Popular culture
175 theses under this subject heading
Türk TV suç dizilerindeki antagonist karakterler aracılığıyla güvenlikleştirmenin Gramscian analizi: İz peşinde, Yılan Hikâyesi, Arka Sokaklar, Behzat Ç., İsimsizler ve Börü
The relationship between popular culture and politics has started to attract more attention with the spread of mass media and today's world becoming a visual and auditory showground; in other words, popular culture has become more important than ever in conveying the ideology of the ruling class. Popular culture products are instrumental in the reproduction and maintenance of economic, political, and cultural values in motion. The role of TV is still important in this context, given its prevalence and broad audience. In this thesis, it is examined how securitization practices play a role in the reproduction and maintenance of common sense in the Gramscian sense, in the context of six crime series broadcast on Turkish TV. For this purpose, the criminal profiles in the TV series İz Peşinde, Yılan Hikâyesi, Behzat Ç., Arka Sokaklar, İsimsizler, and Börü were categorized with the help of content analysis based on their names, nicknames, genders, professions, family backgrounds, educational backgrounds and the nature of the crimes they committed, and accordingly, certain stereotypes were determined. In the research, it was concluded that the criminals in the selected TV series were exposed to visual securitization through these stereotypes. In addition, it has been determined that these securitization practices are in parallel with the socio-political conjuncture of the period and reproduce common sense by repeating the dominant discourses. Keywords: Popular Culture, Common Sense, Securitization, Crime, TV series
Türk edebiyatındaki grafik romanların popüler kültür bağlamında incelenmesi
Popüler kültür köyden kente göçle gelen insanların üst kültür ve halk kültürü arasında kalması ve kendilerine ait bir yer bulamaması sonucunda ortaya çıkmıştır. Göç yoluyla kente gelen insanların bilgi birikimi ve ekonomik imkanlarıyla, üst kültürdeki insanların bilgi birikimi ve ekonomik imkanları birbiriyle uyuşamaz. Bu sebeple üst kültür ve halk kültürü arasında yeni bir kültüre ihtiyaç duyulur. Toplumdaki bireyler kültür arayıcılığıyla kendilerine bir grup içinde yer bulur. Şehirlere göçle gelen insanlar yeni bir toplumsal sınıfı ve yeni bir kültürü ortaya çıkartırlar. Bu yeni oluşan kültüre ise popüler kültür denir. Popüler kültür, kentlere göçle gelen insanların eğlenme ve monoton hayatlarından kaçma ihtiyaçlarına yönelerek farklı edebi türler oluşturur. Edebiyat ve toplum birbirinden beslendiği için doğan yeni toplumsal sınıf edebiyatı da etkileyerek popüler edebiyatın oluşmasını sağlar. Grafik romanlar popüler kültür hakkında birçok malzemeye sahip olabilirler. Grafik romanlar çizgi romanların bir alt türü olarak sınıflandırılır. Grafik romanlarda; görsellerin çok, metinlerin az olması popüler kültür okuyucusu için tercih edilebilir olmalarını sağlar. Türk Edebiyatındaki Grafik Romanların Popüler Kültür Bağlamında İncelenmesi isimli bu tez çalışması giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Girişte; popüler kültürün doğuşu, gelişimi ve grafik romanların popüler kültür içindeki yeri incelenmiştir. Birinci bölümde grafik romanın doğuşu, gelişimi ve Türk edebiyatındaki yeri incelenmiştir. İkinci bölümde popüler kültür, popüler edebiyat, yapısalcılık, renk teorisi ve göstergebilimden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise grafik roman çözümlemelerine yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise grafik romanların popüler kültürdeki önemi ve işlevi tespit edilmiştir.
Popüler kültür örneği olarak Socrates Dergi ve Türkiye'deki spor kültürü
Spor, 20. ve 21. Yüzyılda rekabete dayalı bir performans eyleminden sıyrılarak toplumsal alanda önemli konuma yerleşen bir kavram haline geldi. Son yüzyılda sporun kitleleri bir araya getirmesiyle ekonomik, kültürel, politik ve toplumsal birçok sorunu içermeye başladı. Kitlelerin toplumsallaşma sürecinde sporla olan ilişkisinin artması, sporun etki alanını genişletti. Bu anlamda, sporun toplumsal süreçlerle ve kitlelerle olan ilişkisi spor kültürü kavramını ortaya çıkardı. Bahsi geçen spor kültürü kavramı bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Sporun kitleler arasında yayılması, medya aracılığıyla popülerleşmesi sporun popüler kültür örneği olarak gösterilmesine neden olmuştur. Bu bağlamda spor kültürü ve spor medyası popüler kültürün bir parçası olarak kabul edilmiş ve gündelik hayatta azımsanamayacak düzeyde kendisine yer edinmiştir Spor kültürünü ve spor medyasını popüler kültür bağlamında incelemekse bu alandaki toplumsal ilişkilerin, kültürel üretimlerin oluşturduğu sorunlar açısından önemli veriler ortaya çıkarmaktadır. Buradan hareketle, spor medyasının yarattığı spor kültürünün nasıl olduğunu, hangi bağlamlarda ele alındığını; değişimleri ve dönüşümleri popüler kültür üzerinden analiz etmek mümkündür. Bu tez çalışmasında, spor kültürü ve spor medyası açısından verimli bir alan olan Socrates Dergi incelenmiştir. Türkiye'deki spor medyası içinde alternatif medya örneği olarak kabul edilen Socrates Dergi'nin farklı bir spor kültürü üretme varsayımından hareketle; spor kültürüyle olan ilişkisi analiz edilmiş ve yarattığı spor kültürünün bileşenleri ortaya koyulmuştur. Çalışma, niteliksel araştırma metodolojisi benimseyen betimsel analiz yöntemine dayanmaktadır. Örneklem olarak Socrates Dergi'nin 2015-2023 yılları arasında yayınladığı basılı içeriklere bütüncül bir yaklaşım getirilerek seçilmiş metinler ve ülkedeki baskın spor kültürü arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Çalışmada Socrates Dergi'nin baskın spor kültürü içerisinde alternatif bir yerde konumlandığı ve derginin alternatif bir spor kültürü üretebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler Kültür, Popüler Kültür, Spor Kültürü, Spor Medyası, Socrates Dergi
Post-Kemalist zamanlarda pop-Kemalizm: 90'lar Türkiyesi'nde popüler kültür
Bu çalışmanın amacı, doksanlı yıllarda Türkiye'de meydana gelen popüler kültür patlamasının Kemalizm'le olan ilişkisini incelemektir. Doksanlı yıllarda yükselişe geçen popüler kültür araçları, ideolojileri de etkisi altına alarak söylem biçimlerini dönüştürmüştür. Söz edilen dönemde Siyasal İslam ve Kürt Hareketi'nin yükselişe geçmesi, toplumda bölünme ve anti-laik söylerin artışı endişesini doğurmuştur. Bütün bunlar yaşanırken, akademi içerisinde de Kemalizm'e karşı eleştiriler artmaya başlamış ve kimi çevrelerce bu tehlike unsurlarının sorumlusu olarak görülmeye başlanmıştır. Neoliberal ekonomi politikaları ve kapitalist piyasa dinamiklerinin bir getirisi olarak yükselişe geçen popüler kültür, gündelik hayatın hemen her yerinde kendisine alan yaratmış ve piyasayla birbirini destekleyerek tezahürlerini artırmıştır. Bu noktada, eski hegemonik etkisi azalmaya başlamış olan Kemalizm, döneme uyumlanmak adına popüler kültürün araç ve işlevselliğine ihtiyaç duymuştur. Kemalizm, modern Türkiye'nin resmî ideolojisi olarak 1946'dan beri kabul görmüş düşünce sistemleri bütünüdür. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, modern ve çağdaş bir ulus-devlet kurma saikiyle bütünleşmiş olan Kemalizm, bugüne dek birçok farklı yoruma tabii tutulmuştur ancak literatürde halen açık bir tanımı yapmak oldukça güçtür. Bu çalışmada literatüre kazandırılmak istenen, Kemalizm'in ne olduğu değil özellikle doksanlı yıllarda Türkiye'de hangi şekillerde algılandığını açıklamaktır. Doksanları yılların sonuna değin süreçte, Kemalizm'i bir demokratikleşememe sorunu olarak gören post-Kemalist paradigmanın yanı sıra, halkın içinden yükselen gönüllü bir sevgi söylemi ortaya çıkar. Bu söylem, popüler kültür araçları üzerinden somutlaşarak bir pop ideolojiyi yani pop-Kemalizm'i ortaya çıkarır. Pop-Kemalizm, kendiliğinden, ideologsuz, gönüllü bir şekilde popüler kültür araçlarının siyasi bir söylem niteliği kazanmasını ifade eder. Bu kapsamda pop müzik şarkıcıları, pop müzik şarkı ve klipleri ile klasik müziğin siyasi söylem misyonu kazanarak popülerleşmesi incelenmiştir. Gayri resmi bir politik söylem haline gelen pop-Kemalizm, ülke içerisindeki istikrarsızlık, bölünme ve irtica tehlikeleri ile post-Kemalist eleştirilere karşı bir reaksiyon olarak ortaya çıkmış ve popüler kültür araçları üzerinden söylem biçim ve kapsamını genişletmiştir.
2000-2020 döneminde sanal bağlamdaki yerel ve gelenek kültürü imgeleri
Halkbiliminin kültür bilimine dönüşmesiyle birlikte inceleme alanı da genişlemiştir. Kültür artık özerk bir ekonomik alan haline gelmiş, endüstriye dönüşmüştür. Günümüzde kültür endüstrisi, yüksek kârların elde edildiği ve çok yönlü olumlu sonuçlar doğuran temel yatırım alanlarından olarak kabul edilmektedir. Kültür ekonomisi ve endüstrilerinin istihdam ve mili gelir içindeki payı hızla büyümektedir. Kültür ekonomisini ve endüstrilerini oluşturan bazı temel sektörler ise yayıncılık, sinema, radyo-televizyon yayıncılığı, müzik, görsel ve gösterim sanatları, mimarlık, resim, grafik yazılım ve oyuncak sektörü, eğlence, turizm vd. alanlardır. Bu sektörlerin ortak noktası "yaratıcılık" temelinde var olmaları ve gelişmeleridir. Esas olarak yaratıcılık, farklı ve özgün olmaktır. Yaratıcılık için gerekli olan altyapı kültürel miras ve öz sanat alanlarında mevcuttur. Bugün yaşayan kültürel miras farklılık ve özgünlük kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır. Yerel ait olan birçok imge kent merkezli kitle iletişim araçları ile yaygınlaşarak kent merkezli sürdürülebilir kalkınma politikalarının önemli bir kaynağı haline gelmiştir. Bu tezde 2000-2020 döneminde İnternetteki yerel ve gelenek kültürü imgeleri incelenecektir. Yerel ve gelenek kültürü ile ilgili imgeler yazılı-basılı kültür ile popüler ve kitle kültürünün farklı alanlarında yoğun olarak değerlendirilmiştir. Bu tezde önceki bağlamlardaki örnekleri de dikkate alınarak sanal kültür bağlamındaki yerel ve gelenek kültürü imgelerinin oluşum, değişim ve dönüşümleri değerlendirilecektir.
Popüler müziklerde beğeni farklılıklarının kültürel çözümlemesi: Türkçe pop örneği
Gündelik yaşantımızdaki tercihler, anlık duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra kültürel deneyimimizle yakından ilişkilidir. Böylece müzik dinleme pratiklerimiz ve tercih ettiğimiz müzik türleri rastgele meydana gelmez. Aile, eğitim, sosyal çevre ve medya gibi birçok kültürel faktör müzik tercihlerimizde etken rol oynar. Böylece tercih ettiğimiz müzikler, kültürel dünyamızı yansıtan bir kimlik göstergesi haline gelir. Bu bağlamda kamusal alandaki yaygınlığının yanı sıra işlevsel ve anlamsal yönüyle de ele alınan popüler müzikler, kültür ve müzik ilişkisini açığa çıkarmak üzere değerlendirilmeye açık bir alandır. Bu çalışma da Türkçe sözlü popüler müzikler özelinde müzik tercihlerinin kültürel arka planını açığa çıkarıp çözümlemeye odaklıdır. Çalışmanın kuramsal altyapısı kültür, popüler kültür, popüler müzikler ve müzikte beğeni alanlarında kaleme alınan kuramlar üzerine inşa edilmiştir. Bunun haricinde anket ve kişisel görüşmelerle; aile, eğitim, medya ve sosyal çevre gibi kültürel unsurların Türkçe sözlü popüler müzik tercihleri üzerinde etki edip etmediği soruşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilip, çalışmanın kuramsal altyapısından faydalanılarak yorumlanmıştır. Dolayısıyla bu tez çalışması Türkçe sözlü popüler müzikler bağlamında, müzik tercih ve beğenilerinin kültürel deneyimlerle ilişkisi tartışmaya açmak üzerinedir. Anahtar sözcükler: Türkçe pop, popüler müzikler, kültür ve müzik, müzik beğenisi, müzik tercihi
Kitle kültürünün dijital kültüre dönüşümü ve toplumsal etkilerinin incelenmesi
Sanayi devriminin ardından toplumsal yapıda da önemli değişimler gerçekleşmiştir. Seri üretimin başlamasıyla, kişiye özgü ürünlerin yerini kitle için üretilen standart ürünler almaya başlamıştır. Teknolojideki gelişim iletişim teknolojilerini de geliştirmiş, sözlü ve yazılı iletişime, enformasyon devrimi ile birlikte görsel ve işitsel iletişim araçları da eklenmiştir. Dünya 'evrensel bir köy'e dönüşürken, İletişim teknolojileri sayesinde ortak enformasyon üretmek, almak ve göndermek olabildiğince hızlı ve kolay bir hal almıştır. Bu teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan yeni medya kavramının temel özellikleri, bir kişiden çok kişiye iletişimi sağladığı kadar ayrıca birebir iletişimi de mümkün kıldığı ve yeni araçlar ve yöntemler sunan bir iletişim devrimi sürecine sahip olduğudur. Araştırmamızın gerekliliğini ortaya çıkaran etkenler arasında gündelik yaşam içerisinde özellikle gençler üzerinden onların yeni iletişim araçlarını kullanımları esnasında yaşamış oldukları bireysel ve toplumsal iletişim ve etkileşimleri noktasındaki gözlemler belirleyici olmuştur. Bu amaçla İstanbul'da vakıf üniversitelerinde eğitim gören önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin çerçevesinde yeni medya kullanım alışkanlıkları incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 299 genç oluşturmaktadır. Bu kişilerle yapılan anketler üzerinden, sosyal medya uygulamalarını kullanıp kullanmadıkları, hangi sosyal medya ağlarına üye oldukları, sosyal medya ağlarını ne sıklıkla kullandıkları, sosyal medya ortamlarını hangi amaçla kullandıkları gibi sorular sorularak dijital kültür ile bağları incelenmiştir.
Popüler kültür ve sosyal medya: Moda bloggerları üzerine bir saha çalışması
Popüler kültür ve sosyal medya çağımızda çok büyük bir yer edinmiş ve küçümsenemeyecek derecede güçlü, etkili etmenlerdir. Birbiriyle bağlantılı, insan hayatını etkileyen birçok terimin yanı sıra popüler kültür ve sosyal medya bu noktada ön plana çıkmaktadır. Yalnızca tek bir sektör değil, birçok sektör bu iki etmenden fazlasıyla etkilenmekte ve kültür de dâhil olmak üzere toplum büyük bir oranla bu durumundan etkilenmektedir. Bu noktada, popüler kültür, sosyal medya, kapitalizm gibi güçlü terimleri incelerken aynı zamanda etkileri de tezde yansıtılmaktadır. Ayrıca örneklerle birlikte sunularak bu bağlamda moda alanının incelenmesi ve moda bloggerları yani modayı da çok fazla etkileyerek popüler kültür ile moda alanında sosyal medyayı kullanan bireyler ile bir saha çalışması yapılarak bu anlamdaki düşünceler üzerine tartışılmıştır. Bu araştırmanın amacı sosyal medya ile popüler kültürün birlikte ne kadar büyük bir ilişkisi olduğunu göstermek, kapitalizmin günümüz çağındaki gücünün devam etmesi, toplum üzerindeki etkileri ve sosyal medyanın son yıllarda çok hızlı gelişmesi ile birlikte bu durumun ne kadar belirli bir hal aldığını saptamaktır. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye'de sosyal medyayı modaya yönelik kullanan kişiler ile iletişime geçerek, günümüzde popüler kültür ile sosyal medyanın etkisinin ne kadar alışkanlık yaptığını, toplumu ne yönde etkilediğini benim fikirlerimin yanı sıra bu katılımcıların fikirleri doğrultusunda ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Popüler kültür, sosyal medya, kapitalizm, moda, kültür endüstrisi, toplum ve kimlik, reklam
Tüketim kültürü ve popüler kültür bağlamında anneler günü reklamlarının incelenmesi
Küreselleşen dünyada giderek etkisini gösteren, popüler kültür ve tüketim kültürü hedef kitlenin ihtiyacı olsun olmasın duygularına seslenerek onları meta haline getirmeyi hedefleyen bir sistemdir. Bu sistem içerisinde reklamlarında önemli bir etkisi bulunmaktadır. Popüler kültür, kitle kültürü içinde büyümüş bir kavramdır. Bu kavram tüketicinin ihtiyacının olup olmamasına değil bir ürünün popüler olup olmadığı ile ilgilenir. Tüketim kültürü ise popüler kültürün pazarladığı ve metaya dönüştürdüğü duygular üzerinde durur. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde problemin tespiti, araştırmanın amacı ve önemi, örneklem seçimi ve analiz yer almaktadır. İkinci bölümünde tüketim kültürü ve popüler kültüre ilişkin olarak yapılan literatür çalışması yer almaktadır. Üçüncü bölümde reklam ve göstergebilime ilişkin kavramsal çerçeve çizilmiş ve yapılan çalışmalardan söz edilmiştir. Tezin dördüncü bölümünde son 2 yılda yayınlanan 4 markanın anneler günü reklamlarının göstergebilimsel açıdan çözümlenmesi yer almaktadır. Göstergebilimsel çözümleme için Roland Barthes'ın yönteminden yararlanılmıştır. Tezin son bölümünde ise tez çalışması ile ilgili sonuçlara yer verilmiştir.
Popüler kültür ürünü olarak dizilerde psikolog temsili: Çocuklar Duymasın örneği
Bu araştırmada popüler kültür ürünü olan televizyon dizisi Çocuklar Duymasın'da psikoloğun temsil ediliş biçimi incelenmiştir. Çalışmada dizinin ilk sezon bölümleri incelenmiş ve psikolog karakterinin gösterildiği ve psikolog karakterine yönelik söylemlerin olduğu sahneler incelenmiş ve öne çıkan sunumlar doğrultusunda temsil değerlendirilmiştir. Araştırmada ruh sağlığı profesyoneli olarak psikoloğun ve mesleğin bu dizide nasıl temsil edildiği sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırmanın birinci ve ikinci bölümleri kuramsal bir çalışmadan oluşmaktadır. Birinci bölümde popüler kültür ve televizyon, ikinci bölümünde ise ruh sağlığı çerçevesinde, dünyada ve ülkemizde ruh sağlığı çalışmaları ve profesyonellerinin mesleki çalışma alanları ve ruh sağlığının medyadaki sunumu ve damgalama problemi üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde Çocuklar Duymasın dizisinin bölümleri içerik çözümleme yöntemi ile incelenmiştir. Dizinin birinci sezonda yayınlanan 24 bölümü incelemeye alınmıştır.
Görsel iletişimde grafik tasarımcının hedef kitle üzerindeki etkisi
Görsel iletişimde hedef kitle ile ilgili; kültürel bilgi, pazar analizi, hedef kitlenin bilgi seviyesi gibi her tür veri, tasarımcı için önem taşır. Tasarımcı hedef kitlesini ne kadar iyi tanırsa, kitle üzerindeki etkiside o denli artar. Reklamverenlerin, ürettiklerini satmak ve hedef kitleye daha çok tükettirmek amacıyla ayırdıkları yıllık reklam bütçeleri milyar dolarları geçmektedir. Küresel sermaye, amaçları doğrultusunda ulus devletlerini zayıflatarak ülkelerde kültür yozlaşmasına yol açmaktadır. Aynı zamanda gelişmiş ülkeleri listesinde geriye atıp, önceliğine az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri almaktadır. Bu ülkeleri borçlandırıp kendine bağımlı hale getirdikten sonra istediklerini dikte ettirerek yeni pazarlar elde etmektedir. Elde ettikleri pazarlara girdiklerinde, hedef kitlenin farkındalığını en aza indirmek için önce o ülkenin yazılı ve görsel medyasını yerli işbirlikçileri vasıtasıyla satın alır. Satın alınmayanlar ise gelirlerinin büyük bir kısmını küresel sermaye yoluyla sağlamaktadır. Burada bir kısır döngü ortaya çıkar. Medya hedef kitleye iletmesi gereken gerçekleri görmezden gelmezse, gelir kaynağından olacaktır. Sağlıksız bir ürünün sağlıksız olduğunu söyleyecek medyanın, reklamvereni yine o sağlıksız ürünün sahibi olan firmadır. Bu kısır döngüden en büyük zararı hedef kitle görmektedir. Hayvanlar, bitkiler kısacası doğa bununla birlikte kültür ve birçok kavram da bu zararın etkisi altındadır. Medyada bilinçli bir şekilde bir kanalda fazla kilolardan kurtulmanın yolları aranırken diğer taraftan bir yağ firmasının sponsor olduğu kilo aldıran yemeklerin yapıldığı yemek programları karşımıza çıkabilmektedir. Grafik tasarımın buradaki görevi hedef kitlenin bunları fark etmemesi için tasarımlar yapmaktır; doğaya zarar veren bir şirkete yapılan çevre dostu logo ve kurumsal kimlik ile dikkat çekmeden ve sempati uyandırarak, çevreye zarar vermesini devam ettirebilir.
Kırsaldan kente göç eden ailelerin parçalanmasının Türk dizilerinde temsili
Bu çalışmada ilk olarak aile ve göç kavramları incelenmiş olup bu kavramlar literatürde araştırılmıştır. Ülkemizde yaşanan göç hareketliliklerinde yola çıkarak özellikle kırsaldan kente yaşanan göç ve bu göçün sonucunda aile içinde yaşanan değişiklikler incelenmiştir. Göçün, göçle gelen aile fertleri üzerindeki etkileri, özellikle ailedeki kadın ve çocukların yaşanan göçten etkilenmeleri televizyon dizileri üzerinden ele alınmıştır. Hızla gelişen dünyamızda pek çok alanda yaşanan değişimler gibi kültürel alanda da değişimler olmuştur. Meydana gelen bu değişimlere bağlı olarak aile kurumunda da değişimler yaşanmıştır. Yıllardır kadının ait olduğu yer evi olarak kabul edilmişken üretim sektöründe yaşanan ilişkilerin değişmesiyle beraber kadınlarda iş hayatında yerlerini almaya başlamıştır. Böylece aile içerisinde kadının erkeğe olan maddi bağımlılığı ortadan kalkmıştır. Yaşanan tüm bu gelişmeler sonucunda aile değerlerinde değişimler oluşmaya başlamıştır. Kitle iletişim araçları arasında en yaygın araç olan televizyonun bu değişimleri izleyicileri yansıttığı ve yeniden ürettiği düşünülmektedir. Bu sebeple, tez çalışmamda 2011-2012 ve 2019 tarihlerinde ATV ve Kanal D ekranlarında prime time 'da uzun soluklu olarak yayınlanan üç farklı televizyon dizisinde ailenin değişimi incelenmiştir. Seçilen diziler üzerinden içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda göç ile kırsaldan kente gelen ailelerin yapısında meydana gelen değişimlere televizyon dizilerinde yer verildiği; ancak meydana gelen bu değişimlere rağmen kalıp yargıların ve kültürel değeri oluşturan gelenek göreneklerin devamı sağlanarak yinelendiğini söyleyebiliriz.
Digital community, fan spaces and gendered emotions: An analysis on Korean pop music (K-POP) fandom in Turkey
This study aims to analyze the experiences of Korean Pop music (K-Pop) fans in Turkey. In recent years, K-Pop has been discussed together with gender norms in the context of Turkey, claiming that K-Pop is a danger for family structure and existing gender codes. This study intends to investigate both on this discourse, which can be named as anti K-Pop discourse; and on fan experience, which mainly exist on digital space, to be able to see how gender is understood. With this aim, I have used multiple data collection techniques such as; in-depth interviews and focus groups with fans, ethnography, digital ethnography, discourse analysis and participant observation. According to the data obtained, the concept of gender is highly related with space and emotions as well as popular culture representations. Analyses of the interviews revealed that especially the concept of masculinity can be understood more with its attachments to negative emotions and oppressing/threatening behaviors, while femininity has attachments like positive emotions and softer behaviors. This study shows that existing definitions on gender representations are too limiting and oppressive especially when expressing various emotions both for men and women. In this context, different gender representations shown by K-Pop idols, unlike the claims of anti K-Pop discourses, raised interest not because of their 'feminine' appearances but because of their softer behaviors and freedom in emotional expressions which are socially constructed as femininity. Together with this, the study shows that these 'more feminine' masculinity representations are perceived as more secure and reliable because of their distance from hegemonic masculinity representations. While pointing to the problems of existing definitions for gender norms, this study reveals the impact of emotional connection and digital space on understanding gender norms. Keywords: popular culture, culture industry, gender, digital space, emotions
Pop art akımının mobilya tasarımıyla ilişkisi ve etkisi
`'Pop Art Akımının Mobilya Tasarımıyla İlişkisi ve Etkisi'' adlı çalışmanın temel amacı ; Pop Art akımında ön plana çıkan popüler kültürün, tüketici toplum karşısında görsel sanatların, moda ve sinemanın etkilediği birçok alandan `'mobilya tasarımı'' nı ele alarak Pop Art akımının mobilya ile ilişkisini ve etkisini öne çıkan tasarımcıların tasarımlarını ele alarak tasarımlarını `'pop'' bağlamında , 1950'li yıllardan 1970'lerin sonuna kadar geçen süreçteki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel etkenlerle Pop'un `'ucuz'', `'basit'', özgürlük'', `'değişim'' ve `'tüketim'' gibi kavramlara yer vererek mobilya tasarımı örnekleriyle incelemektir.
Remodelling of the korean wave: is it possible for Turkey to create the Turkish wave?
Today's economic and political developments have led to an intense competitive environment in which countries compete in the international arena. In this competitive environment, differentiation of countries from other countries, preserving the country's image, creating new market shares to develop the economy, expanding country's targets and meeting the demands of citizens are directly related to government strategies. It is an inevitable fact that governments have turned to different strategic areas as an element of soft power and evaluated their alternatives; It has created many new economic leverages such as cultural and technological developments that will directly contribute to the national economy. New development strategies of countries are influenced by many factors such as global, political, economic and technological. Nation and nation image, sales of its products, how other nations perceive and position the country in their minds have recently become an important factor in the country's policies. For this reason, governments, looking for new ways to develop the country's economy, have understood the importance of creating a successful nation branding and have started to take part in the international arena with new strategies. The international arena and fan groups, who recognize and become aware of the country's potential makes a great contribution to the national economy while at the same time make the country stand out in the world.
Modern ve sonrası dönemde nesnelerin sanatta temsil ve ifade biçimlerinde popüler kültürün etkisi
Bu tez çalışması modern ve sonrası sanatların anlam ve temsiliyet paradigmalarının temelini oluşturan 20. yüzyılın sosyo-kültürel yapısı ve popüler kültür bağlamında sanat-nesne ilişkilerini ele almaktadır. Bu bağlamda modernist ve sonrasındaki süreçlerin, tüketim toplumunun ve pop-kültür hareketi ve kavramlarının toplumlar ve bireyler üzerinde yarattığı değişimler betimlenerek, imgeler dünyasında oluşan yeni ifade biçimlerinin hayata geçişleri izlenmiştir. Bu bağlamda Avangart sanat tan Romantizme, Sembolizmden, Sürrealizme kadar kimi sanat akımlarının nesne-anlam, nesne-kavram ve nesne-söylem ilişkileri bakımından irdelenmesi öngörülmüştür. Temsiliyetin her sanat akımında farklı ele alınışına eşlik eden nesne ve bu ilişkiye şahitlik eden değer kavramı üzerinden, pop kültürün, marka, ikonizm, fetişizm, yozlaşma, taklit, mahremiyet, geçicilik, kimlik, benzeştirme, yeniden üretme, taşıma, manipülasyon vb. paradigmalarının modern ve sonrasında sanatın sorgulama alanında nasıl şekillendiğinin incelenmesi yapılmaktadır. Kuramcıların ve eleştirmenlerin savlarının eşliğinde ve örneklemler üzerinden gidilerek, Modern ve sonrası sanat ruhunun ve bu çerçevede pop kültür kavramlarının, geleneksel kabuller ile yer değiştirme süreçlerinin tespiti yapılmış, çağdaş sanata zemin hazırlayan sosyal-sanatsal etkilerin tartışılması öngörülmüştür.
Popüler kültürün reklamcılığa etkilerinin TV sektöründe incelenmesi
Reklam, sosyal yaşantıyı yorumlamak ve popüler olan kültüre ayak uydurmak yolunda gelişen bir iletişim türüdür. Popüler kültür ve reklam arasında olan bu döngü, bu iki kavramı birbirine sıkıca bağlar. Her iki kavramda birbirinden beslenerek bir sonraki kuşağı etkiler. Popüler kültürün reklamcılığa olan etkileri, sosyal medya ve yeni nesil internet akımları sayesinde gün geçtikçe artmaktadır. Televizyon günlük yaşamda popüler olan veya popüler yapılmak istenen ögelere, gerçek manada popülerlik kimliğini kazandıran iletişim araçlarındandır. Günümüzde sosyal medya ve internet kullanımı giderek artsa da halen televizyon sektörü en geniş kapsamlı kitleye sahiptir. Popüler kültür, bir toplum kültürü olduğundan yani birçok kişi tarafından bilinmesi veya kabul edilmesi gerektiğinden, televizyon sektörünün genişliği popüler kültürün yayılmasını kolaylaştırmaktadır. Yapılan bu televizyon reklamlarındaki popüler kültür etkileşimleri incelemesinde, reklam kampanyalarının tüketiciye nasıl, hangi yollarla ve ne şekilde aktarıldıkları incelenmiş ve bu iki kavram arasındaki döngü araştırılmıştır. Ayrıca reklam sektörünün içerisinde bulunan kişilerle yapılan ropörtajlar sayesinde, reklamcılık ve popüler kültür arasındaki bağ stratejiden uygulama anına kadar birinci ağızdan gözlemlenmiş ve aktarılmıştır.
1980 sonrası Türkiye'de spor giyimin gelişimi ve spor giysi tasarımında çağdaş yaklaşımlar
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 1980 ve sonrasındaki popüler kültürü, tüketim toplumunu, Türkiye'de ki gençlik kültürünü ve spor giyimin gelişimini, medya alanındaki gelişmeleri ele alarak bunların günlük yaşama etkilerini ve moda sektörüne etkilerini spor giyimin temeline dayandırarak spor giyim tarafından incelenmektedir. Ancak günümüzde ise spor giyimin ortaya çıkması ve spor yapmak ile kısıtlı olmayan kullanım şekilleri tasarımcılar tarafından ele alınmış, bilinen dışında yeni bir giyinme biçimi olarak tercih edilir hale gelmiştir. Odak noktası 1980 ve daha öncesinde spor giyim kavramının sadece insanlar tarafından ihtiyaç olarak tercih edildiği, bu yıllarda erkeklerin ata binme, avcılık, balık tutma gibi kırsal alanlarda yapılan aktivitelerde spor giyimi kullandıkları ya da spora giderken tercih ettikleri bir giyim tarzı olduğu görülmüştür. 1980 ve sonrasında popüler kültürün gelişimiyle beraber spor giyim yaygınlaşmıştır, tüketiciler medyanın gelişmesiyle beraber giyim davranışlarını taklit etmeye başlamış ve yeni giyim tarzlarını oluşturdukları görülmüştür. 1980'de yaşanan dönüşümlerle beraber ise spor giyim günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş ve günlük giyimi etkileyecek şekilde giyim davranışlarına dahil olmuştur. İnsanlar yalnızca spora giderken değil, günlük yaşamalarında rahat edebilmek için alışılagelmiş giysi tüketim biçimini ortaya koymuştur. Sporun günlük yaşama dahil olması ve spor giyimin ise amacı dışında modaya dönüşmesi günümüz tasarımcılar tarafından yeniden ele alınmış ve yeni giyim türlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
Bir popüler kültür mecrası olarak Wattpad
Bir popüler kültür mecrası olan Wattpad'e odaklanan bu tez çalışması, platformun kullanıcılarına sunduğu özellikler ve etkileşimsel alanla, bunların kullanıcıların ne tür ilgi ve ihtiyaçlarına karşılık geldiğini ortaya koymayı amaçlıyor. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan çalışma, platformun Türkiye'deki popüler on altı yazarıyla yapılan derinlemesine görüşmeler ve üç yıla yayılan katılımlı-katılımsız gözlemlerle şekillenen çok platformlu dijital etnografiye dayanıyor. Yürütülen saha araştırması ışığında, Wattpad'e ilk akla gelen haliyle edebiyat bağlamında değil, etkileşimin süregeldiği ve topluluğun/toplulukların kurulduğu bir sosyal medya mecrası olarak yaklaşıyor.Bu bağlamda çalışma Wattpad'deki topluluk dinamiklerine ve bunların öznelerin yaşamlarındaki karşılıklarına kafa yorarken, bugün popüler kültürle kurduğumuz ilişkiden yola çıkıyor ve popüler kültürle kurulan topluluğa odaklanıyor. Wattpad'de cisimleşen bu ilişki ve popüler kültürün topluluk kurma işlevinin ise bugüne bakarak, neoliberal çağın koşulları ve buyurduğu öznelik biçimlerine dair yürütülen tartışmalar ışığında anlamlandırılabileceği düşüncesine yaslanıyor. Sonuç olarak Wattpad'den yola çıkarak dijital mecralar ve popüler kültürle birlikte içinden geçtiğimiz toplumsal dönüşüme dair çıkarımlar yapmaya çalışıyor.
Türk yemek kültüründe meydana gelen değişmeler üzerine sosyoljik bir araştırma (İstanbul örneği)
Tarih boyunca insan hayatının en önemli ve hayati parçası olan yemek hayatta kalmak için ihtiyacımız olan besin olma özelliği dışında sosyal ve kültürel özellikleriyle hayatımızın ve gündelik yaşantımızın tam merkezinde yer almaktadır. Son yıllarda hızlı kent yaşamıyla birlikte küreselleşmenin, popüler kültür ve kitle kültürünün etkileri yeme-içme alışkanlıklarında da gözlenmeye başlanmıştır. Bu bağlamda küreselleşmenin kültürel etkileri Türk yemek kültüründe de kendini göstermiştir. Küreselleşme "global düşün yerel hareket et" olarak özetlenebilecek "küyerelleşme" kavramını beraberinde getirmiş ve örnekleri mutfaklarda yerini almıştır. Aynı zamanda küreselleşme yerelleşme hareketini doğurmuş ve Türk mutfak kültüründe bu yöne doğru bir hareketlenme söz konusu olmuştur. Türk yemek kültürü tarih boyunca etkileşime girdiği toplumlar, farklı kültürler, üzerinde hareket ettiği topraklar ve coğrafya doğrultusunda gelişmiş ve zenginleşmiştir. Tarih boyunca yemeklerin gerek hazırlanışları, sunuluşları, yenme biçimleri ve sıraları, hazırlanma zamanları gibi sembolik anlamları olmuştur. Yemeğin bu sosyal ve kültürel yönleri onu sosyolojik olarak ele almayı gerektirmiştir. Bu nedenle özellikle 20. yüzyılda küreselleşmenin etkilerinin artmasıyla yemek kültürü ve yemek sosyolojisiyle alakalı çalışmalar artış göstermiştir. Bu araştırmada yemeğin sembolik yönü göz önünde bulundurularak sembolik etkileşimcilik yaklaşımı temel alınmıştır. Çalışmanın amacı küreselleşme ve popüler kültür gibi kültürel kavramların Türk yemek kültürüne etkilerini konunun uzmanlarıyla yapılan görüşmelerle ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yöntemi ve derinlemesine mülakat tekniği ile uzman 12 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler sonucunda popüler kültür ve küreselleşmenin Türk yemek kültüründe ve yeme içme alışkanlıklarında etkileri olduğu ve bu etkilerin Türk yemek kültürünü ve yeme içme alışkanlıklarını değişime uğrattığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların popüler kültürü ve etkilerini daha olumsuz, küreselleşmeyi ve buna bağlı etkileri daha olumlu karşıladıkları anlaşılmıştır. Araştırma sonucunda daha sorumlu ve farklı disiplinlerden de yararlanan bir gastronomi anlayışının geliştirilmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Çizgi roman ve karikatür sahnelerinin seramik uygulamaları
Bu çalışmada, çizgi romanın başlangıcı ve gelişimi ele alınmıştır. Çizgi romanın tarihsel sürecine bakıldığında kullanılan dil ve anlatım aracı olarak toplumları etkilediği düşünülen bir sanat türü olduğuna değinilmiştir. Sanat disiplinleri içerisinde yer edinmesi toplumsal ürünlerin ve gündelik nesnelerin sanatsallaştırılması ve popüler kültür nesnelerinin öne çıkarılmasıyla olmuştur. Soyut dışavurumculuğa tepki olarak ortaya çıkan popüler kültür yani pop sanat, temsilcilerinin gündelik nesneleri, çizgi romanları vb. sanatlarında kullanmaları araştırılmış ve bu doğrultuda karşı savunucular tarafından yapılan eleştiriler incelenmiştir. Görsellik yönünden zengin bir içeriğe sahip çizgi romanları, ifade aracı olarak kullandığı anlatım dili ve seramik sanatına ilişkin sonuca ulaşmak için gerekli araştırmalar doğrultusunda izleyiciye ulaşmak hedeflenmiştir. Bu araştırma kapsamında amaç çizgi roman sahnelerinin plastik açıdan değerlendirilerek, seramik teknikleri ile ortaya konulmasıdır. Çizgi romanın gelişimini alt başlıklar dahilinde incelemek, sonucun daha iyi değerlendirilmesi ve konumuz gereği seramik sanatı ile ilişkilendirilerek, sonuca ulaşmak için gerekli araştırmalar yapılarak, izleyicinin konuya hakim olması amaçlanmıştır. Sonuç olarak, görselliğin hakim olduğu çağda seramik malzemeyi biçimlendirme yoluyla, anlatılmak istenen izleyiciye aktarılmaya çalışılacaktır.
Anadolu pop/rock'ta toplumsal belleğin izini sürmek: 1960'lı ve 1970'li yıllar
Bu çalışma, 1960'lı ve 1970'li yıllarda Anadolu pop/rock müziğinin toplumsal belleğin içine nasıl yerleştiği sorusunu merkeze almaktadır. Kuramsal repertuvarında toplumsal bellek, popüler bellek ve kültürel/iletişimsel bellek kavramsallaştırmalarını ele alan bu tezde, Anadolu pop/rock'ın izinin bellek anlatılarında sürülmesi amaçlanmıştır. Anadolu pop/rock'ın bellekteki yansımalarını anlama gayretiyle sunulan kuramsal ve kavramsal çerçeveden hareketle görüşmecilerin anlatıları incelenmiştir. Derinlemesine görüşme yöntemi nitel araştırma kapsamında veri toplama metodu olarak belirlenmiştir. Görüşmeler on beş görüşmeci ile yarı yapılandırılmış sorular rehberliğinde gerçekleşmiş ve analize dâhil edilmiştir. Görüşmelerin yanı sıra, destekleyici sözlü ve yazılı kaynaklardan yararlanılmış ve anlatıların bu bileşenlerle analiz edilmesi hedeflenmiştir. Araştırma bu çerçevede Türkiye toplumsal tarihinin sosyo-politik kırılma noktalarını Anadolu pop/rock müziği üzerinden kurulan bellek anlatıları yoluyla izlemiştir. Bu tez, Anadolu pop/rock'ın toplumsal olayları, değişim ve dönüşüm süreçlerini içine alış biçimlerinin serimlenebileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, 1960'lı ve 1970'li yılların toplumsal gerçeklerine daha yakından bakabilmek için Anadolu pop/rock'ın yeni ve kapsayıcı bir pencere açtığı görülmüştür. Bununla birlikte, Anadolu pop/rock'ın görüşmecilerin bellek anlatılarına çeşitli duygulanım ve coşkulanımlar ile yerleştiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, Anadolu pop/rock, içinde yer aldığı sosyo-kültürel bağlama ilişkin zengin bir izlek sunarak toplumsal bellek inşasının çeşitli boyutlarını göstermiştir.
Türkiye'de belediyelerin kültür sanat ilişkileri
Sosyoloji bilimi empirik araştırmalarda olduğu gibi kültür ve sanatı birer olgu olarak görerek bu olguları farklı öğelerden teşekkül etmiş bir bütün olarak kabul etmektedir. Çalışmanın özünde var olan çözümleyici ve bireşimci yöntemler sanat ve kültür olguları ile kent ve belediyeleri genel sosyolojinin kabul ettiği disiplinler temelinde ele almaktadır. Bu bakımdan yönetsel bir birim olan belediyeler ile kültür-sanat faaliyetleri arasındaki ilişkinin niceliği ve niteliği klasik ve çağdaş tartışmalara kültürel bir bağlamda zemin teşkil eden ve onları bir noktada birleştiren kent olgusu üzerinden araştırılmıştır. Ekonomik, politik, bilimsel, sanatsal ve entelektüel alanlardaki uygulama ve projeler yine kent adı verilen sosyal mekân üzerinden işlem görmekte ve sonuçları bakımından da bu mekân üzerinden değerlendirilmektedir. Çalışmanın tamamında Türkiye'deki belediyelerin kültür-sanat alanındaki etkinliklerine ulaşmak için tümevarımsal bir araştırma sistematiği benimsenmiştir. Yönetim bilimi açısından daha nesnel bir yer tutan sosyal politikaların oluşturulması ve ilgili alana karşı benimsenen yaklaşımların tarihi, ideolojik ve kültürel art alanları araştırılmıştır. Belediyelerin yereldeki görevlerinin toplumsal ve ulusal bakımdan nasıl bir değişime uğradığı, bu değişim üzerinde hangi etkenlerin rol oynadığı cevap aranan soruların başlıcalarıdır. Bu amaçla, Türkiye'de toplumsal siyasi tercihleri temsil eden siyasi partiler ile onlara bağlı belediyelerin içerisinde belirli koşulları sağlayanlar arasından seçilen belediyelerin ilgili alandaki etkinliklerine daha yakından bakılmıştır. 2000'li yıllardan sonra yönetsel uygulama ve politikaların tıpkı dünya gündemini belirleyen temel ayrımlar gibi Türkiye için de geçerli referans noktaları oluşturarak değişimlerde etkin olduğu görülmüştür. Hızlı bir tüketim döngüsünün yaşandığı bu dönemde endüstriyel, dijital ve kültürel nihai ürünlerin klasik bağlamlarından çıkarak gündelik işlevlerinde ömürlerinin kısalmış olduğu tespit edilmiştir. Önemli yerel yönetim birimleri olan belediyelerin; seçimlerle dönemler halinde göreve gelmenin yarattığı zaman baskısından, yerleşik bir kurumsal kültür-sanat algısına sahip olmamalarına kadar bir dizi soruna rağmen yerelde sağlıklı bir kültür sanat iklimi tesis edilebilmek için rasyonel yaklaşımlar benimsemesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Kutsal sessizlik ve uyku arasında": System of a down, müzik, kimlik, bellek
Rock müzik popüler kültürün önemli bir parçası olarak bugün dünya üzerinde hemen her ülkede dinleyicisi, tüketicisi bulunan ve kitle iletişim araçları üzerinden her geçen gün daha da yaygın hale gelen bir türdür. Rock müziğin heavy metal alt türünde müzik icra eden System of a Down grubu kitleselleşen bu müziğin dünya çapında tanınan önemli bir temsilcisidir. Ermeni üyelerden oluşan grubun politik söylemi içerisinde bu kimliğin önemli bir yeri vardır. Grubun Türkiye'de de dinleyici kitlesi bulunmakta ve takip edilmektedir. Tezin amaçladığı şey, bu dinleyenler ve genel olarak Türkiye'deki toplumsal-siyasal bağlam açısından System of a Down grubunu ilgiye değer kılan şeyin anlaşılması ve grubun müzik, politika ve Ermeni sorunu ekseninde değerlendirilmesidir.