Ekonomik durum
Bu konu başlığı altında 102 tez
The impact of financial stress and economic uncertainty on unemployment
This study analyzes the impact of financial stress and economic uncertainty on unemployment in Turkey for the period 2007-2022 with monthly data. Financial stress and economic uncertainty variables are examined through an indicator and two distinct indices. The model is estimated using a structural vector autoregression (SVAR) model. This thesis shows that as the level of financial stress and economic uncertainty increases, the unemployment rate also increases. The evidence in this thesis also demonstrates that the part of economic uncertainty that is not related to financial stress has an increasing effect on unemployment rate, while the part of financial uncertainty that is not related to financial stress has almost no effect on unemployment rate.
Türkiye'deki çalışma sürelerinin mutluluğa ve gelire etkisi ve dünya ülkeleri ile karşılaştırılması
Bu çalışmada çalışma süreleri, mutluluk ve gelirin iktisadi ilişkileri incelenmiştir. Çalışma sürelerinin mutluluğa ve gelire etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. İktisatta gelirin yanı sıra son dönemlerde refah da önemli bir yer kaplamaktadır. Bu yüzden mutluluğa sebep olan gelir ve gelire bağlı olarak ne kadar kendine boş zaman ayırdıkları incelenmiştir. Çalışmada gelirin mutluluğa etkisi olduğu kesin olarak ortaya çıkmıştır. Kişinin tükettiği zaman kendini mutlu hissediyor mu ? Kişi boş zamanında gelir kazanmadığı bir zaman dilimi ama tükettiği zaman önemlidir. Gelir mutluluk için gerek koşul ama yeter koşul değil. Bu kavramlar ikinci bölümde ikili ikili incelenerek arasındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır. Son bölümde de veriler incelemiş, Türkiye'nin diğer ülkeler arasındaki yeri saptanmış ve dünya ülkeleri ile karşılaştırılması yapılmıştır.
The main causes of economic underdevelopment of the Middle East
The Middle East is the main source of oil reserves. In reality, the region consists of different countries with widely divergent economic structure and development, ranging from the oil Gulf monarchies, which have highest levels of national income to the poor countries like Yemen. Since the Second World War, the region's economic performance has been below its potential. According to the growth rate, the region's economic performance was relatively weak, and other indicators show that this region is an underdeveloped region. After the Second World War, the Middle East countries, with the exception of Israel and Turkey, lost their valuable opportunities for economic development. The research reveals and examines the obstacles and difficulties that the region faces in development. Why has this region lost so many opportunities? What is the main factor of underdevelopment of this region? Why both countries Israel and Turkey have a good record in economic development but other countries not? What is the main political, economic and cultural obstacles in which affect the economics of the region? What is the good development strategy for the region? The thesis explains the main factors of underdeveloped for Middle Eastern countries. The main factors investigated in this thesis are rentier state, the weakness of private sector and large public sector, political instability from oriental despotism and autocratic regime, and domination of religious worldwide.
Tunceli ilinde faaliyet gösteren alabalık işletmelerinin yapısal ve ekonomik analizi ve pazarlama durumu
Bu çalışmada Tunceli İli'nde faaliyet gösteren alabalık yetiştiricilik işletmelerinin yapısı, yönetim durumu, pazarlama durumu ve finansal özelliklerinin belirlenmesi keşifsel olarak amaç edinilmiştir.İşletmelerin yönetim ve organizasyon yapısına bakıldığında, işletmelerin % 84'ünün şahıs firması olduğu ve yönetimin genellikle işletme sahibi tarafından yürütüldüğü belirlenmiştir. İşletmelerde, işleme, paketleme, nakliye ve insan kaynakları birimlerinin hiç olmadığı tespit edilmiştir. İşletmelerin % 100'ünde üretim birimi, % 12'sinde kalite kontrol birimi, % 32'sinde pazarlama birimi, % 28'inde muhasebe birimi, % 28'inde satın alma birimi ve % 4'ünde AR-GE biriminin olduğu görülmüştür. Bu sayılar işletmelerin tam teşekküllü bir örgüt yapısında olmadıklarını istatistiksel olarak ifade etmektedir.Üretilen balıkların %31,82 oranında toptancıya, % 29,55 oranında perakende, % 22,72 oranında işletmeye ait lokantada ve % 15,90 oranında da fabrikalara satıldığı tespit edilmiştir. Pazarlama konusunda ticari ilişkilerin önemli olduğu ve pazarların yakın olmasının ise önemli olmadığı belirlenmiştir.Bu çalışmada yem giderleri toplam işletme giderlerinin % 68,03'ünü oluşturmuştur. Yem giderlerinin ardından ikinci sıradaki en büyük gider ise % 7,11 ile yavru giderlerdir.İşletmelerde ekonomik rantabilite ortalama %34,91 bulunmuştur. Bu oran alabalık işletmelerinin karlı olduklarını göstermektedir.
The economic situation of the Ottoman State state at the begining of 20th century
In this thesis, economic structure of Ottoman State and The Great Economic Powers are analyzed from the beginning of 19th century until First World War. It investigates economic performances and conditions that led to the First World War between the years of 1800 and 1913. The effects of industrial revolutions and modernization on Ottoman economy are also investigated in a detail manner along with other economic consequences. The main findings show that the collapse of Ottoman State was the results of administrative errors from the beginning of 1908. In addition, this thesis revealed that Ottoman State realized an economic growth between 1800 and 1913. Keywords: Ottoman State, Great Economic Powers, Economic Performances, Growth Rates
Irak ekonomisi ve Irak – Türkiye ekonomik ilişkileri
Irak, Ortadoğu bölgesinin hem ekonomik hem de siyasi olarak önemli ülkelerinden birisidir. Irak ekonomisinin büyük bir bölümünü petrol gelirleri oluşturmaktadır. İkinci sırada doğalgaz gelmektedir. Fakat artarda gelen savaşlar nedeniyle Irak ekonomisi büyük güç kaybetmiştir. Özellikle 2003 sonra iç karışıklık nedeniyle ekonomisi oldukça bozulan Irak, günümüzde ekonomisini toparlamaya çalışmaktadır. Irak tarım sektörü büyük gelişme göstermiştir. Bunda özellikle sulama olanakları dolayısıyla Fırat ve Dicle nehirlerinin rolü büyüktür. Irak petrolü önemini hiçbir zaman kaybetmemiştir. 2003 yılındaki savaştan sonra her ne kadar alt yapısı zarar görse de yine gelişmektedir. Komşu olmaları dolayısıyla Türkiye – Irak ticari ilişkileri hem hacim olarak çok yüksektir, hem de birbirlerinin ticareti içinde en önemli ülke konumundadırlar. Türkiye'nin ihracatı içinde Irak'a yapılan ihracatın payı büyüktür. Bununla birlikte zaman zaman bölgenin hassasiyeti yüzünden ticari ilişkilerde inişli çıkışlı durumlar gözlenebilmektedir. Ayrıca Türkiye Irak'ta bankacılık sektöründe de etkili olmuştur. Türkiye Irak'ta birçok banka şubesi açarak bu sektörde de var olduğunu göstermiştir. İki ülke arasındaki ithalat ve ihracat önemli ölçüde artmıştır. Türkiye-Irak ortalığı en çok petrol alnında sağlanmaktadır. Irak ekonomisine yardımcı olan bir diğer konuda yatırımlardır. Özellikle yabancı yatırımcıların yoğun katkısı sayesinde büyük çapta gelişmiştir. Yabancı yatırımcılara sağlanan bazı kolaylıklar sayesinde daha da gelişmeyi sürdürmektedir.
Turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisi
Turist rehberi; yerli ve yabancı turistlere yol gösteren, tur programı kapsamında ziyaret edilen yerler hakkında uygun dilde doğru bilgiler aktaran, ülke ya da bölge hakkında turistlerin en doğru şekilde sosyal, ekonomik ve kültürel izlenimler edinmesini sağlayan kişidir. Turist rehberlerinin işlevlerini etkili biçimde yerine getirebilmesi mesleki bağlılık düzeylerinin yüksek, tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin düşük olmasına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren eylemli (çalışma kartı bulunan) turist rehberlerinin tükenmişlik ve ekonomik kaygı düzeylerinin mesleki bağlılık düzeyleri üzerindeki etkisinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda tabakalı örneklemede orantılı dağıtım yöntemi ile belirlenen 370 eylemli turist rehberine yüzyüze ve internet ortamında (email ve sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla) anket uygulanmıştır. Araştırmanın betimsel istatistikleri ve değişkenler arası ilişkiler SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiş; ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri ve yapısal eşitlik modellemesi ile kurgulanan Yol Analizi AMOS 22.00 programıyla gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda turist rehberlerinin mesleki bağlılık ve ekonomik kaygı düzeylerinin yüksek, tükenmişlik düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin mesleki bağlılık ile tükenmişlik düzeyleri arasında negatif yönlü, tükenmişlik ile ekonomik kaygı düzeyleri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişkinin bulunduğu görülmüş, ekonomik kaygı düzeyinin mesleki bağlılık ve boyutlarından yalnızca devam bağlılığını düşük düzeyde pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Mesleki bağlılık, Tükenmişlik, Ekonomik kaygı,Türkiye
1844-45 (H.1260-61) tarihli Temettü'ât Defterlerine göre Bursa ilinin Yenişehir kazasına bağlı Çelebi, Kozdere, Burçin, Köprühisar, Çardak Karyelerinin iktisâdi ve içtimaî durumu
19. Yüzyılda Tanzimat Fermanı ile birlikte Osmanlı Devleti'nde özellikle vergi sisteminde değişiklikler yapılarak daha düzenli bir sistem oluşturulmaya çalışılmıştır. Temettü'ât defterleri ile birlikte hanelerin geçim kaynaklarından elde ettiği gelirler kayda geçirilerek herkesin gelirine göre vergi ödemesi esas alınmıştır. Defterler 19. Yüzyıl sosyal ve ekonomik yapı hakkında önemli bilgiler sunarak, hane sahiplerinin isimleri, geçim kaynakları ve ödedikleri vergiler hakkında bilgiler vermektedir. Kozdere, Burçın, Köprühisar ve Çardak karyelerinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi yapılarak sosyal ve ekonomik durumları incelenmiştir. Çelebi Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr: 09567-A) Çelebi Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr: 17758) Kozdere Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr: 09561-A) Burçın Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr: 09571-B) Köprühisar Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr: 09559) Çardak Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr: 09555-A) Anahtar Kelimeler: Sosyal ve Ekonomik Durum, Temettü'ât, Vergi, Yenişehir
1845 (H. 1261) tarihli Temettü'ât Defterlerine göre Hüdavendigâr eyaleti Eskişehir sancağı Mihalgazi kazasına bağlı Koyunlu, Karaoğlan, Iğdir, Nardin, Kırka, Kuşça köylerinin iktisâdi ve içtimaî durumu
Temettu kelime manası ile kâr, kazanç elde etmek anlamına gelir. Bunun çoğuluna ise Temettuat denir. Osmanlı Tarihinde temettuat XIX. yüzyılda reayanın nüfus yapısının maddi durumunu tespit etmek için hazırlanmıştır. Temettuat defterlerinde reayanın meslekleri, isimleri ve lakapları, yıllık kazançları, arazi ve hayvanatı kayıtlara geçmiştir. Bu çalışmanın içeriğinde Osmanlı'nın Tanzimattan sonra geçtiği vergi sisteminde oluşturduğu Temettuat defterlerinden, Eskişehir'e bağlı Mihalgazi'nin 19 adet defter kaydı bulunmaktadır. Bu defterler arasından 6 adet defter örnek alınmış ve transkrip edilerek elde edilen veriler ışığında Eskişehir'in sosyo-ekonomik durumu ortaya konmuştur. Yüksek lisans çalışması olarak bu defterlerden, Hüdavendigar eyaleti Eskişehir sancağı Mihalgazi kazasına bağlı aşağıda bulunan köylerin defterlerinin transkripsiyonu ve incelemesi yapılmıştır. KOYUNLU KARYESİ (ML. VRD. TMT. Nr. 09060) KARAOĞLAN KARYESİ (ML. VRD. TMT. Nr. 09058) İĞDİR KARYESİ (ML. VRD. TMT. Nr. 09056) NARDİN KARYESİ (ML. VRD. TMT. Nr. 09054) KIRKA KARYESİ (ML. VRD. TMT. Nr. 09053) KUŞCA KARYESİ (ML. VRD. TMT. Nr. 07328) Anahtar Kelimeler: Mihalgazi, Tarım, Temettuat, Meslek, Vergi
1845 (H. 1261) tarihli Temettü'ât Defterlerine göre Hüdavendigâr eyaleti Kütahya sancağı Simav kazasına bağlı Yemişli, Karakoca, Eğdemir, Gökçeler, Alhatlıçeşme, Giremen, Ortacı, Bahtıllı, Eğirler, göl, Efir, Koyunoba, Viranlı köylerinin iktisâdi ve içtimaî durumu
Osmanlı Devleti 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren birçok alanda yaptığı yenilikler gibi vergi sisteminde de önemli değişiklikler yaparak, bir düzen oluşturmaya çalışmıştır. Bu dönemde farklı isimler ile alınan vergiler kaldırılmış ve bunun yerine temettü' vergisi getirilmiştir. İşte bu temettü' vergilerinin kaydedildiği yere ise Temettü'at Defterleri denilmiş ve bu defterler günümüzde Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunmaktadır. Temettü'at Defterleri vergiye tabi toprak, hayvan, kira gelirleri meslek ve sanat gelirleri gibi alanlarda bize bilgiler vermektedir. Bu çerçevede Temettü'at Defterleri yazıldığı bölgenin nüfusunun, bölge iktisadi, ticari durumunun, arazi yapsı ve zirai üretimini hayvan dağılımı ailelerin gelir ve refah sevyesi, sanat ve üretim gibi pek çok konu hakkında bilgi edinmemezi sağlamaktadır. Yüksek lisans tez çalışması olarak bu defterlerden, Kütahya Sancağına tâbi Saimav Kazasına bağlı aşağıdaki köylerin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi yapılmıştır. ML.VRD.TMT. 09229 Yemişli Köyü ML.VRD.TMT. 09223 Karakova Köyü ML.VRD.TMT. 09201 Eğdemir Köyü ML.VRD.TMT. 09195 Gökçeler Köyü ML.VRD.TMT. 016206 Alhatlıçeşme Köyü ML.VRD.TMT. 09252 Giremen Köyü ML.VRD.TMT. 09239 Ortacı Köyü ML.VRD.TMT. 01750 Bahtıllı (İslam) Köyü ML.VRD.TMT. 09202 Eğirler Köyü ML.VRD.TMT. 09200 Göl Köyü ML.VRD.TMT. 09256 Koyunoba Köyü ML.VRD.TMT. 09245 Viranlı Köyü
1845 (H. 1261) tarihli Temettü'ât Defterlerine göre Ankara eyaleti Bala kazasına bağlı, Ağca Ali, Çavuşlar, Dereşeyh, Odabaşı, Kara Ahmedlü, Karaağaç ve Araplar, Kutludiğin (Kutludüğün), Yenişeyh köylerinin iktisâdi ve içtimaî durumu
Temettu kelime anlamı olarak kâr, kazanç elde etmek demektir. Osmanlı'da XIX. Yüzyılda temettuat reayanın nüfus durumunu ve ekonomik yapısını tespit etmek için tutulmuştur. Ayrıca bu defterlerde sadece erkek nüfus sayıldığı için reayadaki askerlik durumu da ortaya çıkmıştır. Defterlerde isimler, lakaplar, meslekler ve sahip oldukları mallar (arazi hayvan) kayda geçmiştir. Bütün Temettuat defterlerinin kayıtlarında her köyün ayrı ayrı ya da birlikte kaydı tutularak orda yaşayanların durumu ortaya konmuştur. Bu tez çalışmasında Osmanlı Devleti'nin yeni vergi sisteminde yaptığı Temettuat defterlerinden, Ankara ilinin Balâ kazasının karyelerinin defter kayıtları bulunmaktadır. Aralarından 8 adet defter transkrip edilmiş ve düzenlenerek yazılmıştır. Bu sayede ekonomik ve sosyal durum açıklanmaya çalışılmıştır. Ankara ilinin Balâ kazasına bağlı aşağıda isimleri verilen köylerin defterlerinin transkripsiyonu ve incelemesi yapılmıştır. Ağcaali Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr: 00209) Çavuşlar Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr:0021) Dereşeyh Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr:00234) Odabaşı Karyesi (ML. VRD.TMT. d NR:00225) Karaahmedlü Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr:00224) Karaağaç ve Araplar Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr:00221) Kutludiğin (Kutludüğün) Karyesi (ML. VRD. TMT. d Nr:00223) Yenişeyh Karyesi (ML.VRD. TMT. d Nr:00217) Anahtar Kelimeler: Balâ, Temettuat, Tarım, Meslek, Vergi
The effects of gender roles and social class on one's identity
The patriarchal and consumerist society constructs gender and class roles for its members to assume and behave accordingly. One's economic situation and assumed gender role play a major part in forming and shaping one's identity. Men and women are expected to behave within the norms and definitions of their given gender roles along with their economic situations. If they do not behave accordingly to these socially constructed roles, they are not accepted by society, and thus, become outcasts. This study aims to demonstrate the effects of these constructed roles of gender and class upon the individual from a feminist and Marxist-feminist perspective through the analysis of the characters in the novels, Mrs. Dalloway by Virginia Woolf, The Bell Jar by Sylvia Plath, and The Edible Woman by Margaret Atwood. It is indicated from all three novels that these constructed roles of society put a great amount of pressure upon the individuals, especially on women, and prevent them from discovering and realising their own authentic identities. Moreover, these constructed roles create conflicts in one's psyche, even lead to mental problems. Keywords: Gender Roles, Feminism, Identity, Economic Situation, Patriarchy, Consumerism, Social Constructs
Farklı kültür ve ekonomik çevrede eğitim gören 11-12 yaş çocukların bazı fiziksel ve fizyolojik özelliklerinin karşılaştırılması
Bu çalışmada farklı kültür ve ekonomik çevrede eğitim gören 11-12 yaş çocukların bazı fiziksel ve fizyolojik özelliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.Bu araştırmaya, Uşak il merkezindeki özel okul ve devlet okulunda eğitim gören yaşları 11-12 arasında değişen 171 öğrenci denek olarak katılmıştır. Kültür ve ekonomik yapının belirlenmesinde sosyo-ekonomik yapı göstergeleri olan ailenin gelir düzeyi, kardeş sayısı, annenin eğitim durumu ve babanın eğitim durumundan yararlanılmıştır. Fiziksel farklılıkların belirlenmesi için ise; boy, vücut ağırlığı, uzunluk, çevre ve genişlik ölçümleri, motor testler ve vücut yağ ölçümleri olmak üzere toplam 41 ölçüm kullanılmıştır. Verilerin düzenlenmesinde ve grafiklerin çizilmesinde MS Excel tablolama paket programı, istatistiklarin analizi ve tabloların düzenlenmesinde SPSS istatistik paket programı kullanıldı. İstatiksel yöntem olarak ? =0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız iki grup için t- testi uygulandı.Test sonuçları; taşrada bulunan ilköğretim okulu ile özel ilköğretim okullarına giden çocukların aile gelir düzeyleri, fiziksel özellikleri (boy, vücut ağırlığı), uzunluk ölçümleri (üst gövde büst uzunluğu, toplam alt ekstrimite uzunluğu, kulaç uzunluğu), çevre ölçümleri (baş çevresi, omuz çevresi, pazu kası çevresi fleksiyon, pazu kası çevresi ekstansiyon, bel çevresi, kalça çevresi, uyluk çevresi), motor testler ölçümleri (20 m. sürat testi, dikey sıçrama testi, uzan eriş testi, 20 m. mekik testi, sağ el kavrama testi) ve vücut yağ ölçümleri arasında (P<0.05) önemli farklar olduğunu ancak genişlik ölçümleri arasında (P>0.05) istatistik açıdan anlamlı bir fark olmadığını gösterdi.Sonuç olarak; farklı kültürel ve ekonomik çevrede eğitim gören 11-12 çocukların bazı fiziksel ve fizyolojik özellikleri arasında önemli farklılıklar ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla, kültürel ve ekonomik çevrenin çocukların fiziksel ve fizyolojik gelişmelerini önemli düzeyde etkilediği kanaatine varılmıştır.Anahtar kelimeler: Çocuk , Spor, Fiziksel Ölçümler, Sosyo Ekonomik Etki
1571 tarihli Tapu Tahrir Defteri'ne göre Gediz nahiyesi
Bu çalışmanın temel kaynağını oluşturan Tahtir defterleri, Osmanlı Devletinin sosyal, ekonomik ve beşeri durumu hakkında bilgiler vermektedir. Çalışmamızda 47 numaralı Tahrir Defteri ışığında Gediz Nahiyesi'nin coğrafi, tarihi, idari, nüfus ve iktisadi durumu hakkında tespitler yapılmıştır.Bölge tarih öncesi dönemlerden beri yerleşim yeri olmuş daha sonra Anadolu'nun Türkleşmesiyle bölgede Selçuklu hakimiyeti başlamıştır. Bu tarihten sonra Gediz, Germiyanoğullarının ve daha sonra da Osmanlı Devleti'nin kontrolüne geçmiştir.Gediz Nahiyesi, çalışmayı kapsayan dönemde 55 köye ve 9 mezra'ya bölünmüştü, ayrıca Gediz Nahiyesi'nin merkezi ise idari bakımdan 8 mahalleden meydana gelmekteydi. Gediz Nahiyesi'nde nüfus yaklaşık olarak 20109 kişidir. Nahiyede hububat üretimine önem verilmekle birlikte sebze ve meyve de yetiştiriliyordu. İktisadi bakımdan Gediz Nahiyesi'nde zirai üretime ek olarak küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ve arıcılık da yapılıyordu.Anahtar Kelimeler: Gediz, Tahrir Defteri, Nahiye, Osmanlı Devleti, Nüfus
70 numaralı Kütahya Şer`iyye sicili transkripsiyonu ve kritiği
V ÖZET Osmanlı Devleti Dünya siyasi tarihinin muhakkak ki en büyük devletlerindendir. Sahip olduğu toprakların büyüklüğü ekonomik, askeri gücünün yanında esas takdire şayan olan yüzyıllarca değişik din, dil, ırk ve anlayışlara sahip milletleri bir arada huzur ve barış içinde yaşatabilmesidir ki, batılı tarihçilerin "Pax Ottoman" ( Osmanlı Barışı ) dedikleri bu sistem üzerinde halen araştırmalar yapılıp esasları anlaşılmaya çalışılmaktadır. Adalet toplumların temel direğidir. Adil olan yönetim ve yöneticilerin tarihteki başarılan sabittir. İşte Osmanlı Devleti'nin temel taşı da adalete verdiği önem olmuştur. İlk atanan devlet memurlarından birinin kadı olması adalete verilen değerin ifadesidir. Kadıların tutmuş oldukları Şer'iye Sicilleri Osmanlı tarihi hakkında içinde barındırmış olduğu önemli bilgiler açısından Osmanlı tarihinin en önemli kaynaklarından birisidir. Şer' iyye sicilleri sayesinde sicilin tutulduğu senelerde toplumun sosyal durumu, ekonomik durumu askeri ve adli durumu hakkında bilgi edinilmektedir. Aynı /.amanda Şer'iyyc Sicillerinde yer alan mekan isimleri de öğrenilebilmektedir'. Çalışma konumu/. olan "70 Numaralı Kütahya Şer'iyye Sicili "itin değerlendirilmesi sonucu o dönem Kütahya ve çevresinin; örf ve adetleri gelenekleri, mekan isimleri, şahıs isim ve unvanları, cemiyetin fikri yapısı, Müslümanlar ile gayri müslimlerin münasebetleri incelenebilir; aile hukuku, ceza ve miras hukukunun yapısı sergilenebilir. Çalışmamızın temel hedefi Kütahya toplumu hakkında bilgi sahibi olarak Osmanlı toplumu hakkında yapılacak araştırmalara katkıda bulunmaktır.
1845 (1261) Temettu`at defterlerine göre Konya Karapınar (Sultaniye)`nin mahallelerinin iktisâdî ve içtimâî durumu
ÖZET Tanzimatla beraber Osmanlı Devletinde değişik isim ve şekillerde toplanan vergilerden bir kısmı aynı çatı altında toplanmış, vergide adalet sistemi göz önünde bulundurularak herkesin kazancına ve ödeme gücüne göre yeni düzenlemeler yapılmıştır.Hane reislerinin gelirlerini ve mal varlığım tespit eden sayımlar (temettü' at tahriri) yapılarak, bu sayımlara dayalı temettü' vergisi konulmuştur. Yapılan tahrirler sonucu oluşan Temettü' at Defterleri, 19. yüzyılda ve Tanzimatın uygulandığı bölgelerde dönemin sosyo-ekonomik yapısı hakkında bizlere önemli bilgileri taşıyan sayısal veriler sağlar. Başbakanlık Osmanlı Arşivinde araştırmacıların hizmetine sunulan Temettü' at Defterlerinde mükellefin ziraat,hayvan vs. mal varlığı, meslek ve sanat gelirleri kaydedilir. Ayrıca ziraî ekonomi, hayvansal üretim, mahalleler, nüfus dağılımı, hanelerin gelir dağılımı ve refah düzeyi, meslek dallan hakkında çok fazla bilgi bulunur. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Temettu'ât Defterleri Katoloğunun VI. Cildinde bulunan Karaman Eyaleti, Konya Sancağına bağlı Karapınar Kazasının aşağıda defter numarası ve isimleri belirtilen yedi mahallesi yüksek lisans tez çalışması olarak transkripsiyonu ve değerlendirilmesi sunulmuştur: ML.VRD.TMT. 1 0. 1 34 Kal'a Mahallesi ML.VRD.TMT.10.136 Çetmi Mahallesi ML.VRD.TMT.10.137 Apak Mahallesi ML.VRD.TMT.10.138 Şa'banlı Mahallesi ML.VRD.TMT. 1 0. 1 43 Küllü Mahallesi ML.VRD.TMT. 1 0. 1 45 Hacı ' Ömerli Mahallesi ML.VRD.TMT. 10. 150 Han Kapısı Mahallesi
1 numaralı Kütahya Şer'iyye sicili (1.bölüm) transkripsiyonu ve kritiği
ÖZET Osmanlı Devleti üç kıtaya yayılmış geniş bir imparatorluk, cihan hakimiyetini amaçlayan bir askeri güç olmasının yanı sıra iktisadi ve sosyal açıdan da gelişmiş bir yapıya sahipti. Bu sistemin en önemli parçası olarak kabul edilen "adalet" kavramı Osmanlı Devleti'nin temel prensibi olarak kabul edilmekteydi. Bunun en önemli göstergesi de. adli sistemin merkezden en ücra köşelerinde yaşayan tüm vatandaşına kadar herkese eşit şekilde uygulanması olmuştur. Bu yapılanma Osmanlı Devleti'ni farklı ulusları bünyesinde uzun süre barındırabilme özelliğini vermekteydi. Adli sistemin uygulayıcısı olan kadılar Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan itibaren en önemli memurlardan biri olarak görülmüştür. Bu durum adalete verilen önemin göstergesi olması açısından önem taşımaktadır. Ancak tarih ilminin en önemli yanı belgeler eşliğinde çıkarımlarda bulunmaktır. Osmanlı Devleti 'nde adalet kavramının, bunun uygulayıcısı olan ve Osmanlı bürokrasisinde önemli bir yeri olan kadının kararlarının yer aldığı ve Şer'iyye Mahkemelerince tutulan Şer'iyye Sicillerinin incelenmesi ile Osmanlı adaletini daha iyi yorumlayabilmek mümkün olacaktır. Ayrıca siciller tutulduğu dönemin iktisadî ve içtimaî durumu hakkında bilgi vermesi nedeniyle de o dönem hakkında çıkarımda bulunacak araştırmacılar açısından da önem taşımaktadır. Çalışmamız olan "1 numaralı Kütahya Şer'iyye Sicili ve Edisyon Kritiği" ile amaç Cemaziyelevvel 1109-Zilhicce 1112 tarihleri arasında Kütahya ve çevresindeki sosyal ve iktisadi yapıyı, bu dönemde uygulanan aile ve miras hukukunun içeriği ve uygulanışı hakkında değerlendirmede bulunulabilmektir. Çalışmamızda Kütahya'nın ve "bundan yola çıkarak" Osmanlı Devletinin içtimaî ve iktisadî tarihinin yorumlanmasına ve bu konu üzerinde yapılan araştırmaların içeriğine katkıda bulunabilmek amaçlanmıştır.
Hazreti Peygamber (sav) döneminde ekonomik hayat
Bu çalışmanın amacı câhiliye dönemi ekonomik yapısını göz önünde bulundurarak Hz. Peygamber (sav) dönemi ekonomik yapısını, ilk kaynakları temel alarak ve Hz. Peygamber'in (sav) ekonomik alanda ortaya koyduğu ilkeleri bir tarihçi nazarıyla incelemektir. Bu itibarla öncelikle câhiliye döneminde Hâşim tarafından ortaya konulan îlâf müessesi sayesinde önemli bir ticaret merkezi haline gelen Mekke, dinî bir görünüm arz etse de Mekkeli müşrikler için iktisadî bir kaynak olan Kâbe'nin de bulunmasıyla ekonomik açıdan bölgenin en güçlü şehirlerinden birisi olmuştur. Kureyş tarafından ortaya konulan ahmesîlik (hums) kurumuyla birlikte bölgenin ticaret merkezi olan panayırların burada ve civar yerlerde kurulmuş olması Mekke'yi daha da güçlü hale getirmiştir. 610 yılında Hz. Muhammed'e (sav) peygamberlik verilmesiyle İslâm'ın Mekke dönemi başlamıştır. İlk aşamada dayanışma ve yardımlaşmaya dayalı pasif bir ekonomik sistem oluşturan Hz. Peygamber (sav), Medine'ye hicretiyle birlikte İslâm'ın ekonomik yapısını ortaya koymuştur. Müslümanlara ait bir pazar yeri kurup buradan vergi alınmayacağı ve sabit mekanlar edinilmeyeceğini beyan ederek pazarı ticaret açısından cazip hale getirmiştir. Medine pazarından uygulattığı alışveriş ilkeleriyle cahiliye ve İslâmî dönemin ekonomik yapısının farkını ortaya çıkarmamızı sağlamıştır. Buna ilaveten tarım ve hayvancılık konusunda teşvikte bulunmuş, boş arazileri tarıma açmayı emretmiştir. Kişinin en hayırlı kazancının el emeği olduğunu söyleyip, Müslümanları zanaat işlerine yönlendirmiştir. Medine'ye hicretiyle birlikte ticaret konusunda mâhir v olan muhacirler ile tarım konusunda bölgenin en iyileri olan Ensar'ı birbiriyle kardeş ilan edip şehirde üretim-ihracat döngüsünün kurulmasını sağlamış, böylelikle siyasî açıdan güçlenen Medine İslâm devleti ekonomik olarak da güçlenmeye başlamıştır.
12 numaralı Ayntab Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirmesi (H.1027-1028/M.1618-1619.s.303-397)
Osmanlı Devleti'nde Şer'i Mahkemelerde kadılar tarafından tutulan Şer'iyye Sicilleri şehir tarihçiliği açısından birinci elden kaynaklardır. Şer'iyye Sicilleri yazıldığı dönemin sosyo-kültürel yapısı, ekonomi, siyasi ve idari yapısını ihtiva eden belgelerdir. Ayntâb 12 numaralı Şer'iyye Sicilinin tamamı 397 sayfa olup, ilgili sicilin 303-397 sayfa aralığı çalışılmıştır. Sicilde evlilik, boşanma, nafaka, miras, alım-satım davalarının yanı sıra, merkezden gönderilen ferman, berat, tezkire, mektub ve hüccet gibi resmî belgeler de kaydedilmiştir. Bu belgeler vasıtasıyla XVII. Yüzyılın başlarında Ayntâb'ın sosyo-kültürel, toplumsal, ekonomik ve idari durumu değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Ayntâb, Gaziantep, Şer'iyye Sicili, hukuk, mahkeme, kadı
The effects of economic variables on voting behavior in Turkey: A probit model approach
This thesis analyzes the effects of economic variables on voting behavior in Turkey by a probit model approach. It investigates the economic variables which affect the probability of incumbent political party's re-election. The direction and size of effects' of each selected economic variable also measured in details. The main findings reveal that economic voting exists in voting behavior in Turkey and Turkish voters are sensitive to changes in economy.
1923 - 1950 yılları arasında Gaziantep'in sosyal - kültürel ve ekonomik hayatı
Milli Mücadele'nin kazanılmasının ardından yurdun her yerinde olduğu gibi Gaziantep de savaşın yaralarını sarmaya ekonomik açıdan ilerlemeye çalışmıştır. Savaş sonrasında Gaziantep evleri, binaları yanmış ve yıkık vaziyette yollar ise kapalıydı. Tarım alanları ekilmediğinden şehirde yiyecek sıkıntısı da çekilmekteydi. İşyerleri de düşman askerlerinin kurşunlarına hedef olmuştu. Gaziantep'in bu durumdan kurtarılması ve eski gücüne ulaşması için çalışmalara başlandı. Bu amaçla şehir halkının, hükümetin yardımları ve kendi imkânları ile ekonomik alanda birçok girişimleri oldu. Tarım ürünleri ekilmeye, kapanan işyerleri yeniden faaliyete başladı. Gaziantep için önemli olan Antep fıstığı, bağcılık ve Hasankeyf tütünleri kaliteli üretilerek ihraç edildi. Pamuk üretimi hızlandırılarak dokumacılık alanında ilerleme kaydedildi, birçok dokumacı kooperatifin Bakanlar Kurulu tarafından açılmasına izin verildi. Yeni kurumlar ve kuruluşlar açılmaya başlandı. Okul çağı gelmiş, köy ve kentlerdeki çocuklar için yeni okullar yaptırılarak eğitimlerine devam etmeleri sağlandı. Dönemdeki birçok bulaşıcı hastalıklar yapılan dispanserler, poliklinikler ve hastane ile önlenmeye çalışıldı. Bu gün Gaziantep'in ekonomi yönden Türkiye'de önemli bir yere sahip olmasında 1923-1950 yılları arasında Gaziantep halkının çalışmaları ve mücadeleleri sonucunda olmuştur. Anahtar Kelimeler: Gaziantep, Milli Mücadele sonrası, ekonomi, kurumlar ve kuruluşlar
1833 numaralı Çankırı Nüfus Defteri'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi [H. 1252 (1836-1837)]
Bu çalışma 1833 numaralı Çankırı nüfus defterinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi üzerinedir. Hicri 1252 tarihli defter 1831 yılında başlayan modern anlamdaki Osmanlı nüfus kayıtlarının ilk örneklerindendir. Nüfus defterlerinin Başbakanlık Osmanlı Arşivi tarafından dijital ortama aktarılıp araştırmacılara açılmasıyla birlikte nüfus defteri konulu yüksek lisans tezlerinde artış olmuştur. Bu defterler her ne kadar yerel nitelikli olsa da yerel tarih üzerinden ulusal ve evrensel tarihle buluşacak veriler sunmaktadır. Çankırı tarihi araştırmalarının henüz emekleme sürecinde olduğunu mevcut bibliyografya üzerinden rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durumda defterin tez olarak hazırlanmış olması yerel tarih açısından kaynak niteliğinde bir eserin ortaya konulmasının ötesinde Çankırı sancağı merkez, kazalar ve köylerini kapsayan yaklaşık 140 defter üzerine yapılacak çalışmalara da referans olacaktır. Ayrıca bu defterin ortaya çıktığı Tanzimat-ı Hayriye olarak adlandırılan dönem modernleşme sürecinin geçmişten radikal kopuşları getirecek pratiklerinin ortaya çıkmaya başladığı bir zamandır. Nüfus sayımı bu pratiklerdendir. Erkek nüfus üzerine inşa edilen defter kadın nüfusu konusunda ancak tahmini bir rakam ileri sürebilmemize imkân vermektedir. Fakat asrın sonuna doğru yapılan sayımlarda kadınların dâhil edilmesiyle birlikte geçmişe dönük bazı sağlamalar yapılabilir. Şehircilik açısında mahalleler, yapılar, mesleki kategorilerle ekonomik durum, istihdam gibi analizler yapılabilir. Esası yapılması gereken geçmişteki bu verinin bugünkü Çankırı'ya yansıyan nedir sorusuyla başlamalıydı, fakat yüksek lisans tezinin sınırları çerçevesinde kalınmaya dikkat edilerek, önceden yapılmış olan çalışmaların yöntemi izlendi. Bu yöntem tablolar vasıtasıyla bir betimleme örneği olmakla birlikte veriler zaman zaman analitik yöntemle incelendi.
Determinants absolute and relative income hypothesis across twenty selected African countries
A number of studies have been conducted about income hypotheses in some African countries, the study determinants absolute and relative income hypotheses across twenty selected African countries from 1980 to 2015. This study tries to find out or verify whether the selected countries are in conformity to the Absolute and Relative Income Hypotheses as well as finding out whether interest rates, inflation rates, and exchange rates have a significant impact on consumption per capita. Fixed effects, Random effects, Hausman test and some Diagnostics tests were employed for the analysis of the data. The results indicated that Income per capita had a positive significant impact on Consumption per capita and marginal propensity to consume is smaller than one. Interest Rates, Inflation Rates, and Exchange Rates have a negative significant impact on Consumption. Relative Consumption was significantly affected by Relative Income but negatively. Finally, Demonstration effect was also discovered among the selected countries. It was concluded that the twenty selected African countries are in conformity to Absolute and Relative Income Hypothesis and the remain independent variables under study (interest rates, inflation rates, and exchange rates) have a significant impact on consumption per capita. With regards to the findings, policy makers of these countries were recommended to maintain a low level of interest rates, inflation rates and exchange rates due to the negative relationship they have with consumption. By undertaking this, it would promote consumption; an increase in consumption will induce more job opportunities; generating more revenue and taxes to the government.
Türkiye açısından BRICS ekonomilerinin değerlendirilmesi
Yükselen piyasalar 1980'lerden sonra kalkınmakta olan ülkeleri ifade etmek amacıyla kullanılmaya başlamıştır. Yükselen piyasalar arasından ekonomik başarısı ile öne çıkan Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin bir araya gelerek BRIC grubunu oluşturmuşlardır. Gruba daha sonra Güney Afrika da eklenmiştir ve BRICS halini almıştır. Bu ülkeler BRICS olarak ifade edilmeye başladıktan sonra ekonomik göstergeleri daha da iyileşmiştir. Bu nedenle bu ülkelerin gelecek dönemlerde dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada yükselen piyasalar arasında yer alan Türkiye'nin de gruba katılıp katılamayacağı, katılması durumunda Türkiye'ye ve BRICS grubuna ne gibi katkılar sağlayacağı incelenmektedir. BRICS grubunun önem kazanması ile Türkiye ve BRICS ülkeleri arasında gerçekleşen ticaret daha fazla önem kazanmıştır. Çalışmada Türkiye ve BRICS ülkeleri arasındaki ticaret hacmini inceleyen bazı ekonometrik araştırmalara ve sonuçlarına da yer verilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda Türkiye'nin BRICS grubuna katılması durumunda bundan çok önemli avantajlar elde edeceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca BRICS grubu için de Türkiye stratejik bir öneme sahiptir. Gelecek dönemlerde Türkiye'nin gruba dahil olması kuvvetli bir ihtimaldir. Anahtar Kelimeler: BRICS, yükselen piyasalar, Türkiye, ticaret , ekonomik büyüme.