymuştur. İnsanlığın birikimlerini yeniden üretme biçimini, antropolojinin günlük hayattaki önemini, kültürün temel ilkelerine dayandırıp ele alınmıştır. Kültürel ve biyolojik olarak insanı tanımlayan Antropoloji disiplini bilimsel olarak yoğun bir çalışma yürütmektedir. İnsan için bunlardan bir tanesi de sayılardır. İnsanlık tarihinde inançsal bağlamda bazı sayılar kutsal değerler taşımaktadır. Bu sayılardan bir tanesi de kırk'tır. Bu tez çalışmasında Mardin ve Şanlıurfa yörelerinde asırlardır devam eden Kırk sayısının nasıl önem kazandığını, Kırk sayısının kültürel açıdan neden bu kadar etkili olduğunu açıklar. Bir insanın dünyaya geliş süreciyle doğum öncesi ve sonrası, ruhun bedenden ayrılış süresi Kırk sayısına bağlanmaktadır. Dolayısıyla kültürlerarası karşılaştırma yaparak sayıların günlük hayattaki yerini etnografik bir yöntemle incelemiştir. Anahtar kelimeler: Antropoloji, Kültür, Kırk Sayısı

AntropolojiDin-kültür ilişkileriHalk inançları+6
Ahmet Yavuklu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Annelerin bebek bakımında karşılaştıkları sorunlar ve kültürel uygulamalar

Kültürel uygulamaların yoğun bir şekilde kullanıldığı dönemlerden biri bebeklik çağıdır. Bebeğe yönelik yapılan bu uygulamalardan bazıları son derece tehlikeli olup; bebeğin hastalanmasına, yaralanmalara, enfeksiyon oluşumuna, ilerleyen dönemlerde sekellere ve hatta ölüme neden olabilmektedir. Bu nedenle bu uygulamaların belirlenmesi ve buna yönelik sağlık hizmetlerinin planlanması ve uygulanması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı; iki farklı kültürden annelerin bebek bakımında karşılaştıkları sorunlar ve kültürel uygulamalarını belirlemektir. Kesitsel tipte tasarlanmış bu araştırmanın evrenini Gaziantep ili 25 Aralık ve Şehitkamil İstasyon Aile Sağlığı Merkezlerine kayıtlı olan Türk ve Suriye uyruklu anneler, örneklemini ise herhangi bir nedenle bu merkezlerden birine başvuran ve dahil edilme kriterlerini taşıyan anneler oluşturmaktadır. Bu çalışmada annelerin bebek bakımında çoğunlukla; ishal (%60.5), gaz sancısı (%60.5) ve pişik (%56.2) sorunuyla karşılaştığı belirlenmiştir. Annelerin bebek bakımı sırasında en çok uygulama yaptıkları sorunlar; ishal (%100), ateş (%100), kolay uyutma (%99.5), pişik (%99.0) ve öksürük (%99.0) sorunudur. Ayrıca Türk uyruklu annelerde anlamlı düzeyde daha fazla olmak üzere annelerin çoğunluğunun (%71.4) bebek bakımında herhangi bir kültürel uygulamada bulunduğu saptanmıştır. Bu nedenle yapılan kültürel uygulamaların neler olduğu belirlenmeli ve bebek sağlığı açısından nasıl bir etkiye sahip olduğu konusunda anneye gerekli bilgilendirmeler yapılmalıdır. Primer bakım verici konumunda olan hemşirelere gerek lisans eğitimleri sürecinde gerekse mesleki eğitimler yoluyla kültürel bakımın önemi konusunda bilgi ve beceriler kazandırılmalıdır.

AnnelerBebek bakımıBebekler+4
Sebahat Kuşlu
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel farklılıkların performans değerlendirme üzerindeki etkisi

Bu tez çalışması kültürel farklılıkların performans değerlendirme üzerindeki etkilerim ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, Türk ve İngiliz işgörenlerinden oluşan bir örneklem üzerinde, her iki kültürden işgörenlerin performans değerlendirme yöntemleri ve performans değerlendirmenin temel unsurlarına yönelik tercihleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, İngiliz ve Türklerin performans hedeflerinin belirlenmesi, kullanılan performans kriterleri ve ölçümleri, performans değerlendirme sonuçlan ile ilgili geribildirim verilmesi ve performans değerlendirme sonuçlarının insan kaynaklan uygulamalarında kullanılması konularında farklı tercihleri olduğunu ortaya çıkmıştır. ıx

FarklılıklarKültürel farklılıkPerformans+1
Asu Deniz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

Determining the quality of life of the elderly living in Turkey and Iraq, and the associated intercultural differences

Background: The overall life expectancy of individuals has risen worldwide. Quality of life can be influenced by many factors, including economic and health status, way of life, and balanced diet. Aim: The study aims to measure the quality of life of the elderly living in Turkey and Iraq, to determine the factors that affect the quality of life, and to make comparisons between the two countries. Methods: The comparative study was carried out in the period January 2020 to January 2021 to compare the quality of life of the elderly in Iraq and Turkey. The study was carried out in two countries, Iraq and Turkey. In Iraq, the researcher completed questionnaires with 100 community-dwelling elderly. The elderly people consisted of those who resided in the city of Babylon, Iraq. The researcher, together with his advisor, surveyed 100 elderly people accessible residing in the district and center of Çankırı province in Turkey. Interviews were held face-to-face. The Elderly Information Form designed by the researchers and the WHOQOL-OLD scale was applied to participants consisting of elderly people in both countries. Results: Factors affecting the quality of life and differences between the two countries were identified. There were significant relationships between the quality of life of elderly Iraqis with age, gender, marital status, education, economic status, chronic diseases, disability, medication, eating healthily, exercise, and spiritual status. There were significant relationships between the quality of life of the elderly in Turkey with economic status, chronic diseases, eating healthily, exercise, and spiritual status. Conclusion: The quality of life of the elderly in Turkey was higher than in Iraq. Key Words: Country, Intercultural differences, Elderly, Quality of life.

IraqCultural differenceIntercultural differences+5
Hatem Wahhab Alı Al-yasarı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk Polis Teşkilatında kurumsal kültür ve alt-kültürler üzerine bir araştırma

Bu çalışmada örgütlerde kurumsal değer, norm ve uygulamaların yanında farklı alt kültürlerin de ortaya çıkabileceği görüşüne dayanarak, Türk Polis Teşkilatındaki kurumsal kültür ve alt kültürler tanımlanmaya çalışılmaktadır. Çalışmada Türk Polis Teşkilatında yasal mevzuat, söylem ve uygulamalarda güven, mesleki sorumluluk, işkence ve kötü muameleden kaçınma, mesleki profesyonellik, sevgi, hoşgörü, işine politika karıştırmamak, insana saygı, kişi hak ve özgürlüklerine saygı, özel hayata saygı, eşitlik, tarafsızlık, ayırım yapmamak, dürüstlük ve doğruluk gibi değer ve normların kurumsal kültürün yansıması olarak ön plana çıktığı belirlenmiştir. Adana ilinde 369 emniyet mensubu üzerinde hiyerarşi eğilimi, profesyonellik, şiddet eğilimi, proaktiflik, hizmet odaklılık, kayırmacılık ve şeffaflık olmak üzere yedi kültürel boyut kullanılarak yapılan kümeleme analizi sonucunda beş alt kültür tespit edilmiştir. Bu alt kültürler, profesyonel kültür, şiddet kültürü, kayırmacılık kültürü, pasif kültür ve tanımsız grup şeklinde ifade edilmiştir. Araştırma sonuçları, örgütsel alt kültür yazını ve alt kültürlerin Türk Polis Teşkilatı açısından önemi üzerinde durularak tartışılmaktadır.

AltkültürDoğrulukEşitlik+8
Mehmet Ali Tekiner
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kültürlerde ebeveyn ve çocukların oyun algısına yönelik bir araştırma

Bu araştırmada farklı alt kültürlere sahip (Türk, Kürt, Türk/köy) düşük sosyo-ekonomik düzeydeki ebeveyn ve çocukların oyun hakkındaki algıları incelenmiştir. Araştırmada tabakalı amaçlı örnekleme yöntemi doğrultusunda katılımcıların bir kısmı Mersin il merkezi Akdeniz İlçesinden sosyoekonomik düzeyleri ve etnik kökenleri dikkate alınarak belirlenmiştir. Diğer katılımcılarda Mersin il ve ilçe merkezine uzak olması dikkate alınarak yine tabakalı amaçlı örnekleme yöntemi doğrultusunda Olukkoyağı Köyünden seçilmiştir. Çalışmanın örneklemi Akdeniz İlçesinde iki farklı etnik kökenden (Türk/Kürt) ve köyde yaşayan Türk ailelelerden her gruptan altı aile toplamda 18 aile ve 54 katılımcıdan oluşmaktadır. Çocuklar her grup için üç kız ve üç erkek olarak seçilmiştir. Araştırmada veri toplamak için Demografik Bilgi Formu ve yarı yapılandırılmış olarak Ebeveyn Görüşme Soruları ve Çocuk Görüşme Soruları kullanılmıştır. Katılımcıların görüşme sorularına verdiği cevaplar doğrultusunda toplanan veriler demografik bilgi formundaki bilgiler de dikkate alınarak içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. Araştırma bulguları üç farklı kültürde, alt sosyoekonomik düzeyde ebeveyn ve çocukların oyun ile ilgili görüşlerinin kültürden çok bağlamın etkisine göre değiştiğini ortaya koymuştur. Çalışmada ebeveyn ve çocuklara beş boyutta (oyun algısı, ebeveynin oyuna katılımı, oyun mekânı, oyun materyali, oyun arkadaşı) sorular sorulmuş, bu sorular doğrultusunda ortaya çıkan bulgularda kültürden çok bağlamın etkisinin oluşması araştırma sonuçlarında her boyutta köy-şehir ayrımının tekrarlanmasına neden olmuştur. Çalışmada aynı kuşaktan farklı etnik kökenden gelen katılımcıların algılarında belirgin bir farklılaşmaya rastlanmazken, aynı etnik kökenden ebeveyn ve çocuklar arasında görüşlerin farklılaştığı görülmüştür. Kuşaklar arası algıların değişimi oyun etkileşimlerinde belirgin olarak gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Ebeveyn oyun algısı, çocuk oyun algısı, kuşaklar arası oyun, kültürler arası oyun

EbeveynlerKuşaklarKültür+6
Şerife Hülya Kurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Çokkültürlü eğitim çerçevesinde hazırlanan etkinliklerle farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması

Bu çalışmada çokkültürlü eğitim çerçevesinde etkinlikler hazırlanarak ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi geliştirme durumu incelenmiştir. Bu amaçla ilk olarak öğrencilerin farklılıklara saygı değerine yönelik mevcut durumlarını belirlemek için, çokkültürlü eğitimin alt boyutları olan; kültür, ırk/köken, inanç, dil, engelli olma durumu ve cinsiyet başlıklarında senaryolar hazırlanarak öğrencilere uygulanmış, dereceli puanlama anahtarı ile değerlendirilmiştir. Araştırma becerisine yönelik mevcut durum belirlemek için öğretmen ve öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Mevcut durum belirlemeye yönelik yapılan çalışmalar sonucunda öğrencilerin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisi yönünden eksikliklerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu eksikliği gidermek adına çokkültürlü eğitim çerçevesinde etkinlikler hazırlanarak eylem araştırması süreci uygulanmıştır. Altı döngü olarak planlanan eylem araştırması süreci, on haftada yirmi iki ders saatinde tamamlanmıştır. Eylem süreci 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. İlkokul dördüncü sınıf Sosyal Bilgiler programında yer alan, "Küresel Bağlantılarım" öğrenme alanında bulunan "Uzaktaki Arkadaşlarım" ünitesi çokkültürlü eğitim ve farklılıklara saygı değeri ile ilgili etkinliklerin uygulanması açısından en uygun ünite olduğu için, uygulama bu ünitede gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, senaryolar, dereceli puanlama anahtarı, yarı yapılandırılmış görüşme,odak grup görüşmesi, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), araştırmacı ve öğrenci günlükleri ve öğrenci ürünleri aracılığı ile toplanmıştır. Uygulama sürecinde farklılıklara saygı değerine yönelik çokkültürlü eğitim çerçevesinde kültür, ırk/köken, inanç, dil, engel durumu ve cinsiyet alt boyutlarına yönelik etkinlik planları hazırlanmış, döngüler halinde düzenlenerek eylem araştırması süreci gerçekleştirilmiştir. Her döngü sonunda ilgili alt boyuta yönelik oluşturulan senaryolar uygulanarak, dereceli puanlama anahtarı ile değerlendirilmiştir. Öğrencilerin senaryolara verdikleri yanıtlar içerik analizi doğrultusunda çözümlenmiş ve kodlar-temalar oluşturulmuştur. Ayrıca uygulama süreci kamera ile kayıt altına alınarak araştırmacı tarafından incelenmiştir. Araştırma becerisine yönelik araştırma görevleri hazırlanarak belirli aralıklarla öğrencilere sunulmuş ve öğrenci çalışmaları değerlendirilmiştir. Her döngü sonunda öğrenci günlüğü formu dağıtılarak süreci değerlendirmeye yönelik öğrenci görüşleri alınmıştır. Araştırmada toplanan nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Güvenirliği sağlamak için veriler ikinci kodlayıcı tarafından kodlanmıştır. Uygulama sürecinde her döngü kendi içerisinde, uygulama süreci sonunda ise elde edilen tüm veriler bir bütün olarak değerlendirilerek çözümlenmiştir. Eylem araştırması sürecinde uygulanan etkinlikler aracılığı ile öğrencilerin farklı kültürlere yönelik yemek, giyim, örf, adet, gelenek, görenek, yaşam şekli, toplumsal hayatları, geçim kaynakları gibi alt başlıklar dâhilinde farkındalık oluşturdukları; farklı ırk/kökene yönelik önyargılı olma durumuna olumsuz bir bakış açısı geliştirdikleri; farklı inançlara yönelik tespit edilen kavram yanılgılarının ve olumsuz düşüncelerin değiştiği; farklı dillerde konuşmanın ve anadilin farklı olmasının getirdiği zorluklara yönelik farkındalığın arttığı; engelli bireylerin toplumda yaşadıkları sıkıntılara ve zorluklara farkındalık geliştirdikleri; çevre ve toplumun etkisinde karşı cinsiyetin yaşadığı zorluklara ve kadın-erkek ilişkisinde yaşanılan olumsuz durumlara yönelik farkındalık geliştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Eylem araştırması süreci sonunda öğrencilerin farklılıklara saygı değeri ve araştırma becerisine yönelik olumlu yönde gelişme gösterdikleri gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Çokkültürlü eğitim, farklılıklara saygı, değer eğitimi, araştırma becerisi, eylem araştırması

Araştırma-geliştirmeBeceri kazandırmaDeğerler eğitimi+6
Fikriye Kanatlı Öztürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

Representation of cultural elements in efl textbooksused in Iranian efl high schools

English language has now become the language of international communication all over the world. It means that speakers of different languages use it to interact with each other in diverse situations. Therefore, speakers of English language may encounter with people of different cultures from various countries. Thus, to be a successful language communicator, learners should have information about the customs, traditions, and beliefs of various countries. In this case, textbooks and teachers are important factors to promote learners' cultural knowledge. Consequently, the main purposes of this dissertation study were to discover the cultural contents of three English language textbooks that are being used in high schools in Iran. It was also intended to explore English language teachers' views and outlooks on teaching cultural contents in their English language classes. This study was designed and carried out as a descriptive case study. To analysis the cultural contents of the English language textbooks, content analysis was used. Accordingly, Kachru's (1986) model was used to determine the geographical origins of the cultures which were represented in the three English language textbooks. Besides, Horibe's (2008) model was utilized to investigate the aspects of cultural contents incorporated in the three English language textbooks. Similarly, nine English language teachers that were teaching in high school in Iran were interviewed. The method that was used to analyze the findings of interviews was thematic analysis. The results of the study showed that the cultural contents of Iran dominated the cultural subjects of these English language textbooks. Also, it was discovered that among three aspects of culture represented in Horibe's (2008) model, culture as social customs cover most of the cultural contents of these three English language textbooks. Moreover, teachers believed that cultural contents should be taught alongside language in English language classes. Furthermore, they thought that the cultural contents of these English language textbooks were mostly about Iran which were not too beneficial for students. Considering English as an international language, it seems that the cultural contents of these English language course books are not useful to promote students' intercultural competence. Students may communicate with people of different countries with various cultures therefore to avoid communication breakdown, students should encounter with different cultures of diverse countries. The authors of English language textbooks should recognize internationality of the English language and prepare English language textbooks considering this fact. They should contain the cultural contents of their own countries as well as the cultural contents of other countries. Key Words: English language teaching, course book evaluation, culture, intercultural elements.

TextbooksCultureCultural difference+6
Monıreh Azımzadeh
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası örgüt çalışanlarının lider prototiplerinin kültürel özelliklere göre farklılaşma durumu

Günümüzde liderlik ve özellikle örtük liderlik çalışmaları, liderlik alanında yapılan birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu alanda ki araştırmacılar liderliği, genellikle bireysel bakış açısına ve onlara en çok ilgi duyan olgunun yönüne göre tanımlamaktadırlar. Bununla birlikte liderlik, bireysel özellikler, lider davranışı, etkileşim kalıpları açısından da farklı şekillerde tanımlanabilmektedir. Lider, tüm gücün kendinde birikmesini sağlayan ve organizasyonun sorumluluğu altında atılan adımlar üzerinde yetki sahibi olmakla beraber baştan sona tüm süreçleri tüm incelikleriyle yönetebilen kişidir. Kısaca liderlik ise, bir grup insan ile ortak bir hedefe ulaşmak için kişileri etkileyerek harekete geçirme sanatıdır. Lider ve liderlik ile yakından ilişkili olan, örtük liderlik teorileri, birçok araştırmacı tarafından ifade edildiği üzere, insanların bireyleri lider olarak algılamalarına yön vermektedir. Biz bu çalışmada uluslararası kuruluşlarda çalışan kişilerin liderlik prototiplerinin kültürel özelliklere göre farklılaşma durumunu demografik veriler ve farklılaşma bilgileri ışığında değerlendirip ortaya koymayı amaçladık. Bu verilerin toplanması için anket yöntemini kullandık. Bulgular, uluslararası kuruluşlarda çalışan kişilerin liderlik prototiplerinin kültürel özellikler açısından anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Demografik değişkenlerin analizinde ise özellikle cinsiyet, eğitim, yaş, bilinen dil sayısı ve çalışılan pozisyon değişkeni ile örtük liderlik boyutları arasında bir ilişki olabileceği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: liderlik, örtük liderlik, Hofstede'nin kültür boyutları, kültür

KültürKültürel boyutlarKültürel farklılık+5
Melihat Evgi
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletme bölümü öğrencilerinin kültürlerarası yetkinlik algısına yabancı dil ve alan eğitiminin etkisi: İzmir ili örneği

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin kültürlerarası yetkinlik algısına etki eden faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak evvela kültür, kültürel farklılıklar ve kültürlerarası yetkinlik literatürü incelenmiş, kültürlerarası yetkinliğe etki eden unsurlar ile ilgili hipotezler oluşturulmuş ve test edilmiştir. Basit tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak 382 öğrenciye ulaşılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak anket tekniği kullanılmış ve veriler 2018-2019 eğitim öğretim yılında toplanılmıştır. Araştırmada Chao (2014) tarafından geliştirilen Intercultural Competence Scale (ICS), Kültürlerarası Yetkinlik Ölçeği Türkçe'ye uyarlanarak kullanılmıştır. Anket Kültürlerarası Etkileşim Bilgisi, Kültürlerarası Etkileşime Duyuşsal Yönelim, Kültürlerarası Durumlarda Öz yeterlilik, Kültürlerarası Ortamlarda Davranışsal Performans ve Kültürlerarası Bilinç olmak üzere 5 boyuttan oluşmaktadır. Araştırma bulgularına göre İzmir'deki üniversitelerin 1.ve 4.sınıflarında okumakta olan İşletme bölümü öğrencilerinin kültürlerarası yetkinlik algılarının en yüksek olduğu boyut Kültürlerarası Etkileşime Duyuşsal Yönelim Boyutudur ve onu Kültürlerarası Durumlarda Öz yeterlilik boyutu takip etmektedir. Farklı demografik özelliklerin de değişkenler üzerinde etkiye sahip olduğu görülmektedir. Araştırma sonucunda cinsiyet değişkeninin Kültürlerarası Yetkinlik Algısı (KYA) açısından istatiksel açıdan anlamlı bir fark oluşturmadığı görülmektedir. Üniversitede alınan dersler, yurtdışı tecrübesi, yurtdışı yaşam deneyimi, lise ve üniversite türü ile üniversitede alınan hazırlık eğitimi ile KYA arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur.

Kültürel farklılıkKültürel yetkinlikKültürlerarası yeti+5
Esra Sarı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Davranışsal iktisat perspektifiyle tüketici tercihi: Kültür çerçevesinde karşılaştırmalı bir inceleme

Bu çalışmanın amacı; davranışsal iktisat temelinde tüketicilerin tercihlerini belirleyebilmek, örneklemlerin kültür açısından farklılıklarını ortaya koymak, davranışsal iktisatta kararları biçimlendiren bilişsel önyargı ve yanılgılar çerçevesinde kültür farklılığının tüketici tercihleriyle ilişkisini açıklamaya çalışmaktır. Bu amaçlar doğrultusunda üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde; davranışsal iktisadın tarihi gelişim süreci, tüketicilerin kararlarını biçimlendiren ve davranışsal iktisatta yer alan bazı bilişsel ön yargı ve yanılgılar açıklanmıştır. İkinci bölümde; tüketim teorileri, tüketici davranışları, tüketimi etkileyen faktörlerden kültür faktörü ve ulusal kültür boyutları ele alınmıştır. Son bölümde; davranışsal iktisatta kararları biçimlendiren bilişsel ön yargı ve yanılgıların, farklı kültürel özelliklere sahip bireylerin tüketim kararlarındaki etkisini belirleyebilmek amacıyla İstanbul ve Londra örneklemlerine yapılan anket verilerine yer verilmiştir. Bu bölümde, ankete ilişkin veriler SPPS 25 ve AMOS 21 programlarında faktör analiz, fark analizi ve bağımsızlık testi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş ve hipotezler sınanmıştır. Analiz sonuçlarına göre; İstanbul ve Londra örneklemlerinin belirsizlikten kaçınma, bireycilik-toplulukçuluk ve kısa-uzun döneme yönelme boyutları arasında fark olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kültür farklılığı ile bedava etkisi (hediye çeki) sorusuna, tuzak etkisi sorularına, yüksek çıpalama etkisi sorularına, sahiplik etkisi (ürüne kendi sahip olma durumunda) sorusuna, kazanç seçenekli (bankacılık krizi) çerçeveleme etkisi sorusuna, kayıp seçenekli (su sıkıntısı) çerçeveleme etkisi sorusuna ve referans noktası yüksek zihinsel muhasebe etkisi sorusuna verilen yanıtlar arasında ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Davranışsal ekonomiKültürKültürel boyutlar+4
Dilek Alma Savaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

A cross-cultural study on language learning strategy use of Syrian and Turkish high school EFL students

The study aims to investigate if there are any statistically significant differences between culture and perceived language learning strategy use of Syrian and Turkish high school EFL students and understand how they differ in terms of using learning strategies for their L2 achievement. The population of this study consists of 89 Syrian and 90 Turkish 9th and 10th-grade Anatolian high school EFL students with an age range of 15-16 in Gaziantep-Nizip in Turkey. As the data instrument, Turkish version of SILL (Strategy Inventory of Language Learning), which was originally designed by Oxford in 1989. As the second data collection instrument, a semi-structured interview was utilized to discover the preferred strategies used by language learners to explore the subjective viewpoints of the participants. In this study, a mixed-method design was utilized, and multiple sampling procedure was used to select the participants. Descriptive statistics and independent samples t-test were used to see the difference between the two cultures` learning strategy preferences gathered from the SILL Questionnaire. The most obvious finding emerging from this study is that Syrian participants showed more language learning strategy use than Turkish participants in all the categories. Based on the findings, the difference was found at the item level, not the category level. While the rate of using social strategies was measured as the highest for Syrians, Turkish participants mostly tended to use metacognitive strategies. The results have shown that ethnicity and linguistic disparities as well as different cultural perspectives and education systems influence learners' approach to learning and preference for different learning strategies. The findings of this study suggested that education system, and teachers' behavior affect learners' attitudes towards lesson and strategy preferences.

Language learning methodsCultural differenceHigh schools students+7
Elif Dalar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kültürden gelen hastalarla çalışan hemşirelerin kültürel duyarlılıkları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışma farklı kültürden hastalara bakım veren hemşirelerin kültürel hassasiyetinin tükenmişlik düzeylerini nasıl etkilediği tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Mart-Mayıs 2019 tarihleri arasında bir devlet hastanesinde çalışan 230 hemşireyle yapılmıştır. Araştırma için gerekli izinler alınmıştır. Tanımlayıcı olarak tasarlanan çalışmada araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyo-demografik özellikler Formu, Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanıldı. Veriler bireylerle yüz yüze görüşmeyle ortalama 30 dakikada toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde; iki düzeyli değişkenlerin karşılaştırmalarında veriler normal dağılıp dağılmamasına göre t testi (Independent-t test), Mann–Whitney U testi kullanılmıştır. Üç veya üzeri düzeyli karşılaştırmalardaysa veriler normal dağılıp dağılmamasına göre tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile Kruskal-Wallis testi ile analiz edilmiştir. Sürekli değişkenler arasındaki ilişkiler bazı verilerin normal dağılmadığı göz önüne alınarak Spearman's rho korelasyon analizi ile incelenmiştir. Çalışmaya katılan 200 hemşireden elde edilen veriler incelendiğinde hemşirelerin %48.5'inin 26 ile 33 yaş aralığında, %58.5'inin evli ve %56'sının lisans veya yüksek lisans mezunudur. Ayrıca sadece %27.5'i yabancı dil bildiğini dil bilenlerin %92.7'i de yabancı dil olarak İngilizceyi bildiğini belirtmiştir. Yine veriler %48'inin yoğun bakım ünitelerinde çalıştığı, %98.5'inin Suriyeli ya da yabancı hastaya baktığı, hemşirelerin %51.5'i çalıştığı birimi kendi belirlemese de %88'i çalıştığı birimi sevdiğini ve %73'ü mesleğini severek yapmaktadır. Bakıldığında hemşirelerin %66'sı farklı kültürden hasta bakmayı sevmediğini, %14'ünün farklı kültürlerden hastaya baktığı ve hemşirelerin %92'si farklı kültürden hasta bakarken sıkıntı yaşadığını bunların başında dil sorunları ile kültürel farklılıklar geldiği görülmektedir. Hemşirelerin tükenmişlik düzeyi ve kültürlerarası duyarlılık ölçeği alt boyutları arasında negatif yönde istatistiksel olarak negatif bir ilişki mevcuttur. Kültür ile ilgili eğitimler önerilir.

HastalarHemşirelerHemşirelik+7
Beyhan Şimşek
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afiş tasarımında kültürel farklılıklarla kadına yönelik şiddet

Bu araştırmanın genel amacı, kültürel farklılıklarla kadına şiddetin, afiş tasarımları ile incelenmesidir. Bu araştırmada yerli ve yabancı kaynaklar taranarak, öncelikle hiçbir kültürel farklılık gözetmeksizin "kadına şiddet" nedir sorusu maddeler halinde sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmanın kültürel farklılık açısından kadına yönelik şiddeti maddelerinden, Aile İçi Şiddeti maddesi ele alınmıştır. Bu araştırmada Fransa, Türkiye ve Afrika kıtasında kullanılan afiş tasarımların kadına yönelik şiddet yansıtılmıştır. Her üç kültüre ait beş afiş örneği ile katalog çalışması yapılmıştır, katalog oluşturulan künye' ye göre değerlendirilmiştir. Bu künyede yer alan kavramlar; ülke, yıl, sosyal sorumluluk kampanyası, ajans, tasarımcı, boyut, kullanımına göre türü, form, kullanılan teknik, renk, tipografi, başlık/slogan, metin, görsel elemanlar, görsel hiyerarşi, sözel hiyerarşi, grafiksel çözümleme, şeklindedir. Araştırmacı tarafından farklı kültürler gözetilerek, üç farklı kültür için seçilen afiş tasarımı analizi yapılmıştır. Yapılan bu içerik analizinden sonra araştırmacı tarafından hazırlanan kadına şiddetin işlendiği üç afiş tasarımı sunulmuştur. Kadına yönelik şiddet ele alınması gereken konuları işleyen sosyal içerikli afişlerin üretim sürecinde, farklı kültürel algısına hedef kitlenin ve sosyokültürel durumuna göre afiş tasarımlarında yer almıştır. Afrika'da, bu iki kültürden farklı olarak Fransa'da ve Türkiye'de benzer kampanya kullanmalarına rastlanmıştır. Afrika'da kadına yönelik şiddet afişlerinde görsel daha dikkat çekicidir ve anlatım rolünü görsele yüklemiştir ve yazı arka planda yer almıştır. Afrika'da kullanılan afişler kişileştirmesine mahremiyet barındırma adına portre kullanılmamıştır. Ancak Fransa ve Türkiye, mecazı anlamı yazılarda, ince espri kurgulu ve sosyokültürel yapılarda kullanıldığını göstermiştir.

AfişlerGrafik tasarımıKadına yönelik şiddet+5
Abyane Daoud Ismaıl
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yazınsal metinlerin farklı dil ve kültürlere aktarılması üzerine bir inceleme ?çocuk yazını çevirisi?

Bu çalışmada, dilin kültürel işlevini temel alarak yazınsal metinlerin önemli bir alanı olan çocuk yazını ürünlerinin çevirisini ele aldık. Bunun için son yılların önemli çocuk yazını yazarlarından biri olan Cornelia Funke'nin Almanca ?Tintenherz? adlı yapıtını, yapıtın İngilizce ve Türkçe çevirilerini inceledik. İncelemelerimizi yaparken diller arası etimolojik ve morfolojik ayrımları ve yakınlıklarını göz önünde bulundurduk.Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çeviri olgusundan, çeviri kuramlarından, çeviri ürünleri olan yazınsal metinlerden, yazınsal metinlerin farklı bir türü olan çocuk yazını ürünlerinden, çocuk yazını ürünleri genel ilkelerinden ve bunların farklı kültürlere aktarılması sürecinde göz önünde bulundurulması gereken noktalardan söz ettik.İkinci bölümde ele aldığımız yapıtın özetine, kaynak dil yazarının biyografisine, yapıtlarında kullandığı dil ve anlatım özelliklerine, bunun yanı sıra erek dil çevirmenlerinin kimliklerine yer verdik.Üçüncü bölümde kaynak ve erek dil yapıtlarını önce tipografik bakımdan karşılaştırarak değerlendirdik. Sonra Türkçe'de anlaşılırlığı bakımından sorun olan metin birimleri tespit ettik, her üç dilde seçtiğimiz dilbirimleri sekiz düzlemde ayrıntılı olarak inceledik ve ortaya çıkan sorunlar için somut çözüm önerileri sunduk.Metin birimleri inceledikten sonra çevirmeni en çok zorlayan düzlemin dil oyunları, deyimler ve örtük iletiler olduğunu, bunun dışındaki anlam bulanıklıklarının, söz diziminden, kültüremlerden, eşdizim ve sözcükte anlam düzeylerinden kaynaklandığını gördük ve bunu sayısal verilerle kanıtladık. Bunun yanı sıra Almanca'nın morfolojik ve kültürel anlamda İngilizce'ye yakınlığının, bu dillerin birbirine çevirisinde sorunları azalttığını; Almanca'nın, yapısıyla ve kültürüyle oldukça farklı bir dizgede olan Türkçe'ye aktarımında ise söz konusu farklılığın önemli bir rol oynadığını saptadık.Anahtar Sözcükler: Yazınsal Metinler, Çeviri, Çocuk Yazını Çevirisi, Diller Arası Etimolojik ve Morfolojik Ayrımlar

BiçimbilimEdebi metinlerKültürel farklılık+5
Derya Oğuz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessDE

Analyse der Übersetzung von Kinderliterarischen Texten anhand von Grimms Maerchen und ihren Übersetzungen

It is the wonderful world that makes fairy tales so valuable. The characters and themes woven into the fairy tales were it, which impressed us in our childhood. They are still attractive for adults. The purpose of dealing with this topic, fairy tales of Grimm Brothers, in this master thesis is two-fold; first is to catch the attention to the point that we have all grown up by being read fairy tales; and the second is to indicate that the Grimm Brothers are worth being focused because of its popularity all over the world.Lothar Bluhm (1995) expresses himself about the fairy tales ?Kinder- und Hausmärchen? as:The preferred interest is the research of the Grimm fairy tales, not only seen as the best-known publication of the Grimms, but also be viewed as the most widely used book of German language at all.(Bluhm,1995 s.4)The aim of this study is to compare the fairy tales of the Brothers Grimm and their translations. Our intention is not to evaluate or criticize any individual translations, but to point out that the practice of translation entails special linguistic and cultural knowledge. Anyone who can speak a language can translate something, but without translation competence these issues have no literary value.Also, no one is able to speak all languages. How could we make use of information from foreign literature, if one doesn?t know the language? Such is the work of the translators of utmost importance. They are the mediators of other literatures, thus other worlds and cultures.Description method is used in this study. Translation science, literary outputs, literary translations and especially equivalence in translation science and translation review are scoped out in theoretical part of the study. In the first part of this work, translation theory aspects and theories are put under the light. In the second part are four of the most famous talesof the Brothers Grimm, Little Red Riding Hood, Snow White, Hansel and Gretel and The Bremen Town Musicians are chosen from the original literary work and are compared with their translations with a view to the scientific terms of translation studies. They are analyzed in scope of language-style, formal and aesthetics and their equivalence is interpreted. This study also constitutes the empirical part of this work. In the end findings are summarized and discussed.Keywords: fairy tales, phrases, translation analysis and critic, cultural differences

Mazlume Demirci
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Suudi Arabistan yönetim kültürlerinin Hofstede'nin kültürel farklılık boyutlarına dayalı incelenmesi

Kültür, tarihsel ve toplumsal bütün unsurları içine alan maddi ve manevi değerlerin oluşmasında ve sonraki nesillere aktarılmasında kullanılan toplumların sahip olduğu davranış biçimlerini ifade etmektedir. Aynı zamanda kültür topluma özgü düşünce ve sanat eserlerinin de bütününü oluşturmaktadır. Çalışmada Hofstede'nin literatüre kazandırdığı kültürel farklılık boyutları teorisi kullanılarak Suudi Arabistan ve Türkiye ülkelerinin kültürel yapılarındaki benzerlikler ve farklılıklar ölçülmeye çalışılmıştır. Hofstede'nin 6 kültürel boyutu şunlardır; güç mesafesi, bireyselci/ kolektivist (ortaklaşayaşamcı) yapı, belirsizlikten kaçınma, maskülen/feminen toplum, uzun vadeli/kısa vadeli oryantasyon, serbestliğe karşı sınırlama (denetim noktası) 'dır. Edinilen değerler sonucunda güç mesafesi boyutundan Türkiye 66 puan, Suudi Arabistan ise 95 puan almıştır. Bu puanlama sonucunda iki ülkenin de hiyerarşik bir yönetim anlayışına sahip olduğu görülmüştür. İkinci boyut olan bireyselci/ kolektivist (ortaklaşayaşamcı) yapı boyutundan Türkiye 37 puan, Suudi Arabistan ise 25 puan almıştır. İki ülkenin de bu değerler ile kolektivist bir toplum özelliği barındırdığı görülmüştür. Üçüncü boyut, belirsizlikten kaçınma boyutundan Türkiye 85 puan alırken Suudi Arabistan ise 80 puan almıştır. Elde edilen iki değerde oldukça yüksek çıkmıştır ve iki ülkenin de belirsizlikten kaçındığı sonucuna varılmıştır. Dördüncü boyut, maskülen/feminen toplum boyutundan Türkiye 45 puan alırken Suudi Arabistan ise 60 puan almıştır. Bu sonuçlara göre Türkiye feminen toplum, Suudi Arabistan ise maskülen toplum özelliğini taşıdığı görülmüştür. Beşinci boyut, uzun vadeli/kısa vadeli oryantasyonundan Türkiye 46 puan aldığı için sınırdadır. Bu yüzden net bir tercihi yansıtmadığı görülmüştür. Suudi Arabistan ise bu boyuttan 36 puan almıştır. Bu sonuç ise Suudi Arabistan'ın normatif bir toplum olduğuna işaret etmiştir. Son olarak altıncı boyut ise serbestliğe karşı sınırlama (denetim noktası) boyutundan Türkiye 49 puan alırken, Suudi Arabistan 52 puan almıştır. Bu değerler iki ülkenin de sınırda kalarak net bir tercihin söz konusu olmadığını göstermiştir. Bu boyutlardan elde edilen değerler ile birlikte Suudi Arabistan ve Türkiye ülkelerinin dikkat etmeleri gereken hususlar belirlenmiştir. Bu sayede iki ülke arasında sıcak ilişkilerin kurulması ve bu sıcak ortamın dünyaya yayılması beklenmektedir.

Hofstede, GeertKültürKültürel farklılık+5
Celile Şahin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çokkültürcülük teorisi ve ulus-devlet anlayışına etkileri

Bu çalışmanın amacı çokkültürcülüğün teorik altyapısını ve çokkültürcülük ile ulus-devlet arasındaki ilişkiyi göstermektir. Ulus-devlet dünyadaki en yaygın siyasi örgütlenme biçimi haline gelmiştir. Ulus-devletin öngördüğü ideal formun aksine dünyadaki neredeyse bütün ülkeler kültürel çeşitlilik barındırmaktadır. Ulus-devletler içindeki bu çeşitlilik bir dizi sorunu da beraberinde getirmektedir. Azınlıkların kültürü ile egemenin kültürü; bölgesel özerklik, dil hakları, siyasi temsil, eğitimde uygulanan müfredat, göç ve vatandaşlığa kabul siyaseti gibi konularda giderek daha fazla fikir ayrılığına düşmektedir. Bu sorunlara ahlaki olarak savunulabilir ve siyasi olarak uygulanabilir çareler bulmak günümüz modern ulus-devletlerinin karşısına dikilen en büyük meydan okumadır. Çokkültürcülük ise burada bahsedilen sorunlara yeni bir yaklaşım getirmektedir.Bu tez iki bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümüm ilk kısmında kültür kavramı açıklanmış, ikinci kısmında da çokkültürlü toplum incelenmiştir. İkinci üç kısımdan oluşuyor. İlk kısımda çokkültürcülük politikası ve eleştirileri incelenmiştir. İkinci kısımda anayasal devlet ve anayasal vatandaşlık tartışılmıştır. Üçüncü ve son kısımda da çokkültürlü ulus-devletin anayasal problemleri incelenmiştir.

Anayasa hukukuKimlik sorunuKültür+8
Taylan Barın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessDE

Übersetzungskritische Analyse von literarischen Texten

Intercultural elements, which transferred by literary texts that is a means of communication and the translation of these literary texts, have gained importance In our age that intercultural communication requirements are increasing day by day. In this study it has been emphasized on the translation problems caused by the translation of literary texts and intercultural differences, and the contribution that will be provided to language learning by eliminating these problems. Primarily translation process was studied and then the problems emerging in translation process of literary texts was dealt with a specific emphasize on the characteristics of literary texts.In the final part of the study, Heinrich Böll?s ?Billiards at Half-past Nine?, translated by Ciğdem Bozdoğan, and Max Frisch?s ?Bluebeard?, translated by Esin Önol, were chosen as the examples of literary text.The translations from German into Turkish of both examples were compared and their literary wealth considered in the light of translation theories and comparative translation criticism. In this regard, the forms of expression arising from the cultural and social differences in language learning and the characteristic of language performance were referred by focusing on the emerging problems during the transfer of the source language into the target language. The new conditions and contributions that will be provided by the forms of expression and characteristic of language performance were also emphasized.Key Words: Literary texts, translation criticism, cultural and social differences.

Ali Serinkoz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00

Related subjects