Çevre koruma

77 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma temeline dayalı yaşanabilir çevre oluşturulması: Eskişehir Tepebaşı ilçesi örneği

Günümüzde enerjiye olan aşırı talep nedeniyle her türlü enerji kaynağının kullanımı çevresel sorunları da beraberinde getirmektedir. 1992 Rio Konferansı ve 1996 yılında Habitat-2 Kent Zirvesi'nde sürdürülebilirlik ve yaşanabilir çevre oluşumu amaçlarının benimsenmesi günümüzde sürdürülebilir kentsel gelişmenin "ekolojik temele" dayandırılmasını gerektirmektedir. Nitekim tüm bunlar sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir kentsel gelişme kavramlarının günümüz ve gelecek kuşaklar için daha iyi bir yaşam kalitesi, ekonomik ve toplumsal kalkınmayla birlikte çevrenin korunması gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Bu amaçla örnek model olarak alacağımız Eskişehir Tepebaşı İlçesi bir rol model olarak tercih edilmektedir. Çalışmada sürdürülebilir kentsel gelişmenin, bilhassa kentsel değişim ile beraberinde getirdiği gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi açısından ele alınmak istenmektedir. Tepebaşı İlçe Belediyesi, tüm bu aşamaları gerçekleştirirken küresel ısınmanın en önemli unsuru sayılan karbondioksit emisyonu oluşturmamayı ve sera gazı gibi çevresel sorunlara sebebiyet vermemeyi hedeflemesinden dolayı ülkemizde sürdürülebilir çevre ve kalkınma anlayışına hizmet etmede yol gösterici nitelikte olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Çevre, Sürdürülebilir Kalkınma.

Sürdürülebilir enerjiSürdürülebilir kalkınmaSürdürülebilir kentleşme+5
Zehra Lale
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik muhafazârlığın imkân ve sınırlılıkları üzerine bir değerlendirme

Ekolojik muhafazakârlık; çevre sorunlarına alternatif çözüm niteliği taşıyan felsefi bir görüş olarak ortaya çıkmıştır. Modernizm ile birlikte insan ve doğa arasındaki etkileşim sonucu çevresel tahribatlar artış göstermiştir. Çevre sorunlarına kayıtsız kalamayan ideolojilerden bir tanesi de muhafazakârlık olmuştur. Moderniteyle birlikte gelen yeniliklere karşı eleştirel tutum, muhafazakârlık ve ekolojiyi aynı paydada birleştirmiştir. Çalışmada "Ekoloji" bilimi tanımlanacak; ekolojinin içerisinde barındırdığı değerler göz önünde bulundurularak farklı ekolojist yaklaşımlar; Derin Ekoloji, Sosyal Ekoloji, Maneviyatçı/Dinsel Ekoloji açıklanacak ve bu sebeple ekolojinin sadece doğa (fen) bilimleri kapsamında değerlendirilmeyip sosyal bilimlerin de bir parçası olduğu kanısına ulaşılacaktır. "Ekoloji" ile "Yeşil Düşünce" arasındaki düşünsel farklılıklar açıklanarak Siyaset Bilimi literatüründeki tarihsel süreç incelenecektir. Ekoloji biliminin, sosyal bilimler içerisinde yer almasıyla birlikte Siyaset Biliminin de araştırma konusu oluşturmuştur. Bu yeni ideolojik oluşum "Ekolojik Muhafazakârlık" olarak literatürde yerini almıştır. Modern dünyanın düşünsel eylemleri sonucunda ortaya çıkan çağdaş siyasal bir ideoloji olan muhafazakarlık; yeniliklere mesafeli bir duruş sergilemekte olup aynı zamanda değişen ve dönüşen değerlere karşı da tedbirli davranılmasına yönelik vurgu yapmaktadır. Ekoloji biliminde modernitenin getirmiş olduğu yeniliklere eleştirel yaklaşılması, muhafazakâr ideoloji ile ekoloji bilimini ortak paydada birleştirmiştir. Bu çalışmada; literatürde yeni bir ideolojik oluşum olan "Ekolojik Muhafazakârlık" konusu, imkân ve sınırlılıklarıyla birlikte açıklanacaktır. Ekolojik Muhafazakârlığın İmkân ve Sınırlılıkları adlı çalışmada tanımlayıcı ve açıklayıcı anlatım yöntemleri kullanılacaktır. Ekolojik Muhafazakârlık; ideoloji ve çevrenin birleşimiyle interdisipliner bir araştırma konusunu oluşturmaktadır. Ekolojik Muhafazakârlığı, çevre sorunlarına alternatif çözüm sunan yeni bir ideolojik oluşum olarak değerlendirmek mümkün olacaktır. Yönetimde Muhafazakâr ideolojinin etkili olduğu İngiltere ve Türkiye'de, çevre politikaları ve çevre çalışmalarında teori ve pratik arasında farklılıklar bulunmaktadır. Teori ve pratik arasındaki bu farklılıklar, yeni ideolojik oluşumun sınırlılıkları kapsamında değerlendirilecektir. Muhafazakâr politikada çevre çalışmaları, günümüz çevre sorunlarının ekolojik bir kriz haline dönüşmesi, ekolojik muhafazakârlığın teori ve pratik arasındaki farklılıktan kaynaklandığını sonucuna ulaşılması yanlış bir tutum olmayacaktır. "Ekolojik Muhafazakârlığın İmkân ve Sınırlılıkları Üzerine Bir Değerlendirme" adlı çalışma, bugünün ve gelecekte yaşanması kaçınılmaz olan çevre sorunlarına alternatif bir çözüm niteliği taşıyan yeni bir ideolojik oluşumun tohumlarından oluşmaktadır. Dün, bugün ve yarının en büyük sorunlarının başında yer alan çevre sorunlarına ideolojiler de kayıtsız kalamamıştır. Muhafazakârlık, modern bir ideoloji olması yönünden bugünün yönetim biçimlerinde de etkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Muhafazakâr politikanın hâkim olduğu ülkelerde yapılan çevre çalışmalarının yetersiz kalması, çalışmanın merkezini oluşturmaktadır. Teori ve pratik arasındaki çelişkilere çözüm arayışları; ekolojik muhafazakârlığın başarılı bir düşünsel eylem haline dönüşmesine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Ekoloji, Muhafazakârlık, Çevre Sorunları, Ekolojik Muhafazakârlık

EkolojiEkolojik çevreMuhafazakarlık+6
Özlem Güneruz
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde çevre politikalarının dönüşümü ve Türk işletmelerine etkileri üzerine bir araştırma

Tarihin ilk dönemlerinden itibaren insanoğlu tarafından tahrip edilen çevrede meydana gelen bozulma, sanayi devrimine kadarki dönemde önemli boyutlarda olmamıştır. Ancak, sanayi devrimi ile başlayan süreçte hızla tüketilen doğal kaynaklar ve aşırı derecede artan üretim-tüketim döngüsü sonucu çevrede meydana gelen tahribat, bugün insanlığı tehdit eder boyutlara ulaşmış ve çevre sorunları günümüzde dünya gündemini meşgul eden en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir.1970'li yılların başında, sınır tanımaz bir biçimde insanlığı tehdit eder boyutlara ulaşan çevre sorunları karşısında dünya ülkeleri, bu sorunun üstesinden tek başlarına gelemeyeceklerini anlamışlardır. Yaşanan gelişmeler, çevre sorunlarının çözümüne yönelik ortak girişimlerin de miladı olarak kabul edilen Stockholm Konferansı'nın düzenlenmesine zemin hazırlamış ve çevre politikalarının oluşturulmasında ilk ciddi adım atılmıştır.Çevre sorunlarının olumsuz etkilerinin Türkiye'de hissedilmeye başlaması da bu dönemlere rastlamaktadır. Ancak, çevre sorunlarının çözümüne yönelik politikaların oluşturulmaya başlandığı bu dönemi takip eden yıllarda Türkiye'nin sanayileşmekte olan bir ülke oluşu ve oluşturulan çevre politikalarının sadece bir düzenleme olmaktan ileri gitmeyişi gibi sebepler, Türkiye'yi çevre konusunda dünyada yaşanan gelişmelerin gerisinde bırakmıştır. Avrupa Birliği'ne uyum çalışmalarının hız kazandığı son dönemde Türkiye'de çevre politikalarının değişimi ve gelişimi konusunda büyük bir ivme yakalanmıştır.Türkiye'nin, AB'ye uyumu çalışmaları çerçevesinde yürütülen konu başlıklarından biri olan ?çevre? konusunda Avrupa Birliği'nin eksik gördüğü ya da önerdiği değişikliklerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, gerekli düzenlemeler ilgili kurumlarca yapılırken bu düzenlemelerin hayata geçirilmesinde Türkiye'deki kamu ve özel sektör işletmelerine önemli görevler düşmektedir.AB'ye uyum sürecinde çevre politikalarındaki dönüşümün Türk işletmelerine etkilerinin araştırıldığı bu çalışmada, Türkiye ve AB'deki çevre politikaları ile çevreye duyarlı işletmecilik konuları ele alınmakta olup, devamında İSO 500 listesinde bulunan işletmelerde yapılan bir araştırmanın bulguları yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Politikası, Avrupa Birliği, Çevre Duyarlılığı, Çevreye Duyarlı İşletmecilik

Sürdürülebilir çevreÇevreÇevre Eylem Programı+7
Yavuz Bozkurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İsteğe bağlı çevresel maliyetlerin işletme giderlerine etkisi ve bir uygulama

Dünya nüfusunun hızla artması ve sanayileşme başta olmak üzere birçok neden doğal kaynakların azalmasına ve çevre kirliliği sorunlarına yol açmıştır. Bu sorunların ortaya çıkması işletmelerin çevresel kirliliğe daha duyarlı olmaları gerekliliğini de beraberinde getirmiştir. Çünkü işletmelerin çevreye zarar verdiği bir gerçektir. Global anlamda bu sorunun çözüm yolları araştırılmaya başlanmıştır. Bu çözüm yollarının başında ise işletmelerin faaliyetleri sonucu oluşan zararlı atıkların yok edilmesi veya geri dönüşümünün sağlanması gelmektedir.Bu çalışmada işletmelerin maliyetleri düşürme kaygısı ile önemsemediği isteğe bağlı çevresel maliyetlerin işletme giderlerine olan olumlu etkisi üzerinde durulmuştur. Veri olarak Bilim İlaç Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin yatırımları veri olarak alınmış. Çalışmada, ilk etapta yüksek maliyetler sebebiyle yapılmak istenmeyen yatırımların aslında uzun vadede şirket giderlerine olumlu etkide bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: İsteğe Bağlı Çevresel Maliyetler, İşletme Karlılığı, İşletme Giderleri.

GiderlerKirlilikMaliyet+6
Serap Şimşek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Ihlara (Kapadokya) özel çevre koruma bölgesi ve yakınçevresi örneğinde koruma kullanma dengeli planlamaların oluşturulmasında kriterlerin saptanması

oz DOKTORA TEZİ IHLARA (KAPADOKYA) ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ VE YAKIN ÇEVRESİ ÖRNEĞİNDE; KORUMA-KULLANMA DENGELİ PLANLAMALARIN OLUŞTURULMASINDA KRİTERLERİN SAPTANMASI Ömer GULKAL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİMDALI Danışman: Prof. Dr. Erdoğan GÜLTEKİN Yıl. 1999, Sayfa 212 Jüri: Prof. Dr. Erdoğan GÜLTEKİN Prof. Dr. Türker ALTAN Prof. Dr. Hayran ÇELEM Aksaray İli sınırlan içerisinde ve İlin 25 km güneydoğusunda, 34° 16' enlem, 3 8° 15' boylamın kesiştiği noktada yer alan Ihlara Vadisi, bu çalışmanın odağım oluşturmaktadır. Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilen bölge ise 58 km2 lik bir alanı kaplamaktadır. Doğal ve kültürel değerler açısından büyük bir kaynağa.sahip olan Ihlara Vadisi ve yakın çevresinin doğal yapısını oluşturan jeolojisi, toprak, iklim, hidroloji, flora ve faunası detaylı olarak araştırılmıştır. Bölgenin kültürel yapısını oluşturan tarihi ve arkeolojik değerler, tarım, turizm ve rekreasyon potansiyeli gibi özellikleri de ayrıntılı olarak incelenmiştir. Uzmanlar, yöre halkı, yerli ve yabancı ziyaretçiler olmak üzere 4 hedef grubu üzerinde anket çalışması uygulanmış, kullanımlarla ilgili talep, eğilim ve gereksinimler belirlenmiştir. Araştırmanın koruma ve kullanma açısından iki farklı yönü olması sebebiyle, mevcut alan kullanımlarının koruma ve kullanma ağırlıklı olarak belirlenmesine çalışılmıştır. Bu amaçla yürütülen ikinci anket çalışması, uzmanlar, kamuoyu ve karar mercileri üzerinde uygulanarak, koruma-kullanma kriterleri saptanmış, konuyla ilgili öneriler geliştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; Ihlara (Kapadokya) Özel Çevre Koruma Bölgesi ve yakın çevresinin genelde koruma ağırlıklı olarak kullanılması, daha uygundur. I

Geleneksel mimariIhlara vadisiKoruma+2
Ömer Gülkal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre korunması ve pazarlama

ÖZET önümüzdeki yıllarda dünya 'da en çak konuşulacak toplumsal konu "çevre kirliliği" ve bununla bağlantılı alarak "çevre korunması" olacaktır» özellikle 1990' lı yıllar pek çok gazeteci ve yazar tarafından çevre yılları olarak nitelendirilmekltedir. Çevre kirliliğinin önlenebilmesi ve doğanın korunması için kesinlikle disiplinlerarası bir ortak çaba harcanmalıdır. Bu caba içinde, toplumun ihtiyaçları ve yaşam tarzı değiştikçe boyutları genişleyen pazarlamaya da özellikle önemli bir rol düşmektedir. Bu dönemde izlenmesi gereken pazarlama anlayışı Çevresel Pazarlama olmalıdır. Bu anlayışa göre, yeşil tüketicilere ve doğaya saygılı üreticilere dünya 'n m kaynaklarının korunmasında ve çevresel kirliliğin önlenmesinde çok önemli görevler düşmektedir, üretici firmalar, kesinlikle kalıcı bir çevre politikasını benimsemelidirler. Bu politika ile fiziksel çevreye uygun ürünler, doğada çözülebilir veya tekrar kullanılabilir maddelerden mamul ambalaj malzemeleri, ambalajların dönüşümünü sağlamak üzere yapılan depozito uygulaması gibi öğeler planlanmalıdır» Bu çalışmamızda tüketicilerin ve üreticilerin çevre korunması konusunda mevcut durumları ortaya çıkarılmaya çalışılmış ve her iki grup için de somut bazı öneriler geliştirilmiştir. vi i i

PazarlamaTüketicilerÇevre kirliliği+2
Canan Madran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği CORINE Biyotop Projesi'nin Türkiyede uygulanabilirliği üzerinde bir araştırma

Bu çalışmada, Avrupa Birligi'ndeki doğa koruma bakımından önem taşıyan alanları belirleme amacı ile gerçekleştirilen CORINE-Biyotoplar Projesi'nin Türkiye'de uygulanabilirliği araştırılmıştır. Çalışma yöntemi olarak, sözü edilen projede kullanılan ve mevcut yazılı kaynaklardan bilgi toplamak suretiyle doğa koruma açısından önem taşıyan alanları belirleme esasına dayanan bir yöntem kullanılmıştır, üç aşamada gerçekleştirilen çalışmanın birinci aşamasında, CORINE-Biyotoplar Projesi'nde kullanılan kodların ülkemize uyarlaması yapılmıştır. Bu aşamada ayrıca, ülkemizdeki önemli biyotoplan içeren alanların belirlenmesine de çalışılmıştır, ikinci aşamada, uyarlanan kodlar kullanılarak, elde edilen bilgiler özellikle 5 alan için Standart Alan Biyotop Kayıt FormlanYıa işlenmiştir. Son aşamada ise, saptanan 586 alanın ülke ve bölgeler düzeyinde haritalaması yapılmıştır. Çalışma sonucunda, bazı ayrıntılı çalışmaların yapılması halinde, Avrupa Birliği CORINE - Biyotoplar Projesi'nin Türkiye'de kolaylıkla uygulanabileceği kanısına varılmıştır.

Avrupa BirliğiBiyotoplarCORINE-Biyotoplar projesi+1
Derya Ortaçeşme
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Zeyrek bölgesinde çevre analizi ve koruma modeli örneği

İstanbul'da, geleneksel ahşap evlerin, yoğun bir şekilde bulunduğu, yerleşim alanlarından birisi de, Zeyrek Bölgesidir. Tezimde, konu olarak ele aldığım Zeyrek Bölgesi, bünyesinde her döneme ait, kalıtları taşımaktadır. Fakat, günümüzde bölge, bakımsızlık sürecine girmiştir. Bu süreç, devam ederse, kültürler katmanı Zeyrek de yok olacaktır. Buna, biran önce önlem alınması gerekmektedir. Tezimde ki, asıl amaç da, bütün bu bölge yok olusunu önleyebilmek için, bir koruma modeli önerisi hazırlamaktır» Bunun için de, bölgeyi çok iyi tanımak gereklidir. Tezi, bölüm bölüm özetliyecek olursak; Giriş bölümünde, "Neden, araştırma alanı olarak, Zeyrek Bölgesini seçtim" ve "Neden, bölge için koruma, gereklidir?" sorunlarına, yer verdim. 1.Bölümde, Zeyrek'i daha iyi tanıyabilmek için, bölgenin kent içi konumundan ve sınırlarından bahsettim. Böylelikle, bölgeyi bilmeyen bir kişi, burdaki bilgilerle, kendisini rahatlıkla aydınlatabilir. 2.Bölümde, Zeyrek Bölgesi'nin tarihçesi hakkında bilgi verilmiştir. Bunun yanında, bölgede bulunan anıt eserler tek tek incelenip, yazıya dökülmüştür. 3.Bölümde, bölgede, bulunan yapılarda, bir tiplemeye gidilmiştir. Herbir tipleme hakkında, bilgi verilmiştir. Geçmiş zamanın Zeyrek'inde, hangi kişilerin oturduğu ve nasıl yaşadığı, konularına da yer açılmıştır. 4.Bölümde, günümüz bölgesinde, hangi kişiler oturmakta ve nasıl yasamakta oldukları, anlatılmıştır Bölgeye ya-pılan göç ile bölgeden yapılan göç ve bunların sonuçları hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç olarak, bölgede bir anket uygulaması yapılmıştır. Bu anket örneği ile anketin değer lendirilmesi, bu bölümde ele alınmıştır. 5. Bölümde, bölgeye ait, kat yükseklikleri, kullanım, yapım sistemleri ve yapı yerleşim konularında, 1993 tespit leri yapılmıştır. Bu, 1977 ve 1982 tespitleri ile karşılaş tırılmış ve bölgedeki değişim yazılmıştır. 6. Bölümde, bu bölüme kadar yapılan çalışmalar, koruma modeli önerisi için, bir alt çalışmaydı. Tezin asıl amacı olan, koruma modeli ise, 6. bölümde yazılmıştır. Burda, bölge korunması için gerekli, finans, örgütlenmeler ve planlama ilkeleri ele alınmıştır. Bütün bu çalışmamda, tezin yönlendirilmesi görüşlerin den faydalandığım Sayın Prof. Işık Aydemir'e teşekkür etme yi borç bilirim.

Geleneksel konut mimarisiÇevre korumaİstanbul-Fatih-Zeyrek
Nazlı Ferah Eryurtlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir (yeşil) demiryolu yolcu taşımacılığı: Yolcu perspektifinden bir değerlendirme

21.yy'ın başından itibaren çevresel problemler, artık insanoğlunun en büyük problemi olarak tanımlanagelmektedir. Bu problemler sadece şimdi değil, gelecek kuşakların yaşam kalitelerini de kesinlikle etkileyecektir. İnsan ve endüstri faaliyetlerinden kaynaklı çevresel problemleri çözmek için iktisat ve işletme bilimlerinin her dalından otoriteler, klasik kalkınma felsefesi içerisindeki sürdürülemez nitelikteki boşlukları yeşille doldurmak için optimum nitelikte yaklaşımlar geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bu noktada yeşil pazarlama sürdürülebilir bir kalkınma kurgusunun yaratılması için kritik bir rol üstlenmektedir. Bir çok makale, pazarlama bilimini ekoloji ile endüstri arasında ve dünyadaki insanlar arasında sürdürülebilir bir ilişkinin kurulması için en önemli bileşen olarak işaret etmektedir.Çalışma öncelikle sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçası olarak sürdürülebilir (yeşil) pazarlama felsefesi ve yeşil taşımacılığa, ikincil olarak ise yeşil bir taşımacılık enstrümanı olarak demiryollarına odaklanmaktadır.Grant'in yeşil pazarlama manifestosu ise çalışmanın üçüncü bölümünde tartışılmakta ve sonuç olarak Adana-Mersin arasında seyahat eden yolcuların yorumlarını içeren pazarlama araştırma verilerinin analiz ve değerlendirilmesi yapılmaktadır. Grant'in yeşil pazarlama çerçevesi, yolcu görüşleri kullanılarak, iki şehir arasında yeşil bölgesel bir yolcu taşımacılığı modeli oluşturma amacı ile doldurulmuştur.Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir pazarlama, yeşil pazarlama, yeşil taşımacılık, sürdürülebilir taşımacılık, demiryolu taşımacılığı

Demir yolu taşımacılığıKalkınmaPazarlama+10
Ekrem Alper Canan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği ve Türkiye'de çevre dostu enerji politikalarının uygulanmasında devletin rolü

Enerji ihtiyacının karşılanması için fosil kökenli yakıtlar ucuz olmaları nedeniyle uzun yıllar yaygın olarak kullanılmış bunun neticesinde de hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, sera etkisi-küresel ısınma ve iklim değişikliği, enerji üretimi ve radyasyon kirliliği, gürültü kirliliği, atıklar ve ozon tabakasının delinmesi gibi çevre sorunları gündeme gelmiştir. Bu nedenlerden dolayı Dünya'da ve Türkiye'de çevre ile dost enerji kaynakları olan yenilenebilir enerji kaynaklarının (güneş, rüzgâr, biyokütle, jeotermal, hidroelektrik, hidrojen ve deniz kökenli enerji kaynakları) kullanımının artırılması gerektiği konusu gündeme gelmiştir. Bu çalışmanın amacı AB ülkeleri ile Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik olarak yürütülen çevre dostu enerji politikalarını değerlendirmektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çevre dostu yenilenebilir enerji politikaları ve teşvik araçları teorik çerçevede ele alınmıştır. İkinci bölümde AB ülkelerindeki politika ve uygulamalar detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Son bölümde ise Türkiye'deki çevre dostu yenilenebilir enerji politikaları ve teşvik mekanizmaları AB ülke uygulamaları kapsamında değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında Türkiye'nin toplam enerjideki yenilenebilir enerji payının artırılması ve mevcut potansiyelden maksimum fayda sağlanması için önemli yollar katettiği ancak daha atması gereken birçok adım olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Avrupa BirliğiEnerjiEnerji politikaları+5
İbrahim Akdoğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası insancıl hukuk bakımından silahlı çatışmalarda sivillerin, objelerin ve çevrenin korunması

Savaşların ve silahlı çatışmaların getirdiği yıkım geçmişten günümüze uluslararası camianın ortak sorunu olmuştur. Ancak yine de uluslararası toplum yaşadıklarından ders çıkaramamış olacak ki günümüzde dahi silahlı çatışmalar devam etmektedir. Bunun sonucunda da silahlı çatışma mahallindeki siviller hayatını kaybetmekte, kullanılan çeşitli silahların yarattığı etkiler sebebiyle sakat kalmakta ve hastalanmaktadır. Bunun yanında silahlı çatışma hali sivillerin yaşaması için vazgeçilmez olan kaynakları da tüketmekte veya yok etmektedir. Siviller silahlı çatışma sırasında hem sağlıklarını hem de mallarını kaybetmektedir. Silahlı çatışma hali yalnızca sivillere değil aynı zamanda kültürel varlıklara, yapılara, tarihi eserlere ve daha da vahimi doğal çevreye de tamiri imkânsız zararlar vermektedir. İnsanoğlu silahlı çatışmaların bu yıkıcı etkilerini önlemek ya da en azından azaltmak için çeşitli uluslararası anlaşmalar akdetmektedir. İnsancıl hukuk işte bu noktada devreye girmekte, silahlı çatışmalara belirli kurallar getirerek insani seviyeye çıkarmaya uğraşmaktadır.

ObjeSilahlı çatışmaSilahlı çatışmalar hukuku+4
Simge Denli
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Akdeniz delta sistemlerindeki sulak alanlarda peyzaj paterni değişimleri: Göksu deltası ve Yumurtalık lagünü milli parkı örnekleri

Bu çalışmanın amacı, ülkemizin doğu Akdeniz kıyısında yer alan Yumurtalık Lagünü Milli Parkı ve Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi sulak alanlarının ekolojik işlevlerinde ve sağladıkları ekosistem hizmetlerinde zaman içerisinde meydana gelen değişimlerin peyzaj metrikleri kullanılarak karşılaştırmalı şekilde analiz edilmesidir. Çalışma kapsamında Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Yumurtalık Lagünü Milli Parkı alanlarına ait 2000-2020 yılları Landsat 7 ETM+ ve Landsat 8 OLI uydu görüntüleri kullanılmış ve bu görüntülere obje tabanlı sınıflama yöntemi uygulanarak Arazi Örtüsü/Alan Kullanımı haritaları oluşturulmuştur. İki alana ait farklı tarihli sınıflanmış görüntüler peyzaj metrikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak her iki delta sistemi (Çukurova ve Göksu Deltaları) birbiriyle karşılaştırılmış ve mevcut koruma statülerinin etkinliği, elde edilen patern değişimi bilgisi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bilgilere göre her iki alanda bulunan doğal alanlarda koruma statülerine rağmen bozulma ve kayıpların olduğu tespit edilmiştir.

Adana-YumurtalıkGöksu DeltasıMilli parklar+3
Tuba Kayra
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnovasyonun yeşil pazarlama stratejileri üzerinde etkisi

Yapılan bu çalışmada, inovasyonun (yeni fikirlerin) uygulanması sırasında izlenecek stratejilerin çevreyi koruma bilinci kapsamında uygulanacak yeşil pazarlama stratejileri üzerine olumlu veya olumsuz etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla Ankara il merkezinde bulunan şirketlerin çevre koruma, pazarlama, İK, üretim veya Ar-Ge departmanlarının CEO'ları ve yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. İnovasyon stratejilerine göre yapılan analizler neticesinde elde edilen bulgular yöneticilerin cinsiyetleri, medeni durumları, gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bunun yanı sıra yöneticilerin yaş ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Yeşil pazarlamaya göre yapılan analizler neticesinde elde edilen bulgular yöneticilerin cinsiyetleri, medeni durumları, gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bunun yanı sıra yöneticilerin yaş ve öğrenim durumu değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir.

PazarlamaPazarlama stratejileriYeşil pazarlama+2
Zeynep Koç
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre politikalarının yerel yönetimler üzerindeki etkisi: Çankaya Belediyesi örneği

Çevre sorunları dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de karşılaşılan temel sorunlar arasında yer almaktadır. Çevre sorunları her ne kadar yerel kaynaklı olsa da sonuçları itibariyle evrensel bir boyut kazanmaktadır. Ancak çevre sorunları yerel düzeyde ele alınmadıkça etkin politikaların uygulanması mümkün görülmemektedir. Yerel yönetimlerin çevre sorunlarının çözümünde etkin bir rol üstlenmesi bu konuda en doğru yaklaşım olacaktır. Hazırlanan bu tezde, Türkiye'de çevre politikalarının yerel yönetimlerin çevre ile ilgili faaliyetlerini nasıl yönlendirdiği incelenmeye çalışılmıştır. Çevre politikalarının birer uygulayıcısı olarak yerel yönetimler, çevre sorunlarına daha hızlı müdahale edebilme imkânına sahiptirler. Bu bakımdan yerel yönetimlerin çevre ile ilgili faaliyetleri çevre koruma noktasında önem kazanmaktadır. Teorik olarak ortaya koymaya çalıştığımız çevre politikalarının, yerel yönetimlerin çevre ile ilgili faaliyetleri üzerindeki etkisi pratik olarak Çankaya Belediyesi örneğinde değerlendirilmiştir. Çankaya Belediyesi' nin çevre ile ilgili olarak halka en çok sorumluluk yüklenen faaliyetleri bir alan araştırması ile saptanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler1.Çevre2.Çevre Politikaları3.Yerel Yönetimler4.Çankaya Belediyesi5.Çevre Yönetimi

Belediye hizmetleriBelediyelerYerel yönetimler+4
Fatma Gökçen Çetin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaşam temelli öğrenme yaklaşımının, öğretmen adaylarında çevreye yönelik ilgi, tutum ve çevre bilinçli tüketici davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, yaşam temelli yaklaşıma uygun olarak hazırlanan eğitimin biyoloji öğretmen adaylarının biyolojik çeşitlilik ve doğayı koruma tutumlarına, çevreye ilgilerine ve çevre bilinçli tüketici davranışlarına etkisini ve bunların arasındaki ilişkiyi saptamaktır.Araştırma, 2009?2010 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı 3.sınıf öğrencileri ve Doğa ve Çevre Topluluğu ile yürütülmüştür. Araştırmada, öntest-sontest kontrol grupsuz yarı deneysel araştırma modeli ve karma yöntem kullanılmıştır.Araştırmanın uygulanma süreci, yaşam temelli öğrenme yaklaşımına uygun olarak 13 hafta (yaklaşık 45 saat) süresince gerçekleştirilmiştir. Öğretim sürecinde biyolojik çeşitlilik ve doğa koruma kavramlarıyla ilgili olarak uygulanan etkinlikler araştırmacı tarafından hazırlanmış, kullanılan belgeseller TRT ve TEMA yayınlarından seçilmiş, sunumlar araştırmacı ve konunun uzmanları tarafından verilmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak: Biyolojik Çeşitlilik ve Doğa Koruma Tutum Ölçeği, Çevreye İlgi Ölçeği, Çevre Bilinçli Tüketici Davranış Ölçeği, Açık Uçlu Sorular ve Görüşme Tekniği kullanılmıştır. Görüşme sonucu ortaya çıkan veriler içerik analiziyle sistematik bir şekilde çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen nicel verilerin analizi için SPSS (Statictical Package for Social Sciences Program, Version 13.0) paket programı ve istatistiksel verilerin analizinde, ilişkisiz örneklem t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve Çoklu Regresyon Analizi tekniklerinden yararlanılmıştır.?Biyolojik Çeşitlilik ve Doğa Koruma İçin Hazırlanan Yaşam Temelli Öğrenme Yaklaşımı Uygulaması? biyoloji öğretmen adaylarının, çevre bilinçli tüketici davranışlarını, çevreye ilgilerini ve biyolojik çeşitlilik ve doğa korumaya yönelik tutumlarını olumlu yönde artırmış, davranış sontest, ilgi sontest ve tutum sontest puanlarının tutum değişiminde anlamlı birer yordayıcı özellik taşıdığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Uygulama öncesinde öğretmen adaylarının, biyolojik çeşitlilik ve doğa koruma ile ilgili görüşleri sınırlı iken uygulama sonrası görüşleri olumlu yönde artmıştır.Anahtar Kelimeler: Biyolojik çeşitlilik koruma, doğa koruma, yaşam temelli öğrenme, biyoloji eğitimi, çevre eğitimi, biyoloji öğretmen adayları.

Aday öğretmenlerBilinçli tüketimBiyoloji öğretimi+7
Nihal Gürsoy Köroğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çevre politikasının dönüşümü: 1980-2006

Hazırlanan bu tezde, Türkiye'de 1980-2006 yılları arasında uygulanan çevre politikaları ve bu politikalarda yaşanan dönüşüm incelenmeye çalışılmıştır. 1982 Anayasa'sında doğrudan çevreyle ilgili bir maddeye yer verilmiş ve herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir. Başta 1983 yılında çıkarılan Çevre Kanunu olmak üzere çevre ile ilgili düzenleme yapan birçok kanun ve yönetmelik çıkarılmış, kalkınma planlarında çevre ile ilgili önemli düzenlemelere yer verilmiştir. Yapılan düzenlemeler incelendiğinde önceleri sadece kirliliği giderici politikalar benimsenirken, zaman içinde kirliliği önleyici ve sürdürülebilir kalkınma anlayışına uygun politikaların benimsendiği görülmektedir. Özellikle 2006 yılında çıkarılan 5491 sayılı yeni Çevre Kanunu bir dönüm noktası olmuştur. Kanunda sürdürülebilir kalkınma kavramının tanımı yapılmış ve önemi vurgulanmıştır. Ayrıca yine bu kanunla ceza müeyyideleri arttırılmış ve caydırıcı hale getirilmiştir. Ulusal alanda yapılan bu düzenlemelerin yanı sıra, uluslararası alanda da çevreyle ilgili birçok anlaşmaya taraf olunmuş ve bazı düzenlemeler yapılmıştır. Yapılan tüm bu çalışmalardan çevre politikalarıyla ilgili olumlu bir değişimin yaşandığı görülmektedir. Ancak politika belirlemede sağlanan bu başarının politikaların hayata geçirilmesinde de yaşandığını söylemek pek mümkün değildir. Uygulamada birçok aksaklık yaşanmaktadır. Alınan kararlar ve hazırlanan düzenlemeler uygulamaya aktarılmalıdır. Çevreyi korumak için devlet, ilgili kurum kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidirler.Anahtar Kelimeler1.Çevre2.Çevre Politikası3.Çevre Kirliliği4.Sürdürülebilir Kalkınma5.Çevre ve Orman Bakanlığı

DönüşümKanunlarTürkiye+5
Sıla Akbayır
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre koruma fikrine radikal yaklaşımlar; derin ekoloji, sosyal ekoloji ve ekofeminizm

Bu tezin amacı, derin ekoloji, sosyal ekoloji ve ekofeminizmin, ekolojik sorunlara bakış açılarını ve çevrecilik anlayışından farklılıklarını incelemektir. Tez oluşturulurken literatür taraması ve çevrecilikle ekolojist görüşün karşılaştırılması temelinde, karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılmıştır.Tez beş bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünü kavramsal çerçeve oluşturmaktadır.Tezin ikinci bölümünde; çevrecilik anlayışının ortaya çıkışı ve bu anlayışın ortaya çıkışında etkili olan toplumsal hareketlerin kısa bir tarihçesi verilmiş ve çevrecilik anlayışından ne anlamamız gerektiği sorunu irdelenmiştir.Tezin üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümünde; derin ekolojinin, sosyal ekolojinin ve ekofeminizmin ekolojik bunalımla ilgili görüşleri ve bu bunalıma dönük çözüm önerileri ele alınmıştır. Çevrecilik ile ekolojist yaklaşımlar arasındaki farklar ortaya konularak, derin ekoloji, sosyal ekoloji ve ekofeminizmin çevrecilikten farkları belirtilerek, tez sonuçlandırılmıştır.

Derin ekolojiEkofeminizmEkoloji+4
Olgun Yalçın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Paydaşların yeşil pazarlama uygulamalarına ilişkin algısı: Çimento sektörü örneği

Son yıllarda ekolojik çevre ile ilgili problemlerin hızla artması, işletmelerin çevresel sorumluluklarının paydaşlar tarafından sıkça tartışılmasına neden olmaktadır. Son 20 yılda çevresel konuların işletmeler ve paydaşlar açısından önem kazanması ile birlikte "yeşil pazarlama" kavramı ortaya çıkmıştır. Yeşil pazarlama, müşteri istek ve ihtiyaçlarını karşılarken klasik pazarlamadan farklı olarak çevrenin, doğal yaşamın, doğal kaynakların ve enerji kaynaklarının korunmasını kapsar. Bu çalışmada yeşil pazarlama uygulamalarına ilişkin paydaş algılarını ölçmek ve yeşil pazarlama faaliyetlerinin rekabet performansı ile ilişkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaçla Çimento Sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin en önemli iki paydaş grubundan (çalışanlar ve müşteriler) anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 19.0 kullanılmıştır. Araştırma bulguları yorumlandığında şirket çalışanların yeşil pazarlama uygulamaları konusundaki farkındalığının daha yüksek olduğu; müşterilerin büyük çoğunluğunun bu uygulamalar ile ilgili herhangi bir fikri olmadığı saptanmıştır.

AlgıMüşteri algısıMüşteriler+5
Erdal Araç
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekreayonel etkinliklere katılım ve çevresel duyarlılık

Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin rekreasyonel etkinliklere katılımı ve bunun sonucu olarak meydana gelebilen çevresel sorunlara karşı katılımcıların duyarlılıklarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini Türkiye'deki devlet üniversitelerinde öğrenim gören üniversite öğrencileri, örneklemini ise Ankara'daki devlet üniversitelerinde öğrenim gören 587 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Çevresel Duyarlılık Ölçeği? ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır.Katılımcıların demografik dağılımlarının belirlenmesi için betimleyici istatistik yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anketin 3 alt boyutunda katılımcıların cinsiyetlerine ve doğa sporları etkinliklerine katılım durumlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için verilere bağımsız örneklem t-testi analizi uygulanmıştır. Ayrıca, katılımcıların yaşlarına, refah düzeylerine ve en uzun süre yaşadıkları yerleşim birimine göre anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda;1.Katılımcıların cinsiyetlerine göre çevresel duyarlılıklarının farklılık sergilediği ve bu farkın ?kadın? katılımcılar lehine olduğu görülmüştür.2.Katılımcıların çevresel duyarlılıklarının yaş kategorilerine göre anlamlı bir fark göstermediği belirlenmiştir.3.Katılımcıların, refah düzeylerine göre çevresel duyarlılıklarının sadece ?kişisel davranış? alt boyutunda anlamlı bir farklılık arz ettiği belirlenmiştir.4.Katılımcıların, en uzun süre yaşadıkları yerleşim birimine göre çevresel duyarlılıkları arasında ?öneri? alt boyutunda anlamlı bir farklılık arz ettiği belirlenmiştir.5.Katılımcıların doğa sporları etkinliklerine katılım durumlarına göre çevresel duyarlılıkları arasında ?genel bilgi? ve ?kişisel davranış? alt boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, çevre, doğa sporları, çevresel duyarlılık

RekreasyonRekreasyonel aktivitelerÇevre+3
Mehmet Demirel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe öğrencilerinin çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin bilgi ve uygulamaları üzerine bir araştırma

ÖZ Doğanın dengesini bozan üretim ve tüketim sürecinin yaşanması sırasında değişik biçimde ortaya çıkan çevre sorunları, çevre ile birlikte bütün canlıların varlığım tehdit eder bir hale gelmiştir. Bugün çevre konusunda ortaya çıkan sorunların ana nedenlerinden biri kamuoyunun yeterli düzeyde bilgilendirilmemiş ve bilinçlendirilmemiş olmasıdır. Yarının büyükleri olan çocuklar bilgileri, becerileri, değerleri, deneyimleri ve davranışlarıyla toplumun kalkınmasında ve sürdürülebilir bir yaşamın sağlanmasında etkili bir rol oynayacaktır. Bu araştırma, ilköğretim II. kademe öğrencilerinin çevre kirliliğini önlemeye yönelik bilgi ve uygulamalarının doğru ve yeterli olup olmadığım saptamak ve uygulanacak eğitim ile öğrencilerin bu konudaki bilgilerine ve çevreci uygulamalarına katkıda bulunmak amacıyla planlanmıştır. Araştırmanın başlangıcında konuyla ilgili kaynaklar taranmış, yapılan incelemeler sonucunda öğrencilere uygulanmak üzere bir anket formu geliştirilmiştir. Araştırmanın örneklemeni, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ankara Altındağ'daki bir ilköğretim okulunun 6., 7., ve 8. sınıfa devam eden 292 kız ve erkek öğrenci oluşturmuştur. Toplanan veriler, SPSS Windows paket programında analiz edilmiş ve her sorunun yüzdesi alınmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin %44,9'unun kız, %55,1'inin erkek olduğu saptanmıştır. Cinsiyete göre öğrencilerin çevre ve çevre kirliliği ile ilgili bilgileri t testi ile karşılaştırıldığında; ön testte kız öğrencilerin lehine bir fark varken, uygulanan çevre eğitiminden sonra bu farkın ortadan kalktığı tespit edilmiştir. Ön testte ve son testte kız ve erkek öğrencilerin çevreye duyarlı uygulamalarında önemli bir fark olmadığı saptanmıştır. Bütün sınıflarda uygulanan eğitimden sonra öğrencilerin bilgilerinde anlamlı bir artış olduğu ancak, öğrencilerin çevreye duyarlı uygulamaları incelendiğinde verilen eğitimin sadece 6. sınıflarda anlamlı bir fark yarattığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre Kirliliği, Çevre Eğitimi ii

ÇevreÇevre bilgisiÇevre eğitimi+3
Ayşe Burçe Özata
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Hergelen meydanı çevre düzenleme ve korumasına ilişkin öneriler

HERGELEN MEYDANI ÇEVRE DÜZENLEME VE KORUMASINA ÎLISKIN ÖNERİLER (YUksek Lisans Tezi) Cigdem Belgin TIPI GAZI ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Ocak 1996 ÖZ Bu çalışmada, Ankara kentinin tarihi boyunca geçirdiği değişimlerle birlikte, meydanlar hakkında genel bir araştırma yapılmış ve meydanların kent yaşamındaki önemi vurgulanmıştır. Meydanları oluşturan öğeler belirlenerek bu öğelerin meydan form ve düzenine olan etkileri incelenmiştir. Bu çerçevede TUrkiye Cumhuriyeti 'nin başkenti ve planlı ilk kenti Ankara'nın Cumhuriyet dönemi kentsel gelişimine tanıklık etmiş Hergelen Meydanı 'nın glinUmüzdeki işlevsel durumu ve kente katkısı; Meydanda, Belediye tarafından gerçekleştirilen düzenlemeler de dikkate alınarak yerinde yapılan gözlemlerle belirlenmiştir. Bu süreçte planlı dönemler ile bu dönemler boyunca meydana ilişkin getirilen kararlar ve hazırlanan planlar da incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda yapılan değerlendirmeler ışığında Hergelen Meydanı 'nın yaşatılması ve kent yaşamında yerini, yeniden alabilmesi için öneriler getirilmiştir. Bilim Kodu Anahtar Kelimeler Sayfa Adedi Tez Yöneticisi : Yrd. Doc Dr. Nihal CETÎNTURK

AnkaraAnkara-Hergelen MeydanıPeyzaj tasarımı+2
Çiğdem Belgin Tipi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara-Kalecik eski kent dokusunun incelenmesi ve bu dokunun korunmasına yönelik öneriler

Anadolu'da ürettiğimiz sivil mimari eserlerimiz içinde en önemlilerinden biri de evlerimizdir. Son zamanlarda korumaya yönelik çalışmaların artması ve konunun gündeme gelmesi sonucu geleneksel evlerimiz konulu araştırmalarda bir artış görülmüştür. Bu tezin amacı; bir araştırma yapılmamış olan, eski Kalecik evlerinin incelenmesi ve eski kent dokusunun korunmasına yönelik önerilerin getirilmesidir. Çalışmamızda Kalecik'in topografya ve iklim gibi doğal şartları, tarihi, geçmişi ve eski kent dokusu hakkında bilgilere yer verilmiş, bu doku içinde yer alan evlerin mimari özellikleri incelenmiş ve içlerinden yedi ev diğer evlere göre daha özellikli olan yedi ev kataloga alınmıştır. Kalecik evlerinin geleneksel Türk evleri içindeki benzer özelliklere sahip örneklerle olan ilişkisi incelenmiş ve bir sonuca varılmaya çalışılmıştır. Bilim Kodu Anahtar Kelimeler Sayfa Adedi Tez Yöneticisi 6010102 Geleneksel Türkevleri, Kalecik, Ankara 119 Yrd.Doç. Dr. Nihal Çetintürk

Ankara-KalecikTarihi kent dokusuTarihi koruma+1
Dilek Kıvançlı Tümer
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Hamsaroz fiyordunun korunması ve turizm ve rekreasyon amaçlı kullanımına yönelik tasarım ölçütlerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, taşıdığı özgün mekansal - fiziksel karakteristikleri ile hem doğal hem de turizm ve rekreasyon kullanımları için potansiyel gösteren Sinop - Hamsaroz Fiyordu koruma- kullanma - sürdürürülebilirlik bütünü içinde araştırılmıştır. Fiyordun ismi bazı kaynaklarda Hamsilos, bazılarında ise harita üzerinde şekli bir hamsi burnuna benzetildiği için Hamsi Burnu diye geçmektedir. Ancak; Yerel halk arasında genellikle Hamsaroz diye adlandırılmaktadır. Hamsaroz yaygın bilinen isim olduğu için tez içinde Hamsaroz diye kullanılmıştır. 1. Bölümde konu ile ilgili kavramlar ve tanımlar incelenmiş; 2. Bölümde Sinop ve Hamsaroz'un doğal verileri- fiziksel ve mekansal karakteristikleri incelenerek alanın mevcut doğal potansiyeli saptanmaya çalışılmıştır. 3. Bölüm ekolojik çevre değerlendirme yöntemlerinden birisi olan Mc. Harg'm yöntemi esas alınarak geliştirilerek kullanılan yöntemi açıklamaktadır. 4. Bölümde Sinop'un ve fiyordun turizm ve rekreasyon potansiyeli değerlendirilmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışmada, alan için pasif rekreasyon kullanımlarının uygun olduğu görülmüştür. 5.Bölüm mimari tasarım ölçülerinin saptanması ve ölçütlere göre benimsenen tasarımlama anlayışım kapsamaktadır. Sonuç olarak, Hamsaroz' da koruma- kullanma- sürdürülebilirlik bağlamında bir tasarım değerlendirmesi için doğa ile birlikte tasarımın ilke edinilmesinin zorunluluğu ortaya konulmuştur. Bilim Kodu: 601.01.02 Anahtar Sözcükler: Mimari tasarım, koruma-kullanma dengesi, sürdürülebilirlik, ekoloji, doğa ile birlikte tasarım, tasarım ölçütü, pasif rekreasyon, çevre, mekansal varyasyon Sayfa Adedi: 220 Tez Yöneticisi: Y. Doç. Dr. T.Nur ÇA?LAR

Peyzaj tasarımıRekreasyonSinop-Gerze+2
Özlem Üstün Erol
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre duyarlı kent planlarına temel olabilecek çevre etkileşim yöntemi önerisi

ÇEVRE DUYARLI KENT PLANLARINA TEMEL OLABİLECEK ÇEVRE ETKİLEŞİM YÖNTEM ÖNERİSİ (Yüksek Lisans Tezi) CEMALETTINEROL GAZI ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ 1995 ÖZET Çevre sorunları son yuların en önemli problemidir.Kentleşmenin sağlıksız olarak gelişmesi,gelişmekte olan ülkelerde doğal çevreyi etkilemiştir. Türkiye'de mevcut planlama mevzuatı ile çevreyi korumak mümkün değildir. Bu nedenle iyileştirici ancak birbirinden kopuk yeni yasalar çıkartılmaktadır.Çevre yasası ve ilgili yönetmeliklerinden olan Çevre Etki Değerlendirmesi Yönetmenliği olabilecek sorunların önceden saptamasını içermektedir. Araştırmada vurgulanmak istenen, bütünlüğü olan bir çevre duyarlı kent planlamasının gerekliliğidir. Çünkü,çevre etki değerlendirmesi plan sonrası olası etkilerin önceden bilinmesi esasına dayanır.Oysa, çevre duyarlı kent planlaması ile üst ölçekten başlıyarak doğru yer seçim kararları verilmiş olur.Çevre duyarlı kent planlaması sosyal ve doğal çevreyi birlikte içerir.Bu yollada de tüm canlıların,insan dahil plan sonrası etkilenme olasılıkları bilinmiş olacaktır.Çevre duyarlı kent planlaması, konu ile ilgili uzmanların, uzaktan algılama sistemi ile elde ettikleri geniş persfektifli bir envanter çalışması ile başlar.Değerlendirmede, haritaların üst üste çakıştırılması, puanlama sistemi gibi teknikler kullanılabilir. Öneri yöntem sosyal ve ekonomik faktörlerin etkileşim olasılıklarım da içermektedir.ii Çevre etki değerlendirmesi gibi,plan sonrası kararlarının verildikten sonra irdelenmesi yerine, doğru yer seçim kararlarını kapsayan kent planlaması çok daha uygundur.Araştırmada, amaca ulaşmak üzere yapılması gereken işlevler belilenmiştir.

Çevre KanunuÇevre korumaÇevre sorunları+1
Cemalettin Erol
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00

Related subjects