Bankacılık
Bu konu başlığı altında 303 tez
Türk Hukukunda yabancı bankaların durumu ve bankaların kuruluş, faaliyet ve sona ermesi
Türk Hukukunda Yabancı Bankaların Durumu ile Bankaların Kuruluş, Faaliyet ve Sona Ermesi başlığını taşıyan çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Bu konuyu seçmemizin nedeni Türk bankaları ile yabancı bankalar arasındaki farkı ortaya çıkarmak ve dolayısıyla Türk bankaları ile yabancı bankalar arasında yabancılar hukukundan kaynaklanan farklılıkları belirlemektir. Tezimizin ilk bölümünde, bankaların tarihi gelişimi, genel olarak bankaların özellikleri, bankacılık sektöründe etkin olan ulusal ve uluslararası kuruluşlar belirtilmiştir. Tüzel kişi olarak şirketlerin tâbiiyetlerinin belirlenmesine ilişkin kriterler bu bölümde ele alınmıştır. Bankaların tâbiiyetlerinin tayini hakkındaki görüşler, Türk ve yabancı bankaların tâbiiyetinin tespit edilmesinde rol oynayan etkenler ve Türkiye'de bulunan bankaların tâbiiyetlerine göre sınıflandırılması bu bölümde incelenmiştir. Tezimizin ikinci bölümünde ise Türk ve yabancı bankaların kurulması hakkındaki düzenlemeler yer almaktadır. Ayrıca Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri hukukunda bankaların kurulma esasları üzerinde durulmuştur. Bankacılık Kanunu çerçevesinde Türk bankalarının kurulması ve yabancı bankaların şube açmasına ilişkin kriterler belirtilmiştir. Bunun yanında kıyı bankacılığı, yabancı bankaların temsilcilikler açması hakkındaki kanunî düzenlemeler ile tâbiiyet hukukundan kaynaklanan farklılıklar ortaya konulmuştur. Bu bölümde son olarak tek kişilik bankaların kurulması konusuna yer verilmiştir. Üçünde bölümde ise yabancı bankaların faaliyete geçmeleri ve tasfiyelerine ilişkin yabancılar hukuku ve Bankacılık Kanunu düzenlemeleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu çerçevede yabancı bankaların faaliyet izni almasına ilişkin şartlar, alacakları izinler, bankaların hazırlaması için gerekli raporlar ve izinsiz bankacılık faaliyetinde bulunulması suçu hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak bankaların sona ermesi ve iradî tasfiyesi konusu incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancı banka, tâbiiyet, kuruluş, faaliyet, sona erme.
Türkiye'de İslami bankacılığın etkinliği
Islam is complete code of life. It provides guidance to its followers in each field of life. It has its own educational, judicial, social and economic systems, and requires its believers to lead their lives accordingly. One of the important components of Islam is its financial system. Islamic financial system is unique in the sense that it provides guidance not only on the economic aspect but also covers the moral and ethical aspect of the transactions. Banking system is crucial constituent of any financial system. Islam recognizes the importance of banking and requires that the banking system must adhere to the principles of Islam. This thesis is written to show the development of Islamic finance and banking in Turkey, and to analyze which banking sector (Islamic/Conventional) is more efficient. The thesis consists of three chapters, the first chapter of the thesis answers two questions; what is Islamic finance and what are the modes of Islamic banking and finance. The Islamic modes of finance for retail, partnership and enterprises are explored with the capital market products of Islamic finance. The second chapter is about the development of Islamic finance and banking in Turkey, 4 participation banks with their products and services are explained in this chapter. This chapter also focuses on social responsibilities of the participation banks and their contribution to the Turkish economy. In chapter three of the thesis, DEA Data Envelopment Analysis model is used to measure the efficiency level of both sectors. Data from 3 participation banks and 26 conventional banks are used between 2010-2015. In the study, it was found out that participating banks in Turkey are more efficient than conventional banks for the period. Anahtar kelimeler: İslami finans, katılım bankacılığı, Türkiye'de İslami finans, İslamibankacılık.
Adoption of mobile banking applications: A study on young people
The main objective of this study is to explore factors which influence Intention of young people to adopt Mobile Banking Applications. Primary data were collected from Turkey (217 participants) through questionnaires grounded on Technology Acceptance Model (TAM) together with Trust (T). Through factor analysis and structural equation modeling (SEM), the findings revealed that the Perceived Usefulness has positive influence on Intention to adopt mobile banking applications. Additionally, Trust also has positive influence on Intention to adopt mobile banking applications. Furthermore, Perceived Ease of Use not only has positive influence on the Perceived Usefulness, but also on Trust. Therefore, Perceived Ease of Use affects Intention to adopt mobile banking applications through these factors. Moreover, no statistically significant differences were found by ANOVA between males and females with respect to the factors investigated and Intention to adopt mobile banking applications. Keywords: Intention, Trust, Mobile Banking Apps, Technology Acceptance Model
İslami bankacılığa ilişkin algılar: Tanzanya'daki müslümanların ve gayri müslümlerin algılarının karşılaştırılması
This study investigated perceptions toward the introduction of Islamic banking in Tanzania, and measure the awareness of islamic banking products and services as well as the factors which influence citizens of Tanzania in choosing Islamic banking products and services in order to compare if there are any similarities and differences between Muslim and non-Muslim citizens. By using snow ball sampling techniques, a sample of 660 people has been surveyed, whereby 330 represented by Muslim and 330 by Non-Muslim. Chi-square test was used to explore if there is any significant difference between Muslims and non-Muslims perceptions toward islamic banking in Tanzania. With respect to the knowledge level about Islamic banking and perceptions towards Islamic banking it seems there is a significant difference between perception of Muslims and non-Muslims toward introduction of Islamic banking in Tanzania. It was found that nearly two thirds of Muslim respondents are aware of Islamic banking whereas only one third of non-Muslim citizens are aware of it. It seems that people learn about Islamic banking products and services mostly through friends or Islamic banks. Keywords: Islamic Banking, Perception, Awareness, Muslim, non-Muslim, chi-square test, Tanzania
Duyguların performansa etkisi: Bankacılık sektöründe bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, duyguların performans üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmanın örneklemi, Ankara'da değişik bankalarda çalışan 200 personelden oluşmaktadır. İşyerinde hissedilen duyguları ve performansı ölçmeye yönelik 2 adet anket hazırlanmış ve değerlendirme yapılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarında, olumlu duyguların performansını artırıcı (pozitif) bir yönü olduğunu ortaya koyarken, olumsuz duyguların da performansı azaltıcı(negatif) etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Her duygunun performansa etkileri ayrı ayrı incelenmiş ve sonuçları açıklanmıştır.
Türkiye'de bankacılık türleri açısından kredi risk yönetiminin analizi
Finans sektöründe farklı alanlarda birden çok işlemi gerçekleştiren bankalar, yaptıkları işlemlerin fazlalıkları ve iş yükümlülükleri sebebiyle her zaman farklı risk gruplarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu sebeple bankalar her zaman riskle iç içe ve bu risklere karşı mücadele etmek zorundadır. Bankaların önemli faaliyetleri arasında yer alan kredi işlemleri beraberinde kredi riskini getirmektedir. Kredi riski, firma ya da bi-reysel müşterilerin bankalardan aldıkları kredileri zamanında geri ödememesi, ödeye-memesi ve kredi sözleşmesinde yer alan hükümlere uymamalarından dolayı ortaya çık-maktadır. Kredi riskinin olmaması mümkün değildir. Bu sebeple kredi riskinin düzgün ve etkin yönetilmesi bankalar açısından oldukça önemlidir. Koşulların değişmesi rekabet ortamını da arttırmaktadır. Bu nedenle bankalar rekabet ortamına uyarak varlıklarını sürdürebilmek için kredi vermek durumundadırlar. Fakat verilen krediler iyi bir şekilde yönetilirse bankalara gelir sağlamaktadır. Bu çalışmada bankacılık sektöründen bahsedi-lerek, bankacılıkta kredi riski, risk türleri, kredi riskinin ölçümü ve yönetimi ele alınarak, Türkiye'de faaliyet gösteren özel ve kamu sermayeli bankaların 2007-2017 yılların arasında kredi riskini ortaya koyacak değişkenlerin belirlenmesi amaçlanarak, uygulanan analizler ile bankaların kredi riskine etki eden değişkenler saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmada Kamu Sermayeli Mevduat Bankaları olarak sınıflandırılan Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.Ş. bankaları ile; Özel Sermayeli Mevduat Bankaları sınıflandırılan Akbank T.A.Ş, Anadolubank A.Ş., Fibabanka A.Ş., Şekerbank T.A.Ş., Turkish Bank A.Ş., Türk Eko-nomi Bankası A.Ş., Türkiye İş Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. bankalarına ilişkin 2007 ve 2017 yılları arasına ait finansal verilere Türkiye Bankalar Birliği sayfa-sından ulaşılarak Logit ve Probit Regresyon Analizleri yapılmıştır. Türkiye' de 3 adet Kamu Sermayeli Mevduat bankası ve 9 adet Özel Sermayeli Mevduat Bankası yer al-masına rağmen Özel Sermayeli Bankalar grubunda yer alan Adabank A.Ş. ait verilerde süreklilik olmadığından çalışmaya dahil edilmemiştir. Takipteki Alacaklar ile Kredi ve Alacaklar hesapları için 2 Model kurgulanmış olup, Model 1 için Logit Marjinal Etki sonuçlarına göre, Toplam Mevduat/ Toplam Aktifler (X15), Toplam Gelirler/ Toplam Giderler (X41), Şube Başına Toplam Aktif (X52) değişkenlerinin pozitif yönde marjinal etkiye sahip olduğu Faiz Gelirleri / Faiz Giderleri (X40), Faiz Giderleri/ Toplam Giderler (X45), Şube Başına Toplam Mevduat (X53) değişkenlerinin ise negatif yönde marjinal etkiye sahip olduğu görülmüştür. Model 2 sonuçlarına göre de Özkaynaklar / Mevduat + Mevduat Dışı Kaynaklar (X4), Toplam Mevduat (X48) değişkenleri pozitif yönde marjinal etkiye sahip iken, Sermaye Yeterlilik Oranı (X1), TP Mevduat / Toplam Mevduat (X13), Net Dönem Karı- Zararı / Ödenmiş Sermaye (X33) değişkenlerinin negatif yönde marjinal etkiye sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kavramlar: Türk Bankacılık Sektörü, Takipteki Krediler, Kredi ve Alacaklar, Lojistik Regresyon, Kredi Riski
Basel standartları ve bankacılık sektörüne etkileri
Türkiye'de bankacılık sektörü incelendiğinde bankaların kuruldukları ilk yıllardan itibaren birçok finansal krizle karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Bu krizlerle birlikte bankacılık sektöründe önlem olarak yeni kurallar belirlenmiştir. Bu kurallar ile bankacılık sektörünü korumak ve bankacılık sektörüne olan güvenilirliği artırmak planlanmıştır. Bu kurallar Basel komitesi tarafından oluşturulmuştur. Basel I, Basel II ve Basel III olarak birbirlerinin devamı niteliğinde uygulamaya geçilmiştir. Basel I standardı 1992-2011 yılları arasında uygulanırken Basel II standartları 2012 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Hala da Basel II standartlarının uygulanması devam etmektedir. 2022 yılı itibari ile Basel III standardına geçme durumu planlansa da uygulamada mevcut değildir. Bu çalışma uygulanmaya konulan Basel standartlarının bankalar üzerindeki durumunu yıllar itibari ile incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bankacılık sisteminin gelişimi ve bankacılık sektöründe karşılaşılan risklerden bahsedilmektedir. İkinci bölümde bankaların karşı karşıya kaldıkları krizler ve bu krizler sonucunda ortaya çıkarılan Basel standartları ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde Basel standartlarının etkileri 2002-2021 yılları arası Türk bankacılık sektörü açısından ve bu yıllarda faaliyette olan mevduat bankalarının sermaye yeterlilik rasyoları açısından karşılaştırılmalı olarak incelenmektedir. Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyoları, banka türlerine göre sermaye yeterlilik rasyoları ve her banka türünden en yüksek- en düşük rasyoya sahip bankalar incelenmektedir. Çalışma da elde edilen sonuçlara göre Basel I standardının bankaları risklere karşı yeterli oranda koruyamadığı yüksek çıkan sermaye yeterlilik rasyolarından anlaşılmaktadır. Basel II standardının uygulanmaya başladığı 2012 yılı itibari bankaların sermaye yeterlilik rasyolarında bir önceki yıllara oranla düşüş olduğu gözlemlenmektedir. Elde edilen sonuçlara çalışmanın üçüncü bölümü ve sonuçlar kısmında yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Basel Standartları, Bankacılık Sektörü, Sermaye Yeterlilik Rasyosu, Mevduat Bankaları
Finansal yenilikler ve Türkiye'deki ticari bankaların performasına etkileri
Finansal piyasalar 1980'li yıllardan sonra hızla gelişme göstermiş ve uluslararası alanda etkinlik göstermeye başlamıştır. Uluslararasılaşmayla birlikte özellikle bankacılık sektöründe modernleşme ve yeniden yapılanma süreci başlamış hızla gelişen teknolojik gelişmeler finans piyasalarında da gerçekleşmiştir. Bu teknolojik gelişmeler, artan rekabet ve talep sonucu var olan kurum ve kuruluşları kendilerini geliştirip ve yenilemek duruma bırakmış yeni finansal ürün ve süreç yeniliklerini ortaya çıkarmıştır. Türkiye'de finansal sektör bankacılık ağırlıklı yapıya sahiptir. Bu nedenle bankacılık sektöründe gerçekleşen performansın düşük ya da yüksek olması finansal sisteme ve tüm ekonomiye etki etmektedir. Bu çalışmada finansal yenilikler ve bu yeniliklerin ticari bankalara etkileri araştırılmıştır. Buna göre, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların 2013-2021 döneminde müşterilerine sunduğu finansal yenilik hizmetlerinin finansal performanslarına etkisi çoklu regresyon analizi yöntemi ile incelenmiştir. Literatüre katkı sağlamak adına, sermaye gruplarına göre kamu-özel sermayeli bankalar ve tüm bankalar için analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular bankaların aktif ve özsermaye karlılığı açısından değerlendirilmiştir.
Sosyal, beşeri ve psikolojik sermayenin kariyer başarısına olan etkisi: Bankacılık sektöründe bir araştırma
Bu çalışmada, bireyin sahip olduğu sosyal, beşeri ve psikolojik sermayenin, onun kariyer başarısında bir etkisi var mıdır ve eğer var ise söz konusu sermaye türlerinden hangisi bireyin kariyer başarısı üzerinde daha etkilidir, sorularının yanıtları araştırılmıştır. İlaveten, sosyal sermayenin, bireylerin beşeri sermayeleri ile kariyer başarıları arasındaki ilişkiye aracılık etkisinin olup olmadığı da araştırılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de faaliyet gösteren bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerden elde edilen toplam 400 anket üzerinden analizler yapılmıştır. Elde edilen veriler araştırma modeli kapsamında SPSS ve AMOS programlarıyla analiz edilmiş, araştırmanın belirlenen hipotezlerinin testi için "Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM)" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, çalışanların sosyal ve psikolojik sermayelerinin onların kariyer başarıları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğunu, öte yandan çalışanların beşeri sermayelerinin onların kariyer başarıları üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkisinin olmadığını göstermektedir. İlaveten bulgular, sosyal sermayenin, bireylerin beşeri sermayeleri ile kariyer başarıları arasındaki ilişkide tam aracılık etkisinin olduğunu da göstermektedir. Çalışmanın, bireylerin sübjektif kariyer başarılarını üç sermaye türünü baz alarak değerlendirmesi, çalışma analizi için seçilen sektörün farklı olması ve araştırma hipotezlerinin YEM ile test edilmiş olması sebebiyle konuyla ilgili yapılan diğer çalışmalardan farklılaştığı ve bu noktada ilgili yazına hem kuramsal hem de metodolojik katkılar sunacağı düşünülmektedir.
Katılım bankacılığında müşteri değeri oluşturma ve Kuveyt Türk katılım bankası: Kütahya örneği
Dünya'da faizsiz bankacılığın yaygınlaşması ile birlikte muhafazakâr müşteri kayıpları yaşayan ülkeler faizsiz bankacılığa yönelmeye başlamıştır. Türkiye'de 1980'li yıllarda faizsiz bankacılığa yönelmek istemiştir. Çünkü faizden hoşlanmayan müşterileri (tasarruf sahiplerini) kazanmak istemişlerdir. Faizsiz bankacılığı tercih eden tasarruf sahiplerinin fonları faizsiz bankaların olmamasından dolayı ülke ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak adına ülkemizde faizsiz esasa göre çalışan Özel Finans Kurumlarının yasal çerçevesi 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. Daha sonrasında sırasıyla teker teker diğer bankalar kurulmaya başlanmıştır. Özel finans kurumları adı 2005 yılında katılım bankaları olarak değiştirilmiştir. Bu çalışmamızda birinci bölümde banka, banka türleri, katılım bankalarına ve çeşitlerine değinilmiştir. İkinci bölümde ise değer kavramına, müşteri değeri kavramına ve özellikleri anlatılmıştır. Son bölümde ise Kütahya ilinde Kuveyt Türk katılım bankasında müşteri değeri üzerine anket çalışmasıyla katılım bankacılığında müşteri değerinin nasıl oluşturulacağına yönelik bir araştırma yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bankacılık, Katılım Bankacılığı, Müşteri Değeri.
Finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik çabalar konusuna banka yöneticilerinin bakışı ve katkısı: Bursa örneği
Günümüzde finansal piyasalarda meydana gelen bir takım değişmelerle birlikte, finansal sistemde belirli nedenlerle yer alan bireyler çeşitli sıkıntılar, fırsatlar ve seçeneklerle karşılaşmaktadır. Finansal piyasalardaki ürün çeşitlerinin fazlalığı, teknolojik gelişmeler ve yenilikler, ürünlerin içerik ve işleyişlerinin karmaşıklaşması bireylerin finansal sistem içerisinde bilinçli bir şekilde yer almalarını gerekli kılmaktadır. Bireylerin tüm bu durumlara çözüm üretebilmeleri finansal okuryazar olabilmeleri ile mümkündür. Aynı zamanda finansal okuryazarlık, uzun vadede birikim ve yatırıma yönelik kararlarda finansal farkındalığı temel alır. Bu çalışma için konunun araştırılmasında nitel araştıma tekniklerinden olgu bilimi deseni, veri toplama ararcı olarakta mülakat tekniği kullanılmış ve finansal okuryazarlığın geliştirilmesi hususunda banka yöneticilerinin katkılarının ve bakış açılarının tespitine yönelik sorular hazırlanarak banka yöneticileriyle yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmeler, 26 farklı bankada görev yapan ve değişik unvanlara sahip 30 banka yöneticisiyle gerçekleştirilmiştir. Görüşme neticesinde ulaşılan veriler analizi için nitel veri modellerinden betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca "finansal okuryazarlık" ve "finansal eğitim" kavramlarının tanımı, kapsamı ve etkileri; bireysel, ulusal ve küresel açılardan araştırılmıştır. Finansal okuryazarlığın geliştirilmesi adına Türkiye ve Dünya'da yapılan çalışmalarla ilgili literatür araştırması yapıldıktan sonra, Bursa'daki banka yöneticilerinin finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik çabalar hususunda bakışları ve katkıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Finansal Okuryazarlık, Finansal Farkındalık, Finansal Eğitim, Banka Yöneticisi
Asimetrik enformasyonu azaltan bir uygulama olarak bilgi teknolojisi tabanlı ticaret bankacılığı faaliyetlerinin KOBİ'ler açısından değerlendirilmesi ve Kütahya ili saha araştırması
Finansal sistemin en ağırlıklı aracı kurumu olan bankalar fon arz edenler ve fontalep edenler arasında fon akışını sağlayarak ekonomide önemli bir işlevi yerinegetirmektedir. Bankaların en önemli müşteri grubu ise işletmelerdir. Türkiye'dekiişletmelerin %99'unun KOBİ olduğu düşünüldüğünde bankaların KOBİ'lerinihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetleri çeşitlendirmesi ve KOBİ'lerin bunlardanyeterince yararlanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla bazı bankalar, sınırlıfinansman olanakları ve yüksek kaynak maliyeti ile karşı karşıya kalan KOBİ'lerinfinansal çözüm ortağı olmak ve her türlü finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzereticaret bankacılığı faaliyetleri içerisinde KOBİ'lere özel bir yer ayırmakta ve bufaaliyetlerini ?KOBİ bankacılığı? adı altında programlamaktadır.Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler her sektörü etkilediği gibibankacılık sektörünü de önemli ölçüde etkilemiştir. Bankalar bilgi teknolojilerinikullanmanın avantajlarından yararlanmak için, ürün ve hizmetlerini bilgi teknolojileritemelli dağıtım kanalları vasıtasıyla sunmaya başlamışlardır. Bilgi teknolojilerinikullanmanın bilgi asimetrisi kaynaklı sorunları azaltıcı etkisi de düşünüldüğünde,bankalar için yeni dönemin adı elektronik bankacılık olmuştur. Ticaret bankalarınınbilgi teknolojileri temelli dağıtım kanalları vasıtasıyla ürün ve hizmetlerini sunarakasimetrik bilgi sorununu azaltması kadar, müşterilerin özellikle de KOBİ'lerin buteknolojilere uyum sağlayıp etkili bir şekilde kullanabilmeleri de büyük önemtaşımaktadır. Ancak, araştırma sonunda KOBİ'lerin gelişen teknolojiye ayak uydurmasıve kullanabilmesinde önemli sorunların mevcut olduğu ve bu nedenle bilgiteknolojilerinin kullanımının asimetrik bilgi sorununu azaltıcı etkisinin istenilen şekildegerçekleşemediği görülmektedir.
Makroekonomik krizlerden etkilenen bankacılık sektörü: Türkiye uygulaması
Dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan makroekonomik istikrarsızlıklar, krizlere neden olmakta ve bu krizlerde ülke ekonomileri içinde sınırlı kalabildiği gibi, sermaye hareketi ve finansal liberalleşme ile yayılarak uluslararası boyutlara ulaşabilmektedir. Yaşanan krizler ve ortaya çıkan istikrarsızlıklar bankacılık sistemini etkilemekte ve bankacılık krizlerinin yaşanmasına neden olmaktadır.Bu çalışmada; ülkemizde finansal sistem içerisinde faaliyet gösteren kamu sermayeli, özel sermayeli ve yabancı sermayeli mevduat bankalarının, Kasım 2000 ve Şubat 2001 de yaşanmış olan krizlerden, etkilenme durumları ve performanslarına olan etkisi incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın ilk üç bölümünde dünyada yaşanan önemli krizler, kriz teorileri, bankacılık krizleri, nedenleri ile ilgili kavramlar ve ülkemizdeki bankacılık sisteminin gelişimi geniş bir şekilde açıklanmış, literatüre uygun olarak bir alt yapı kurulmuştur. Son bölümde ise 1997-2009 yıllarında bankaların çeyreklik finansal verilerinden elde edilen rasyolar çerçevesinde parametrik olmayan hipotez testleri yardımıyla performans analizi yapılarak yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Banka, Bankacılık Krizleri, Türkiye'de Bankacılık
Bankaların etkinliklerinin karşılaştırılması: 2004-2009 yılları Türkiye uygulaması
1980 tarihinden sonra 24 Ocak kararları olarak bilinen ekonomik istikrar tedbirleri paketinden sonra Türkiye ekonomisi dışa açılmaya başlamıştır. Bankacılık sektörü de bu bir dizi istikrar tedbirleri paralelinde gelişim göstermiş ve dışa açılmaya başlamıştır. 31Aralık 2010 tarihine gelindiğinde ise Türk bankacılık sektöründe 16 yabancı sermayeli bankanın faaliyet gösterdiği gözlemlenmekteydi. Yapılan bu çalışmada bahsedilen 16 adet yabancı sermayeli bankadan sadece Türkiye'de kurulan 5 adet yabancı banka ve bununla birlikte 10 adet de yerli özel sermayeli mevduat bankası incelenmiştir. Araştırmada yerli ve yabancı bankaların etkinliklerini karşılaştırarak yabancı bankaların Türk bankacılık sektörüne etkisi tespit edilmiştir. Çalışmada 2004 - 2009 yılları arasında, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren yabancı ve yerli sermayeli mevduat bankalarının etkinliği, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı VZA ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile karşılaştırılmıştır. Bankaların etkinliğinin araştırılmasıyla 3 girdi (Toplam Mevduat, Faiz Giderleri ve Personel Giderleri) ve 2 çıktı (Toplam Krediler ve Faiz Gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz sonucunda, Türkiye'de kurulmuş yabancı sermayeli bankalar ile özel sermayeli mevduat bankalarının etkinlikleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Etkinsiz olan bankaların etkin olabilmeleri için politika önerilerinde bulunulmuştur. Türkiye'de kurulmuş yabancı sermayeli bankaların, özel sermayeli mevduat bankalarına göre daha etkin bir performans sergilediği ve özel sermayeli mevduat bankaların da etkinliğinin her geçen yıl arttığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bankacılık, Etkinlik, Verimlilik, Veri Zarflama Analizi, Malmquist
KOBİ'ler için Türkiye finansal raporlama standartları: Bankaların görüşleri üzerine bir araştırma
Son yıllarda, küreselleşme, teknolojik gelişmeler, internet ve elektronik ticaret, bilgi yönetimi gibi konular dünyada yaşanan en önemli gelişmelerdir. Bu gelişmeler sonucunda, işletmelerin uluslararası faaliyetlerinin artması ve sermayenin de küreselleşmesiyle birlikte, aynı dilde konuşma ihtiyacı doğmuş ve bu durum birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Karşılaşılan sorunların önüne geçmek ve ortak bir muhasebe dili geliştirmek amacıyla birçok ülkenin katılımıyla UMS (IAS) ve UFRS (IFRS) yayınlanmıştır. UFRS?ler; muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması ve tüm kesimler tarafından anlaşılabilir muhasebe bilgisi üretilmesini sağlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Avrupa Birliği (AB), hisse senetleri borsada işlem gören firmaların konsolide finansal tablolarını 2005 yılından itibaren UFRS?ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. AB?ye üye olma sürecinde olan ülkemiz de muhasebe sistemini AB doğrultusunda hazırlamakta ve uygulamaktadır. UFRS?lerin bütün dünyada ilgi görmesi ve ülke uygulamalarında tekdüzeliği sağlaması sebebiyle KOBİ?ler için de özel bazı çalışmaların yapılması gereksinimi ortaya çıkmıştır. Nitekim KOBİ?ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası alandaki önemleri de gün geçtikçe artmaktadır. Nihayetinde, 2009 yılında KOBİ?ler için muhasebe standartları yayınlanmış ve uygulama tarihleri ülkelerin tercihine bırakılmıştır. Böylece bütün dünyada KOBİ?ler de aynı standartları uygulayacak ve düzenleyecekleri finansal tablolar kıyaslanabilir olacaktır. Bunun da güven unsurunu artıracağı ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Ülkemizdeki KOBİ?ler için muhasebe bilgisi daha çok, devlete ödenen verginin hesaplanması, kredi kuruluşlarından kaynak temini ve işletme yöneticilerine bilgi sağlaması amacıyla kullanılmaktadır. En önemli kullanım alanı ise kredi kuruluşlarından kaynak teminidir. Ülkemizde KOBİ?lerin en sık muhatap olduğu kredi kuruluşları ise bankalardır. Bu çalışma, ülkemizdeki mevcut muhasebe uygulamalarının durumu, KOBİ TFRS?lerin uygulanabilirliği ve uygulanması durumunda ortaya çıkacak olası etkilere ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan bankaların görüşlerini almak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, KOBİ?ler, KOBİ?lerin ülke ekonomileri için önemi, avantaj ve dezavantajları ile yaşadıkları sorunlar, bankalar, Türk bankacılık sistemi, Türk bankacılığının gelişimi ve KOBİ ? Banka ilişkisi ile bu ilişkide muhasebenin rolü ve önemi ele alınmıştır. Kayseri?de faaliyet gösteren bankalara, mevcut durum ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak görüşleri alınmıştır.
Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir bankacılık uygulamaları
ÖZET AVRUPA BİRLİĞİ'NDE VE TÜRKİYE'DE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BANKACILIK UYGULAMALARI KILIÇ, Zehra Yüksek Lisans Tezi, İktisat Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Ayşen ALTUN ADA Temmuz, 2014, 130 sayfa Sürdürülebilir kalkınma, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini tehlikeye atmadan, bugünkü neslin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini ifade eder. Bu kavramın temelinde insan yatar. İnsan ile doğa arasında denge kurarak doğal kaynakları bilinçli kullanmayı ifade eder. Sürdürülebilir kalkınma sürecinde başta devletler olmak üzere, şirketlere, sivil toplum örgütlerine ve tüketicilere önemli görevler düşmektedir. Ancak, bankacılık sektöründe çevresel ve sosyal konulara ilişkin farkındalık, diğer sektörlere kıyasla daha geç gelişme göstermiştir. 1990'lı yıllardan sonra sürdürülebilir kalkınma kavramı finansal kuruluşların faaliyetlerinin arasına dahil olmuştur. Sürdürülebilir bankacılık, bankaların finansal ürün ve hizmetlerinin sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek şekilde dizayn edilmesine denir. Sürdürülebilir bankacılık anlayışının günümüzde özellikle de Avrupa Birliği ülkelerinde çok sayıda finansal kuruluşlar tarafından benimsendiği görülmektedir. Türkiye'de ise sürdürülebilir bankacılık anlayışının gelişmesine engel olan nedenler; yasal düzenlemelerin yetersizliği, sürdürülebilir kalkınma politikalarının istikrarsızlığı, siyasal yapının sürekli değişmesi, finansal kuruluşların sürdürülebilir finansa ilişkin bilgi yetersizliği ve toplumun sürdürülebilir kalkınma konusundaki bilinçsiz oluşu olarak dikkat çekmektedir. Çalışmada, Türkiye'de ve Avrupa Birliği'nde faaliyet gösteren bankaların sürdürülebilir kalkınmaya katkıları, sürdürülebilir kalkınmaya destek vermek için hangi yöntemleri kullandıkları ve hedeflerine ulaşabilme konusundaki başarıları incelenmiştir. Bu doğrultuda, sürdürülebilir kalkınma kavramı ve geçmişten günümüze geçirdiği evreleri araştırılıp, Türkiye ve Avrupa Birliği'ndeki bankaların sürdürülebilir kalkınmaya katkıları ortaya konulmuştur. Çalışmanın sonucunda Türkiye'deki bankaların Avrupa Birliği'ndeki bankalara kıyasla sürdürülebilir bankacılık konusunda rakamlarla geride olduğu görülmüştür. Ancak son yıllarda müşterilerin ve bankaların etik bilincinin artmasıyla bankacılık sektörünün sürdürülebilir kalkınmaya katkılarının arttığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Kalkınma, Bankacılıkta Sürdürülebilirlik, Avrupa Birliği, Türkiye
Transaksiyonel ve transformasyonel liderlik yaklaşımlarının iş tatminine ve yenilikçiliğe etkisi: Kütahya bankacılık sektöründe bir uygulama
ÖZET Bu çalışmanın temel amacı Kütahya'daki bankalarda çalışanların transaksiyonel liderlik yaklaşımı ve transformasyonel liderlik yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerini ortaya koyarak bu yaklaşımların iş tatmini ve yenilikçilik üzerindeki etkisini açıklamaktır. Bankalar açısından yöneticilerin çalışanlarına olan yaklaşımları çok büyük önem taşımaktadır. Şüphesiz bu yaklaşımlar çalışanların iş tatminlerim ve yenilikçiliklerini arttırmayı amaçlamaktadır. Transaksiyonel liderlik yaklaşımı örgüt içi ve dışındaki değişime adaptasyon yerine durağanlığı sağlamayı ve halihazırdaki prosedürleri işletmeyi amaçlayan, geleneksel olarak nitelendirebileceğimiz bir liderlik yaklaşımıdır. Transformasyonel liderlik yaklaşımı ise geleceğe, yeniliğe, değişime ve reforma dönük bir liderlik tarzıdn- ve 21.yy liderlik yaklaşımlarından en yaygın olarak kullanılan yaklaşımlardan biridir. Araştırmamızda bankalarda çalışanların değerlendirmeleri üzerinde durulmuştur. Veriler anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada transaksiyonel ve transformasyonel liderlik yaklaşımları ile ilgili sorular MLQ (Çok Boyutlu Liderlik Anketi) den çalışanların cevaplayacağı şekilde derlenmiş, iş tatmini ve yenilikçilik ile ilgili sorular araştırmacı tarafından düzenlenmiştir. Araştırmaya Kütahya' da faaliyet gösteren 10 bankadan 8' i katılmıştır. Çalışmanın hipotezlerini analiz etmek için korelasyon ve çoklu regresyon testleri ile Mesti kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına bakıldığında Kütahya' da bankacılık sektöründe çalışanların iş tatminlerinde transaksiyonel liderlik yaklaşımının transaformasyonel liderlik yaklaşımından daha etkili olduğu sonucuna varılırken, yenilikçilik üzerinde herhangi bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Öte yandan çalışanların eğitim durumları bu yaklaşımların bankalarda etkili bir şekilde uygulanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu bulgular ışığında bankalarda yöneticiler çalışanlarını tanımalı ve hangi liderlik yaklaşımında daha etkili sonuçlar alacağını bilmelidir. İyi bir lider astım çalıştırmasını bilen ve bunu uygulayandır.
Gölge bankacılığının Türk bankacılık sektörünün performansı üzerine etkisi
Bankacılık sektörünün bir parçası olan gölge bankacılık, risk yönetimi ve performansa etkisiyle Türk Bankacılık sisteminde yerini almıştır. Bu sistemin, özellikle 2008 Dünya ekonomik krizinden sonra ülkemizde de öneminin arttığı görülmektedir. Bu çalışmada gölge bankacılık türev finansal araçlar, taahhütler, emanet ve rehinli kıymetler vasıtasıyla incelenmiş olup, bankaların 2010 yılı ile 2019 yılları arasında aktif karlılığına, net faiz marjına ve öz kaynak karlılığına etkisi araştırılmıştır. Dinamik panel veri analizi sonuçlarına göre gölge bankacılık uygulamaları bankaları iflas riskine karşı koruduğu gibi karlılık durumlarını da olumlu yönde etkilediği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Gölge Bankacılık, Bilanço Dışı İşlemler, Banka Performansı, GMM
Bankacılık sektöründeki yoğunlaşmanın finansal kırılganlık ve ekonomik büyüme ile ilişkisi; MSCI EMI ülkeleri özelinde araştırılması
Ülkelerin refah düzeyi ve yaşam standartları ülke ekonomisinin durumu ile doğru orantılı olup istenen yaşam standartlarını sağlamak için güçlü bir ekonomi birincil öncüldür. Bundan dolayı politika belirleyiciler yasaları belirlerken ekonominin etkilendiği her türlü değişkeni önemle takip etmek zorundadır. Ülke ekonomilerinde büyük bir paya sahip olan bankacılık sektöründeki yoğunlaşma bu önemli değişkenler arasında yer alır. Yoğunlaşmanın ekonomik büyüme ile olan ilişkisinin bilinmesi politika belirleyiciler ve düzenleyici kurumlar için bir gereklilik arz etmektedir. Finansal Kırılganlık bir risk unsuru olarak krizlerin göstergesi olarak kabul gören bir kavramdır. Kırılganlığın bu özelliğinden dolayı politika belirleyiciler ve denetleyici kurumlar tarafından bankacılık sektöründeki yoğunlaşma ile olan ilişkisinin bilinmesi gelecek ile ilgili planların şekillenmesini sağlaması açısından önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda yoğunlaşma oranı, finansal kırılganlık ve ekonomik büyüme göstergesi olan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYİH)ilişkisini Morgan Stanley Capital Uluslararası Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksinde bulunan içerisinde Türkiye'nin de yer aldığı 21 gelişmekte olan ülkenin 2004-2017 yılları arasındaki verileri Dünya Bankası veri tabanından alınarak incelenmiştir. Statik ve dinamik panel veri yöntemleri kullanılarak ilişkinin anlamlılık düzeyi ve yönü araştırılmıştır. Sonuç olarak yoğunlaşma oranı ile finansal kırılganlık arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bağımsız değişkenimiz olan en büyük üç bankanın aktif toplamının sektörün aktif toplamına olan oranını gösteren yoğunlaşma oranı ile ekonomik büyüme arasında negatif yönlü bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Ancak diğer bağımsız değişkenimiz olan en büyük beş bankanın aktif toplamının sektörün aktif toplamına olan oranını gösteren yoğunlaşma oranı ile ekonomik büyüme arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Anahtar sözcükler: Bankacılık Sektöründe Yoğunlaşma, Finansal Kırılganlık, Ekonomik Büyüme
Çoklu piyasa teması, rekabet ve performans: Türk mevduat bankaları üzerine bir uygulama
Türk finans sisteminde bankalar çok büyük bir payı ellerinde bulundururken, üstlendikleri fonksiyonlara bağlı olarak da ekonomide son derece önemli işlevlere sahiptir. Bu sebeple bankacılık sektörü, etkileri bakımından piyasaya yön veren sektörlerden birisidir. Aynı zamanda bankacılık sektörü, çeşitli coğrafi pazarlarda birçok türdeş ürün ve hizmet sunan firmalar olarak düşünüldüğünde, çoklu piyasa temasını test etmek için çok verimli bir laboratuvar sunmaktadır. Çoklu piyasa teması, bankalar birden fazla pazarda aynı rakiplerle karşılaştığında ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, rekabet dinamikleri olan çoklu piyasa temaslarının banka risk ve performansı üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, araştırmaya 2012-2021 yılları arasında Türk bankacılık sisteminde sürekli faaliyet halinde olan 17 mevduat bankası dahil edilmiştir. Bankalardaki çoklu piyasa temaslarının banka risk ve performansı üzerindeki etkileri Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi (GMM) kullanılarak test edilmiştir. Sonuçlar, Türk bankacılık sektöründe son yıllarda yaşanan sürecin, bankalar arasındaki rekabeti artırdığını göstermektedir. Bu süreçte çoklu piyasa temasının bankaların aktif kalitesi üzerinde olumlu; karlılık, performans ve iflas riski üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir.
Bankalarda müşteri ilişkileri yönetimi
ÖZET BANKALARDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ Mutlu Yüksel AVCILAR Yüksek Lisans Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Serap ÇABUK Kasım 2004, 134 sayfa Rekabetin hızla arttığı günümüzde pazarlama yaklaşımları, ürün odaklı pazarlama anlayışından müşteri odaklı pazarlama anlayışına dönüşmektedir. Günümüzde müşteriler de geleneksel satış uygulamaları yerine işletmeler ile karşılıklı ilişki talep etmektedirler. Müşteri ilişkileri yönetimi, işletmelerin müşterileri ile ilişkilerini yöneterek karlı müşterilerin tespit edilmesi, etkilenmesi ve sadakat düzeylerinin arttırılmasını mümkün kılmaktadır. Müşteri ilişkilerinin, işletmeler açısından artan önemimden dolayı bu çalışmada, müşteri ilişkileri yönetimi konusu ele alınmış ve detaylı olarak incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın birinci amacı, bankaların müşteri ilişkileri yönetimi uygulama düzeyi ile hizmet satış düzeyinin değişimi arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmanın ikinci amacı ise banka müşterilerinin banka tercihlerini etkileyen faktörlerin neler olduğunu tespit etmektir. Çalışmanın uygulama bölümünde, Adana ilinde faaliyette bulunan ticaret banklarını ve müşterilerini kapsayan ankete dayalı iki araştırma yer almaktadır. Araştırmada yer alan veriler analiz edilmiş ve bulgular çalışmanın sonuç bölümünde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müşteri İlişkileri Yönetimi, İlişkisel Pazarlama, Müşteri Yönetimi, Müşteri Tatmini, Müşteri Sadakati.
Sermaye yapısının belirleyicileri: Ürdün sanayi şirketlerinde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı, Ürdün'de faaliyet gösteren sanayi şirketlerinin sermaye yapısı kararlarına etki eden içsel faktörleri belirlemektir. Çalışmada Ürdün'de faaliyet gösteren 28 şirketin 2005-2020 yılları arasındaki verileri kullanılarak, panel regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular aktif büyüklükteki artışın toplam borcun aktife oranını artırdığını; aktif karlılığı, özsermaye karlılığı, satışların büyümesi, aktif devir hızı ve alacak devir hızının artmasının ise toplam borcun aktife oranını düşürdüğünü ortaya koymuştur. Kısa vadeli borcun toplam aktife oranı için oluşturulan model sonuçları aktifteki artışın ve aktif devir hızı artışının kısa vadeli borç oranını artırdığını; buna karşın aktif karlılığı, özsermaye karlılığı, satışların büyümesi, maddi duran varlık toplam aktife oranı ve alacak devir hızının artmasının kısa vadeli borçlanma oranını düşürdüğünü göstermiştir. Son olarak elde edilen bulgular aktif büyüklükteki ve maddi duran varlıkların aktife oranındaki artışın uzun vadeli borç oranını artırdığını; ancak aktif karlılığı, aktif devir hızı ve alacak devir hızının artmasının uzun vadeli borçlanma oranını düşürdüğüne işaret etmektedir.
katılım bankalarında karlılığı etkileyen değişkenlerin tespiti ve analizi üzerine bir araştırma
Bu çalışmada, katılım bankalarının karlılıklarını etkileyen değişkenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada katılım bankalarının aktif ve öz sermaye karlılıkları bağımlı değişkenler olarak kullanılmıştır Bağımsız değişkenler olarak katılım bankalarının 2015-2021 yılları arasında toplam aktifler, personel sayısı, finansal varlıkların aktif toplamına oranı, kaldıraç oranı, kâr payı giderleri/toplam aktifler, toplam toplanan fonlar / toplam aktifler, likit aktiflerin toplam aktiflere oranı, faaliyet giderleri oranı, kredi/mevduat oranı, kullandırılan fonlar/toplam aktifler, takipteki krediler (net) / toplam krediler ve alacaklar ve bilanço dışı yükümlülükler / aktif toplam değişkenleri seçilmiştir. Değişkenlerin banka karlılıkları üzerindeki etkisi için panel veri analiz yöntemi kullanılmıştır. Değişkenlerin sabit etki modeline göre katılım bankalarında araştırmada incelenen serilerinin banka karlılığı üzerinde etkisi anlamlı değildir. Bunun pek çok sebebi olabilmekle birlikte, katılım bankalarının yeni, verilerinin az ve işleyiş sistemlerinin diğer bankalardan farklı olmasından kaynaklandığı söylenebilir.
Elektronik bankacılık hizmetleri kalitesinin müşteri memnuniyetine etkisi: Cibuti örneği
Bu araştırma, elektronik bankacılık hizmetlerinin kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırmada betimsel istatistiksel yöntem kullanılmış, değişkenlerin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini ölçmek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Cibuti'deki banka müşterileri oluşturmaktadır. Veri toplamak ve araştırmanın amaçlarına ulaşmak için 39 maddeden oluşan bir anket tasarlanmış ve Cibuti'deki banka müşterilerine dağıtılmıştır. Araştırma evrenini temsil eden örneklem sayısının 425 olduğu hasaplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 26 programı kullanılarak analiz edilmiş ve hipotezler test edilmiştir. Müşteri memnuniyetinin, özellikle ileri teknoloji ve modern iletişim cihazlarının ışığında kuruluşların performanslarını ve gelecek yönelimlerini değerlendirmede önemli kriterlerden biri olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılanların çoğunun elektronik bankacılık hizmetlerinden yararlandığı belirlenmiştir. Elektronik bankacılık hizmetlerinin kullanım kolaylığı, zaman tasarrufu, güven, gizlilik açısından müşteri memnuniyeti ile aralarında pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Elektronik bankacılık hizmetlerinde meydana gelebilecek değişikliklerin takibi ve müşteri beklentilerine cevap verebilecek gelişmelerin takip edilmesi için önümüzdeki yıllarda elektronik bankacılık hizmet kalitesinin ölçülmesine ve değerlendirilmesine yönelik standartların oluşturulmasına yönelik çalışmaların yapılması önem arz etmektedir.