Yerel seçimler
54 theses under this subject heading
Kişisel marka yönetimi: Yerel seçimlerde seçmenlerin kişisel marka algısı ile ilgili Adana ilinde bir uygulama
İşletme biliminin işlevlerinden olan pazarlama kavramı, yaşadığımız dünyada sadece ticari alan ile kısıtlı kalmamış; birçok alanda uygulanan bir kavram haline gelmiştir. Bu alanlardan bir tanesi de politika olmuştur. Günümüzde seçmenlerin oy verme eylemlerinde, adayların genel özelliklerinin (kişisel değerler, yönetim becerileri, iletişim becerisi, kişisel farkındalık, kişilik, kişisel imaj, hedefler, fiziksel görünüş, eğitim, geleceğe dair projeler, ideoloji, hemşericilik) etkili olduğu birçok yerde tartışma konusu olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, vatandaşlara en yakın olan yerel yönetimlerin belirlenmesinde yani yerel seçimlerde, genel seçimlere göre aday kavramının daha ön planda olmasından kaynaklı olarak, adaya ait kişisel marka algısı ve kişisel marka yönetimi kavramlarının seçmen tercihine olan etkisini bağımlı ve bağımsız değişkenler kullanarak incelemektir. Araştırmanın sonucuna göre, seçmenlerin genel olarak adayın geçmişine, yaşam tarzına, yerel yönetim deneyimlerine, kişilik ve liderlik özelliklerine, aynı zamanda adayın imajını oluşturan unsurlara (fiziki görünüş, itibar, siyasi progaganda, sosyal medya kullanımı) daha fazla önem verdikleri, hemşerilik ya da mesleki başarı hususlarına daha az önem verdikleri görülmüştür. Ayrıca kişisel marka belirleyicilerine verilen önemin seçmenlerin demografik özelliklerine göre farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Marka, kişisel Marka, kişisel marka algısı, kişisel imaj, yerel seçim
Politik pazarlama uygulamalarının İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimleri üzerindeki etkisi: 1994-2019 dönemi
Modern çağın getirdiği dinamizm, toplumlarda olduğu gibi siyasal yaşamı da etkilemekte ve bu dinamizmin sonucunda oluşan yenilikler, siyasete yön vermektedir. Siyasal yaşamda yer alan aktörlerin seçmenlere yönelik mesajlarını iletirken kullandıkları iletişim araçları ve seçmenlere verdikleri mesajların içerikleri, seçim başarısına etki eden unsurlar arasında sayılmaktadır. Dolayısıyla, liderler ve adayların konuşmalarında politik pazarlama uygulamalarına yönelmesi, siyasal yaşamda başarıya ulaşmanın bir yolu olarak görülmektedir. Siyasal yaşamda yeni kullanılan bir kavram olarak politik pazarlamada amaçlanan, politik tüketici davranışını yönlendirerek siyasal başarının kazanılması için politik pazarlama karması elemanlarının aktif olarak kullanılmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda izlenmesi gereken yol, siyasal çalışmaların politik tüketici olarak tanımlanan seçmenlerin ihtiyaç, talep ve beklentilerini yansıtacak doğrultuda tasarlanmasıdır. Dolayısıyla politik tüketici davranışına yönelik yapılan politik pazar araştırmasından elde edilen sonuçların doğru bir şekilde analizinin yapılması ve uygulanacak olan bütün politik faaliyetlerin o yönde belirlenmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Çalışmanın amacı, 1994 İBB Başkan Adayı Recep Tayyip Erdoğan ve 2019 İBB Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun adaylıklarının açıklandığı tarihten seçimlere kadar geçen süre içerisinde merkez medyada yer alan yazılı basında yaptıkları konuşma içeriklerinin içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek politik pazarlama karması açısından değerlendirilmesi ve İBB Başkanlığı görevini kazanan iki adayın politik tüketici tercihini kazanırken seçmenlere verdikleri mesajların incelenmesidir. İBB Başkanlığı için göreve talip olan iki adayın adaylıklarının duyurulmasından itibaren seçimlere kadar yaptıkları konuşmalar, çalışmada içerik analizi yoluyla incelenmektedir. Anahtar Kelimeler: Ürün-Satış-Pazar Odaklı Politik Mamuller, Politik Pazarlama, Politik Pazarlama Karması, Politik Tüketici, Politik Tüketici Davranışı, Siyaset Tasarımı, İçerik Analizi, Politik Pazarlamada Lider, İstanbul Büyükşehir Belediyesi.
Türkiye'de yerel seçimler ve iletişim stratejileri: 2019 İstanbul seçimleri örneği
Sosyal bilim dallarından olan "siyaset" ve "iletişim" insanı ve onun toplumla olan ilişkilerini düzenleme ortak amacına sahiptir. İki ayrı disiplin olan siyaset ve iletişimin bir arada kullanımı şüphesiz ki bu amaca ulaşmada daha etkilidir. 1950'den günümüze kadar yapılan yerel seçimlerde kullanılan siyasal iletişim araçları partilerin halka ulaşmalarına yardım etmiş ve onları kendilerine bağlamıştır. Siyasal iletişimin Türk siyasetinde kullanımının boyutlarını ve etkilerini incelemek amaçlı yapılan bu çalışmada konunun literatürde ele alınış şekillerini görmek amaçlı literatür taraması yapılarak 2019 İstanbul Seçimlerinde siyasal iletişimin kullanımını irdelemek amaçlı nitel araştırma teknikleri ve veri karşılaştırma teknikleri kullanılmıştır. Cumhur İttifakı'nın İstanbul belediye başkan adayı Binali Yıldırım'ın ve Millet İttifakı İstanbul belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyalarının başından itibaren izledikleri seçim stratejileri ve siyasal iletişimi kullanma yöntemleri ve bunların etkileri incelenmiştir. Adayların resmi sosyal medya profilleri incelenmiş yaptıkları paylaşımlar ve bu paylaşımların aldığı etkileşimler değerlendirilmiştir. Türkiye'de Twitter platformu kullanıcılarının yaş ortalamaları dikkate alındığında daha çok genç nüfusun etkin bir şekilde bu platformu kullanıyor olması ve sosyal medya paylaşım platformları arasında sıklıkla kullanılan platformlar sırasında Twitter'ın üçüncü sırada yer alması nedeniyle adayların daha çok bu platform üzerindeki paylaşımları mercek altına alınmıştır. Yapılan araştırmada adaylar tarafından paylaşılan twitler ve bu twitlerin aldığı etkileşimler değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmelerin sonucunda adayların siyasal iletişim aracı olarak sosyal medyayı kullanmalarının özellikle ilk defa oy kullanacak genç nüfus üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Siyasal pazarlama bağlamında sosyal medyanın yerel seçimlerde kullanımı: İstanbul seçimleri örneği
Gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri ile birlikte her alanda olduğu gibi siyaset ve pazarlama disiplinlerini aynı çatı altında birleştiren siyasal pazarlama alanında da bir değişim ve dönüşüm yaşanmış ve siyasal pazarlamanın önemi giderek artmaya başlamıştır. Partiler ve siyasi aktörler seçmene ulaşabilmek, seçmenle doğrudan iletişim kurabilmek ve seçim sonucunda başarı sağlayabilmek amacıyla çeşitli siyasal pazarlama faaliyetlerinde bulunmaktadırlar. Sosyal medya karşılıklı etkileşim, katılım, kitlesizleştirme ve eş zamansızlık, gibi temel özellikleri göz önünde bulundurulduğunda siyasal pazarlama bağlamında vazgeçilmez bir mecra olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada ve ülkemizde internet ve sosyal medya kullanıcı sayısının giderek artması, bunun yanında kullanımının kolay olması ve maliyet gerektirmeyen yapısı nedeniyle bu mecraların özellikle seçim dönemlerinde siyasi aktörler tarafından sıklıkla kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Bu bağlamda çalışmada; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri sürecinde Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım ve Millet İttifakı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar, sosyal medya kullanırken izledikleri stratejiler ile seçim sonuçlarında aldıkları oy oranları arasındaki bağlantının incelenmesi; bunun yanında literatürde bugüne kadar yapılan çalışmalardan farklı olarak seçimin iki aday arasında tekrarlanmasıyla adayların her iki seçim öncesi sosyal medya paylaşımları analiz edilerek konu dağılımına göre iki seçim arasında paylaşımda bulundukları konularda farklılık olup olmadığı, hangi seçimde hangi konulara daha fazla ağırlık verildiği, vurgulanan konularda ne gibi değişiklikler olduğunun tespiti amaçlanmıştır. Adayların; 31 Mart 2019 tarihli seçimde 03 Mart 2019 ile 30 Mart 2019 tarihleri arasındaki 27 gün, 23 Haziran 2019 tarihli tekrarlanan seçimde ise 07 Mayıs 2019 ile 22 Haziran 2019 tarihleri arasındaki 47 gün içerisinde, Twitter hesaplarından yapmış oldukları paylaşımları içerik analizi ile incelenerek değerlendirilmiştir. Çalışma; adayların Twitter, Facebook ve Instagram paylaşımlarının aynı olmasından dolayı tekrara düşmemek adına sadece etkin olarak kullandıkları Twitter paylaşımlarını kapsamaktadır. Adayların belirlenen tarihler arasındaki Twitter paylaşımları Nvivo nitel veri analiz programına, Ncapture ile aktarılmış ve 17 kategori altında kodlanmıştır. Çalışmada veriler, sayısal olarak frekans ve yüzde analiziyle, konuları açısından ise kategorisel analiz ile nicel ve nitel olarak incelenmiştir. Sonuç olarak adayların siyasal kampanyalarında sosyal medyayı aktif olarak kullandıkları fakat sosyal medyanın çift yönlü iletişim imkânlarından yeterince faydalanmadıkları, adayların sosyal medyayı genel olarak proje ve vaatlerini paylaşma, etkinliklerini duyurarak seçmeni yapılacak etkinlikler konusunda bilgilendirme, gerçekleştirdikleri etkinliklere ve bu etkinliklerden sonra, seçmeni harekete geçirecek paylaşımlarda bulunma amacıyla kullandıkları söylenebilir. Ayrıca adayların sosyal medya kullanım pratikleri, paylaşımlarının içerikleri ve seçim sonucunda alınan oy oranları arasında çok önemli farkların olmadığı görülmektedir. Çalışmadan çıkan sonuca göre; siyasal pazarlama aracı olarak sosyal medyanın başarılı bir şekilde kullanımının seçimi kazanmada tek başına yeterli olmadığı fakat olumlu yönde etkide bulunabileceği yorumu yapılabilir.
Demokrat Parti döneminde CHP'nin İzmir örgütlenmesi ve seçimler
Türk siyasi tarihinde önemli bir konuma sahip olan İzmir, 14 Mayıs 1950 milletvekili genel seçimleri ve 3 Eylül 1950 mahalli seçimleri neticesinde, genel ve yerel idaredeki temsiliyet hakkını on yıl süreyle Demokrat Parti'nin ellerine bırakmıştır. 14 Mayıs 1950 seçimleri sonrası CHP İzmir il örgütünde yaşanan yeniden yapılanma sürecinde ise, 27 Mayıs 1950 askeri müdahalesine dek uzanan yeni bir yönelim ortaya çıkmış ve bu süreçte yaşanan gelişmeler, Türk siyasi hayatında kayda değer izler bırakmıştır.Bu noktada, ?Demokrat Parti Döneminde CHP'nin İzmir örgütlenmesi ve Seçimler? isimli tez çalışması, Türk siyasi tarihi içerisinde yerel teşkilatlanmaların en yoğun faaliyet dönemi yaşadığı 14 Mayıs 1950 seçimlerini başlangıç temel alıp, iktidar koltuğunu muhalefete devreden tek parti iktidarının mahalli teşkilatlanma sahalarından biri olan İzmir örneğini incelemiştir.Çok partili siyasi hayata geçiş sürecine dek İzmir'in siyasi profilinin aktarıldığı giriş bölümünün ardından, CHP il örgütünün iktidardaki son faaliyetlerine değinilmiş, muhalefet sürecinde yaşanan gelişmeler; genel ve mahalli seçimler ile teşkilat kongreleriyle bağlantılı aktarılmış, 27 Mayıs 1960 askeri darbesine giden süreçte yaşananlar ve darbenin İzmir siyasi hayatına etkileri ile tez çalışması sonlandırılmıştır.
Siyasal pazarlamada sosyal medyanın rolü: 31 mart 2019 Ankara yerel seçimleri üzerine bir araştırma
Gelinen zaman diliminde iletişim araçları ve işlevlerinin gelişmesi ile farklı toplumsal kesitleri bir araya getiren yeni bilgi iletişim teknolojilerine yönelimler artmış olup, bu gelişmeler sosyalleşmede boyut ve kapsam değişikliğine yol açmıştır. Bu kapsam değişikliğinin getirdiği bir aygıt olarak sosyal medya, iletişim dünyasında toplum-devlet-birey-sivil toplum–doğa vd. ekseninde sosyal ilişkilere yön veren ya da etki eden bir olgu olarak karşımızdadır. Bu yönüyle, sosyal medya araçları da günlük yaşamın tüm gerçekliklerine yönelik belirleyici ve yönlendirici bir unsur olarak geniş çapta bir etki alanına sahiptir ve tüm sosyal yaşamı çepeçevre kuşatmıştır. Bu araştırmada, sosyal medya kavramı ile siyasal pazarlama alanında ilişki incelenmiş olup, tezin konusu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Mansur Yavaş ve Mehmet Özhaseki'nin sosyal medya kullanımının adayların siyasal pazarlama faaliyetlerine etkisi üzerine içerik analizidir. Araştırmada siyasal pazarlama ve sosyal medyaya ilişkin kavramsal çerçeve çizildikten sonra 2019 Ankara Belediye Başkanlığı seçim sürecinde Millet İttifakı adayı Mansur Yavaş ve Cumhur İttifakı adayı Mehmet Özhaseki'nin olan 3-30 Mart 2019 tarihleri arasında resmi Twitter hesapları üzerinden yürüttükleri söylemlerinin içerik analizi yürütülmüştür. Bu yönüyle, tez, ana problem olarak, Türkiye'nin başkenti ve bir metropol kent olan Ankara ilindeki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yarattığı sosyal ve siyasal etkiler çerçevesinde, adayların sosyal medya (Twitter) kullanımının, siyasal pazarlama faaliyetlerine etkisi oldu mu?" sorusuna cevap aramaktadır. Yakın dünya tarihi göz önüne alındığında kitle hareketine yol açma kabiliyeti ve siyasal pazarlamada etkin şekilde kullanılan sosyal medya araçlarından biri olması dolayısıyla adayların sadece Twitter söylemleri dikkate alınmıştır, tekrara düşüldüğü için adayların Facebook, Instagram, Youtube … gibi sosyal medya hesapları araştırmaya dahil edilmemiştir. Bulgular üzerinde nitel bir analiz türü olan içerik analizi yapılmıştır. Adayların bu tarihler arasındaki tweetleri (metin ve görsel öğeler dahil) Maxqda 2020 programı üzerinden incelenmiş, 20 ketagoride kodlama yapılmıştır. Sonuç olarak her iki adayın da sosyal medyanın imkanlarını kısıtlı olarak değerlendirdiği tek yönlü iletişim imkanlarını (içerik üretme) iyi değerlendirmekle beraber karşılıklı etkileşim bazlı mention, reply, alıntılama … gibi seçeneklere çok az başvurdukları tespit edilmiştir. Bununla beraber seçim başarısı elde eden adayın seçimde başarısız olan adaya göre sosyal medyayı daha az aktif kullandığı tespit edilmiş ve çalışma sonucunda sosyal medyanın seçim seyrine etkilerinin olduğu ancak tek başına sosyal medya kullanımının seçim başarısını elde etmede yetersiz olduğu ortaya konmuştur.
Yerel seçimlerde parti ittifakları, siyasal bilgi ve seçmen tercihi: Eskişehir örneği
16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu sonrası yapılan hukuksal düzenlemelerle birlikte ittifak kavramı yeni bir anlayış tarzıyla seçmen karşısına çıkmıştır. Bu çerçevede ittifak kavramının yerel seçimlerde seçmenlerin siyasal tercihine olan etkilerini belirlemek amacıyla 31 Mart 2019 yerel seçimleri örnek olay incelemesi olarak ele alınmıştır. Çalışmada alan araştırması yöntemi esas alınarak, anket tekniğine dayalı bilimsel veri toplama araçları kullanılmıştır. Yapılan alan araştırması, 15 Mayıs-30 Haziran 2019 tarihleri arasında Eskişehir kent merkezinde gerçekleşmiştir. Anket uygulamasında seçmen vasfına sahip olan 900 kişilik bir örneklem grubuna ulaşılmıştır. Elde edilen anket verileri SPSS paket programı kullanılarak sistematik bir şekilde analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre; Eskişehir seçmeninin, genel anlamda seçim ittifaklarına karşı bakış açısının olumlu olduğu; ancak hali hazırda bulunan ittifakların dışında yeni siyasi ittifak bloklarının kurulmasına sıcak bakmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında kent seçmeninin, yerel seçimlerde oy kullanırken, parti ve ittifak grubundan ziyade daha çok belediye başkan adaylarının kim olduğunu önemseyen bir yapıda olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Seçmen, Seçmen Tercihi, Seçim İttifakları, Yerel Seçimler, Eskişehir'de Seçmen Tercihi
Yerel seçimlerde seçmenlerin oy verme kararlarında etkili olan siyasal faktörlere ilişkin bir araştırma: Ankara örneği
Yerel Seçimlerde Seçmenlerin Oy Verme Kararlarında Etkili Olan Siyasal Faktörlere İlişkin Bir Araştırma: Ankara Örneği.? adlı bu araştırma parti imajı, aday imajı ve bilgilenme kaynaklarının seçmenlerin tercihleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Ankara'da Altındağ, Çankaya, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle ilçelerinden seçilen üçer mahallede tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 546 kişi araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma verilerinin toplanmasında, yüz yüze görüşme yoluyla anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket formu ?seçmenlere ilişkin demografik bilgiler?, ? seçmenlerin aday imajına yönelik görüşleri? , ?seçmenlerin parti imajına yönelik görüşleri? ve ?seçmenlerin bilgilenme kaynaklarına yönelik görüşleri? bölümlerinden oluşmaktadır. Likert tipi cümlelerle verilen yanıtlar puanlanmış, faktör analizi yapılarak faktör yük değeri 0.30'un altında olan cümleler hesaplamalara dahil edilmemiştir. Anket formunun güvenirlini test etmek için iç tutarlılık katsayısı Cronbach Alpha? hesaplanmıştır. Araştırmada seçmenlerin aday imajına yönelik görüşleri, parti imajına yönelik görüşleri ve bilgilenme kaynaklarına yönelik görüşlerine ilişkin olarak cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine bağlı farklılıkların belirlenmesi için t-testi uygulanmıştır. Araştırmada ayrıca cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu, ilçe ve siyasal görüş değişkenlerine bağlı farklılıkları belirlenmesi için Tek Yönlü Anova yapılmış, farklılığın hangi gruplardan kaynakladığı ise Tukey testi ile ortaya konmuştur.Demografik bulgular incelendiğinde seçmenlerin %51,3'ü kadın, %48,7'si erkektir. Araştırma kapsamına alınan seçmenlerin %41.2'si 30 yaş ve altı, %23.1'i 31-39 yaş arasında, %18.1'i 40-49 yaş arasında ve %17,6'sı 50 yaş ve üzerindedir. Seçmenlerin %8,1'i ilkokul, %9.9'u ortaokul, %43.4'ü lise, %28.2'si üniversite ve %4'ü lisansüstü eğitim almış olduğu görülmektedir. Seçmenlerin % 3.1'i okur-yazar değilken %3.3'ü okul eğitimi almadıklarını sadece okur-yazar olduklarını bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan seçmenlerin %16.8'i gelir düzeylerini yeterli, %61'i yetersiz bulunurken %22.2'si bu konuda kararsız olduklarını belirtmişlerdir. Seçmenlerin %11.2'si Altındağ, %29.9 Çankaya, %22.5'i Keçiören, %15.8'i Mamak, %20.7'i Yenimahalle ilçelerinde ikamet etmektedir. Siyasal görüşle ilgili bulgular değerlendirildiğinde seçmenlerin %3.7'sinin liberal, %4.4'nün demokrat, %6.4'nün laik, %15.2'sinin milliyetçi, %4.9'nun sosyalist, %3.7'sinin İslamcı, %29.7'sinin dindar oldukları ve %32.2'sinin ise siyasal bir görüşleri olmadığını belirttikleri görülmektedir.Araştırma sonuçları, seçmenlerin aday imajı, parti imajı, ve bilgilenme kaynakları konusundaki görüşlerinin; medeni durum, eğitim durumu, yaşadıkları ilçe ve siyasal görüş değişkenlerine göre istatistik açıdan (p ? 0.05) düzeyinde anlamlı farklılık gösterdiğini, yaş değişkenine bağlı faklılığın sadece bilgilenme kaynakları açısından anlamlı olduğunu, cinsiyet değişkenine bağlı farklılığın ise her üç boyut açısından da anlamlı olmadığını (p ? 0.05) ortaya koymuştur.Seçmenlerin oy verme kararı açısından yerel seçimlerde aday imajı, parti imajı ve bilgilenme kaynaklarına yönelik ortalama puanları karşılaştırıldığında aday imajı puanının ( :3,38), parti imajı ( :3,35) ve bilgilenme kaynakları ( :3,26) puanlarından daha yüksek olduğu, ancak istatistik açıdan önemli bir farklılık saptanmadığı belirlenmiştir.Pearson Korelasyon analizi sonuçlar ?aday imajı? ile parti imajı ve bilgilenme kaynakları; ?parti imajı? ile aday imajı ve bilgilenme kaynakları; ?bilgilenme kaynakları ile aday imajı ve parti imajı arasında pozitif yönlü ve istatistik olarak önemli bir ilişki olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimler: Siyasal iletişim, yerel seçim, aday imajı, parti imajı, bilgilenme kaynakları.
AKP' nin 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde uyguladığı siyasal iletişim faaliyetleri : Diyarbakır örneği
Bu tez, kuruluşundan kısa bir süre sonra siyasal iktidar erkine iki dönem üst üste sahip olan, halen tek başına iktidar partisi sıfatını koruyan, gerek oluşumu, gerek siyasal kimliği ve gerekse politikaları ile dikkat çeken Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP veya AK Parti) 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Diyarbakır örneği üzerinden siyasal iletişimde uyguladığı faaliyetleri incelemektedir. Tezin ilk bölümünde siyasal iletişim kavramıyla doğrudan ilgili olan, siyaset, iletişim, iletişimde ikna, motivasyon, siyasal seçimler ve siyasal iletişim yöntemleri olan; siyasal halkla ilişkiler, siyasal reklam, siyasal pazarlama, siyasal propaganda ile ilgili tanımlamalar yer almaktadır. Tezin ikinci bölümünde kamuoyu oluşumu ve oluşumunda etkili faktörler ile seçim kampanyalarında önemli hususlardan söz edilmiştir. Son bölümde ise; AKP'nin 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Diyarbakır'da uyguladığı faaliyetler, (her türlü yazılı, işitsel, görsel öğeler ile doğrudan ve dolaylı iletişim yöntemleri) yer almıştır.Anahtar Kelimeler: İletişim, Siyaset, Kamuoyu, Siyasal İletişim, Seçimler, AKP, Diyarbakır
Men of the people a comparative analysis of the 2019 mayoral election campaigns in Istanbul and Budapest
In illiberal settings, the defeat of long-standing populist governments by opposition parties presents a significant challenge. In this dissertation, I explore the party strategies that resulted in opposition victories in the 2019 mayoral elections in Istanbul and Budapest using three methodologies. The central methodology of the study is an integrated quantitative content analysis (N = 14,668) capturing various aspects of election campaign rhetoric, including issues such as policies, populism, and character, as well as tone. Aligned with the content analysis findings, I conduct four in-depth qualitative studies on election campaigns. Finally, I introduce the Dynamic Polarization Model, employing time-series analysis on elite rhetoric to observe the emergence of affective polarization and analyze how parties leverage various issues to delineate in-group and out-group dynamics. I argue that, lacking office experience, the opposition leverages strategic communication to defeat entrenched populist incumbents. This involves selectively emphasizing salient issues distinct from government agendas. As a result, elite confrontation shifts towards populist issues rather than policies. This process also tends to draw opposition parties towards populism. However, unlike governments, they emphasize people-centric approaches over anti-elitism to establish credibility and ownership of selected policy issues. Furthermore, the opposition's choice of issues boosts positive communication, while their outreach to diverse voter bases shapes their strategies in confronting the respective governments. The study concludes that while these tactics aid opposition victories over populist incumbents, they can also exacerbate partisan divides and impede democratization efforts in these contexts.
Siyasal iletişim aracı olarak sosyal medya: 2019 yerel seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı AK Parti ve CHP adaylarının Twitter kullanımları
Sosyal medyanın siyasal iletişim aracı olarak ne şekilde kullanıldığını tespit etmek amacıyla yapılan bu araştırmada, 31 Mart 2019 yılında gerçekleştirilen yerel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylıklarını koyan CHP adayı Mustafa Tunç Soyer ile AKP adayı Nihat Zeybekci'nin 1 Ocak-31 Mart tarihleri arasındaki Twitter paylaşımları ele alınmıştır. Adayların Twitter hesapları, belirlenen zaman aralığında geriye dönük tarama şeklinde içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, grafik, resim ve tablolar ile desteklenerek yorumlanmıştır. Buna göre, her iki adayın da kişisel Twitter hesaplarını, siyasal seçim kampanyalarını yürüttükleri bir kitle iletişim aracı olarak kullandıkları, seçmeni ikna etmek için hem görsel öğelerden hem de Twitter'ın çeşitli özelliklerinde yoğun olarak faydalandıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca adaylardan Mustafa Tunç Soyer'in Twitter'ı, Nihat Zeybekci'ye göre daha yoğun kullandığı görülürken, sosyal medyaya özgü çift yönlü iletişimin ise her iki aday tarafından da aktif olarak kullanılmadığı, iletişimin daha çok tek yönlü bilgi paylaşımı şeklinde sürdürüldüğü tespit edilen bulgular arasındadır. Anahtar Kelimeler: Siyaset, Siyasal İletişim, Sosyal Medya, Twitter.
31 Mart 2019 yerel seçimlerinde medyanın tutumu: Hürriyet, Sözcü ve Yeni Şafak gazetelerinin içerik analizi
Siyasi partiler ve adaylar, seçim kampanyalarını sürdürürken çeşitli yöntem ve tekniklerden yararlanmaktadırlar. Seçmenlere iletecekleri mesajları ise iletişim araçları aracılığı ile göndermektedirler. Bu noktada medya, sahip olduğu işlevler bakımından önemli bir yer tutmaktadır. Medyanın gücünün farkında olan siyasetçiler, aralarındaki iletişimi güçlü tutmak ve geliştirmek adına çeşitli faaliyetlere girişmektedirler. Medya ise demokrasinin işleyişine katkı yapmasına devam edebilmek adına tarafsız ve eşit bir tutum sergilemelidir. Bu çalışmada, siyasal partiler ve siyasal iletişimin aktörlerine dair 31 Mart 2019 Yerel Seçimlerinde medyanın tutumunu ölçmeye dair bir araştırma yapılmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda çeşitli ideolojilere sahip olan Sözcü, Hürriyet ve Yeni Şafak gazeteleri tercih edilmiş ve yöntem olarak içerik analizi seçilmiştir. Elde edilen veriler, tablolaştırılmış ve medyanın siyaset ile arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır.
1994 yerel seçimlerinde Refah Partisi'nin mesaj stratejileri
ÖZET Bu çalışmada "siyasal reklamcılık" ilkeleri açısından, Refah Partisi'nin 1994 Yerel Seçimlerinde yazılı basında yer alan ilanları incelemiştir. Bu inceleme yapılırken siyaset, siyasal partiler, iletişim,ikna edici iletişim ve siyasal reklamcılık kavramları ayrıntılarıyla ele alınmıştır. Siyasal iktidarı ele geçirmek üzere örgütlenmiş kuruluşlar olan siyasal partiler; günümüzde giderek artan biçimde siyasal reklamcılığa başvurmaktadır. 1994 Yerel Seçimlerinde diğer siyasal partiler gibi RP'de siyasal reklamcılık yöntemlerinden yararlanmıştır. RP Genel Merkezi tarafından hazırlatılan ilanlar mart ayının ortalarından itibaren Hürriyet, Milliyet, Sabah ve Türkiye gazetelerinde yarım sayfa ve siyah beyaz olarak yayınlattırılmıştır. RP'nin yazılı basında yer alan ilanları yayınladıkları iletişim kanalının genel ortamından, ülke gündeminden, yazılı basının özelliklerinden etkilenerek hedef kitlelere ulaşmışlardır. RP'nin tek tek ele alınarak propaganda da kullanılan yöntemler, siyasa l reklamcılık dili ve seçim sonuçlarına etkileri açısından değerlendirilmiştir. C Bu ilanlara baktığımızda mesajların genel olarak şu kapsamda düzenlendiğini söyleyebiliriz; Rakiplerin geçmişteki başarısızlıklarını hatırlatıcı içerik, partiyi diğer partilerden ayırt edici içerik, güven uyandırıcı içerik, vaatlere dayalı içerik. Mesajların kapsamı açısından bakıldığında RP pozitif siyasal reklamcılık kapsamında değerlendirilebilecek bir seçim kampanyası yürütmüştür denilebilir. Rakipleri kötüleyen, olumsuz yargılar bildiren ifadelerden özellikle kaçınan RP negatif siyasal reklama çok az başvurmuştur. Normatif siyasal reklamcılık olarak değerlendirilebilecek genel bilgi verici mesajlara ise yazılı basın ilanlarında hiç yer vermemiştir.
27 Mart 1994 yerel seçimlerinde basının gündemi, tutumu ve Refah Partisi örneği
Türkiye'de demokrasi bütün kurumlarıyla yerleşmemiştir. Demokratik kültürün eksikliği, özellikle çok partili sisteme geçildiğinden bu yana siyasal istikrarsızlığa neden olmuştur. Bu yüzden ortalama iki yılda bir seçim olmuştur. Sık sık seçim yapılması, siyasal yaşamı oluşturan, yönlendiren ve etkileyen dış faktörleri olduğundan daha önemli kılmıştır. Modern teknoloji sayesinde etki alanı iyice genişleyen kitle iletişim araçlarından basın bu faktörlerin en önemlilerinden biridir. Bu çalışmada basının siyasal yaşamla ilişkisinin seçim boyutu ele alınmıştır. Refah Partisi'nin örnek olarak seçilmesinin nedeni, siyasal rejimin anlayışına ters bir çizgi içerisinde olmasındandır. Çalışmanın birinci bölümünde demokratik bir toplumda basının görevleri kısaca ele alınmıştın Bu, basının siyasal partilerle ilişkisinin rahat değerlendirilmesi için yapılmıştır. İkinci bölümde, teze konu olan 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde basının Refah Partisi'ne karşı tutumu çerçevesinde, seçim öncesindeki basının iki aylık gündem konuları ele alınmıştır. Burada özellikle basın organları ve basın mensuplarının yorum ve kanaatlerine geniş yer verilmiştir. Kişisel yoruma girmemeye özen gösterilmiştir. İkinci bölümün son kısmında tez konusu olan Refah Partisi'nin kısa tarihi, siyasal kimliği, hedefleri ve politikaları incelenmiştir. Böylece basının Refah Partisi'ne karşı tutumunun üçüncü şahıslar tarafından daha iyi algılanacağı varsayılmıştır. Çalışmanın büyük bir bölümü, iki aylık basın taramalarının değerlendirilmesi şeklinde olmuştur.
30 Mart 2014 Yerel Seçimleri döneminde 4 büyük siyasi partinin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylarının yürüttüğü seçim kampanyalarında yeni medyanın rolü
Rekabetin yoğun bir şekilde kendini gösterdiği siyasi arenada, adayların çok olduğu ve seçmenlerin ikna edilmesinin her geçen gün daha da zorlaştığı seçim dönemlerinde, hedef kitleye doğru bir şekilde ulaşmanın ve geri dönüşümünü sandıklarda almak, sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilen siyasal iletişim sayesinde mümkün olmaktadır. Teknolojinin gelişimi ile yeni iletişim araçlarının kullanımı yaygınlaşmış ve buna paralel olarak siyasi yaşamda de kitle iletişim araçları kendine önemli bir yer edinmiştir. Siyasa ortamda artan rekabet koşuları da bu alanda kitle iletişim araçlarının kullanımının yaygınlaşmasına neden olmuştur. Aday sayısının artmasıyla da desteklenen rekabet ortamını kitle iletişim araçlarının etkin kullanımı sayesinde ile rekabet koşullarında fark yaratmaya olanağını ortaya çıkarmıştır. Bu mekanizmaların kullanılmasıyla topluluk üzerinde olumlu yönde etkinin yaratmanın sonuçları seçim sürecinde ve sonucunda somut bir şekilde görülebilmektedir. Bu çalışmada, kitle iletişim araçlarının siyasi iletişim içerisindeki etkinliğinin zamanla nasıl arttığının ve sistemlerin etkin kullanım ile yaratılan farklar üzerine inceleme yapılmıştır. Aynı zamanda kitle iletişim araçlarının kullanımı ve doğru yönetilmesiyle çoğunluğun desteğinin nasıl alınabileceği araştırılarak ulaşılan kitlenin büyüklüğü ve bunun seçim sonuçları üzerindeki etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda seçilen en büyük dört partiden siyasi iletişimde ve propagandada rolü olan kişilere anket uygulanarak ulaşılan veriler değerlendirilmiştir.
Yerel seçimlerde belediye başkan adayı liderlik profilinin vatandaşın oy verme eğilimine etkisi, Şişli Belediyesi örneği
Bu çalışmada yerel seçimlerde, ilçe belediye başkan adayının liderlik profillerinin oy kullanan seçmen davranışlarını etkileyip etkilemediği, etkilediyse ne oranda etkilediği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Literatür taraması ve akademik çalışmalar ışığında Şişli Belediyesi'ne bağlı ilçelerde oturanlar üzerinden yapılan anket çalışmasının sonucunda seçmenin davranış eğilimleri üzerine analizler yapılmıştır ve yorumlanmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, Şişli ilçe sınırları içinde yaşayan seçmenlerin, başkan adayının liderlik profillerine dikkat ettiği, aday vasıflarının seçmenin oy kullanırken tercih sebepleri arasında önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler : Liderlik Özellikleri, Başkan Profili, Seçmen Davranışı,
Yerel seçimlerde aday imajının seçmen tercihlerine etkisi: İzmir ili için bir uygulama
Halka en yakın yönetim birimlerinden biri olan yerel yönetimler, demokratik değerlerin ve demokratik bilincin önemli yapı taşlarından biridir. Yerel yönetimlerin bu demokratik varlıklarını gerçekleştirmeleri için en önemli araç ise yerel seçimlerdir. Yerel seçimler, özellikle belediye başkanlığı seçimleri, siyasi adayın daha fazla ön plana çıkması açısından genel seçimlere göre farklılık göstermektedir.Gelişen ve değişen dünya ile birlikte, siyaset de değişime uğramış, yeni bir yapı kazanmaya başlamıştır. Siyaset, pazarlama ve iletişim süreçlerinin birbirinin içine girmesi ile birlikte, siyasette imaj kavramını önem kazanmaya başlamıştır. Geçmişte seçmenin oy verme davranışında büyük bir öneme sahip olan parti, partililik ve ideoloji kavramları, günümüzde yerini lider, aday ve imaj kavramlarına bırakmıştır. Özellikle yerel seçimler açısından değerlendirildiğinde, seçmenlerin oy verme davranışlarında, siyasi adayın ve siyasi aday imajının önemli bir etkiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla, siyasi adayın sahip olduğu imaj ve seçmen gözündeki izlenimi, seçmenlerin oy verme davranışlarını etkilemektedir.Siyasi aday imajı ile ilgili genel karakteristikler belirlemek imkânsızdır. Bunun en temel nedeni, siyasi aday imajı ile ilgili kriterlerin yer, zaman, toplumsal düzen, siyasi kültür, ideoloji ve mevcut konular bazında farklılıklar göstermesidir. Bu çalışmanın amacı, İzmir yerelinde seçmenlerin oy verme davranışında etkili olan siyasi aday imajı faktörlerinin belirlenmesi ve mevcut belediye başkanı imajı ile seçmenlerin idealize ettiği belediye başkanı imajı arasındaki algısal farklılıkların açığa çıkarılmasıdır. Bu amaçla, çalışmada İzmir seçmeninin siyasi aday imajı algıları araştırılmış ve seçmen davranışlarında belirleyici olan siyasi aday imajı boyutlarının etkileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bunun için de, İzmir'de yapılan 2009 Yerel Seçimleri baz alınarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu'nun seçmenler gözündeki siyasi imajı incelenmiştir. Araştırmada, mevcut belediye başkanı imajı ile İzmir seçmenlerinin idealize ettiği belediye başkanı imajı, kişisel, ideolojik ve konusal bazda değerlendirilmiştir.
Siyasal reklamcılık bağlamında yerel seçim afişlerinin göstergebilimsel analizi: 2019 İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri
Siyasal pazarlama ve siyasal reklamcılık, günümüz seçim kampanyalarında katma değeri yüksek vazgeçilmez yetkinlik kazanımları olan kavramlardır. Politik aksiyonlarda siyasi partiler ya da adaylar kendilerini, programlarını geleneksel pazarlamada olması gerektiği gibi bir ürün algısıyla şekillendirip, seçmenin bu ürünü tercih etmesi için seçim öncesi ve sonrası süreçlerde efor sarf ederler. Siyasi parti ya da adaylar tarafından odakta kalınan bu seçim öncesi ve sonrası süreçlerin kapsamında siyasal pazarlama konusu çerçevesinde ürüne karşılık gelen 'oy' istenilmektedir. Bunun için seçmenlere yönelik stratejik başarı için kitle iletişim araçları kullanılmaktadır. Çalışmanın amacı, siyasal pazarlamada reklamcılık kavramının pratiği olan afişler ve afişler aracılığı ile seçim süreçlerinde alıcı olan seçmenlerin algısının nasıl şekillendiğini incelemek ve afişlerde kullanılan göstergelerin seçmen kararına yansıyan etkilerini, seçmenlerin bu yöntemlerle etki altında kalan kararlarının toplumsal hareketliliği ve seçim sonuçlarının sebep sonuç ilişkisini nasıl etkilediğini nitel araştırma yöntemiyle açıklamaktır. Siyasal reklamcılık kapsamında seçim afişleri, seçmenin seçime katılan partiler arasından seçim yapması konusunda etki alanı yaratarak seçmeni ikna etmek, karşı görüşleri eleştirmek ve zayıflatmak amacındadır. Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından bir tanesi Göstergebilimin sanatta, mekanda yaşamın hemen her alanında gösteren gösterge ilişkisinde toplumsal yaşamdaki anlamlı bütünlükleri ele alıp, anlamlandıran, sınıflandıran ve insanların birbiri ile iletişim kurmalarını kolaylaştırmasıdır. Bu tezde, 23 Haziran 2019 yılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde kullanılan seçim afişlerinin göstergebilimsel analizi Roland Barthes'ın yaklaşımı esas alınarak düz anlam ve yan anlam tekniği ile incelenmiştir.
2014 yerel seçimlerinde Osmaniye'de yerel basının siyasal partilere yaklaşımı
Siyasal iletişim, insan yaşamının en önemli unsurlarından birisi olan iletişim ile güç ve iktidarı temsil eden siyaset kavramının birleştiği noktada ortaya çıkmaktadır. Seçim dönemlerinde ön plana çıktığı düşünülen siyasal iletişim, bireylerin yaşamlarının her anında gazete, televizyon, internet, dergi, sinema vb. medya araçları ile yüz yüze oldukları bir kavramdır. Siyasi aktörler ya da kurumlar görsel, işitsel, duyusal araçları propaganda, reklam, pazarlama gibi iletişim yöntemlerini kullanarak hedef kitleye veya seçmene ulaşıp onların siyasi tercihlerini ve algılarını etkileyebilmeyi ve yönlendirebilmeyi amaçlamaktadırlar. Anahtar Sözcükler: iletişim, siyaset, siyasal iletişim, yerel basın
30 mart 2014 yerel seçimlerinde, geleneksel medya ve sosyal medya haberciliğinin karşılaştırılması: Posta ve Zaman gazetesi örneği
Haber ve Habercilik, insanlık tarihi boyunca hep var olmuş, değişen zaman ve şartlara göre değişiklik ve ilerleme göstermiştir. İnsanın doğasında yer alan "merak etme" duygusundan yola çıkarak, haberin doğduğu alandan, başka çevrelere iletilmesinde habercilik gelişmiş, haber ajanslarının doğmasında etkin bir rol oynamıştır. Zamanla teknolojinin ilerlemesi haberciliği de etkilemiş, özellikle son yıllarda İnternet'in kullanımının yaygınlaşması, habercilik alanında da etkisini göstermiştir. İnsanların habere en kısa sürede ulaşma isteği doğrultusunda internet haberciliği şekillenmiş, geleneksel medya araçları da bu platformda yer almakta kayıtsız kalmamışlardır. Teknoloji ve İnternet her alanda olduğu gibi siyasi alanda da etkinliği artıran olgular olarak Dünya'da ve Türkiye'de son zamanlarda daha fazla kullanılmaya başlanmıştır. Siyasi liderler kampanya süreçlerinde daha önce geleneksel medyayı ilk tercih olarak kullanırken, daha sonra yeni medyanın etkinliğini göz ardı etmeyerek kullanmaya başlamış ve sonuçlarını olumlu olarak almışlardır. Teknolojinin seçmenlere anında ileti gönderen uygulamalar ve teknik altyapıyla özgürlük tanıması, seçim dönemlerinde hem siyasi liderlerin hem seçmenlerin yeni medyayı etkin olarak kullanmasıyla sonuçlanmıştır. Bu bağlamda, çalışmada seçimlerin kampanya sürecinde geleneksel medya ve yeni medya araçlarının, haberin kaynağı olan haber ajanslarıyla ilişkisi, kullanma oranları karşılaştırılarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada 30 Mart 2014 yerel seçimleri sürecinde Posta ve Zaman gazetelerinin yayımladığı siyasi partilere ilişkin seçim haberleri geleneksel medya ve Facebook üzerinden 1 Mart - 28 Mart 2014 tarihleri arasında incelenmiştir. Geleneksel medyaya ilişkin elde edilen bulgulara göre, her iki gazetede de haberler büyük çoğunlukla hem metin hem fotoğraf olarak yayımlanmıştır. Miting haberleri öne çıkmıştır. En çok "İddia/suçlama" niteliğindeki haberler yayımlanmıştır. Her iki gazetede de yayımlanan haberlerin büyük çoğunluğunda ana karakter devlet adamlarıdır. Her iki gazetenin de AK Parti haberlerini diğer partilere göre ön plana çıkardığı sonucuna ulaşılmıştır. Zaman Gazetesi'nin, Posta Gazetesine göre daha taraflı haberler yaptığı sonucu düşünülmektedir. Facebook sayfalarına ilişkin elde edilen bulgulara göre, Posta Gazetesinin erkek takipçisi Zaman Gazetesine göre daha fazladır. Her iki gazetede de 18-24 yaş arası en çok takip eden kullanıcı grubudur. Posta Gazetesinin takipçilerinin % 78'i gün içerisinde online olurken, bu oran Zaman gazetesinde % 68'dir. Zaman Gazetesi'nin takipçileri daha çok etkileşimde bulunmaktadırlar. Zaman Gazetesinin aylık etkileşimi posta gazetesinin nerdeyse 10 katıdır. Zaman Gazetesinin siyasi haberlere Posta Gazetesine göre daha fazla önem verdiği anlaşılmıştır. Zaman Gazetesi'nin haberlerinin daha çok kişi tarafından takip edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Hemşehri derneklerinin yerel siyaset üzerine etkileri: 2004-2009 yerel siyaset üzerine etkileri: 2004-2009 Yerel Yönetimler Seçimi Buca ilçesi örneği
Araştırmamızda bir sivil toplum kuruluşu örneği olan hemşehri derneklerinin siyasi olarak özellikle yerel yönetimler seçimlerine ne derece etkisi olduğunu, işlevlerini, seçim sürecinde üyelerini etkileyip etkilemedikleri üzerinde durulmuştur. Bu amaçla öncelikle sivil toplumun tarihsel süreç içerisinde gelişimi ele alınmış, sivil toplum örgütleri ile birlikte hemşehri ilişkilerinin seçim sürecinde formel olmayan yapısı üzerinde durulmuş, doğdukları kentlerden göç eden bu kişilerin siyasal tercihlerini kullanırken özellikle nelere dikkat ettikleri, hangi kriterleri baz aldıkları üzerine değerlendirmelerde bulunulmuştur. Siyasi partilerin halkın desteğini alabilmesi için devlet iktidarının kontrolünü ele geçirmeye ve sürdürmeye ve bu suretle ne şekilde politika belirlemesi gerektiği hususları çalışmamızda vurgulanmıştır. Siyasi partiler toplum için siyasi sosyalleşme amacıdır olgusundan hareket edersek hemşehri dernekleri de sivil toplum kuruluşu olarak buna bir aracı mekanizma konumundadır dememiz mümkün. Siyasi partiler iktidarı ele geçirmek ya da ortak olmak için kamuoyu oluşturmak veya kamuoyunu etkilemek için çeşitli propaganda yöntemlerine başvururlar bu kapsamda yapılacak propagandanın belirlenmesinde hemşehri derneklerine yönelik nasıl bir tavır sergilenmesi gerektiği tezimizde mevcuttur.Tezimiz üç bölümden oluşmakta olup birinci bölümde sivil toplumun tarihsel arka planı anlatıldıktan sonra, Türkiye'de sivil toplumun tarihsel süreci ele alınmış, Osmanlı'dan başlayan ve dönemin sivil toplum adını verebileceğimiz sistemini anlatan bölümün ardından Cumhuriyet Dönemi sivil toplumun oluşumlarından tek partili dönem ile çok partili dönem sınıflandırılması yapılarak bahsedilmiştir. Daha sonra 1980 sonrasında sivil toplumun gelişim süreci üzerinde durularak Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları örnek verilerek açıklanmıştır.Çalışmamızın ikinci bölümünde sivil toplum kuruluşu olarak dernekler ele alınmış, Türkiye'de dernek kurma hakkının tarihsel gelişimi; Cumhuriyet Öncesi Dönem, Cumhuriyet Dönemi, 1961 Anayasası Dönemi ve 1982 Anayasası Dönemi çerçevesinde incelenmiştir. Dernek statüsünde kurulan hemşehri dernekleri ile ilgili kapsamlı bilgi baskı grupları ile birlikte değerlendirilerek verilmiş olup, hemşehri dernekleri alan araştırmamıza bilgi tutan ön çalışma kısmını oluşturmuştur.Üçüncü bölümümüzde de Buca ilçesinde bulunan, aktif bazı hemşehri dernekleri seçilerek onlar üzerinde anket uygulanmış olup, anketimizden çıkan her bir netice kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmiş ve sonunda da toplu analiz şeklinde bütünleşik bir çalışma ile hemşehri dernekleri üzerindeki araştırmamız anket çalışmamızın yorumlanması ile sonlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, Hemşehri Dernekleri, Buca İlçesi, Yerel Siyaset
Türkiye'deki illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesi ve yerel seçim oy dağılımlarının karşılaştırılması
Bu çalışmada, İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasında Düzey-3 olarak tanımlanmış illerin 31 değişken esas alınarak ekonomik ve sosyal açıdan gelişmişlik düzeyleri belirlenmektedir. Çalışmanın öncelikli amacı sosyoekonomik gelişmişliğin altında yatan temel faktörlerin çeşitli istatistiksel yöntemlerle belirlenmesi ve bunların iller bazında karşılaştırılmasıdır. Aynı zamanda yerel seçim sonuçlarına göre illerin oy dağılımlarıyla sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerinin karşılaştırılmasının yapılması çalışmanın diğer amacıdır. Bu çalışma, Türkiye'deki 81 ilin gelişmişlik düzeylerinin tahmin edilmesi amacıyla yapılmıştır. Analizde kullanılan değişkenler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kuruluşu, MEB, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Türkiye Bankalar Birliği, Kalkınma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı yayınlarından alınmıştır. SPSS 23.0 paket programı kullanılarak verilere faktör analizi ve faktör türetme yöntemi olarak da temel bileşenler analizi uygulanmıştır. Faktör analizi sonucunda ekonomik gelişmişlik ve sosyal gelişmişlik göstergeleri şeklinde isimlendirilen 2 faktör elde edilmiştir. İllerin, elde edilen bu faktörlerdeki faktör yüklerine göre sosyal ve ekonomik gelişmişlik açısından sıralamaları belirlenerek illerin sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerinin yerel seçimlerdeki oy dağılımlarının karşılaştırılması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Düzeyi, Faktör Analizi, Temel Bileşenler Analizi, Siyasi Partiler, Oy Oranı
Kocaeli'nde yerel ve genel seçimler (1950-1960)
Türk siyasi hayatında önemli bir yere sahip olan DP (Demokrat Parti)'nin 10 yıllık iktidarlık süreci birçok yönüyle tartışılmıştır. DP, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi sonrasında mecburi olarak siyasetten çekilmiştir. Bahsi geçen darbe sürecinden sonra birçok yeni parti kurulmuştur. Bu partilerden biri de asker kökenli Ragıp Gümüşpala öncülüğünde kurulmuş olan AP'dir. AP, 11 Şubat 1961 tarihinde kurulmuş olup; DP'nin devamı görüntüsünü vererek halkın desteğini sağlamıştır. Bu yeni parti, DP'nin oy kitlesini hedefleyerek siyasi faaliyette girişmiştir. Adı geçen parti teşkilatı farklı geçmişlere sahip üyelerden oluşmuştur. Özellikle eski Demokratlar partide önemli bir yere sahip olmuştur. 1965'ten 1971 tarihli muhtıraya kadar iktidarda kalan AP, kısa süre içerisinde güçlü bir parti konumuna gelmiştir. 1965 ile 1971 yılları arasında ülkeyi tek başına yönetmiştir. AP iktidarda bulunduğu süre boyunca ülkenin iç ve dış politikasında istikrar sağlamıştır, ancak yaşanan sosyal, siyasal ve ekonomik sorunlar beraberinde 12 Mart Müdahalesi'ni getirmiştir. Bu müdahaleden sonra iktidardan indirilen AP bir daha tek başına iktidara gelememiştir. AP, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi ile kapanarak tarihteki yerini almıştır. Türk siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olan AP, 1980 Asker Darbesi ile kapandıktan sonra da ortaya koyduğu siyasi fikirler günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Çalışmada, Türkiye'nin on yılı ile birlikte bu on yılın önemli bir bölümünü teşkil eden, AP yer almaktadır. AP'nin kuruluş süreci, katıldığı genel ve yerel seçimler, Kocaeli teşkilatı, dönemin milletvekilleri ile bu milletvekillerin Meclis'teki konuşmaları, kanun önergeleri ve katıldıkları yoklamalar yer almaktadır. Çalışmanın amacı, TC (Türkiye Cumhuriyeti) tarihinde önemli bir yere sahip olan AP döneminde yapılan genel ve yerel seçimlerin Kocaeli'ye yansımaları ve bu vilayette meydana gelen değişim ve gelişmeleri ortaya çıkarmak olmuştur. AP döneminde yapılan genel ve yerel seçimlerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi yapılıp, Kocaeli'ye etkileri sonucunda vilayette ne gibi değişimlerin meydana geldiği tarafsız ve ilmi metotlarla ortaya konulmuştur. Yapılan araştırmalarda Kocaeli ili ile ilgili çok sayıda çalışmanın var olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmalar içerisinde doktora ve yüksek lisans gibi birçok akademik düzeyde eserlerde mevcut olmuştur. Ancak Kocaeli ili ile ilgili olarak bu zaman kadar Adalet Partisi Kocaeli Milletvekilleri ve TBMM'deki Faaliyetleri (1961- 1980) kapsamında bir çalışmanın olmadığı anlaşılmıştır. Bundan dolayı bu çalışmanın Kocaeli'nin siyasi tarihi açısından önemli bir çalışma olacağı şüphesizdir. Çalışma konusunun belirlenmesinin ardından, öncelikle konuyla ilişkili olan kaynakların tespit edilmesi amacıyla genel bir kaynak taraması yapılmıştır. Ardından 1961-1977 yılları arasında Kocaeli'nde yayınlanan gazeteler tek tek incelenmiştir. Kaynak taramasının sonucunda tespit edilen kaynakların tamamı bir araya getirtilmiş ve kullanılan malzemeler tamamen düzenlenmiştir. Sonrasında arşivlerdeki belgeler taranmaya başlanmış ve konuyla ilgili olan arşiv belgeleri detaylı bir şekilde irdelenmiştir. Elde edilen kaynaklar kullanılmadan önce diğer kaynaklarla karşılaştırılarak bu kaynaklardaki bilgilerin doğrulukları tespit edilmiştir. Bu anlamda kaynaklar arasında ortaya çıkması muhtemel çelişki ve yer yer yanlış olan bazı bilgilerin de titiz bir çalışmayla ortadan kaldırılmasına itina edilmiştir. Bu yolla çalışmanın daha iyi bir şekilde irdelenmesi ve anlaşılabilir kılınması sağlanmıştır. Yazım ile imla kurallarına büyük bir itina gösterilmiş ve genel olarak TDK (Türk Dil Kurumu)'nun yazım kaideleri temel alınmıştır. Böylece eserin genelinde tek tip dilbilgisi kuralları kullanılarak bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır. Cumhuriyet ve TBMM arşivlerinden sağlanan belgelerinin kullanımı sırasında uygun bir yöntem kullanılmaya dikkat edilmiştir. Bu kapsamda başta AP olmak üzere diğer partilerin Kocaeli'ndeki milletvekillerinin meclis faaliyetleriyle ilgili belgelerin büyük bir kısmı temin edilmiş olup, içerikleri kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Konuyla ilgili elde edilmiş olan kaynaklar yazım esnasında tekrardan gözden geçirilmiştir. Her belge ayrı bir titizlikle değerlendirilmiştir.
Adalet Partisi döneminde Bitlis'te siyasi hayat ve Bitlis milletvekillerinin TBMM'deki faaliyetleri
Demokrat Parti (DP) 1950 ile 1960 yılları arasında iktidarda kalmış önemli bir siyasi partidir. DP'nin on yıllık iktidar süreci birçok yönüyle tartışılmıştır. 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi ile kapatılan DP'den sonra birçok yeni parti kurulmuştur. Bu partilerden birisi de Adalet Partisi (AP)'dir. DP'nin mirasçısı AP, DP'nin devamı olduğu izlenimini vererek halkın desteğini sağlamak istemiş ve parti teşkilatında eski DP'lilere yer vermiştir. Kısa sürede güçlü bir parti haline gelen ve 1965 seçimleriyle iktidara gelen AP, birçok seçimi kazanarak iktidarını devam ettirmiştir. Türk siyasi tarihinde derin izler bırakan AP, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi ile kapatılmıştır. Türk siyasi tarihin önemli bir dönemini kapsayan ve AP dönemi olarak adlandırılan 1961 ve 1980 yıllarında Türkiye'de başta siyaset olmak üzere birçok alanda önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu dönemde Bitlis'te siyasi hayatın nasıl olduğu, seçimler boyunca burada seçim faaliyetlerinin nasıl yürütüldüğü ve Bitlis milletvekillerin Meclis'teki faaliyetlerinin nelerden ibaret olduğu ayrıntılı olarak ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Yani bu çalışma ile 1961 ve 1980 arası dönemde Bitlis'in yaşadığı siyasi gelişmelerin neler olduğunun ayrıntılı biçimde ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Bitlis'in yakın dönem Türkiye tarihinde siyasal bakımdan ne gibi süreçlerden geçtiğinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Adalet Partisi Döneminde Bitlis'te Siyasi Hayat ve Bitlis Milletvekillerinin TBMM'deki Faaliyetleri'' adlı bu tez çalışması nitel bir çalışma olup, yapılan çalışmada veriler doküman analizi tekniği kullanılmak suretiyle elde edilmiştir. Doküman analizi ile incelenen olan dönemdeki olaylar hakkında başta TBMM Arşivinden, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivinden Bitlis yerel basınından konuyla ilgili telif eserlerden elde edilen bilgi ve belgeleri içeren materyallerin genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır.