Theses supervised by Prof. Dr. Adil Çağlar

74 theses · Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6.sınıf sosyal bilgiler dersi ülkemizin kaynakları ünitesinde uygulanan çoklu zeka kuramının öğrencilerin akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi

Bu araştırma, Gardner tarafından ortaya atılan çoklu zekâ kuramının sosyal bilgiler eğitim ve öğretiminde uygulanabilirliğini tespit etmek ve öğrencilerin sosyal bilgiler dersine yönelik olan tutum ve davranışlarını olumlu yönde geliştirebilmelerinde çoklu zekâ kuramının etkisini gösterebilmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada ilköğretim 6.sınıf sosyal bilgiler dersi ülkemizin kaynakları ünitesinde uygulanan çoklu zeka kuramının öğrencilerin akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi başlığı altında çoklu zeka yöntemi ile yapılandırmacı yöntemin öğrenci başarılarına ve öğrencilerin derslere karsı tutumlarına yönelik etkileri saptanmaya çalışılmıştır.Araştırma, çoklu zekâ kuramının sosyal bilgiler eğitimindeki etkililiğini ortaya koyabilmek için, deneysel nitelikte yapılmıştır. Bu amaçla çalışma 2007?2008 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde İstanbul ili Sultanbeyli ilçesinde bulunan Turgut Reis İlköğretim okulundaki 6/D ve 6/H şubelerinde 88 öğrenci üzerinde gerçekleşmiştir. Bu öğrencilerden 41'i deney grubunu, 47'si ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırmanın sağlıklı uygulanabilmesi için ders öğretmeni ve öğrenciler çoklu zekâ kuramı hususunda önceden bilgilendirilmiştir.Yapılan araştırma kapsamında Sosyal Bilgiler dersinin ?Ülkemizin Kaynakları? ünitesi seçilmiştir. Seçilen ünite kontrol grubuna yapılandırmacı öğretim yöntemi, deney grubuna ise çoklu zekâ yöntemi kullanılarak işlenmiştir. Öğrencilerin araştırma sonunda nasıl bir farklılaşma gösterdiklerini tespit etmek amacıyla ünite başında ve konu sonunda olmak üzere daha önceden hazırlanan öğrenci basarı testi ve tutum ölçekleri uygulanmıştır.Basarı testi ve tutum ölçeği vasıtasıyla elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama ( x ), standart sapma (ss) ve t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı a=0,01 düzeyinde test edilmiştir.Araştırma sonucunda çoklu zeka yönteminin, öğrencilerin derse yönelik tutumlarının birbirlerine yakın oldukları ve anlamlı bir farkın olmadığı görülmektedir. Ancak araştırma, çoklu zekâ yönteminin uygulandığı deney grubu ile yapılandırmacı öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubunu oluşturan öğrenci gruplarının ünite sonucunda uygulanan basarı testindeki basarı düzeyleri arasında önemli bir fark olduğunu göstermektedir. Çoklu zekâ yönteminin uygulandığı sınıfta bulunan öğrenciler, yapılandırmacı yöntemin uygulandığı sınıfta bulunan öğrencilerden daha başarılı oldukları saptanmıştır.Anahtar Kelimeler:Çoklu zekâ kuramı, yapılandırmacı yaklaşım, sosyal bilgiler eğitimi, zekâ, öğrenci tutumu

Hacı Murat Görer
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki yöneticilerin liderlik stilleri ile duygusal zekaları arasındaki ilişki

Yirminci yüzyıldan günümüze zekâve liderlik kavramları farklılık göstermiştir. Duygusal zekâ ve liderlik arasındaki değişimin de gözlenebilmesi için sürekli araştırmalar yapılmaktadır. Eğitim örgütleri insan merkezli hizmet üreten kurumlar olduğundan özellikle okul yöneticilerinin sahip olduğu duygusal zekâları ve liderlik stilleri büyük önem taşımaktadır. Okul yöneticileri yönetime ilişkin bilgi ve becerilerinin yanında kendi duygularının farkında olmalı, başkalarının yerine kendilerini koyabilmeli, başkalarının ve kendilerinin duygularını yönetebilmelidir. Ayrıca etkin bir lider, çalışanlarının ihtiyaçlarına ve beklentilerine cevap verebilmeli, değişen koşullara uyum sağlayabilmeli, olumsuz durumları ortadan kaldırabilmelidir. Eğitim örgütlerinde okul yöneticilerinin liderlik vasıflarının yanında sahip olduğu duygusal zekâları da çok önemlidir. Çünkü duygusal zekâsı yüksek olan bireylerin daha etkili liderlik davranışları sergilemeye yatkın oldukları iddia edilmektedir. Bu anlamda okul yöneticilerinin duygusal zekâ düzeylerinin yüksek olması kurumun karşılaştığı problemlere çözüm üretebilmesi, başkalarının düşündüklerine ortak olabilmesi, ahenkli bir çalışma ortamı yaratabilmesi açısından önemlidir. Araştırmanın evrenini, 2011-2012 Eğitim-Öğretim yılı İstanbul İli Kartal İlçesi Resmi ve Özel İlköğretim okullarında görev yapan yöneticiler (müdür ve müdür yardımcıları), örneklemini ise Kartal ilçesinden rastgele seçilmiş resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan 89 (23 kadın, 66 erkek) yönetici oluşturmaktadır. Araştırmada yöneticilerin liderlik stillerini kullanma düzeylerini belirlemek amacıyla Bass (1985) tarafından geliştirilen Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği (MLQ), duygusal zekâ düzeylerini belirlemek amacıyla Bar-On (1997) tarafından geliştirilen Bar-On Duygusal Zekâ Ölçeği kullanılmıştır. İlköğretim okullarındaki yöneticilerin liderlik stilleri ile duygusal zekâları arasında ilişki çeşitli bağımsız değişkenler (cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, yöneticilik kıdemi, eğitim durumu, branş) açısından incelendiğinden araştırmanın modeli ilişkisel tarama modelidir.Uygulanan ölçekler sonucunda elde edilen verilen SPSS for Windows 18.0 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir.Araştırmada yapılan analizler sonucunda yöneticilerin sahip oldukları liderlik stilleri cinsiyet, yaş, yöneticilik kıdemi, mesleki kıdem, eğitim düzeyi ve branş değişkeni ivaçısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Yöneticilerin duygusal zekâ düzeyleri yaş ve mesleki kıdem değişkeni açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Fakat Baron duygusal zekâ ölçeği alt boyutları ile cinsiyet, yöneticilik kıdemi, eğitim düzeyi ve branş değişkeni arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Liderlik stilleri ölçeği ile duygusal zekâ ölçeği arasındaki ilişkiye bakıldığında dönüşümsel veetkileşimci liderlik alt boyutları ile Baron duygusal zekâ ölçeğinin kişisel beceriler, kişiler arası beceriler ve genel ruh durumu boyutları toplam puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır.Ayrıca çok faktörlü liderlik ölçeği etkileşimci liderlik toplam puanları ile Baron duygusal zekâ ölçeği stresle başa çıkma boyutu arasında da pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır.Anahtar Kelimeler:Duygusal zekâ, liderlik stilleri, ilköğretim, yönetici, zekâ

Duygusal zekaEğitim yönetimiLiderlik+4
Banu Eroğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Istanbul Milli Eğitim Müdürlüğü 'Yazarlar Okullarda' projesinin etkililiğinin resmi ilköğretim öğrencileri, öğretmen ve yazar görüşleri açısından değerlendirilmesi

Bu çalışma; İstanbul ili, 39 ilçe sınırları içerisinde bulunan resmi ilköğretim okullarında öğrenim gören öğrencilerin, görev yapan Türkçe öğretmenlerinin ve projeye katılan yazarların görüşleriyle değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir.İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün, ?Yazarlar Okullarda? projesinin öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı üzerinde etkilerini incelemeyi amaçlayan bu çalışma; Projenin uygulayıcısı olan projeye katılan her kademeden ilköğretim öğrencilerinin, Türkçe öğretmenlerinin ve yazarların sürece ilişkin görüşleri çerçevesinde uygulamanın aksaklıklarının ortaya konulmasını hedeflemektedir.Bu araştırmanın örneklemini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ili, 39 ilçesindeki 1386 ilköğretim okulunda öğrenim gören 1101 öğrenci, görev yapan 848Türkçe öğretmeni ve 23 yazar oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla ?Öğrenci?, ?Öğretmen? ve ?Yazar? anketi uygulanmış, elde edilen bulgularda öğrenci, öğretmen ve yazar tarafından uygulamanın başarılı olduğu ifade edilmiştir.Çalışmada elde edilen bulgulara göre projeyle öğrencilerin yazarlarla buluşması öğrencilerde okuma alışkanlığı oluşturmada farkındalık yaratmış, okuma-yazma isteği uyandırmıştır. Proje öğrencilerin duygusal gelişimine katkı sağlayarak, onların soru soran, eleştirel, bağımsız düşünen, özgüveni artmış bireyler olmalarında önemli bir mihenk taşı olmuştur. İstanbul MEM in uygulamayı yeniden değerlendirmesi, aksaklıklarının giderilmesi ve ilköğretim düzeyinde kitap okuma alışkanlığı kazandırılmasında en etkili kurum olan okulların ve öğretmenlerin görüşlerine başvurulması, ailelerin projede daha etkin yer almalarının sağlanması ve yazar-eser seçiminde gerekli hassasiyetin gösterilmesigerekmektedir. Projenin İstanbul'un devamı olarak Türkiye nin tüm illerinde yapılması ve geliştirilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Okuma Alışkanlığı, Yazarlar Okullarda Projesi.

Eğitim etkinliğiEğitim projeleriEğitim yönetimi+6
Mehtap Kaya
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel güvenleri ile örgütsel adanmışlıkları arasındaki ilişki(Ümraniye ilçesi örneği)

Bu araştırma; ilköğretim okulunda görev yapan öğretmenlerin, örgütsel adanmışlık ve örgütsel güven düzeylerinin belirlenmesi, öğretmenlerin örgütlerine hissettikleri adanmışlık düzeyleri ile örgütlerine duydukları güven arasında ilişkilerin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda; kişisel bilgi formu, örgütsel adanmışlık ve örgütsel güven ölçeklerinden oluşan anket formu; 2011-2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Ümraniye İlçesinde faaliyet gösteren 10 ilköğretim okulunda görev yapan ve anket uygulamasını kabul eden 306 öğretmene uygulanmıştır.Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 17.0 istatistiksel paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin demografik özelliklerinin belirlenmesinde yüzde ve frekans istatistiklerinden, örgütsel adanmışlık ve örgütsel güven düzeylerinin belirlenmesinde ise ortalama ve standart sapma istatistiklerinden yararlanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel adanmışlık ve örgütsel güven düzeyleri arasındaki ilişkilerinin belirlenmesinde korelasyon analizinden, örgütsel adanmışlık düzeylerinden örgütsel güven düzeylerinin etkilenme durumunun test edilmesinde ise regresyon analizine başvurulmuştur.Araştırma sonucunda; öğretmenlerin örgütlerine karşı yüksek düzeyde adanmışlık hissettikleri ve fiziksel adanmışlık düzeylerinin, bilişsel ve duygusal adanmışlık düzeylerinden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırmada; öğretmenlerin yöneticilerine ve çalışma arkadaşlarına güven düzeylerinin yüksek, örgütün kendisine olan güven düzeylerinin ise orta derecede olduğu ve öğretmenlerin örgütün kendisine güven düzeylerinin, yöneticiye ve çalışma arkadaşlarına güven düzeylerinden daha düşük olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.Araştırmada ayrıca; öğretmenlerin örgütsel güven ve örgütsel adanmışlık düzeyleri arasında istatistiksel açıdan pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmıştır. Diğer bir ifade ile öğretmenlerin örgütlerine olan güven düzeyleri arttıkça örgütsel adanmışlık düzeyleri de aynı doğrultuda artmaktadır.Anahtar Kelimeler: Örgütsel adanmışlık, Güven, Örgütsel Güven

Örgütsel adanmaÖrgütsel güvenÖğretmenler+2
Abidin Narman
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili Avrupa yakası Endüstri Meslek Liselerinde çalışan meslek grubu öğretmenlerinin yönetime katılma düzeyleri ile örgüt kültürü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Endüstri Meslek Liseleri'nde çalışan meslek grubu öğretmenlerin yönetime katılma düzeyleri ile algıladıkları örgütsel kültür arasında ilişkileri incelemek amacıyla yapılmıştır. Amaç doğrultusunda hazırlanan ölçekler; İstanbul ili Avrupa Yakası Endüstri Meslek Liseleri'nde çalışan 572 meslek grubu öğretmenine uygulanmıştır.Ölçeklerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS18.0 istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Öğretmenlerin demografik özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde tanımlayıcı istatistiklerinden, yönetime katılma ve örgüt kültürü algılarının belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Öğretmenlerin yönetime katılma düzeyleri ile algıladıkları örgüt kültürü arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde korelasyon analizi, öğretmenlerin yönetime katılma ve örgüt kültürü algılamalarının demografik özelliklerine göre değişiminin incelenmesinde ise; t testi, tek yönlü Anova testi ve Tukey testleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; meslek grubu öğretmenlerin bekledikleri yönetime katılma düzeylerinin algıladıklarından yüksek olduğu, öğretmenlerin okullarına ilişkin en fazla destek kültürü en az başarı kültürü algısına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca; öğretmenlerin algıladıkları yönetime katılma düzeyleri ile algıladıkları örgüt kültürü arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu; bekledikleri yönetime katılma düzeyleri ile örgüt kültürü algıları arasından sadece başarı alt kültürü ile arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucu ortaya konulmuştur. Öğretmenlerin örgüt kültürü algılamaları yükseldikçe, algıladıkları yönetime katılma düzeyleri de artmaktadır. Örgüt kültürü algılarından sadece başarı alt kültürü algısı yükseldikçe, beklenen yönetime katılma düzeyleri de artmaktadır.Anahtar Kelimeler: Yönetime Katılma, Örgüt Kültürü, Okul Kültürü, Mesleki ve Teknik Eğitim, Endüstri Meslek Lisesi, Meslek Grubu Öğretmeni, Bilim, Teknoloji

Endüstri meslek liseleriMesleki teknik eğitimOkul kültürü+5
Gökhan Çit
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi-Özel İlköğretim okullarında görev yapan Okul müdürlerinin yaşadıkları örgütsel stres ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki (Pendik örneği)

Çalışma hayatında gerek örgütsel, gerekse bireysel düzeyde strese yol açan birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler yöneticileri olumsuz etkileyerek fiziksel ve zihinsel olarak zorlanmalarına sebep olmaktadır. Yöneticilerin işte başarılı olmaları için söz konusu faktörlerin olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi gerekir. Bunun için öncelikle strese sebep olan kaynakların belirlenmesi gerekir.Eğitimde verimliliğin ve etkinliğin arttırılması için, okulların başında bulunan okul müdürlerinin örgütsel stres kaynaklarının ve örgütsel bağlılık seviyelerinin bilinmesi, eğitim kurumlarının amaçlarıyla kişilerin amaçlarının örtüşmesi önem taşımaktadır.Bu araştırmanın amacı İstanbul ili Pendik ilçesindeki resmi-özel ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin yaşamış oldukları örgütsel stres kaynakları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin örgütsel stres kaynakları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki ortaya çıkarılmıştır.Araştırma, 2011-2012 eğitim öğretim yılında İstanbul İli Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 65 ilköğretim okulunda görev yapan 60 okul müdürüne ulaşılarak yürütülmüştür.Araştırmada okul müdürlerinin yaşamış oldukları örgütsel stres kaynaklarını ölçmek için Örgütsel Stres Kaynakları Ölçeği (Pehlivan,1995), örgütsel bağlılıklarını ölçmek için Örgütsel Bağlılık Ölçeği (Allen, Meyer, 1990) kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 15.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bulguların analizinde frekans ve yüzde dağılımları kullanılmış, ayrıca gruplararası farkı belirlemede, Kruskal Wallis-H Testi; hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemede Mann Whitney-U Testi, gruplar arasındaki ilişkiyi belirlemede ise Spearman Korelasyon Analizi uygulanmıştır.

BağlılıkEğitim yönetimiMüdürler+4
Bülent Bertan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin empatik eğilim düzeyleri (Beşiktaş ilçesi örneği)

Bu araştırma ilköğretim okullarındaki sınıf öğretmenlerinin empatik eğilim düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2011-2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Beşiktaş ilçesinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan 150 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmada Kişisel Bilgi Formu ve Empatik Eğilim Ölçeği ( EEÖ ) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 18. 0 istatistik paket programı ile değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde frekans ve yüzdelik dağılımla, Mann-Whitney U testi, Kruskall-Wallis H testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova), Scheffe testi kullanılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak 0, 05 kullanılmış olup, p<0, 05 olması durumunda anlamlı farklılığın olduğu, p>0, 05 olması durumunda anlamlı farklılığın olmadığı belirtilmiştir.Yapılan analiz sonucunda; sınıf öğretmenlerinin empatik eğilim düzeyi ile cinsiyeti, yaşı, sınıf öğretmenliğini isteme durumu ve meslekten memnun olma durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin empatik eğilim düzeylerinin medeni durum, eğitim durumu, mesleki deneyim ve iletişim eğitimi alma durumu değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Empati, ilköğretim, sınıf öğretmenliği

EmpatiEmpatik eğilimSınıf öğretmenleri+5
Elif Balcı
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okul müdürlerinin demokratik tutumlarının öğretmenlerin örgütsel bağlılık algısı ile ilişkisi: İstanbul ili Sancaktepe-Çekmeköy ilçeleri

Bu araştırmada; ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin demokratik tutumlarının öğretmenlerin kuruma bağlılıkları arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Sancaktepe-Çekmeköy ilçelerinde MEB'e bağlı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, bu okullarda görev yapan farklı sosyoekonomik bölgeden seçilmiş 13 tane ilköğretim okulundan 315 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırma yapılırken Bakır (2007) tarafından geliştirilen ?demokratik tutum ölçeği? ile Balay (2000) tarafından geliştirilen ?Örgütsel Bağlılık? ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca kişisel bilgi formu ile öğretmenlerin istenilen demografik özellikleri tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmış, fark testlerinde t testi, varyans analizi, Kruskal Wallis-H testi yapılmıştır. İlişkisel analizde Pearson Korelasyon analizi yapılmıştı.Araştırma sonunda; erkek öğretmeler, kadın öğretmenlere göre daha yüksek düzeyde okul müdürlerinin demokratik tutum davranış gösterdiğini düşündüklerinden; okul müdürlerinin kadın öğretmenleri yönetim sürecine daha çok katmalı ve kadın öğretmenlerle etkili bir iletişim kurmaları gerekliliği ortaya konmuştur. İlköğretim okul müdürlerinin algılanan demokratik tutumların öğretmenlerin(öğrenim düzeyi, branşı, mezun olduğu fakülte) değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği yapılan analizler sonunda ortaya konmuştur. Ancak ilköğretim okul müdürlerinin algılanan demokratik tutumlarının, öğretmenlerin kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmüştür. Yapılan analizler sonucunda 1-5 yıl kıdem grubu ile 11-15 yıl kıdem grubu arasında 11-15 yıl kıdem grubu lehine anlamlı olduğu görülmüştür. Yani 11-15 yıl kıdem grubuna sahip öğretmenler okul müdürlerinin demokratik tutumlarının daha yüksek düzeyde olduğu sonucu çıkmıştır. Yine 6-10 yıl kıdem grubu ile 11-15 yıl kıdem grubu arasında da 11-15 yıl kıdem grubu lehine anlamlı olduğu görülmüştür. Yani 11-15 yıl kıdem grubuna sahip öğretmenler, 6-10 yıl kıdem grubuna sahip öğretmenlere göre daha yüksek düzeyde okul müdürlerinin demokratik tutum davranışı gösterdiğini düşünmektedir. Kıdem yılı grupları incelendiğinde 16-20 yıl ve 21 yıl-üzeri kıdem gruplarının okul müdürlerinin demokratik tutum davranışı göstermeleri ile ilgili puanlarının ortalamasının düşük olduğu görülmüştür. İlköğretim öğretmenlerinin örgütsel bağlılık algılarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. İlköğretim öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının kıdem değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği yani; kıdem yılları arasındaki fark arttıkça örgütsel bağlılık tutumlarının farklılık gösterdiği görülmüştür. İlköğretim öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının mezun olduğu okul türüne göre anlamlı farklılık gösterdiği bu anlamlı farklılığın sadece eğitim fakültesi mezunları ile diğer fakülte mezunları(ziraat fakültesi vb.) arasında diğer fakülte mezunları grubu lehine olduğu görülmüştür. İlköğretim öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının öğretmenlerin branş değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği bu anlamlı farklılığın sadece okul öncesi-branş öğretmenleri arasında okul öncesi grubu lehine, sınıf öğretmeni-branş öğretmeni arasında sınıf öğretmeni lehine olduğu görülmüştür. Örgütsel bağlılığın sınıf öğretmenleri ve okul öncesi öğretmenlerinde daha yüksek düzeyde olduğu görülmüştür.Sonuç olarak İlköğretimde görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılık algıları ile okul müdürlerinde algıladıkları demokratik tutumları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Yine ilköğretimde görev yapan öğretmenlerin uyum bağlılığı, içselleştirme bağlılığı, özdeşleşme bağlılığı alt boyutlarının okul müdürlerinde algıladıkları demokratik tutumları arasında da pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Yani öğretmenlerin müdürlerinde algıladıkları demokratik tutum arttıkça öğretmenlerin örgütsel bağlılığı artmakta, daha yüksek düzeyde uyum, içselleştirme, özdeşleşme bağlılığı göstermektedirler.Anahtar Kelimeler: Demokratik Yönetim, Tutum, Öğretmen, Örgütsel Bağlılık, İlköğretim Okulu, Okul Müdürü

BağlılıkDemokrasi eğitimiDemokratik tutum+9
Adnan Özdemir
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin etkililiği ile öğretmenlerin örgütsel bağlılığı arasındaki ilişki: İstanbul-Bağcılar örneği

Ülkelerin gelecekleri için eğitim, son derecede önemlidir. Özellikle ilköğretim okulları eğitimin temelini oluşturur, çocuklara temel bilgi, beceri ve davranış kazandırarak ilgi ve yetenekleri doğrultusunda hayata ve üst öğrenime hazırlamak gibi önemli sorumlulukları vardır. İlköğretim okullarının hedeflerini yakalamasında en büyük rol, bu okullarda çalışan öğretmenlere ve yöneticilere düşmektedir. Gelişmekte olan ülkemizde de eğitimin kalitesinin arttırılması için tüm eğitim çalışanları sorumluluk almalıdır.Okulların etkili olmaları büyük ölçüde yöneticilerinin etkili olmasına bağlıdır. Okul yöneticilerinin davranışlarının öğretmenler üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileri, öğretmenlerin performanslarını ve okula bağlılıklarını etkileyecektir. Eğitim süreci uzun zamana yayıldığından, öğrencideki öğretmenin olumsuz tutum ve davranışlarından kaynaklanan davranışsal ürünleri anında ve tam olarak gözlemek mümkün değildir. Bu durum öğretmen ve yöneticilerin performans ve bağlılıklarının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.İstanbul ili Bağcılar ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları ile yöneticilerinin etkililiklerinin karşılaştırılması ve çeşitli değişkenlere göre değerlendirilmesi araştırmanın amacını oluşturmaktadır.Bu araştırma; 2011-2012 öğretim yılında İstanbul İli Bağcılar İlçesindeki ilköğretim okullarında çalışan 295 öğretmenle yapılmıştır. Öğretmenlere dağıtılan anketlerdeki ?Kişisel Bilgi Formu?, ?Allen ? Meyer Örgütsel Bağlılık Ölçeği? ve ?Okul Yöneticilerinin Etkililiğini Değerlendirme Ölçeği? ile toplanan veriler, SPSS Programı ile analiz edilmiştir.Sonuç olarak, Örneklem grubunu oluşturan öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arttıkça, okul yöneticilerinin etkililiği de artmıştır. Sınıf öğretmenlerinin örgütsel bağlılık düzeyleri, branş derslerine giren öğretmenlere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Okul Yöneticilerinin Etkililiği, Örgütsel Bağlılık,

BağlılıkEtkililikEğitim yönetimi+6
Erhan Coşkun
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim branş öğretmenlerinin yıldırma davranışlarına maruz kalma düzeylerinin sosyo-demografik değişkenler açısından incelenmesi: İstanbul ili Esenler ilçesi

Çalışmada branş öğretmenlerinin duygusal yönden incitici davranışları, yıldırma davranışlarına maruz kalma durumları araştırılmış, bu doğrultuda branş öğretmenlerine yöneltilen duygusal yönden incitici davranışlar ölçeğinde yer alan önermelere ne ölçüde katıldıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ankete katılan 255 branş öğretmene anket formundaki sorular sorulmuştur. Toplanan veriler SPSS 18.0 istatistik paket programı ile çözümlenmiştir.Ankete katılan 255 branş öğretmenin duygusal yönden incitici davranışlar ölçeğine ilişkin demografik özellikleri, cinsiyetleri, medeni durumları, branşları, mesleki kıdem süreleri ve kurumdaki çalışma süreleri ile ilgili karşılaştırmalar yapılmıştır.Çalışma sonucunda; branş öğretmenlerinin neredeyse tamamına yakını, cinsel imalar yapılması, cinsel içerikli elde dokunma vb hareketlerin yapılması, gözünü korkutma amacıyla hafif şiddet uygulaması gibi durumları hiçbir zaman yaşamadığını, fiziksel şiddet tehditlerini hiçbir zaman almadığını, bir özürle alay edilmesi, cinsel içerikli şakalar yapılması ve mağdurun rızası olmadığını bile bile cinsel teklifler yapılmasını durumları hiçbir zaman yaşamadıklarını dile getirmiştir. Öğretmenlerin sadece % 2'si ise bu durumları nadiren yaşadıklarını, % 1'i ise nadiren bu durumları yaşadıklarını ifade ettiği ortaya çıkmıştır.Yine çalışmada öğretmenlerin % 95'inden fazlasının, ortamın fiziksel olarak rahatsız edici hale getirilmesi, herhangi bir yerine fiziksel yönden zarar verilmesi, kendilerine ait mali yük getirecek biçimde eşyalarına, arabalarına vs. zarar verilmesi ve eşin mesleği ile ilgili imalarda bulunulması gibi durumları hiçbir zaman yaşamadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yıldırma, mobbing, ilköğretim okulu, öğretmen.

Branş öğretmenleriDuygusal istismarEğitim psikolojisi+5
Ergün Akşahin
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim branş öğretmenlerinin algıladıkları liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki: İstanbul ili Bayrampaşa ilçesi örneği

Bu çalışmada branş öğretmenlerinin algıladıkları liderlik davranışları ile örgütsel bağlılıkları arasında ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. İstanbul Bayrampaşa ilçesindeki İlköğretim Okullarında görev yapan branş öğretmenleri arasından, rassal olarak 300 branş öğretmenleri seçilmiş ve bunlara ilgili anket formundaki sorular sorulmuştur. Toplanan veriler SPSS 18.0 istatistik paket programı ile çözümlenmiştir.Çalışmada lider davranışları ölçeğinde yer alan önermelere ankete katılanlar % 50'sinden fazlası okul yöneticilerinin her zaman öğretmenlerin mevcut yönetmelik, kural ve emirlere uymalarını istediği, her zaman öğretmenlerin görevleri konusunda neler beklediğini açıkça belirttiklerini ifade etmişlerdir. Okul yöneticilerinin liderlik davranışlarıyla ilgili olarak ise; çoğunluğu nadiren de olsa okul yöneticilerinin kendisini tek söz sahibi olarak gördüğünü, yeni fikirleri kolay kabullenemediğini, plan yapmaksızın çalıştığını ve okulu yönetirken öğretmenlere herhangi bir açıklama yapma gereği duymadığını ifade etmekte ve bu durumların üzerinde durulması gerektiğini düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmaya katılanların örgütsel bağlılığı ile ilgili sonuçlara bakıldığında; büyük çoğunluğu çalıştığı okuldan dışarıda gururla bahsetmekte, okulun problemlerini kendi problemleri gibi hissetmekte ve okulun kendisi için çok önem ve anlam taşıdığını belirtmektedir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim okulu, öğretmen, örgütsel bağlılık, liderlik

BağlılıkBranş öğretmenleriEğitim yönetimi+7
Esat Cevahiroğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Rotasyona uğrayan okul yöneticilerinin örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesi: İstanbul ili Fatih ilçesi örneği

Çalışmada okul yöneticilerinin örgütsel bağlılıklarının eğitim kurumlarının amaçları doğrultusunda olup olmadığı incelenmekte ve rotasyona uğrayan okul yöneticilerinin demografik özelliklerinin örgütsel bağlılıkları üzerinde etkisi olup olmadığını araştırılmıştır. Bu amaçla İstanbul Fatih ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan okul yöneticileri seçilmiş ve bunlara ilgili anket formundaki sorular sorulmuştur. Araştırma kapsamında okul yöneticilerinin örgütsel bağlılık ölçeğine ilişkin önermelere katılım dereceleri incelenmiş ve okul yöneticilerinin demografik özelliklerinin örgütsel bağlılıklarına ilişkin tutumlarında farklılaşma yaratıp yaratmadığı araştırılmıştır. Toplanan verilerin SPSS 18.0 istatistik paket programı ile çözümlenmesi yapılmıştır.Çalışmada ayrıca rotasyona uğrayan ve uğramayan okul yöneticilerinin örgütsel bağlılık düzeyleri araştırılmıştır. Bu durum incelendiğinde; okul yöneticilerinin rotasyona uğrayıp uğramama durumlarına göre, örgütsel bağlılık tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı ancak,rotasyona uğrayan okul yöneticileri ile uğramayan okul okul yöneticilerinin duygusal bağlılıklarında anlamlı farklılıklar görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Okul yöneticisi, örgütsel bağlılık, iş rotasyonu

BağlılıkEğitim yönetimiOkul yöneticileri+4
Bülent Alaş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin örgütsel adanmışlık düzeyleri ile müdürlerin liderlik davranışlarını algılama düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırma, Ortaöğretim öğretmenlerinin örgütsel adanmışlık düzeyleri ile müdürlerinin liderlik davranışlarını algılama düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma evreni 2010?2011 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Tuzla İlçesinde bulunan ortaöğretim kurumları (510 kişi) öğretmenleridir. Çalışma evreninin büyük bölümüne ulaşılmıştır. Örneklemimiz 316 kişiden oluşmaktadır.Araştırma ile ilgili veriler Örgütsel Bağlılık Ölçeği (Karakuş, 2005) ve ?Etik Liderlik Ölçeğiyle (ELÖ)? (Yılmaz, 2005) toplanmıştır. Üç bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, örgüte yönelik tutumları ölçmek amacıyla ?Duygusal Bağlılık?, ?Devamlılık Bağlılığı? ve ?Normatif Bağlılık? alt boyutlarına ilişkin toplam 21 tutum ifadesine, üçüncü bölümde ise liderlik davranışlarını algılama düzeylerini ölçmek amacıyla 44 değerlendirme ifadesine yer verilmiştir.Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, öğretmenlerin tutumlarının ve algılamalarının belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, tutumlar arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için ?t? testi, ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ? = 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır;1. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmüştür.2. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde cinsiyet, okul türüne, branşlarına, mezuniyetlerine göre farklılık bulunmamıştır.3. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde medeni durumlarına göre Normatif Bağlılık ve Duygusal Bağlılık puanlarında anlamlı bir farlılık görülmezken Devamlılık ve Toplam bağlılıkta evli öğretmenler daha yüksek puan almışlardır.4. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde kıdemlerine göre Devamlılık Bağlılığı alt boyutunda 11 ve üzeri kıdeme sahip olanlar 0- 5 yıl çalışanlara göre daha fazla örgütsel bağlılık duygusu yaşarken diğer boyutlarda farklılık bulunmamıştır.5. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde yaşlarına göre Devamlılık Bağlılığında 31 ve üzeri yaş grubunda olanlar 21- 30 yaş grubundakilere göre daha fazla örgütsel bağlılık duygusu yaşarken diğer alt boyutlarda farklılık bulunmamıştır.6. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde çalışma konumlarına göre Duygusal bağlılıkta ücretli öğretmenlerin, Devamlılık bağlılığında kadrolu öğretmenlerin, Normatif bağlılığında ise ücretli öğretmenlerin bağlılık duyguları fazladır.7. Öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeylerinin iyi (katılıyorum) olduğu görülmüştür.8. Öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeylerinin cinsiyet faktörüne göre değerlendirilmesinde erkeklerin tüm ölçek ve alt boyutlarda kadınlara göre yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeyleri daha yüksek bulunmuştur.9. Öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeylerinin medeni durumlarına göre evli olanların tüm ölçek ile İklimsel Etik ve Davranışsal Etik alt boyutlarında bekâr olanlara göre yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeyleri daha yüksek bulunmuştur.10. Öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeylerinin çalıştıkları okul türüne göre değerlendirilmesinde Karar vermede etik ve Davranışsal etik alt boyutlarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Meslek liselerinde çalışanlar Genel Liselerde çalışanlara göre yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeyleri daha yüksek bulunmuştur.11. Öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeylerinin kıdemlerine göre değerlendirilmesinde tüm ölçek ve alt boyutlarda 6- 10 yıl kıdeme sahip olanlar 1- 5 yıl kıdeme sahip olanlara göre yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeyleri daha yüksek bulunmuştur.12. Öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeylerinin branşlarına, mezuniyetlerine, çalışma şekline göre değerlendirilmesinde farklılık bulunmamıştır.13. Öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeylerinin yaşlarına göre değerlendirilmesinde; tüm ölçek ve alt boyutlarda 31- 40 yaşında olanlar 21- 30 yaşında olanlara göre yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeyleri daha yüksek bulunmuştur.14. Öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeylerinin örgütsel adanmışlık ile karşılaştırılmasında ilişkiler istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlıdır. Örgütsel bağlılık arttıkça yöneticilerinde algıladıkları etik liderlik düzeyleri artmaktadır.

AlgıEğitim yönetimiLiderlik+7
Özlem Afacan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İngiltere ve Türk eğitim sisteminde teftiş ve değerlendirmesinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Küreselleşen Dünya çerçevesinde ülkelerdeki sınırlar giderek azalmaktadır.Ülkeler arasındaki sınırlar giderek azalırken,teknolojinin giderek ilerlemesi ile birlikte ülkelerin sosyal yapıları,ekonomik yapıları eğitim yapıları değişmektedir.Eğitim süreklilik arz eden bir süreçtir.Eğitimsiz bir ülke düşünülemez.Eğitim küçük yaşlardan itibaren başlar ve bu sayede birey olgunlaştığında bu bilgileri yeni gelen genç kuşaklara aktarabilir.Bu araştırmada amaç İngiltere eğitim sistemi denetim yapısı ile Türk eğitim sistemi denetim yapısı karşılaştırmalı olarak incelenmektir.Bu konula ilgili olarak ;eğitim sistemleri yapısı,iki ülkenin denetim sistemlerin tarihsel boyutu,denetimin genel yapısı,İki ülkede denetim sisteminde gerçekleştirilen kurullar,İlköğretim düzeyinde denetim ve öğrencilerin ilerlemeleri incelenmiştirAraştırma Türkiye ve İngiltere eğitim teftiş sistemlerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi bakımından tarama modelinde gerçekleştirilmiştir Araştırmada, verilerin toplanmasında ?belgesel tarama? tekniği kullanılmıştır.Türk ve yabancı kaynaklardan yararlanılmıştır.

DenetimEğitim denetimiEğitim sistemi+4
Bergüzar Elçin Özcan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında I.kademe sınıf öğretmenlerinin bilgi teknolojilerine yönelik tutumu

Bu çalışmada; 2008?2009 Eğitim ?Öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İstanbul ilinde görev yapan ilköğretim 1. kademe sınıf öğretmenlerinin bilgi teknolojilerine yönelik tutumları araştırılmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Çalışmada bilgi teknolojilerinin sınıf öğretmenleri ile ilişkisi olduğu düşünülen beş temel faktör belirlenmiştir. Bunlar; 1.Öğretmenlerin kıdemi ile bilgi teknolojilerine bakış açıları, 2. Öğretmenlerin öğrenim düzeyleri ile bilgi teknolojilerine yatkın olup öğrenmeye açık olma düzeyleri, 3. Öğretmenlerin yaşları, 4. Öğretmenlerin Medeni Durumu 5. Öğretmenlerin cinsiyetleridir.Araştırmanın evrenini İstanbul ili Pendik ilçesinde bulunan ilköğretim kurumlarında 2008?2009 Eğitim ?Öğretim yılında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu okullarda çalışan farklı branşlardaki 3.486 öğretmenin içerisindeki 1.343 sınıf öğretmeni araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Örneklemi ise Pendik ilçesinden random yöntemi ile seçilen 14 okulda görev yapan öğretmenlerden 290 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, Kişisel Bilgi Formu ve araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde T-testi ve Anova Analizi tekniği kullanılmış ve değişkenler arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır.

Bilgi teknolojisiSınıf öğretmenleriTeknoloji+4
İbrahim Turan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmen adaylarının bilgisayar öz-yeterlik algıları ile siber zorbalık duyarlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Son yıllarda teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler, insan hayatını birçok yönde etkilemiştir. Günümüzde neredeyse hiç hızına yetişemediğimiz teknoloji getirdiği kolaylıkların yanı sıra, insanlığın doğasında var olan şiddet, geçimsizlik ve zorbalık gibi kavramların isimlerini değiştirerek yeni kavramlar oluşturmuştur. Birey veya grubun bilgi ve iletişim teknolojilerini diğer bireylere zarar vermek amacıyla kullanması siber zorbalık kavramını ortaya çıkarmıştır. Eğitim hayatımızın neredeyse başlarında teknoloji aletlerinin kullanımına yönelik aldığımız eğitimler, bu kavramla başa çıkmada ne derece etkili olduğu tartışılmaktadır. Teknolojiyi kullanabilmek sadece bu konu hakkında yeterli bilgilere sahip olmak değildir. Ayrıca bu bilgileri uygulamakta olan bireyin öz-yeterlik algısı son derece önemlidir. Öz-yeterlik algısı "bireyin belli bir performansı göstermek için gerekli etkinlikleri organize edip başarılı olarak yapma kapasitesine ilişkin kendi yargısı" olarak tanımlanmaktadır. Siber zorbalık durumlarının hızla yaygınlaşması, insanların hayatlarını olumsuz yönde etkileyerek toplumsal bir sorun olmuştur. Siber zorbalıkla başa çıkmada en önemli unsurlardan biri de bireyin bu kavram üzerindeki duyarlılığıdır. Siber zorbalık duyarlılığı, "internet, cep telefonu gibi siber araçların kullanımı esnasında zorbaca davranışlara maruz kalmaya yol açabilecek davranışlardan uzak durma, bu türlü tehditlerin varlığından haberdar olma ve tedbir alma, tehdit oluşturabilecek uyarıcıları fark etmeye yönelik dikkati yüksek tutma davranışları" olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, siber zorbalık durumlarının önlenmesinde toplumda en önemli görevi üstlenen BÖTE öğretmen adaylarının bilgisayar öz-yeterlik algıları ile siber zorbalık duyarlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini BÖTE öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, İstanbul ilindeki 6 farklı Üniversitede öğrenim gören 352 BÖTE öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanması amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Tanrıkulu, Kınay ve Arıcak (2011) tarafından geliştirilen Siber Zorbalık Duyarlılık Ölçeği ile Aşkar ve Umay (2001) tarafından geliştirilen Bilgisayar Öz-yeterlik Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) Anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı ve bağımsız değişkenleri arasındaki ilişki Pearson korelasyon, etki ise regresyon ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, bilgisayar kullanımına ilişkin öz-yeterlik algısı ile siber zorbalığa ilişkin duyarlılık arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmuştur. Bilgisayar kullanımına ilişkin öz-yeterlik algısı arttıkça siber zorbalığa ilişkin duyarlılık düzeyi artmaktadır. Anahtar kelimeler: Siber Zorbalık, Siber Zorbalık Duyarlılığı, Bilgisayar Öz-Yeterliği, BÖTE Öğretmen Adayları, Zorbalık, Öz-yeterlik

Aday öğretmenlerBilgisayar eğitimiBilgisayar kullanımı+7
Melih Dikmen
Yeditepe University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul ili Ataşehir ilçesi ilk ve ortaokulu müdürlerinin öğretmenler tarafından algılanan durumsal liderlik stilleri ve öğretmenlerin yapılandırmacı düşünme stilleri üzerine ilişkisel bir araştırma

Bu araştırmada ilk ve ortaokul müdürlerinin durumsal liderlik stillerine ilişkin öğretmen algıları ile öğretmenlerin düşünme stilleri arasında ilişki var mıdır Sorusuna cevap aranmıştır.İlişkisel modelde dizayn edilen bu araştırmanın evreni,İstanbul İli Kadıköy İlçesinde bulunan 69 ilk ve orta okulda (56 kamu& 13 özel) 2008-2009 öğretim yılında görev yapan 941i sınıf öğretmeni ve 2097i branş öğretmeni olmak üzere toplam 3938 öğretmenden oluşmuştur.Araştırmanın örneklemini Kadıköy ilçesinin altı eğitim bölgesinde yer alan ilk ve ortaokullarının tamamı temel alınıp ,tabakalı örnekleme yöntemi kullanılacak ve her eğitim bölgesinden random yolla belirlenen 3 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan ve çalışmada gönüllü olarak katılan 209 öğretmenden oluşmuştur.Araştırmada veriler iki ayrı ölçek yardımıyla elde edilmiştir.Epstein (2001) tarafından geliştirilen Yapılandırıcı Düşünme Envanteri ,insanların otomatik olarak kendilerine ve dünyaya bakma yolu olan yapılandırmacı ve yıkıcı olan düşünce düzeylerini ölçmek için geliştirilmiştir.Envanter Tosun & Karadağ (2008 )tarafından Türk Kültürüne uyarlanmıştır.Envanterin 5li likert tipi toplam 85 madde ,7 bileşen ve bu bileşenlere ait 11 alt ölçekten oluşmaktadır.Çok faktörlü Liderlik ölçeği Bass ve Avolio (1990)tarafından Durumsal Liderlik Teorisi Kapsamında kişilerin liderlik stillerinin tespiti için geliştirilmiştir.Ölçeğin çeşitli araştırmacılar tarafından farklı ülkelerde ve örgütlerde uygulanması sonucunda ölçekle ilgili bir takım eleştirilerde bulunulmuş ve ölçeğin yenilenmesi gerektiği vurgulanmıştır.Bu araştırmalara paralel olarak ölçek Türkçeye Akdoğan (2002) tarafından açımlayıcı faktör analizi yöntemi ile tekrar gözden geçirmiş ve sonuç olarak ölçeğin Türkçe formu 5?li likert tipi toplam 36 madde ,3 bileşen ve bu bileşenlere ait 7 alt ölçekten oluşmaktadır.Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde ortalama (X),standart sapma ( SS) bağımsız gruplar t-testi,Kruskal Wallis H testi,Mann Whitney-U testi ve Pearson çarpım momentler korelasyon analizi kullanılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin faaliyet yönelimli düşünme en baskın faktör olarak kendini göstermektedir.Yapılandırmacı düşünmede öğretmenlerde en az görülen faktör ise bir yere ait olamama duygusu ve hoşgörüsüz düşünme faktörleridir.Öğretmenlerin yapılandırmacı düşünme bileşenlerinden davranışsal başa çıkma en baskın bileşen olarak görülmektedir.Öğretmenlerde en az görülen bileşen ise olağanüstü şeylerle düşünmedir.Ayrıca araştırmada elde edilen en önemli bulgu yapılandırmacı düşünme faktörleri ile durumsal liderlik bileşenleri arasında istatistiksel olarak ilişkile saptanmıştır.Bu ilişkiler yapıcı düşünme ile dönüşümcü liderli,yıkıcı düşünme ile sürdürümcü ve serbestlik tanıyan liderlik arasındadır.

Murat Aykul
Yeditepe University
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ilköğretim okullarında yabancı dil öğretimi:Tarihsel gelişimi ve açılımları

Teknolojik gelismelerin ve bilgi birikiminin hızına neredeyse ulasmanın imkânsız oldugu günümüzde bunu gerçeklestirmenin ilk adımının yabancı dil ögretilmesi oldugu görüsü birçok kesimde hâkimdir. Bu düsünceyle ülkemizde ilkögretim okullarımızdan baslayarak yabancı dil egitimi verilmektedir. Fakat ülkemizde yabancı dil egitimi birçok eksiklik ve imkânsızlıkla bas etmek zorundadır. lkögretimden üniversite ögretimi sonuna degin devam etmekte olan yabancı dil egitiminden alınan verim istenilen düzeye ulasamamaktadır. Bu arastırmada Türkiye'de yabancı dil ögretiminin geçmisine gidilerek, günümüze kadar gelinen süreçte hangi asamalardan geçildigi incelenmis ve sonuçta ilkögretim okullarında yabancı dil ögretimine etki eden unsurlarını belirlemek, egitim sorunlarını irdelemek ve bu sorunlara olası çözüm yolları üretmek amaçlanmıstır. Bu arastırmada, ülkemizde ilkögretim okullarında yabancı dil ögretiminin durumunu ortaya koymak amacıyla, yabancı dil ögretimini etkileyen faktörler ile alan yazın taraması yoluna gidilmistir. Çalısma, benimsenen bu yöntem nedeniyle tarama modelinde betimsel bir arastırma niteligi tasımaktadır. Arastırma sonucunda, yabancı dil ögretiminde, anadil, yöntem seçimi, ögretmen, yönetici, ortam, ögrencinin yası ve tutumu, ögretim malzemesi, yeni teknolojilerin kullanımı, ölçme ve degerlendirmenin yabancı dil derslerinde egitim-ögretim etkinliklerinin amaçlarına ulasılmasında en önemli degiskenler oldugu belirtilmistir. Yabancı dil egitim-ögretim programları günümüz sartlarına göre yeni yöntem ve ögretim tekniklerine uygun olarak ele alınması gerekmektedir. Ayrıca egitim yöntem ve malzemeleri belirlenirken, Türk egitim sistemindeki okul ortamları göz önünde bulundurulmalı ve çagın gerekleri karsılanmaya çalısılmalıdır. Buna paralel olarak ögretmenlerin hizmet içi egitimlerle yeni teknolojilere ve yöntemleri kullanmaya özendirilmesi gerektigi belirlenmistir. Anahtar Sözcükler: lkögretim, dil, yabancı dil, dil ögretimi

Dil öğretimiTarihsel gelişimYabancı dil öğretimi+2
Gül Remziye Bektaş Altıok
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında çalışan psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin hizmetiçi eğitime ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi (İstanbul ili örneği)

Bu araştırmada, ?Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Devlet Okullarında Çalışan Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmenlerin Katıldıkları Hizmetiçi Eğitim Etkinliklerinin Etkililiğine İlişkin Görüşleri? incelenmiştir. Araştırma; giriş ve problem durumu, psikolojik danışma ve rehberlik, hizmet içi eğitim kavramı, hizmet içi eğitim türleri, ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç tartışma ve öneriler bölümleri olmak üzere yedi bölümden meydana gelmiştir. Yapılan araştırmada devlet okullarında meslek hayatında en az bir defa hizmetiçi eğitim dairesi başkanlığının düzenlemiş olduğu hizmetiçi eğitim kursuna katılan psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin düzenlenen kursların süre açısından, kapsam açısından, yöntem ve teknikler açısından, uygulayıcıların yeterlilikleri açısından, uygulandığı ortam açısından, uygulamaya katkısı açısından görüşleri araştırılmıştır. Araştırmda beşli Likert tipi tutum ölçeği kullanılmıştır. Tutum ölçeği sonucu elde edilen veriler frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama(x), ve t tetsi kullanılarak analiz edilmiştir. Beklenen ortalamadan farkı ?=0,01 düzeyinde manidar (anlamlı) olup olmadığına göre manalandırılmıştır. Kişisel özellikler bakımından hangi gruplar arasında farklılıklar olduğunun belirlenmesinde ise Scheffe testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şu şekildedir; hizmet içi eğitim etkinliklerinin süresiyle ilgili olarak psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin görüşleri olumsuzdur ve süre genelde yetersiz olmuştur. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin uygulanan hizmet içi eğitim etkinliklerinin kapsamıyla ilgili görüşleri genelde olumsuz olduğu görülmüştür. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler, hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulanmasında kullanılan yöntem ve tekniklerle ilgili ne olumlu, ne de olumsuz bir görüşe sahip olup, kararsızlıklarını belirtmişlerdir. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler, hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulanmasında görevli uygulayıcıların yeterlikleri konusunda kararsız olup, ne olumlu ne de olumsuz görüşe sahiptirler. Hizmetiçi eğitim etkinliklerinin uygulandığı ortamla ilgili psikolojik danışman ve rehber öğretmen görüşleri alt düzeydedir ve ortam özelliklerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulamaya katkısıyla ilgili olarak psikolojik danışman ve rehber öğretmen görüşleri genelde olumsuz olduğu görülmüştür. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulamaya katkısının düşük olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: psikolojik danışman ve rehber öğretmen, hizmetiçi eğitim

EğitimHizmet içi eğitimPsikolojik danışma+4
Ercan Sezer
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinin değerlendirilmesi (İstanbul ili örneği)

Bu araştırmada, ?Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Devlet Okullarında Çalışan ?Sınıf Öğretmenlerin Tükenmişlik Düzeyleri? incelenmiştir. Araştırma; giriş ve problem durumu, Tükenmişlik, Ilgili Yayın ve Araştırmalar, Yöntem, Bulgular ve Yorum, Sonuç ve Tartışma bölümleri olmak üzere altı bölümden meydana gelmiştir. Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, kıdem süresi, öğrenci sayısı gibi değişkenlere göre tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı farklar olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma kapsamına 2005 ? 2006 öğretim yılında İstanbul İli Bahçelievler ilçesi içinde bulunan ilköğretim okullarında çalışan 267 sınıf öğretmeni dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve 22 madde ve 3 alt boyuttan oluşan Maslach Tükenmişlik Envanteri kullanılmıştır. Veriler varyans analizi ve student- t testi ile incelenmiştir. Araştırmda beşli Likert tipi tutum ölçeği kullanılmıştır Beklenen ortalamadan farkı ?=0,01 düzeyinde manidar (anlamlı) olup olmadığına göre manalandırılmıştır. Kişisel özellikler bakımından hangi gruplar arasında farklılıklar olduğunun belirlenmesinde ise scheffe testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şu şekildedir. Sınıf öğretmenlerinin duygusal tükenmişlik düzeylerinin ortalaması düşük, duyarsızlaş düzeylerinin ortalaması normal, kişisel başarı düzeylerinin ortalaması yüksek olduğu saptanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma düzeylerinin öğretmenlerinin yaşları arasında bir fark olduğu 21?30 yaşındaki öğretmenlerin duygusal tükenmişlik düzeylerinin 51 yaş ve üzeri öğretmenlere göre daha yüksek olduğu; Sınıf öğretmenlerinin kişisel başarı düzeylerinin öğretmenlerinin yaşları arasında bir fark olduğu ve 21?30 yaşındaki öğretmenlerin kişisel başarı düzeylerinin 51 yaş ve üzerindeki öğretmenlere göre daha düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : Tükenmişlik, Sınıf Öğretmeni, Eğitim- öğretim,

Eğitim psikolojisiSınıf öğretmenleriTükenmişlik sendromu+1
Nazim Taner Yungul
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları liderlik stili ile iş doyum düzeyleri arasındaki ilişki

İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETMENLERİNİN ALGILADIKLARI LİDERLİK STİLLERİ İLE İŞ DOYUM DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ ÖZET Eğitim liderlerinin davranış ve özellikleri toplumsal açık bir sistem olan okulların geliştirilmesinde, okulun amaçlarına ulaşılmasında, öğrenci başarısında ve çalışanlarının iş doyumları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.Bu araştırmada, resmi ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları liderlik stilleri ile iş doyumları arasındaki ilişkinin düzeyinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.Bununla birlikte, ilköğretim okulu öğretmenlerinin genel, içsel ve dışsal doyum düzeylerinin müdürlerinin demografik değişkenlerine, ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları liderlik stillerinin müdürlerinin demografik değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği ve ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları liderlik stillerine bağlı olarak, liderlik stilleri ile genel iş doyum, içsel doyum, dışsal doyum düzeyleri arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Araştırmada iki değişik ölçek kullanılmıştır. Bu ölçeklerden "Çok Faktörlü Liderlik Anketi"(Multifactor Leadership Questionaire) toplam 36 soru ve 3 ana faktörden oluşmaktadır. Uygulanan diğer ölçek ise "Minnesota İş Doyum Ölçeği'"dir.Bu ölçekte ise toplam 20 soru mevcuttur. Her iki ölçek İstanbul ili Pendik İlçesinde resmi ilköğretim okullarında görev yapan 253 ilköğretim okulu öğretmenine uygulanmıştır. Sonuçlar SPSS 1 1.5 istatistik programında analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; ilköğretim okulu öğretmenlerinin iş doyumları ile müdürlerinin kıdemleri, eğitim durumları ve cinsiyetleri arasında anlamlı fark bulunmuştur. Dönüşümcü liderlik stilleri ile müdürlerin kıdemleri, eğitim durumları ve cinsiyetleri arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Bu anlamlı fark sürdürümcü liderlik stili ile serbestlik tanıyan liderlik stilinde bulunamamıştır. Ayrıca öğretmenlerin iş doyumları ile algıladıkları liderlik stilleri arasında dönüşümcü liderlik stilinde yüksek düzeyde bir ilişki saptanırken, aynı ilişkinin sürdürümcü liderlik stilinde ise düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Serbestlik tanıyan liderlik boyutu ile iş doyumu arasında bir ilişki saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Liderlik, ilköğretim, iş doyumu, öğretmen XVI

Arif Başaran
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ve okul kültürü algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma ile ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, örgütsel bağlılıkla okul kültürü algıları arasında ilişkinin varlığının belirlenmesi, bu ilişkinin öğretmenlerin cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki kıdem, branş ve eğitim düzeylerine göre farklılık gösterip göstermediğinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma; giriş, örgütsel bağlılık, okul kültürü, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç, tartışma ve öneriler olmak üzere altı bölüm altında toplanmıştır.Ölçekler daha önceden belirlenen örneklem grubuna 2006?2007 öğretim yılı ikinci döneminde 200 öğretmene araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Araştırma kapsamında kullanılan ölçekler üç bölümden; Kişisel Bilgi Formu 7, Örgütsel Bağlılık Ölçeği 18, Okul Kültürü Algısı Ölçeği 21, toplam 46 sorudan oluşmaktadır. Hazırlanan anketlerin geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olup, anketin güvenirliği 90'ın üzerindedir.Araştırma grubunu oluşturan öğretmenlerin demografik özelliklerini belirleyici frekans (f) ve yüzde (%) değerleri çıkarılmıştır. Daha sonra ölçeklerden elde edilen puanlar için frekans (f) ortalama (x) ve standart sapma (ss) puanları hesaplanmıştır. Gruplar içerisinde normal dağılım özelliği göstermeyen (n<30) gruplar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar içinse parametrik analiz teknikleri kullanılmıştır.Elde edilen veriler SPSS for Windows 13.0 programında belirtilen tekniklerle manidarlık düzeyi .05 olarak çözümlenerek bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak çizelgeler halinde sunulmuştur.İlköğretim okulu öğretmenlerinin, örgütsel bağlılıklarının Kararsız düzeyinde oldukları; okul kültürü algısının Etkili İletişim boyutunda Kararsızım düzeyinde oldukları, diğer boyutlarda ise Katılıyorum düzeyinde oldukları saptanmıştır.

Abdullah Çakır
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yöneticilerinin liderlik davranışları ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi (Küçükçekmece ilçesi örneği)

Liderlik davranışları ve kişilik özellikleri örgütsel davranış alanında en çok işlenen konulararasındadır. Bununla birilikte liderlik davranışları ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkileri elealan araştırmaların bu iki değişken arasındaki ilişkiyi örgütsel değişkenler bağlamında yeterliderecede incelemedikleri görülmektedir.Bu çalışmada söz konusu eksikliği gidermek maksadıyla eğitim yöneticilerinin liderlikdavranışları ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkiler ele alınmıştır. İstanbul Küçükçekmeceİlçesindeki 3'ü özel, 8'i kamuya ait ilköğretim okulunda görev yapan 38 eğitim yöneticisi ve342 öğretmen üzerinde gerçekleştirilen araştırma ile; eğitim yöneticilerinin kendi liderlikdavranışlarına ilişkin algıları, öğretmenlerin yöneticilerinin liderlik davranışlarını nasılalgıladıkları, eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin yöneticilerin liderlik davranışlarınıalgılamaları arasındaki farklılıklar, eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin liderlik davranışlarınıalgılamalarının demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığı, eğitim yöneticileriningenel kişilik özellikleri ve eğitim yöneticilerinin kişilik özellikleri ile algılanan liderlikdavranışları arasındaki ilişkiler sorgulanmıştır.

Özlem Yakut
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Anne-baba tutumları ile İnternet bağımlılık düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi (Sultanbeyli ilçesi örneği)

Bu araştırma, öğrenci algılarına göre Anne Baba Tutumları ile İnternet Bağımlılığı arasındaki ilişkiyi inceleyerek varsa İnternet Bağımlılığına etki eden anne baba tutumlarının tespit etmek üzere yapılmıştır.Bu araştırmada öğrenci algılarına göre Anne Baba Tutumları ile İnternet Bağımlılığının öğrencilerin cinsiyetine, yaşam yerine, okul türüne, sınıf düzeyine, annesinin öğrenim durumuna, babasının öğrenim durumuna, anne ile ilişkilerine, baba ile ilişkilerine, arkadaş grubu bulunup bulunmamasına, fiziksel özelliklerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Sultanbeyli ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı meslek liselerinde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ölçekler, bu evrenden 6570 öğrenci arasından tesadüfi örnekleme yöntemleri ile seçilmiş toplam 490 öğrenciye uygulanmıştır. Öğrencilerin İnternet Bağımlılığını ölçmek için Prof. Dr. Kültekin ÖĞER'in geliştirdiği BAPİNT Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek 18 madde ve internet kullanım sıklığı, tanı, yaşama etkileri, internet kullanma isteğinin şiddeti ve internet kullanma bağımlılığından kurtulma motivasyonunu ölçen 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Öğrencilerin anne babalarının tutumlarını ölçmek amacıyla Kuzgun ve Eldeleklioğlu (1999), tarafından geliştirilen Ana Baba Tutumları Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek 40 madde ve Demokratik Tutum, Koruyucu Tutum ve Otoriter Tutum olmak üzere 3 alt boyut içermektedir. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. İnternet Bağımlılığı ve Anne Baba Tutumları ölçeklerinden alınan puanların; cinsiyetine, okul türüne, anne ile ilişkilerine, baba ile ilişkilerine ve arkadaş grubuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Bağımsız Grup T testi, yaşam yerine, annesinin öğrenim durumuna ve babasının öğrenim durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Kruskal Wallis-H Testi analizi ve hangi 19 gruplar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi, okul türü ve fiziksel özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Anne ile ilişkilerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Mann Whitney U testi yapılmıştır. Ölçeklerin toplam puanları arasındaki ilişkiler, Anne Baba Tutum Ölçeği ve İnternet Bağımlılık Ölçeği toplam puanları ve alt boyut puanları arasındaki ilişkiler Pearson Momentler Çarpımı analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; yaşam yeri öğrencilerin İnternet Bağımlılık Düzeyi ve Anne Baba Tutumları algısı üzerinde etkili bir değişken değildir. Öğrencilerin İnternet Bağımlılığı Düzeyi cinsiyetlerine, sınıf düzeyine, annesinin öğrenim durumuna, babasının öğrenim durumuna, anne ile ilişkilerine ve baba ile ilişkilerine göre; öğrencilerin anne baba tutumları algısı cinsiyetlerine, okul türüne, sınıf düzeyine, babalarının öğrenim durumuna, anne ile ilişkilerine, baba ile ilişkilerine, arkadaş grubu bulunup bulunmamasına ve fizikselözelliklerine göre farklılaşmaktadır. Öğrencilerin İnternet Bağımlılık Düzeyi düşük düzeydedir. Öğrencilerin İnternet Bağımlılık Düzeyi ve Anne Baba Tutumları algısı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Anne Baba Tutumları ile İnternet Bağımlılık Düzeyi arasında anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Koruyucu ve otoriter anne baba tutumları internet bağımlılık düzeyini yükseltmektedir. Demokratik anne baba tutumu yükseldikçe İnternet Bağımlılığının yaşama etki düzeyi düşmektedir. Koruyucu ve otoriter anne baba tutumları yükseldikçe internet kullanım sıklığı, internet bağımlılığı tanı puanları, internet bağımlılığının yaşama etkisi ve internet kullanma isteğinin şiddeti de yükselmektedir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: Öğrenci, lise, meslek lisesi, anne, baba, tutum, internet, bağımlılık

Aile içi ilişkilerAna-baba tutumuBağımlılık+3
Nursen Baykan
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00

Other supervisors