Çok kriterli karar verme
Bu konu başlığı altında 436 tez
Limancılık sektöründe operasyonel verimlilik ile finansal verimlilik analizi: Türkiye'de özelleşen limanlardan bir örnek
Limanlar, ülkelerin kalkınmaları ve küresel tedarik zinciri için büyük öneme sahiptir. Dünya ticareti'nin %80'inden fazlası deniz yoluyla gerçekleştiğinden liman verimliliği ülkelerin ekonomisini doğrudan etkilemektedir. Liman özelleştirmeleriyle liman yatırımları arttırılarak denizcilik sektörüne katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Bu çalışmada limanların operasyonel verimliliği ile finansal verimliliği hesaplanarak limanlar verimlilik skorlarına göre sıralanmıştır. Böylece hem operasyonel hem de finansal açıdan en verimli olan limanlar ortaya çıkmıştır. Objektif ağırlıklandırma yöntemleri kullanılarak EATWOS yöntemi ile operasyonel verimlilik analizi ve finansal verimlilik analizi yapılmıştır. İki verimlilik analizinin sonuçları arasındaki korelasyon hesaplanmış ve limanların operasyonel verimliliği ile finansal verimliliği arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir.
Tedarikçi performans değerlendirilmesinde bulanık çok kriterli karar verme yöntemlerinin kullanılması ve tekstil sektöründe bir uygulama
Tekstil sektörü rekabetin sürekli artarak devam ettiği emek yoğun bir sektör olmakla birlikte gelişmekte olan ülkeleri arasında yer alan Türkiye için de önemli sektörler arasında yer almaktadır. Artan rekabetle baş edebilmek için firmaların kendi performanslarının yanında tedarikçilerinin performanslarının ölçülmesi ve geliştirilmesi de gittikçe önem kazanmıştır. Bu çalışmada tekstil sektöründe hizmet veren bir firmanın farklı ürünler üreten tedarikçilerinin performanslarının bulanık çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak gruplandırılması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında tekstil sektöründe hizmet veren bir firmanın 15 farklı ürün satın aldığı tedarikçilerinin performanslarının değerlendirilmesi amacı literatürde en sık kullanılan ve uzun işlem adımlarına sahip olan Bulanık AHP ve Bulanık TOPSIS yöntemleri ile nispeten kısa işlem adımlarına sahip Bulanık ARAS ve Bulanık MOORA yöntemleri kullanılmıştır. Alanında uzman 4 karar verici ile yapılan çalışmada her bir yöntem sonuçları incelenerek tedarikçiler kümeleme analizi kullanılarak 5 gruba ayrılmıştır.
Taguchi metodu ağırlıklı çok kriterli karar verme yöntemleriyle tesis yeri seçimi
Bu tez çalışması, bir süpermarket zincirinin yeni market yeri seçimi problemini ele almaktadır. Tesis yeri seçimi sürecinde, yeni şubenin kurulacağı alanın büyüklüğü, otopark kapasitesi, işletme çevresinin nüfus yoğunluğu ve çevredeki rakip işletme sayısı olmak üzere dört önemli kriter işletme yönetimi tarafından belirlenmiştir. İşletmenin 12 alternatif marketi için tasarlanan bu çok kriterli karar verme problemi, işletme yöneticilerinin belirlediği kriter ağırlıkları ve bu tez çalışmasında önerilen Taguchi metodu ile elde edilen kriterlerin önem ağırlıkları kullanılmıştır. Daha sonra TOPSIS, VIKOR ve COPRAS çok kriterli karar verme yöntemleri ile çözüm aranmaktadır. Çok kriterli karar verme yöntemlerden elde edilen sonuçların değerlendirilmesi ve nihai kararın elde edilmesi için önerilen yeni bir baskın çözüm yaklaşımı bu tez çalışmasıyla sunulmuştur. Tez çalışması ile elde edilen sonuçlar incelendiğinde; Taguchi yöntemi ile elde edilen ağırlıklandırma sonuçlarına göre, en önemli faktörün %46,90'lık bir ağırlıkla çevredeki rakip işletme sayısı olduğunu göstermektedir. Onu takip eden faktör ise %41,77'lik bir ağırlıkla yeni işyerinin çevresindeki nüfus miktarıdır. Diğer iki faktörün ağırlıkları ise; yeni işyerinin büyüklüğü %6,88 ve otopark kapasitesi %4,43 olarak belirlenmiştir. Alternatiflerin değerlendirilmesinde ise; incelenen karar verme problemi için TOPSIS ve VIKOR yöntemlerinde her iki ağırlıklandırma sisteminde ve COPRAS yönteminde ise işletme görüşü ağırlıklandırma 2 nolu alternatif seçimi önerilirken, Taguchi izafi ağırlıklandırma sisteminde 12 nolu alternatif ilk sırada önerilmiştir. Aynı yöntemde 2 nolu alternatif ise ikinci sırada gelmektedir. Farklı yöntem sonuçlarından nihai bir karar elde edebilmek için önerilen değişken ağırlıklı baskın çözüm yaklaşımında ise her iki ağırlıklandırma sisteminde 2 nolu alternatif ilk sırada önerilmektedir. Sonuç olarak; bu tez çalışmasında önerilen ve geliştirilen, Taguchi metodu ile izafi ağırlıkların belirlenmesi yaklaşımının alternatif bir ağırlık belirleme yöntemi olarak kullanılabileceği ve nihai kararın verilmesi sürecinde çok kriterli karar verme problemleri için önerilen değişken baskın çözüm yönteminin kullanılabilir yeni bir yöntem olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Ele alınan yeni market seçim problemi için sayısal çözümler detaylıca verilmiş ve önerilen yaklaşımların etkinliği de gösterilmiştir.
Yeşil yaklaşım kriteri içeren aralık-değerli nötrosofik TOPSIS yöntemiyle patent başvurularının değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında, sürdürülebilir kalkınma amaçları kapsamında çevresel etkileri ön planda tutan teknolojilerin değerlendirilmesine yönelik olarak yeşil patentlerin sistematik ve çok boyutlu bir biçimde analiz edilebilmesi amacıyla bir karar destek modeli geliştirilmiştir. Patent değerlendirme sürecinin yalnızca teknik kriterlerle (yenilik, buluş basamağı, sanayiye uygulanabilirlik) sınırlı kalmadığı; çevresel ve toplumsal etkilerin de dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak söz konusu sürecin büyük ölçüde öznel yargılara ve belirsizlik içeren uzman görüşlerine dayandığı durumlarda, geleneksel karar verme yöntemlerinin yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu doğrultuda, çalışmada birden fazla karar vericinin görüşünün dikkate alındığı çok kriterli karar verme (MCDM) yaklaşımlarından biri olan TOPSIS yöntemi tercih edilmiştir. Değerlendirme sürecindeki belirsizliklerin ve görüş farklılıklarının daha esnek biçimde modellenebilmesi amacıyla, yönteme Aralık Değerli Nötrosofik Kümeler (IVNS) entegre edilmiştir. IVNS yapısının, her bir alternatifin doğruluk, belirsizlik ve yanlışlık derecelerini aralıklı olarak tanımlayabilmesi sayesinde, karar sürecinin daha kapsamlı ve gerçekçi biçimde yürütülebildiği gösterilmiştir. Aynı zamanda farklı tecrübe ve eğitim seviyesine sahip karar vericilerin karar sürecine etkileri de modellenebilmiştir. Son bölümde de ilgili ağırlıklar üzerinde duyarlılık analizi yapılmıştır. Geliştirilen IVNS tabanlı TOPSIS yönteminin yalnızca yeşil patentlerin değerlendirilmesinde değil; aynı zamanda tedarikçi seçimi, yatırım planlaması ve aday değerlendirmesi gibi çeşitli karar problemlerinde de uygulanabilir olduğu ortaya konmuştur. Bu bağlamda tez çalışmasıyla, hem literatüre metodolojik bir katkı sunulması hem de sürdürülebilir teknoloji yatırımları konusunda karar vericilere etkili bir yol gösterici araç sağlanması amaçlanmıştır.
Yapay femur kemiğinin mekanik analizi ve malzemesinin çoklu kriter karar analizi ile seçilmesi
Femur kemiği, vücuttaki en büyük ve en güçlü kemiktir. Kalça ve diz eklemleri arasında yer alan femur kemiği, vücudun ağırlığını taşır ve hareket etmeyi sağlar. Femur kemiği, çeşitli hastalıklar veya yaralanmalar nedeniyle hasar görebilir. Bu durumda, femur kemiğinin yerine yapay bir femur kemiği, yani femoral implant yerleştirilebilir. Femoral implant, metal, seramik veya plastik gibi malzemelerden yapılabilir. Femoral implant malzemesinin seçimi, hastanın ihtiyaçlarına, implantın dayanıklılığına ve cerrahi sonrası komplikasyon riskine göre yapılmalıdır. Bu tezin amacı, femur kemiği için uygun malzemenin belirlenmesi amacıyla çok kriterli karar analizi ve sonlu elemanlar analizi yöntemlerinin entegrasyonunu ele almaktır. Çok kriterli karar analizi, farklı malzemelerin performansını değerlendirmek için bir dizi kriter kullanır. Sonlu elemanlar analizi, femur kemiği ve implantın mekanik davranışını simüle etmek için bir bilgisayar modeli kullanır. Bu iki yöntem birlikte kullanılarak, femur kemiği için en uygun malzemenin seçilmesine yardımcı olabilir. Çalışma, Ti-6Al-7Nb ve Ti-6Al-4V titanyum alaşımlarının femoral implant malzemesi olarak kullanılmasının potansiyel avantajlarına ışık tutmuştur. Bu alaşımlar, yüksek mukavemet, korozyon direnci, biyouyumluluk ve kemik ile iyi uyum sağlama gibi özelliklere sahiptir. Çalışmanın sonuçları, yapay femur malzemelerinin geliştirilmesinde ve ortopedik implantların dayanıklılığına yönelik faktörlerin belirlenmesinde önemli bir kaynak olabilir. Çalışmanın sınırlamaları arasında belirli malzemelerin özel olarak kullanılması ve femur kemiği malzemesine kıyasla önerilen malzemelerin ağırlığı yer almaktadır. Gelecekteki araştırmalar, farklı femur modellerini araştırarak ve implant tasarımını optimize etmek için potansiyel olarak çeşitli malzemeleri birleştirerek bu ağırlık faktörünü kapsamlı bir şekilde ele almalıdır. Ayrıca, çeşitli cerrahi senaryoların incelikli bir şekilde incelenmesi, femoral implant malzemesi seçimine ilişkin anlayışımızı geliştirerek gerçek dünya uygulamaları için daha kesin bilgiler sunabilir.
Sporcu performansını sınıflandırmada temel normalizasyon, makine öğrenme ve çok kriterli karar verme yöntemlerinin karşılaştırılması
Araştırmanın konusu sporcu seçimi, sınıflandırma ve sıralama kapsamında elde edilen verilerin analizinde ekonomik aynı zamanda güvenilirliği yüksek farklı analiz ve değerlendirme yöntemlerinin kullanımıdır. Çalışma kapsamında elde edilen sonuçlar doğrultusunda spor biliminde sporcu seçimi, sınıflama ve sıralamada norm oluşturma konusunda yeni bir yaklaşım ortaya koymaktır. Branşlara göre test edilen değişkenlerin önem ağırlıkları kapsam dahilindedir. Bu çalışmanın amacı, spor biliminde sporcu seçimi, sınıflandırma ve sıralama sürecinde kullanılan Temel Normalizasyon yöntemlerine ek olarak ÇKKV ve veri madenciliğinde Makine Öğrenme yöntemlerinin kullanılması amaçlanmaktadır. Araştırma grubu ilgili kurumdan ölçümleri yapılmış olan elit düzeydeki sporculardan oluşmaktadır. Çalışmada kuvvet, çeviklik, kas sertliği, görsel reaksiyon, anaerobik güç, aerobik dayanıklılık ve denge testlerine ait veriler kullanıldı. Değişkenlerin önem ağırlıklarını belirlemek için entropi yöntemi kullanıldı. Birinci aşamada, branşların Temel Normalizasyon, ÇKKV ve makine öğrenme yöntemleri ile hesaplanan puanlarının Z-skoru yöntemine göre spearman sıra korelasyonu ve yöntemlerin sınıflandırma başarısı için ROC analizleri yapıldı. İkinci aşamada, yöntemlere göre sıralanan veriler beş sınıfa ayrıldı. Sınıflandırılan yöntemler, makine öğrenmede sınıflandırma algoritmaları ile modellerin doğruluk analizleri yapıldı. Araştırmada ek olarak farklı spor branşlarının sınıflandırma analizinde kullanılan performans özelliklerine ait önem ağırlıklarının belirlendi. Veri analizinde Microsoft Excel, IBM SPSS 26.0, Matlab ve Orange Data Mining yazılımlarından yararlanıldı. Sınırlılıklar kapsamında elde edilen bulgularda, bütün spor branşlarında Z-skoru ile elde edilen sıralama ile diğer yöntemler arasında istatistiksel olarak anlamlı ve güçlü ilişkiler saptandı. Z-skor ile Topsis yöntemi arasında anlamlı ilişki saptanamadı. Branşların Z-skoruna göre yapılan sıralamalar ile diğer yöntemlere ait sıralamalar arasında yüksek düzeyde bir uyumun olduğu saptandı. Araştırmadaki sınıflandırma sonuçlarında %86 ile %100 arasında değişen yüksek doğruluk oranları AHP ve K-ortalama yöntemlerine göre oluşturulan modellerde elde edildi. Özellikle Z-skoru ile yüksek düzeyde ilişkisi bulunan K-Means yöntemiyle entegre edilen Naive Bayes, KNN, SVM ve Neural Network modellerinin birçok branşta %100 doğruluk saptandı. Sonuç olarak özellikle Temel Normalizasyon yöntemlerinden Z-skoru ile yüksek düzeyde uyum sağlayan ve yüksek düzeyde ilişkisi bulunan ÇKKV (entropi) ve makine öğrenme temelli algoritmaların sporcu performans sınıflandırması, sporcu yetenek seçimi ve branş yönlendirme süreçlerinde güvenilir düzeyde alternatif yöntemler olduğu saptandı. Sınıflama doğruluk analizi sonuçları doğrultusunda branşlara özgü modellerin yüksek doğruluk oranları, spor bilimleri alanında yapay zekâ tabanlı makine öğrenmesi ve ÇKKV uygulamalarının kullanılabilirliğini ortaya çıkardı. Anahtar Sözcükler: Çok Kriterli Karar Verme, Makine Öğrenme, Normalizasyon, Sınıflandırma, Sporcu Performansı
Üniversite performanslarının Bulanık AHS, Bulanık Swara ve TOPSİS yöntemi ile değerlendirilmesi
Ulusal ve uluslararası birçok kurum ve kuruluş üniversite performanslarının değerlendirilmesine ilişkin çalışmalar yürütmektedir. Söz konusu değerlendirmeler, üniversite tercihi, denklik başvurusu, yurt dışı yatay geçiş, burs vb. süreçlerde işe koşulmaktadır. Dolayısıyla değerlendirmelerin objektif ölçütler doğrultusunda yapılması kritik bir öneme sahiptir. Bu araştırmada, üniversitelerin tüm hizmet alanlarına ilişkin performanslarının değerlendirilmesinde kullanılabilecek beş temel alanda 25 gösterge belirlenmiş ve gösterge ağırlık katsayıları çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemleri olan Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (B-AHS) ve Bulanık Oran Analizi ile Basit Toplam Ağırlıklandırma (B-SWARA) ile hesaplanmıştır. Belirlenen ağırlık katsayıları Teknik Optimal Çözüme Benzerlik ile Tercih Sıralama (TOPSIS) yönteminde kullanılarak 198 üniversitenin performansı değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında, yükseköğretim sistemlerine ilişkin araştırma yapan öğretim elemanları arasından seçilen 12 alan uzmanının görüşlerini yansıtmak amacıyla iki farklı kıyaslama anketi geliştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre B-AHS temel alan sıralaması, "B. Ar-Ge, Proje ve Yayın" (0,418)>"A. Eğitim ve Öğretim" (0,335)>"E. Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk" (0,159)>"C. Uluslararasılaşma" (0,080) > "D. Bütçe ve Finansman" (0,009) şeklindedir. B-SWARA'ya göre temel alan sıralamaları A. (0,419) > B. (0,331) > E. (0,107) > C. (0,074) > D (0,070) bulunmuştur. B-AHS ve B-SWARA ağırlık katsayıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla hesaplanan Spearman korelasyonu rs=0,743 bulunmuştur. Üniversitelerin B-AHS ve B-SWARA katsayılarına dayalı TOPSIS değerlendirme sıralamaları arasındaki ilişki incelenmiş ve Spearman korelasyon katsayısı rs=0,956 bulunmuştur. QS, THE ve URAP üniversite sıralamaları ile araştırma kapsamında elde edilen B-AHS ve B-SWARA'ya dayalı üniversite sıralamaları karşılaştırılmış ve en yüksek korelasyon B-AHS TOPSIS ile URAP sıralamaları arasında (rs= 0,771) en düşük korelasyon B-AHS TOPSIS ile THE sıralamaları arasında (rs= 0,615) bulunmuştur.
Prioritization of public investment project proposals using fuzzy analytic hierarchy process
Investments made by the governments in order to increase the economic, social and welfare levels of the society are called public investments. Services such as transportation, energy, communication, production, health, education, and justice, as well as various supporting activities such as construction, renovation, maintenance and repairs, and various equipment supplied to ensure the continuity of these services are examples of public investments. All countries, especially developing countries such as Turkey have to make the right investment decisions in order to ensure effective use of their limited resources. Therefore, all projects to be realized should be analyzed through methods and models, which can quantify and prioritize those projects. However, in the current situation, a scientific method based on quantification in the decision-making process on the selection of investment projects has not been adopted yet in Turkey. In this context, the purpose of this thesis is to improve the quality of the selection process through a new model able to assess project proposals regardless of country, sector, and type. The model proposed in the thesis consists of two main stages. In the first stage, a set of criteria has been developed to be used in the evaluation of proposals and fuzzy AHP analysis was conducted to weight these criteria. In the second stage, a method has been developed in which the decision maker evaluates the proposal in terms of fulfilling the criteria, assigns 1 or 0 points to each criterion and thus calculates a priority score for this project proposal. Project proposals have been prioritized by using the priority scores calculated for each project proposal.
SCUBA dalış alanlarının çok kriterli karar analizi ile sınıflandırılması ve bu alanları kapsayan bir dalış seyahati rotalaması
Spor alanında, Yöneylem Araştırması kapsamında yapılan akademik çalışmalar, son 50 yılda birçok kez görülebilmektedir. Spor endüstrisinde son yıllarda oldukça popüler olan ve dünya çapında yükselmeye devam eden bir hobi olan SCUBA Dalış Sporu ise Yöneylem Araştırmasının spor endüstrisindeki bir uygulaması olarak bu çalışmanın konusu olmuştur. Çalışmanın amacı; SCUBA Dalış sporunun yapıldığı bölgelerin bir Çok Kriterli Karar Analizi yöntemiyle sınıflandırılmasıdır. Bu amacın yerine getirilmesi için UTADIS (Utilities Additives Discriminants) sınıflama yöntemi kullanılmıştır ve UTADIS tarafından en iyi gruplara yerleştirilen alternatifler, uygulamanın ikinci adımının kapsamını oluşturmaktadır. Bu ikinci adımda; dalış türlerine, bölgelere ve diğer özelliklere göre ayrılabilecek muhtemel dalış seyahatlerinin rotalanması için Gezgin Satıcı Problemi (Travelling Salesman Problem – TSP) modeli kurulmuştur. Sonuç olarak toplam 721 dalış bölgesi UTADIS yöntemi kullanılarak 3 grupta sınıflandırılmıştır ve birinci ve ikinci sınıfa giren 155 bölge, tembel kısıtlı TSP (TSP with Lazy Constraints) modeliyle 8 farklı Dalış Seyahati senaryosunda rotalanmıştır.
Oyun teorisi yaklaşımı ile reklam aracı seçim sürecinin ekonomiye etkileri: Bulanık TOPSİS yöntemiyle vakıf üniversitelerinin eğitim sektörü üzerine bir uygulama
Reklam verenler hedeflenen kitle üzerinde en etkili reklam aracına karar verirken belirsizlik yaşamaktadırlar. Tezin amacı, bir eğitim sektöründe alanlarında uzman kişilerle yapılan toplantılar sonucunda, karar verme aşamasında yaşanan belirsizliklerden dolayı alternatifler arasından en etkili olan reklam aracı seçimi için Bulanık TOPSIS ve Oyun Teorisi yöntemleri birlikte kullanılarak farklı bir yaklaşım getirilmiştir. Çalışmada Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) ve iki kişilik oyun sistemi üzerine uygulama yapılmıştır. Uygulama aşamasında, Oyun Teorisi uyarınca, reklam sektörü ve aday öğrenciler olmak üzere iki oyuncu ve bu oyunculara ait stratejiler belirlenmiştir. Stratejileri değerlendirmek üzere alanlarında uzman beş karar verici tarafından yedi karar kriteri belirlenmiştir. Uzmanlar değerlendirme aşamasında, dilsel değişken ifadeler kullanılmış ve bulanık sayılara dönüştürülmüştür. Bulanık TOPSIS algoritma adımları gereğince matematiksel işlemler yapılarak oyuncuların stratejilerine göre yakınlık katsayıları hesaplanmıştır. Hesaplanan yakınlık katsayılarına göre sıralama yapılarak oyun kazanç matrisi oluşturulmuştur. Elde edilen matrise göre denge noktası belirlenip optimal sonuca ulaşılacaktır. Böylece reklam verenlerin karar verme aşamasında kendi çıkarlarının yanı sıra hedeflediği kitlenin çıkarlarını gözeterek en etkili reklam aracı seçimi için Bulanık TOPSIS ve Oyun Teorisi yöntemlerinin birlikte uygulanabileceğini gösterilmiştir.
Yükseköğretim kurumlarında stratejik yönetim için bulanık karar verme tabanlı balanced scorecard yaklaşımı ve bir model önerisi
Dünyada hızla yayılan Yeni Kamu Yönetimi anlayışındaki gelişmelere uyum sağlamak amacı ile çıkarılan 5018 sayılı Kamu Mali Kontrol ve Yönetimi Kanunu doğrultusunda Türkiye'de tüm yükseköğretim kurumlarının periyodik olarak stratejik planlarını hazırlayarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına sunması ve stratejik yönetim modelini uygulaması gerekmektedir. Ayrıca stratejik yönetim modelinin istenen biçimde uygulanabilmesi için süreci destekleyici nitelikte olan Balanced Scorecard (BSC), kurumsal performans yönetimi gibi modern yönetim yaklaşımlarının uygulanması önerilmektedir. Yükseköğretim kurumları, 2006 yılından itibaren hem YÖK hem de Maliye Bakanlığı tarafından yürürlüğe konmuş olan iki ayrı mevzuatı uygulama yükümlülüğü altına girmişlerdir. YÖK ve Kalkınma Bakanlığı tarafından yayınlanan stratejik planlama kılavuzlarında netleştirilmeyen strateji oluşturma ile ilgili boşlukların, yönetsel teamüller yerine nicel karar verme yöntemleri gibi bilimsel yöntemler ile doldurulması önemli bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. BSC'nin, işletmelerin yönetim süreçlerinde etkililiğini kanıtlamasından sonra yükseköğretim kurumları da BSC'yi stratejik yönetim aracı olarak kullanmaya başlamışlardır. BSC yaklaşımı, stratejinin sistemli bir şekilde tanımlanması ve uygulanması için kuramsal bir çerçeve sunmakla beraber stratejik amaç ve hedeflerin ne şekilde belirleneceğine yönelik bir açıklama getirmemektedir. Oysaki yöneticiler ancak işletme stratejisini ve stratejik amaçlarını/hedeflerini etkili biçimde belirledikten sonra BSC uygulamasından gerektiği şekilde faydalanabilmektedirler. Yükseköğretim kurumlarını doğrudan etkileyen yasal, politik, sosyokültürel ve ekonomik gelişmeler sonucunda kurumun çevresel belirsizliği artmakta ve bunun sonucu olarak karar verme aşamalarında mevcut belirsizliğin göz önüne alındığı analiz yöntemlerinin kullanılması gerekmektedir. 1965'de ilk defa Lotfi A. Zadeh tarafından tanıtılan bulanık mantık, bu tür belirsizlikleri modele dâhil edebilmede etkililiği kanıtlanmış bilimsel bir yöntemdir. Yapılan bu tespitler sonucunda bu çalışmada Türkiye'de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumlarının stratejik yönetim süreçlerinde kullanabilecekleri ve Bulanık Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleriyle bütünleştirilmiş bir Balanced Scorecard (BSC) modeli önerilmektedir. Bu amaçla BSC'yi oluşturan boyutların belirlenmesi, boyutlar altında toplanacak stratejik amaçların seçimi, ağırlıklandırılması, önceliklendirilmesi ve birbirleri ile ilişkilerinin ortaya çıkarılması için algoritmik bir sayısal model sunulmaktadır. Önerilen modelde, bulanık mantığın insanların (karar vericinin) belirsiz ve kesin olmayan bilgilerini gerçek hayat durumlarına en uygun şekilde temsil edebilme özelliğinden faydalanmak amacıyla bulanık mantık metodolojisi ile ÇKKV yöntemlerinden olan DEMATEL (Decision Making Trial and Evaluation Laboratory Method) ve Analitik Ağ Süreci (AAS) ile bütünleştirilmiştir. Dilsel ifadelerin doğasında bulunan belirsizlik ve muğlaklığın üstesinden gelebilmek için bu metotlarda net sayısal değerler kullanmak yerine bulanık kümeler teorisinden yararlanılmıştır. BSC'yi oluşturan boyutlar ve boyutlar içerisinde yer alan stratejik amaçlar, ulusal ve uluslararası alanyazın taraması ve Türkiye'deki 87 üniversitenin stratejik planları incelenmesinin ardından Delphi yönteminin uygulanması ile belirlenmiştir. BSC'yi oluşturan boyutlar ve stratejilerin aralarındaki ilişkileri nicel olarak ortaya koyabilmek için bulanık DEMATEL yönteminden yararlanılmıştır. Bulanık DEMATEL yönteminin uygulanmasıyla elde edilen sonuçlar, bulanık AAS yönteminde ağ yapısını oluşturmak için kullanılmış, ardından da AAS yöntemi ile de BSC'yi oluşturan boyutlar ile bu boyutlar içinde yer alan stratejilerin ağırlıkları veya önem dereceleri belirlenmiştir. Delphi tekniğinin uygulamasından elde edilen sonuçlara göre toplam 36 stratejik amaç, BSC'nin 6 boyutu altında toplanmıştır. Önerilen modelin uygulamasından elde edilen sonuçlara göre, BSC'de yer alan öğrenme ve gelişme boyutunun en önemli boyut olduğunu (36,86%) ve bunu sırasıyla eğitim ve araştırma (24,87%) ile kurumsal imaj (18.76%) boyutlarının takip ettiğini göstermektedir. BSC'yi oluşturan bu üç boyutun önem derecesi ve toplam performansa olan katkısı %80'den daha fazla olarak çıkmıştır. Elde edilen bulgular, boyutları oluşturan stratejiler açısından değerlendirildiğinde ise bu üç boyutta yer alan yedi stratejinin %60'ın üzerinde toplam ağırlık ve önem derecesine sahip olduğu görülmektedir. Genel olarak Türk üniversitelerinin misyonlarını gerçekleştirmelerinde ve vizyonlarına ulaşmalarında esas belirleyicilerin, BSC'de bahsedilen bu boyutların ve stratejilerin olduğu söylenebilir. Çalışmanın önemli bir bulgusu, boyutlar ve stratejilerin ağırlıklandırılmış sonuçlarına göre finansal boyutun ve bu boyutu oluşturan stratejilerin ağırlık ve önem derecelerinin sıfır olarak elde edilmesidir. Türkiye'deki Yükseköğretim kurumları, yasal mevzuatta kamu kuruluşu ve kar amacı gütmeyen kurumlar olarak tanımlanmış olup elde edilen sonuç kuramın ilk geliştiricileri olan Kaplan ve Norton'un önerilerini destekler niteliktedir. Çalışmanın bir başka önemli bulgusu ise modeli oluşturan boyutlardan biri olan "kurum imajı" boyutunun, yükseköğretim kurumları ile ilgili yapılan diğer BSC çalışmalarında rastlanmamış olmasına rağmen toplam performansı açıklamada önemli bir boyut olarak elde edilmiş olmasıdır. Elde edilen bulgular göstermektedir ki "kurum imajı" boyutu (18.76%) gibi bir önem ve ağırlık derecesiyle diğer boyutlar arasında 3. sırada yer almaktadır. Önerilen model, üniversitelerin stratejik yönetim süreçlerinde oluşturacakları BSC'lerin, kendi kurumsal yapılarına, farklı şartlar altındaki amaçlarına uygun olarak farklı boyutlar ve stratejilerin eklenip çıkarılmasına olanak tanıyan esnek bir yapıya sahip olup herhangi bir yükseköğretim kurumu ya da araştırmacılar tarafından kullanılabilir. Modelin uygulanmasıyla elde edilen sonuçlar üniversite yöneticilerinin belirli alanlara odaklanmalarına, kurumsal stratejilerini takip ederek performanslarını gözlemleme ve kontrol etmelerine rehberlik ederek yönetsel etkinliği ve verimliliği arttıracağı değerlendirilmektedir.
Ranking OECD countries with multi criteria decision making approach by using research and development indicators
Research and Development (R & D) is one of the most critical areas in which both institutions and countries are concerned. Through its indicators, countries can measure the extent of their progress and development, in addation to know which areas need more attention at present and in the future. Organization for Economic Co-operation and Development (OECD) countries consider as the most developed, economicl development and interest in research and development as a basic field to demonstrate the progress and raise it among other countries. Therefore, the research aims to find the ranking of these countries according research and development (R & D) indicators and determine Turkey's position among them. Besides to check the potential correlation between the OECD countries ranking by R & D indicators and both of Human Development index (HDI) and ICT Development Index (IDI) as an important world wide indexes related to R & D field. The multi-criteria decision making (MCDM) is suggested to be a viable method to achieve this goal, due to its ability to deal with several number of criteria (indicators) and large data. In this thesis three different MCDM techniques (tools) which are Multi Attribute Utility Theory (MAUT), Analytic Hierarchy Process (AHP) and Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution (TOPSIS) were introduced and applied. Through this thesis, a series of procedures were conducted and the results determined under some limitations and scenarios. Four scenarios (assumptions) were presented to make the final ranking for 38 of OECD countries, which are: MAUT with equal weights, MAUT with AHP weights, TOPSIS with equal weights and finally TOPSIS with AHP weights. Among these scenarios, the results shown that Korea and Japan were in the top three places in all scenarios, Turky's position came late in the ranking at all scenarios, there is a sufficient positive correlation between the OECD countries ranking by R & D indicators and both of HDI and IDI and it shown also MAUT method is the strongest technique that describe the correlation better than other methods. The research presented several recommendations through the extracted results for concerning countries and suggestions for future researchers. The recommandations includes continue at the same pace of develping and caring about R&D fileds for the xvi high ranked countries, allocate more of GDP for spending on R&D filed especially in Turkey, and enhance the field of R & D by do workshops and conferances related to this subject. And for future researches, there is a possibility to use another MCDM methods to make a ranking, also may use another fields indicators to make the ranking depending on it with different data values.
Taş kırıcı ve atıkların toprak çökmesini engellemek yer seçimi ve çalışma kararını vermek için: VHP-TOPSIS metodolojisinin uygulanması
In this paper offers an approach for dealing with prediction of the new stone crusher in Sarcheshmeh copper mine. The most important property of In- pit crusher is reducing the extraction costs. So it must be situated in a place that operating costs of conveyor, trucks and the number of trucks be at least. It is possible the various positions be better than others and the factors of site selection choice are not in a direction, because the organized and comprehensive study of possible places of In-pit crusher is necessary. In this Project, multi-criteria decision method is used for ranking of waste in-pit crusher site selection in Sarcheshmeh copper mine. The importance and sensitivity of waste rock is less than ores but size distribution and the ability of load and transport are the most important variables The main criteria in four main groups of technical factors, costing factors, operating factors and environmental factors. Affecting parameters on In-pit crushing site selection choice include. . In ranking of crusher site selection, the west case by 0.702 score in first rank, the south case by 0.613 as second rank, east case as third by 0.508 score and the east as fourth rank by 0.383 score was suggested.
İdeal çözüme benzerlik bakımından sıralama performansı tekniği ve gri ilişkisel analizi ile finansal performansların ölçülmesi; Demir ve çelik sektörü örnekleri
Financial analysis is based on an examination of the relationship between the balance sheet items and income statement that make up the fund structure of the business to determine the extent to which the financial equilibrium has been met and to ensure that rational decisions are taken accordingly. The purpose of this study is to demonstrate the applicability of Multi-Criteria decision making techniques in financial statement analysis. In the first part of this study, the Financial Tables analysis will be mentioned. In the second part, the types and uses of financial analysis techniques will be discussed. In the third chapter, multi criteria decision making techniques will be mentioned and also in this section, the five most common methods will be mentioned. In the last part, 2011-2016 balance sheet data of Ereğli Iron & Steel Inc. and Kardemir Iron & Steel Inc. will be evaluated with the help of financial analysis techniques.In this context, the financial statements of the two firms were analysed by ratio analysis, one of the financial analysis techniques. In the second stage, the results of the ratios analysis were analyzed using multi criteria decision making techniques. In this context, TOPSIS and GRA methods were utilized. Keywords: Ratio Analysis, Gray Relational Analysis, TOPSIS, Financial Analysis.
Şirketlerin TOPSIS yöntemiyle finansal performans değerlendirmesi: BIST30 üzerine bir uygulama
ÇKKV Yöntemleri birden fazla alternatifli ve nitelikli karar verme problemlerimizde bize basit yöntemlerle çözüm bulma ve en doğru karara varabilmemiz için yol gösterici nitelikte matematiksel yöntemlerdir. Günümüzde de sıkça kullanılan ve geliştirlen ÇKKV yöntemleri hem zaman hem de maliyet tasarrufu ile optimal karara kolayca ulaşmamızı sağlayacak yöntemlerdir. Günümüzde akademik çalışmalarda ve kurumsal yönetime önem veren firmalarda kullanılmakta olan birçok ÇKKV yöntemi vardır. Bu çalışmada ÇKKV yöntemlerinden TOPSIS, ELECTRE ve Gri İlişkiler Analizi yöntemleri açıklanmış, uygulama bölümünde ise TOPSIS yöntemi kullanımıştır. Veri olarak ise önce BİST30'da işlem gören firmaların(bankalar hariç) 2010-2016 yılları arasında yayımlanan Bağımsız Denetim Raporları'ndan finansal tablo verileri kullanılarak bulunan Karlılık Oranları ve Dikey Yüzde Oranları kullanılmıştır. Daha sonra TOPSIS yöntemi kullanılarak daha önceden hesaplanmış olan finansal analiz oranları kriter olarak belirlenerek analize tabi tutulmuştur. Çalışmada sonuç olarak ÇKKV yöntemlerinin karmaşık problemlerin analizi ve karar verme süreçlerinde, hem şirket yönetimlerine hem de bu şirketlerin hisse senedine yatırım yapacak olan yatırımcılara karar verme süreçlerinde kullanabilecekleri, maliyet ve zaman tasarrufu ile herhangi bir analiz programına ihtiyaç duymadan, kişisel veya grup olarak uygulanabilecek nesnel ve öznel yargıları içerebilen analizlere olanak sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: TOPSİS, Çok Kriterli Karar Verme, Finansal Analiz, BİST30.
Country risk assessment by applying multi-criteria decision-making methods: A case study ranking countries in the Middle East & North Africa
The Middle East and North Africa (MENA) region has been attracting many foreign investors for decades, but the current geopolitical situation has not shown a welcoming face towards them. Consequences of war, terror, riots and political changes in the region have forced many international companies to reconsider their future plans in the region or withdraw their investments from the region. On the other hand, there are also companies that have faith in the emerging market of the MENA with fewer competitors in the region. It should be hereby emphasized that narrowing down the best possible investment decision or decisions on future cooperation need accurate research on the current situation as well as an analysis and forecast of the upcoming situation in terms of various factors within the country concerned and also the region. The Multi-Criteria Decision Making (MCDM) analysis can help investors to choose the best alternative from a set of relevant criteria. In this research, three well-known MCDM methods, TOPSIS, ELECTRE, and PROMETHEE, were used to rank twenty-three countries based on twenty key indicators. The data required for this study was collected from the accessible databanks comprising the numbers published by the governments within the years 2000-2015. The outcome of these findings provides a set of country rankings for an interested group of decision makers, policy makers, stakeholders, researchers and other involved parties who are interested in the Middle East and North Africa region which is constantly on the move in the so-called Arab Spring or post-Arab Spring environment.
Personel seçim probleminin çok kriterli karar verme teknikleri aracılığıyla çözülmesi: Medya sektöründe bir uygulama
İçinde bulunduğumuz bilgi çağında teknolojik, ekonomik, siyasal ve sosyal gelişmeler kurumların ve işletmelerin nitelikli insan kaynağına olan ihtiyacını artırmıştır. Çalışmada, personel seçme ve yerleştirme sürecinde çok kriterli karar verme teknikleri kullanılarak işe en uygun adayın veya adayların seçilebileceği iki modelin önerilmesi amaçlanmıştır. Öncelikle, medya üretimi sektöründe yer alan bir medya grubunda çalışacak haber editörünün hangi kriterlere göre işe alınacağı uzmanların görüşleri alınarak saptanmıştır. Sonrasında ise bu kriterlerin önem dereceleri, alanında tecrübeli insan kaynakları uzmanlarına ve şirket yöneticilerine anket aracılığıyla sorulmuş, elde edilen veriler Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda önem sırasına göre ortaya çıkan deneysel 15 aday MAUT ve GRA yöntemleriyle değerlendirilerek, aralarından en uygun olan kişi/kişiler belirtilmiştir. AHP, MAUT ve GRA çok kriterleri karar verme teknikleridir. Genellikle karmaşık karar problemlerinin analizinde kullanımları yaygındır. Özellikle GRA yönteminin personel seçiminde karar vericiye işe alım kriteri oluşturma imkânı vermesi hem işveren hem de adaylar açısından sürecin daha az maliyetle yürütülmesine katkıda bulunmaktadır. Çünkü personel seçim süreci sonunda en iyi adaydan ziyade ilgili pozisyona en uygun adayın seçilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Kullanılan bu yöntemler, alternatiflerin sıralanmasında ve en uygun alternatifin seçiminde karar vericilere yardımcı olmak adına kullanılabilir.
Comparison of financial performance of participation and conventional banks using multicriteria methods: Case study in Turkey
The participation Bank is the one dealing with Islamic banking system, while the conventional bank deals with the interest in its loan which falls under the rule of usury that is a sin in Islam. Nowadays Islamic banking system is considered as the alternative to the conventional banking system, that's why, it's important to compare the financial performances of conventional and participation banks. This study aims to compare the performance of participation banks represented by 3 Islamic banks with the performance of conventional banks represented by 6 conventional banks in Turkey through ranking each bank alone using multi criteria data analysis using MAUT and TOPSIS methods, which depend on some financial ratios were collected from the annual financial reports, for the period of 5 years during 2011 to 2015; To rank the years from best year to worst year of each bank according to their performance; first the most common five financial ratios are calculated for each banks during 5 years, then applying the MAUT and TOPSIS methods to those indicators. In other words, regarding each bank's five ratios, years were ranked from best to worst using TOPSIS and MAUT methods taking account of equally weighted. In this research, the calculation of each method has been done with two approaches; the first approach is by calculating with each bank alone, while the second approach is by calculating with all banks together. The result of using MAUT method equally distributed weights with considering each bank alone approach shows that the best performance for Islamic banks is 2011, while the years of best performance for conventional banks are 2011 and 2012. According to the results of using MAUT method with considering all banks together approach shows that the best year for Islamic banks is 2013, while the best years for Conventional banks are 2011 and 2012. On the other hand, the result of using TOPSIS method equally distributed weights with considering each bank alone approach shows that the best performance for Islamic banks is 2011, while the years of best performance for conventional banks are 2011 and 2014. According to the results of using TOPSIS method with considering all banks together approach shows that the best year for Islamic banks is 2011, while the best years for Conventional banks are 2011 and 2012. In the MAUT and TOPSIS methods with two approaches, the result of best year of Islamic bank is 2011 but only in MAUT method with all banks together approach, the best year is 2013. However, the Conventional banks have the same best years which are 2011 and 2012 but only in TOPSIS method with each bank alone approach, instead of 2012 the best year is 2014. The final findings of this research use MAUT and TOPSIS methods with each bank approach and all banks together approach. The result showed the best performance of all selected Turkish banks occurred in 2011 for Islamic banks, 2011 and 2012 for Conventional banks, and it is not highly affected by the method is used; it might have different findings using a higher number of banks, a different period, or applying other methods. For future work, it can be considered more number of banks, different country, a wide period of time, or using another method. Keywords: Participation banks, Conventional banks, Financial Ratios, Turkish banks, Multi criteria decision, MAUT method, TOPSIS method.
Tedarikçi seçim problemlerinde analitik hiyerarşi prosesinin kullanılması; elektronik ürün tedarikçi seçimi üzerine bir uygulama
Tedarikçi seçimi kararı bir şirketin başarılı olmasındaki en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Konuya uygun tedarikçilerin tercih edilmesi, üniversitelerin satın alma giderlerini azaltarak, firmalar arası kıyaslamaları kolay hale getirecektir. Tedarikçilerin seçiminde karar verme, birçok işletmenin tüm iş alanlarında yaptığı bir faaliyettir. Şayet tedarikçi seçimi için birçok kriteri değerlendirmek gerekiyor ise, bu bir Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) problemidir. Bu problemlerin en iyi çözümü ise ÇKKV yöntemlerinin kullanılmasıdır. Bu çalışmada üniversitelerin demirbaşı olan teknolojik ürünlerde tedarikçi seçim problemleri incelenmiştir. Bir çok karar verme tekniği arasından sayısal verileri ve öncelikleri en uygun şekilde göstermesi sebebiyle AHP yöntemi tercih edilmiştir. AHP yöntemi ana kriterler ve alt kriterlerin önem derecesinin belirlenmesi için kullanılmıştır. Önerilen yaklaşımlar ÇKKV yöntemleri arasında kesin bir değerlendirme imkanı sağlamaktadır. Thomas L.Saaty 1971 yılında olası problemleri planlamak Analitik Hiyerarşi Prosesini (AHP) kullanmıştır. AHP 1973 yılından itibaren birçok alanda uygulanmaya başlamıştır. AHP, konuyla ilgili seçim aşamasına kullanılarak alternatiflerin üstün yönlerinin belirlenmesini ve karşılaştırılmasını sağlayan bir yöntemdir. Çalışmada, tedarikçi seçim aşamaları ve bu aşamalarda karşılaşılan problemler belirlenerek hataları en aza indirgemek amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde tedarik zinciri yönetimi anlatılmıştır. İkinci bölümde tedarikçi seçimi ve çok kriterli karar verme yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde çalışmanın yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde AHP'nin uygulama sürecinden bahsedilip seçim için kriterler anlatılmış, uygulama ve çalışma sonuçlanmıştır.
İETT tema seçiminde aralık tip-2 bulanık AHP-TOPSIS hibrit model uygulaması
İnsanların alternatifleri ya da kriterleri karşılaştırırken, aynı verilerin farklı insanlar için farklı anlamlar ifade etmesinden dolayı, elde edilen verilerin bulanık kümelerle ifade edilmesi daha doğrudur. Bulanık kümelerin ifade edilmesinde farklı yöntemler ve farklı dilsel terimler kullanılmaktadır. Literatürde, birçok tip-1 bulanık AHP ve tip-1 bulanık TOPSİS yöntemlerinin yanı sıra, son dönemlerde aralık tip-2 AHP ve aralık tip-2 TOPSİS yöntemleri geliştirilmiştir. İETT yönetim sisteminde mükemmelleşmek; çalışanların motivasyon, memnuniyet ve bilgi birikimlerini arttırmak; dengeli ve güçlü finansal yapıyı oluşturmak; çevreye duyarlı olmak ve yeni teknolojiler uygulamak; hizmet kalitesini geliştirmek; kurumsal bilgi birikimini yönetmek; kurumsal itibarı arttırmak gibi uzun dönemli 5 yıllık stratejik amaçların yanı sıra, yıllık olarak değişkenlik gösterebilen ve iyileştirilmiş sonuçlara ulaşmalarını sağlayacak olan, hizmet kalitesi, güçlü finansal yapı, iş ve yolcu güvenliği, etkili-verimli süreçler gibi temalar da yer almaktadır. Amacımız aralık tip-2 bulanık AHP ve aralık tip-2 bulanık TOPSİS yöntemini bir arada kullanarak, İETT'nin referans aldığı ve de Kaplan & Norton'un ileri sürdüğü kurumsal karne (Balanced Scorecard) yönteminde yer alan kriterler dikkate alarak, İETT'nin 5 yıllık kalkınma planı içerisinde önceden stratejik olarak belirlediği on iki alternatif arasından seçim yapmaktır.
Lojistik sektöründe talep tahmini uygulaması
Müşteriye teslimat sırasındaki fırsatların önemi ve ürünlerin hareketi, şirketleri lojistiğe, özellikle de malın taşınmasına önemli bir yer verme yönünde itici güç olmuştur. Bu durum şirketler arası rekabet koşulları içerisinde lojistiği önemli bir unsur haline getirmiştir. Bu yüzden lojistik hizmetlerin doğru bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Lojistik, malzeme (ürün), hizmet, bilgi ve para akış sürecini iyileştirmek için fırsatları planlamak, işletmek, kontrol etmek ve tespit etmektir. Bu çalışmada, lojistik yönetiminden, lojistik sektöründeki güncel konular ve talep tahmin yöntemlerinden çalışılmıştır. Daha sonra lojistik servis sağlayıcısı olan bir firma üzerinde uygulama yapılmış ve gelecek dönem iş stratejisini belirleyebilmek adına araştırma yapılmıştır. Gelecek dönem iş stratejisini geliştirme doğrultusunda incelenen müşterilerin içerisinde yer aldıkları sektörel etmenler ve müşteri beklentileri incelenmiştir. Lojistik hizmet kullanan müşterilerin beklentileri anket yapılarak Çok Kriterli Karar Verme Metodu'ndan biri olan Analitik Hiyerarşi Prosesi ile birlikte analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Talep Tahmini, Çok Kriterli Karar Verme
Sivil havacılık işletmelerinde sürdürülebilirlik politikalarının örgütsel performansa etkisi: TAV Havalimanı örneği
Günümüzde tüketiciler, devlet, çalışanlar, yerel halk ve yatırımcılar işletmelerin kurumsal davranışlarının denetlenmesini daha fazla talep eder hale gelmiştir. Örgütsel performansın d değerlendirilmesinde, finansal verimlilik göstergelerine ek olarak, işletmelerin sürdürülebilirlikle ilgili göstergelerini dâhil etmesi, sosyal ve çevresel yatırımların, çeşitli raporlamalarla sunulmasıyla, kurumlar paydaş grubunun desteğini alacağı için firma riski azalmakta ve uzun vadede şirket değerinde artış olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, BIST Sürdürülebilirlik Endeksine kote olan tek havalimanı işletmesi TAV Havalimanları Holding A.Ş'nin 2013-2019 yılları arasındaki finansal performansı ve 2013-2017 yılları arasında yayınlamış olduğu sürdürülebilirlik raporlarından alınan verilerle sürdürülebilirlik performansı, çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ve TOPSİS yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. İşletmenin bu yıllara göre en iyiden en kötüye doğru sürdürülebilirlik ve finansal performans değerleri belirlenerek sıralanmıştır. Örgütsel-finansal performans ile sürdürülebilirlik performansı arasında yıllar bazında pozitif-negatif yönlü yada nötr bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuç olarak yıllara göre değişen bu iki performans değerleri arasında kesin bir paralellik görülmemekle birlikte bunun konjonktürel olası nedenleri tartışılmıştır.
Personel seçimi probleminin AHS tabanlı TOPSIS yöntemi ile değerlendirilmesi
En uygun personel seçimi kararı farklı sektörlerde faaliyet gösteren her işletmenin karşı karşıya kaldığı bir süreçtir. Bu karar sürecinde her işletme o işe en uygun adayı işe almak ister. Sonrasında ise çalışanının kariyer planlamasını yapar, motivasyonunu, memnuniyetini ve performansını ölçer. Bu nedenle en uygun adayın işe alınması sürecinde birçok faktör dikkate alınarak en iyi karar verilmeye çalışılır. Çok kriterli karar verme problemleri içinde yer alan personel seçimi süreci birden fazla kriteri içine alan bir karar problemidir. Uygulamada bir bankanın kıdemli yazılımcı seçimi problemi üç ana kriter, 13 alt kriter ve 5 aday için değerlendirilmiştir. Kriterlerin göreceli ağırlıklarının hesaplanmasında çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan ve kriter ağırlıklarının hesaplanmasında sıklıkla kullanılan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi kullanılmıştır. Hesaplanan bu ağırlıklara göre alternatiflerin değerlendirilmesinde ve en uygun adayın seçiminde ise TOPSIS yönteminden yararlanılmıştır.
Electre yöntemi ile personel seçimi üzerine bir vaka çalışması
Personel seçimi işletmeler için olduğu kadar hizmet üreten organizasyonlar için de önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Özel Turizm Anadolu Meslek Lisesi için yapılacak matematik öğretmeni seçimi üzerine bir vaka çalışmasıdır. Bu amaçla çalışmada çok kriterli karar verme yöntemlerinden CRITIC ve ELECTRE yöntemleri kullanılmıştır. CRITIC temelli ELECTRE yöntemi ile öğretmen seçiminin yapılacağı bu çalışmada, Özel Turizm Anadolu Meslek Lisesi'ne matematik öğretmenliği iş başvurusu için müracaatta bulunan 8 aday ile ilgili okulun yöneticileri tarafından plansız serbest görüşme tekniğini kullanarak betimlenen kriterlerle ilgili veriler elde edilmiştir. Çalışmada, aday seçiminde kullanılmak üzere 8 kriter tespit edilmiştir. Bu kriterler, literatür taraması ve uzman görüşleri yardımıyla test edilmiştir. Kriterler, CRITIC yöntemiyle ağırlıklandırılmıştır. Adayların performans sıralaması veya seçimi ELECTRE yöntemi ile yapılmıştır. Sonuç olarak iş başvurusunda bulunan 8 aday arasından 7 numaralı aday ELECTRE yöntemiyle uygun bulunarak seçilmiştir.