Türk kamu yönetimi

99 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kamu yönetiminde neoliberal dönüşüm bağlamında yeni sağ muhafazakâr anlayışın çözümlenmesi: Turgut Özal dönemi

1980'li yıllar neoliberalizm açısından Türkiye'de dönüm noktası olmuştur. 1970'lerde yaşanan dünya ekonomik bunalımının akabinde refah devleti anlayışı terk edilerek yeni sağ ideoloji uygulanmaya başlanmıştır. 1980'lerde ortaya çıkan yeni sağ politikaların uygulayıcıları; ABD'de Ronald Reagan, İngiltere'de Margaret Thatcher, Türkiye'de ise Turgut Özal olmuştur. ABD'de Reaganizm, İngiltere'de Thatcherizm, Türkiye'de ise Özalizm olarak adlandırılan yeni sağ politikalar çerçevesinde birtakım gelişmeler yaşanmıştır. 1980'lerde, Türkiye'de, devletçilik politikalarının rafa kaldırılıp neoliberal politikaların uygulandığı bir dönem yaşanmıştır. Türkiye'de yaşanan toplumsal sorunlar ve siyasal istikrarsızlıklar ekonomik sıkıntılarla birleşince, 1980 sonrasında neoliberal bir dönüşüm başlamıştır. Süleyman Demirel hükümetinin Türkiye ekonomisini iyileştirmeye ve geliştirmeye dönük hazırladığı "24 Ocak 1980 ekonomik istikrar programı" ile Turgut Özal, bu neoliberal dönüşümü Türkiye'de başlatan kişi olmuştur. Türkiye'de yeni sağ ideoloji, "24 Ocak Kararları" ile uygulama alanı bulabilmiştir. Bu kararlarla Türkiye'de yapısal dönüşüm sürecine girilmiştir. Neoliberal ekonomi programının uygulanmasıyla liberal ekonomi dönemi başlamış, Türkiye ekonomisi dış rekabete açık bir hale getirilmiş, özelleştirme uygulamaları yapılarak devletin küçültülmesi sağlanmıştır. Ancak bu gelişmeler ilk başta olumlu olsa da ilerleyen dönemlerde olumsuz sonuçlar yaratmıştır. Ayrıca bu dönemde ihracatta artış yaşanırken, piyasa ekonomisine yönelik gereken altyapı hazırlanamamıştır. Anahtar Kelimeler: Neoliberalizm, 24 Ocak Kararları, Turgut Özal, 12 Eylül Darbesi, Yeni Sağ.

12 Eylül müdahalesi24 Ocak 1980 kararlarıAnavatan Partisi+7
Havva Nur Aksu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kamu yönetimi anlayışında devletin rolü

Bu çalışmanın amacı yeni kamu yönetimi anlayışında devletin rolünü ortaya koymaktır. Bu kapsamda kamu yönetiminde reformu gerekli kılan durumlar incelenmiştir. Yapılan reformlar sonucunda ortaya çıkan yeni yönetim anlayışının temelleri üzerinde yoğunlaşılmıştır. Vatandaşın yönetime katılımı, şeffaflık, hesap verilebilirlik kavramlarının yeni kamu yönetimi anlayışındaki yeri gösterilerek kamu yönetiminin ilk devletlerden itibaren geçtiği aşamalar detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Böylece yeni kamu yönetimi anlayışı ile devletin rolü değişmiştir. Yeni Kamu Yönetimi düşüncesi, geleneksel bakımda çalışmayı temel alan kamu idaresinin yapısı ve çalışmasına yapılan tenkitlerden beslenerek etkileşim ve teknoloji sahasındaki ilerlemelerle aynı doğrultuda özel sektörde karşılaşılan dönüşümün sonucunda oluşmuştur. Yeni kamu yönetimi düşüncesi; serbest piyasa mekanizmasının daha etkin ve faal olduğunu öne sürerek, firma idaresi ile kamu idaresi arasındaki çeşitliliğin azaltıldığını söylemektedir. Özel kesimin sektörün işletme yönetimi zihniyeti yeni kamu idaresi yeniliklerini biçimlendirmektedir. Yeni kamu idaresi, devletin niteliğini şekillendirirken devlet ve halk arasındaki etkileşimler tekrar ifadelendirmektedir. Bu kapsamda, devlet geliştirmekle veya daraltmakla değil devletin temel standart işlevlerine yoğunlaşılarak daha verimli hale getirilmesi hedeflenmektedir.

Devlet anlayışıDevlet idaresiKamu yönetimi+1
Ümit Çınkır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetten günümüze Türk kamu bürokrasisinde örgütsel büyüme olgusu

Dünyada yaşanan hızlı ve çok yönlü değişim, klasik bürokratik örgütlerde köklü bir yeniden yapılanma ihtiyacı gündeme getirmiştir. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde özellikle küreselleşmenin etkisiyle kendini daha da hissettiren değişim dinamikleri, yeni dünya düzeninde temel dayanaklarını oluşturmuşlardır. Dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde gelişmişlik düzeyi, bürokratik örgütlenmede bulunulan düzey ile ölçülmeye başlanmıştır. Çalışmamızda da bu bağlamda Türk kamu bürokrasisinin dünyada yaşanan tüm bu gelişmeler karşısındaki seyri gözlemlenmeye çalışılmıştır.Çalışmamız makro düzeyde incelenmiş olup zaman bakımından Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar olan süreç ile işlevsel bakımdan ise örgütsel anlamda merkezi yönetimin başkent teşkilatı ile sınırlandırılmıştır.Çalışmanın oluşturulması sürecinde ilk olarak literatür taraması yapılmıştır. Kitap, dergi ve makaleler incelenmiş, konuyla ilgili tez çalışmaları da gözden geçirilmiştir. İnternet üzerinden ulaşılan kaynaklara da yer verilmiştir. Dumlupınar Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi kütüphanelerinden etkin bir biçimde yararlanılmıştır. Yapılan bu hazırlıklardan sonra çalışmamız bilimsel araştırma tekniklerine uygun biçimde hazırlanmıştır.Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, büyüme ve örgüt kuramlarının teorik çerçevesi ele alınmıştır. Bürokrasinin tanım ve kapsamına değinildikten sonra genel hatlarıyla kamu bürokrasisinden ve kamu bürokrasilerinde büyümeyi etkileyen faktörlerden söz edilmiştir. Son kısımda bürokrasi ve siyaset ilişkisine değinilerek ilk bölüm sonlandırılmıştır.İkinci bölümde, Türk kamu bürokrasisi üzerinde durulmuştur. İlk Türk devletlerinden başlamak üzere Türk kamu bürokrasisinin örgütlenme ve işleyiş sistemi incelenmiştir. Aynı zamanda Türk kamu bürokrasisinde personel sistemi de bu bölümde çalışılmıştır.Üçüncü bölümde çalışmamızın ana konusu olan Türk kamu bürokrasisinde büyüme olgusundan bahsedilmektedir. Bu amaçla cumhuriyetten başlamak üzere günümüze kadar olan bürokratik örgüt yapısı incelenmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümü daha da detaylandırılarak Türk kamu bürokrasisinin seyri şu alt başlıklarda incelenmiştir; Cumhuriyetin ilanı ve tek parti dönemi, çok partili siyasal yaşam, soğuk savaş dönemi, liberalizme geçiş ve yeniden yapılanma süreci, küreselleşme süreci ve günümüz örgüt yapısı. Son olarak çalışmamızın genel değerlendirme ve sonuç kısmı yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Kamu Bürokrasisi, Örgüt, Örgütsel Büyüme, Siyaset.

BürokrasiBürokratik örgütBüyüme+4
Cansu Görgülü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodernizmin Türk kamu yönetimine etkileri: Siyasal, ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan bir inceleme

Aydınlanma Çağı ile birlikte etkili olan modernizm sürekli bir yenilik peşinde olmuş ve evrensel doğruların savunuculuğunu yapmıştır. Postmodernizm ise modernizm eleştirisi yaparak gelişim gösteren bir anlayıştır. Postmodernizm tanımı modernizmin eleştirisi, zıttı veya eklentisi olduğu şeklinde çeşitlilik göstermektedir. Postmodernizm tanımının kesin bir yargı ile yapılamaması modernizm den tam olarak kopuşunun gerçekleşememesi ile ilişkili olduğu söylenebilir. Postmodernizm gelenekleri savunarak evrensel bir doğrunun varlığını kabul etmemiş ve tek bir doğrunun olmadığını her bir bireyin düşüncesinin doğru olabileceği inancına sahip olmuştur. 1980'li yıllar öncesi modernizm anlayışının etkisinde olan Türk kamu yönetimi, çağın koşullarına cevap veremez bir hale gelmiştir. Gelişmeye ihtiyaç duyan Türk kamu yönetimi özellikle 1980'li yıllardan bu yana postmodern düşünüş biçiminden etkilenmeye başlamıştır. Postmodern fikirler Türk kamu yönetimini siyasal, ekonomik ve sosyo-kültürel alanda az da olsa etkilemeyi başardığı söylenebilir. Türkiye'de toplumsal yapıda çeşitli etnik kökenin varlığı siyasetçilere postmodernizmin benimsediği bütünleştirici söylemi kullanma imkânı sunmuştur. Postmodernizm, Türkiye'nin ekonomik hayatına liberal politikalarla yansımıştır. Türk kamu yönetimini yapısal ve işlevsel açıdan etkileyen postmodern kamu yönetimi kamu hizmetlerinde verimliliği ve etkinliği artırmıştır. Postmodernizm Türkiye'de sosyo-kültürel alanda bireyleri kitle iletişim araçlarının etkisiyle kültürel yabancılaşma ve tüketim kültürüne yönelttiği söylenebilir. Çalışmanın hipotezi: "Postmodernizm, 1980'li yıllardan itibaren Türk kamu yönetimini etkilemeye başlamış, ilerleyen yıllarda da siyasal, ekonomik ve sosyo-kültürel boyutlarla birlikte Türk kamu yönetiminin yeniden yapılanmasında önemli bir faktör olarak rol oynamıştır." Çalışmada tarihsel ve betimsel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Türk kamu yönetiminin postmodernizm etkisiyle şekillendiği siyasal, ekonomik ve sosyo-kültürel alanları incelenerek hipotezin kanıtlanabilirliği değerlendirilecektir.

Ekonomik analizEkonomik etkiKamu yönetimi+5
Mine Güzel
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk kamu yönetiminde iç güvenlik hizmeti veren genel kolluk personeli ile özel güvenlik personeline duyulan güven ve meslek algısı üzerine karşılaştırmalı bir araştırma

Ülkemizde iç güvenlikten sorumlu birim İçişleri Bakanlığı'dır. İçişleri Bakanlığı bu hizmeti kendisine bağlı icracı kolluk birimleri vasıtası ile yerine getirmektedir. Ülkemizde iç güvenlik hizmetini sunan genel kolluk birimleri polis, jandarma ve sahil güvenlik komutanlığı kurumları olarak sınıflandırılan kolluk kuvvetleridir. Bunların yanında genel kolluk kuvveti olmayan ancak genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak için kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette özel kanunlarla kurulmuş olan özel kolluk birimleri de mevcuttur. Sayıları günümüzde polis birimlerinin toplam sayısından bile daha fazla olan özel güvenlik görevlileri bunların en önemlilerindendir. 2004 yılında 5188 sayılı kanunla kurulmuş olan özel güvenlik teşkilatı günümüzde üniversiteler, havalimanları, hastaneler, alışveriş merkezleri, kamu kurum ve kuruluşları ve hatta özel mülkiyet alanlarına kadar çok geniş bir alanda istihdam edilmektedir. Aktif personel sayısına baktığımız zaman günümüzde 350.000 den fazla özel güvenlik görevlisi olduğu bilinmektedir. Böyle bir istihdam alanına sahip olan özel güvenlik görevlilerinin halkla iç içe ve halka en yakın kolluk birimi olduğu görülmektedir. Bu çalışmada; özel güvenlik görevlileri ile genel kolluk personeline vatandaşın duyduğu güven ve meslek algıları üzerine karşılaştırmalı bir analiz yapılması amaçlanmıştır. Bahsedilen amaç doğrultusunda nicel veri toplama tekniklerinden; yüz yüze anket tekniği kullanılmış ve geliştirilen ölçekle birlikte 2022 yılı Mart-Mayıs ayları arasında ölçüt örneklem yöntemi kullanılarak Gaziantep ilinde ikamet eden 18 yaşından büyük genel kolluk ve özel güvenlik görevlileri ile kişisel ve akrabalık yakınlığı olmayan 421 kişiye anket uygulanmıştır. Çalışma sonucunda yerel halkın genel kolluk ve özel güvenlik personellerine duydukları güven ve meslek algıları üzerinde genelde anlamlı bir farklılık oluşmamasına ragmen, yaş ve eğitim durumu kriteri göz önüne alındığı zaman belirli örneklem türlerinde anlamlı farklılıklar olduğu gözlemlenmiştir.

GüvenKolluk hizmetleriKolluk personeli+6
Zeki Sunar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Kamu Yönetimi'nde dijitalleşme politikaları

21. yüzyılda devletler, kamu politikaları vasıtasıyla vatandaşlarının bilgi toplumu olması yönünde çeşitli girişimlerde bulunmaktadırlar. Toplumların bilgi ve iletişim kullanımının artması ve ülkelerin her alanda dijitalleşme olgusunu kullanması ülkelerin küresel alanda rekabet gücünü arttıracaktır. Çalışmamızda Türkiye'nin kamu politikaları kapsamında son 50 yıllık bilgi ve teknoloji alanındaki gelişmeleri ele alınmakta ve bu süreçte kamusal hizmet sunumunun dijitalleşme faaliyetleri ile iyileştirilmesi için yapılan çalışmalar bağlamında yürütülmüştür. Türkiye özellikle 1990'lı yıllarda başlayan bilgi toplumu olma yolundaki politikaları ile günümüze dek sürekli gelişmiş ve vatandaşlarına birçok kamusal hizmeti dijital teknolojiler vasıtasıyla sunmuştur. Özellikle Covid-19 salgınının ortaya çıkardığı teknolojik rekabet ortamı ülkeleri dijital sektörlerin geliştirilmesi olgusu üzerinde daha fazla durulmasına yöneltmiştir. Küreselleşen dünya düzeninde fiziki sınırlar neredeyse ortadan kaldırılmış ve dijital teknolojiler sayesinde iletişim çok daha kolay hale gelmiştir. Bu alandaki gelişmelerden Türkiye'de geri kalmamış ve 2000 sonrası kamu politikası, hükümet programları ve kalkınma planları gibi kapsamlı planların içinde bilgi ve iletişim teknolojilerine yer vermiştir. Ulusal alanda toplumun her kesimine internet ve dijital cihazları götürmeyi hedef kılarak bilgi toplumu olma yolunda stratejiler geliştirilmiştir. Kamu idare teşkilatlanması içinde yeniden yapılanmaya gidilmiş ve teknoloji kavramı genel politikalar kapsamından alınıp başlı başına bir politika halini almıştır. Kamu hizmet sunumlarının vatandaşlara ulaştırılmasında bürokratik engeller mümkün olduğunca kaldırılmış ve vatandaşların hizmete doğrudan erişimi ön planda tutulmuştur. E-devlet tabanlı uygulamalarla bireylerin yer ve zaman kısıtlaması olmadan hizmetlere ulaşması sağlanmıştır. Geleneksel devlet yaklaşımından yeni kamu yönetimi yaklaşımına geçiş ile birlikte vatandaşların karar süreçlerine katılımı sağlanmıştır. Bireyler dijital e-uygulamalar sayesinde merkezi ve yerel yönetimlerin faaliyetleri hakkında görüş ve düşüncelerini anlık olarak ilgili yerlere aktarma fırsatı bulmuşlardır. Kamu yönetimi ve kırtasiyecilik alanında maliyetler azaltışmış ve birçok resmi süreçler dijital uygulamalar sayesinde gerçekleştirilmiştir. Türkiye'nin uluslararası alandaki rekabet gücünü arttırmak için kamu yönetimi ve toplum nezdinde son 20 yılda gerçekleştirdiği dijital dönüşüm, sürekli değişen ve gelişen dünya düzeninde gelecekte de Türkiye gibi bütün dünya ülkeleri için önemini korumaya devam edecektir.

Bilgi toplumuElektronik devletElektronik hizmet+3
Ali Akça
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin yerel yönetimler politikası

Bu tezde Türkiye'nin yerel yönetimler geçmişi ele alınmış ve bu yerel yönetimlere dair sorunların nasıl çözümlenmesi gerektiğine yönelik üretilen politikalar ile kendi yerel sistemini şekillendirmek için yaptığı politikalar tarihsel gelişimleri ele alınarak incelenmeye çalışılmıştır. Türkiye'de siyasi iktidarların kendi bakış açılarından yerel yönetimlere dair yaptıkları politikalar ve daha sonrasında gelen hükümetlerin bu politikaları sil baştan değiştirmesi veyahut da ortadan kaldırması ile birlikte istikrarlı ve düzenli bir anlayışın hâkim olamaması sonucunda bu alanda problemlerin bitmemesine neden olmuştur. Bu çalışmada Türkiye'nin Osmanlı'dan miras aldığı yerel yönetim sistemi ile birlikte Cumhuriyet sonrasında bu alanda yaşadığı sorunlar ve buna yönelik getirilen çözümler ve şekillenen kamu politikaları ele alınmıştır Tez, giriş, birinci bölüm, ikinci bölüm, üçüncü bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde yerel yönetimlere (il özel idaresi, belediye, büyükşehir belediyesi, köy) dair kavramsal bir çerçeve oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu bakımdan Türkiye'de yerel yönetimlerin geçmişi ve gelişim süreci, yerel yönetimlerin yasal mevzuattaki yerine değinilmiştir. Yine Türkiye'nin yerel yönetimler için kendi yapısında yaptığı reformlar ve taraf olduğu uluslararası anlaşmalar bilimsel bir çerçeveden ele alınmaya çalışılmıştır. İkinci bölüm de kamu politikası kavramsal çerçevede ele alınıp incelenmiştir. Kavramlar biraz daha detaylı bir biçimde incelenmiş, kamu politikasının hazırlanma aşaması, uygulanma aşaması ve değerlendirme aşamalarında nelerin yaşandığı ve nasıl bir yol izlendiğini ve buna yönelik analizin temellerinin nasıl atıldığının üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise Türkiye'de uygulanan kamu politikasında etkileri olan kurumlar ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ele alınmaya çalışılmıştır. Özelde ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde yeni kamu politikası aktörleri incelenmiş özellikle Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları ve Cumhurbaşkanlığı Ofislerinin sahip oldukları konumlarının ve işlevlerinin üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise Türkiye'de yerel yönetimlerin sorunlarına karşı yapılan çözümlerin neden başarısız oldukları üzerinde durulup, bundan sonra belirlenecek çözümlere dair kamu politikalarının geliştirilmesinin nasıl olması ile ilgili değerlendirme yapılmıştır Anahtar Kelimeler: Türkiye, Yerel Yönetimler, Kamu Politikası.

Kamu politikalarıTürk kamu yönetimiYerel yönetimler
Özkan Uludağ
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ile Azerbaycan'ın kamu yönetimi teşkilatlarının karşılaştırılması

Devlet vatandaşların tek başlarına karşılayamadıkları ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulmuş bir örgüttür. Devlet kamu yönetimleri vasıtasıyla hizmet sunar. Kamu yönetimi için ise belli bir kamu yönetimi teşkilatının var olması gerekmektedir. Bu durumda her ülke kendi sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel yaşantısına, birikimine göre bir yönetim yapısı benimseyerek ve kendi yapısına uygun kamu yönetimi teşkilatı oluşturarak idare edilmektedir. Ülkedeki kamu yönetimi sunumu belirli bir kamu yönetimi teşkilatlanması ile gerçekleştirilmektedir. Bu teşkilatlanma her ülkede farklı olabilmektedir. Çünkü her ülkenin geçmişte ve bugün içinde bulunduğu durumlar kamu yönetimi teşkilatını doğrudan etkileyebilmektedir. Böylelikle her ülkede farklılaşan kamu yönetimi teşkilatlarının neler olduğu, benzerliklerinin ve farlılıklarının neler olduğu, karşılaştırmalı kamu yönetimi ile ortaya çıkarılabilmektedir. Bu çalışmada da Türkiye ve Azerbaycan'ın kamu yönetimi teşkilatlarının nasıl olduğu, nasıl bir yapıda oluşturulduğu, her iki ülkenin yönetim sistemleri ve buna bağlı olarak merkezi ve yerel yönetimler açısından nasıl teşkilatlandığı güncel bilgiler dahilinde açıklanarak karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma yapılırken, her iki ülkenin birbirine benzeyen ve birbirinden farklı olan özelliklerini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışma giriş ve sonuç hariç üç ana bölümden meydana gelmektedir. Çalışmanın ilk bölümünde Türkiye'deki kamu yönetimi teşkilatı, ikinci bölümünde Azerbaycan'da kamu yönetimi teşkilatı, üçüncü bölümünde ise Türkiye ve Azerbaycan'ın kamu yönetimi teşkilatlanması bakımından karşılaştırılması yer almaktadır. Bu çalışmada nitel araştırma tekniklerinden karşılaştırma tekniği kullanılmıştır.

Türk kamu yönetimi
Rumeysa Nur Cavlı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kamu diplomasi faaliyetleri bakımından kurumsal ve bürokratik yapılanma

Politika ve bürokrasi bağıntısı geçmişten beri siyaset biliminin yanı sıra kamu yönetimi disiplininin de ana inceleme konularından biri olmuştur. Modernleşme süreciyle beraber "devletler üstü" kuruluşların sayısı artmış ve bu bağlamda konvansiyonel savaşlar azalmıştır. Bunun sonucunda, "kamu diplomasisi" anlayışı modern devletlerde çeşitli araçlarla olgunlaşarak kurumsallaşmıştır. Söz konusu "politika-bürokrasi" ilişkisine "kamu diplomasisi "kavramı eklemlenmiştir. Bu kurumsallaşmadan Türkiye'de etkilenmiş olsa da dünyaya oranla daha geç sayılabilecek bir zaman diliminde kamu diplomasisi kurumlarını oluşturmuştur. Bu kurumsallaşma sürecinde Türk devlet geleneğinin köklü pratikleri önemli bir role sahiptir. Ancak söz konusu geleneksel pratikler, bazı dönemlerde bu süreci kötü yönde etkilemiş, nihayetinde günümüzde bu ilişkilerin daha fazla sorgulanıyor olması ve söz konusu kamu diplomasisi kurumlarının daha hızlı bir şekilde değişime uğrayarak bürokratikleşmesi bu konuyu çalışmaya değer kılmıştır. Bu çerçevede çalışma; siyaset, kamu diplomasisi ve bürokrasi kuramlarının modernleşmeye bağlı gelişimleriyle, imparatorluk tecrübesine sahip Türkiye'de söz konusu gelişimlerin nasıl şekillendiğinin ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Bu bağlamda tezin temel hipotezi, Türkiye'de bulunan kamu diplomasisi kurumlarının eksikliğinden yola çıkarak Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı yönetimsel dönüşümün bu eksikliğin giderilmesi hususunda önemli bir kilometre taşı olduğu iddiasını içermektedir. Çalışmada "yorumsamacı" bir yaklaşım kullanılmıştır. Bu çerçevede "eleştirel literatür taraması" yöntemi benimsenmiştir. Tezin ana konusunu oluşturan "kamu diplomasisi kurumlarının bürokratikleşmesi" sürecini açıklamada birincil kaynaklar olarak; kamu diplomasisi kurumlarının politikaları, kurum yöneticilerinin beyanatları, devletin yönetim kademesinde sürece yön verenlerin çalışmaları, kamu diplomasisinin bürokratikleşmesini sağlayan hukuki düzenlemeler, söz konusu süreci yönetme iddiasıyla yola çıkan siyasal partilerin tüzükleri ve beyannamelerinden yararlanılmıştır.

BürokrasiDiplomasiKamu bürokrasisi+3
Oğuzhan Arı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye genel seçimlerinde oluşturulan siyasi ittifakların yerel yönetim politikaları: 2023 Genel Seçimleri örneği

Bu çalışma, 2023 genel seçimlerinde ittifakların yerel yönetim vizyonlarını seçim beyannameleri üzerinden karşılaştırmaktadır. MAXQDA ile yürütülen nitel içerik analizinde; katılımcılık ve demokratikleşme, mali-idari özerklik, yerel kalkınma ve hizmet sunumu, çevre-sürdürülebilirlik, dijitalleşme-yenilik, sosyal politikalar ve güvenlik-afet yönetimi temaları esas alınmıştır. Söylem yoğunlukları ve frekanslar, vaatlerin içeriğinin yanı sıra yerleştirildikleri yönetişim mimarisini de görünür kılmaktadır. Bulgular, iki blokta dijitalleşme ve sürdürülebilirlikte yakınsamaya; katılım-özerklik-hesap verebilirlik ekseninde ise ayrışmaya işaret etmektedir. Bunlardan biri hizmet kapasitesi ve merkezle uyumu, diğeri kurumsal güvenceler ve yerel çoğulculuğu öncelemektedir. Çalışma, katılımcı mekanizmaların standardizasyonu ve açık veri temelli mali şeffaflık gibi uygulanabilir öneriler sunmakta; gelecek araştırmalar için uygulama verileriyle çapraz doğrulama gereğini vurgulamaktadır.

Türk kamu yönetimiYerel siyaset
Tuğba İstek
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihsel süreçte Türk devletlerinde yönetim anlayışı

Türk siyasi tarihi alanında birçok kaynak bulunsa da, Türk devletlerinin bir gelenek kapsamında birbiriyle ilişkilendirildiği ve yönetimsel anlamda ele alındığı bütüncül bir kaynak eksikliği gözlemlenmiştir. Bu eksikliğin bir nebze giderilebileceği düşüncesiyle siyaset bilimi çerçevesinde çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde devlet ve Türk kavramları ele alınmıştır. Bir gelenekten söz edilebilmesi için gerekli olan, tüm bu devletlerde bulunması gereken ortak özellikler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu ortak özelliklerden geleneğin oluşumunda etkin olanları son bölümde faktörler adı altında işlenmiştir. Tüm bu tespitler ışığında günümüzde resmi olarak Türk devleti olarak kabul edilen tarihte kurulmuş on altı Türk devleti ve Türkiye Cumhuriyeti incelenmiştir. İnceleme sırasında bu devletlerin sınıflandırılmasında, yönetimlerin meşruiyet kaynaklarında değişimler yaşamasında temel etken olarak tespit edilen inanç faktörü esas alınmış, bu kapsamda üç başlık altında çalışılmıştır. Devletlerin incelendiği bu bölümlerde ayrıca coğrafi yakınlık dolayısıyla bu devletleri etkilemiş olabilecekleri öngörülerek bazı yabancı devletlerin yönetimleri dönemsel olarak incelenerek çalışmaya dâhil edilmiştir. Bu çalışmanın yöntemi işlevselcilik sosyoloji kuramı ve tarihi olaylarda gensel devinim hipotezi esas alınarak desteklenmiştir. Son olarak değerlendirme bölümünde semavi inanç sistemlerinin devlet yönetimleri üzerindeki etkilerine ve devlet yönetimlerini etkileyen savaş tekniklerinin evrimine değinilmiştir.

DevletDevlet anlayışıDevlet teşkilatı+4
Hakan Çayalan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu yönetimi bilim alanında stratejik planlama üzerine yapılan lisansüstü tezlerin yöntembilimsel çözümlemesi

Bu çalışmanın amacı, Türk kamu yönetimi bilim alanında stratejik planlama üzerine yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesidir. Bu amaç için yapılan taramada 101 adet lisansüstü çalışma bulunmaktadır. İlgili çalışmalar nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Analizde ilgili tezlerin yıllara, araştırmacıların cinsiyetlerine, üniversitesine, türlerine, danışman unvanına, enstitüsüne, anabilim dalına, çalışma evrenine, yöntemine ve kullanılan veri toplama araçlarına göre sınıflaması yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde dünyada ve Türkiye'de kamu yönetimi bilim alanının gelişimi incelenmiştir. İkinci bölümde, kamu yönetimi bilim alanında stratejik planlamanın gelişimi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise bulgular ve yorumlara yer verilmiştir. Son olarak dördüncü bölümde, bulgular ışığında ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir.

Türk kamu yönetimi
Süleyman Bayram
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

6360 sayılı yasanın kent ve kır alanlarına etkileri : Diyarbakır örneği

Türkiye'de büyükşehir belediyesi kavramı ilk kez 1984 yılında 3030 sayılı yasa ile idare sistemindeki yeri almıştır. Daha sonra yapılan yasal ve idari düzenlemeler ile büyükşehir belediyeciliği ile ilgili gelişmeler devam etmiştir. Son olarak 2012 yılında çıkarılan 6360 Sayılı yasa ile Türkiye'deki büyükşehir belediye sistemi bütünşehir haline getirilmiştir. Bu yeni yapıda büyükşehir belediyesi sorumluluk ve yetki sınır ilin mülki sınırlarına genişletilmiştir. 6360 sayılı yasanın en önemli özelliği hizmet arzındaki parçalı yapıyı ortadan kaldırmak, hizmet arzında verimliliği ve etkinliği geliştirmektir. 6360 sayılı yasanın gerekçesinde büyükşehir belediyeciliğinin; etkili, etkin, vatandaş odaklı, katılımcı, saydam, hesap verebilen ve mümkün olduğunda yerele ağırlık veren yönetim düşüncesinin gerçekleştirilmesine vurgu yapılmıştır. Bu çalışmada 6360 sayı yasanının çıkarılmasına yol açan hususlar ile yasanın getirdiği değişimler hakkında açıklamalar ile birlikte Diyarbakır ilinde bir araştırma yapılmıştır.

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriBüyükşehirler+6
Mehmet Kırmızı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kamu yönetimi reformlarının Türk kamu yönetimi sistemine etkileri

II. Dünya Savaşı'nın ardından dünyayı etkisi altına alan ekonomik ve toplumsal sıkıntılar her geçen zaman diliminin ardından etkisini giderek arttırmaya devam etmiştir. Bu etki bilim insanlarının da söylediği üzere devletleri daha etkin ve verimli olmaya zorlamıştır. Devletlerin verimli ve etkin olmasını sağlayan en önemli yapı taşlarından biri ise devletlerin kamu yönetimi sistemleridir. Geleneksel kamu yönetimi anlayışının işlerliğini kaybetmeye başlaması yeni yönetim sistemlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Giderek popülerliği artan ve kamu yönetiminin daha etkin ve verimli olmasını sağlayan yeni yaklaşımın adın ise Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımı olarak adlandırılmıştır. Tüm ülkelerin yaşadığı gibi Türkiye'de benzer sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Yaşanılan bu sıkıntılar ise vatandaşın daha zor zamanlar yaşamasına neden olmuştur. Bu mali ve toplumsal sıkıntıların aşılması adına Türk Kamu Yönetimi sistemi özellikle 1980'lerin ardından hızlı bir değişim süreci içerisinde yer almıştır. Kamu yönetimi sisteminde yaşanan bu değişim ise hem yapısal hem de işlevsel olarak nitelendirilebilir. Değişim sürecinin başarılı ve çağdaş ülkelerde yaşanan değişim sürecine uygun olabilmesi adına reform çalışmalarının Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımına uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Bu sayede kamu yönetimi sisteminin yeni kamu yönetimi yaklaşımına uygun, etkin, verimli, vatandaş odaklı, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı odaklı bir yapıya kavuşturulması planlanmıştır. Çalışmanın amacı yapılan reform çalışmalarının yeni kamu yönetimi ilkelerinin hangisi veya hangileri ile uyumlu olduğunun değerlendirilmesidir. Diğer yandan reform çalışmalarının gerçekleştirilmesi sürecinde ortaya çıkan sorunların hangi düzeyde giderilebildiğinin anlaşılmasıdır.

Kamu yönetimiReformTürk kamu yönetimi+2
Zafer Bulut
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Kamu yönetimi sisteminde etik olgusunun incelenmesi: Türkiye örneği

Bu çalışmada kamu yönetiminde etik sorunsalı incelenmiş ve kamu yönetiminde etik olmayan davranışların tarihin bütün çağları boyunca yaygın olduğu saptanmıştır. Etik ve ahlak arasında bağlantılar, benzerlikler ve farklar bulunmaktadır. Etik ve ahlak, insan davranış ve eylemlerini inceler. Günlük hayatta ve akademik tartışmalarda birbirlerinin yerine kulanılırlar.Ancak bu iki ifade arasında önemli farklar bulunmaktadır. Yirminci yüzyılın başında kamu yönetiminde etik kuralları geliştirilmiş ve kamu çalışanlarının kamu yararı için çalışacaklarına inanılmıştır. Kamu çalışanlarının kamu yararı çalışanlarının dıştan kontrol edilebileceği fikri söz konusu varsayımın temelini oluşturmuştur. Ancak bütün bu etik kural ve yasalarına rağmen 1970'li yıllar boyunca etik dışı davranışlar artmıştır. Bu gelişmeler kamu yönetimi etiğine akademik ilgiyi artırmıştır. Bu çalışma kapsamında kamu yönetimi etiğinin bazı alanlarında, Türkiye bir olgu olarak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu Yönetimi, Etik, Ahlak, Etik Kodlar, Etik Dışı Davranışlar

EtikEtik duyarlılıkEtik dışı davranış+2
Deniz Eker
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk kamu yönetiminde insan kaynakları yönetimi iç denetim ilişkisi

Bu tez çalışmasında örgütlerde yönetimin araçlarından olan insan kaynakları yönetimi ve iç denetimin yeni kamu yönetimi anlayışının bir sonucu olduğu, kamu yönetimi anlayışında etkililik, etkinlik, ekonomiklik ve verimliliğin zaman içerisinde ön plana çıktığı bunun bir paradigma değişimi olduğu, bu değişimin yönetimin en önemli araçlarından olan personel yönetimini insan kaynakları yönetimine, klasik denetim anlayışını da iç denetime evirdiğini, kamu yönetimi anlayışında yeni bir paradigma değişimi yaşanana kadar da yeni kamu yönetimi anlayışı ile insan kaynakları yönetimi ve iç denetim arasındaki etkileşimin artarak devam edeceği öngörülmüştür.

DenetimKamu kuruluşlarıKamu yönetimi+3
Nuh Irmak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk yönetim sistemi içerisinde bağımsız idari otoriteler ve Radyo Televizyon Üst Kurulu örneği

Devletin, ekonomik ve toplumsal yaşamdaki değişen rolünün kamu yönetimine yansıması olarak değerlendirilen ve yaşamın hassas sektörleri olarak kabul edilen rekabet, bankacılık, enerji, iletişim finans gibi sektör ve alanlarda düzenleme ve denetim yetkisine sahip bağımsız idari otoriteler yönetim sistemini geçtikçe daha da etkilemektedir. Siyasetten ve ilgili oldukları sektörlerden gelebilecek etki ve baskılara karşı korunmak amacıyla bağımsızlık ve özerklikle donatılan bu kurumlar sahip oldukları yetkileri, özellikleri, örgütlenmeleri, personel yapıları ve bütçeleri gibi konularda farklılaşmaya giderek bunu başarmayı amaçlamışlardır. Bu tezin amacı Türk yönetim sistemi içerisinde bağımsız idari otoritelerin yeri ve bunlar içerisinde yayıncılık alanının otoritesi olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu?nu, kurum personeline yapılan anket verileri eşliğinde incelemektir. Bu çalışmada öncelikle Türk yönetim sistemi incelenmiş daha sonra bağımsız idari otoritelerin özellikleri, ortaya çıkış nedenleri, Türk yönetim sistemi içerisindeki özellikleri irdelenmiş, ülkemizde bulunan dokuz adet bağımsız idari otoritenin teşkilat sistemi incelenmiş son bölümde de RTÜK? ayrıntılı incelenmiş ve kurumda yapılan anket çalışması verilerine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: 1- Türk Yönetim Sistemi, 2- Bağımsız İdari Otoriteler, 3- RTÜK, 4- Bağımsızlık, 5- Özerklik.

Bağımsız idari otoritelerBağımsızlıkRTÜK+3
İbrahim Uslu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk kamu yönetiminde saydam yönetim yaklaşımı: Bilgi Edinme Kanunu ve uygulamaları

Dünyada 20. yüzyıl anlayışına egemen olan klasik yönetim tarzı yerine, şeffaf yönetim tarzını kapsayan yeni yönetim anlayışı hukuk kurallarına girmeye başlamıştır. Bu sayede, yavaş olan yönetim verimsizliği, halk ile arasına mesafe koyan yönetim tarzı süratle bırakılarak yerine; katılımcı, saydam, hesap verebilir, hukuk kurallarına ve insan haklarına dayalı, halkla beraber yönetme tarzına dayanan, demokratik, saydam yönetim tarzına geçiş hedeflenmiştir. Türk tarihinde, yönetimde şeffaflık kavramı uygulanabilirlik yönünden yavaş işleyen bir süreçten geçmiştir. Osmanlı döneminde 1876 yılında ilan edilen Kanuni Esasi'de (KE) düzenlenen dilekçe hakkı, ilk yasal süreç olarak kabul edilebilir. Cumhuriyet döneminde ise dilekçe hakkı 1961 Anayasasına kadar varlığını sürdürmüştür. 1981 Anayasasının dilekçe hakkı başlıklı madde içerisine, bilgi edinme hakkı ibaresi getirilerek Türk kamu yönetiminde şeffaflığın gelişimi anayasal ve yasal düzeyde yerini almıştır. Bu bağlamda ülkemizde, 2000'li yılların başlarında Bilgi Edinme Hakkı Kanunu (BEHK) 9/10/2003 tarih ve 4982 Kanun numarası ile 25269 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bilgi Edinme Kanunu ile yavaş işleyen kamu yönetimi anlayışından uzaklaşılarak, vatandaşların yönetime olan güvenlerinin arttırılması ve vatandaşların yönetimde daha çok söz sahibi olmaları hedeflenmiştir. Bilgi edinme hakkı kavramının hayatımıza girmesinden sonra şeffaf yönetim anlayışının gereği olarak 2004 yılında 5176 Sayılı "Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" kabul edilmiştir. Kabul edilen bu kanuna yönelik 13.04.2005 tarih ve 25785 Sayılı Resmî Gazete'de yürürlüğe giren "Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" yayımlanmıştır. Etik kurulun amacı olarak madde 1'de "etik davranış ilkeleri belirlemek ve uygulamayı gözetmek" olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere kurula ilke belirleme yetkisi verilerek, Kurul koyduğu bu ilkelerin de denetleyicisi konumuna getirilmiştir. Bilgi edinme hakkı kavramının anayasal olarak yürürlüğe girmesinden sonra, yasal düzenlemeler çerçevesinde saydam yönetim anlayışı kapsamında 20 Kasım 2006 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Kurumu tarafından 2006/3 sayısı ile yayımlanan Genelge kapsamında Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) kurulmuştur. Halkla ilişkiler merkezi gibi hareket etmiş olan BİMER, vatandaşın sorunlarına çare arayarak, bakanlıkların da bu birim ile koordineli çalışmasını sağlamıştır. BİMER aracılığı ile her türlü talep, şikâyet, ihbar, görüş ve öneriler doğrudan Başbakanlığa ve Başbakanlık aracılığı ile diğer kurumlara ulaştırılabiliyordu. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile BİMER kapatılarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) kurulmuştur. Bu kuruluşun amacı da vatandaşların her türlü talep, şikâyet, ihbar, görüş ve önerilerini doğrudan Cumhurbaşkanlığı aracılığı ile ilgili diğer makamlara ulaştırmak ve bu başvurularla ilgili konuları çözümle sonuçlandırmaya çalışmaktır. 2012 tarihinde yürürlüğe giren "6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu" hayata geçirilmiştir. Şeffaf devlet yönetiminin kurumsallaşmasına yönelik atılan adımlar kapsamında bu kanunun amacı, idarenin her türlü eylem ve işlemlerini, tutum ve davranışlarını insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek ve araştırmaktır.

Bilgi Edinme Hakkı KanunuBilgi edinme hakkıKamu hukuku+4
Kürşat Kara
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İç denetim faaliyetinin yönetimi: Kamu sektöründe karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Yönetim kavramı uygarlık tarihi kadar eskidir. Ancak özellikle endüstrileşmenin hız kazandığı 20'nci yüzyılın başından itibaren önemini giderek artırarak bilimsel hale gelmiştir. Bugün birçok kurum, amaç ve hedeflerine etkili ve verimli bir şekilde ulaşabilmek için yönetimin temel işlevleri olan planlama, organize etme, yönetme, koordine etme ve denetim süreçlerini sistemli bir şekilde uygulamaktadır. Diğer kurumlar gibi, iç denetim birimleri de yukarıda belirtilen yönetim işlevlerine ihtiyaç duymaktadır. Yönetimin, iç denetim faaliyetindeki önemini ortaya koyan hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta pek çok standart ve ilke bulunmaktadır. Buna rağmen, ulusal yazında iç denetim birimlerinin organizasyon yapısı ve yönetim pratikleri üzerine yapılmış bütüncül bir araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, iç denetim faaliyetinin yönetim fonksiyonları çerçevesinde etkili ve verimli planlanması, organize edilmesi, yönetilmesi, koordine edilmesi ve denetlenmesi süreçlerinin mevzuattaki yeri araştırılmış, birincil ve ikincil kaynaklardan yararlanılarak Türk kamu sektöründeki iç denetim faaliyetinin yönetimi uygulamaları incelenmiş ve incelemeler sonucunda tespit edilen sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir.

DenetimKamu denetimiKamu sektörü+4
Yağmur Özyurt
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kamu işletmeciliği anlayışının personelin niteliği, iş ve sosyal yaşamına etkileri: Devlet üniversiteleri idari personel örneği

1980'li yılların ardından küreselleşme ile tüm dünyanın hızla değişen ekonomik, toplumsal ve siyasal düzeni, kamu yönetiminde yeni arayışların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu arayışların içinde "Yeni Kamu Yönetimi, Yeni Kamu İşletmeciliği, Yönetişim" gibi pek çok yaklaşım ön plana çıkmıştır. Yeni bakış açıları geliştiren bu yaklaşımlarla kamu yönetiminde yeni uygulamalar da sahneye konmuştur. Kamu yönetiminin yeniden ele alınış biçimleri, kimi zaman devletler ve kamu sektörü tarafından takdir edilerek hızla benimsenmiş, kimi zaman da değişimden etkilenen çeşitli çevrelerce yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Kamu sektörünün daha verimli, etkin ve hesap verebilir hale getirilebilmesi için piyasa mekanizmalarını kullanan işletmeci ve özel sektör temelli anlayış olarak özetlenebilecek yeni kamu işletmeciliği, günümüzdeki etkili konumuyla halen araştırmaya değer bir kuram olarak varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle çalışmada, kuramsal çerçeve olarak yeni kamu işletmeciliği seçilmiştir. Çalışmada öncelikle, yeni kamu işletmeciliği yaklaşımının kuramsal desteği, temel özelikleri ile hakkındaki eleştirilere değinilmiştir. Ardından, kamu yönetimi unsurlarından olan kamu personel rejimini genel anlamda ne şekilde dönüştürdüğü ele alınmış ve Türk devlet üniversiteleri idari personeli özelinde araştırma sürdürülmüştür. Yeni kamu işletmeciliği anlayışla geliştirilen uygulama ve süreçlerin, dönüştürdüğü kamu personel rejimi ile Türkiye'de devlet üniversiteleri idari teşkilat yapısı ve personeli üzerinde; personelin niteliği, iş ve sosyal yaşamı açısından ne gibi değişikliklere yol açtığının cevabı aranmıştır. Bu cevaba ulaşmak amacıyla, Türkiye'de devlet üniversitelerinde görev yapan 389 idari personel ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Ayrıca örneklem olarak seçilen devlet üniversitelerinden 6 personel birimi yöneticisi ve çeşitli statülerde görev yapan 12 idari personel ile derinlemesine mülakat çalışmaları yapılmış ve içerik analizi yöntemiyle elde edilen bulgularla anket çalışması desteklenmiştir. Araştırmanın sonucunda yeni kamu işletmeciliği ilke ve uygulamalarının, devlet üniversiteleri idari teşkilat yapısı ile personelinin niteliği, iş ve sosyal yaşamına etkileri analiz edilmiş ve çalışmanın sonuç kısmında değerlendirmelere yer verilmiştir.

Kamu personel sistemleriKamu personeliTürk kamu yönetimi+2
Alev Koruk
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu örgütlerinde hizmet süreçleri ve dijital dönüşüm: Kurumsal mimari perspektifi

Dijital dönüşüm, modern kamu örgütlerinin temellerini yeniden şekillendirirken, bu dönüşümün hizmet süreçleri üzerindeki etkisini anlamak etkili yönetişim ve strateji için kritik hale geldiği yaygın olarak kabul görmektedir. Bu tez dijital dönüşümün kamu örgütlerinin hizmet süreçleri üzerindeki etkilerini kurumsal mimari perspektifinden incelemekte ve dönüşüm sürecinde karşılaşılan temel zorlukları ve başarı faktörlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Kamu sektöründe dijital dönüşümün teknolojik yenilenmeyle birlikte kurumsal yapıların, hizmet süreçlerinin ve kültürün dönüşümünü gerektirdiği varsayımıyla, araştırmada nitel bir analiz yöntemi kullanılmaktadır. Veri toplama aracı olarak odak grup görüşmesi ve yarı yapılandırılmış görüşmeler tercih edilmiş ve görüşmelerden elde edilen ham veriler içerik ve tema-kod analizine tabi tutulmuştur. Çalışmada elde edilen bulgularla dijital dönüşüm sürecinde dönüşüm ön koşulları, iş mimarisi, veri mimarisi, teknoloji mimarisi ve uygulama mimarisi gibi temel temaların kamu örgütlerinin dijital dönüşümünde kritik rol oynadığı değerlendirilmektedir. Özellikle hizmet süreçleri, kültür, veri yönetimi, iş birliği ve şeffaflık gibi alanlarda dijital dönüşümün etkisi incelenerek süreçlerde karşılaşılan zorluklar ve kazançlar göz önünde bulundurulmaktadır. Araştırmada ayrıca dijital dönüşümün kamu hizmet süreçleri açısından politika önerileri geliştirilmekte ve üst düzey bir dijital dönüşüm model önerisi sunulmaktadır. Bu politika ve model önerileri kamu kurumlarının dijital dönüşüm süreçlerinde etkinlik ve sürdürülebilirliğini artırmayı hedeflemekte; araştırma dijital dönüşüm sürecinin kamuya ve hizmet süreçlerine getirdiği yeniliklere dair bir rehberlik sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kamu Örgütleri, Hizmet Süreçleri, Kurumsal Mimari, Dijital Dönüşüm, Dijital Dönüşüm Modeli, Süreç Dönüşümü

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm OfisiHizmet süreçleriKamu örgütleri+2
Fatih İnce
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk kamu yönetiminde büropatolojiler: Hazine ve Maliye Bakanlığı örneği

Bu tez çalışmasının amacı, bürokrasinin hastalıklı hale gelmiş yapısını ifade eden büropatolojileri davranışsal ve yapısal açıdan açıklamak, kamu yönetiminde yeni yönetim uygulamalarını, büropatolojileri gidermeye yönelik yönetim girişimleri bağlamında anlatmak ve bu araştırma sonunda elde edilen bilgileri Türkiye'de bir kamu kurumunda alan araştırması yaparak test etmektir. Tezin kapsamı, Weberyan Bürokrasi modeli, büropatolojiler, kamu yönetiminde yeni yaklaşımlar ve bu yeni yaklaşımların uygulamalarıdır. Literatür taramasında, konuların birincil kaynaklarına gidilmiş; yazılı, basılı kaynaklardan, süreli yayınlardan, web kaynaklarından, mevzuattan, gazete haberlerinden faydalanılmıştır. Alan araştırması, nitel araştırma türünde Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (VDK)'da örnek olay inceleme çalışması yapılarak oluşturulmuştur. Bu çalışma ile VDK müfettişlerinin bürokrasi algısı, büropatoloji algısı, büropatolojik davranışsal tepkileri ve büropatoloji ile mücadele uygulamaları hakkındaki görüşleri ölçülmüştür. Burada kurumun bürokrasi algısı ve hangi büropatolojileri sorun olarak gördükleri, teoride anlatına bürokrasi ve büropatolojilerden yola çıkılarak, tümdengelim metodu ile bir yol izlenmiştir. İncelenen kurumun teoride yer almayan kendine has sorunları da vardır. Bunlar da tümevarım yöntemi ile genellemeye çalışılmış; bazı bulguları ise kurumun kendine has sorunları olarak değerlendirilmekle yetinilmiştir. Araştırma sonucunda bürokrasi algısının devlet kavramı ile eş anlamda tutulduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında büropatoloji algısı ölçümü ile elde edilen bulgular literatürde anlatılan büropatoloji türlerine çok benzer bir liste ortaya çıkarmıştır. Yine büropatolojik davranışsal tepkilere örnek olacak, VDK'nın kendine has yapısı, yaşadığı örgütsel değişim bağlamında bulgular elde edilmiştir. Son olarak büropatoloji ile mücadele girişimlerinde e-.. uygulamaların başarısına vurgu yapılmıştır. Bürokrasi, bürokrasi mensuplarına, bürokrasiye girdikten sonra öğrenilen davranış kalıpları sunar. Bürokrasi hastalıklı bir yapıya dönüştüğünde bu davranışlar büropatolojik davranışsal tepkiler olarak ortaya çıkar. Bürokrasilerde kişiler güvensiz ve riskli durumlarda büropatolojik davranmaya daha fazla eğilimlidir.

BürokrasiBürokratlarBüropatoloji+5
Vildan Armağan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni kamu yönetimi sonrası Türk kamu yönetiminde arayışlar

Bu çalışma 2000'li yılların başından itibaren yeni kamu yönetimi anlayışına yöneltilen eleştiriler neticesinde ortaya çıkan yeni kamu yönetişimi, dijital çağ yönetişimi, kamu değeri yönetimi ve neo-weberyen devlet anlayışlarının Türk kamu yönetiminde meydana gelen değişimlere olan etkisini konu almıştır. 1980'li yıllardan itibaren geleneksel kamu yönetimi anlayışı hantal ve verimsiz olması, katı yönetim yapısı ve kamu hizmetlerini beklendiği şekilde sunamaması nedeniyle yoğun eleştiriler almıştır. Bu eleştiriler neticesinde ortaya çıkan ve dünyanın pek çok ülkesinde uygulanmaya başlayan yeni kamu yönetimi anlayışı, özel sektördekine benzer şekilde hizmetlerin sunulması, esnek ve piyasa odaklı yönetim, etkinlik ve verimlilik gibi ilkeler üzerine inşa edilmiştir. Yeni kamu yönetimi anlayışı, 2000'li yılların başından itibaren ortaya çıkarken ileri sürdüğü ilkeleri tam olarak başaramaması, devlet otoritesini zayıflatması ve vatandaşa müşteri olarak yaklaşması nedeniyle yoğun eleştiriler almaya başlamıştır. Bu eleştiriler üzerine yeni bir arayışa giren kamu yönetiminde yeni kamu yönetişimi, dijital çağ yönetişimi, kamu değeri yönetimi ve neo-weberyen devlet gibi anlayışlar ortaya çıkmıştır. Türk kamu yönetiminde ise Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren çeşitli reform çalışmaları hayata geçirilmeye çalışılmıştır. 2000'li yılların başından itibaren ise Türk kamu yönetiminde reform çalışmaları ciddi bir hız kazanmıştır. Bu dönem Türk kamu yönetiminde yeni kamu yönetimi uygulamaları devam etmekle beraber yeni kamu yönetişimi, dijital çağ yönetişimi, kamu değeri yönetimi ve neo-weberyen devlet anlayışlarının etkisi hissedilmeye başlamıştır. Bu çalışmada, sıralanan bu anlayışların Türk kamu yönetiminde meydana gelen değişimlere olan etkisi incelenmiştir.

Kamu yönetimiTürk kamu yönetimiYeni kamu yönetimi+3
Selçuk Denek
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesine Yönelik Faaliyetlerin Değerlendirilmesi(Konya Büyükşehir Belediyesi Örneği)

Bu araştırmada, insan kaynaklarının geliştirilmesi ile ilgili literatür taranarak, Konya Büyükşehir Belediyesinde verilen insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik eğitim faaliyetleri incelenmiş; belediye insan kaynaklarının içerisinde yöneticiler ile çalışanlar arasındaki yürütülen eğitim çalışmalarının niteliği konusunda görüş farkları değerlendirilmiştir. İnsan kaynaklarının hizmet sektöründeki işlevselliği, sürdürülebilir eğitim faaliyetleri ile doğru orantılıdır. Zira her türlü eğitim ve öğretim faaliyetleri insanın kendisini yeniden keşfetmesi anlamındadır. Bu nedenledir ki insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik faaliyetler, toplumsal sorunların üstesinden gelebilecek dinamiklerdir.

Türk kamu yönetimi
Adnan Söylemez
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2008
10

Related subjects