Environmental consciousness

149 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hizmet ederek öğrenme yaklaşımının sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılmasına etkisi: Ayın değeri örneği

Bu araştırmanın amacı, hizmet ederek öğrenme yaklaşımının sorumluluk ve çevre bilincinin kazandırılmasına etkisini incelemektir. Bu amaçla ortaöğretim kurumlarında uygulamada olan ayın değeri etkinliklerinde hizmet ederek öğrenme yaklaşımı kullanılmış olup bu yolla çevre bilinci ve sorumluluk değerleri kazandırılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tek gruplu ön test son test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise nicel verileri desteklemek amacıyla araçsal durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 öğretim yılında Batman ilinde bulunan Fatih Anadolu Lisesi'nde yürütülmüştür. Araştırmaya 9,10,11. ve 12. Sınıfta öğrenim gören 82 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında "Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği" ile "Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımlı gruplar t testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda kullanılan görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizine ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, ayın değeri etkinliklerinde hizmet ederek öğrenme yaklaşımının öğrencilerin sorumluluk ve çevre bilincinde artış sağladığı tespit edilmiştir. Elde edilen nitel bulgular sonucunda öğrencilerin çevre sorunlarının farkına vardıkları, çevre sorunlarına yönelik sorumluluklarını öğrendikleri, sorumluluklarını yerine getirdikleri ve bu konuda doyum sağladıkları tespit edilmiştir.

DeğerlerDeğerler eğitimiHizmet ederek öğrenme+6
Merve Öktüren
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Disiplinlerüstü çevre eğitim programının ortaokul öğrencilerinin çevre bilincine etkisi

Çevre sorunları her geçen gün artmakta ve etkileri hayatımızı doğrudan etkilemektedir. Bu sorunların ortadan kalkması için tek çözüm bilinçli bir toplumdur. Bilinçli bir toplum ise küçük yaştan itibaren başlayan, tüm disiplinleri içeren, gerçek yaşam sorunlarını ele alan çözüm odaklı bir eğitimle mümkündür. Bu araştırmada; sürdürülebilir bir dünya için disiplinlerüstü yaklaşımla hazırlanan bir çevre eğitim programının, öğrencilerin çevre bilincine etkisi incelenmek istenmiştir. Program, 2021–2022 eğitim-öğretim yılında uygun örnekleme yöntemiyle seçilen bir kamu ortaokulundaki 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerine farklı branşlardan öğretmenler tarafından uygulanmıştır. Programda çevre sorunları yedi temaya ayrılmış ve temalara uygun toplamda 63 etkinliğin uygulama süresi 9 ay sürmüştür. Araştırmaya katılan öğrenci sayısı 385, öğretmen sayısı ise 30'dur. Çalışmanın nicel boyutunda öğrencilere çevre bilinci anketi ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerden araştırmacı tarafından geliştirilen etkinlik değerlendirme formu ile etkinlikleri değerlendirmeleri istenmiştir. Nitel boyutta ise çevre eğitimi programına tabi tutulan öğrencilerin ve öğretmenlerinin görüşleri alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinin kullanıldığı nitel kısımda, her sınıf düzeyinden onar öğrenci olmak üzere toplam 30 öğrenci (15 kız ve 15 erkek) ve 10 öğretmenle görüşülmüştür. İçerik analizi yoluyla elde edilen bulgulara göre, programın hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin çevre bilgisi, tutum ve davranışları üzerinde olumlu etkileri olmuştur. Nicel bulgular da bu bulguyu desteklemiştir. Öğrencilerin çevre bilinci testinin tüm boyutlarından aldıkları puanlar son test lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Sonuçlar doğrultusunda, çevre eğitimin tek bir dersle ilişkilendirildiği çalışmalar yerine tüm branşları içeren uzun soluklu bir program uygulanması önerilmektedir. Bu çalışmanın, bu öneri doğrultusunda uygulayıcı öğretmenlere örnek teşkil ederek alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Disiplinler üstü eğitimEğitim programlarıOrtaokul öğrencileri+7
Gizem Özdemir
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin binek araç satın alma davranışlarında bilinç düzeylerinin incelenmesi

Tüketim, bir mal veya hizmetten maddi ve manevi ihtiyaç ya da isteklerin tatmini için yapılan bir eylem olarak tanımlanmakta olup bireylerin yaşamının merkezinde olan ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Bireyler çevresel, kişisel ve sosyolojik birçok faktörü göz önünde bulundurarak ve kıyaslama yaparak tüketim tercihinde bulunurken, bilinç düzeyinin de bu seçimlerde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bireylerin binek araç tercihleri de tüketimin önemli bir parçasını oluşturmakta ve tercih yaparken ekonomik ve çevresel birçok unsur göz önünde bulundurulabilmektedir. Diğer taraftan, yasal hakların bilincinde olmak da önemli bir unsurdur. Bu nedenle tüketicilerin binek araç seçiminde hangi faktörleri göz önünde bulundurdukları ve tüketici bilinç düzeyinin bu tercihi nasıl etkilediği konusunda bir çalışma yapma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu araştırmada, tüketicilerin binek araç satın alma davranışlarında bilinç düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmış ve bu amaç doğrultusunda katılımcıların; 18 yaş ve üzerinde olup mutlaka binek araç satın alma deneyimine sahip olması koşulu aranmıştır. Araştırmada, kartopu örnekleme yöntemi Google forms aracılığıyla kullanılmış, veriler çevrimiçi anket aracılığı ile toplanmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerin sonuçlarına göre; bireylerin araç tercihinde bulunurken, ekonomik faktörleri çevresel faktörlerden ön planda tuttuğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, çalışma kapsamında ortaya konulan önemli bulgulardan biri; tüketicilerin yarıya yakınının, çevreye daha zararlı olduğu bilinen ancak nispeten ekonomik olan dizel yakıt türüne sahip araç kullanıyor olmasıdır. Ayrıca tüketicilerin, manuel vitesli araç tercihi otomatik vitesli araçlardan daha fazladır. Elde edilen bir diğer sonuca göre, aynı özellik ve donanım ile benzer fiyata sahip araçlar arasında öncelik elektrikli ve hybrid araçlar yönündedir. Çalışmada tüketicilerin çevre bilinçli tüketim skorları ile "Satın alınacak binek aracın çevreye daha az zarar ve rahatsızlık veren yakıt, emisyon, ses vb. özelliklere sahip olmasına dikkat etme durumu" ve "Aynı özellik ve donanım ile benzer fiyata sahip araçlar arasında yakıt türü açısından öncelikli tercih" arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Tüketicilerin sade tüketim skorları ile toplumsal statü ve beğeni görmek amacıyla binek araç satın alma davranışı arasında da anlamlı ilişki mevcuttur.

Bilinçli tüketimOtomobilSatın alma davranışı+4
Yasin Yavuz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinde sürdürülebilir çevre bilinci oluşturma

İnsanlığın hayatını devam ettirebilmesi için çevresiyle etkileşim halinde olması bir gerekliliktir. Fakat bu etkileşim sürecinde insana çevrenin tüm cömertliği ile verdiklerini, insanlık çevrenin yaşamını ksaltacak şekilde geri ödemiştir. Tabiat kendini yenileyebilen bir sistem olarak var edilmiştir. Fakat bunun da belli bir sınırı vardır. Gittikçe artan nüfusun yanı sıra yeryüzünün belli bir yüzölçümüne sahip olması çevrenin kendini yenileyebilmesi özelliğinin sınırlarını zorlamıştır. Bu zorlama neticesinde doğal denge her geçen gün biraz daha bozulmuş ve bu durum tüm insanlık için bir problem haline gelmiştir. Bu problemin çözümü adına tüm insanlığın öncelikle bu problemin farkındalığını kazandırmaya, çevre bilinci konusunda bilinçlendirilmeye, tüketim alışkanlıklarını sürdürebilir şekilde kazandırılmaya ihtiyacı vardır. Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıfa devam eden öğrencilerde sürdürülebilir çevre bilinci oluşturmaktır. Çalışmanın diğer amaçları ise; yapılandırmacı kuram temelinde disiplinlerarası yaklaşımla duyuşsal, psikomotor ve bilişsel öğrenme etkinliklerinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin geri dönüşüm, ışık kirliliği, ses kirliliği ve yeşil doğa-geri dönüşüm konularındaki kavramların öğrenilmesine etkisi nedir? Yapılandırmacı kuram temelinde disiplinlerarası yaklaşımla duyuşsal, psikomotor ve bilişsel öğrenme etkinliklerinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin çevre tutumlarına etkisi nedir? Yapılandırmacı kuram temelinde disiplinlerarası yaklaşımla duyuşsal, psikomotor ve bilişsel öğrenme etkinliklerinin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin sürdürülebilir çevre bilincine etkisi nedirsorularına cevap aramaktır. Araştırmanın çalışma grubu, İstanbul İli Çekmeköy ilçesi Nişantepe ilköğretim okuluna 2015-2016 öğretim yılı devam eden (n=60) 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde, araştırmacının çalıştığı okuldaki öğrenciler seçildiği için, amaçlı örnekleme yöntemi seçilmiştir. Veri toplama araçları olarak; kavramsal test, tutum ölçeği, sürdürülebilir çevre bilinci ölçeği araştırmacılar tarafından hazırlanarak ve uzman görüşlerinden yararlanılarak hazırlanmıştır. 35 sorudan oluşan kavram testinin KR20 güvenirlik katsayısı 0.716 olarak bulunmuştur. 21 adet maddeden oluşan tutum ölçeği ise ilkokul düzeyindeki öğrencilerin çevre ile ilgili ışık kirliliği, ses kirliliği, geri dönüşüm ve yeşil çevre konularına tutumlarındaki değişikliğin ölçülmesi amacıyla ön test ve son test olarak hazırlanmıştır. 3 lü likert olan ölçeğin, genel güvenirliği Cronbach alpha=0.760 olarak bulunmuştur. Sürdürülebilir çevre ölçeği ise, toplamında 10 adet sorudan oluşmakta olup (Derman, 2013) 'ün çalışmasından ve güncel haberlerinden yararlanılarak ilkokul öğrencilerine göre uyarlanmıştır. Araştırma,deney ve kontrol guruplarına yapılan öntest-sontest Sonuçlarındaki stenen ve istenmeyen şıklar frekans analizi ile tespit edilmiş, açık uçlu soruların cevapları ise kodlanarak temalar oluşturulmuştur. xx Araştırmanın uygulama süreci 28 ders saatinde öğretim programının kazanımları dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan kontrol ve deney grubu öğrencilerinin kavram testi ön test puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmezken test puanları ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(t=3.871; p=0.000<0.05). Deney grubunun ön test son test puan ortalamaları karşılaştırılmasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunurken (t=-5.277; p=0.000<0.05). Geleneksel yöntemle uygulama yapılan kontrol grubunda ön test son test aritmetik ortalamalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur(t=-2.938; p=0.006<0.05). Deney ve kontrol grubuna göre çevreye yönelik tutum genel ön test ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan (t=1.503; p>0.05) anlamlı bulunmazken; çevreye yönelik tutum genel son test puanları ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur(t=2.309; p=0.025<0.05). Deney grubu çevreye yönelik tutum genel ön test ile çevreye yönelik tutum genel son test ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunurken, kontrol grubu çevreye yönelik tutum genel ön test ile çevreye yönelik tutum genel son test aritmetik ortalamalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sürdürülebilir çevre bilinci ölçeğinde öğrencilerin sürdürülebilir çevre bilinci düzeylerinin ön testlerde ortalama olarak düşük olduğu ancak yapılan çalışmalar sonrası sürdürülebilir çevre bilinç düzeyinde artış alduğu istenen cevaplara verilen frekansların artmasında görülmektedir. Deney gurubunda 10 sorudan 8 sorusunda ön test son test arasındaki fark anlamlı bulunurken, kontrol grubunda 10 sorudan 5 soruda anlamlı bir fark tesbit edilmiştir. Deneysel bir çalışma yapılan bu araştırmanın araştırmayı gerçekleştirenler tarafından doğrudan öğrencilere uygulamalı olarak gerçekleştirilmesi, etkinliklerin disiplinler arası bir yaklaşımla uygulanması bu alanda çalışan öğretmen, araştırmacı ve eğitim programlarını düzenleyenler açısından örnek teşkil etmektedir. İlkokul düzeyinde bu alanda daha çok tarama modelinde araştırmalar yer alırken, deneysel bir çalışmayla erken yaşlardaki çocuklarda ürdürülebilir çevre bilinci oluşturmak geleceğin yaşanabilir doğasının korunması açısından son derece önemlidir. Deneysel bir çalışma yapılan bu araştırmada çalışmanın amacına yapılan etkinlikler ile büyük ölçüde ulaşılmıştır. İlkokul düzeyinde deneysel bir çalışma yapmak bu konuda yapılan araştırmaların azlığından ve deneysel çalışmanın bu yaş seviyesine uygunluğundan dolayı da büyük bir önem taşımaktadırve örnek niteliğindedir. Sürdürülebilirlik kavramını çalışmasına alan tüm araştırmalara benzer adımlar atılarak yeni bulgulara ulaşılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Çevre Bilinci, Çevre, Çevre ve İnsan, Çevre Eğitimi

Sürdürülebilir çevreSürdürülebilirlikÇevre bilinci+2
Humeysa Ağar Öztürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Çok katlı pazarlamada gösteriş amaçlı tüketimin tekrar satın almaya etkisinde çevre bilincinin rolü

Günümüzde tüketim, sadece sunulan mal ve hizmetlerin çeşitliliğini veya fonksiyonel olarak ne işe yaradığını değil, daha öte birtakım nedenleri de içinde barındırmaktadır. Toplumsal değerlerin her geçen gün metalaşması, kişilerin tüketim alışkanlıklarında rasyonellikten uzaklaşarak tüketim kültürünün her geçen gün yaygınlaşması tüketim kavramında meydana gelen değişimleri hızlandırmıştır. Fonksiyonel tüketim, çoğu durumda satın alma davranışının arkasında yatan temel neden olarak görülmektedir. Çok katlı pazarlama, doğrudan satış sisteminin bir yöntemidir ve Türkiye'de yaygın olarak kabul görmüş bir sistemdir. Tüketiciler satın alma kararı verirlerken toplumda statü ifadesi veya imaj gibi, ürünün veya markanın aktardığı sosyal anlam tarafından da etkilenmektedirler. Aynı zamanda tüketiciler ihtiyaçlarını karşılarken doğaya ve kendi sağlıklarına en az zarar verecek şekilde ürün tercihi yapmak konusunda gün geçtikçe daha fazla bilinç sahibi olmaktadırlar. Yapılan araştırmanın teorik bölümünde Çok Katlı Pazarlama, Gösteriş Amaçlı Tüketim ve Çevre Bilinci kavramları detaylı olarak ele alınmış sonrasında uygulama ve analiz bölümünde Türkiye'de çok yaygın olarak kullanılan çok katlı pazarlama işletmelerinden bir firma seçilip 504 kişi üzerinde anket uygulanmış ve araştırma istatistiksel tekniklere dayanmakla beraber yapısal eşitlik modeli kullanılması tercih edilmiştir. Yapısal eşitlik modeli uygulaması ve doğrulayıcı faktör analizi uygulamalarında ibm SPSS AMOS yazılımından yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonrasında ankete katılan kişiler arasında gösteriş amaçlı tüketim eğilimlerinin tekrar satın almaya etkisinde çevre bilincinin rolüne yönelik bazı yargılara varılmıştır.

Gösterişçi tüketimPazarlamaPazarlama yöntemleri+5
Esra Özkan Pir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ekofeminizm perspektifinden doğa kadın tahakkümü ve Petra Kelly bağlamında ekofeminizme bakmak

Ekofeminizm, artan çevre ve kadın sorunları üzerine yapılmış bir sorgulamadan yola çıkarak oluşturulmuş bir harekettir. Artan eşitsiz düzene karşı tahakküm altına alınan kadınların ve çıkarlarımız doğrultusunda sonuçlarını düşünmeden kullandığımız doğanın tahribatının yarattığı sorunlar giderek artmaktadır. Bunun çözümü eşitsizliği inşa eden Batılı, burjuva, eril ve beyaz öznenin gücünün eşitsizliğini vurgulamak, kadının ve doğanın da kurtuluşunun eşit ilişkiler bütününe yaymaktır. Böylece hem toplumsal cinsiyet eşitliği hem de yaşam alanımız olan doğanın sürdürülebilir kalkınma ile devamlılığı amaçlanmaktadır. Böylelikle dünya genelinde ve Türkiye'de eşit toplumsal düzen ve yeşil yaşama saygı duyularak ekolojik dengenin bozulmadığı bir politika seçeneği sunulmuştur. Bu hareketin başlamasına katkı sağlayan Petra Kelly'nin çözüm politikası, Petra Kelly'nin çalışmalarını aktaran belge incelemeleri ile söylem analizinden de faydalanılarak aktarılmıştır. Dünya üzerinde her canlının yaşama ve korunma hakkının olduğu, değerlerinin göz ardı edilmemesi gerektiği çalışmanın genel amacı olarak vurgulanmıştır.

DoğaEkofeminizmEkoloji+7
Yaren Kuzu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre bilinci ile çevre dostu davranışlar arasındaki ilişkide kurumsal sosyal sorumluluk algısının aracılık rolü: Uluslararası bir otel zinciri çalışanları üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın temel amacı, hızla artan nüfus ve küreselleşmenin etkisiyle çevresel sorunların ön plana çıktığı günümüz dünyasında, turizm sektöründe faaliyet gösteren otel işletmelerinde çalışan bireylerin çevre bilinci ile çevre dostu davranışları arasındaki ilişkide kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) algısının aracılık rolünü incelemektir. Araştırmanın evrenini, İstanbul merkezli ulusal bir zincir otel markasının Muğla (Marmaris ve Göcek), Balıkesir (Ayvalık), İstanbul (Şişli) ve Nevşehir (Uçhisar) ilçelerinde yer alan 5 yıldızlı otel işletmelerinde görev yapan ön büro, yiyecek-içecek, kat hizmetleri ve ofis çalışanları oluşturmaktadır. Veriler, anket yöntemi ile 315 otel çalışanından elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde çevre dostu davranışlar ile cinsiyet, unvan ve çalışma süresi arasında; çevre bilinci ile gelir düzeyi arasında; kurumsal sosyal sorumluluk ile cinsiyet arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Ayrıca çevre dostu davranışlar, çevre bilinci ve kurumsal sosyal sorumluluk algısı arasında karşılıklı ve pozitif yönlü ilişkilerin bulunduğu saptanmıştır. Sonuç olarak bireylerin çevre dostu davranışları ve çevre bilinci arasındaki ilişkide kurumsal sosyal sorumluluk algısının aracılık rolünün bulunduğu belirlenmiştir.

Kurumsal sosyal sorumlulukÇevre bilinciÇevre dostu davranışlar
Ali İhsan Bayar
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Removal of anti-inflammatory micropollutants in wastewater treatment plants

This research focuses on the assessment of removal potential of non-steroidal anti-inflammatory drugs (NSAIDs), frequently used non-prescribed drugs (i.e., diclofenac, ibuprofen, naproxen, ketoprofen, mefenamic acid and indomethacin) to treat the symptoms of pain and inflammation, in wastewater treatment plants (WWTPs). NSAIDs enter into the ecosystem mainly from wastewater treatment plants and they are potential toxic compounds in the receiving environments. This research has preceded with the determination of seasonal change during a year in the influent stream of two wastewater treatment plants. Removal efficiencies of the targeted NSAIDs were assessed in two different wastewater treatment plants and mostly detected anti-inflammatory micropollutants (i.e., ibuprofen, naproxen, diclofenac) were determined. For this purpose, composite samples (24-hour) were taken from two biological wastewater treatment plants located in the Marmara Region to screen NSAIDs' behavior during one year to characterize seasonal changes. NSAIDs' concentration in both influent and effluent of wastewater treatment plant have been measured and their removal efficiencies have been investigated. Apart from the seasonal variations, hourly samples were also taken in the summer (2-hour composite samples) to characterize their hourly variations. In order to evaluate yearly variations of NSAIDs in the sampled wastewater treatment plants, composite samples in the summer season were also repeated and analyzed after one year. Ibuprofen and naproxen concentrations have been observed at higher concentrations than the other micropollutants during four seasons in both of the wastewater treatment plants. Influent concentrations of ibuprofen and naproxen in the WWTP-1, which possess a UV disinfection unit, changed between 3-22 µg/L and 8-12 µg/L respectively. Moreover, their removal rates have been recorded higher than 93% and 96%. Influent concentration of ibuprofen and naproxen in the WWTP-2 have been detected as 5-9 µg/L and 8-17 µg/L, respectively. However, a decrease in the removal rate of ibuprofen and naproxen was observed in autumn and spring season in WWTP-2. Diclofenac concentrations observed in two WWTPs were relatively similar. The concentration of diclofenac in WWTP-1 and WWTP-2 was recorded as 0.4-1 μg/L and 0.2-1 μg/L, respectively. However, removal rate for diclofenac were ranged between 0-34% in both of the WWTPs. The influent concentration of ketoprofen were observed between 0.8-2.5 μg/L in both of WWTPs. High concentrations of ketoprofen were determined in autumn season. Removal rate of ketoprofen calculated between 0-70% in both WWTPs. Indomethacin and mefenamic acid could be measured in the range of nanogram. Influent concentration of indomethacin was measured as 30-110 ng/L in WWTP-1, and 20-120 ng/L in WWTP-2. Mefenamic acid concentration was 5-60 ng/L in WWTP-1 and 12-50 ng/L in WWTP-2. While indomethacin might be slightly removed in the autumn and spring seasons in WWTP-2, removal rate in summer was calculated a bit higher in WWTP-1. Mefenamic acid removal was not observed in both WWTPs. According to the results obtained with 2-hourly composite samples during a day, ibuprofen and chemical oxygen demand (COD) influent concentration profiles were similar. A similarity with the COD concentration profile and diclofenac concentration profile was not observed. A correlation analysis was performed between micropollutants and conventional parameters to determine if there is a correlation between these NSAIDs and conventional parameters in terms of influent concentrations as well as removal efficiencies. It was determined that the influent concentrations of diclofenac, indomethacin and naproxen were correlated with the influent concentrations of total suspended solids (TSS) and volatile suspended solids (VSS) parameters. Correlation evaluations were performed between concentrations of conventional parameters and NSAIDs. Moreover, correlations between the loads of these pollutants were also investigated. According to correlation analyses performed between the NSAIDs and conventional parameters based on influent loads of these parameters, a high correlation with COD and soluble COD (SCOD) parameters and NSAIDs have been determined. Moreover, naproxen and ketoprofen had positive correlation with all of the investigated conventional parameters. In terms of concentrations of NSAIDs and conventional parameters' concentrations, a correlation was observed for the naproxen concentration and TSS content in the influent wastewater. Thus, the amount of solid matter and especially COD and SCOD content of the wastewater may reflect some predictive information about the micropollutants loads. Based on the removal efficiencies, there was a positive correlation between naproxen, ibuprofen removal efficiencies and nitrogen, SCOD, TCOD removal efficiencies. Additionally, there was a correlation between SCOD and diclofenac removal efficiency. In the second part of this study, a fill and draw reactor was operated and fed with acetate with a sludge retention time of 20 days. The individual as well as synergic toxicity effect of diclofenac, ibuprofen and naproxen were investigated respirometrically. According to respirometric analyses, a decrease in the growth rate of heterotrophic biomass was determined as a result of the culture amendment with these selected micropollutants. Results reflected that the presence of these NSAIDs decreased the oxygen uptake rate and specific growth rate on readily biodegradable substrate. Respirometric analyses were carried out with the culture amendment with 500 μg/L of NSAIDs (individually and as a mixture) to investigate potential toxic effects on microbial community. It was observed that exposure to NSAIDs changes metabolic structure of biomass (i.e., specific growth rate). In the presence of 500 µg/L of ibuprofen, naproxen and diclofenac the calculated heterotrophic specific growth rates were 3.489, 2.999, and 3.049 day-1, respectively. Higher decrease in the specific growth rate was observed when the biomass was amended with diclofenac and naproxen. Whereas, biomass amendment with ibuprofen resulted in a decrease from 3.66 to 3.489 day-1 The highest drawback effect was observed when diclofenac and ibuprofen were introduced together. Diclofenac was determined as the most effective and ibuprofen was detected as the least effective NSAID on the microbial culture.

Waste water treatmentWaste water treatment plantsBiological treatment+6
Esma Demirkaya
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ekoturizm bilgisinin çevre bilinci üzerine etkisi: Turizm eğitimi almakta olan öğrenciler üzerine bir araştırma

Ekoturizm, doğal çevreyi ve kültürel kaynakları korumayı hedef edinen, ziyaretçi etkisi minumum olan, yerel topluma ekonomik istihdam sağlayan, doğallığı bozulmamış alanlara çevre bilinciyle yapılan seyehatlerden oluşmaktadır. İnsanların çevre bilinci ve ekoturizm kavramına ilişkin bilgilerinin anlaşılması, planlama ve pazarlamayı verimli bir şekilde yapabilmek için turizm planlamacıları ve ekoturizmin doğanın, kültürün gelecek nesillere aktarılması ve sürdürülebilir olması için gerekli bir bilgidir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, ekoturizm bilgisinin çevre bilinci üzerine etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç çerçevesinde, nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verilerin elde edilmesiyle anket tekniği kullanılmış olup, veriler sosyal medya aracılığı ile 10 Nisan – 10 Mayıs 2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de turizmle ilişkili bölümlerde okumakta olan ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi tercih edilmiş olup, 400 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise evreni temsil edecek sayıda ulaşılan Türkiye'de turizmle ilişkili bölümlerde okumakta olan öğrenciler oluşturmaktadır. Elde edilen veriler ile araştırmanın amaçlarına uygun olarak frekans analizi, güvenirlik ve faktör analizleri, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan regresyon analizleri sonucunda, ekoturizm bilgisinin çevre bilinci üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulgulanmıştır. Değişkenlerin boyutlarına ilişkin yapılan regresyon analizi sonucunda ise ekoturizme olan bakış açısının ve ekoturizmin sosyo-kültürel gelişmeye katkısının insan merkezli yargılar ve çevre merkezli yargılar üzerindeki etkisi de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bu sonuca ek olarak, ekoturizm bilgisi ve çevre bilinci arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik yapılan korelasyon analizi sonucunda ölçek boyutları arasında pozitif doğrusal düşük, orta ve yüksek düzeyde ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Her iki ölçeğin toplamı için yapılan korelasyon analizine göre ekoturizm bilgisi ve çevre bilinci arasında pozitif doğrusal orta düzey ilişki olduğu bulgulanmıştır.

EkoturizmSürdürülebilir turizmTurizm+5
Mülkiye Mızrak
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ekoturizm kapsamında çevre bilincinin yeşil ürün satın alma davranışına etkisi: Antalya örneği

Çevre Ekoturizm destinasyonları, çevresel ve doğal deneyimlerle ilgilenen turistlerin talebini karşılamak için popüler hale gelmektedir. Ancak popülerlik ekoturizm destinasyonlarının sürdürülebilir gelişimine çevre kirliliği, hava kirliliği, gürültü kirliliği, kalabalık, artan nüfus, artan tüketim gibi çevresel açıdan zarar verebilmektedir. Dolayısıyla, ekoturizm destinasyonlarının sürdürülebilirliğini sağlamak için çevre dostu, çevre bilincine ve ekoturizm bilgisine sahip olan turistlere sahip olmak önemlidir. Özellikle çevreyi koruma odaklı yeşil ürünlerin kullanımının yaygınlaşması açısından turistlerin çevresel yönler konusunda farkındalığa sahip olması beklenmektedir. Araştırmanın bu bağlamdaki amacı, ekoturizm bağlamında çevre bilinci ile yeşil ürün satın alma davranışı arasındaki ilişkinin varlığını tespit ederek çevre bilincinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılarak bir anket formu ile veriler 10 Nisan 2021 ve 22 Haziran 2022 tarihleri arasında 454 kişiden toplanmıştır. Araştırmanın evrenini, Antalya ilini ziyaret eden yerli turistler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evreni temsil edecek sayıda ulaşılan Antalya ilini ziyaret eden yerli turistlerdir. Tarama modeli niteliğinde olan araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm demografik özelliklere ilişkin soruların yer aldığı bölümdür. İkinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerde sırasıyla çevre bilinci, yeşil ürün satın alma davranışı ve yeşil konaklama satın alma davranışı ölçeklerinin yer aldığı bölümdür. Anket ile elde edilen veriler, istatistik paket programından yararlanılarak araştırma amacına uygun analizlere tabi tutularak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Kurulan hipotezlere bağlı olarak korelasyon ve regresyon analizleri de yapılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda, değişkenler arasında düşük ve orta düzey ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre çevre bilinci düzeyi arttıkça yeşil ürün satın alma davranışı ve yeşil konaklama satın alma davranışı düzeyi de artmaktadır. Ayrıca, yeşil ürün satın alma davranışı arttıkça yeşil konaklama satın alma davranışı da artmaktadır. Regresyon analizi sonucunda çevre bilincinin yeşil satın alma davranışı ve yeşil konaklama satın alma davranışı üzerinde anlamlı etkisi olup; yeşil satın alma davranışının da yeşil konaklama satın alma davranışı üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, araştırma kapsamında geliştirilen H1, H2 ve H3 hipotezleri kabul edilmiştir.

AntalyaDestinasyonEkoturizm+4
Ahmet Özben
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyo-bilimsel konu öğretiminde modellemenin öğrencilerin çevre bilincine ve mantıksal düşünme becerilerine etkisi

Bu araştırmada sosyo-bilimsel konu öğretiminde modellemeye dayalı uygulamaların öğrencilerin çevre bilinci ve mantıksal düşünme becerileri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla Fen Bilimleri konu içerikleri içinde yer alan, tartışmaya açık, karmaşık ve farklı bakış açıları ile değerlendirilebilen, gerçek hayatla ilgili güncel konular olan sosyo-bilimsel konularla ilgili model tabanlı etkinlikler geliştirilmiştir. Araştırma; 2018-2019 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde, seçmeli "Bilim Uygulamaları" dersi kapsamında 7. sınıfa devam eden 53 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda sosyo-bilimsel konu içeriğinin sorgulamaya dayalı model tabanlı zenginleştirilmiş uygulamalar ile gerçekleştirildiği araştırmada, nicel ve nitel veri toplama yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem benimsenmiş ve yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan nicel veri toplama araçlarını "Çevre Bilinci Ölçeği" ve "Mantıksal Düşünme Becerileri Ölçeği" oluşturmaktadır. Nitel veri toplama araçları olarak ise, görüşmeler, gözlemler ve dokümanlar kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler betimsel analiz ve içerik analizi tekniği ile nicel veriler ise t-testi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda uygulama yapılan deney grubundaki öğrencilerin "Çevre Bilinci" ve "Mantıksal Düşünme Becerileri Testi" puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Nitel verilerden elde edilen bulgular ise nicel verileri desteklemektedir. Bulgulardan elde edilen sonuçlar sosyo-bilimsel konu öğretiminde sorgulayıcı model tabanlı yaklaşımın kullanılmasının öğrencilerin çevre bilinci ve mantıksal düşünme becerilerinin gelişimine katkı sağladığını göstermektedir.

Düşünme becerileriMantıksal düşünmeModelleme+2
Özgür Bulduk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevre dostu FeTeMM etkinliklerinin fene yönelik ilgiye etkisi

Bu çalışmada çevre dostu FeTeMM (Fen-Teknoloji-Mühendislik-Matematik) etkinliklerin öğrencilerin fene ilgi, FeTeMM alanlarına yönelik ilgiyi etkileyen faktörler ve çevre bilinci üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Çevre eğitiminde yer alan tema, konu ve kazanımlar değerlendirilerek çevre dostu FeTeMM etkinlikleri yaz programı hazırlanmıştır. Çalışmanın amacına uygun amaçsal örnekleme ve örneklem grubu olarak özel yetenekli öğrenciler seçilmiştir. Araştırma; 2017-2018 eğitim-öğretim yılı yaz döneminde, "Çevre Dostu FeTeMM yaz atölyesi" kapsamında Bilim ve Sanat Merkezine devam eden 10 ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tek grup ön test-son test zayıf deneysel desende tasarlanmış, elde edilen verileri desteklemek için nitel araştırma yönteminden de yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ölçme aracı olarak, Fen İlgi anketi, FeTeMM alanlarına yönelik ilgiyi etkileyen faktörler anketi ve Çevre Bilinci ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada nitel veriler, etkinliklerde kullanılan Mühendislik tasarım defteri ile süreçte yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen nitel veriler betimsel analiz ve içerik analizi tekniği ile nicel veriler ise wilcoxon işaretli sıralar testi ile çözümlenmiştir. Çevre Dostu FeTeMM atölyesi sonrası öğrencilerde fen öğretimindeki fiziksel olaylar konu alanına yönelik ilgide anlamlı bir artış göstermiştir. Atölye sonucunda öğrencilerde çevre bilincinde istatistiki anlamlı farklılık gözlenmezken çevre dostu davranış boyutunda anlamlı farklılık görülmektedir. FeTeMM öğretim yaklaşımıyla çevre eğitiminin verilmesi, var olan çevre sorunlarına çözümler bulunması, gelecekte oluşacak çevre sorunlarının önüne geçilmesi ve çevre bilincinin oluşması açısından büyük önem taşımaktadır.

Eğitim etkinliğiFeTeMMFen bilgisi+4
Hamiyet Tuncel
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının çevre bilinci düzeyinin belirlenmesi

Gittikçe artan dünya nüfusu karşısında savunmasız kalan çevremiz geçmişe nazaran daha fazla zarar görmektedir. Bu nedenle günümüzde çevre bilincinin topluma kazandırılmasının önemi artmıştır. Bireylerde çevre bilincinin oluşmasında aileden sonra en çok etki eden kişiler şüphesiz öğretmenlerdir. Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının çevre bilinci düzeylerinin belirlenerek öğretmen adaylarının çevre bilinci konusundaki durumlarının sebeplerinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel deseni kullanılmıştır. Seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi'nde fen bilgisi eğitimi, sınıf eğitimi ve matematik eğitimi (ilköğretim) anabilim dallarında öğrenim gören anket yöntemiyle toplamda 904 öğretmen adayı ile anket ve bunlar arasında gönüllü olan 50 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçeklerin veri setiyle uyumluluğunu tespit etmek amacıyla faktör analizi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri tespit etmek amacıyla ise bağımsız örneklem T- Testi, tek yönlü ANOVA, korelasyon, basit doğrusal regresyon, çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Nitel yolla elde edilen veriler ise; içerik analizi ve betimsel analiz yöntemi kullanılarak nicel verilerle birlikte yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmen adaylarının yaşadıkları yerin, bitki ve hayvanlarla ilgilenmesinin, çevre sorunları hakkında haberleri takip etmeleri ve çevre sorunları hakkında konuşmalarının, öğrenim gördükleri sınıf düzeylerinin, öğrenim gördükleri üniversitenin sahip oldukları çevre bilincine yönelik tutum ve davranış boyutunda anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çevreye dair bilgisinin, çevreye yönelik tutumlarının ve çevre dostu davranışlarının çevre bilincinin gelişinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: çevre eğitimi, çevreye yönelik tutum, çevre dostu davranışlar, çevre bilgisi, çevre bilinci

Aday öğretmenlerFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+2
Fatıma Büşra Cengiz
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesidir. Çalışma kapsamında fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki bilimsel bilgi, bilgi eksikliği, pozitif yanlış ve negatif yanlış yüzdeleri de hesaplanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak dizayn edilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından çalışma kapsamında geliştirilen küresel ısınma dört aşamalı kavram yanılgısı tanı testi kullanılmıştır. Küresel ısınma dört aşamalı kavram yanılgısı tanı testinin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları 401 fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan güvenirlik analizleri sonucu testin bilimsel bilgi puanı için KR-20 güvenirlik katsayısı .896, kavram yanılgısı puanı için KR-20 güvenirlik katsayısı .705 olarak hesaplanmıştır. Yapılan geçerlik ve güvenirlik analizleri geliştirilen testin fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesinde kullanılacak geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu doğrulamıştır. Testin pilot çalışmasının tamamlanması ile asıl uygulamaya geçilmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesi için geliştirilen test Türkiye'de bulunan üniversitelerin fen bilgisi öğretmenliği bölümünde lisans eğitimine devam eden 835 fen bilgisi öğretmen adayına uygulanmıştır. Çalışmanın örneklemini oluşturan 835 fen bilgisi öğretmen adayı kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Fen bilgisi öğretmen adaylarından toplanan verilerin analizi sonucu yapılan soru ve faktör bazlı incelemelerde öğretmen adaylarının her soru için %10' un üzerinde kavram yanılgısına sahip olduğu ve bilimsel bilgilerinin yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusuna yönelik sahip olduğu 42 adet kavram yanılgısı belirlenmiş olup bu kavram yanılgılarından 14 tanesinin %10' un üzerinde görülme oranına sahip olduğu tespit edilmiştir.

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiÇevre+2
Ayşe Ceren Atmaca Aksoy
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre bilincinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerindeki etkisi: Bursa örneği

Çevre kirliliği yirminci yüzyılın son çeyreğinden sonra üzerinde durulan konuların başında gelmektedir. Çevre kirliliğinin asgari düzeye düşürülmesi için gerek ülkemizde gerekse de diğer dünya ülkelerinde önemli adımlar atılmaktadır. İnsanlarda çevre bilincinin oluşturulması için çevreye karşı duyarlı tüketicilerin artırılmasına ve ürün satın alma aşamasında çevre dostu/yeşil ürünlere yöneltilmektedir. Benzer şekilde üretim yapan işletmeler de bu doğrultuda yeşil pazarlamaya doğru yönelmektedir. Çevreye karşı duyarlılığın tespiti ve bu doğrultuda pazarlama faaliyetlerinin şekillendirilmesi büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada öncelikle çevre bilinci ile ilgili konular olan çevre sorunları, toprak, su, gürültü vb. çevre kirlilikleri ile ilgili konulara yer verildikten sonra çevre etiği, çevre eğitimi, çevre eğitiminin amaç ve esaslarına, çevre koruma modellerine ve insan ile doğa arasındaki etkileşim ele alınmıştır. Son olarak yeşil pazarlama ile ilgili konulardan olan yeşil pazarlama stratejilerine, pazarlama karmasına, yeşil reklam, yeşil satın alma davranışı, yeşil işletmecilik ve işletmeleri yeşil ürün geliştirmeye yönelten sebepler üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde ise, çevre bilincinin yeşil ürün satın alma davranışına olan etkisi Bursa ili örneği üzerinden ele alınmıştır. Araştırmaya katılım sağlayan kişilerin çevre bilinçlerinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerinde pozitif etki olup olmadığı ve çevresel duyarlılık boyutlarının yeşil ürün satın alma davranışına etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Bu iki hipotez incelendiğinde, katılımcıların çevre bilinçlerinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerinde etkisinin anlamlı ve zayıf bir etki söz konusu iken, çevresel duyarlılık boyutlarının yeşil ürün satın alma davranışı üzerinde pozitif yönlü anlamlı bir etkinin olmadığı saptanmıştır.

BursaSatın alma davranışıYeşil pazarlama+5
Hatice Bingölbali Varol
İstanbul Gelişim University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya üniversitelerinin çevreci yaklaşımları ve sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmesi

Bugün tüm dünyada, üniversiteler başarılarıyla adlarından söz ettirmek istemektedir. Bunu sağlayabilmeleri için de eğitim performanslarının yanı sıra, günümüzde en çok özen gösterilen konuların başında gelen "çevreci yaklaşım ve sürdürülebilir faaliyetler" konusu üzerine odaklanmaları kaçınılmaz olmuştur. Bu noktada "Green University" kavramı doğmuş ve üniversiteler çevreci sürdürülebilir faaliyetleri üzerinden değerlendirilmeye ve sıralanmaya başlanmıştır. En çok bilinen ve en yaygın kullanılan sıralama sistemlerinden biri GreenMetric (GM) sistemidir. Bu çalışmanın amacı; GM'de sıralanan üniversitelerin sıralama ve skor verilerini kullanarak, yürütülen çevreci sürdürülebilir faaliyetlerin akademik başarı üzerine bir etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Çalışma, detaylı bir literatür taraması sunmakta ve verilerin işleniş biçimi ve analizlerin yapısı bakımından nicel bir çalışma özelliği taşımaktadır. 2016 ve 2017 yılları için yürütülen çalışmada, regresyon analizleri ile GM verilerinin 4 akademik sıralama sistemi (ARWU, QS Sıralaması, THE Sıralaması ve NTU Sıralaması) ile ilişkisi ülke kategorisinin etkisi de dikkate alınarak incelenmektedir. Çalışma kapsamında ayrıca analiz sonuçlarının açıklama gücünü arttırmak için yeni bir sıralama metodu geliştirilmiş ve bahsedilen akademik sıralama sistemlerinden birleştirilmiş üniversite sıralaması türetilmiştir. Elde edilen birleştirilmiş üniversite verisinin üniversitelerin yer aldığı ülkelerin Environmental Performance Index skorlarının aracı etkisi altında GM boyutları ile ilişkisine de bakılmıştır. Sonuçlar genel anlamda çevreci faaliyetler yürütmek ile akademik başarı arasında anlamlı bir ilişkinin varlığına işaret etmektedir. Tüm analiz sonuçlarından yola çıkılarak Ulaşım alt faktörünün her açıdan en anlamlı faktör olduğunu söylemek mümkündür. Ele alınış biçimi bakımından literatürdeki mevcut boşluğu doldurmasıyla özgün olma niteliği taşıyan bu çalışma; gelecek yıllarda, üniversitelerin çevreci faaliyetleri üzerinden akademik başarı sağlayıp sağlayamadıklarını ortaya koymada yardımcı olacaktır. Anahtar Sözcükler: Enerji ve Çevre, Sürdürülebilirlik, Çevreci Kampüs, Yükseköğretim, Regresyon.

SürdürülebilirlikÇevreÇevre bilinci+4
Gökhan Yaşayacak
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik, süreç ve çevre boyutları açısından yaratıcı öğretim uygulamalarının sınıfa yansıması: Öğretmen - öğrenci görüşleri

Bu çalışmada 6. sınıf matematik dersinde yaratıcı düşünme becerilerine dayalı öğretimin gerçekleştirilmesine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Katılımcılar Niğde ili Merkez ilçeye bağlı ortaokullarda 6. sınıfta öğrenim gören 370 öğrenci ve 6. sınıflarda matematik dersini yürütmekle görevli 20 öğretmenden oluşmaktadır. Bu araştırmada durum çalışması kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen anket uygulanırken nitel veri toplama aracı olarak öğretmenlerle bireysel görüşmeler yapılmıştır. Veri toplama sürecinde öğretmenlerden öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi için gerekli olan öğretmen rolleri, sınıf ortamı, sınıf içi etkinlikler ve etkinliklerin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar, kullanılan teknik-yöntem ile ilgili görüş alınırken öğrencilerden yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğretmen rolleri ile ilişkili görüş alınmıştır. Elde edilen bulgular analiz edildiğinde öğretmenler yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik sahip olunması gereken öğretmen rollerini öğrenciye rehberlik etmek, yol göstermek, farklılığa ve fikirlere açık olmak şeklinde belirtirken öğretmenler sınıflarının materyal açısından zengin olmasını ve matematik sınıfının bulunmasını gerekli görmektedirler. Ayrıca öğretmenler etkinliklerin günlük yaşama uyarlanabilen ve görsel öğelerin yer aldığı, öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenmesine olanak verecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini düşünmektedirler. Öğretmenlerin etkinliklerin uygulanmasında karşılaştıkları en önemli sorunun konuları yetiştirme kaygısı ve zamanın yetersizliği olduğu ve yaratıcı düşünmenin geliştirilebilmesi için tercihlerinin öncelikli olarak araştırma-inceleme yoluyla öğretim stratejisi ve soru-cevap yöntemi olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kendilerine ait değerlendirmelerinde, kendilerini yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğretimde yetersiz görmelerine rağmen öğrencilere ankette yöneltilen 38 maddeden sadece 5'inde öğretmenlerinin yaratıcı öğretmen rollerine ilişkin olumsuz görüş bildirmişlerdir. Ayrıca öğrencilere yaratıcı düşünmenin geliştirilmesine yönelik öğretmen rollerine ilişkin uygulanan anketteki maddelerin demografik özelliklere göre farklılaştığı görülmüştür.

KişilikKişilik eğitimiMatematik dersi+7
Deniz Ünlü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Marka krizi çerçevesinde çevre bilinci, marka güveni, marka duygusu, olumsuz bilgiye karşı direnç ve tekrar satın alma niyetinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, marka krizi çerçevesinde çevre bilinci, marka duygusu ve marka güveninin, olumsuz bilgiye karşı direnç ve tekrar satın alma niyetiyle olan ilişkilerini araştırmaktır. Bu amaçla, daha önce kriz durumuyla karşı karşıya kalmış bir otomobil markasının 110 aktif kullanıcısından yüz yüze ve çevrimiçi anket yöntemi ile toplanan veriler, Kısmî En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, marka krizi sonrasında marka güveni ve marka duygusu, tekrar satın alma niyetiyle doğru yönde ilişkilidir. Ancak, çevre bilinci ile tekrar satın alma niyeti arasında anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Marka güveni ve olumsuz bilgiye karşı direnç arasında doğru yönde bir ilişki varken; marka duygusu ve olumsuz bilgiye karşı direnç arasındaki ilişki, istatistiksel olarak anlamlı değildir. Ayrıca, çevre bilincinin marka güveni ve olumsuz bilgiye karşı direnç ilişkisinde düzenleyici rolü bulunmaktadır.

MarkaMarka duyarlılığıMarka güveni+6
Seyit İhsan Kılıç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde çevre sorunlarına karşı farkındalık oluşturmaya yönelik bir eylem araştırması

Çevre sorunlarını önlenmesi konusunda yapılması gerekenlerin başında, erken dönemde çocuklara verilmesi gereken çevre eğitimi gelmektedir. Okullarda eğitim süreçlerinde öğrencilerin çevreye karşı olumlu tutumlarının geliştirilmesi, bilinç düzeyinin arttırılması sağlıklı bir çevre ve toplumun geleceği açısından önemli bir konudur. Çevre sorunlarının önlenmesinde, çevre konusunda eğitimin önemli bir etkisinden bahsedilebilir. Çevre eğitimi, bireylerin çevre konusunda bilgilendirilmesini, bilinçlendirilmesini, farkındalık geliştirmesini ve çevreyi korumasını içermekte ve bireylerde bu yönde davranışlar oluşturmayı hedeflemektedir. Bu çalışma ortaokul dönemindeki öğrencilerinin çevreye yönelik bakış açılarının olumlu yönde bir değişme yaratmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, mevcut durum tespit edilerek hazırlanan bir eylem planının uygulanması şeklinde yürütülmüş, araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Mersin ili Toroslar ilçesinde bulunan bir kamu ortaokulunda 12-13 yaş aralığında 7. sınıf öğrencisi olan 18 kız ve 12 erkek öğrenciden oluşturulmuştur. Katılımcıların çevre sorunlarına yönelik farkındalıklarını geliştirmek amacıyla uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmanın alt problemlerine uygun olarak araştırmacı tarafından hazırlanan bir anket formu ve günlük formları kullanılmış, kullanılan formlardan elde edilen verilerin analizi, eylem araştırmasında kullanılan veri analiz yöntemlerinden biri olan betimsel çözümleme ile yapılmıştır Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre sorunları, Çevre eğitimi, Çevre Bilinci Danışman: Doç. Dr. Mehmet Tahir KARABOĞA, Mersin Üniversitesi/Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Bölümü, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı, Mersin.

FarkındalıkOrtaokul öğrencileriSosyal bilgiler eğitimi+6
Sadık Şahin
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin yaygın çevre eğitimi hakkındaki görüşleri ve yaygın çevre eğitiminin çevre bilinci üzerine etkisinin araştırılması

Bu araştırmanın amacı, fen bilimleri öğretmenlerinin yaygın çevre eğitimi hakkındaki görüşlerini araştırmak ve yaygın çevre eğitiminin çevre bilinci üzerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Aksaray iline bağlı devlet ortaokullarında görev yapan 43 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, zayıf deneysel desenlerden statik grup karşılaştırmalı desen (sontest denkleştirilmemiş gruplu desen) kullanılmıştır. Fen Bilimleri öğretmenlerinin yaygın çevre eğitimi hakkındaki görüşlerini belirlemek için görüşme formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler tablolar halinde görselleştirilip yorumlanmıştır. Yaygın çevre eğitimi faaliyetlerine katılan öğretmenler deney grubu, katılmayan öğretmenler ise kontrol gurubu olarak kabul edilmiştir. Uygulanan görüşme formunun ilk bölümü olan "çevre bilgisi-bilinci- duyarlılık düzeyleri" bölümünden alınan puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık olup olmadığı non-parametrik testler ile tespit edilmiştir. Fen Bilimleri öğretmenlerinin yaygın çevre eğitimine katılmalarının çevre bilinci düzeylerine olumlu etkide bulunduğu tespit edilmiştir. Yaygın çevre eğitimine katılan öğretmenlerin okul içi ve okul dışı çevre etkinliklerine daha fazla önem verdiği tespit edilmiştir. Yaygın çevre eğitimini alan öğretmenlerin çevre sorunları ve çevre korunması hususunda daha duyarlı davrandıkları belirlenmiştir. Öğretmenler, yaygın çevre eğitimine ihtiyaç duyduklarını belirtmişlerdir. Görüşme formundaki maddelere verilen cevaplar incelendiğinde çevre eğitimi konusunda öğretmen eksikliklerinin ve ihtiyaçlarının olduğu desteklenmektedir.

Fen bilgisi eğitimiOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+6
Levent Eker
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre bilinci ve kirliliği arasındaki ilişki: Ampirik bir çalışma

Bilim ve teknolojilerdeki ilerlemelerle paralel olarak sanayileşme ve kentleşme hız kazanmıştır. Bu durum çevre kirliliğinin artmasına sebebiyet verirken çevre sorunlarının da canlıların hayatını tehdit edecek duruma gelmesine neden olmuştur. Son yıllarda çevreye verilen zararların farkına varılarak, çevreye daha duyarlı davranmaya yönelik bir bilinçlenme olsa da bu durum çevreye verilen zararların önlenmesinde yeterli değildir. Çevre kirliliğinin önüne geçilebilmesi için çevresel farkındalığın ve çevre bilincinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışma çevresel farkındalığın çevre bilincine olan etkilerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu 2022 yılının sonu ve 2023 yılı başında Türkiye'de üç ilde yaşayan hane halklarına uygulanmıştır. 470 haneden elde edilen veriler SPSS 24 programı ile analiz edilmiştir. Öncelikle kullanılan ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları değerlendirilmiştir. Kullanılan ölçeklerin geçerli ve güvenilir bulunması nedeniyle çalışmanın ilk katkısı bunları gelecek çalışmalarda kullanılabilecek olmasıdır. Bulgular katılımcıların çevre bilinci ve farkındalıklarının ortalamanın üzerinde olduğunu, ancak geliştirilmesi gerektiğini göstermiştir. Çevre bilinci ve çevre farkındalığı üzerinde erkeklerin eğitim durumunun etkisinin olmadığı, kadınların ise sadece araç bakımı boyutunda eğitim düzeylerinin etkisinin olduğu belirlenmiştir. Bulgular ayrıca çevresel farkındalığı olan hanelerde çevre bilinci düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç çevre bilincinin geliştirilmesi için çevresel farkındalığın oluşturulmasının bir ön şart olduğu yönünde değerlendirilmiştir.

Bilinçli tüketimFarkındalıkSatın alma+7
Ramazan Arı
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihini etkileyen faktörlerin çok kriterli karar verme yöntemlerinden analitik hiyerarşi prosesi yöntemi ile tespitine yönelik Ankara ilinde bir araştırma

Günümüzde, çevresel bozulma hakkındaki artan çevresel farkındalık, tüketicilerin tüketim biçimlerini ve satın alma davranışlarını etkileyen temel faktörlerden biri olmaya başlamıştır. Ulaşımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının neden olduğu küresel ısınma tehlikesi konusunda bilinçlenen tüketiciler, yeşil ulaşıma yönelme ve akaryakıt satın alma davranışlarını bu farkındalığa göre şekillendirme eğilimi içine girmişlerdir. Türkiye'de akaryakıt sektöründe yaşanan yoğun rekabet karşısında akaryakıt istasyonlarının değişen tüketici profiline uygun stratejiler geliştirmeleri, tüketicileri anlamaları, değişen ihtiyaçlarını belirlemeleri ve bu ihtiyaçları tatmin etmeleri rakiplere karşı üstünlük sağlamaları adına oldukça önemli hale gelmiştir. Araştırmanın amacı, tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek ve tüketicilerin çevresel tutum ve davranışlarının akaryakıt istasyonu tercihlerini ne ölçüde etkilediğini tespit etmektir. Araştırma kapsamında, tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihini etkileyen faktörlerin tespit edilmesi amacıyla Ankara ilinde, amaca yönelik örnekleme yöntemi ile seçilen 400 tüketiciye ve bu faktörlerin önem ağırlıklarının belirlenebilmesi için yine aynı ilde aynı örnekleme yöntemiyle seçilen 150 tüketiciye yüz yüze anket uygulaması yapılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen verilere, keşfedici faktör analizi ve Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda satış promosyonları, fiyat, ödeme imkanları, marka, istasyonun konumu ve teknik hizmetler faktörlerinin tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihinde en etkili faktörler olduğu tespit edilmiştir. Analiz sonucuna göre çevre bilinçli tüketicilerin akaryakıt istasyonu tercihlerini, çevresel sorumluluk ve şeffaflık ve çevresel uygulamalar faktörlerinin önemli düzeyde etkilediği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Akaryakıt, Akaryakıt Ürünleri, Yeşil Pazarlama, Tüketici Tercihleri, Akaryakıt İstasyonu, Akaryakıt Tüketicileri, Çevre Bilinçli Tüketiciler, Analitik Hiyerarşi Prosesi, Çok Kriterli Karar Verme

AkaryakıtAkaryakıt istasyonlarıAnalitik hiyerarşi süreci+6
Mehmet Fatih Açar
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Konaklama işletmelerinde çevre bilinci ve yeşil yönetim uygulamalarının işletme başarısına katkısı: Muğla ili üzerine bir araştırma

Günümüzde kirliliğin artması ve sahip olunan kaynakların hızla tükenmesi konaklama işletmelerini çevreye karşı daha duyarlı faaliyetlerde bulunmaya ve çevre dostu ürün ve hizmetler üretmeye yöneltmiştir. Sürdürülebilir turizm anlayışı esasına dayanan çevre bilinci ve yeşil yönetim faaliyetlerinin birlikte düşünülerek konaklama işletmelerinde uygulanması hem çevre kirliliğini azaltacak hem de doğadaki kaynakların korunarak insan yaşamının kalitesinin artması sağlanacaktır. Bu çalışmada, çevre bilinci ve yeşil yönetim anlayışına uygun faaliyetlerin uygulanıp uygulanmadığı ve yeşil yönetim anlayışını benimseyen konaklama işletmelerinin bu yönetim anlayışına uygun faaliyetlerde bulunmaları dolayısıyla işletme başarılarına ne gibi katkılar sağladığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Muğla İl sınırları içinde faaliyet gösteren butik otel, tatil köyü ve 3, 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinin tepe yöneticileri üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak öncelikle kavramlar ile ilgili geniş literatür taraması yapılmış ve teorik bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek oluşturulan araştırma anketi, konaklama işletmelerinin yalnızca tepe yöneticilerine uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 242 işletme tepe yöneticisinden elde edilen veriler dâhil edilmiştir. Araştırma ölçeğinin birinci kısmında yer alan ifadelerden işletmelerin çevre konularında ödül alıp almama durumu, ISO kalite belgesinin olması, yeşil yıldızının olması ve Mavi Bayrağa sahibi olup-olmama durumlarının konaklama işletmelerinin başarıları üzerinde bir etkisi olup–olmadığının incelenmesi amacı ile bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; yeşil yönetim uygulamaları ile tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, yeşil yönetim uygulamaları ve tüm alt boyutları ile işletme başarı göstergeleri arasında yüksek kuvvette, pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için regresyon analizleri yapılmıştır. Bu analiz sonucunda yeşil yönetim uygulamalarının üretim, insan kaynakları ve pazarlama alt boyutlarının işletme başarı göstergelerini pozitif yönde etkiledikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, muhasebe-finans ve Ar-Ge alt boyutlarının ise işletme başarı göstergeleri üzerinde etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılara ait verileri benzerliklerine göre gruplandırmak amacıyla yapılan kümeleme analizine göre konaklama işletmeleri, yeşil yönetim uygulamaları ve işletme başarı göstergeleri açısından üç gruba ayrılmıştır. Katılımcı işletmelerin yeşil yönetim anlayışına uygun faaliyetleri değerlendirildiğinde; birinci grupta yer alan işletmelerin yeşil yönetim faaliyetlerini büyük ölçüde uyguladıkları, ikinci grupta yer alan işletmelerin ise her zaman uyguladıkları görülürken, üçüncü grupta yer alan işletmelerin kararsız kaldıklarını söylemek mümkündür. Doktora tezi olarak hazırlanmış bu çalışmanın, turizm sektöründe faaliyet gösteren konaklama işletmeleri tepe yöneticilerine uygulamada yol gösterici gibi önemli bir özelliğe sahiptir. Araştırma sonuçlarının gelecekteki bilimsel araştırmalar ve karşılaştırmalı analizler için farklı çıkarımlara kaynak olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Çevre bilinci, yeşil yönetim, işletme başarısı, turizm.

BaşarıKonaklama işletmeleriMuğla+6
Ergün Kara
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Konaklama işletmelerinin çevre imajı ve çevre uygulamaları ile turistlerin çevre bilincinin fazla ücret ödeme eğilimine etkisi: X, Y, Z kuşaklarına göre değişikliklerin incelenmesi

Bu çalışma ile konaklama işletmelerinin çevre imajı ve çevre uygulamaları ile turistlerin çevre bilincinin fazla ücret ödeme eğilimine etkisi: X, Y, Z kuşaklarına göre değişikliklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Muğla'da faaliyet gösteren ve çevreye duyarlı tesis (yeşil yıldızlı) belgesine sahip otellerde konaklayan 370 yerli ve yabancı turistten 2021 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında veri toplanmıştır ve 10 konaklama işletmesi yöneticisi ile görüşme yapılarak otellerin çevre dostu uygulamalarının neler olduğu ve otelde konaklayan müşterilerin çevre dostu uygulamalara geri bildirimlerinin nasıl olduğu hakkında bilgi elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların büyük çoğunluğunun (%72,2) kaldıkları konaklama işletmesinin çevreye duyarlı tesis olduğunu bilmedikleri tespit edilmiştir. Ölçeklere yapılan betimsel analiz sonuçlarına göre genel olarak değerlendirildiğinde katılımcıların çevre bilincinin yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Fakat otelin çevre imajı ve çevre uygulamaları kısmındaki ifadelere katılımcıların cevaplarının ağırlıklı olarak "ne katılıyorum ne katılmıyorum" yönünde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca fazla ücret ödeme eğilimi ile ilgili kısımdaki ifadelere ise katılımcıların çoğunluğunun "katılıyorum" şeklinde olumlu cevap verdiği tespit edilmiştir. Çevre bilinci, otelin çevre imajı, otelin çevre uygulamaları ve fazla ücret ödeme eğiliminin kuşaklararasında anlamlı bir farklılık olup olmadığının belirlenmesi için yapılan ANOVA testi sonucunda da kuşaklararası anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Konaklama işletmelerinin çevre imajı ve çevre uygulamaları ile turistlerin çevre bilincinin fazla ücret ödeme eğilimine etkisinin X, Y, Z kuşaklarına göre değişikliklerin incelenmesi amacıyla yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda turistlerin çevre bilincinin, otelin çevre imajı ve çevre uygulamalarının turistlerin fazla ücret ödeme eğilimi üzerindeki etkisini açıklamada X ve Y kuşağının anlamlı katkısının olduğu fakat Z kuşağının anlamlı katkısının olmadığı belirlenmiştir. Çevre bilincinin fazla ücret ödeme eğilimi üzerindeki etkisinin X kuşağının Y kuşağına nazaran X kuşağında daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Konaklama işletmelerinin çevre imajı ve çevre uygulamalarının fazla ücret ödeme eğilimi üzerindeki etkisi X kuşağına, Y kuşağına ve Z kuşağına göre değişkenlik göstermemekte olduğu ortaya çıkmıştır. Otel işletmeleri ile yapılan görüşmelerin sonucunda da ağırlıklı olarak güneş enerjisinden yararlandıkları, bahçe sulamada damlama sistemini kullandıkları, nevresimlerin 3 günde bir değiştirildiği, kimyasal ve atık yönetimine, geri dönüşüme ve çevre ile ilgili eğitimlere önem verdikleri, çevre ve sahil temizliği ile ilgili faaliyetlerinin olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca otel işletmelerindeki çevre dostu uygulamalara otel müşterilerinin olumlu geri bildirimde bulunduğu belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda çevreye duyarlı tesis (yeşil yıldız) sertifikasına sahip otel işletmecilerine, yöneticilerine ve pazarlamacılarına ve gelecekte bu konuyla ilgili yapılacak olan bilimsel araştırmalar içinde akademisyenlere öneriler sunulmuştur.

Konaklama işletmeleriKuşaklarTuristler+7
Melahat Avşar
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

Related subjects