Afyon Kocatepe University
Discipline

Physical Education and Sports

Afyon Kocatepe University

1,252

Archived Theses

57

DOIs Assigned

5%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Futbolcularda yapılan anaerobik ve aerobik performans testleriyle saha takip cihazlarıyla elde edilen fizyolojik ve kinematik parametrelerin karşılaştırılması

Futbolcularda Yapılan Anaerobik ve Aerobik Performans Testleriyle Saha Takip Cihazlarıyla Elde Edilen Fizyolojik ve Kinematik Parametrelerin Karşılaştırılması Bu çalışmanın amacı fizyolojik performans testleriyle müsabakalarda elde edilen fizyolojik ve kinematik parametrelerin ilişkilerinin incelenmesidir. Çalışmaya 32 erkek futbol oyuncusuyla (Yaş:21,85± 2,88 yıl, boy: 177,10±8,03 cm, vücut ağırlığı: 72,40±8,98) başlanmış ancak oyuncular testler ve müsabakalar esnasında dahil edilme kriterlerini sağlayamadıkları için 20 erkek futbol oyuncusunun parametreleri çalışmaya dahil edilip istatistiksel olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Katılımcıların fizyolojik ve kinematik performanslarının belirlenebilmesi için Yo-Yo testi ve RAST testi uygulanmıştır. Performans testlerinden sonraki 3 hafta içerisinde, haftada bir gün yapılan resmi futbol müsabakalarında katılımcıların GPS destekli saha takip cihazıyla kinematik ve fizyolojik parametreleri alınmıştır. Yapılan çalışmada katılımcılara dair tanımlayıcı istatistik olarak fizyolojik ve kinematik parametrelerin ortalama ve standart sapma değişkenleri hesaplanmıştır. Kinematik ve fizyolojik parametreler arasındaki ilişki spearman kolerasyon katsayısı kullanılarak hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS paket programı kullanılarak ilişkilendirmelerde anlamlılık seviyesi 0,05 olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda sonuç olarak fizyolojik performans testleriyle, GPS destekli saha takip cihazlarıyla resmi müsabakalarda elde edilen fizyolojik ve kinematik parametrelerin ilişkisinin olmadığı saptanmıştır. Bunun yanında, performans testleriyle, müsabakalar arasında yoğun yüklenmelerin yaşandığı anlarda pozitif ilişkiler görülmüştür. Anahtar Kelimeler: GPS, Fizyolojik Testler, Kinematik Testler

FizyolojiFutbolcularGPS+6
Zeki Akyıldız
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor alanında akademisyenlerle beden eğitimi öğretmenlerinin kullandıkları öğretim yöntemlerinin karşılaştırılması ve sorunlarının araştırılması

Bu çalışma, Beden Eğitimi ve Spor Alanında Görevli Olan Beden Eğitimi Öğretmeni ve Akademisyenlerin kullanmakta oldukları öğretim yöntemlerinin Karşılaştırılması ve bu yöntemleri uygulanması aşamasında karşılaştıkları problemlerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada çalışma evreni, 2017-2018 yılında, Ege Bölgesinde farklı okullarda görevde bulunan 134 beden eğitimi öğretmeni ve 118 akademisyenden oluşmaktadır. Araştırmayla alakalı veriler Ünlü (2005) geliştirmiş olduğu anket formları vasıtasıyla tarama formatında betimsel bir çalışmadır. Çalışmada toplanan veriler SPSS 18.0 for Windows demo paket programıyla analiz edilmiştir. Öncelikle demografik özellikler frekans ve yüzde dağılımlarıyla sunulmuş olup, anketteki her bir madde (soru) frekans, yüzde dağılımı, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleriyle betimlenmiştir. Diğer taraftan, katılımcıların öğretim yöntemlerine ilişkin görüşlerinin demografik özelliklere (cinsiyet, hizmet yılı, meslek, özel öğretim yöntemleri dersi alma durumu, kurs ve/veya seminere katılma durumu) göre karşılaştırılmasında parametrik test varsayımları gerçekleştiği için (normal dağılım, varyansların homojenliği, her bir gruptaki birey sayısı vb.) iki grup için bağımsız örneklemler için t testi ve ikiden fazla grup için ise tek faktörlü varyans analizi kullanılarak yapılmıştır. Yapılmış olan analizlerin neticesinde ulaşılan bulgular: Öğretmenler ile ve akademisyenlerin öğretimde kullanmış oldukları yöntemlerin durumuna bakılarak, en çok tercihte bulundukları yöntemin, sözlü açıklama; tercihen en az kullandıkları yöntemin ise, kompleks öğretim yönteminin olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenler ve akademisyenlerin görüşleri kapsamında öğrenciler tarafından en çok tercih edilen öğretim yönteminin, eşli çalışma yöntemi; en az tercihin ise, kendini değerlendirme yöntemleri olmaktadır. Öğretmenler ve akademisyenler tarafından en verimli neticeyi alabildiklerini düşündüğü yöntemlerin ise alıştırma yöntemleri olurken; medya destekli öğretim yöntemlerininse en kötü sonucun alındığı öğretim yönteminin olduğunu görülmüştür. Öğretmen ve Akademisyenlerin öğretim yöntemleriyle ilgili yeterlilik düzeyleri hususunda erkeklerin, haberdar olma düzeylerinde kadınların, en çok sorun bildirimlerine bakıldığında ise kadınların daha çok sorun bildirdiği görülmüştür. Öğretmenler Akademisyenlere göre öğretim yöntemlerine yönelik daha fazla sorun olduğunu düşünmektedir. Öğretmenlerin 'örnek olay yöntemini' kullanma düzeyleri Akademisyenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Özel öğretim yöntemleri dersi alanların almayanlara göre öğretim yöntemlerine yönelik bilgi düzeylerinin daha fazla olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Beden Eğitimi, Spor, Yöntem, Teknik, Strateji, Stil, Özel Öğretim

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBeden eğitimi ve spor yüksekokulları+5
Yasemin Karamemiş
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Myofasyal gevşetme uygulatılmış elit ring sporcularında yumruk frekansı ve gazsal değişimlerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ring sporcularında myofasyal gevşetme yönteminin çeşitli kinematik ve fizyolojik parametreler arasındaki farklılıkların incelenmesidir. Çalışmaya 13 kick boks, 11 muay thai, 8 boks sporcusunun toplamda 32 erkek sporcu katılmıştır. Gruplar ramdomize yöntemiyle ikiye ayrılmıştır. Myofasyal gevşetme yöntemi uygulayan çalışma grubunun; 20,56±2,42 yaş, 174,75±6,75 cm boy uzunlukları, 65,56±9,23 kilogram vücut ağırlık ortalamalarına sahiptiler. Dinamik ısınma yapan kontrol grubunun; 22,75±2,67 yaş, 175,06±5,91 cm boy uzunlukları, 71,37±9,40 kilogram vücut ağırlık ortalamalarına sahiptiler. Tüm katılımcılar üç hafta boyunca haftada bir defa sol-sağ direk yumruk kombinasyonunu kum torbasına Tabata protokolünde uygulamıştır. Çalışma grubununda dinamik ısınmaya ek olarak tüm vücut myofasyal gevşetme yöntemi köpük rulo ile üç hafta boyunca, haftada üç gün antrenmanın ısınma evresinde yaptırılmıştır. Ölçümler ilk test ve son test olarak üç haftalık zaman diliminde yapılmıştır. Kinematik parametreler için Gopro hero 5 aksiyon kamera ile atılan yumruklar kayıt altına alındı. Fizyolojik parametrelere ilişkin verileri Vo2000 gaz analizörü ile polar nabız takip cihazi ilk test ve son test ile ölçümlerinde kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS paket programı kullanılarak ilişkilendirmelerde anlamlılık seviyesi 0,05 olarak Kabul edilmiştir. Çalışmamızda sonuç olarak, dinamik ısınmaya ek olarak myofasyal gevşetme yapan grubun artan yumruk frekansları, iş kapasitesindeki artışı ifade etmektedir. Yoğun antrenman programına sahip elit ring sporcularında antrenman kapasitesideki artış, müsabaka esnasında daha iyi performans gösterebilmesine, sporcunun maç kazanmasına yardımcı olacak önemli etkenlerden biri olarak görülebilir. Anahtar Kelimeler: Myofasya, Ring Sporları, Tabata, Yumruk Frekansı

BoksGevşemeGevşeme tedavisi+6
Melih Bozdemir
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin spor hizmetlerine ilişkin halkın görüşleri (Afyonkarahisar Belediyesi örneği)

Bu çalışmada, Afyonkarahisar ili merkez ilçesi Belediyesi'ne ait açık ve kapalı spor tesislerinde spor yapan halkın, belediyenin spor hizmetlerine yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Afyonkarahisar Belediyesi'ne ait spor tesislerini ve buralarda bulunan spor malzemelerini kullanan kişilere yönelik 460 kişiye ölçme aracı uygulanmıştır. Katılımcılara "Yerel Yönetimlerin Spor Hizmetlerine İlişkin Halkın Görüşleri"ne yönelik bir ölçek uygulanmıştır. Toplam 4 boyuttan oluşmaktadır. Bu boyutlar; Spor Hizmeti Boyutu, Spor Yönetimi Boyutu, Spor Tesis İşletmesi Boyutu ve Spor Tesis Kullanımı Boyutudur. Demografik bilgiler ile sorulara verilen cevaplarda frekans (f) ve yüzde (%) analizi değerlendirilmesi yapılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama ve standart ortalama hesaplanmıştır. İlişkisiz ölçümlerde ortalama puanların karşılaştırılması için Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA, bağımsız örneklem t-testi)uygulanmıştır.Anlamlı farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Tukey testi kullanılmıştır. Katılımcıların spor hizmeti ve spor tesis kullanımı alt boyutlarının cinsiyet değişkenine göre karşılaştırılmasında kadınlar lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir(p<.05). 18-28 yaş arası katılımcılar ile 40-50 yaş arasındaki katılımcılar arasında, spor hizmeti alt boyutu algılayışlarına yönelik yargılara verdikleri cevaplarda anlamlı farklılığa rastlanmıştır(p<.05). Katılımcı gruplarından lisans düzeyindeki katılımcıların, ilk ve ortaokul seviyesindekilere göre, spor yönetimi ve spor tesis işletmesi alt boyutlarından daha az memnuniyet duydukları görülmüştür. Ev hanımı olan katılımcıların diğer meslek gruplarına göre spor hizmeti, spor tesis işletmesi ve spor tesis kullanımı alt boyutlarına yönelik memnuniyet düzeylerinin fazla olduğu tespit edilmiştir. Düşük gelirli katılımcıların diğer gelir düzeyindeki katılımcılara göre, spor tesislerinin kullanım durumlarından daha memnun oldukları tespit edilmiştir(p<.05). Diğer değişken ve alt boyutların ilişkilendirilmelerinde istatistiki olarak anlamlı farklığa rastlanmamıştır(p>.05). Sonuç olarak; belediyenin spor hizmetlerinden ve spor tesislerinin kullanımından kadın katılımcılarının erkeklere göre daha çok memnun oldukları, 18-28 yaş arasındaki genç katılımcıların 40-50 yaş arasındaki katılımcılara göre, belediyenin spor hizmeti faaliyetlerine daha olumlu yaklaştıkları tespit edilmiştir. Belediyenin spor tesis İşletmesine yönelik faaliyetlerinden memnuniyetin, lisans düzeyindeki katılımcıların ilk ve ortaokul seviyesindeki katılımcılara göre düşük olduğu görülmüştür. Ev hanımlarının diğer meslek gruplarından belediyenin spor hizmeti, spor tesis işletmesi ve spor tesis kullanımı konularında farklı düşüncede oldukları, bu faaliyetlere yönelik memnuniyet düzeylerinin yüksek olduğu, spor tesislerinin kullanımında düşük gelirli katılımcıların diğer gelir düzeyindeki katılımcılardan daha fazla memnuniyet gösterdikleri belirlenmiştir.

AfyonkarahisarBelediyelerSpor+4
Murat İnce
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Egzersizde hedef yönelimi, davranışsal düzenlemeler ve psikolojik ihtiyaçların ilişkisinin araştırılması

ÖZET Egzersizde Hedef Yönelimi, Davranışsal Düzenlemeler ve Psikolojik İhtiyaçların İlişkisinin Araştırılması Egzersizin yararları ve gerekliliği bilinmesine rağmen egzersize katılım ve devamlılık konusunda toplumun genelinin başarısız olduğu görülmektedir. Konuyla ilgili yapılan araştırmalar egzersizde motivasyon kavramının egzersize başlama ve devam etme konusunda etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu bağlamda araştırmanın öncelikli amacı üniversite öğrencilerinin egzersizde hedef yönelimi ile egzersiz davranışı, egzersizde davranışsal düzenlemeler ve psikolojik ihtiyaçların ilişkisinin araştırılmasıdır. Araştırmanın ikincil amacı ise çalışmada ele alınan psikolojik kavramların cinsiyete göre farklılığını belirlemektir. Çalışmaya lisans düzeyde eğitim gören 18-34 yaş aralığında 168 kadın (Xyaş= 21.25±1.69 yıl), 255 erkek (Xyaş= 21.94±2.24 yıl) toplam 423 üniversite öğrencisi (Xyaş= 21.66±2.06 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara kişisel bilgi formu, "Egzersizde Hedef Yönelimi Ölçeği (EHYÖ)", "Egzersizde Davranışsal Düzenlemeler Ölçeği (EDDÖ)" ve "Egzersizde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (ETPİÖ)" uygulanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizi (ortalama ve standart sapma), Hiyerarşik Regresyon Analizi ve bağımsız örneklemlerde t testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde Hiyerarşik Regresyon Analizi sonucunda, görev yönelimi ile içsel düzenleme, güdülenmeme ve ilişkili olma arasında; ego yönelimi ile ise dışsal düzenleme ve yeterlik arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Egzersiz motivasyonunda cinsiyet farklılığına bakıldığında ise dışsal düzenleme ve güdülenmeme alt boyutlarında farklılık bulunmuştur. Bu bulgular sonucunda egzersizde hedef yöneliminin belirlenmesinde güdülenmenin ve temel psikolojik ihtiyaçların etken olduğunu göstermiştir. Ayrıca, kadın katılımcıların erkeklere göre daha az dışsal nedenlerle egzersize katıldıklarını, egzersizi gereksiz bir uğraş olarak görme yöneliminin ise erkeklerde daha hakim bir kanı olduğu da araştırmanın bir diğer sonucudur. Anahtar Kelimeler: Egzersizde Motivasyon, Egzersizde Temel Psikolojik İhtiyaçlar, Hedefi Gerçekleştirme Kuramı, Hür İrade Kuramı.

DavranışEgzersizHedef yönelimleri+3
Kutlu Erşen
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

8 haftalık step aerobik egzersizlerin diz eklemi izokinetik kuvvet, denge ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

8 Haftalık Step Aerobik Egzersizlerin Diz Eklemi İzokinetik Kuvvet, Denge ve Yaşam Kalitesi Üzerine Etkisi Bu çalışmanın amacı; sedanter bayanlarda 8 haftalık step aerobik egzersizlerinin alt bacak izokinetik kuvvet ve denge parametreleri ile yaşam kalitesi üzerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya Afyon Kocatepe Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu dışındaki Fakülte ve Meslek Yüksek Okul öğrencilerinden rastgele seçilmiş herhangi bir sakatlığı ve spor geçmişi olmayan yirmi altı gönüllü sedanter kadın öğrenci (yaş: 20,35 ±1,35 yıl, boy: 162,92 ±5,35 cm, kg: 61,95± 9,79 kg) katılmıştır. Çalışmada ön ve son test olarak tüm katılımcıların 600, 1800, 3000/sn izokinetik diz extansiyon ve fleksiyon kuvvet değerleri ile statik ve dinamik denge değerleri ölçülmüştür. Ayrıca her katılımcıya SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği uygulanmıştır. Katılımcıların ön testlerinin alınmasından sonra 8 hafta boyunca, haftada üç gün/günde 1 saat step aerobik çalışması uygulanmıştır. 8 haftalık uygulama sonunda ön testlerin tamamı aynı protokole göre son test olarak tekrar ölçülmüş, ön test ve son test verileri birbirleri ile karşılaştırılmıştır. Verilerin analizi içi SPSS (20.0) istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğinin belirlenmesi için Kolmogorov-Smirnov, homojenliğinin belirlenmesi için Levene testi uygulandıktan sonra, parametrik testlerin yapılmasına karar verilmiştir. Katılımcıların ön test ve son test değerleri arasındaki farkın belirlenmesi için Eşleştirilmiş t-testi uygulanmıştır. Ön test son test verilerinin güvenirliğinin belirlenmesi için sınıf içi korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Anlamlılık değeri olarak p<0,05 değeri alınmış, etki genişliğinin belirlenmesi için Cohen d değerleri hesaplanmıştır. Sınıf içi korelasyon katsayısı ve Cohen d değerleri referans aralıkları; düşük (0.00 ≤ d ≤ 0.49), orta (0.50 ≤ d ≤ 0.79), ve geniş (d ≥ 0.8) (21) olarak sınıflandırılmıştır. Yapılan izokinetik quadriseps zirve tork ve hamstring zirve tork değerleri analiz sonucunda 60, 180 ve 300°/sn açısal hızlarda ön test ve son test arasında son test lehinde her iki bacakta istatistiksel olarak anlamlı gelişim olduğu, ayrıca hamstring/quadriseps oranı değerleri analiz sonucunda 60, 180 ve 300°/sn açısal hızda da ön test ve son test değerleri arasında son test lehine her iki bacakta da istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmiştir (p<.05). Bununla beraber, Çift ayak statik denge (1489,0±642,63 bi karşın 1218,46±430,96 bi, p<0,01), arka çift ayak statik denge (836,65±496,59 bi karşın 557,85±302,76 bi, p<0,01) değerlerinde son test lehine istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmişken, sol ayak dinamik denge (970,27±297,39 bi karşın 1300,31±434,98 bi, p<0,01) ve ön çift ayak dinamik denge (964,24±307,52 bi karşın 1235,50±407,22 bi, p< 0,02) değerlerinde istatistiksel olarak son test aleyhinde negatif etkilendiği, diğer denge ölçümlerinde herhangi bir istatistiksel fark olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan yaşam kalitesi ön test - son test verileri sonucunda canlılık (72,69 ±12,02 karşın 74,42±11,60, p<0,01), ruhsal sağlık (69,92 ± 12,90 karşın 74,97 ± 14,18, p<0,03 ), fiziksel fonksiyon (83,07 ± 13,27 karşın 89,42 ± 10,42, p<0,02), fiziksel rol güçlüğü (90,38 ± 22,44 karşın 95,99 ± 13,87, p <0,02), genel sağlık (67,76 ± 12,14 karşın 73,34 ± 10,37, p<0,02) değerlerinden son test lehine istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmişken, ağrı, sosyal işlevsellik ve emosyonel rol güçlüğü değerlerinde istatistiksel olarak son test aleyhinde herhangi bir istatistiksel fark olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, 8 hafta uygulanan Step Aerobik Egzersizlerinin sedanter kadınlarda alt bacak izokinetik kuvvet değerlerinde ve kısmen statik denge değerlerinde artışa yol açtığı bununla beraber Yaşam Kalitesini de kısmen geliştirdiği görülmüştür. Buna göre, step aerobik egzersizleri her ne kadar aerobik bir çalışma olsa da kullanılan step tahtasının vücuda ekstra yük vermesinden dolayı kuvvette ve kısmen denge becerisinde artışa yol açtığı, yaşam kalitesini arttırdığı böylelikle birçok motorik özelliğin bir arada gelişimine katkı sağladığı görülmektedir. Zamanın verimli kullanımı, katılımcıların motivasyonu ve egzersizlerin sıkıcı karakterinin ortadan kaldırılması için motorik özelliklerin parça parça çalıştırılmasından ziyade step aerobik gibi birçok motorik özelliği müzik ve ritim olguları ile birlikte geliştiren çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Step-Aerobik, İzokinetik, Denge, Kuvvet, Yaşam Kalitesi

DengeDizDiz eklemi+6
Burtay Orkun Ön
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sekiz haftalık kayaklı koşu egzersizinin 8-12 yaş grubundaki çocuklarda fiziksel uygunluk düzeylerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, sekiz haftalık kayaklı koşu egzersizinin 8-12 yaş grubundaki çocukların fiziksel uygunluk düzeyleri üzerine etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmaya, yaş ortalamaları 11.3±0.13 olan Kayaklı Koşu Grubu (KKG, n=15), Yürüyüş Grubu (YG, n=15 ve Kontrol Grubu (KG, n=15) olmak üzere toplam 45 erkek çocuk gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma sekiz hafta boyunca, haftada 3 gün, 30dk egzersiz programını kapsamaktadır. Egzersiz protokolünde şiddet ve mesafe artışı her hafta düzenli olarak %2.5 artırılarak Sekiz hafta boyunca devam ettirilmiştir. Çocukların boy uzunluğu, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi (BKI), vücut yağ yüzdesi (VYY) ve yağsız vücut kütlesi (YVK) ölçüldü. Motorik özelliklerinin tespitinde, esneklik, durarak uzun atlama, sağ-sol el kavrama kuvveti, barfiks asılı kalma asılı kalma, statik denge, t-çeviklik, 20m mekik koşusu ve 30m sürat testleri ön test ve son test şeklinde uygulandı. Elde edilen verilerin analizi SPSS 23.0 paket programında yapıldı. Verilerin normal dağılımı uygunluğu Kolmogorov- Smirnov ve Shapiro-Wilk testi ile incelendi. Grupların normal dağılım gösterdiği saptandı. Gruplardaki katılımcı sayısı 30 kişiden az olduğu için nonparametrik testler uygulanmıştır. Grup içi ön test ve son testler arasında farklılık olup olmadığını tespit etmek için Willcoxon T testi uygulandı. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise Kruskal Wallis testi kullanıldı. İstatiksel olarak anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan istatiksel değerlendirmede, vücut ağırlığı, sağ el kavrama, sol el kavrama, barfiks asılı kalma parametrelerinde KK, Y ve KG grupları arasında, statik denge, durarak uzun atlama, vücut yağ yüzdesi, beden kütle indeksi parametrelerinde; KK ve K grupları arasında, MaxVO2 parametresinde KK ve Y grupları arasında istatiksel açıdan anlamlı bir fark tespit edilirken, sürat, çeviklik, esneklik, yağsız vücut kütlesi ve boy parametrelerinde tüm gruplar arasında istatiksel açıdan anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p<0.05). Sonuç olarak 8-12 yaş grubu çocuklarda sekiz hafta boyunca uygulanan kayaklı koşu egzersizi fiziksel, fizyolojik, motorik parametrelerine göre, yürüyüş ve kontrol grubundan çoğunlukla daha iyi performans ortaya koyduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Çocuk, Egzersiz, Fiziksek Uygunluk, Kayaklı Koşu, Yürüyüş

EgzersizFiziksel uygunlukFiziksel uygunluk testi+5
Mehmet Emin Yelken
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dağ bisikleti sporcularına uygulanan tabata antrenman modelinin performans üzerine etkisi

Bu çalışmada, üst düzey antrenmanlı dağ bisikleti sporcularına uygulanan 6 haftalık Tabata antrenman modelinin performansları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya yaş ortalamaları 15,45±1,15 yıl olan 19 dağ bisikleti sporcusu katılmıştır. Katılımcılar rasgele kura seçimi yapılarak iki gruba ayrılmıştır. Geleneksel antrenman grubu (GAG) 9 kişiden oluşmuş ve 6 hafta boyunca geleneksel antrenman programını uygulamışlardır. Tabata antrenman grubu (TAG) ise 10 kişiden oluşmakta ve GAG'dan farklı olarak, geleneksel antrenman programının üç gününde Tabata interval antrenmanı uygulamışlardır. Kontrol grubu haftanın 7 günü geleneksel antrenman programını uygulamışlardır. Tabata antrenman grubu ise Salı, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri kontrol grubunun uygulamış olduğu geleneksel antrenman programını uygulamışlardır. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri antrenman programını uygulamışlardır. Katılımcılara ilk ve son test olarak wattbike bisiklet ergometresinde maksimal rampa test ve 30 saniye anaerobik güç testi, 40 km zamana karşı bisiklet testi, bacak kuvveti testi ve antropometrik ölçümler yapılmıştır. İlk ve son test sonuçlarına göre, Tabata Antrenman Modeli uygulayan sporcuların zirve güç, aerobik güç, ortalama güç, bacak kuvveti ve 40 km zamana karşı test değerleri Geleneksel Antrenman Grubuna oranla daha fazla gelişim göstermiştir. Bu farklılık Tabata Antrenman Grubu lehine istatistiki olarak anlamlıdır (P<0,05). Sonuç olarak, üst düzey antrenmanlı dağ bisikletçilerine uygulanan 6 haftalık, Tabata interval antrenmanları barındıran Tabata İnterval Modelinin performansı geleneksel antrenmana göre daha fazla artırdığı görülmüştür. Bu sonuçlar ışığında, Tabata Antrenman Modelinin üst düzey antrenmanlı dağ bisikletçilerinde performansı artırmak için kullanılabilecek etkili bir antrenman modeli olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler : Dağ Bisikleti, Tabata Antrenman Modeli, Performans, Tabata İnterval Antrenmanı, Yüksek Yoğunluklu İnterval Antrenmanı

AntrenmanBisikletBisiklete binme+3
İrem Aslan
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

El ve parmak egzersizlerinin atış başarısına etkisi

Bu araştırmada el ve parmak egzersizlerinin atış başarısına etkisinin olup olmadığının ve etkisi varsa bu egzersizlerin vuruş grup tespiti ve atış istatistik bilgileri ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada araştırmada ortaya çıkacak bulguların elde edilmesinde ön test-son test, deney ve kontrol gruplu model uygulanmıştır. Çalışmaya, daha önce hiç atıcılık deneyimi olmayan, çalışmaya gönüllü olarak katılmaya istekli, 15-18 yaş grubunda 40 genç kız katılmıştır. Katılımcılar 20 kişi deney grubu ve 20 kişi kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubuna 10 hafta, haftada 3 gün, günde 1 saat yalnızca el ve parmak egzersizleri yaptırılmıştır. 10 haftanın sonunda deneklerin son test ölçümleri alınmıştır. Araştırma kapsamında deneklerin atış başarılarını belirlemek için SCATT Atış Eğitim Sistemi (Scatt Shooter Training System, bilgisayar destekli atış simülatörü) kullanılmıştır. Bu sistem ile: 1. Atış vuruş grup tespiti, 2. Atış istatistik bilgileri tespiti elde edilmiştir. Örneklem grubundan elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve tabloların oluşturulması amacıyla SPSS 18.0 (Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda deney grubunun ön test-son test ölçümlerinde el ve parmak egzersizleri ile atış puanı, atış dağılımının yarıçapı, ortalama arpacık yolu uzunluğu, nişanın stabilitesi arasında anlamlı düzeyde bir farklılık (p<0,01) bulunmuştur. Çalışmamızın sonuçları, el ve parmak egzersilerinin atış başarısını olumlu etkilediğini ortaya koymuştur. Bu doğrultuda atıcılara ve antrenörlere antrenman programlarında el ve parmak egzersizlerine de yer vermelerini öneriyoruz. Anahtar Kelimeler: Atıcılık, El Egzersizi, Parmak Egzersizi, Atış Başarısı, SCATT

AntrenmanAtıcılıkAtışlar+4
Yüsra Naz Balamut
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel futbolcularda antrenman, müsabaka öncesi veya sırasındaki inanç, batıl inanç ve farklı davranış eğilimlerinin incelenmesi

Profesyonel Futbolcularda Antrenman, Müsabaka Öncesi veya Sırasındaki İnanç, Batıl İnanç ve Farklı Davranış Eğilimlerinin İncelenmesi Amaç: Günümüzde birçok spor branşın da sporcuların farklı davranışlar ortaya koyarak antrenman ve müsabakalara çıktıkları gözlenmiştir. Bizde futbolcuların antrenman, müsabaka öncesi ve sırasında ki inanç, batıl inanç ve farklı davranış eğilimlerinin şeklini ve sıklığını tespit etmeyi amaçladık.Ayrıca futbolcular da inanç, batıl inanç ve davranış eğilimlerinin, lig statüsü, eğitim durumu, milli sporculuk, yaş gibi değişkenlerine göre ilişkisini araştırmayı hedefledik. Materyal ve Metot: Araştırma evrenini Türkiye Futbol Federasyonu 2018-2019 futbol sezonun da Spor Toto 1.lig ve TFF 2.lig futbol takımlarında mücadele eden profesyonel futbolculardan oluşturmaktadır. Örneklemimiz ise Spor Toto 1.lig ve TFF 2.lig takımlarındaki 60 futbolcudur. Katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Batıl inanç davranışlarını ölçmek için Buhramn ve diğ. (1982) tarafından geliştirilen, Orijinal ismi "Superstitiuos Ritual Questionnaire" olan ve Türkçe uyarlaması Barut (2008) tarafından yapılan ve Sporda Batıl İnanç ve Davranış Envanteri kullanılmıştır. Envanter 37 maddelik 5'li likert tipi bir envanter olup bazı ayrı kategoriden oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla; giyim ve görünüş ile ilgili batıl davranışlar, uğurlu sayılan nesneler, oyun ve karşılaşma öncesi kullanılan davranışlar, oyun ve karşılaşma sırasında kullanılan davranışlar, takım olarak kullanılan batıl inanç ve dua etme olarak sıralanmaktadır. Katılımcılardan kendi spor yaşantılarında bu kategori altındaki soruların ne derece etkili olduklarına yönelik olarak; (1) Hiç etkili değil, (2) Az etkili (3) Ara sıra etkili (4) Etkili (5) Çok etkili şeklinde cevap vermeleri istenmiştir. Sonuç olarak; yapılan çalışmada tatmin edici sonuçlar elde edilse de bu çalışmanın değişik araştırmacıların katkılarıyla alanda gelişime açık olduğu, spor psikolojisi literatürüne ve ayrıca spor ortamında olan herkese faydalar sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor, Futbol, Sporda Batıl İnanç, Müsabaka, Spor Psikolojisi, Antrenman, Batıl Davranış

AntrenmanBatıl inançlarDavranış+7
Rafet Fatih Çakmak
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcu ve sedanter yaşayan bireylerde 2D:4D oranının aerobik kapasite ile ilişkisi

Sporcu ve Sedanter Yaşayan Bireylerde 2D:4D Oranının Aerobik Kapasite İle İlişkisi Bu çalışmada, sporcu ve sedanter bireylerde 2. (işaret parmağı) ve 4. (yüzük parmağı) parmak uzunluklarının ölçümü yapılarak, oranları tespit edilmiş ve 2D, 4D parmak oranlarının performans verileri ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya, 18-38 yaş aralığında tekvando ve kıck box sporu yapan 51 kişi ve spor yapmayan 51 kişi toplamda 102 erkek gönüllü olarak katıldı. Katılımcıların, yaş, boy, kilo, vücut kütle indeksi, vücut yağ yüzdesi, sağ ve sol el 2. ve 4. parmak uzunluğu, aerobik ve anaerobik güç test ölçümleri yapıldı. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 22.0 programı kullanıldı. Öncelikle verilerin normallik testleri yapıldı. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testlerle analiz edildi. Anlamlılık seviyesi 0,05 olarak kabul edildi. Çalışmaya katılan sporcuların ve sedanterlerin işaret ve yüzük parmak uzunlukları oranları (2D:4D) arasında istatistiki olarak anlamlı farklılıklar vardır (p< 0,05). Sporcu ve sedanterlerin sağ elleri ile sol ellerinin 2D, 4D oranları benzerlik gösterdi. Gruplar arasında da 2D, 4D oranları arasında da istatistiki olarak bir farklılık görülmedi. Benzer şekilde diğer performans sonuçları ile 2D 4D parmak oranları arasında da anlamlı bir ilişki yoktur (p>0,05). Sonuç olarak aerobik kapasite ile 2D:4D parmak oranları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Anahtar Sözcükler: 2D:4D, Aerobik Kapasite, Sedanter, Sporcu, Performans

Aerobik güçSedanterlerSpor+2
Kübra Aksoy
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

12-15 yaş çocuklarda video oyunlarının motorik özellikleri üzerine etkisi

Bu araştırma da 12-15 yaş çocuklarında video oyunlarının motorik özellikleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlamıştır. Araştırmaya (12-15 yaş) grubunda 50 ( 25 erkek, 25 kız ) egzersiz grubu ve 50 ( 25 erkek, 25 kız ) kontrol grubu olmak üzere toplam 100 çocuk ailelerinden izin alınarak çalışmaya katılmıştır. Egzersiz grubunda 8 hafta boyunca haftada 2 gün 40 dakika süreli hazır program içerikli Xbox benzetim protokolü uygulanmıştır. Araştırmada bir ön test – bir son test olmak üzere boy kilo ölçümü, dikey sıçrama, esneklik, el kuvvet dinamometresi ile kuvvet ölçümü, bacak kuvveti, dayanıklılık (Yo-Yo IR-1) ve sürat testi uygulanmıştır. Analizler SPSS istatistik paket programında anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Egzersiz ve kontrol gruplarında performans değerleri arasındaki farklar bağımsız gruplarda t testi ile değerlendirilmiştir. Gruplar arasında yaş, boy, vücut ağırlığı, beden kitle indeks değerlerinde farklılık görülmemiştir. (p>0.05) Egzersiz grubunda esneklik, kavrama kuvveti(sağ), kavrama kuvveti(sol), bacak kuvvet testi, dikey sıçrama, zirve anaerobik güç, ortalama anaerobik güç, Yo-Yo IR-1, MaksVo2 (kg/dk./ml) performans değerleri açısından ön test-son test değerlerinde anlamlı artış görülürken (p<0,05) sürat değerlerinde bir farklılık görülmemiştir. (p>0.05). Egzersiz grubu ile kontrol grubu arasında motorik testlerde anlamlı farklılık görülmemiştir (p>0.05). Bu çalışma sonucunda aktif video oyunlarının 12-15 yaş grubu çocuklarda motorik özellikler üzerine hafif düzeyde etkili olduğu ancak motorik değerleri etkilemediği görülmüştür. Bu konu da daha çok araştırmaya ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Motorik Özellikler, Video oyunları, Simülasyon

ErgenlerMotor becerilerMotor gelişim+2
Çağrı Çifci
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afyon Kocatepe Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin ilk yardım bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Beden eğitimi derslerinde egzersiz yaptırırken sıklıkla düşme, yaralanma ve sakatlık durumlarıyla karşı karşıya gelinmektedir. Bu gibi durumlarda beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin ilk yardım konusunda gerekli bilgi ve beceriye diğer meslektaşlarımıza oranla daha fazla sahip olması gereklidir. Ayrıca her öğrenciye spor yaptırmak kadar, spor sırasında herhangi bir sakatlık veya yaralanma durumlarında ilk yardımın nasıl yapıldığını ve bu gibi durumlarla nasıl başa çıkabileceklerini öğretmek de beden eğitimi derslerinin amaçları arasındadır. Bununla birlikte öğretmen yetiştirme programlarında ilk yardım dersinin sadece beden eğitimi öğretmenlerine verilmesi ister istemez okulda meydana gelebilecek herhangi bir ilk yardım durumunda ilk yardımcı olarak beden eğitimi öğretmenin müdahalesini gerektirmektedir. Sonuç olarak, beden eğitimi öğretmenlerinin iyi bir ilk yardım bilgisine sahip olması bir zorunluluk oluşturmaktadır. Beden eğitimi öğretmenleri ilk yardım dersi olarak 1. sınıfın güz döneminde 3 saatlik bir ders almaktadır. Fakat bir dönemde (14 hafta) alınan 3 saatlik ilk yardım dersinin Beden Eğitimi Öğretmenliği adaylarının ilk yardım bilgisini ne kadar arttırdığı bilinmemektedir. Bu araştırmanın amacı; Afyon Kocatepe Üniversitesinde Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünde Okuyan Öğrencilerin İlk Yardım Bilgi Düzeylerinin belirlenmesidir. Bir çok gelişmiş ülkede okullarda meydana gelebilecek ilk yardım müdahalelerinde bulunması amacıyla okullarda sağlık personeli görevlendirilmektedir. Bu durum bile okullarda ilk yardım bilgi sahibi olan görevlilerin bulundurulmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Çalışmaya Afyon Kocatepe Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünde okuyan 120 öğrenci (yaş: 20,64±1,74) gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların %36,7'sini kadın öğrenciler oluştururken %63,3'ünü ise erkek öğrencilerden oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcılara iki bölümden oluşan anket çalışması yaptırılmıştır. Birinci bölüm 13 sorudan oluşan katılımcıların demografik özellikleri ve tanımlayıcı özelliklerini belirlemeye yardımcı olan sorulardan oluşurken ikinci bölüm 16 adet çoktan seçmeli sorudan oluşan ve katılımcıların ilk yardım bilgi düzeylerini belirlemeye yardımcı olan bilgi sorularından oluşmaktadır. Çalışmada verilerin normal dağılım göstermesinden (Kolmogorov Smirnov) gruplar arası karşılaştırmalar için bağımsız değişken t testi ve ANOVA testleri uygulanmıştır. Verilerin ortalama ve standart sapma değerlerinin yanında frekans ve yüzde değerleri tespit edilmiştir. Bunun yanında karşılaştırmalarda etki genişliği Cohen d standartlarına göre hesaplanmıştır. Çalışma sonunda, Afyon Kocatepe Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü öğrencilerine uygulanan anket sonuçlarına göre ailesinde sağlık personeli olanlar (11,07±9,63), daha önce ilk yardım kursu alanlar (10,86±2,41) ve ilk yardım sertifikası olanların (okulda 11,53±2,48) sorulara daha çok doğru yanıt verdikleri görülmüştür. Bununla beraber, tüm katılımcıların 16 bilgi sorusundan 10,16±1,93'una doğru cevap verdiği ve başarı oranının %63,5 olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak Afyon Kocatepe Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü öğrencilerinin ilk yardım bilgilerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında yükseköğrenim kapsamında verilen ilk yardım derslerinin ders saatlerinin arttırılmasının yanında, beden eğitimi öğretmeni olarak atanan adayların adaylık süresince konusunda uzman kişiler tarafınca ilk yardım dersinin uygulamalı olarak verilmesi tarafımızca önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, İlk Yardım, Bilgi Düzeyi

AfyonkarahisarBeden eğitimiBilgi düzeyi+3
Özge Şan
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenliği ve sınıf öğretmenliği bölümü öğrencilerinin algılanan stres düzeyleri ile stresle başa çıkma tarzlarının incelenmesi

Bu araştırmada, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ile Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin farklı değişkenlere göre algılanan stres düzeyi ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılı Afyon Kocatepe Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği (138) ile Sınıf Öğretmenliği (197) Bölümlerinde öğrenim gören toplam 335 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında katılımcıların algıladıkları stres düzeyinin belirlenmesi için "Algılanan Stres Düzeyi Ölçeği", stresle başa çıkmada sıklıkla yararlandıkları tarzlarının belirlenmesi için ise "Stresle Başa Çıkma Tutumları Envanteri" kullanılmıştır. Verilerin analizinde non-parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda katılımcıların algıladıkları stres düzeyinin cinsiyet değişkenine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiş (p<0.05), buna karşılık algılanan stres düzeyinin bölüm ve sınıf değişkenlerine göre farklılaşmadığı bulunmuştur (p>0.05). Bunun yanında Beden Eğitimi ve Spor Bölümü ile Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin stresle başa çıkmada sıklıkla kullandıkları tarzların cinsiyet, sınıf ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak öğretmen adaylarının algılanan stres düzeyleri ile stresle başa çıkmada kullandıkları tarzlar üzerinde demografik değişkenlerin önemli birer belirleyici olduğu söylenebilir.

Beden eğitimiStresStres yönetimi+4
Sinem Gündüz
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Genç sedanter bayanlarda altı aylık bir egzersiz programının lipid metabolizmasına etkileri

ÖZET Sportif aktiviteler yaşam kalitesini yükselterek genel fizik performansı, organ ve sistemlerin fonksiyonel kapasitelerini olumlu yönde etkileyebilmektedir. Bu çalışmada genç sedanter bayanlarda altı aylık bir egzersiz programının lipid metabolizmasına etkileri incelenmiştir. Ayrıca lipoprotein lipaz enziminin (LPL) adipoz dokudan metabolizasyonu ile ilişkisi açısından aktivitesi araştırılmıştır. Araştırmaya katdan, yedi üniversite öğrencisine (yaş 19.6 ±1.0 yıl; boy 160.0 ± 8.0 cm, vücut ağırlığı 71.6 ± 10.0 kg, BMI 27.9 ± 3.3 kg/m2) altı aylık süreyle aerobik egzersiz yaptırıldı. Yedi sedanter üniversite öğrencisi ( yaş: 19.3 ± 1.5 yıl; boy: 163.4 ± 4.0 cm; vücut ağırlığı: 63.9 ± 7.1 kg; BMI: 23.9 ± 2.7 kg/m2) kontrol grubunu oluşturdu ve egzersiz programına katılmadı. Araştırmaya katılan tüm deneklerin ailelerinde ve kendilerinde metabolizma ile ilgili herhangi bir hastalık olmadığı bilgisi alındı. Deneklerin menstrüasyon döngülerinin düzenli olduğu, karbonhidrat ve yağ metabolizmalarını etkileyecek herhangi bir ilaç ya da düzenli alkol, sigara, kahve kullanmadıkları yapılan görüşmeler sonucu saptandı. Çalışmaya katılan denekler daha önceden düzenli egzersiz programına katılmamışlardı. Deneklerin beslenmelerine herhangi bir kısıtlama getirilmedi. Araştırma süresinin başlangıç ve sonunda deneklerin vücut ağırlıkları, boylan, BMI'leri, vücut yağ oranları, bel/kalça oranlan, V02 max'ları, biyokimyasal ölçümleri (serum açlık kan şekeri (AKŞ), total kolesterol (TK), trigliserid (TG), yüksek dansiteli lipoprotein- kolesterol (HDL-K), insülin) yapıldı. Aynca karın bölgesinden biyopsi ile alınan yağ örneklerinde LPL aktivitesi ölçüldü. Çalışma Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dah'nda oluşturulan etik kurulca onaylanmıştır. Her iki gruptaki ölçüm sonuçları arasındaki istatistiksel farkları ve değişimleri saptamak amacıyla Wilcoxon, t- ve Mann- Whitney testleri uygulandı. Buna göre egzersiz grubunda aerobik kapasitedeki artışla birlikte vücut ağırlığında, BMI ve VYO'nda istatistiksel olarak anlamlı azalma, total- ve HDL-C ile V02 max ve LPL' da artış saptandı. Kontrol grubunda da benzer artışlar gözlendi. Anahtar sözcükler: Lipoprotein lipaz, yağ dokusu, obezite, vücut kitle endeksi, egzersiz, lipid metabolizması, high density lipoproteins.

EgzersizEgzersizLipidler+1
Emine Kutlay
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
1997
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Sporcularda zihin gezintisi ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkide stresin aracı sporda bilinçli farkındalık ve algılanan sosyal desteğin düzenleyici rolü

Amaç: Sporcularda zihin gezintisi ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkide stresin aracı rolünü ve dolaylı etkinin bilinçli farkındalık ile algılanan sosyal desteğe göre değişimini incelemektir. Materyal ve Metot: Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 18 yaş ve üzeri 350 lisanslı sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde Kişisel Bilgi Formu, Zihin Gezinmesi Ölçeği (MWQ), Sporda Psikolojik Esneklik Ölçeği (SPEÖ), Algılanan Stres Ölçeği (PSS-10), Sporcu Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25, AMOS 26 ve Hayes (2022) tarafından geliştirilen PROCESS Macro Model 21 kullanılmıştır. Aracılık ve koşullu dolaylı etkiler bootstrap yöntemi ile test edilmiştir. Bulgular: Zihin gezintisinin psikolojik esnekliği negatif, algılanan stresi ise pozitif yönde anlamlı olarak yordadığı belirlenmiştir. Algılanan stresin psikolojik esneklik üzerinde negatif yönde anlamlı bir etkisinin bulunduğu ve zihin gezintisi ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkide aracı rol üstlendiği saptanmıştır. Ayrıca sporda bilinçli farkındalığın zihin gezintisi ile algılanan stres arasındaki ilişkiyi, algılanan sosyal desteğin ise algılanan stres ile psikolojik esneklik arasındaki ilişkiyi anlamlı biçimde düzenlediği belirlenmiştir. Sonuç: Bulgular, zihin gezintisinin psikolojik esneklikle doğrudan ve dolaylı ilişkili olduğunu göstermektedir. Algılanan stres açıklayıcı, bilinçli farkındalık ve algılanan sosyal destek ise koruyucu faktörler olarak belirlenmiştir.

Algılanan Sosyal DestekAlgılanan StresBilinçli Farkındalık+3
Selin Akar Bayar
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Health Sciences
2026
31
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.241
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmen adaylarının olumsuz çocukluk yaşantılarının konuşma kaygısı üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının konuşma kaygısı ile çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özellikler açısından değerlendirilmesidir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, üniversitede öğrenim gören toplam 386 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Öğretmen Adayları için Konuşma Kaygısı Ölçeği (ÖAKKÖ) ve Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmen adaylarının konuşma kaygısı ve çocukluk çağı travmaları düzeylerinin genel olarak düşük-orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Konuşma kaygısının cinsiyet, sınıf düzeyi, kardeş sayısı, gelir algısı, aile yapısı ve ebeveyn tutumları gibi değişkenlere göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Buna karşın çocukluk çağı travmalarının bazı demografik değişkenler açısından sınırlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonuçları, çocukluk çağı travmaları ile konuşma kaygısı arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Regresyon analizi bulguları ise çocukluk çağı travmalarının konuşma kaygısının anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, çocukluk çağı travmalarının öğretmen adaylarının konuşma kaygısı üzerinde önemli bir etkisi olduğu ve bireyin erken dönem yaşantılarının iletişim becerileri ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, öğretmen adaylarına yönelik psikososyal destek ve iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik eğitim programlarının önem taşıdığı düşünülmektedir

Çocukluk ÇağıKonuşma KaygısıBeden Eğitimi+1
Halis Nebioglu
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
30
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.201
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinin seçilmiş fizyolojik kapasite ve özelliklerinin belirlenmesi ve analizi

Bu çalışmanın amacı Karadeniz Teknik üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü l, 2, 3* 4'üncü sınıf öğrencilerinin seçilmiş fizyolojik kapasite ve özelliklerinin belirlenmesi ve analizi idi. Bu amaçla yaşları 18 - 27 arasında değişen Karadeniz Teknik üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü l, 2, 3, 4'üncü sınıf öğrencilerinden 5? bayan, 107 erkek olmak üzere toplam Ib4 deneğin yaş, boy, kilo, pençe kuvveti, vital kapasite, anaerobik güç, sistolik kan basıncı, diastolik kan basıncı, esneklik, aerobik güç, vücut yağ yüzdesi ölçümleri alındı. Deneklerden alınan ölçümler sonucunda yaş ortalamasını bayanlar¬ da 20.9, erkeklerde 21.7, boy ortalamasını bayanlarda Ib4.52 cm, er¬ keklerde 175,7 cm, kilo ortalaması bayanlarda 58.35 kg, erkeklerde 76.29 kg, pençe kuvvetleri ortalaması bayanlarda sağ el için 33.b? kg, sol el için 32.31 kg, erkeklerde sağ el için 51.72 kg, sol el için 49.24 kg, vital kapasite ortalaması bayanlarda 3242.68 mi, er¬ keklerde 5114.42 mi, vücut yağ yüzdesi ortalaması bayanlarda 25.08, erkeklerde 13.51, sistolik kan basıncı ortalaması bayanlarda 11.86 mm/kg, erkeklerde 12.52 mm/kg, diastolik kan basıncı ortalaması bayanlarda 79.49 mm/kg, erkeklerde 83.10 mm/kg, esneklik ortalaması bayanlarda 31.03 cm, erkeklerde 30.36 cm,aneorobik güç ortalaması bayanlarda 97.45 kg/m/sn, aerobik güç ortalaması bayanlarda 39.91 rnl/kg/dk, erkeklerde 53.21 ml/kg/dk olarak bulunmuştur.118 Karadeniz Teknik üniversitesi Fatih Eğiti» Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinin fizyolojik kapasite ve özellikleri, Orta Doğu Teknik üniversitesi Eğiti» Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinin değerleriyle karşılaştırılmış ve sonuçta erkek öğrencilerin yaş, boy, kilo, sistolik ve diastolik kan basıncı, aneorobik güç ve aerobik güç açısından Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinin daha yüksek değere sahip oldukları, bayanlar açısından ise yaş, boy, kilo, sol el pençe kuvveti, sistolik ve diastolik kan basıncı, anaerobik güç açısından Orta Doğu Teknik üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğrencilerinden daha yüksek değerlere sahip oldukları bulunmuştur.Y.

Fizyolojik özelliklerKaradeniz Teknik ÜniversitesiÜniversite öğrencileri
Murat Türkan
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

I. II. III. profesyonel ve amatör ligde oynayan futbol takımlarının anaerobik güç, mekanik sıçrama güçleri ve toparlanma sürelerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı; 1, 11., 111., profesyonel ve amatör futbol ligi takımlarının mekanik sıçrama güçlerine bağlı olarak sergiledikleri anaerobik güçleri ve toparlanma sürelerinin takımlar arasında ki farklılığının karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmaya; birinci profesyonel ligden Trabzonspor, ikinci profesyonel ligden Rizespor, üçüncü profesyonel ligden PTTspor ve amatör ligden Erdoğduspor oyuncularından 12 şer oyuncu olmak üzere toplam 48 denek katılmıştır. Bu çalışmada deneklerin mekanik sıçrama güçleri ile anaerobik güçleri beş set üzerinden değerlendirildi. Gruplar arası farklılıkları ve benzerlikleri ortaya çıkarmak için Varyans Analizleri (ANOVA) testi kullanıldı. Farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemede Tukey's testi kullanıldı. Çalışmanın sonucunda; mekanik sıçrama gücü ile sergilenen anaerobik güç takımlar arasında farklılıklar göstermesine rağmen toparlanma sürelerinde takımlar arasında farklılığa rastlanılmamıştır. En büyük mekanik sıçrama gücü ve buna bağlı olarak sergilenen anaerobik güç değeri birinci profesyonel lig takımı Trabzonspor oyuncularında gözlenmiştir. Buna göre birinci lig takımı oyuncularının mekanik sıçrama gücüne bağlı olarak yüksek anaerobik güç sergilemeleri onların performansını diğer lig takımlarından farklı yapan önemli bir kriterdir.

Anaerobik güçFutbolFutbolcular+1
Hamit Cihan
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcu ve sedanter erkek ve bayanların gövde esneklik ve kuvvetlerinin analizi

Bu çalışmada 18-27 yaş arası erkek ve bayan sporcu ve sedanter grupların gövde bölgesi hareket oranlan ve kuvvetlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın ikinci amacı ise spor yapma alışkanlığı ve cinsiyet faktörüne göre gövde hareket oranları ve kuvvetlerinin gruplar arasında kıyaslanması olmuştur. Bu çalışmaya 1995-96 eğitim öğretim döneminde Karadeniz Teknik Üniversitesi 'nin değişik fakültelerinde öğrenimine devam eden sporcu erkekler (n=15), erkek sedanterler (n=15), bayan sporcular (n=15) ve bayan sedenterlerden (n=15) oluşan toplam 60 öğrenci denek olarak katılmıştır. Deneklerin kuvvet ve hareket oranları isostation B200 lumbar dinamometresi ile ölçülmüştür. Gruplar arası farklılığın belirlenmesinde tek yönlü varyans analizi (ONEWAY ANOVA) kullanılmıştır. Farklılığın hangi gruptan kaynaklandığnı belirlemek için de Tukey's HSD testi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, erkeklerin aksine bayanlarda spor yapma alışkanlığının hareket oram üzerine olumlu etki yapmadığım göstermektedir. Diğer yanda cinsiyet faktörü hareket oranım etkiler gözükmektedir. İzometrik maksimum kuvvette erkek sporcular en iyi gözükürken Bayan sporcu ve erkek sedanterler bir birine benzer seviyede bulunmuştur. Hem cinsiyet hem de spor yapma alışkanlığı izometrik kuvvet gelişimini pozitif etkiler gözükmektedir. Bu benzer eğilim dinamik düşük direnç ve yüksek dirençdeki hareket hızlarında da göze çarpmaktadır. Sayfa 76

EsneklikKas kuvvetiSedanterler+1
Ferdi Sakallıoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Performans sporlarında başarı ve başarısızlığı etkileyen psikolojik faktörler

Sporun temel kavramı olan motivasyon aynı zamanda yarışmanın doğasıdır. Yarışma motivasyonu burada güçlü ve dinamik bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Performans sporlarında, diğer spor branşlarında olduğu kadar Futbol'da her profesyonel takımların en büyük rüyası şampiyonluktur. Bu da başarı-başarısızlık takım içindeki uyum, grubun başarma arzusu (hedefleri) ve grubun bağlılığı gibi psikolojik faktörler ile yakından ilgilidir. Bireysel basan ve başarısızlığın açıklanmasında yetenek seviyesinin tespiti, sarfedilen eforun miktarı, uygulamadaki zorluğun derecesi ve şansın rolü gözönünde tutulmuştur. Efor ve şans değişebilen faktör olarak tanımlanırken, yetenek ve uygulamadaki zorluk, kalıcı etken olarak nitelendirilmiştir. Ayrıca, yetenek ve efor başarının karakteristik bir özelliği olarak, yenilgi ise uygulamadaki zorluğun ve şansın kalıcı bir faktörü olarak tanımlanmıştır. Bu araştırma, Türkiye Profesyonel 3.lig Ofspor, A.Sebatspor. Terme ve Turhal Spor 2.grupta yer alan futbolcuları üzerinde yapılarak iki değişik anket formundan oluşmaktadır. I. Anket formunda, (orjinal metni Weiner den (1971) alınan ve Türkçeye uyarlayarak geliştiren Erşen(1996) karakteristik özellikler anketi), ligdeki puan sıralamasındaki konumu açısından zirveyi ve üst sıralan zorlayan A.Sebatspor ile ligde altsıralarda yeralan Turhalspor aralanndaki oynamış olduğu karşılaşma bizim açımızdan son derece incelemeye değer bulunmuştur. Bu amaçla bir değerlendirme yapıldı. Neden oyuncular yanşma ortamındaki yerlerinde doğal olarak başanlı veya başansızdırlar?. Basan ve başarısızlığı neden olan doğal etkenler (Yetenek, efor, başanya ulaşmadaki zorluk ve şans) l'den 9'a kadar sıralanan "Likert" ölçeği üzerinde bir değerlendirmeye tabi tutuldu. Ortalamalar göstermiştir ki. her iki takım oyunculan bireysel değerlendirmelerinde "EFOR" karşılaşmanın başlıca doğal sonucunu etkileyen en belirleyici baş faktör olarak tanımladılar. Örneğin. A.Sebatspor açısından maçın kazanılmasında ilk sıraya oturan doğal etken "Yüksek efor" (M=7.53): diğer taraftan yanşmanın kaybedilmesinde Turhalspor yönünden en belirginleşen karakteristik etken "Yetersiz efor" (M=6,76) ön plana çıkarılmıştır. Basan ve başarısızlık durumlarının keşfedilmesinde, doğal özellikler spor motivasyonunda küçümsenemeyecek derecede önemli bulunmuştur.u/ II. Anket envanterinde, Ersen, (1997) tarafından geliştirilen "güvenirlilik anketi", yine aynı lig ve gruptaki ( 3.lig ve 2.grup) ligdeki puan sıralaması ve konumu gereği, ist sıralan ve zirveyi zorlayan bir başka takım Ofspor ile ligde altsıralarda yer alan diğer bir talanı Termespor'un yapmış oldukları karşılaşma araştırmaya değer bulunmuştur. Başarılı ve başarısız takımlar arasındaki, göreve bağlılık, sosyal bağlılık, ve grubun başarma arzusu (hedefleri) faktörleri açısından ilişkisinin takım çalışması yönünden bir değerlendirmesini kapsayan ve güvenirlilik adı verilen anket formu ile ölçmeye çalışıldı. Bağlılığın ölçülebilmesinde önemli kriterlerden biride kazanan takımın sezon sonunda %60 üzerinde bir galibiyeti, bunun yanında kaybeden takımında aynı statü sınırlan içinde %60'a yakın bir mağlubiyeti söz konusudur (Ersen, 1997, Ersen, Kalkavan, Suiçmez ve Yazıcı, 1998). Ankete ilişkin her iki takım oyuncuların bireysel olarak verdikleri skorlardaki değişkenlik, aritmetik ortalamalar üzerinde yapılan t.test analiz sonuçlan 0,05 seviyesinde anlamlı farklılık göstermiştir. Sonuçta, Ofspor oyuncuları 1997-98 profesyonel futbol sezonunda, içerde ve dışarda oynamış oldukları karşılaşmaların %60 galibiyetle noktalarken, aynı sezon içersinde Termespor ligde oynamış olduğu futbol karşılaşmaların %60 yenilgiyle kapatmıştır. Anahtar Kelimeler: Motivasyon, Basan Ve Başarısızlık, Grup Dinamiği.

BaşarıFutbolcularMotivasyon
Ersan Yazıcı
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Germe egzersizlerinde farklı dış ısı ortamlarının esneklik gelişimi üzerindeki etkileri

Bu çalışmanın amacı; Germe Egzersizlerinde Farklı Dış Ortamlarının Esneklik Gelişimi Üzerindeki Etkilerinin Belirlenmesi idi. Bu amaçla yaşları 18-24 olan 48 denek tesadüfi örnekler metoduyla seçildi. Denekler 3 guruba ayrılarak her bir gurup 20°C, 40°C ve 60°C dış ısı ortamlarında germe egzersizi yaptılar. Germe egzersizleri dizin flexiyonu ile sınırlandırıldı. Sol diz kontrol, sağ diz ise deney bacağı olarak seçildi. Çalışmanın öncesinde deneklerin sağ ve sol dizlerinin fleksiyon ölçümleri alındı. 14 hafta süren bu çalışma programı sonrasında dizin fleksiyon ölçümleri tekrar ölçüldü. Farklı dış ortamlarının esneklik gelişimi üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla çift yönlü varyans analizi yapıldı. Aralarında anlamlı farklılık çıkan sonuçlar Tukey's testi ile yorumlandı. Sonuç olarak ; kontrol ve deney bacakları arasında anlamlı bir farklılığın olduğu belirlendi. Diğer taraftan, farklı ısı ortamlarında yapılan esneklik çalışmalarında farklı dış ısı ortamlarının etkili olmadığı sonucuna varıldı.

EgzersizEgzersizEsneklik+1
Mustafa Baş
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
1998
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Voleybol hakemlerinde psikolojik sağlamlık ile performans kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, voleybol hakemlerinin psikolojik sağlamlık düzeyleri ile performans kaygısı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma, Türkiye Voleybol Federasyonu’na bağlı aktif 416 hakem (166 kadın, 250 erkek) üzerinde gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülmüştür. Katılımcılara demografik bilgi formu, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Performans Başarısızlığı Değerlendirme Envanteri uygulanmıştır. Veriler SPSS 26.0 ile analiz edilmiş; tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon, regresyon analizi, bağımsız t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Bulgular, hakemlerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin genel olarak orta-üst seviyede olduğunu göstermektedir. Performans kaygısı açısından bazı alt boyutlarda orta düzeyde kaygı sergiledikleri belirlenmiştir. Cinsiyete göre psikolojik sağlamlık farklılık göstermemiş; ancak erkek hakemler, utanç ve mahcubiyet deneyimleme ile önemli kişilerin ilgisini yitirme kaygısı alt boyutlarında kadın hakemlere kıyasla anlamlı olarak daha yüksek kaygı düzeyi göstermiştir. Medeni durum açısından psikolojik sağlamlık benzer bulunurken, bekâr hakemler bazı kaygı alt boyutlarında evli hakemlerden daha yüksek düzeyde kaygı sergilemiştir. Eğitim düzeyi, psikolojik sağlamlık üzerinde belirgin pozitif etki göstermiş ve bazı kaygı alt boyutlarında anlamlı farklılıklar ortaya koymuştur. Hakem klasmanı ve maç deneyimi analizlerinde ulusal hakemler ile ulusal liglerde görev yapan hakemlerin psikolojik sağlamlık düzeyleri daha yüksek, alt liglerde görev yapan hakemlerin bazı kaygı alt boyutları ise daha yoğun bulunmuştur. Regresyon analizleri, belirli kaygı alt boyutlarının psikolojik sağlamlık üzerinde hem artırıcı hem azaltıcı etkilerinin olduğunu göstermektedir. Araştırma, voleybol hakemlerinde psikolojik sağlamlık ile performans kaygısının demografik değişkenler ve mesleki deneyimle ilişkili olduğunu ortaya koymakta ve hakem eğitim programları ile psikolojik destek çalışmalarının önemini vurgulamaktadır.

Performans kaygısıPsikolojik sağlamlıkVoleybol hakemleri
Fatih Kara
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
40
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.199
Master'sOpen AccessTR

Elit hentbolcülerde genel ve özel hazırlık dönemi aerobik ve anaerobik güç testleri ile laktik asit düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmada, elit hentbolcularda genel ve özel hazırlık döneminde aerobik ve anaerobik güc belirlenerek kan laktat seviyesinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Aziziye termal spor kulübünde yer alan 18-23 yaş arası toplam 16 profesyonel erkek hentbol sporcusu katılmıştır. Çalışma gruplarına 6 haftalık hentbol genel hazırlık antrenman döneminden sonra aerobik ve anaerobik test protokolleri (Cooper Testi ve Wingate testi) uygulanmıştır. Aynı test protokolleri 6 haftalık hentbol özel hazırlık antrenman döneminden sonra tekrarlanmıştır. Ayrıca testler öncesinde ve sonrasında LA (laktik asit) seviyesini belirlemek için kan örnekleri alınmıştır. Elde edilen bilgiler SPSS 20 for windows paket programında analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularında sporcuların WanT1LA (genel hazırlık dönemi Wingate anaerobik güç testi LA seviyesi) ve COAT1LA (genel hazırlık dönemi cooper aerobik güç testi LA seviyesi) değerleri DİN1LA (genel hazırlık dinlenik LA seviyesi) 'ya göre, WanT2LA (özel hazırlık dönemi Wingate anaerobik güç testi LA seviyesi) ve COAT2LA (özel hazırlık dönemi cooper aerobik güç testi LA seviyesi) değerleri DİN2LA (özel hazırlık dinlenik LA seviyesi) göre anlamlı olarak artmıştır (P<0.001). Genel ve özel hazırlık dönemi aerobik güç değerleri açısında (COAT1LA ve COAT2LA arasında) anlamlı fak tespit edilmiştir(P<0.001). Anaerobik güç değerleri ile wingate test sonrası LA değerleri ve aerobik güç değerleri ile cooper test sonrası LA değerleri arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Sporcuların dinlenik durumlarına göre LA seviyeleri, hem genel hazırlık hem de özel hazırlık döneminde aerobik ve anaerobik egzersizle artış göstermiştir. Sporcuların aerobik güç değerleri özel hazırlık döneminde artmıştır. Ayrıca aerobik ve anaerobik testler sonrası LA sevileri ile aerobik ve anaerobik güç seviyeleri arasında bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler: Laktik asit, Wingate, Cooper, Aerobik, Anaerobik

AerobikAerobik güçAnaerobik+7
Yavuz Akkuş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Altı haftalık dayanıklılık antrenman metodunun elit düzey basketbolculardaki bazı hematolojik değerler üzerine etkisi

Basketbolculara sezon başı hazırlık döneminde dayanıklılık antrenmanlarının performansı artırırken hematolojik parametreleri nasıl etkilediğini ortaya koymak için planlanmıştır. Gönüllü sporcuların (18-20 yaş), herhangi bir hastalık taşımamalarına, düzenli ilaç kullanıyor olmamalarına ve akut bir hastalık geçirmemiş olmalarına dikkat edildi. Kontrol ve çalışma grubunda yer alan gönüllülerden 10-12 saat açlık sonrası sabah 09:00-09:30 saatleri arasında kol venden yaklaşık 10 ml alınan kan rutik biyokimya tüplerine aktarıldı. Alınan kan örneklerinden elde edilen serumların bir kısmı biyokimya profillerinin analizi için, bir kısmı ise karaciğer enzim parametrelerinin analizi için ayrıldı. Biyokimya için rutik biyokimya tüplerine alınan kanların pıhtılaşması için 30dk bekletildikten sonra 15dk boyunca 4000 rpm hızında santrifüj edildi. Sonrasında ayrılan serumlar -80º C'de dondurularak çalışma sonunda analiz edilmek üzere saklandı. Çalışmada, altı hafta boyunca basketbolculara dayanıklılık antrenman programı uygulanarak kan hematolij değerleri üzerine olan etkisi araştırıldı ve yapılan analizde şu sonuçlara varıldı: Sporcuların egzersiz öncesi Ast değeri 32±0,7 iken egzersiz sonrasında 41±2,02, Alt değeri egzersiz öncesi 35±3,31 iken egzersiz sonrasında 31±1,84, Albumin değeri 4,65±0,49 iken egzersiz sonrasında 4,95±0,42, Total Bilirubin egzersiz öncesi 0,55±0,07 iken egzersiz sonrasında 0,65±0,21, Glukoz egzersiz öncesi 76,5±7,07 iken egzersiz sonrasında 90,5±3,53, Bun egzersiz öncesi 15,42±1,97 iken egzersiz sonrasında 14,72±0,98 tespit edilmiştir. Sporcuların egzersiz öncesi Ldh değeri 276,5±43,13 iken egzersiz sonrasında 267,5±30,4, Trigliserid egzersiz öncesi 227±35,35 iken egzersiz sonrası 167±120,2, Kolesterol egzersiz öncesi 183,5±47,37 iken egzersiz sonrası 180,5±51,61, Hdl-k egzersiz öncesi 39±8,48 iken egzersiz sonrası 42±4,24, Ldl-k egzersiz öncesi 121±36,76 iken egzersiz sonrası 93±31,81 olarak tespit edilmiştir. Sporcuların egzersiz öncesi Ca değeri 9,5±0,28 iken egzersiz sonrasında 9,6±0,14, P egzersiz öncesi 3,15±0,35 iken egzersiz sonrasında 3,25±0,49, Mg egzersiz öncesi 2,2±01 iken egzersiz sonrasında 2,2±05, Na egzersiz öncesi 138,5±2,12 iken egzersiz sonrasında 139,5±3,53, K egzersiz öncesi 4,46±0,15 iken egzersiz sonrasında 4,55±0,28 olarak tespit edilmiştir.Sonuç olarak, altı hafta dayanıklılık antrenmanı sporcuların karaciğer enzimlerini düzenlediği ve depo yağların yakılması hızlandırdığı bununla birlikte lipit oksidasyonu artırdığını, antrenörlerin bu dönemde sporculara antioksidan destekli beslenme programların uygulamaları ve antren programlarında bireysel, çevresel faktörleride göz önünde bulundurarak sporcu performanslarını artıracağı önerilebilir. Anahtar Kelimeler : Basketbol, Dayanıklılık, Kan, Lipoprotein, Kan Mineral Düzeyi

AntrenmanBasketbolcularBiyokimyasal özellikler+6
Mehmet Göksu
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin kendini sabotaj düzeyleri ile spor ve farklı değişkenler arasındaki ilişkinin araştırılması

Bu araştırmanın amacı üniversitede öğrenim gören öğrencilerin kendini sabotaj düzeyleri ile spor ve farklı değişkenler arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de öğrenim gören üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem grubu, 2014-2015 yıllarında Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde farklı bölümlerde lisans düzeyinde öğrenim gören 457 bayan 393 erkek olmak üzere toplam 850 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerin kendini sabotaj düzeyleri ile farklı değişkenler arasındaki ilişkiyi araştırmak için Jones ve Rhodewalt (1982) tarafından geliştirilen, Akın, Abacı ve Akın (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan kendini sabotaj ölçeği kullanılmıştır (A.Akın 2013). Verileri analizinde spss 21 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans dağılımı, iki bağımsız değişken arasındaki ilişkiyi incelemek için T testi, ikiden fazla değişkenler arasındaki ilişkiyi bulmak için ise Anowa Waryans testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki fark p.0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; kendini sabotaj düzeyleri ile cinsiyet, aile yapısı, kişisel aylık gelir ve spor yapma nedenleriyle alakalı değişkenler arasında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Bireylerin kendini sabotaj düzeyleri ile sigara ve alkol kullanma alışkanlıkları, spor yapma durumları, yaş, öğrenim gördükleri bölüm, sınıf düzeyi, aile tutumları, yaptıkları spor yapma türü ve haftalık spor yapma süreleri değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Spor yapan bireylerin sabotaj eğiliminin spor yapmayan bireylerden yüksek olduğu tespit edilen bu çalışmada, spor türü olarak takım sporu yapan bireylerin daha çok sabotaj eğilimi gösterdiği görülmüştür. Spor yapma nedenine göre bireylerin sabotaj eğilimi açısından farklılıklar göstermediği çıkan sonuçlar arasındadır. Yapılan sporun süresi, zamanı bireylerin zamanlama kavramına uygun olduğu takdirde spor yapan bireylerin sabotaj eğilimi, spor ile bağdaşmayacaktır. Anahtar Kelimeler: Kendini Sabotaj, Spor, Üniversite Öğrencileri

Kendini sabotajSporÖlçme-değerlendirme+2
Bilal Çingöz
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum ilinde liselerde görev yapan öğretmenlerin empatik eğilim düzeylerinin spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Erzurum İlinde liselerde görev yapan öğretmenlerin empatik eğilim düzeylerinin spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesi. Araştırmanın evrenini Erzurum Milli Eğitim Müdürlüğün de görev yapan 1550 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklem grubunu, Erzurum Milli Eğitim Müdürlüğü liselerde görev yapan farklı branşlarda ki 183 erkek, 137 kadın öğretmen olmak üzere toplam 320 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada öğretmenlerin empatik eğilim düzeyleri ile farklı değişkenler arasındaki ilişkiyi araştırmak için Dökmen (1988) geliştirdiği empatik eğilim ölçeği kullanılmıştır. Verileri analizinde spss 21 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans dağılımı, iki bağımsız değişken arasındaki ilişkiyi incelemek için T testi, ikiden fazla değişkenler arasındaki ilişkiyi bulmak için ise Anowa Waryans testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki fark p.0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; empatik eğilim düzeyleri ile cinsiyet, medeni durum, kadro durumu, spor yapma durumu, boş zaman değerlendirme tercihleri değişkenleri arasında anlamlı farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Bireylerin empatik eğilim düzeyleri ile yaş, aile yapısı, aylık gelir durumu, branş türü, görev süresi, okul türü, spor türü, spor süresi, spor nedeni değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Takım ve bireysel spor yapan bireylerin empatik eğilim düzeylerinin, spor yapmayan bireylerden yüksek olduğu tespit edilen bu çalışmada, spor yapma nedeni sağlıklı yaşam ve sosyal aktivite olan bireylerin empatik eğilim düzeyi spor yapmayan bireylerden yüksek olduğu görülmüştür. Spor yapma durumuna göre bireylerin empati eğilimi açısından farklılıklar göstermediği çıkan sonuçlar arasındadır. Genel itibariyle spor yapan öğretmenlerin spor yapmayan öğretmenlere göre empatik eğilim düzeylerinin daha fazla olduğu gözükmektedir. Buna göre sporun empati üzerinde olumlu bir etki yaptığını söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Empati, Empatik Eğilim, Eğitim, Spor, Öğretmen

Empatik eğilimErzurumLise öğretmenleri+3
Muhammet Polat
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

16 haftalık temel masa tenisi antrenmanlarının 10-12 yaş arası çocukların bazı fiziksel ve fizyolojik parametrelerine etkisi

Bu tezin amacı, 16 Hafta boyunca yapılan Temel Masa Tenisi antrenmanlarının 10-12 yaş arası çocuklarda boy, vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, vücut kitle indeksi, esneklik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 30 m sprint, anaerobik güç, maxvo2, sağ ve sol el kavrama kuvveti, görsel ve işitsel reaksiyon süresi, istirahat kalp atım sayısı, sistolik ve diastolik kan basıncı, akciğer hacim ve kapasiteleri' (vc, fvc, fev1, fev1%) ne olan etkisinin araştırılmak istenmesidir. Araştırmaya 10-12 yaş aralığında, rastgele seçilmiş 40 deney grubu (20 Erkek 20 Kadın), 40 kontrol grubu (20 Erkek 20 Kadın) olmak üzere toplam 80 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilere önce, ön-test ölçümü uygulanmış, 16 hafta temel masa tenisi antrenmanları uygulandıktan sonra son-test ölçümü uygulanmıştır. Verilerin İstatistiksel analizi IBM SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) İstatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. İki değişkenli grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney testi kullanılmış olup, sonucun p<0,05 olması istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular deney ve kontrol grubu erkeklerin son ölçümleri sonucunda esneklik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 30 m sprint, anaerobik güç, maxVo2, sağ ve sol el kavrama kuvveti, görsel ve işitsel reaksiyon süreleri, istirahat kalp atım sayısı, fev, fev1 ölçümleri arasındaki istatistiksel farklar deney grubu lehine anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Boy, vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi, vücut kitle indeksi, sistolik ve diastolik kan basıncı, vc, fvc değerlerinde ise iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmamıştır (p>0,05). Deney ve kontrol grubu kadınların son ölçümleri sonucunda vücut yağ yüzdesi, esneklik, dikey sıçrama, durarak uzun atlama, 30 m sprint, anaerobik güç, sağ ve sol el kavrama kuvveti, görsel ve işitsel reaksiyon süreleri, istirahat kalp atım sayısı, vc, fvc, fev1, fev1% ölçümleri arasındaki istatistiksel farklar deney grubu lehine anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Boy, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, maxVo2, sistolik ve diastolik kan basıncı değerlerinde ise iki grup arasında sitatistiksel olarak anlamlı fark oluşmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak 16 hafta boyunca yapılan temel masa tenisi antrenmanlarının 10-12 yaş çocukların fiziksel ve fizyolojik özelliklerine olumlu katkılar sağlayıp onları geliştirdiği gözlemlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Masa Tenisi, Çocuk, Antrenman, Fiziksel ve fizyolojik ölçümler.

AntrenmanFiziksel parametrelerFiziksel özellikler+3
Ahmet Sinanoğlu
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Halkın boş zaman etkinliklerine katılmalarına engel olan faktörlerin belirlenmesi (Erzurum ili örneği)

Araştırmanın amacı, Erzurum ilinde yaşayan 236 erkek (%50,6) ve 230 (%49,4) kadın katılımcının rekreasyonel etkinliklere katılımlarındaki engel/kısıtlayıcı olan faktörlerin belirlenmesi ve bu faktörlerin çeşitli değişkenlere göre (yaş, cinsiyet, medeni durum, çocuk sayısı, eğitim seviyesi, refah seviyesi, haftalık boş zaman süreleri ve boş zamanlarını değerlendirmede güçlük çekme durumları) karşılaştırılmasıdır. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, katılımcılarının demografik bilgilerini tanımlamaya yönelik sorulara, ikinci bölümde boş zaman davranışlarını belirlemeye yönelik sorulara yer verilmiş ve üçüncü bölümde ise Alexandris ve Carrol (1997) tarafından geliştirilen ve Türk toplumu için geçerlik ve güvenirlik çalışması Karaküçük ve Gürbüz (2006) tarafından yapılan "Boş Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, bireylerin boş zaman aktivitelerine katılımlarında engel/kısıtlayıcı olan nedenleri belirlemeyi amaçlayan (a) tesis/hizmet & ulaşım (8 madde), (b) sosyal ortam & bilgi eksikliği (5 madde), (c) birey psikolojisi (4 madde), (d) arkadaş eksikliği (3 madde), (e) zaman (4 madde) ve (f) ilgi eksikliği (3 madde) gibi 6 alt boyuttan ve 27 maddeden oluşmaktadır. Ölçekte yer alan maddeler "Kesinlikle Önemsiz (1)" ve "Önemsiz (2)", "Önemli (3)", ve "Çok Önemli (4)" şeklinde 4'lü likert tipi ölçek üzerinde değerlendirilmektedir. Ölçeği güvenirliliğini test etmek için hesaplanan Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı alt boyutlar için 0,647 (zaman) ile 0,773 (sosyal ortam/bilgi eksikliği) arasında değiştiği bulunmuştur. Toplam ölçeğin Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı 0,843çıkmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeğin 6 alt boyutunda katılımcıların, cinsiyet ve medeni hale göre farklılığı test etmek için yapılan independentsamples t-test analizi sonuçlarına göre; cinsiyete göre "birey psikolojisi", "sosyal ortam/bilgi eksikliği", "tesisler/hizmet ulaşım" ve "arkadaş eksikliği" alt boyutlarında, medeni hale göre ise, "birey psikolojisi", "tesisler/hizmet ulaşım" ve "zaman" alt boyutlarında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, yapılan ANOVA sonuçlarına göre ise yaş, çocuk sayısı, eğitim seviyesi, refah seviyesi ve haftalık boş zaman sürelerine göre çeşitli alt boyutlarda anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Boş zaman, Rekreasyon, Kısıtlayıcı, Erzurum Halkı.

Boş zamanları değerlendirmeErzurumRekreasyonel aktiviteler
Fırat Akyüz
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kış sporlarına başlıyan 8-14 yaş erkek öğrenciler de biyomotorik özeliklerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; 8-14 yaş arası kış sporlarına başlayan erkeklerin sezon öncesi ve üç aylık eğitim sonrası testlerinin değerlendirilerek kış sporlarının çocukların biyomotorik özelliklerine etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmanın deney grubuna 8- 14 yaş arası Erzurum Gençlik Hizmetleri Ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde çeşitli kış sporlarına (Kayak, Buz Hokeyi, Curlıng, Buz Pateni) başlayan 31 gönüllü erkek çocuğu katılmıştır. Çalışmaya katılan çocukların biyomotorik gelişimlerini takip için Bruininks-Oseretsky test of motor proficiency, Second Edition Kısa Form (BOT 2 Brıef )testi uygulanmıştır. BOT 2 kısa form olarak; İnce Motor Becerisi, İnce Motor Uyum, El Becerisi, İkili Koordinasyon, Denge, Hız ve Çeviklik, Üst Ekstremite Koordinasyon, Güç ve Toplam puan ölçülmüştür. Tüm ölçümler ilk test son test yöntemi uygulanarak değişim izlenmiştir. Verilerin çözümlenmesinde Windows için SPSS 17 istatistik paket programı kullanılmıştır. Gruplar arası verilerin karşılaştırılmasında Bağımsız Grup (Independent-Sample t test) kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 ve p<0.001 olarak alınmıştır. Yapılan çalışmada farklı branşlarda uygulanan kış sporları eğitiminin erkek çocukların ince motor becerisi, ince motor uyum, ikili koordinasyon, hız ve çeviklik, üst ekstremite koordinasyonu, güç ve toplam puanlarına anlamlı derecede katkısı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kış sporları, Erkek Çocuğu, Motorik Özellikler

Biyomotorik özelliklerErkek çocuklarKış sporları+1
Abdullah Yıkılgan
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kız çocuklarında 12 haftalık kayak antrenmanının bazı biyomotorik özellikler üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı; 8-14 yaş arası kayak sporuna başlayan kızların sezon öncesi ve sonrası testlerinin değerlendirilerek kayak sporunun çocukların biyomotorik özelliklerine etkisinin incelenmesidir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Erzurum Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde kayak sporuna başlayan 15 kız çocuğu, kontrol grubunu ise Erzurum Saltuk Bey Ortaokuluna giden 30 kız öğrenci olmuş, araştırmaya toplam 8-14 yaş arası 45 gönüllü katılmıştır. Çalışmaya katılan çocukların biyomotorik gelişimlerini takip için Bruininks-Oseretsky test of motor proficiency, Second Edition Kısa Form (BOT 2 Brıef) testi uygulanmıştır. BOT 2 kısa formda; İnce Motor Becerisi, İnce Motor Uyum, El Becerisi, İkili Kordinasyon, Denge, Hız ve Çeviklik, Üst Ekstremite Koordinasyon, Güç testleri uygulanmış ve toplam puan ölçülmüştür. Tüm testler için ilk test ve son test ölçümler alınmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Windows için SPSS 17 istatistik paket programı kullanılmıştır. Gruplar arası verilerin karşılaştırılmasında Bağımsız Grup t testi (Independent-Sample t test) kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 ve p<0.001 olarak alınmıştır. Kayak yapan ve yapmayan kız çocuklarının ön testi motorik özelliklerinin karşılaştırılmasında herhangi bir anlamlı fark bulunmamıştır. Bu durum kayak eğitiminden sonra, ince motor beceride, ince motor uyumda ve toplam puanda anlamlı bir fark olarak bulundu. Kayak eğitimi alan kız çocuklarında ince motor becerisinde, ince motor uyumda ve toplam puanında anlamlı derecede katkısı olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kayak, Kız Çocuğu, Motorik Özellikler

AntrenmanBiyomotorik özelliklerKayak+3
Elif Kıyıcı
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının karşılaştırılması (Van il örneği)

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine bakış açıları incelenmiş, elde edilen sonuçlara uygun olarak öneriler getirilmiştir. 2014-2015 eğitim öğretim yılında Van il merkezinde öğrenim gören ortaokul öğrencileri örneklem grubu olarak alınmıştır. Araştırma, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı genel ortaokul ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel ortaokullarda öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi dersine karşı tutumları incelenerek aradaki farkın belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma sürecinde 739 öğrenciye anket uygulanmıştır. Güllü ve Güçlü (2009) tarafından 600 öğrenciye uygulanarak geliştirilen tutum ölçeği 11 madde olumlu ve 24 madde olumsuz olmak üzere toplam 35 maddeden oluşmaktadır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm kişisel bilgilerden, ikinci bölüm ise Beden eğitimi dersi tutum ölçeğinden oluşmaktadır. Elde edilen bilgi ve veriler, SPSS-21 programına işlenmiştir. Daha önceden geliştirilmiş olan ölçeğin yapısının doğrulanması için DFA analizi LISREL paket programı kullanılarak yapılmıştır. Öğrencilerin beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının düzeylerine betimsel istatistikler (ortalama, standart sapma, çarpıklık ve basıklık) ile bakılmıştır. Öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin dağılımlara göre tutumları arasındaki farklılıklara bakılmadan önce uç değerler ve kayıp veriler incelenmiştir. Tutum düzeylerinin normal dağılımına Kolmogorov-Simirnov Z testi ile bakılmıştır. Farklı değişkenler göz önüne alınarak öğrencilere uygulanan anket sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde özel okullarda okuyan öğrencilerin genel okullarda okuyan öğrencilere oranla beden eğitimi tutumlarının daha düşük olduğu görülmüştür. Beden eğitimi dersinin akademik başarıyı azaltan bir ders olmadığı aksine sportif başarının TEOG sınavında ek puanla ödüllendirilmesi gerektiği öneri olarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, TEOG Sınavı, Akademik Başarı, Tutum.

Akademik başarıBeden eğitimi ve spor dersiOrtaokul öğrencileri+2
İrfan Tanrıverdi
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı branşlardaki sporcuların sprint reaksiyon ve görsel reaksiyon zamanlarının karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı profesyonel liglerde mücadele eden farklı branşlardaki kadın sporcuların sprint reaksiyon ve görsel reaksiyon zamanlarını incelemek ve fark-lılıklarını ortaya koymaktır. Bu çalışmanın deney grubuna İstanbul ilinde profesyonel liglerde çeşitli branşlarda mücadele eden (voleybol, basketbol, hentbol) yaş ortalama-ları 19,43ss = 6,84, boy ortalamaları 1,72ss = 0,07, kilo ortalamaları 62,74 ss = 6,84 arasında değişen 42 gönüllü kadın sporcu katılmıştır. Çalışmaya katılan sporculara Lafeyetta Moart reaksiyon ölçüm cihazı ile görsel reaksiyon, Fusionsport Pro Fotosel ölçüm cihazı kullanılarak sprint reaksiyon testi öl-çümleri alınmıştır. Tüm testler için yapılan ölçümlerin ortalama değerleri alınmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Windows için SPSS 22 istatistik paket programı kullanıl-mıştır. Gruplar arası verilerin karşılaştırılmasında Kruskal Wallis, Anova ve Post Hoc testi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda basketbol, voleybol ve hentbol sporcuları-nın görsel reaksiyon değerleri ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir; fakat görsel reaksiyon ölçümleri sonucunda hentbolcuların diğer branşlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir (p>0,05). Sporcuların sprint reaksiyon toplam değerleri ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Sprint reaksiyon ölçümleri sonucunda basketbolcuların diğer branşlara göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Branşlar arasında sporcuların görsel reaksiyon ve sprint reaksiyonları arasında herhangi bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Reaksiyon zamanı, Voleybol, Basketbol, Hentbol

BasketbolBasketbolcularHentbol+6
Başar Basri Uzaldı
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ağrı ilindeki sporcuların atletizm, kayak ve tenis spor dallarına yönelmesine neden olan motivasyonel etkenlerin araştırılması

Bu araştırmanın amacı, Ağrı ilinde sporcuların atletizm, kayak ve tenis branşlarına katılmasına neden olan motivasyonel etkenlerinaraştırılmasıdır. Araştırmanın amacı için literatür taraması yapılmış ve böylece araştırmanın problemine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Araştırma kapsamında spor branşları ile ilgili H. SUNAY'ın 1996'da geliştirmiş olduğu anket uygulanmış ve anketten elde edilen bulgularla araştırmanın problemine çözüm aranmıştır. Elde edilen veriler SPSS anket programına girilmiştir. Girilen veriler SPSS 17 programında değerlendirilerek çizelgeler halinde gösterilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde kişisel bilgi değişkenleri (yaş, cinsiyet, vb.) frekans ve yüzde dağılımları bulunarak tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Ki-Kare (X2) değerleri hesaplanarak ilişkinin anlamlı olup olmadığı istatistiksel olarak test edilmiştir. Yapılan testlerde alfa anlamlılık düzeyiα = 0.05olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda Ağrıda, kız ve erkek sporcuların uğraştıkları spor branşı ile ilgili beklentilerine ilişkin görüşleri arasında farklılıklar belirlenmiştir. Buna göre, kız sporcuların antrenör ve beden eğitimi öğretmeni olma beklentileriyle spor yaptıkları görülmüştür. Erkek sporcuların ise çevresiyle spor yapan popüler bir insan olarak ilişkilerini sürdürmek ve daha iyi maddi olanaklara kavuşma beklentilerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Dışsal motivasyon faktörlerinden çevre koşulları, okul spor salonu-tesisleri, televizyon yayınları ve gazete- dergilerin etkilerinin az olduğu görülmektedir. Erkek ve kız sporcuların spor branşlarını seçme nedenleri önem sırasıyla; Beden eğitimi öğretmeni olmak, başarı kazanmaktan zevk duymak, sağlıklı olmak ve sağlığını korumak, çevre koşulları, sporun olumlu katkıları, spor branşını sevmeleri, ilgili spor branşıyla uğraşarak sağlıklı olma ve üniversite düzeyinde eğitim görme şeklindedir. Anahtar Kelimeler: Spor, spora katılma, motivasyon, atletizm, kayak, tenis

AtletizmAğrıKayak+3
Muharrem Ağar
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Iğdır, Ağrı, Erzurum illerinde futbol antrenörlüğü yapan bireylerin liderlik tarzlarının belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı Iğdır, Ağrı, Erzurum illerinde futbol antrenörlüğü yapan bireylerin liderlik tarzlarını belirlemektir. Araştırmaya Iğdır, Ağrı, Erzurum illerinden toplam 112 futbol antrenörü katılmıştır. Araştırmada antrenörlerin liderlik tarzlarını belirlemek için 1980 yılında Chelledurai ve Saleh tarafından geliştirilen Sporda Liderlik Ölçeği kullanılmıştır. Antrenörlerin liderlik tarzlarını belirlemeye yönelik bu ölçek 5 boyut ve toplam 40 sorudan oluşmaktadır. Araştırmaya katılan futbol antrenörlerine uygulanan kişisel bilgi formu ve sporda liderlik ölçeğinden elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve analizinde; ölçeğin 5 boyutundan elde edilen değerler kullanılarak standart sapma, aritmetik ortalama ve mod değerleri bulunmuştur. Çalışmada kişisel bilgi formunda yer alan antrenörlerin yaş, medeni durum, eğitim durumu, antrenörlük kademesi, futbolculuk ve antrenörlük yaşantılarının değerleri ile sporda liderlik ölçeği boyutlarına verilen cevaplar arasında anlamlı farklılıklar olup olmadığını tespit etmek için tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Çalışma sonucunda araştırmaya katılan futbol antrenörlerinin daha çok demokratik liderlik ve vizyoner liderlik tarzlarına sahip oldukları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Futbol, Antrenörlük

AntrenörAğrıErzurum+4
Erkan Güven
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Muş ili ve çevre ilçelerinde ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı tutum düzeylerinin spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; 2015-2016 eğitim öğretim yılında Muş ili ve ilçelerinde ortaokulda öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi dersi tutum düzeyleri ile spor ve farklı değişkenlerin arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Bu araştırmanın evrenini; Muş ilinde öğrenim gören ortaokul öğrencileri oluştururken, araştırmanın örneklemini ise Muş ilinde ve ilçelerinde ortaokulda öğrenim gören araştırmaya gönüllü katılan 382 kadın ve 384 erkek olmak üzere toplam 766 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmamızda Güllü ve Güçlü (2009) tarafından 600 öğrenciye uygulanarak geliştirilen Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde demografik özelliklerin belirlenmesinde frekans ve yüzde dağılımı, iki bağımsız değişken arasındaki ilişkiyi incelemek için Independent Samples T testi, ikiden fazla değişken arasındaki ilişkiyi incelemek için ise Anova Waryans analizi testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki p.0,05 anlamlılık düzeyi esas alınarak yorumlanmıştır. Sonuç olarak elde edilen bulgulara göre öğrencilerin Beden Eğitimi ve Spor dersine karşı tutumları ile Anne Çalışma Durumları, Baba Meslekleri, Sınıf Düzeyleri, Okul Dışı Boş Zamanlarında Spor Yapma Durumları ve Öğrencilerin Kulüpte Spor Yapma Durumları arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğrenim sürecinde öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı daha etkin olarak katılımlarını sağlamak için öğrencilerin tutumlarında farklılaşmaya neden olan değişkenlerin nelerden kaynaklandığına yönelik niteliği ve kapsamı genişletilmiş farklı çalışmalar yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Ortaokul Öğrencileri, Beden Eğitimi ve Spor, Tutum

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiMuş+4
Sedat Okut
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı sürelerdeki koşu bandı egzersizinin sıçan kas dokusundaki oksidatif stres parametreleri üzerine etkisi

Düzenli egzersizlerin, iskelet kasında hem antioksidan savunmayı hem de oksidatif kapasiteyi geliştirerek, oksidatif hasarın neden olduğu hastalık türlerini azalttığı, genel hayat kalitesini yükselttiği ve ömrü uzattığı, egzersiz süresince kasta meydana gelen oksidatif stresi azaltmak için antioksidan ve vitamin gereksinimi artmıştır. Fiziksel egzersizler aynı zamanda, enzimatik antioksidan aktivitesinde veya non-enzimatik antioksidan konsantrasyonlarında bazı değişikliklere yol açar. Buradan yola çıkarak farklı sürelerde yapılan koşu bandı egzersizlerinin sıçan kas dokusu üzerinde meydana gelen oksidatif stres parametrelerine etkisini belirlemek amacıyla bu çalışma planlanmıştır. Sunulan çalışmada ağırlıkları 280-350 gram olan Albino Wistar cinsi 32 adet erkek sıçan kullanıldı. Sıçanlara, 13 hafta boyunca koşu bandı egzersiz protokolü, kısa (15 dakika, n:8), orta (30 dakika, n:8) ve yüksek (60 dakika, n:8) düzeyde, beş gün arasında uygulandı. Biyokimyasal çalışmalar için her süpernatanttan süperoksit dismutaz aktivitesi (SOD), malondialdehit (MDA) seviyeleri ve glutatyon (GSH) seviyeleri sırasıyla ELISA kitleriyle her bir rat kas dokusu ikişer tekrarlamalı olarak ölçüldü. Deneylerden elde edilen sonuçlar ortalama ± standart sapma olarak verildi ve 0.05'in altındaki P değerleri, istatistiksel açıdan anlamlı olarak kabul edildi. Gruplar arası farkın önemlilik derecesi tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi ile ve post-hoc testlerinden "LSD" tekniği kullanılarak belirlendi. Kontrol grubu 23,07±3,38(U/mg protein), Koşu 15 dk grubu 19,82±4,77(U/mg protein), Koşu 30 dk 20,88±4,18(U/mg protein) Koşu 60 dk 22,15±3,85(U/mg protein) SOD değeri olarak tespit edilmiştir. Kontrol grubu 0,43±0,6 (nmol/mg protein), Koşu 15 dk grubu 0,35±0,3 (nmol/mg protein), Koşu 30 dk 0,23±0,6* (nmol/mg protein), Koşu 60 dk 0,24±0,1(nmol/mg protein), GSH değeri olarak tespit edilmiştir. Kontrol grubu 0,19±0,02 (nmol/mg protein), Koşu 15 dk grubu 0,12±0,03 (nmol/mg protein), Koşu 30 dk 0,14±0,01 (nmol/mg protein), Koşu 60 dk 0,14±0,01 (nmol/mg protein), GSH değeri olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak farklı sürelerde yapılan koşu bandı egzersizi sıçan kas dokusunda meydana gelen oksidatif stres parametreleri üzerinde pozitif etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Farklı sürelerde yapılan egzersizler ile birlikte alınan antioksidan desteğinin kas dokusu üzerinde daha etkili olabileceği önerilebilir. Anahtar Kelimler: Sıçan, Koşu Bandı, Egzersiz, Antioksidan Enzim, Oksidatif Stres

AntioksidanlarEgzersizFareler+5
Rahime Taş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Fitness merkezlerinden hizmet alan bireyleri rekreasyonel egzersize güdüleyen faktörlerin belirlenmesi (Erzurum ili örneği)

Çalışmanın amacı, egzersiz yapmak için fitness merkezlerinden hizmet alan bireylerin bu tür merkezlere güdüleyen nedenlerin belirlenmesi ve çeşitli değişkenlere göre karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Erzurum'da fitness merkezlerinde egzersiz yapan bireyler, örneklem grubunu ise, Yolspor Fitness Salonu, Sporyum Fitnesss, Çelebi Spor Salonu, Ata Gençlik Spor Kulübü, Değişim Spor Kulubü, Elit Spor Salonu ve Kral Spor Salonun'da rekreasyonel amaçlı egzersiz yapan ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 404 birey oluşturmuştur. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, katılımcılarının demografik bilgilerini tanımlamaya yönelik sorulara, ikinci bölümde boş zamanlarını değerlendirmeleri ile ilgili davranışlarını belirlemeye yönelik sorulara yer verilmiş ve üçüncü bölümde ise, Rogers ve Morris (2006) tarafından geliştirilen ve Gürbüz ve arkadaşları (2006) tarafından güvenirliği ve geçerliği gerçekleştirilen, "Rekreasyonel Egzersize Güdülenme Ölçeği" (REMM) kullanılmıştır. Araştırma grubunda yer alan bireylerin demografik dağılımlarının belirlenmesi için betimleyici istatistik yapılmıştır. Araştırma grubunun rekreasyonel egzersize motivasyonları arasında, cinsiyetlerine ve medeni hallerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için verilere independent samples t-testi analizi, ayrıca, yaş, eğitim durumu, tesislere üyelik süreleri, tesisleri haftalık kullanım sıklığı, boş zamanları değerlendirme durumları ve boş zaman faaliyetlerine katıldıkları kişilere göre anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için ise, ANOVA ve varsa ortaya çıkan istatistiksel farkın hangi gruplardan kaynakladığını belirlemek amacıyla, Tukey çoklu karşılaştırma testleri uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, = ,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Anketin güvenirliliğini test etmek için hesaplanan Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı alt boyutlar için için ,78 (beceri gelişimi) ile ,89 (sağlık) arasında değişmektedir. Ölçeğin toplam ortalama puanı ise ,94 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada kullanılan anketin 5 alt boyutunda rekreasyonel egzersiz katılımcılarının, cinsiyet ve medeni hale göre farklılığı test etmek için yapılan independent samples t-test analizi sonuçlarına göre; cinsiyete göre "sosyal ve eğlence" ve "beceri gelişimi" alt boyutlarında, medeni hale göre ise sadece "vücut ve dış görünüm" alt boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, yapılan ANOVA sonuçlarına bakıldığında ise refah seviyesi (sağlık, beceri gelişimi ve vücut ve dış görünüm), tesislere üyelik süresi (sağlık, rekabet ve vücut ve dış görünüm) ve boş zaman faaliyetlerine katıldıkları kişilere (rekabet ve beceri gelişimi) göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, "sağlık", "vücut ve dış görünüm" ve "beceri gelişimi" faktörlerinin bireyleri rekreasyonel egzersize güdülemede ilk 3 sırayı aldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimler: Rekreasyon, motivasyon, egzersize katılım, spor merkezleri, fitness merkezleri.

EgzersizErzurumFitness+6
Emrah Gacır
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şırnak ilindeki liselerin okul takımlarında faaliyet gösteren öğrencilerin beslenme bilgi düzeylerinin ve alışkanlıklarının incelenmesi

Araştırmanın amacı, Şırnak ilindeki liselerin okul takımlarında faaliyet gösteren öğrencilerin; beslenme bilgi düzeylerini ölçmek ve beslenme alışkanlıklarını belirlemektir. Bu araştırmanın yürütülmesinde genel tarama modeli kullanılmıştır. Bu çalışmanın örneklemi Şırnak ilindeki liselerin okul takımlarında faaliyet gösteren öğrenciler ile sınırlandırılmıştır. Araştırmamızın evreni ise Türkiye' deki tüm liselerdeki okul takımlarında faaliyet gösteren öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan anket, konu ile ilişkili literatür taraması sonucunda geçmişte yapılan çalışmalar örnek alınarak geliştirilmiştir (Parlak, 2009; Yıldırım, 2009; Duman, 2011). İstatistiksel değerlendirme SPSS 22.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ortalama, standart sapma ve frekans değerler olarak sunulmuştur. Elde ettiğimiz sonuçlara göre: lise öğrenimi gören sporcuların beslenme alışkanlıklarında iyileştirilmesi gereken noktalar olduğu saptanmış, genel ve sporcu beslenme bilgi düzeyinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Özellikle lise düzeyi öğrenim gören sporcuların yaşam boyu sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmalarının hem büyüme ve gelişmelerine hem yetişkinlikteki sağlıkları üzerinde hem de yaptıkları sporda performansları üzerinde istenilen yönde etkileri olacaktır. Bu sebepten; sporcular, antrenörler, beden eğitimi öğretmenlerine ve ailelere beslenme alanında uzman kişilerden etkin eğitimler verilmesini tavsiye edebiliriz. Anahtar kelimeler: lise, öğrenci, sporcu, beslenme, alışkanlık, bilgi düzeyi

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıLiseler+5
Şefik Demir
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin spor yapma alışkanlığı ile bedenlerinin algılama düzeylerinin incelenmesi (Şırnak ili örneği)

Araştırmamızın amacı Şırnak ilinde öğrenim gören lise öğrencilerinin spor yapma alışkanlığı ile bedenlerini algılama düzeylerinin araştırılmasıdır. Bu araştırmanın yürütülmesinde genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Şırnak merkez ve ilçelerinde öğrenim gören, rastgele seçilmiş 827 kadın ve 587 erkek toplamda 1414 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğrencinin cinsiyeti, öğrenim görmekte olduğu lise türü, öğrenim gördüğü sınıf, ailesinin aylık geliri, ailesinin ikamet ettiği yer, aile yapısı, kardeş sayısı, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba mesleği, anne mesleği gibi demografik bilgiler elde etmeye yönelik soruların bulunduğu 'Kişisel Bilgi Formu' ile bedenlerini algılama düzeylerini belirlemek için, Doğan O., ve Doğan S., (1992) tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirliği yapılmış "Çok Yönlü Beden-Self İlişkisi (He Multidimensional Body-Self Relations Questionnaire-MBSRQ)", Ölçeği kullanılmıştır (Doğan O., ve Doğan S., 1992). İstatistiksel değerlendirme SPSS 20.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler ortalama, standart sapma ve frekans değerler olarak sunulmuştur. Elde ettiğimiz sonuçlara göre; spor yapma alışkanlığı ile beden algısı arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiş ve spor yapma alışkanlığına sahip lise öğrencilerinin spor yapma alışkanlığına sahip olmayan lise öğrencilerine göre bedenlerinden hoşnut olma düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılığın sporcuların; sağlığa, görünüşe, fiziksel yeterliliğe önem verdikleri, yaptıkları spora yönelik gelişen kaslı vücut yapıları gibi durumlardan dolayı ortaya çıktığı söylenebilir. Beden algısı bireylerin, başta sosyolojik, psikolojik olmak üzere pek çok alanını etkilemektedir. Olumlu etki oluşturmak önem arz etmektedir. Bu sebeple fiziksek, psikolojik ve sosyal yönden sağlıklı bireylerin yetişmesi için özellikle gelişimin en kritik olduğu ergenlik döneminde bireylerde olumlu beden algısı oluşturmaya yönelik olarak spor faaliyetlerine yönlendirmeler yapılması gerekliliği çalışmamızın önerisi olarak ifade edilebilir. Anahtar kelimeler: Beden algısı, lise Öğrencileri, Spor Yapma Alışkanlığı

Beden imajıLise öğrencileriSpor+3
Mustafa Direkci
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Destekleme ve yetiştirme kurslarına katılan ortaokul öğrencilerinin spora katılım motivasyonlarının incelenmesi (Bitlis-Tatvan örneği)

Bu çalışmanın amacı, destekleme ve yetiştirme kurslarına katılan ortaokul öğrencilerinin spora katılım motivasyonlarını belirlemek ve bu değişkenleri yaş, cinsiyet, spor türü ve branş kategorisi açısından incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Bitlis'in Tatvan ilçesinde öğrenim gören, rastgele seçilmiş 257 erkek, 113 kız toplam 370 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğrencinin cinsiyeti, yaşı, öğrenim gördüğü sınıf ve katıldığı spor branşı gibi demografik bilgiler elde etmeye yönelik soruların bulunduğu "Kişisel Bilgi Formu" ile spora katılım motivasyonlarını belirlemek için, Gill, Gross ve Huddleston (1983) tarafından geliştirilen, Çelebi tarafından Türkçeye çevrilen ve Oyar ve arkadaşları (2001) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış "Spora Katılım Güdüsü Ölçeği (Participation Motivation Questionnaire PMQ)" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Spora katılımın cinsiyet değişkeni açısından "yarışma" ve "hareket/aktif olma" alt boyutlarında anlamlı farklılıkların olduğu, yaş değişkeni açısından "eğlence" ve "yarışma" alt boyutlarında anlamlı farklılıkların olduğu, spor türü değişkeni açısından "başarı/statü" ve "arkadaş" alt boyutlarında anlamlı farklılıkların olduğu ve branş değişkeni açısından da "başarı/statü", "eğlence" ve "arkadaş" alt boyutlarında anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Destekleme ve yetiştirme kurslarında yer alan öğrencilerin, spora katılım motivasyonlarının, duygu ve düşüncelerinin, spor ile ilgili davranışlarının ve spor bilincinin antrenörler veya beden eğitimi öğretmenleri tarafından ölçülmesi ve fark edilmesi öğrencilerin davranışlarını, spora bakış açılarını ve spora karşı olumlu tutum motivasyonu oluşturmalarına ciddi anlamda katkı sağlayacaktır. Spordaki devamlılığın sağlanması için öğrencilerin neden spora katıldıklarını belirlemek ve bu nedenlerin öğrencilerin performansını olumlu şekilde etkileyecek biçimde düzenlemek sporun devamlılığı açısından olumlu katkı sağlayacaktır.

Bitlis-TatvanDestek eğitim programlarıKurslar+6
Tuncay Bingöl
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ağrı ilindeki üniversite öğrencilerinin narsist kişilik özelliklerinin spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Ağrı ilindeki üniversite öğrencilerinin narsist kişilik özelliklerinin spor ve farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversite'sinin farklı bölümlerin de öğrenim gören üniversite öğrencileridir. Örneklemini ise; 2014-2015 eğitim ve öğretim sürecinde Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde örgün öğretim programında öğrenim gören 509 kadın ve 464 erkek ile beraber toplam 973 örnek bireyden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan bireylerin narsist kişilik düzeylerini belirlemek amacıyla, Colombiya Üniversitesi'nden Ames ve arkadaşlarınca geliştirilen 16 sorudan oluşan Narsistik Kişilik Envanteri (Narcissistic Personality Inventory) kullanılmıştır. Bu envanterin (NPI) Türkçe formu Salim Atay tarafınca gerçekleştirilmiştir. Verileri analizinde spss 21 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans dağılımı, iki bağımsız değişken arasındaki ilişkiyi incelemek için T testi, ikiden fazla değişkenler arasındaki ilişkiyi bulmak için ise Anowa Waryans testleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki fark p.0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak yorumlanmıştır. Sonunda elde edilen bulgulara göre; narsist kişilik düzeyleri ile cinsiyet, spor yapma durumları, yapılan spor türü, yaş, aile yapısı, kişisel aylık gelir, aile aylık gelir, haftalık spor yapma süreleri ve baba meslek değişkenleri arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Bireylerin narsist kişilik düzeyleri ile öğrenim gördükleri bölüm, sınıf düzeyleri, spor yapma amaçları, ikamet ettikleri yer ve anne meslek değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Narsizm, Spor, Sosyoji, Psikoloji, Patoloji, Thereshold, Mitoloji

AğrıKişilik özellikleriNarsisizm+6
Burak Tozoğlu
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Modern olimpiyat oyunlarında Türkiye'nin güreşte elde ettiği sonuçların incelenmesi

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından organize edilen olimpiyat oyunlarında güreş dalı üç kategoride düzenlenmektedir. Grekoromen stil 1896 yılında, serbest stil ise 1904 yılında oyunlara dâhil edilmiştir. Kadınlar kategorisi ancak 2004 yılında olimpiyatlara dâhil olabilmiştir. Bu çalışmanın amacı modern olimpiyat oyunlarının ilkinden sonuncusuna kadar yapılan oyunlarda; serbest, grekoromen ve kadınlar kategorisinde Türkiye adına yarışan büyükler milli takım güreşçilerinin elde ettikleri sonuçları incelemektir. Araştırmada tarama modellerinden ''örnek olay tarama modeli'' benimsenmiş, veri toplama yöntemi olarak da ''doküman analizi yöntemi'' kullanılmıştır. 76'sı grekoromen stilde, 88'i serbest stil, 10'u hem serbest hem grekoromen stilde, 5'i kadınlar kategorisinde olmak üzere toplam 179 güreşçinin yaptıkları maçlar ve elde ettikleri madalyalar çalışma kapsamında ele alınmıştır. Araştırmanın sonucunda serbest stilde Türkiye'yi temsil eden 98 milli güreşçinin 18'i altın 12'si gümüş 9'u bronz olmak üzere toplamda 39 madalya; grekoromen stilde Türkiye'yi temsil eden 86 güreşçinin 11'i altın, 6'sı gümüş, 7'si bronz olmak üzere toplam 24 madalya kazandıkları görülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre Türkiye'nin 2016 yılı itibariyle serbest stil en iyi ülkeler sıralamasında 3. sırada, grekoromen stil en iyi ülkeler sıralamasında ise 6. olduğu görülmüştür. Sonuçlara bakıldığında ülke sıralamalarına etki eden en önemli faktörlerin, ülkelerin ekonomik durumları, gelişmişlik düzeyleri, küresel savaşların etkisi, spor politikaları, antrenör ve sporcu yeterlilikleri ile ilişkili olduğu görülmüştür.

GüreşGüreşçilerOlimpiyatlar
Hasan Öz
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşbirlikli ve geleneksel öğretim yöntemlerinin voleybol dersinin öğretiminde karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi dersi spor bilgi ve becerileri alt öğrenme alanında yer alan kazanımlarına yönelik olarak, voleybol oyunu içerisindeki bazı konuların öğretiminde kullanılan işbirlikli öğrenme ve geleneksel öğretim modellerinin, öğrencilerin öğrenim alanları (bilişsel ve devinişsel) üzerine etkisinin araştırılması ve kıyaslanmasıdır. Araştırmanın örneklemini, 2015-2016 yıllarında Van Spor Lisesinde öğrenim gören 14-15 yaş arasında olan 29 erkek ve 25 kadın olmak üzere toplam 54 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Voleybol Dersi Bilişsel Alan Testi" ve "Voleybol Dersi Devinişsel Gözlem Formu" kullanılmıştır. Araştırmada deneysel araştırma modelleri içerisinde yaygın olarak kullanılan "deney- kontrol gruplu ön test - son test deseni" esas alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20.0 paket programı kullanılarak Kolmogorov Simirnov normallik testi, bilişsel alan beceri ve devinişsel alan becerilerinin aritmetik ortalaması, standart sapması, minimum puan ve maksimum puanları incelendikten sonra, işbirlikli öğrenme modeli ile geleneksel öğretim modeline uygulanan grupların bilişsel alan becerileri ve devinişsel alan becerileri arasında farklılığın saptanması için Paired Samples Statistics t-testi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; öğrencilerin, bilişsel ve devinişsel alandaki gelişimlerine bakıldığında, işbirlikli öğretim yönteminin, geleneksel öğretim yöntemine göre anlamlı düzeyde öğrencilerin gelişimine katkı sağladığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve sporda voleybol öğretiminde kullanılan öğrenci merkezli öğrenme yöntemlerinden biri olan işbirlikli öğrenme yönteminin, geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu söylenebilir. Elde edilen sonuçlara göre beden eğitimi ve spor öğretiminde işbirlikli öğrenme modeli gibi farklı öğretim yöntemlerinin kullanılması çalışmamızın önerisi olarak ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Voleybol Öğretimi, İşbirlikli Öğrenme Modeli, Geleneksel Öğretim Modeli, Aktif Öğrenme.

Geleneksel öğretim yöntemiVoleybolÖğretim yöntemleri+1
Sezer Cacim
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin temel psikolojik ihtiyaçlarının incelenmesi: Iğdır ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Iğdır il merkezinde görev yapan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenlerinin temel psikolojik ihtiyaçlarının incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim- öğretim yılında Iğdır il merkezinde farklı okullarda görev yapan 91 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluştururken, örneklem grubunu ise ulaşılabilen ve anket uygulanabilen 26 kadın, 57 erkek olmak üzere toplam 83 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada var olan durumu betimlemek amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Tarama modelleri, geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olan şekilde betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. (Karasar, N. 2012.72). Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel bilgi formu" ve Deci ve Ryan (2000) tarafından geliştirilen, Kesici, Üre, Bozgeyikli ve Sünbül tarafından Türkçe'ye 2003 yılında uyarlanan "Temel Psikolojik ihtiyaçlar" ölçeği kullanılmıştır. Ölçek, üç alt boyuttan oluşmaktadır. Bu üç boyut sırasıyla: 1. Özerklik İhtiyacı 2. Yeterlik İhtiyacı 3. İlişki ihtiyacı. Araştırmadan elde edilen veriler, SPSS 20 programı ile analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken, tanımlayıcı istatistiksel yöntemler (Sayı, Yüzde, Ortalama, Standart Sapma) kullanılmıştır. Analizler yapılırken verilerin normal dağılım uygunluğuna bakılmış ve normal dağılıma uygun olduğu belirlenmiştir. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında, iki grup arasındaki fark t-testi ile analiz edilmiştir. Gruplara düşen kişi sayısı 30'un altında olduğu durumlarda karşılaştırma analizlerinde Kruskal Wallis H-Testi ve Mann Whitney-U testi uygulanmıştır. İkiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırılmalarında Tek Yönlü (One way) Anova testi uygulanmıştır. Farklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için, ileri analizde Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven Aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Analizlerde, p<0.05 düzeyinde değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin temel psikolojik ihtiyaçları değerlendirildiğinde; cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk sahibi olma, öğrenim düzeyi, statü durumu, idari görev ve gelir düzeyi değerlendirme boyutlarında istatistikî olarak anlamlı ilişki tespit edilememiştir. Görev süresi değişkenine göre ilişki ihtiyacı alt boyutunda, öğretmenliği tercih etme değişkenine göre Yeterlik ihtiyacı alt boyutunda, günlük iş yükünü değerlendirme değişkenine göre özerklik ihtiyacı alt boyutunda anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin temel psikolojik ihtiyaçları değerlendirildiğinde görev süresinin artmasının ilişki ihtiyacının artışı ile paralel olduğu, öğretmenliği kendi isteği ile tercih etmeyenlerin yeterlik ihtiyacının arttığı ve günlük iş yükünü fazla bulan öğretmenlerin özerklik ihtiyacının fazla olduğu görülmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin duygusal ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması öğretmenlik mesleğini icra ederken verimin yüksek olmasını sağlayacağı bilgisine bağlı olarak temel psikolojik ihtiyaçların göz ardı edilmemesi öneri olarak ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, Beden Eğitimi Öğretmeni, Spor, Beden Eğitimi, Temel psikolojik ihtiyaç.

Beden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleriIğdır+2
Özlem Çevik
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kurumlarda çalışan memurların serbest zaman doyum ve mutluluk düzeylerinin belirlenmesi (Kırıkkale ili örneği)

Bu araştırmanın amacı Kırıkkale ilinde çalışan kamu personellerinin serbest zaman doyum ve mutluluk düzeylerinin çeşitli demografik özelliklere göre belirlenerek, aralarındaki ilişkinin tespit edilmesidir Araştırmanın evrenini Kırıkkale ilinde farklı kurumlarda çalışan ve çalışmaya gönüllü katılan 261 memurdan oluşmaktadır. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bireyin demografik özelliklerini tanımlamaya yönelik kişisel bilgilerin bulunduğu sorulara, ikinci bölümde araştırmaya katılan bireylerin mutluluk düzeylerini belirlemek için kullanılan "Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu" ve son bölümde ise bireylerin serbest zamanlardaki aktivitelerden hangi düzeyde doyum sağladıklarını belirlemek için "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikilerle birlikte bağımsız örneklemler için t-testi, MANOVA ve ANOVA kullanılmıştır. Serbest zaman doyumu ve mutluluk arasındaki ilişkinin belirlenmesinde ise Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre araştırma grubunun, ildeki rekreasyonel alanlarının yeterli olmadığı, serbest zamanların sürelerinin değerlendirmede güçlük çektikleri, bu zamanlarında daha çok ev içi ve sosyal aktivitelere katılarak değerlendirdiğini belirtmişlerdir. Serbest zaman doyumunu etkileyen faktörlerin başında "rahatlama" faktörün yer aldığı ve "fizyolojik" faktörün ise sıralamanın sonunda yer aldığı, ayrıca mutluluk puanlarının ortalamanın üstünde olduğu sonucuna varılmıştır. Katılımcıların serbest zaman doyum ile mutluluk arasındaki ilişki için yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, pozitif ve düşük yönde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.

Kamu personeliKırıkkaleMemurlar+3
İlhan Öztaş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bedensel engelli sporcuların spora özgü başarı motivasyonlarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu bünyesinde yer alan bireysel ve takım sporcularının başarı motivasyon düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli demografik değişkenlere göre karşılaştırılmasıdır. Araştırmamızın evreni Spor Genel Müdürlüğü verilerine göre 18 branşta yer alan kadın ve erkek toplam 2561 sporcudan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini 425 sporcu oluşturmuştur. Ölçme aracı olarak 3 alt boyut ve toplamda 40 sorudan oluşan "Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde bilgisayar destekli veri çözümleme (SPSS 21) paket programı kullanılmıştır. Güç gösterme güdüsü, başarıya yaklaşma güdüsü ve başarısızlıkltan kaçınma güdüsü için her bir alt boyutun oluşturduğu ifadelere verilen cevap puanları toplanarak yine her bir alt boyut için toplam puanlardan oluşan değişkenler oluşturulmuştur. Bu değişkenlere normallik uyumunu incelemek için kolmogrov-smirnov testi uygulanmış ve ilgili değişkenlerin 3'ünün de normal dağılımdan gelmediği görülmüştür. Bu bilgi ışığında katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre başarı motivasyonlarındaki farklılıkları incelemek için Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Sonuç olarak, katılımcıların başarı motivasyon düzeylerinin yüksek olduğu, SZBMÖ'nin çeşitli demografik değişkenlere göre farklılaştığı ve başarısızlıktan kaçınma güdüsünün ise sporcuları diğer alt boyutlara oranla daha fazla güdülediği söylenebilir.

Bedensel engellilerEngelli kişilerMotivasyon+1
Begüm Yaşar Sönmez
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversiteye farklı sınav türleri ile hazırlanan öğrencilerin stresle başa çıkma tarzlarının incelenmesi

Bu araştırma, Ağrı ilinde üniversiteye farklı sınav türleriyle hazırlanan yani özel yetenek sınavıyla ve yks ile sınavlara giren öğrencilerin stresle başa çıkma durumlarının bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada eğitim ve spor bilimleri alanında sıklıkla kullanılan görgül (gözleme dayalı) araştırma modellerinden ''Tarama Modeli'' kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ağrı il merkezinde eğitim gören lise son sınıf ve mezun olmuş öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem grubunu ise, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında özel yetenek kurslarına (Resim İş Eğitimi, Müzik Eğitimi ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu) hazırlanan 108'i erkek, 74'ü kadın 182 ve Ağrı ilinde yaşayıp YKS ile merkezi yerleştirme sonucu öğrenci alan diğer bölümlere hazırlanan 95 erkek, 73 kadın olmak üzere 168; toplamda 353 üniversite öğrencisi adayı oluşturmuştur. Çalışmada, araştırmacı tarafından geliştirilen 'Kişisel Bilgi Formu' ve Lazarus ve Folkman (1987) tarafından geliştirilen ve Şahin ve Durak (1995) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan 'Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği' veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerden frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu karşılaştırma testlerinden (Scheffe, Gabriel, Tamhane, Dunnet's C) kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyesi ise 0.05 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, Demografik değişkenlere bakıldığında cinsiyete göre anlamlı farklılıkların tespit edildiği, sınav türleri değişkeninde ise stresle başa çıkmada tarzlarında anlamlı farklılıkların olduğu, katılımcıların anne ve baba eğitim durumları incelendiğinde yine anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Yine demografik değişkenlerden gelir düzeyi, haftalık çalışma süresi ve ebeveynlerin ilgi durumlarında ise stresle başa çıkma tarzlarının anlamlı şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Başka bir değişken olan öğrencilerin yaşadıkları yerde ise anlamlı farklılıkların olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Üniversite sınavı, özel yetenek, stres, spor, stresle başa çıkma.

Lise öğrencileriSporStres+3
Numan Aktaş
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı tür liselerdeki öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine ilişkin tutumlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi:Erzurum ili örneği

Son yıllarda Türkiye'de lise türlerinin arttığı görülmektedir. Tüm lise türlerinde beden eğitimi ve spor dersleri sürdürülmektedir. Bu çalışmanın amacı; farklı tür lise öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma Erzurum ilinde bulunan lise türleri ile sınırlıdır. Bu alan araştırmasında model olarak tarama modeli benimsenmiştir. Araştırmanın evrenini; 2016-2017 eğitim öğretim yılında Erzurum ilinde bulunan farklı tür lise ve farklı düzeydeki sınıflarda öğrenim gören lise öğrencileri, Örneklemini ise bu farklı lise türlerinde ve sınıf düzeylerinde öğrenim gören ve olasılıklı örnekleme yöntemlerinden, tabakalı rastgele örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen toplam 1560 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmaya katılan öğrencilerin demografik değişkenlerini belirlemek amacıyla araştırmacı ve danışmanı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu; öğrencilerin beden eğitimi ve spor derslerine ilişkin tutumların ölçülebilmesi için ise Demirhan ve Altay tarafından geliştirilen "beden eğitimi dersi tutum ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; Araştırmaya katılan öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, anne eğitim düzeyi değişkenleri ile beden eğitimi dersine ilişkin tutum düzeyleri arasında p<,05 anlamlılık düzeyine göre anlamlı farklılık olduğu, ancak baba eğitim düzeyi ve yerleşim yeri değişkenlerine göre anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak Erzurum ilinde farklı tür liselerde öğrenim gören tüm öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine karşı tutumlarının olumlu olduğu görülmektedir. Lise türüne göre Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının diğer lise türlerine göre en olumlu tutum seviyesinde olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Lise Türü, Beden Eğitimi ve Spor Dersi, Tutum.

Beden eğitimi ve spor dersiOrtaöğretim okullarıTutumlar+1
Rıdvan Dağdemir
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Elit seviyedeki tenisçilerin görev ve ego yönelimi hedeflerinin başarı motivasyonlarına etkisinin araştırılması

Yapılan bu araştırmada tenis sporcularında görev ve ego yönelimi ile başarı motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 8 ve üzeri yaş grubunda bulunan 103 kadın 150 erkek olmak üzere toplam 253 tenis sporcusu dâhil edilmiştir. Araştırmaya katılan tenis oyuncularının görev ve ego yönelimlerinin belirlenmesinde "Sporda Görev ve Ego Yönelimi Ölçeği" kullanılmış, başarı motivasyonunun belirlenmesinde ise Willis Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS 22.0 veri analiz programında Independent t test, One Way ANOVA ve korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda sporcuların görev ve ego yönelimlerinin cinsiyet ve spor yapma yılı değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermediği (p>0.05), buna karşılık sporcuların görev ve ego yönelimlerinin yaş gruplarına ve eğitim düzeylerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<005). Bunun yanında sporcuların başarı motivasyonlarının cinsiyet, yaş grubu ve spor yapma yılı değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterdiği (p<0.05), buna karşılık başarı motivasyonunun eğitim düzeyi değişkenine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermediği bulunmuştur (p>0.05). değişkenler arası korelasyon değerlendirildiği zaman, araştırmaya katılan tenis sporcularında görev ve ego yönelimi ile başarı motivasyonu arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Bunun yanında tenis sporcularında başarı motivasyonunun ego ve görev yönelimini anlamlı düzeyde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır (p<0.05). Sonuç olarak, tenis sporcularında görev ve ego yönelimi ile başarı motivasyonunun demografik değişkenlere göre bazı farklılıklar gösterdiği, görev ve ego yönelimi ile başarı motivasyonu arasında anlamlı ilişki bulunduğu, bunun yanında başarı motivasyonunun ego ve görev yönelimini etkilediği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Tenis, Sporda Başarı Motivasyonu, Ego Yönelimi, Görev Yönelimi

BaşarıBenlikGörev+5
Fırat Balkis
Agri Ibrahim Cecen University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00