Art trends

139 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sanat ve teknoloji ilişkisi bağlamında dijital sanatın irdelenmesi

Teknolojinin yaşamın tüm alanlarında dönüştürücü bir güç haline gelmesi, sanat pratiğini de derinden etkilemiş; bu bağlamda dijital sanat, çağın estetik, kavramsal ve toplumsal dönüşümünü yansıtan bir ifade alanı olarak öne çıkmıştır. Sanat-teknoloji ilişkisini yeniden tanımlayan dijital sistemler, geleneksel sanat anlayışlarının ötesine geçen süreçsel, çok katmanlı ve etkileşimli üretim biçimlerinin gelişmesini sağlamıştır. Bu tez, dijital sanatın tarihsel gelişimini Sanayi Devrimi'nden itibaren ortaya çıkan teknolojik kırılmalar üzerinden incelemekte; 20. yüzyıl başındaki deneysel sanat pratiklerinden bilgisayar teknolojileriyle kurulan ilk etkileşimlere kadar olan süreci analiz etmektedir. AR, VR ve AI gibi güncel teknolojilerin etkisiyle sanat eserlerinin kullanıcı katılımına açık, dinamik yapılara dönüştüğü ve sanatçı-izleyici ilişkisinin yeniden şekillendiği vurgulanmaktadır. Nitel yöntemle yürütülen çalışmada literatür taraması yapılmış ve seçili dijital sanat projeleri değerlendirilmiştir. Türkiye'de 2000'li yıllardan itibaren gelişmeye başlayan dijital sanat ortamı, sınırlı altyapı ve kurumsal desteklere rağmen bireysel ve kolektif çabalarla önemli bir ivme kazanmıştır. Elde edilen bulgular, dijital sanatın yalnızca teknik bir ifade değil, aynı zamanda kültürel üretim, toplumsal eleştiri ve katılımcı sanat anlayışları için yeni olanaklar sunduğunu göstermektedir. Ayrıca dijital sanatın etkileşimli yapısıyla geleneksel sanat tanımlarını dönüştürdüğü ve sürdürülebilir biçimde arşivlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Elektronik sanatEtkileşimli sanatGüncel sanat+4
Barie Ellez
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Resim sanatında sürrealizm akımının etkisinde peyzaj

20. yüzyılın başlarında yaşanmış olan I. Dünya Savaşının insanlar üzerinde bıraktığı derin travmaların izlerine rağmen hayatın her alanda yaşanılan yenilik, değişim ve gelişimler topluma yansımıştır. Şehirleşme ve sanayileşmenin hızla ilerlemesi toplumda iz bırakan bir başka etkendir. Toplumun bir parçası olan sanatçılar ise bu yeni ortamda çalışma hayatlarını sürdürdükçe hassas bir duyarlılıkla eserlerinde hissettiklerini yansıtmışlardır. Böylece XX. yüzyılın ilk yarısında birçok sanat akımı ile birlikte etkenliğini yıllarca sürdüren sürrealizm akımı ortaya çıkmıştır. Paris gibi Batı Avrupa'nın sanat merkezlerinde sanatçılar yaratıcılıklarını sınırsızca kullanarak eserler vermişlerdir. Ancak şehirde yaşamalarına rağmen doğadan kopmadıklarını gösterip oluşturdukları eserlerde peyzaj tasvir etmişlerdir. "Resim Sanatında Sürrealizm Akımının Etkisinde Peyzaj" isimli bu çalışmada, sürrealizm akımının oluşum sürecine ve doğa konulu çalışmalar yapmış sanatçıları araştırıp onları etkileyen faktörlere değinilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde sürrealizm akımının çıkış nedenleri, kaynakları ve öncülük etmiş sanatçıları, ilke ve nitelikleri sunulduktan sonra ilerleyen bölümlerde, Sigmund Freud'un rüya ve bilinçaltı kuramından etkilenen sanatçılar ve çalışmalarına bu olguları nasıl yansıttıkları örneklerle açıklanmıştır. Böylece bilinçaltının derinliklerini keşfeden sanatçılardan bazıları, doğadaki nesnelere yönelerek, bunları zihin süzgecinden geçirerek resimlerine nasıl yansıttıkları gösterilmiştir. Ayrıca sürrealist sanatçıların eserlerini araştırılarak inceleyip analiz ettikten sonra sonuç olarak sürrealizm akımı ve manzara arasındaki etkileşimi açıklamıştır. Anahtar Sözcükler: Resim, Sanat, Sürrealizm, Metafizik, Peyzaj

PeyzajResim sanatıSanat akımları+1
Bedriye Erbaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Entropi kavramını yapıbozum sanat yaklaşımı üzerinden incelenmesi

Evrendeki her varlığın bir sonu vardır. Doğa bu düzeni sağlamak için her varlığa bir zaman sınırı vermiştir. Bozulma, çürüme ve yok olma, verilen bu zamanın sınırının son aşamalarıdır. Çürüme, bozulma ve yok oluş varlıkların enerjisinin tükenmesiyle oluşurken bir düzensizlik oluşturur. Termodinamik ise tükenmeyle beraber oluşan düzensizliği belirtmek için entropi kavramını kullanan bilim dalıdır. Entropide bir madde düzensizliğe giderken bir enerji artışı görülür ve bunun ileriye doğru giden bir yönü olduğunu söylenir. Bu artışı belirlerken, sonucunda işe dönüştürülemeyen bir enerji miktarının da olduğunu belirten termodinamik kavramdır. Birinci bölümde, entropi kavramı incelenerek, zaman ilişkisi tartışılmıştır. Entropi termodinamiğin yasalarından biridir. Zamanla beraber ilerleyen entropi artışı her koşulda ileriye akar. Bu bir oluş içerisinde olmaktadır ve bu oluşun sonu bozuluştur. Kapalı ve açık sistemler zamanın oluştuğu süreçte varlığını sürdürür. Düzensizliği artarak bozulur evrendeki varlığı son bulur. Entropi, düzen ve düzensizlik arasındaki artışı ölçen yöntemdir. Düzenden düzensizliğe gidiş süreci entropi kavramı üzerinden incelenmiş olup İkinci bölümde, entropi kavramının yapıbozum olgusuyla bağlantısı ele alınmış ve sanatla bağlantısı irdelenmiştir. Üçüncü bölümde, konu bağlamında farklı sanat akımlarına öncülük eden sanatçılar seçilerek incelenmiştir. Söz konusu sanatçıların ortak yaklaşımları yapıbozum tekniğini kullanmaları olup eserleri entropik açıdan incelenmektedir. Son olarak dördüncü bölümde ise, entropi ve yapıbozum kavramlarının araştırılması üzerine edinen birikimlerden sanatsal araştırma ve uygulamalar yapılmıştır. Bu uygulamalar entropinin içerisinde yer alan düzen, düzensizlik, karşıtlık ve nihai son kavramları üzerinden irdelenip kişisel olarak yorumlanmıştır.

DüzenDüzensizlikEntropi+4
Elif Akca
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Video sanatın görsel disiplinlerle etkileşimi

Endüstri devrimi insanlık tarihini birçok açıdan etkilemiş toplumsal bir olaydır. Toplumsal düzen yeniden belirlenmiş, farklı sınıflar ortaya çıkmış ve teknolojik anlamda gelişmeler meydana gelmiştir. Bu teknolojik gelişmeler arasında topluma ve sanata en çok tesir eden ise kitle iletişim araçları olmuştur. Bu araçların dezenformasyona açık anlatım biçimi kitle kültürünü yaratmış, yeniden üretim imkanı ise sanatçılara kendilerini ifade etmek için farklı yollar arama ihtiyacı hissettirmiştir. Farklı ifade biçimi arayışındaki bazı avangart sanatçılar ise bulundukları dönemin kitle iletişim araçlarını sanatsal bir malzeme olarak değerlendirme çabası içine girmişlerdir. Fotoğraf ve filmin yaşadığı bu farklı geleneksel işlevinin dışındaki değerlendirilme süreci, elektronik görüntü için de geçerli olmuştur. Elektronik görüntü, kendisini var eden televizyonun toplum üzerindeki etkisine karşı sanat ortamına dahil edilmiştir. Bu eylemi gerçekleştiren öncü sanatçılar bir nevi çözümü, problemin kendisinden sağlamışlardır. Birinci bölümde videonun keşfini hazırlayan toplumsal ve teknolojik gelişmeler incelenmiş, videonun fiziksel ve teknik özelliklerinden bahsedilmiş ve sanatsal ortamına dahil olma süreci değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise video sanatının temelini oluşturan Fütürizm, Konstrüktivizm, Dada, Pop Art, Kavramsal Sanat ve Fluxus sanat akımları incelenerek, tarihsel süreç içeresinde sanat malzemesinin değişimi gözlenmiştir. Üçüncü bölümde ise resim, heykel, enstalasyon, fotoğraf ve film gibi sanat disiplinleri estetik ve teknik açıdan video ile karşılaştırılmış benzerlik ve farklılıklarından bahsedilmiştir.

Görsel sanatlarSanat akımlarıVideo+1
Mesut Batuhan Çankır
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Konstrüktivizm sanat akımının 21. yüzyıl grafik tasarımına yansımaları: Afiş örneklerinin incelenmesi

Bu tezin temel amacı, Kübizm ve Fütürizmin etkileri ile Süprematizmin bir sentezi olarak Rusya'da karşımıza çıkan konstrüktivizmin, yerini toplumsal gerçekçilik hareketine bırakana kadar geçen sürede ortaya koydukları tasarım anlayışını, afiş tasarımına olan etkilerini ve katkılarını ortaya koymaktır. Savaşın ardından birçok Avrupa ülkesinde sanatsal anlamda bir arayış içine girilmiş; Almanya'da Bauhaus, Hollanda'da De Stijl, Rusya'da ise konstrüktivizm ortaya çıkmaya başlamıştır. Rusya'da doğup, gelişen ve Avrupa ülkelerinde oldukça ses getiren bir sanat hareketi olan konstrüktivizm, 1940'lı yıllarda etkisini yavaş yavaş kaybetmeye başlasa da birçok sanat akımı için ufuk açıcı olan bir tasarım anlayışı geliştirmiştir. Bu tezde ilk olarak, modern sanat akımlarından Empresyonizm, Art Nouveau, Kübizm, Fütürizm, Konstrüktivizm, Dadaizm, De Stijl, Bauhaus, Sürrealizm, Op-Art, Pop-Art, Minimalizm ve Süprematizm hakkında genel bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Art Nouveau, Fütürizm, Konstrüktivizm ve Bauhaus modern sanat akımlarının grafik tasarımın oluşum ve gelişim sürecine etkileri incelenmiştir. Dördüncü bölümde konstrüktivizmin doğuşu, gelişimi ve genel ilkeleri hakkında detaylı bilgi verilmiş, beşinci bölümde ise konstrüktivizmin grafik tasarım alanında, dergi, kitap ve ilan çalışmalarına yansımaları incelenmiştir. Son olarak, bu akımın afiş tasarımına yansımaları ve günümüze etkileri hakkında karşılaştırmalar sunulmuştur.

21. yüzyılAfişlerGrafik tasarımı+3
Arzu Mantar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Maximalism and fashion

Maksimalizm sanat akımı, minimalizme tepki olarak 1980 yılında ortaya çıkmış bir sanat ve fikir akımıdır. Bu akımda, yalınlıktan uzaklaşılarak, yoğun, abartı ve karmaşıklığa yönelim olmuştur. Maksimalizm, seramik, resim, giyim modası, heykel, edebiyat, aksesuar modası, müzik gibi alanları etkisi altına almıştır. Araştırmada; akımın, giyim modası, aksesuar modası ve sanattaki yerinin yanı sıra, klasik sanat ve çağdaş sanat akımları, akımlarda yer alan dönem sanatçılarının ifade biçimleri ve sanatçıların yapıtlarından etkilenme durumu ile tasarım öğelerinden ölçü-oran, doku, aralık ve renk etkileri incelenmiştir. Ayrıca maksimalist eğilimde giysi, aksesuar tasarımı yapan moda tasarımcılarına ve tasarım örneklerine yer verilmiştir. Araştırma, uygulamaya yönelik hazırlanmıştır. Bu çerçevede, akımın "less is bore" felsefesi ve günümüz moda trendleri harmanlanarak, üç ayrı parçadan oluşan elbise tasarlanmıştır. Bu tasarımlardan bir tanesi seçilerek uygulamaya geçilmiştir. Araştırmada moda tasarımcıları ve markaların klasik sanat, çağdaş sanat akımlarından, akımlarda yer alan sanatçıların ifade biçimlerinden, sanatçıların yapıtlarından ve akımının özelliklerinden etkilendiği, aksesuar tasarımında, ölçü-oran arttırılarak abartıya gidildiği, giysi tasarımında ise, renklerin, karmaşık, yoğun doku ve fazla aralık olmayan desenler ile harmanlandığı sonucuna varılmıştır. Günümüzde de akım, giyim ve aksesuar tasarımında olduğu gibi, birçok alanda da etkisini sürdürmeye devam ettiği görülerek, ulaşılan sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Maksimalizm, moda tasarımcıları, sanatçılar.

MaksimalizmModaModa tasarımı+3
Gökçe Alkanoğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanat akımlarının grafik tasarımı üzerindeki etkileri

Dünya'da teknolojinin gelişmesiyle beraber tasarım olgusunda hız kazanan Grafik Tasarımı, çağdaş sanatın yarattığı egemen sanat anlayışını benimseyip ortaya koyduğu ürün ve tasarımlar da ilham verici bir farklılık ortaya koymuştur. Bu nedenle bir sanatçı ve onun eseri, bir ulusun simgesi ve kültürü haline gelmektedir. 20. yüzyıl sonrası modernizm olarak adlandırdığımız dönem tasarım ve sanatçı olgusunu daha da ön plana çıkarmaktadır. 20. yüzyıl sonrası ortaya çıkan sanat akımları, bir önceki sanata tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu da toplum-kültür kavramlarını doğrudan ya da dolaylı yoldan etkilediğini göstermiştir. Bu tez, Çağdaş Sanat olarak adlandırdığımız 20. yüzyıl da egemenlik gösteren sanatların, günümüz de Grafik Tasarımcıları ve onların ortaya koyduğu eserler üzerindeki etkisini inceleyecektir.

Grafik tasarımıModern sanatModern sanat akımları+3
Damla Keskin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat akımlarında portrenin yeri

Sanatın başlangıcı ilkel dönemlerdeki mağara duvarlarına yapılan çeşitli şekillere dayandırılmaktadır. Birçok sebebe dayanarak oluşturulmuş bu şekiller insanoğlunun hayatta bıraktığı ilk "iz"lerdir. Sanat tarihçileri ve sanat uzmanlarınca değerlendirilen biçimler, zamanla belli bir akım ve döneme dahil edilmiştir. Çağdan çağa, insandan insana değişen hayatı yorumlayış biçimi çeşitli unsurlarla ele alınmıştır. Hiçbir sanatçı belli bir döneme dahil olmak için veya belli bir akım yaratmak için sanatını icra etmemiştir. Portreler, sanat tarihini en iyi açıklayan görgü tanıkları olmuştur. Sanatçılar kendi portrelerini veya başkalarına ait yüzleri tasvir ederken yaşanan dönemin özelliklerini yansıtmışlardır. Tezimde, geçmişten günümüze değin ortaya konan portre çalışmaları, kronolojik sıralama ile sanat akımlarına göre yorumlanmış ve aradaki farklar nedenleriyle açıklanmıştır. Dönemlerin sanatsal anlayışı, kültürü, hayata bakış açısı, ruhsal betimlemeleri portreler sayesinde anlatılmıştır. Tezin ilk bölümünde problem durumu özetlenmiş, araştırmanın amacı ve önemi belirtilmiştir. Bu bölümde tezin sınırlılıkları, varsayımlar ve tezde geçen tanımlar açıklanmıştır. İkinci bölümde araştırma konusuna giriş yapılmış, sanat akımlarının oluşma süreci ve sanatta portrenin yeriyle ilgili açıklamalarda bulunulmuştur. İlkel çağlardan Rönesans dönemine kadar sanatın gelişim süreci, sanat tarihi açısından ele alınmıştır. İnsanların yaşam biçiminden, kültüründen ve inancından hareketle ortaya koymuş oldukları sanatsal anlayış değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda sanatçıların portreleri nasıl ve hangi amaçla yaptıkları örneklerle incelenmiştir. Aynı bölümde, Rönesans döneminin getirdiği yeni bakış açısının sanata olan etkisi, sanatçıların eserleriyle açıklanmıştır. İnsanların özgür düşünebildiği ve birçok bilimsel gelişmelerin yaşandığı dönemde farklı üsluplara rastlanmaktadır. Çeşitli sanat anlayışlarının doğduğu yüzyıllarda sanatçılar duygu ve düşüncelerini üsluplarına yansıtmıştır. Yüzyıllar içerisinde yapılan sanat eserleri birbiriyle karşılaştırılmış; yapılma nedenleri ve sanatçıların düşünce biçimleri açıklanmıştır. 19. yüzyılın Sanayi Devrimi'nde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte sanatçıların yeni keşifler yaptığı görülür. Modern girişimler ve hayata karşı geliştirilen birçok bakış açısının oluşması sanatı da etkilemiştir. Çağdaş düşüncenin meydana getirdiği sanatsal anlayışlar, yaratıcılarının yapıtlarıyla bu bölümde açıklanmıştır. Dünya Savaşları'nın insan psikolojisi ve yaşam şartları üzerindeki olumsuz etkilerinin sanata yansımaları üzerinde durulmuştur. Sanatın yeniden kendini bulması ve sanatçıların kendilerine olan güvenlerinin gelmesi onları farklı arayışlara itmiştir. Yeni Dünya'nın yeni yaklaşımı kendini birçok sanat dalında gösterecek ve portrelere yansıyacaktır. Üçüncü bölümde, tezin konusunu oluşturan "portre"nin tanımı yapılmış, teknik açıdan ele alınmıştır. Öz-portreler sanatçıların konuya bakış açıları doğrultusunda değerlendirilmiştir. Portre çalışmalarında ışık, renk, kadraj, arka plan araçları sanatçıların örnek çalışmalarıyla incelenmiştir. Sanat tarihi boyunca resim, heykel, fotoğraf ve edebiyatta portrenin nasıl değerlendirildiği açıklanmıştır. Portresi yapılan model ile sanatçının etkileşimi, sanat eseri üzerinde büyük rol oynamıştır. Portre sanatında kişiliğin yansıtılmasının önemi üzerinde durulmuş, çeşitli değerlendirmeler yapılmıştır. Dördüncü ve beşinci bölümde "yöntem" ve "sonuç"lar açıklanmış, konunun özeti yapılmıştır. Araştırmanın literatüre katkısı ve geleceğe yönelik araştırma alanları üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sanat Akımları, Üslup, Portre, Öz-portre (Oto-portre), Portre Ressamlığı, Portre Fotoğrafçılığı, Edebiyatta Portre

EdebiyatFotoğraf sanatıHeykel+4
Müberra Bülbül
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Moda akımlarının, giysi koleksiyonu oluşum sürecine etkisinin araştırılması

Bu tez çalışmasında modanın sürekli değişen yapısının yanı sıra, moda olgusu ve moda döngüsü, insanların süslenme ve beğenilme duygusu, diğer insanlardan farklı görünme isteği, toplumsal yaşamda statü farklılıklarını etkileyen sosyal, kültürel ekonomik etkileşimler; kısaca insanlığın tüm yaşam evrelerinde, etkisini gösteren, moda olgusu incelenmiş ve moda eğilimlerinin nasıl ortaya çıktığı açıklanmıştır. "Moda Akımlarının Giysi Koleksiyon Oluşum Sürecine Etkisinin Araştırılması" başlıklı tez çalışmasının ikinci bölümünde, 19. Yüzyıl ve günümüz moda akımlarına yer verilerek, tarihsel süreçteki değişimleri ve toplumsal etkileri, literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, günümüz yaşamına önemli ölçüde yön veren moda eğilimleri, giyim endüstrisinde giysi koleksiyon hazırlama süreci, tasarım süreci ve aşamaları, moda akımlarının günümüze yansımaları dikkate alınarak irdelenmiştir. Son olarak, giysi koleksiyon hazırlama süreci, üretim, maliyet, satın alma ve koleksiyon sunumu örneklerle anlatılarak, konuyla ilgili incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın genel amacı, moda sektöründe yer almak isteyenler için yardımcı bir yazın oluşturmaktır. Anahtar Kelimeler Moda Olgusu, Moda Trendleri, Giysi Koleksiyonu, Tasarım Süreci.

GiyimGiysi tasarımıGiysiler+6
Nuray Mehrali
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

1980-2014 yıllarında modaya yön veren etkenler

Moda değişik anlamlar taşıyan yıllardan bugüne bilinen bir sözcüktür. Değişime direnemeyen disiplinler içinde en fazla değişim ve gelişme gösteren akımdır. Bugün hayranlık duyulan moda yarın eskimiş, yıpranmış ve unutulmuş olabilir. Moda, kendi içinde kendi sürümleri ile birbirlerini yok eden tek disiplin ve sonu gelmeyen bir süreçtir. Moda kelimesinin, yıllar içindeki gelişimine bakıldığında ilk olarak terziler, tasarımcılar ve modacıların birbirini takip ettiği görülür. Bu zaman diliminde moda anlayışı; tarih, sosyoloji, ekonomik fayda ve zararların incelenerek yorumlanmasını gerektirmektedir. Modayı oluşturan elemanları etkileyen birçok disiplin bulunmaktadır. Bunun başında sanat ve sanat akımları gelmektedir. Tarihsel süreç içerisinde sanatçılar, eserlerinde giyim kuşam ve modayı işlemiştirler. Bu eserler yüzyıllar sonrasına ışık tutmaktadır. Popüler kültürün 1980'li yıllarda yerleşmesi ve tüketim çılgınlılığının yayılması ile modanın çalışma alanı dünya çapında gelişme göstermiştir. Terzilerin artık can çekiştiği bir ortamda hazır giyim endüstrisi ivme kazanmıştır. Yetenekli moda tasarımcıları, Milano, Newyork, Paris ve İtalya'daki ünlü markalar tarafından transfer edilmişlerdir. Ünlü markalar ve modacılar, modanın gelişimini takip ederek, minimalist ya da modernist yaklaşımla tasarımları ile modaya yön vermişlerdir. Moda sosyal öğrenme yöntemi ile taklit edilmiştir. Ünlüler, sporcular ve 1990'lı yıllarda fenomen kelimesinin yaygınlaşması toplumların dikkatini çekmiştir. Yaşam tarzı ile taklit edilen fenomenler çoğalmış, giydikleri, modaya yön vermiştir. Moda 1990'lardan sonra kendini kesin hatlı çizgilerden kurtararak daha özgün ve farklı çizgilerde yolculuğuna başlamıştır. Geçmişin modası ile geleceğin tasarımları birleştirerek yeni tasarımlar oluşmuştur. 2000'li yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde, teknoloji kullanımının yaygınlığı ile tüm gelişmeler takip edilmiş kopyalama ve taklit etme oldukça yaygınlaşmıştır. 2010 yılından sonra, piyasalarda orijinal patentli ürünlerin yanı sıra kopyaları da üretilmiş, moda ile ilgili bilgisayar yazılımları, akıllı iletişim kanallarının yazılım programları gelişmiştir. Uluslar arası bir pazar gelişmiştir. İyi olan kazanmaya başlamış, sokak modası gelişmiştir. Artık moda için sezonlar arasındaki süre kısalmış, aynı moda sezonu içinde başka sezon tasarımları da yer almaya başlamıştır. İnsanlar kendine yakışanı ve yaşadığı zaman diliminin ihtiyaçlarını esas alan en sağlıklı ve rahat giyimi tercih etmeye başlamışlardır. Moda sektörüne ilgi artmış, teknoloji ile ülkeler arasındaki giyim kuşam modaya dayalı farklılıkları yok olmaya başlamıştır. Bu farklılaşma bugün İran, Dubai ve Türkiye'de yaşayan insanların, çok benzer kıyafetleri tercih ettiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Moda, Yıllar, Yön, Etken

GiyimGiyim sektörüGiysi tasarımı+7
Melek Çim
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Op-art'ın grafik tasarım üzerindeki etkisi

Işığın etkisi, yıllar yılı insanların merak noktası olmuştur. Oluşumu ile igili bir çok bilimsel araştırmalar yapılmıştır. 17.yy'da, ışık ve renk arasındaki ilişkinin Sir İsaac Newton'un prizma deneyi ile birlikte bulduğu renk tayfı yıllar boyu bilim dünyasında kabul görmüştür. Op-Art'ın temel görsel öğelerden biri olan ışık ve rengin, birbirleri arasında geçiş oluşturarak ortaya çıkardığı Optik İllüzyonlar görsel yanılgıları oluşturmuştur. Negatif ve pozitif etkiye sahip olan ve gözün daha baskın olduğu durumlara esas konuya hakim olamayışı, Op-Art sanat akımının 1960'lardaki başlangıcını hedeflemektedir. Bununla birlikte grafik tasarım üzerideki genel etkisi kullanım alanlarını çoğaltmış ve teknolojinin hızla gelişmesi sonucu birçok yerde kullanılmaya başlamasını sağlamıştır. Kitap kapaklarında, dergilerde, üç boyutlu dijital çalışmalarda (mimari, kabartma, halı dokuma) modern mimarlıkta, logolarda bilgisayar ortamında çizilmiş ürün reklamlarında yani kullanımı geniş alanlara yayılmış bir etkisi vardır.

Grafik tasarımıGrafiklerIşık+4
Aslı Temizel
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Minimalist sanat akımının geçmişten günümüze moda tasarımına yansıması

Minimalizm, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır. 1960'lı yıllarda soyut dışavurumculuk akımına bir tepki olarak doğmuştur. 1910'lu yıllarda Kazimir Malevich beyaz zemin üstüne siyah bir kareden oluşan "Siyah Kare Sıfır Biçim" adlı resmi daha sonra minimalist sanatçılar tarafından temel alınmıştır. Akım öncelikle kendini heykel ve resim alanında geliştirmiştir, devamında moda tasarımını da içeren bir sürece dönüşmüştür. Sadelik ve nesnelliği öne çıkaran olgusuyla Minimalizm sanat ve tasarımı geçmişte olduğu gibi günümüzde de etkilemeyi sürdürmektedir. Minimalist sanat akımının geçmişten günümüze modaya yansımasını inceleyen bu tez çalışması, minimalizmin 20. yüzyıl başlangıcından itibaren bir tavır olarak ortaya çıkmasını ve bu tavrın moda dünyasını nasıl şekillendirdiğini konu edinmektedir. Çalışmanın temel hedefi minimalizmin sanat ve moda arasında kurduğu ilişkiyi ve iki noktanın birbirini nasıl etkilediğini göstermektedir. Sadelik üstünde duran minimalist akımın, çeşitli toplumsal sebeplerden dolayı modaya yansıması ve modanın minimalizmi etkileyiş biçimi olarak kullanması incelenirken, ünlü marka ve modacıların belli dönemlerde minimalizmi nasıl işlediği; minimalizmin kariyerlerine etkisi ve dünya görüşlerini nasıl şekillendirdiği gösterilmiştir. Minimalizmin tarihsel süreçte sanat ve moda arasında kurduğu bağlantıların gösterdiği çalışma, 1960'lı yılların öncü sanatçıları Kazimir Malevich, Carl Andre, Sol LeWitt, Robert Morris, Donald Judd, Dan Flavin, öncü modacıları Coco Gabrielle Chanel, Andre Courreges, Cristobal Balenciaga, Rei Kawakubo, Yves Saint Laurent, Pierre Cardin, Calvin Klein, Yohji Yamamoto iken 1990 sonrası modacılar Yi Fang Wan, Jil Sander, Michael Kors, Giorgio Armani ve Zoran Dobric'dır. Çalışma bölümlere ayrılmış ve dönemlerine uygunluk açısından sıralanmıştır.

Giyim endüstrisiMinimalizmModa+2
Özlem Asil
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Çağdaş sanat yöneylemlerinde yeni kültürel ekolojiler

Kültür sosyolojisi, benzerliklerin ve farklılıkların birlikte dinamik kıldığı yerel, ulusal ve küresel yaklaşımları belli işlem sahalarında yeniden yorumlamak amacındadır. Sanat, bu işlem sahalarının başında gelmektedir. Sanatın hem kültürel antropoloji, hem kültürel psikoloji hem de kültürel ekoloji ile doğal işbirliği söz konusudur. Bugün yeni kültürel ekolojilerden bahsedebiliyoruz. Medya, teknoloji, internet, kent yaşamları, kamusal eylem alanları, popüler kültür yönelimleri ve nihayetinde kitle kültürü hakimiyeti, yeni kültürel ekolojiler için birkaç örnektir. Kültürün çoklu nitelikleri kadar çoklu kültür teşkilleri ile temas halinde olduğumuzda sanat, özellikle kültürün sol tarafına yerleştirilen kavramlar tarafından tesir altına alınabilmektedir. "Çağdaş Sanat Yöneylemlerinde Yeni Kültürel ekolojiler" isimli bu çalışma, kültürel genetik ve sanatsal pratikler ilişkisinde kültürel üretim süreçleri, normatif inanç, tutum, davranış ve tasavvurların kalıtsal ve geleneksel konformizmi ile çağdaş dünyanın günlük yaşama monte ettiği gereksemelere göre kültürel standart ve sistem yaratımını karşılaştırarak, kültürel genetiğin kavramsal ve toplumsal bağlamını yeniden ele almak amacını sergilemektedir. Yeni kültürel üretim süreçleri, sanatsal üretimlerin kültürel üretimler ile kapsam ilişkisine potansiyeller ve ideolojilerin epistemolojik gerektirmesi olarak bir dönüşüm yaşamaktadır. Dolayısıyla kültürel genetiğin geleneksel, beşeri, sosyal, inançsal ve eğitsel anlamı ile yeni kapsamları arasındaki farkı betimleme olasılığı ilgi alanımızı oluşturmuştur. Anahtar Sözcükler: Sanat, Sanatta Çağdaşlık, Çağdaş Sanat, Kültür, Kültürel Üretim, Kültürel Tüketim, Kültür Endüstrisi, Ekoloji, Yeni Kültürel Ekolojiler, Konformizm, Estetik.

EstetikKültür sosyolojisiKültürel ekoloji+5
Sedat Özer
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pop art akımının tekstil ve günümüz modasına etkisi: Ev tekstili örneği

Sanat dallarındaki değişiklikler her dönem modayı bir yönüyle etkilemiş, sanatçılar ve tasarımcılar yeni yöntemler geliştirerek endüstri toplumuna adapte olmuşlardır. Tüketici pazarlaması ve popüler kültür imajından ilham alan Pop Art akımı da, başından beri moda dünyasıyla bağlantı kurmayı hedeflemiş ve ortaya çıktığı yıllardan günümüze kadar tekstil modası üzerinde fazlasıyla etkili olmuştur. Bu çalışmanın amacı, 1960'lı yıllarda ortaya çıkan Pop Art akımını incelemek; bu akımın amacı, içeriği ve etkisi üzerinde durularak, tekstil tasarımı ile kurduğu ilişkiyi araştırmaktır. Bu kapsamda, çalışmada öncelikle Pop Art akımı incelenerek akımın sanatçılarından bahsedilmiş, kısaca tekstil ve moda tarihine değinilerek moda ve sanat ilişkisi incelenmiştir. Devamında Pop Art'ın tekstil modasına yansımaları araştırılmış, çıkış noktasından günümüze kadar tekstil modası üzerinde etkisinin ne kadar devam ettiği ve nasıl geliştiği incelenerek, Pop Art akımının etkisindeki tasarımcı ve markaların koleksiyonları, tasarım, renk, detay, baskı ve desen unsurları doğrultusunda değerlendirilmiştir. Son olarak, bu değerlendirmeler ve araştırmalar doğrultusunda ev tekstili alanı detaylandırılmış ve bu kategoride örnek tasarımlarda sunulmuştur. Araştırma sürecinde çeşitli görsel ve yazılı kaynaklardan faydalanılmış, konu ile ilgili kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır.

Ev tekstiliGiysi tasarımıModa+4
Özlem Topaçoğlu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ulusal ve uluslararası çerçevede eğitimli ve alaylı moda tasarımcılarını etkileyen çağdaş sanat akımları üzerine bir araştırma

Giyinmek, insanın en temel ihtiyaçlarının başında yer alır. Örtünme ihtiyacının dışında zamanla gelişen moda anlayışı ile kişinin farklı görünme, öznel olma isteklerinden doğan giyinme arzusunu karşılamak adına, moda tasarımcılarının farklı prensiplerden etkilendiği dallardan biri de sanattır. Moda tasarımcısı yarattığı eşsiz ve benzersiz tasarımı ile aynı zamanda sanatçı olarak görülmektedir. Sanat akımları çıktığı dönemlerde ve sonrasında birçok moda tasarımcısına ilham olmuştur. Bu araştırmada giysiyi bir sanat eseri niteliğinde ele alan moda tasarımcıları ve eserleri incelenmiştir. Araştırma, çağdaş sanat akımları ile sınırlandırılmıştır. Çağdaş sanat akımları ile modanın ilişkisine değinilmiştir. Çağdaş sanat akımları ile tasarımlarını sergileyen moda tasarımcılarına, moda tasarımcılarının eğitimleri ve eserlerine yer verilmiştir.

ModaModa tasarımıModa tasarımı eğitimi+6
Zeynep Ülkü Akgün
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bauhaus akımının grafik tasarımına etkisi

Bu çalışmada Bauhaus düşüncesinin ve eğitim modelinin grafik tasarımı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın amacı ise, endüstrileşmenin gereksinimleri ve ülkelerin kendine özgü gerek ekonomik gerekse toplumsal yapısı üzerinde kurulan Bauhaus sisteminin grafik tasarımı üzerindeki etkilerinin irdelenmesi olarak belirlenmiştir. Bu amaç kapsamında çalışmada öncelikle Bauhaus okulunun tarihsel gelişimi, Bauhaus ile ve amaçları, manifestosu, okulun dönemleri, atölyeleri ve son olarak da sanatçıları incelenmiştir. Daha sonrasında çalışmada grafik tasarım kavramı, tarihsel süreci ve gelişimi ve çeşitli modern sanat akımlarına yer verilmiştir. Araştırma sonucunda Bauhaus okullarının örnek alınması sonucunda kurulan akademilerden mezun olan öğrencilerin sanayi sektörü açısından faydalı oldukları, el sanatları ve moda tasarımı alanlarında önemli başarılar elde ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.

BauhausBauhaus EkolüEl sanatları+4
Berke Sülkü
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Wassily Kandinsky'nin sanat tanımı

Wassily Kandinsky'nin Sanat Tanımı bu tezin özünü oluşturmaktadır. Sanatçının yaşamından kesitler, yapıtları ile yaşadığı dönemin kültürel, sosyal ve siyasal çerçevesi içinde değerlendirilmesi, sanat kuramına bakışı, yapıtlarından ve yazılarından yola çıkarak sanatı tematik, spiritüel, soyut ve renk olarak tanımlama şekli incelenecektir. Modern sanatın gelişmesinde üstlendiği öncü rolün daha net kavranması sağlanmaya çalışılarak, ortaya konan veriler ışığında, Kandinsky'nin kuramsal yazı ve yapıtlarında sanatı nasıl tanımladığının aydınlığa kavuşması amaçlanmaktadır

Kandinsky, VassilySanatSanat akımları+4
İznur Bayramin
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İtalya'da 1960'lardaki Arte Povera Hareketi ve çağdaş Türk sanatına yansıması

?İtalya'da 1960'lardaki Arte Povera Hareketi ve Çağdaş Türk Sanatına Yansıması? adlı çalışma İtalya'da bir hareket olarak ortaya çıkan neo-avangard, Fransisken estetiğini yoğun bir şekilde kullanan ve Fransisken ahlakına göre yüceltilen fakirlik terimi doğrultusunda ?yoksul malzemeler? kullanarak uluslararası önem kazanmış bir gruptur. Bu hareketin Türkiye'ye doğrudan yansıması ancak 1987 yılında yapılan İstanbul Bienali'nde olsa da 1968 öğrenci hareketleri ile dünyayı etkileyen birçok kavram Türkiye'ye de ulaşmış ve sanatçıları etkilemiştir. Türkiyeli sanatçıların bireysel çalışmaları sırasında yöneldikleri yoksul malzemeler ile birleştiğinde Arte Povera'nın Türkiye'deki sanatçılar ile değişik şekillerde paralellikleri ortaya çıkmıştır.Bu konuyu ortaya çıkarmak üzere İkinci bölümde İtalyan sanatının Rönesans'tan itibaren günümüze kadarki tarihsel sürecinde Arte Povera'nın kökenleri araştırılmıştır. Geçmişe gittikçe belirginleşen en derin kök Fransisken Estetiği'dir. Üçüncü bölümde ise Arte Povera'nın ortaya çıktığı dönemdeki sanat akımları bu hareketi daha iyi kavramak için ele alınmıştır. Dördüncü Bölüm ise Arte Povera Hareketi ile Fransisken estetiği bağlantı ele alınmıştır. Arte Povera'nın tarihsel süreci, teorik temelleri ve 1960'lı yıllarda hareketi oluşturan İtalyan sanatçıların biyografileri ve eserlerine yer verilmiştir. Beşinci bölüm hareketin Türkiye'ye yansımalarını ele almaktadır.Sonuç olarak bu çalışmanın amacı hareketin Arte Povera'ya paralel kavramlar ya da plastik değerleri kullanan Türk sanatçıları belirlemek, uluslararası üne kavuşan İtalyan sanatçılar ile yakın dönemde ve farklı coğrafyalarda yaptıkları sanatsal üretimin önemini vurgulamaktır. Bu çalışmanın değerlendirme bölümünde ise İtalyan Arte Povera sanatçılarının eserleri ile Türkiye'de Arte Povera hareketinden etkilendiği tespit edilmiş sanatçıların eserleri karşılaştırılmıştır.

Arte PoveraFransiskenModern sanat+6
Gizem Tatlıcı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Anish Kapoor'un mekan ve malzeme anlayışı

Postmodern dönemin önemli heykeltıraşlarından biri olan Anish Kapoor üzerine hazırlanan bu çalışma sanatçının mekan ve malzeme anlayışını incelemektedir. Bu çalışmayı oluştururken sanatçının yapıtlarını anlayabilmek için daha önceki dönemler ve sanat akımlarının incelenmesi sonunda sanatçıyı değerlendirmek daha doğru olur. Bu nedenle çalışmanın ikinci bölümü postmodern öncesi sanat anlayışını ve heykelin gelişimini anlamaya yönelik bir araştırmadır. Romantik dönemin felsefesi ve modern dönemin sanat anlayışı ve akımları bu bölümde irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde sanatçının içinde bulunduğu postmodern dönemdeki akımların anlatımı ve sanatçı ile paralelikler gösterebilecek seçilmiş eserler değerlendirilmiştir. Dördüncü bölüm de sanatçının mekan ve malzeme anlayışını daha iyi anlayabilmek için mekan ve malzemenin tanımı, heykel sanatının tarihsel gelişim sürecinde mekan ve malzemeyi nasıl değerlendirdiği detaylı olarak anlatılmıştır. Beşinci bölümde ise Anish kapoor'un yaşamı, sanatının tarihsel gelişimi ve felsefesinin aktarımıdır. Altıncı bölüm sanatçının mekan ve malzeme anlayışının genel değerlendirilmesinden sonra eserleri doğrultusunda irdelenmesidir.Sonuç olarak bu çalışmanın amaçı, Hint asıllı İngiliz sanatçının, doğduğu ve yetiştiği coğrafyanın, aldığı eğitimin ve yaşadığı ortamdaki sosyo-kültürel yapının eserlerinde gerek mekanı kullanımı, gerekse malzeme seçimi ve dillendirmesi bakımından kendi kültürel belleğindeki etkileri ve eserlerine yansımasının irdelenmesidir.

HeykelHeykel sanatıKapoor, Anish+7
Pelin Kilimci
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

1980'den günümüze sanatta postmodern yönelimler ve çağdaş Türk sanatına etkileri

1980'li yıllar postmodernizmin yoğun bir şekilde irdelendiği yıllardır. Aynı dönem gerek sanatçılar gerekse teorisyenler modernitenin krizinde hem fikirdir. Kriz ortamında gelişen postmodernizmi ve postmodern sanat kuramlarını araştırmak bugünün sanatını anlamak açısından oldukça önemlidir. Postmodernizmin mihenk noktalarını işaret edebilmek temelde çok çeşitli referansların bir araya getirilmesi ve bunlar arasında düşünsel bir bağlamın kurulabilmesini gerektirir. Böyle bir yaklaşımla geliştirilen bu tezin ilk amacı 1980'li yıllardan itibaren sanata damgasını vurmuş düşün insanlarının fikirleriyle birlikte gelişen yeni sanat anlayışlarına eğilmektir. İkinci amacı ise Dünya'da yaşanan sanatsal değişimle birlikte Türkiye'deki sanatsal değişimlere bakabilme olanağı sağlamaktır.

1980 sonrasıModern sanatModern sanat akımları+4
Özlem Ekin Teker
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz sanatındaki yeni portre yaklaşımları: Yüz ve maske

Bu tezin temel amacı, değişim ve dönüşüm unsuru olan maskenin ilkel toplumlardan gnümüze kadar olan kullanımı, kullanım alanları, günümüz sanatına olan etkilerini örnekleriyle ortaya koymaktır. Bu tezde öncelikli olarak genel maske kavramından, ortaya çıkış nedenlerinden ve psikolojik temellerinden bahsedilmiştir. Daha sonraki bölümlerde ise maskenin eski ve Uzakdoğu kültürlerindeki yeri, işlevi ve önemi incelenmiştir. Daha sonra ise bu kültürlerin günümüzdeki yansımaları aktarılmıştır. Son olarak maskenin günümüz sanatındaki etkileşimleri ve yorumu sanatçı örnekleriyle ele alınmıştır.

EtkileşimMaskelerModern sanat+7
Bulut Bağatur
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl batı resim sanatında geometrik biçimlendirmeler

Bu tez, genel bağlamda geometri biçim dilini kullanan akımların, hangi felsefe ve metafizik düşüncelerden nasıl etkilendiklerini açıklar. Bu etkilerin yapıtlara nasıl yansıdığı, sanatçıların ve düşünürlerin kuramsal metinleri ışığında değerlendirilmektedir. Bu araştırma, 20. yüzyıl Batı resim sanatında geometrik biçimlendirmeler ile ilgili bilgilere kaynak olması için yapılan çalışmadır. Bu tezin temel amacı, konu başlığı "20.Yüzyıl Batı Resim Sanatında Geometrik Biçimlendirmeler" olan, geometrik biçim dili kullanan akımların, kuramsal ve mekânsal dilini araştırıp ortaya koymaktır. Anahtar Kelimeler : Geometri, Kübizm, Suprematizm, De Stijl, Bauhaus, Konstrüktivizm, Minimalizm

Batı resim sanatıGeometriGeometrik biçimler+2
Arzu Tecer
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Hegel'den Derrida'ya sanatın sonu olgusu

Bu çalışma, Sonlar Meselesinin temelindeki en önemli etken olan tarih anlayışının değişimini, Tarihin Sonu nitelemesiyle Derrida'nın yeni tarih anlayışı üzerinden aktararak, günümüz düşünürlerine meseleyle ilgili yolu açan Hegel'in Mutlak Tini ve Nietzsche'nin 'Üst İnsan'ını dile getirerek başlıyor. Toplumsal alandaki tüm değişimi, Daniel Bell'in İdeolojilerin Sonu anlatımına ve Fukuyama'nın en ideal rejimi ilan edişine değinerek ve Slavoj Zizek'in evrenin sonunu sorgulayışını dile getirerek devam ediyor. Soncu argümanlar ekseninde, dönemin sanattaki yansımalarını 'Sanatın Sonu' adı altında ele alırken, yapısalcıların kurduğu sistematik dizgeyi söküme uğratma çabalarını; Walter Benjamin'in sanat yapıtındaki aura kaybını dile getirişiyle başlatıyor. Ranciere'in 'Temsiliyetten Kopuş'la gelen yeni estetik kaygılarla ilgili düşüncelerini, Roland Barthes'ın sanat yapıtından egemenliğini çeken sanatçısını, Baudrillard'ın gerçekliğin kayboluşunu, simülasyon dünyasını ve 'Sanat Komplosu' tanımlarını, Kuspit'in 'Sanatın Sonu'nu ilan edişini ve son olarak da Arthur Danto'nun 'Sanatın Sonundan Sonra' olarak ifade ettiği gelinen noktada, sanatın ne'liği sorunsalını ele alışını ortaya koyarak meseleyi irdeliyor.

Derrida, JacquesEstetikHegel, Georg Wilhelm Friedrich+3
Esen Öztaş
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yeni ekspresyonist resimde beden imgesi

20. yy.da üç farklı zaman diliminde; Ekspresyonizm, Soyut Ekspresyonizm, Yeni Ekspresyonizm biçiminde ortaya çıkan, İfadecilik olarak da anılan, Ekspresyonizm akımı, sanatçı merkezli bir anlatımın düşünsel bir eğilimi olarak görülmüştür. Yaygın olduğu yüzyıla bir başkaldırı niteliğinde yansıyan bu anlayış, 1900'lü yılların başlarında Almanya'da ortaya çıkmıştır. Ekspresyonizm, özellikle savaş sonrası dönemde sanatçıların iç dünyasındaki birikimlerini, duygularını ve acılarını yansıttıkları bir anlatım dilini sunmuştur. Gerçekçi bir resimsel tavrın nesnenin ruhunu yeterince yakalayamadığını savunan dönemin sanatçıları, bu zaman diliminde nesnelerin ruhuna inip, biçimi bozarak, renkçi bir tavırda çalışmalar ortaya çıkarmışlardır. 1980'lerde Yeni Ekspresyonizm adı altında kendini tekrar var eden bu anlayış; 1960-1980 arası yıllarda kavramsal temelli, sanatın boyadan uzak kalışı ile yaşanan sürece karşı resmin tekrar doğuşunu sağlamış ve boyaya, tuvale, renge duyulan özlemi geri getirmiştir. Bu Postmodern yaklaşımla resmin içine farklı disiplinlerde birçok tekniğin katıldığı geniş bir çerçevede figüratif ağırlıklı işler elde edilmiştir. Eşzamanlı olarak Türkiye'de de kendini gösteren Yeni Ekspresyonizm, günümüze kadar gelen süreçte farklı anlatımlarla kendine yer bulmuştur. Bu araştırmada resmin figüratif anlamda gelişimi ve beden imgesi ile kurduğu diyalog; Yeni Ekspresyonizm'e kadar gelen süreçle, sonrası ve günümüz sanatına yansımaları incelenmiştir. Türk resmindeki figüratif eğilimlerde, beden imgesinin ifadeciliği üzerinden sanatçı ve eserlerinden örnekler verilerek araştırmanın detayına inilmiştir.

BedenBeden imajıEkspresyonizm+3
Erkan Yaprakkıran
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00

Related subjects