Text linguistics

72 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Orhan Pamuk'un Kırmızı Saçlı Kadın adlı romanının metin dil bilimsel çözümlemesi

Yazılı veya sözlü iletişimin insanlar için önemi, dilin de önemini ortaya koyar. Bu yüzden dil adına eski tarihlerden bu yana çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan biri de metin çalışmalarıdır. Metin çalışmalarının serüveni retorikle başlar, üslupbilimle devam eder ve nihayet metindilbilim olarak bugünkü halini alır. Bugüne kadar dil için yapılmış en isabetli tanımlardan biri de dil bir dizgedir (Saussure) tanımıdır. Dilin düzenli dizgesi ve sistematik yapısı, metnin yüzey yapısındaki küçük ölçekli yapı olarak adlandırılan bağlaşıklık kavramını oluşturur. Bağlaşıklık, metnin yüzey yapısındaki uyumun ve bütüncül yapısındaki birleşim kurallarının ana kavramlarından biridir. Cümlelerin bir araya gelerek anlamlı bir yapıyı açığa çıkarması, yüzey yapıda bulunan dilbilgisel kurallar sayesinde gerçekleşir. Yüzey yapıya ait olan küçük ölçekli yapı ve metnin genel anlamını açığa çıkaran büyük yapı ölçütleri ile anlama ulaşılır. Küçük ölçekli yapı ve büyük ölçekli yapıdan sonra üst yapı incelemesi başlar. Üst yapı, metnin genel yapısı ile ilgili olan, küçük ölçekli ve büyük ölçekli yapıdan beslenen, daha çok metnin ait olduğu türe yönelik bir çalışmadır. Metnin ait olduğu türe yönelik olan üst yapı aşaması, metin çözümlemesinin de genel anlamda son aşamasıdır. Sade, başarılı ve anlaşılır bir üslupla kaleme alınan Kırmızı Saçlı Kadın çalışmamızın veri tabanını oluşturmaktadır. Söz konusu roman üzerinde, ilk olarak küçük ölçekli yapı çalışması ardından da büyük ölçekli yapı çalışması gerçekleştirilmiştir. Son olarak da üst yapı çalışması olarak metnin ait olduğu tür belirlenmiştir

BağdaşıklıkBağdaşımcılıkKırmızı Saçlı Kadın+4
Rabia Tükenmez
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elif Şafak'ın 'Pinhan' adlı romanının metindilbilimsel incelenmesi

Gelenekselleşen metin çözme tekniklerinin özellikle son yıllarda yapılan çalışmalarda genel olarak terk edildiği gözlemlenmiştir. Bu bağlamda son yıllarda yapılan ve sonrasında devam eden çalışmaların çok önemli bir kısmının metindilbilim incelemeleri ve araştırmaları olduğu belirlenmiştir. Metindilbilim, anlamsal çağrışımları içinde barındıran, ilk okumada çözülemeyen, dilsel zenginliklere sahip metinlerin, metin çözücüler tarafından daha nitelikli çözümlemeler yapmasını sağlamaktadır. Metindilbilim; sözcüklerden, tümcelerden oluşan bir yapının metin olup olmadığını içinde barındırdığı temel ölçütlerle ortaya koymaya çalışır. Bu temel ölçütler tutarlılık, bağdaşıklık, kabul edilebilirlik, amaçlılık, durumsallık, bilgesellik ve metinlerarası ilişki şeklinde sıralanabilir. Elif Şafak'ın birçok romanı daha önce çalışma konusu olmuştur. Bunların bir kısmının sözcük grupları ve söz varlığı gibi çalışmalar olduğu tespit edilmiştir. Modern Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul edilen Elif Şafak'ın bir romanı ilk defa metindilbilimsel bir yöntemle incelenmiştir. Bu çalışmada, Elif Şafak'ın ilk romanı olan Pinhan, dilbilimin alt dalı olan metindilim ölçütlerinden bağdaşıklık ve tutarlılık bağlamında incelenmiştir. Birinci bölümde bağdaşıklık hakkında bilgiler verilmiş ve metin bağdaşıklık açısından ele alınarak çözümlenmiştir. Bağdaşıklık içinde yer alan gönderim, eksiltili yapılar, değiştirim, bağlama unsurları ve sözlüksel bağdaşıklık incelenmenin içeriğini oluşturmaktadır. Bu bağlamda metinde bağdaşıklık bu beş alt başlıkta incelenmiştir. Bu alt başlıkların hepsi metinle ilgili dilsel yapılar hakkında bilgiler vermektedir. İkinci bölümde ise metin, tutarlılık başlığı altında incelenmiştir. Bu bölümünde eserdeki dönüşümler, sebep – sonuç ilişkileri, eserin dili ve üslubu, zaman, mekân ve olayların eserdeki uygunluğu açısından inceleme yapılmıştır. Daha sonra ise romanın tutarlılık durumu hakkında genel değerlendirmelerde bulunulmuştur. Elif Şafak'ın Pinhan adlı romanıyla ilgili yapılan bu metindilbilimsel çözümlemeyle bağdaşıklık ögelerini ortaya koymak, metni tutarlılık bağlamında incelemek ve bu doğrultuda yapılan çalışmalara katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Elif Şafak, Pinhan, Metindilbilim, Bağdaşıklık, Tutarlılık.

BağdaşıklıkMetin dil bilimRoman+3
Garip Teymur
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Behçet Çelik'in Belleğin Girdapları adlı romanının metindilbilimsel çözümlemesi

Dil, insan türünün gelişimine ön ayak olmuş bir mihenktir. Dil yetisiyle insan, kolektif hareket kabiliyetini destekleyen bildirişimini sağlamış; arzusunu, meramını, duygu durumunu ve anlatısını konuşma suretiyle öteki olana aktarabilmiştir. Yazının iletişim araçları içerisinde tercih edilmedeki artan oranı giderek standardize oluşunu sağlamış ve üzerine çalışılması gereken bir alan yaratmıştır. Bu alan içerisinde ekseriyetle dillerin sistematiğine yönelik çalışmalar ivme kazanmış ve yazı ile dilin iç içe geçerek sürekli geliştiği bir işleyiş peyda olmuştur. Bu işleyiş birikip doruk noktasına ulaştığı 20. yy'da dilin yapısını ve dinamiğini ortaya koymaya çalışan dilbilim alanını ve son kertede metindilbilim sahasını yaratmıştır. Metindilbilim, kurduğu yapı sistemi ile bir metnin en küçük biçim biriminden anlaşılması en güç arka planına kadar barındırdığı tüm parametreleri bulup çıkarmaya yönelik nesnel bir çalışma alanıdır. Metindilbilimin örgütsel yapı şemasında beliren üç bileşen vardır. Bu bileşenlerden üst yapı, çatı görevi görürken küçük ölçekli yapı ve büyük ölçekli yapı ise iki ayrı taşıyıcıdır. Küçük ölçekli yapı sistemiyle metnin yüzeyini teşkil eden gramatikal yapıya odaklanıp kelimelerin ve kelime gruplarının arasındaki bağıntı ortaya çıkarılır. Büyük ölçekli yapı sistemiyle de derindeki semantik ağ tespit edilerek küçük ölçekli yapıyla olan uyumu irdelenir. Üst yapı sistemiyle metnin türü belirlenerek küçük ve büyük yapı sistemleriyle tutarlılığı ölçülür. Anlatısal türler içerisinde anlaşılması daha güç bulunan metinlere yönelik dilbilgisel, sözcüksel ve anlamsal incelenmelerin yapılması söz konusu metinlerin idrak edilmesini kolaylaştırır. Buradan hareketle betimleyici sunuş tarzını içselleştirmiş yazınsal metinlerden biri olan roman anlatısına yönelik bu çalışma sahasının oldukça etkin olduğu söylenebilir. Çalışmaya konu olan eser de Behçet Çelik tarafından kaleme alınmış bir roman metnidir. Toplamda 266 sayfa olup 2019'da İletişim yayınlarından çıkan bu eser, ilk olarak küçük ölçekli yapı sistemindeki yineleme, eşdizimsel örüntüleme, dilbilgisel bağlaşıklık, gönderim, eksilti,değiştirim, bağıntı öğeleri, benzerlik/koşutluk, zaman uyumu ve görünüş ölçütleriyle incelenmiştir. İkinci aşamada büyük ölçekli yapı sistemindeki dönüşüm sıralaması, işlev, başlık, konu, anahtar sözcükler, içerik şeması, ana düşünce cümlesi, üslup, anlatıcı bakış açısı, özet, sonuç cümlesi ve örge/izlek ölçütleriyle anlamsal ilişki ortaya koyulmuştur. Son olarak üst yapı sistemiyle metnin türü belirlenmiştir.

RomanTürk romanıÇelik, Behçet+1
Ergün Gezici
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Karahanlı Türkçesi metinlerinde giyim kuşam adları

Bu tez çalışması, "Karahanlı Türkçesinde Giyim Kuşam Adları"nı içermektedir. Giyim bütün insanlık için tarih boyunca daima önemli bir konu olmuştur. Her toplum, giyim kuşamda daha güzeli ve daha yakışanı geliştirebilmek için çalışmıştır. Türk toplumu da tarih boyunca giyim kuşam konusuna çok önem vermiştir. Pazırık halısı ve Altın Elbiseli Adam heykeli, dikkate alındığında Türklerin giyim kuşam konusunda çok eski çağlardan beri etkili olduğu anlaşılmaktadır. İlk yazılı metinlerimiz olan Köktürk Yazıtları'ndan itibaren Türklerin giyim kuşamda nasıl gelişmeler yaşadığı takip edilebilmektedir. Türklerin giyim kuşam konusundaki kültürünü, Karahanlılar döneminde de takip edebilmek mümkündür. O dönemde yazılan eserler, bu konuda bize çok yardımcı olmaktadır. Bu bakımdan giyim kuşam adlarını Karahanlı Türkçesinde incelemek büyük önem arz etmektedir. Bizim çalışmamızı farklı kılan en önemli unsur her sözcüğün yapısı ve anlamı ile ilgili olarak yabancı ve yerli bilim adamları tarafından kaleme alınan etimoloji sözlüklerinden tek tek araştırılmış, detaylı açıklamalar yapılmış ve karşılaştırılmış olmasıdır. Böylece diğer çalışmalardan farklı bir şekilde alana katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde konu, amaç, yöntem ve taranan metinler gibi genel konular üzerinde durulmuş ve Karahanlıların tarihi, Türkçesi, söz varlığınının önemi ve giyim kuşam hakkında kapsamlı bilgiler verilmiştir. Giyim kuşam adları ile ilgili tanımlar ve sınıflandırmalar yapılmıştır. Sınıflandırılarak incelenen giyim kuşam adları maddeler halinde ele alınmıştır. Giyim kuşam adlarının tanımları yapılıp köken ve etimolojileri hakkında detaylı bilgiler sunulmuş ve etimolojik sözlüklerden hareketle çağdaş lehçelerde ne şekillerde yaşadığı gösterilmeye çalışılmıştır. Tespit edilen giyim kuşam adlarıyla ilgili (temel anlam, metoforik vb.) örnekler verilmiştir. Giyim kuşam adlarına taranan metinlerde hangi anlamlar verildiği çalışmaya kaydedilip bu anlamlar arasında karşılaştırma yapılmıştır. Sonuç kısmında ise yapılan incelemelere dair bazı değerlendirmelerde bulunulmuştur. Sonuç olarak ortaya Karahanlı Türkçesi Metinlerinde Giyim Kuşam Adları ile ilgili bir çalışma çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Türkçe, Karahanlı Türkçesi, Giyim Kuşam adları.

Dil bilgisiDil bilimGiyim+4
Kudret Ceran
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Pîrî Reîs'in Kitâb-ı Bahriyye adlı mensur eseri (Giriş-inceleme-tenkitli metin-açıklamalı dizin)

Bu çalışma 16. yüzyılda yaşamış ünlü Osmanlı haritacısı ve denizcisi Pîrî Muhyiddin b. Hacı Mehmed'in diğer bir adıyla Pîrî Reîs'in 1521 yılında kaleme aldığı Kitâb-ı Bahriyye adlı mensur eserinin tenkitli metnini ortaya koymayı hedeflemektedir. Müellif nüshası henüz ele geçmemiş olan coğrafya ve denizciliğe dair bu eser, yazıldığı dönemde çok okunmuş daha sonraki yüzyıllarda da rağbet görmüş ve çok kez istinsah edilmiştir. Çalışma giriş bölümü dışında 4 bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; "Kitâb-ı Bahriyye'ye dair kaynaklar ve tetkikler" başlığı altında geçmişten günümüze bu konuda yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Müellifin yaşadığı dönemin koşulları eserine etki edeceğinden Pîrî Reîs'in yaşadığı devirdeki deniz tarihi ve deniz ticaretine kısaca değinilmiştir. Birinci bölümde; Pîrî Reîs'in hayatı, kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; dil incelemesi kapsamında metindeki fonetik ve morfolojik özellikler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde; eserin yurt içi ve yurt dışındaki toplam 7 nüshasından hareketle tenkitli metni kurulmuş ve transkripsiyonu yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise metnin dizin ve sözlüğü oluşturulmuştur. Son olarak ekler kısmında Pîrî Reîs'in 1513 ve 1528 tarihli iki dünya haritasına, Kitâb-ı Bahriyye'nin Yeni Cami (A) nüshasında bulunan çizimlere ve tenkitli metinde kullanılan nüshaların fasıl sıralarını gösteren tablolara yer verilmiştir.

16. yüzyılDenizcilik tarihiEski Anadolu Türkçesi+4
İnci Pamuk
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdülhak Hâmid'in şiir dilinin biçemsel işleyişi

Abdülhak Hâmid Tarhan (1852-1937), yeni Türk şiirinin kurucularından biridir. Özellikle ölüm ve doğa izlekli şiirleri Türk şiirini derinden etkilediği bilinen Şâir-i Azamın, biçem ve biçim bağlamında yaptığı yenilikler de son derece önemlidir. Bununla beraber Abdülhak Hâmid şiiri oldukça uzun bir döneme yayılır. Bu yüzden Abdülhak Hâmid şiiri incelenirken devirlere ayrılması gerekir. Çalışmada Abdülhak Hâmid şiiri şu dört devire ayrılmıştır: 1- Makber Öncesi: Garam, Sahra, Divaneliklerim yahut Belde ve Diğer Şiirler, 2- Kara Bir Mahşerden Kabullenişe Doğru: Makber, Ölü, Hacle, 3- Makber Sonrası, 4- Son Şiirleri. Abdülhak Hâmid şiiri bu dört devire ayrılırken şiirlerin yayımlanış tarihleri de dikkate alınmış ve aynı zamanda şiirlerin biçem ve içerikleri de göz ardı edilmemiştir. Bu bağlamda Makber bir dönüm noktası olarak seçilmiş, devirler de buna göre oluşturulmuştur. Devirlerin oluşturulmasının ardından Abdülhak Hâmid şiiri üç bölüm altında incelenmiştir: Anlatısallık düzeyi, söylemsellik düzeyi ve betisel düzey. Anlatısallık düzeyinde biçembilimin verilerinden ve kavramlarından (önceleme, yineleme, sapma, vb.) hareketle Abdülhak Hâmid şiirinin anlatım düzleminde yaptığı yenilikler ve bütün olarak şiir dili ortaya konmaya çalışılmıştır. Söylemsellik düzeyinde ise yanmetinsel unsurlardan (anılar, mektuplar, vb.) da yararlanılarak şiirlerin izlekleri belirlenmiş ve çözümlenmiştir. Son olarak betisel düzeyde ise betisel dil kullanımları (metafor, metonimi, çelişki, benzetme, vb.) tespit edilmiş ve bu kullanımların Abdülhak Hâmid şiirini hem anlatım hem de içerik düzleminde nasıl etkilediği ortaya konulmuştur.

Dil bilgisiMetin dil bilimModern şiir+6
Taner Turan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Eski Uygurca zaman kategorisinin metindilbilim açısından incelenmesi: İyi ve Kötü Prens öyküsü örneği

Son yıllarda zaman ekleriyle ilgili dilbilimciler tarafından zaman, görünüş (Aspect), kiplik konuları üzerinde yapılan çalışmalar artmıştır. "Eski Uygurca Zaman Kategorisinin Metin dilbilim açısından İncelenmesi : İyi ve Kötü Prens Öyküsü Örneği" başlıklı bu tezde, zaman kategorisi metindilbilim çatısı altında ele alınmış ve bu bakımdan eski Uygurca metinlerinde karşımıza çıkacak olan zaman ekleri incelenmiştir. Eski Uygurcada zaman eki olarak kullanılan -DX, -mXş, -(X/A)r, -GAy ve -DAçI eklerinin temel anlamlarının yanı sıra birden fazla anlama sahip olduğu da görülmektedir. Bu tezde bu eklerin taşıdığı anlamların bilişsel dilbilim çerçevesinde prototip anlamını ortaya koymak hedeflenmiştir. Bu çalışmada metin incelemesi için ön plan ve arka plan teorilere odaklanarak, İyi ve Kötü Prens Öyküsü metininde zaman eklerinin nasıl kullanıldığını incelemiştir. Metinde belli bir zaman grubunun kullanımı açısından diğer zamanlara göre daha yoğun tercih edilmiş olduğunu görmek mümkündür. Aynı zamanda zaman kategorisindeki bu seçim, aslında metinlerin türlerine göre de değişkenlik göstermektedir.

Dil bilgisi-zamanEski Uygur TürkçesiHikaye+1
Juyeong Jang
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Runik metinlerde belirteç işlevli bağımlı cümleler

Bu tez çalışmasında, Eski Türkçe runik metinlerde tespit edilen belirteç işlevli bağımlı cümleler dilbilimsel ve dilbilgisel yöntemlerle incelenmiştir. İlk olarak runik metinlerdeki belirteç işlevli bağımlı cümle yapılarının üst - temel cümleye bağlanma yolları ele alınmıştır. Biçimbilgisel bağlanma yollarıyla sağlanan belirteç cümleleri, basit ve karmaşık yapılı eklerden oluşmaktadır. Biçim-sözdizimsel bağlanmada, üç temel yolla üst cümleye bağlanma tespit edilmiştir. Ortaç temelli, isim + ilgeç temelli ve bitimli altasıralama metotları biçim-sözdizimsel bağlanmayı işaretleyen dilbilgisel ve anlamsal kodlardır. Belirteç işlevli bağımlı cümlelerin kendi içerisinde kiplik, görünüş ve zaman bildirmesi, temel cümle gibi değerlendirilmesini sağlamıştır. İkinci bölüm, belirteç cümlelerinin söz dizimi ile ilgilidir. Söz dizimsel inceleme, hem belirteç cümlelerinin ögelerini hem de üst - temel cümleye göre konumlanmayı ele alır. Belirteç cümlelerinin söz dizimi; özne, tümleç ve yüklem ögelerinin nasıl sıralandığını; üst ya da temel cümlenin önünde, içinde ve sonunda nasıl konumlandığını açıklar. İncelemenin son kısmında, anlambilimsel kodlar içeren kiplik anlatımların, belirteç cümlelerinde var olup olmadığı irdelenmiştir. Runik metinlerde, üst - temel cümlenin belirteç işlevini üstlenen yapıların, taşa veya kâğıda yazılı metinlerdeki görülme sıklığı, farklı coğrafi bölge, yüzyıl ve etnik kimlikteki durumları açıklanmıştır. Her bölümün sonunda edinilen sonuçlar, bölge yazıtları ekseninde tablolar ve grafiklerle gösterilmiş, böylece bilgilerin daha net yansıtılması hedeflenmiştir.

Belirtme ögeleriDil bilgisiDil bilim+4
Aybüke Betül Doğan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Okuma sürecinde zamansal bilginin işlenmesi: Anlatı metinlerine dönük gözlemler

Okuma eyleminin temel amacı, okunan metinden bilgi edinilmesidir. Bu amaçla okurlar, metinde yer alan olay / durumlara ilişkin zihinsel temsiller oluşturur ve oluşturulan bu zihinsel temsilleri uzun süreli bellek sistemine aktarılır. Okuma-anlama süreçlerini açıklamaya dönük pek çok modern teoride de bu duruma dikkat çekilmektedir. Durum modelleri, metinde yer alan olay / durumun zamansal (temporal) ve mekânsal konumuyla, diğer metin varlıkları hakkında bilgi sağlayan zihinsel temsillerdir. Bir diğer ifadeyle durum modeli, metni oluşturan ilişkiler ağının bütününe dönük sağladığı zihinsel temsillerle, metinsel bilginin okurun dünya bilgisi ile bütünleştirilmesini olanaklı kılan zihinsel işlemcilerdir. Ancak işler bellek sisteminin, belirli bir zaman diliminde eş zamanlı olarak işleyebileceği bilgi miktarının sınırlı olduğu için, okunan metne ilişkin oluşturabilecek durum modellerinin sınırlı olduğu da bilinmelidir. Bu nedenle durum modellerinin oluşumunda kullanılan parametrelerin neler olduğunun bilinmesi ve bu parametrelerin yüzey metin yapısındaki izlerine dönük çıkarımlar yapılması okuma anlama sürecinin etkinliği açısından önem arz etmektedir. Metne dönük durum modeli oluşturmak için kullanılan zihinsel işlemcilerden bir tanesi okunan metin zamansal (temporal) yapısına ilişkin bilgi sağlayan dilsel yapılardır. Zamansal (temporal) birimler, hem metin varlıklarına ilişkin sağladıkları gönderim ilişkileri nedeniyle hem de zamansal yapıyla ilişkili birimlerdeki (zaman, görünüş) değişimler metindeki bilgi yapılarına erişimi etkilediği için önemlidir. Bu nedenle okuma süreci boyunca zihin, bu yapıları takip etmekte ve yaşanan değişimlere duyarlılık göstermektedir. Alan yazına bakıldığında zamanın (time), metinlerin anlaşılmasında oynadığı rolün incelenmesi, olay veya durumların kurgusal ve tarihsel anlatılarda nasıl ifade edilmesi gerektiğine dönük çalışmaların izlerinin Aristo'ya kadar gittiği görülmektedir. Ancak bu konuda yapılan çalışmalar, zihinsel model (mental models) ve durum modeli (situation models) kavramlarının, yapılan bilişsel çalışmalardan elde edilen bulgulardan hareketle ortaya konulmasıyla yoğunlaşmaktadır. Bahse konu bu çalışmalarda zaman (time) ve görünüşle (aspect) ilişkili dilsel yapıların, metinde yer alan olay / durumların zamansal (temporal) konumu hakkında bilgi sağladığı ve metin boyunca zihni yönlendirerek aktarılan olay / durumların metnin söylem akışı ile uyumlu olup olmadığı hakkında bilgi sağladığı görülmüştür. Bu nedenle zaman (time) ve görünüşe (aspect) ilişkin birimler, okuyucunun metnin durum modelini oluşturmada odaklanılması gereken unsurlara ilişkin sağladıkları bilgi nedeniyle oldukça önemlidir. Bu noktadan hareketle bu tez çalışmasında zamansallık (temporality) ifade eden birimlerin, metnin anlamlandırılması süreçlerinde oynadığı rollerin ortaya konulmasına dönük deneysel incelemeler yapılmıştır. Söz konusu incelemeler sonucu elde edilen bulgulardan hareketle; zamansallık ifade eden birimlerin anlamlandırma süreçlerinde ne gibi roller üstlendikleri ve çalışma sistematiklerine ilişkin bilginin, okuma becerisinin geliştirilmesini amaçlayan didaktik süreçlere neden entegre edilmesine gerektiğine dair akademik düzeyde bir tartışma kurulmuştur. Bu yolla ayrıca okuma becerisinin geliştirilmesine yönelik içerik ve etkinliklerin tasarımlanması süreçlerinde kullanılabilecek kapsamlı bir didaktik alt yapı malzemesi de elde edilmiştir. Bilgi işlem eylemi olarak okuma sürecinde, görsel unsurların metni anlamlandırmak üzere bilişsel sistem tarafından nasıl bir araya getirildiği, bilişsel bilim alanında yapılan çalışmaların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu bağlamda metni oluşturan yapısal birimler ile bu birimlerin bir birleriyle olan etkileşimlerin, okuma-anlama süreçlerindeki işlevleri yapılan çalışmaların temelini oluşturmaktadır. Okuma sürecinde ortaya çıkan tepki sürelerinin incelenmesi, okuma sürecinde metni anlamlandırmaya dönük gerçekleştirilen bilişsel işlemlerin yansıması olduğundan, okuma-anlama süreçlerini açıklamaya dönük çalışmalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Tepki süresi çalışmalarında, durum modellerinin oluşumunda rol oynayan birimlerin izlenmesi ve değerlendirilmesi süreçleri için kullanılan parametre uyumsuzluk paradigmasıdır (incocsistency paradigm). Bu paradigmadaki temel varsayım, görünüş (aspect) ve zaman (time) gibi semantik içerikli değişkenlerin, fonolojik ve ortografik değişkenlere kıyasla daha uzun zihinsel işlemler içerdiğidir. Bu nedenle tümcelerin okunma süresi, aynı zamanda o tümcelerin okuma güçlüğü ile ilgilidir ve bu tip çalışmalarda bağımlı değişken olarak kabul edilmektedir. Tutarsızlık paradigmasına dayalı deneylerde, zamansal açıdan birbirinden farklı iki hedef tümce ile ilerleyen süreçte söz konusu bu hedef tümcelerden birisi ile uyumlu diğer ile uyumsuz tümceler bir arada kullanılmaktadır. Hedef tümcelerin içerdiği zamansal bilgi, o ana kadar oluşturulan durum modeli için oldukça önemlidir ve hedef tümcelerin okunma süreleri, zamansal bilginin izlenip izlenmediğine ilişkin çıkarımların yapılmasını olanaklı kılmaktadır. Bu bağlamda, zamansal açıdan birbiriyle uyumlu tümcelerin okunma süresi, uyumsuzluk gösteren tümcelerin okunma süresinden daha kısadır, çünkü zamansal açıdan uyumsuzluk gösteren bilginin, oluşturulan durum modeline entegrasyonu daha uzun bilişsel süreçler gerektirmektedir. Bu noktadan hareketle, bu tez çalışmasında okuma-anlama sürecinde zamansal bilginin, metni anlamlandırma ve durum modeli oluşturmada kullanıldığı ve zamansa bilgideki değişimlerin takip edildiği varsayılmış ve yapılan deneysel çalışmalardan elde edilen bulgular, okuma sürecinde zamansal (temporal) bilgiye karşı duyarlılık gösterildiğini ve zamansal bilgiyi metin yüzeyindeki izdüşümleri olan görünüş kodlaması yapan birimlerin, metin boyunca izlendiğini göstermiştir.

AnlamlandırmaAnlatıBilgi işleme+4
Çağrı Kaygısız
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Irk Bitig ve Körüm Bitig fal kitaplarının metindilbilimsel yapısı

Bu çalışmada Eski Uygur Türkçesi dönemindeki "Irk Bitig ve Körüm Bitig Fal Kitaplarının Metindilbilimsel Yapısı" ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu metindilbilimsel yapı ortaya koyulurken bu eserlerin içindeki fallar, kendi içinde ayrı ayrı ve bağımsız olarak değerlendirilmiştir. Irk Bitig ve Körüm Bitig fal kitaplarının metindilbilimsel yapısı da ayrı ayrı bölümlerde incelenerek değerlendirilmiştir. Bu iki eser metinsellik ölçütlerinden bağdaşıklık ve tutarlılık ölçütlerine göre incelenmiştir. Bağdaşıklık ölçütü; gönderim, bağlama unsurları, değiştirim, eksilti, sözlüksel bağdaşıklık ve zaman, görünüş, kip şeklinde alt başlıklara ayrılarak incelenirken; tutarlılık ölçütü ise, özelleştirme, neden-sonuç, karşılaştırma, zaman ve karşıtlık bağlantısı şeklinde alt başlıklara ayrılarak incelenmiştir. Metinlerin inceleneceği ölçütler tekrar sınıflandırılarak belirtilmiştir ve bu ölçütlerin kullanılması ile metinlerin incelemesi gerçekleştirilmiştir. Bu incelemenin sonucunda, metinlerdeki yüzey ve derin yapıdaki anlamın etkililiği daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise, Irk Bitig ve Körüm Bitig fal kitapları önce genel olarak karşılaştırılmıştır. Daha sonra bu iki eser metindilbilimsel yapıları bakımından benzerlik ve farklılık gösteren özellikleri açısından değerlendirilerek karşılaştırılmıştır. Bu benzerlik ve farklılıkların hangi başlıklar olduğu ve metinlere hangi anlam özelliği kazandırdığı da ayrıntılı olarak ele alınmış ve belirtilmiştir. Irk Bitig ve Körüm Bitig fal kitaplarının metindilbilim açısından incelenmesinin, bu iki eserdeki önemli dil ve anlatım özelliklerinin ortaya koyulmasını sağladığı da görülerek çalışma sonlandırılmıştır.

BağdaşıklıkEski Uygur TürkçesiFalcılık+4
Fatma Belenköylü
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Arap dilinde edatların metinde kurduğu anlamsal ilişkiler

Art arda dizilmiş kelime yığınlarına cümle, cümlelere de metin denilebilmesi için bazı özelliklerin bulunması gerekir. Çünkü birbirinden kopuk ve aralarında hiçbir bağlantı olmayan kelime ya da cümleler dizisi metin olma vasfını haiz değildir. Cümleler içinde ve arasında ilişki kurarak onların metin haline gelmesini sağlayan önemli dilsel ögelerden biri edatlardır. Edatlar gerek yazılı gerekse de sözlü iletişimde yanlış ya da eksik anlaşılmanın önüne geçen etkin dil birimleridir. Arap dilinde edatların sayıları çok farklı olduğundan konunun sınırı ve çerçevesini belirleyebilmek gayesiyle ez-Zemahşerî'nin el-Mufassal fî Sanʻati'l-İʻrâb isimli eserindeki edatlar esas alınarak metinde kurdukları ilişki türleri incelenmiştir. Aynı ilişki türüne ait edatlar arasındaki farklar da mümkün olduğunca tefrik edilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde tezin konu, kapsam, amaç, önem ve yöntem gibi temel bahisleri yer almaktadır. Bu bölümde ayrıca edat literatürü hakkında kronolojik olarak bilgi verilmiştir. Birinci bölümde edatın kelime türleri içerisindeki yerine hatta bir kelime türü olup olamayacağına ilişkin tartışmalara değinildikten sonra edat hakkında yapılmış tanımlar, adlandırmalar ve edatın tek başına anlamı var mı yoksa yok mu gibi edatla irtibatlı mevzular ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. İkinci bölümde tespit edilen anlamsal ilişki türlerinin öncelikle kavram içerikleri izah edilmiş daha sonra da ilişki türlerinin edatları incelenmiştir. Bu bölümde atıf (bağlama), tercih, taʻlîl (sebep/gâye-sonuç), sınırlama, ma'iyyet (birliktelik), teşbih (benzetme), tekid (pekiştirme/kuvvetlendirme), temenni, istisna, kasr/hasr (daraltma), değiştirme, tersinelik (karşıtlama), istifham, tasdik ve ret, şart, tahzîz ve tendîm (teşvik ve kınama), ihtimal ilişkileri ele alınmıştır. Ek kısmında örnek metinler üzerinde uygulamalı bir şekilde edatların metinde sağladıkları anlamsal ilişki türleri belirtilerek mahiyetleri üzerinde durulmuştur. Sonuç kısmında ise araştırmadaki tartışma ve tespitler özetlenerek çalışmanın genel görünümünün çerçevesi sunulmuştur. Bu çalışmada ez-Zemahşerî'nin el-Mufassal'ı başta olmak üzere nahiv, müstakil edat çalışmaları, belâgat, fıkıh usûlü, dilbilim vs. eserlerden yararlanılarak edatlar konusu metinde kurdukları ilişki türlerine göre ele alınmıştır. Birçok gramercinin harf/edat hakkındaki görüşleri verilerek bu kavram etrafındaki farklı sınıflandırma ve adlandırmalar tespit edilmiştir. Edatların sınıflandırılması ve adlandırılmasında gramerciler arasında birbirinden farklı yaklaşımlar tespit edilmiştir. Edatlar yapı/biçim bakımından değil, anlamsal açıdan incelenip çok sayıda örnek cümle üzerinde metne yaptığı katkılar gösterilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Arap Dili, Edat, Metin, Anlam, Bağlam, İlişki.

Anlam bilimArapçaDil bilgisi-edatlar+5
Abdullah Hacibekiroğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Text and image in dialogue: Revisiting iron age Neo-Hittite stelae

Monumental Hieroglyphic Luwian inscriptions proliferated in the southeastern Anatolia and northern Syria in the Iron Age, after their emergence at the end of the Bronze Age in Hittite Anatolia. These inscriptions were carved in a pictographic writing system called the Anatolian hieroglyphs. This thesis investigates the connections between textual and visual aspects of Anatolian hieroglyphic writing by scrutinizing three stelae, all produced around the 9th century B.C., presenting an inscription together with an image of the Storm-god Tarhunzas. Recently, when the writing system was deciphered and the language was identified, the focus of the scientific endeavors was on the linguistic and morphological aspects of the inscriptions. Because writing is primarily a visual mode of expression, however, the imageness of the inscription is as significant as its textual content in understanding a monument as comprehensively as possible. Therefore, this study discusses the textual content of the inscriptions, the visual and semantic organization of the inscriptions on monuments; execution, appearance and placement of individual pictograms; and the connections between texts, signs and the Storm-god figures by applying a wholistic and comparative approach. These are not individual and isolated aspects of Anatolian hieroglyphic monumental inscriptions. They rather affect each other, take form with reference to each other and intersect to form a single monument that exist in a semantic integrity. Thus, as this thesis argues, while textual and visual signification take place codependently at the same time through the Anatolian hieroglyphs, the monument becomes the setting of a text-image cross-over.

Iron AgeOld AgeOld Age history+5
Sait Kutay Şen
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Kurumsal chatbot sistemleri için otomatik cevap üretme

In this work, we have studied the available intent classification and response selection methods for designing a customer service chatbot in Turkish language. We have compared the available chatbot types in the literature. As our main focus is the methods that are easy to adapt and implement, we decided to work on closed domain, task oriented, retrieval based type chatbot, as it suited best to our application. We have compared two implementation alternatives, i.e. intent classification and response selection. Moreover, the effect of including the history of the dialog to the training is experimented. We have suggested a classification method for labeled datasets using Natural Language Inference. As Turkish is an agglutinative language, most of the available methods in the literature does not perform as good as with languages like English. Therefore, we have conducted experiments with different neural network models to observe and compare their performances on various datasets. We compared the performance of state of the arts methods and analyzed the performance of pretrained language models on classification and natural language inference tasks. We have studied the factors that makes the performance of Turkish datasets lower than English datasets and defined basic problems. Then we tried to improve the performance of available methods on Turkish dataset by suggesting solutions to these problems. We have used many Natural Language Processing methods in our experiments. For tokenization specifically, we compared recent methods in the literature and applied to Turkish language. We experimented the effect of these methods on both Turkish and English datasets. In the SWDA dataset, we have obtained 75.22% classification accuracy on test set and introduced new state of the art. In the XNLI corpus, we have obtained 86.35% NLI accuracy on English test set and 79.85% on the Turkish test set.

Text linguisticsArtificial neural networks
Abdullah Şamil Güser
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Design and implementation of a response retrieval and reranking system

In this master's thesis, the work has been started with a baseline response retrieval and re-ranking system composed of two steps: BM25 retrieval and BERT re-ranking. After investigating the effects of several parameters and BERT model size on the baseline approach, a unique retrieval and re-ranking system with TF-IDF retrieval and Cross-Encoder re-ranking steps has been designed and implemented. With the application of Deep Learning models to the re-ranking step, consistent ranking performance improvements have been observed. The research focus of this thesis has been selected as the comparative performance study of different Transformer models. With smaller models that can be trained and evaluated faster and more efficiently, equal or at least relatively competitive results have been targeted. It has been shown that smaller transformer models can even out-perform larger models. Additionally, this designed re-ranking system has been re-purposed for a Question Answering task where the answer for a given question is searched as a subset of a passage. Even though the re-ranking system has been directly used without undergoing any modifications regarding the QA task, promising results that are worth further research have been attained.

Computerized linguisticsCellular artificial neural networksText linguistics+1
Mustafa Can Deveci
Boğaziçi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Haźā Kitāb-ı 'Aķāid-i İslām (İnceleme-metin-dizin)

Bu çalışma, H. 1169 (1755-1756) yılında İsmail Nureddin Üsküdarî tarafından kaleme alınan akait türündeki metnin dil incelemesidir. Çalışma; giriş, inceleme, metin, dizin ve tıpkıbasım olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; eserin yazıldığı dönem, akait, eser ve eserin yazarı hakkında bilgi verilmiştir. İnceleme bölümünde eser; imla, ses bilgisi ve şekil bilgisi açısından incelenmiştir. Metin bölümünde; metin çeviri yazıya aktarılmıştır. Metnin anlaşılır olması için noktalama işaretlerinden yararlanılmıştır ve özel isimler büyük harfle başlatılmıştır. Dizin bölümünde; metnin gramatik dizini yapılmıştır. Dizinde tespit edilen 1125 kelimenin kökeni belirtilmiştir: 534 Türkçe, 524 Arapça, 61 Farsça, 2 Rumca, 1 Soğdca, 1 Sırpça kelime bulunmaktadır. Son bölümde; eserin tıpkıbasımı verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Türkçesi, İsmail Nureddin Üsküdarî, akait, söz varlığı, dil incelemesi

AkaidDil bilgisiDil bilim+3
Sevda Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul Devlet Tiyatrolarında 1990-2000 yılları arasında sergilenen oyunlarda cinsellik ve erotizm kodlayıcılarının sunumu

Bu çalışmada derlem olarak anlatım olanaklarını gözlemleme açısından çeşitlilik ve verimlilik sağlayan senaryolar kullanılmıştır. Senaryolar, 1990-2000 yılları arasında, İstanbul Devlet Tiyatrolarında sergilenmiş ve İstanbul Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Dramaturgi arşivlerinde bulunan tüm Türkçe metinlerle sınırlandırılmıştır. Gösterilmek üzere hazırlanan metinlerde bulunan parantez içi açıklamalar, talimatlar ve ön oyun adı verilen özetlerin cinsellik / erotizmin kodlanmasında en az dil birimleri kadar önem taşıdığı ön görüsüyle cinsellik / erotizm kodlayıcıların sunumu bu metinler üzerinden araştırılmıştır. Senaryolara has olan bu nitelikler, özellikle yasaklı addedilen kavramların açık açık sunulamadığı durumlarda vericinin elini güçlendirmekte; imalar, çağrışımlar ve bedensel temaslar üzerinden iletilmeye meyilli olan cinsellik / erotizmi yazılı metin üzerinden tespit edebilmeyi kolaylaştırmaktadır. Çalışmanın temelini oluşturan söz konusu kodlayıcılar hem dilsel hem dil ötesi ögeler dikkate alınarak tespit edilmiş, bağlam içindeki ve metin üreticinin yüklediği görev ve anlamları göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Dilin var olan imkânları içinde bir inceleme modeli oluşturulmuş olup cinsellik / erotizm kodlamada mevcut olanakların her birinden yararlanıldığı görülmüştür.

CinsellikDevlet tiyatrolarıDil+6
Ahsen Ayan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Dibilimsel gerekçelenmdirme çözümlemesi -Almanca ve Türkçe boşanma metinleri bağlamında gerekçelendirme ve belirleyenleri-

11. ÖZET Bu çalışmanın temel konusu Almanca ve Türkçede hukuksal gerekçelendirme olmakla birlikte, doğal dilsel gerekçelendirmelere ilişkin genel kuramlar irdelenmiştir. Dilbilimsel gerekçelendirme kuramı oldukça yenidir; gerekçelendirme adı altında irdelenmesi genellikle söz- eylem kuramı çerçevesindedir. Yeni çalışmalar doğası gereği kuramsal ağırlıklıdır. Bu bakımdan, bu çalışmada dallararası kimi kuramlara geniş yer verildi. Çalışma on bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, toplumsal gerçekliği ve bunun yöntemlerini araştırma konusu olarak belirleyen budun yöntembilim irdelenmiştir. Gerekçelendirme, bir konuda uzlaşımı hedefler. Uzlaşım, ancak ortak deneyimlerin gözetilmesiyle sağlanır. Toplumsal gerçekliği gözetmeyen bir uzlaşma çabasının başarıya ulaşması çok güçtür. Bu yüzden, gerekçelendirmede budun yöntembilimin verilerinden yararlanılması gereği vurgulanmış ve konuya ilişkin savlar belirginleştirilmiştir. İkinci bölümde, dilbilimsel metin çözümlemesi konulaştırılmıştır. Burada, metin dilbilimin gelişimi, metin kavramı, metin türleri ve bunları ayrımlaştırma ölçütleri irdelenmiştir.228 özet Üçüncü ve dördüncü bölümde, hukuksal gerekçelendirmenin gelişimine katkı sağlayan kuramlar ve bu kuramlar arasındaki etkileşim sorunlaştırılmıştır. Bu bağlamda, Baier'in ahlaksal gerekçelendirme kuramı, Toulmin' in gerekçelendirme kuramı ve modeli, Hare'nin ahlaksal gerekçelendirme kuramı, Wittgenstein' m dil oyunu kavramı, Austin, Searle ve Klein' m söz-eylem kuramı irdelenmiştir. Söz konusu kuramlar, gerekçelendirme çözümlemesi açısından sınanmış ve gerekçelendirme kuramına katkıları tartışılmıştır. Beşinci bölümde, gerekçe ve gerekçelendirme tüm yönleriyle ele alınmış; formal mantığın doğal dilsel gerekçelendirmeyi betimlemedeki yetersizliği vurgulanmıştır. Gerekçelendirmenin, eylem, söylem, hakikat, tartışma ve güdüleme ile ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca, sezdirim kuramı, bağıntı kuramı ve yapıcı etikin gerekçelendirmedeki işlevi sorunlaştırılmıştır. Altıncı bölümde, hukuksal gerekçelendirme kuramı ve bunun yorumbilim ve dilbilim ile ilişkisi konulaştırılmıştır. Bu bölümde, hukukbilim, dilbilim ve yorumbilim arasında olması gereken işbirliği ve olası yöntemler sav oluşturucu biçimde ayrımlaştırılmıştır.229 özet İrdelenen kuramlar ve değinilen bilim dalları, dallararası etkileşim ve işbirliğinin zorunluluğunu ortaya koymuştur. İzleyen bölümde ise, boşanmaya ilişkin yasal düzenlemelere kısaca yer verilmiştir. Alman ve Türk yasalarına göre boşanma nedenleri belirtilmiş, aralarındaki koşutluk ya da koşutsuzluk belirginleştirilmiştir. Edimsel bölümde, Türkçe ve Almancadan seçilen boşanma metinleri, Toulmin' in gerekçelendirme modeline göre çözümlenmiştir. Kararların yorumlanmasında kimi kuramlara gönde rme yap ı İmi ş 1 1 r. Sonuç bölümünde, kapsamlı bir gerekçelendirme modeline ilişkin savlar geliştirilmiştir. Gerekçelendirmede karşı gerekçelendirenin belirleyiciliği önemsenmiş; dallararasılık, ahlaksallık, iletişimsellik, anlaşılırlık, uygunluk, yararlılık ve akılcılığın gerekçelendirmedeki önemi ve işlevi bu çalışmanın başlıca savları olarak vurgulanmıştır. Kuramsal ve edimsel bölümde belirginleşen gerekçelendirme ölçütleri irdelenmiştir.

BoşanmaDil bilimHukuk+2
Faik Kanatlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
DoctorateOpen AccessFR

Methodes, techniques et strategies de la traduction des textes journalistiques et leur place dans l?enseignement de la traduction

Cette étude a été amorcée en 2001, dans le cadre académique de l?expérience acquise au Département de Traduction de l?Université de Mersin et a été développée en tant que thèse de travail de Licence Supérieure comme la suite du sujet d?Enseignement de la Traduction de la langue journalistique.Cette fois-ci, le sujet a été traité de manière différente, en nous penchant plutôt sur la forme théorique du caractère didactique de la traduction comme activité humaine universelle. Toute notre attention s?est tournée sur l?analyse du texte ayant pour but la traduction, sur la comparaison de traductions et sur son cadre théorique. En particulier, nous avons visé également les méthodes, techniques et stratégies de la traduction du langage journalistique. Cependant, pour pouvoir asimmiler toutes ces notions, il était nécéssaire de créer une structure de base linguistique solide. La raison pour laquelle nous le voulions était que nous sommes convaincus que pour comprendre la place et l?importance de l?essence de l?activité de traduction, de sa signification philosophique et théorique nous devons d?abord comprendre l?essence de la linguistique, de ses principes de base et de ses théories. Pour cela nous avons crée une structure de base linguistique sans négliger aucun détail nécéssaire de telle façon que le lecteur, quand il lira cette étude, puisse trouver toutes les notions et théories nécessaires concernant la traduction.En ce qui concerne la partie sur l?application, nous avons réservé un large espace pour tester nos opinions. Nous avons pu faire une évaluation en testant des activités de traduction réelles. Nous avons mis en place des critères et réalisé des analyses de textes. Nous sommes ainsi arrivés à certaines conclusions concernant l?évaluation de valeurs d?exactitude des traductions faites de nos jours.Mots-clés: équivalence, analyse du discours, texte cible, texte source, traduisibilité, intraduisibilité

Fikret Nazım Kasımoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed Bin Abdurrahman'ın "Şerāyiṭü'l-İslâm" adlı eseri üzerine gramer ve metin çalışması

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan "Şerāyiṭü'l-İslâm" adlı eseri Muhammed bin 'Abdurrahman Şubat 1594 tarihinde kaleme almıştır. Eser, dil özellikleri itibariyle Klâsik Osmanlı Türkçesi dönemi ve Eski Anadolu Türkçesi dönemi özelliklerini yansıtmaktadır. İlmihal özelliği taşıyan eserin yazarı, "herkes okusun diye" eserini Türkçe yazdığını belirtmektedir ve eserin bu amaca uygun olarak sade ve anlaşılır bir dille yazılmış olduğu görülüyor. Eser bu özelliklerinden ötürü Türk dili açısından zengin yapı ve birimler barındırmaktadır. Ayet ve Hadisler Arapça olarak yazılmış olup açıklama kısımları ise sade Türkçe iledir. Tamamı 90 varaktan oluşan eser, bu çalışmayla sayfa ve satır numaraları verilerek transkribe edildi. Gramer kısmında imlâ, ses değişmeleri, şekil bilgisi, sözcük türleri, kelime grupları, cümle ve fiil çekimleri ayrıntılı bir şekilde incelendi. Yapı bakımından Arapça ve Farsça terkipli ifadeler geleneğe uygun olarak inceleme dışında tutulmuştur. Özellikle kelimelerin anlamları verilirken kelimelerin metin içerisindeki kullanımı dikkate alınmıştır. Ünlülerde yuvarlaklaşma temayülü ve kimi eklerin yalnız düz şekilli, kimi eklerin yalnız yuvarlak şekilli görülmesi gibi kimi özellikler, metinde Eski Anadolu Türkçesi özelliklerinin varlığını devam ettirdiğini göstermektedir. Bu yönleri dikkate alındığında eser Türk kültürü ve Türk dili açısından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Klâsik Osmanlı Türkçesi, Eski Anadolu Türkçesi, Şerāyiṭü'l-İslâm Muhammed bin 'Abdurrahman…

Dil bilgisiDil bilimEski Anadolu Türkçesi+2
Mustafa Öksüz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sait Faik Abasıyanık'ın Semaver adlı hikaye kitabının metindilbilimsel tahlili

Dil bir milletin düşünce sistemini gösterir. Toplumlar için hem kaynaştırıcı hem de yaklaştırıcı bir temel unsurdur. Geçmişten günümüze kadar insan sürekli olarak dil üzerine düşünmüş ve çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar önce dilbilim üzerine olmuş, daha sonra farklı dallara ayrılmıştır. Bu dallardan birisi de metindilbilimdir. Dilbilimin alt dalı olan metindilbilim, bir metni çalışma konusu yaparak o metni bağdaşıklık ve tutarlılık gibi özellikler açısından inceler. Bu çalışmada 1906-1954 yılları arasında yaşamış olan Sait Faik Abasıyanık'ın Semaver adlı hikâye kitabını metindilbilimi açısından değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırmada metindilbilimin yapısı çerçevesinde bağdaşıklık ve tutarlılık kavramları açıklanmış olup, hikâyeler üzerinde uygulanmıştır. Üzerinde çalıştığımız hikâyede metindilbilimini ve özellikle de bu alanın iki temel kavramı olan bağdaşıklık-tutarlılık olgularını inceledik. Bağdaşıklığı kapsayan öncül/bağımsız gönderim ögeleri, ardıl/bağımlı gönderim ögeleri, biçimsel/sözlüksel bağdaşıklık ögeleri ve metni bölümlere ayıran belirticiler incelemenin içeriğini oluşturmaktadır. Tutarlılık görünümlerinden olan özelleştirme bağlantısı, neden sonuç bağlantısı, karşılaştırma bağlantısı, zaman bağlantısı da incelenmiştir. İncelenen kısımların tümü bize hikâyelerin dilsel yapısıyla ilgili bilgi vermektedir. Özellikle gönderimi kapsayan artgönderim ve öngönderim ögelerinde zamirlerin varlığı dikkatimizi çekmektedir. Semaver adlı hikâye kitabı incelenirken Doğan Günay'ın Metin Bilgisi adlı kitabı ve Canan Ayata Şenöz'ün Metindilbilim ve Türkçe Dilbilim kitabı temel alınmıştır. Ayrıca Leyla Subaşı Uzun'un Orhon Yazıtlarının Metindilbilimsel Yapısı adlı incelemesinden yararlanılmıştır.

Abasıyanık, Sait FaikBağdaşıklıkDil bilgisi+4
Gizem Özkır
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Söylem kuramı ve XVI. yüzyıl siyasetnamelerinde söylem analizi

Bu çalışmada öncelikle söylem (discourse) terimini etraflıca tanımladık. İkinci olarak sosyal bilimlerde çok farklı bilim alanlarında çalışmış bilim insanlarının bakış açılarına göre söylem kuramını açıkladık. Bunu yaparken söylemin doğasının ne olduğunu, yüzeydeki somut yapı ile altta yatan soyut düzenin nasıl çalıştığını göstermeye çalıştık. Üçüncü olarak bu incelemede disiplinler arası çalışmaların bakış açılarından söylem analizinin ne olduğunu ortaya koyduk. Söylem analizinin çeşitlerini ve metotlarını açıkladık. XVI. yüzyıl Osmanlı Türkçesi ile yazılmış siyasetnamelerde söylemin küçük ve büyük yapısını analiz ettik. Bu analiz çalışması 1512, 1539 ve 1540 yıllarında biçimsel olarak birbirinden farklı üç siyasetnameden oluşmaktadır. Metin dilbilim (text linguistic) ve sistemli işlevsel dilbilim (sistemic functional linguistic)araştırmanın öne çıkan yöntemleridir. Bu siyasetnamelerde söylemin atıf ilişkilerini düzenleyen küçük yapısının (bağlaşıklık) birimlerinin nasıl olduğunu ortaya koymaya çalıştık. Ayrıca bu siyasetnamelerde söylemin anlamsal ve mantıksal bağıntılarını sağlayan büyük yapısının (tutarlılık/bağdaşıklık) birimlerinin neler olduğunu ve bu birimlerin siyasetnamelerdeki görünümleri inceledik.

16. yüzyılDil bilimDil kullanımı+6
Tolga Elbirlik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Furkan suresindeki metinsel bağdaşıklık ve tutarlılık

Araştırmada Furkan Suresi'ndeki metin tutarlılığını incelemeyi ve mekanizmalarını keşfetmek amaçlandı. Bir gereklilik olarak, metnin dili biliminin terminolojisine ve metinsel tutarlılığa ve mekanizmalarına giriş içeren bir bölümle başladı. Bunu, çalışmanın Furkan Suresi'ndeki biçimsel ve anlamsal/metinsel tutarlılık mekanizmalarını ele alan bölüm takip etti. Tekrarlama ve zıtlık mekanizmalarını sundu ve dokularının metnin dökümündeki etkisini gösterdi ve ardından sözdizimsel tutarlılığına geçti, yapısal tekrarla temsil edilen en belirgin imgesini inceledi, kalıplarını sınırladı, konumlarını takip etti ve her yapısal modelin özellikleri ve sonuçta ortaya çıkan ritmik özellikler ve anlamsal etkileri sunulmuştur, ardından suredeki anlamsal ilişkileri incelemiş ve çalışmak için üç ilişki aday gösterildi. Kur'ân ve peygamberlik inkarını içeren müşriklerin sözleri ile arasındaki anlamsal ilişki, ve sarkık ilişkisi, ve sonuncusu, metnin dört odak noktasının toplamı ve detayı arasındaki ilişkiyle elde edilen anlamsal tutarlılıktır: İlahi mükemmellik, Kur'ân-ı Kerim'in ve Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve sellem) mesajı ile hitap edenler ve bu ilişkinin her ilişkisinde, Furkan Suresi'nin anlamsal tutarlılığı üzerindeki etkisini açıkladı. Anahtar Kelimeler: Metin Bilimi, Metin dilbilgisi, Metinsel Tutarlılığı, Metinsel Uyum, Furkan Suresi

BağdaşıklıkDil bilgisiFurkan suresi+6
Mohammed Saeed Abdo Amery
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Nehcü'l-Ferādīs'in metindilbilimsel yapısı (1. Bap)

20. yüzyılın ortalarından itibaren insanların tek tek cümleler değil, anlamlı bir bütün oluşturan "metinler" aracılığıyla anlaştığı görüşünde birleşen araştırmacılar, yönünü cümleden büyük birimlere çevirmiş ve metinler bilimsel bir alanın konusu olarak incelenmeye başlanmıştır. Metinleri merkezine alarak onları çeşitli ölçütler üzerinden inceleyen bu alan, dilbilimin bir alt dalı olarak gelişim gösteren metindilbilimdir. Metindilbilim, çeşitli araştırmacıların ortaya koyduğu kuramlardan hareketle oluşturulan bağdaşıklık (cohesion) ve tutarlılık (coherence) ölçütleri üzerinden bir metnin metin olma koşullarının incelendiği çalışma alanıdır. Her türlü metni inceleme alanına sokan metindilbilim; metni yapısal, işlevsel ve anlamsal açıdan inceleyerek metin olanı metin olmayandan ayıran özellikleri ortaya koyar. Her metni türe özgü özellikleri üzerinden ele alır. Metnin anlamlı bir bütün olarak algılanmasında etkili olan faktörleri açıklar. Metni meydana getiren dil birimleri arasındaki ilişkileri belirler. Metnin anlamını yalnızca dillbilgisel-sözcüksel düzeyde ele almaz. Metnin anlamlı bir birim olarak algılanmasında metin üretici ile metin çözücünün etkinliğini araştırır. Böylece bir metnin anlamlı ve anlaşılır bir bütün olarak algılanmasında etkili olan tüm unsurları açıklar ve metinleri çok yönlü bir bakış açısıyla ele alır. İşte tüm bu hususiyetler göz önünde bulundurularak bu çalışmada, Türk dil tarihinin en önemli kaynaklarından olan Nehcü'l-Ferādīs'in birinci babı, metindilbilimin metinselllik ölçütleri aracılığıyla incelenmiş ve birinci bapta yer alan on fasıl çok yönlü bir biçimde ele alınmıştır. İncelemeye konu olan Nehcü'l-Ferādīs, Harezm Türkçesinin dil hususiyetlerini açık bir biçimde göstermesi ve sade bir dille yazılmasından dolayı çok çalışılan bir eserdir. Ancak yapılan çalışmalarda esere genellikle tek boyutlu olarak yaklaşılmıştır. Bu çalışma ile Nehcü'l-Ferādīs'in birinci babı, bağdaşıklık ve tutarlılık ölçütleri üzerinden ele alınmış, birinci bapta yer alan fasıllar anlamsal bir bütün oluşturma noktasında çok yönlü bir çözümlemeye tabi tutulmuştur. Bağdaşıklık araçları ile birinci baptaki metinlerin yüzey yapı ilişkileri açıklanmış, tutarlılık araçları ile metnin büyük anlamı üzerinde durulmuştur. Eserin öğretici amaçla yazıldığı göz önünde bulundurularak hem metnin türe özgü nitelikleri ele alınmış hem de metin üretici ve metin çözücünün metnin anlamı üzerindeki etkinliği ortaya koyulmuştur. Sonuç olarak Nehcü'l-Ferādīs'in birinci babında yer alan fasılların hem kendi içinde bağdaşık ve tutarlı olduğu hem de eserin genel amacına uygunluk ve uyumluluk gösterdiği anlaşılmıştır.

BağdaşıklıkDil bilgisiDil bilim+3
Elif Özkan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin yazılı anlatımlarında paragraf düzeyinde bağdaşıklık ve tutarlılık

Bu araştırmada ortaöğretim 9. ve 10. sınıfta öğrenim gören 524 öğrencinin yazılı anlatımları paragraf düzeyinde bağdaşıklık, tutarlılık ve düşünceyi geliştirme teknikleri bakımından değerlendirilmiştir. Bağdaşıklık, anlamın metnin birimleri arasında taşınmasını sağlayan dil bilgisel bağıntıları kapsamaktadır. Tutarlılık, konu akışındaki bütünlüktür. Düşünceyi geliştirme teknikleri ise paragrafta yer alan düşüncenin açılmasına, genişletilmesine hizmet eden tekniklerdir.Araştırmada, öğrencilerden kendilerine verilen 10 konudan birini seçerek bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Öğrencilerin yazdıkları kompozisyonların değerlendirilmesinde?Bağdaşıklık Düzeyi Değerlendirme Ölçeği?, ?Düşünceyi Geliştirme Teknikleri Değerlendirme Ölçeği?, ?Paragraf Tutarlılığı Değerlendirme Ölçeği? isimli ölçekler kullanılmıştır.Çalışmanın bulgularına göre paragraf düzeyinde bağdaşıklık araçlarının kullanım sıklıkları yüzde olarak şu şekildedir: kelime bağdaşıklığı ( % 51,26), bağlama ögeleri ( % 20,22), eksiltili anlatım ( %17,40), gönderim ( % 10,58), değiştirim(0,46).Öğrenciler metindeki birimler arasındaki işlev kurma görevlerine göre ise bağdaşıklık araçlarını şu sıklıklarda kullanmışlardır: cümle içinde (%% 31,60), cümleler arasında ( % 47,32), paragraf içinde ( % 15, 00), paragraflar arasında ( % 6, 06).Çalışmada öğrencilerin paragraf düzeyindeki anlatımlarında bağdaşıklık araçlarının kullanımı ile ilgili önemli sorunlar yaşadıkları belirlenmiştir. Bu sorunları şu şekilde özetlemek mümkündür: a) şahıs zamirinin karşılığının net bir biçimde belli olmaması, b) İşaret zamirinin insanlar için kullanılması, c) İşaret sıfatının karşılığının belli olmaması, d) İşaret sıfatının gereksiz yere kullanılması, e) İşaret zamirinin gereksiz yere kullanılması, f) Yanlış işaret zamiri kullanma, g) Gönderimle ilgili sözlü anlatım özelliklerinin paragrafta yer alması, şahıs zamirinin çok sık tekrar edilmesi f) Sözlü anlatımda sıkça kullanılan ?Bence? ?Bana Göre? ifadelerinin paragraflarda da sıkça yer alması h) Öznenin söylenmemesinden dolayı gönderim ögesinin karşılaştırılması, ı) Şahıs zamiri kullanılması gereken yerde işaret zamiri kullanılması, i) Gönderim ögesi ve karşılığının tekil-çoğul uyumsuzluğu oluşturacak biçimde kullanılması.Araştırma bulgularına göre ortaöğretim öğrencileri, paragraflarda tutarlılığı oluşturma bakımından önemli sorunlar yaşamaktadırlar. Paragraf ünitesini, derslerinde görmeyen 9. sınıf öğrencileri ile derslerinde görmüş olan 10. sınıf öğrencileri arasında yapılan karşılaştırmada, 10. sınıf öğrencilerinin paragrafa etkili giriş yapabilme bakımından ve düşünce organizasyonunu kurabilme bakımından 9. sınıf öğrencilerinden anlamlı derecede başarılı olduğu görülmekte iken paragrafı etkili bir sonuçla bitirebilme, ana fikir oluşturabilme, paragrafta ana düşünce-yardımcı düşünce uyumunu kurabilme bakımından 9 ve 10. sınıf öğrencilerinin aralarında anlamlı derecede bir başarı farkı görülmemiştir. Öğrencilerin yazdıkları paragraflarda tutarlılıkla ilgili yaşadıkları sorunlar şu şekilde özetlenebilir: a) Paragrafa etkili bir şekilde giriş yapamama, b) paragrafı etkili bir şekilde sonlandıramama, c) paragrafta düşünce organizasyonunu kuramama, ana fikri oluşturamama, d) ana fikri uygun yardımcı fikirlerle destekleyememe, e) Birbiriyle ilgisiz dağınık düşüncelerin yer aldığı paragraf denemeyecek cümleler dizisine yer verme, f) Paragraf yapılması gereken yerde paragraf yapma, g) Paragraf yapılmaması gereken yerde paragraf yapma h) Düşüncenin tam olarak ifade edilemediği ve tamamlanmadığı çok kısa paragraflara yer verme, ı) Metni paragraflara bölememe nedeniyle tüm metnin tek paragraf içerisinde verilmesi, i) Paragrafta ağırlığın veya ölçünün olmaması. Çok önemli bilgilerin çok kısa geçilmesi veya detaylandırılamaması ancak çok önemsiz bilgilerin çok uzun anlatılması, j) Paragrafta yapı bilgisi eksikliği nedeniyle paragrafın bölümlerinin (ana düşünce-tartışma-sonuç) oluşturulamaması.9. ve 10. sınıf öğrencileri, paragraflarında düşünceyi geliştirme tekniklerini sırasıyla şu sıklıklarda kullanmışlardır: örneklendirme (% 23, 84), soru sorma ( % 22,91), tanımlama (15,23), karşılaştırma (% 14,83), zıtlık (10,01), tanık gösterme- alıntı yapma (7,54), benzetme (4,37), sayısal verilerden yararlanma (% 1,05).Öğrenciler, paragraflarında düşünceyi geliştirme tekniklerinin kullanımında bazı problemler yaşamaktadır. Bu problemler şu şekildedir: a) Soru sorma tekniğini uygun olmayan yerde kullanma, b) Soruların sık ve gereksiz biçimde kullanılması, c) Paragrafa doğrudan örnekle başlanması), d) Okuyucuyu savunulan düşünceye zihinsel olarak hazırlamadan örnek kullanma, e) Verilen örneklerin paragraf içinde konuşma diliyle verilmesi, paragrafta anlatımın akışını bozan unsur görünümünde olması, f) Sözün kime ait olduğunu tam olarak bilmeden yanlış kaynak göstererek alıntı yapma, g) Paragrafta belirtilen sayısal verilerin güvenilir olmaması, h) Nitelikli tanımların yapılamaması.

BağdaşıklıkKompozisyonLise öğrencileri+4
Remzi Can
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00

Related subjects