Vakıf üniversiteleri
77 theses under this subject heading
Devlet üniversitesi ve vakıf üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılıklarının gelecek beklentileri ve kişisel özelliklerine göre incelenmesi
Bu çalışma; devlet üniversitesi ve vakıf üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeylerinde geleceğe yönelik tutumlarına ve kişisel bilgilerine (cinsiyet, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, sahip olunan teknolojik cihaz, okuduğu üniversite) göre fark olup olmadığını inceleme amacıyla yapılmıştır. Araştırma evrenini 2022-2023 eğitim öğretim döneminde öğrenim gören Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve TC. Toros Üniversitesi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, veterinerlik, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, radyo televizyon ve sinema, gazetecilik, Türkçe öğretmenliği bölümünden 248 öğrenci ile Toros Üniversitesi psikoloji, iktisat, uluslar arası ilişkiler, gastronomi, hemşirelik ve fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümünden 162 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Dijital Bağımlılık Ölçeği ve Geleceğe Yönelik Tutum ölçeği kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin dijital bağımlılık düzeylerinde fark olup olmadığını incelemek için t-testi ve çoklu varyans analizinden (MANOVA) yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre devlet üniversitesi ile vakıf üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05 p=0.03). Devlet üniversitesi ile vakıf üniversitesi öğrencilerinin geleceğe yönelik tutumları karşılaştırıldığında; geleceğe yönelik olumlu yönelim (p>0.05 p= 0.27), kaygılı yönelim (p>0.05 p= 0.51) ve planlı yönelim(p>0.05 p=0.89) alt boyutlarında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Devlet üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeylerinde, geleceğe yönelik tutum (p>0.05 p=0.132), baba eğitim seviyesi (p>0.05 p=0.07) ve sahip olunan teknolojik cihaz sayısına (p>0.05 p=0.44) göre anlamlı bir fark bulunmazken; cinsiyet (p<0.05 p=0.000) ve anne eğitim seviyesine (p<0.05 p=0.08) göre istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Vakıf üniversitesi öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeylerinde geleceğe yönelik tutum (p<0.05 p=0.001) ve cinsiyete (p<0.05 p=0.02) göre anlamlı bir fark bulunurken; anne eğitim seviyesi (p>0.05 p=0.16), baba eğitim seviyesi (p>0.05 p= 0.07) ve sahip olunan teknolojik cihaz sayısına (p>0.05 p= 0.16) göre istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.
An evaluation of "Content-Based Instruction (CBI)"-oriented course material in teaching English as a foreign language at tertiary level: A case study on the students of software engineering department at a foundation university in Türkiye
Content-based Instruction (CBI) has taken the attention of foreign language educators as it enables learners to learn the target language and to absorb subject matter knowledge at the same time. Although there are various foreign language teaching materials on the market, it is quite challenging to find a suitable material designed and specifically developed for each unique expertise field. The present study aims to demonstrate the evaluations of the students and of the instructor regarding a CBI-oriented English language course material developed by the researcher for the computer and software engineering students at a foundation university in Türkiye. The study also aims to find out the evaluations of the participants regarding the in-class implementation of the material and investigates its effects on the students' English language skills and on their content knowledge. For the purposes of the study determined, both quantitative and qualitative data were gathered from 40 software engineering students studying at the same foundation university and from the instructor of the course who was the developer of the CBI-oriented language course material and the researcher of this thesis study. Therefore, the present study employed mixed-method research design. The quantitative data were gathered through the Materials Evaluation Questionnaire (Işık & Altmışdört, 2010), students' scores in the content sections in the midterm and the final exam of the course, and in the English Language Placement tests. The qualitative data, on the other hand, were collected from semi-structured interview sessions and the instructor's reflective journals. The findings demonstrated that students and the instructor were mostly satisfied with the course material and its in-class implementation. The material had positive effects on the students' content knowledge and their English language skills, except for their speaking skills, though.
Impact of intellectual capital on achieving competitive advantage: A study of non-governmental universities in Erbil, Iraq
This study focuses on impact of intellectual capital in achieving competitive advantage. The study aims to determine the impact of intellectual capital in achieving competitive advantage in the non-governmental universities in Erbil city, Iraq. For this purpose, data were collected from 85 respondents of non-governmental universities using a questionnaire. The collected data were analyzed using SPSS software. The results of the analyses show that is a statistically significant relationship between intellectual capital and competitive advantage. Based on the study it is concluded that universities should focus on intellectual capital as it is an important source in achieving competitive advantage. Also, intellectual capital is a strategic resource for universities and should be protected to be successful in today's dynamic and changing environment.
Öğretim elemanlarının iş etiği algısı ve iş tatmini ilişkisi: Devlet ve vakıf üniversitelerinde bir araştırma
Bireylerin hayatında işin yeri, gerek kapladığı önem gerekse zaman açısından tartışılmaz bir olgudur. Benzer biçimde, çalışanlar da işletmenin varlığını, başarısını ve geleceğini etkileyen en önemli öğe olması açısından işletmeler için büyük değere sahiptir. Bu çalışmada çalışanlar ve işletmeler açısından son derece önemli olan iş tatmini ve iş etiği algısı demografik değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının iş tatminlerine etki eden iş etiği algısı ve demografik özellikler gibi faktörlerin belirlenmesi, iş etiği algıları ve iş tatminleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Çalışma devlet ve vakıf üniversitesindeki akademisyenlerin iş etiklerindeki ve iş tatminlerindeki farklılaşmayı, iş etiğinin ve iş tatmininin farklı boyutlarına göre araştırıp karşılaştırmaktadır. Bu çerçevede Güneydoğu ve Akdeniz Bölgesindeki devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan 521 öğretim elemanı ile uygulama yapılmıştır. İş etiği algısı, Mesleki İş Etiği Envanteri (OWEI) (Petty, 1995) ile iş tatminleri ise Minnesota İş Doyum Anketi (MSQ) (Weiss, David, England ve Lofquist, 1967) ile ölçülmüştür. Ampirik sonuçlara göre, akademisyenlerin genel mesleki iş etiği ile dışsal tatmin, içsel tatmin ve genel iş tatmini arasında da pozitif ancak zayıf bir ilişkinin olduğu görülmektedir. Aynı zamanda demografik özelliklerden biri olan idari pozisyon ile genel iş tatmini arasında pozitif yönde bir ilişki vardır. Akademisyenlerin girişimci olmaları, olumsuz özellikleri ve genel mesleki iş etikleri; devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışmalarına göre farklılaşmamıştır. Ancak akademisyenlerin kişiler arası becerileri, güvenilir olmaları devlet ya da vakıf üniversitelerinde çalışmalarına göre farklılık göstermiştir. Akademisyenlerin içsel tatmini, dışsal tatmini ve genel iş tatminleri devlet ya da vakıf üniversitesinde çalışmasına göre farklılaşmıştır. Mesleki iş etiği faktörlerinden olan güvenilir olma, girişimci olma ve idari pozisyonun; genel iş tatminini anlamlı düzeyde etkilediği görülmüştür. Ancak, mesleki iş etiğinin kişilerarası beceriler faktörü, olumsuz özellikler faktörü ve demografik özelliklerden cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu veya devlet ve vakıf üniversitesinde çalışıyor olma durumunun genel iş tatminini anlamlı düzeyde etkilemediği görülmektedir. Anahtar kelime: İş etiği, iş tatmini, mesleki iş etiği envanteri, minnesota iş doyum anketi, kamuve özel üniversitesi akademisyenleri.
Sosyal medyanın kurumsal iletişim aracı olarak kullanımı: Devlet ile vakıf üniversitelerinin sosyal medya paylaşımlarının karşılaştırmalı analizi
Yeni iletişim teknolojileri, kişilere ve kurumlara her türlü çalışmayı çok az maliyetle paylaşacakları olanaklar sunmaktadır. Kullanıcı tabanlı olması, insanları bir araya getirmesi, gerçek zamanlı iletişim kurulabilmesi ve etkileşimi arttırması nedeniyle sosyal ağların cazibesi artırmıştır. Bu bağlamda kurumsal mesajların hedef kitleye iletilmesi için sosyal medya platformları önemli bir iletişim aracı haline gelmiştir. Bilginin üretildiği üniversiteler de hedef gruplara ulaşmak ve ürettiği hizmetleri kamuoyuna duyurmak için sosyal medyayı etkin bir kurumsal iletişim aracı olarak kullanmaktadır. Öte yandan son yıllarda devlet ve vakıf üniversiteleri sayısının her geçen gün artmasıyla birlikte rekabetin oluşması, üniversiteleri farkındalık sağlayacak çalışmalara yöneltmektedir. Bu faaliyetlerden biri de sosyal medya platformlarının kurumsal iletişim aracı olarak kullanılmasıdır. Kurumlar bütün çalışmalarını sosyal medya üzerinden kolaylıkla yönetebilmektedir. Bu çalışmada üniversitelerin kurumsal iletişim çalışmalarında sosyal medyayı kullanım amaçlarını irdelemek için devlet ve vakıf üniversitelerinden ikişer örnek seçilmiştir. Örneklem olarak belirlenen 4 üniversitenin Twitter ve Instagram hesaplarının 1 Haziran 2017-31 Ağustos 2017 tarihleri arasındaki paylaşımları, Grunig-Hunt'ın Halkla İlişkilerin Dört Modeli esas alınarak bir nitel araştırma metodu olan içerik çözümlemesi yöntemiyle analiz edilmiştir. Üniversitelerin, sosyal medyayı bir mecra olarak kurumsal iletişim çalışmaları sürecinde nasıl, hangi sıklıkta ve ne amaçla kullandıkları ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular çerçevesinde devlet ve vakıf üniversitelerinin maliyeti az ve kullanımı sınırsız sosyal platformlarından faydalanma oranında farklılık belirlenmiştir. Bir vakıf üniversitesi olan Biruni Üniversitesinin çift yönlü iletişim olanağı sağlayan ve etkileşimi artıran diğer özellikleri nedeniyle sosyal medyayı daha etkin ve sık olarak kullandığı gözlemlenmiştir. Bu açıdan bakıldığında vakıf üniversitelerinin Grunig-Hunt'ın Halkla İlişkilerin Dört Modeli'nden İki Yönlü Simetrik Modelini, devlet üniversitelerinin ise Kamuoyunu Bilgilendirme Modelini daha etkin kullanıldıkları sonuca varılabilmektedir. Üniversiteler tanıtım, kamuoyu bilgilendirme, kurumsal itibar-kimlik oluşturmak ve iç-dış hedef kitlelerle iletişim kurmak amacıyla sosyal medya ortamlarını aktif olarak kullanmaktadır.
Exploring university teachers' and students' perceptions of intercultural awareness
The global spread of English has resulted in diverse varieties of the language and not surprisingly it has influenced English language education worldwide. Its role as an international language therefore, highlights the need to raise intercultural awareness in English language teaching. The aim of this study is to gain an insight into English language instructors and learners' perceptions toward intercultural awareness at a university prep school in Turkey. In order to broaden the scope of the study, this research employed a mixed-method research design, combining quantitative and qualitative measures. The data consists of questionnaires conducted with 45 instructors including NESTs and NNESTs and 92 learners; semi-structured interviews with 8 instructors, and focus group interviews with 24 learners. The quantitative data was analyzed using the SPSS (Statistical Package for the Social Science) software version 19.0, and the qualitative data were analyzed using the NVivo qualitative data software version 10.0. The investigation focused on four areas: participants perceptions toward the ownership of English, cultural integration in English language teaching, intercultural efficiency of the ELP program, and suggestions to enhance intercultural awareness. The results revealed that both the instructors and the learners acknowledged the importance of the English language in the realm of intercultural awareness, but both lacked a full understanding of the concept. The findings also indicated that the ELP program could not be considered as successful enough to raise intercultural awareness adequately and a set of recommendations on the issue was provided by the participants. Based on the outcomes of the study, remarkable implications were suggested in order to raise English language teachers' and students' intercultural awareness. The results of the study pointed to the substantial need for in-service teacher training programs and curriculum reflecting intercultural dimension of English language, and extra-curricular cultural activities that promote intercultural awareness. This study aims to contribute to English language teaching by revealing both teacher and student perspectives, which has been seldomly investigated and also offering several recommendations to enrich intercultural perspective in English language teaching.
Bir vakıf üniversitesindeki öğrencilerde kronik böbrek yetmezliği risk faktörlerinin incelenmesi
Bu araştırma, bir vakıf üniversitesindeki öğrencilerde kronik böbrek yetmezliği (KBY) risk faktörlerinin incelenmesi amacı ile tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmaya başlamadan önce etik kurul izni, çalışma yapılacak kurumdan ve çalışmaya dahil edilen öğrencilerden izin alındı. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde bulunan bir vakıf üniversitesinde 2019-2020 güz döneminde öğrenim gören lisans (5562) ve ön lisans (565) olmak üzere 6127 öğrenci oluşturdu. Araştırmanın örneklemini çalışmaya gönüllü olarak katılan 1142 katılımcı oluşturdu. Veri toplamada Sosyo-Demografik Özellikler formu ve FİNDRİSK ölçeği kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanıldı. Bağımsız gruplar arasındaki verilerin karşılaştırılmasında t-testi ve ANOVA kullanıldı. Gruplu değişkenler arasındaki ilişki ki-kare analizi ile test edildi. Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20.67±2.08 yıl, sistolik kan basıncı ortalaması 112.0±12.2 mmhg, diyastolik kan basıncı ortalaması 71.8±9.32 mmhg, bel çevresi ortalaması 75.89±11.08 cm ve kilo ortalaması 64.2±13.5 kg olarak belirlendi. Araştırmaya katılan öğrencilerin ailede kronik hastalık varlığına göre FİNDRİSK puan ortalamalarına bakıldığında; ailesinde kronik hastalık olanların puan ortalamasının 11.6±3.1, olmayanların 10.1±3.3 olduğu, aralarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi. Bekarların evli olanlara göre puan ortalamalarının daha yüksek olduğu, aralarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi ( p<0.05). Araştırmanın sonucunda bel çevresi ve kilo arttıkça KBY'nin risk faktörleri arasında yer alan diyabet hastalığının gelişiminin arttığı belirlendi. Ailede kronik hastalık varlığı diyabet gelişiminde etkili olabileceği belirlendi. Hastalıkların kalıtımsal olarak aile bireylerine geçmesinden dolayı Hipertansiyon ve Diyabet kronik hastalıkların varlığı KBY'nin oluşumu açısından risk oluşturmaktadır.
Kurum kültürü ve kurumsal imaj ilişkisi devlet ve vakıf üniversiteleri üzerinde bir uygulama
Kurum kültürü ve kurumsal imaj, birçok araştırmaya konu olmuş, günümüzün popüler kavramlarındandır. Ancak yapılan literatür incelemesi sonucunda bu iki kavramın beraber ele alınıp ilişkilendirildiği, özellikle akademik kurumlar üzerinde uygulama yapılmış sınırlı sayıda çalışmaya rastlanmıştır. Bu eksikliği gidermek adına, bu araştırmada üniversite öğrencilerinin kurum kültürü ile kurumsal imaj algıları ve bu iki kavram arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmış, bununla birlikte, ankete katılan öğrencilerin kurumsal imaj ve kurum kültürü algılarının cinsiyetlerine, okudukları üniversite türüne (devlet-vakıf), okudukları bölümlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı ve öğrencilerin okumakta oldukları gerek üniversite türüne (devlet- vakıf) gerekse de bölümlere göre, okumakta oldukları bölüme ilişkin memnuniyetleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı ortaya konmuştur. Geliştirilen hipotezler, gerçekleştirilen bir alan çalışmasıyla test edilmiştir. Manisa ve İzmir illerinde gerçekleştirilen alan çalışmasının örneklemini, iki devlet ve iki vakıf üniversitesinden 454 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır.Araştırmadan elde edilen verilere yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin üniversitelerine yönelik kurumsal imaj ve kurum kültürü algılarının cinsiyete, okudukları üniversite türüne ve okudukları bölümlere göre farklılık göstereceği yönündeki hipotezler kabul edilmiş ve erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre, vakıf üniversitelerindeki öğrencilerin devlet üniversitelerindeki öğrencilere göre, üniversitelerine yönelik gerek kurum kültürü gerekse kurumsal imaj algılarının anlamlı bir biçimde yüksek olduğu belirlenmiştir. Bölümlere göre incelendiğinde; Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü'nde okuyanların söz konusu diğer tüm bölümlerde (İşletme, İktisat, Maliye, Uluslararası İlişkiler) okuyanlara göre kurumsal imaj algılarının anlamlı şekilde daha olumlu, Maliye Bölümü'nde okuyanların ise söz konusu diğer tüm bölümlerde okuyanlara göre kurumsal imaj algılarının anlamlı şekilde daha olumsuz olduğu saptanmıştır. Kurum kültürü değerlendirmesinde ise; Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü'nde okuyanların söz konusu diğer tüm bölümlerde okuyanlara göre kurum kültürü algılarının anlamlı şekilde daha olumlu, Maliye Bölümü'nde okuyanların ise Uluslararası İlişkiler Bölümü dışında söz konusu diğer tüm bölümlerde okuyanlara göre kurum kültürü algılarının anlamlı şekilde daha olumsuz olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğrencilerin okumakta oldukları üniversite türüne ve bölümlere göre okumakta oldukları bölüme ilişkin memnuniyetleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Son olarak da kurumsal imaj ile kurum kültürü arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda üniversitelerin öğrencileri üzerindeki kurum kültürü ve kurumsal imaj algılarını olumlu yönde geliştirmeye yönelik öneriler geliştirilmiştir.
A study on professional development needs of EFL instructors working at a foundation university
The objective of the present study is to analyze professional development needs of EFL instructors at a foundation university in Gaziantep. In order to get a comprehensive idea, different aspects of professional development programs have been focused.First of all, general attitudes of instructors toward professional development programs have been determined and then teachers have been asked to state their professional development needs. In addition to the areas they need development, the reasons that hinder them from attending these programs have been investigated. The last step has been to identify the delivery formats and methods of the program based on instructors? preferences.A hundred EFL instructors consisting of both Turkish and international staff participated in the study. As the data collection tool, a questionnaire was adapted and administrated to instructors. Data that was gathered through a questionnaire and analyzed by means of Statistical Package for Social Science (SPSS).The first result which this study revealed was that EFL instructors held positive attitudes for the professional development programs. Sharing experiences and ideas with other colleagues was the most common activity among instructors to develop themselves professionally and the main reason that hindered them from attending these programs was indicated as inconvenient time and date. Productive skills were challenging for most instructors both to teach and to assess. As to delivery formats and methods of the professional development programs, instructors preferred programs to take place at their institution, up to 45 minutes and generally delivered by an expert or trainer outside the institution.
Assessment of instructor reactions to the performance management system at the preparatory program of a foundation university
Given that among the numerous factors affecting student achievement quality teaching is the leading one, and that quality teaching is only possible by qualified teachers, it is crucial to have a system at educational institutions to have a system to help the teaching staff gain expertise and grow professionally. The purpose of this study was to assess the reactions of the instructors to a recently developed and implemented performance management system at the preparatory program of a foundation university in Gaziantep, Turkey. The participants of the study were 36 EFL instructors, 2 PDC members, and 4 curriculum coordinators working at the aforementioned institution. The data were collected through a reaction scale and semi-structured interviews. The data taken from the reaction scale were analyzed descriptively, and content analysis was done for the interviews. The results of the study indicated that the reactions of the instructors toward the system were positive in general. It was clear that the instructors had overall understanding of the system; that they accepted the standards of the framework; that they thought the supervisors were qualified enough; that the system had a positive impact on their teaching; and that their overall favorableness toward the system was above neutral point, with some reservations and concerns. At the end of the study, some suggestions were offered for the weaknesses of the system, which were identified at the study.
A comparative study on EFL instructors' attitudes towards professional development activities in State and Foundation universities
In accordance with the latest search for change and improvements in education and teaching activities, the professional development of English instructors at universities in language programs has gained importance. The aim of this study was to investigate the language instructors' perceptions, both those working for state and those working for foundation universities towards professional development activities and the factors hindering their participation. 40 language instructors from Erciyes University School of Foreign Languages constituted the state university sample, and 40 language instructors from Melikşah University School of Foreign Languages represent the foundation university sample. The data collected through questionnaire was analyzed descriptively to find out instructors' perceptions and differences in the different universities. The analyzed data indicated that language instructors working for the different type of universities perceived professional development activities as important to varying degrees. A difference in the frequencies of instructors' working for different type of universities was also noted. Instructors' participation in professional development activities were hindered by different factors depending on the university types, too.
Üniversitelerin strateji belgelerinin DPT Kılavuzundaki kriterlerle uygunluğunun incelenmesi üzerine Akdeniz Bölgesi üniversitelerinde bir araştırma
Bu çalışmanın yapıldığı dönemde Türkiye'de toplam 196 üniversite bulunmaktadır. Bunların 123'ü devlet üniversitesi, 73'ü vakıf üniversitesidir. Bu çalışmada Akdeniz Bölgesi'nden 9 devlet ve 5 vakıf olmak üzere toplam 14 üniversitenin hazırlamış olduğu ve kendi internet sitelerinde yayımlanan stratejik planlarının araştırması yapılmıştır. Bunun için Devlet Planlama Teşkilatının(DPT) kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak şekilde hazırladığı "Kamu İdareleri İçin Stratejik Planlama Kılavuzu" esas alınmıştır. Amaç, bir bilimsel merkez ve öncü kuruluş kabul edilen üniversitelerin yaptıkları çalışmalar sonucunda hazırlanan stratejik planların yürürlükteki mevzuata uygunluk durumunu saptamaktır. Bu araştırma doküman incelemesiyle nitel araştırmada betimsel analizi esas almıştır. Kılavuzda belirtilen Giriş, Hazırlık Çalışmaları, Durum Analizi, Geleceğe Bakış, Maliyetlendirme, İzleme ve Değerlendirme kriterlerinin Kılavuza uygunluğu betimsel nitel veri analiziyle kıyaslamalı olarak incelenmiştir. Çalışmada,ayrıca stratejik planların yükseköğretim kurumlarındakihazırlanma sürecinin DPT Kılavuzuna uygunluğu araştırılmıştır. Araştırma neticesinde devlet ve vakıf üniversitelerinde stratejik planlar yapılırken hazırlık çalışmaları, durum analizi, geleceğe bakış, maliyetlendirme, izleme ve değerlendirme safhalarında elde edilen bulgulardaki eksikliklerin ve düzeltilmeye ihtiyaç gösteren konuların bulunduğu anlaşılmıştır. Tespit edilen hususlar ışığında sonuç ve öneriler ortaya koyularak, geleceğe ilişkin öngörülerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Devlet ve Vakıf Üniversitesi, Yükseköğretim, Stratejik Plan, Akdeniz Bölgesi, Maliyetlendirme, Kıyaslama Tekniği, Nitel Veri, Doküman İncelemesi, İçerik Analizi.
Üniversite öğrencilerinin eleştirel düşünme eğiliminin sosyo-demografik ve kişilik özellikleri ile birlikte araştırılması: Bir vakıf üniversitesi örneği
Bu çalışmada müfredat programlarında eleştirel bakış açısına daha çok yer veren Psikoloji, Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri ile müfredat programlarında eleştirel bakış açısına daha az yer veren veya yer vermeyen İngilizce Öğretmenliği ve Uluslar arası İşletme bölümü öğrencilerinin eleştirel düşünme eğiliminin sosyo-demografik ve kişilik özellikleri ile birlikte araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 öğretim döneminde Mersin ili Çağ Üniversitesi Psikoloji, Türk Dili ve Edebiyatı, İngilizce Öğretmenliği ve Uluslar arası İşletme bölümlerinde okuyan 245 kadın, 120 erkek olmak üzere 365 1.sınıf ve son sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma verileri, "California eleştirel düşünme eğilimi (CCTDI) ölçeği", "Hızlı Büyük Beşli Kişilik Testi (HBBKT)" ve geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Normal dağılım gösteren sürekli değişkenlerin analizinde independent sample t testi veya tek yönlü varyans analizi, normal dağılım göstermeyen sürekli değişkenlerin analizinde ise Mann whitney U veya Kruskall Wallis testi ve kategorik değişkenlerin analizinde ise ki-kare testi kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgularda; müfredatlarında eleştirel bakış açısına daha çok yer veren Psikoloji ve Türk Dili ve Edebiyatı öğrencilerinin, müfredatlarında eleştirel bakış açısına daha az yer veren veya yer vermeyen İngilizce Öğretmenliği ve Uluslar arası İşletme bölümü öğrencilerine göre daha fazla eleştirel düşünme eğilimine sahip oldukları bulunmuştur (p= 0,001). Psikoloji, Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinin 4.sınıf öğrencilerinin aynı bölümlerde okuyan 1.sınıf öğrencilerine göre eleştirel düşünme eğilimi alt ölçek ve toplam puan ortalamalarında anlamlı bir fark olduğu gözlenmektedir (p=0,000). Ancak müfredatlarında eleştirel bakış açısına daha az yer veren veya yer vermeyen İngilizce Öğretmenliği ve Uluslar arası İşletme bölümünün 1.sınıf ile 4.sınıfları arasında eleştirel düşünme eğilimi alt ölçek ve toplam puan ortalamalarında anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p= 0,335). Öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimi puanları yükseldikçe hızlı büyük beşli kişilik testi puanlarının da yükseldiği saptanmıştır (r=0,206, p=0,000). Eleştirel düşünme eğilimi ölçeği alt boyutları ile hızlı büyük beşli kişilik testi ölçeği alt boyutları arasında ilişkiler görülmüştür.
Üniversite öğrencilerinde çocukluk çağı örselenme yaşantıları ile kişiler arası bağımlılık düzeyi arasındaki ilişkilerin incelenmesi (Bir vakıf üniversitesi örneği)
Çocukluk döneminde gerçekleşen örselenme yaşantılarının etkilerinin yaşam boyu sürebildiği bilinmektedir. Yaşamlarının erken dönemlerinde örselenen bireyler kendilerini güçsüz, zayıf ve değersiz hissetmelerine yol açan zihinsel izler oluşturmaktadır. Bu nedenle bu kişilerin diğerlerinden ilgi ve destek arayışıyla kişiler arası bağımlılık geliştiriyor olabilecekleri düşünülmektedir. Bu çalışmada çocukluk dönemi örselenme yaşantıları ile kişiler arası bağımlılık düzeyi arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Nisan 2018'de Çağ Üniversitesi 2018 bahar döneminde öğrenime devam etmekte olan 18-25 yaş arası 733 (227 erkek, 506 kadın) öğrenci oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Kişiler Arası Bağımlılık Ölçeği (KBÖ), Çocukluk Dönemi Örselenme Yaşantıları Ölçeği Kısa Formu (ÇÖYÖ-KF) ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, çocukluk dönemi örselenme yaşantıları ve kişiler arası bağımlılık düzeyi arasında düşük düzeyde ve pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Erkekler ve anne-baba eğitim düzeyi düşük katılımcılar çocukluk döneminde daha fazla örselenme yaşantılarına sahiptir. Kadınların kişiler arası bağımlılık düzeyi erkeklerden yüksektir.
Üçüncü kuşak üniversitelerin değişim yönetimi: Bir vakıf üniversitesi üzerine nitel bir araştırma
Üniversiteler, küreselleşen dünyada değişimin öncü kuruluşları haline gelmeye başlayarak geleceğin şekillenmesinde önemli yerlere sahiptir. Küreselleşme, teknolojik değişimler, kamusal kaynakların azlığı üniversiteleri yeni anlayışlara yöneltmiştir. Girişimci ve topluma öncülük eden kurumlar olarak üçüncü kuşak üniversiteler sistemdeki yerlerini almaya başlamışlardır. Bu çalışmada yükseköğretimin yeni bir yapılanması olan üçüncü kuşak üniversite tipi girişimci üniversite kavramının yönetim anlayışı üzerinde durulmuştur. Girişimci üniversite, teknoloji transfer ofisleri, üniversite temelli teknoparklar yoluyla teknolojinin ve bilimsel bilginin akademiden endüstri sektörüne doğrudan aktarımını sağlayan ve girişimcilik eğitimi ile de endüstri sektörüyle dolaylı bağlantılar kuran çok katmanlı bir yapıdır. Girişimci üniversite, geleneksel üç rolünü (eğitim, araştırma ve topluma hizmet) yeni bir yaklaşımla sürdürür. Bu eğitim ve araştırma yapmanın yanı sıra kurumsal olarak girişimci üniversitenin teknoloji transfer merkezleri, araştırmaya dayalı yönetim biçimine değer vermesi anlamına gelir. Aynı şekilde girişimci üniversite, hızla değişen işletme dünyasına bir cevap olarak, iş dünyasının küresel çağda karşılaştığı git gide artan karmaşık sorunlara çözümler bulabilecek niteliklere sahip mezunlar yetiştiren üniversitelerdir. Burada üçüncü kuşak üniversitenin hedef kitlesi sanayi sektörü ve işletme dünyasıdır. Bu çalışmada, ülkemize varlığını sürdüren bir vakıf üniversitesi modeli ortaya konmuştur. Alt boyutları, mevcut yerleşke olanaklarının değerlendirilmesi, akademik ve idari yönetim, devlet boyutu, finansman boyutu, eğitim-öğretim faaliyetleri, sektörle işbirliği (ticarileşme) gibi unsurlardan oluşmaktadır. Modeli açıklamak ve değerlendirmek amacıyla yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Yapılan değerlendirmelerde girişimci üniversite modelinin başarılı bir şekilde uygulandığı görülmüş, hedeflenen modelin destek ve çalışmalarla geliştirilebileceği ifade edilmiştir.
The effects of using Quizlet on vocabulary enhancement of tertiary level ESP learners
This study aims to investigate the effects of Quizlet online application on vocabulary development of tertiary level ESP students. The study also attempts to explore the perceptions of students about integrating Quizlet application into the learning and practicing of target vocabulary in ESP classes. In this research, a quasi-experimental research design was applied to determine the effectiveness of using Quizlet application and perceptions of students. In this regard, 40 Turkish ESP students who were studying in the department of Pilotage at a foundation university in Konya, Turkey were recruited as participants. They were then randomly allocated as control and experimental groups each having 20 participants. The control group participants received traditional instruction of vocabulary learning while the experimental group used Quizlet for vocabulary instruction. Three data gathering instruments were utilized; first pre- and post-tests were applied to reveal any possible differences between using Quizlet application over the traditional vocabulary instructions before and after the intervention. Second, a survey and semi-structured interview were conducted to the experimental group students to explore the students' thoughts and perceptions on using Quizlet application. The obtained data revealed that utilizing Quizlet for targeted vocabulary learning had a significant influence on the experimental group students' vocabulary enhancement when compared to those in the control group. The survey and face-to face semi-structured interview results showed that the experimental group students had positive perceptions toward Quizlet in their vocabulary learning process. Moreover, it was observed that Quizlet contributed to students' study performance as well as their autonomy in vocabulary learning.
Vakıf üniversitelerinde akademik personelin performans değerlendirmelerinin eğitim kalitesine katkısı
Bu araştırmanın amacı, vakıf üniversitelerinde akademik personele uygulanan performans değerlendirme sistemlerinin, bu üniversitelerdeki eğitimin kalitesine etkisini ortaya çıkarmaktır.Bu araştırmanın modeli, genel olarak bakıldığında ?betimleme?, veri kaynağı ve veri toplama aracı bakımından incelendiğinde ise ?survey? yöntemidir. Araştırmada birincil veri toplama aracı olarak anket çalışması uygulanmıştır. Ayrıca, literatürde yer alan performans değerlendirme sistemleri incelenerek elde edilen veriler birinci veri toplama aracı olan anketin geliştirilmesine yardımcı olmuştur.Bu araştırmanın kapsamı Türkiye'de Yüksek Öğretim Kurumu'na bağlı olarak faaliyette bulunan vakıf üniversiteleridir. Araştırmaya veri toplamak amacıyla hazırlanan anketler, söz konusu üniversitelere uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde yüzdesel frekans dağılımları tekniği kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; akademik personelin performansının değerlendirilmesinde, ders verme başarısı, akademik yayın sayısı, bölüm ve üniversiteye yapılan hizmet ve öğrenci not ortalamaları kriterlerinin kullanıldığı belirlenmiştir. Bu kriterler derinlemesine incelendiğinde, akademik personelin ders vermedeki başarısı, öğrenci not ortalamaları ve akademik yayın sayısının performans değerleme kriteri olarak kullanılmasının eğitimin kalitesine etkisi olduğu ortaya çıkmıştır.
Vakıf üniversitelerinin pazarlama faaliyetleri içinde tutundurma stratejilerinin incelenmesi: Turizm eğitimi veren bölümlerinde bir uygulama
ÖZET Tarihsel gelişim içinde toplumların gelişme sürecine eğitimin doğrudan ve dolaylı etkileri görüldükçe ve eğitim düzeyindeki gelişmenin bireylerin geçimlerini daha üst düzeyde sağlamasının yanı sıra hayatlarını daha mutlu ve doyumlu geçirmelerine katkısı gözlendikçe gerek toplumsal gerekse bireysel düzeyde eğitime verilen önem artmış, birey ve toplumlar eğitime daha fazla yatırım yapar hale gelmiştir. Günümüzde vakıf üniversitelerine olan talep giderek artmakta ve vakıf üniversiteleri bu talebi karşılayabilmek, artan talep nedeniyle oluşan rekabet ortamında var olabilmek ve eğitim hizmetlerini potansiyel müşterilerine ulaştırabilmek için pazarlama stratejilerine önem vermek zorundadır. Vakıf üniversiteleri sundukları eğitim hizmetlerini pazarlarken en fazla önem verdikleri pazarlama stratejisi tutundurma stratejisidir. Üniversitenin fiziksel ortamı, üniversitede yapılan sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler, üniversitenin öğrenciye kazandıracağı avantajlar ve öğrencilerin üniversite hakkında öğrenmek istediği bilgiler tutundurma faaliyetleriyle öğrencilere aktarılmaktadır. Çalışma 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, hizmet sektörü, hizmetlerin karakterlerini ve mallardan ayrılan yönlerini belirlemek amacıyla hizmetlerin özellikleri, sınıflandırılması ve hizmet işletmelerinde pazarlamanın önemi üzerinde durulmuş, eğitim hizmetlerinin tanımı, eğitim kurumları ve eğitim hizmetlerini sunan tarafların özelikleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, eğitim hizmeti sunan işletmelerde pazarlama karması stratejileri incelenmiş ve pazarlama karması stratejilerinden, tutundurma stratejileri hakkında bilgi verilmiştir. Tutundurma stratejilerinin alt basamakları olan reklam, satış tutundurma, kişisel satış ve halkla ilişkiler açıklanmaya çalışılmıştır.Üçüncü bölümde, vakıf üniversitelerinde sunulan eğitim hizmetlerine ilişkin pazarlama karması ve tutundurma stratejileri hakkında öğrencilere yönelik bir araştırma yapılarak, bu konudaki öğrenci görüşleri ortaya konulmuş ve değerlendirilmiştir. ıı
Cam tavan sendromunun örgütsel sinizm üzerine etkisi: İstanbul ilindeki seçili vakıf üniversitelerinde görevli kadın akademisyenler üzerine bir çalışma
Bu araştırmada kadın çalışanların iş hayatında karşılaştıkları engellerden biri olan Cam Tavan Sendromunun, Örgütsel Sinizm üzerine etkisi araştırılmış ve Örgütsel Sinizmin alt boyutlarının demografik değişkenlere göre farklılaşma durumları tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında, Eylül 2021- Ekim 2021 tarihleri arasında İstanbul ilinde seçili 5 vakıf üniversitesinde görevli 317 kadın akademisyene, 5 demografik, 30 Cam Tavan Sendromunu ölçmeye yönelik, 13 Örgütsel Sinizm düzeyini ölçmeye yönelik toplam 48 sorudan oluşan anket uygulanmış, sonuçlar analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, seçili üniversitelerde görevli kadın akademisyenlerin cam tavan sendromu algıları ile örgütsel sinizm arasında anlamlı, pozitif ancak zayıf bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra, cam tavan algısı engellerinin, örgütsel sinizmi ve örgütsel sinizmin alt boyutlarını etkilediği/yordadığı tespit edilmiştir.
Örgütsel stresin, çalışanların iş performansına etkisi ve İstanbul ilinde bir alan araştırması
Bu araştırmanın amacı, İstanbul ilindeki vakıf meslek yüksekokullarında çalışmakta olan akademisyenlerin örgütsel stres düzeyleri ile iş performansları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaçla hazırlanan anketlerden 340 tanesi değerlendirmeye alınmış, elde edilen veriler SPSS 24 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada akademisyenlerin örgütsel stres düzeyleri ile birlikte örgütsel stresin alt boyutları olan iş yükü, kontrol ve sosyal destek düzeylerinin de belirlenmesi için verilerin frekansları yorumlanmıştır. Çalışmada sonucunda akademisyenlerin örgütsel stres düzeyleri ile iş performansları arasında pozitif yönlü ilişki olduğu belirlenmiştir. Örgütsel stresin alt boyutlarından iş yükü ile iş performansı arasında pozitif anlamlı ilişki tespit edilirken diğer alt boyutlar olan kontrol ve sosyal destek ile iş performansı arasında anlamlı ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir.
Marka kişiliği ile marka kimliği ilişkisi, marka kimliğinin marka sadakati ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi: Bir vakıf üniversitesi öğrencileri üzerinde araştırma
Bu tez çalışmasında, bir vakıf üniversitesi lisans öğrencilerinin kendilerine sunulan hizmetler kapsamında, marka kişiliği ile marka kimliği ilişkisi ve bununla birlikte marka kimliğinin marka sadakati ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Araştırmanın amacı; marka kişiliğinin, marka kimliği oluşturmadaki etkisi ile marka kimliğinin marka sadakati ve satın alma niyeti üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu araştırma, pazarda rekabet üstünlüğü yaratabilmek için marka kimliği, marka sadakati ve satın alma niyeti üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesinde ve bir hizmet sektörü olan eğitim kurumları için strateji geliştirmelerinde yardımcı olacak veriler sunmaktadır. Araştırmanın ana kütlesini; araştırmaya konu edilen İstanbul ilindeki bir vakıf üniversitesinde eğitim görmekte olan lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Yapılan literatür taramasının ardından söz konusu ana kütleye, yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın demografik özellikleri frekans analizi ile açıklanmış olup değişkenlerin geçerliliği ve güvenilirliği açıklayıcı faktör analizi ve güvenilirlik analizi yardımıyla incelenmiştir. Regresyon ve korelasyon analizleri ile de araştırma modelindeki değişkenler arasındaki ilişkiler ölçümlenmiştir. En son olarak ise; t- testleri ile araştırmaya ait hipotezler sınanmıştır. İlgili vakıf üniversitesinin marka kimliğinin yaratılmasında marka kişiliğinin pozitif yönde bir etkiye sahip olmasıyla birlikte, marka kimliğinin de marka sadakati ve satın alma niyeti üzerinde pozitif yönde bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.
Türkiye'deki vakıf üniversitelerinden Beykent, İstanbul Bilgi ve Bilkent üniversiteleri ve A.B.D'ndeki Lehigh Üniversitesi İngilizce hazırlık programlarında organizasyon yapısı ve öğretim görevlisi istihdamı
Bu betimsel arastırmanın amacı Türkiye'deki üniversitelerden Beykent, İstanbul Bilgi, Bilkent ve Amerika Birlesik Devletleri'ndeki Lehigh Üniversitesi İngilizce Hazırlık Programlarındaki organizasyon yapısı ve ögretim görevlisi istihdam süreçleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Arastırma için alanyazın taraması ve internet olmak üzere nitel veri toplama araçları kullanılmıstır. Bu arastırmada öncelikle Türkiye ve A.B.D'nde yüksekögretimin tarihçesi ve gelisimine bakılarak bu ülkelerdeki İngilizce Hazırlık Programları konumlandırılmıstır. Ardından seçilen tüm üniversitelerin ngilizce Hazırlık Programının hedefleri, program yapısı ve ölçme degerlendirme sistemi ön bilgiolarak verilmis, organizasyon yapısı, ögretim görevlisi istihdamında basvuru önkosulları, seçim basamakları, oryantasyon programı, deneme süresi, performans degerlendirme süreci, hizmet içi egitim, ve çalısma sartları ayrıntılı olarak tespitedilmistir. Bu bilgilerin ardından programların organizasyon yapısı ve ögretim görevlisi istihdam süreçleri arasındaki fark ve benzerlikler ortaya konmustur.Bulgular, Türkiye'de arastırma kapsamındaki üniversitelerin İngilizce Hazırlık programlarında organizasyon yapısını daha çok programının büyüklügünün belirledigi ve benzerlik gösterdigi, A.B.D'ndeki üniversitede ise yapının sekilleniriken bireysel ihtiyaçları karsılamaya yönelik olusturulan egitim programına hizmeteden bir yapı olusturuldugunu ortaya koymaktadır. Ögretim görevlisi istihdam süreçleri benzerligi asamalara göre degismekte, belli bir asamada benzerlik gösteren İngilizce Hazırlık Programlarındaki uygulamalar baska bir asamada farklılık gösterebilmektedirler.Arastırmanın sonucu Türkiye'deki uygulamaların birbirleri ile daha önemli ölçülerde benzerlik gösterdigini ortaya koymakta, A.B.D.'nde uygulamalar aynı orandabenzerlikler göstermemesine karsın tamamen farklı bir tablo ortaya çıkmamaktadır.
Üniversitelerde akademik danışmanlık hizmetinin önemi ve Türkiye'de bulunan devlet ve vakıf üniversitelerinde akademik danışmanlık hizmetinin değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında; Türkiye'de bulunan devlet ve vakıf üniversitelerinde, sunulan akademik danışmanlık hizmetinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Değerlendirme ilgili üniversitelere e-posta yolu ile yollanan sorulara verilen cevaplar ile üniversitelerin kendi web sayfalarından elde edilen bilgiler ışığında yapılmıştır. Ülkemizdeki 132 üniversite üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; 91 üniversite hizmetin varlığını lisans ve önlisans eğitim-öğretim- sınav yönetmeliklerinde bir madde ile belirtmiş, 29 üniversitede akademik danışmanlık hizmetinin sunumu bir yönerge ile tanımlandığı anlaşılmıştır. Geriye kalan 12 üniversiteye gönderilen e-postalardan cevap alınamaması ile birlikte ilgili üniversitelerin web sitelerinden de bilgi elde edinilememiştir. Üniversitelerin lisans ve önlisans eğitim-öğretim- sınav yönetmeliklerinde bir madde ile tanımladıkları danışmanlık hizmeti ile danışmanlık yönergeleri hizmetin yürütme ve yönetim yetkisi, akademik danışman görev tanımı, danışmanlığa destek hizmet birimleri, danışman bilgi depolama yöntemleri ile hizmetin değerlendirilmesi ve denetimi başlıkları altında incelenmiştir. Bunlara ek olarak ilgili üniversitelere ait akademik danışmanlık yönergelerinin ortak ve farklı yönleri ve son olarak üniversitelerde sunulan akademik danışmanlık hizmeti, çalışmanın birinci bölümünde tanımlaması yapılan kurumsal akademik danışmanlık modelleri açısından incelenmiştir.
Yükseköğretimde eğitim pazarlamasını etkileyen faktörler: Devlet ve Vakıf Üniversitelerine yönelik eğitim pazarlaması anket uygulaması
Türkiye'de yükseköğretimin gelişmesi ve değişmesi günümüzde önemli bir yere sahiptir. Ülkelerin nitelikli insan gücü yetiştirmesinde önemli örgün eğitim olarak yükseköğretim söylenebilir. Bu yönü ile Türkiye'de yükseköğretimin gelişimi Cumhuriyet öncesi dönemden günümüze kadar farklılıklar göstermiştir. 1981'de üniversitelerin yönetiminin tek bir çatı altında toplanması ile başlayan yeni bir süreç oluşmuştur. Bu sürecin içerisinde üniversiteler Devlet Üniversiteleri ve Vakıf Üniversiteleri şeklinde bir ayrıma tabi tutulmuştur. Türk Yükseköğretiminde anlam ve amaç eğitim hizmetinin doğru, günün şartlarına uygun, bilimsel araştırmalara açık nesillerin yetiştirilmesine yöneliktir. Türk Yükseköğretiminin kitlelere doğru bir şekilde ulaştırılabilmesi ve anlatılabilmesi için eğitim pazarlamasını etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik anket uygulaması 205 Devlet ve Vakıf Üniversitesi yöneticisine yapılmıştır. Amacı daha iyi eğitim hizmetleri pazarlaması sunabilmektir.Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Hizmet Pazarlaması, Yükseköğretim, Eğitim Pazarlaması, Eğitim Hizmetleri Pazarlaması