Prof. Dr. Adil Çağlar danışmanlığındaki tezler

74 tez · Yeditepe University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim yöneticilerinin liderlik davranışları ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi (Küçükçekmece ilçesi örneği)

Liderlik davranışları ve kişilik özellikleri örgütsel davranış alanında en çok işlenen konulararasındadır. Bununla birilikte liderlik davranışları ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkileri elealan araştırmaların bu iki değişken arasındaki ilişkiyi örgütsel değişkenler bağlamında yeterliderecede incelemedikleri görülmektedir.Bu çalışmada söz konusu eksikliği gidermek maksadıyla eğitim yöneticilerinin liderlikdavranışları ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkiler ele alınmıştır. İstanbul Küçükçekmeceİlçesindeki 3'ü özel, 8'i kamuya ait ilköğretim okulunda görev yapan 38 eğitim yöneticisi ve342 öğretmen üzerinde gerçekleştirilen araştırma ile; eğitim yöneticilerinin kendi liderlikdavranışlarına ilişkin algıları, öğretmenlerin yöneticilerinin liderlik davranışlarını nasılalgıladıkları, eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin yöneticilerin liderlik davranışlarınıalgılamaları arasındaki farklılıklar, eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin liderlik davranışlarınıalgılamalarının demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığı, eğitim yöneticileriningenel kişilik özellikleri ve eğitim yöneticilerinin kişilik özellikleri ile algılanan liderlikdavranışları arasındaki ilişkiler sorgulanmıştır.

Özlem Yakut
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları liderlik stili ile iş doyum düzeyleri arasındaki ilişki

İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETMENLERİNİN ALGILADIKLARI LİDERLİK STİLLERİ İLE İŞ DOYUM DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ ÖZET Eğitim liderlerinin davranış ve özellikleri toplumsal açık bir sistem olan okulların geliştirilmesinde, okulun amaçlarına ulaşılmasında, öğrenci başarısında ve çalışanlarının iş doyumları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.Bu araştırmada, resmi ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları liderlik stilleri ile iş doyumları arasındaki ilişkinin düzeyinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.Bununla birlikte, ilköğretim okulu öğretmenlerinin genel, içsel ve dışsal doyum düzeylerinin müdürlerinin demografik değişkenlerine, ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları liderlik stillerinin müdürlerinin demografik değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği ve ilköğretim okulu öğretmenlerinin algıladıkları liderlik stillerine bağlı olarak, liderlik stilleri ile genel iş doyum, içsel doyum, dışsal doyum düzeyleri arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Araştırmada iki değişik ölçek kullanılmıştır. Bu ölçeklerden "Çok Faktörlü Liderlik Anketi"(Multifactor Leadership Questionaire) toplam 36 soru ve 3 ana faktörden oluşmaktadır. Uygulanan diğer ölçek ise "Minnesota İş Doyum Ölçeği'"dir.Bu ölçekte ise toplam 20 soru mevcuttur. Her iki ölçek İstanbul ili Pendik İlçesinde resmi ilköğretim okullarında görev yapan 253 ilköğretim okulu öğretmenine uygulanmıştır. Sonuçlar SPSS 1 1.5 istatistik programında analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; ilköğretim okulu öğretmenlerinin iş doyumları ile müdürlerinin kıdemleri, eğitim durumları ve cinsiyetleri arasında anlamlı fark bulunmuştur. Dönüşümcü liderlik stilleri ile müdürlerin kıdemleri, eğitim durumları ve cinsiyetleri arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Bu anlamlı fark sürdürümcü liderlik stili ile serbestlik tanıyan liderlik stilinde bulunamamıştır. Ayrıca öğretmenlerin iş doyumları ile algıladıkları liderlik stilleri arasında dönüşümcü liderlik stilinde yüksek düzeyde bir ilişki saptanırken, aynı ilişkinin sürdürümcü liderlik stilinde ise düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Serbestlik tanıyan liderlik boyutu ile iş doyumu arasında bir ilişki saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Liderlik, ilköğretim, iş doyumu, öğretmen XVI

Arif Başaran
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında çalışan psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin hizmetiçi eğitime ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi (İstanbul ili örneği)

Bu araştırmada, ?Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Devlet Okullarında Çalışan Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmenlerin Katıldıkları Hizmetiçi Eğitim Etkinliklerinin Etkililiğine İlişkin Görüşleri? incelenmiştir. Araştırma; giriş ve problem durumu, psikolojik danışma ve rehberlik, hizmet içi eğitim kavramı, hizmet içi eğitim türleri, ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç tartışma ve öneriler bölümleri olmak üzere yedi bölümden meydana gelmiştir. Yapılan araştırmada devlet okullarında meslek hayatında en az bir defa hizmetiçi eğitim dairesi başkanlığının düzenlemiş olduğu hizmetiçi eğitim kursuna katılan psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin düzenlenen kursların süre açısından, kapsam açısından, yöntem ve teknikler açısından, uygulayıcıların yeterlilikleri açısından, uygulandığı ortam açısından, uygulamaya katkısı açısından görüşleri araştırılmıştır. Araştırmda beşli Likert tipi tutum ölçeği kullanılmıştır. Tutum ölçeği sonucu elde edilen veriler frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalama(x), ve t tetsi kullanılarak analiz edilmiştir. Beklenen ortalamadan farkı ?=0,01 düzeyinde manidar (anlamlı) olup olmadığına göre manalandırılmıştır. Kişisel özellikler bakımından hangi gruplar arasında farklılıklar olduğunun belirlenmesinde ise Scheffe testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şu şekildedir; hizmet içi eğitim etkinliklerinin süresiyle ilgili olarak psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin görüşleri olumsuzdur ve süre genelde yetersiz olmuştur. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin uygulanan hizmet içi eğitim etkinliklerinin kapsamıyla ilgili görüşleri genelde olumsuz olduğu görülmüştür. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler, hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulanmasında kullanılan yöntem ve tekniklerle ilgili ne olumlu, ne de olumsuz bir görüşe sahip olup, kararsızlıklarını belirtmişlerdir. Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler, hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulanmasında görevli uygulayıcıların yeterlikleri konusunda kararsız olup, ne olumlu ne de olumsuz görüşe sahiptirler. Hizmetiçi eğitim etkinliklerinin uygulandığı ortamla ilgili psikolojik danışman ve rehber öğretmen görüşleri alt düzeydedir ve ortam özelliklerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulamaya katkısıyla ilgili olarak psikolojik danışman ve rehber öğretmen görüşleri genelde olumsuz olduğu görülmüştür. Hizmet içi eğitim etkinliklerinin uygulamaya katkısının düşük olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: psikolojik danışman ve rehber öğretmen, hizmetiçi eğitim

EğitimHizmet içi eğitimPsikolojik danışma+4
Ercan Sezer
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinin değerlendirilmesi (İstanbul ili örneği)

Bu araştırmada, ?Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Devlet Okullarında Çalışan ?Sınıf Öğretmenlerin Tükenmişlik Düzeyleri? incelenmiştir. Araştırma; giriş ve problem durumu, Tükenmişlik, Ilgili Yayın ve Araştırmalar, Yöntem, Bulgular ve Yorum, Sonuç ve Tartışma bölümleri olmak üzere altı bölümden meydana gelmiştir. Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, kıdem süresi, öğrenci sayısı gibi değişkenlere göre tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı farklar olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma kapsamına 2005 ? 2006 öğretim yılında İstanbul İli Bahçelievler ilçesi içinde bulunan ilköğretim okullarında çalışan 267 sınıf öğretmeni dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve 22 madde ve 3 alt boyuttan oluşan Maslach Tükenmişlik Envanteri kullanılmıştır. Veriler varyans analizi ve student- t testi ile incelenmiştir. Araştırmda beşli Likert tipi tutum ölçeği kullanılmıştır Beklenen ortalamadan farkı ?=0,01 düzeyinde manidar (anlamlı) olup olmadığına göre manalandırılmıştır. Kişisel özellikler bakımından hangi gruplar arasında farklılıklar olduğunun belirlenmesinde ise scheffe testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şu şekildedir. Sınıf öğretmenlerinin duygusal tükenmişlik düzeylerinin ortalaması düşük, duyarsızlaş düzeylerinin ortalaması normal, kişisel başarı düzeylerinin ortalaması yüksek olduğu saptanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma düzeylerinin öğretmenlerinin yaşları arasında bir fark olduğu 21?30 yaşındaki öğretmenlerin duygusal tükenmişlik düzeylerinin 51 yaş ve üzeri öğretmenlere göre daha yüksek olduğu; Sınıf öğretmenlerinin kişisel başarı düzeylerinin öğretmenlerinin yaşları arasında bir fark olduğu ve 21?30 yaşındaki öğretmenlerin kişisel başarı düzeylerinin 51 yaş ve üzerindeki öğretmenlere göre daha düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : Tükenmişlik, Sınıf Öğretmeni, Eğitim- öğretim,

Eğitim psikolojisiSınıf öğretmenleriTükenmişlik sendromu+1
Nazim Taner Yungul
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ve okul kültürü algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma ile ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, örgütsel bağlılıkla okul kültürü algıları arasında ilişkinin varlığının belirlenmesi, bu ilişkinin öğretmenlerin cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki kıdem, branş ve eğitim düzeylerine göre farklılık gösterip göstermediğinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırma; giriş, örgütsel bağlılık, okul kültürü, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç, tartışma ve öneriler olmak üzere altı bölüm altında toplanmıştır.Ölçekler daha önceden belirlenen örneklem grubuna 2006?2007 öğretim yılı ikinci döneminde 200 öğretmene araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Araştırma kapsamında kullanılan ölçekler üç bölümden; Kişisel Bilgi Formu 7, Örgütsel Bağlılık Ölçeği 18, Okul Kültürü Algısı Ölçeği 21, toplam 46 sorudan oluşmaktadır. Hazırlanan anketlerin geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olup, anketin güvenirliği 90'ın üzerindedir.Araştırma grubunu oluşturan öğretmenlerin demografik özelliklerini belirleyici frekans (f) ve yüzde (%) değerleri çıkarılmıştır. Daha sonra ölçeklerden elde edilen puanlar için frekans (f) ortalama (x) ve standart sapma (ss) puanları hesaplanmıştır. Gruplar içerisinde normal dağılım özelliği göstermeyen (n<30) gruplar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar içinse parametrik analiz teknikleri kullanılmıştır.Elde edilen veriler SPSS for Windows 13.0 programında belirtilen tekniklerle manidarlık düzeyi .05 olarak çözümlenerek bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak çizelgeler halinde sunulmuştur.İlköğretim okulu öğretmenlerinin, örgütsel bağlılıklarının Kararsız düzeyinde oldukları; okul kültürü algısının Etkili İletişim boyutunda Kararsızım düzeyinde oldukları, diğer boyutlarda ise Katılıyorum düzeyinde oldukları saptanmıştır.

Abdullah Çakır
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de ilköğretim okullarında yabancı dil öğretimi:Tarihsel gelişimi ve açılımları

Teknolojik gelismelerin ve bilgi birikiminin hızına neredeyse ulasmanın imkânsız oldugu günümüzde bunu gerçeklestirmenin ilk adımının yabancı dil ögretilmesi oldugu görüsü birçok kesimde hâkimdir. Bu düsünceyle ülkemizde ilkögretim okullarımızdan baslayarak yabancı dil egitimi verilmektedir. Fakat ülkemizde yabancı dil egitimi birçok eksiklik ve imkânsızlıkla bas etmek zorundadır. lkögretimden üniversite ögretimi sonuna degin devam etmekte olan yabancı dil egitiminden alınan verim istenilen düzeye ulasamamaktadır. Bu arastırmada Türkiye'de yabancı dil ögretiminin geçmisine gidilerek, günümüze kadar gelinen süreçte hangi asamalardan geçildigi incelenmis ve sonuçta ilkögretim okullarında yabancı dil ögretimine etki eden unsurlarını belirlemek, egitim sorunlarını irdelemek ve bu sorunlara olası çözüm yolları üretmek amaçlanmıstır. Bu arastırmada, ülkemizde ilkögretim okullarında yabancı dil ögretiminin durumunu ortaya koymak amacıyla, yabancı dil ögretimini etkileyen faktörler ile alan yazın taraması yoluna gidilmistir. Çalısma, benimsenen bu yöntem nedeniyle tarama modelinde betimsel bir arastırma niteligi tasımaktadır. Arastırma sonucunda, yabancı dil ögretiminde, anadil, yöntem seçimi, ögretmen, yönetici, ortam, ögrencinin yası ve tutumu, ögretim malzemesi, yeni teknolojilerin kullanımı, ölçme ve degerlendirmenin yabancı dil derslerinde egitim-ögretim etkinliklerinin amaçlarına ulasılmasında en önemli degiskenler oldugu belirtilmistir. Yabancı dil egitim-ögretim programları günümüz sartlarına göre yeni yöntem ve ögretim tekniklerine uygun olarak ele alınması gerekmektedir. Ayrıca egitim yöntem ve malzemeleri belirlenirken, Türk egitim sistemindeki okul ortamları göz önünde bulundurulmalı ve çagın gerekleri karsılanmaya çalısılmalıdır. Buna paralel olarak ögretmenlerin hizmet içi egitimlerle yeni teknolojilere ve yöntemleri kullanmaya özendirilmesi gerektigi belirlenmistir. Anahtar Sözcükler: lkögretim, dil, yabancı dil, dil ögretimi

Dil öğretimiTarihsel gelişimYabancı dil öğretimi+2
Gül Remziye Bektaş Altıok
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim ikinci kademe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliliklerinin öğrenci algılarına göre değerlendirilmesi

Bu arastırma, ?İlkögretim ikinci Kademede Ögretmenlerin Uyguladıkları Sınıf Yönetimindeki Ögretmen-Ögrenci iliskisinin Degerlendirilmesi? baslıgı altında toplanmıstır. Arastırma; giris ve problem durumu, sınıf yönetiminde ögretmen ögrenci iliskisi, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç, tartısma ve öneriler olmak üzere bes bölümden olusmaktadır. Yapılan arastırmada, Bayrampasa Cevatpasa Müfredat Laboratuar ilkögretim okulunda anket uygulaması yapılmıstır. Ögrencilere anket uygulamasından önce gerekli bilgiler verilmistir. Arastırmada etkili bir ögretmenin, yapılacak etkinlikleri planlaması ve uygulaması, derse zamanında ve hazırlıklı girmesi, isine baglı kararlı ve tutarlı olması, kisisel serbest zamanlarında kendilerini gelistirmeleri, ön hazırlık yapmaları, her ögrenciye aynı düzey ve nitelikte sorumluluk, pekistireç ve ödül vermeli, bedensel cezalardan uzak durmaları, beden dilini iyi kullanmaları ve son olarak da sınıf yönetimi dersi almayanların bu konuda kapsamlı bir egitimden geçirilmeleri gerektigi saptanmıstır.

Sınıf içi etkileşimSınıf içi iletişimSınıf yönetimi+5
Yakup Ayçiçek
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise 1. sınıflarda anadili öğretiminde karşılaşılan problemler ve çözüm önerileri

Anadili öğretimin amacı, çocuğun doğup büyüdüğü çevre içinde tabii olarak kazandığı dili,planlı bir öğretim faaliyeti içinde geliştirmektir.Bu gelişme faaliyeti, dünyada ve Türkiye'de ?metin değerlendirme?, ?kompozisyon? ve ?dilbilgisi? olmak üzere üç ana başlık altında ele alınmaktadır. İlkokullarda, yapılan gözlem,uygulanan ölçek ve anketlerle , anadili öğretiminde pek çok problemin yaşandığı tespit edilmiştir.Problemlerin bilhassa, dilbilgisi öğretiminde yoğunlaştığı görülmektedir. Günümüzde, bu sahadaki çalışmalar, daha çok ders kitaplarındaki metni değerlendirmeyi esas alan okuma-anlama konusuna ağırlık verilmiştir.Dilin kullanılarak öğretilmesi üzerinde ise pek durulmamıştır.Oysa, anadilin öğrenilmesinde dilin kullanılması son derece önemlidir. Temel araştırma türünden olan bu tez, anadili öğretimi ile ilgili teorik zemini oluşturmak maksadıyla geliştirilen iki anket ve bir ölçeğin verilerini esas almaktadır.Geçerliliği güvenirliği istatistiki yollarla belirlenen anket ve ölçekler, Kadıköy bölgesi Milli Eğitim okullarında , toplam 399 öğrenciye uygulanmıştır.Uygulamadan elde edilen veriler, yüzdeleri üzerinden değerlendirilerek hükümlere varılmıştır.Bu yönüyle de çalışma, tarama modeli bir araştırma özelliği göstermektedir.Çalışmanın temelini işte bu ölçek ve anketlerin uygulamalarından elde edilen bilgilerin yorumlanması oluşturmaktadır. Öğretmen ve öğrenci anketleri, anadili öğreniminin ne durumda olduğunu belirlemek; ölçek ise 5. Sınıfı bitirmekte olan öğrencilerin anadili bilgisi ile anadili kullanma becerisi ölçmek içindir. Çalışmanın teorik zemini ise, elde edilen bilgiler değerlendirilerek ,ilgili literatür kısmında ortaya konulmuştur.Bu kısımda anadili öğretiminin üç yönü üç ayrı başlık altında ele alınmıştır. Bunlardan birincisi anadili öğretiminin konusu olduğu kadar aracı da olan Türkçe'dir.Türkçe'nin yapısı, ses, şekil ve anlam özellikleri ile anadili öğretimin konusudur.Türkçe'nin iç yapısı ise dil düzeneği de denilen kelimeler arasındaki ilişkiler sistemini oluşturur.Bu ilişkiler sistemi , kelime grupları , cümle ve cümlenin bir unsuru olan yüklemde kendine mahsus özellikler göstermektedir. Anadili öğretiminin temellendiği ikinci konu, Eğitim Psikolojisinin dallarından biri olan Öğrenme Psikolojisidir. Öğrenme psikologları konuya iki şekilde yaklaşmıştır.Birinciler, dilin bir sosyal çevre içinde etki-tepki prensibine göre kazanıldığını ve geliştiğini; ikinciler ise dil gelişiminin insanın doğuştan getirdiği özelliklere bağlı ve çocuğun zihin gelişimi ile doğrudan ilişkili bir faaliyet olduğunu söylemektedirler. Anadili öğretiminde faydalanılan üçüncü bilim dalı Gelişim Psikolojisi'dir.Çocuğun kişilik gelişimini ele alırken dil gelişimini de inceleyen bu bilim dalı, çocuğun doğumundan itibaren hangi tür kelimeleri hangi ayda ve yaşta ne kadar öğrendiğini ; kelimeden cümleye ve cümleden ifadeye doğru gelişen dil becerisinin gelişim aşamalarındaki durumunu incelemektedir.Bu sebeple, Gelişim Psikolojisinin bu verilerinin de anadili öğretiminin planlanmasında ve öğretim yöntemlerinin geliştirilmesinde kullanılması kaçınılmazdır. Çalışmanın sonucunda, problemin taranması , ilgili litaratürün araştırması ve verilerin yorumlanması ile aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: a)İlkokullarda, Türkçe öğretiminde, dilbilgisi çalışmalarına çeşitli sebeplerle ağırlık verilmekte, dili kullanma becerisini geliştiren sözlü ve yazılı anlatım çalışmaları ise ya hiç yapılmamakta veya çeşitli sebeplerle üzerinde fazla durulmamaktadır. b)Bilhassa şehir okullarında Kolejlerin giriş sınavlarına hazırlık maksadıyla dilbilgisi öğretimine ayrılan zaman 4. ve 5. sınıflarda çok fazladır. c)Sınıf içinde, anadili öğretimi için gerekli olan iletişim ortamı kurulmamaktadır. d)İlkokulda dilbilgisi öğretimi için herhangi bir ders olmadığı halde, ihtiyaç duyulduğu için yardımcı ders kitapları, ders kitabı olarak kullanılmaktadır.e)Öğrenciler, anadili bilgileri yeterli olduğu halde, Türkçe'yi sözlü ve yazılı anlatımda yeterince işlek olarak kullanılmamaktadır. Araştırmaya dayanan bu çalışmanın sonunda çözüme yönelik önerilere de yer verilmiştir.Bunlardan belli başlı olanları şöyledir: a)Anadili öğretimi, kişilik gelişmesine sıkı sıkıya bağlı, amaç değil, araç olan bir faaliyet olarak düşünülmelidir. b)Anadili öğretiminde kullanılan kitap dahil bütün ders araçları öğrencilerin dili kullanma becerisini geliştirmek içindir.Bu sebeple, dersle öncelikle yazılı ve sözlü anlatım becerisinin geliştirecek çalışmaların yapılması gerekir. c)Ders kitaplarındaki metinlerin seçiminde ve dersin işlenişinde, çocuğun duydu ve değer gelişimi göz önüne alınmalıdır. d)Türkçe dersi içinde, dil bilgisi ve kompozisyon çalışmaları için, ders içindeki faaliyete adım adım gösteren öğretmen kitapları hazırlanmalıdır. e)Konuşma eğitimine en az yazılı anlatım kadar önem verilmelidir.

AnadilDil gelişimiLiseler+3
Ali Doğan
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulları öğretmenlerinin okul yöneticilerine yönelik çağdaş denetim algıları ile mesleki motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki (İstanbul ili Eyüp ilçesi örneği)

Tüm toplumların yoğun çaba ve kaynak sarfettiği eğitim sistemlerine ilgi her zaman yüksek olmuştur. Eğitim kurumlarının örgütsel bir nitelik kazanması sonucu okullar, yönetim biçimleri ve çalışan personelinin verimi bakımından incelenmesi gereken süreçler haline gelmişlerdir. Öğrenci nüfusunun birkaç Avrupa ülkesinin nüfusuna eşit olduğu ülkemizde eğitim yönetimi toplumun eğitilmiş birey ihtiyacını karşılama sürecini yönlendirmektedir.Bu güne kadar denetim, motivasyon ve iş doyumu konuları, ilgili anabilim dallarındaki araştırmacılar tarafından değişik açılardan ele alınmıştır.Fakat okul müdürleri tarafından yapılan denetim faaliyetleri bugüne kadar incelenmemiştir.Denetim konusunda geleneksel yaklaşımların terkedilmeye başlandığı, yeni bir takım açılımların yaşandığı günümüzde, okul müdürlerinin denetim fonksiyonu mercek altına alınmalıdır.İlköğretim okulu yöneticileri, öğretmenlerini etkili ve verimli kılabilmek için denetim görevlerini dikkatle yerine getirmek zorundadırlar.Bu araştırmada ilköğretim okulları öğretmenlerinin okul yöneticilerine yönelik çağdaş denetim algıları ile mesleki motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir.Araştırma konusu hakkında, ilgili literatür taraması yapılmıştır. İlgili kavramlar tanıtılmış ve motivasyon ile eğitim yönetimi ve denetimi konuları yeterince açıklanmaya çalışılmıştır. İlköğretim okulları öğretmenlerinin okul yöneticilerine yönelik çağdaş denetim algıları ile mesleki motivasyon düzeyleri arasındaki anlamlı bir ilişkinin varlığı, bunun öğretmen motivasyonuna etkisi irdelenmiştir.Araştırmada, uygulanan anket aracılığıyla, öğretmenlerin, konuya ilişkin algıları değerlendirilmiştir.Anket sonuçlarının istatistiksel anlamda çözümlenmesinde SPSS programı kullanılmış, sonuçlar elde edilmiş, yorumlanmış ve sonuçlar tartışılarak önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Eğitim Yönetimi, Okul Yönetimi, İlköğretim, Motivasyon, Denetim

DenetimEğitim denetimiEğitim kalitesi+5
Erkan Küçük
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim kurumlarında uygulanan yönetim biçimlerine ilişkin olarak öğretmen algıları

Bu çalışmanın amacı, İstanbul İli Resmi Ortaöğretim okullarında görevli olan öğretmenlerin okullarında uygulanan yönetim biçimlerine ilişkin olarak algılarını saptamaktır. Araştırmada görüşme tekniği kullanılmış, veri analizi teknikleri olarak içerik analizi ve betimsel analiz tercih edilmiştir.Araştırmacı Özcan(1996) tarafından çalışmanın amacına yönelik yapılan araştırmalarda elde edilen verilere göre yönetim biçimleri anketi düzenlenmiştir. Her bir anket konusu öğretmenler için geliştirilmiş ve 100 anketle pilot test uygulanmıştır. Pilot uygulama sonucunda anket üzerinde sınıflandırma yapılmıştır. Her sınıflandırmanın anketin bütünüyle bağlantısı yapılmıştır.Anket 300 öğretmene gönderilmiş, 203 öğretmenden geridönüm alınmıştır.Öğretmenlerin cinsiyet değişkenine göre t-testi, yaş, kıdem ve öğrenim değişkenlerine göre de Kruskal-Wallis H testi uygulanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde konuyla ilgili problem durumundan, araştırmanın amaç ve öneminden bahsedilmiştir.İkinci bölümde yönetim, yönetici, eğitim yönetimi ve eğitim yöneticisi kavramlarının üzerinde durularak, okullarda uygulanması gereken yönetim biçimleri belirlenmiştir.Üçüncü ve dördüncü bölümlerde, araştırmanın yöntemine ve çalışma grubuyla yapılan görüşmeler sonucu elde edilen bulgulara yer verilmiş ve yorumlarda bulunulmuştur.Son bölümde araştırma sonucu varılan sonuçlar verilmiş ve sonuçlar ışığında okullarda uygulanan yönetim biçimlerine ilişkin önerilerde bulunulmuştur.Çalışmanın sonucuna göre, öğretmenlerin okullarında uygulanan yönetim biçimi algıları az düzeyde yetkeci, yüksek düzeyde koruyucu, destekçi ve birlikçidir. Genellikle okullarda uygulanan yönetim biçimi esnektir ve farklı koşullara göre değişmektedir.

Sema Alper
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta öğretim proje hazırlama ders programının analizi ve yeni bir model önerisi

Yaşadığımız ortamlarda ortaya çıkan problemleri fark etmek, bunlara çözüm üretmek, üretilen çözümleri eldeki imkânlara göre planlayarak çözmek için insanımızın eğitilmesi gerekmektedir.Gelişmiş ülkelerdeki eğitim sistemleri kişilere sistemli düşünme, problem çözme, proje hazırlama ve uygulama konusunda yeterlilikler kazandırmaya yönelik tasarlanmıştır. Ülkemizde de Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim sisteminde köklü değişiklikler yaparak `projeye dayalı eğitim sistemi' uygulamalarını başlatmıştır.Bu çerçevede, ilköğretimde ?Düşünme Eğitimi? , ortaöğretimde ise ?Proje Hazırlama? dersi öğretim programlarına dâhil edilmiştir.Proje hazırlama dersiyle öğrencilerin eleştirici düşünme, problem çözme, araştırma, akıl yürütme, proje hazırlama becerilerini geliştirme, araştırmaktan zevk alma, özgüvenini geliştirme, sorumluluk alma değerlerini kazanmaları hedeflenmektedir.Bu çalışmanın birinci bölümünde problem durumu, problem cümlesi, alt problemler, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, sınırlılıklar ve tanımlar ele alınmıştır.İkinci bölümde araştırma ile ilgili yayınlara yer verilmiştir. MEB projeye dayalı eğitim modeli, yapılandırmacı eğitim, Proje Döngüsü Yönetimi konularında bilgiler verilmiştir.Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi üzerinde durulmuştur.Dördüncü bölümde Orta Öğretim Proje Hazırlama Ders Programı, ders kitabı ve ders içeriğine yönelik analizlere yer verilmiştir.Beşinci bölümde araştırma sonuçlarına yer verilmiş, altıncı ve son bölümde de bu sonuçlardan yola çıkarak ders hedeflerinin gerçekleşmesine yönelik uygun bir model önerilmiştir.

Saffet Yıldırım
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında okul müdürlerine ait iletişimin öğrenciler tarafından algı düzeyleri

Bu araştırmada ilköğretim okul müdürlerinin öğrencilerle olan iletişim düzeyi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde bulunan ilköğretim okullarında 2006-2007 Eğitim ?Öğretim yılında görev yapan müdürler ile ilköğretim okullarında okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu okullarda görev yapan 1162 müdür ve 375571 öğrenci olmak üzere toplam 376733 okul müdürü ve öğrenci araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Örneklemi ise Pendik ve Kartal ilçelerinden random yöntemi ile seçilen 20 okul ile 203 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, Kişisel Bilgi Formu ve araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde Crosstab ve Ki-Kare tekniği kullanılmış ve değişkenler arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırma ile ilköğretim okullarında okul müdürleri ile öğrenciler arasındaki iletişim düzeyinin okul müdürünün cinsiyeti, kıdemi, yaşı ve mezun olduğu eğitim kurumuna göre değişiklik gösterip göstermediği tespit edilmeye çalışılmış ve araştırma sonuçlarına göre karşılaştırmalar yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yönetim, Eğitim Yönetimi, İletişim, İlköğretim Okullarında İletişim

Hüseyin Karademir
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul ilinde görev yapan öğretmenlerin disiplin suçları ve cezalarını algılama düzeyleri

Bu araştırmada ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin disiplin suçları ve disiplin cezalarına karşı algılamaları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde bulunan ilköğretim okullarında 2007-2008 Eğitim ?Öğretim yılında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Bu okullarda görev yapan 67725 öğretmen araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Örneklemi ise Pendik ve Kartal ilçelerinden random yöntemi ile seçilen 18 okulda görev yapan 215 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada, Kişisel Bilgi Formu ve araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde Crosstab, Faktör Analizi ve Kay-kare tekniği kullanılmış ve değişkenler arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırma ile ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin disiplin suçları ve cezalarına karşı algılama düzeyleri öğretmenin cinsiyeti, kıdemi, yaşı ve mezun olduğu eğitim kurumuna göre değişiklik gösterip göstermediği tespit edilmeye çalışılmış ve araştırma sonuçlarına göre karşılaştırmalar yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yönetim, Eğitim Yönetimi, Disiplin cezası, Öğretmen

Salih Gözcü
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okul müdürlerinin yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırma, ilköğretim okullarında görev yapan yöneticilerin mesleki yeterliklerinin öğretmenler tarafından değerlendirmesini belirlemek ve gerekli önerilerde bulunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, ilköğretim okullarında görev yapan okul yöneticilerinin kurumu yönetmekte göstermiş oldukları mesleki yeterlik alanlarına ilişkin literatür taramasına yer verilmiştir.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma anketi İstanbul ili Avrupa yakası sınırları içindeki ilköğretim okullarından random (tesadüfî örneklem) yöntemiyle seçilmiş okul yöneticisi, sınıf ve branş öğretmenlerinden 355 kişiye uygulanmıştır. Her anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm öğretmenlerin kişisel bilgilerini içeren 5 sorudan oluşmaktadır. İkinci bölüm ise ilköğretim okul yöneticilerinin mesleki yeterliklerini belirlemeye yönelik on ana başlık altında 90 sorudan oluşmaktadır. İlköğretim okullarında çalışan yönetici ve öğretmenlerin, ilköğretim okul yöneticilerinin mesleki yeterliklerine yönelik görüşleri arasındaki farklılıklar; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, kurumda bulunma süresi, mezun olduğu okul değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır.Bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Bunlar; birinci bölüm giriş, ikinci bölüm kuramsal bilgiler ve literatür taraması, üçüncü bölüm araştırmanın yöntemi, dördüncü bölüm bulgular, beşinci bölüm sonuçlar ve tartışmalar, altıncı bölüm önerilerdir. Elde edilen verilerin istatistikî çözümlemelerinde p<0,05 düzeyinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Anlamlı bir faklılık göstermeyen gruplara araştırmada yer verilmemiştir.Araştırma sonucunda ilköğretim okul yöneticilerinin mesleki yeterlikleri açısından ankete katılan yönetici ve öğretmenler tarafından ?orta? düzeyde değerlendirdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle Türk Milli Eğitimi' nin belirlenen amaçlara ulaşması ve genç nesillerin belirlenen amaçlara göre en üst düzeyde yetiştirilmeleri için hizmet içi eğitimlerle yetiştirilmesi gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Mesleki Yeterlik, İlköğretim Okul Yöneticisi.

Mehmet Kombıçak
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul Öğretmenlerinin stresle başa çıkma yollarıyla kurumsal bağlılık arasındaki ilişki (Sancaktepe ilçesi örneği)

İlkokul öğretmenlerinin örgütsel stres kaynaklarını ve stresle baş etme stratejilerini ortaya koyması ve kurumsal bağlılıklarına etkisinin belirlemesi bakımından önem taşımaktadır. Bu ilişkiyi tespit etmek için 300 ilkokul öğretmenine örgütsel stres kaynaklarına ve kurumsal bağlılıklarına ilişkin ölçeklerden oluşan anket uygulanmıştır.Araştırma sonucunda ilkokul öğretmelerinin sorunla uğraşmaktan kaçınma algıları eğitim durumuna, ilkokul öğretmenlerinin duygusal bağlılık algıları medeni durumuna göre farklılık göstermektedir. Ölçeklerin alt boyutları arasındaki ilişki sonuçlarına göre de sorunla uğraşmaktan kaçınma ile soruna yönelme; soruna yönelme ile sosyal destek arama arasında ilişki vardır. Kurumsal bağlılık alt boyutlarından duygusal bağlılık ile devamlılık bağlılığı; devamlılık bağlılığı ile normatif bağlılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: İlköğretim, stres, kurumsal bağlılık

StresStresle başetmeÖrgütsel bağlılık+2
Belkıs Yolak
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışanların örgütsel güven düzeyleri ile motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi örneği)

Üniversiteler toplumsal gelişimin lokomotifi olarak tabir edilebilir. Akademik gelişim ne kadar yoğunsa toplumun gelişimizde o derce ivmeli olacaktır. Bu açıdan topluma yön veren kurumlar olan üniversitelerde çalışan personelin motivasyon düzeyi ve ona etki etme ihtimali bulunan örgütsel güven düzeyleri incelenmeye değer bulunmuştur. Araştırmanın evrenini 2015-2016 Eğitim Öğretim yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde çalışan 250 personel oluşturmaktadır. Ölçekleri gönüllü olarak yanıtlayarak araştırmaya katılan ve araştırmanın örneklemini oluşturan personel sayısı 197'dir. Araştırmada Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde çalışanların motivasyon düzeyleri ve örgütsel güven düzeylerinin cinsiyete, kurumdaki hizmet yılına, yaşa ve göreve göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan çalışanlardan araştırma amaçları doğrultusunda bilgi toplamak amacıyla hazırlanan veri toplama aracı 3 bölümden oluşmaktadır. Araştırmacı tarafından çalışanların demografik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla Çalışan Kişisel Bilgi Formu 4 soru içermektedir. Gündüz (2009) tarafından hazırlanan Motivasyon Ölçeği 18 soru içermektedir. Ölçek tek boyutludur. Ölçeğin güvenirlik katsayısı 0,97'dir. Çalışanların Örgütsel Güven düzeyini belirlemek için Kamer (2001) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan 6'lı likert tipi Örgütsel Güven Ölçeği kullanılmıştır. Ölçekteki çalışanlara duyarlılık alt boyutu 15, yöneticiye güven alt boyutu 12, yenliğe açıklık alt boyutu 9 ve iletişim ortamı alt boyutu 4 sorudan, ölçeği toplamı 40 sorudan oluşmaktadır. Örneklem grubunu oluşturan çalışanların Motivasyon Ölçeği ve Örgütsel Güven Ölçeği'nden ve alt boyutlarından aldıkları puanların; çalışanların cinsiyetlerine ve kurumdaki hizmet yıllarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Bağımsız Grup T Testi, çalışanların yaşına ve görevlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Kruskal Wallis-H Testi ve hangi gruplar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi yapılmıştır. Çalışanların Motivasyon düzeyleri ile Örgütsel Güven düzeyleri arasında ilişki bulunup bulunmadığını belirlemek üzere Pearson Momentler Çarpımı Analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda çalışanların motivasyon düzeyinin 'Memnunum' ( =3,58) düzeyinde olduğu; örgütsel güven düzeyinin 'Oldukça Katılıyorum' ( =3,56) düzeyinde olduğu; çalışanlara duyarlılık algılarının 'Biraz Katılıyorum' ( =3,35) düzeyinde olduğu; yöneticiye güven düzeyinin 'Oldukça Katılıyorum' ( =3,82) düzeyinde olduğu, yeniliğe açıklık algılarının 'Biraz Katılıyorum' ( =3,48) düzeyinde olduğu; iletişim ortamı algılarının 'Oldukça Katılıyorum' ( =3,57) düzeyinde olduğu; Çalışanların Motivasyon düzeyinin cinsiyete göre değişmemektedir. Çalışanların Motivasyon düzeyi yaşlarına ve görevlerine göre değişmemektedir. Çalışanların İletişim Ortamı algıları yaşa göre; Örgütsel Güven düzeyleri, Çalışanlara Duyarlılık algıları, Yöneticiye Güven düzeyleri, Yeniliğe Açıklık algıları ve İletişim Ortamı algıları göreve göre değişmektedir. Çalışanların Motivasyon düzeyleri ile Örgütsel Güven Düzeyleri ve alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Çalışanların Örgütsel Güven düzeyleri yükseldikçe Motivasyon düzeyleri de yükselmektedir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: çalışan, üniversite, motivasyon, örgüt, güven.

MotivasyonVakıf üniversiteleriÇalışanlar+3
Kübra Akbulut Kayısı
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi uygulamalarının eğitim kurumları kalitesine etkisi

Bir kurum veya örgütün etkin ve verimli şekilde çalışmasını sağlamak için hesap verilebilir, denetlenebilir kılınması gerekir. Kurum veya kuruluş, sürekli iyileştirme sistemi üzerine yönelik bir yönetim sistemi kurar ve bunu sürdürürse başarıyı yakalamaması için hiçbir sebep yoktur. Bu araştırma ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi uygulamalarının eğitim kurumlarına etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma yapılırken konuyla ilgili yazılan eserler incelenmiş ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi sertifikası almış okullardaki yönetici, öğretmen ve diğer çalışanlarla anketler yapılmıştır. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu çok sayıdaki bilgiden araştırmanın amacını ve özünü bozmayacak şekilde değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma İstanbul ili Kadıköy, Çekmeköy ve Sultanbeyli ilçelerinde ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi belgesi almış okullarda görev yapan toplam 100 yönetici, öğretmen ve diğer çalışanlar üzerinde 01.09.2014 – 10.09.2014 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma için toplanan veriler SPSS paket program kullanılarak analiz edilmiştir. Anket 47 sorudan oluşmaktadır. Araştırmada, ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi sertifikası almış okullarda görev yapan yönetici, öğretmen ve diğer çalışanların yaş, cinsiyet, okuldaki görevi, daha önce ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi sertifikası almış bir okulda çalışıp çalışmadığı, toplam çalışma süresi, ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi almış okuldaki çalışma süresi gibi değerler incelenmiştir. Araştırma sonuçları % (Yüzde), Mann-Whitnry U, Kruskal Wallis H ile yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim kurumu, ISO 9001, Kalite, Yönetim

Eğitim kalitesiEğitim kurumlarıISO 9001:2008+5
Murat Ermiş
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel – devlet okulu yöneticilerinin liderlik stillerinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi (İstanbul ili Sultangazi ilçesi örneği)

Bu araştırmanın kapsamı, özel okullar ve devlet okullarında görev yapan yöneticilerin liderlik stillerini öğretmen görüşlerine göre incelenerek bulgularla analiz edilip belirlemektir. Bu amaca ilişkin öğretmen görüşleri doğrultusunda kişisel değişkenlerin özel ve devlet okulu yöneticilerinin liderlik stillerini sergileme düzeylerine göre nasıl farklılaştığı araştırılmıştır. Araştırmada tarama yöntemi olarak betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Yapılan araştırmanın evren ve örneklemini 2015-2016 dönemi İstanbul ili Sultangazi ilçesinde yer alan resmi özel kurumlarda görev yapan toplam 232 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise İstanbul ili Sultangazi ilçesinde yer alan resmi özel kurumlarda görev yapan toplam 232 öğretmen teşkil etmektedir. Araştırmada öğretmen sayısının evreni temsil ettiği oranda öğretmene ulaşmak amacı hedeflendiğinden örneklem seçiminde oranlı tabakalı-seçkisiz yöntem kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak; ölçek kullanılmış, iki demografik değişkenli anket verilerinde ilişkili gruplar t-testi uygulanmış, ikiden fazla demografik değişkenin olduğu verilerde ise varyans analizi (Anova) yapılmıştır. Anovaların anlamlı oldukları durumlarda tamamlayıcı testi olan Post Hoc (Tukey) testi uygulanarak sonuçları tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma bulgularına göre okul yöneticilerinin liderlik stillerine ilişkin öğretmenlerin; cinsiyet, kıdem, okul türü değişkenlerinde kendilerini daha çok yansıtan bireysel özellikler açısından farklılaştığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Yönetici, liderlik, liderlik stili, etkili yönetici

EtkililikLiderlikLiderlik modelleri+5
Zeynep Aslan
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor yapan ve yapmayan ortaöğretim öğrencilerinin empatik eğilimleri ile saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: İstanbul ili Bayrampaşa ilçesi örneği

Bu araştırmada, spor yapan ve spor yapmayan orta öğretim öğrencilerinin empatik eğilim ve saldırganlık düzeylerinin nasıl olduğu ve bazı değişkenlere göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır.İlişkisel tarama modeline uygun olarak düzenlenen araştırmada, öğrencilerin saldırganlık düzeylerini belirlemek için Kiper (1984) tarafından geliştirilen Saldırganlık envanteri ve öğrencilerin empatik eğilimlerini belirlemek için de Dökmen (1988) tarafından geliştirilen Empatik Eğilim Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmanın evreni 2012?2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Bayrampaşa ilçesindeki ortaöğretim okullarındaki spor yapan ve yapmayan öğrencilerdir. Araştırmanın örneklemini ise spor yapan 159 ve spor yapmayan 241 olmak üzere toplam 400 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmanın verilerinin analizinde parametrik dağılımlarda bağımsız gruplar t testi (independent sample t test) ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmış, ANOVA analizlerinin anlamlı çıktığı durumlarda homojen varyanslarda Scheffe testi, homojen olmadığı durumlarda Tamhane's T2 testi kullanılmıştır. Ayrıca non-parametrik dağılımlarda Kruskall Wallis H testi kullanılmış, Kruskall Wallis H analizinin anlamlı çıktığı durumlarda ise Mann Whitney-U testi kullanılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre spor yapan öğrencilerin empatik eğilimleri, yıkıcı saldırganlık, edilgen saldırganlık, atılganlık ve saldırganlık toplam puan ortalamaları spor yapmayan öğrencilerden daha yüksektir Bu sonuçlar spor yapan öğrencilerin saldırgan davranışlarının spor yapmayanlara göre daha düşük seviyede empatik eğilimlerinin ise daha yüksek düzeyde olduğunu göstermektedir.Araştırmanın bulgularına göre örneklem gurubunu oluşturan öğrencilerin empatik eğilim ölçeğinden aldıkları puanlar ile saldırganlık ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanlar arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur. Bulgulara göre empatik eğilim arttıkça spor yapan ve spor yapmayan öğrencilerin yıkıcı saldırganlık, edilgen saldırganlık ve genel saldırganlık düzeyleri önemli ölçüde azalmakta; atılganlık düzeyleri de artmaktadırYine bulgulara göre kız öğrencilerin empatik eğilimlerinin erkek öğrencilerden daha fazla olduğu; yıkıcı saldırganlık, edilgen saldırganlık ve genel saldırganlık davranışlarının ise erkek öğrencilere göre daha az olduğu söylenebilirAnnenin eğitim durumu, hem spor yapan hem de spor yapmayan öğrenci grubunun empatik eğilim ve saldırganlık davranışlarında anlamlı bir farklılığa neden olmamaktadır. Babanın eğitim durumu her iki grupta da saldırganlık davranışlarını belirleyici bir faktör değildir. Ancak babası ilkokul mezunu spor yapan öğrencilerin empati becerileri, babası lise ve üstü eğitim kurumlarından mezun olanlara göre daha düşük seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Empatik beceriOrtaöğretimSaldırganlık+4
Serhan Yılmaz
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hazırlık okulu öğrencilerinin zaman yönetimi becerileri ile stres yönetimi becerileri arasındaki ilişkinin araştırılması: Yeditepe Üniversitesi örneği

becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın örneklemini 2012 öğretim yılında Yeditepe Üniversitesi Hazırlık Okulunda öğrenim görmekte olan 325 öğrenci (191 kız ve 134 erkek) oluşturmaktadır. Veriler, Britton ve Tesser tarafından geliştirilen,Seher Îşcan (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Zaman Yönetimi Envanterinin 25 maddelik adaptasyonu olan Zaman Yönetimi Anketi ve Paşa(2007) tarafından uygulaması yapılan ve geçerliliği test edilen Stres Değerleme Ölçeği ile toplanmıştır. Veriler SPSS 17.00 programı ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu, tek yönlü varyans analizi ve post hoc testler ile incelenmiştir. İstatistiksel anlamlılık seviyesi 0.05 olarak belirlenmiştir."Zaman Yönetimi" ile "Psikolojik Faktörler" arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki, "Stres Değerleme" ile "Stresle Başa Çıkma", "Psikolojik Faktörler'' ve "Fizyolojik Faktörler" arasında anlamlı negatif bir ilişki,"Psikolojik Faktörler" ile "Fizyolojik Faktörler" ve "Stresle Başa Çıkma" arasında anlamlı pozitif bir ilişki bulunmuştur.Cinsiyetin "Stresle Başa Çıkma" ve "Psikolojik Faktörler" üzerinde, hazırlıktaki sürenin "Stres Değerlendirme","Psikolojik Faktörler" ve "Fizyolojik Faktörler" üzerinde, katılımcıların İngilizce Seviyesinin "Zaman Yönetimi" üzerinde, yaşın "Stres Değerlendirme", "Stresle Başa Çıkma" ve "Fizyolojik Faktörler" üzerinde ve ikamet edilen yerin "Stresle Başa Çıkma" üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmuştur.Stresle Başa Çıkma ile Stres Değerleme arasında anlamlı negatif ilişki bulunmuştur.Daha genç yaş grupları, yani 17-18 ve 18-19, diğer yaş gruplarına göre anlamlı ölçüde daha düşük düzeyde stres yaşadıklarını düşünmüşlerdir. Stresle başa çıkma, psikolojik faktörler ve fizyolojik faktörler bakımından, 17-18 ve 18-19 yaş grupları (p<0.5), 20-21 yaş grubundan anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar (p<0.5) elde etmişlerdir.Çalışmanın sonunda, bulgular tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Zaman Yönetimi, Stres Yönetimi, Üniversite, Öğrenci.

Eğitim yönetimiHazırlık okuluStres yönetimi+5
Gülben Türe
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul ili Arnavutköy ilçesindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin iletişim becerilerinin öğretmen motivasyonları ve akademik tükenmişlikleri üzerine etkisi

Bu araştırma; ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin iletişim becerilerinin öğretmenlerin motivasyon ve tükenmişlik düzeyleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Amaç doğrultusunda, kişisel bilgi formu, iletişim becerileri ölçeği, motivasyon ölçeği ve akademik tükenmişlik ölçeklerinden oluşan anket formu, 2012-2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Arnavutköy ilçesinde yer alan ortaöğretim kurumlarında görev yapan ve anket uygulamasını kabul eden 205 öğretmene uygulanmıştır.Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 17.0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin demografik özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden, okul yöneticilerine ilişkin algıladıkları iletişim beceri düzeyi, motivasyon ve akademik tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden, değişkenler arası ilişkilerin belirlenmesinde korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Öğretmenlerin motivasyon ve akademik tükenmişlik düzeylerinin okul yöneticilerinin iletişim becerilerinden etkilenme düzeyinin belirlenmesinde ise regresyon analizinden yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda; okul yöneticilerinin iletişim beceri düzeylerinin öğretmenlerin motivasyon ve akademik tükenmişlik düzeyleri üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı etkilerinin olduğu, okul yöneticilerinin iletişim beceri düzeyleri arttıkça öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin arttığı, akademik tükenmişlik düzeylerinin ise azaldığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: İletişim becerisi, motivasyon, akademik tükenmişlik

MotivasyonOkul yöneticileriOrtaöğretim kurumları+5
Muzaffer Çelik
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye eğitim sisteminde bir alternatif hizmetiçi eğitim modeli olarak ÖRAV-öğretmenin sınırı yok projesi

Bu çalışmada, Türkiye'de öğretmenlik mesleğinde hizmet içi eğitimin tarihi, mevcut durumu sorunları ve geleceği tartışılmıştır. 2008 yılından beri Türkiye'nin birçok ilinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimine katkı sunan Öğretmen Akademisi Vakfı mevcut hizmetiçi eğitim uygulamalarına ve modellerine alternatif olabilecek şekilde tasarlanmıştır. Tezin amacı Öğretmen Akademisi ve Öğretmenin Sınırı Yok Projesi'ni bu bağlamda ele almaktır.Tezin ilk bölümünde bu çalışmanın amaçları, sınırlılıkları ve varsayımları yer almaktadır. İkinci bölümde hizmetiçi eğitim ve Türkiye'deki hizmetiçi eğitimin tarihçesi kavramsal bir tartışma ile irdelenmektedir. Öğretmen Akademisi Vakfı'nın ve Öğretmenin Sınırı Yok Projesi'nin nasıl oluştuğu, vizyonu, hedefleri ve hizmetiçi eğitime yaklaşımı ise üçüncü bölümde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Öğretmenin Sınırı Yok projesinin ölçme değerlendirme çalışmaları kapsamında oluşturulan eğitimin etki analizi ise dördüncü ve beşinci bölümlerde tartışılmıştır. Son bölümde ise sonuç, tartışma ve yorumlara yer verilmiştir.Ölçme değerlendirme çalışmaları ön test-son test deseni ile yapılan bu araştırma deseniyle tasarlanmıştır. Araştırmada yarı deneysel işlem kullanılmıştır.Projenin etki analizinde şu sorulara cevap aranmıştır:?Öğretmenlerin hizmet içi eğitimlere katılma durumları nasıldır?? Öğretmenin Sınırı Yok eğitimi sonrasında öğretmenlerin,? mesleki tatminlerinde bir farklılaşma,? mesleki kendine güvende bir farklılaşma,?mesleki saygı düzeylerinde bir farklılaşma,?olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik iletişim becerileri düzeylerinde bir farklılaşma,?olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik sınıf yönetimi düzeylerinde bir farklılaşma,? olumlu sınıf ortamı oluşturmaya yönelik ölçme değerlendirme düzeylerinde bir farklılaşma gerçekleşmiş midir?

Eğitici eğitimiEğitim hizmetleriEğitim ihtiyaçları+7
Mevlüt Kayhan Karlı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yönetim sürecinde yöneticilerin sergilediği davranışların çalışanların motivasyonuna etkisi:Eğitim kurumlarında bir uygulama: Kadıköy örneği

Çalışanların motivasyonunun iş verimini doğrudan etkileyen bir faktör olduğu açıktır. Çalışanların motivasyonu üzerinde en önemli etkenlerden birisi de yönetici davranışlarıdır. Bu araştırma, bu gerçeklerden hareketle öğretmenlerin motivasyon düzeylerini ve yönetici davranışlarından memnuniyet düzeylerini ölçerek yöneticilerin öğretmenlerin motivasyonunu olumlu ve varsa olumsuz yönde etkileyen davranışlarını tespit etmek, motivasyonu artıran yönetici davranışlarının tanınmasına ve yaygınlaştırılmasına katkı sağlamak üzere yapılmıştır.Bu araştırmada ilköğretim ve liselerde görev yapan öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak, yönetici davranışlarından memnuniyet düzeyleri ve motivasyon düzeyleri öğretmenin cinsiyetine, yaşına, branşına, kıdemine, medeni durumuna, öğrenim düzeyine, okulda çalıştığı süreye, yöneticinin kadro durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Kadıköy ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi 26 ilk ve ortaokul, 77 lisede görev yapan 4237 öğretmen oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ölçekler, bu evrenden tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş toplam 308 öğretmene uygulanmıştır.Yönetici Davranışlarını değerlendirmek üzere Gündüz (2009) tarafından hazırlanan 49 soruluk Yönetici Davranışları Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek karar verme, planlama, örgütleme, iletişim, eşgüdümleme, etki, değerlendirme başlıklı 7 alt boyut ve 49 maddeden oluşmaktadır. Motivasyon düzeylerini belirlemek için ise yine Gündüz (2009) tarafından hazırlanan 18 maddelik Motivasyon Düzeyi Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanlara göre öğretmenin cinsiyetine, medeni durumuna ve branşına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Bağımsız Gruplar T Testi, bu test ile anlamlı farklılık bulunduğunda dağılımın homojenliğini tespit etmek üzere Levene Testi, farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek üzere Tamhane's Sheffe Testi, öğretmenin yaşına, öğrenim düzeyine ve kıdemine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Kruskal Wallis H testi ve bu test sonucunda anlamlı farklılık bulunduğunda farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi yapılmıştır. Öğretmenin okuldaki çalışma süresine göre puanların farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek için ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi), müdürün kadro durumuna göre puanların farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek için Mann Whitney U Testi, Yönetici Davranışları ile Öğretmenlerin Motivasyon Düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını tespit etmek için ise Pearson Momentler Çarpımı analizi uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında kodlanmış, SPSS 15.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programında çözümlenmiş, anlamlılık minimum p<,05 düzeyinde sınanmış, diğer anlamlılık düzeyleri ayrıca belirtilmiş ve bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur.Araştırma sonucunda Yönetici Davranışı Değerlendirme Ölçeği'nin planlama, örgütleme, iletişim, eşgüdümleme, etki, değerlendirme alt boyutlarında öğretmenin cinsiyeti, yaşı, branşı, kıdemi, medeni durumu, öğrenim düzeyi, okulda çalıştığı süre ve yöneticinin kadro durumunun etkili değişkenler olmadığı, karar verme alt boyutunda ise yaşa, öğrenim düzeyine, medeni duruma, branşa, kıdeme ve okuldaki çalışma süresine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Yöneticinin Davranışları Değerlendirme Ölçeği'nin Planlama, Örgütleme, İletişim, Eşgüdümleme, Etki ve Değerlendirme alt boyutlarından alınan puanlarla Motivasyon Düzeyi puanları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bu alt boyutlardan alınan puanlar yükseldikçe motivasyon düzeyi puanları da yükselmektedir. Yöneticinin Davranışları Değerlendirme Ölçeği'nin Karar Verme alt boyutu puanları ile Motivasyon Düzeyi puanları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Araştırma sonunda öğretmenin cinsiyeti ve müdürün kadro durumu değişkenlerinin öğretmenlerin algıladığı yönetici davranışları ve motivasyon düzeyleri üzerinde anlamlı fark yaratacak düzeyde etkili değişkenler olmadıkları tespit edilmiştir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: İlkokul, Ortaokul, Lise, Öğretmen, Yönetici, Davranış, Motivasyon

Adem Kırıştı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokullarda görev yapan yöneticilerinörgütsel stres kaynakları ve çözüm yolları:İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi örneği

Teknolojinin artmasına paralel değişen yaşam ve çalışma koşulları stres kavramını da beraber getirmiştir. Stres çalışanların sağlığını ve işteki verimi doğrudan etkileyen bir faktör olarak önem arz etmektedir. Bu nedenle çalışma ortamlarında stres yaratan unsurların tespiti ve giderilmesi yönelik önlemlerin alınması bir gereklilik olarak belirmektedir. Bu gerçekten hareketle, bu araştırma ilkokul yöneticilerinin örgütsel stres kaynaklarını inceleyerek en etkili stres kaynaklarının tespiti ve bunların giderilmesi için çözüm önerilerinin sunulması yoluyla eğitim kurumları çalışanlarının sağlıklarının korunmasına ve iş verimi düşüren faktörlerin azaltılmasına katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada ilkokullarda görev yapan yöneticilerin görüşlerine dayalı olarak, Örgütsel Stres Kaynaklarının yöneticinin cinsiyetine, yaşına, yöneticilikteki kıdemine, görev ünvanına, okuldaki öğretmen sayısına ve eğitim yönetimi ile ilgili bir kurs, seminer ya da hizmet içi eğitime katılma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırma betimsel tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Sultanbeyli ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığı?na bağlı resmi ilkokullarda görev yapan 139 yönetici oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ölçekler, bu evrenden tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş toplam 122 yöneticiye uygulanmıştır. Örgütsel stres kaynaklarını tespit etmek üzere Pehlivan (1993)'ın geliştirdiği 35 maddelik Örgütsel Stres Kaynakları Ölçeği uygulanmıştır. Ölçek işle ilgili stres düzeyi, örgütsel yapı ve politikalarla ilgili stres düzeyi ve işteki rol, ilişki ve kişilik yapıları ile ilgili stres düzeyi olmak üzere 3 alt boyuttan oluşmaktadır.Veri çözümlenmesi için SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanlara göre yöneticilerin Örgütsel Stres Düzeyi ölçeğinden aldıkları puanların; yöneticinin cinsiyetine ve eğitim yönetimi eğitimine katılmaya göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Bağımsız Grup T testi, yöneticilerin yaşına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Kruskal Wallis-H Testi analizi ve hangi gruplar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi, yöneticilerin yöneticilikteki kıdemine ve okulunda görevli öğretmen sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Tek Yönlü Varyans Analizi ANOVA, yöneticilerin görev unvanına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Mann Whitney-U testi yapılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında kodlanmış, SPSS 15.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programında çözümlenmiş, anlamlılık minimum p<,05 düzeyinde sınanmış, diğer anlamlılık düzeyleri ek olarak belirtilmiş ve sonuçlar araştırmanın amacına uygun şekilde tablolar biçiminde sunulmuştur. Araştırma sonucunda yöneticilerin örgütsel stres düzeyinin okuldaki öğretmen sayısına göre, işteki rol ilişki ve kişilik yapıları ile ilgili stres düzeyinin cinsiyete, yaşa, görev ünvanına ve okuldaki öğretmen sayısına göre, örgütsel yapı ve politikalarla ilgili stres düzeyinin yaşa ve görev ünvanına göre, işle ilgili stres düzeyinin görev ünvanına göre anlamlı farklılıklar gösterdiği yöneticilikteki kıdem ve eğitim yönetimi eğitimine katılma durumunun örgütsel stres kaynakları üzerinde etkili değişkenler olmadığı tespit edilmiştir Kullanılan Anahtar Kelimeler: Yönetici, Stres, Örgüt, Örgütsel Stres, İlkokul, Öğretmen

Alpay Yılmaztürk
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00

Diğer danışmanlar