Ortaöğretim

233 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İki darbe arası dönemde Türk eğitim tarihi (1960-1980)

Cumhuriyetin ilanından sonra 3 Mart 1924'te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Eğitim Öğretimin Birleştirilmesi Kanunu) üzerine inşa edilen Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim sistemi birçok yeniliği de beraberinde getirmiştir. Bu yeni eğitim sistemi 1924 yılından 1960 yılına kadar geçen sürede birçok yasa ve yönetmeliklerle geliştirilmeye ve benimsetilmeye çalışılmıştır. 1960-1980 yılları arasında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekonomik, siyasi, sosyal ve eğitim alanlarında bazı değişiklikler yaşanmıştır. Bu çalışmayla 1960-1980 yılları arasında, adeta siyasi çekişmelerin ve hesaplaşmaların alanı haline getirilen eğitim kurumlarının, bu durumlar karşısında gerilemesinin nedenleri ve sonuçlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Bununla birlikte, eğitimcilerin, kurum ve kuruluşlarıyla siyaset-ekonomi çalkantısı esnasında yaşanan git-gellerdeki tavır ve davranışlarının açıklanması hedeflenmiştir. Siyasetten en çok etkilenen kesim ve yükseköğretim bazında siyaseti en çok etkileyen eğitim kurumları ile eğitim elemanları bu çalışmanın ana unsurlarını teşkil etmektedirler. 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardında oluşturulan anayasa ve kanunlarla eğitime yeniden getirilen düzenlemelerin içerikleri bu araştırmanın odak noktasını teşkil etmektedir. Askeri darbelerle kesintiye uğrayan demokratik sistem karşısında eğitim kurumlarının nasıl etkilendiği, öğretim elemanlarının uğradıkları kovuşturma, sürgün ve tasfiye hareketlerinin neden, niçin, kime ve ne şekilde yapıldığı gibi sorulara cevaplar aranmıştır. Türk eğitim sistemine köklü değişiklikler getiren, 1961 yılında kabul edilen "İlköğretim ve Eğitim Kanunu" ve 1973 yılında kabul edilen "Milli Eğitim Temel Kanunu" ile yapılan düzenlemeler ve elde edilen sonuçlar bu çalışmanın merkezine oturtulmuştur. Bu tarihten önceki düzenlemelerde olduğu gibi 1961 ve 1973 yıllarındaki eğitim hamlelerinde de baştan sona siyasi kaygılar ve politik sürtüşmelerin izlerini görmek mümkündür. Durum böyle olunca da bütün kurum ve kuruluşlarıyla eğitimin sanki bir yaz-boz tahtasıymış gibi kullanılmasından kaynaklanan bir gerilemenin olduğu söylenebilir. Araştırılan yirmi yıllık dönem içerisinde; okul öncesi eğitimin gelişimi, ilköğretimdeki yapısal reformlar ve müfredat programları, ortaöğretimdeki politik sürtüşmeler, nitelik sorunu ve çözüm arayışları ile ideolojik çalkantılarla siyasetin ve askeri vesayetin boy hedefi haline gelmiş yükseköğretimin tarihsel gelişimi ayrıntılı bir şekilde belgelerle araştırılıp incelenmiştir. Yaklaşık altmış temel kaynaktan araştırma ve inceleme yapılarak elde edilen bu çalışma neticesinde, 1960-1980 yılları arasındaki eğitimin politik hesaplaşmalar uğruna heba edildiği, farklı yapı ve söylemlerle aynı durumun hala devam ettiği sonucuna varılmıştır.

Askeri müdahaleEğitim tarihiOkul öncesi eğitim+5
Turan Kılın
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, İstanbul'daki mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler ile bu okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemine bakıldığında, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı 1. Dönem, İstanbul Anadolu Yakasında bulunan Kadıköy TML ve Anadolu TML Lisesi, Ataşehir Dr. Nureddin Erk Perihan Erk Teknik Lisesi ve Kadıköy Anadolu Meslek Lisesinde okuyan öğrenciler ile burada görev yapan öğretmenler oluşmaktadır. Örneklem içerisinde 9., 10., 11. ve 12. sınıflarda okuyan toplamda 186 öğrenci ve 86 öğretmen yer almıştır. Araştırmada veri toplama aracı ise, Yaman (2006) tarafından hazırlanan "Problem Çözme Becerisi Envanteri" ve Özdemir (2005) tarafından geliştirilen "Eleştirel Düşünme Becerisi Envanteri" kullanılmıştır. Ölçme araçları hem öğrenci hem de öğretmenlere uygulanmıştır. Toplanan verilerin analiz aşamasında aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi ile korelasyon tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen bulgular, kendi görüşlerine göre; öğrencilerin problem çözme becerisine sahip olduklarını ortaya koymuştur. Ayrıca kendi görüşlerine göre; öğrencilerin eleştirel düşünme becerisine sahip oldukları konusunda emin olamadıkları sonucu çıkmıştır. Öğretmenlerin görüşlerine göre, öğrencilerin problem çözme becerilerinde yeterli olmadıkları söylenebilir. Buna ek olarak öğretmenlerin, öğrencilerin eleştirel düşünme becerisi sahip olmaları konusunda kararsız kaldıkları sonucuna varılmıştır. Problem çözme beceri düzeylerine ilişkin olarak öğretmen ve öğrenci görüşleri karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerine ilişkin olarak öğretmen ve öğrenci görüşleri karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna varılmıştı. Ayrıca problem çözme eleştirel düşünme becerilerinin, akademik başarıyı olan etkisi kuvvetli olduğu yönündedir.

Akademik başarıEleştirel düşünceMesleki eğitim+5
Cansu Şahin Kölemen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
10
Master'sOpen AccessTR

9. sınıf öğrencilerinin 6-8. sınıflar Türkçe öğretim programındaki okuduğu metni anlama ve çözümleme kazanımlarına ulaşma düzeyleri

Bu araştırmanın amacı, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi 6-8. Sınıflar Türkçe öğretim programında yer alan okuduğunu anlama kazanımlarına ulaşma düzeylerini değerlendirmektir. Bu nedenle betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Malatya il merkezindeki üç farklı lise türü oluşturmaktadır. Anadolu lisesi, genel lise ve güzel sanatlar lisesi 9. sınıf öğrencilerine veri toplamak amacı ile test uygulanmıştır. Testte ?okuma? öğrenme alanının ?okuduğu metni anlama ve çözümleme? kazanımlarından on dokuzunu değerlendirmeye yönelik 38 çoktan seçmeli soru sorulmuştur. Her kazanım için iki soru seçilmiştir.Araştırmanın sonucunda, Anadolu lisesi öğrencilerinin testteki başarı oranlarının %91,32; genel lise öğrencilerinin başarı oranlarının %70,96; güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin başarı oranlarının %68,61 olduğu görülmüştür. Aynı testte cinsiyet farklılıkları ele alınmış, erkeklerin başarı oranları % 74,29; kız öğrencilerinin ise %79,64 olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretim programı, okuma kazanımları, okuduğunu anlama

EğitimOkuma-anlamaOkuma-anlama becerisi+7
Ali Özarslan
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe demokrasi eğitimi konuları üzerine Türk ve Alman eğitim sistemlerinde öğretmen görüşlerinin karşılaştırılması: Osnabrück-Muş örneği

Bu araştırmamızın amacı, Almanya'daki ve Türkiye'deki demokrasi eğitimi ile ilgili dersleri veren ortaokul öğretmenlerinin İlköğretim II. Kademe demokrasi eğitimi konuları üzerine görüşlerini karşılaştırmaktır. Bu nedenle Survey (Tarama) Modeli, Nitel Görüşme Tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Almanya'nın Osnabrück kentindeki 11 ortaokul öğretmeni ile Türkiye'nin Muş kentinde bulunan 11 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla nitel görüşme (mülakat) gerçekleştirilmiştir. Görüşmede toplam 6 soru her iki ülkedeki öğretmenlere aynı şekilde sorulmuştur. Görüşmede kayıt cihazı kullanılmış, kayıtlar daha sonra metin haline dönüştürülmüştür. Elde edilen verilerin analizi için betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Alman öğretmenlerin cevapları, A1-A11, Türk öğretmenlerin cevapları, T1 - T11 gibi kodlarla belirlenmiştir.Çalışmamızın sonunda, öğretmenlerin demokrasi algılarında ve demokrasi eğitimi ile ilgili uygulamalarında farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Almanya'da demokrasi eğitimi ile ilgili uygulamaların daha fazla olduğu ve öğrencilerin okul ve ders ile ilgili işlere katılımının sağlanmaya çalışıldığı belirlenmiştir. Alman öğretmenler, sınıf meclisleri uygulamasını gerçekleştirmekte ve Öğretim materyali seçimini düzenlemektedirler. Almanya'daki okullarda, demokrasi eğitimi için yeterli alan sağlanmaktadır. Buna karşın, Türkiye'de, demokrasi eğitimi için, okullarda yeterli alan olmadığı belirtilmiştir. Türkiye'deki öğrencilerin katılım bilincinin yeterli derecede kazandırılmadığı, demokrasi eğitimi verilirken yeterli derecede uygulamaların yapılmadığı derslerin genellikle teorik olarak işlendiği ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Demokrasi, eğitim, demokrasi eğitimi

AlmanyaAlmanya-OsnabrueckDemokrasi+9
Şükrü Bilici
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörler

Bu çalışma Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu araştırma Eylül 2019-Mart 2020 tarihleri arasında 775 öğretmenin katılımıyla tamamlandı. Araştırma verilerinin toplanmasında kullanılan anket formunda katılımcılara ait bilgi formu ile Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı yer aldı. Araştırmanın verileri SPSS 20.0 paket programı aracılığıyla değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, Ki-kare testi ve Binary lojistik regresyon analizi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırmanın uygulanabilmesi için Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alındı. Araştırma grubunun yaş ortalaması 43,6±8,0 yıl olup %52,1'i erkek ve %38,8'i lise öğretmenidir. Öğretmenlerin ölçeğin genelinden aldıkları puanların ortalaması 25,1±2,8 olup beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı %78,2'dir. Araştırma grubunda beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı 35-44 yaş aralığında %44,7 iken 55 yaş ve üzeri grupta %6,5 bulundu (p<0,01). Yeterli düzeyde beslenme okuryazarlığı oranı kadınlarda %52,8 iken erkeklerde %47,2 bulundu (p<0,01). Çekirdek aile yapısı, genel sağlığın iyi olması, normal beden kitle indeksi, 10-19 yıl arasındaki kıdem süresi açısından beslenme okuryazarlığı düzeyi anlamlı farklılık gösterdi (p<0,05). Beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı günlük su tüketimi ≥8 bardak olanlarda, fast-food türü yiyecekleri sık tüketmeyenlerde, az tuzlu yiyecekleri tercih edenlerde, gıda etiketinde markaya ve son kullanma tarihine çoğunlukla dikkat edenlerde daha yüksekti (p<0,05). Binary lojistik regresyon analizine göre cinsiyet ve günlük su tüketimi yeterli beslenme okuryazarlığı düzeyi ile ilişkili faktörlerdi (p<0,05).

BeslenmeBeslenme okuryazarlığıOrtaokul öğretmenleri+3
Serpil Bozdoğan
Hitit University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Stratejik liderliğin performans değerleme üzerindeki etkileri ve Kütahya ili ortaöğretim kurumlarına ait bir uygulama

Modern dünyada, tüm hedeflerin, anlayışların ve hatta yöntemlerin hızla değiştiği bir süreci yaşıyoruz. Bu hız o kadar baş döndürücü ki neredeyse dün doğru kabul ettiğimiz varsayımlar bugün daha farklı bir bakış açısına bürünmüş olarak karşımıza çıkıyor. Yöntem değişikliklerinin tartışıldığı bir yapıda, bu değişime uyum sağlamayan örgütlerin yarışta geri kalmaları kaçınılmazdır. Kaldı ki örgütlerin değişime adaptasyonunun hızlı sağlanması da örgüt yöneticisine veya liderine doğrudan bağlıdır. O halde değişimin en önemli başlangıcı liderlerdir.Modern anlayışta Stratejik Liderlik kavramı yönetim dünyasında kendine yer edinmiştir ve bu yeri hızla sağlamlaştırmaktadır. Çünkü amaca ulaşmanın en kolay ve verimli yolu liderlik olgusunu strateji ile birleştirmektir. Bu birleşim örgütsel yapının en önemli silahı olacaktır. Ancak stratejik liderlik kavramı kendi başına bir anlam bütünlüğü sağlamaz. Bu olgu, diğer dinamik etkenlerle desteklenmek zorundadır. Bu etkenlerden en önemlisi de performans değerlemesidir. Performans değerlemesi stratejik liderin en önemli gücüdür ve iyi kullanılmadığında bir tehlikeye dönüşebilir.Bu bilgi ve düşünceler ışığında hazırlanan bu çalışmada Performans Değerleme ile Stratejik Liderlik kavramları arasında bir ilişki olup olmadığını ve bu ilişkinin derecesi araştırılmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde ?Stratejik Liderlik? konusunda, ikinci bölümünde ?Performans Değerleme? konusunda bilgiler verilmiştir, üçüncü bölümünde ?Stratejik Liderliğin Performans Değerleme Üzerindeki Etkileri? araştırılmıştır. Dördüncü bölümde araştırmanın hipotezini test etmek amacıyla Kütahya ili merkez ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmenlerden seçilen örneklem üzerinde 19 sorudan oluşan ?Kurum Lideriniz Stratejik Lider mi?? ve 9 sorudan oluşan ?Performans Değerlemeden Memnun musunuz?? başlıklı 2 adet anket uygulanmıştır. Anket sonuçlarının değerlendirilmesinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, hipotez testleri olarak t-testi, anova, korelasyon analizleri yapılmıştır.Araştırma sonucunda stratejik liderliğin performans değerleme üzerinde olumlu etkiler gösterdiği ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Liderlik, Stratejik Liderlik, Performans Değerleme, Performans Değerleme Yöntemleri

KütahyaLiderlikLiderlik modelleri+7
Adnan Kaynak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Mesleki ortaöğretimde yaygınlık ve kalkınma ilişkisi: Türkiye uygulaması

Küreselleşme süreciyle birlikte dünyada, ekonomik, sosyal ve kültürel alanda birçok değişiklikler yaşanmış ve teknolojideki hızlı değişim sonucu nitelikli işgücüne olan talep artırmıştır. Ülkelerin kalkınmasında büyük rol oynayan nitelikli işgücünün yetiştirilmesi ise eğitim, özellikle de mesleki eğitime bağlıdır. Bundan dolayı Türkiye'de mesleki eğitimin yeni baştan değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, 1975-2011 dönemi için Türkiye'de mesleki ortaöğretim ile kalkınma düzeyi arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmada bağımlı değişken olarak GSYİH, bağımsız değişken olarak ise ilköğretim, genel ortaöğretim, mesleki ortaöğretim, yükseköğretim öğrenci sayıları ve eğitim harcamalarını temsilen bütçeden Milli Eğitim Bakanlığına ayrılan pay alınmıştır. Çalışmada Türkiye'de mesleki eğitim ile ekonomik büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişki olup olmadığı Granger nedensellik testi ve regresyon analizi yardımıyla araştırılmıştır. Ekonometrik analizlere göre, mesleki ortaöğretim, GSYİH'nın nedeni çıkmıştır. Dolayısıyla mesleki ortaöğretimin Türkiye'nin gelişmişlik düzeyine katkı sağladığı belirlenmiştir. Yapılan çalışmanın ampirik sonuçları, öğrenci sayılarından hareketle eğitime yapılan yatırımların uzun dönemde ülkenin gelişmişlik düzeyi ile ilişkisinin olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca çalışmanın içeriğine yönelik olarak regresyon analizinden elde edilen verilere göre mesleki ortaöğretimde meydana gelen % 1'lik artış GSYİH'yı yaklaşık % 0.528729 oranında arttırdığı tespit edilmiştir. Yapılan ekonometrik analiz sonucu, Türkiye'de mesleki ortaöğretim ile ekonomik büyüme arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Beşeri Sermaye, Mesleki Eğitim, İktisadi Kalkınma

Beşeri sermayeEkonomik etkiEkonomik kalkınma+5
Adnan Çalışkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin oyun kavramına ve fiziksel aktivite içeren oyunları oynamaya yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Son yıllarda gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerine baktığımızda oyun kavramının çocukların gelişimi açısından önemli bir faaliyet olduğu görülmektedir. Bilim adamlarının birçoğuna göre çocuğu tanımak ve gözlemlemenin en iyi yolu oyundur. Çocuklar oyun oynadığı esnada birçok beceri kazanırlar. Genellikle oyun esnasında öğrenme, etkili karar verme, birlikte iş yapma, dürüstlük, paylaşmak, karşısındakilerin haklarına saygı göstermek, arkadaşlarını sevme, yardımlaşma gibi durumları öğrenir. Çocuk oyun vasıtasıyla yetişkinliğe geçiş dönemindeki becerilerini izleyerek pratik hale getirir ve mükemmelleştirir. Oyun her yaş evresinde insanların gelişiminde faydalı ve etkili bir kavramdır. Bu araştırma, Ortaöğretim öğrencilerinin oyun kavramına ve fiziksel aktivite içeren oyunları oynamaya yönelik tutumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Bu araştırmada nicel ve nitel verilerin bir arada analiz edildiği karma yöntem kullanılmıştır. Araştırma evrenini Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okullarda öğrenim görmekte olan ortaöğretim öğrencileri, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 613 (227 Kadın, 386 Erkek) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Hazar (2015) tarafından geliştirilen "Oyunsallık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 20.0 paket programından yararlanılarak, Independent Sample t testi, OneWay Anova testi kullanılmıştır. Ayrıca, araştırma grubuna yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak, elde edilen nitel veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, erkeklerin kadınlardan daha yüksek oyunsallık eğilimleri olduğu, yaş ve sınıf değişkenleri açısından küçük yaş ve sınıf gruplarının oyunsallık puanlarının daha yüksek olduğu, spor geçmişi olan öğrencilerin fiziksel aktivite içeren oyunlara yönelik tutumlarının daha olumlu olduğu, Anadolu ve Fen lisesi öğrencilerinin sosyal uyum alt boyutu puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, kilonun arttığı durumlarda oyun tutkusu, oyun isteği ve keyif alma düzeylerinin azaldığı belirlenirken, boy ile ilgili herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin oyun kavramına ilişkin görüşlerinde kendini tanımak, öğrenmenin ilk adımı, keyif ve mutluluk, eğlenmek temalarının ön plana çıktığı, oyunun faydalarına ilişkin görüşleri incelendiğinde çoğunluğu oyunun faydalı olduğunu, ancak okul ortamında oyun alanlarının yeterli olmadığı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır.

Fiziksel aktiviteOrtaöğretimOrtaöğretim öğrencileri+1
Erdal Yeltekin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim çağındaki öğrencilerin spor yapma durumunun akran ilişkisi ve sosyalleşme üzerine etkisi

Spor, birçok yaş grubunda akran ilişkilerini geliştiren ve sosyalleşmeye önemli katkısı olan bir ana belirleyicidir. Sporun bu güçlü etkisi her yaştaki bireye önemli kazanımlar sağlamaktadır. Psikolojik, fizyolojik ve zihinsel etkisinin yası sıra sosyalleşmeye ciddi seviyede etkisi vardır. Bu araştırmada, ortaöğretim çağındaki öğrencilerin spor yapma durumunun akran ilişkisi ve sosyalleşme üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Covid-19 salgını nedeni ile veriler online olarak toplanmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'deki ortaöğretim çağındaki öğrenciler, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile değişik illerden katılan 2210 kadın 1324 erkek olmak üzere toplam 3534 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında Kaner (2002) tarafından 14–18 yaş arasındaki ergenlerin akranlarıyla kurdukları ilişkileri incelemek amacıyla geliştirilen 18 maddeden oluşan "Akran İlişkileri Ölçeği" ve Şahan (2007) tarafından geliştirilen 35 maddeden oluşan "Spor ve Sosyalleşme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin normalliğinin değerlendirilmesi için basıklık ve çarpıklık değerleri incelenmiş, verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde Independent t testi, tek yönlü Anova testi, korelasyon analizi ve doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik katsayıları ,89 ve ,84 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, yaş, cinsiyet, aile gelir düzeyi, düzenli spor yapma, düzenli yapılan sporun süresi, ilgilenilen spor türü, kardeş sayısı, sporcu lisansına sahip olma, okuduğu sınıf, spor yapma durumu, spora yönlendirme, anne baba durumu ve babanın sağ olması değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Annenin yaşıyor olma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Akran ilişkileri ile spor ve sosyalleşme arasında pozitif yönde düşük düzeyde ilişki tespit edilmiştir. Genel olarak, spora katılım göstermek ortaöğretim çağındaki öğrencilerde akran ilişkilerine olumlu etki etmekte ve sosyalleşmeye katkıda bulunmaktadır. Ortaöğretim çağındaki öğrenciler için spor etkinliklerinin arttırılması önerilmektedir.

Akran ilişkileriOrtaöğretimOrtaöğretim öğrencileri+2
Mehmet Burak Anlatıcı
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim düzeyinde eğitim gören öğrencilerin beslenme alışkanlıklarının incelenmesi: Doğubayazıt örneği

Araştırmanın amacı ortaöğretim düzeyinde eğitim gören öğrencilerin beslenme alışkanlıklarını incelemektir. Bu kapsamda bir anket formu hazırlamıştır. Anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğrencilerin demografik bilgilerini öğrenmeye yönelik 10 soru sorulmuştur. Anket formunun ikinci bölümünde ise öğrencilerin beslenme alışkanlıklarını belirlemeye yönelik 20 soru sorulmuştur. Anket 15-19 Mart 2021 tarihinde Ağrı ili Doğubayazıt ilçesinde bulunan; Şehit Polis Fethi Sekin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Muhammed Celali Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Fatımatü Zehra Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Dr. Reşat Erden Anadolu Lisesi'nde eğitim öğren 108 kız, 92 erkek olmak üzere toplam 200 öğrenciye uygulanmıştır. Öğrencilerin %25,5'i (51) 9. sınıfta, %24,5'i (49) 10. sınıfta, %25,5'i (51) 11. sınıfta, %24,5'i (49) 12. sınıfta öğrenim görmektedir. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Ölçeğin güvenilirlik (iç tutarlılık) analizi için "IBM SPSS STATİCS" programında yer alan Cronbach Alpha testi kullanılmış ve 0.84 sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin öğün atlama dağılımları incelendiğinde kız öğrencilerin %50,9'unun erkek öğrencilerin ise %45,7'sinin öğün atladığı görülmüştür. Bir günlük öğün sayısına bakıldığında kız öğrencilerin %46,3'ü; erkek öğrencilerin ise %63'ü üç öğün tükettiği tespit edilmiştir. Kahvaltının yapıldığı yer incelendiğinde kız öğrencilerin %25'inin, erkek öğrencilerin ise %7,6'sının okul kantininde kahvaltı yaptığı görülmüştür. Ara öğünlerde yiyecek içecek tüketim dağılımında ise kız öğrencilerin %89,8'i; erkek öğrencilerin ise %81,5'i ara öğün tüketmektedir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda öğrencilerin çoğunun yetersiz veya yanlış beslenme alışkanlıklarını sürdürdüğü tespit edilmiştir. Büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme konusunda başta öğrenciler olmak üzere tüm okul çalışanlarına eğitim verilmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler; Beslenme, Beslenme Alışkanlığı, Adölesan döneminde beslenme

Ağrı-DoğubayazıtBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+3
Recep Has
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin örgütsel mutluluk ile örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğretmenlerinin örgütsel mutluluk ile örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden biri olan yordayıcı korelasyonel modelle yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep'in Nizip ilçesinde yer alan ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş ve 521 öğretmen tarafından doldurulan formlar araştırmanın verilerini oluşturmuştur. Araştırmanın amacı doğrultusunda; öğretmenlerin kişisel özelliklerini betimlemek için "Kişisel Bilgiler Formu", okul mutluluğu algılarını belirlemek için "Okul Mutluluğu Ölçeği" ve örgütsel bağlılık algılarını belirlemek için "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, ANOVA testi, Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin okul mutluluğu ve alt boyutlarına ilişkin algılarının kısmen yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul mutluluğu algısı cinsiyet, istihdam türü, okul türü ve okuldaki görev süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; mesleki kıdem, yaş ve branş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Öte yandan öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve alt boyutlarına ilişkin algıları da kısmen yüksek düzeydedir. Cinsiyet, istihdam türü, mesleki kıdem, okul türü, yaş ve okuldaki görev süresi değişkenleri açısından öğretmenlerin örgütsel bağlılık algıları anlamlı farklılık gösterirken, sadece branş değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin okul mutluluğu algıları ile örgütsel bağlılık algıları arasında pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin görüşlerine göre okul mutluluğu algısı, örgütsel bağlılık algısının pozitif yönde, anlamlı bir yordayıcısıdır. Örgütsel bağlılığa ilişkin toplam varyansın %40'ı okul mutluluğu ile açıklanmaktadır. Okul mutluluğu boyutları içerisinde öğrenme ortamı, örgütsel bağlılığın en önemli yordayıcısıdır. Okullarda çalışan öğretmenlerin okul bağlılığının artırılabilmesi için okullarında mutlu olmaları gerekmektedir. Okullarda görev yapan öğretmenlerin mutluluk düzeylerinin arttırılması için öğretmenler arasındaki formal ve informal iletişim, etkileşim ve işbirliği arttırılmalıdır.

MutlulukOrtaöğretimÖrgütsel bağlılık+2
Mehmet Ateş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında örgütsel erdemliliğin incelenmesine yönelik karma bir araştırma

Bu araştırmanın amacı; ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin örgütsel erdemliliğe ilişkin algılarını belirlemek, bu doğrultuda öğretmenlerin görüşlerine göre örgütsel erdemlilikle ilgili yapılan ve yapılmasını istedikleri unsurları tespit etmektir. Bu çalışmada nicel ve nitel araştırmaların bir arada ele alındığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel olarak toplanan verilerin analiz sonuçlarına göre nitel görüşme soruları hazırlanarak analiz edildikten sonra, sonuçların bütüncül bir çerçevede ele alınıp değerlendirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili, Şahinbey ve Şehitkâmil merkez ilçelerindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda seçkisiz küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili, Şahinbey ve Şehitkâmil merkez ilçelerindeki ortaöğretimlerde görev yapan katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Örgütsel erdemlilik ölçeğinden elde edilen veriler sonucunda öğretmenlerin örgütsel erdemlilik algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada okullarda örgütsel erdemliliğe ilişkin yapılan uygulamalar; toplantı ve görüşmeler, olumlu ve seviyeli iletişim, idarenin teşvik edici tutumudur. Öğretmenlerin yapılmasını istedikleri uygulamalar ise; gezi ve etkinlikler, ödüllendirme ve teşvik edilmek, birbirine örnek olmaktır. Çalışma sonucunda; öğretmenlerin örgütsel erdemlilikle ilgili görüşlerinde okul yönetiminin etkili olduğu belirlenmiştir. Okul yönetimi ve çalışanlar arasında iletişimin güçlendirmesi, yapılan etkinliklerin, ödüllendirme ve teşviklerin artırılması, okul yönetiminin adil olmayı önemsemesi ve çalışanlarına örnek olması okullardaki örgütsel erdemliliğin artması sağlayacaktır. Diğer okul kademelerinde de örgütsel erdemlilik ile ilgili çalışmalar yapılabilir.

ErdemOrtaöğretimOrtaöğretim okulları+1
Ayşegül Keretli
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim biyoloji öğretiminin biyolojik nedensellik bağlamında incelenmesi

ÖZET ORTAÖĞRETİM BİYOLOJİ ÖĞRETİMİNİN BİYOLOJİK NEDENSELLİK BAĞLAMINDA İNCELENMESİ Hasan Güner BERKANT Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DOĞANAY Haziran 2002, 178 Sayfa Bu araştırma, ortaöğretim biyoloji öğretiminin biyolojik nedensellik bağlamında incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır ve nitel bir çalışmadır. Çalışma, doğadaki her biyolojik olayın/olgunun nedeni ve sonucu olduğu, nedenlerin ve sonuçların birbirlerine neden-sonuç ilişkileri ile bağlı oldukları ve biyoloji derslerinin de bu neden-sonuç ilişkilerine dayalı olarak işlenmesi gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında Adana İli'nin Seyhan İlçesi 'nde bulunan 12 ortaöğretim kurumunun 1., 2. ve 3. sınıflarında görev yapan ve branşı biyoloji olan 18 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin altısı 1. sınıfların, altısı 2. sınıfların, altısı da 3. sınıfların biyoloji dersine girmektedir. Araştırma ile ilgili verileri toplamak amacıyla gözlem ve görüşme formları kullanılmıştır. Formlar araştırmacı tarafından, araştırmanın amacı, pilot uygulamalar, literatür taraması ve uzman görüşleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Çalışma grubunu oluşturan öğretmenler önce ders ortamında gözlemlenmiş, daha sonra gözlemlenen her öğretmen ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sırasında veri kaybını önlemek amacıyla ve öğretmenlerden izin alınarak ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Gözlem ve görüşme verileri nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak analiz edilmiştir ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Öğretmenlerden dördünün diğer 14 öğretmene kıyasla biyoloji derslerinin biyolojik nedenselliğe dayalı olarak işlenmesi bakımından daha yeterli oldukları belirlenmesine karşın, biyoloji derslerinin yeterince biyolojik nedenselliğe dayalı olarak işlenmediği sonucuna varılmıştır.HI Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Biyoloji, Biyoloji Öğretimi, Nedensellik, Biyolojik Nedensellik.

Biyoloji öğretimiFen bilgisi öğretimiNedensellik+1
Hasan Güner Berkant
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 12. sınıflarda bağımlılıkla mücadele konusunun etkin öğrenme temelli ders planı ile öğrenilmesi

Gençlik, çocukluk ve yetişkinlik arasında yer alan gelişimsel bir dönemdir. Bireyler bu dönemde birtakım risklerle karşılaşabilmektedir. Merak edilen yaşantıların deneyimlenmeye çalışıldığı bu dönemin riskli davranışlarından biri de bağımlılıklardır. Günümüzde küresel bir problem olarak nitelendirilen bağımlılıkla yalnızca kent merkezlerinde değil; küçük yerleşim yerlerinde de mücadele edilmelidir. Bundan dolayı bu araştırmada Çankırı ili Yapraklı ilçesinde öğrenimlerine devam eden öğrencilerle çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı, etkin öğrenme temelli ders planı yaklaşımının ortaöğretim 12. sınıf rehberlik dersinde bağımlılıkla mücadele konusunun öğrenilmesine etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tek gruplu öntest – sontest deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen ölçme aracı bağımlı değişken olarak belirlenmiştir. Çalışma gurubunu Yapraklı Çok Programlı Anadolu Lisesi 12. sınıfta öğrenim gören 6 öğrenci oluşturmaktadır. Başlangıçta, öğrencilerden 20 sorudan oluşan ölçme aracını yanıtlamaları istenmiştir. Ardından eğitsel oyun ve etkinliklerle zenginleştirilen ders planı uygulanmıştır. Son olarak, daha önce öntest olarak kullanılan ölçme aracı, sontest olarak uygulanmıştır. Öğrencilerin öntest – sontest yanıtları SPSS 25.0 paket programında bulunan Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Man-Whitney U-Testi kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre kız öğrencilerin bağımlılıkla mücadele farkındalık düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olmasına karşın aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir. Ayrıca çalışma grubunun öntest ve sontest sonuçları arasında sontest puanları lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Bu çalışma için geliştirilen ders planının Yapraklı ilçesindeki eğitim kurumlarında çalışan öğretmenler tarafından derslerde kullanılacağı düşünülmektedir.

Aktif öğrenmeAktif öğrenme yöntemleriBağımlılık+4
Gökhan Gülnar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul genelinde orta öğretim yapılarının kullanıcı sorunları açısından incelenmesi

Bu tezde; kaliteli ve sağlıklı bir eğitim için, üretilen eğitim yapılarının kullanıcılarının gereksinmelerini yeterli düzeyde karşılaması ve sunduğu ortamların konfor sınırları içinde olması gereği kabullenilip; mevcut ve saptanmış okullarda kullanıcı sorunları ele alınmıştır. Çalışma, 8 bölümden oluşmaktadır. 1. Bölüm Birinci bölümde; tezin amacı, önemi, kapsamı, araştırmanın yöntemi yer almaktadır. 2. Bölüm Birinci bölümde belirtilen amaca uygun olarak; eğitim ve eğitim sistemi, Türkiye eğitim sisteminin geçmişi ve bugünü, diğer ülkelerle karşılaştırmalı olarak tanıtılmıştır. Ayrıca, Türk milli eğitim sisteminin örgütlenmesi ve sorunlarına da yer verilmiştir. 3. Bölüm Yönetim Bilimi'nin ışığında, eğitim alanında yönetim biliminin gelişmesi ve dünyadaki durumu ele alınmış, eğitim yöneticisinin yetiştirilmesinin gereği belirtilmiştir. 4. Bölüm Bu bölümde, eğitim yapılarının geçmişi ve bugünkü şartlarda durumu anlatılmıştır. Eğitim yapılarının; Anadolu'da tarihsel süreç içindeki gelişimine ve ayrıca dünyadaki mimari çizgisinin 19.yy' dan günümüze olan değişimine gözatılmıştır. Diğer taraftan programlama, planlama ve tasarım kriterleri; yer seçimi (makro-mikro ölçekte), yaya ve trafik bağlantıları, var olan çevreye yaklaşma, ana tasarım kararlan, ürün ve strüktür seçimi ve renk kavramıyla açıklanmıştır. Mekansal organizasyon ve donatım olanakları, tip proje uygulamalarının değerlendirilmesi ve özel okul-devlet okulu ayrımı da, yer almaktadır. 5. Bölüm Eğitim yapılarındaki kullanıcıların konfor koşullanın tanımlamak üzere, yapı fiziği öğelerinin etkinliği; görsel konfor, işitsel konfor ve ısısal konfor olarak ele alınmıştır. 6. Bölüm Ülkemizdeki eğitim yapılarının üretim süreci incelenmiş, bu süreçte yer alan kuruluşlar ve görevleri, sürecin aşamaları ve karşılaşılan sorunlar açıklanmıştır. 7. Bölüm Eğitim yapılarındaki kullanıcı sorunları, bu sorunların kaynaklandığı evreler ve bu sorunlardan; bakım sorunu ele alınmıştır. 8. Bölüm Sonuç bölümü olan bu bölümde; araştırmanın kapsamındaki İstek Eğitim ve Kültür Vakfı Okulları (Ö. Acıbadem Lisesi, Ö. Belde Lisesi ve Ö. Semiha Şakir Lisesi) ile Devlet Okullarında (Erenköy Kız Lisesi, Kadıköy Kız Lisesi ve Kadıköy Anadolu Lisesi) uygulanan anket çalışması ve yapılan görsel incelemeler değerlendirilmiş, eğitim yapılarının eksiklikleri, yanlışlıklan ortaya konmuştur. vm

Okul binalarıOrtaöğretimİstanbul
A. Banu Demircioğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Kabataş Erkek Lisesi'nin Türkiye'de ortaöğretim bağlamında okul-müze olarak değerlendirilmesi

ÖZET Kabataş Erkek Lisesi'nin Türkiye'de Ortaöğretimin Gelişimi Bağlamında Okul- Müze Olarak Değerlendirilmesi" başlıklı bu uygulamalı tez, Kabataş Erkek Lisesi'nin nesne ve belgelerini okul-müze kavramı ve amaçlan doğrultusunda düzenlenmek ve bir örnek okul-müze modeli geliştirmek amacıyla yapılmıştır. "Okul-müze" kavramı, bu müzenin kapsamının oluşturulması çalışmalarında Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı yönetim kurulu üyelerinden Prof. Dr. Metin Sözen tarafından ileri sürülerek Prof. Tomur Atagök tarafından geliştirilmiş ve tanımlanmıştır. Okul-müze'nin temel özelliği müzenin sergileme alanları olarak okulun bir bölümü veya ayrı bir bina yerine; tüm mekanlarıyla değerlendirilmesidir. Böylelikle, öğrencilerin ve diğer okul üyelerinin okulun tarihsel, eğitsel ve kültürel değerleri ile iç içe yaşayarak topluluk ruhunu hissetmeleri, dün ve bugün arasında karşılaştırma yapmaları sağlanarak müzenin etkisini arttırmak hedeflenmiştir. Okul-müze, bir okulun kurum kimliğini simgeleyen nesnelerini, eğitim-öğretim aşamalarında kullandığı malzemeleri, okulun tarihsel ve eğitsel niteliklerini başta öğrenciler olmak üzere okul üyelerine tanıtarak bir topluluk bilinci oluşturan ve bireyleri kültürleyerek bu kuruma layık olma ve onu daha ileriye götürme yolunda dürtüleyen; öğrencilerine verdiği bilgiyi çevresinde de uygulayarak eğitimin "çevresine sosyal merkezlik etme" işlevini gerçekleştirerek bir eğitim, kültür, sanat ve iletişim merkezi olan yaşayan bir müzedir. Okul müzenin temel işlevleri, okul üyelerini toplumsallaştırmak ve kültürlemek; çevre halkına sosyal merkezlik ederek eğitsel, kültürel ve sanatsal faaliyetlerdüzenlemek; okulla ilgili her türlü nesne ve belgeyi sergilemek, korumak ve geleceğe aktarmak; diğer okullarla işbirliği içinde ortak etkinlikler düzenlemektir. Okul-müze kavramının pek çok okulda bulunan okul müzesi ile karıştırılmaması için okul-müze ile okul müzesi arasındaki sınırlar çizilerek farklılıklar belirlenmiştir. Kabataş Erkek Lisesi Okul-Müze'si Projesi; okulun tarihçesi, nesne ve belgeleri ve binası hakkında yapılan inceleme ve araştırmalarla başlamıştır. Bu çalışmalar sonucunda bir okul-müze modeli tasarlanmıştır. Okul-müze kavram ve amaçları doğrultusunda öncelikle planlama yapılarak müzenin hedef kitlesi ve amaçları, sergi ekibi, sergilemenin türü, bütçe ve zaman tespit edilmiştir. Tasarım aşamasında nesneler sınıflanıp belgelenerek koleksiyon oluşturulduktan sonra sergilenecek nesneler, sergileme alanları, sergi akışı, çevresel koşullar ve güvenlik, aydınlatma, etiket ve tanıtım tasarlanmıştır. Ayrıca, Kabataş Erkek Lisesi'nin tarihi ve eğitsel değerini göstermek ve müzenin eğitim etkisini arttırmak amacıyla Türkiye'de ortaöğretimin gelişimi ve Kabataş Erkek Lisesi'nin bu gelişimdeki yerini konu alan "Ortaöğretim ve Kabataş" adlı eğitim sergisi düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. Uygulama aşamasında; maddi sorunlar, fikir ayrılıkları, nesne ve belge eksikliği, güvenlik ve personel sorunları nedeniyle tasarlananların bir bölümü gerçekleştirilememiştir. Kabataş Erkek Lisesi Okul-Müze'si için bir yönetmelik oluşturularak politikası belirlenmiş ve Kabataş Erkek Lisesi'nin gelecekte gerçekleştiremediği planlarıgerçekleştirebilmesi ve varlığını yaşayan bir müze olarak etkin bir şekilde sürdürebilmesi için çözümler önerilmiştir. Kabataş Erkek Lisesi Okul-Müze'si projesinin uygulaması ve tanıtımının yanında, bir okul-müzenin kurulma nedenleri ve aşamalarının da belli bir sistem bütünlüğüne kavuşturulmuş olması umulan bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler "giriş bölümü"; "müzeciliğin gelişimi"; "okul-müze kavramı"; "Kabataş Erkek Lisesi Okul Müze'si projesi"ne ilişkin kavram, ilke ve teknikler; "Kabataş Erkek Lisesi Okul-Müzesi'nin Sürdürülebilirliği" ve "sonuç" altında toplanmıştır.

Kabataş Erkek LisesiMüzecilikOkul-müze+1
Kadriye Tezcan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretimde sera gazı etkisi, asit yağmurları ve ozon tabakası delinmesi konularında animasyonla öğretimin akademik başarıya etkisi

Araştırmanın genel amacı sera gazı etkisi, asit yağmurları ve ozon tabakası delinmesi konularında; klasik öğretim tasarımı ilkeleri temelinde düzenlenen metin, nedensel-mekaniksel içerik düzenlemesine dayanan metin ve nedensel-mekaniksel içerik düzenlemesine dayanan elle çizim animasyonla öğretimin öğrencilerin konuyla ilgili akademik başarılarına etkisini ve öğretimde kullanılan araçlara ilişkin öğrenci görüşlerini araştırmaktır.Çalışma grubunu Seyhan Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Birinci deney grubunda 25, ikinci deney grubunda 29 ve kontrol grubunda ise 27 öğrenci yer almıştır. Birinci deney grubundaki öğretim; nedensel-mekaniksel içerik düzenlemesine dayanan elle çizim animasyonu kullanılarak gerçekleştirilirken, ikinci deney grubunda öğretim; nedensel-mekaniksel içerik düzenlemesine dayanan metin kullanımıyla gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda gerçekleştirilen öğretim ise klasik öğretim tasarımı ilkeleri temelinde düzenlenen metin kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak akademik başarı testi ve öğretim materyallerine ilişkin öğrenci görüş anketi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 17 programında ANOVA ve ANCOVA testleri ile analiz edilmiştir.Çalışmanın sonunda nedensel-mekaniksel içerik düzenlemesine dayanan elle çizim animasyonunun kullanıldığı öğretimin, nedensel-mekaniksel içerik düzenlemesine dayanan metinle ve klasik öğretim tasarımı ilkeleri temelinle düzenlenen metinle öğretime kıyasla öğrencilerin akademik başarılarında daha etkili olurken, nedensel-mekaniksel içerik düzenlemesine dayanan metnin kullanıldığı öğretimin, klasik öğretim tasarımı ilkeleri temelinde düzenlenen metne kıyasla öğrencilerin akademik başarılarında daha etkili olduğu belirlenmiştir. Birinci ve ikinci deney gruplarındaki öğrencilerin kullanılan öğretim materyallerine ilişkin, kontrol grubu öğrencilerine kıyasla daha fazla olumlu görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sera gazı etkisi, asit yağmurları, ozon tabakası delinmesi, içerik düzenlemesi, mekaniksel düşünme, nedensel düşünme, animasyon

Akademik başarıAsit yağmuruBaşarı+9
Ayşegül Gökhan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Almanca öğretmenliği bölümlerinde verilen formasyon ve alan derslerinin ilk ve ortaöğretime uygunluğu

ürkiye'de Cumhuriyet sonrasında gerek ilk ve ortaöğretim gerekse yüksek öğretim kurumlarının yapılandırılması hususunda pek çok değişiklik gerçekleştirilmiştir. Ancak reformların uygulamaya alınması sırasında bazen birtakım eksiklikler ve aksaklıklar ortaya çıkmıştır.Çalışmada, lisans öğrencisinin eğitimi süresince almış olduğu derslere ve yabancı dil öğretmeninde bulunması gereken kendi alanına özgü yetilere değinilmiştir. Ayrıca Eğitim Fakülteleri bünyesinde bulunan Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalları eğitim programlarında zaman içerisinde ne tür değişiklikler yapılmış ve yapılan değişikliklerin söz konusu lisans eğitim alanına ne ölçüde katkı sağladığı irdelenmiştir.Öğretim kurumlarında yabancı dil öğretimi ilköğretim kademesinin 4. sınıfından itibaren öğretilmeye başlanmaktadır. Yabancı dil öğretmenliği lisans programları öğretim kurumlarındaki kademe ayrımını dikkate almaksızın öğretmen yetiştirmeyi sürdürmektedirler. Değişimin çok hızlı gerçekleştiği çağımız koşullarında daha nitelikli ve beklentiyi karşılayabilecek bireyler yetiştirmek adına eğitim programlarında gerekli değişikliklerin yapılması öngörülmektedir. Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalında kademe ayrımı gözetilmeksizin sürdürülmekte olan eğitim sorununa öğretmen adaylarında bu hususta farkındalık yaratabilecek çocuk ve ergen psikolojisi dersi ve mikro öğretim tekniği çözüm önerisi olarak sunulmuştur. Ayrıca hedef kitlenin daha aktif ve yaratıcı olmasını sağlayacak alternatif öğretim yöntemleri, öğrencinin sadece alan bilgisi anlamında değil kişilik olarak da gelişimlerine katkı sağlayacak drama ve özellikle çocuklara yabancı dil öğretiminde fayda sağlayacağı düşünülen oyun önerilmiştir. Etkilerini insan karakteri üzerinde dahi yoğun biçimde gösteren bilgisayarın, yabancı dil öğretiminde çok duyulu öğretim, zaman ve mekandan bağımsız öğrenme ve etkili sunum olanağı sunması çözüm önerilerine dahil edilmesi için kuşkusuz yeterli bir gerekçe olmaktadır. Söz konusu anabilim dalında yapılan dilbilgisi derslerinin de hitap edilecek gruba uygun olarak öğretiminin sağlanabilmesi için ise dilbilgisi öğretim tekniklerinin lisans eğitim sürecine dahil edilmesi uygun görülmüştür.Söz konusu derslerin lisans eğitiminde uygulanması ile öğretmen adayları gelecekteki mesleklerinde daha bilinçli, donanımlı, başarılı ve etkin olacaklardır.Anahtar Sözcükler: Çocuk ve Ergen Psikolojisi, Mikro Öğretim Tekniği, Yabancı Dil Öğretiminde Drama ve Oyun, Alternatif Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri, Dilbilgisi Öğretim Teknikleri

Aday öğretmenlerAlmancaAlmanca dersi+5
Derya Uslu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin girişimcilik becerilerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada Tokat il genelindeki ortaöğretim öğrencilerinin girişimcilik becerilerinin bazı demografik özellikler, duygusal zekâ, okul iklimi ve anne-baba tutumları bağlamında analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yönteminden korelasyonel araştırma deseni kullanılarak tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri dijital hale dönüştürülen anketlerin okul yöneticileri tarafından çevrimiçi olarak öğrencilere ulaştırılması şeklinde elde edilmiştir. Araştırmada 1962 ortaöğretim öğrencisinden veri toplanmıştır. Araştırmadaki veriler araştırmacının hazırladığı "Kişisel Bilgi Formu", Orhan (2017) tarafından ülkemize uyarlanan "Girişimcilik Potansiyelini Belirleme Envanteri", Arslan ve Kayıhan (2016) tarafından ülkemize uyarlanan "Duygusal Zekâ Ölçeği" Çalık ve Kurt'un (2010) geliştirdiği "Okul İklimi Ölçeği" ve Yılmaz'ın (2000) uyarlama çalışmasını yaptığı "Anne-Baba Tutum Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 22 programına aktarılarak analiz çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre girişimcilik becerilerinin erkek öğrenciler lehine anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu, yaş ile girişimcilik arasında zayıf düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu; girişimcilik becerisinin yaşanılan yerleşim birimi, okulun bulunduğu yerleşim birimi ve lise türüne göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı, akademik başarı ile girişimcilik arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, girişimcilik ile okul iklimi duygusal zekâ arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve girişimcilik becerisinin demokratik ve izin verici-hoşgörülü aile tutumları ile yetiştirilen katılımcılarda anlamlı bir şekilde daha yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Ortaöğretim kademesinde girişimcilik eğitimlerinin yaygınlaştırılması, kız öğrencilerin girişimcilik motivasyonunu artırıcı etkinliklerin planlanıp uygulanması, ortaöğretim girişimcilik dersi öğretim programının kazanımlarının uygulamaya yönelik kısımlarının artırılması, kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi, ortaöğretim öğrencilerinin duygusal zekâlarını geliştirici öğrenme alanlarının oluşturulması, okul ikliminin geliştirilmesi ve anne babalara demokratik tutum kazandırmaya yönelik eğitimlerin düzenlenmesi önerilmiştir.

Ana-baba tutumuDuygusal zekaGirişimcilik+3
Halil Toker
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin spora yönelmelerinde okul, aile, sosyokültürel çevrenin etkisinin incelenmesi ve akademik başarılarının değerlendirilmesi

Cinsiyet, yaş ve sosyoekonomik durum gibi demografik faktörler, bir öğrencinin ortaöğretim okullarında spora yönelimini belirlemede önemli bir rol oynayabilir. Araştırmalar, genel olarak erkeklerin spora kızlardan daha fazla katıldığını ve öğrencilerin yaşlandıkça spora katılımlarının azalma eğiliminde olduğunu göstermiştir. Ek olarak, daha düşük sosyoekonomik koşullara sahip öğrencilerin spora katılma olasılığı, normal koşullara sahip olanlara göre daha düşüktür. Bir öğrencinin spora yönelimini etkileyen temel faktörlerden biri cinsiyettir. Erkeklerin genellikle spora katılma olasılığı kızlardan daha fazladır ve bu eğilim ortaokullarda belirgindir. Erkeklerin spor takımlarına katılma ve fiziksel etkinliklere katılma olasılığı daha yüksekken, kızların müzik ve resim gibi diğer etkinliklere katılma olasılığı daha yüksektir. Katılımdaki bu boşluk genellikle, kızları spora katılmaktan caydıran toplumsal beklentilere ve klişelere atfedilmektedir. Ancak son zamanlarda yapılan araştırmalar, kız çocuklarını spora teşvik eden, onlara rol model ve destek sağlayan programlarla bu açığın kapatılabileceğini göstermiştir. Bir öğrencinin spora yönelimini etkileyen bir diğer önemli demografik faktör de yaşıdır. Araştırmalar, öğrencilerin yaşlandıkça spora katılımlarının azalma eğiliminde olduğunu göstermiştir. Bu düşüş genellikle lisenin artan akademik talepleri ve ergenliğin artan sosyal baskılarıyla bağlantılıdır. Sosyoekonomik durum da öğrencinin spora yönelimini etkileyen önemli bir faktördür. Araştırmalar, düşük sosyoekonomik koşullara sahip öğrencilerin spora katılma olasılığının, yüksek sosyoekonomik koşullara sahip olanlara göre daha düşük olduğunu göstermiştir. Bunun nedeni, spor tesislerine veya ekipmanlarına erişimin olmaması ve ayrıca ebeveynlerden ve bakıcılardan destek ve teşvik eksikliği ile ilişkilendirilebilir. Ayrıca, düşük gelirli ailelerden gelen öğrencilerin spora katılma ve gerekli ekipmanı karşılayamayabilir, bu da katılım oranının daha düşük olmasına neden olabilir. Genel olarak, cinsiyet, yaş ve sosyoekonomik durum gibi demografik faktörler, bir öğrencinin ortaöğretim okullarında spora yönelimini belirlemede önemli bir rol oynayabilir. Ancak olası olumsuzluklara karşı doğru destek ve teşvikle bu engeller aşılabilir ve daha fazla öğrenci spora katılma ve sporun getirdiği pek çok faydadan yararlanma fırsatına sahip olabilir.

Akademik başarıAkademik öz yeterlilikBeden eğitimi+3
Gökhan Üren
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim öğrencilerinin serbest zamanlarını değerlendirmelerinin öğrenmeye ilişkin tutumlarına etkisi

Bu araştırma, Adıyaman ilinde öğrenim gören ortaöğretim öğrencilerinin serbest zaman alışkanlıkları ile öğrenmeye ilişkin tutumlarının ele alındığı betimsel bir araştırmadır. Araştırmada, veri toplama aracı olarak "Öğrencilerinin Serbest Zaman Alışkanlıkları ile Öğrenmeye İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılarak nicel veriler toplanmıştır. Ortaöğretim öğrencilerinden toplanan veriler, öğrencilerin kişisel özelliklerine ve araştırmada ele alınan diğer değişkenlere göre analiz edilerek raporlaştırılmıştır. Bu araştırmanın evrenini, Adıyaman ilindeki çeşitli ortaöğretim okullarında öğrenim gören öğrenciler, örneklemini ise bu evren içerisinde basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 478 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenmeye ilişkin tutum ölçeğinin alt boyutlarından Beklenti alt boyutu ile katılımcıların boş zamanlarında kitap okuyup okumamalar ve günlük internete ayırdıkları süre arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bununla birlikte öğrenmeye ilişkin tutum ölçeğinin alt boyutlarından olan öğrenmenin doğası alt boyutu ile katılımcıların boş zamanlarında sinema veya tiyatroya gidip gitmemeleri ve öğrenim gördükleri sınıf arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra öğrenmeye ilişkin tutum ölçeğinin alt boyutlarından Kaygılanma alt boyutu ile katılımcıların evde ailesine yardımda bulunup bulunmaması ve cinsiyeti arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrenmeye ilişkin tutum ölçeğinin alt boyutlarından Açıklık boyutu ile katılımcıların boş zamanlarda gazete ve dergi okuyup okumamaları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Ancak katılımcıların boş zamanlarında spor yapıp yapmamaları ve boş zamanlarında kazanç sağlayıcı bir etkinlikte bulunup bulunmamaları arasında herhangi bir anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Anahtar Kelimeler: Serbest zaman, öğrenci, eğitim, öğrenme.

Beden eğitimiBoş zamanları değerlendirmeOrtaöğretim+6
Elif Aytaç
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinde dijital oyun bağımlılığı ve şiddet eğilimi ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin; sınıf, cinsiyet, okul türü, aile bütünlüğü, kullandıkları ekran sayısı, çevrimiçi ve çevrimdışı oyun oynamaları, oynadıkları oyunların içerikleri ve oyun türlerinin dijital oyun bağımlılığı ve şiddet eğilimi üzerindeki etkisini incelemektir. Bunlara ilaveten, bu çalışmada dijital oyun bağımlılığı ve şiddet eğilimi arasındaki ilişki incelenmiş; şiddet eğilimi ve dijital oyun bağımlılığının şiddet içerikli olan ve olmayan oyunları ayırt etmede yeterli açıklayıcılığa sahip olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini uygun örnekleme yoluyla seçilen 336 (175 kız, 161 erkek) öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemin yaş ortalaması 16.4'tür. Veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgi Formu, Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği ve Şiddet Eğilim Düzeyi Ölçeği kullanılmıştır. Analizler sonucunda, erkek öğrencilerin dijital oyun bağımlılığı ve şiddet eğilim düzeylerinin, kız öğrencilerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Dijital oyun bağımlılığı ve şiddet eğilimi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Çevrimiçi oyun oynayan öğrencilerin dijital oyun bağımlılığı düzeylerinin çevrimdışı oyun oynayanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Dijital Oyun Bağımlılığı, İnternet Oyun Oynama Bozukluğu, Şiddet, Ergenlik.

BağımlılıkBilgisayar oyunlarıOrtaöğretim+4
Baran Karabulut
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli ortaöğretim öğrencilerinin topluluk hisleri ile çevrimiçi öğrenme ortamında yaşadıkları zorlukların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, özel yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin çevrimiçi öğrenme zorlukları ile çevrimiçi topluluk hisleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Betimsel araştırma modelinde tasarlanmış araştırmanın örneklemi, 2020-2021 eğitim öğretim yılında çevrimiçi eğitim alan ve ortaöğretim düzeyinde eğitim görmekte olan 842 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında çevrimiçi öğrenme ortamında eğitim alan öğrencilerin yaşadıkları zorluklar ölçeği, çevrimiçi öğrenme topluluk hissi ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde çevrimiçi öğrenme zorluk ölçeği ile çevrimiçi topluluk hissi ölçeği arasındaki ilişki korelasyon analizi ile incelenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, normal dağılım varsayımlarının durumuna göre Kruskall Wallis, Mann Whitney U, bağımsız örneklem t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar, özel yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin okul türü, özel yetenekli bireylerin tanı aldıkları yetenek alanı ve çevrimiçi eğitimde kullandıkları donanım açısından çevrimiçi öğrenme öğrencilerinin yaşadıkları zorluklar ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Özel yetenekli öğrencilerin çevrimiçi öğrenme topluluk hissi ölçeğinden aldıkları puanlar normal gelişim gösteren akranlarından daha yüksek olduğu görülmüştür. Normal gelişim gösteren öğrencilerde topluluk hissi ölçeğinden aldıkları puanlar sınıf düzeyi, çevrimiçi öğrenmede kullanılan donanım ve Covid-19 öncesi çevrimiçi öğrenme deneyimine göre anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Özel yetenekli öğrencilerde ise topluluk hisi ölçeğinden aldıkları puanların yalnızca çevrimiçi ders aldıkları kişi sayısına göre anlamlı düzeyde faklılaştığı tespit edilmiştir.

Eğitim sorunlarıOrtaöğretimOrtaöğretim öğrencileri+7
Nurşin Yardımcı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin benlik kurguları ve toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinin toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutumları ve benlik kurgusu boyutları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemi 2021- 2022 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde bulunan ortaöğretim kurumlarında eğitime devam eden, 14-18 yaş arası bireyler olarak belirlenmiştir. 426 (%68) kız, 204 (%32) erkek olmak üzere toplam 630 kişinin verileri kullanılmıştır. Araştırmada benlik kurgularını ölçmek için Kağıtçıbaşı (2007) tarafından geliştirilen "Ailede Özerk-İlişkisel Benlik Ölçekleri" kullanılmıştır. Üniversite öğrencileri için geliştirilen ölçeğin orijinali 22 maddeden ve ailede özerk benlik, ailede ilişkisel benlik ve ailede özerk- ilişkisel benlik olmak üzere üç boyuttan oluşmaktadır. Öğrencilerin toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimlerini ölçmek amacıyla Toplumsal Cinsiyete Dayalı Meslek Seçimi Tutum Ölçeği Kadın Formu (Haskan Avcı vd., 2019) ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Meslek Seçimi Tutum Ölçeği Erkek Formu (Haskan Avcı vd., 2019) kullanılmıştır. Verilerin analizi IBM SPSS 25.0 (Statistical Package for the Social Sciences version 25) programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizlerde parametrik tekniklerden Pearson Çarpım Korelasyon Katsayısı ve Standart Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi teknikleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kadın ve erkek lise öğrencilerinin özerk benlik kurgusu alt boyutu puanları ile toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutum puanları arasında negatif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Yine kadın ve erkek lise öğrencilerinin özerk benlik kurgusu alt boyutu puanlarının toplumsal cinsiyete dayalı meslek seçimi tutum puanlarını anlamlı olarak yordadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Toplumsal cinsiyet, ilişkisel, özerk, benlik

BenlikBenlik kurgularıMeslek seçimi+3
Kevser Toydemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects