Sağlık yönetimi

76 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kriz yönetimi uygulamalarının sağlık kurumlarında çalışan personelin iş performansına etkisi örgütsel desteğin aracılık rolü: Mersin ili örneği

Dünya genelinde sağlık kuruluşlarında artmaya başlayan kriz olayları gerek hastalar gerekse sağlık personelleri açısından iş performansını etkilemeye başlamış ve bu konu hakkında yapılan çalışmalarda artışlar gözlemlenmiştir. Kriz yönetiminin sağlanarak iş performansının değerlendirilmesi ve arttırılması gereklilik arz etmektedir. Bu çalışmada kriz ve kriz yönetimi kavram tanımları üzerinde durulmuş, iş performansını etkileyen etmenler ile sağlık kurumlarında gerçekleşen kriz olaylarının sağlık çalışanlarının iş performansı üzerindeki etkisi ve örgütsel desteğin aracılık rolü üzerinde araştırma çalışmaları yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada amaç, sağlık kurumlarında kriz yönetiminin iş performansına etkisini ortaya koymak ve örgütsel desteğin aracılık rolünün kriz desteği uygulamalarındaki yeri ve önemi hakkında bilgilendirme yapmaktır. Bu bağlamda mevcut literatürün sistematik olarak incelenmesi ile araştırma gerçekleştirilmiştir. İlgili literatür, veri tabanlarından anahtar kelimeleri kullanarak taranmış ve elde edilen metodolojik yaklaşımlar, makaleler, bulgular ve teorik katkılar açısından incelenmiştir. Araştırma kısmında Mersin ilinde kamu veya özel sağlık kurumlarında (hastaneler, 112 ASHİ'ler ve ASM'ler) çalışan 411 katılımcının doldurduğu anket analizlere dâhil edilerek elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak; bu çalışma iş performansı, kriz yönetimi ve örgütsel desteğe ilişkin mevcut bilgi birikimini sistematik bir şekilde sunmaktadır. Yapılan araştırma ile sağlık kurumlarında kriz yönetimi ve iş performansı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu ve örgütsel desteğin bu süreçteki aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Bu çalışma ileride yapılabilecek araştırmalar için temel oluşturmakta, aynı zamanda alandaki boşlukları belirlemekte ve gelecekteki çalışma için öneriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Kurumları, Kriz, Kriz Yönetimi, İş Performansı, Örgütsel Destek

Algılanan örgütsel destekKriz yönetimiSağlık yönetimi+1
Büşra Başaran
Toros University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık sisteminin etkinliğini arttırmaya yönelik bir öneri: Türkkart

Akıllı kart kredi kartı büyüklüğünde ve içerisinde elektronik hafıza ve işlemci bulanan bir teknoloji harikasıdır. Bu kartlara bir kişiye ait özel, tıbbi ve sosyal güvenlik ile ilgili bütün bilgiler kayıt edilebilir. Türkiye tıbbi uygulama alanında kısmen gelişmiş sayılır ve çoğu sağlık birimlerinde yeterli tıbbi malzeme bulunmaktadır. Bununla birlikte sağlık tazmetlerinin sunumunda rol oynayan gerek tedavi merkezleri ve gerekse bu merkezleri destekleyen sosyal güvenlik kurumlan arasında bağlantı kopukluğu mevcuttur. Bu kurumların kullandığı standartların farklı olması sebebiyle tutulan müşteri kayıtlan arasında uyuşmazlık mevcut olup, çoğu durumda kayıt yöntemleri çağ dışıdır. Bu çalışma ile ulusal düzeyde, sosyal güvenlik ve sağlık alanında, kurumlar arası bilgi aktarımını hızlandırarak hizmet kalitesini yükseltmeye yönelik bir öneri sunulmuştur. Türkiye MERNİS projesinin yürürlüğe girmesi ile beraber her vatandaşa bir kimlik numarası verilmiştir. Bu kimlik numaralarına paralel olarak hazırlanacak sağlık akıllı kartları sayesinde kişi ile ilgili bilgiler istenilen kurumlara anında sunulabilecektir. Sağlık akıllı kartlarına, sigorta ve sağlık hizmetleri ile ilgili bilgilerin yanı sıra, istenilen özel bilgilerde yüklenebilir ve bu bilgiler kolaylıkla ve hızlı bir şekilde istenilen birimler tarafından kullanılabilir ve güncelleştirilebilir. Böylece müşteriler kurumlarda sıra bekleyip veya form doldurmakla zaman kayıp etmeyecekler ve istedikleri hizmeti daha etkin bir şekilde alacaklardır.

Akıllı kartlarKontrol kartlarıSağlık sistemleri+4
Serhat Gültekin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

School child feeding programmes management (SFP) within the epidemic COVID 19 in Northwest Syria

This study sought to identify how school feeding programs might effectively tackle the nutritional and educational needs of children in northwest Syria, with a view of exploring the feasibility of such programs and informing future implementation in the studied areas. The study explored the potential impacts of School Feeding Programmes (SFP) on nutrition, health, and education outcomes of school-aged children in northwest Syria. The study identified locally driven program planning as a key element to responding to these emergency-related implementation challenges. Here, implementing agency(s) should be able to clearly articulate and consider the specific comparative advantages of SFP, as well as manage all associated challenges/risks. Consequently, the SFP must be properly aligned with education sector support programs.

School administrationHealth managementChild nutrition+1
Arıj Shaaban
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık Bakanlığı taşra sağlık yönetiminde eşgüdüm: Manisa İli örneği

"Sağlık Bakanlığı Taşra Sağlık Yönetiminde Eşgüdüm: Manisa İli Örneği" başlıklı tez çalışması, Türkiye'de örgütlenme adımlarını 1920'lerde atmaya başlamış olan Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatının son yıllarda yaşamış olduğu değişimi özellikle yönetim fonksiyonlarından eşgüdüm (koordinasyon) bağlamında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, 2017 tarih ve 694 sayılı KHK ile 2017 tarih ve 51275 sayılı Yönerge kapsamında şekillenen Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatının yönetim yapısı ortaya konulmuştur. Taşra sağlık yönetimine verilen görevler, yönetim fonksiyonlarından eşgüdüm ilkeleri ile ilişkilendirilmiş, ilişkilendirilen görevler ışığında ise yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmıştır. Değişim öncesinde ve sonrasında yöneticilik yapmaya devam eden kişiler örneklem olarak belirlenmiş ve bu kişiler ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Niteliksel araştırma ile taşradaki faaliyetlerin eşgüdümü, tematik analiz yoluyla incelenmiştir. Sık değişiklik yaşayan taşra sağlık örgütünün son yönetim yapısında eşgüdüm bağlamında bir iyileşme olmasına karşın, problemler yaratabilecek unsurların da olduğu çalışmayla belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yönetim, Yönetimin Fonksiyonları, Sağlık Yönetimi, Eşgüdüm

KoordinasyonManisaSağlık Bakanlığı+5
İlyas Akgün
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık sektöründe yalın yönetim uygulaması: Bir yoğun bakım ünitesi örneği

Yalın yönetim, iş akışlarındaki israfın elimine edilmesiyle değerin daha çok ortaya çıkmasını hedefleyen bir düşünce sistemidir. Süreçlerdeki gereksiz insan hareketi, fazla üretim, gereksiz malzeme hareketi, hata, bekleme, fazla stok, gereğinden fazla işlem ve yetenek gibi sekiz israfın yok edilmesine odaklanmaktadır. Bu çalışmada, sağlık işletmelerinde iyileştirmeler ile israfı yok ederek elde edeceği kazanımları, uygulamalı olarak test etmek ve uygulanabilirliğini göstermek amaçlı yapılmıştır. Bu amaçla eğitimler verilmiş, uygulama alanı olan Erişkin Yoğun Bakım Ünitesinde tüm süreçler gözden geçirilerek, oluşturulan Yalın Ekiple, Değer Akış Haritası çizilerek mevcut durum ortaya konulmuştur. A3 raporlama, 5S, beyin fırtınası, kök neden analizi, spagetti diyagramı, andon, kanban gibi yalın araçlar kullanılarak beş kaizen uygulaması yapılmıştır. Uygulama sonucunda; günlük sabah hasta bakımı zamanı % 33,3, adım sayısı olarak % 82,10'luk, hareket israfında % 94,44'lük iyileştirme sağlanmştır. Hasta takip formu revizyonuyla günlük olarak bir hasta için kullanılan yedi form bir forma düşülmesinden dolayı % 85,71'lik kâğıt tasarrufu elde edilmiş, kanban uygulaması gerçekleştirilerek ilaçlarda % 21,52 ile % 84,74 arasında tasarruf sağlanmıştır.

Değer akışıDeğer akışı haritalamaDeğer yaratan faaliyetler+7
Nihal Aloğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Tıbbi malpraktis: Ulusal Tez Merkezi'ndeki lisansüstü tezler üzerinde bir inceleme

Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan bir konu olan tıbbi malpraktis, günümüzde sağlık ve hukuk gibi meslek disiplinlerinin konularından biri olması, etik ve hukukla yakından ilişkili olması nedeniyle, geniş bir yelpazede irdelenmesi gereken bir konudur. Bu çalışmada literatürde karşımıza çıkan ve tıbbi malpraktisin tanımında kullanılan tıbbi hata, tıbbi malpraktis, komplikasyon gibi farklı kavramların tanımlanması ve Ulusal Tez Merkezi'nde bulunan tezlerin sistematik olarak incelenmesiyle tıbbi malpraktisin akademik yazındaki yerinin ele alınması amaçlanmıştır. Bu çalışma retrospektif, tanımlayıcı ve derleme yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak tıbbi malpraktise ilişkin belirlenmiş olan anahtar kelimeleri içeren ve Ulusal Tez Merkezi'nde yayımlanmış olan lisansüstü tezler incelenmiştir. Çalışmada elde edilen verilerin doküman analizi yapılarak incelenmiştir. İstatistiksel olarak sayı ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Ulusal Tez Merkezi'nde tıbbi malpraktise ilişkin belirlenen anahtar kelimelerle (Tıbbi hata, Malpraktis, Tıbbi malpraktis, Tıbbi uygulama hatası, Uygulama hatası, Hatalı uygulama, Hatalı tıbbi uygulama, Hatalı tıbbi müdahale, Kötü uygulama, Komplikasyon) yapılan taramalarda, en erken rastlanılan tezin tarihi olan 2000 yılından itibaren 2022 yılı sonuna kadar kayıtlı 350 adet tez çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışma kapsamına alınan 350 adet tez; türlerine, araştırma yöntemlerine, yayın yıllarına ve yazarlarının alanlarına göre incelenmiştir. Çalışmada alanların tıbbi malpraktise yönelik ilgileri incelendiğinde hemşirelik alanında 91, hukuk alanında 86 ve sağlık yönetimi alanında 71 adet tez yazıldığı tespit edilmiştir. Tıp Tarihi ve Etik alanında altı adet tez bulunmaktadır. Çalışmada; tıbbi malpraktise daha fazla ilgi duyan akademik alanların hemşirelik, hukuk, sağlık yönetimi ve adli tıp olduğu tespit edilmiştir. Yüksek risk grubundaki cerrahi branşların ise tez çalışmalarında bu konuya ilgilerinin çok düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hasta güvenliği, lisansüstü tez, tıbbi hata, tıbbi malpraktis, tıp etiği

DeontolojiHasta güvenliğiHasta hakları+6
Aykut Yasdı
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2025
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarına yönelik yapılan hasta ve yakınlarının şikayetlerinin analizi

AMAÇ: İyi sağlık hizmeti verebilmek için alınan hizmetin kalitesinin ölçülmesi gerekmektedir; bu da memnuniyet araştırmaları ve hasta şikayetlerinin değerlendirilmesi ile mümkündür. Bu çalışmanın amacı; hastaların şikâyetlerini tanımlayarak hasta hakları birimlerinin kullanılma durumunun araştırılması, birime başvuru yapan hastaların veya yakınlarının demografik özelliklerinin ortaya çıkarılması, şikâyet konularının belirlenmesi ve bu değerlendirmeler neticesinde şikâyet konusu olan yetersizliklerin tespit edilmesi, gerekli olan konular hakkında çözüm fikirleri ortaya çıkarılması ve böylece bu hususlarda özel tedbirler alınabilmesidir. MATERYAL VE METOD: Çalışma Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde yapılmıştır. Hasta hakları birimine 2018 yılından itibaren 2019 yılı sonuna kadar yapılan başvuru kayıtlarının geriye dönük analizi yapılarak başvurulara ve başvuranlara ait özellikler incelenmiştir. Başvuranların, yaş, cinsiyet ve öğrenim durumu gibi demografik özellikleri incelenmiştir. Başvuruları analiz ederken ise, başvuru yapılmasına sebep olan birim, başvuru yapılmasına sebep olan meslek grubu ve şikâyet konuları hakkındaki tüm veriler incelenmiştir. BULGULAR: Araştırma için 1385 başvuruya ait veriler toplanmıştır. Başvuranların cinsiyete göre ayrımı yapıldığında erkek cinsiyetin daha fazla başvuru yaptığı görülmektedir. En sık Lise mezunları şikâyet başvurusu yapmışlardır. En sık başvuru yapan yaş aralığı 20-40 yaş aralığıdır. En çok pediatri kliniği ile ilgili şikâyet başvurusu yapılmıştır. Hakkında en sık başvuru yapılan meslek grubu ise hekim ve sekreter olmuştur. SONUÇ: Hasta hakları birimlerinin çok önemli oldukları, hasta memnuniyetinin arttırılmasının yanında kurumların kalitelerinin değerlendirilmesi ve mevcut olan aksaklıkların belirlenmesinde önemli rolleri olduğu sonucu elde edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Hasta Hakları; Hasta Hakları Birimi; Şikâyet Analizi; Sağlık Yönetimi

Hasta haklarıHasta yakınlarıHastalar+3
Muhammet Esat Karaduman
Gaziantep University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık tesislerindeki yöneticilerin inovasyon algısı: Düzce örneği

Günümüzde bilimsel ve teknolojik geliĢmelerin artması ile rekabet edebilmenin kriterleri de değiĢmektedir. Teknolojideki geliĢmeler, beraberinde pazarda oluĢan beklenti ve ihtiyaçlar firmaları değiĢime zorlamaktadır. Daha önceleri kalite, fiyat, daha ucuza satmak gibi unsurları tüketicisine sunabilen firmalar ön plana çıkmaktaydı ama bu saydığımız unsurları artık neredeyse tüm firmalar sunabilmektedir. ĠĢte burada devreye inovasyon girmektedir. Tüketici üzerinde daha fazla tatmin oluĢturan, farklı ürün ve hizmetler sunabilen firmalar tüketici tarafından tercih sebebi olacaktır. DeğiĢken çevresel Ģartlar göz önünde bulundurulduğunda, inovasyon yapmak önemli bir gereklilik haline gelmiĢtir. Son yıllardaki bu değiĢim sürdürülebilir baĢarının sağlanması açısından sağlık sektörü için de önemli bir gerçekliktir. Bütün endüstrilerde olduğu gibi, bir giriĢim olarak hastaneler de sürdürülebilir rekabet gücü sağlama ve hastaların, sağlık personelinin ve paydaĢların ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilme düĢüncesiyle yenilikçi olmak durumundadırlar. Bu doğrultuda araĢtırmanın amacı Düzce Ġli‟ nde bulunan sağlık tesisi yöneticilerinin inovasyon algılarını tespit etmektir. Bu sebeple nitel araĢtırma yöntemi çerçevesinde Düzce Ġli‟ nde bulunan kamuya ait sağlık tesisi yöneticilerinin 13‟ ü ile derinlemesine mülakat yapılmıĢtır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiĢtir. AraĢtırma sonucunda sağlık tesisi yöneticilerinin inovasyon hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları, iĢleri kolaylaĢtırmak, maliyetleri düĢürmek ve daha verimli çalıĢmak adına yapılan faaliyetlerin, inovasyon bilincinden ziyade beklentilerin ve rekabet koĢullarının daha da arttığı günümüzde yapılması gerekli olan çalıĢmalar olduğu tespit edilmiĢtir. AraĢtırma kapsamındaki sağlık tesislerinin; kamu kurumu olmaları ve mevzuat ile sınırlandırılmıĢ yapıları, bu kurumdaki yöneticilerin etkin kararlar almaları önünde bir engel olarak görülmüĢtür. Anahtar Kelimeler: Sağlık Tesisleri, Hastane Yöneticileri, İnovasyon, İnovasyon Algısı.

Hastane yönetimiHastanelerSağlık kuruluşları+5
Ali Ulaş Duru
Düzce University
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerinde bir kalite unsuru olarak yeniden kabul oranlarının hastane maliyetleri üzerindeki etkisi: Bir araştırma

Yeniden kabul süreci, hastalar ve bakım verenler için yıpratıcı, sağlık sistemleri için ise maliyetli bir süreçtir. Yeniden kabul, ek olarak hastaları hastanede edinilen enfeksiyon ve komplikasyon riskine maruz bırakmaktadır. Yeniden kabuller, hastalar ve aileler için büyük bir stres kaynağıdır ve özellikle yaşlı hastalarda ciddi bir işlev kaybına da yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı "yeniden kabullerin önlenebilmesi için izlenecek stratejileri belirleyebilmek amacıyla yeniden kabullerin sebeplerinin, yeniden kabul oranlarının ölçümü için bir yöntemin ve yeniden kabul oranlarının maliyet yükünü etkileyen faktörlerle birlikte belirlenmesidir". Bu amaçla; bu tez çalışmasının ana hipotezi, yeniden kabullerin hem geri ödeme kurumu olan SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu)'nın hem de sağlık hizmetlerini uygulama kurumu olan hastanelerin maliyetlerini arttırdığı yönündedir. Bu kapsamda örnek model olarak bir hastanede 01.01.2013 – 31.12.2013 tarihleri arasında 22.032 yatış içerisinden 30 günlük yeniden kabuller retrospektif teknikle istatistiksel olarak incelenmiştir. Belirtilen kriterler çerçevesinde tespit edilen toplam 939 yeniden kabulün maliyetine bakıldığında; toplam hizmet bedeli 1.653.000,03 TL, toplam fatura bedeli 1.507.147,58 TL olarak görülmektedir. Bu durumda toplam 145.852,46 TL'lik bir fark ortaya çıkmaktadır. İlişki analizleri soncunda ise yeniden kabul hastalarının hastanede yattığı toplam gün sayısının yeniden kabul sıklığı ile yeniden kabul maliyetleri arasında tam ara değişken olduğu gibi önemli bir bulgu elde edilmiştir. Ayrıca, cinsiyete ve yaşa göre bazı yeniden kabul değişkenlerinin farklılık gösterdiği de görülmektedir. Son olarak, komorbidite skorunun yeniden kabul maliyetleri üzerinde gizli ve dolaylı etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeniden Kabul, Sağlık Hizmetlerinde Kalite, Yeniden Kabul Maliyet Yükü, Yeniden Kabullerin Önlenmesi, Yeniden Kabul Oranlarının Ölçümü

HastalarHastanelerHizmet kalitesi+7
Okan Bütüner
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Veri madenciliği ve doğal dil işleme teknikleri kullanılarak salgın hastalıklarda tutum, davranış ve bilgi kirliliğinin belirlenmesi

Günümüzde bilgi toplumunun unsurlarını hayatın her alanında görmek mümkündür. Bu durum veri üretimi istatistiklerine net bir şekilde yansımaktadır. 2012 rakamları ile dünyada günlük 2.5 Kentirilyon byte veri üretilmektedir. Bu çapta büyük veriyi işleme, transfer etme gibi işlerin tümüne Büyük veri (Big Data) adı verilmektedir. Alanında uzman olmayan kişilerin; herhangi bir deneyime dayalı olmayan, bir akıl ve mantık süzgecinden geçirilmemiş bazı şeyleri, doğru bir bilgi gibi insanların kullanımına sunması da "bilgi kirliliği" denilen kavramı günümüzde ortaya çıkarmıştır. Denetimsiz bir mecra olan internette, doğruluğu ispat edilmemiş ve güvenirliği sorgulanmayan, kaynağı belirsiz her şeyi aklına geldiği gibi yazarak bunu gerçek bir bilgi gibi paylaşması sonucunda; değerli ve yararlı bilgiye erişmek oldukça zor hâle gelmiştir. Bu bilgi kirliliğinin sağlık yönetimi üzerine olan negatif etkilerinin araştırılması, bu negatif etkilere karşı akılcı önlemler alınması sağlık yönetimini kolaylaştırabilir. En güncel örnek olarak covid 19 pandemisi süresince uzman olmayan kişiler tarafından bilinçsizce veya kasıtlı olarak sosyal medya mecralarında paylaşılan kaynaksız bilgiler salgın yönetimini zorlaştırmıştır. Anılan sebepler doğrultusunda bu alanda bilgi kirliliğini tespit edip azaltmaya yarayacak algoritmalar denemek ve bu doğrultuda analiz çalışmaları yapmak problemin çözümü açısından faydalı olabilir. Çalışmamızda veri madenciliği teknikleri kullanılarak sosyal medyada (Twitter) paylaşılan bilgilerin salgın ve sağlık yönetimi açısından etkileri araştırılmıştır. Bilgi kirliliğinin toplum sağlığına etkileri programlama dilleri vasıtasıyla internet tabanlı sosyal mecralardan toplanan verilerle analiz edilmeye çalışılmış ve etkileri sunulmuştur.

Bilgi kirliliğiBilgi paylaşımıDoğal dil işleme+6
Mehmet Aziz Çakmak
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane işletmelerine özgü firma değerleme yöntemleri ve bir hastane uygulaması

Son yıllarda işletmelerin amaçlarına bakıldığında `kar elde etmek' kavramının değişerek `firma değerini maksimum kılmak' olduğunu görmekteyiz. Bu durum sonucunda da `değere dayalı yönetim' kavramı ortaya çıkmıştır.Firma değerinin maksimum kılınabilmesi için yapılacak olan bütün çalışmalara temel oluşturmak amacıyla firmanın piyasa değerinin gerçeğe en yakın şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.Üretim sektöründe uzun yıllardan beri tartışılan ve uygulanan değere dayalı yönetim ve firma değerinin tespiti kavramları son zamanlarda sağlık sektöründe de uygulanmaya başlanmıştır.Firma değerinin belirlenmesi kadar bu değere etki eden değişkenlerin belirlenmesi de önemlidir. Değer sürücüleri (value drivers) olarak tanımlanan bu değişkenler sağlık sektöründe diğer sektörlere göre farklılık göstermektedir ve daha belirsizdir.Gerçekleştirilen bu çalışmada, halka arz edilen bir hastanenin firma değeri çeşitli değerleme yöntemleriyle tespit edilmiştir

Firma değerlemesiSağlık hizmetleriSağlık yönetimi
Aysu Kurtuldu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde internet bağımlılığının serbest zaman yönetimi ile ilişkisi üzerine bir araştırma

Genç yaş grupları üzerinde zararlı etkileri bulunan ve giderek artan internet bağımlılığını önlemek ve azaltmak amacıyla birçok çalışma yapılmıştır. İnternet bağımlılığının sebepleri ve alınabilecek önlemler, en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Zamanı iyi yönetmek de internet bağımlılığının önüne geçilmesinde önemli rol oynar. Bu çalışmada internet bağımlılığının sosyo-demografik değişkenler ile ilişkisinin yanı sıra serbest zaman yönetimindeki başarı ile internet bağımlılığı arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amaçlamıştır. Araştırmanın örneklemini Dicle Üniversitesi'nin tüm bölümlerinden toplam 1241 öğrenci oluşturmaktadır. Bu kesitsel çalışmada orantılı kota örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Öğrencilere ilgili birimlerin yöneticileri vasıtası ile ulaşılmış, çevrimiçi olarak anketler uygulanmıştır. Üç bölümden oluşan çevrimiçi anketler kişisel bilgi formu, Young'ın İnternet Bağımlılığı testi-kısa formu (YIAT-SF) ve Serbest Zaman Yönetimi Ölçeğinden oluşmaktadır. Çalışmadan elde edilen verilere tanımlayıcı, ilişkisel ve nedensel istatistik analizler uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçları internet bağımlılığı puanları ile öğrencilerin serbest zaman yönetimi becerileri arasında güçlü ve anlamlı bir negatif ilişki olduğunu ortaya koymuştur (β=-0,415, p<0,001). Bir diğer önemli bulgu ise İnternet bağımlılığı düzeyinin daha genç gruplara ait olanlar (F=3,324, p<0,05), ailelerinden uzakta yaşayanlar (F=4,105, p<0,01) ve düşük gelir gruplarından gelenler (F=5,177, p<0,01) arasında daha yüksek olduğudur. Ancak, internet bağımlılığı düzeyi kadın ve erkek öğrenci gruplarında farklı bulunmamıştır. Öğrencilerin serbest zaman yönetimi becerileri göz önüne alındığında, ileri yaş (F=11.553, p<0.001), yüksek gelir (F=3.547, p<0.05) ve sosyal bilimler alanında eğitim almış olmak (F=4.265, p<0.05) gibi değişkenler serbest zaman yönetiminin belirleyicileri olarak bulunmuştur. Ancak, cinsiyet, aile tipi ve ikamet yeri gibi sosyo-demografik özelliklerin serbest zaman yönetimi ortalama puanları üzerinde etkisi bulunmamıştır. Çalışmanın bulgularına göre, fiziksel ve sosyal aktivitelere ayırılan zaman arttıkça öğrencilerin İnternet bağımlılığı düzeyleri düşmektedir (F=3.276, p<0.05). Sonuç olarak bu çalışma göstermiştir ki, öğrencilerin fiziksel, sosyal, kültürel ve açık hava, etkinliklerine teşvik edilmesi veya grup ve hobi odaklı aktivitelere katılmaları gençlerin sosyal adaptasyonuna katkıda bulunabilir ve İnternet bağımlılığını azaltmaya yardımcı olabilir.

BağımlılıkSağlıkSağlık yönetimi+2
Zeynep Yağmur Toz
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde iş sağlığı ve güvenliği ikliminin güvenlik performansına etkisi

Olay yerine ilk ulaşan ve hastaya müdahaleyi ilk yapan birimler olan acil sağlık hizmetlerinde iş sağlığı ve güvenliği tüm çalışma alanlarından daha da büyük bir önem taşır. Bu çalışmanın amacı hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışanların iş yerinde algıladıkları güvenlik iklimi düzeyinin güvenlik performansına etkisinin belirlenmesidir.Bu çalışma Diyarbakır ili merkezindeki 464 hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personel ile yüz yüze yürütülmüştür. Çalışmada herhangi bir örnekleme yöntemi seçilmemiş tüm çalışanlara ulaşmak amaçlanmıştır. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Güvenlik İklimi Ölçeği ve Güvenlik Performansı ölçeğinden oluşan üç bölümlü bir anket ile toplanmıştır. Çalışmada toplanan verilere tanımlayıcı istatistikler, ilişkisel ve nedensel analizler ve Path analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre çalışanların %40'ı en az bir kez şiddet gördüğünü, %50'si iş kazası geçirdiğini, %60'ı en az bir kez meslek hastalığı geçirdiğini ifade etmiştir. En fazla görülen iş kazası sebepleri enfekte iğne batması, ambulansta sarsıntı sebebiyle yaralanma, hasta taşırken yaralanma ve kesici, delici alet ile yaralanmadır. En çok geçirilen meslek hastalıkları ise uyku düzenindeki bozukluklar, bel fıtığı, depresyon, anksiyete, boyun fıtığı ve bulaşıcı hastalıklardır. Araştırma sonuçlarına göre çalışanların güvenlik iklimi algısı yükseldikçe güvenlik performansı artmaktadır. Güvenlik iklimi alt boyutlarından örgütsel çevre en düşük, farkındalık ve yetkinlik en yüksek ortalamayı göstermiştir. Daha fazla şiddet gören, iş kazası geçiren ve meslek hastalığı geçiren çalışanlarda güvenlik performansı ve güvenlik iklimi algısı ortalaması düşük bulunmuştur. Güvenlik performansına en fazla etki eden güvenlik iklimi alt boyutları farkındalık ve yetkinlik, güvenlik iletişimi ve güvenlik eğitimidir. Örgütsel çevrenin olumsuzlukları ise çalışanların daha fazla güvenli davranışlar sergilemesine sebep olmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları göstermiştir ki, hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışanlar en fazla risk altındaki çalışma gruplarındandır. İşin doğası gereği acil sağlık hizmetini sunarken güvenli davranışlar sergilemek zordur. Buna rağmen çalışanların güvenlik performansı hem güvenlik uyumu hem de güvenlik katılımı alt boyutlarında yüksek çıkmıştır. Güvenlik eğitimlerinin ve iletişiminin çalışanların iş sağlığı ve güvenliği davranışlarındaki olumlu etkisi de göz önüne alınması gereken bulgulardandır. Sonuç olarak iş görenlerin en fazla olumsuz bulduğu unsur işin kendisinden kaynaklanan örgütsel çevredeki eksik ve yanlışlardır. Daha iyi bir iş planı ve personel takviyesi ile bu problem de azaltılabilir.

Acil tedaviAcil tıp servisleriGüvenlik iklimi+3
Mehmet Oruç
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Öz-liderliğin dönüşümcü liderliğe etkisinde kişisel bilgi yönetiminin rolü: Kamu sağlık yöneticileri üzerinde bir uygulama

Bu çalışma Öz-Liderliğin Dönüşümcü Liderlik üzerindeki etkisinde Kişisel Bilgi Yönetiminin aracılık rolünü araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. İstanbul İlinde çalışan kamu sağlık yöneticileri çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, liderlik kavramı, liderlik teorileri ve liderlik tarzları ele alınmıştır. Öz-Liderlik ve Dönüşümcü Liderlik tarzları derinlemesine incelenerek, bu liderlik tarzlarının boyutları ve söz konusu liderlik tarzları ile ilgili son yıllarda yapılan çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Kişisel Bilgi Yönetimi kavramı, Kişisel Bilgi Yönetiminin boyutları ile son yıllarda konu ile ilgili yapılan çalışmalar sunulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde sağlık sektörünün yapısı, sağlık hizmetlerinde Öz-Liderlik, Dönüşümcü Liderlik ve Kişisel Bilgi Yönetiminin yeri ve önemi ile ilgili detaylar ortaya konmuştur. Çalışmanın dördüncü bölümünde, Öz-Liderliğin Dönüşümcü Liderliğe etkisinde Kişisel Bilgi Yönetiminin rolü kamu sağlık yöneticileri üzerinde bir uygulama ile araştırılmıştır. Bu bölümde araştırmanın amacı ve önemi, araştırma evreni ve pilot çalışma örneklemi, araştırmanın kavramsal modeli, araştırmanın hipotezleri, araştırma verilerinin toplanmasında kullanılan yöntem, bu yöntemin sınırlılıkları, veri toplama aracının hazırlanması ile ilgili açıklamalar, verilerin analizi ve sonuçları, bulgular ve bulguların yorumlanması ayrıntılı olarak verilmiştir. Sonuç bölümünde ise, araştırma bulgularının genel değerlendirmesi yapılarak, akademik ve iş hayatına yönelik teorik ve uygulamaya yönelik çıkarımlarda bulunulmuş olup; daha ileri uygulamalar için yararlı olacağı düşünülen öneriler sunulmuştur. Araştırmanın veri toplama aracı anket yöntemidir. Ölçeklerin öncelikle Türkçeye uyarlama çalışmaları sonrasında kendi kendini ve başkasını değerlendirme ölçeği olarak 225 kişilik bir pilot çalışma ile validasyon yapılmıştır. Ana çalışma 616 kamu sağlık yöneticisine anket uygulama yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda Öz-Liderliğin Dönüşümcü Liderlik üzerine etkisinde Kişisel Bilgi Yönetiminin kısmi aracılık etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Dönüşümcü liderlikKişisel bilgi yönetimiSağlık yönetimi+1
İpek Eroğlu
Doğuş University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği ülkeleri ve Türkiye'nin sağlık sistemleri ve sağlık göstergelerinin karşılaştırmalı analizi

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği süreci, 1959 yılında Türkiye'nin Avrupa Ekonomik Topluluğu'na ortaklık baĢvurusu yapması ve 1963 yılında ortaklık anlaĢması imzalamasıyla baĢlayan; akabinde 1987 yılında tam üyeliğe baĢvurması ile devam eden ve en nihayetinde 1996 yılında Gümrük Birliğine dahil olunması ve 2005 yılında tam üyelik müzakerelerine baĢlanması ile ivme kazanan bir süreçtir. Görüldüğü üzere Türkiye - AB iliĢkileri hâlihazırda AB üyesi olan pek çok ülkeden daha eskilere uzanmaktadır. Ancak buna rağmen Türkiye‟nin muasır medeniyetler seviyesine ulaĢma hedefi yolunda AB üyeliğine bir mihenk taĢı olarak anlam yüklemesi nedeni ile Türkiye ile AB arasındaki uzatmalı niĢanlılık durumu devam etmektedir. 2004 yılından itibaren Çek Cumhuriyeti, Estonya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Slovakya, Slovenya, Bulgaristan, Romanya, Hırvatistan ve özellikle Kıbrıs Rum Kesimi gibi ülkelerin Avrupa Birliği üyeliğine alınmaları, Türk hükümeti ve Türk kamuoyunda uzun zamandır var olan, Avrupa Birliği‟nin çifte standart uyguladığına iliĢkin zanlarını derinleĢtirmiĢtir. Günümüzde AB ülkeleri ve ülkemizin de dahil olduğu tüm demokratik devletlerin nihai hedefi sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleĢtirerek, vatandaĢlarına daha kaliteli yaĢam sunmak ve refah düzeyi yüksek bir toplumu inĢa etmektir. Bu ise ancak beĢeri sermayeye yatırım yapmak ile mümkündür. Ġnsan unsuruna yatırımın yolu ise eğitim hizmetlerinin yanı sıra; kaliteli, ulaĢılabilir, kapsayıcı ve yeterli düzeyde sağlık hizmetlerinden geçer. Kalkınma yalnızca iktisadi bir kavram değildir. Kalkınma ekonomik büyümeye ek olarak (kiĢi baĢına düĢen milli gelirdeki artıĢ yanında), bir ülkede iktisadi, sosyal, kültürel ve siyasal yapının da geliĢmesini içerir. Bu bağlamda; anne ölüm oranı, bebek ölüm oranı, doğumda beklenen yaĢam süresi gibi sağlık göstergeleri ülkelerin kalkınmıĢlık düzeyini belirleyen en birincil kriterler olarak kabul edilmektedirler. Türkiye‟nin Avrupa Birliği adaylığı süresince, Türkiye ile Avrupa Birliği ülkelerinin sağlık sistemlerinin ve sağlık sektörlerinin ele alındığı yeterince akademik çalıĢma olduğu söylenemez. Bu boĢluğu doldurmak amacıyla hazırlanan bu çalıĢmada; Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinin sağlık sistemleri ele alınmıĢ ve ülkelerin doğumda iii beklenen yaĢam süresi, bebek ölüm oranı, hasta bakım kalitesi gibi temel sağlık göstergelerinin yanı sıra, sağlık sektörlerinin fiziki sermaye birikimleri ve sağlık harcamaları gibi sağlık ekonomisine iliĢkin göstergeleri karĢılaĢtırmalı bir Ģekilde analiz edilmiĢtir. Anahtar kelimeler: Sağlık, Sağlık Hizmetleri, Sağlık Ekonomisi, Türkiye, Avrupa Birliği, Temel Sağlık Göstergeleri.

Avrupa BirliğiAvrupa BirliğiKarşılaştırmalı analiz+7
Ali Ünsal
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik yönetiminde etik sorunlar

Çalışmada son zamanlarda dünyada ve ülkemizde hem genel olarak hem de hemşirelik alanında çok fazla gündeme gelen etik, etik yaklaşımlar ve yönetsel etik kavramı tanımlanmakta, yönetsel etik kavramı ve uygulamaları hemşirelik hizmetleri yönetimi açısından incelenmekte ve hastanedeki yönetici hemşirelerin yönetsel etik davranışları yönetsel etik ilkelere göre değerlendirilmektedir. Hemşire yöneticilerin, iş ile ilgili etik problemleri çözmek, etik karar vermeyi üstlenmek ve hemşirelere etik problemleri çözmede destek vermek gibi sorumlulukları vardır. Bu araştırmada hemşirelik hizmetleri yönetiminde karşılaşılan etik sorunların incelenmesi, sorunların belirlenmesi ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini İzmit ilindeki tüm kamu ve özel hastaneler oluşturmakta olup, araştırmanın örneklemini ise yönetici hemşire sayılarının daha fazla olması nedeniyle 100 yatak ve üzerindeki hastaneler 7 hastane oluşturmuştur. Örneklemi oluşturan hastanelerde görev alan tüm yönetsel pozisyonlardaki yönetici hemşireler, araştırma kapsamına alınmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular, yönetici hemşirelerin yaşadıkları en önemli etik sorunlar, hemşirelerin devir hızının fazla olması, yeterli sayıda hemşire bulunmaması, hemşirelerin yükselme olanaklarının olmaması, düşük ücretlemenin yapılması, çok yoğun ve fazla saat çalıştırılmaları, iş sağlığı ve güvenliklerinin izlenmemesi ve yasal haklarının bilinmemesi şeklinde belirlenmiştir. Bu sorunlara karşı alınan önlemlerin ise, hemşire sayısına servis sorumlu hemşirelerin karar vermesi, terfi sisteminin iyileştirilmesi, hemşirelere ek ödeme olanağının sağlanması, hemşirelere yasal haklarının öğretilmesi olduğu saptanmıştır.

EtikHemşirelikHemşirelik hizmetleri+4
Serap Demirezer
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık yönetimi eğitimi alan önlisans/lisans öğrencilerinin kariyer beklentileri

Sağlık sektörü son yıllarda hızla gelişen sektörlerden olmuştur. Bu artıştaki en önemli etkenlerden biride özel sağlık kurumlarının devreye girmesidir. Özel kuruluşların sağlık sektörüne girmesi ve sektörü daha da büyütmesi sağlık personeline olan ihtiyacı arttırmış ve böylece sağlık büyük bir istihdam alanı oluşturmuştur. Özellikle Türkiye'de sağlık sektöründeki bu gelişme ile birlikte sağlıktaki bazı meslek gruplarına olan ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Sağlık yöneticiliği de bu meslek gruplarından biri olmuştur. Sağlık yöneticiliğine olan ihtiyaç sektörün büyümesi ile daha da önem kazanmış ve meslek seçimi yapan gençlerin bu alana yönlenmesine neden olmuştur. Bu yönelim sonucunda üniversiteler de sağlık kuruluşunun yönetiminde söz alacak ve idari birimlerinde çalışacak personeller yetiştirilmek üzere sağlık yönetimi ve sağlık kurumları işletmeciliği bölümleri açılmıştır. Çalışmanın amacı; Sağlık Kurumları İşletmeciliği önlisans ve Sağlık Yönetimi lisans okuyan öğrencilerin kariyer beklentisini ölçmektir. Öncelikli olarak literatür taraması yapılmış, sonrasında da öğrencilere birinci bölümde 8, ikinci bölümde 11 sorudan oluşan toplam 19 anket sorusu yöneltilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin kariyer beklentileri ile demografik özellikleri arasındaki farklılığı tespit etmek amacıyla yapılan t-Testi sonuçlarına göre cinsiyet, staj yapma ve okuduğu bölümü kendi isteği ile tercih etme değişkenlerinde istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunduğu tespit edilmiştir. Sınıf seviyesi, sağlık alanında ortaöğretim düzeyinde staj yapma ve ailede sağlık alanında çalışan olma durumu değişkenleri ile öğrencilerin kariyer beklentileri arasında ise istatistiki açıdan anlamlı bir farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Lisans ve önlisans öğrencileri arasında kariyer beklentisi açısından anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin aldıkları eğitimin ise öğrencilerin kariyer beklentilerini pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir.

KariyerKariyer beklentileriSağlık yönetimi+2
Duygu Selçuk
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisi sürecinde sağlık işgücü politikası ve yönetimi

Pandemi hazırlığı, devletlerin doğru bilgi ve kapasiteleri geliştirerek bir pandemiyi gerçekleşmeden önce tahmin etme ve küresel bir halk sağlığı acil durumuna hazırlanma becerisini ifade etmektedir. Tehlikeleri ve tehditleri anlamak, risk öngörüsü ve değerlendirmesi için kapasite oluşturmak ülkelerin önleme politikalarını ve risk azaltma programlarını daha iyi hedeflemelerine olanak tanır. Bu nedenle pandemi öncesi sağlık işgücü politikalarının belirlenmesi ve risk yönetimi prosedürleri oluşturarak pandemi hazırlığını sağlamak önemlidir. Bu çalışmada DSÖ ve ILO tarafından önerilen Covid-19 pandemisi sürecinde sağlık işgücü politikası ve yönetimi müdahalelerini ortaya koymayı, Covid-19 hazırlılığı örgütsel güveni ile iş tatmini arasındaki etkiyi değerlendirmeyi ve gelecekte meydana gelebilecek pandemiler için daha hızlı ve etkili müdahale yöntemleri geliştirmek için kaynak oluşturmak amaçlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda iş tatmininin Covid-19 hazırlılığına güven ile pozitif yönlü olduğu ve çalıştığı kuruma ve çalışanlara güven duyanların iş tatmininin olumlu yönde arttığı görülmüştür.

COVID 19PandemilerSağlık hizmetleri+7
Kevser Erdoğan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de iş sağlığı ve iş güvenliğinin Türk sosyal güvenlik sistemindeki yeri ile iş sağlığı ve iş güvenliğinin kamu hastanelerinin yönetimlerine katkısı

Türkiye'de iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yapılan birçok düzenleme olmasına rağmen gereği gibi hizmet verememesi çalışanlar üzerinde olumsuz izler bırakmıştır. Yeni oluşturulan iş kanunu ve iş güvenliği yasası çalışanların ve işverenlerin sorumluluklarını daha detaylı hale getirmiştir. Uygulamada çeşitli aksaklıklar olmasına rağmen uygulamadaki kamusal kararlılık daha etkin olabilmektedir. Hizmet işletmeleri şeklinde olan hastaneler de bu etkinliği göz önünde bulundurarak çalışan güvenliğini daha çok önem verebilmektedir. Çalışmanın amacı Türkiye'de iş sağlığı ve iş güvenliğinin Türk sosyal güvenlik sistemindeki yeri ile iş sağlığı ve iş güvenliğinin kamu hastanelerinin yönetimlerine katkısının nasıl olabileceğini araştırmaktır. Bu amaca göre Türkiye'de İş Sağlığı ve İş Güvenliği Uygulamalarının kamu kesiminin önemli bir hizmet sunumu olan hastanelerde de ilgili kanun ve yönetmeliklere göre etkin hale gelebilir, hastanelerde de başarılı olabilir.

Devlet hastaneleriHastanelerSağlık hizmetleri+4
Vesile Erdem
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık hizmetleri ve hastane yönetiminin evrimi (1960 sonrası)

Sağlık hizmeti sunan organizasyonlar tıbbi kuruluş oldukları gibi, ekonomik ve sosyal amaçları da olan yapılardır. Bu yapıların bilimsel ilkelerle yönetilmesi sağlık hizmetleri alan, hizmeti sunan ve finansmanını sağlayan kişi ve kuruluşlar için büyük önem taşımaktadır. Hastanelerde talebin ve maliyetin artması, verimliliğin ve etkinliğin arttırılmasını zorunlu hale getirmiştir. Verimliliğinin ve etkinliğinin arttırılmasında ise en önemli etkenlerden biri yönetim ve organizasyon yapısıdır. Hastanelerin büyümesi ve maliyetlerindeki artış hastane yönetiminin ve yöneticiliğinin önemini arttırmıştır. Sağlık organizasyonlarının farklı yönetsel düzeyleri için gereksinim duyulan yöneticilerin eğitimi de aynı şekilde önem taşımaktadır. Bu çalışmada yönetim, sağlık hizmetleri, hastaneler kavramı ve kamu hastaneler birliği ele alınmış, tarihsel gelişimi incelenmiş ve mevcut kaynaklar değerlendirilmiştir. Araştırmalar sonrasında yönetici eğitimine yönelik girişimlerde bulunulduğu ama uygulamanın doktor merkezli devam ettiği, fakat sağlık hizmetlerinin profesyonel yönetime ihtiyacı olan bir işletme haline geldiği bir gerçektir sonucu ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler : Yönetim, Hastane Yönetimi, Sağlık Yönetimi Eğitimi,Kamu Hastaneler Birliği.

Hastane yönetimiHastanelerSağlık hizmetleri+2
Özgül Yenice
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında yönetimsel zorluklar ve yönetim algısı

Bu çalışmada, Kayseri ilinde özel hastanelerde çalışan hemşirelerin karşılaştıkları yönetimsel sorunlar incelenerek bu sorunların çözümüne yönelik öneriler sunulmuştur. Çalışmada dört farklı özel hastanede çalışan 202 hemşireye anket uygulanmıştır. Verilerin analizinde Tek Yönlü Varyans Analizi ve Bağımsız İki Örnek T Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda hemşirelerin karşılaştıkları yönetimsel sorunlar belirlenerek, bu sorunların çözümüne yönelik önerilerde bulunulmuştur. Çalışmada uygulanan ankete göre Kayseri'de hemşirelerin yaşadıkları yönetimsel sorunlar şunlardır: İşbirliği ve takım çalışmasının yeterli olmaması, iletişim kanallarının açık olmaması, çalışan personelin farklılığının yönetimi zorlaştırması, profesyonel yöneticilerin fazla olmaması, hizmet içi eğitimin yeterli olmaması, hemşirelerin motivasyonunun düşük olması, eğitim düzeyinin farklılığının çatışma yaratmasıdır. Çalışma sonucunda bulunan sorunlara yönelik çözüm önerileri şu şekildedir: takım çalışması teşvik edilmeli, hemşirelerin iş koşulları iyileştirilmeli, çalışanların motivasyonuna önem verilmeli, hizmet içi eğitimler hemşirelerin talepleri doğrultusunda yapılmalı, yöneticilere yöneticilik eğitimi verilmeli, kurum iç düzenlemeleri gözden geçirilmelidir.

HemşirelerKayseriSağlık hizmetleri+5
Fatma Kuzan Topan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık yöneticilerinde liderlik türleri

Bu çalışmanın amacı, hastane çalışanlarının hastanelerindeki yöneticilerini otokratik, demokratik, katılımcı, liberal, karizmatik, paternalist, işlemsel ve dönüşümcü liderlik tiplerinden hangileriyle ilişkilendirildiklerine dair algılarını ve iş üretkenlik düzeylerini ve algılanan liderlik tipleriyle iş üretkenliği arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöneticilerin büyük çoğunluğunun zayıf yönetici olması kamu sağlık yöneticilerinin işe hükmetme, yapıyı harekete geçirme, amaçların bütünleştirilmesi, örgütleme, üretim, çalışanın korunması, örgütün temsili, çalışanı tanıma ve iletişim açılarından yetersiz olduklarını ortaya koymaktadır. Kamu sağlık yöneticilerinin sadece %15'i bu özellikleri yeterli olan güçlü yöneticilerdir. Eğitim düzeyi, yöneticilik süresi, yöneticilik eğitimi alma gibi değişkenlerin yöneticilik tipini etkilememesi ise kamu sağlık yöneticilerinin seçilme, atanma ve eğitilme gibi süreçlerinin tekrar değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler : Liderlik ve liderlik tipleri, Hastane, Sağlık sektörü

Demokratik yönetimHastanelerKarizma+6
Tuğba Erdoğan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerinde etkin yönetim

Çalışmanın amacı, sağlık hizmetlerinde etkin yönetim kapsamında etkinliğin sağlanması bakımından gereken nitelikler ve bu niteliklerin sağlanmasında insan kaynaklarının rolünü ve önemini vurgulamaktır. Sağlık hizmetlerinin girdisi de çıktısı da insandır ve hizmetler insan eliyle sunulmaktadır. Bu nedenle sağlık kurum ve kuruluşlarının en önemli kaynağı insan kaynaklarıdır. Sağlık hizmetlerinde etkin yönetim, hizmet sunumunda etkinlik, etkililik, verimlilik gibi istenen kazanımların sağlanması için gereklidir. Çalışmada, literatür çalışması olarak da bilinen tarihçi metod kullanılmıştır. Sağlık ve hizmet kavramları ve sağlık hizmetlerinin özelliklerine dair kavramsal bir çerçevenin ardından etkin yönetimin temel nitelikleriyle beraber bu olguların sağlanması bakımından çalışan memnuniyetinin önemine değinilmiş ve insan kaynaklarının kalitesine etki eden olumlu ve olumsuz faktörler ele alınmıştır. Ayrıca stratejik yönetim, inovasyon, delegasyon ve denetim faktörleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Hizmet, Sağlık Hizmetleri, Etkin Yönetim, Etkinlik,Etkililik, Verimlilik, Yetkinlik, Ġnsan Kaynakları, Mobbing, Bullying, Motivasyon,Strateji, Stratejik Yönetim, Ġnovasyon, Denetim

EtkinlikHizmet sunmaSağlık hizmetleri+5
Bayram Tekin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim, hemşirelik hizmetleri ve etik

Çalışmada yönetim ve etik kavramları incelenmiş, sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez rollerini üstlenen hemşireler araştırma kapsamına alınmıştır. Bu çalışmada kaynak taraması tekniğinden faydalanılmış, mesleki tecrübe ve gözlemlere de yer verilmiştir. Sağlık hizmetleri toplumun sağlığının korunmasında vazgeçilmez bir role sahiptir. Sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde yürümesi, sağlık çalışanlarıyla doğrudan ilgilidir. Sağlık çalışanlarının psikolojik olarak sağlıklı olmaları, etkin sağlık hizmetinin sunulmasını sağlayacaktır. Sağlık çalışanlarının psikolojik olarak sağlıklı olmaları ise çalışma koşulları ile ilgilidir. Özellikle yöneticilerin personele karşı olan tutum ve davranışları, personelin çalışma durumunu olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Yöneticilerin tutum ve davranışlarında önemli olan konu ise etik kavramıdır. Yöneticilerin etik ilkelere uygun tutum ve davranış sergilemeleri, çalışanların örgütsel güven ve bağlılık algılarını yükselterek, iş tatminlerini ve motivasyonlarını sağlayacaktır. Böyle bir ortamda sağlık hizmet sunum kalitesi de yükselmiş olacaktır.

EtikHemşirelerHemşirelik+6
Berna Erdoğan Duran
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects