Haliç University
Discipline

Türk Musikisi Anabilim Dalı

Haliç University

35

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

35 Theses
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Öğretmen adaylarına ezgili vurmalı çalgılarla Türk müziği usûllerinin öğretiminde dizi alıştırmaları yönteminin incelenmesi

Geleneksel Türk Müziği, içinde bulunduğumuz çağda çok uzun bir tarihi geçmişi olmasına karşın, henüz Türk Müziği Usûlleri öğretimine ilişkin sistematik alıştırmalara ve çalışmalara ulaşabilmiş değildir. Burada sorun olarak yalnız eğitim sistemi değil, yeterli beceri ve bilgi ile donatılmış öğretmenlere olan ihtiyacın da olduğu düşünülmektedir. Özellikle de ilkokul öğretmenlerinin yeterli bilgi ve araç-gereç ile donatılarak eğitimin daha verimli bir yapıda programlanması gerekli görülmektedir. Geleneksel Türk Müziği Usûllerinin özellikle ilkokul çocuklarına öğreterek başlanılabileceği, ilerleyen eğitim dönemlerinde de usûlleri tanıyan çocuklara zamanla makamların da fark ettirilmesinin geleneksel Türk Müziğimini gelecek kuşaklara aktarmaya yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak yapılan araştırma ve model önerisi araştırmacı tarafından ele alınmıştır. Tüm bu nedenler bu çalışmaya esas alınmış, araştırmacıyı Türk Müziği Usûl öğretimine yeni bir yaklaşım hazırlamaya yöneltmiştir. Bu doğrultuda araştırmada, sınıf öğretmeni adaylarına Türk Müziği Usûllerinin ezgili vurmalı çalgılarla öğretiminde dizi alıştırmaları yöntemi uygulamasının ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak nitel şekilde desenlenen araştırmanın katılımcılarını dokuz sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Katılımcılardan elde edilen veriler, katılımcı anekdotları, uygulamaların sonucuna ilişkin açık uçlu anket ve uygulamayı yürüten uzmanın yazılı görüşleri yoluyla toplanmıştır. Bu araştırmada ilkokul şarkılarında (halk müziği örneklerinde türküler) görülen usullere uygun olarak hazırlanmış dizi-seyir alıştırmaları ve her usule uygun birer örnek şarkı bir uzman tarafından öğretmen adaylarına öğretilmiştir. Araştırmanın sonucunda, Türk Müziği Usûllerine uygun olarak hazırlanan dizi alıştırmalarının çalışılmasının, özellikle ezgili vurmalı çalgılar ile Türk Müziği Usullerinin öğretimine ilişkin çalgı becerisini geliştirmenin yanında bol tekrara dayanan alıştırmalar sayesinde de usûl bilgisinin kalıcılığını sağladığı görülmüştür.

Mehmet Alan
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Amik Ovası ve Barak ovasında icra edilen barak havalarının icra ve üslup özelliklerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türk halk müziğinin önemli unsurlarından biri olan uzun hava geleneğine ait Barak ağzı uzun havalarının bölgesel olarak karşılaştırılması ve incelenmesidir. Bu bağlamda Amik ovası ile Barak ovasında icra edilen Barak ağzı uzun havalarının icra ve üslup özellikleri incelendikten sonra elde edilen benzerlikler ve farklılıklar ile ilgili detaylı bir değerlendirme yapılmıştır.

Amik ovasıBarakHalk müziği+7
Gökhan Kırmızıgül
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Türkiye'de okul öncesi eğitimi'nde en çok kullanılan çocuk şarkılarının notalarının, çocukların yaşlarına uygunluğunun değerlendirilmesi ve şarkıların Türk dili prozodi kurallarına göre incelenmesi

Okul öncesi dönemdeki çocukların gelişimsel süreçlerinin doğru ilerleyebilmesi gelecek nesillerin daha mutlu ve başarılı olmasını sağlayacaktır. Bu sebeple yapılan bilimsel çalışmalar çocukların gelişimsel süreçlerini kazanımlar halinde incelemiş ve bu süreçte müziğin tüm gelişimsel alanlara olan olumlu etkilerinin kanıtlanmasını desteklemiştir. Müziğin, eğitim-öğretimde sürekli olarak kullanılması ise çocuk şarkılarının niteliklerine önem verilmesinin gereğini ortaya koymuştur. Müzik, aynı zamanda iletişimi sağlayan ve konuşma dillerinden farkı olmayan ve çocuğun, kendini gerçekleştirmesine aracı olan, kültürün önemli bir basamağı ve vazgeçilmez parçasıdır. Kültürün unsurlarının, birbiriyle olan etkileşimi ve bu unsurların insanların ihtiyaçlarından ortaya çıkmış olması ise müziğin hayatımız açısından önemini açıklamaktadır. Anadil ve müzik dilinin, bir araya geldiklerinde eğitici ve öğretici olması, çocuğun tüm yaşantısını etkileyebilecek güce sahip olması ise önce çocukların gelişimsel sürecini ve daha sonra kültür kavramını anlamamızın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çocukların gelişimsel süreçte müzikten nasıl etkilendiğinin, müziğin hangi kazanımlar için kullanılabileceğinin bilinmesi, şarkı seçimlerinin doğru yapılabilmesi, okul öncesi eğitiminin daha verimli hale getirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Müziğin, çocuk tarafında anlaşılmaya başlandığı dönemin bebeklik dönemi olması ve ilerleyen çocukluk yaşlarında kültür birikimin hızla oluşacağının bilinmesi, anadilin ve müziğin kullanılma şekline özen gösterilmesinin gereğini ortaya koymaktadır. Odak noktasının, çocuk şarkıları olması ise, Türk Dili ve müzik dilinin, aralarında ilişkilendirilmesi ve yapısal özelliklerinin doğru aktarılmasının önemini vurgulamaktadır. Prozodi kavramının derinliği ise hem anadilden hem müzik dilinden hem de şarkılarda yansıtılmaya çalışılan duygulardan ve düşüncelerden kaynaklanmaktadır. Kurallarının doğru anlaşılabilmesi ve çocuk şarkılarında bulunması gereken özelliklerle söz ve sözlerin karşılarına gelen notaların sürelerin birbiriyle uyumunun incelenmesi oldukça önemlidir. Ulaşılan bilgilerin, okul öncesi eğitiminde kullanılabilir hale gelmesi, yeni nesillerin Türk kültürüne uygun yetişmesi, diğer kültürle olan iletişiminde başarılı olması, Türk kültür mirasının korunması, diğer kültürlerle etkileşimi ve gelecek nesillere aktarımı bakımından önemlidir. Prozodi kurallarının uygulanması amacıyla seçilen şarkılar, Türkiye'de okul öncesi eğitiminde en çok kullanılan şarkılardandır. Sebebi ise yeni neslin, anadil ve müzikle ilgili durumunu öngörebilmektir. Değiştirilebilecek durumlar için yapıcı değerlendirmelerin ortaya konulması ise çocuk şarkılarının özellikleri, şarkılarda anadil ve müzik dili kullanım şekli konusunda farkındalık uyandıracaktır. Bu sebeple çocuk şarkılarının hem ses aralıklarının değerlendirilmesi hem de prozodilerinin incelenmesi, bahsi geçen konuların uygulama kısmı olarak, konuların örneklendirilerek tamamlanmasını sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitimi, müzik, kültür, anadil, prozodi

Amaca uygun sınırlamaKültürMüzik eğitimi+6
Oya Aylin Büyükbayram
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Mey, Balaban ve Duduk sazlarının genel olarak incelenmesi ve kültürel perspektifte ele alınması

Bu çalışmada, geçmişten günümüze kadar olan süreçte belirli aralıklarla ele alınan mey, balaban, duduk çalgılarının kelime anlamları ve tarihsel süreçleri Helenistik Dönem'den başlayarak, günümüze kadar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Mey, balaban, duduk çalgılarının biçimleri, bölümleri, ses karakterleri ve kullanım alanlarıyla birlikte, ortak yönleri incelenmiş olup çok az da olsa farklılıkları detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Kullanılan ağaçların cinsi ve kamışların genel karakteristik özelliklerine değinilmiştir. Bu çalgıların yapımcıları ile bire bir görüşmeler sağlanmış ve fikir edinilmiştir. Ayrıca Anadolu'da mey, Azerbaycan'da balaban, Ermenistan'da duduk çalgıları bire bir gözlemlerle incelenmiş, bu çalgıları icra eden kişiler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler doğrultusunda bu çalgıların yapım aşamasında kullanılan ağaçların isimleri, perde yapıları, üfleme teknikleri ve genel karakteristik özelliklerine değinilmiştir. Bulundukları coğrafi yapılar, kültürler ve folklorik çizgiler, kullanılan farklı diller ve yaşam şekilleri bu sazları ayrı bir kimliğe bürüdüğü görülmüştür. Yapılan gözlemlerden çıkarılan sonuç, bu üç üflemeli çalgının artık müzik dünyasında daha fazla yer bulması gerektiğidir. Gerek kendi kültürlerinde gerekse dünya müziklerinde oldukça sık kullanılmaya başlanılması bu çalgılara ayrı bir güç ve kimlik kazandırmıştır. Özellikle etnik müzikte kullanılan bu çalgılar dinleyicilere plaklarla, kasetlerle, çağın gerektirdiği tüm imkanlarla sunulmuştur. Bununla birlikte bu üç üflemeli çalgı için yapılan yorumlar ve edinilen bilgilerde çok büyük eksiklikler gözlenmiştir. İnternet ve sosyal medya ortamında verilen eksik ve yanlış bilgilendirmeler, bu çalgılarımıza oldukça zarar verdiği dikkati çekmektedir. Milli değerleri yansıtan bu çalgılar manevi ve kültürel değerlerle yüceltilmeli ve bilimle desteklenmelidir. Bu çalgıların yapımcılarından, icracılarına hatta dinleyicileri de bilinçlendirilerek gelecek kuşaklara aktarılması ve böylelikle de bu çalgılarla ilgili düşünceleri daha iyi kontrol altına alınabileceği düşünülmektedir. Böylelikle de gelecek kuşaklara daha gerçekçi bilgilendirmeler yaparak, daha hoş görülü olarak, milli, kültürel ve manevi değerleri korumuş oluruz. Anahtar Kelimeler: Mey, duduk, balaban, karakteristik özellikler

BalabanDudukKarakteristik özellikler+4
Zafer Eren
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği'nde benzerlik gösteren dizilerin eser üzerinde incelenmesi ve sınıflandırılması

Bu çalışma Haliç Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Sanatta Yeterlilik programı tez çalışması olarak yapılmıştır. Türk Halk müziğinin melodik yapısı ile ilgili günümüzde bir çok çalışma yapılmasına rağmen net bir model oluşturulamamıştır. Bu çalışma ise konservatuvarların halk müziği solfej ve nazariyat derslerinin eğitim sistemlerinden yola çıkarak, hala tartışma konusu olan "ayak", "makam", "dizi" kavramlarını ele alıp, bir sistem oluşturma amacıyla yapılmıştır. Halk müziği ezgilerinin melodik yapısını anlatırken, Türk müziği dizilerinden faydalanarak bir model oluşturulmuştur. T.R.T. Repertuvarında bulunan 3000 sözlü eser incelenerek Türk müziği dizileri ile benzerlik gösterenler tespit edilip, halk müziğine uygun işaretlemeler ile dizilere göre sınıflandırılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde konu ile ilgili problemler, çalışmanın amacı, yöntem ve gereklilikler anlatılmıştır. Bulgular bölümünde ise analiz edilen eserler üzerinden Türk müziği dizileri ile benzerlik gösteren 19 dizi hem Türk müziği hem de halk müziğine göre gösterilmiş, eserlerin listesi yapılmıştır. Örnek olarak seçilen dizi üzerinden ders işlenişi, dikte ve deşifre çalışmaları verilmiştir. Sonuç bölümünde ise çalışmanın halk müziği melodik yapısının Türk müziği ile benzerlik gösteren diziler üzerinden anlatılmasının ortak bir dil oluşturma, anlaşılır ve geliştirilebilir bir eğitim modelinin katkı sağlayabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Halk Müziği, Diziler, Melodik Yapı

EzgiHalk müziğiMüzik dizileri+3
Dilan Akıncı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir'deki bağlama yapımcıları ve bağlama yapımında kullandıkları teknikler

İnsanlığın varoluşundan bu yana birbirinde farklı bir çok çalgı üretilmiş ve bu çalgılar insanoğlunun yaptığı müziğin bir parçası olmuştur. Gerek kültürlerin değişmesi gerek teknolojinin gelişmesi çalgıların geçmişten bugüne değişerek gelişmesine bazılarının da yok olmasına neden olmuştur. Kökleri Orta Asya'ya dayanan ve Türklerin müzik kültüründe çok eski bir tarihi geçmişi olan bağlama, Türk halk müziğinin icrası ve öğretiminde büyük bir öneme sahiptir. Türk halk müziğinin temel enstrümanı olması açısından bağlamanın icrası kadar belli standartlarda yapımı da Türk halk müziğinin nesilden nesile aktarılabilmesi için üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olarak göze çarpmaktadır. Bu çalışma, Eskişehir ili bağlama yapımcılarının bağlama yapımında kullandıkları teknikleri, bugüne kadar bağlamanın nasıl yapıldığı ve bağlama yapımında geleneksel ve bilimsel ilkeleri bağdaştırıp bütünleştiren bir yaklaşımın nasıl olması gerektiğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Ayrıca çalışmanın içeriği bakımından bağlamanın tarihsel süreci ve bağlamanın genel özellikleri ile ilgili yazılı kaynaklar incelenmiş, bu araştırmada yer verilmiştir. Araştırmaya Eskişehir'de bulunan yedi bağlama yapımcısıyla yarı- yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nitel veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular bağlama yapımcılarının bağlama yapımında kullandıkları malzeme ve tekniklerin büyük oranda benzeştiğini ancak ölçü ve oranların farklılık gösterebildiğini göstermiştir. Son olarak elde edilen sonuçlar ortaya konmuş ve uygulamaya dönük öneriler sunulmuştur.

Bağlama
Hasan Uğur Önlü
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rüstem Avcı'nın hayatı ve Türk halk müziğine katkıları

Bu çalışmada, Rüstem Avcı'nın biyografisini erişilebilen bütün bilgi kaynaklarına dayanarak ortaya koymak, derleme çalışmalarını ve eserlerinin özelliklerini saptamak ve türkülerin öykülerindeki anlatım stratejilerinin genel bir haritasını çıkarmak hedeflenmiştir. Biyografi yazımında, onun yaşamına, sanat etkinliklerine, sahip olduğu kimliklere ve ilgilendiği sanat dallarına değinilmiştir. Bu bağlamda süreli yayınlarda, basılı eserlerde, ses kayıtları, resimler ve internet kaynaklarına değinilmiş; geniş çaplı literatür taraması yapılarak, ulaşılabilen her kaynak değerlendirilmek üzere ele alınmıştır. Derlemelerin müzikal ve edebi analizleri yapılmış, hikayeleri anlatılmıştır.

Avcı, RüstemBiyografiDerleme+3
Seda Okuyucu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu âşıklık geleneğinde Alevi âşıkların yeri ve önemi: Âşık Seyit Meftuni örneği

Bu çalışmada Âşıklık ve Alevilik arasında yüzyıllara dayanan kadim bağ bir Alevi dedesi olan Âşık Seyit Meftuni örneğiyle incelenmeye çalışılmış ve söz konusu bağ üzerinden tarihsel süreç içerisinde çeşitli benzerlik ve farklılıkların neler olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada Alevilik ve Âşıklık arasındaki girift ilişkiden yola çıkılarak Seyit Meftuni örneklemi üzerinden "Alevi Âşıklığının" temel özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Âşık Seyit Meftuni'nin Alevi inanç önderi olarak "dede" vasfını taşımasının yanı sıra Âşıklığın en temel özelliklerinden birisi olan müzikal üretim yönünün de kuvvetli olması tezin örneklemi olarak seçilmesinde önemli bir etken olmuştur. Tezin birinci bölümüne konuyla ilintili olarak giriş niteliğinde bir takım genel bilgiler verildikten sonra çalışmanın önemi, amacı/kapsamı, temel ve alt problemlerinin yanı sıra yöntemi hakkından da detaylı bir bilgilendirme yapılmıştır. Ayrıca literatürde söz konusu alanlarla ilgili yapılan çalışmalara da yine bu bölümde yer verilmiştir. Âşıklık ve Alevilik Anadolu coğrafyasının en geniş kapsamlı iki konusu olması sebebiyle Âşıklığın etimolojik kökeninden hareketle Âşıkların geçmişten günümüze Anadolu'daki serüvenleri, kültürel varlıkları, Alevilikle olan bağları ve müzikal alt yapılarına tezin geniş kapsamında yer verilmiş ve önemli başlıklar olarak öne çıkarılmıştır. Bahsi geçen konular tezin ikinci bölümünü oluşturmuş çalışmanın üçüncü bölümü ise örneklem olarak seçilen Âşık Seyit Meftuni özelinde oluşturulmuştur. Bu bölümde Âşık Seyit Meftuni Dede'nin Âşıklık süreci, dedeliği, dedelik sürecinde gerçekleştirdiği çeşitli Alevi inanç geleneğine ait ritüeller ve müzikal yaşamı incelendikten sonra eserler örnekleri üzerinden yapılan bazı çıkarımlarla sonlandırılmıştır. Bir nitel araştırma olarak planlanan çalışmada literatür taramasının yanı sıra yarı yapılandırılmış kişisel görüşme tekniği uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Âşıklık, Alevilik, Âşıklık Geleneği, Müzik, Meftuni.

AlevilerAlevilikAşık Seyit Meftuni+5
Erdem Mengüş
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Rize Çamlıhemşin'de düğün adetleri ve düğünlerde okunan türkülerin incelenmesi

Çamlıhemşin; Rize ilinin Pazar ve Ardeşen ilçelerinin arasındaki Fırtına deresinin döküldüğü sahilden 20 km kadar içeride, Kaçkar dağlarının eteklerindeki şirin bir ilçesidir. Burada yaşayan Hemşinlilerin hayatlarından bir kesit sunmak amacıyla "Rize Çamlıhemşin'de Düğün Adetleri ve Düğünlerde Okunan Türkülerin İncelenmesi" isimli çalışmada; yöre insanı ile var olan yaşanmışlıkların, bir nebze de olsa akademik hayata aktarılmasında etkili olması düşünülmektedir. Bu çalışmada yöre ile ilgili olarak coğrafik, sosyal ve kültürel faktörler değerlendirilerek; tarih ve coğrafya ışığında bir ayna tutulmuştur. Literatür çalışmaları ve kaynak kişilerden alınan bilgilerle; horon, tulum, türkü ve düğün adetlerinin Çamlıhemşin insanının yaşamındaki rolü incelenmiştir. Düğünlerde sıklıkla kullanılan Horon çeşitleri notaya alınmıştır. Pek bilinmeyen bazı türkü ve kaydeler de bu çalışmada kayıt altına alınmıştır. Yapılan görüşmelerde, izlenen videolarda tabiatın kendisinde yaşattığı canlılığı, ayniyle Hemşin insanında görmek mümkündür. Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen bu kadim topluluğun düğün adetlerinde de Anadolu'nun diğer bölgelerinde yaşayan Türk boylarıyla ortak paydaları çoktur. Düğünlerde gelin evine götürülen boynuzlar, elma takılı koçlar, düğün evinde herkese açık yemek verilmesi, çeyiz sandığı hazırlanması, kutlamaların şerbet ve tatlılarla devam etmesi, orta oyunu tarzı oyunların oynanması, insanların yüksek hoşgörüsü gibi âdetler yaşatılmıştır.Tulum, Türkü ve Horonu hayatlarının her aşamasında kullanan hemşinliler her ne kadar eski adetlerini yaşatamasalar da o günleri unutmadıkları aşikardır. Anahtar Kelimeler: Düğün, Hemşin, Türkü.

DüğünEvlilikGelenekler+3
Belgin Kuyumcuoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

TRT repertuvarında bulunan Ardahan türkülerinin müzikal analizi

Türküler, yüzyıllardır aşık deyişleri ve ezgilerinin, halk şiirinin çeşitli biçimlerinden de etkilenerek oluşmuştur. Halkın üzüntülerini, sevinçlerini dile getirmede aracı bir rol üstlenmektedir. Manasını bu topraklardan, duygusunu milli benlikten, sürekliliğini ise halkın geleneklerinden alan türküler gelişerek popülerliğini korumaktadır. TRT repertuvarında bulunan Ardahan türkülerinin halk müziği alanında önemli bir yeri vardır. Ezgi bakımından Azerbaycan ve İran müziğine benzemektedir. Türkülerdeki farklı ezgi unsurları dikkate alındığında Ardahan'da zengin bir müzik kültürü bulunmaktadır. Ardahan yöresinde yıllardır süregelen aşıklık geleneği ve müzik kültürü bölgedeki Türk Halk Müziği anlayışını da derinden etkilemektedir. Bu çalışma içerisinde Ardahan'ın tarihsel süreci, müzik kültürü, Ardahan'ın müziği ve aşıklık geleneğine değinilmiştir. Ardahan'ın 1992 yılında il olması göz önünde bulundurularak 1992 yılından önce Kars iline ait türküler de incelenmiştir. Bu inceleme doğrultusunda 21 Ardahan türküsü tespit edilmiştir. Yöresi Kars olarak geçen ancak ilçe olarak Ardahan'a (Çıldır, Damal, Göle, Hanak, Posof) ait türkülerin de olduğu tespit edilerek çalışmaya dahil edilmiştir. İncelemenin diğer kısmında ise 21 Ardahan türküsü usullerine, kaynak kişisine, ses aralığına, dizisine ve edebi özelliklerine göre incelenip tablo ile sunulmuştur. Edebi özelliklerine göre inceleme yapılırken türkülerin konusu, hece ölçüsü, nazım birimi ve nazım türü ele alınmıştır. Son kısımda TRT repertuvarında bulunan 21 Ardahan türküsünün notaları üzerinden biçimlerine göre analizleri yapılıp tablo ile gösterilmiştir.

ArdahanHalk müziğiMüzik eserleri+6
Gönül Yılmaz
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük Mehmet Ağa'nın beste formunda ve dügah kararlı eserlerinin makamsal incelemesi

Bu çalışmada, Klasik Türk müziğinin önemli bestekârları arasında yer alan Küçük Mehmet Ağa'nın beste formundaki on eseri makamsal açıdan incelenmiştir. Derin bir tarihi geçmişe sahip Türk müziğinde, makam kavramı her zaman temel bir yapı taşı işlevi görmüştür. Makam eğitiminde nazari bilgilerden ziyade, dönemin büyük bestekârları tarafından bestelenmiş eserlere sıkça başvurulmaktadır. Türk müziğinin en büyük formlarından biri kabul edilen Beste formu, makamların özellikleri ve seyir karakterleri hakkında kılavuz olma niteliği taşımaktadır. Çalışmanın birinci aşamasında, bir dönem rağbet görmüş ancak zamanla unutulmuş ya da nadiren icra edilen makamlara dair genel bilgilere, tarihsel süreçte geçirdikleri değişimlere ve günümüz nazariyat sistemindeki tanımlarına yer verilmiştir. İkinci aşamada ise, Küçük Mehmet Ağa'nın beste formundaki eserleri incelenmiş; seyir özellikleri, çeşni kullanımı ve vurgulanan perdeler gibi unsurlar tespit edilmiştir. Literatür taramasında, Mehmet Ağa'ya ait Dügah kararlı, el yazması veya günümüz nota sistemine uymayan şekilde yazılmış on adet eserin notaları, dijital nota yazım programı aracılığıyla yeniden düzenlenmiş ve anlaşılır hale getirilmiştir. Belirli kurallar çerçevesinde bölümlere ayrılan her eserin detaylı makamsal analizi yapılmış ve açıklayıcı şekillerle desteklenmiştir. Elde edilen veriler, dönemin makam anlayışı ve üslup özelliklerine ışık tutmasının yanı sıra, unutulmuş olan bu makamlara dair kaynak niteliği taşımaktadır.

Mustafa Cantürk
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Hurdâzbeh'in mûsikî risâleleri üstüne mukayeseli bir çalışma

İbn Hurdâzbeh'in Mûsikî Risâleleri Üstüne Mukayeseli Bir Çalışma adıyla yaptığımız bu araştırma, Giriş, Üç Bölüm ve Sonuç'tan oluşmaktadır. Giriş'te araştırmanın önemi ve amacı, İbn Hurdazbeh hakkındaki çalışmaların panoraması, çalışmamızın muhtevası ve incelemede izlenen metot ele alınmıştır. Son olarak İbn Hurdazbeh'in düşünce dünyasına bir nebze ışık tutulmaya çalışılmıştır. Birinci Bölümde, İbn Hurdazbeh'in hayatı, ilmi kişiliği, üstlendiği görevler, devrin hükümdarı el-Mu'temid'in nezdinde kazandığı değer ve eserleri ele alınmıştır. İkinci Bölümde, İbn Hurdazbeh'in tezimizin merkezine aldığımız el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî adlı eseri muhteva açısından analize tabi tutulmuş ve çözümlenmiştir. Bu minval üzere İbn Hurdazbeh'in anlatım üslubu, müziğe olumlu yaklaşırken kullandığı argümanlar, felsefeciler ile büyük devlet adamlarının mûsikîye (semâ', gına, tarab vb.) yönelik takdirkâr tutumları, gınanın önemine ilişkin deliller sergilenmiştir. Ayrıca mûsikî aletlerini ilk icat edenler, Arabistan, Hind, Yunan ve Bizans gibi ülkelerde ne tür mûsikî aletlerinin kullanıldığı, mûsikînin insan aklı ve gönlü üzerindeki tesirleri, hayvanlar ve hastalar üzerindeki olumlu etkileri, îkâ ve çeşitleri ile muğannilerin haberleri ve kadın müzisyenlere ayırdığı bölüm tahlil edilmiştir. Üçüncü Bölümde iki karşılaştırma yapılmıştır: Birinci kısımda el-Mufaddal b. Seleme'nin (v.290 ila 300) Kitâb el-Melâhî ve Esmâihâ min Kibeli'l-Mûsîkâ adlı eseri ile İbn Hurdâzbeh'in (v.280 ila 300) el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî ismini taşıyan eseri muhteva açısından karşılaştırılmış, örtüşen ve farlılık arz eden konularına dikkat çekilmiştir. İkinci kısımda ise, İbn Hurdâzbeh'in el-Mes'ûdî tarafından nakledilen el-Mu'temid'le muhâveresi ile el-Muhtâr min Kitâbi'l-Lehvi ve'l-Melâhî'sinin muhteva ve hacim açısından karşılaştırılmıştır ve bu iki eserin farklı şeyler olduğu ortaya konmuştur. Sonuç'ta ise, bu araştırmada elde edilen sonuçlar ve ulaşılan kanaatler hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Dini müzikMüzikMüzik eserleri+5
Ayşe Tokay
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Vecihe Daryal koleksiyonunda bulunan Türk müziği eserlerinin bibliyografyası

Türk müziği, Türk tarihine paralel bir şekilde gelişmiş, zenginleşmiş ve kendine has özellikleriyle çok geniş bir repertuara sahip olmuştur. Cumhuriyet öncesi dönemlerde Ali Ufki Bey, Kantemiroğlu ve Hamparsum gibi müzik adamlarıTürk müziğini kayda geçirmek için kendi geliştirdikleri notasyon sistemleriyle birçok Türk müziği eserini yok olmaktan kurtarmışlardır. Osmanlının son dönemlerinde ve erken Cumhuriyet dönemini de kapsayan evrelerde Batı müziği notasyon sisteminin Türk müziği notasyonunda kullanılması birçok Türk müziği eserinin kayıt altına alınmasına vesile olmuştur. Başlangıçta kişisel koleksiyon, arşiv ve Türk müziği repertuarları oluşturulurken Cumhuriyet döneminde bu türden Türk müziği nota koleksiyonları Devlet Arşivlerinde yer alarak kayıt altına alınmış ve korunmuştur. Devlet Arşivlerinde bulunan binlerce Türk müziği notası özellikle Muallim İsmail Hakkı Bey koleksiyonu ve Vecihe Daryal koleksiyonunda mevcuttur. Bu araştırmada Vecihe Daryal'ın nota koleksiyonunda bulunan eserlere odaklanılmıştır. Nitel ve Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada, arşiv ve literatür taraması yapılmış; Vecihe Daryal koleksiyonunda 5679 adet eser tespit edilmiş, bu eserler makam, usul, form, besteci ve söz yazarı gibi değişkenler göz önüne alınarak tespit ve tasnifi yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ışığında, koleksiyonda en fazla ; Rast, Hicaz, Uşşak, Hicazkâr, Suzinak, Kürdilihicazkâr, Nihavend, Karciğar, Hüzzam ve Hüseyni makamlarında eserlerin olduğu, usul yönünden ise aksak, curcuna, yürük semai, düyek, aksak semai, ağır aksak, devr-i hindi, sengin semai, devr-i kebir, sofyan, evfer, türk aksağı, hafif ve nimsofyan usullerinin sayısının fazla olduğu, form yönünden ise Şarkı, Peşrev, Saz Semaisi, Türkü ve Beste formlarında eserlerin fazla olduğu ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır.

Zeynal Ozan Camci
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Güzel Sanatlar liselerinde Türk Sanat Müziği koro dersinin yeri ve önemi

Güzel Sanatlar Liselerinde okuyan öğrencilerin, Türk Sanat Müziği Teori Uygulama ile Türk Sanat Müziği Koro dersinin paralel olarak dört yıl boyunca devam ettirilmesi sonucunda ortaöğrenimden sonra eğitimine devam edeceği yükseköğrenim kurumunda da eğitimini, repertuvar ve teori derslerini daha üst seviyeye çıkarması düşünülerek bu çalışma hazırlanmıştır. Buna göre Türk Sanat Müziği repertuvar ve teori geliştirmenin sürekliliğinin olması adına Güzel Sanatlar Liselerindeki Türk Sanat Müziği Koro dersinin hem makamsal hem de makamların uygulamasında büyük rolü olan eserlerin seslendirilmesi, Güzel Sanatlar Liselerinde dört yıl boyunca Türk Sanat Müziği Teori Uygulama dersi ile Türk Sanat Müziği Koro dersinin paralel olarak işlenmesi gerektiği bir gerçektir. Koro ve koroda ses eğitiminin yeri, önemi ve işlevi böylesine geniş iken, ülkemizde özellikle Türk Müziği, Türk Sanat Müziği eğitimi veren Güzel Sanatlar Liselerinde farklı uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Bunun için ders müfredat programları incelenmiş, öğretmen- öğrenci fikirleri alınmıştır. Görüşme apılarak dersin işlenişinin sürekliliğinin devam ettirilmesine ait bilgilere ulaşılmıştır. Günümüzde Türk Müziğinin iki ana kolundan biri olan Türk Sanat Müziği eğitiminin verildiği en önemli kurumlardan biri olan Güzel Sanatlar Liselerinde koro eğitiminin günümüz teknikleri kullanılarak en doğru şekilde verilmesi kültür-millet ilişkisi göz önüne alındığında hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma bir yüksek lisans tez konusu olması bakımından ayrıca önem taşımaktadır.

Ders programlarıGüzel sanatlarGüzel sanatlar liseleri+4
Ayşe Çağlar
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Keman icrasında hicaz ailesi üzerine alıştırmalar

Keman, yaylı çalgılar ailesinin en küçük üyesidir. Batı kökenli bir çalgı olan keman, yapısı ve sunduğu ses sahasının imkanları çerçevesinde günümüzde Batı Müziği orkestralarında, Türk Müziği ve diğer dünya müziklerinin icrasında kullanılabilmektedir. Türk Müziği'nin de keman, en önemli yaylı çalgılardan biri olup, teknik ve duygusal ifade yeteneklerinin 18. yüzyıldan bu yana önemli bir evrim geçirdiği görülmektedir. Günümüz Türk Müziği keman öğretim materyalleri incelendiğinde, mevcut materyallerin icra seviyesine, yaş gruplarına, algı seviyesine ve makamların icra tekniği konularına göre sınıflandırılmasında yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu durum, öğrencileri ve icracıları Batı Müziği keman metotlarını kullanmaya yönlendirmektedir. Ancak bu durum, Türk Müziği keman icrası için gerekli olan üslup ve tavır konularında yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda, bu çalışmada Türk Müziği keman icrasına yönelik, kullanılan makamlar arasında en çok eser bestelenen Hicaz makamı ailesi üzerine alıştırmalar oluşturulması amaçlanmıştır. Hicaz, Hümayun, Uzzal ve Zirgüleli Hicaz makamlarını içeren Hicaz makamı ailesi için her birine 6'şar alıştırma oluşturulmuş ve toplamda 24 alıştırma hazırlanmıştır. Her alıştırma 16 ölçüden oluşmakta ve öğrenciler ile icracıların Türk Müziği keman icrasında sıklıkla kullandıkları 2/4 (Nim Sofyan), 3/4 (Semai), 4/4 (Sofyan) ve 8/8 (Düyek) ritim kalıpları tercih edilmiştir. Alıştırmalar, Türk Müziği keman icrasında öncü sayılan icracıların sıkça kullandıkları Detache, Legato yay teknikleri ve Çarpma süsleme teknikleri refererans alınarak oluşturulmuştur. Hicaz ailesi için her makamın Bolahenk, Kız Ney, Süpürde, Mansur akortlarında parmak pozisyon şemaları oluşturulmuş ve ek bölümde, her makam için alıştırmaları pekiştirmek üzere yazılan taksimler eklenmiştir.

Bora Doğu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk musikisi icrâsında "Münir Nurettin Selçuk" un tavır ve üslûp farkı

Bu tezde, Türk mûsıkîsi icrâsına reform getiren Münir Nurettin Selçuk'un tavır ve üslûp farkı incelenmiştir. Çalışmanın başında, öncelikle, kendine has özellikleri bulunan Türk müziğine genel bir bakışla gelişim evreleri, eser formları, meşk sistemi ve icrâ toplulukları hakkında bilgi verilerek; Türk ve batı müziği, yapıları ve ses sistemleri açısından karşılaştırılmıştır. Çalışmanın devamında ise Cumhuriyet döneminde Türk müziğinin durumu incelenmiştir. Münir Nurettin Selçuk'un erken yaştan itibaren aldığı güçlü Türk müziği eğitimine, batı müziğinin gelişmiş ses ve nefes tekniklerini adapte etmesi sonucu ortaya koyduğu uslûp ve tavırla eriştiği kapasitenin; Türk müziği icrâsında açtığı devir ve sonunda kendi adını alan ekolün oluşum süreçleri tespit edilerek ortaya konmuştur. Bu tespitte; kapsamlı kaynak taraması sonucu, Münir Nurettin Selçuk'la yapılmış röportajlardan, sanatı hakkında söylenmiş, yazılmış ifadelerden yararlanılmış; ayrıca alan çalışması olarak hayatta olan öğrencileri, yakınları ve Türk müziğinde söz sahibi olmuş kişilerle söyleşiler yapılmıştır. Münir Nurettin'in şan eğitimi öncesi ve sonrası ses kayıtları taranmış, iki eser seçilerek, notaya alınmış ve analiz edilerek, icrâsında, eğitim öncesi ve sonrası teknik farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada; son olarak, Münir Nurettin Selçuk'un oluşturduğu ekolde Türk müziği ses sanatkârı yetiştirilmesi ve günümüz icrâcılarına etkisi incelenmiştir. Derlenen bilgiler ve yapılan tespitlerle, zengin ekler ve kaynak bölümleriyle, tezin, günümüz ve gelecek nesiller için geniş bir bakış açısıyla oluşturulmuş temel bir kaynak olması hedeflenmiştir.

Selçuk, Münir NurettinSes sanatlarıTürk müziği+3
Defne Tokay
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sadi Işılay'ın taksimlerinin müzikal analizi

Sadi Işılay, Türk Musikisinin yetiştirdiği iyi bir bestekâr ve virtüoz icracılarından biridir. 5 Kasım 1899 tarihinde Laleli'de doğmuştur. Müziğe küçük yaştan beri ilgilisi olan Sadi Işılay, sekiz yaşında musikişinasların arasına girmiştir. Kısa zamanda büyük bir icracı olmuş: Türk Musikisinin büyük üstadı Tanburî Cemil Bey' in toplantılarına katılarak üslȗb ve deneyim kazanmıştır. 1950 yılından sonra İstanbul Radyosu'nda keman sanatkârı olarak yayınlara katılmıştır. 11 Mart 1969 yılında vefat etmiştir. Bu tez çalışmasında Sadi Işılay'ın farklı makamlarda icra etmiş olduğu keman taksimleri notaya alınarak müzikal analizi yapılmıştır. Bu taksimler; Hicaz Keman Taksimi, Karcığar Keman Taksimi, Muhayyerkürdi Keman Taksimi, Bayâtî'den Sabâ'ya Geçiş Taksimi, Muhayyerkürdî'den Şevkefzâ'ya Geçiş Taksimidir. Her bir taksim dinlenerek ve yavaşlatılarak notaya alınmıştır. Sadi Işılay'ın yapmış olduğu makamları nasıl icra ettiğini, kendine has tavrı olan çarpmaları, aceleteleri ve müzikalitesi bu tezin asıl amacıdır. Notaya alınan taksimler belirli porteler eşliğinde müzik cümlelerine göre makamsal ve icra tekniği bakımından açıklanmıştır. Böylelikle bir taksim icra edilirken nelere dikkat edilmeli, neler yapılmalı, makamın özellikleri ve taksim yapılan makamın içindeki çeşni ve asma kalışlar gösterilip, açıklanmıştır.

Işılay, SadiKemanMakamlar+2
Emre Merallı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şevki Bey'in 25 Uşşak eserinin form ve makamsal incelenmesi

Şevkî Bey'in 25 Uşşak Eserinin Form ve Makamsal İncelenmesi'nin gerçekleştirildiği bu çalışma, Şevkî Bey'in bestekârlığına ışık tutması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada öncelikle Şevkî Bey'in hayatıyla ilgili erişilebilen kaynaklar taranmıştır. Araştırmalar sonucunda hayatı ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra eserlerin form ve makam analizlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için uşşak makamının tarifi yapılmış ve makamı meydana getiren dizi ve çeşniler şemalarla gösterilmiştir. Şevkî Bey'in 25 uşşak eserinin analizinin yapıldığı bu çalışmada; uşşak makamı, farklı nazariyatçıların anlatımlarıyla sunulmuştur. Böylece uşşak makamı hakkında genel bilgiler verilerek, makamın detaylı bir şekilde açıklamasının yapılması amaçlanmıştır. Üzerinde çalışılan eserlerin öncelikle makam analizleri yapılmıştır. Bu analizler çerçevesinde; eserlerin makam analizi şekil yardımıyla gösterilerek, çeşnilerin ve geçkilerin neler olduğu belirtilmiştir. Eserlerin form analizleri ise öncelikle nota üzerinde şemalar ile gösterilmiş, ardından ayrıntılı form analizleri yapılmıştır. Yapılan araştırma sonuçları kapsamında, eserlerde çoğunlukla uşşak makamının karakterine uygun olarak; Dügâh'ta Uşşak, Nevâ'da Bûselik, Segâh'da Segâh ile birlikte Ferahnâk ve Hüseyni'de Uşşak gibi çeşnilerin kullanıldığı görülmüştür. Bunun yanı sıra özellikle eserlerin meyan kısımlarında Nevâ'da Hicazlı ve Çargâh'da Nikrizli kalışların yapıldığı ortaya çıkmıştır. Yapılan form analizleri ile birlikte de eserlerin; form, biçim, melodi, ritim ve yapıları irdelenerek elde edilen bulgular paylaşılmıştır. Bu çalışma neticesinde, Şevkî Bey'in Uşşak makamını nasıl kullandığına dair veriler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

BestekarlarBestelerKlasik Türk müziği+5
Sezer Akdağ
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Karagöz Musikisi'ndeki 20 eserin müzikal açıdan incelenmesi

Karagöz Gölge Oyunu, Osmanlı'dan günümüze kadar, Türk dilini ortak kullanan, tek bir ulus kimliğini benimsemiş, farklı milliyet, kültür ve inanıştaki halkların, Osmanlı kimliğinde kaynaşmış olduğunu ve hoşgörüyle bir arada yaşadıklarını gösteren kadim bir sanatımızdır. Anadolu halkı, yüzyıllar boyunca, farklı kültürel kimlikleri, gelenekleri, inanışları, dilleri ve müzikleri ile bir arada yaşayarak hem-dem olup kaynaşmış ve bugünün Türkiye'sinde, Türk ulusunu meydana getirmişlerdir. Bunun en güzel göstergesi ve aynası, Karagöz Gölge Oyunu ve Karagöz Musikisi'dir. Kadim sanatımız Karagöz, yüzyıllar boyunca, bünyesinde, bu ulusal kimliğin musikisini oluşturmuş ve beslemiştir. Tez çalışmamızda, Karagöz Musikisi'nin bilimsel bir bakış açısıyla hakkıyla incelenerek, geleceğe bir kültür hazinesi niteliğinde aktarılmasına, katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Tezimiz, 9 ana başlıktan oluşmaktadır. Karagöz Musikisi ile birlikte, ana başlıklar altında gölge-ışık kavramını, gölge oyununun dünyadaki tarihini, Karagöz'ün tarihsel sürecini, edebiyatını, tasavvuf yönünü, halk kültürü ve kültürel müzikoloji yönünü, görsel sanatlar ve teknik yönlerini, hayâli ustalarını, Türk ulusunun etik değerlerini, insan karakterleri ile birlikte sosyolojik yönünü de incelemiş olmaktayız. Karagöz Musikisi'ne ait özelliklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ile çalışmamızın kültür sahamıza ilişkin katkı sağlayacağı, ayrıca kültürel miras olarak UNESCO tarafından koruma altına alınması nedeniyle de konuya destek bir çalışma olacağı düşünülmüştür. Antropoloji bilimi XIX. yüzyıldan bu yana, bir milleti tanımlamak için, o milletin sahip olduğu kültürün içerisinde incelenmesi gerektiği ön koşulunu zorunlu kılmaktadır. Bu teoriye göre, bir toplumun "o topluluk" olarak tanımlanmasının, kültür-müzik ilişkisiyle açıklanabileceği kabul edilmektedir. Her müzik, içinde oluştuğu toplumdan izler taşır ve bu yüzden insanların yaşayış tarzı yani kültürleri hakkında bilgiler verir. Toplumun, gelenekleri, görenekleri, inançları, sosyal ve ekonomik durumu müziklerine de yansımaktadır. Karagöz oyunlarında müzik önemli bir unsurdur. Kültürel değerimiz olan kadim gölge sanatımız Karagöz'ün, bu çalışma kapsamında tanıtılanlardan çok daha zengin olduğu düşünülmekle birlikte, öncelikle Karagöz Musikisi'nin, müzikal tür ve form çeşitliliği ile repertuar çeşitliliğinin tespit edilerek, kayıt altına alınmasını, bu dayanakla müzikal içeriğine yönelik ulusal bir bakış açısı getirilmesini hedefledik. Bu düşünceden hareketle, Karagöz Gölge Oyunu ve Karagöz Musikisi ile ilgili olan kitap, makale, tez, bibliyografya, kişisel arşiv, görsel ve işitsel tüm kaynaklar ulaşılabildiği ölçüde taranarak, musiki eserlerinin tespiti sağlanmıştır. Karagöz'de icra edildiği tespit edilen eserlerin türü, form yapısı, makamı, usulü yönünden farklı olanlar, belirli bir sayı ile sınırlı tutularak tezimizde incelenmek üzere seçilmiştir. Genele örnek teşkil ederek ulusal musikimizi bütünüyle yansıtan, farklı kültürel dokuları ortaya koyan eserler incelenmiş, müzikal analizinin yapılmasına ve genel hatlarıyla tanıtılmasına gayret edilmiştir. Karagöz, Türk ulusunun kültür hafızasıdır bu nedenle Karagöz Gölge Oyunu, önemli bir kültürel mirastır. Karagöz Musikisi'nin, Türk Musikisi'ni bütünüyle kapsadığı ve Anadolu'daki farklı kültürlerin musikilerini de kaynaştırarak, ulusal bir bütünlük içerisinde, oyundaki tiplemeler eşliğinde, repertuarına dâhil ettiği görülmektedir. Karagöz Musikisi, kültürel müzikoloji alanında bilimsel araştırmalara kaynak olabilecek, ait olduğu dönemdeki halkın musiki zevkini, tüm gerçekliğiyle yansıtan, folklorik değerde bir sanattır. Anahtar Kelimeler: Karagöz, Hacivat, Musiki, Gölge Oyunu, Hayâli

Gölge oyunuKaragözMüzik+3
Sevda Gül
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Van yöresinde oynanan halk oyunlarına eşlik eden eserlerin müzikal açıdan incelenmesi

Van yöresi sevinç, ayrılık, özlem, kahramanlık gibi çığlıklarından oluşmuş ağıtlarını ve duygularını yaşamlarına yansıtan tarihi bir şehirdir. Bu çalışmanın amacı, Van yöresinde oynanan halk oyunları eserlerini tespit etmek, derlemek, notaya alarak müzikal açıdan analiz etmektir. ''Van Yöresinde Oynanan Halk Oyunlarına Eşlik Eden Eserlerin Müzikal Açıdan İncelenmesi'' tez başlığı nitel araştırmalar kapsamında oluşmuş betimsel bir çalışmadır. Bu araştırma dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; Türk Halk Müziği ve Türk Halk Oyunlarının Anadolu kültürünün zengin yapı taşlarından olduğu ve Van yöresinde halk oyunları ve halk müziğiyle ilgili görüşlere değinilmiştir. İkinci bölümde THM başlığı altında makam, usûl vb. gibi tanımlara yer verilmişti. Van ilinin tarihi, yörede oynanan halk oyunları ve türleri, yörenin müzikal yapısı kaynak tarama ve görüşme tekniğiyle elde edilen veriler yorumlanmıştır. Belirlenen konunun şekillenmesi için literatür taraması yapılmıştır. Yöreye hakim araştırmacı yazarlar ve yöre sanatçılarıyla saha çalışmaları yapılmıştır. Bu bağlamda, yörede yıllardır oynanan ve söylenen 22 eser tespit edilmiştir. TRT repertuvarında kayıtlı olan eserlerin yanı sıra, kayıtlı olmayan fakat yörede yıllarca icra edilen eserlerde notaya alınmıştır. Dördüncü bölümde Bulgular ve Yorumlar başlığı altında daha önce repertuvarda olan eserlerin yanısıra, derlemesi yapılan ve notaya alınan 22 esere yer verilmiştir. Derlenen ezgiler notaya alınarak müzikal analizi yapılmıştır. Yapmış olduğum görüşmelerde elde edilen bulgularda önceden notaya alınmış eserlerin bir kısmının hatalı olduğu tespit edilmiştir. İncelenen bazı eserlerde farklı makam (dizi) ve farklı usûllerle icra edildiği görülmüştür. Bir kısmında ise melodik yapının aynı olması ama usûl açısından değişiklikler olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Van Müzik Kültürü, Makam, Halk Müziği, Analiz, Derleme

DerlemeHalk oyunlarıMakamlar+5
Baran Aslan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir halay havalarının dilsiz kaval ile icrasındaki özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Kırşehir iline ait bazı halay havalarının dilsiz kaval çalım teknikleri ile yöre tavrında icrası yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak Kırşehir ilinin tarihi geçmişi, coğrafi konumu ve kültürel yapısı anlatılmıştır. Yöreye ait icra edilen halaylara dair bilgiler, halayların bulundukları coğrafi konuma göre genel özellikleri ve Türk Halk Müziği içerisindeki yeri ve öneminden bahsedilmiştir. Daha sonra Abdal Müziği Geleneğinin tanımına, Abdal Müziği içerisinde yer alan yöre tavrının önemine, yöre abdallarının yaşam şekillerine ve önde gelen Kırşehir Abdallarına yer verilmiştir. Dilsiz kavalın tarihi geçmişi, gelişim süreci, kaval çeşitleri, Türk Halk Müziği topluluklarına girmesi ile ilgili bilgiler verilmiştir. Kırşehir yöresi halaylarına örnek olarak seçilmiş dört türkünün dizisi, aralık ve makamsal özellikleri incelenmiştir. Eserlere ait genel bilgiler ile halayların yorumlanmasında kullanılan üfleme teknikleri ele alınmıştır. Tespit edilen eserlerin icrası sırasında uygulanan mordan, tril, çarpma, vurgulu üfleme, bağlı üfleme, glissando, vibrato, ve dilsiz kavalda seçimli perdeler gibi teknik çalım özellikleri irdelenmiştir. Bu çalışma, kaynak araştırması, literatür taraması, gözlem, deney ve usta müzisyenler ile söyleşi şeklinde gerçekleştirilmiştir.

AbdallarHalayKaval+2
Sezin Naz Ürüm
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Amatör Türk müziği korolarında karşılaşılan ses ve nefes çalışmaları ile ilgili sorunların çözüm ve önerileri

Bu araştırmada, Amatör Türk Müziği koro çalışmalarında ses ve nefes eğitimi alan kişilerde ortaya çıkan sorunların, koro eğitimcilerinin katkıları ile tespit edilmesi ve belirlenen sorunların çözümüne ilişkin yaklaşımların sunulması amaçlanmıştır. Türk Müziği Koro çalışmalarında neredeyse hiç uygulanmayan ses ısıtma ve nefes eğitiminin önemini vurgulamak ve uygulamalarda görülen eksikliklerin tespit edilerek bu sorunların giderilmesine yönelik çözümler ve öneriler sunmak tezin ana hedefidir. Bu konuda literatürün yanı sıra eğitim almış profesyonel koro şefleri, ses sanatçıları ve uzmanların görüşlerinden ve uygulamalarından da yararlanılmıştır. Koro çalışmalarında ses ve nefes çalışması uygulanan 4 (dört) ayrı Amatör koro grubundaki koristlere 14 soruluk anket çalışması yapılmıştır. Korolarda ses ve nefes çalışmalarının gerekliliğin belirlenmesi ve performans açısından etkisi, cinsiyet ve yaş olarak analiz edilmiştir. Üçüncü ve son bölümde alınan bu sonuçlardan yola çıkarak, korolarda ses ısıtma ve nefes tekniklerini geliştirme konusunda uygulanması gereken protokol hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Bunun yansıra doğru şarkı söylemenin yanında, yaşam için gerekli olan ses ve nefesi doğru kullanmamıza ve geliştirmemize yardımcı olacak her türlü bilgi ve çözüm önerileri sunulmaktadır.

KoroNefesNefes egzersizleri+3
İsmail Mehmet Özkaya
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir yöresi mahalli sanatçılarından Muharrem Ertaş ile Çekiç'nin icra özelliklerinin incelenmesi

Türk Halk Müziği geleneksel bir şekilde, ustadan çırağa, kulaktan kulağa, meşk usulüyle aktarılma geleneğine sahip olan bir müzik türüdür. Kırşehir yöresinin müzik kültürü ele alındığı bu çalışmada,THM'nin bu gelenekselliği göz önünde bulundurularak bir yol izlenmiştir. İlk bölümde THM ile ilgili temel bilgilerin yanısıra, geleneği besleyen alan bilgileri de ele alınmıştır. İkinci bölümde Kırşehirli Muharrem Ertaş incelenmiş ve sanatçı kişiliği aktarılmıştır. Üçüncü bölümde Kırşehirli Çekiç Ali'nin hayatı ve sanatçı kişiliği incelenerek eserleri aktarılmıştır. Dördüncü bölümde her iki sanatçının araştırmamız için belirlediğimiz beşer eseri incelenerek aktarılmıştır. Yine bu bölümde yöre sanatçılarının aralarındaki en önemli farklardan bahsedilmiştir. Son olarak sonuç bölümündeyse, yapılan bu çalışmanın niteliği aktarılmıştır. Buna göre yapılan bu araştırma THM için yeni bir belge niteliği taşımaktadır.

Ertaş, MuharremHalk müziğiKırşehir+6
Atakan Ayaztaş
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Hasan Uçarsu'nun geleneksel enstrümanları kullanma teknikleri ve bu tekniklerden yol çıkılarak yazılan eser; Geride Kalan

Bu tezin çalışma konusu, Hasan Uçarsu'nun "Eski İstanbul'un Arka Sokaklarında" isimli eserinin analizi üzerinden, geleneksel bir enstrümanın, çağdaş bir müzik içinde hangi yöntemlerle kullanabileceğini araştırmak ve geleneksel enstrümanların yer aldığı yeni bir eser bestelemektir. Bu tez, giriş, literatür araştırması, gereç ve yöntem, Hasan Uçarsu'nun hayatı ve bestecilik anlayışı, Eski İstanbul'un Arka Sokaklarında isimli eserin analizi, Geride Kalan ve sonuç başlıklarından oluşmaktadır. Hasan Uçarsu'nun eseri, form ve melodi, ritmik yapı, çokseslilik ve tını başlıkları altında incelenmiştir. Bu incelemeden yola çıkılarak bestelenen "Geride Kalan" isimli müzik, kanun, kemençe, viyolonsel ve piyano için yazılmıştır. Kanunun çok sesli bir müzik içinde kullanılabilmesi açısından, incelenen eser örnek alınmıştır. Fakat ilk eserden farklı olarak, ikinci eserin içinde geleneksel müzikten yapılan bir alıntı yoktur. İki eserin müzik dili birbirinden farklı yapıdadır. Sonuç bölümünde, bir klasik Türk müziği enstrümanının, tamamıyla makamsal yapıda olmayan ve çoksesli bir müzik içinde, son derece aktif bir şekilde yer alabileceği ve müziğe nasıl bir yenilik kazandırdığı açıklanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kanun, Çokseslilik, Hasan Uçarsu

BestecilikMüzik eserleriUçarsu, Hasan+3
Ayşecan Olgun
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz önemli tanbur icracılarının uyguladıkları etütlerin ve egzersizlerin incelenmesi

Etüt ve Egzersiz enstrüman öğreniminin ve gelişiminin vazgeçilmez unsurlarındandır. Tezimiz günümüz önemli tanbûrîlerinin bu konudaki tecrübelerinin çıkartılarak, tanbur için bu alanda önemli bir kaynak oluşturulmasını amaçlamaktadır. Görüşme yoluyla günümüz önemli tanbûrîlerinin sıklıkla ve rutin olarak uyguladıkları etüt ve egzersiz örnekleri toplanmış, bunları hangi amaç ile kullandıkları hakkında bilgiler alınmıştır. Ek olarak etüt ve egzersiz yapma yöntemleri, süreleri, dikkat ettikleri noktalar gibi bu sürecin diğer unsurları hakkında da bilgiler toplanmıştır. Toplanan bilgilerin incelenmesi sonucu çıkarılan bulgular ile tanbûrîlerin bu alandaki yaklaşımları hakkında bilgiler vermesi ve sonuçlar çıkarılması hedeflenmiştir. Bunun yanında elde edilen bilgiler tüm tanbûrîler için sürekli uygulanabilecek bir etüt ve egzersiz kaynağı oluşturmasının yanında, çalışma yöntemleri konusunda da ustaların tecrübelerinden ve önerilerinden faydalanılması amaçlanmaktadır. Ayrıca günümüz önemli tanbûrîlerinin tanburda en çok önem verdikleri ve yoğunlaştıkları noktaların ortaya çıkarılması sağlanarak, genç tanbûrîler için elzem olan gelişim alanları işaret edilmiştir.

EgzersizEtütMüzik eğitimi+2
Ozan Tuğrul
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Andres Segovia'dan günümüze usta gitaristlerin sağ el tekniklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, temelleri Rönesans dönemde atılmış olan klasik gitar sağ el tekniği incelenmiş, tarihsel süreç içerisinde gelişmeler göstererek, 19. yüzyılın sonlarında günümüzdeki kullanım şeklini aldığı, ancak günümüzde halen birçok gitarist için tam olarak çözümlenememiş bir teknik problem olduğu göz önüne alınmış ve sağ el tekniği konusunda problem yaşayan gitaristlere katkıda bulunması hedeflenmiştir. Bu tarihsel süreç içerisinde, D. Aguado, F. Sor, E. Pujol, H. Quine, S. Tennant, J. Taylor, G. Wade, B. Werner gibi gitarist, besteci ve eğitimcilerin, sağ el tekniği üzerine yazdığı metodlar, yaptığı çalışmalar ve vardıkları sonuçlara araştırmada yer verilmiştir. Yapılan bu araştırmalar doğrultusunda, Andres Segovia'dan günümüze kadar birçok usta gitaristin sağ el teknikleri detaylı olarak analiz edilmiş, sağ el tekniğine etki eden faktörler göz önüne alınarak, seçilmiş olan gitaristlerin sağ el pozisyonları, bilek açıları, parmak hareketleri, tırnak şekilleri detaylı olarak incelenmiş ve bu gitaristlerin kendi anatomik yapısına uygun bir teknik geliştirdikleri saptanmıştır.Bunun yanı sıra, seçilmiş olan gitaristlerin biyografileri incelenmiş, yaşadıkları dönem ve olanaklar göz önünde bulundurularak, tekniklerine etki eden dönemsel faktörler ve gelişmeler saptanmıştır. Ayrıca gitar çalımında ton ve renk kavramı detaylı olarak irdelenmiş,bu kavramların, gitaristin çalışının karakteristik özelliğini oluşturan en önemli yapı taşlarından ikisi olduğuna vurgu yapılarak, tona ve renge etki eden faktörler detaylandırılarak ortaya koyulmuştur. Gitar çalımında bir başka önemli husus olan tırnak konusu da detaylı olarak ele alınmış, farklı tırnak törpüleme yöntemleri örneklendirilerek açıklanmış, alternatif tırnak şekilleri, tırnak bakımı, korunması ve onarımı ile ilgili ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Bu saptamalar sonucunda, sağ el tekniğinde mutlak bir doğrunun olmadığı, gitaristin anatomik yapısına göre değişkenlik gösterdiği sonucuna varılmıştır.

GitarGitaristMüzik+4
Haluk Onat Akbulut
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk din mûsikîsinde perde kaldırma: Hafız Kemal Tezergil ve neyzen Sadrettin Özçimi

Neyzen Niyazi Sayın'ın iki ses arasındaki manevi münasebet olarak tanımladığı mûsikî geniş bir form yelpazesine sahiptir. Dini ve La Dini mûsikî olarak ikiye ayrılan bu formların içerinde perde kaldırmanın ayrı bir yeri vardır. Fakat literatür incelendiğinde bu konu üzerinde fazla bir çalışma olmadığı gözlenmektedir. Türk Müziği'nin tekke mûsikîsi şubesinin az çalışılmış formlarından olan perde kaldırma formu kaynak eksikliklerinden ve bu alanda yapılmış akademik çalışmaların azlığından dolayı dikkat çekici bir konu olmuştur. Bu çalışmada genel hatlarıyla perde kaldırmanın tanımı, türleri, bilinen örnekleri, uygulama şekli ve kullanım sahası ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Çalışma süresince piyasada yayınlanmak için ya da özel meclislerde icra edilerek kayda alınmış icralar temele konularak mukayeseli bir inceleme yapılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm tezin giriş kısmıdır. Burada perde kavramının etimolojik analizi işlenmiştir. Bununla birlikte perde kavranın mûsikîdeki anlamı ve kavramsal karşılığına değinilmiştir. İkinci bölümde mûsikî kavramı irdelenmiş ve kısaca mûsikî formlarına değinilmiştir. Buradaki tanımlar tezin ana konusundan sapmamak için kavramsal yapıyı tamamlayacak nitelikte tutulmuştur. Tezin üçüncü bölümünde bir form olarak perde kaldırmanın içeriği, tarihçesi incelendikten sonra kayda alınmış örnekler hakkında bilgi verilmiştir. Bu örnekler 1959 ile 2008 yılları arasında kayda alınan örneklerdir. Dördüncü bölümden Hafız Kemal Tezergil'in ve Neyzen Sadrettin Özçimi'nin perde kaldırma icraları detaylı olarak analiz edilmiştir. Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirmede formun adı geçen kayıtlarda kullanılış biçimlerine vurgu yapıldıktan sonra formun toplu ve solo icraları geliştirici özelliklerine değinilmiştir. Perde kaldırma formu üzerin herhangi bir çalışma yapılmamış olması çalışmanın bir kısıtı olarak görülse de bu çalışma ile litaretürün oluşması yolunda adım atılması hedeflenmiştir.

Dini müzikPerdeSes perdeleri+5
Yasin Özçimi
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mehter takımında boru yerine trompetin kullanımı

BorularMehter müziğiMehter takımı+1
Umur Meriç Öztürk
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

19.yüzyıl Türk musikisine batının etkileri

Bu çalışma klasik Türk musikisinin tarihsel gelişim süreçleri ile birlikte değerlendirilerek, kavramsal olarak tanıtıldıktan sonra, Türk musikisi ve batılılaşma kavramlarını karşılaştırmak için yazılmıştır. Batılılaşma kavramının Türk müziğine etkileri 19. yüzyıl boyunca dönemleri ayrılarak ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.

19. yüzyılAvrupa sanatıBatı müziği+4
Murat Doğru
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Barok çalgı sine keman -viola d'amore- ile osmanlı barok dönemi ve avrupa barok müziğinin etkileşiminin araştırılması

Barok Çağ olarak bilinen dönem, 17. ve 18. yy'ları kapsamaktadır. Avrupa barok müzik ortamında viola d'amore (aşk violası) adıyla bilinen ve popüler olan çalgının, 18. yy. ortaları itibariyle Osmanlı saray musikisi ortamında görülmeye başladığı biliniyor. Bu çalışmanın amacı; Avrupa menşeili violler ailesine mensup bir enstrüman olan sine kemanın kökenleri, icracıları, bestecileri ve organolojik açılardan araştırılmasıdır. Köklerinin Hindistan, Orta Doğu, Orta Asya ve Türkiye'de olduğu bilinen yaylı sazların, asırlar içerisinde birçok gelişim gösterdikleri bilinmektedir. Bu sazlar Ravanastron, ıklığ, rebap, rebec, ayaklı keman, lira de braccio ve fidel olarak incelenmiştir. Sine keman, violler ailesine mensup bir enstrüman olarak bilinmektedir. Viollerin özellikleri ve çalınış biçimleri dolayısıyla farklılık gösterirler. Bu tez içerisinde farklılıklar incelenmiş ve violler grubu enstrümanları sırasıyla; treble viola da gamba, tenor viola da gamba, viola da gamba, bas viola da gamba, viola da bastarde, baryton (viola di bordone) ve viola da braccio olarak verilmiştir. Gerek saraydaki görevleri ve gerekse seyahatleri sebebiyle Osmanlı İmparatorluğu'na gelerek, araştırma imkanı bulan yabancı müzikologların gözlemleri, tespitleri, hatıraları ve kaleme aldıkları belge ve seyahatname gibi kitapların ışığı altında Osmanlı ve şark müziği, kullanılan enstrümanlar ve sine keman hakkında önemli bilgiler elde ediyor; aynı şekilde bu sazlardan pek çoğunun ve tezimizin konusu olan sine kemanın yapımı, ölçüleri, telleri ve akordu hakkında fikir sahibi oluyoruz. Avrupa'da viola d'amore olarak bilinen sine kemanın hiçbir kopukluk olmaksızın orada kullanılmaya devam edildiğini ve Barok orkestralarının vazgeçilmez enstrümanı olduğunu görüyoruz. Ancak ilk defa kemani Corci (1680?-1765?) tarafından sarayda çalındığı bilinen bu saz üç asır boyunca çok popüler olmasına ve bu popülerliğini devam ettirmesine rağmen bu yıllardan sonra cazibesini kaybetmeye ve unutulmaya başlamıştır. Bu tez konusunun seçilmesindeki en önemli etkenlerden birisi, unutulmaya yüz tutan sine kemanın ihyası, genç kuşaklara tanıtılması ve sevdirilmesi amacını taşımaktadır.

17. yüzyıl18. yüzyılAvrupa+7
Alper Asutay
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlarda bağlama eğitiminin incelenmesi

Köklü bir geçmişe sahip olan müzik eğitimi temelde güzel sanatlar eğitiminin en önemli basamağı ve GSL müzik bölümleri müzik eğitimi veren kurumların en önde gelenlerindendir. Türkiye'de 3 büyük ilimizde (İstanbul, Ankara, İzmir) açılmış olan Güzel Sanatlar Liseleri güzel sanatlara yönelik programlar uygulayarak öğrencilerin müzik eğitimi açışından donanım sahibi olmalarını ve sanat eğitiminin gerekliliğini bilmeleri açısından benim gibi birçok gence de katkısı olmuştur. İlk Güzel Sanatlar Lisesi Dönemin Mili Eğitim Bakanı Sayın Avni Akyol tarafından 16 Ekim 1989'da açılmıştır. Güzel Sanatlar Liselerinde seçmeli ders olarak görülen bağlama, Milli Eğitim Bakanlığının verdiği karar doğrultusunda 10. Sınıftan itibaren zorunlu ders olarak görülmeye başlanması öğrencilerin Türk kültürünü yakından tanımasını ve kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olan bağlama çalgısını öğrenerek halk müziğine katkıda bulunulur. Türk halk müziğinin sevilmesini ve tanınmasını sağlayan çalgıların başında gelen bağlama, günümüzde önemini giderek arttırdığı ve büyük ustalar tarafından geliştirildiği görülür. Bu nedenle çalışmamın benim gibi bağlama konusunda müzik eğitimini de birleştiren müzisyen ve eğitmenlerimize yararı olacağını düşünerek tezimi hazırlamak istedim. Anahtar Kelimeler: GSL, Müzik Eğitimi, Milli Eğitim Bakanı, bağlama

BağlamaGüzel sanatlar liseleriMüzik eğitimi+1
Gözde Açıkalın
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kültürel sermaye birikim aracı olarak piyano

Bir müzik enstrümanı olarak piyano çalmak, piyano eğitimi almak ve piyanoya sahip olmak kültürle alakalı bir kişisel gelişim unsuru olmakla birlikte, bir statü sembolü olarak da bir müzik enstrümanından daha fazlasını ifade etmektedir. Tarihsel süreç içerisinde değerlendirildiğinde piyanonun hem Batıda hem de Osmanlı'da benzer bir sembolük anlama sahip olduğu görülecektir. Osmanlı'da özellikle saray ve çevresinde kullanılan bir enstrüman olan piyano, Cumhuriyet ile birlikte yeni devletin bürokrat aydın tabakası arasında da yaygınlaşmış ve özellikle de bir çağdaşlık alameti olarak bir kültürel sermaye birikim ve gösteriş aracı olarak işlev görmüştür. Günümüzde ise piyano hala bu işlevi devam ettirir görünmektedir. İstanbul'un yeni "zengin" semtlerinden Göktürk'te bulunan sanat akademileri ve bu akademilerdeki piyano eğitmenlerinin semt nüfusu düşünüldüğünde hayli dikkat çeken sayısı da bu tezi doğrular niteliktedir.

Kültürel sermayePiyanoSosyal statü+1
Yeşim Ödül Karakaya
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ulvi Cemal Erkin'in, ninni, emprovizasyon ve Zeybek Türküsü adlı eserlerinin eğitim müziğinde kullanılabilirliği açısından incelenmesi

Ulvi Cemal Erkin'in Ninni, Emprovizasyon ve Zeybek Türküsü adlı eserlerinin keman eğitiminde kullanılabilirliğini ve bu eserlerin keman öğretimine katkılarını göstermek üzere, teknik çalışmalar ve alıştırmalar ile güzel sanatlar liseleri keman dersi öğrencilerine katkı sağlaması, eserleri Türk gençlerine tanıtmak ve unutulmasını önlemek, araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Ulvi Cemal Erkin'in, "Cumhuriyet Dönemi Müzik İnkılâbı" ruhunu yansıtan bir besteci olması, eserlerinin hem Türk Müziği hem de Halk Müziği öğeleri içermesi ve bu vesile ile öğrencilerin kendi kültürel melodilerini duyabilecekleri eserler olması bakımından, Ninni, Emprovizasyon ve Zeybek türküsü adlı eserler seçilmiş ve incelenmiştir. Ninni, Emprovizasyon ve Zeybek Türküsü adlı eserler incelenerek yay teknikleri, sağ el-sol el çalışma biçimleri, eserlerde yer alan pozisyon geçişleri, parmaklandırma( duate) gibi konularda çalışma önerileri ve hazırlayıcı alıştırmalar sunulmuş, eserleri çalışacak olan öğrencilere yol gösterici olması bakımından da önemli görülmüştür. Kaynak tarama ve içerik çözümleme yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı araştırma, Güzel Sanatlar Liseleri keman dersi öğrencileri ve Ulvi Cemal Erkin'in keman ve piyano için yazdığı, Ninni, Emprovizasyon ve Zeybek Türküsü adlı eserlerin keman partisyonları ile sınırlı tutulmuştur. Bu araştırma da Ninni adlı eserin tamamı, Emprovizasyon adlı eserin Andante bölümü, Zeybek türküsü" adlı Eserin, ilk 24 ölçüsü ele alınmıştır. Bu çalışmada Hedef kitle Güzel Sanatlar Liseleri öğrencileri olduğu için eserlerin zorluk dereceleri göz önünde bulundurularak eğitim seviyesine uygun hale getirmek ve sadeleştirmek amacıyla, belli bölümleri ele alınmıştır. Okul müzik eğitiminde bu tür örneklere rastlamak mümkündür. Ludwig van Beethoven'ın "9. Senfoni"si, yine Beethoven'in " Fur Elise" adlı eseri, Mozart'ın "40. Senfoni"si, Mozart'ın "Sihirli Flüt Operası"ndan "Mesuttur müzikle yaşarken insan" olarak uyarlanmış kısa bir kesit ya da Hammamizade İsmail Dede Efendi'nin "Yine bir Gülnihal" adlı parçası sadeleştirilerek veya belli bir kesit alınarak, öğrencilerin eseri tanıması adına okul müzik eğitiminde kullanılagelmiştir. G.S.L keman dersi öğrencilerinin, 9. 10. 11. ve 12. sınıf seviyeleri göz önünde bulundurularak, eserler; I. II. III. ve IV. pozisyonları kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve sadeleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ulvi Cemal Erkin, Cumhuriyet dönemi Müzik Eğitimi, Türk Beşleri, Eğitim Müziği.

EmprovizasyonErkin, Ulvi CemalMüzik+3
Aysun Polat Göker
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İkinci Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e Kocaeli Kenti'nde müzik (1908-1998)

ÖZET Kocaeli Kenti müzik yaşantılarının II. Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e (1908-1998) kadar geçen süreçte dönemsel gelişmeler ışığında araştırıldığı bu çalışma sonucunda, müzik etkinliklerinin, beş başlıkta yapılandığını söylemek olanaklıdır. 1908'den Milli Mücadele dönemine kadar olan süreçte, İzmit Sancağı'nda yaşayan azınlıkların gündelik yaşantılarına ve inançsal müzik yaşantılarına ilişkin müzikleri tespit edilmiştir. Araştırma sürecinde, bu dönemde özellikle azınlıklar içinde Ermeniler, müzik yaşantıları hakkında en çok bilgiye ulaşılan topluluk olmuştur. Yine bu dönemde Türkler tarafından kurulan ilk müzik topluluğu olan Heveskâran Musikî Cemiyeti'nin kurulması dönemin en önemli gelişmesi olarak öne çıkmaktadır. Milli Mücadele dönemine gelindiğinde ise (1914-1921) kentte milli mücadele ruhunu yansıtan marşları çalan, karşılama törenlerine katılan askerî ve sivil bandolar müzik yaşantıları açısından öne çıkmıştır. Özellikle Mustafa Kemal Paşa'nın kenti ziyareti esnasında törenlere iştirak eden bando, dönemin mücadele ruhunu pekiştiren marşlara repertuvarında yer vermiştir. Cumhuriyet dönemiyle beraber Kocaeli kentinde müzik yaşamı çeşitlilik göstererek gelişmeye başlamıştır. Atatürk ve İnönü dönemlerinden oluşan (1923-1950) tek parti dönemi kentte müzik adına, ulus devlet ideolojisinin yön çizdiği müzik devrimi doğrultusunda yapılanmalar görülmüştür. Özellikle İzmit Halkevi ve Arifiye Köy Enstitüsü ses getiren müzik etkinlikleri düzenlemişlerdir. İzmit Halkevi bünyesinde açılan müzik kurslarında batı kökenli çalgıların eğitimi ücretsiz kurslarla gerçekleştirilmiş ve kurslara katılanlarla konserler düzenlenmiştir. Yine İzmit Halkevi bünyesinde oluşturulan "Koro" ve "Orkestra" topluluklarının da verdikleri konserlerle kent müzik yaşamına katkı sağladıkları görülmüştür. Kocaeli'nin diğer ilçelerinde açılan Halkevlerinde de çeşitli müzik etkinlikleri düzenlendiği görülmüştür. Kocaeli Arifiye Köy Enstitüsü ise köy enstitülerinin müzik derslerinin genel amaçları doğrultusunda müzik etkinliklerine yer verdiği ve kentte konserler düzenlediği ve köy ile kent arasında kültürel bir bağ oluşmasına katkıda bulunduğu görülmüştür. 1950 sonrası çok partili yaşama geçilmesi ile müzik yaşantılarının da çeşitli kurumlar ve yapılar bünyesinde düzenlenip kent yaşamında yerini aldığı görülmüştür. Türkiye'nin değişen sosyolojik yapısı ile köyden kente göçü en çok yaşayan kentlerden biri olan Kocaeli'de, ülke genelindeki müzik akımlarından etkilenmiş, popüler müzik alanında dönem ruhunu yansıtan grup müziği geleneğini kentte sergileyen pop müzik gruplarının konserlerine tanık olmuştur. Bu dönemlere ilişkin genel bir sınıflamayla etkinlikler şöyle gruplanabilir: 1. Dernekler ve dernekler yoluyla yapılan müzik etkinlikleri; 2. Düzenlenen Festivaller ve festival içeriğinde yer verilen müzik etkinlikleri; 3.Yerel yönetimlerin düzenlediği toplu etkinliklerde (düğün, sünnet, açılış vs.) yer verilen müzik etkinlikleri, 4. Sanayi kuruluşlarının sosyal yaşama katkıları doğrultusunda bünyelerinde gerçekleştirdikleri müzik etkinlikleri; 5. Kocaeli Fuarı'nda düzenlenen Halk Konserleri; olarak gruplandırılabilir. Dernekler içerisinde İzmit Türk Musikisi Derneği ve Yarımca Sinema ve Sanat Severler Derneği ve Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği düzenledikleri müzik etkinlikleri ve konserlerle kent müzik yaşamına yön vermişlerdir. Müzik türleri klasik batı müziği ve Türk Müziği ağırlıktadır. Festivaller ve yerel yönetimlerin düzenlediği diğer etkinlikler içerisinde yine müzik yaşantılarına geniş yer verildiği görülmüştür. Bir sanayi kenti olarak Türkiye'nin en önemli kentlerinden olan Kocaeli'deki sanayi kuruluşlarının da kentin sosyal yaşamını ve müzik yaşantılarını destekledikleri ve konserler ve müzik etkinlikleri düzenledikleri görülmektedir. Önce bir sanayi fuarı olarak açılan Kocaeli Fuarı, daha sonra bünyesine kültür ve eğlence fuarı kimliğini de alınca, fuar süresince fuar içerisinde düzenlenen halk konserlerinde popüler müzik adına her müzik türünde ünlülerin konserlerine yer verilmiştir. Erken Cumhuriyet Dönemi'nde Halkevleri, Köy Enstitüsü; müzik yaşamında etkili olmuştur. Çok Partili dönemle beraber; dernekler, festivaller, yerel yönetimler, sanayi kuruluşları ve Fuar alanındaki halk konserleri Kocaeli Kenti Cumhuriyet Dönemi Müzik Yaşantılarını oluşturduğu söylenebilir. Ayrıca TRT repertuvarında yer alan Kocaeli türkülerine de çalışmada yer verilmiştir. TRT repertuvarında henüz yer almayan Karamürsel ilçesine ait üç türkü de çalışmada yer almıştır. Sonuç olarak, imparatorluktan ulus devlete Kocaeli Kenti'nin müzik yaşantılarını tespit etmeye yönelik bu çalışmada, Kocaeli'de kentle birlikte yaşayan ve evrilen bir müzik yaşamı olduğu ve kentte müzik adına bir kültür oluştuğu tespit edilmiştir.

Cumhuriyet DönemiKocaeliMilli Mücadele+2
Gülşen Erdal
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk korolarında ses eğitimi çalışmalarının incelenmesi

Müzik insanlık tarihi boyunca insanların yaşamlarını renklendiren, farklı duygu ve düşüncelerin, farklı enstrümanlar ve sesler kullanılarak aktarımını sağlayan bir değer paradigmasıdır. Bu noktadan hareketle müzik hüzünlerin, sevgilerin, mutlulukların ses ve notaya dönüştüğü eşsiz bir platformdur. Farklı coğrafyalarda farklı müzik türlerinin ortak duyguları yansıtmada etkili bir iletişim aracı olduğu söylenebilir. Bilindiği gibi bireyleri ve toplumları bilinçlendirme, yönlendirme, değiştirme, geliştirme ve yetkinleştirmede en etkili süreçlerin başında eğitim gelir. Çağdaş eğitim, bilim, sanat ve teknik olarak adlandırılan üç genel konu alanını belli bir felsefi bütünlük içinde kapsayan bir çevrede düzenlenip gerçekleştirilmeye çalışılır. Müzik eğitimi ise, daha çok sessel ve işitsel nitelikli bir sanat eğitimi olarak güzel sanatlar eğitiminin en önemli dallarından birini oluşturur. Müzik eğitim programlarının hedeflenen kazanımların içinde, insan sesinin kullanımı ve bu paralelde de ses eğitimine dönük kazanımlar önemli bir yer tutmaktadır. Bu amaçla ilköğretim müzik eğitiminin içinde, çocukların seslerini etkin ve etkili olarak kullanabilmeleri amacıyla farklı seviyelerde ses eğitimi uygulamalarına yer verilmiştir. viii İnsan sesinin eğitimi, müzik eğitimi süreçleri içinde önemli bir yere sahiptir. Çünkü müziğin kökeninde insan sesi ile üretilmiş olmak vardır. Enstrümanlar başlangıçta insan sesine eşlik etmek için üretilmişlerdir. Çalgıların gelişimiyle ve çalgı müziği başlı başına bir biçim olarak sahneye çıkınca, insan sesinin değerini ve güzelliğini ifade etmek için; "En güzel enstruman insan sesidir" şeklinde deyimler söylenir olmuştur. İnsanın müzikle etkileşimi ilk önce sesi aracılığı ile olunca, sesin eğitimi üzerinde, genel müzik eğitiminin önemli bir parçası olarak geniş çalışmalar yapılmaya başlamıştır. Bu çalışmalar düzenli ve sistematik olarak eğitim kademelerindeki yapılanmaya uyarlanmış ve ses eğitimi süreçleri, eğitim programlarının ilgili bölümlerinde yer almışlardır. Anahtar Kelimeler: Koro, Koro Eğitimi, Çok Sesli Koro, Ses Egzersizi

KoroMüzikMüzik eğitimi+3
Elvan Şimşek
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00