Kişisel veri

97 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Gözetim toplumu bağlamında kişisel verilerin korunmasında karşılaşılan sorunlar ve riskler

Araştırmanın amacı; bireysel farkındalık düzeyi, e-devlet uygulamaları bilgi düzeyi, e-nabız uygulaması bilgi düzeyi, sosyal medya uygulamaları bilgi düzeyi, internet üzerinden yapılan alışveriş algıları, online bankacılık hizmetleri bilgi düzeyi ile MOBESE kameraları bilgi düzeyinin kişisel verileri kullanmasının gözetim toplumu bağlamında ortaya çıkardığı sorun ve risklerin incelenmesidir. Araştırma evreni; Türkiye sınırları içerisindeki 81 ilde bulunan kişilerden oluşmaktadır. Araştırma örneklemi; Muğla il sınırları içerisinde bulunan 121 kadın ve 152 erkek olmak üzere toplam 273 katılımcıdan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak; sosyo-demografik özellikler hakkında veri elde etmek için Kişisel Bilgi Formu; gözetim toplumu bağlamında kişisel verilerin korunmasında karşılaşılan sorunlar ve riskleri belirlemek için Kişisel Verilerin Korunmasında Karşılaşılan Sorunlar ve Riskler Anketi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS 25.0 programı ile araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla istatistiksel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Veri analiz yöntemleri olarak betimleyici istatistiksel yöntemler, fark testleri, açımlayıcı faktör analizi, çarpıklık ve basıklık katsayılarına bakılarak parametrik test yöntemleri kullanılmış, iç tutarlılık analizi yapılmış, betimsel analiz sonuçları incelenmiş, iki grup karşılaştırmalarında bağımsız örneklem t-Testi ile üç ve üzeri grup karşılaştırmalarında ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; "gözetim toplumu" ile "bireysel farkındalık düzeyi, e-devlet uygulamaları bilgi düzeyi, e-nabız uygulaması bilgi düzeyi, sosyal medya uygulamaları bilgi düzeyi, internet üzerinden yapılan alışveriş algıları, online bankacılık hizmetleri bilgi düzeyi, MOBESE kameraları bilgi düzeyi" arasında ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca "Kişisel Verilerin Korunmasında Karşılaşılan Sorunlar ve Riskler Anketi ve alt boyutlarından; bireysel farkındalık düzeyi, e-devlet uygulamaları bilgi düzeyi, e-nabız uygulaması bilgi düzeyi, sosyal medya uygulamaları bilgi düzeyi, internet üzerinden yapılan alışveriş algıları, online bankacılık hizmetleri bilgi düzeyi, MOBESE kameraları bilgi düzeyi" ile "cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, medeni durum, aylık gelir düzeyi, meslek, günlük internet kullanım süresi" yönüyle istatistiki bakımdan farklılaştığı (p<0.05) görülmüştür.

Elektronik devletGözetim toplumuHukuk sosyolojisi+4
Yavuz Selim Aydın
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencisi sosyal medya kullanıcılarının mahremiyet algısı

Mahremiyet kavramı, insanlığın topluluk hâlinde yaşamaya başladığı günden itibaren konuşulan ve tartışılan bir konudur. Tarihsel süreç boyunca kültüre ve zamana göre bağlamı değişen mahremiyet kavramı, günümüzde gerçek hayatın yanında sanal ortamlarda da önem taşımaktadır. 20. yüzyılın sonlarından itibaren kullanımı yaygınlaşan internet tabanlı iletişim teknolojileri, sanal ortamda yeni bir dünyanın inşasını beraberinde getirmiştir. Gerçek dünyanın kişi ve kurumları günümüzde sanal ortamda da temsil edilmektedir. Dolayısıyla gerçek dünyaya ait normların bir bölümü, sanal ortamdaki yaşantıyı da etkilemektedir. Mahremiyet ve kişisel verilerin güvenliği bu bağlamda tartışılan konulardır. Dünyanın geri kalanında olduğu gibi Türkiye'de de sosyal medya araçlarını yoğun olarak kullananlar genç bireylerdir. Peki, gençler mahremiyet kavramını nasıl anlamlandırmaktadır? Gençler sosyal medya araçlarını kullanırken mahremiyet konusunda bir kaygı duymakta mıdır ve bu konudaki genel eğilimi nasıl yorumlamaktadır? Bu ve benzeri sorulara cevap bulmak adına hazırlanan bu çalışmada 18 lisans ve yüksek lisans öğrencisi ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak görüşleri alınmış ve bu görüşler yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Mahremiyet, Kişisel veri, Sosyal medya, Yeni medya

Kişisel veriKişisel veriMahremiyet+6
İsmail Kaplan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin korunması

Çalışmanın amacı giderek daha da önem kazanan kişisel verilerin hayatın her alanında korunması gerekliliğini açıklığa kavuşturmak ve konunun önemini vurgulamaktır. Zira gün geçtikçe kişilerin özel nitelikteki bilgilerinin izinsizce ele geçirilmesi gelişen teknoloji sayesinde daha da kolay hale gelmektedir. Kişilerin telefon konuşmalarının izinsizce dinlenmesi, kayıt altına alınması, görüntülerinin kayıt altına alınması, iletişim bilgilerinin, banka hesap bilgilerinin aynı şekilde ele geçirilmesi veya ifşa edilmesi özel hayatın gizliliğinin giderek ortadan kalkması sonucunu beraberinde getirecektir.

Kişisel veriVeri güvenliğiÖzel hayatın gizliliğinin korunması+1
Hussein Erdoğu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği yönetimi ve bir rehber önerisi

Bilgi merkezleri arasında özgünlükleriyle öne çıkan üniversite kütüphaneleri, bünyelerindeki bilgi varlıklarında kurumsal ve kişisel birçok veri ve bilgiyi barındırmaktadır. Bu nedenle üniversite kütüphanelerinde bilgi varlıklarının güvenliği önemli bir konudur. Bu itibarla araştırmanın amacı, üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği yönetimi konusunda mevcut durumu ve olası tehditleri incelemek, uygun önlemler ve politikalar önermek ve bu yönetimin iyileştirilmesi için çözüm önerileri sunmaktır. Araştırmada, nicel araştırma modeli olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'de faaliyet gösteren üniversite kütüphanelerinde görev yapan personeldir. Amaçlı örnekleme yöntemi ile bu evren içerisinde belirlenen örnekleme anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen verilere göre, Türkiye'de üniversite kütüphanelerinde teknolojik ve kurumsal bilgi güvenliği önlemlerinin çoğunun "iyi" düzeyde uygulandığına ilişkin katılımcı görüşlerinin yüksek oranlarda olduğu görülmüştür. Fakat bu önlemlerin "hiç uygulanmadığını" veya "kötü" ve "orta" düzeylerde uygulandığını belirten katılımcı görüşlerinin oranlarının da kayda değer düzeylerde olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, üniversite kütüphanelerinde daha etkili ve standart bir bilgi güvenliği yönetim sisteminin oluşturulmasına katkı sağlaması amacıyla çalışma sonunda bir "Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Rehberi" önerisi sunulmuştur.

Bilgi güvenliğiGüvenlik yönetimiKişisel veri+4
Ali Kavak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin Ceza Hukuku yoluyla korunması

Kişisel veri kavramı en genel anlamda; kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek bir kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamda kişinin fiziki görüntüsü, karakteri, ekonomik veya sağlık durumuna ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Toplumsal yaşamda, bu bilgiler hem kamusal hem de özel sektörler tarafından çeşitli sebeplerle işlenebilmektedir. Kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesine ilişkin esas ve usuller 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu esas ve usullere aykırı olarak kişisel verilerin işlenmesi; veri sorumluları ve işleyicilerinin, idari veya cezai sorumluluğunu gündeme getirecektir. 5237 sayılı TCK'nın 135., 136. ve 138. maddelerinde korunması gereken hukuksal bir yarar olarak, kişinin özel yaşamı ve mahremiyeti dahilinde kişisel verileri kabul edilmiştir. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, ele geçirilmesi, yayılması ve yok edilmemesi Kanun'un suç olarak düzenlendiği eylemlerdir. Böylelikle ceza hukuku yoluyla kişilerin, kişisel verilerinin korunması hakkı güvence altına alınmıştır. Bu çalışmanın temel amacı da, ceza hukukumuzun sağlamış olduğu bu korunmanın daha üst bir düzeye taşınmasını sağlayacak akademik faydanın gerçekleştirilmesidir. Bu doğrultuda çalışmada kişisel verilerin korunmasını konu edinen hem uluslararası hem de ulusal güncel metinlerden faydalanılarak, uygulamada verimlilik toplumsal yaşamda ise farkındalık yaratılmaya çalışılmıştır.

Ceza hukukuKişisel veriTürk Ceza Kanunu+4
Kader Sarıusta
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk idare hukukunda kişisel verilerin korunması

Türk İdare Hukukunda Kişisel Verilerin Korunması isimli yüksek lisans tez çalışması giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Bu çalışmada idarenin kamu hizmetini yerine getirmek amacıyla işlediği kişisel verilerin niteliği, idarenin sorumluluğu ve hukuki denetimi incelenmiştir. Bu doğrultuda birinci bölümde; kişisel veri kavramının doğuşu, hukuki dayanağı, kişisel verinin tanımı, unsurları, çeşitleri, veri işleme faaliyetinin tarafları, veri işlerken uyulması gereken genel ilkeler ve işleme şartları tespit edilmiştir. İkinci bölümde; Kişisel Verileri Koruma Kurumuna, idarenin veri işleme faaliyetinden kaynaklanan hukuki sorumluluğuna ve bu sorumluluğu etkileyen hallere değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise; veri işleyen idarenin hukuki denetiminin gerekliliği, idarenin yargı dışı denetimi ve yargısal denetimine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişisel veri kavramı, idarenin sorumluluğu, idarenin hukuki denetimi.

Kişisel Verilerin Korunması KanunuKişisel veriTürk hukuku+3
Ayşe Aslıhan Şahin
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Unutulma hakkı: Mahremiyet, veri gizliliği ve etik tartışmalar

Dijitalleşmeyle birlikte hem çevrimiçi ortamda geçirilen zaman hem de bu ortamda kişisel verilerin paylaşımı ve kontrolsüz dolaşımı hızla artmıştır. Bu durum da mahremiyetin, özel hayatın ve kişisel verilerin ihlali tartışmalarını beraberinde getirmiştir. İhlaller karşısında kişinin ihlale konu içeriğin silinmesini talep etme hakkı olarak adlandırılan unutulma hakkını kullanmak istemektedir. Unutulma hakkı bir yandan kişi hak ihlallerinin giderilmesine olanak sağlarken diğer yandan da kamu yararı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü tartışmalarını beraberinde getirmektedir. Bu durum unutulma hakkının sadece hukuki açıdan değil etik açıdan da incelenmesi gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada temel olarak hukuk ve iletişim fakültelerinde çalışan akademisyenlerin internette unutulma hakkının etik şekilde kullanılmasıyla ilgili görüşlerinin ortaya çıkarılması ve görüşleri arasında disipliner farklılıklar bulunup bulunmadığının sorgulanması amaçlanmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen akademisyenlerle yapılan derinlemesine görüşmeler sonucunda elde edilen veriler temalar altında sınıflandırılarak sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre unutulma hakkına genel olarak kişi hak ve özgürlükleri, mahremiyetin ihlali, özel hayatın gizliliği, veri gizliliği, kişinin gündelik yaşamı üzerindeki olumsuz etkileri çerçevesinde yaklaşılmaktadır. Dezavantajlı gruplar arasında yer alan çocukların unutulma hakkından yararlanması bir gereklilik olarak görülmektedir. Taleplere objektif yaklaşılması, her olayın kendi özelinde ve bağlamında değerlendirilmesi, haklar arasında denge kurulması, basın yayın kuruluşlarının ve diğer paydaşların da dahil edildiği bir kurul oluşturulması önerilmektedir.

EtikKişisel veriMahremiyet+4
Semih Kiver
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel veri gizliliği ve dijital çağda mahremiyet: Sesli sanal asistanlar

Dijitalleşen dünyada kişisel verilerin gizliliği ve korunabilirliği, insan hakları konusunun en öncelikli güncel problemlerinden biri haline gelmiştir. Bireyin gündelik yaşantısının her anında kullanmasının artık zorunlu hale geldiği dijital teknolojiler, olumlu yanlarının yanı sıra bireyin mahremiyetine yönelik tehditler de oluşturmaktadır. Bu teknolojilerden biri olan sesli sanal asistanlar, ses tanıma ve doğal dil işleme gibi yapay zekâ destekli çalışma sistemleriyle kullanıcılarının sesli komutlarını algılayabilen ve yanıtlayabilen yazılımlardır. Cep telefonları ve ev tipi hoparlörler aracılığıyla hizmet sunabilen sesli sanal asistanlar, bu sayede kullanıcıların daima yanlarında bulundurdukları araçlar haline gelmişlerdir. Bu araçlar ihtiyaç çeşitliliğine bağlı olarak her gün daha fazla geliştirilmektedir ve bunun için kullanıcı verilerine ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada, sesli sanal asistanlar kişisel veri gizliliği yönünden incelenerek, bu teknolojinin kullanımı sırasında yaşanabilecek risklere vurgu yapılmıştır. Kişisel veriye yönelik riskler karşısında kullanıcıların bilinçlenmelerinin öneminden dolayı, çalışma kapsamında İletişim Fakültesi öğrencilerinin sesli sanal asistanlar ve kişisel veri gizliliğiyle ilgili algı, tutum ve farkındalıklarını ortaya koymayı amaçlayan görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde elde edilen bulgular MAXQDA nitel veri analizi programı ile analiz edilerek kodlara ayrılmıştır. Çalışmanın sonucunda kullanıcıların veri gizliliğine dair bilgisi ile mahremiyet endişelerinin her zaman doğru orantılı olmadığı, kullanıcıların bilgileri olsa da mahremiyet ihlallerini kabul eden, akıllı teknolojileri benimseyen ve kullanmaya devam eden bir tutum benimsedikleri görülmüştür.

GizlilikKişisel iletişimKişisel veri+6
Elçin Köksalan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi ve bundan doğan sorumluluk

Kişisel verilerin korunması, insan haklarıyla yakın ilişkili, insanın onurunun, kendi geleceğini belirleme hakkının bir biçimidir. Son zamanlarda, gelişen teknolojiler ve yaygın internet kullanımı, kişisel verilerin korunmasının önemini arttırmıştır. Kişisel verilerin güvenliğini sağlamak ve ilgili kişinin kişisel verileri üzerindeki hâkimiyetini korumak adına uluslararası ve ulusal alanda birçok düzenleme yapılmıştır. Ülkemizde bu amaçla 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu yürürlüğe girmiştir. 6698 sayılı Kanunda, kişisel veriler, genel ve özel nitelikli veriler olarak ikiye ayrıldıktan sonra her iki veri grubu bakımından işlenmelerine ilişkin ilkeler ve işlemenin hukuka uygunluk halleri düzenlenmiştir. Kişisel veriler, kişisel verilerin işlenmesi sözleşmesi borcu kapsamında işlenebileceği gibi sözleşme ilişkisi olmaksızın işlenmesi mümkündür. Kişisel verileri işleme sözleşmesi, veri sorumlusu, veri işleyen ve ilgili kişilerin taraf olduğu, verilerin kanunda sayılan işleme faaliyetlerinin ifası borcunu doğuran bir sözleşmedir. Çalışmamızda, veri sorumlusu ile ilgili kişi arasında akdedilen kişisel verilerin işlenmesi sözleşmesinin hukuki niteliği ve özelliklerinin, sözleşmenin hüküm ve sonuçları incelenecektir. Bunun yanında, bir sözleşme ilişkisi olmaksızın, haksız fiil olarak verilerin işlenmesi halinde sorumluluğun belirlenmesi ve ilgili kişinin hakları, bu kapsamda özellikle maddi ve manevi tazminat talebi konusu çalışılmıştır.

Kanunlar 6698 sayılıKişisel Verilerin Korunması KanunuKişisel veri+5
Miray Özer Deniz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin korunması konusunun anayasa hukuku açısından incelenmesi

Veri güvenliği; verileri izinsiz erişime ve kullanıma karşı korumak amaçlı oluşturulan, veriler üzerinde yalnızca veri sahibi ve veri sahibinin açık izni (onay) bulunan kişilerin erişimini ve verileri kullanmasını sağlayan koruyucu güvenlik önlemleridir. Teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde veri güvenliği oldukça önemli bir konudur. Akıllı cihazlar, taşınabilir telefon, tablet, ses kaydı vb. türden cihazın kişisel kullanımın yaygınlaşmasıyla birlikte verilerin yayılması kolaylaşmaktadır. Bu nedenle her ne kadar şahsi önlemler alınsa da gündelik yaşamda veri güvenliğini sağlamak sıkıntılı noktalara gelmiştir. Kişisel verileri koruma hukuku; bireylerin Anayasa güvencesi altındaki temel hak ve özgürlükleri çerçevesinde bir özel yaşamları olduğunu, aynı zamanda kişilik haklarının bir uzantısı olarak ifade özgürlüğü, haberleşme özgürlüğü vb. türden birçok özgürlüğe sahip olduklarını ve bu özgürlükleri kullanırken kişisel verileri üzerinden kısıtlanmamaları ve bir tehdide uğramamaları gerektiğini kabul etmektedir. Bu çerçevede hukuk düzeninde kişisel verilerin korunması adına kanun ve düzenlemeler ortaya koymaktadır. 5982 sayılı Kanunla yapılan Anayasa değişikliği ile Anayasa m.20'ye "özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı" eklenmiş ve bu madde ile birlikte kişisel verilerin korunması Anayasal güvence altına alınmıştır. Böylece kişi hak ve özgürlükleri çerçevesinde verilerin korunmasının gerekliliği, Anayasa ile teminat altına girmiştir. Bu yüksek lisans tez çalışmasında kişisel verilerin korunması Anayasa Hukuku açısından değerlendirilmiştir. Giriş, birinci ve ikinci bölüm olmak üzere üç bölümden oluşan ve literatür araştırması yöntemiyle hazırlanan tez çalışmasında; Giriş bölümünde tezin genel çerçevesi çizilmiş, Birinci bölümde kişisel veriler, kişisel verilerin korunması gibi konular üzerinden genel literatür sunulmuş, İkinci ve son bölümde ise Anayasa Hukuku çerçevesinde kişisel verilerin korunması konusu ele alınmıştır.

AnayasaAnayasa hukukuKişilik hakkı+4
Cihat Pala
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sigorta Hukukundaki beyan yükümlülüğü kapsamında kişisel verilerin korunması

Sigorta hukukunun sigorta ettirene verdiği yükümlülüklerden olan beyan yükümlülüğü sigorta ettirenin belirsiz, olumsuz risklere karşı kendini güvence altına alma fikrinin bir yansımasıdır. Sigorta ettiren tarafından bilinen ve bilinmesi gereken, sigortacının sigorta sözleşmesini kurma iradesini etkileyecek önemli hususların tamamının beyan edilmesi gerekmektedir. Sigorta sözleşmelerinin, kişilerin veya kişilerin sahip oldukları menfaatlerin spesifik durumları çerçevesinde şekillendiği ele alındığında, beyan yükümlülüğünün kapsamına giren pek çok hususun kişisel veri niteliğinde olması kaçınılmazdır. Bu çerçevede, sigorta ettirince beyan edilen kişisel verilerin sigortacı tarafından hukuka uygun bir şekilde işlenmesi önem arz etmektedir. Zira sigortacılık sektörünün temelinde kişisel verilerin bulunduğunun ve kişisel veriden soyutlanmış bir sigortacılığın mümkün olmadığının kabulü gerekir. Kişisel verilerin korunması hukuku, ülkemiz açısından oldukça yeni bir olgudur ve bu sebeple doktrinde sigorta hukuku ile kişisel verilerin korunması hukukunun bir arada incelendiği oldukça az çalışma bulunmaktadır. Dört bölüm olarak düzenlenen tez çalışmamızın ilk bölümünde, kişisel veri kavramı ve kişisel verilerin işlenmesi özelinde, ülkemiz açısından yeni bir alan olan kişisel verilerin korunması hukuku açıklanmıştır. Tez çalışmamızın ikinci bölümünde, sigorta sözleşmesinin türleri ve tarafları incelenmiştir ve üçüncü bölümde sigorta ettirenin beyan yükümlülüğü açıklanmıştır. Son bölümümüzde ise sigorta hukuku ile kişisel verilerin korunması hukuku bir araya getirilerek, mevzuat, mevcut kaynaklar ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararları doğrultusunda birtakım çıkarımlarda bulunulmuştur.

BeyanHayat sigortasıKişisel veri+6
Amine Gülümser
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu (TCK M. 136/1-2)

Kitle iletişim araçlarının ve bilişim sistemlerinin etkinlik alanlarının genişlemesi ile kişisel verilerin çeşitliliği ve dolaşımı fevkalede artmıştır. Hayatımızın hemen her alanına ilişkin olan kişisel verilerin hukuk düzeni tarafından korunması, içinde bulunduğumuz ve bilişim çağı olarak ifade edilen bu dönemde oldukça önemlidir. Bu kapsamda ülkemizde diğer hukuk dallarının yanı sıra hak ve özgürlüklerin etkili koruma yollarından biri olma özelliğini sürdüren ceza hukukuna da başvurulmaktadır. Bu çalışmanın konusu, kişisel verilerin korunmasına yönelik ihdas edilen suç türlerinden biri olan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçudur. Çalışma konusu suç; suç genel teorisi çerçevesinde ele alınmış, suçun maddi ve manevi unsurları itibariyle aydınlatılması açısından oldukça önemli olan "kişisel veri" ve "hukuka aykırılık" kavramları detaylı bir şekilde irdelenmiş ve bu kapsamda öğretide ileri sürülen görüşlere yer verilmiştir. Bununla birlikte suç, yargı kararları ışığında analiz edilmiş olup mevzuat ve uygulama noktasında karşılaşılan sorunlara çözüm önermeye gayret edilmiştir.

Hukuka aykırılıkKanuna aykırılıkKişisel Verilerin Korunması Kanunu+4
Orhan Gazi Yaşar
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektronik haberleşme sektöründe işlenen kişisel verilerin korunması

Elektronik haberleşme sektöründe çok sayıda ve sürekli şekilde veri işlenmesi sebebiyle kişisel verilerin korunması konusu önem arz etmektedir. Aboneden alınan kişisel verilerin yanı sıra haberleşme hizmetlerinin kullanımından kaynaklanan kişisel veriler de ortaya çıkmaktadır. Veri sorumlusu olan elektronik haberleşme sektöründeki işletmecilerin faaliyetlerine ilişkin abonelerin Kişisel verilerinin korunmasına yönelik hukuki düzenleme yapılması ihtiyacı geçmişten beri mevcuttur. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu düzenlemelerin de güncellenme ihtiyacı doğmaktadır. Çalışmada özellikle elektronik haberleşme sektöründe kişisel verilerin korunması hakkında AB düzenlemeleri incelenmiştir. Söz konusu düzenlemelerin Türk hukukundaki yansımalarına yer verilmiştir. Unutulma hakkı ve büyük veri gibi kişisel verilerin korunması konusunda önemli olan kavramlar açıklanmıştır. Elektronik haberleşme sektöründeki terimler, kişisel verilerin korunması bağlamında değerlendirilmiştir. İşletmecilerin, haberleşme hizmetlerinin sunumu esnasında kişisel verilerin korunmasını öncelemesi gerekmektedir. Ayrıca elektronik haberleşme sektöründeki abonenin kimliğinin uzaktan doğrulanabilmesine yönelik gelişmeler ele alınarak; kişisel verilerin korunmasıyla ilgili uygulamadaki sorunlar analiz edilmiş ve çözüm önerileri getirilmiştir.

Biyometrik veriBüyük veriElektronik haberleşme+7
Mahmut Furkan Balaban
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İş yaşamında kişisel verilerin korunması: Malatya büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerinde çalışan personelin kişisel verilerinin korunmasına yönelik algı örneği

Dijital teknolojinin günlük hayatın hemen her alanına entegre edilmesi ve bilginin çok hızlı bir şekilde üretiliyor olması ile 'bilgi' çok fazla değer kazanmaya başlamıştır. Bilgiye erişim şeklinin ve hızının değişmesi önemli bir avantaj sağlarken diğer taraftan da kişisel gizliliği tehdit etmektedir. Hemen her gün kişi hakkında birçok bilgi kurum ve kuruluşlar tarafından toplanmakta ve internet aracılığıyla paylaşılmaktadır. Kişiyi belirlemeye yönelik her türlü bilgi olarak tanımlanan ve günümüzün en önemli hukuki konuları arasında yer alan kişisel verilerin kontrolsüzce paylaşılmasını engellemek için verilerin kullanım alanları ile bireyin özel hayatı arasında bir dengenin kurulması ihtiyacı gündeme gelmiştir. Söz konusu durum, iş yeri sınırları içerisinde de değinilmesi gereken bir husustur. Zayıf ve korunması gereken tarafı oluşturan işçinin, kişisel verilerinin güvenliği ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmaması kişisel veri kanununun iş ilişkisindeki önemini daha fazla ortaya çıkarmaktadır. Çalışmada işçinin ve dolayısıyla da toplumun güvenliğinin sağlanmasında kişisel verilerin korunmasının önemi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Malatya ilinde üç farklı belediye çalışanlarının kişisel veri, verilerin güvenliği ve korunmasına yönelik görüşleri, yapmış olduğumuz anket çalışması sonucunda frekans dağılımına göre değerlendirilmiştir.

BelediyelerHakların korunmasıKamu personeli+4
Ayşe Yardımcı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliğinin 95/46 Sayılı Veri Koruma Yönergesi ışığında kişisel verilerin korunması

Günümüzde kişisel verilerin, özellikle bilişim sistemleri vasıtasıyla çok büyük miktarlarda ve çok kısa sürelerde işlenmesi suretiyle ticaret, bankacılık, sağlık, eğitim, kamu düzeni ve güvenliği gibi hayatın hemen her alanında vatandaşlara aynı anda ve milyonlara ulaşabilecek şekilde çok çeşitli hizmetlerin verilmesi mümkün hale gelmiştir. Bununla birlikte kişisel verilerin kamu ve özel sektörde yaygın olarak işlenmesi ve transfer imkânlarının artması neticesinde kişi haklarının ihlali riski her zamankinden daha fazla hale gelmiştir. Tüm bu gelişmelere cevap olarak önce Avrupa Konseyi daha sonra Avrupa Birliğinin öncülüğünde çeşitli düzenlemeler yürürlüğe konulmuş ve bu kurumlara üye ülkelerde ortak bir veri koruma seviyesi oluşturulmaya çalışılmıştır.Bu çalışmada kişisel verilerin korunması kavramı ve bu kavramın özel hayatın gizliliği içerisindeki yeri ve kişisel verilerin korunmasının tarihsel gelişimine değinildikten sonra Avrupa Birliğinin konuyla ilgili yönergeleri incelenmektedir. Son olarak, ülkemizde verilerin korunmasına ilişkin mevzuat ele alınmaktadır.Ülkemizde de vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi bakımından çağdaş standartlarda bir veri koruma sisteminin oluşturulması; bu anlamda kişisel verilerin işlenmesinin temel ilkelerinin, vatandaşların kendi verileri hakkında bilgilendirilme ve bilgi edinme haklarının ile kişisel verilerin hukuka uygun olarak işlenmesi için gerekli denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Bu itibarla kişisel verilerin korunması hakkının spesifik bir temel hak olarak Anayasa'da yerini alması, ve bu amaçla hazırlanan kanun tasarısının bir an evvel yasalaşmasının kişisel verilerin korunmasının anayasal güvence altına alınması bakımından büyük faydaları olacaktır.

Avrupa BirliğiKişisel veriVeri Koruması Yönergesi
Murat Uygun
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bir insan hakları kavramı olarak ?kişisel verilerin korunması?

Son çeyrek asırdır bilişim sektöründe gözlemlenen hızlı teknolojik gelişme, tamamen kişilerin özel alanlarını ilgilendiren ve gizli kalması gereken verilerin çok kolay şekilde ve büyük süratle kaydedilmesi olanağını beraberinde getirmiştir. Sadece yetkisi olan kişilerce erişilmesine ve üçüncü kişilere aktarılmasına müsaade edilen bu verilerin yetkisi olmayan kişilerin eline geçmesi ise hak ihlallerine neden olacaktır.En yüksek değer olarak bireyi esas alan modern hukuk anlayışı, kişilik haklarının ihlalini kolaylaştıran teknolojik ilerlemeye karşılık, kişisel verilerin hukuka aykırı amaçlarla işlenmesini engellemek suretiyle kişilik haklarını korumaktadır. Öte yandan, günümüzde özellikle uluslararası veri transferlerinin gerçekleştirilmesinde kişisel verilerin korunması yönündeki düzenlemelerin o ülkede yapılmış olması temel şart olarak ileri sürülmektedir. Bu eksikliği gidermek üzere, ülkeler gerek kişisel verilerin işlenmesini, gerekse de sınır ötesi akışa tabi tutulmasını ilkelere bağlayan yasal düzenlemelere gitmektedir.Bu noktadan hareketle, tezimiz konuya ilişkin kavramsal çerçeve ve kişisel verilerin korunması hakkının tarihsel gelişimi ile uluslararası düzenlemeleri, çeşitli ülkelerin bakış açılarını ve Türkiye'deki mevzuatı kapsamaktadır. Çalışmamızda çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin görevini yerine getirirken elde ettiği ve işlediği kişisel verilerin özellikleri ile koruma karşısındaki hukuki durumunu ve veri paylaşımında kapsam ve sınırlılıkları ortaya koymak amaçlanmıştır.

Kişilik hakkıKişisel veriVeri güvenliği+2
Uğur Ersoy
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessEN

Assessing the contribution of the CJEU to developing the EU fundamental right to protection of personal data

The goal of the present dissertation was to investigate what is the fundamental right to protection of personal data. In the EU, this right gained prominence in the last decade especially. It was the cause of the pivotal legislative changes (i.e. GDPR) as well as the seminal decisions of the Court of Justice of the European Union (CJEU) invalidating both the EU legislative instruments and international agreements on data transfers. Judgments such as Digital Rights Ireland, Tele2 Sverige, Schrems II, Privacy International, La Quadrature du Net, as well as Opinion 1/15 have demonstrated the importance of the right to data protection. Despite the visible prominence, little consensus is found regarding its scope and limits. This research was designed in a doctrinal methodological framework. The focus of the research was to analyze the meanings of the right as provided by the CJEU and in scholarly opinions. The scholarly works analyzed include close to 150 publications, while the cases considered account for 51 judgments of the CJEU. The primary aim of close reading of this case law and sources is to provide a thorough examination of the structural aspects of the fundamental right to protection of personal data. The results support the persisting lack of consensus, but they also show that sufficient material was produced to sketch out individual characteristics of the right. Regarding the scope of the right, the prevailing approach instructs that the states discharge their positive obligations towards data protection adequately by putting in a legislative framework. Ultimately, this understanding shifts the focus of any inquiry on the adequacy of protection to an analysis of whether the provisions limiting or removing data protection safeguards are justifiable under Article 52(1) of the EU Charter of Fundamental Rights (CFREU). While the CJEU has not fully entered the unknown terrain of determining permissible limitations distinctively for Article 8 CFREU, the present dissertation analyses the most important findings in that regard thus far. Overall, the study contributes to the literature on the general CFREU doctrine on the example of the right to protection of personal data. It provides a theoretical perspective on recent developments in the data protection field suggesting it is likely to be further amplified in practice and scholarship.

Court of JusticePersonal dataFundamental rights+2
Arına Kostına
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarikçi seçiminde kişisel verilerin korunması

Bu tezin amacı; günümüz dijitalleşen dünyada daha da önem kazanan kişisel verilerin tedarikçiler tarafından korunması gerekliliğini açıklığa kavuşturmak ve konunun önemini vurgulamaktır. Her geçen gün kişilerin özel nitelikteki bilgileri güvenlik zafiyetleri, ihmal, bilgi eksikliği ya da farkında olmayarak istenmeyen kişi/kurumlarca ele geçirilmekte ve izin alınmadan birçok alanda kullanılmaktadır. Bu durum gelişen teknoloji sayesinde daha da kolay hale gelmektedir. Kişisel verilerin korunmasında kurumsal destek alınarak yasal prosedürler kapsamında gerekli güvenlik tedbirlerinin uygulanması ve belli aralıklarla kontrol edilerek güncellenmesi gerekmektedir. Bu aşamada alınacak hizmette tedarik seçim ve yöntemleri önem arz etmektedir.

Güvenlik önlemleriKişisel Verileri Koruma KurumuKişisel Verilerin Korunması Kanunu+4
Bekir Burak Topal
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Avrupa Birliği'nde kişisel verilerin korunması ve uygulanacak hukuk

Çalışmanın temel amacı Türkiye ve Avrupa Birliği'ndeki kişisel verilerin korunması ile ilgili düzenlemeleri karşılaştırmak ve mevzuatlar arasındaki benzerlikler ile farklılıkları ortaya koymaktır. Özellikle Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün bölgesel kapsam maddesi doğrultusundaki sınır ötesi etkisinin milletlerarası özel hukuk kuralları kapsamında Türkiye'deki mevzuatı ve pratik hayatı ne kadar etkilediğini araştırmaktır. Çalışma, kişisel veri kavramı ve tarihçesini detaylı bir şekilde verdikten sonra Türkiye ve Avrupa Birliği'ndeki güncel mevzuatı irdelemiş, milletlerarası özel hukuk kuralları kapsamında kişisel verilerden kaynaklı çıkan uyuşmazlıkların nasıl çözümlenmesi gerektiğini ve hangi hukukun uygulanması gerektiği konularında yol gösterici olmuştur. Çalışma, Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün sınır ötesi etkisinin olası sonuçları ile ilgili görüşleri ortaya koymuş ve milletlerarası usul hukuku kuralları doğrultusunda Türk mahkemelerinin yetkisi ve yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi konularına değinmiştir. Teorideki ve uygulamadaki kişisel verilerin korunması konseptini birtakım belirli yargı kararları ile beraber aydınlatmıştır.

Avrupa BirliğiGizlilikKişisel Verilerin Korunması Kanunu+4
Ozan Barış Yılmaz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin korunması ve kolluk hizmetleri

21'inci yüzyılda bilişim ve teknoloji alanında yaşanan baş döndürücü gelişmeler beraberinde özel hayatın gizliliği kavramının alanını daraltarak kişiye özel veriler olarak tanımlayabileceğimiz kişisel verilerin korunması problemini getirmiştir. Kişisel verilerin korunması alanında uluslararası alanda birçok düzenleme yapılmış olmasına rağmen Avrupa Birliğine üye olma hedefinde olan ülkemizde, insan haklarının en temel öğeleri arasına girmiş bulunan kişisel verilerin korunması konusunda kapsamlı bir düzenleme yapılmamıştır. Bu durum temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından büyük bir eksiklik oluşturmaktadır. İdare tarafından suçların önlenmesi sırasında, kişisel verilerin korunması ve güvenli bir şekilde transferi idarenin yerine getirmesi gerekli en önemli görevlerindendir. Özellikle kamu gücünün yoğun olarak kullanıldığı ve kolluk faaliyetleri sırasında kişisel veri niteliğinde olan bilgilerin toplaması ve değerlendirmesi işlemlerinin yasal olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler Kişisel veri, kişisel verilerin korunması, kolluk hizmetleri.

Kişisel veriKolluk hizmetleriTürk Hukuku
Ramazan Karabulut
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel verilerin korunması hukukunda düzenlenen idari yaptırımlar

Bu çalışma, teknolojik gelişmelerle birlikte korunmaya her geçen gün daha çok ihtiyaç duyan kişisel verilerin korunması hukuku alanında düzenlenen idari yaptırımları ele almaktadır. İdari yaptırımlar, bu alanda düzenlenen suçlar ve cezalarla birlikte kişisel veri hukukunun gerektirdiği ilke ve kurallara uyulmaması durumlarını caydırıcı yaptırımlara bağlayarak kişisel verilerin korunmasına hukuki bir güvence getirmektedir. İdari yaptırımların koruduğu alanın ilke ve kuralların belirlenmesi bu nedenle önem taşımaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde bu nedenle kişisel veri kavramı ve hukuki çerçevesi incelenmiştir. Ayrıca çalışmanın ilerleyen bölümlerinde sıkça kullanılacak teknik kavramlara ilişkin açıklamalar da bu bölümde yapılmıştır. Kişisel veri hukukuna hâkim olan ilke ve kuralların belirlenmesinin ardından, bu ilke ve kurallara aykırı fiiller olarak kabahatler inceleme konusu yapılmıştır. Bu inceleme kabahatler hukukunun gelişimi etrafında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda düzenlenen kabahatlerle sınırlı tutulmuştur. Böylece veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeme, veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeme, Kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeme ve nihayet veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket etme kabahatleri, kabahatler genel teorisinin ilke ve kurallarıyla birlikte incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise kişisel verilerin korunması hukukunda düzenlenen kabahatler karşılığı verilen idari para cezalarının hukuki niteliği, bu yaptırımlara karşı başvurulabilecek yargı yolları araştırılmıştır. Çalışma veri sorumlusunun yükümlülükleri ile hakları arasında bir denge kurma ihtiyacına yönelik hipotezle başlamış olup, özellikle Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararlarından yola çıkarak bu alanda ortaya çıkabilecek hukuk uyuşmazlıklarına ve gerek idari gerek yargı aşamasında verilen kararlara odaklanılmıştır. Kanunda düzenlenen idari yaptırımlara karşı başvurulacak yargı yolunun ve görevli mahkemenin tam olarak saptanamaması, güncel tarihli farklı Yüksek Mahkeme kararlarında farklı yargı yollarının görevli olduğunun tespit edilmesi ve bu durumun aynı uyuşmazlığa ilişkin farklı yaklaşımlar gündeme getirmesi sebebiyle uygulamada oluşacak çelişkilerin bir nebze giderilmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır.

KabahatlarKişisel Verilerin Korunması KanunuKişisel veri+2
Berk Yalçın
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İşçinin işyerinde izlenmesi ve gözetlenmesinin hukuki sonuçları

Teknolojinin günden güne ilerlemesi ve gelişmesi ile iletişim araçları evlerimizde ve iş yerlerimizde kullanılmaya başlanmıştır. Bilgisayar, internet, kamera ve mobil cihazların insan hayatlarını kolaylaştırması, çalışma hayatını da etkilemiş olup, işverenlerin teknolojik aletleri iş hayatına entegre etmesini sağlamıştır. Böylelikle işveren, iş yeri güvenliğinin sağlanması, verimliliğin artması, üretim kapasitesinin ölçümü gibi konularda işyerlerini kamera ile gözetleme imkânına sahip olmuştur. TBK m.417/2 ve 6331 s. K. m.4 gereği, işverenin çalıştırdığı her işçisinin kişisel bütünlüğünü ve sağlığını korunması ile uygun tedbirleri alması gerekmektedir. İşverenin işçisini koruma borcu, işverene işçilerini işyeri ortamında koruma amaçlı olarak izleme ve gözetleme imkânı tanımaktadır. Elektronik iletişim araçlarının iş hayatında kullanılması işçi ve işveren bakımından birçok kolaylık sağlamış olsa da; işçi bakımından kişilik hakları, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hususunda bir takım sorunlara yol açmıştır. Birinci bölümde işçi, işveren ve işyeri kavramı üzerinde durulmuş, ikinci bölümde kişilik hakları kavramına yer verilmiş, kapsamı üzerinde durulmuş ve kişilik haklarının iş hayatına etkisi incelenmiştir. İşçilerin işveren tarafından elektronik iletişim araçları ile yaptıkları denetimler, gerek işçilerin kişilik hakları, gerekse çalışma hayatları yönünden ulusal ve uluslararası düzeyde koruma altına alınmaktadır. Bu nedenle üçüncü bölümde işçinin işyerinde gözetlenmesinde kişilik haklarının korunmasına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Dördünce bölümde işçinin iş yerinde izlenmesi ve gözetlenmesi sebeplerinden bahsedilerek, bu eylemlerin yapılmasında kullanılan yöntemler sıralanmış ve konuya ilişkin AİHM kararları üzerinde durulmuştur. Beşinci ve son bölümde işçinin iş yerinde izlenmesi ve gözetlenmesinin işçi ve işveren bakımından sonuçları üzerinde ayrıntılı durulmuştur.

GözetlemeKişilik hakkıKişisel veri+4
Saime Duygu Kahraman Akgül
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişilik haklarının korunması

İnsan sosyal bir varlık olması nedeniyle gerek fiziksel gerek duygusal varlığını sürdürebilmesi için diğer insanlara ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaç insanları topluluk halinde yaşamaya yönlendirmiştir. Sürekli etkileşim içinde olan insanlar, topluluktaki diğer insanlarla ilişkilerinin özelliklerine göre paylaşım içinde olurlar. "Diğer" insanları merak etme ve onlar hakkındaki bilgileri öğrenme isteği insan var olduğundan beri var olan bir duygudur. Bu merak sonucunda yapılan paylaşımlarla bilgiler değiş tokuş edilir. Bilgilerin çoğu bir insanla ilişkilendirilebilen bilgilerdir. Bir başka deyişle, bu bilgileri elde eden kişi bilginin ait olduğu kişiyi tespit edebilmektedir. Günümüzde belirli ya da belirlenebilen bir kişi ile aralarında ilişki kurulabilen bu bilgiler "kişisel veri" olarak adlandırılmaktadır. Özellikle bilişim teknolojilerinin gelişmesiyle internetin daha çok kullanıcıya ulaşması, kullanım alanı ve amacının genişlemesi ve değişmesi ile insanlar arasındaki bilgi paylaşımı farklı ve karmaşık boyutlara ulaşmıştır. İnsanlar önceleri kendi aralarında konuştukları, sadece birkaç kişi arasında yayılabilen bilginin yayılma hızını, yöntemini ve bilginin ulaştığı kişileri kontrol edemez hale gelmiştir. Bu durum sadece insanlar arasındaki ilişkiler bağlamında değil, insan ve kurumlar hatta devlet arasındaki ilişkide de ortaya çıkmıştır. Devletlerin çeşitli nedenlerle kişilerin bilgilerini toplamaya başlaması, bilgilerin korunması ve yayılma hızının kontrol edilememesi kaygısını oluşturmuştur. Bu durum kişisel verilerin korunması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Kişisel verilerin korunması, verinin korunması değil, veri ile ilişkilendirilebilen insanın kişiliğinin korunmasıdır. Kişisel verilerin korunması kişinin verisi üzerindeki hakimiyetini geri kazanmasını ve verisinin geleceğini belirleyebilmesini sağlayarak bireysel özerkliğin korunmasına hizmet eder. Bu kapsamda kişilik değerleri ve kişisel verilerin korunması arasında yakın bir ilişki vardır. Kişisel verilerin korunması kişiliğin korunmasının bir parçasını oluşturmaktadır. Kişisel verilerin uygun olmayan şekilde kullanılması kişilik haklarına hukuk dışı müdahaledir. Genel hükümler kapsamında korunan kişilik hakkı ve değerlerine, teknolojik gelişmelerle birlikte yapılan müdahalenin çeşitlenmesi ve çoğalması nedeniyle teknolojik gelişmelerle uyumlu, güncel ve daha etkin bir koruma sağlanabilmesi adına özel bir kanuna ihtiyaç duyulmuştur. Çalışmamızda kişilik hakkı ve kişisel veriler arasındaki ilişki incelenmiş, kişiliğin ve kişisel verilerin Türk Hukuku'nda Anayasa, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında korunması konusu ele alınmıştır. Daha sonra kişilik hakkının korunmasının bir parçasını oluşturan kişisel verilerin korunması hakkının etkin bir şekilde sağlanabilmesi adına kabul edilen özel kanun olan 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki koruma ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun kişiliğin korunmasında alternatif bir yol olmadığı, günümüz koşullarına uyum sağlayabilen özel hükümler içeren, özel hayatın gizliliği konusunu öne çıkaran, etkin bir koruma sağlaması nedeniyle genel hükümleri desteklediği ve bu bağlamda genel hükümlerle tesis edilen korumaya ek koruma sağladığı görüşü desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişisel Veri, Kişilik Hakkı, Kişilik Değerleri, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Açık Rıza

Açık rızaKişilik hakkıKişisel Verilerin Korunması Kanunu+2
Begüm Becer
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kı̇şı̇sel verı̇lerı̇n internet ortamında akit dışı ihlali halinde mahkemelerin mı̇lletlerarası yetkı̇si

Dijitalleşen dünya ile birlikte kişisel verilerin korunmasına olan ihtiyaç artmaktadır. Bahse konu ihtiyaç sebebiyle 25.05.2018 tarihinde AB Genel Veri Koruma Tüzüğü (GVKT) Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri tarafından uygulanmaya başlanmıştır. GVKT, kişisel verilerin korunması hukuku alanına birçok yenilik ve değişiklik getirmiştir. Bununla birlikte AB hukukuna ışık tutmakla kalmamış Türkiye'de de 24.03.2016 tarihinde uygulamaya kazandırılmış olan Kişisel Verilerin Korunması Kanununa (KVKK) da ışık olmuştur. GVKT mahkemelerin yetki alanına ilişkin soru işaretlerinin ve belirsizliklerin tamamen aydınlatılamadığı bir düzenlemeye sahiptir. Bu sebeple, gerek Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) gerekse doktrin uygulamaya ilişkin yetki sorununu çözümlemeye çalışmıştır. AB hukukunda mahkemelerin milletlerarası yetkisini belirlemek için 1215/2012 sayılı Brüksel I Bis Recast Tüzüğü (Brüksel I Bis Tüzüğü) yürürlüktedir. Dolayısıyla, bir yanda 95/46/EC Sayılı Veri Koruma Direktifi döneminde uygulanan Brüksel I Bis Tüzüğü'nde yer alan genel ve özel nitelikli yetki kuralları, diğer yanda GVKT ile uygulamaya dahil olan GVKT madde 79'da yer alan milletlerarası yetki kurallarının varlığı, kişisel verilerin ihlali durumunda açılacak olan davaların hangi mahkemelerde görüleceği hususunda birtakım sorunlara sebep olmuştur. Kişisel verilerin korunması hukuku alanında internet ortamında meydana gelecek yabancı unsurlu akit dışı ihlallere ilişkin olarak mahkemelerin milletlerarası yetkisi konusu; 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), KVKK, Brüksel I Bis Tüzüğü ve GVKT kapsamında ele alınacaktır.

Avrupa BirliğiGenel Veri Koruma TüzüğüKanunlar 5718 sayılı+5
Neslişah Hocaoğlu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects