Special education institutions

107 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim-öğretim kurumlarında ders aracı olarak blog kullanımının öğrencinin motivasyonuna etkisi

Bilişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması eğitim ve öğretim süreçleriyle de bütünleştirilmesini kaçınılmaz bir hale getirmektedir. Bu bilişim teknolojilerinden olan bloglar da etkileşimli içerikleri ve eğitime sağladıkları faydalar açısından potansiyel öğrenme ortamları olarak görülmektedir.Etkili bir öğrenme ve öğretme aracı olabilen blogların teknik bilgi gerekmeksizin oluşturulabilmeleri ve yapılan yorumlara anında cevap özelliğiyle sağladığı sosyal etkileşim imkanı eğitimde ders aracı olarak kullanımını gün geçtikçe arttırıcı bir etki yaratmaktadır.Bu çalışma, ders aracı olarak blog kullanımının öğrencinin motivasyonuna etkisinin belirlenmesi amacıyla ortaya konulmuştur. Bu amaç doğrultusunda da özel bir eğitim-öğretim kurumundaki ilköğretim ikinci kademe öğrencilerine blog kullanımının motivasyonlarına etkisini ölçücü bir anket uygulanmıştır.Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Türk eğitim sisteminin yapısı ve bu yapı içinde özel eğitim?öğretim kurumlarının yeri üzerinde durulurken ikinci bölümde, sosyal medya kavramı ile araçlarına değinilmiş yanı sıra sosyal medya araçlarının eğitimde kullanımı ile ilgili bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde, blog kavramı, eğitimde blog kullanımı ile eğitimde blog kullanımının sağladığı avantajlardan söz edilmiş ve bu konuda yapılmış olan araştırmalardan da blog kullanımının faydalarını açıklamak üzere yararlanılmıştır. Dördüncü bölümde ise, motivasyon kavramı, önemi ve motivasyon kuramları ile eğitimde motivasyonun öneminden bahsedilmiş ek olarak blog kullanımı ile motivasyonun ilişkisini açıklayan araştırmalara yer verilmiştir. Son bölümde de, özel bir eğitim-öğretim kurumundaki öğrencilere uygulanan anket sonucu elde edilen verilerin yorumlanması amaçlanmıştır.

Araç-gereçlerBilgi teknolojisiBlog+7
Emine Çakıroğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okulu öğretmenlerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin ve mesleki sosyal destek düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma özel eğitim okullarında çalışan öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeylerine ve mesleki sosyal destek düzeylerine etki eden değişkenlerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2012–2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul Avrupa yakasında resmi özel eğitim okullarında görev yapmakta olan 202 öğretmen oluşturmaktadır. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan verilere göre İstanbul Avrupa yakasında 36 adet özel eğitim okulu bulunmaktadır. Araştırma ile ilgili veriler, birinci bölümünde "Kişisel Bilgi Formu" ikinci bölümde "Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" ve üçüncü bölümde "Öğretmen Mesleki Sosyal Destek Ölçeği" ile toplanmıştır.Araştırma verileri SPSS for Windows 15.0 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Değişkenlerden normal dağılım gösteren ikili grupların (cinsiyet, medeni durum gibi) karşılaştırılmasında bağımsız gruplar t testi, normal dağılım gösteren ikiden fazla grup (kıdem gibi) karşılaştırılmalarında tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; Özel Eğitim Okulu Öğretmenlerinin Psikolojik dayanıklılık düzeyleri tüm ölçek puanları incelendiğinde; Cinsiyet,Medeni Durum,Mezuniyet Alanı ve Yaşlarına göre ortalamalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Özel Eğitim Okulu Öğretmenlerinin Mesleki Sosyal Destek düzeyleri tüm ölçek puanları incelendiğinde; Çalıştığı Kurum Türüne göre ortalamalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik dayanıklılık, mesleki sosyal destek, özel eğitim öğretmeni, özel eğitim okulu.

Psikolojik dayanıklılıkSosyal destekÖzel eğitim kurumları+2
Tuncay Uçar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okulu yöneticilerinin psikolojik dayanıklılık ve iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi (İstanbul örneği)

Bu çalışma resmi özel eğitim okulu yöneticilerinin (müdür ve müdür yardımcısı) psikolojik dayanıklılık ve iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2012–2013 eğitim-öğretim yılında Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü' nün wep sayfasından alınan verilere göre İstanbul İli' nde bulanan 53 adet resmi özel eğitim okulunda görev yapan 137 (32 kadın ve 105 erkek) müdür ve müdür yardımcısı oluşturmaktadır. Araştırma ile ilgili veriler, birinci bölümünde "Kişisel Bilgi Formu" ikinci bölümde "Minnesota İş Doyum Ölçeği" ve üçüncü bölümde "Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS for Windows 15.0 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Değişkenlerden normal dağılım gösteren ikili grupların (cinsiyet, medeni durum gibi) karşılaştırılmasında bağımsız gruplar t testi, normal dağılım gösteren ikiden fazla grup (kıdem,okul türü gibi) karşılaştırılmalarında tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; özel eğitim okulu yöneticilerinin psikolojik dayanıklılık puanlarının cinsiyet, yaş, medeni durum, mezuniyet alanı ve çalıştığı kurum türüne göre anlamlı farklılıklar göstermediğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte yöneticilerin; cinsiyet, öğrenim durumu ve görevdeki unvan değişkenine göre iş doyumları farklılaşmaktadır. Yöneticilerinin iş doyum düzeyleri psikolojik dayanıklılıklarını etkilememektedir. Araştırmanın diğer bulguları literatür ışığında tartışılarak yorumlanmış ve ilerde yapılabilecek araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik dayanıklılık, iş doyumu, özel eğitim, özel eğitim okulu, yönetici

Okul yöneticileriPsikolojik dayanıklılıkÖzel eğitim kurumları+1
Bülent Gökmen
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Effects of emotional intelligence on leadership behavior

This research which titled (Effects of Emotional Intelligence on Leadership behavior) aims to identifying the effect of the emotional intelligence on the foundation universities leaders (academic and executive staff) behavior and how it shapes their ability to lead and influence their teams to achieve organizational objectives and their ability to mobilize efforts of staff. It aims at identifying the different variables and competencies needed for effective leadership. This research adapted the Traits emotional intelligence model of Petrides with its four components well-being, self-control, empathy, and sociability and their effects on the leadership style as defined by the full range leadership theory. The research also aims at identifying the differences between respondents as attributed to their personal and professional traits gender, age, academic qualifications, and years of experience, years working under the supervision of the manager, grade, and span of control. The researcher adapted a descriptive analytical approach which depends on data collection, analysis using SPSS and interpretation of the results to determine the hypothesized relationships. An internationally accepted measurement tools were adapted, translated, and modified to suit the purpose of the study. The questionnaire was distributed to a sample of 200 staff working in these foundation universities to collect the necessary data for the study. The results of the study supported the hypothesized relationships of the existence of significant relationship between emotional intelligence of leaders and their leadership style. The relationship provides to exist at all scales and subscales of the emotional intelligence construct except with transactional leadership on part of its components (management by exception (active). A significantly negative relationship was also proved to exist between emotional intelligence and laissez faire leadership style. The results also proved that there are no significant differences among respondents attributed to the personal and professional traits of gender, age, academic qualifications, and years of experience, grade and supervisory capacity. The research has presented some recommendations concerning the application of emotional intelligence at the workplace and some other recommendations for future research. The recommendations include increasing awareness of the emotional intelligence concept and its importance and application among the leadership and supervisory roles. It also recommends the design and implementation of appropriate training programs for leaders on how to consider and apply emotional intelligence traits in their personnel management. The research also recommends developing tools to measure the level of emotional intelligence and inter and intra personal skills and incorporate it into the recruitment of potential leaders.

Emotional intelligenceLeadershipLeadership models+3
Ahmed İsmail Abu Al Tarabısh
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okullarındaki okul yöneticilerinin problem çözme becerilerinin incelenmesi

Yöneticiler, özel gereksinimi olan öğrencilerin eğitsel performanslarını dikkate alarak amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalara gereksinim duymaktadırlar. Okul yonetiminde görev yapan idarecilerde problem çözmeye ait becerilerin düzeyi yönetsel başarılarını da etkilemektedir. Araştırmanın amacına uygun olarak, araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim öğretim yılında İstanbul İli sınırları içinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olan resmi özel eğitim kurumlarında (özel eğitim uygulama merkezi, iş uygulama merkezi, mesleki eğitim merkezi) görev yapan 111 yönetici oluşturmuştur. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekten yararlanılmıştır. Veri toplama aracının geliştirilmesi sürecinde ilk olarak tanımlayıcı özellikleri içeren Kişisel Bilgi Formu ve Problem Çözme Envanteri (PÇE) ile toplanmıştır. Araştırmaya katılan yönetici ve öğretmenlerin kişisel ve mesleki özellikleri ile ilgili verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır. Özel eğitim kurumlarında (özel eğitim uygulama merkezi, iş uygulama merkezi, mesleki eğitim merkezi) görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin yeterliklerini belirlemek amacıyla, anketteki 5 alt boyutun aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları tespit edilmiştir. Özel eğitim kurumlarında (özel eğitim uygulama merkezi, iş uygulama merkezi, mesleki eğitim merkezi) görev yapan meslek dersi öğretmenlerinin yeterliklerini belirlemek amacıyla bu kurumlarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin bağımsız değişkenlere bağlı olarak görüş farklılıklarının test edilmesi için bağımsız grup T-Testi ile Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Analiz sonucunda bazı alt boyutlar arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, bir kısmında ise anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Yapılan analizler sonucunda; araştırma grubunu oluşturan yöneticilerin yüksek problem çözme becerilerine sahip oldukları anlaşılmıştır. Yapılan son araştırmalar etkin ve başarılı bütün yöneticilerin yüksek problem çözme becerisine sahip olduklarını göstermektedir. Bu doğrultuda elde edilen bu sonuç; genel olarak özel eğitim sektöründe çalışan eğitim yöneticilerinin yüksek problem çözmede dolaylı olarak da başarılı yöneticiler olduklarını göstermektedir.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiOkul yöneticileri+6
Feyza Yazğan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Özel ve resmi özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin karşılaştırılması

Yapılan çalışmada özel ve resmi özel eğitim kurumlarda çalışan öğretmenlerin iş doyum düzeyleri karşılaştırılmış ve çözüm önerileri getirilmiştir. Çalışma 2013 -2014 eğitim öğretim yılında İstanbul Bakırköy'de faaliyet gösteren 10 özel ve 6 resmi özel eğitim kurumunda çalışan 126 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerin 65 özel, 61 ise resmi özel eğitim kurumlarında çalışmaktadır. Araştırma nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılarak karma yöntemle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel bölümünde özel eğitim alanında çalışan öğretmenlerin iş doyum düzeyi Minnesota İş Doyum Ölçeği kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın nitel bölümünde ise resmi kurumda çalışan bir kadın ve bir erkek iki öğretmen, özel kurumda çalışan bir kadın ve bir erkek olmak üzere dört öğretmenle görüşme yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda özel ve resmi özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin cinsiyet değişkeni, yaş değişkeni, medeni durum değişkeni, eğitim düzeyi değişkeni, branş değişkeni, çalışılan kurum tipi değişkeni, meslekteki hizmet süreleri değişkeni ve hizmet içi eğitimlere katılım gibi değişkenlere göre değerlendirildiğinde farklılık göstermediği; ancak özel kurum çalışanı öğretmenlerin işleri karşılığı aldıkları ücrete dair memnuniyet düzeylerinin resmi kurum çalışanlarına göre yüksek olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Özel eğitim kurumları, Özel eğitim öğretmenleri,İş doyumu

Özel eğitim kurumlarıÖzel eğitim öğretmenleriÖğretmenler+1
Bijar Bulu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim merkezlerinde çalışan çeşitli meslek gruplarının bilişsel esneklik ve psikolojik dayanıklılık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, özel eğitim merkezlerinde görev yapan özel eğitim öğretmenlerinin, fizyoterapistlerin ve psikologların gösterdikleri bilişsel esneklik ve psikolojik dayanıklılık düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklem grubunu 2017-2018 İstanbul İli Avrupa yakasında bulunan MEB' e bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çalışan özel eğitim öğretmenleri, fizyoterapistler ve psikologlar olmak üzere 116 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, Demografik Bilgi Formu, Bilişsel Esneklik Ölçeği ve Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde normal dağılmayan veriler için Kruskal Wallis H, Mann Whitney U ve Spearman Sıralama Korelasyon Katsayısı, normal dağılım gösteren veriler için T testi ve One Way Anova analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; katılımcılardan özel eğitim öğretmenleri ve psikologların bilişsel esneklik düzeylerinin fizyoterapistlerden anlamlı derecede daha yüksek olduğu bulunmuştur. Katılımcılardan özel eğitim öğretmenleri ve psikologların psikolojik dayanıklılık düzeylerinin fizyoterapistlerden daha yüksek olduğu saptanmıştır. Son olarak bilişsel esneklik ölçeği puanları ile psikolojik dayanıklılık ölçeği puanları arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Bilişsel esneklikEğitim psikolojisiFizyoterapistler+5
Tuğçe Kaya
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi özel eğitim kurumlarında pazarlama yönetimi

Hizmet pazarlaması, pazarlamanın en çok üzerinde durulan faaliyet alanlarından biridir. Küreselleşme ve beraberinde rekabet, bir hizmet çeşidi olan eğitim sektörünü de etkilemiş ve pazarlama plânlaması kavramı, eğitim kurumları için de her geçen gün daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Eğitim kurumu olarak okul öncesi okullarda da hızlı değişim sürecine ve rekabet ortamının getirdiği koşullara hazırlıklı olmak gereği, pazarlama plânlaması yapmanın önemini bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmanın amacı, ülkemizde hızla sayıları artan özel okul öncesi kurumları için pazarlama plânlaması sürecinin ne olduğunu ve bu süreçte kurumların izlemesi gereken aşamaları ayrıntılı bir şekilde tanımlamaktır. Araştırma kapsamında, özel eğitim kurumlarının pazarlama plânlama sürecinde gerçekleştirmesi beklenen aşamalar, uygulama sırasıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın son bölümünde ise, seçilen özel eğitim kurumları ile ilgili yapılan değerlendirme sonuçları ve bulgulara ilişkin öneriler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Hizmet Pazarlaması, Eğitim, Özel Okullar

Eğitim pazarlamasıHizmet pazarlamasıOkul öncesi eğitim+4
Eda Fehime Arıca
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında insan kaynakları yönetimi ve bir uygulama (MEV Koleji Özel Basınköy Okulları)

Bu araştırmanın genel amacı; Ortaöğretim kurumlarında insan kaynak-ları yönetimi ilkelerini, felsefesini ortaya koyarak önemini vurgulamaktır.Bu araştırmanın ilk beş bölümünde veri, tarama modeli kullanılmıştır. İnsan kaynakları yönetimi alanında hazırlanan makaleler ve üniversiteler de hazırlanan makaleler, lisansüstü tezler, kitaplar araştırılarak elde etmiştir. Bu araştırmanın altıncı bölümü için MEV koleji Özel Basınköy Okulları ile saha çalışması yapılmıştır. İnsan kaynağı birimi ile veri toplama yöntemi olarak bireysel görüşme tekniği kullanılmıştır. Öncelikle insan kaynakları biriminden, bölüm müdüründen ve okul müdüründen telefon görüşmesi yoluyla araştırma konusu hakkında bilgilendirilmiştir, bir kaç gün sonraya görüşme için ziyaret edilmiştir. Yapılan görüşmelerden sonra veri olarak aktarılmıştır. Okul üç defa ziyaret edilmiştir. İnsan kaynakları yönetimi kurumların verimliği açısından önemli bir alandır. Bu alan ne kadar sistemli, planlı, programlı çalışırsa kurum kültürünü güçlendirir. Diğer kurumlardan bir adım önde götürür. İnsan kaynakları yöne-timinin can damarıdır. Kurumlarda sorunların temelinde insan kaynakları yönetiminin doğru kullanılmaması yatar. Bütün bu sorunların çözümünde ilk adım kurumlardaki işlerin tek tek ele alınıp incelenmesidir. Ancak araştırmaya göre özel okullar hariç genel olarak devlet okullarında İnsan kaynakları biriminin olmadığı bunun merkezlerde yürütüldüğü söylenebilir. Bu eksikliğin giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı'da tıpkı özel okullardaki gibi birimlerin kurulması sağlanmalıdır. Bu şekilde insan kaynakları yönetimi sistemli bir şekilde yürütülerek eksikler geliştirilir. Gelecekte arzulandığı duruma uygun insan kaynağı belirlenir. İnsan kaynakları bölümünün öncelikle rolü süreci koordine etme, gözlemleme ve sentezlemedir. İnsan Kaynakları Yönetimi, bölüm yöneticileri tarafından takip edilen tabloları oluşturur. Kurumda çalışanlar tarafından ihtiyaçlar belirlenerek insan kaynakları yönetimi birimine ulaştırılır. Tabiî ki insan kaynakları bölümünün ve kurumda çalışanların yoğun çabasıyla gerçekleşecektir. Anahtar sözcükler: İnsan Kaynakları, İnsan Kaynakları Yönetimi, İnsan Kay-nakları geliştirilmesi,

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiOrtaöğretim kurumları+3
Sevgi Tan
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderun özel eğitim merkezlerindeki otizmli bireylerin beslenme durumlarının değerlendirilmesi

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), dil, sosyal ve iletişim becerileri etkileyen nörogelişimsel bir hastalık tablosudur. OSB prevelansı son yıllarda hızla artmaktadır. Doğru beslenme alışkanlıkları ve gastrointestinal sistemin düzenlenmesi ile hastalık tablosu iyileştirilebilmektedir. Bu çalışma, İskenderun'da bulunan özel eğitim kurumlarında eğitim gören 6-18 yaş arası 50 otizmli 21 kız ve 29 erkek bireyin beslenme durumlarının tanımlanması amacıyla planlanmıştır. . Bu çalışma kapsamında ailelerden onay alınarak aile ile ilgili genel bilgiler, otizmli birey ile ilgili genel bilgiler, beslenme bilgileri ve üç günlük besin tüketim kaydı alınmıştır. Anket verileri SPSS 16.0 (Statistical Package for Social Sciences) paket programında analiz edilmiştir. Analiz kapsamında, frekans tabloları, betimleyici istatistikler, Bağımsız Örneklem T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Ki Kare Testi, Pearson Korelasyon Analizinden faydalanılmıştır. Elde edilen verilerden günlük enerji alımı ve besin öğeleri değerleri BEBİS (Beslenme Bilgi Sistemi) programı kullanarak hesaplanmıştır. Araştırmaya katılan kızların %20'si, erkeklerin %18'i persentil değerlerine göre zayıf (≥5 - <15) bulunmuştur. Çocukların %10'unda yutma ve çiğneme sorunu olduğu gözlemlenmiştir. Ailelerin eğitim düzeylerine bakıldığında babaların %54'ü, annelerin ise %44'ünün ilköğretim mezunu olduğu saptanmıştır. Annenin eğitim durumu ve otizmli çocuğa özel yemek yapma durumu arasındaki ilişkiye bakıldığında eğitim düzeyi düşük ilköğretim olan annelerin % 40'ının çocuğuna özel yemek yapmadığı görülmektedir. Çalışmaya katılan bireylerin beslenmesinde karbonhidrat ve yağ yeterli alınırken, protein, kalsiyum, lif ve demir alımları RDA değerlerine göre düşük çıkmıştır. Sonuç olarak otizmli çocukların beslenme durumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Aile eğitimiBeslenmeHatay-İskenderun+4
Seher Begüm Bor
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim merkezinde çalışan fizyoterapistler ile tıp merkezi veya fizik tedavi dal merkezlerinde çalışan fizyoterapistlerin mesleki tükenmişlik ve iş doyum düzeylerinin karşılaştırılması

Çalışma koşulları birbirinden farklı olan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan fizyoterapistler ile hastane, tıp merkezi veya fizik tedavi dal merkezlerinde çalışan fizyoterapistlerin mesleki tükenmişlik ve iş doyumu düzeylerinin karşılaştırıldığı bu araştırmada; tükenmişlik ve iş doyumu puanlarının yaş, haftalık ortalama çalışma saati, aktif olarak meslekte çalışma süresi (yıl) ve çalışılan kurum ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma Kasım 2014-Haziran 2015 tarihleri arasında İstanbul Anadolu yakasındaki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, özel tıp merkezi, özel hastane veya özel fizik tedavi dal merkezlerinde görev yapan ve çalışma kapsamında ulaşılabilen; hastane grubu 50 özel eğitim grubu 50 olmak üzere toplamda 100 fizyoterapist üzerinde yürütülmüştür. Ankete katılmayı kabul eden fizyoterapistlere; mesleki tükenmişlik ve iş doyumu düzeylerinin belirlenmesi için Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Minnesota İş Doyum Ölçeği ve araştırmacı tarafından oluşturulan demografik bilgiler formu anketleri uygulandı. Gruplar arasında cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, yaş, çocuk sayısı ve meslekte aktif olarak çalışma süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı (p>0,05). Her iki grup kendi içinde iş doyumu açısından yüksek, tükenmişlik düzeyi açısından düşük seviyede bulundu. Özel eğitim grubu ile hastane grubu arasında tükenmişliğin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma puanları arasında bir fark görülmezken; kişisel başarıda düşme puanı özel eğitim grubunda (10,1±3,3) hastane grubuna (8,1±3,6) göre daha yüksek çıkmıştır (p=0,004). İş doyumu puanları açısından iki grup arasında fark bulunmamıştır. Sonuç olarak; çalışılan kurum ve kıdem tükenmişlik puanları ile ilişkili bulunurken haftalık ortalama çalışma saati ile tükenmişlik puanları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Aynı zamanda iş doyumu ile çalışılan kurum, haftalık ortalama çalışma saati ve kıdem arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Fizik tedaviFiziksel tıpFizyoterapistler+7
Sevgi Der
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan yöneticilerin tükenmişlik düzeyleri ile algıladıkları rol çatışması arasındaki ilişkinin karşılaştırılması

Bu araştırma özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan yöneticilerin tükenmişlik düzeyleri ile algıladıkları rol çatışması arasındaki ilişkinin karşılaştırılmasına yönelik olarak yapılan betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Ege Bölgesi'ndeki Afyon, Aydın, Denizli, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Uşak illerindeki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2010 yılında Ege Bölgesi'nde sayılan illerde görev yapan 112 yönetici oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplamak amacıyla maslach tükenmişlik ölçeği ve minnesota rol çatışması ve rol belirsizliği ölçeği kullanılmıştır. Birçok çalışmada ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik çalışması yapılmıştır. Bulgular ölçeğin uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.Yapılan korelâsyona göre, yöneticilerin duyarsızlığı arttıkça, duygusal tükenmişliğinin de arttığı bulunmuştur. Yöneticilerin düşük kişisel başarısı hissi arttıkça, duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşmalarının artmadığı sonucuna varılmıştır. Toplam tükenmişlik puanlarına göre değerlendirildiğinde, duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma toplam tükenmişlik düzeyi ile aynı oranda artmaktadır.Yöneticiler, rol çatışması yaşarken duygusal tükenmişlik düzeyleri sonucuna ulaşılmıştır. Rol çatışması yaşarken hem duygusal tükenmişlik yaşamaktadır. Hem de duygusal tükenmişlikten daha çok duyarsızlaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yöneticiler rol çatışması yaşarken düşük kişisel başarı duygusu yaşamamaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Özel Eğitim Okul ve Kurumları, Özel Eğitim, Özel Eğitim Gerektiren Birey, Rehabilitasyon, Tükenmişlik, Rol Çatışması.

EğitimEğitim psikolojisiEğitim yönetimi+9
Beycan Karakoç
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan yönetici ve öğretmenlerin paylaşılan liderlik algısı ile örgütsel bağlılık düzeyleri

Bu çalışmanın amacı, Özel Eğitim Okullarında ve Rehabilitasyon Merkezlerinde Çalışan Yönetici ve Öğretmenlerin Paylaşılan Liderlik Algıları ile Örgütsel Bağlılık Düzeylerini ortaya çıkarmaktır. Aydın ili genelinde resmi kayıt altında olan özel eğitim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan 600 yönetici ve öğretmen evreni oluşturmaktadır. Belirlenen 600 yönetici ve öğretmene araştırmacı tarafından ulaşılmış, ölçeğin amacı ve nasıl doldurulacağı konusunda kısaca gerekli bilgi verildikten sonra ölçek uygulanmıştır. Bu gruptan 446 yönetici ve öğretmen ölçeği cevaplamıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Allen ve Meyer tarafından (1990) tarafından geliştirilen 'Örgütsel Bağlılık Ölçeği' ve Wood (2005) tarafından geliştirilen, Bostancı (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan ''Paylaşılan Liderlik Algısı Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, yönetici olarak çalışanların paylaşılan liderlik algılarının daha yüksek, öğretmen çalışanların toplam örgütsel bağlılıklarının daha yüksek, 20-25 yaş arasında yer alan öğretmen ve yönetici çalışanların paylaşılan liderlik algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Çalışan yönetici ve öğretmenlerin paylaşılan liderlik algıları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı değerlendirildiğinde, orta düzeyde negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür.(r:-0,535,p<0.001) Paylaşılan liderlik algısı düzeyi arttıkça, örgütsel bağlılık düzeyi azalmaktadır. Örgütsel bağlılık düzeylerinde demografik özelliklerine göre istatistiksel olarak fark olmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Özel eğitim, Paylaşılan liderlik, Örgütsel bağlılık.

LiderlikOkul yöneticileriPaylaşılan liderlik+6
Hasan Aydoğan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin öğretim duygu durumları, örgütsel destek algıları ve tükenmişlik düzeyleri

Bu araştırmanın amacı özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin öğretim duygu durumları, örgütsel destek algıları ve tükenmişlik düzeyleri arasında ilişki olup olmadığını belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modeli üzerine kurgulanmıştır. Araştırmanın çalışma evreni, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Uşak İl Merkezinde bulunan özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin tamamına anketler dağıtılmış ve dönüt verilen 202 anket değerlendirilmiştir. Veri toplama araçları olarak; Türkçeye uyarlaması Dilekçi ve Sezgin-Nartgün (2019) tarafından yapılmış olan "Öğretim Duygu Durumları Ölçeği", Nayır (2013) tarafından geliştirilen "Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği'', Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen "Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Duygu durum ölçeği kaygı alt boyutu ile yönetim desteği arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki, gurur duygusu alt boyutu ile yönetim desteği arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki, haz alma duygusu alt boyutu ile yönetim desteği arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öfke duygusu ile örgütsel adalet, ödül ve iş koşulları, yönetim desteği ve AÖD toplamı arasında anlamlı ve negatif ilişki tespit edilmiştir. Yönetici desteği alt boyutu ile kişisel başarıda azalma ve tükenmişlik toplamı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öğretim duygu durumu ve örgütsel destek, örgütsel tükenmişliği anlamlı yordamaktadır. Anahtar Kelimeler: Özel eğitim, Öğretmen duygu durumu, Örgütsel destek, Tükenmişlik.

DuygudurumTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+4
Kadir Atahan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rehabilitasyonda aile işlevselliğinin farklı kültürel ve sosyoekonomik bölgelere göre ölçülmesi

Bu araştırmanın amacı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim gören çocuklarının ailelerinin işlevselliklerinin farklı sosyoekonomik ve kültürel bölgelere göre incelenmesidir. Bu araştırmanın evreni İstanbul ili Avcılar, Esenyurt ve Şişli ilçesinde yer alan çeşitli özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine devam eden özel gereksinimli çocuklarının aileleridir. Araştırmanın örneklem gurubu ise amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiş ve araştırmaya katılmak için gönüllü olan 420 aile oluşturmaktadır. Ailelere mevcutta devam ettikleri özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri aracılığı ile ölçek ve anketler uygulanmıştır. Araştırmanın verileri; bu araştırmada veri toplama aracı olarak Sosyodemografik Bilgi Formu ve Rehabilitasyonda Aile İşlevselliği Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sürecinde, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde eğitim gören özel gereksinimli çocukların ailelerinden elde edilecek veriler SPSS-28 istatistik programında kodlanarak analiz edilmiştir. Bu bağlamda öncelikle katılımcıların kişisel bilgilerine ilişkin frekans ve yüzdeler hesap edilecektir. Araştırma sonunda aile işlevselliğinin yaşanılan yere, ebeveynin cinsiyetine, öğrenim durumuna, özel gereksinimli çocuğun cinsiyetine, aile tipine, ailenin ekonomik düzeyine, ailedeki çocuk sayısına, özel gereksinimli çocuğun yaşına ve tanısına göre anlamlı düzeyde yüksek puan aldığı sonucu elde edilmiştir.

Okul-aile birliğiÖzel eğitimÖzel eğitim kurumları+1
Nursena Budak
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İçsel pazarlamanın iç müşteri memnuniyetine ve iş performansına etkisi: İstanbul ilinde eğitim kurumları çalışanları üzerinde bir araştırma

Bu çalışmada, İstanbul ilinde bulunan ve eğitim sektöründe faaliyet gösteren özel kurumların çalışanı olan öğretmenlerin içsel pazarlama uygulamalarına ilişkin algılarının iç müşteri memnuniyetleri ve iş performansları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, İstanbul ilinde eğitim sektöründe faaliyet gösteren özel kurumlarında çalışan 238 öğretmenle 25 Eylül 2022 ve 25 Kasım 2022 tarihleri arasında anket yapılmıştır. Ankette 7 demografik soru, Foreman ve Money (1995) tarafından geliştirilen 15 maddelik İçsel Pazarlama Ölçeği, Macdonald ve MacIntyre (1997) tarafından geliştirilen 10 maddelik İç Müşteri Memnuniyeti Ölçeği ve Kirkman ve Rosen (1999) tarafından geliştirilip, Sigler ve Pearson (2000) tarafından revize edilerek, Çöl (2008) tarafından Türkçe'ye adapte edilen 4 maddelik İş Performansı Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizi için SPSS-21 istatistik programından istifade edilmiştir. Yapılan araştırma neticesinde, içsel pazarlamanın iç müşteri memnuniyetini anlamlı, pozitif yönlü ve kısmi şekilde etkilediği, iş performansını ise anlamlı ve pozitif yönlü olarak etkilediği, ayrıca iç müşteri memnuniyetinin iş performansını anlamlı ve pozitif yönlü etkilediği bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pazarlama, İçsel Pazarlama, İç Müşteri, İç Müşteri Memnuniyeti, İş Performansı

Müşteri tatminiPazarlamaPerformans+7
Bahar Eroğlu
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılığı arasındaki ilişki

Bu çalışma, özel eğitim kurumlarındaki ortaokullarda görevli öğretmenlerin, okul müdürleriyle ilgili algıladıkları liderlik stilleriyle örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada sosyo-demografik bilgi formu, üç boyutlu liderlik stili ölçeği, üç boyutlu örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya Diyarbakır ilinde faaliyet gösteren özel kurumlarda görev yapan ilköğretim 2. kademe öğretmenlerinden 392 öğretmen katılmıştır. Örneklem seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Öğretmenlerin dönüşümcü liderlik, sürdürümcü liderlik algıları orta düzeyde, serbest bırakıcı liderlik algıları düşük düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin duygusal bağlılık düzeyleri yüksek, devam bağlılığı ve normatif bağlılık düzeyleri orta olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin aylık gelirlerine göre sürdürümcü liderlik algılarında, bulundukları kurumda çalışma sürelerine, daha önce yöneticilik yapıp yapmamalarına göre dönüşümcü liderlik algılarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin cinsiyetlerine, mesleki kıdemlerine göre devam bağlılıklarında, medeni durumlarına göre tüm örgütsel bağlılık boyutlarında, aylık gelirlerine, hane gelirlerine göre örgütsel bağlılık ana boyutunda, daha önce yöneticilik yapıp yapmama durumlarına göre normatif bağlılık boyutunda, kariyer unvanlarına göre devam bağlılığı ve örgütsel bağlılık ana boyutunda anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin dönüşümcü liderlik algılarıyla duygusal bağlılık ve devam bağlılığı düzeyleri arasında orta düzeyde, normatif bağlılık düzeyleriyle arasında düşük düzeyde anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin sürdürümcü liderlik algılarıyla duygusal bağlılık ve normatif bağlılık düzeyleri arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin serbest bırakıcı liderlik algılarıyla duygusal bağlılık düzeyleri arasında orta düzeyde ve devam bağlılığı ve normatif bağlılık düzeyleriyle arasında düşük düzeyde anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

Dönüşümcü liderlikLiderlikOkul yöneticileri+7
Gülsima Hamidi
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa İli özel eğitim merkezlerinde görev yapan uzmanların iş stresi ve iş doyumlarının incelenmesi

Bu çalışma, özel özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde engellilere hizmet veren uzman profesyonellerin iş stres ve doyum düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma Bursa ilinde on özel özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde yapılmış, analizler çalışmaya gönüllü olarak katılan 150 uzman profesyonel üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırmada, "İş Stresi" ve "Minnesota İş Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Bursa ilinde 150 katılımcının % 63'ü Öğretmen, % 9'u Çocuk Gelişim Eğitmeni, % 13'ü Fizyoterapist, % 8'i Psikolog, % 7'si Sosyal Hizmet Uzmanı'dır. Stres ölçeği ile iş doyumu ölçeğinin ilişkilerin tümünün anlamlı ve negatif yönde oldukları görülmüştür. İş doyumu ölçeğinin alt boyutlarının ise, kendi aralarında pozitif ve oldukça yüksek düzeyde ilişkili olduğu görülmüştür.

BursaSosyal hizmetlerStres+5
Ayşe Bayındır Koçak
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lise düzeyindeki özel eğitim okullarında çalışan öğretmenlerin mahremiyet eğitimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi

Araştırmada lise kademesindeki özel eğitim okullarında görev yapan özel eğitim öğretmenlerinin, branş öğretmenlerinin ve rehber öğretmenlerin öğrencilerinin mahremiyet eğitimleri ile ilgili görüşlerini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda araştırma, olgubilim (fenomenolojik) deseni kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim yılında lise kademesindeki özel eğitim okullarında görev yapan öğretmenler ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcı grubunu amaçlı örnekleme yoluyla seçilen 19 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Görüşme Formu" kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla yüz yüze toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan içerik analizi sonucunda altı tema ve 18 alt tema ortaya çıkmıştır. Verilerin güvenirliğinin sağlanması amacıyla birbirinden bağımsız iki araştırmacı tarafından veriler kodlamış ve yapılan kodlamalar sonrasında karşılaştırılmıştır. Buna göre kodlayıcılar arasındaki güvenirlik %93,2 olarak bulunmuştur. Araştırmanın bulguları incelendiğinde; özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrencilere mahremiyet eğitimi vermesi, rehber öğretmenlerin süreçte öğretmenlere ve ailelere yol gösterici olması, branş öğretmenlerinin mahremiyet eğitimi eksikliğinden kaynaklı olarak ortaya çıkan problem davranışlara anlık olarak uygun müdahalelerde bulunması şeklinde öğretmenlerin görev ve sorumluluklarının ifade edildiği görülmektedir. Ayrıca öğretmenlerin özel gereksinimli öğrencilerinde mahremiyet eğitimi eksikliğinden kaynaklı olarak ortaya çıkan problem durumlar karşısında kullanılması gereken davranış değiştirme yöntemlerinde yetersiz bilgi düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında lise kademesindeki özel eğitim okullarında çalışan tüm öğretmenlerin öğrencilerine yönelik mahremiyet eğitimini işlevsel olarak kullanmaları için teorik ve pratik eğitim almalarının gerekliliği ortaya koyulmuştur.

EğitimEğitim düşüncesiLiseler+6
Melike Kurtuluş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin engelliler iş okullarındaki öğretmenlerin mesleğe hazırlık etkinlikleri ve öğrencilerin mesleki yeterliklerine ilişkin görüşleri

Bu araştırma ile zihin engellilere yönelik iş okulları atölyelerinde görevli eğitici personelin, mesleğe hazırlık becerilerine yönelik etkinliklerine yer verme durumlarının ve atölye öğretmenlerinin, son sınıf öğrencilerinin mesleğe hazırlık becerilerindeki yeterlik düzeyleri ile ilgili görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Marmara Bölgesi'ndeki beş iş okulunun atölyelerinde görevli 15'i atölye öğretmeni olmak üzere 25 eğitici personel ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma betimsel bir çalışmadır. Eğitici personelin %51,14'ü zihin engelli öğrencilerin öğretim programlarında mesleğe hazırlık becerilerine yönelik etkinliklere sık sık; %40,57'si bazen yer vermekte; %8,29'u ise hiç yer vermemektedir. Mesleğe hazırlık becerilerinde atölye öğretmenlerinin %37,7'si öğrencileri yeterli; %42,17'si kısmen yeterli ve %20,13'ü ise yetersiz olarak görmektedir.

Mesleki tutumMesleki yeterlilikYeterlilik+6
Ercan Koçak
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız otistik çocuklar eğitim merkezi hakkında uzaktan eğitime dayalı aile eğitim programının etkililiği

Bu araştırmanın amacı, uzaktan eğitim uygulaması ile gerçekleştirilen ?Bağımsız Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi (OÇEM) Hakkında Uzaktan Eğitime Dayalı Aile Eğitim Programı?nın etkililiğini belirlemektir. Araştırma 2005-2006 öğretim yılında, İstanbul ilinde bir Bağımsız Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi'ndeki 72 otistik çocuğun anne-babalarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, ailelerin Bağımsız Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi (OÇEM) hakkındaki program öncesi bilgi düzeyleriyle, program sonrası bilgi düzeylerinin belirlenmesine yönelik öntest-sontest kontrol gruplu deneysel bir modeldir. Aile eğitimi programındaki öğretim süreçleri, her biri yaklaşık 20 dakikalık programla ilgili görüntülerden oluşan beş adet Vcd, beş adet Bilgilendirici El Kitapçığıdır. Araştırma verileri OÇEM Bilgi Testi öntest-sontest oturumları düzenlenerek toplanmış, elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, Bağımsız Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi (OÇEM) Hakkında Uzaktan Eğitime Dayalı Aile Eğitim Programı'nın, ailelerin OÇEM hakkında bilgi düzeylerinde anlamlı bir artışa yol açtığını, kontrol grubundaki ailelerin OÇEM hakkındaki bilgi düzeylerinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilerlemenin olmadığını göstermektedir. Bu sonuçlar uzaktan eğitim uygulaması ile gerçekleştirilen ?Bağımsız Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi Hakkında Uzaktan Eğitime Dayalı Aile Eğitim Programı?nın ailelerin bilgi düzeylerinde etkili olduğu biçiminde yorumlanabilir.

AileAile eğitimiEngelli çocuklar+5
Gamze Yücel
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal beklentilerin özel öğretim kurumlarının sosyal sorumluluk uygulamalarına etkisini belirlemeye yönelik bir araştırma

İnsanlık tarihi kadar eski olan sosyal sorumluluk, günümüzde toplumların bilinçlenmesi sayesinde, yaygınlaşmış ve işletmeler açısından da değerlendirilmeye başlanmıştır. Dünya ekonomisinin % 90'ına yakınını elinde bulunduran özel sektörün, bu kadar büyük ekonomik gücün bir miktarını, kendi etrafından başlamak üzere, toplumun tüm kesimlerinin sosyal refahına katkı sağlamak amacıyla kullanması gerekliliği, yaygın bir kanaat olmuştur. Bu sosyal duyarlılık ve beklentinin, özel öğretim kurumu işletmelerinin sosyal sorumluluğa bağlılıkları üzerine etkisi, çalışmanın başlıca amacı olmuştur. Diğer taraftan; yasal düzenlemelerle çıtası yükselmiş olan, geleneksel sosyal sorumluluk anlayışının, işletmeler için zorunluluk olduğu hususu, çalışmamızın ikincil amacı olmuştur.Bu amaçları gerçekleştirmek için yapılan araştırmanın ana kütlesini, Doğu Anadolu Bölgesi'nde faaliyet gösteren özel öğretim kurumları oluşturmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre; Doğu Anadolu Bölgesi'nde 275 özel öğretim kurumu bulunmaktadır. Ana kütle listesinin tamamına ulaşmak, zaman, emek ve maliyet açısından imkânsız olduğundan, kota örneklemesi yöntemine başvurulmuştur. Örnekleme için, illerde bulunan özel öğretim kurumu sayısının, bölgedeki özel öğretim kurumları toplamına oranı %10'un üzerinde olan iller seçilmiştir. %10'un üzerinde, özel öğretim kurumuna sahip illerde bulunan, özel öğretim kurumu idarecilerine, mail yöntemiyle veya yüz yüze yöntemle anket tatbik edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 17,0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir.Yapılan analizler, toplumsal beklenti ve duyarlılığın, özel öğretim kurumlarının sosyal sorumluluk uygulamalarına olan pozitif etkisini göstermektedir. Bununla birlikte; özel öğretim kurumlarında sosyal sorumluluk kavramının, artık bir zorunluluk olarak algılandığı tespit edilmiştir.

BeklentilerDoğu Anadolu bölgesiDuyarlılık+5
Ahmet Hulusi Kömürcü
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
10
Master'sOpen AccessTR

Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin fiziksel aktivite alışkanlıklarının sürekli kaygı durumlarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Bursa ilinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin fiziksel aktivite alışkanlıklarının sürekli kaygı durumlarına olan etkisini incelemektir. Çalışmaya, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı özel öğretim kurumlarında çalışan toplam 469 öğretmen katılmıştır. Çalışmaya katılan bütün öğretmenlerin fiziksel aktivite ve sürekli kaygı durumları değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcılardan veri toplamak amacıyla Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi ve Sürekli Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen verilere uygulanan normallik testleri sonucunda parametrik testlerden Bağımsız örneklemler t testi, Tek yönlü varyans analizi yapılmış, çoklu karşılaştırma için LSD testi kullanılmıştır. Ayrıca ilişki analizi olarak kategorik verilerin birbiri ile olan ilişkisini incelemek için Phi ve Cramer's V katsayısı kullanırken; kategorik verilerin kaygı ile olan ilişkinin incelenmesi için ise Spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Katılımcıların cinsiyet, öğretmenlik branşı, gelir, spor yapma değişkenlerine göre kaygı düzeyleri incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilirken, yaş, öğretmenlik görev süresi, medeni hal, çocuk sayısı, hobi, kronik rahatsızlık, fiziksel aktivite durumu değişkenlerine göre kaygı düzeyleri incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Yine katılımcıların aktivite düzeyi ve cinsiyet, yaş, öğretmenlik süresi, öğretmenlik branşı, medeni durum, spor yapma, hobi değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, aktivite düzeyi ve çocuk sayısı, gelir, kronik hastalık değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Sonuç olarak, elde edilen bulgular sonucunda kadın katılımcıların erkek katılımcılara göre sürekli kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Fiziksel aktivite durumu değişkenine göre katılımcıların sürekli kaygı düzeyleri incelendiğinde en düşük kaygı düzeyine sahip grubun yüksek aktivite yapan grup olduğu ancak gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyete bağlı olarak katılımcıların aktivite düzeyleri ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çeşitli değişkenler ve sürekli kaygı değişkeni arasındaki ilişki incelendiğinde; Cinsiyet, Yaş, Öğretmenlik branşı, Çocuk sayısı, Gelir düzeyi, Düzenli spor yapma değişkenleri ile Sürekli kaygı düzeyleri arasında kuvvet düzeyi düşük ancak anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşın Öğretmenlik süresi, Medeni durum, Düzenli hobi sahibi olma, Kronik hastalık sahibi olma, Aktivite düzeyi ile sürekli kaygı düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Kaygı, Öğretmen

AlışkanlıklarAnksiyeteFiziksel aktivite+3
Seçkin Şentürk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir vakıf üniversitesinde eğitim yönetimi alanındaki ideal lider tipi özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı özel bir üniversitede görev yapmakta olan öğretim elemanlarının ideal bir eğitim yöneticisinde aradıkları en önemli kişilik özelliklerini belirlemek ve bu kişilik özelliklerinden kendi eğitim yöneticilerinde algıladıkları mevcut ve ideal olan farklılığını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışma 110 öğretim elemanının katılımı ile gerçekleşmiştir. Örneklem grubunda yer alan katılımcıların hem mevcut eğitim yöneticilerini hem de ideal eğitim yöneticilerinde olması beklenen kişilik özelliklerini belirlemeye yönelik ?Sıfat Tarama Listesi? (Adjective Check List) adlı kişilik testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel değerlendirmeler sonucunda ideal eğitim yöneticilerinde olması beklenen kişilik özelliklerinin mevcut eğitim yöneticilerinin sahip olduğu kişilik özelliklerinden farklılık gösterdiği görülmüştür. Bulgular literatür ile tutarlılık göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Üniversite, Öğretim Elemanı, Eğitim Yönetimi, Eğitim Yöneticisi, Kişilik

Eğitim yönetimiLiderlerLiderlik+4
Emel Hoca
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00

Related subjects