Türkiye Turkish
133 theses under this subject heading
Hatay'da Girit muhacirleri ağzı
Türkiye Türkçesi ağız araştırmaları 19. yüzyılın ikinci yarısından bugüne yapılmaya devam edilmektedir. Yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından sürdürülen bu araştırmalar, standart dilin özellikleriyle birlikte arkaik ve farklı dil özelliklerini barındıran, yazı dilinde kullanılmayan pek çok sözcük ile zengin söz varlığına sahip olan, Türk dilinin zenginliğini ortaya çıkarmak açısından büyük önem taşıyan ağızların Türkçenin ses bilgisi, şekil bilgisi özelliklerine ışık tutması, medya, iletişim, ulaşım vb. unsurların gelişmesine paralel olarak ÖTT'den etkilenen TT ağızlarının kayıt altına alınması bakımından oldukça önemlidir. Ülkemizde yapılan dil araştırmaları henüz yeterli seviyeye ulaşmamıştır. Bu çalışmamız Türkiye sınırları dışında kalan Girit'ten çeşitli siyasi olaylar sebebi ile Türkiye'ye getirilip Hatay'a yerleştirilen Girit muhacirlerinin ağzını inceleyerek alana küçük de olsa bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada Hatay'da yaşayan Girit muhacirlerinin ağız özellikleri tespit edilmiştir. Bu tespitler, Girit muhacirlerinin yerleştiği 3 köyden derlemeler yapılarak ortaya konmuştur. Çalışma "Giriş", "Kavramsal Çerçeve", "Yöntem", "Bulgular" "Metinler", "Sonuç", "Kaynakça" ve "Dizin ve Sözlük" bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, araştırmaya dair problem, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, araştırmanın sınırlılıkları belirtilmiştir. Kavramsal Çerçeve bölümünde, araştırmaya dair kavramsal açıklamalar ve çalışma sahasına dair bilgiler belirtilmiştir. Yöntem bölümünde, araştırmanın yöntemi anlatılmıştır. Bulgular bölümünde, Hatay ili Girit muhacirleri ağızlarının ses bilgisi ve biçim bilgisi özellikleri ele alınmıştır. Metinler bölümünde, Hatay ilinde Girit muhacirlerinin yaşadığı 3 köyden derlenen 31 metin numaralandırılarak verilmiştir. Sonuç bölümünde, Hatay ili Girit muhacirleri ağızlarının genel özellikleri sıralanmıştır. Dizin ve Sözlük bölümünde ise çalışmanın temel verisi olan metinlerin gramatikal dizini yapılmış ve sözlük oluşturulmuştur.
Kırgız Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki kalıp sözlerin karşılaştırmalı bir incelemesi
Kalıp sözler, Kırgız dilinin bambaşka bir zenginliğini yansıtan, kültürümüze, olaylar karşısındaki tutumumuza ışık tutan dil öğelerindendir. Her toplumun kendi kültürü içinde, belirli durumlarda söylenmesi âdet olmuş belli başlı sözleri vardır. Kalıp söz, deyimler, atasözleri vb. kalıp sözler, biriyle karşılaşıldığında, onu selamlarken, evlenme, doğum, ölüm gibi özel durumlarda, bir kimseden iyilik ya da yardım alındığında, rica edildiğinde ve hastalıkta duygularımızı açıklamak için söylenen birtakım sözlerdir. Bir yabancı dil öğrenirken yalnızca dilbilgisi ve kitaplarda, sözlüklerde geçen kullanım birimlerini öğrenmek yetersiz kalmaktadır. Söz konusu dili konuşan toplumun kültürünü, belli durumlarda söylenmesi gereken kalıplaşmış dil birimlerini, hitap yollarını ve davranışlarını da tanımak gerekmektedir. Bu yüzden dilin en canlı birimlerinden biri sayılan kalıp sözlerin öğrenimi de bu açıdan oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Kırgız Türkçesindeki kalıp sözler çeşitli kaynaklardan derlenerek bir araya getirilmiş, edebî eserlerden, siyasi, ilmî, dönemsel vb. yayınlardan, konuşma dilinden verilen örnekler açıklanmış; oluşum, yapı, bağlam ve anlam açısından Türkiye Türkçesindeki karşılıkları verilerek incelenmeye çalışılmıştır. Bugüne kadar kalıp sözlerle ilgili yapılan çalışmalarda karşılıklı anlamları verilse de her iki lehçedeki kalıp sözler üzerine bu şekilde karşılıklı incelemeye dayalı çalışmaya rastlanmamıştır. Tezimizin amacı literatürdeki bu eksikliği karşılamak ve Kırgız Türkçesindeki kalıp sözlerin aktarımında karşılaşılan problemlere çözüm getirmeye katkıda bulunmaktır. Anahtar kelimeler: Kırgız Türkçesi, Türkiye Türkçesi, kalıp sözler.
Abdulla Aliş: Seçme Eserler-Masallar (Türkiye Türkçesine çeviri ve dil incelemesi)
Masallar, geçmişten günümüze kadar gelen sözlü halk edebiyatı ürünlerinden biridir. Bu çalışmada Tatar çocuk edebiyatı üzerine çalışmalar yapmış olan Tatar yazar Abdulla Aliş'in "Seçme Eserler" kitabında yer alan masalları ele alınmıştır. Bu masallar çocuklar için eğlendirici ve aynı zamanda öğretici nitelik taşımaktadır. Saylanma Eserler kitabında yer alan Abdulla Aliş'in masalları üzerinde Tatar Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu, Türkiye Türkçesine aktarması, dil incelemesi, söz dizimi, söz varlığı ve sözlük çalışması yapılmıştır. Dil incelemesi, söz dizimi ve söz varlığı çalışmalarında konu metinlerden verilen örneklerle açıklanmıştır. Söz varlığı çalışmasında ise kelimeler sınıflandırılıp örnekleri verilmiştir. Sonuç kısmında da bütün çalışmanın değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tatar Çocuk Edebiyatı, Abdulla Aliş, Tatar Edebiyatı, Tatar Türkçesi, Tatar Masalları
Türkiye Türkçesinde bilgisellik kipi ve kesinlik dereceleri
Bu çalışmanın amacı -Ar, -DIr, -Abil ve -mAlI biçimbirimlerinin bilgisellik kipliği içerisindeki rolü ve işlevlerini saptamaktır. Çalışmanın odak noktası konuşmacının bilgi düzeyini ve inançlarını yansıtan öznel türünden yargılardır. Bu amaç doğrultusunda Palmer'in bilgisellik kipliği dizgesine dayalı olan bir tipolojik yaklaşım benimsenmiştir. Çalışmanın temel iddiası, -Ar, -DIr, -Abil ve -mAlI biçimbirimlerinin düşük olasılıktan yüksek olasılığa kadar uzanan değişik kesinlik dereceleri ifade ettikleridir; -Abil düşük olasılık ifade edip konuşmacının kesinsizliğini iletmektedir, -mAlI gözlemlenen kanıtlara dayalı yüksek olasılık, -Ar/-DIr ise genel bilgiye dayalı orta derecede kesinlik yansıtmaktadırlar.
Türkiye Türkçesindeki algı eylemlerinde görülen eğretilemeler
Bu çalışma, Türkiye Türkçesindeki algı eylemlerinde görülen kavram eğretilemelerini açıklamaktadır. Alanyazında yapılan diğer çalışmalardan hareketle, algı eylemlerindeki anlam genişlemeleri, anlamsal haritalamalar açıklanmış ve eylemler türlerine göre kategorilenmiştir. Bu sayede Türkiye Türkçesindeki algı eylemlerinin hangi anlam alanlarıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Çalışmada öncelikle alanyazında yapılan karşılaştırmalı dil çalışmaları ve bakış açıları sunulmuştur. Ardından kuramsal çerçevede ele alınan çalışmalar betimlenmiş, algı eylemleri ve anlamsal yapıları açıklanmıştır. Bulgular kısmında toplanan veriler incelenmiş ve analizler yapılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde edinilen bilgiler doğrultusunda Türkiye Türkçesindeki algı eylemlerinde görülen eğretilemeler üzerine nihai bir değerlendirme yapılmıştır. İstatiksel bilgiler ile birlikte eylemlerde görülen anlam genişlemeleri ve Türkiye Türkçesi'ndeki algı eylemleri arasındaki hiyerarşi aydınlatılmaya çalışılmıştır.
Türkçede gerektirim
Tümceler arası ilişkilerden biri olan gerektirim, biçimbilimsel anlambilimin bir ögesidir ve sözdizim ve anlambiliminin ara kesitinde yer alır. Gerektirim karşılıklı bir ilişki değildir. (A) tümcesi (B) tümcesini gerektirirken tersi (B) tümcesi (A) tümcesini gerektirmez. Gerektirim genellikle tek yönlü bir ilişki biçimiyken kimi durumlarda çift ve çok yönlü ilişkiler de sergileyebilir. Gerektirim; "⊨" veya " ⇒ " işareti ile sembolize edilir. Bu çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Teorik Art Alandır. Bu bölümde Gerektirim ve Özellikleri (Gerektirim İlişkisinin Ters Yönü, Gerektirimin Niteliği, Gerektirimde Olumsuzlama, Gerektirimde Olası Evren) ve Gerektirimi Oluşturan İlişkiler (Küme İlişkisi, Alt Küme İlişkisi, Kümelerin Kesişimi İlişkisi; Bakışımlı Karşıtlık İlişkisi ve Zaman, Görünüş ve Kiplik İlişkisi) yer almaktadır. İkinci bölüm ise Uygulama bölümüdür. Bu bölümde Adalet Ağaoğlu'nun "Toplu Oyunlar III" adlı tiyatro eserinde Gerektirim Oluşturan İlişkilerin İncelenmesi ile Gerektirim- Karşıolgusallık ve Gerektirim-Önvarsayım Karşılaştırmaları yapılmıştır.
Türkiye Türkçesi ağızlarında ölüm kavram alanına ait söz varlığı
Bir dilde, aynı yer ve zaman diliminde dilin konuşurları arasında konuşma farklılıkları bulunması doğaldır. Seslik farklılıklar başta olmak üzere biçimsel farklılıklar, söz varlığı düzeyinde çeşitlenmeler ve hatta bazı durumlarda söz dizimsel farklılaşmalar ağızları oluşturur. Bu noktada ağızlar, bir üst dilin konuşulduğu coğrafyanın daha küçük yerleşim birimlerinde varlığını sürdüren, yazı diline kıyasla birbirinden az çok ayrılan konuşma biçimleri olarak genel itibarıyla tanımlanabilir. Yaklaşık bir asır öncesinde diyalektolojik farkındalığı oluşmaya başlayan Türkiye Türkçesi ağızları üzerine bu zamana değin pek çok araştırma ve çalışma yapılmıştır. Derleme faaliyetlerinin yaygın olduğu bu araştırmalar arasında müstakil bir konu üzerine yapılan ağız çalışmalarının sayısı oldukça azdır. Bu nedenle var olan çalışmalara ek olarak hazırlanan ve "ölüm" temasının esas alındığı bu çalışmada, Türkiye Türkçesi ağızlarında yakın tarihsel süreçte kullanılmış ya da hâlihazırda kullanılmaya devam eden ölüm kavram alanına ilişkin mevcut söz varlığının dokümantasyonu ve incelemesi yapılmıştır. Var olan çalışmalar esas alınarak derlenen söz varlığı unsurlarının özgün biçimlerine bağlı kalınmış, bunlar ilgili bulundukları başlıklar altında sınıflandırmaya tabi tutulmuştur. Çalışmada yer alan söz varlığı unsurları arasında madde başı olarak verilen sözcükler ve diğer söz varlığı unsurları köken bilgisi itibarıyla araştırılmaya çalışılmış, tarihsel süreç içerisindeki gelişimleri dikkate alınmış ve bu doğrultuda tanım ve izahı yapılarak hemen ardından ağız çalışmalarından temin edilen ilgili bağlamlar alfabetik sırayla sunulmuştur.
Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde bitki adlarının karşılaştırılması
Yüksek lisans tezi dört bölümden oluşmaktadır. Tezin amacı, Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki bitki adlarını yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak benzerliklerinin veya farklılıklarının olup olmadığını tespit etmektir. Çalışmanın birinci bölümünde bitki adı bilimi, bitki adları ve onlarla ilgili adlandırmalar, çalışmalar, güçlükler hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde Latince karşılıkları ile beraber iki dile ait olan sözlüklerden taranıp elde edilen verilerden bir tablo oluşturulmuştur. Ayrıca Azerbaycan Türkçesindeki bitki adları yapı bakımından sınıflandırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesinde fonetik, morfolojik ve semantik açıdan bitki adlarının değerlendirilmesi yer almıştır. Son bölümde Latince karşılığı ile birlikte bitki adları sözlüğü verilmiştir.
Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinde sıfatların anlam açısından karşılaştırılması (2 cilt)
Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesi sıfatlarının anlam açısından karşılaştırılması üzerinde durulmuştur. Bu amaçla iki sözlük kullanılmıştır. Azerbaycan Türkçesi için Azerbaycan Dilinin İzehli Lüğeti adlı 4 ciltlik çalışmanın Türkiye Türkçesine Seyfettin Altaylı'nın yaptığı Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü esas alınmıştır. Türkiye Türkçesi için esas alman sözlük Türk Dil Kurumu'nca 1998'de yayımlanan Türkçe Sözlük'tür. Çalışmada madde başlarını Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü'ndeki sıfatlar oluşturmaktadır. Karşılık olarak Türkçe Sözlük'ten verilen sıfatlarla çalışmamız Azerbatcan Türkçesinden Türkiye Türkçesine bir sıfat sözlüğü niteliğini kazanmıştır. Anlam farklılıklarının madde madde verildiği bölümlerden sonra tablolar halinde verilen sayısal verilerle karşılaştırmanın istatistik yönü oluşturulmuştur. Son bölümde de Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine bir karşılıklar dizini bulunmaktadır.Anahtar Sözcükler : Sıfat, Anlam, Anlambilim, Azerbaycan Türkçesi, Türkiye Türkçesi
Kırgız Türkçesindeki sıfat-fiil ekleri (şekil-anlam-işlev ve Türkiye Türkçesi ile karşılaştırma)
Bu çalışmamızda Kapçak grubu lehçeleri içerisinde önemli bir yere sahip olan Kırgız Türkçesindeki sıfat-fiiller; şekil, anlam ve işlev bakımından incelemeye alınmıştır. Çalışmamız, dilin anlatım ve ifade kabiliyetini ortaya koyma açısından çok önemli görevler üstlenen sıfat-fiillerle ilgili bilgilerin sunulmasıyla ve geçmiş araştırmalarda yer alan tanımlamaların gözden geçirilmesiyle başlamaktadır. Böylece ilk bölümde sıfat-fiil ekleriyle ilgili teorik bilgiler verilerek bilimsel kaynaklardaki farklı bakış açılan gösterilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın sonraki aşamalarında ise çağdaş Kırgız ve Türk edebiyatının önemli simalarından olan Tölögön Kasımbekov, Baydılda Sarnogoyev ve Memduh Şevket Esendal'ın eserlerinden derlenen örnekler kullanılarak sıfat-fiillerin; fiil, isim, sıfat Özellikleri, zarf-fiil ve edat oluşturma kabiliyetleri hakkında ayrıntılı bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra Kırgızcadaki sıfat-fiiller ile Türkiye Türkçesindeki sıfat- fiiller arasında önemli ölçüde bulunan şekil, anlam ve işlev benzerlikleri ve farklılıkları tespit edilmeye çalışılmıştır. Türkiye ve Kırgız Türkçesinde bulunan sıfat-fiil eklerinin; şekil, anlam ve işlev açısından ayrıntılı olarak karşılaştırılması, Çağdaş Türk Lehçelerinin karşılaştırmalı dil bilgisi çalışmalarına ve Türkçenin işlevsel dil bilgisinin hazırlanmasına önemli katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Sıfat-Fiil, Kırgız Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Karşılaştırmalı Dil Bilgisi.
Türkiye Türkçesinde soru sözcükleri
Bu çalışmada, Türkiye Türkçesinde kullanılan soru sözcükleri incelenmiştir. Hangi, kaç, kaçıncı, kim, nasıl, ne, neden, nere, nerede, nereden, nereye, nice, niçin ve niye, Türkiye Türkçesinde kullanılan soru sözcükleridir. Yapısal ve anlamsal boyutlarıyla değerlendirilen soru sözcüklerinin malzemesini, Türkiye Türkçesini temsil eden, farklı yazarlara ait 27 eser oluşturmuştur.Çalışma, beş bölümden oluşmuştur. İlk bölümde yer alan Giriş'in ardından, soru sözcükleri, ikinci bölümde sözcük türü, üçüncü bölümde sözdizimi, dördüncü bölümde anlam bakımından değerlendirilmiştir. Çalışmanın son kısmını ise Sonuç oluşturmuştur.Birinci bölümde, çalışmanın tanıtımı yapılarak konu, kapsam, yöntem ile amaçlar ortaya konmuş; soru kavramı değerlendirilmiş, tümcenin işlevsel sınıflandırmasında sorunun yeri ile sorunun bir bildirmeden ayrıldığı ölçütler üzerinde durulmuştur. Bugüne kadar soru türlerine olan yaklaşımlar sıralandıktan sonra, Türkçedeki soru türleri incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca, geçmişten günümüze soru sözcüklerinin anlamları ve yaşadığı anlam değişimlerini gösteren örnekler verilmiştir.İkinci bölümde, soru sözcükleri, sözcük türü bakımından değerlendirilerek, zamir, sıfat ve zarf işlevinde kullanılışlarına göre sınıflandırılmıştır.Sözdizimsel bakımdan değerlendirilen soru sözcükleri, çalışmanın üçüncü bölümünde yer alır. Bu bölümde soru sözcükleri, fiilimsi grubunda yer alıp almamaları bakımından iki temel gruba ayrılarak incelenmiştir. Soru sözcüğü içeren fiilimsi grubu ayrıca, yükleme ya da fiilimsi grubuna bağlanmaları bakımından iki alt grupta ele alınmıştır.Soru sözcüklerinin anlam özelliklerinin değerlendirildiği dördüncü bölümde, önce, soru sözcüğü içeren tümcelerin bağlamla, dil dışı unsurlarla ve anlamla olan ilişkisi sorgulanmış, ardından soru sözcüklerinin anlamsal işlevleri ele alınmıştır. Bu bölümde soru sözcüklü tümceler, doğrudan ya da dolaylı soru olmaları bakımından iki ana gruba ayrılmıştır. Soru sözcüklü tümceler gerçek ya da sözde oluşlarına göre önce iki grupta, ardından olumlu ve olumsuz anlamları bakımından dört grupta değerlendirilmiştir. Tümcelerin içerdiği anlamlar, bu sınıflandırmanın ardından belirlenmiştir. Soru sözcüklerinin soru anlamı taşımadan çeşitli yapılar ve kalıp ifadeler içinde kullanıldığı görülmüştür. Bu bölümde soru sözcüğü olup da soru anlamı taşımayan kullanımlara da yer verilmiş, şartlı tümcelerdeki soru sözcükleri ile soru sözcüklerindeki sözlükselleşmeler ve deyimselleşmeler değerlendirilmiştir.Çalışmanın beşinci ve son bölümünü oluşturan Sonuç'ta, her bölümde yapılan sınıflandırmalar sonucunda elde edilen sayısal verilerin dökümü yapılmış, soru sözcüklerinin kullanım sıklığı ortaya konmuştur.
Türkiye Türkçesinde anlatım kalıpları
Bu çalışma, taranan metinlerdekilerle sınırlı olmak üzere, Türkiye Türkçesinde, kendilerine özgü nitelikleri ile öne çıkan anlatım kalıplarını belirlemek ve belirlenen kalıpları; kuruluşları, söz dizimi özellikleri ve anlamsal işlevleri açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, söz konusu anlatım kalıplarını belirlemek için, Türkiye Türkçesi Dönemi?nde yazılmış roman, öykü, şiir, tiyatro, deneme, masal, anı, röportaj, gezi yazısı ve söyleşi türlerinden, 50 farklı ismin birer eseri satır satır okunarak taranmıştır. Ayrıca taranan eserlerde, belirlenen kalıbı incelemek amacıyla yeterince örnek bulunmaması durumunda, döneme ait başka eserlerde ve İnternet ortamında serbest tarama yöntemiyle belirlenen anlatım kalıbı örnekleri de çalışmada kullanılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde, çalışmanın konusu, amacı, kapsamı ve çalışmada kullanılan yöntem konusunda bilgiler verilmiş; çalışmada sıkça geçen ?kalıplaşma, anlatım kalıbı, anlamsal işlev? terimlerinin anlamları ve kapsamları üzerinde durulmuş; ?anlatım kalıbı? ile atasözü, deyim, kalıp söz, ikileme ilişkileri irdelenerek anlatım kalıbının genel özellikleri belirlenmiş, tanımı yapılmıştır. Çalışmanın, ?Kuruluşları, Söz Dizimi Özellikleri ve Anlamsal İşlevlerine Göre Anlatım Kalıpları? başlıklı inceleme bölümünde, taranan eserlerde belirlenen 40 anlatım kalıbı, önce içerisinde bulunan değişmeyen ögeye göre, ardından da birçoğunun ortak özelliği olduğu için sözcük tekrarı içerip içermeme durumuna göre sınıflanmış ve kalıpların özelliklerine göre kalıp örneklikleri ve formülleri oluşturulmuştur. Daha sonra her kalıp ?Kuruluşu ve Ögeleriyle İlgili Belirlemeler?, ?Sözcük Öbeği Olup Olmama Durumu ve Söz Dizimi Özellikleri?, ?Anlamsal İşlevi veya İşlevleri? ve ?Aynı veya Benzer Dizilişe Sahip Olup Kalıp Örneği Olmayan Bazı Sözler? biçimindeki alt başlıklar içerisinde incelenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde, incelenen anlatım kalıplarıyla ilgili genel bir değerlendirme yapılarak bu kalıpların genel ve ayırıcı özellikleri, anlamsal işlev çeşitliliği ve taranan metinlerdeki kullanım sıklığı üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Türkiye Türkçesi, kalıplaşma, anlatım kalıbı, anlamsal işlev, sabit veya değişken öge.
Türkiye Türkçesinde gereklilik kipliği
Bu çalışmada, Türkiye Türkçesinde gereklilik kipliği konusu incelenmiştir. Türkiye Türkçesindeki gereklilik işaretleyicilerinin neler olduğu, bu işaretleyicilerin zaman, görünüş gibi dil kategorileriyle ilişkisi, ifade ettikleri farklı kiplik anlamlar, bu anlamları hangi bağlamlarda ne tür ilişkilerle ifade ettikleri, kullanım sıklıkları ele alınmış, yerli ve yabancı kaynaklarda konunun işleniş biçimi betimlenmiştir.Çalışmada; gereklilik işaretleyicileri morfolojik, sözlüksel, morfolojik ve sözlüksel ögelerin birleşmesiyle oluşan morfoloji leksikoloji bağıntılı gereklilik işaretleyicileri olmak üzere üçe ayrılmıştır. Asıl morfolojik gereklilik işaretleyicisi ?mAlI olmakla birlikte çeşitli bağlamlarda ?(y)AcAk, -(X)yor, -(X/A)r, ? (y)A, ?sA biçimbirimlerinin de gereklilik kodladığı görülmüştür. Sözlüksel gereklilik işaretleyicileri farz, farz kıl-, farz ol-, gerek-, gerek, gerek duy-, gerek gör-, gerek kal-, gerekli + ek fiil, gerek ol-, gerek var, icap et-, lâzım, lâzım gel-, lâzım ol-, lüzum, lüzum gör-, lüzum kal-, lüzumlu + ek fiil, lüzum ol- , mecbur, mecbur et-, mecbur hisset-, mecbur kal-, mecbur kıl-, mecbur ol-, mecburiyeti var, şart, şart koş-, şart ol-, zorunlu, zorunlu kıl- sözcüklerinden oluşmaktadır. Morfolojik ve sözlüksel ögelerin birleşmesiyle oluşan gereklik işaretleyicileri -mA gerek-, -mAk gerek-, -mAk gerek, -mA gerek, -sA gerek, -mA icap et-, -mAk icap et-, -mA lâzım, -mAk lâzım, -mA mecbur bırak-, -mAk mecburiyetinde + ek fiil, -mAk mecburiyetinde kal-, -mAk mecburiyeti var, -mA şart, -mAk şart, -mAk zorunda + ek fiil, -mak zorunda bırak-, -mAk zorunda hisset-, -mAk zorunda kal-, -mA zorunlu + ek fiil, -mAk zorunlu + ek fiil, -mA zorunlu ol- yapılarından oluşmaktadır.
Tanıklarıyla tarama sözlüğü'nde deyimler
Bu çalışma, Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü'ndeki deyimleri söz dizimi açısından incelemek ve Türkiye Türkçesinde kullanılıp kullanılmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda söz konusu sözlükte yer alan deyimler incelenmiştir. Çalışma beş ana bölümden oluşmuştur. Çalışmanın giriş bölümünde, amaç, kapsam, yöntem, kuramsal açıklamalar ve sınırlılıklar üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca deyimlerin diğer söz öbekleri ile ilişkileri, deyim-anlatım kalıbı, deyim-atasözü, deyim-ikileme ilişkisi hakkında bilgi verilmiştir. "Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü'ndeki Deyimlerin Söz Dizimi Özellikleri" başlığı altında deyimler söz dizimi açısından sınıflandırılmıştır. "Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü'ndeki Deyimlerin Türkiye Türkçesiyle Karşılaştırılması" başlığı altında deyimler "Türkiye Türkçesinde Kullanılan Deyimler", "Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü'ndeki Deyimlerden Türkiye Türkçesi Söz Varlığında Eş / Yakın / Zıt Anlamda Karşılığı Olan Deyimler", "Türkiye Türkçesinde Kullanılmayan Deyimler" olarak alt başlıklar altında incelenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde, incelenen deyimlerle ilgili ulaşılan sonuçların değerlendirmesi yapılmıştır. Türkiye Türkçesindeki kullanım sayıları üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Tanıklarıyla tarama sözlüğü, deyimler, Türkiye Türkçesi, söz dizimi, anlam.
Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adlarının yapı ve anlam bakımından karşılaştırılması
Bozkır kültürünün kurucusu kabul edilen Türkler, doğayla her zaman iç içe olmuşlar ve doğadaki unsurlara kutsallık atfetmişlerdir. Doğanın bir parçası olan bitkiler de Türkler için önem arz etmektedir. Türk toplumlarının kıvrak zekâlarını, benzetme ve gözlem yeteneğini kullanarak bitkilere isim vermeleri bu önemin bir göstergesidir. Türkler için önemli olan bitkiler üzerine yaptığımız, "Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki Bitki Adlarının Yapı ve Anlam Bakımından Karşılaştırılması'' isimli bu çalışmamızda amacımız, Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adlarını yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak ortak yönlerinin veya farklılıklarının olup olmadığını tespit etmektir. Bunun için öncelikle, çalışmamızda yer alan Kazak Türkçesine ait bitki adları basit, türemiş ve birleşik olarak üçe ayrılmıştır. Basit, türemiş ve birleşik olarak üçe ayrılan bu bitki adları hem yapı bakımından hem de anlam bakımından derinlemesine incelenmiş, yapı ve anlam bakımından çeşitli başlıklar oluşturulup bitki adları bu başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Bunların yanı sıra tezimizde Kazak Türkçesinde bitki adlarıyla oluşturulmuş atasözlerine, bilmecelere ve bitki adları için oluşturulmuş dolaylamalara da yer verilmiştir. Daha sonra Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki bitki adları hem yapı bakımından hem de anlam bakımından karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmada geçen bitki adlarının ve onları oluşturan kelimelerin sözlüğüne de tezimizde yer verilmiştir. Tüm bunlar yapılırken kaynak tarama, Kazak Türkçesindeki kaynakların çevirisi, tasnifi ve fişlenmesi, Türkiye Türkçesindeki kaynakların tasnifi ve fişlenmesi gibi yöntem ve tekniklere başvurulmuştur. Bu çalışmamızla yaşayan bu iki Türk lehçesine ve bunlarla ilgili yapılacak çalışmalara katkıda bulunulacağı düşünülmektedir. Ayrıca bu çalışmamızın, sadece dil bilgisel olarak değil kültürel olarak da bu iki Türk lehçesine katkılar sağlayacak nitelikte bir kaynak olacağına inanılmaktadır.
İzmir ili bayındır ilçesi ağzı
Bayındır ilçesinin yerel ağız özelliklerinin incelendiği bu çalışma, Giriş dışında, Dil incelemesi, Metinler ve Sözlük olmak üzere üç bölüm olarak tasnif edilmiştir. Giriş kısmında, araştırmanın konusu, amacı, alanı ve yöntemi açıklanmış, Bayındır'ın tarih ve coğrafyası ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bayındır'ın tüm köylerine gidilerek tamamlanan alan araştırmasının ardından elde edilen verilerle oluşturulan Dil incelemesi, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Cümle Bilgisi ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Üçüncü bölüm ise Sözlük'tür. Bu kısımda, hem metinlerden tespit edilen hem de metin dışı bilgi olarak kaydedilen kelimeler, cümle örnekleriyle birlikte verilmiştir. Leylâ Karahan'ın Anadolu ağızlarını Doğu Grubu, Kuzeydoğu Grubu ve Batı Grubu ağızları olarak yaptığı tasnif göz önüne alındığında Bayındır ilçesi ağızlarını, Batı grubu ağızlarının I. alt grubuna dahil etmek gerekmektedir. Yöre ağızlarında, şimdiki zamanı ekleri–(I)yo / – (I)yò, -(I)yI ve –(I)yoru /-(I)yırı'dır. Bu ekler, ağız bölgelerinin belirlenmesinde etkili olmuş ve ilçe ağızları üç ana ağız bölgesine ayrılmıştır.
Safiye Erol'un Ciğerdelen ve İsmail Şıhlı'nın Deli Kür romanlarının karşılaştırmalı söz dizimi incelenmesi
Çalışmamız Safiye Erol`un Ciğerdelen ve İsmail Şıhlı`nın Deli Kür romanlarından hareketle Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesinin söz dizimi açısından karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Birinci bölüm olan "giriş" bölümünü çalışma süresince yapılanlar, çalışmanın konu, amaç, kapsam, yöntem, kısıtlıklar, Deki Kür ve Ciğerdelen eserlerinin özeti, Deli Kür ve Ciğerdelen romanları hakkında, Safiye Erol ile İsmail Şıhlı hakkında, sözdizimi hakkında bilgi kapsamıştır. Ardından Safiye Erol ve İsamail Şıhlı tanıtılıp; edebi kişilikleri ve eserleri hakkında bilgi verilip Ciğerdelen ve Deli Kür hakkında açıklamalar yapılmıştır. İnceleme bölümünü kelime grupları ve cümle çeşitleri oluşturmaktadır. Kelime grupları incelenmiş, eserlerden örnekler seçilmiş, sonra Azerbaycan Türkçesi ileTürkiye Türkçesi karşılaştırılmıştır. Öncelikle, cümle ögeleri başlığı altında, yüklem, özne, nesne, yer tamlayıcısı ve zarf açıklığa kavuşturulmuştur. Bu bölümde Ciğerdelen ve Deli Kür`de bulunan kelime grupları ve cümle çeşitleri eserlerden alıntılar yapılarak gösterilmiştir. Daha sonra, cümlenin çeşitleri, anlamlarına göre, yapılarına göre, yüklemin yerine göre, yüklemin türüne göre alt başlıklarında incelenmiş, eserden örnekler seçilerek açıklanmıştır. Azerbaycan Türkçesi ileTürkiye Türkçesi karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular verilmiştir. Eserlerdeki kelime grupları ve en çok hangi kelime gruplarının kullanıldığı, eserdeki cümle çeşitleri ve en çok hangi cümle çeşitlerinin kullanıldığı gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: Ciğerdelen, Deli Kür, söz dizimi, cümle.
Kontrastive analyse des Türkischen gerundiums und dessen reflexion im Deutschen
The focus of this work is a contrastive analysis and a structured overview of the various functions of the gerund in Turkish and their use in German. Using semantic and syntactic aspects, the aim of the thesis is to show the linguistic means by which the meanings of the gerunds in German can be expressed equally. Furthermore, the empirically obtained results should reflect the problem area of the transfer of a verb adverb construction from Turkish into German. With the help of the analysis of the test persons, the identified language problems are examined in detail and clarified on the basis of the theoretical preparatory work. The types of errors are analyzed and explained with regard to semantics and syntax. Based on this, didactic considerations for better communication for foreign language teaching at university institutions are worked out.
Azerbaycan Türkçesinde örtmeceler ve Türkiye Türkçesi ile karşılaştırmalı çalışma
Tabular toplumda var olan yasaklar olup tarihi çok eski zamanlara dayanmaktadır. Bu yasakları dile getiren, toplum içinde kullanımını kolaylaştıran kelimeler ise örtmece başlığı altında yer almaktadır. Örtmece kelimeler yasak sayılan tabuların yerine kullanılmaya hizmet etse de zamanla toplumun kültürel inkişafı bu akışı değiştirmiştir. Günümüzde artık örtmece ifadeler sadece tabuların yerine kullanılmayıp aynı zamanda nesneleri, olayları daha da güzel ifade etmeye hizmet ederek dilimizi güzelleştirmiştir. Bu çalışma üç bölümden oluşmakta olup Azerbaycan ve Türkiye Türkçesindeki güzel adlandırmalar ele alınmıştır. Tezin giriş bölümünde Azerbaycan Türklerinin dili, tarihi, kültürü, dini yapısı hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Daha sonra güzel adlandırma terimi açıklanmış, genel bir bilgi verildikten sonra çalışmanın konusu, amacı, kullanılan malzeme ve yöntemler bildirilmiştir. Çalışmaya tabu kavramı ile başladık; daha sonra tabunun kökeni, türleri, tabu hakkında yapılan çalışmalar ve edinilen fikirleri göz önünde bulundurduk. Aynı zamanda bu kavramın ortaya çıkmasını şartlandıran nedenleri ele aldık. Bu başlıklardaki incelemelerden sonra örtmece sözlerini tanımladık. Bu kelimelerin ortaya çıkış nedenlerine değinerek, tabu ve örtmece arasındaki ilişkini açıkladık. Aynı zamanda örtmece türlerinden bahsederek güzel adlandırma ve kötü adlandırma terimlerini ve kullanım amaçlarını açıkladık. Yapısal olarak örtmeceleri inceledik. Üçüncü bölümde Azerbaycan Türkçesinde tabu ve örtmecelerle ilgili yapılan araştırmaları ve örtmece sözlerin konulara göre tasnifini inceledik. Sonuç bölümünde çalışmanın önemini ve toplamış olduğumuz örtmece örneklerini sözlük olarak sunduk. Anahtar Kelimeler: Örtmece, Azerbaycan Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Tabu
Türkiye Türkçesi ağızlarında ünlü değişenleri
Türkiye Türkçesi Ağızları gelişen teknoloji, eğitim seviyesinin artması ve büyük kent kültürlerinin ufak bölgesel nüansları tahrip etmesiyle gün geçtikçe silinip giderken bir yandan da yukarıda sayılan nedenlerden dolayı yeni ağızlarda meydana gelmektedir. Araştırmada eşzamanlı bir yöntemle son 40 yılda yapılmış araştırmalardan faydalanılarak Türkiye Türkçesinin Ağızlarının Ünlü Değişenleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Türkiye Türkçesinin genel sesbilgisi hakkında bilgi verilmiştir. Farklı araştırmacılar tarafından Ölçünlü Türkçede bulunan sesler hakkında farklı görüşlerden bahsedilmiştir. Ardından Türkiye Türkçesi Ağızlarındaki ünlü varlığı ortaya konulmuştur. ardından bu değişenler Türkiye siyasi haritası üzerinde illere göre gösterilmiştir. Sonraki bölümde illere göre her bir değişen için tablolar hazırlanmıştır. Çalışmanın sonunda ünlülerle ilgili genel sayılar verilmiş bazı tartışmalı noktalar üzerinde durulmuştur.
H. 922 tarihli Adāb-ı Menāzil nüshasının çevriyazılı metni ve eserdeki Türkçe birleşik fiillerin yapı ve anlam incelemesi
H. 922 Tarihli Ādāb-ı Menāzil Nüshasının Çevriyazılı Metni ve Eserdeki Türkçe Birleşik Fiillerin Yapı ve Anlam İncelemesi adını taşıyan bu çalışma, söz konusu Ādāb-ı Menāzil nüshasının çevriyazılı metninin oluşturulması ve eserdeki Türkçe birleşik fiillerin yapı ve anlam incelemesi esası üzerine kuruludur. Çalışma; Giriş, İnceleme, Metin, Sonuç ve Sözlük bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, ilk olarak araştırmanın konusu, önemi, amacı ve yöntemi üzerinde duruldu. Daha sonra Ādāb-ı Menāzil ve müellifi hakkında bilgi verildi. İnceleme bölümünün başında birleşik fiil konusunda araştırmacıların yaptıkları tanım ve tasnifler ile ileri sürdükleri görüşler aktarılarak bunlarla ilgili bir değerlendirme yapıldı. İnceleme bölümünün devamında Ādāb-ı Menāzil'deki Türkçe birleşik fiillerin sınıflandırılması ile yapı ve anlam incelemesine yer verildi. Eserdeki Türkçe birleşik fiiller; isim+fiil kuruluşlu birleşik fiiller, fiil+ fiil kuruluşlu birleşik fiiller, fiilimsi+fiil kuruluşlu birleşik fiiller ve anlamca kaynaşmış-deyimleşmiş birleşik fiiller olarak sınıflandırıldı. Yapılan sınıflandırmada hem yapı hem de anlam dikkate alındı. Her başlık altında, eserdeki o gruba giren Türkçe birleşik fiillerin tamamı verilerek, bunların yapı ve anlam özelliklerine değinildi. Metin bölümünde Ādāb-ı Menāzil'in çevriyazılı metni yer almaktadır. Sözlük bölümünde ise, Ādāb-ı Menāzil'deki Türkçe birleşik fiillere ve anlamlarına yer verildi. Sonuç bölümünde, eser ve müellifi hakkında yapılan kısa değerlendirmenin yanı sıra eserdeki Türkçe birleşik fiillerin yapı ve anlam özelliklerine dair inceleme sonuçlarına yer verildi. Ādāb-ı Menāzil kadınlar için yazılmış bir ahlak, öğüt ve dinî bilgiler kitabıdır. Eser, üzerinde durulan her konuya dair ayet ve hadisler ile hikâye ve menkıbeler içermektedir. Ādāb-ı Menāzil oldukça zengin bir Türkçe birleşik fiil söz varlığına sahiptir. Özellikle anlamca kaynaşmış-deyimleşmiş birleşik fiiller eserde çokça kullanılmıştır. Eski Anadolu Türkçesi Dönemi'nin sonları ile Osmanlı Türkçesi Dönemi'nin başlarında yazılan Ādāb-ı Menāzil, Türkiye Türkçesi araştırmalarına pek çok yönden malzeme sunacak önemli bir eserdir.
Muzaffer İzgü'nün öyküleri örnekleminde Türkçede özne türleri
Bu çalışmanın konusu, Muzaffer İzgü'nün öyküleri örnekleminde özne ve özne türleridir. Çalışma; Giriş, Kuramsal Açıklamalar ve İlgili Çalışmalar, Yöntem, Bulgular, Sonuç ve Öneriler olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın amacı, önemi ve sınırlılıkları ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Kuramsal Açıklamalar ve İlgili Çalışmalar bölümünde özne kavramının tanımına, araştırmacıların özne ile ilgili düşüncelerine ve özne türleri ile ilgili tartışmalara yer verilmiştir. Bu düşünceler ışığında Muzaffer İzgü'nün öykülerinde özne türleri; çatı ilişkisi bakımından, durum ekleriyle ilişkisi bakımından ve göstergebilim bağlamında olmak üzere üç başlık altında ele alınmıştır. Çalışmada nicel ve nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bulgular bölümünde Muzaffer İzgü'nün üç öykü kitabından hareketle özne türleri incelenmiş ve örnekleri verilmiştir. Muzaffer İzgü'nün öykülerinde sık kullanılan özne türleri tespit edilmiştir. Sonuç ve Öneriler bölümünde incelenen bulgularla ilgili sonuçlara ve özne ile ilgili araştırmalar için önerilere yer verilmiştir.
Türk lehçelerinde birleşik fiillerin karşılaştırmalı bir incelemesi (Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi, Özbek Türkçesi)
Bu çalışmada Türk lehçelerinde birleşik fiiller yapı, işlev ve anlam gibi farklı açılardan incelenmiştir. Bunun için karşılaştırmalı bir yöntem seçilmiştir. Türk dilinin üç farklı kolundan (Oğuz, Kıpçak, Karluk) lehçeler seçilmiş ve karşılaştırılmıştır. Bu lehçeler Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi ve Özbek Türkçesi'dir.Çalışmada önce birleşim kavramı, eylem ve eylem öbekleri konularına değinilmiş ve sonra da genel olarak bu lehçeler hakkında bazı bilgiler verilmiştir. Bunun yanında, birleşik fiiller konusundaki görüşlere ve üç lehçede birleşik fiillerin yapısı hakkında yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Araştırmalardaki görüşlere ek olarak, bu lehçelerin bazı yazılı materyalleri taranarak, yapı ve işlevlerine göre sınıflandırması yapılmıştır.Çalışmanın sonunda Kazak ve Özbek Türkçeleri arasında Türkiye Türkçesi'nden daha fazla benzerlikler bulunmuştur. Bununla birlikte, üç lehçe arasında da bazı benzerlikler bulunmaktadır. Diğer bir önemli özellik de Türkiye Türkçesi'ndeki birleşik fiil sayısıdır. Türkiye Türkçesi'ndeki birleşik fiil sayısı diğer iki lehçedekinden daha azdır. Bunun nedeni, Türkçede dilbilgiselleşmenin ileri derecede olmasıdır. Türkçede ?yorı-? gibi bazı müstakil fiiller dilbilgiselleşme sonucunda ek haline dönmüştür. Bu müstakil fiil, Türkçede ek olarak ?-yor? haline dönerken, Kazak Türkçesi'nde ?jür-?, Özbek Türkçesi'nde ise ?yür-? olarak kullanılmaya devam etmektedir.Bu çalışmanın diğer Türk lehçelerindeki birleşik fiiller ve incelenecek diğer konular için yararlı olacağını umarım.
Kazak Türkçesinde fiilin istemi: Valenz
Bu çalışmada Kazak Türkçesindeki bazı fiiller istem açısından değerlendirilmiştir. Öncelikle tamlayıcılar ve istemle ilgili yabancı ve yerli kaynaklı bilgiler verilmiş, sonra bu bilgiler ışığında inceleme kısmına geçilmiştir.Çalışmamızda kullanılan fiiller Äbdijemil Nurpeyizov'un ?Imırt? isimli romanından ve Kazak Türkçesi-Türkiye Türkçesi Sözlüğündeki örneklerden yaptığımız fişlemelerde karşımıza çıkan fiillerdir.İnceleme kısmında bizden önceki çalışmalardan farklı bir yol izlenmiştir. Bizden önceki çalışmalarda tespit edilen fiiller ya alfabetik sırayla verilmiştir ya da fiilin aldığı istem sayısına göre sıralanmıştır. Biz bunlardan farklı olarak; tespit ettiğimiz fiilleri yorumlama yoluna gittik.Öncelikle fiillerimizi Oluş, Kılış ve Durum fiilleri olarak sınıflandırdık. Daha sonra bu sınıflardaki fiillerin yakın anlamlı olanlarını bir araya getirdik. Bu yakın anlamlı gruplara anlam yakınlığına göre tek bir anlam verdik ve bu ortak anlama dayanarak yorumlamalara gittik. Bu yorumlamalar içinde Kazak Türkçesi ile Türkiye Türkçesinin karşılaştırmaları da mevcuttur. Karşılaştırmalar istem boşluklarının belirlenmesi şeklinde olmuştur. Eğer doldurulmamış istem boşlukları varsa bunlar Kazak Türkçesinden başka örneklerle doldurulmuştur. Kazak Türkçesinde örnek bulunamadıysa Türkiye Türkçesi mantığıyla doldurulmaya çalışılmıştır.Sonuç olarak bir fiil tablosu hazırlanıp fiillerin örneklerde aldığı ve Kazak Türkçesinde muhtemelen alabileceği hal ekleri gösterilmiştir. Buradaki muhtemel ekler sadece Kazak Türkçesinde örneği bulunabilmiş eklerdir.