Meslek seçimi
97 theses under this subject heading
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin mesleki eğitimlerinin kariyer planlamaları açısından değerlendirilmesi: Suluova örneği
Bu araştırmada kariyer planlaması çerçevesinde MEB'e bağlı mesleki ortaöğretim öğrencilerinin kendi kariyerleri ile ilgili olarak, seçtiği ve öğrenim gördüğü bölümünü, adayı olduğu mesleğini tanıyıp tanımadığı, ileride yapmayı düşündüğü mesleği ile okuduğu bölüm arasında bir ilişkinin farkındalığını ve bölümünün meslek seçiminde ne yönde etkili olduğu değerlendirilerek Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde kariyer planlamasının gerekliliğinin araştırılması hedeflenmektedir. Araştırmanın evrenini ve örneklemini, 2021–2022 eğitim-öğretim yılında, Amasya ilinin Suluova İlçesinde bulunan meslek liselerinin 9. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 5 farklı meslek okulunda 11 farklı meslek alanında 240 öğrenci eğitim görmektedir. Evrenin tamamına ulaşılabileceğinden katılımcı belirleme yoluna gidilmemiştir. Araştırmada veri toplama yönteminde kişisel envanter ölçeği, karar stratejileri ölçeği ve mesleki olgunluk ölçeği araçları bulunmaktadır. Araştırmada verileri analiz etmek için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Araştırmada ortalama, medyan, standart sapma gibi hesaplamalar kullanılmıştır. Örneklemin normal dağılıma uyumluluğu Kolmogorov-Smirnov ile denenmiştir. İstastistiki testler sonucunda da p>0.05 anlamlılık düzeyinde ölçeklerin anlamlılığı ve normal dağılım gösterdiği görülmüş ve ölçeklere parametrik testler uygulanmıştır. Değişkenlerin ölçek puanlarına göre farklılığını test etmek için Anova analizi ve t test kullanılmıştır. Korelasyon analizi için Pearson testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda kişilik envanteri, karar stratejileri ve mesleki olgunluğun mesleki alanlara göre farklılaştığı görülmüştür. Karar verme stratejilerinin mesleki olgunluk üzerinde etkisi olduğu (p=0,039<0,05) sonucuna varılmıştır. Anahtar Kavramlar: Kariyer planlaması, Mesleki olgunluk, Karar stratejileri, Kişilik envanteri, Meslek seçimi.
Türk hemşirelik öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen nedenler
Bu araştırma, Türk hemşirelik öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen nedenleri belirlemek amacıyla kesitsel tipte yapılmıştır. Araştırma 15 Ocak - 10 Mart 2020 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın evrenini yedi bölgedeki üniversite hemşirelik öğrencileri, örneklemini ise çalışmaya katılmayı kabul eden 2774 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından hazırlanan Tanıtıcı Bilgi Formu ve Hemşirelikte Meslek Seçimi Ölçeği (HMSÖ) kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS 21.0 paket programında ortalama, yüzdelik, ANOVA, Mann Whitney U bağımsız gruplar t testi kullanılarak değerlendirildi. Araştırmaya katılan öğrencilerin HMSÖ "Mesleki Uygunluk" alt boyutundan aldıkları puanlar ortalama 70.5 ± 20.8 olarak, "Yaşamsal Nedenler" alt boyutundan aldıkları puanlar ortalama 30.9 ± 10.2 olarak ve ölçek toplamından aldıkları puanlar , ortalama 101.4 ± 24.8 olarak saptanmıştır. Öğrencilerin %65.2'si bölümü isteyerek seçtiği, %67.9'u ilk beş tercihine yazığı , %56.8'i eğitime başladıktan sonra olumlu bakış açısı kazandığı belirlenmiş ve büyük çoğunluğunun (%83.3) bölümünü değiştirmek istemediği saptanmıştır. Öğrencilerin HMSÖ sorularına verilen cevapların dağılımı değerlendirildiğinde en yüksek oranda seçilen ilk madde 'Her zaman insanlara yardım etmek istemişimdir', en düşük oranda seçilen madde 'Hemşirelikte iyi para kazanılır' ifadesi olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda meslek seçiminin bölgelere göre farklılık gösterdiği, öğrencilerin hemşirelik mesleğini yardım etme isteği ve iş imkanları için seçtikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin "Mesleki Uygunluk" boyutundan aldıkları yüksek puan ortalaması bilinçli tercih yaptıklarını ve hemşirek mesleğini benimsedikleri belirlenmiş. Anahtar Kelimeler:Meslek seçimi,öğrenci hemşire, hemşirelik
Lise öğrencilerinin turizm eğitimini tercih nedenlerinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Turizm endüstrisinde her geçen yıl artan turist sayıları, turizmi ülkeler eko-nomisinde vazgeçilmez bir yere getirmiştir. Bu vazgeçilmezliğin en önemli nedenleri arasında, turizmin ülkelere döviz girdisi sağlaması ve istihdama olan katkısıdır. Tu-rizm endüstrisinde faaliyet gösteren birçok işletmenin bulunması, turizm endüstrisin-de rekabetinde zorlu şartlarda gerçekleşmesine neden olmaktadır. Böyle zorlu şartlar-da gerçekleşen rekabet ortamında, kaliteyi yakalamanın en önemli unsuru, insan fak-törüdür. Tezin amacı; konaklama ve seyahat hizmetleri, yiyecek içecek hizmetleri öğ-rencilerinin turizm eğitimini tercih nedenlerinin belirlenerek turizm eğitim-öğretiminde kalitenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. 30 sorudan oluşan ankette sorular 5'li likert tipine göre hazırlanmıştır. Turizmin sosyal olanakları, gelir düzeyi, öğrenci yete-nekleri ve çalışma koşullarına yönelik öğrenci görüşlerini ve katılımcı demografik özelliklerini belirlemeye yönelik hazırlanan soruların yorumlanması yapılmıştır. Hazır-lanan anket, 2021-2022 eğitim öğretim yılı içerisinde Nevşehir, Şanlıurfa ve Kahra-manmaraş illerinde lise düzeyinde konaklama ve seyahat hizmetleri ve yiyecek içecek hizmetleri eğitimi alan toplam 500 öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Katılımcıların yüzde 71,2'si erkekler; 28,8'ini ise bayanlar oluşturmuştur. Katılımcıların 48,8'i herhangi bir turizm deneyimi bulunma-maktadır. Bu duruma Kovik-19 pandemisinin etkili olduğu söylenebilir. Katılımcıların %65,2'si üniversite eğitimlerini turizm alanında devam ettirmek istemektedir.
Mesleki müzik eğitimi alan kadınların meslek tercihlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin ve sosyokültürel yapının etkisi
Toplumsal cinsiyet kavramı, müziğin sosyal analiziyle ilgili yapılan çalışmalarda sosyokültürel yapı içerisinde değerlendirilmesi gereken konulardan biridir. Sosyokültürel yapı kavramı, kültürel ve sosyal kurumların birlikteliğinden meydana gelen bir kavram olarak tanımlanabilir. Bu çalışmanın amacı mesleki müzik eğitimi alan kadınların meslek tercihlerindeki sebepler ve bu sebeplere bağlı olarak tercihleri ve toplumsal cinsiyet rolleri ve sosyokültürel yapı arasında bir bağın olup olmadığıdır. Araştırma kesitsel tanımlayıcı desende tasarlanmış olup, katılımcıların tespitinde olasılıklı (temsili) örneklem seçim tekniklerinden, basit (tesadüfi) örneklem seçim tekniği kullanılmıştır. Çalışmada hem nicel hem de nitel verilere ihtiyaç duyulduğundan dolayı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların meslek tercihlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin etkisini belirleyebilmek için katılımcılara Google Forms uygulaması üzerinden Bem Cinsiyet Rolleri Envanteri uygulanmış, ayrıca sosyokültürel yapının meslek tercihlerindeki etkisini belirleyebilmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ve on sorudan oluşan yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcıların toplumsal cinsiyet rolleri ölçeğinden aldıkları puanlar çerçevesinde cinsiyet rolleri belirlendikten sonra meslek tercihlerinde toplumsal cinsiyet rollerinin etkisini incelemek için Chi Square testi uygulanmıştır. Veriler Microsoft Excel 2016 ve SPSS v26'da analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmaya katılanların büyük bir çoğunluğunun (%42) androjen özellik taşıyor olması ve bu durumun meslek tercihlerine yansıması araştırmanın en dikkat çekici bulgusudur. Bunun yanı sıra sosyokültürel yapının da kadınların meslek tercihlerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Meslek lisesi öğrencilerinin sağlık hizmetleri alanını tercih nedenlerinin incelenmesi: Çankırı ili örneği
Bireyin kendine uygun mesleği seçmesi, toplumda işini isteyerek yapması, mesleğinde ilerlemesi, mutlu ve verimli bir şekilde yaşamını sürdürmesi bakımından önemlidir. (Sarıkaya, 2009). Bu çalışmada Sağlık Hizmetleri alanında öğrenim gören öğrencilerin alanı tercih etme nedenlerini saptamak amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini Çankırı Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri alanı 9, 10, 11 ve 12. Sınıfında öğrenim gören 305 öğrenci oluşturmaktadır. Sağlık alanında eğitim gören bireylerde, bu alana özgü birtakım nitelikler bulunması gerekmektedir. Araştırmada sağlık hizmetleri alanını tercih eden öğrencilerin, bu alanı isteyerek tercih edip etmedikleri sorgulanmıştır. Bu amaca yönelik olarak verilerin toplanmasında Özcan (2017) tarafından hazırlanan veri toplama aracı bu çalışma kapsamında kullanılmış ve alan yazına dayalı olarak soru eklemesi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin %70'i çekirdek aileye sahiptir, ailelerin gelir düzeyi 2000-5000 lira arasındadır. Eğitim seviyesi; annede ilkokul, babada lise ve dengi bir okuldur. Öğrencilerin %67'si okulunu değiştirmek istediğini, %64,6 oranında okudukları alanla ilgili bilgilerinin olmadığı, buna karşın %44,6 oranında alanını kendi istekleri ile tercih ettikleri belirlenmiştir. Okul tercihinde öğretmenlerinden yardım alan öğrencilerin oranı %12 düzeyindedir. Bulgularda kız ve erkek öğrencilerin her ikisinde de kısa sürede meslek sahibi olma isteği okul tercih nedenlerinde ilk sıradadır. Çalışmaya katkı sağlayan 9.sınıf öğrencileri ile 12.sınıfa geldiklerinde görüş ve tutumlarındaki farklılıkların karşılaştırılması amacıyla tekrar bir araştırma yapılması alana katkı sağlayacağı için bu alanda çalışanlara önerilmektedir. Benzer bir çalışmanın bölgesel farklılıkları ortaya koyacak nitelikte farklı bölgelerde yapılmasının da konuya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Suriyeli mültecilere meslek kazandırılması ve bu sürecin ekonomik etkilerinin incelenmesi
Yoğun sığınmacı maruziyeti ile birlikte Türkiye'de son yıllarda göç yönetimi konusuna yeni bir bakış açısı getirilmiştir. Bu doğrultuda, politikalar ve uygulamalar bu etki neticesiyle düzenlenmekte, değiştirilmekte ve yeniden oluşturulmaktadır. Yapılan düzenlemelerle birlikte ülkemizde bulunan mültecilere yönelik sosyal politika çerçevesinde sunulan bazı haklar bulunmaktadır. Bu haklar sağlık, eğitim, çalışma, sosyal yardım ve hizmetler şeklindeyken yükümlülükler ise evlenme ve boşanma gibi her vatandaşı ilgilendiren konuları içermektedir. Bu bağlam içinde değerlendirildiğinde Türkiye, Suriyeli mülteciler için bir geçiş ülkesi haline gelmiştir. Bu bağlamda Türkiye Suriyeli sığınmacılara insani olarak birçok konuda yardım etmiştir. Bu noktada meslek edindirme üzerine de çalışmalar yapılmaktadır. Bursa'da yaşayan göçmenlerin meslek yapılarına bakılacak olursa, çok çeşitli meslek yapıları olduğu görülmektedir. Bundan sonra açılacak kurslarda özellikle katılımcıların mesleki yetkinlikleri, aldıkları meslek eğitimleri, dil bilme düzeyleri mevcut projelerin başarısını arttıracağı ve istihdama olumlu anlamda katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Meslek sahibi olan Suriyeli mültecilerin kendi mesleklerinin öğretilmesi ve bilinçlendirilmesi hem kursun mahiyetinin amaca yönelik gerçekleşmesine sebep verecek hem de kursiyerin doğru meslek kursuna katılmasını sağlayacaktır. Bu da doğalında istihdamla ilgili olumlu yönde katkı sağlayacaktır.
Bilişsel bilgiyi işleme yaklaşımına göre geliştirilen mesleki karar verme programının sınanması
Bu araştırmanın amacı, geliştirilen bilgiyi işleme kuramı temelli mesleki grup rehberliği programının mesleki karar verme sürecinde olan lise dokuzuncu sınıf öğrencilerinin mesleki olgunluk, mesleki kararsızlık ve meslek seçimine ilişkin akılcı olmayan inançlarına etkisinin sınanmasıdır.Araştırmada 2x2 faktörlü ve tekrar ölçümlü (iki grup ve iki ölçüm) desen kullanılmıştır. Araştırma ?öntest-sontest? deney ve kontrol gruplu bir uygulamadır. Çalışma grubunu Adana Merkez İlçesi Seyhan Şehit Temel Cingöz Lisesi dokuzuncu sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmanın deney ve kontrol grubunu oluşturmak için iki dokuzuncu sınıf tesadüfî olarak belirlenmiş ve yine tesadüfî olarak biri kontrol diğeri ise deney grubu olarak atanmıştır. Deney grubunu oluşturan sınıf 29 (15 kız 14 erkek), kontrol grubunu oluşturan öğrencilerin sınıf ise 30 (17 kız, 13 erkek) öğrenciden oluşmaktadır. Her iki sınıftaki öğrencilerin yaş aralığı 14-17'dir.Araştırmada öğrencilerin mesleki seçimine ilişkin akılcı olmayan inançlarını ölçmek amacıyla Mesleki Seçimine İlişkin Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği (Erdem, 2006), mesleki karar düzeylerini ölçmek amacıyla Mesleki Karar Envanteri (Çakır, 2003), ve mesleki olgunluk düzeylerini ölçmek amacıyla da Mesleki Olgunluk Envanteri (Kuzgun ve Bacanlı 1992) kullanılmıştır.Araştırmada deney grubu ile kontrol grubunun mesleki olgunluk, mesleki karar ve meslek seçimine ilişkin akılcı olmayan inançlar ile altölçeklerinin öntest-sontest puan ortalamalarının arasındaki farkın anlamlığını incelemek amacıyla ilişkisiz gruplar için t testi yapılmıştır. Kalıcılığı test etmek amacıyla ise deney grubuna uygulanan mesleki karar ve meslek seçimine ilişkin akılcı olmayan inançlar ölçekleri ile her iki ölçeğin alt ölçeklerinin sontest- izleme testi puan ortalamalarının farkının anlamlılığı, ilişkili gruplar için t testi ile incelenmiştir.Araştırma sonucunda, araştırmada sınanan bilişsel bilgiyi işleme dayalı mesleki karar verme programının genel akademik lise dokuzuncu sınıf öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeylerini yükseltmede, mesleki kararsızlık ve akılcı olmayan düşünceleri azaltmada etkili olduğu ortaya konulmuştur.
7.ve 8. sınıf öğrencilerinin meslek kararı verme davranışlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırma, 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin meslek kararı verme yetkinliğinin yaş, cinsiyet, okul türü, algılanan sosyo-ekonomik durum, algılanan akademik başarı, anne-babanın öğrenim düzeyi ve meslek seçimindeki tutumu açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma betimsel yöntemle yapılmış bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı okullarda öğrenim görmekte olan 7. ve 8. sınıf seviyesinden öğrenciler olmak üzere toplam 550 öğrenci( 284 kız; 266 erkek) oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada iki gruplu değişkenlerin karşılaştırılmasında "İlişkisiz Örneklemler t-Testi", ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında "Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)" uygulanmıştır. Anlamlı fark bulunan durumları yordamak için çoklu regresyon yapılmıştır. Farkların kaynağını anlamak amacıyla tamamlayıcı hesaplama tekniklerinden "Scheffe " testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin Meslek Kararı Verme Yetkinlik düzeyleri ile algılanan akademik başarısı ve anne ile babanın meslek seçimi sırasındaki tutumu arasında pozitif yönde anlamlı fark bulunmuştur. Meslek kararı verme yetkinliği ders başarısı yüksek öğrencilerde düşük olanlara oranla daha yüksek bulunmuştur. Anne ve babanın meslek seçimi sırasında çocuğun kararına önem vermesi ile meslek kararı verme yetkinlik düzeyi arasında anlamlı fark bulunmuştur. Anlamlı fark bulunan durumları yordamak için yapılan çoklu regresyon sonucunda anne ve babanın meslek seçimi sırasındaki olumlu tutumunun öğrencinin başarısına göre şekillendiği saptanmıştır. Akademik başarı durumunu yüksek olarak belirten öğrencilerin anne ve babalarının meslek seçimi sırasındaki tutumu öğrencinin kararına önem vermek iken, başarısını düşük olarak belirten öğrencilerin anne ve babaların tutumu baskı yapıyor olarak bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Yetkinlik, Meslek Kararı Verme
Fen lisesi öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen faktörlerin ve meslek tercihlerinin Bulanık TOPSİS yöntemi ile incelenmesi
İnsanların meslek seçerken en çok etkilendikleri faktörleri ve en çok tercih ettikleri meslekleri belirlemek ve bunları önem derecesine göre sıralamak ikili mantıkla mümkün olmamaktadır. Çünkü gerçek hayatta insanlar karar alırken her zaman net değerlendirme yapamamaktadır. Belirsiz ifadeler kullanmaktadır. Bu durumun çözümü için Zadeh tarafından bulanık küme teorisi geliştirilmiştir. Teorinin çok kriterli karar verme yöntemlerine dahil edilmesiyle, birden fazla kriter, alternatif ve karar vericilerin olduğu problemlerin çözümü mümkün hale gelmiştir. Meslek seçimi ve seçimi etkileyen faktörler de ÇKKV yöntemleri ile çözülebilecek problemlerdendir. ÇKKV metotlarından bulanık TOPSİS yöntemi ile nitel ve nicel veriler beraber işlenebilmekte ve bulanık ifadeler sayısal verilere dönüştürülebilmektedir. Bu çalışmada, Yozgat- Merkez'de bulunan fen lisesi son sınıf öğrencilerinin meslek seçimini etkileyen faktörler ve meslek tercihleri BTOPSİS yöntemi ile değerlendirilmiştir. Faktörlerin belirlenmesinde kaynaklar titizlikle incelenerek güncel bilgilere ulaşılmaya çalışılmıştır. En çok tercih edilen mesleklerin belirlenmesinde ÖSYM'ye ait veriler ile Yozgat-Merkez'de bulunan fen liselerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılına ait LYS sınav sonuçları dikkate alınmıştır. İl merkezinde bulunan fen lisesi son sınıf öğrencileri için meslek seçimini etkileyen faktörleri ve meslekleri içeren bir anket formu hazırlanmıştır. Gerekli izinler alınarak Şehitler Fen Lisesi, Erdoğan Akdağ Fen Lisesi, Çözüm Koleji Fen Lisesi son sınıf öğrencilerine 2016-2017 eğitim-öğretim yılında anket uygulaması yapılmıştır. Anket uygulaması 109 öğrencinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Öğrencilerin meslek seçimini etkileyen faktörlerin önem ağırlıklarının belirlenmesinde ve meslek tercihlerindeki önceliklerin tespit edilmesinde BTOPSİS yöntemi uygulanmıştır. Yöntemde bulanık üçgen sayılar kullanılmış ve doğrusal normalizasyon işlemi yapılarak alternatifler ve kriterler yakınlık katsayılarına göre sıralanmıştır.
Lise öğrencilerinin Holland kişilik tipleri ile mesleki olgunluk düzeyleri arasındaki ilişki
Meslek, bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için belirli bilgi ve becerilere dayalı olarak yaptığı uğraş şeklinde tanımlanabilir. Kişi birçok meslek çeşidi arasından ilgilerine, yeteneklerine ve kişilik özelliklerine uygun olarak bir meslek seçer ve bunu sürdürür. Bu çalışmanın amacı lise 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin Holland kişilik tipleri ile mesleki olgunluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi inceleyerek, bu özellikler üzerinde yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumu değişkenlerinin ne derece etkili olduğunu belirlemektir. Araştırma betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma, 2019-2020 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Kırşehir il merkezinde yer alan liselerde okuyan öğrenciler ile yapılmıştır. Çalışmaya 140 kız öğrenci ve 160 erkek öğrenci olmak üzere toplam 300 öğrenci katılmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde uygun durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında öğrencilerin mesleki kişilik tiplerinin belirlenmesi için "Holland Mesleki Tercih Envanteri" ve mesleki olgunluk düzeylerinin belirlenmesi için ise "Mesleki Olgunluk Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler mesleki olgunluk ile mesleki kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi (r) ile incelenmiştir. Değişkenlerin, cinsiyet türüne ve sınıf düzeyine göre farklılaşmasını tespit etmek için bağımsız örneklemler t test ve Mann Whitney U Testi; yaşa ve anne-baba eğitim seviyesine göre farklılaşmasını tespit etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis - H Testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları; araştırmacı kişilik tipi, sanatçı kişilik tipi, sosyal kişilik tipi, girişimci kişilik tipi ve gerçekçi kişilik tipleri ile öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermektedir. Sadece geleneksel kişilik tipi ile mesleki olgunluk düzeyi arasında düşük düzeyde negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca Holland'ın mesleki kişilik tiplerinin tamamının (araştırmacı, sanatçı, sosyal, girişimci, geleneksel ve gerçekçi kişilik tipi) birbirleriyle arasında düşük, orta ve yüksek düzeyde olmak üzere pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. En fazla ilişki girişimci kişilik tipi ile geleneksel kişilik tipi arasında (r=0.66) olan ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. En düşük ilişkinin ise, sanatçı kişilik tipi ile geleneksel kişilik tipi arasında (r=0.17) olduğu görülmüştür.
5. sınıf elektrik ünite sinin öğretiminde kullanılan STEM etkinliklerine dayalı senaryo tabanlı öğrenme yaklaşımının (STÖY) öğrencilerin akademik başarı, STEM disiplinlerine dayalı meslek seçmeye olan ilgisi ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına olan etkisi
Bu araştırmada ortaokul beşinci Sınıf Fen Bilimleri dersi 'Yaşamımızın Vazgeçilmezi: Elektrik' ünitesinin STEM etkinlikleri ile desteklenmiş Senaryo Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı (STÖY) ile gerçekleştirilmesinin öğrencilerin, akademik başarılarına, fen teknoloji matematik ve mühendislik mesleklerine yönelik ilgilerine ve fen öğrenimlerine yönelik motivasyonlarına anlamlı bir etkisi olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Bu amaçla deneysel karşılaştırma deseni kullanılmış, araştırmacı tarafından hazırlanan akademik başarı testi, Kier, Blanchard, Osborne ve Albert (2013) tarafından hazırlanmış ve Koyunlu Ünlü, Dökme ve Ünlü tarafından Türkçe'ye uyarlanmış fen, teknoloji, matematik ve mühendislik mesleğine yönelik ilgi ölçeği ve motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında beşinci Sınıfa devam etmekte olan deney ve kontrol gruplarında olmak üzere toplamda 50 öğrenci katılmıştır. Çalışmada deney grubunda STEM etkinlikleri ile desteklenen STÖY kullanılırken, kontrol grubunda akıllı tahtadaki videoların kullanıldığı yapılandırmacı eğitim gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda deney ve kontrol gruplarının akademik başarı testi puanları arasında anlamlı bir fark bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fakat deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik meslekleri seçmeye yönelik ilgileri ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonları üzerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, fen bilimleri öğretimi, senaryo temelli öğretim
Lise öğrencilerinin gelecek yönelimleri ve kariyer uyumu ilişkisinde meslek kararı verme öz yetkinliğinin aracı rolü
Bu araştırma, lise öğrencilerinde gelecek yönelimi ve kariyer uyumu ilişkisinde meslek kararı verme öz yetkinliğinin aracı rolünün incelenmesinin amaçlandığı ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırma grubu, Osmaniye ili merkez ilçelerinde yer alan toplam altı lisede 9., 10., 11. ve 12. sınıfına devam etmekte olan 290 kız, 124 erkek olmak üzere toplam 414 öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcıların yaş ranjı 14 ile 18 yaş aralığındadır. Araştırmada ergenlerin gelecek yönelimlerine ilişkin veriler Gelecek Vizyonu Ölçeği, kariyer uyumuna ilişkin veriler Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği, meslek kararı verme öz yetkinliğine ilişkin veriler ise 'Meslek Kararı Verme Yetkinlik Ölçeği ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından düzenlenen Kişisel Bilgi Formu kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu, Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, gelecek yönelimi, kariyer uyumu, meslek kararı verme öz yetkinliğin tamamının birbirleri ile pozitif yönde anlamlı ilişkiler içinde olduğu görülmüştür. Araştırmada kullanılan Yapısal Eşitlik Modeli analiz sonuçlarına göre, gelecek yöneliminin kariyer uyumunu anlamlı bir şekilde yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca, gelecek yöneliminin kariyer uyumu ilişkisinde meslek kararı verme öz yetkinliğinin kısmi aracılık rolüne sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gelecek yönelimi, kariyer uyumu, meslek kararı verme öz yetkinliği, yapısal eşitlik modeli
Ortaöğretim öğrencilerinin benlik kurguları ve toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinin toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutumları ve benlik kurgusu boyutları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemi 2021- 2022 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde bulunan ortaöğretim kurumlarında eğitime devam eden, 14-18 yaş arası bireyler olarak belirlenmiştir. 426 (%68) kız, 204 (%32) erkek olmak üzere toplam 630 kişinin verileri kullanılmıştır. Araştırmada benlik kurgularını ölçmek için Kağıtçıbaşı (2007) tarafından geliştirilen "Ailede Özerk-İlişkisel Benlik Ölçekleri" kullanılmıştır. Üniversite öğrencileri için geliştirilen ölçeğin orijinali 22 maddeden ve ailede özerk benlik, ailede ilişkisel benlik ve ailede özerk- ilişkisel benlik olmak üzere üç boyuttan oluşmaktadır. Öğrencilerin toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimlerini ölçmek amacıyla Toplumsal Cinsiyete Dayalı Meslek Seçimi Tutum Ölçeği Kadın Formu (Haskan Avcı vd., 2019) ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Meslek Seçimi Tutum Ölçeği Erkek Formu (Haskan Avcı vd., 2019) kullanılmıştır. Verilerin analizi IBM SPSS 25.0 (Statistical Package for the Social Sciences version 25) programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizlerde parametrik tekniklerden Pearson Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Standart Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi teknikleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kadın ve erkek lise öğrencilerinin özerk benlik kurgusu alt boyutu puanları ile toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutum puanları arasında negatif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Yine kadın ve erkek lise öğrencilerinin özerk benlik kurgusu alt boyutu puanlarının toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutum puanlarını anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Toplumsal cinsiyet, ilişkisel, özerk, benlik
Beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile öğretmenlik mesleğini tercih etmelerinde etkili olan faktörlerin değerlendirilmesi
Günümüzde öğretmenlerin eğitim ve öğretimde hiç şüphesiz büyük katkıları bulunmaktadır. Eğitim sürecinin etkili ve verimli olması kaliteli bir eğitimin verilmesi ile mümkündür. Çoğu meslekte olduğu gibi öğretmenlikte de mesleğe yönelik tutumlar, verimliliğin en önemli etkenlerinden birisidir. Bir toplumun geleceğini doğrudan belirleyen eğitim sisteminin en önemli ayağını oluşturan öğretmenlerin, kendi mesleklerine yönelik tutumlar eğitim sürecinin kalitesini etkileyen önemli etkenlerdendir. Öğretmenlerin kendi mesleklerine yönelik tutumlarının ve bu mesleği tercih etmelerine etken olan faktörlerin, sınıf içi etkinlikleri doğrudan etkilediği bilinmekle birlikte öğretmen, öğrenci, idare, hizmetli gibi unsurlardan oluşan okul sisteminin uyumunu da etkilemektedir. Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile öğretmenlik mesleğini tercih etmelerinde etkili olan faktörler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Araştırmada çalışma grubu olarak 410 (275 erkek, 135 kadın) beden eğitimi öğretmen adayları gönüllülük esasına dayalı olarak, rastgele yöntemle çalışmamıza dahil olmuştur. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 22.0 programından yararlanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. İstatistiki yöntem olarak yüzde frekans değerleri, betimsel istatistik, İndependentsamples t testi ve OneWayAnova analizleri kullanılmıştır. 0.05 düzeyinde anlamlılık ölçüt alınmıştır. Sonuç olarak; araştırmada, beden eğitimi öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğini tercih etme nedenleri orta düzeyde bulunurken, öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Kadınların öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının daha olumlu olduğu, 4.sınıfların 1 ve 2.sınıflardan daha olumlu tutuma sahip oldukları, açık öğretim lisesi mezunlarının daha yüksek tutuma sahip oldukları ve gelir durumu orta ve iyi olanların öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının daha iyi olduğu neticesine varılmıştır. Kadın ve erkek öğretmen adaylarının bu mesleğe yönelik tutumlarının arttığı durumlarda tercih etme nedenlerinde bir düşüş olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Öğretmen adayı, Öğretmenlik Mesleği, Tutum.
Öğrencilerin üniversite tercihine etki eden faktörler üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, sayısı gün geçtikçe artan üniversitelerin, tercih edecek öğrenciler tarafından nasıl algılandıklarını belirlemek, öğrencilerin üniversite tercihlerinde hangi faktörlere önem verdiklerini tespit etmek ve üniversitelere sektörde farkındalık oluşturabilecek bir konum elde edebilmelerine yönelik öneriler sunmaktır. Çalışmanın konusunu, öğrencilerin üniversite tercihine etki eden faktörler oluşturmaktadır. Öğrencilerin üniversite tercihine etki eden muhtemel faktörlerin öğrenciler üzerindeki algıları incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de üniversite sınavına hazırlanan lise son sınıf ve mezun öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma; Türkiye'nin yedi bölgesinde ve her bölgenin en büyük ilinde-İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Erzurum, Samsun ve Gaziantep-üniversiteye hazırlanan öğrencilere anket uygulanarak, öğrencilerin üniversite tercihine etki eden faktörleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Tabakalı örnekleme yöntemi esas alınarak yapılan bu araştırmada geçerli toplam 1112 anket formu elde edilmiş, elde edilen veriler SPSS programında analiz edilerek yorumlanmıştır. T-testi, Anova, Korelasyon Analizi, Faktör Analizi ve Kümeleme Analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin üniversite tercihi ile ilgili düşünceleri; üniversitenin imaj ve marka değeri, üniversitenin sunduğu imkanlar, üniversitenin temel ihtiyaçları karşılaması, üniversite tercihinde dershane ve okulun yönlendirmesi, üniversite tercihinde ailenin etkisi, arkadaş çevresi ve spor olanakları olmak üzere altı başlık altında toplanmıştır. Araştırmanın ilişki analizi sonucunda, öğrencilerin üniversite tercihine yönelik düşünceleri ile demografik özellikleri arasında ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan farklılık analizi sonucunda ise öğrencilerin üniversite tercihine yönelik düşünceleri ile demografik özellikleri arasında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada, öğrencilerin üniversite tercihine etki eden en önemli faktörler; üniversitenin bulunduğu şehir, üniversitenin iş güvencesi sağlaması, tercih edilen bölümün imajının iyi olması gibi unsurlar oluşturmuştur. Elde edilen sonuçların, rekabet halinde olan üniversitelere strateji geliştirme hususunda fayda sağlayacağı öngörülmüştür. Anahtar Kelimeler: Üniversite İmajı, Öğrenci Tercihi, Kurumsal İmkânlar, Aile ve Arkadaş çevresi.
Toplumsal cinsiyet algısının meslek seçimine etkisi üzerine bir uygulama
Cinsiyet, kişinin kadın ya da erkek olarak gösterdiği genetik, fizyolojik ve biyolojik özellikler şeklinde tanımlanmaktadır. Cinsiyet kavramı; doğuştan kazanılan biyolojik cinsiyet ve kültürel etkilere bağlı olarak sosyal yaşam içinde oluşmuş Toplumsal Cinsiyet şeklinde iki gruba ayrılmıştır. Toplumsal cinsiyet, kadın ya da erkek olmaya toplumun ve kültürün yüklediği anlamları ve beklentileri ifade etmektedir. Cinsiyete dayalı olarak kültürün bireyleri belirli kalıp yargılara sokma girişimleri, toplumda bireyler tarafından cinsiyet rollerini doğurmaktadır. Toplumsal cinsiyet rolleri, kadın ve erkeklere iş ve özel yaşam alanlarında farklı roller yüklemektedir. Toplumsal Cinsiyet rolleri sosyal yaşamın birçok alanında etkisini hissettirmektedir. Kadın ve erkekler arasında yaşanan toplumsal cinsiyet ayrımcılığına yönelik çatışmalar, kadın ve erkekler arasında kutuplaşmalara ve huzursuzluklara neden olmaktadır. Bu bağlamda Toplumsal Cinsiyet konusu birçok araştırmanın ana teması olmuş ve güncelliğini korumuştur. Bu çalışma toplumsal cinsiyet algısının ön lisans öğrencilerin meslek tercihinde etkili olup-olmadığını tespit etmeyi amaçlamıştır. Araştırmada dişil özellik gösterdiği düşünülen sekreterlik ve bankacılık meslekleri ve eril özellik gösterdiği düşünülen Mekatronik mesleğinin toplumsal cinsiyet olgusundan ne derecede etkilendiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda araştırma evrenini Adıyaman Üniversitesi Besni Meslek Yüksekokulu Sekreterlik, Bankacılık ve Mekatronik bölümü 1. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Üniversite öğrencilerinin bölüm seçiminde cinsiyet etkili bir unsur olmakla birlikte tek etkili faktör olmadığı bu çalışmada ortaya konulmuştur. Bölüm tercihinde aile, kişinin ilgi ve yetenekleri, çevresi, iş sahibi olma gibi beklentilerde bölüm tercihinde etkili olduğuna yönelik bulgulara ulaşılmıştır. Veri toplama tekniği olarak anket yöntemi uygulanmıştır. Bölüm seçimiyle ilgili sorulara yanıt vermek istemeyen, araştırmaya katılmayı kabul etmeyen, araştırmanın yapıldığı tarihlerde okula gelmeyen, okulu bırakan, anket sorusunu yarıda bırakan öğrenciler örneklem dışı bırakılmış, araştırmayı kabul eden 200 (evrenin % 80) öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre araştırmaya katılan kadın öğrencilerin %34,3'ü kadınsı cinsiyet rolüne, %3,1'i erkeksi cinsiyet rolüne, %56,2'si androjen cinsiyet rolüne ve %6,4'ü belirsiz cinsiyet rolüne sahip oldukları tespit edilmiştir. Erkek öğrencilerin %24'ü erkeksi cinsiyet rolüne, %59,6'sı androjen cinsiyet rolüne, %9,6'sı kadınsı cinsiyet rolüne ve %6,8'i belirsiz cinsiyet rolüne sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu çalışmada androjen cinsiyet rolüne sahip bireylerin sayıca fazla olması çalışmanın amacıyla örtüşmektedir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; demografik özelliklerden olan yaş, ailenin gelir durumu, ikamet edilen yerleşim yeri, mezun olunan lise türü, okunulan bölüm, bölüm tercih etme nedenleri ile bölüm tercihi arasında ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin bölüm seçiminde; cinsiyetine uygun bölüm olması, fiziksel güç ve yeteneklere uygunluk ve kariyer yapmaya imkân tanıması öğrencilerin tercihlerini etkileyen en önemli faktörler olmuştur.
Meslek lisesi öğrencilerinin okulların mesleğe hazırlama ve işe yerleştirme performansı algıları: Çorlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesi
Bu araştırmada, mesleki ortaöğretim kurumlarının mesleğe hazırlama ve işe yerleştirme performanslarının, kavramsal çerçeve ışığında hazırlanan alan araştırması yardımıyla belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirilerek tablolaştırılıp yorumlanmıştır.Araştırma evrenini, Tekirdağ il sınırlarında bulunan sağlık alanında eğitim veren orta öğretim kurumlarının 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma örneklemini, evrenden seçilmiş olan Çorlu Anadolu Sağlık Meslek Lisesi'nde öğrenim gören 11. ve 12. sınıf öğrencileri oluşturmuştur.Yapılan çalışma; öğrencilerin okulda verilen eğitimi, ihtiyaç duyulan alanda ve nitelikte, mesleki özgüven oluşturan, iş alanına uygun nitelikte buldukları saptanmıştır. Mesleki uygulamanın teorik bilgileri uygulama, zayıf alanları görüp giderme, modern araç- gereçleri kullanma fırsatı sunduğu belirlenmiştir. Bu olumlu görüşlere rağmen analiz sonuçlarına göre, okulda derslerin yeteri kadar uygulamaya yönelik olmadığı, ders içeriklerinin mesleğe hazırlamada yeterli olmadığı, mesleki uygulama alanlarında stajyerlere yeterli uygulama fırsatının sunulmadığı saptanmıştır.Sonuç olarak, sağlık meslek liselerinin işe hazırlama ve yerleştirmede daha etkin olabilmesi, öğrencilerin mesleki eğitim hakkında bilgilendirilmesi, mesleğe ilişkin yeniliklerin takip edilmesi ve eğitim programının buna uygun olarak geliştirilmesi, mesleki uygulamanın öneminin öğrencilere anlatılması, işletmelerle okul arasında gerekli iletişim sağlanarak öğrencilerin mesleki uygulama alanlarında uygun yerlerde görevlendirilmesi ve uygulama fırsatı sunulması ile gerçekleştirilebilir.
Mesleki seçim hedeflerinin kariyer engelleri ve sosyal bilişsel değişkenler tarafından yordanmasına ilişkin bir model sınaması
Bu araştırmanın amacı üniversite birinci sınıf öğrencilerinin kariyer engelleri, öz-yetkinlik, sonuç beklentileri ve ilgileri ile mesleki seçim hedefleri arasındaki ilişkilerini bir model çerçevesinde incelemektir.Çalışma grubuna, birinci sınıfa devam eden 520 kız, 221 erkek ve 2 cinsiyet belirtmeyen toplam 743 üniversite öğrencisi katılmıştır. Verilerin toplanmasında Algılanan Kariyer Engelleri Ölçeği, Matematik Öz-Yetkinlik Ölçeği, Mesleki Sonuç Beklentileri Ölçeği, Temel Bilim İlgisi Ölçeği ve Mesleki Seçim Hedefleri Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS, AMOS ve LISREL istatistik paket programlarıyla analiz edilmiştir. Araştırmada önerilen hipotezleri sınamak için Pearson momentler çarpımı korelasyonu ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır.Araştırma sonuçları algılanan kariyer engelleri, matematik öz-yetkinliği ve bilim ilgisinin doğrudan ve dolaylı olarak mesleki seçim hedefleriyle ilişkili olduğunu ve sınanan bu model bir bütün olarak mesleki seçim hedefleri ile doğrudan ilişkilidir. Algılanan kariyer engelleri, matematik öz-yetkinliği ve bilim ilgisi mesleki seçim hedefleri ile doğrudan ilişkilidir. Algılanan kariyer engelleri ve mesleki seçim hedefleri ilişkisinde matematik öz-yetkinliğinin aracı değişken olduğu söylenebilir. Matematik öz-yetkinliği mesleki seçim hedefleri ilişkisinde bilim ilgisinin, aracı değişken olduğu söylenebilir. Algılanan kariyer engelleri, matematik öz-yetkinliği ve mesleki sonuç beklentileri ile negatif yönde anlamlı düzeyde ilişkilidir. Matematik öz-yetkinliği mesleki sonuç beklentileri ve bilim ilgisi ilişkileri (orta düzeyde) anlamlıdır. Algılanan kariyer engelleri bilim ilgisi ilişkileri pozitif, düşük düzeyde ancak anlamlıdır. Toplam ilişkiler karşılaştırıldığında, mesleki seçim hedefleri üzerinde diğer yordayıcılara göre matematik öz-yetkinliğinin en önemli yordayıcı olduğu görülmüştür. Bunu sırasıyla algılanan kariyer engelleri ve bilim ilgisi izlemektedir. Sonuçlar literatür ve kuramlar açısından tartışılmış, ileride yapılacak araştırmalara ve uygulamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kariyer engelleri, öz-yetkinlik, sonuç beklentileri, seçim hedefleri
Öğretmenlerin mesleği seçme nedenleri ve iş doyumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin mesleği seçme nedenlerinin ve iş doyumlarının cinsiyet, yaş, kıdem yılı, görev yapılan yerleşim yeri, görev yapılan kademe, mezun oldukları lise, mezun olunan fakülte, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, doğup büyüdükleri yerleşim yeri, okul memnuniyetleri, demokratlık düzeyleri ve mesleği değiştirme düşüncelilerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmada kesitsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar ilinde görev yapan 710 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Balyer ve Özcan (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Öğretmenliği Kariyer Olarak Seçme Nedenleri Ölçeği" ve Gündüz (2008) tarafından geliştirilen "İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada, ölçeklerin cronboach alfa güvenirlik katsayıları mesleği seçme nedenleri ölçeği için ,85 ve iş doyumu ölçeği için ,95 olarak hesaplanmıştır. Analizlerde SPSS paket programı yardımıyla yapılmıştır. Veri analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü ANOVA ve Kruskal Wallis-H testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmenlerin mesleği tercih etmelerinde özgecil-içsel nedenlerin daha fazla etkili olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin mesleği seçme nedenleri cinsiyet, yaş, görev yapılan yerleşim yeri, görev yapılan kademe, okul memnuniyeti, demokratlık düzeyi ve mesleği değiştirme düşüncelilerine göre anlamlı farklılık gösterirken; kıdem yılı, mezun oldukları lise, mezun olunan fakülte, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve doğup büyüdükleri yerleşim yeri değişkenlerine göre ise anlamlı farklılık göstermemektedir. Ayrıca, öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin iş doyumları, cinsiyet, yaş, kıdem yılı, mezun oldukları lise, mezun olunan fakülte, görev yapılan kademe değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermezken; görev yapılan yerleşim yeri, doğup büyüdükleri yerleşim yeri, okul memnuniyetleri, demokratlık düzeyleri ve mesleği değiştirme düşüncelilerine göre anlamlı farklılık göstermektedir.
Kariyer karar verme grup rehberliği programının 9.sınıf öğrencilerinin kariyer karar verme güçlük düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, kariyer karar verme grup rehberliği programının ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin kariyer karar verme güçlük düzeylerine etkisini incelemektir.Bu araştırmada, plasebo kontrol gruplu ön-test sontest ve izleme testli deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın deney (8 kız:; 7 erkek) ve plasebo kontrol grupları (7 kız:, 8 erkek) 15'er öğrenciden oluşturulmuştur. Araştırmaya 2008-2009 öğretim yılında Kayseri'deki Melikgazi Necdet Taş Anadolu Lisesi (200 öğrenci) ve Melikgazi Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesi'nde (200 öğrenci) öğrenim gören toplam 400 öğrenci katılmıştır. Kariyer karar verme güçlükleri, orjinali Gati ve Saka (20021a) tarafından geliştirilen ve Bacanlı (2008) tarafından Türk ergenlerine uyarlanan Kariyer Karar Verme Güçlükleri Ölçeği (KKVGÖ) ile ölçülmüştür. Araştırma verilerini çözümlemede bağımlı ve bağımsız gruplar için t testleri ve Kovaryans Analizi kullanılmıştır.Araştırma, pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki aşamada yürütülmüştür. Kariyer karar verme grup rehberliği programının eksik yönlerini belirlemek için pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulamaya 2008-2009 öğretim yılında Konya Karatay Lisesi'nde öğrenim gören gönüllü 14 öğrenci (8 kız, 6 erkek) katılmıştır.2008-2009 öğretim yılı Mayıs ve Haziran aylarında deney grubuna, kariyer karar verme grup rehberliği programı 11 oturum halinde uygulanmıştır. Plasebo kontrol grubuna ise, aynı aylarda 5 hafta sosyal beceri grup rehberliği programı uygulanmıştır. Asıl ve pilot uygulama araştırmacı tarafından yürütülmüştür.Araştırmanın bulguları:1.Kariyer karar verme grup rehberliği programı uygulamasına katılan deney grubundaki öğrencilerinin KKVGÖ ile ölçülen toplam kariyer karar verme güçlük düzeyleri plasebo kontrol grubundaki öğrencilerinkinden anlamlı düzeyde azalmıştır.2. Kariyer karar verme grup rehberliği programı uygulamasına katılan deney grubundaki öğrencilerinin KKVGÖ ile ölçülen hazırlık eksikliği, bilgi eksikliği ve tutarsız bilgilerden kaynaklanan kariyer karar verme güçlük düzeyleri plasebo kontrol grubundaki öğrencilerinkinden anlamlı düzeyde azalmıştır.3. Kariyer karar verme grup rehberliği programı uygulamasına katılan deney grubundaki öğrencilerinin KKVGÖ ile ölçülen motivasyon eksikliğinden, genel kararsızlıktan, işlevsel olmayan inançlardan, kariyer karar verme süreci, meslekler, benlik, bilgi elde etme yolları hakkında bilgi eksikliklerinden, güvenilir olmayan bilgilerden, iç çatışmalar ve dış çatışmalardan kaynaklanan kariyer karar verme güçlük düzeyleri plasebo kontrol grubundaki öğrencilerinkinden anlamlı düzeyde azalmıştır.4. Deney grubundaki öğrencilerin KKVGÖ ile ölçülen, hazırlık eksikliği, bilgi eksikliği ve tutarsız bilgi kariyer karar verme güçlük düzeylerindeki azalma 11 hafta sonra yapılan izleme testi sonucunda kendini korumuştur.Kısacası bu araştırmanın bulguları genel olarak değerlendirildiğinde araştırmanın hipotezlerinin desteklendiği görülmüştür. Bu bulgular Analitik Hiyerarşi Süreç Modelinin-AHSM (Andrew ve diğerleri 2008; Saaty, 1994), Ön Tanılayıcı Karar Verme Modelinin-ÖTKVM (Bell, Raiffa ve Tversky, 1998) ve Ön Elemeli Kariyer Karar Verme Modelinin-ÖEKKVM (orijinal adı; Prescreening-In depth exploration-Chooice-PIC) (Gati ve Asher, 2001a, 2001b) temel ilke ve özelliklerine dayanılarak geliştirilen kariyer karar verme grup rehberliği programının ortaöğretim 9.sınıf öğrencilerinin kariyer karar verme güçlüklerini azaltmada etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgulara dayanılarak araştırmanın kariyer psikolojik danışmanlığı ve rehberliği alanına katkıları ve araştırmanın sınırlılıkları belirtilmiştir. Uygulamaya ve gelecek araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.
Mesleki eğitim merkezi öğrencilerinin kuaförlük ve berberlik bölümünü tercih nedenleri
Meslek insanın sadece kişisel yaşamı üzerine değil, çevresi ile olan ilişkilerinde de belirleyici bir etkiye sahiptir. Kişinin toplum içerisindeki konumunun belirlenmesinde icra ettiği mesleğin büyük etkisi vardır. Bu da meslek seçiminin önemini ortaya çıkarmaktadır.Mesleki eğitim merkezleri meslek seçimine yardımcı olan kurumlar arasındadır. Bayan kuaförlüğü ve erkek berberliği branşlarında mesleki eğitim merkezlerinde eğitimi verilen bölümler arasındadır. Bu branşların öğrenciler tarafından tercih nedenleri ile ilgili bir araştırmanın yapılmamış olması bu çalışmanın gerçekleştirilme nedenini ortaya çıkarmaktadır.Bu araştırma kapsamında hazırlanan anket kuaförlük ve berberlik eğitim alan öğrenciler ve onların velilerine yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. Çalışma tarama modeline dayalı, betimsel araştırma yöntemi ile yapılmıştır.Ankara Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi kuaförlük ve berberlik bölümünde gerçekleştirilen araştırmaya 182 kişinin(öğrenci ve veliler) katılımı sağlanmıştır. Araştırmadan elde edilecek sonuçların Ankara ilindeki 12 tanesinde kuaförlük ve berberlik bölümü bulunan Mesleki Eğitim Merkezleri'ne genellenmesi amaçlanmıştır.Mesleki Eğitim Merkezi Kuaförlük ve Berberlik eğitiminin tercih edilmesindeki mesleki nedenlerin neler olduğu öğrencilerin ve velilerin görüşleri ile ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerin sonuçlarına göre öğrencilerin bu mesleği iyi yapacağını düşünmeleri, bu mesleğe olan ihtiyacın hiç bitmeyeceğini düşünmeleri ve belgelerin alınması durumunda kuaför salonu açma imkanlarının olmasının tercihlerinde en fazla etkili olan mesleki nedenler olduğu saptanmıştır. Velilere göre ise çocuklarının bu mesleği tercih etmelerinde en fazla etkili olan mesleki nedenler kuaförlük ve berberliğin sosyal bir meslek olarak çocuklarının ilgisini çekmesi, çocuklarının bu mesleği iyi yapacağını düşünmeleri ve çocuklarının bu mesleğin estetik yönünün fazla olduğunu düşünmeleridir. Görüldüğü gibi öğrencilerin bu mesleği tercih etme ve eğitimini almalarındaki mesleki nedenler öğrenciler ve velilerine göre farklılıklar göstermektedir.Mesleki Eğitim Merkezi Kuaförlük ve Berberlik eğitiminin tercih edilmesindeki duyuşsal nedenlerin neler olduğu ise öğrencilerin ve velilerin görüşleri ile ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerin sonuçlarına göre öğrencilerin kuaförlük/berberlik mesleğinde yetenekli olduğunu hissetmeleri, insanların hoşuna gidecek modelleri yaratmayı sevmeleri ve bu mesleğin sanatsal yönünün hoşlarına gidiyor oluşu en fazla etkili olan duyuşsal nedenler olarak belirlenmiştir. Velilere göre ise çocuklarının insanları memnun etmekten hoşlanmaları, çocuklarının insanların hoşuna gidecek modelleri yaratmayı sevmeleri ve çocuklarının kuaförlüğün/berberliğin mesleki uygulamalarını sevmeleri bu mesleği tercih etmelerinde en fazla etkili olan duyuşsal nedenlerdir. Görüldüğü gibi öğrencilerin bu mesleği tercih etmedeki ve eğitimini almayı tercih etmedeki duyuşsal nedenleri öğrenciler ve velilerine göre farklılıklar göstermektedir.Genel olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda yani hem öğrencilerin hem de velilerin görüşlerinin birlikte incelenmesinde mesleği iyi yapacağının düşünülmesi, belgeler alınınca kuaför salonu açma imkanı olması ve bu mesleğin sosyal bir meslek olarak ilgi çekiyor olmasının en etkili mesleki nedenler olduğu belirlenmiştir.
Narsistik kişilik özellikleri ile meslek seçimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Narsisizm kavramı psikolojinin her zaman ilgi gösterdiği ve günümüzde de tartışılan kavramlarından biridir. Bazı uzmanlar tarafından çağın vebası olarak adlandırılan narsisizm, bireyin kendini diğer bireylerden daha üstün gördüğü ve diğer bireyleri kendi çıkarları için kullandığı bencil bir kişilik özelliğidir. Bazı meslekler için bu kişilik özelliğinin baskın olması risk oluşturabilir. Özellikle fedakarlık, adanmışlık, eşduyum gibi özellikler taşıması beklenen bazı meslek gruplarının bencil kişilik yapısına uygun olmadığı, bu kişilerin hem hizmet verdikleri grupları hem de kendilerini mutsuz edeceği öngörülebilir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin narsistik kişilik özellikleri ile meslek seçimi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Çukurova Üniversitesi'nde farklı bölümlerde öğrenim görmekte olan 235'i kadın 159'u erkek toplam 394 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada, üniversitede sağlık, sosyal ve fen bilimleri alanında öğrenim görmekte olan öğrencilere Kişisel Bilgi Formu ile Narsistik Kişilik Envanteri (NKE) uygulanmıştır. Katılımcıların %39,3'ü sağlık bilimleri alanında, %40,6'sı da sosyal bilimler alanında ve %20,1'i fen bilimleri alanında öğrenim görmektedir. Sağlık bilimlerinde okuyan öğrencilerin narsisizm puan ortalamaları (5,6±3,7), sosyal bilimlerde (6,0±3,6) ve fen bilimleri alanında okuyan öğrencilerin ise (7,0±3,7) olarak saptanmıştır (p=0,018). Narsisizmin alt boyutları seçilen bölümler arasında karşılaştırıldığında sömürücülük (p=0,001) ve üstünlük (p=0,033) alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Öğrencilerin okudukları alt bölümler incelendiğinde diş hekimliği (8,2±2,4), güzel sanatlar (7,7±3,9) ve mühendislik (7,0±3,7) bölümlerinde okuyan öğrencilerin puan ortalamaları birbirleri arasında anlamlı fark göstermez iken bu üç bölümün ortalamaları diğer bölümlere göre (tıp, sağlık meslek yüksek okulu, eğitim ve ilahiyat) anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Tıp, sağlık meslek yüksek okulu, eğitim ve ilahiyat fakültesi puanları arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Üniversite öğrencilerinin narsistik puan ortalamaları ile okudukları sınıf düzeyi karşılaştırıldığında anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır (p=0,001). Son sınıfa giden üniversite öğrencileri (6,4±3,3), birinci sınıfa giden öğrencilerden (5,8±3,6) daha yüksek narsisizm puan ortalamasına sahip olduğu (p=0,034) görülmüştür. Öğrencilerin cinsiyeti, okuduğu sınıf, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, aile türü ve mesleğe bakış açısı ile narsistik kişilik düzeyi arasında anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, alan ve meslek grupları ile narsisistik kişilik yapısı arasında bir ilişki olduğunu, mesleğe dair algının ve eğitim ortamlarının narsistik kişilik yapısını beslediğini düşündürmektedir.
Orta öğretim kurumlarında verilen sanat eğitim derslerinin öğrencilerin sanatla ilgili meslek seçimlerine etkisi
ÖZET Çağdaş ve uygar toplumların en önemli ortak yanlarından biri, sanata ve sanatçısına verdiği değerdir. Sanat' yoluyla hayatını sürdüren, sanatı kendisine meslek olarak seçmiş insanlar "Sanatçılar, Sanat eğitimcileri, Sanat Tarihçileri vb." bunun ilk temellerini, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarından aldıkları sanat eğitimi dersleri ile atarlar. İnsanların meslek bilincinin tam olarak oluştuğu dönem ise, ortaöğretim dönemidir. Bu yüzden araştırmamızda bu dönemi ve bu dönemde verilen sanat eğitimi derslerini ele aldık. Ortaöğretim kurumlarında verilen sanat eğitimi, öğrencileri hangi ölçüde sanata yönlendirmektedir? Sanat eğitimcileri; öğrencilere sanatsal meslekleri ve sanatı tam manası ile anlatabiliyor mu? Bu soruların cevabı tez araştırmasında bulunmaya çalışılmıştır. Farklı bölgelerden seçilen üç lisede öğrencilere yönelik bir anket çalışması yapılmış, bu sayede öğrencilerin sanata ve sanatsal mesleklere bakış açısı tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca okullarımızda verilen sanat eğitiminin niteliği; teorik kaynaklar, görüşmeler ve gözlem yoluyla incelenmiştir. Anket sonuçlan tek tek yorumlanmıştır. Tez araştırmasında sık. sık bahsi geçecek olan "Sanat Eğitimi" sözü ortaöğretim kurumlarında verilen sanat derslerinin, plastik sanatlarla ilgili bölümünü kapsamaktadır. "Sanat Eğitimcisi" ise bu derslere giren öğretmenleri tanımlamaktadır.
Korunma altında olan lise ve meslek lisesi öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırma, korunma altında olan lise ve meslek liselerine devam eden öğrencilerin mesleki olgunluk düzeylerinin cinsiyete, sınıfa, okul başarısına, korunma altına alınış surelerine, yetiştirme yurduna geldikleri yere, korunma altına alınmadan önce yaşadıkları yere, aile durumlarına, 1. derecedeki algılanmış yetenek, ilgi ve değer alanlarına göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 1999-2000 öğretim yılında, Ankara, İstanbul, İzmir,Uşak, Isparta, Eskişehir, Çankırı, Bilecik, Afyon, Çorum, Nevşehir, Konya, Kastamonu, Kütahya ve Bursa illerindeki Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı yetiştirme yurtlarında kalan, lise birinci ve üçüncü sınıfa devam eden 405 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri Kuzgun ve Bacanlı (1996) tarafından geliştirilen "Mesleki Olgunluk Ölçeği" ile, 1. derecede algılanmış ilgi, yetenek ve değer alanları da Kuzgun (1988) tarafından geliştirilen "Kendini Değerlendirme Envanteri" ile, bağımsız değişkenleri de kişisel bilgi anketi ile tespit edilmiştir. Analizde okul türü (lise/meslek lisesi) temel alınmıştır. Bu faktöre ilaveten cinsiyet, sınıf, okul başarısı, korunma altına almış süresi, yurda gelinilen yer, korunma altına alınmadan önceki yaşam yeri, aile durumları ile birinci derecede algılanmış yetenek, ilgi ve değer alanları katılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde, öğrencilerin ölçeklerden elde ettikleri puanlar belirlenmiştir. Öğrencilerin bağımsız değişkenlere göre, mesleki olgunluk puanlarına ilişkin aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Okul türü ile diğer bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkileri bulunmak istendiğinde çift yönlü varyans analizi kullanılmıştır ( F testi). F'ninönemli olduğu durumlarda farkların hangi grup ortalamaları arasındaki farklardan kaynaklandığını belirlemek için Tukey Cramer testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul türü ve diğer bağımsız değişkenlerin mesleki olgunluk düzeyi üzerinde birlikte etkileri anlamlı düzeyde bulunmamıştır. Lise ve meslek lisesi öğrencilerinin mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında lise öğrencileri lehine 0.05 düzeyinde, sınıfa göre üçüncü sınıf lehine 0.01 düzeyinde ve cinsiyete göre kız öğrenciler lehine 0.01 düzeyinde önemli fark bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları okul başarısına göre 0.01 düzeyinde önemli bulunmuş ve farkın kaynağı okul başarısı düşük olan grupla yüksek olan grup arasında (P<.01), orta olan grupla yüksek olan grup arasında(P<.05) yüksek olan grup lehine bulunmuştur. Korunma altına almış sürelerine, yetiştirme yurduna geldikleri yere, korunma altına alınmadan önce yaşadıkları yere ve aile durumlarına göre mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında önemli bir fark görülmemiştir. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış yetenek alanlarına göre gruplar arasında 0.05 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın kaynağı birinci derecede algılanmış yetenek alam sözel olan grupla sayısal olan grup arasında sözel olan grup lehine (P<.01) olduğu bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış ilgi alanlarına göre gruplar arasında 0.05 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın birinci derecede algılanmış ilgi alanı ikna olan grupla müzik olan grup arasında ikna olan grup lehine (P<.05) olduğu bulunmuştur. Mesleki olgunluk puanları ortalamaları arasında birinci derecedeki algılanmış değer alanlarına göre gruplar arasında 0.01 düzeyinde önemli bir fark bulunmuş, bu farkın birinci derecede algılanmış değer alam yeteneği kullanma olan grupla kazanç olan grup arasında yeteneği kullanma olan grup lehine (P<.01); birinci derecede algılanmış değer alam yeteneği kullanma olan grupla iş birliği olan grup arasında yeteneği kullanma olan grup lehine (P<.05); birinci derecede algılanmış değer alam yaratıcılık olan grupla kazanç olan grup arasında yaratıcılık olan grup lehine (P<.05) olduğu bulunmuştur. ii