Necmettin Erbakan University
Discipline

Basic Islamic Sciences

Necmettin Erbakan University

5,624

Archived Theses

34

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yahya b. Nasuh b. İsrail'in Şerhu Lugati Ferişteoğlu adlı eserinin tahkiki

Bu çalışmada manzum Arapça-Türkçe sözlüklerin ilki niteliğindeki Ferişteoğlu Lugati'nin şerhi olan, Yahya b. Nasûh b. İsrâil'e ait Şerḥu Luġati Ferişteoğlu adlı eserin, el yazması nüshalarının karşılaştırılması ile tahkiki yapılmış ve eserin günümüze kazandırılması amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden, dokümanların incelenmesi ve bilgilerin değerlendirilip düzenlenmesi sistemi ile yapılan çalışma ana iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm şerhe konu olan Ferişteoğlu Lugati ve yazarı İbn Melek ile Şerḥu Luġati Ferişteoğlu ve yazarı Yahya b. Nasûh b. İsrâil hakkında bilgiler içermektedir. Ayrıca tahkik çalışmasında kullanılan nüshaların bilgileri ve tahkik aşamalarına da yer vermektedir. İkinci bölüm ise eserin Mevlâna müzesinde bulunan nüshasının diğer bazı nüshalar ile karşılaştırılması sonucunda elde edilen tahkikli Arapça metinden oluşmaktadır. Tahkikte nüshalar arasındaki farklar belirtilmiş, sonuna bazı fihristler ve kaynakça eklenmiştir.

ArapçaLugati FerişteoğluSözlük+3
Ayşe Mihriban Ecevit
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an'da mücrim kavramı

Son ilâhî kılavuz olan Kur'ân'ı anlama çabaları, nüzulünden bugüne süregelmektedir. İlk müfessir Hz. Muhammed ve Sahâbenin tefsir faaliyetleri, sözcük bazlıydı. Fetihlerle genişleyen İslâm coğrafyasında her geçen gün İslâm ile şereflenen müminlerin ihtiyacını karşılamak ve vahyi zihinlerde netleştirmek adına yapılan tefsir faaliyetleri çeşitlenerek devam etmiştir. Müfessirlerin istidâtları, çağın ihtiyaçları ve zihniyetleri göz önünde bulundurularak, klasik ve modern olarak adlandırılan dönemlerde rivâyet ve dirâyet tefsirleri ile filolojik, sosyolojik, bilimsel nitelikli ya da konu merkezli yorumlama çalışmaları yapılagelmiştir. Konulu tefsirde Kur'ân, sûre, âyet ya da konu ve kavram bazlı çalışmalar yapılmaktadır. "Crm" ve varyantlarının karşılık geldiği anlamlar, câhiliye devrindeki kullanımları, Arap şiirleri ve ilk dönem lügatleriyle, Kur'ân ile kazandığı anlam, tefsirlerinden iktibas ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kur'ân'ın anlaşılması ve yorumlanmasına küçük bir katkı amacı taşıyan bu çalışmada, "mücrim" kavramına yakın ve zıt kavramlardan faydalanılmıştır. Mücrim kavramının geçtiği âyetlerin taranması, derlenmesi ve analizi vesilesiyle, kavramın izlediği süreç ve anlam dünyasındaki değişim tespit edilerek, mücrimlerin vasıfları ve cezalandırılmaları üzerinde durulmuştur.

Anlam bilimKur'an-ı KerimMücrim+2
Ayben Onbaşı
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Oryantalist Jacqueline Chabbi'nin Kur'an'ı anlama yöntemi

Bu çalışmada, halen hayatta olan Fransız oryantalist Jacqueline Chabbi'nin hayatı, eserleri, düşünce yapısı ve Kur'an'ı anlama yöntemi incelenmiştir. Çalışmamızın amacı Chabbi'nin Kur'an'ı anlama yöntemi ışığında Kur'an'ın derin ve evrensel mesajına yönelik yaklaşımlarını ortaya koyup Kur'an'ın doğru anlaşılmasına katkıda bulunmaktır. Bu bağlamda Chabbi'nin yöntemini daha iyi anlayabilmek için genel olarak oryantalizmden ve özellikle Fransız oryantalizminden ve Chabbi'nin etkilendiği oryantalistlerden bahsetme gereği duyulmuştur. Çalışmamızda Chabbi'nin kaleme aldığı eserlerinden, ders kayıt videolarından, sosyal bilimlerin sunduğu antropoloji, filoloji ve tarih bilimlerinin verilerinden, fıkıh usulü, tefsir usulü ve ilk dönem tefsir ve sözlükbilim çalışmalarından istifade edilmiştir. Sonuç olarak Chabbi'nin antropoloji ve filoloji bilimlerini mezcederek Kur'an'a karşı tarihselci bir yaklaşımı olduğu tespit edilmiştir. Bulgulara göre Chabbi'nin kendi yöntemi içerisinde farklı tutumlara sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Tefsir, Tarihsellik ve Evrensellik, Antropoloji, Chabbi, Dilbilimsel Tefsir, Oryantalizm.

AntropolojiChabbi, JacquelineEvrensellik+6
Betül Demirel
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ehl-i hadîsin mucize anlayışı ve hadis edebiyatındaki yeri

Ehl-i hadîs, İslam'ın ikinci kaynağı olan sünnet metinlerini sözlü ve yazılı olarak sonraki nesillere aktarmıştır. Mu'cize konusu ise eski dönemlerden beri insanlığın dikkatini çeken bir olgudur. Ehl-i hadîs, tasnif dönemi ve sonrasında rivayetlerde geçen hissi mu'cize anlatımlarını, kitaplarının farklı bölümlerinde kaydetmişlerdir. Bu çalışmada ehl-i hadîsin mu'cize rivayetlerine yaklaşımı ve değerlendirme tarzları incelenerek diğer ekollerle kıyaslaması yapılmıştır. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mu'cize kavramı ve kelâm ekollerinin bu kavramı nasıl ele aldığı incelenmiştir. İkinci bölümde mu'cize rivayetlerinin kaynaklarda yer alma dönemi üzerinden delâilü'n-nübüvve edebiyatının oluşum süreci hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise ehl-i hadîs imamlarının hadîs kitaplarında mu'cize rivayetlerini hangi konular altında kaydettikleri incelenerek ehl-i hadîsin mu'cizelere yaklaşımları ortaya konmuştur.

Cevşen Çemberlitaş
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdulaziz ez-Zemzemî ve Dîvânı

"Abdulaziz ez-Zemzemî ve Dîvânı" isimli bu çalışmada Osmanlı Dönemi Arap şairlerinden Abdulaziz ez-Zemzemî'nin (ö. 976/1568) hayatı, muhteva ve şekil yönünden Divân'ındaki şiirleri incelenmiştir. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde şairin yetiştiği şehir olan Mekke ve Hicaz bölgesinin XVI. yüzyıldaki sosyal, siyâsî ve kültürel durumu hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde şairin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği ele alınmıştır. İkinci bölümde ez-Zemzemî'nin söylediği şiirler içerik yönünden tahlil edilmiştir. Üçüncü bölümde ise şairin şiirleri şekil ve üslup bakımından incelenmiştir. Şiirlerdeki kaside yapısı, şairin kelime ve cümle tercihleri, anlatım teknikleri ve şiirlerde kullanılan edebi sanatlar belirlenerek şairin şiirlerinin edebi değeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Abdulaziz ez-Zemzemî, medih, Peygamber methiyeleri ve ihvâniyyât vb. konularda şiir söylemiştir. Şiirlerinin çoğu dînî temalı olmasından dolayı şair şiirlerinde ağırlıklı olarak dînî kavramları kullanmıştır. Şairin dili sade ve akıcıdır. Kullandığı edebî sanatlar şiirine edebî zenginlik katmıştır.

Abdulaziz el-ZemzemiArap şiiriDivan şiiri+4
Abdullah Gümüşsoy
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Arap şairlerden Ebu'l-Bahr el-Hattî ve şiirleri

Bu çalışmada Ḳatîf'de doğmuş, hayat serüvenini Bahreyn'de sürdürmüş, daha sonra günümüzdeki adıyla İran'a göç edip orada vefat etmiş olan Ebu'l-Baḥr el-Hattî'nin hayatı ve şiirleri incelenmiştir. Çalışma, giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi, amacı, problemi, yöntemi ele alınmıştır. Ayrıca çalışmada kullanılan kaynaklara yer verilmiştir. Şairin yaşadığı dönem de bu bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde Ebu'l-Baḥr'ın hayatı ve edebî kişiliği incelenmiş ve Divân'ına dair genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde muhtevâ tahlili yapılmış ve medih, mersiye, ihvâniyyât, özlem, mektuba giriş, gazel, vasf, hamriyat, hezliyât ve dînî içerikli şiir muhtevâlarında kaleme aldığı şiirler örneklendirilmiştir. Şiirlerin ilgili yerlerinin metinleri ve tercümeleri aktarılmış ve bu şiirlerle ilgili yorumlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde şairin şiirleri kasîde yapısı, vezin ve kâfiye, anlatım yöntemleri ve kullanılan sanatlar açısından incelenmiştir. Sonuç olarak Ebu'l-Bahr'ın, şiirlerinde Arap şiirinin ana muhtevâlarını ve diğer tâlî konularını başarılı şekilde şiirlerine yansıttığı tespit edilmiştir. Söz konusu şiirlerini, dil ve üslup özelliklerini başarılı şekilde kullanarak yazdığı belirlenmiştir.

Arap edebiyatıArap şiiriBiyografi+4
Abdullah Esat Bağcı
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hanefî mezhebiyle mukâyeseli olarak Afgan ceza kanununda cinsel suçlar

Bir toplumun sağlamlığı, o toplumun temelini oluşturan ailelerin sağlamlığına bağlıdır. Aile içindeki üyeler arasındaki sadakat ve samimiyet, gelecek nesillerin teminatını oluşturur. Eğer bu sadakat ve samimiyet kaybolursa, bu durum ailede yetişen çocukların geleceğini de olumsuz şekilde etkileyebilir. İnsanların hayatlarını inanca devam edilebilmesi için vazgeçilmez temel haklar olarak bilinen can, mal ve ırzın himaye edilmesi gerekir. Bu kural hemen hemen bütün hukuk sistemlerinin esasını oluşturmuştur. Bu haklara haksız tecavüzde bulunanlar, farklı şekillerde de olsa bütün hukuk sistemlerinde cezalandırılmış, haksız tecavüzde bulunan kimseler, toplum tarafından da kınanmıştır. İşte bu noktadan hareketle, diğer suçlara nazaran ahlâka aykırı fiillere verilen cezalar daha ağır olmuştur. Diğer hukuk sistemlerinde olduğu gibi İslam hukukunda da konulmuş olan hükümler, insanların menfaatlerini gözetmiş ve onların en iyi bir şekilde hayatlarını devam etmesini hedef almıştır. Günümüzde Afganistan'da ceza kanunu da diğer kanunlar gibi İslam hukukuna uygun bir şekilde hazırlanmıştır. Bu bağlamda biz Afganistan ceza kanununda yer alan cinsel suçların neler olduğunu tez konusu olarak inceledik. Afgan ceza hukuku içerisinde yer alan cinsel suçların neler olduğunu incelerken de Hanefî mezhebinin görüşlerini esas aldık. Anahtar Kelimeler: Afgan Ceza Kanunu, Emânullah Han, cinsel, suçlar

AfganistanCeza hukukuCinsel suçlar+7
Abdul Naser Mansoor
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Son dönem fakihlerinden Sıddîk Hasan Han ve fıkhî görüşleri

Bu araştırmada; Hint alt kıtasında 19. yüzyılda yaşamış, burada Ehl-i Hadisin kurucu âlimlerden biri sayılan Sıddık Hasan Han'ın hayatı ve fıkhî görüşleri incelenmeye gayret edilmiştir. Sıddîk Hasan Han'ın yazdığı eserler ve te'lif ettiği konular incelendiğinde onun çok yönlü bir âlim olduğu tespit edilmiştir. İslamî ilim dallarının birçok sahasında kıymetli eserler kaleme almış; bunlardan 74'ü Arapça, 45'i Farsça ve 103'ü Urduca olmak üzere toplam 222 adettir. Bunlardan 25 tanesinin henüz neşredilmediği tespit edilmiştir. Sıddîk Hasan Han'ın önemli eserlerinin çoğu derleme, ihtisar(özet) veya çeviridir. O, özellikle Şevkânî'nin eserlerini özetlemiştir. Bu sebeple kendisini eleştirenler hep bu yüzden eleştirmişlerdir. Eserlerinde İngilizlere karşı cihada teşvik etmek, Vehhâbi mezhebini yaymaya çalışmak ve hanımının başını örtmeye zorlamak gibi sebeplerle İngilizler onu merkezi hükümete şikayette bulunmuşlardır. Bunun neticesinde İngiliz hükümeti, verdiği Nevvâb gibi ünvan ve lakabları kendisinden geri almış ve bir sene sonra hükümete girmesini de engellemişlerdir. Sıddîk Hasan Han'ın te'lif ettiği eserlerinde ehl-i hadis olma anlayışının da bir gereği olarak genellikle selefin görüşlerini nakil konusunda daha çok hassasiyet gösterdiği, buna mukabil mezheplerden de bağımsız olarak kendisinin istinbat ettiği bazı şahsına münhasır kanaat ve fetvalarının bulunduğunu söylemek mümkündür. Hocası Şevkânî'nin bıraktığı yerden o da mezheplere karşı duruşu devam ettirmiş olup bazen şaz görüş sayılabilecek uç görüşler de serdetmiştir. Hasan Han, en çok Ahmed b. Hanbel, İbn Teymiyye, İbn Kayyım, İbn Hacer el-Askalânî, Şâh Veliyyullah ed-Dihlevî, San'ânî, Şevkânî gibi âlimlerin görüşlerinden etkilendiği tespit edilmiştir. İlmî dirayetiyle ahkâm tefsirinde fıkhî konulara da açıklık getirmeye çalışmış olan Hasan Han, te'lif ettiği tefsirinde ayetleri izah ederken, Zemahşerî, Ebusuud ve hocası Şevkanî gibi âlimlerde daha çok görüleceği üzere sarf ve nahiv ilimlerinden yararlanmış kelimelerin değişik durumlara göre kazandığı manayı ve vezinleri ile kaide ve prensiplerini yer yer zikir ve beyan ettiği müşahade edilir. Arapça'daki derinliğine güvenerek bazen bir ayetin irabı ile ilgili farklı görüşleri naklettikten sonra onlardan birini diğerine tercih edebilecek dirayeti de gösterir. Sarf ve nahiv ilminin yardımıyla ayet ve hadislerden hüküm elde etme çabasında iken nassların i'rabının hükme etkisini göstermek için uzun izahlar yaptığı görülür. Sıddîk Hasan Han, meselelerin çözümünü ilk nesillerde olduğu gibi doğrudan Kurâ'n ve Sünnete başvurarak çözüme kavuşacağını düşünmektedir. Kur'ân ve Sünnet dışında başka delilleri şer'î delil olarak kabul etmez. İcmâ' ve kıyası reddeder. Fakat bazı yerlerde icmâ', maslahat ve örf gibi bazı delillerden kendisi de istifade eder. Fıkhî mezheplerin dörtle sınırlandırılması anlayışına karşıdır ve İbn Huzeyme, Süfyân es-Sevrî ve Taberî gibi mezheplerin de sünnete uydukları açıdan en az dört mezhep kader muteber olduklarını söylemiştir. Fıkhî meselelerde imam Ebu Hânife'nin görüşlerinin başka görüşlere tercih edilmesini doğru bulmaz. Fakat bazen kendisinin de Hanefî mezhebinin görüşünü başka mezheplerin görüşüne tercih ettiği olmuştur. Sıddîk Hasan Han, mezhepleri eleştirirken imam Ebû Hanife dâhil mezhep imamlarını eleştiri dışında tutmaya çalışmıştır. Aynı şekilde mezheplerin meydana gelmesinde de mezhep imamlarının bunda bir sorumlulukları olmadığını savunur. Sıddîk Hasan Han kendisinin herhangi bir mezhebe bağlı olduğunu kesin bir dille reddeder. Fakat genel olarak baktığımızda Selefî-Hanbelî geleneğine hatta Zâhirî mezhebine daha yakın olduğu, eserlerinde de bu doğrultuda kanaat belirtiği söylenebilir. ANAHTAR KELİMELER: İslam hukuku, Sıddık Hasan Han, Hindistan, Fıkıh

HindistanSıddık Hasan Hanİslam hukuku+1
Matıullah Sedıqı
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"Ashabım hakkında Allah'tan korkun..." hadisinin senet ve metin yönünden değerlendirilmesi

Hz. Peygamber'den varid olan "Ashabım hakkında Allah'tan korkun! Sakın benden sonra onları hedef alıp da dil uzatmayın. Her kim onları severse beni sevdiği için sever. Kim de onlara buğzederse bana buğzettiği için buğzetmiş olur. Onlara eziyet eden bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden de Allah'a eziyet etmiş olur. Allah'ın da, kendisine eziyet edeni cezalandırması pek yakın olur" hadisinin, tarikleri ele alınıp tariklerde geçen ravilerin hayatları ve cerh-ta'dil durumlarıyla alakalı bilgi verilerek, sıhhatleri incelenecektir. Ayrıca hadisin nasıl anlaşılması gerektiği üzerinde durulacaktır.

Mustafa Koruyucu
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'ân'da müjdeleme üslûbu ve tahlili

Çalışmamızın giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, yöntem ve kaynakları ile Kur'ân'ın müjdeleme üslubu hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Birinci bölümde müjde kavramının semantik analizi yapılarak anlam alanı incelenmiştir. İkinci bölümde ise Kur'ân'a göre müjdelenenler ve müjdelenme yönleri ele alınmıştır. Bu bölüm adı altında bireysel olarak müjdeye muhatap olanlar, ahlâki özellikleri sebebi ile müjdelenenler, olumsuz mana da müjdeyle karşılaşanlar ayrıntılı bir şekilde ele alınarak tahlil edilmiştir. Üçüncü bölümde ise Kur'ân-ı Kerim'in farklı konularda yapmış olduğu müjdelemeler tek tek incelenmiştir. Belirtilen tüm bu bölümler, yirmi bir başlık altında müjde manası ihtiva eden çok sayıdaki ayet-i kerime ışığında tahlil edilmiştir. Başta klasik ve modern tefsir kaynakları olmak üzere çok çeşitli alanlardaki eserlerden faydalanılarak Kur'ân-ı Kerim'in müjdeleme üslubu incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Kur'ân, Tefsir, Tebşir, Müjde, Terğib.

Kur'an-ı KerimMüjdeTebşir+3
Güler Toprak Turan
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ebu'l-Ferec İbnu'l-Cevzî'nin "Telbisu İblis" adlı eserinde mezheplere yaklaşımı

Ebu'l-Ferec İbnü'l-Cevzî, 510 - 597 (1116 - 1201) yılları arasında Bağdat'ta yaşayan ömrünü ilmî faaliyetlere adamış fakih, müfessir, muhaddis ve vaizdir. Vaaz konusundaki hünerleri ile kısa sürede Abbasi devlet ricâli ile de yakın münasebetler kuran İbnü'l-Cevzî, farklı alanlarda seçkin eserler ortaya koymuştur. İbnü'l-Cevzî'nin hayatı, , eserleri ve öğrencilerini araştırılarak hazırladığımız çalışmamız, onun Hanbelî Mezhebi içindeki konumunun anlaşılması için önem taşımaktadır. Çok yönlü bir âlim olan Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî'nin Telbîsü İblîs adlı kitabı, şeytanın çeşitli gruplara kurduğu tuzaklara karşı insanları uyarmak maksadıyla yazdığı önemli bir eserdir. Çalışmamız, İbnü'l-Cevzî'nin bu eserinde İslam mezheplerine yaklaşımını incelemektedir. Onun İslam Mezhepleri hakkındaki görüş ve eleştirilerine yer verilerek yapılan incelemede, görüşlerinin hem klasik kaynaklarla hem de eser içindeki anlatımlarla kıyaslanarak yapılmasına özen gösterilmiştir. On üç bölümden oluşan eserin, muhtelif bölümleri arasındaki tutarsızlıklara da yer verdiğimiz bu çalışmada İbnü'l-Cevzî'nin fırka tasnifine yapılan eleştirilerden bahsedilerek bu tasnifin ona aidiyeti tartışılmıştır. Ayrıca eserde geçen fırka isimleri üç farklı nüshadan karşılaştırılarak doğru isimlendirmeler tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî, Telbisü İblis, Mezhep, Hanbeli, Şeytan'ın Hileleri.

Ebu'l-Ferec İbnü'l-CevziHanbeliMezhepler+5
Hediye Nur Karakaya
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İbni Ebû Ya'lâ'nın hayatı ve i'tikâdî görüşleri

İnsanın yaratılış gayesi olan Allah'ı bilmenin (marifetullah) gerekliliği Kur'ân-ı Kerim'de bildirilen bir husus olduğundan Allah'ı tanıtmak için i'tikâd kitapları bütün İslâm fırkaları tarafından kendi esasları gereğince ortaya konulmuştur. Kur'ân ve sünneti temel alan Ehl-i Sünnet bu kaynaklar ile inanç esaslarını korumak adına günümüze kadar pek çok eser vermişlerdir. Hicrî 5. Asırda yaşamış bir islâm âlimi olarak İbni Ebû Ya'lâ da bu konuda çeşitli eserler kaleme almıştır. Bu çalışmada, onun i'tikâdî hususlardaki görüşleri diğer kelamî görüşlerle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

AhiretBiyografiEbu Ya'la+6
Mustafa Taha Çıtlık
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Musannifek'in Hâşiye Alâ Şerhi'l-Miftâh li't-Teftâzânî adlı eseri: İnceleme ve 1-100 varakların tahkiki

Bu çalışma, Osmanlı âlimi Musannifek‟in ö. 875/1470 ḤâĢiye alâ ġerḥi‟l-Miftâḥ Li‟t-Teftâzânî adlı eserinin tahkikiyle birlikte, eserin içeriğine dair bir incelemeyi içermektedir. Çalışmanın girişinde övgü ve methiyeler, konunun önemi, konunun seçilme sebepleri ve araştırma metodolojisine yer verildi. Birinci bölümünde hâşiye yazarı Musannifek‟in yanı sıra Teftâzânî ve Sekkâkî tanıtıldı, onların eserleri ve ilmi mertebelerine yer verildi ve Musannifek ve Teftâzânî‟nin özellikle hâşiye ve şerh yazma konusundaki metotları ayrıntılı olarak ele alındı. Ayrıca araştırma konusunu oluşturan yazma üzerinde duruldu; konunun uygunluğu, yazara nispet edilmesi ve yararlanılan nüshaların niteliği ele alındı. İkinci bölümde ise şerhin tahkiki edisyon kritiği yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Arap Dili ve Belagatı, Haşiye, Şerḥi‟l-Miftâḥ, Teftâzânî, Musannifek, Sekkâkî.

HaşiyeMusannifekSadettin Teftazani+3
Usame Aslan
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"Menâkıb-i Şerîf ve Tarîkatnâme-i Pîrân ve Meşâyih-i Tarîkat-i Aliyye-i Halvetiyye" isimli eser çerçevesinde bazı halvetiyye pirleri, tasavvufî görüşleri ve halvetiyye âdâb ve erkânı

Tarikatlar içinde ana kollarından biri de Halvetiyye'dir. Anadolu'da en çok yayılan tarikatlardan biridir. Bunun etkisiyle birçok hâlifesi olmuş ve kollara ayrılmıştır. Halvetiyye'nin faziletlerini ve önemli pirlerini anlatan Yusuf b. Yakub'un Menâkıb-ı Şerîf ve Tarîkatnâme-i Pîrân ve Meşâyıh-i Tarikat-ı Aliyye-i Halvetiyye adlı eseri üzerinde çalışmamız gerçekleşmektedir. Eser mukaddime, menkıbe ve hâtime olarak üç bölümden oluşmaktadır. Eserin ana konusunu oluşturan menkıbe bölümü, tarikatın yayılmasında önemli etkileri olan Kocamustafapaşa zâviyesinde şeyhlik yapmış Çelebi Efendi, Sünbül Efendi, Merkez Efendi ve Yakub Efendi hakkında verilen bilgilerden oluşmaktadır. Halvetiyye hakkında kaynaklık eden eser çerçevesinde öncelikle tasavvuf tarihinde tarikatların ortaya çıkışını ve Halvetiyye'nin konumu incelenmektedir. Tarikatın oluşumu yani Halvet ve Halvetîlik, silsilesi, kolları, âdab ve erkânı hakkında bilgi verilmektedir. Tarikatın tarihi gelişiminde şahısların ve yayılmasında dönemim padişahlarının etkisine değinilmektedir. Dönemin tarihi ve sosyal olayları hakkında da bilgi vererek Çelebi Efendi, Sünbül Efendi, Merkez Efendi ve Yahya Efendi'nin hayatları ve tasavvufi düşünceleri incelenmektedir. Anahtar kelimeler: Tarikat, Tasavvuf, Halvetîlik, Halvet, Yusuf b. Yakub, Pîr.

HalvetHalvetiyyeTarikatlar+2
Rahime Koçsoy
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hanefî mezhebinin işleyişi ve tutarlılığı açısından Kemalpaşazâde'nin Tabakâtü'l-Fukahâ'sı

Hanefî mezhebine göre yapılan fukahâ tasnifi İslam hukuku içerisinde önemli bir yere sahiptir. Kemalpaşazâde, Hanefî mezhebine göre fakihleri derecelendiren ilk kişidir. Daha sonra gelen çok sayıda Hanefî fakihleri ona bu konuda tabi olmuş ve bu tasnifi eserlerinde yer vermişleridir. Bununla birlikte onun tasnifine eleştirenler de olmuştur. Çalışmamızda yapılan eleştirileri tartıştık ve muhtemel cevaplar aradık. Aynı zamanda tasnifte geçen fıkhî terimleri de açıklamaya çalıştık. Tez çalışmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte Hanefî mezhebine göre yapılan fukahâ tasnifinin tarihçesinden, araştırmanın kaynakçasından, amaç ve yönteminden bahsedilmiştir. Birinci bölümde Kemalpaşazâde ve Kefevî gibi ona tabi olanların fukaha tasniflerine yer verdik. Ardından Dihlevî, Leknevî ve Muhammed Ebû Zehra gibi, Kemalpaşazâde'nin tasnifini eleştirenlerin alternatif tasniflerini açıkladık. Diğer mezheplere göre yapılan fukahâ tasnifleri de ele alarak, birinci bölümü tamamladık. İkinci bölümde Kemalpaşazâde'nin tasnifini eleştirenlerin tenkitleri ve onlara karşı getirdiğimiz muhtemel cevaplar ele alınmaktadır. Aynı zamanda tasnifte geçen içtihat, tahrîc, temyîz ve taklit gibi fıkhi terimlerin kastedilen manaları tartışılmıştır. Tezimiz, önerilerimizi içeren ve vardığımız neticeleri ele alan bir sonuç bölümüyle tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İçtihat, tabakâtü'l-fukahâ, müçtehit, taklit

FukahaHanefilerMezhepler+6
Muhammed Uçar
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İslam hukukunda tahkim

Tahkim, pek çok ülkede uygulanan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Tez klasik fıkıhta tahkimin yeri ile tahkime ilişkin güncel tarafları bulunan bazı meseleleri ele almaktadır. Tez iki ana bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde tahkimin teorik kısmı ele alınmıştır. Tahkim tanımı, çeşitleri, tarihçesi, Türk hukuk sisteminde tahkimin yeri, tahkimin fıkhî mahiyet ve meşruiyeti, tahkim şartları, hakeme ilişkin meseleler, tahkime konu olan alanlar, tahkimin hükmü, tahkimin sonlandırılması, icrâsı ve temyizi ilk bölümde ele alınan temel hususlardır. İkinci bölümde tahkimin müspet ve menfi yönleri, tahkimin kurumsal yönden gelişememe nedenleri, Türk hukuk mevzuatına göre tahkimde İslam hukukundan istifadenin imkânı, dini gereklilik bakımından tahkime müracaat, tahkim uygulamalarının tarihi süreci, günümüz tahkim uygulamaları ve İslam hukukuna dayalı tahkim uygulamalarında ihtiyaç duyulacak hakem kılavuzu hususları ele alınmıştır.

TahkimTahkim kurulları
Muhammed Fatih Ünlü
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebû Bekr el-Beyhakî'nin hadis usulü anlayışı ("el-Medhal ilâ Kitabi's-Sünen" özelinde)

5/11. asır İslam dünyasının önemli hadis âlimlerinden Nişaburlu Ebû Bekr el-Beyhakî (ö. 458/1066) yetiştirdiği talebeler ve yazdığı eserlerle hadis ve fıkıh başta olmak üzere akaid, siyer ve ahlak alanlarına önemli katkılarda bulunmuştur. O, ilmî mesaisinin çoğunu Şâfiî'nin fıkhî görüşlerini rivayet dayanaklarıyla birlikte tespite harcaması sebebiyle ve muasırı Hatîb el-Bağdâdî gibi hadis ilminin teknik alan ve konularına dair müstakil eserler kaleme almadığı için hadis ilimleri açısından hak ettiği ilgiyi görmemiştir. Hadis usulüne dair kıymetli bahisler içeren el-Medhal ilâ Kitâbi's-Sünen de es-Sünenü'l-kebîr'e giriş olarak kaleme alınması, fıkıh usulü ve eğitim-öğretim âdâbıyla ilgili bölümler içermesi ve hadis usulünün bütün konularını ihtiva etmemesi sebebiyle hadis usulü literatüründe sıklıkla başvurulan eserler içerisinde yer almaz. el-Medhal, yazıldığı 5/11. asırdan 10/16. asrın başlarına kadar tarihî açıdan kesintisiz bir şekilde takip edilebilmişken özellikle Memlüklerin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra beş asır kadar izini kaybettirmiştir. Kitabın yaklaşık 40 yıl önce yapılan neşri -neşre esas alınan yazmanın eksikliği sebebiyle- hadis usulüyle ilgili konuların çoğunu içermediği için çağdaş çalışmalar daha çok Beyhakî'nin hadisçiliğini eserlerindeki yöntemi üzerinden ortaya koymaya çalışmıştır. Kitabın 2016 yılında yapılan yeni neşri sayesinde hadis usulüyle ilgili konuların ilk defa eksiksiz olarak ilim ehlinin istifadesine sunulması Beyhakî'nin usul anlayışının akademik olarak çalışılmasını mümkün kılmıştır. Bu çalışmada Beyhakî'nin hadis usulü anlayışı ilk defa bütünlüklü ve derli toplu bir şekilde ortaya koyulmuş, el-Medhal'in hadis literatüründeki yeri tespit edilmiş, böylece çağdaş çalışmalarda bu alanda görülen eksiklik giderilmeye çalışılmıştır.

BeyhakiHadisHadis usulü+4
Mehmet Fatih Kaya
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hicri II-VI asırlarda Mu'tezile fıkıh usûlünün Hanefî usûlüne etkisi

Fıkıh usûlü kelâm ilmine paralel bir gelişme kaydetmiş, usûlün ilk meseleleri genellikle öncelikle kelâmî mezhepler tarafından ele alınmıştır. Bu açıdan öncü bir rolü bulunan Mu'tezile iç içe olduğu Irak Hanefîlerinin fıkıh usûlü görüşlerine kelâmî ilkeleri aracılığıyla doğrudan etki etmiştir. Ancak sonraki asırlarda gerek Semerkant gerekse Buhara meşâyihi bu etkinin farkında olarak Irak ulemâsı aracılığıyla mezhebe mâl edilen usûl görüşlerinde bazı tadilatlar yapmışlardır. Bu tartışmaların neticesinde hicrî altıncı asırdan sonra son şeklini alan Hanefî usûlünde Buharalı usûlcülerin ağırlığı hissedilse de Semerkant meşâyihi kelâm görüşleri üzerinden diğer iki meşâyih grubuna eleştirilerini sürdürmüştür. Çalışmamız hicretin ilk altı asrında kelâm meseleleri üzerinden devam eden fıkıh usûlü görüşlerinde Mu'tezile'nin Hanefî mezhebine etkisine yoğunlaşmaktadır. Tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, fıkıh usûlünün kelâm ilmiyle ilgisinden bahsedilmekte, akabinde Mu'tezile ve Hanefî mezhebinde usûlün gelişimine katkı sağlayan meşâyih gruplarını incelemektedir. İkinci bölümde, Kitap, Sünnet ve Kıyas olarak üç bölümde ele alınan şer'î delillerle ilgili usûl konularındaki farklı görüşler karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Üçüncü bölümde, elfâz bahislerinde Mu'tezile ile Hanefî mezhebinin görüşleri mukayese edilmektedir.

İslam hukuku
Bahaddin Karakuş
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Şuayb Arnavut'un hadis ilmindeki yeri

Hadisler, İslam dininde önemli bir konuma sahiptir. Bu sebeple üzerinde en çok araştırma yapılan alanların başında gelmektedir. İlk dönemlerden itibaren hadisleri sonraki çağlara taşıma gayreti içerisinde olan alimler olagelmiştir. Bugün onların bu gayretleri sayesinde hadis külliyatı elimizde bulunmaktadır. Çalışmada bu alimlerden olan, hadis alanında yaptığı tahkik, tahrîc, ta'likleriyle tanınan ve son dönemin önemli muhaddislerinden biri olarak kabul edilen Şuayb Arnavut'un hadis ilmindeki yeri ve tahkik metodu incelenmiştir. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte; araştırmanın konusu, önemi, amacı, metodu, kaynakları, sınırları ve konu ile alakalı çalışmalar zikredilmiştir. Birinci bölümde, Şuayb Arnavut'un hayatı, yaşadığı dönem ve coğrafya hakkında genel bilgiler verilmiş, ilmi birikimini elde etme serüveni işlenmiş ve eserleri tespit edilerek bu eserlerdeki tahkik metodu incelenmiştir. İkinci bölümde, Şuayb Arnavut'un hadis ilmi ile alakalı görüşleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise onun, el-İhsân fî takrîbi Sahîh'i İbn Hibbân isimli eser özelinde hadisçiliği üzerinde durulmuş ve bu eserin diğer tahkikleriyle mukayesesi yapılmıştır. Ayrıca bu eserde İbn Hibbân'a itiraz ederek zayıf saydığı hadisler ve gerekçeleri tahlil edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Şuayb Arnavut, Hadis, Muhaddis, Tahkik, el-İhsân fî takrîbi Sahîhi İbn Hibbân.

Arnavut, ŞuaybHadisMuhaddis+2
Kemal Taşkın
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ecîr-i hâs ile ecîr-i müşterek anlayışı ve hükümleri

18. yüzyılın sonlarından itibaren başlayan "sanayileşme", başta İngiltere ve çeşitli Batı Avrupa ülkelerinde seri üretime dayalı iş yerlerinin açılmasına sebep olmuş, bu iş yerlerinde çalışacak işgücü ihtiyacını doğurmuştur. Dönemin hakim zihniyeti olan liberalizm, güçlü durumda olan işverenin, zayıf durumda olan işçi sınıfını sömürmesine sebep olmuş ve zor şartlar altında çalışmaya mahkum etmiştir. 1400 yıl öncesine uzanan tarihi, medeniyeti ve hukuku ile İslam dini daima insana değer vermiştir. Hiçbir zaman İslam'da proleterya sınıfı oluşmamış, aksine işçi ile işvereni kardeş olarak tanımlamıştır. İslam hukukunda memur, avukat, berber, devlet başkanı gibi meslek grupları, statü bakımından bir üstünlük sırasına konulmamış, hepsini "işçi" kavramı altında birleştirmiştir. Aralarındaki tek fark ise, yalnızca işverenine çalışma veya her işverene iş yapabilme olanağı açısından ecîr-i hâs ile ecîr-i müşterek olarak tanımlanmalarıdır. Bu çalışmada, İslam hukukundaki ecîr-i hâs ile ecîr-i müşterek kavramları incelenmiş, arasındaki farklar ortaya konulmuştur. Türk Borçlar Kanununda ve özellikle işçi-işveren ilişkileriyle ilgili çıkarılan 4857 sayılı İş Kanununda işçi ve işveren tanımları yapılmıştır. Pozitif hukukumuzdaki işçi tanımıyla, İslam hukukundaki işçi tasavvuru arasındaki benzerlik ve farklılıkları belirtmesi amacıyla bu tez çalışması büyük bir önem taşımaktadır. Hizmet Sözleşmesi kapsamında Türk Borçlar Kanununda ve İş Kanununda tanımlanan işçi kavramı, İslam hukukundaki ecîr-i hâs kavramı ile karşılanmakta ve ecîr-i müşterek kavramının Türk Borçlar Kanununda "Bağımsız Çalışan" olarak ifade edildiği tespit edilmiştir. Pozitif hukuktaki eser sözleşmesi kavramının, İslam hukukundaki istisna' ve icâre sözleşmelerini içerisinde barındıran bir üst başlık formunda olduğu, ecîr-i müşterek kapsamında olan her icâre sözleşmesinin eser sözleşmesi olduğu lakin her eser sözleşmesinin icâre sözleşmesi olmadığı kanısına varılmıştır.

İslam hukuku
Oğuzhan Koç
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arap dili ve belagatinde cezâlet ve rikkat

Muhataba göre açık ve kusursuz bir şekilde söz söyleme kurallarını inceleyen belâgat, "meânî, beyân ve bedîʽ" olmak üzere üçe ayrılır. Kelamın lafız ve manalarının güzelleştirme yollarına ait bilgileri inceleyen Bedî' ilmi, manevi güzelleştirici sanatlar ve lafzi güzelleştirici sanatlar olarak ikiye ayrılır. Mana ile ilgili güzelleştirici sanatlardan birisi i'tilâf sanatıdır. İ'tilâf sanatı lafzın mana ile uyumunu, lafzın lafızla uyumunu ve mananın mana ile uyumunu inceleyen bir bedî' sanatıdır. Cezâlet ve rikkat ise lafız mana uyumu ile ilgili önemli iki terimdir. Bu çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde belagat, belagat tarihi ve kısımları hakkında genel bilgi verilmiştir. Birinci bölümde cezâlet ve rikkat terimlerinin sözlük ve terim anlamları incelenmiştir. İkinci bölümde cezâlet ve rikkat ile ilgili olarak örnek verilen ayetler incelenmiştir. Üçüncü bölümde cezâlet ve rikkat ile ilgili olarak örnek verilen şiir beyitleri incelenmiştir. Sonuç olarak cezâlet kelimesinin terim olarak zayıf olmayan güçlü söz veya yumuşak olmayan sert söz anlamlarına geldiği, rikkatin ise akıcı, tatlı ve kolay söz anlamlarına geldiği tespit edilmiştir.

Risalet Ceyhan
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kelam açısından sekülerizm ve eleştirisi -Ahiret inancı bağlamında-

Bu çalışmada Kelam bakış açısıyla Sekülerizmin Ahiret inancı bağlamında eleştirisi yapılmıştır. Kabaca "toplum ve kültür alanlarının dinî kurumlar ve sembollerin egemenliğinden çıkarıldığı süreç" olarak tanımlanabilecek sekülerizm, son birkaç yüzyılda Avrupa'da ortaya çıkan ve kısa zamanda küresel ölçekte etkili olan bir akımdır. Çıkışında çok faktörlerle birlikte Hıristiyanlıktaki akla uymayan dogmatik öğreti ve uygulamaların da önemli rolü olmuştur. Sekülerizm kendini din-dışı olarak konumlandırmaya özen göstermektedir. Bununla birlikte kutsal hiçbir şeye müracaat etmeyerek tek referans kaynağı bilimi kabul etmesi, merkeze yalnız insanı koyarak sadece onun rahat ve refahını öncelemesi, cenneti dünyaya getirme söylemi ister istemez onu dinin karşısında konumlandırmaktadır. Çalışma, Giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, amaç ve önemi ortaya konularak, kapsam ve çalışmada uygulanan yönteme yer verilmiştir. Birinci bölümde Sekülerizmin kavramsal analizi yapılmış, tarihsel süreç içerisinde kavramın yüklendiği anlam farklılıkları irdelenmiştir. Sekülerizmin Batıda ortaya çıkışını tetikleyen sebepler, geleceğe yönelik ileri sürülen sekülerizm kuramları ile sekülerizmin Hıristiyanlık ile münasebeti yine bu bölümde değerlendirilmiştir. İkinci bölüm ise Ahiret inancına ayrılmıştır. Ahiret hayatının mümkün oluşu ve gerekliliği Kur'an-ı Kerim'e referansla ortaya konulmuştur. İlerleyen kısında Kelam alimlerinin ileri sürdüğü akli deliler ile Ahiret inancının bireysel ve sosyal faydaları ele alınarak bu inancın göz ardı edilemeyecek, insan fıtratının gerekli gördüğü temel bir inanç olduğu delillendirilmiştir.

AhiretHristiyanlıkKelam+3
Mücteba Yıldız
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Teymiyye'ye göre akıl-nakil ilişkisi

İslama aykırı gördüğü fikirlere karşı mücadele eden İbn Teymiyye'nin kitaplarındaki en önemli meselesi, İslam dinini yanlış anlama ve uygulamalara karşı savunmaktır. O İslam dinini Kur'an ve sünnet'teki asli şekliyle korumak amacıyla selefi düşünceyi savunmuştur. İslâm toplumuna zarar vereceğini düşündüğü her türlü fikir ve uygulamalarla mücadele etmiştir. Bu çalışmada İbn Teymiyye'nin, akıl ve nakil anlayışı üzerinde durulmuştur. Tezimiz, giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın amacı akla ve nakle layık oldukları yeri verme ve sarih akıl ile sahih nakil arasında bir zıtlık olmayacağını izah etme ve ıspat etme konusunda İbn Teymiyye'nin fikirlerini ortaya koymak, onun selefi bakış tarzına getirdiği açılımları belirtmek ve 'dini akılcılık metodu' diye tabir edilen tutumunu tespit edip açıklamaktır. Onun amacı İslam düşüncesinin felsefi terminolojiden arındırılıp Kur'anî terminolojiye dönüştürülmesi, nassların te'vil ve teorilerle lafzî/aslî yapısından uzaklaştırılmamasıdır. Onun temel argümanlarından biri İslam düşünce sistemini anlamak için Yunan felsefesine ihtiyaç yoktur. Dolayısıyla İslâm düşüncesi Aristoculuğa indirgenmemelidir. Bu çalışmamızda İbn Teymiyye'nin ilmi şahsiyetinden ve onun selefiliğinden bahsedilmiştir. Onun yaşadığı dönem, düşünce ortamı ve onun entelektüel hayatı hakkında yapılan çalışmalar incelendi ve bu dönemin onun ilmi kişiliğinin oluşmasında etkileri araştırılıp yazıldı. İbn Teymiyye'nin kelam, felsefe ve tasavvuf karşıtlığından bahsedildi. Onun akıl ve nakil konusundaki fikirleri, eserlerinden ve hakkında yazılmış olan eserlerden tahlil ve tespit edilerek aktarılmaya çalışıldı. Onun tesbit edilen görüşleri başka âlimlerin, mezheplerin ve Mütekaddimin Selefilerin görüşleriyle karşılaştırarak değerlendirildi. Sonuç olarak İbn Teymiyyenin sanılanın aksine aklı dışlamadığı, aklın sahasını ve hududunu tayin ettiği belirlendi ve ona göre sarih akıl ile sahih nakil arasında bir zıtlık olmadığının tespiti yapılarak değerlendirildi. Anahtar Kelimeler: Akıl, Nakil, Kur'an, Selefiyye, Te'vil, Sıfatlar

AkılAllah`ın sıfatlarıKelam+7
Resul Coşkun
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Savaş ve afet esnasında doktorun faaliyetleri ile ilgili fıkhî hükümler

"Savaş ve Afet esnasında Doktorların Faaliyetleri ile İlgili Fıkhî Hükümler" başlıklı bu tez, savaş ve afet durumlarında doktorların ibadet ve işini İslam'ın zaruret kavramı çerçevesinde ele almaktadır. Tez, giriş, iki bölüm ve sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, araştırmanın konusu, amacı ve önemi, konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve teorik çerçeve hakkında bilgi verilmiştir. Teorik çerçevede zaruret kavramı ve zaruretlerin hükümlere etkisiyle ilgili fıkhî kaideler incelenmiştir. Birinci bölümde, savaş ve afet durumlarında doktorların ibadetle ilgili meseleleri ele alınmıştır. Yaralıların fazla olması gibi durumlar ve benzeri sebeplerle doktorların namazla ilgili meseleleri zaruret çerçevesinde tartışılmıştır. İkinci bölümde, savaş ve afet esnasında tedavi süreçleriyle ilgili tıbbi-etik konular, hangi etik ve dini çerçeveler içinde hareket etmeleri gerektiği üzerinde durularak tartışılmıştır. Çalışmanın sonucunu içeren bir bölümle birlikte tez tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: savaş, afet, doktor, namaz, zaruret.

Fatema Saidan
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Abdürraûf Muhlis el-Herevî'nin "Tecellîy-i Kur'an Der Asr-ı İlm" adlı eserinin bilimsel tefsiri metodu bağlamında incelenmesi

Yüce Allah Âdemoğullarını doğru yola sevk etmek için onlara yol gösterici olarak yüce Kur'an'ı göndermiştir. Gönderilen ayetler ilk olarak Hz. Peygamber'e ve onun vasıtasıyla ümmetine ulaşmıştır. Hz. Peygamber, inen ayetleri ilk muhatapları olan sahabeye okumuş ve açıklamıştır. Hz. Peygamber'in vefat etmesi ve İslam'ın yayılmasıyla birlikte Kur'an'ın tefsire daha çok ihtiyaç duyulmuştur. Böylece tefsirlerin ilk nüveleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Ancak farklı sebeplerden dolayı bu çalışmalar günümüze ulaşamamış veya üzerinde yeterli çalışma yapılamamıştır. Tefsir alanında en çok çalışmalar Horasanda yapılmıştır. Önce Moğol sonra Ruslar'ın işgali neticesinde bu eserler ortadan kaldırılmıştır. Zor zamanlarda bile imandan ve İslâm'dan taviz vermeyen Müslümanlar, âlimler yetiştirmeye gayret etmişlerdir. Bu âlimlerden biriside Herevî'dir. Kendisi Kur'an tefsiri ve bilimsel tefsir alanında önemli eserler vermiştir. Bu çalışmada Abdürraûf Muhlis Herevî'nin "Tecellî Kur'an Der Asrı İlim" adlı eserin bilimsel tefsir metodu bağlamında incelenmiştir. Giriş kısmında ilmi tefsiri tanıtıcı bilgilere ek olarak Herevî'nin hayatı, ilmi kişiliği, eserleri, hocaları ve görevleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde pozitif bilimlere yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise psikolojik bilimler kapsamında yorumlamalar aktarılmıştır. Çalışmanın, edindiği amaçlar doğrultusunda literatüre anlamlı bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Bilimsel Tefsir, Pozitif Bilimler, Psikoloji, Herevi

Abdürrauf Muhlis el-HereviFenni tefsirKur'an-ı Kerim+3
Faizullah Nafas
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gassân Kenefânî öykülerinde çocuk imgesi

Ġassân Kenefânî, 1836' da Akka'da doğmuş, 1948'deki felaket sonrası sürgün hayatı yaşamış ve İsrail tarafından 36 yaşında öldürüldüğü vakte kadar kalemi hiç susmamış olan bir yazardır. Bu çalışmada Modern Arap Edebiyatının önde gelen isimlerinden Filistinli yazar, gazeteci ve aktivist olan Ġassân Kenefânî'nin öykülerindeki çocuk imgesi incelenmiştir. Çalışma, bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı ve önemi, çalışmada kullanılan kaynaklar ve araştırma yöntemi ile Ġassân Kenefânî'nin hayatına, edebi şahsiyetine, Arap-Filistin öykücülüğü içindeki konumuna yer verilmiştir. Birinci bölümde imgenin tanımı kavramsal çerçeve içinde ele alınmış ve çeşitlerine değinilmiştir. İkinci bölümde yazarın çocuk temalı öyküleri konu ve özet olarak sunulmuş, öyküleri bağlamında incelenerek çocuğu nasıl imgelediği incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Çocuk, çocuk imgesi, Filistin öyküleri, Gassan Kenefani, modern Arap Edebiyatı

Büşra Özüdoğru
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mali'de Kur'an-ı Kerim çalışmaları

Kuzey ve Batı Afrika İslamiyet'in ilk yayıldığı yerlerden biridir. Batı Afrika'da bulunan günümüz Mali Cumhuriyeti'nin bulunduğu yerde Gana İmparatorluğu bulunmaktaydı. Gana miladi VII. yüzyılda tüccarlar vasıtasıyla İslam'la tanışmıştır. Gana İmparatorluğu yıkıldıktan sonra yerine kurulan Mali İmparatorluğunda İslam daha yaygın bir hale gelerek hâkim kültür olmuştur. XIII. yüzyılda Mali İmparatoru Mansa Musa (1312-1337) bir hac yapmış ve hacdan ilim ve bilim adamlarıyla beraber dönmüştür. Beraberinde getirdiği bu âlimler sayesinde Mali'de eğitim faaliyetleri, sanat, mimarlık vb. çalışmaları ivme kazanmıştır. Songay Devleti bu gelişmeleri devam ettirmiştir. Diğer taraftan da XIX. yüzyıl sonlarında Mali, sömürgeye direniş mücadelesini kaybederek Fransa'nın sömürgesi altında yaklaşık 70 sene kalmış 1960 yılında Mali cumhuriyet olarak tekrar bağımsızlığını kazanmış ve sonrasında üç kere yönetim biçimi değiştirmiştir. Bu çalışmanın amacı, bu tarihi gelişmeler göz önünde bulundurularak Mali'deki Kur'ân eğitim-öğretim, tefsir ve anlayışına, bunun toplumdaki karşılığının nasıl olduğuna ve yerel dilde yazılmış meal çalışmalarına ışık tutmaktır. Çalışmada Mali'de Kur'ân çalışmalarının tarihsel gelişimi, kurumları ve âlimler hakkında yazılmış kaynaklardan elde edilen bilgiler çerçevesinde ilmi-akademi tasvir yapılmıştır. Tarih boyunca yaşanan değişimler (imparatorluk, kısa ömürlü ve küçük devletler, sömürgecilik hareketleri, rejim değişmeleri vb.) Mali'de Kur'ân eğitim-öğretimine ilişkin fazla farklıklık etmemişken uygulama ve anlayışı konusunda farklıklık etmiştir. Eskiden Mali, Songay İmparatorlukları ve Masina gibi devletlerde Kur'ân-ı Kerîm, siyasî, hukukî gibi alanlarda aktif rol alırken şimdi ise bu tür konularda pasif olmakla birlikte Kur'ân-ı Kerîm, toplumda kutsallığını ve saygınlığını korumaktadır.

Din eğitimiDin öğretimiKur'an-ı Kerim+3
Mahamoudou Konta
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

18. asır Arap şairlerinden el-Emir es-San'ani ve divanı

Bu çalışmada 12/18. asır Arap şair ve âlimlerinden el-Emîr eṣ-Ṣan'ânî ve Dîvân'ı incelenmiştir. Çalışma, bir giriş ve üç bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde el-Emîr eṣ-Ṣan'ânî ve eserleriyle ilgili yapılan çalışmalar ve Yemen'in 12/18. asırdaki siyasî, ilmî ve ictimâ'î durumuyla ilgili genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde eṣ-Ṣan'ânî'nin hayatı, ailesi, ilmî ve edebî kişiliği, hocaları, öğrencileri ve eserleri hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. İkinci bölümde eṣ-Ṣan'ânî'nin söylediği şiirler muhteva açısından incelenmiştir. Bu çerçevede şairin şiirleri konularına göre tanzim edilmiş ve bu konular edebiyat tenkitçilerinin eserlerinde belirlemiş oldukları kıstaslar bağlamında tahlil edilmiştir. Üçüncü bölümde ise şiirler üslup ve şekil açısından incelenmiştir. Kasidenin yapısı, nazım biçimleri, vezin ve kafiye yapısı ve me'ânî, beyân ve bedî' ilimleri açısından incelenmeye tabi tutulmuştur.

18. yüzyılArap edebiyatıArap şiiri+5
İzzettin Bilgehan
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bangladeşli Diyûbendi Alim Muhammed Feyzullah'ın fıkıh düşüncesi

Bengal bölgesi pek çok âlime ev sahipliği yapmış ve pek çok eserin üretilmiş olduğu bir ilim merkezi olmuştur. Medrese eğitim geleneğine göre yetişen ve bu gelenek çerçevesinde ders veren Muhammed Feyzullah, ömrünün çoğu ilim öğrenme-öğretmeye ve insanlar arasında baş gösteren dinî ve dünyevî sorunları çözmeye adamıştır. 20. yüzyılın önde gelen âlim, fakih ve mutasavvıflarından biri olan Muhammed Feyzullah, çeşitli ilim dallarında eser üretmiş bir Diyûbendi âlimidir. Eğitimine küçük yaşlarda başlamış, muhtelif ilim merkezlerinde dönemin önde gelen âlimlerden ilim tahsil etmiştir. Altmış yılı aşkın eğitim ve öğretim hayatı boyunca dinî-hukukî metinlerin anlaşılması üzerine mesai harcamış, Bangladeş'te ilk olarak yüksek fıkıh araştırmalar merkezi ve fetva kurulu kurmuş, insanlardan gelen sorulara delillerle ayrıntılı olarak cevap vermiş ve fetvaları halkın nezdinde muteber olduğu için Müftü-i Âzam lakabına laik görülmüş olan Muhammed Feyzullah, yaşadığı döneminde baş gösterdiği çeşitli hurafeler, şirk ve bid'ata karşı sert tutumlar sergilemiştir. Bununla ulaşmak istediğimiz amaç, Diyûbend medreselerinin yetiştirdiği büyük âlimlerden birisi olan Muhammed Feyzullah'ın daha iyi tanınmasına hizmet etmek ve Muhammed Feyzullah hakkında yapılacak yeni çalışmalara kapı aralamaktır. Bu amaçla iki bölümden oluşan bu tezin birinci bölümünde, Muhammed Feyzullah'ın hayatı, ilmi kişiliği ve eserlerinden bahsedilmekte; ikinci bölümünde ise, füru fıkha dair düşüncelerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Muhammed Feyzullah, Fıkıh Düşüncesi, Bid'at, Bangladeşli Âlim, Diyûbend.

BangladeşBid`atFeyzullah, Muhammed+2
Amın Uddın
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tefsir metinlerini çocuklara anlatma yöntemi "Hz. İbrahim özelinde"

İnsan yaşamının her evresiyle Kur'ân'ın muhatabı olmuştur. Bu muhataplık durumu beraberinde çeşitli sorumluluklar getirmiştir. Akıl ve kalp sahibi olması yönüyle bu sorumluluklardan en önemlisi kendisine indirilen mesajı yaşamının hangi anındaysa o ana uygun olarak anlaması ve idrak etmeye çalışmasıdır. Çocuk diye bir bireyi vahiyden uzak tutmak sağlıklı bir tutum değildir. Elbette uygun yöntem ve tekniklerle bu tanışma ve bağ kurma gerçekleştirilmelidir. Biz bu çalışmamızda tefsir metinlerini çocuk bireylere vermenin gerekliliği ve mahiyeti üzerinde alanında uzman kişilerin görüşlerini derledik. Üç bölümden oluşan tezimizin ilk bölümü; konuyla ilgili kavramlar, bilişsel ve zihinsel gelişim evreleriyle çocuk bireyler ve İslami çocuk edebiyatı gibi ana başlıklardan oluşmaktadır. İkinci bölümde çocuk ve Kur'ân yakınlaşması, mevcut meal ve tefsir pasajlarına bakış ve çocuk eserleri üzerine bir değerlendirme yapmaya çalıştık. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise Hz. İbrahim'le ilgili olan ayetleri tespit ederek, kronolojik düzlemde muhatabı 10-13 yaş arası çocuklar olan örnek bir tefsir metni hazırladık. Çalışmamızın bu alanda bir farkındalık oluşturmasını ve diğer çalışmalara ışık tutmasını umuyoruz. ANAHTAR KELİMELER: Tefsir, Kur'ân, Eğitim, Çocuk, Hz. İbrahim

Merve Kılınç
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Endülüs'te İslâm mezhepleri

Bu araştırmada, İslam kültür ve medeniyeti açısından önemli bir yere sahip olan Endülüs'e İslam mezheplerinin girişi, bölgedeki yayılma faaliyetleri, siyasi ve itikâdî iz düşümleri tarihsel veriler ışığında incelenmesi konu edinmektedir. Endülüs'ün fethinden itibaren hem fıkhi hem de siyasi ve itikâdî mezhepler bölgeye taşınmıştır. Endülüs'ün kendine özgü yapısı ile etkileşime giren mezhepler bölgede ana unsurlarını korumanın yanında farklılaşma ve değişme sürecine de girmişlerdir. Endülüs'te dini anlayışlar ve etnik çeşitlilik, iktidarın belirlenmesinde önemli etkiye sahip olmuşlardır. Bu durumun bir sonucu olarak Endülüs tarihinde birbirinden farklı yönetim anlayışlarına sahip olan beş dönem ortaya çıkmıştır. Endülüs'ün bu değişken yapısı içerisinde Mâlikîlik, neredeyse bütün dönemlerde etkisini ve gücünü hissettirerek ana mezhep haline gelmiştir. Endülüs'te temsil imkânı bulan diğer mezhepler bu durumdan sürekli etkilenmiş ve bu dinî yapıya uygun olarak gelişim ve değişim gösterebilmişlerdir. Üç bölümden oluşan araştırmanın, birinci bölümünde Endülüs siyasi tarihi, ikinci bölümünde fıkhi mezhepler, üçüncü bölümünde ise itikâdî mezhepler incelenmektedir. Anahtar Kelimeler: Endülüs, fıkhi mezhepler, itikâdî mezhepler, Mâlikîlik, Zâhirîlik, Hâricîlik, Şiîlik.

EndülüsHaricilikMaliki+5
Ali Osman Balcı
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlk dönem Eş'ârî kelâmında istidlâl bi'ş-şahid âle'l-ğâib yöntemi

İlk dönem kelâmında Tanrı'nın zatı ve sıfatları hakkında yargıda bulunabilmenin imkânının kendisinde sağlandığı en önemli araç, istidlâl bi'ş-şahid âle'l-ğâib yöntemidir. Özellikle ilk dönem Eş'ârî kelâmcıları tevhid-tenzih çerçevesinde inşa ettikleri bilgi sistemleri ve ontolojileri ile yöntemi diğer ekollerden farklı bir şekilde ele alıp sistemleştirmiş, Tanrı'nın sıfatlarını ispat etme hususunda bu yöntemi sıklıkla kullanmışlardır. İlk dönem Eş'ârîleri diğer ekollerden farklı olarak yöntemi; illet, şart, delil ve hakikatte birlik olmak üzere dört farklı şekilde kullanmış ve her kullanım şeklinde bilgi sistemlerine uygun şartlar öne sürmüşlerdir. Böylelikle bir taraftan varlığı diğer taraftan da var edeni kuşatan külli bir istidlâl aracı ortaya koymaya gayret göstermişlerdir. Mezhep içerisinde ise yöntemin kullanımı tek bir biçimde gerçekleşmemiştir. İmam Eş'ârî, illet ve hakikât tespiti hususunda dilin tevkifiliğinden hareket ederken; Bakıllânî ve İmam Cüveynî, ahval teorisinden hareket etmişlerdir. Özellikle İmam Cüveynî'nin ikinci döneminde kelâmî metodoloji hususunda yaptığı eleştiriler yöntemin daha sonraki dönemlerde kullanımı ve geçerliliğini etkilemiştir.

Eş`ariGaybKelam+2
Ahmet Kıcık
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Son dönem kıraat alimlerinden Muhammed Salim Muhaysin'in hayatı ve kıraate dair eserlerinin incelenmesi

Kur'ân-ı Kerîm, insanları karanlıktan aydınlığa, delaletten hidayete ileten, Allah tarafından insanlara gönderilmiş yüce bir kitaptır. Bu kitabın da usulüne uygun bir şekilde okunması ve anlaşılması gerekmektedir. Bunun için Hz. Peygamber'in vefatından sonra ulemâ tarafından birçok ilim dalında eser kaleme alınmıştır. Bu ilimlerden biri de kıraat ilmidir. Kıraat ilmi, Kur'ân-ı Kerîm'deki kelimelerin farklı okunuşlarını konu edinen bir ilimdir. Büyük kıraat alimlerinin tabiinden olması ve Hz. Peygamber'in de kıraate verdiği değer, bu ilmin konumunu daha da yüceltmiştir. H.80 yıllarından başlamak suretiyle günümüze kadar kıraat alanında birçok eser kaleme alınmıştır. Son dönem kıraat alimlerinden Muhammed Salim Muhaysin'in de kıraat ile alakalı yazmış olduğu eserleri, bu alana önemli katkılar sağlamıştır. Biz de bu çalışmamızda, Muhaysin'in hayatını ve kıraat alanında yazmış olduğu eserleri incelemeye çalıştık.

BiyografiKur'an-ı KerimKıraat+2
Zübeyir İnce
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessAR

تحقيق سورة آل عمران من تفسير القرماني

This PhD thesis is dealing with the verification of Surat Al-Imran from Tafsir Al-Qarmani for the holy Qur'an. The virtuous scholar involved in this studya is a virtuous scholar of Qur'an interpretation in the time of the Ottoman Empire from the era of Sultan Suleiman the Magnificent. He is Ahmed bin Mahmoud Al-Qarmani (971/1564), nicknamed the AL Assam (the Deaf). He has a book on interpretation called: "Tafsir Al-Qarmani", which is still in manuscript in twelve volumes. Graduate students are working on investigating all of its volumes, some of which have been finished and some are still under investigation, being a valuable commentary in twelve volumes. This research contained two parts: The first part: the study section, in which I talked about the personality of Al-Qarmani, his name and nickname and aspects of his scientific and daily life. In this section, I also talked about his approach to interpreting Surat Al-Imran, by explaining many aspects related to the sciences of the Qur'an, such as: as the Meccan and the medinian, the reasons for the revelation, the abrogator and the abrogated, the arbitrator and the similar , the cut-off letters in the openings of the surahs,, the Quranic readings, the stopping and starting, besides the interpretation of by tradition in terms of interpreting the Qur'an with Qur'an, the Sunnah, and the sayings of the Companions and followersthe science of correlation, the Quranic aphorisms, the Quranic words and so on. This section also included many aspects related to linguistics and grammar, as well as rhetorical methods and secrets. Jurisprudential issues and verbal issues had an abundant share of this study section. At the end of this section, I referred to the sources on which he relied while interpreting the surah. As for the second section: it is the verified text, which included the verification of Surat Al-Imran from the interpretation of Al-Qarmani. This research concluded with some findings and recommendations.

Eman A. U. Al Sherafı
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhyiddîn İbnü'l-Arabî ve dîvânı

Bu çalışmada Muhyiddîn İbnü'l-Arabî ve Dîvânı incelenmiştir. Çalışma, bir giriş ve üç bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde İbnü'l -Arabî'nin Endülüs'te yaşadığı dönemin siyasî, ilmî ve ictimâ'î durumuyla ilgili genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde İbnü'l-Arabî'nin hayatı, ailesi, ilmî ve edebî kişiliği, hocaları, öğrencileri ve eserleri hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. İkinci bölümde İbnü'l-Arabî'nin söylemiş olduğu şiirler muhteva açısından incelenmiştir. Bu çerçevede şairin şiirleri konularına göre tanzim edilmiş ve bu konular edebiyat tenkitçilerinin eserlerinde belirlemiş oldukları kıstaslar bağlamında tahlil edilmiştir. Üçüncü bölümde ise şiirler üslup ve şekil açısından incelenmiştir. Nazım biçimleri, vezin, kafiye yapısı ve kafiye kusurları ile beyân ve bedî' ilimleri açısından incelenmeye tabi tutulmuştur.

Divan şiiriDivanlarKafiye+4
Fatih Yavaş
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Şiblî Nu'mânî'nin nübüvvet anlayışı

Her dönemde peygamberlik kurumuna eleştiriler yöneltilmiş ve bu eleştiriler birbiriyle benzerlik arz etmiştir. Günümüzde de aklın yeterli olacağı iddiası başta olmak üzere pek çok düşünce nedeniyle nübüvvetin değeri düşürülmeye çalışılmıştır. Bu saldırıları etkisizleştirmeye katkı sağlaması amacıyla "Şiblî Nu'mânî'nin Nübüvvet Anlayışı" adlı tezimizde Hindistanlı âlim Şiblî Nu'mânî'nin nübüvvet ile ilgili görüşleri araştırılmıştır. Yakın dönem âlimlerinden olan Şiblî, yeni ilm-i kelâm düşüncesini benimsemiş ve Hindistan'da bu fikrin öncülüğünü yapmıştır. Nübüvvet ile ilgi görüşlerini de bu anlayış içerisinde şekillendirmiştir. Kelâm alanında kaleme aldığı 'el-Kelâm' adlı eserinde nübüvvet meselesine uzunca bir yer vermiştir. Bu çalışma içerisinde "nübüvvetin hakikati, nübüvvete yapılan genel itirazlar ve cevapları, nübüvveti ispat delilleri, hârikulâde olayların mümkünlüğü ve mûcize" gibi konular işlenmiştir. Şiblî, nübüvvet meselesini açıklarken klasik kelâm geleneğinden kopmayarak, yeni ilm-i kelâm anlayışıyla görüşlerini belirtmiştir. Nübüvvete dair görüşlerinde geleneksel Ehl-i sünnet kelamcılarıyla kendi arasında bazı fer'i meselelerde farklı görüşler olsa da genel olarak asli meselelerde ittifak etmişlerdir.

Hasan Kaya
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tefsirlerde gök cisimleri

Geçmişten günümüze bilimin ilerlemesiyle birlikte astronomiye olan ilgi artmış ve bu durum insanları, gök ve gök cisimlerine çok sayıda atıfta bulunan Kur'ân-ı Kerîm'e yönlendirmiştir. Bu çerçevede kaleme alınan bu çalışma giriş ve üç bölümden müteşekkildir. Giriş bölümünde mevzubahis çalışmanın kapsam ve sınırlılıkları belirlenmiş, birinci bölüm ise çalışmanın ana eksenini oluşturan ikinci ve üçüncü bölüme bir ön hazırlık olarak sonradan ilave edilmiştir. İkinci bölümde Kur'ân'da gök cisimlerini doğru anlayabilmek için öncelikle Kur'ân'ın nazil olduğu toplumun kültürel yapısına ışık tutulmuş akabinde İslâm'la birlikte değişen toplumun gök cisimlerine bakışı hadis metinleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Son olarak gök cisimlerinin Kur'ân'da zikredilmesinin sebep ve hikmeti üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise çalışmanın ana konusu olan tefsirlerde gök cisimlerinin klasik ve modern tefsirlerde ele alış biçimi incelenmiştir. Yapılan bu çalışma neticesinde modern bilimin verileriyle örtüşen pek çok ayetin bu sahada yeni yapılacak çalışmalara kaynaklık edebileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Kur'ân, İlmî Tefsir, Şems, Kamer, Şi'râ, Necm.

Fenni tefsirGök cisimleriKur'an-ı Kerim+2
Betül Yığcı
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ali b. Süleyman el-Mansûrî'nin Urcûzetu'n-Nasriyye isimli eserinin tahkik ve tahlili

Ali b. Süleyman el-Mansûrî, XVII. yüzyılın başlarında Mısır'da doğmuş, İstanbul'da yaşamış son dönem Osmanlı âlimlerindendir. 1678 yılında Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın daveti ile Mısır'dan İstanbul'a gitmiştir. Kıraat ilminde eğitim metotlarından biri olan Mısır tarîkini Osmanlı'ya getirmiş ve yaygınlaşmasında öncülük etmiştir. Nahiv ve kıraat ilimlerine dair çok sayıda eseri vardır. Çalışmamız Mansûrî'nin semaî müenneslere dair kaleme aldığı Urcûzetü'n-Nasriyye adlı eserinin tahkik ve tahlilini konu edinmektedir. Mansûrî eserini alfabetik sıralamaya göre tasnif etmiş, semaî müenneslerden sonra en bariz müenneslik alametlerinden biri olan tâ-ı merbûta'nın farklı on dört kullanımına değinmiştir. Semaî müenneslere dair kaleme alınmış eserlerde sayılarının yüzü bulmadığı yönünde muhtelif yorumlar mevcuttur. Mansûrî, Urcûzetü'n-Nasriyye'de üç yüz otuz iki adet semaî müennes kelime zikretmiştir. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu, kaynakları ve semaî müenneslere dair bilgi verilmiştir. Birinci bölümde müellifin hayatı, eserleri ve nahiv ilmindeki yerine değinilmiştir. İkinci bölümde ise eserin tahlil ve tahkiki yer almaktadır.

Ali bin Süleyman el-MansuriArapçaSöz dizim+1
Mehmet Sait Turan
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sahîh-i Müslim şerhlerinden el-Mu'lim ile İkmâlü'l-Mu'lim'in mukayesesi

Bu çalışmada, Sahîh-i Müslim'in günümüze ulaşan ilk şerhi kabul edilen Mâzerî'nin el-Mu'lim bi-fevâidi Müslim'i ile bu kitabın eksikliklerini tamamlamayı hedefleyen Kâdı İyâz'ın İkmâlü'l-Mu'lim bi-fevâidi Müslim eserlerinin hadis ilmi bakımından mukayesesi yapılmıştır. Müelliflerin ilk önce şerhlerinde öne çıkan metotları başlıklar halinde incelenmiştir. Kaynak kullanımları listelenmiş ve şerh edebiyatındaki yerleri örneklerle tespit edilmeye çalışılmıştır. Bir sonraki bölümde; şerhlerde senede dair mürsel, munkatı, maktû, müdelles hadislerle râvilerin isimleri, künyeleri ve lakapları ele alınmıştır. Metne dair tashîf, iklâb, ziyâde ve şâzlık başlıkları üzerinde durulmuştur. Her iki şerhin fıkhî ağırlıklı olmasından dolayı emir ve nehiy kiplerinin delâleti tafsilatlı bir biçimde izah edilmiştir. Yine her iki şârihin Mâlikî olmasından hareketle mezhebin, şerhlerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmamız ihtilaflı hadislere ve itikadi konulara yaklaşımlarının mukayesesi ile nihayete ermiştir.

HadisKadı İyazSahih-i Müslim+3
Betül Şimşek Öztürk
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hanefî ve Şafiî mezhepleri çerçevesinde İslâm hukukunda nesep

"İslam Hukuku Açısından Nesep" adlı tez, klasik fıkıh literatüründe yer aldığı şekliyle nesep hukukunu değerlendirmeyi amaçlayan bir çalışmadır. Ancak konu tüm fıkhi mezhepleri içine alacak şekilde ele alınmamış, Hanefî ve Şafiî mezhepleri ile sınırlandırılmıştır. Çalışmada ayrıca mümkün olduğunca Türk pozitif hukukunun ve tıp ilminin konuya bakış açıları da yansıtılarak bir değerlendirme ve tercih yoluna gidilmiş, bu bağlamda disiplinler arası karşılaştırmalı bir yöntem izlenmiştir. Çalışma giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde nesebin mahiyeti üzerinde durulmuş, nesebin tespit ve red yollarına yer verilmiştir. İkinci bölüm nesebin dinî ve hukukî sonuçları başlığını taşımaktadır. Bu bölümde gerek İslam hukuku gerekse Türk pozitif hukukunda nesebin etkisinin görüldüğü konular irdelenmiştir. Üçüncü bölüm ise neseple ilgili öne çıkan problemlere tahsis edilmiştir. Bu bölümde ilk olarak nesep tespitinde kullanılan çağdaş tıbbi teknikler ele alınmış, daha sonra modern üreme tekniklerine değinilmiş, bu tekniklerle dünyaya gelen çocukların nesebi belirlenmeye çalışılmıştır. Son olarak çalışmada ulaşılan sonuç ve tekliflere yer verilerek çalışma tamamlanmıştır.

BiyoetikDölleme-yapayHanefiler+5
Esra Özer
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

'Avnü'l-Ma'bûd ve el-Menhelü'l-'Azbü'l-Mevrûd'un mukayesesi

Ebû Dâvud'un (ö. 275/889) es-Sünen'i, konularına göre tasnif edilmiş hadis kitabı yazma geleneğinin önemli bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Diğer hadis musannefâtına göre çok daha erken dönemlerde şerh edilmeye başlanan es-Sünen ile ilgili şerh faaliyetleri günümüze kadar devam etmiştir. Azîmâbâdî'nin (ö. 1329/1911) 'Avnü'l-Ma'bûd'u ve Hattâb es-Sübkî'nin (ö. 1352/1933) el-Menhelü'l-'Azbü'l-Mevrûd'u, son dönemde yazılmış es-Sünen şerhlerindendir. 'Avnü'l-Ma'bûd ve el-Menhelü'l-'Azbü'l-Mevrûd'un Mukayesesi isimli çalışmamız, Hindistan ve Mısır'da aynı dönemde yazılmış olan bu iki eserin şerh metotlarının mukayesesini konu edinmektedir. Giriş ve dört bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde, Azîmâbâdî ve Hattâb es-Sübkî'nin hayatları, yaşadıkları dönem ve ilmî şahsiyetleri incelenmiştir. İkinci bölümde, 'Avnü'l-Ma'bûd'un muhteva, üslup ve kaynakları hakkında bilgi verilmiş, şerh metodu tahlîlî bir yöntem ile ele alınmıştır. Hindistan Ehl-i Hadis ekolünün önemli temsilcilerinden birisi olan Azîmâbâdî'nin bu anlayışının şerhine yansımaları incelenmiştir. Üçüncü bölümde, el-Menhelü'l-'Azbü'l-Mevrûd'un genel özellikleri, şerh yöntemi ve Hattâb es-Sübkî'nin fıkhî rivayetleri tahlilleri ele alınmıştır. 'Avnü'l-Ma'bûd ve el-Menhelü'l-'Azbü'l-Mevrûd'un mukayeseli bir şekilde ele alındığı son bölümde, iki şerhin benzerlikleri ve farklılıkları ve şârihlerin hadis anlayışları örneklendirilerek tahlil edilmiştir.

Avnü'l-Ma'budAzimabadiEbu Davud+7
Tuba Öztürk Gelelioğlu
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Safeviliğin oluşumu, Şiileşmesi ve diğer tarikatlara bakışı

Bugünkü İran coğrafyasının Şiileşmesini sağlayan Safevi Devleti'nin temelleri Sünni-Şafii çizgide olduğu bilinen Erdebil Tekkesi'ne dayanmaktadır. 13.yüzyılda ortaya çıkan tekke zaman içerisinde çok büyük bir nüfuza sahip olup dönemindeki devletlerin de saygısını kazanmıştır. Hoca Ali döneminden itibaren Anadolu'da da tanınır hale gelen tekke, Şeyh Cüneyd'in Anadolu'ya gelip burada gerçekleştirdiği faaliyetler ve Akkoyunlularla kurduğu akrabalıkla kazandığı nüfuzunu kullanarak kısa bir sürede Kızılbaş Türkmenlerden iyi bir ordu kurmayı başarmıştır. Artık Safeviyye tarikatı siyasi yöne evrilmiş tarikatta devlet kurma fikri oluşmuştur. Şeyh Hoca ile başlayan ve Şah İsmail'in tarikatın başına geçmesine kadar ki zaman diliminde Kızılbaş Türkmenlerin tarikata katılmasıyla geleneksel tarikat anlayışından farklı bir hareket olumuştur. Özellikle Şeyh Haydar zamanında geleneksel tarikat anlayışına karşı bu yeni hareket galip gelmiştir. Artık tarikatın akıl hocaları Lahican sufileri olarak bilinen Türkmen babalarıdır. Tekkeden devlete giden süreçte Kızılbaş Türkmenler önemli görevler üstlenerek Safevi Devleti'nin kurulmasına yardımcı olmuşlardır. Şah İsmail ile birlikte devlet kurmayı başaran tekke, resmi mezhep olarak Şii/İmamiyye mezhebini tercih etmiştir. Bölgeye getirilen Şii ulema ile yeni kurulan devlet anlayışında farklılıklar oluşmaya başlamıştır. Sonrasında tasavvufa karşı menfi bir tutum sergilenmiş, devlete karşı gözüken tüm tarikatlar takibata uğramıştır. Komşu devletler ile özellikle Osmanlı Devleti ile girilen savaş Şii-Sünni mücadelesine dönüşmüştür. Devlet kurmayı başaran Safeviyye tarikatı, kurulduğu coğrafyada ve diğer bölgelerde adından söz ettirmiş hatta günümüz İran Devleti'nin temellerinin atılmasına katkı sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Şiilik, Safevilik, Tasavvuf, Kızılbaş, Erdebil Tekkesi, İmamiyye

AlevilikErdebil TekkesiMezhepler+7
İskender Tanış
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an-ı Kerim ve Kitâb-ı Mukaddes'e göre ilk yaratılış (Karşılaştırmalı bir yaklaşım)

Yaratılış olayı insanlık tarihinin sorgulamış olduğu önemli problemler arasında yer almaktadır. Yaratılışın nasıllığı hususunda en ilkel inançlar başta olmak üzere ilahi dinler ve modern inançlar pek çok açıklama getirmişlerdir. İnsanoğlu dünya serüveninin başından bu yana pek çok sorgulamada bulunmuştur. İnsanın sormuş olduğu önemli sorulardan biri de üzerinde yaşadığı, kendisini çepeçevre saran dünya ve kendi varlığının nasıl meydana geldiğidir. Bu soruya dinlerin getirmiş olduğu cevaplar yadsınamaz bir gerçektir. Çalışmamızda İslam ve Yahudilik inançlarında yaratılışın ilk nasıl başladığı ve nasıl sürdürüldüğü hususunda yapılan açıklamalar ve Kur'an ve Tevrat'ın yaratılışı ele alış şekilleri mukayeseli olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Çalışmamıza Kur'an'da oldukça zengin kelime ve kavram çeşitliliğiyle ele alınan yaratılış olayının izahı ve Tevrat'ın Tekvin bölümünde yer alan yaratılış tasvirini ele alarak başladık. Daha sonra Kur'an'ı Kerim ve Kitab-ı Mukaddes'in meseleye getirmiş olduğu izah ve tasvir detaylı olarak ele alınmıştır. Yaratılış olayıyla ilgili güncel mesele ve problemlere bu bölümde değinilerek konu geniş bir perspektifle ele alınmıştır. Konunun her iki tasvir şeklinin değerlendirmesi ayrı ayrı yapıldıktan sonra iki Kutsal kitabın yaratılışla ilgili ortaya koymuş olduğu bilgiler kıyaslama yoluna gidilmiştir. Bunun neticesinde Kur'an ve Tevrat'ın yaratılışı ele alış şekilleri ile ilgili benzerlikler bulunsa da önemli farkların bulunduğunu ortaya koymaya çalıştık. Çalışmamızda Kur'an'ın bağlamsal anlatımı ve Tevrat'ın kronolojik anlatım yöntemini göz önünde bulundurarak ilk yaratılış, evren ve canlıların yaratılışı olaylarını mukayeseli olarak ele almaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Kitab-ı Mukaddes, İlk Yaratılış, Yaratılış, Evren, İnsan

Evrensel yaratmaKitab-ı MukaddesKur'an-ı Kerim+4
Havva Şehide Üzüm
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kelamda ve yeni fizikte âlemin/evrenin sonluluğu meselesi

Bu çalışmada Kelamın âlem anlayışındaki sonluluk konusu yeni fizikteki evren anlayışı ile birlikte ele alınmıştır. Kelam ilmi kendi âlem anlayışını hudûs ve atomculuk üzerine kurmuş ve buna dayalı olarak sonluluğu kabul etmiştir. Modern bilimde de evrenin ve onun yapı taşlarının açıklanmasındaki sonluluğu destekleyen konular gündeme gelmektedir. Özellikle erken dönem kelamcılarının âlemin cüzlerine dair açıklamaları günümüzde elde edilen yeni bilimsel sonuçlarla yakın çağrışımlara sahiptir. Mu'tezile, Eş'ariyye ve Mâtürîdiyye ekolleri tarafından ortaya konan Kelam atomculuğu Allah'tan başka her şeyi âlem olarak tanımlamış sonlu olmayı merkeze koymuştur. Bu sonluluğu da âlemin bütünü, cüzleri ve zamanı bakımından ele almıştır. 20. Yüzyılda gelişmeye başlayan yeni fizik de evreni bu üç yönden sonlu gösterebilecek sonuçlara ulaşmıştır. Bu göstergeler Standart Model adıyla maddenin cüzlerini ele alırken astronomi bilimi de evrenin sınırlarını keşfetmeye yaklaşarak sonlu bir tablo ortaya koyabilme imkânı vermiştir. Bu çalışma bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde İslam düşünce sisteminin üç temel ayağı olan Felsefe, Tasavvuf ve Kelam alanlarının âlem anlayışı genel olarak verilmiştir. Birinci bölümde Kelam İlminin âlem anlayışı sonluluğu gösterdiği şekilde ele alınmıştır. Cisimlerin yapısının tasvirinde kullanılan sonluluğa dair hususlar incelenmiştir. Cevher ve araz gibi temel unsurların sonlu yapısı ile onların oluşturduğu cismin sonlu yapısı incelenmiştir. Bu temel cüzlerden de âlemin sınırlı ve sonlu olduğuna gidilmiştir. İkinci bölümde de Yeni Fiziğin evrene ve cismin yapı taşlarına dair bakışında sonluluğu gösteren hususlar ele alınmıştır. Önce parçacıklar düzeyinde sonra da bütün evren düzeyinde sonlu yapı görülmeye çalışılmıştır.

AlemAtomculukEvren+5
Ahmet Hamdi Timurlenk
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebû Saîd Muhammed Hâdimî'nin Tefsîr-u cüz-i Amme isimli Beyzâvî Hâşiyesi'nin tahkîki

Kurân-ı Kerîm'i anlamak her zaman ve dönemde Müslümantoplumları için öncelikli ve önemli bir ihtiyaç olmuş olmaya da devam etmektedir. Bu amaçla Kuranı Kerim'in indiği andan itibaren günümüze kadar onu anlama ve tefsir etme faaliyetleri sürekli olarak artarak devam etmiştir. Bu çalışmalar bazen müstakil tefsirler olarak meydana gelirken zaman zaman da bu tefsirler üzerine yapılan çeşitli şerh ve haşiye çalışmalarıyla kendini göstermiştir. Sözünü ettiğimiz hâşiye çalışmalarının üzerine en yoğun olarak yapıldığı tefsirlerden birisi de Kâdı Beyzâvî'nin Envâru't-Tenzîl adlı eseridir. Ebû Saîd Muhammed Hâdimî'nin bu çalışması da Envâru't-Tenzîl üzerine yapılan onlarca hâşiyeden bir tanesidir. Ancak bunun diğerlerinden farkı,Kurân-ı Kerîm'i baştan sonuna kadar değil belli bir bölümünü ve halk arasında Amme Cüzü olarak bilinen kuranı Kerim'in 30. cüzü ile sınırlı olarak yapılan bir hâşiye çalışması olmasıdır. Çalışma genel tahkik çalışmalarında olduğu gibiBeyzâvî tefsiri üzerine yapılan hâşiyeler, Ebû Saîd Muhammed Hâdimî'nin hayatı ve serleri son olarak da tahkîki'i ve değerlendirmesi şeklinde ana kısımlardan oluşmaktadır.

BeyzaviEbu Said Muhammed HadimiHaşiye+3
Mehmet Kantemiz
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Âsaf Hâlet Çelebi'nin şiirlerinde tasavvufî muhteva

Kadim bir geleneğe sahip olan Türk edebiyatı Türklerin İslâmiyet'e girmesinin ardından tasavvuf ile tanışmış ve bu doğrultuda geçmişten günümüze kadar birçok müellif eserlerini tasavvuf bağlamında şekillendirmiştir. İlk dönem Cumhuriyet edebiyatı şairlerimizden Âsaf Hâlet Çelebi kendine has karakteri ve entelektüel tarzıyla edebiyatımızın önemli şahsiyetlerindendir. Çelebi şahsında Doğu-Batı kültürlerini sentezlemiş, döneminde bulunan değişim sürecinde gelenek ve yenilik arasında köprü olmuştur. Eserlerinin temel yapıtaşının tasavvufî ve mistik unsurlar olduğunu belirten Çelebi şiirlerinde sanatsal bir üslupla tasavvufî muhtevaya yer vermiştir. Bu minvalde çalışmamız ilk dönemden itibaren Türk edebiyatında görülen tasavvufi unsurların genel hatlarıyla araştırılması ve ilk dönem Cumhuriyet edebiyatı şairlerimizden Âsaf Hâlet Çelebi'nin şiirlerinde bulunan tasavvufî muhtevanın incelenmesinden oluşmaktadır.

TasavvufTasavvuf edebiyatıTasavvufi unsurlar+3
Mehmet Enes Özcan
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"Herkes yaratıldığı şeye müyesser olur" hadisinin incelenmesi

İnsanoğlu, hayatı boyunca çaba göstermekle işlerini idame etmiştir. Fakat bazı olayların dahli olmadan gerçekleştiğini fark ettiğinden itibaren buna bir anlam vermeye ve çabasının sonuca olan etkisini kavramaya gayret etmiştir. Bu durum İslam'ın ilk muhatapları olan ashab döneminde de cereyan etmiştir. Küllün müyesserün hadisi buna bir örnek teşkil etmektedir. Söz konusu çalışma öncelikle hadisi sened ve metin açısından tahlil etmektedir. Sened açısından ravilerin durumu başta olmak üzere ittisali hakkındaki değerlendirmeler aktarılmıştır. Metnin her parçası hakkında öz bilgilerin derlenmesine gayret edilmiştir. Bu rivayet yaratılışa, karaktere ve sosyal işlentiye yakından temas etmektedir. Son bölüm İslam tarihinde genel kabul görmüş ekollerin hadis hakkındaki değerlendirmelerini ihtiva etmektedir. Belki de kiminin hadisi yorumladığını, kiminin kendi yorumunu hadis ile bağdaştırdığını söylemek mümkün olacaktır. Nitekim bir rivayetin ne kadar geniş bir anlam derinliğinde olduğu görülecektir.

HadisKaderMezhepler+3
Mehmet Ali Yaşar
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı Döneminde Cezayir'de nevazil fıkhı (Nevazilü Kasantîna örneği

Bu çalışmada Osmanlı döneminde Cezayir'deki ilmî hayata ışık tutulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda Osmanlı dönemi Cezayir'inin önemli ilim merkezleri, bu merkezlerde bulunup fıkıh alanında eser veren özellikle de nevâzil-i fıkhiyye alanında çalışmaları bulunan önemli ve meşhur şahsiyetler ele alınmıştır. Bu çalışmada Nevazilü Kasantîna örnek alınarak konunun esas yönü olan fıkhî tarafa yoğunlaşılmıştır. Ayrıca Osmanlı dönemi boyunca Cezayirli âlimlerin fetva üretme metotlarını ve nevâzil kitaplarını yazma tarzları ve cevap verme metotları da incelenmiştir. Bu tezde, Osmanlıların Cezayir'e girişinin Cezayir'deki ilmî hareket ve gelişme üzerinde etkisini, devletin mezhebi olarak resmileştirdikleri Hanefi mezhebi ile mevcut olan halkın mezhebi Makili mezhebi arasındaki etkileşimi de incelenmiştir. Örnek alınan Nevâzilü Kasantîna eseri incelenip eserin önemi, derleme işinin nasıl yapıldığı, Kasantîna şehri başta olmak üzere Cezayir şehirlerinin ilmi, sosyal durumu, Abdulkerim Lefgûn'un vermiş olduğu fetvalarda kullandığı üslup ve fetva verirken takip ettiği metodu da izah edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İslam hukuku, Cezayir, Osmanlı Dönemi, Nevâzil, Fetvâ, Lefgûn.

CezayirCezayir hukukuFetvalar+3
Nadjı Djekaba
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Kayyim el-Cevziyye'nin delil anlayışı ve istinbat teorisi

Hicrî VII. asrın sonları ile VIII. asrın ilk yarısında Şam bölgesinde yaşamış ve kendisinden sonra gelen birçok alimi etkilemiş olan büyük İslam hukukçusu İbn Kayyim el-Cevziyye'nin gerek fıkıh ilmindeki yeri gerekse ileri sürdüğü fıkhî görüşleri hakkında tartışmalar günümüzde de devam etmektedir. Onun mutlak müctehid olduğunu iddia edenlerin yanında, özelde hocası İbn Teymiyye'nin genelde ise Hanbeli mezhebinin görüşlerini olduğu gibi taklit eden bir fıkıhçı olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır. Bu çalışmamızda şer'î hükümlerin istinbatı yahut mahkemede iddia edilen davanın ispatı için gerekli olan "şer'î delilleri", bu delillerin mâhiyet ve keyfiyetine dair İbn Kayyim el-Cevziyye'nin görüşlerini ve delillerden hüküm çıkartırken takip ettiği ilke ve esasları fıkıh usulü sistematiğine göre incelemeye çalıştık. Araştırmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde konunun önemine, araştırmanın kaynaklarına ve araştırmada takip edilen metoda değinilmiştir. Birinci bölümde İbnü'l-Kayyim'e göre "delil" kavramı tanımlanmış, hükmü ispat eden delillerin özellikleri zikredilmiş ve şer'î delillerin farklı açılardan taksimatı yapılmıştır. Fıkıh usulu sistematiğine göre Kitap, sünnet, icmâ, kıyas, sahabî kavli, mesâlih-i mürsele, istihsan, sedd-i zerâi', şer'u men kablenâ, örf gibi şer'î delillere dair İbnü'l-Kayyim'in görüşleri ele alınmıştır. Birinci bölümün son kısmında deliller arası teâruz durumu ve teâruzu gidermede İbnü'l-Kayyim'in takip ettiği metot konusu, buna bağlı olarak da nesih ve nassa ziyâde meseleleri temas edilmiştir. İkinci bölümde ise İbnü'l-Kayyim'in istinbat metodlarını tespit etmek için öncelikle onun Kur'an ve sünnet lafızlarının umum, husus, iştirak, nas, zâhir, mücmel, müevvel, hakikat, mecâz durumu hakkındaki görüşleri incelenmiş, mücmel lafızların beyânı ve nassların sahih bir şekilde tevili hakkında İbnü'l-Kayyim'in görüşleri zikredilmiştir. Bu meyanda mantûk ve mefhûm olmak üzere lafızların manaya delâlet şekilleri ele alınmış ve İslam hukukunun ana gayeleri hakkında İbn Kayyim'in görüşleri incelenmiştir.

Mehmet Erel
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arap edebiyatında Kitâbu'l-Emsâl literatürü: Zemahşerî'nin el-Müstaksâ fî emsâli'l-ʿArab adlı eseri örneği

Meseller geçmiş dönemlerde varlığını sürdürmüş insanoğlunun yaşadıkları hadiselere eşlik eden duygu ve düşünceleri neticesinde oluşmuş, elde ettiği deneyimlerin sonucu olarak bilinen hikmetli sözlerdir. Bizlere atalarımızdan kalan meseller; onların seneler boyu tecrübesi, yaşayış tarzları, hayatlarından çıkardıkları anlamlar üzerine söylenmiştir. Arap meselleri arasında önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve hazırlanan bu çalışmada önemine değinilen el-Mustaksâ fî emsâli'l-ʿArab adlı eser, içerisinde barındırdığı mesel sayısı ve nicelikleri bakımından diğer edebi ürünlerden farklı olarak değerlendirilmektedir. ez-Zemahşeri, Arap dili ve edebiyatına katkı sağladığı çalışmaları ile tanınan çok yönlü Mu'tezile âlimi olarak bilinmektedir. Aynı zamanda hayatı boyunca tek bir alan üzerinde çalışma yapmayıp farklı mecralar üzerinde de eserler üretmeye gayret gösteren bir kişilik olmuştur. Bahsi geçen bu eseri de mesel yani atasözü üzerinedir. ez-Zemahşeri'nin kaleme aldığı eserinde dikkat çeken en önemli özellik bâbları ve meselleri alfabetik bir sıralama içerisinde, düzenli ve sistemli bir şekilde vermiş olmasıdır. Her bir bâb içerisindeki meseller sonraki gelen harfe göre sırasıyla devam etmektedir. Meselleri açıklarken benzer şekilde şiirlere de çokça yer vermektedir. Konuyla ilgili olarak ayet ve hadis-i şeriflerden yararlanma süreci yok denecek kadar az sayıda gerçekleşmektedir. Bu çalışmada yazarın meselleri sunarken ifade ettiği bazı hikayeleri, şerhleri ve örnekleri görebiliriz. Bu kapsamda hazırlanan çalışmanın birinci bölümünde ez-Zemahşeri'nin hayatı, ilmi ve edebi şahsiyetinden bahsedilmekte, ikinci bölümde ise Arap Edebiyatında Kitabu'l-Emsallerden, bu emsaller arasında içerdiği mesel sayısı bakımından farklı olan el-Mustaksâ fî emsâli'l-ʿArab eserinin temel konularından ve muhtevasından bahsedilmektedir. Yazarının üslup ve metodu üzerine değerlendirmeler yapılmaktadır. Bunun haricinde eserin Arap Edebiyatındaki yeri üzerinde durulmaktadır. Anahtar Kelimeler: ez-Zemahşeri, el-Mustaksâ fî emsâli'l-ʿArab, mesel, atasözü

Hatice Yıldız
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00