Sosyal uyum
123 theses under this subject heading
Zorunlu göç kapsamında Hatay'da bulunan Suriyeli öğrencilere yönelik Türkçe öğretimi, toplumsal uyum ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin öğretmen görüşlerinden hareketle incelenmesi
Bu çalışma Suriye'de yaşanan iç karışıklıklardan sonra zorunlu olarak Türkiye'ye göç eden ve Türkiye'nin birçok yerine dağılan Suriyelilerin en yoğun olduğu illerin başında gelen Hatay'da gerçekleştirilmiştir. Hatay, coğrafi konumu itibariyle Türkiye'nin en güneyinde ve Suriye'ye sınır olarak en yakın iller arasında yer almaktadır. Bu coğrafi yakınlığa ek olarak Suriye ile tarihsel, kültürel, komşuluk ve akrabalık bağı bulunması nedeniyle de Suriye nüfusunun diğer illere göre daha yoğun olan bir bölgedir. Bu tezin amacı, ülkelerinden zorunlu olarak göç eden ve Hatay'a yerleşip burada eğitim gören ilkokul ve ortaokul düzeyi Suriyeli öğrencilere yönelik başta Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve toplumsal uyum çalışmaları olmak üzere eğitim-öğretim faaliyetlerini konuyla ilgili belgelerden, gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası projelerden, dokümanlardan ve alanda elde edilen verilerden hareketle analiz edilmeye çalışmaktır. Bununla birlikte eğitim gören Suriyeli öğrencilerin ve bu öğrencilerin eğitim gördüğü okullarda görevli öğretmenlerin eğitim sürecinde yaşadıkları olası güçlükleri öğretmen görüşlerinden hareketle tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda sahada nitel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler gözlem, görüşme ve doküman analizi teknikleriyle elde edilmiştir. Ayrıca araştırma durum tespiti desenlerine göre tasarlanmıştır. Sonuç olarak Türkiye'de Suriyeli öğrencilere yönelik uygulanan eğitim politikalarından birinin Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine dahil edildiği; Hatay özelinde bakıldığında bunun birebir uygulandığı; Suriyeli öğrencilerin bulunduğu okullardaki öğretmenlerin birçoğunun konuyla ilgili hizmet içi eğitimler aldığı; alınan eğitimlerin daha çok uygulamaya dönük olması gerektiği; Suriyeli öğrencilerin başta Türkçe öğrenimi olmak üzere birtakım güçlüklerle karşılaştığı; öğretmenlerin ders anlatımlarında farklı yöntem ve tekniklerle görsel materyalleri kullandığı ve bu durumun olumlu yönde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Çocuk evlerinin sosyal uyumdaki rolü üzerine bir meta analiz çalışması
Bu çalışma kurum bakımında kalmakta olan çocuklar üzerine yapılan araştırmaların çocuk evi özelinde incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Kurum bakımı elverişli aile ortamı bulunmayan çocukların hem bilişsel hem ruhsal hem de duygusal manada sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılması için devletin sunduğu bir hizmettir. Aksi bir durum olmadığı sürece 18 yaşına kadar her birey çocuktur ve devlet hem kendi anayasasında da hem müdahil olduğu uluslararası sözleşmelerde çocukların koruyucusu olarak gerekli yaptırımları ve tedbirleri uygulamakla mükelleftir. Yapılan araştırmanın çıkış noktası ise çocuk evi bakım modelinin yeterince yaygınlaşması ve bu konu üzerinde birçok çalışmanın gerçekleştirilmiş olmasıdır. Aynı konu hakkında yapılmış farklı araştırmaların tekrara düşme sorunu ile yüz yüze gelmesi olası bir durumdur. Bu alan özelinde oluşturulan çalışmaların amacı çocuklara daha iyi bir yaşam olanağı sunmaktır. Bu sebeple bu konuda yapılmış çalışmaların bir analizini yapmak hem mevcut durumu açıklığa kavuşturmaya hem de bundan sonra bu konuda yapılacak araştırmalara yön göstermeye yardımcı olacaktır. Çocukların daha iyi yaşam şartlarına sahip olması amacıyla yapılabileceklerin neler olduğunu tespit ederek çocukların sosyalizasyon süreçlerinde bir iyileşme sağlanması gerekmektedir. Araştırmada analizi yapılacak toplam 4 kaynak kullanılmıştır. Bunlardan bir tanesi doktora tezi, üç tanesi yüksek lisans tezidir. Yapılan literatür taraması sonucu çocuk evlerinin sosyal uyuma katkısı çevresinde yapılan araştırmalar taranmıştır. Ancak araştırılan konu özelinde tatmin edici miktarda kaynağa ulaşılamamıştır. Araştırma konusu tam olarak karşılayacak araştırmalar seçilerek değerlendirme kriterleri üzerinden gerekli analizler gerçekleştirilmiştir.
Kaynaştırma uygulamalarına devam eden işitme kayıplı öğrencilerin sosyal uyumlarının incelenmesi
Araştırmanın amacı kaynaştırma uygulamalarına devam eden işitme kayıplı öğrencilerin sosyal uyum düzeylerinin ve uyum düzeylerini etkileyen etmenlerin belirlenmesidir. Amaç doğrultusunda karma yöntem kullanılmış, araştırma açımlayıcı sıralı desen olarak desenlenmiştir. Araştırmanın ilk kısmında sınıfında işitme kayıplı öğrenci bulunan, ilkokulda sınıf ve İngilizce öğretmenlerine, ortaokuldaysa Matematik ve Türkçe öğretmenleriyle çalışılmıştır. Sonuçta 75 öğretmene ulaşılmış, öğretmenlerden Güçler ve Güçlükler Anketi ve Sosyal Beceri Derecelendirme-Öğretmen Formlarını doldurmaları istenmiştir. Araştırmanın ikinci kısmında, ilk kısmındaki veriler sonucunda belirlenen 20 öğretmen ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yürütülmüştür. Ölçeklerden ve görüşmelerden elde edilen sonuçlar, işitme kayıplı öğrencilerin sınıflarda gruba girememe, kavga etme ve yalnız kalma gibi uyum sorunları yaşadıklarını göstermektedir. Öğrencilerin gösterdikleri problem davranışlar ve sosyal yönden eksikliklerinin olması uyum sorunları yaşamalarına neden olmaktadır. Yaşadıkları bu uyum sorunları sonucunda kendilerini grubun dışında bırakmaktadırlar. Öğretmenler işitme kayıplı öğrencilerinin en az bir yakın arkadaşı olduğunu belirtseler de genellikle yalnız olduklarını ortaya koymaktadırlar.
Göçmenlere yönelik eğitim politikalarının entegrasyona etkisi: Türkiye ve Almanya örnekleri
Bu araştırma, çeşitli nedenlerle Türkiye'ye göç eden Suriyeliler ve Almanya'ya göç eden Türkiyelilerin göç ettikleri ülkelerde gördükleri eğitimin entegrasyon sürecine etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Göç, isteğe bağlı ya da zorunlu hangi sebeple gerçekleşmiş olursa olsun sonrasında yaşanan süreçler ciddi benzerlik göstermektedir. Zira göç sonrasında ev sahibi ve göç eden toplumlar bir şekilde etkileşime girerek yeniden bir toplumsal uyum dengesi sağlamak durumunda kalmaktadır. Uyum dengesinin yeniden sağlanması sürecine eğitimin etkisinin anlaşılmaya çalışıldığı bu çalışmada, Türkiye ve Almanya'dan toplam 30 katılımcıyla yarı yapılandırılmış mülakat yöntemiyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Salgın şartlarından dolayı görüşmelerin çoğu Whatsapp programı aracılığıyla görüntülü olarak uzaktan yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda oluşturulan yazılı metinlerden temalar oluşturulmuş ve veriler analiz edilmiştir. Veri analizi sonucunda göçmenlerin yaşamlarında karşılaştıkları en temel sorunlardan birinin dil sorunu olduğu ve bu sorunun ancak nitelikli bir eğitim süreciyle aşılabileceği tespit edilmiştir. Bununla birlikte refah düzeyi yüksek bir ülke olan Almanya'daki Türkiye kökenli göçmenlerin göç ettikleri ülkeden memnuniyetlerinin oldukça yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum Almanya'nın uzun yıllardan beri göç ülkesi olmasından dolayı göçmenlere dönük eğitim, sağlık ve sosyal hizmet imkanlarını geliştirme konusunda ciddi mesafe aldığını göstermektedir. Öte yandan Türkiye'deki Suriye kökenli göçmenlerin göç ettikleri ülkeden genel olarak memnun olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum Türkiye'nin göçmenlere yönelik politikalarını yeni yeni oluşturmaya çalışan bir ülke olduğunu ve bu konuda henüz yolun başında olduğunu göstermektedir.
Suriyeli göçmenler karşısında siyasi partilerin söylemleri ve yerel yönetim uygulamaları: Çorum, Amasya ve Sinop Belediyelerinin faaliyetleri
2011 yılı ile birlikte Suriye'de başlayan çatışma ve baskı ortamı milyonlarca insanın yaşamını olumsuz etkilemiştir. Bu doğrultuda insanlar öncelikli olarak komşu ülkelere oradan da farklı ülkelere göç etmişlerdir. Komşu ülke konumunda olan Türkiye, Suriye 'de yaşanan bu olumsuz duruma kayıtsız kalmamış ve sınır kapılarını açmıştır. Bu durum milyonlarca insanın Türkiye sınırlarına gelmesiyle sonuçlanmıştır. Böylelikle merkezi yönetimin göç sürecindeki rolü değişmiş, yerel yönetimlere düşecek görevler artmıştır. Onun için yerel yönetimler göç yönetimine dair sürece dahil edilmek istenmiş ancak maddi ve yasal düzenleme eksiklikleri süreci olumsuz etkilemiştir. Diğer yandan Türkiye'ye gelen Suriyeli göçmenler AKP, CHP ve MHP'nin politikalarında yer bulmaya başlamıştır. Belediyelerin göç yönetimini de etkileyen bu politikalar; Sinop, Amasya ve Çorum belediyelerinde farklı uygulamalara ve söylemlere neden olmuştur. Bu doğrultuda oluşturulan çalışma Çorum, Amasya ve Sinop Belediyelerinin Suriyeli sığınmacılara yönelik uygulamalarını ve söylemlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Suriyelilerin sosyal uyumunda yerel yönetimlerin etkisi: Şahinbey Belediyesi örneği
Suriye'de 2011 yılında başlayan hükümet karşıtı protestolar, Suriye rejiminin protestoculara verdiği şiddetli tepki ile bir iç savaşa dönüşmüştür. Bugüne kadar devam eden çatışmalar yaklaşık 400 bin kişinin ölümüne ve 6,5 milyona yakın insanın başta Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak gibi komşu ülkelere olmak üzere diğer ülkelere göç etmesine neden olmuştur. Türkiye, Suriye'deki iç karışıklıktan en çok etkilenen ülkelerden biridir. İç savaşın patlak vermesinden bu yana 3614.108 Suriyeli Türkiye'ye sığınmıştır. Ülkelerinde iç çatışmaların hedefi olan ve bu iç çatışmadan kaçmak zorunda kalan Suriyeli göçmenleri 1 kucaklayarak güvenli ve anavatan olma çabasında 1 Türkiye, ülkeye giren çok sayıda Suriyeli göçmeni kabul eden bir konumdadır. Türkiye'de sayıları giderek artan Suriyeli göçmen sayısı 3.6 milyon civarında, sadece geçici koruma altında kayıtlıdır. Bunun yerine Bu tezin amacı Suriyelilerin sosyal uyumunda Şahinbey Belediyesinin faaliyetleri incelemektir. Bu doğrultuda öncelikle tezle ilgili kavramlar açıklandıktan sonra Şahinbey Belediyesinin Suriyelilerin sosyal uyumunda yapmış olduğu faaliyetler incelenmiştir. Tez betimsel ve tarihsel araştırma yöntemi ile hazırlanmış olup belgeye dayalı analiz yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Suriye, göç, sosyal uyum, yerel yönetim
Sivil karşılaşmalar için kültürel paylaşım yollu bir kamusal alan olarak Mutfak||Matbakh Atölyesi örneği
Suriye'den gelen yoğun göç dalgasının ardından on yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen henüz toplumsal barışın sağlanacağı sosyolojik ve politik zemin kurulamamıştır. Çözüme dair arayış konunun kesişimselliği ve küreselliği itibariyle bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duymakta, konunun ayrıştırılarak tartışılması çok katmanlı sorunlarla mücadele yükünün bireylerin omuzlarına yüklemektedir. Sosyal uyumun demokratikleşme perspektifiyle sivil toplum ve kamusal alan paradigmaları üzerinden ele alınması konuya dair bütüncül bir çözüm önerisi geliştirebilmeyi sağlayacaktır. Çalışma, alanda tespit edilen dört sorun üzerinden şekillenmiştir; göç yönetişiminde uzun vadeli uyum politikalarının geliştirilmemesi, kamusal anlatılarda kurulan tekil dilin sivil toplumdaki farklı bileşenlerine alan tanımaması sebebiyle demokratikleşme imkânlarının önüne geçmesi, kültürel kamusal alanlarda kurulmuş olan hiyerarşik yapının özne deneyimlerine sunduğu imkânlardaki kısıtlar, konuya yönelik görünürlüğün yetersizliği. Bu doğrultuda göçmen ve yerel halk arasındaki ilişkiyi baz almak üzere sivil yapıdaki aktörlerinin kültürel paylaşım imkanlarını yaratarak sosyal uyumun önünün açan bir kamusal alan modeli üzerinden Mutfak||Matbakh Atölye örneği incelenmektedir. İncelemenin hedefi bu alanın imkânlarını, başarılarını ve kısıtlarını inceleyerek ileriye yönelik yöntem geliştirmek, bu yolla da kurulabilecek yerel bazlı sivil dayanışma pratiklerinin alanını artırmaktır. Çalışma kapsamında sivil toplum fikrinin Antik Yunan'dan bugüne tarihsel gelişimi ve kuramlar üzerinden kamusal alanın sosyal uyuma alan açması bağlamında ne gibi olanaklar sunabileceği tartışılacaktır. İncelemede katılımcı gözlem, yarı yapılandırılmış mülakat görüşmeleri, çalışmalardan kalan arşiv incelemeleri yöntemleri kullanılacaktır.
Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu: Hoşgör Mahallesi örneği
Bu araştırmada, Suriye'de yaşanan savaş dolayısıyla Türkiye'ye gelen Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu incelenmiştir. Bu kapsamda katılımcıların görüşleri alınmıştır. Suriyeli öğrencilerin derslerine giren öğretmenlerin yaşamış oldukları sorunların derinlemesine çözümlemesini yapmak için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler nitel çalışmalarda genel olarak tercih edilen içerik analizi yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Bu araştırmanın evrenini 2022/2023 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde, Şahinbey ilçesinde, Hoşgör Mahallesi'nde eğitim gören 8. sınıftaki bütün Suriyeli ortaokul öğrenciler ve bu öğrencilerin derslerine giren öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Gaziantep ilinin, Şahinbey ilçesinin Hoşgör Mahallesi'nde bulunan Şehit Mehmet Nuri Akdemir Ortaokulunda eğitim görmekte olan 8.sınıf öğrencisi 50 Suriyeli öğrenci ile bu öğrencilerin dersine giren 10 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada verilerinin toplamasında yarı yapılandırılmış görüşme ve anket çalışması kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Suriyeli öğrenciler sosyal uyum, Türkçeyi öğrenmede yetersizlik, aidiyetsizlik, dışlanma, ötekileştirme gibi sorunların muhatabıdırlar. Suriyeli öğrencilerin dersine giren öğretmenler ise sığınmacı çocuklara eğitim vermekte kendini yetersiz hissetmekte, dil sorunundan dolayı velilerle etkili iletişim kuramamakta ve sınıfların kalabalık olması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldıkları ortaya koyulmuştur. Bu sorunlara yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Göç, Sosyal Uyum, Türk Eğitim Sistemi, Entegrasyon, Suriyeli Öğrenciler.
Öğrencilerin sosyal uyumlarına yönelik etkinliklerin sosyal davranışları üzerine etkisi: Çankırı ili Korgun ilçesi örneği
Bu çalışmada, sosyal beceri eğitiminin ilkokul, birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıfta öğrenim gören çocukların sosyal yeterlilik düzeylerine ve olumsuz sosyal davranışları üzerine olan etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada ön testi ve son testi içeren yarı deneysel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Çankırı İli Korgun İlçesi Şehit Veysel Çirişlioğlu İlkokulu'nda öğrenim gören 63'ü kız, 42'si erkek; 105 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmaya başlamadan önce araştırmanın örneklem grubundaki öğrencilere "Sosyal Yeterlilik Ölçeği" ve "Olumsuz Sosyal Davranışlar" ölçeği ön-test olarak uygulanmıştır. Ön-testin ardından örneklem grubundaki öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen sosyal uyum etkinlikleri 2 hafta süre ile uygulanmıştır. Uygulanan etkinliklerin sonucunda çalışma grubuna son-test olarak yine "Sosyal Yeterlilik Ölçeği" ve "Olumsuz Sosyal Davranışlar" ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda ilkokul öğrencilerine uygulanan sosyal beceri etkinliklerinin genel olarak sosyal yeterliliklerini istatistiki olarak anlamlı bir şekilde yükselttiği, ancak olumsuz sosyal davranışlar üzerindeki iyileştirme etkisinin zayıf kaldığı tespit edilmiştir. Uygulanan sosyal beceri etkinliklerinin sosyal yeterliliğin alt boyutlarından kişilerarası ilişkiler alt boyutunda, özdenetim alt boyutu ve akademik beceriler alt boyutunda etkisinin istatistiki şekilde anlamlı olarak iyileşme yönünde olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan sosyal beceri etkinliklerinin olumsuz sosyal davranışların alt boyutlarından saldırgan-sinirli davranışlar alt boyutunda ve anti sosyal-agresif davranışlar alt boyutunda değişikliğe neden olmadığı, yıkıcı-talepkar davranışlar alt boyutunda ise düşük bir etkisinin olduğu ancak istatistiki olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir.
Yabancı uyruklu öğrenciler ile ev sahibi öğrencilerin sosyal uyumlarında göç travması önleyici psiko-eğitim programlarının etkisi
Göç süreci hem göçmenler için hem de ev sahibi toplum için zorlayıcı unsurlar barındırmaktadır. Çocuklar bu süreçte en fazla olumsuzlukları yaşayan gruplar arasındadır. Geldikleri ülkede dil sorunu, uyum sorunu, eğitim sorunu, ebeveyn kaybı gibi tek başlarına çözmeleri güç problemler yaşamaktadırlar. Bu çalışmada Türkiye'ye göçle gelen okul çağındaki yabancı öğrencilere karşı yerel öğrencilerin empati becerilerini geliştirmeye dönük psiko-eğitim programının geliştirilmesi ve denenmesi amaçlanmıştır. Göç temel kavramları ve göçmen çocukların eğitimi ile devam eden çalışmada psiko-eğitim programına yer verilerek üzerinde durulması gereken bir konu olduğu vurgulanmak istenmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden gerçek deneysel desenin uygulandığı bu araştırmada deney ve kontrol grupları ile çalışma yapılmıştır. Gerçek deneysel desende denek havuzundan grupların yansız ataması sağlanmaktadır (Karasar, 2020). Veri toplama araçları olarak "Çocuk ve Ergenler İçin Empati Ölçeği" ve "Mülteci Öğrencilere Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çankırı ili merkezinde yapılan bu çalışmada 8 oturum için geliştirilen psiko-eğitim uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu ilkokulda 4. Sınıfa devam eden 74 öğrenciden 14 öğrenci yansız atama ile 2 gruba ayrılmıştır. Kontrol ve deney grubu öğrencilerine 8 oturum sonunda ön test ve son test puanlarında empatik becerilerinde anlamlı bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Koruma ve bakım altında bulunan çocukların spora yönelik tutumlarının özgüven ve sosyal uyum düzeylerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, koruma ve bakım altında bulunan çocukların spora yönelik tutumlarının özgüven ve sosyal uyum düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Çalışma grubuna, Ankara, Yozgat, Kayseri, Kırşehir ve Çorum illerinde, Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüklerinde koruma ve bakım altında bulunan 13-18 yaş arası kız ve erkek toplam 270 çocuk katılmıştır. Katılımcılardan, yaş, cinsiyet, yaşadığı şehir, okul durumu, spor yapma durumu, koruma ve bakım altında bulundukları süre ve madde bağımlılığı bilgilerini elde etmek amacıyla sosyo-demografik bilgi formunu, spora yönelik tutum ölçeğini, özgüven ölçeğini ve sosyal uyum ölçeğini uygulamaları istenmiştir. Elde edilen veriler, SPSS 24.0 paket programına işlenerek analiz işlemleri bu program aracılığı ile işlenmiştir. Normallik durumunun belirlenmesi için normal dağılım eğrilerine, çarpıklık-basıklık katsayılarına ve Kolmogorov-Smirnov testi sonuçlarına bakılmıştır. İlişkisel analizlerin yapılması için; Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon katsayısı, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Tukey HSD testi uygulanmıştır. Yapılan çalışmada, Koruma ve bakım altında bulunan çocukların spora yönelik tutumları ile özgüven düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Koruma ve bakım altında bulunan çocukların spora yönelik tutumları ile sosyal uyum düzeyleri arasında herhangi bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır Koruma ve bakım altında bulunan çocukların spora yönelik tutumlarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Spora yönelik tutumun spor yapma değişkenine göre anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çocukların koruma ve bakım altında bulundukları sürenin, spora yönelik tutumları üzerinde bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Sonuç olarak, koruma ve bakım altında bulunan çocukların, spora yönelik tutumlarının, özgüven, spor yapma durumu, cinsiyet değişkenlerini olumlu yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spora yönelik tutum, Özgüven, Sosyal uyum
Pansiyonda kalan ortaöğretim öğrencilerinin sosyal uyum sürecinde sportif etkinliklerin rolü (Fenomenolojik bir çözümleme)
Bu araştırmada, katılımcıların kendi yaşantı ve deneyimlerine dayalı olarak, ortaöğretimde pansiyonda kalan öğrencilerin sosyal uyum sürecinde sportif etkinliklerin rolü incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ve fenomenolojik desende oluşturulmuş bu çalışma, Yozgat ilinde pansiyonda kalan ortaöğretim öğrencileri üzerinde sporun sosyal uyumda etkisini anlamak açısından önemli görülebilir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla açık uçlu sorulardan oluşan yarı-yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmış olup, içerik analizinde, verilerin kodlanması, temaların bulunması, kodların ve temaların düzenlenmesi, bulguların tanımlanması ve bulguların yorumlanması olarak isimlendirilen dört farklı süreç izlenmiştir. Araştırma sonuçları sosyal uyum sürecinde sporun rolü fenomeninin bireysel farklılıklar, olumsuz durum, psikolojik faktörler, fizisel faktörler, sosyal faktörler olarak adlandırılan beş kategoriden oluşan bir yapıyı göstermektedir. Araştırmanın sonunda, pansiyonda kalan öğrencilerin katıldıkları sportif etkinlikler sayesinde sosyal ve bireysel özelliklerin geliştiği, sosyalleşmelerinin gerçekleştiği, literatürde yer alan bilgiler ve bu araştırma bulguları dikkate alındığında, pansiyonda kalan ortaöğretim öğrencilerinin sosyal uyum sürecinde sportif etkinliklerin olumlu bir rolü olduğu ortaya çıkmaktadır.
Obsesif kompulsif bozukluğu olan hastalarda sosyal uyum ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi
Çalışma Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) hastalarında sosyal uyum ile yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın veri toplama işlemi Ocak 2015-Ağustos 2015 tarihleri arasında bir hastanenin psikiyatri polikliniklerine başvuran ve OKB tanısı alan 114 hasta ile yapılmıştır. Veriler Yale Brown Obsesyon-Kompulsiyon Değerlendirme Ölçeği (Y-BOKÖ), Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Türkçe Formu (WHOQOL-BREF-TR) ve Sosyal Uyum Kendini Değerlendirme Ölçeği (SUKDÖ) kullanılarak toplanmıştır. Çalışmaya katılanların %57.9'u bayandır. Hastalarda en fazla kirlilik ve bulaşma obsesyonu (%55.3) ve temizleme kompulsiyonu (%62.3) olduğu saptanmıştır. Hastaların SUKDÖ puan ortalaması 32.48±11.84, Y-BOKÖ toplam puan ortalaması 21.21±10.53, WHOQOL-BREF-TR ölçeğinin alt boyutları puan ortalamaları; bedensel alan 12.00±3.52, ruhsal alan 11.87±3.78, sosyal alan 10.59±4.41, çevre alanı 12.06±2.92 olarak bulunmuştur. SUKDÖ ile WHOQOL-BREF-TR'nin tüm alt ölçekleri arasında istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Y-BOKÖ toplam puanları ile SUKDÖ ve WHOQOL-BREF-TR alt ölçekleri arasında istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Çalışmamıza göre hastaların sosyal uyum ve yaşam kalitelerinin beklenenden az olduğu, sosyal uyumun yaşam kalitesi ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Hastalık şiddeti ile bireylerin yaşam kalitesi ve sosyal uyumunun negatif yönde ilişkili oldukları saptanmıştır.
Göçmen öğrenciler için okul uyum programı geliştirmeye yönelik bir taslak çalışması
Bu araştırmanın temel amacı göçmen öğrencilerin okul uyumlarına dikkat çekmek ve okul uyumlarını iyileştirmek amacıyla göçmen öğrencilere yönelik taslak bir okul uyum programı geliştirmedir. Araştırma, göçmen öğrencilere yönelik geliştirilen taslak okul uyum programının temel amaç ve değerlerini belirlemek amacıyla nitel desende oluşturulmuştur. Araştırmanın verileri 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Niğde ili merkez ilçesindeki ortaokullarda görev yapan on üç öğretmen, altı okul yöneticisi, on dört göçmen öğrenci ve Hatay, Niğde, Kırşehir illeri merkez ilçelerinde ikamet eden on bir veli ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen öğrenci, öğretmen, okul yöneticisi ve veli görüşme formları kullanılmıştır. Toplanan veriler içerik analiz yöntemi ile incelenmiş ve yorumlanmıştır.Araştırma sonucunda çalışma grubunda bulunan öğretmen ve okul yöneticilerinin göçmen öğrencilerin dil bilmeme, içe kapanıklık, çekingenlik, isteksizlik, argo kelime kullanımı, agresif davranışlar sergileme sorunları olduğunu, sosyal ilişkilerinde ilişki kuramama, akranları ile kavga etme, iletişim çatışmaları, topluma ait hissetmeme, dışlanma, uyum, kültürel farklılık sorunları yaşadıklarını; akademik hayatlarında okula devam, başarısızlık, akademik geçmiş farklılıkları, göçmen öğrencileri değerlendirmeye yönelik özgün bir sistem olmaması ve motivasyon sorunlarının olduğu; ailede ana dil kullanımı, parçalanmış aile yapısı, güvenlik endişeleri ve göçmenlik akıbetlerinin belirsizliği sorunlarının olduğu ayrıca çeşitli sosyo-ekonomik sorunlar olduğu; bu sorunların ekonomik yetersizlik, ebeveynlerin istihdamı, çocuk işçiliği sorunlarından kaynaklandığını ifade etmişlerdir. Çalışma grubunda bulunan öğretmen ve okul yöneticilerinin göçmen öğrencilerin ihtiyaçlarını bilmemeleri, kültürlerini bilmemeleri, onlara ekstra zaman ayıramamaları, sınıf yönetiminde zorlanmaları ve farklı öğretim yöntem ve teknikleri kullanamamalarının göçmen eğitiminde yetersizlik nedenleri olduğunu ifade ettikleri görülmüştür.Araştırmanın çalışma grubunda bulunan velilerin sosyo-ekonomik olarak eğitim araç-gereçlerini alamama, sosyal yardıma ulaşamama, okul servisi maliyetlerini karşılayamama, istihdam, barınma ile ilgili sorunlar yaşadıklarını; çocuklarının eğitim hayatlarında akademik geçmişlerinin farklı olması, dil bilmemeleri, başarısızlık, motivasyon eksikliği ile ilgili sorunlar yaşadıklarını; çocuklarının sosyal ilişkilerinde akranları ile çatışma yaşamaları ve onların ayrımcılığına maruz kaldıklarını; politik ve bürokratik olarak kimlik belgelerinin geç çıkması, her hafta göç idaresinde imza atmaları, şehir değiştirememe ve kendi mesleklerini yapamama gibi sorunlar yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Araştırmada çalışma grubunda bulunan göçmen öğrencilerin arkadaşlarının sözel ve fiziksel şiddetine, dışlayıcı ve ayrımcı tutumlarına maruz kaldıkları, arkadaşları ile iletişim çatışmaları yaşadıkları; derslerinde başarı sağlama konusunda sorunlar yaşadıkları, akademik tabanlarının farklı olmasından ve dilden kaynaklanan sorunlar yaşadıkları bulgularına ulaşılmıştır.
Türkiye'de Suriyeli sığınmacı çocukların sosyo-kültürel uyum düzeylerinin tespiti ve geliştirilmesine yönelik sosyal politikalar önerileri Kırşehir örneği
2011 Arap Baharı'ndan bu yana, yaşanan iç savaşlar, çatışmalar, şiddet ve bunların getirdiği ekonomik yoksunluk vs gibi sebepler, yeni bir yaşam umuduyla etkilenen kitleler Türkiye'yi dünyanın en fazla göçmen kabul eden ülkesi haline getirmiştir. Resmi rakamlara göre 3,5 milyondan daha fazla göçmen barındıran ülkemizde göçe bağlı yüzlerce sorunu çözmek zorunda kalan yetkililer her krizde en kırılgan gruplar olarak karşımıza çıkan dolayısıyla en çok etkilenen kadınlar ve çocukları ayrıca yönetmek ve analiz etmek zorunda kalmışlardır. Sığınmacı çocukların göç sürecinde maruz kaldıkları insani olmayan koşullar tüm dünya tarafından bilinse de bu sorunlara yeterli düzeyde müdahale edilememesi çocuklar üzerinde telafisi güç kalıcı izler oluşmasına neden olmaktadır. Araştırmanın temelini oluşturan veriler 2021 yılında, Kırşehir İlinde sığınmacı olarak yaşayan 150 Suriyeli çocuk arasından toplanmıştır ve bu çalışmada çocukların sosyokültürel uyum düzeyleri incelenmiştir. Araştırmada kişilerarası iletişim, akademik/iş performansı, kişisel ilgi alanları ve toplumsal katılım, ekolojik uyum , dil yeterliği alanları ile ilgili sorular sorulmuştur. Yapılan analiz sonucunda çıkan sonuçlar Suriyeli sığınmacı çocuklara yönelik geliştirilecek sosyal politikalara Kırşehir özelinde ve en nihayetinde Türkiye genelinde katkıda bulunması hedeflenmiştir. Elde edilen sonuçlar kısaca Kırşehir'de yaşayan Suriyeli sığınmacı çocukların sosyal uyum düzeyinin yüksek olduğunu işaret etmiştir. Çocukların farklı yaşam tarzlarına ayak uydurma ve etkinliklere katılım sağlama konusunda problem yaşamadığı verilen cevapların analizinde görülmüştür. Korelasyonel değerlendirmede ise dil yeterliliği ile ekolojik uyum ve kişisel ilişki arasında negatif yönlü uyumsuzluk olduğu görülmüştür. Bu da sosyal uyumun sağlanmasında dil öğrenmenin önemli bir ölçüt olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bütün bu veriler ışığında çalışma Suriyeli sığınmacı çocuklar için geliştirilecek sosyal politikalara alternatif çözüm önerileri ile sonlandırılmıştır.
Sosyal uyum ve refah ilişkisinin ekonometrik analizi:Türkiye örneği
Sosyal uyum, kavramsal olarak bir toplumun düzenleyici bir özelliği olarak görülmüştür ve topluluk üyeleri arasındaki karşılıklı bağımlılık, ortak sadakat ve dayanışma olarak tanımlanmıştır. Kalkınma kavramı da tek başına ekonomik büyüme değil aynı zamanda refah düzeyi ile açıklanmaktadır. Yüksek bir refah seviyesi için özgürlük, eşitlik ve güvenlik gibi temel toplumsal değerler önem taşımaktadır. Bu çalışmada sosyal uyumu oluşturan unsurların iktisadi kalkınma için öneminin anlaşılması amaçlandığından, iktisadi kalkınmanın göstergesi olan refah alınmıştır. Sosyal uyum ve refahın ilişkisini incelemek için Üç Aşamalı EKK yönteminden yararlanılmıştır. Birinci aşamasında mutlak gelirin içsel değişken olarak ele alındığı model EKK ile tahmin edilmiştir. Modelde, AI (mutlak gelir) içsel değişken olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, sistemdeki içsel değişkenler (AI) için birinci aşamada araç değerleri tahmin edilmiştir. Bu değerler, sistemdeki tüm açıklayıcı değişkenlerin, EKK kullanılarak içsel değişken üzerinde regres edilmesi ile oluşturulmuştur. İkinci aşamada, sistem için bir GLS tahmincisi ve hata terim matrisi için tutarlı bir tahmin edici hesaplanmıştır. Son aşamada, GLS tahmin denklemindeki tahmin edilmiş hata terim matrisi, sistemin tüm parametrelerini tahmin etmek için kullanılmıştır. Refahı temsilen üç ayrı bağımlı değişken ele alınmıştır. Bunlar mutluluk, tatmin ve mutluluk ile tahminden hesaplanan "etkileşim terimi"dir. Dünya Değerler Araştırması veri tabanında altıncı dalgasında yer alan Türkiye 2012 verileri kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal uyum, refah, iktisadi kalkınma, üç aşamalı ekk, dünya değerler araştırması.
Trakeostomili hastaların sosyal izolasyon durumlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi
ÖZET Aslıhan KORKMAZ, Trakeostomili Hastaların Sosyal İzolasyon Durumlarını Etkileyen Faktörlerin Değerlendirilmesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik AD, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018. Araştırma Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi KBB kliniklerinde Aralık 2016 - Kasım 2017 tarihleri arasında trakeostomi ameliyatı yapılmış hastaların karşılaştıkları sorunların ve sosyal izolasyon durumlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmış ve 58 trakeostomili hasta örneklem grubuna alınmıştır. Veriler "Sosyodemografik Özellikler" ve "Sosyal Uyum Kendini Değerlendirme Ölçeği (SUKDÖ)" kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler araştırmacı tarafından bilgisayar ortamında SPSS 24.0 (The Statistical Package for the Social Sciences- PC Version21.0) paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Hastaların %34.5'inin 51 ve üstü yaş grubunda olduğu, %55.2'sinin kadın, %44.8'inin erkek olduğu, %70.7'sinin evli olduğu, %86.3'ünün ailesiyle birlikte yaşadığı, %46.6'sının ilköğretim mezunu olduğu, %55.2'sinin şehirde yaşadığı, %48.3'ünün gelirinin giderine denk olduğu, %32.8'inin işçi olduğu, %87.9'unun herhangi bir kronik hastalığının olmadığı, %55.2'sinin hastalığı sırasında eşi tarafından desteklendiği belirlenmiştir. Hastaların SUKDÖ puan ortalaması 32.769.73 olarak hesaplanmıştır. Hastaların SUKDÖ puan ortalamalarının gelir düzeyine göre farklılık gösterdiği ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak trakeostomi açılmasının hastaların sosyal uyum sürecini etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Trakeostomi, SUKDÖ, sosyal izolasyon
Sosyokültürel Uyum Ölçeği (SCAS-R)'nin Gaziantep/Türkiye'de yaşayan Suriyeli göçmenler örneğinde Arapça'ya uyarlama, güvenirlik ve geçerlik çalışması
Araştırmanın nihai hedefi Colleen Ward ve Antony Kennedy (1999) tarafından geliştirilen ve Jessie Wilson (2013) tarafından revize edilen, Sosyokültürel Uyum Ölçeği'nin (SCAS-R) Arapça dil eşdeğerlik, geçerlik, güvenirlik çalışmasının yapılmasıdır. Bu araştırmaya iki farklı çalışma grubu katılmıştır. Öncelikle ölçeğin çevirisi yapıldıktan sonra, Arapça ve İngilizce dillerini çok iyi konuşan 22 kişiye ulaşılmıştır. Dil eşdeğerliği için seçilen grup, güvenirlik ve geçerlilik çalışmasına dahil edilmemiştir. İkinci çalışma grubunun evrenini, geçici koruma altında olan veya ikamet izni ile Gaziantep'te yaşayan Suriyeliler oluşturmaktadır. Örneklem ise Gaziantep'in farklı ekonomik düzeydeki bölgelerinde yaşayan, 18 yaş üstü ve farklı sosyo-demografik yapıya sahip, geçici koruma altındaki 439 Suriyeli'den oluşmuştur. Bu çalışmadan elde edilen veriler ile aşağıdaki sorular cevaplanmaya çalışılmıştır. 1. Sosyokültürel Uyum Ölçeği (SCAS-R) dilsel eşdeğerliğe sahip midir? 2. Sosyokültürel Uyum Ölçeği (SCAS-R) Arapça uyarlaması geçerli bir ölçme aracı mıdır? 3. Sosyokültürel Uyum Ölçeği (SCAS-R) Arapça uyarlaması güvenilir bir ölçme aracı mıdır? Bu çalışmada veri toplama aracı olarak cinsiyet ve yaş içeren genel bilgi bölümünü takiben, Ward ve Kennedy (1999) tarafından geliştirilen ve Wilson (2013) tarafından revize edilen Sosyokültürel Uyum Ölçeği (SCAS-R) kullanılmıştır. Yapılan bu araştırmada dilsel eşdeğerliğin test edilmesi için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve Bağımlı Örneklemler İçin T Testi uygulanmıştır. Ölçekten elde edilen puanların güvenirliği, Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı aracılığıyla hesaplanmıştır. Bütün bu analizler PASW Statistic 18 programı ile yapılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliği doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile araştırılmıştır. DFA için Lisrel 8.7 programından faydalanılmıştır. Yapılan bu araştırmada SCAS-R'nin Arap kültürüne uyarlanması hedeflenmiştir. Belirlenen hedef doğrultusunda ölçeğin dilsel eşdeğerliğinin sağlandığı görüldükten sonra geçerlik çalışması için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmış ve ölçeğin orijinal faktör yapısının doğrulandığı görülmüştür. Yine ölçekten elde edilen puanların güvenirliği hesaplanmış, elde edilen güvenirlik katsayılarının yüksek olduğu görülmüştür. Tüm sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde SCAS-R'nin Arap kültürü için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular ilgili literatür kapsamında yorumlanıp, politika yapıcılara, saha çalışanlarına ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal Uyum, Sosyokültürel Uyum Ölçeği, Göçmen, Geçerlik, Güvenirlik.
Türkiye'ye sığınan Irak Türkmenlerinin sosyal hayata uyumlarının incelenmesi
Bu çalışmada, Türkiye'ye sığınmış Irak Türkmenlerinin sosyal hayata uyumlarının ne durumda olduğu araştırılmıştır. Nitel boyutun çalışma grubu 15 kadın, 15 erkek 30 kişiden oluşmaktadır. Nicel boyutun çalışma grubu 122 kadın, 121 erkek 243 kişiden oluşmaktadır. Bu araştırmada karma yöntem desenlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi olarak olgubilim (fenomenoloji) ve nicel araştırma yöntemi olarak tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada, araştırmaya katılanların sosyal hayata uyumlarının incelenebilmesi için, araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Anketin birinci bölümü ankete katılanların sosyo-demografik özelliklerinin tespitini yapacak 12 sorudan ve ikinci bölümü ise ankete katılanların uyum (entegrasyon) sürecini tespit edecek 41 sorudan oluşmuştur. Anketin ikinci bölümü; yapısal uyum, etkileşime dayalı uyum, kültürel uyum ve özdeşime dayalı uyum süreçlerini gösteren 4 ana gruptan oluşmuştur. Nitel ve nicel bulgulardan elde edilen sonuca göre araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun, bazı yönlerden eksikliklerle karşılaşmalarına rağmen, uyum (entegrasyon) süreçleri göz önünde bulundurulduğunda, sosyal hayata uyum sağladıkları tespit edilmiştir.
Bir lisedeki Türk ve Suriyeli öğrencilerin bütünleştirme kapsamında akran etkileşimlerinin iyileştirilmesi
Araştırmanın genel amacı; Suriyeli ve Türk ailelerin ve gençlerin tercih ettiği bir imam hatip lisesinde sınıflarda yaşanılan sosyal uyum sorunlarının betimlenmesi, sınıf ikliminin ve akranlar arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesidir. Araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde çok kültürlü eğitim ortamına sahip Gaziantep Şahinbey, Ömer Özmimar Erkek Anadolu İmam Hatip Lisesinde gerçekleştirilmiştir. Okulun %45' inden fazlası Suriye ve farklı uyruktaki öğrencilerden oluşmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması ile yürütülen çalışma, katılımcı öğretmenler ve öğrenciler ile işbirliği içinde döngüsel ilerlemiştir. Çalışmaya gözlem, araştırmacı günlüğü, envanter, odak grup görüşmesi, çevrimiçi anket, çevrimiçi görüşme teknikleri dâhil edilerek veri çeşitliliği sağlanmıştır. Verilerde çok kültürlü okulda bulunan öğrencilerin öncelikli problemlerinden birinin, akran etkileşimlerinde yaşadıkları güçlükler olduğu anlaşılmıştır. Katılımcı öğretmenler ile birlikte akran etkileşimlerini iyileştirmeye yönelik etkinlik uygulama kitapçığı oluşturulmuştur. Öğretmen görüşleri doğrultusunda okul içinde akran etkileşimi konusunda güçlük yaşanan, bir kaynaştırma öğrencisi olan, 14 Suriyeli ve 12 Türk öğrencinin bulunduğu 10-H sınıfında eylem, araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Eylem sonrası katılımcı öğretmen ve öğrencilerin görüşleri çevrimiçi araçlar ile elde edilmiştir. Çalışmanın sınıf ve okul iklimine yansımaları doğrultusunda, ülkemizde mevcut bulunan çok kültürlü okul ortamlarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çok Kültürlü Okul, Akran Etkileşimi, Sosyal Uyum, Eylem Araştırması
Suriyeli göçmenlerin sosyal uyum düzeyi "Gaziantep örneği"
Göç olgusu gerek göç edilen ülkeler için gerekse göçmenlerin kendileri için çok farklı boyutlarda etkiye sahip dinamik bir süreçtir. Farklı bakış açılarını içerisinde barındıran göç olgusu, iyi bir şekilde yönetilmediği durumlarda çok farklı problemleri ortaya çıkarabilir. Bu problemlerin azaltılması veya ortadan kaldırılması için odaklanılması gereken kavramların en başında sosyal uyum kavramı gelmektedir. Göç eden bireylerin gittikleri ülkelerde ev sahibi topluluklarla geliştirdikleri ilişkiler ve her iki grubun da birbirlerine karşı tutumları diğer bütün göç problemlerinin temel kaynağını oluşturabilmektedir. Bu çalışmada sosyal uyum kavramı ile uyumu etkileyen çeşitli faktörler açıklanmaya çalışılmış, Gaziantep ili içerisinde bulunan Geçici Koruma Altındaki Suriyeli göçmen bireylerin sosyal uyum düzeylerinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Gaziantep ilinde yaşayan Suriyeli göçmen bireyleri temsil etmesi açısından farklı sosyoekonomik dinamiklere sahip 400 kişilik bir örneklem grubu oluşturulmuştur. Bu örneklem grubuyla yapılan araştırma sonucunda, Suriyeli göçmen bireylerin sosyal uyum düzeyleri ile bireylerin çeşitli demografik bilgileri ve düşünceleri arasındaki farklılaşmaların tespit edilmesi hedeflenmiştir.
Yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin Türkiye'deki eğitime bakışları: Gaziantep ili örneği
Bu araştırmanın amacı Türkiye'ye yükseköğrenim görmek için gelen ve Gaziantep'te eğitime devam eden yabancı uyruklu öğrencilerin yükseköğrenim hakkındaki olumlu-olumsuz düşüncelerinin, eğitim ve öğretimlerini etkileyen faktörlerin ve bu süreçteki uyum sorunlarının kapsamlı olarak ortaya çıkarılması, değerlendirilmesi ve analiz edilmesidir. Bu araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma bulguları anket sorularıyla elde edilmiştir. Anket soruları 2018-2019 yılında Gaziantep'te eğitim gören ve çeşitli üniversitelerden karma seçilen 350 yabancı uyruklu öğrenciye uygulanmıştır. Daha sonra anket soruları SPSS 22.0 paket programı aracılığıyla bir araya getirilerek çıkan sonuçlar frekans analizi ile ölçülmüştür. Elde edilen bulgular ilişkisel tarama modeline göre uyarlanmış betimsel yöntemi tarama yöntemi kullanılarak yorumlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu öğrencilerin tamamına yakını Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinden gelmektedir. Gaziantep ilinde ise eğitim gören öğrencilerin çoğu Suriye'den gelmektedir. Öğrencilerin anne babalarının eğitim düzeyinin iyi olduğu, öğrencilerin genelinin aileleriyle birlikte yaşadığı, gelir durumlarının yetersiz olduğu ve gelirlerini ailesinin karşıladığı, Türkiye'yi tercih etme nedeninin coğrafi yakınlık olduğu ve geliş nedeninin savaş olduğu, ülkemizde eğitim görmekten memnun oldukları saptanmıştır. Ayrıca öğrencilerin başlıca yaşadıkları problemler; kayıt olma sürecinin uzun ve zor olması, kayıt sürecinde dil farklılıkları nedeni ile yaşanan problemler, Türkçe konuşma, yurt dışı yaşantısı, yalnızlık, uyum sürecinde yardım almama olarak saptanmıştır. Öğrencilerin eğitim konusundaki genel memnuniyet durumları ise orta düzeydir, öğretim elemanları, arkadaşlık ilişkileri, eğitim seviyesini orta düzeyde değerlendirmektedirler. Genel olarak Türkiye'de bulunmaktan ve eğitim almaktan memnun oldukları ortaya çıkmıştır. Ancak daha sonra Türkiye'de yaşamaya devam etme konusunda kararsız kaldıkları ortaya çıkmıştır. Bu konuda öğrenciler için yapılacak olan yardımların ve her türlü iyi olanakların sunulması öğrencilerin fikrini değiştirerek Türkiye'de yaşamaya devam etme, kendilerine ve ülkemize faydalı bireyler olması açısından önemlidir. Öğrencilerin sosyal uyumlarına destek olunmasının hem üniversite hayatına hem eğitim hayatına hem de sosyal yaşamlarına uyum sağlanmasını kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yabancı uyruklu öğrenci, Eğitim, Yükseköğrenim, Sosyal Uyum
Türkiye akademisinde göç ve kültür çalışmaları
Türkiye toplumu, 2011 yılından bu yana, Suriye'den göç eden insanlarla neredeyse 10 yıllık bir birlikte yaşama tecrübesi edinmiştir. Bu zaman dilimi içerisinde Türkiye'de göç çalışmaları ve araştırmalarına ilgi hızla artış göstermiş, projelere gelen destek ve fonlarla birlikte daha fazla saha çalışmasının önü açılmış ve konuyla ilgili yazılan rapor, tez, makale vb. yayınların sayısında yükselen bir ivme yakalanmıştır. İstihdam, eğitim ve sağlık gibi konuların yanı sıra aynı mekanı paylaşan iki toplumun birlikte yaşama pratiği ve kültürü de pek çok kavram altında tartışılmaya başlanmıştır. Sürecin misafirlikten kalıcılığa uzanan yapısı gerek siyaset yapımında gerek akademik literatürde entegrasyon, uyum, çokkültürlülük gibi kültürü de içeren kavramların/yaklaşımların ön plana çıkmasına neden olmuş ya da çıkması gerekliliğini doğurmuştur. Bu araştırma, göç ve bir arada yaşama konusunda önemli bir yer teşkil eden kültür kavramının Türkiye akademisindeki çalışmalarda nasıl yer aldığını, dolayısıyla Türkiye akademisinde Suriye göçü ve kültür konusunun nasıl çalışıldığını anlamaya çalışmaktadır. Bu amaçla Dergipark üzerinde yapılan taramayla elde edilen makaleleri biçim ve içerik açısından 12 farklı kategori altında değerlendiren bu araştırma, Türkiye'de konuyu çalışan akademik makalelerin artışta olduğu, en çok doktor öğretim üyelerinin konuyu çalıştığı, yazılan makalelerin %55.9'un tek yazarlı olduğu ve %55.9 oranında kadın yazarlar tarafından yazıldığı ve makalelerin en çok entegrasyon ve uyum kavramlarını kullandığı gibi birtakım sonuçlara ulaşmıştır.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinde triarşik zeka ve sosyal duygusal uyum arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin triarşik zeka ve sosyal duygusal uyum düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öğrencilerin cinsiyet, kardeş sayısı, anne-baba öğrenim durumu ile başarı belgesi alma durumlarına göre bir farklılaşma olup olmadığı da incelenmiştir. İlişkisel tarama modelinde desenlenen bu araştırmanın örneklemini Şanlıurfa il merkezinde (Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü) bulunan okullarda öğrenimlerine devam eden 342 4. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Sternberg Triarşik Yetenekler Testi", "Sosyal Duygusal Uyum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgiler formu kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanında araştırmanın amaçları doğrultusunda, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi ile korelasyon analizi tekniklerine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin triarşik zeka puanları pratik zeka boyutu için orta diğer boyutlar (analitik, yaratıcı) ile toplam puan açısından zayıf bulunmuştur. Triarşik zeka ile baba eğitim düzeyi ve öğrencilerin başarı belgesi alma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken cinsiyet, kardeş sayısı ve anne eğitim düzeyi açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin sosyal duygusal uyumları yüksek düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin sosyal duygusal uyum düzeyleri ile baba eğitim düzeyi ve başarı belgesi alma değişkeni arasında anlamlı bir fark bulunurken cinsiyet, kardeş sayısı ve anne eğitim düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Triarşik zeka ile sosyal duygusal uyum puanları arasındaki ilişki incelendiğinde; yaratıcı zeka boyutu ile sosyal duygusal uyum (r=0.140) ve sosyal duruma uygun tepki gösterme ve mücadele duygusu (r=0.148) alt boyutu arasında düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç olarak elde edilen bulgular doğrultusunda triarşik zeka ile sosyal duygusal uyumun birbirleriyle etkileşim içerisinde oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Triarşik zeka kuramı, sternberg triarşik yetenek testi, başarılı zeka sosyal duygusal uyum, sosyal duygusal uyum ölçeği,