Hospitals-public

53 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kamu ve özel hastanede yatan hastaların hastane yiyecek hizmetlerinden memnuniyet düzeyinin karşılaştırılması

daha sonra doldurulacaktır

BeslenmeBeslenme hizmetleriHasta memnuniyeti+4
Büşra Atmaca
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anamur Devlet Hastanesi'nde görev yapan sağlık personelinin probiyotik ürünler hakkındaki bilgi düzeylerinin saptanması ve bu ürünleri tüketme durumları

Bu çalışma Mersin ilinin Anamur ilçesinde bulunan Anamur Devlet Hastanesi'nde çalışan 156 kadın ve 54 erkek, her yaş ve her meslek grubuna ait 210 sağlık personeli ile yürütülmüştür. Tanımlayıcı olarak planlanan araştırmada veriler Mayıs - Haziran 2018 tarihleri arasında uygulanan anketlerle elde edilmiştir. Bu kapsamda; sağlık personelinin sosyo-demografik durumları, ağırlık, boy, genel beslenme alışkanlıkları, hastalık durumları, probiyotik tüketme durumları, probiyotik tüketim sıklıkları ve probiyotikler hakkındaki bilgi düzeyleri saptanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulguların istatistiksel analizleri için SPSS 20 programı kullanılmıştır. Bireylerden elde edilen verilerin ortalama, standart sapma, sayı ve yüzde değerleri saptanmıştır. Bulguların değerlendirilmesinde ki-kare test analizi kullanılmıştır. P değerinin 0,05'ten küçük olduğu durumlarda gruplar arası fark anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular değerlendirildiğinde sağlık personelinin %98,1'inin probiyotik besinleri bildiği sonucuna ulaşılmıştır. Probiyotik besinleri bilen personel sayısında kadınların daha fazla (%74,3) olduğu tespit edilmiştir ama probiyotik besinleri bilme durumu ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olmadığı saptanmıştır. Lisans (%41,7) ve ön lisans (%35,9) eğitimi almış olan sağlık personelinin probiyotik besinler hakkında daha çok bilgiye sahip olduğu saptanmıştır. Ayrıca probiyotik besinleri bilme durumu ile öğrenim durumu arasında da anlamlı bir ilişki olmadığı bulunmuştur. Probiyotik katkılı besinleri ise sağlık personelinin sadece %20'sinin tükettiği saptanmıştır. Probiyotik katkılı besinleri tüketen bireylerin cinsiyetine bakıldığında da kadınların (%85,7) daha çok tükettikleri sonucuna varılmıştır. Lisans eğitimi almış (%57,1) olan sağlık personelinin probiyotik katkılı besinleri daha çok tükettikleri belirlenmiştir. Probiyotik katkılı besinleri tüketme durumu ile öğrenim durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca probiyotik katkılı besinleri tüketme durumu ile BKI arasında da anlamlı bir ilişki bulunduğu saptanmıştır (p<0,05).

Bilgi düzeyiHastanelerHastaneler-devlet+4
Eda Altundiş
Haliç University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bingöl Devlet Hastanesi'nde 2017 yılında tedavi olan geriatri hastalarında anemi durumunun değerlendirilmesi

Bingöl'de geriatrik hasta popülasyonunda anemi sıklığının belirlenmesi amaçlandı. Aneminin sosyodemografik özelliklerden ve hastanede tedavi olma biçimi gibi faktörlerden nasıl etkilendiğininin belirlenmesi, anemi belirlenen kişilerde aneminin morfolojik, yaş gruplarına göre ve anemi ağırlık düzeyine göre değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışma Bingöl Devlet Hastanesi'ne başvuran geriatri hastalarında geriye dönük olarak yapıldı. Hastalar DSÖ kriterlerine göre erkeklerde hemoglobinin 13 gr/dl, kadınların ise 12gr/dl altında olması anemi kabul edilerek değerlendirildi. Yatan ve ayakta tedavi olan hastaların, kadın ve erkek hastaların anemi sıklığı belirlendi. Anemili hastalar morfolojik olarak sınıflandırıldı. Anemik hastalar ağır, orta ve hafif düzeyde anemi şeklinde gruplara ayrıldı. Ayrıca anemili geriatri hastaları 65-74 yaş, 75-84 yaş ve 85 yaş ve üzeri gruplara ayrılarak incelendi. Sonuçların değerlendirilmesinde Minitap paket istatistik programı ve excelden yararlanıldı. Çalışmaya dahil edilen toplam hasta sayısı 11621 bireydi. Bunların 6292'si kadın, 5329'u erkekti. Yatarak tedavi görenler 2142 (%18.43), poliklinikte muayene olanlar 9479 (%81.57) kişiden oluşuyordu. Genel anemi sıklığı %24.71 bulundu. Anemi sıklığı kadınlarda %21.72, erkeklerde ise %28.25 olarak bulundu. Yatan hastalarda anemi sıklığı %46.51, ayakta tedavi gören hastalarda anemi sıklığı %19.79 olarak tespit edildi. En yüksek anemi sıklığı yatarak tedavi gören erkek hastalarda (%47.97) tespit edildi. Yatarak tedavi olan kadınlarda da %44.70 sıklıkta anemi bulundu. Ayakta muayene olan geriatrik erkeklerde %22.57 kadınlarda ise %17.62 anemi sıklığı belirlendi. Anemili hastalardan toplam 205 kişide (%7.15) ağır, 563 kişide (%19.62) orta, 2101 kişide (%73.23) hafif düzey anemi bulundu. Geriatrik anemili hastalarda genel morfolojik değerlendirmede 619 kişide (%21.59) mikrositer, 2129 kişide (%74.21) normositer, 121 kişide (%4.22) makrositer tipte anemi bulundu. Yaş arttıkça anemi oranında artma saptandı. Yaş gruplarında en fazla anemi oranı 85 yaş üstü erkek yatan hastalarda %67.35 olarak bulundu. Geriatrik hastalarda anemi erkek hastalarda daha fazla idi. Yatan hastalarda anemi ayakta tedavi gören hastalardan daha fazla idi. Geriatri hastalarında aneminin değerlendirmesi yapıldı. Bu çalışma yaşlılarda aneminin tespiti ve düzeltilmesine yönelik halk sağlığı programlarının yapılmasına katkı sağlayabilir. Geriatrik popülasyonda etyolojiye yönelik daha geniş anemi çalışmalarına ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Anemi, durum değerlendirmesi, geriatri hastaları

AnemiBingölGeriatri+3
Emine Aydın Bayat
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarında mesleki tükenmişlik düzeyi ile stres ilişkisi(Osmaniye Devlet Hastanesi ve İl Halk Sağlığı laboratuvarı örneklemi)

Bu araştırmanın temel amacı, sağlık sektörünün temel yapı taşlarından biri olan sağlık çalışanların mesleki tükenmişlik düzeyi ve stres ilişkileri belirlenip, arasındaki ilişki incelenmiştir. Buna ek olarak çalışmaya katılan sağlık çalışanların demografik özellikleri de mesleki tükenme ve stres kavramının incelenmesi ikincil amaç olarak belirlenmiştir.

HastanelerHastaneler-devletOsmaniye+3
Songül Sinem Bolat
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

İzmir'deki hastanelerde işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin değerlendirilmesi

GİRİŞ - AMAÇ Son yıllarda işçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) alanında hızlı değişiklikler olmuştur. Sağlık çalışanları için İSİG, diğer çalışanlardan farklı özellikler arz etmektedir. Sağlık çalışanlarının büyük çoğunluğu "çok tehlikeli işler" sınıfında bulunan hastanelerde görev yapmaktadır. Amerikan İş Güvenliği ve Sağlığı Ulusal Enstitüsü tarafından biyolojik ve psiko-sosyal riskler başta olma üzere hastanelerde beş başlık altında 94 risk belirlenmiştir. Ülkemizde son yıllarda bu risklere yönelik sağlık çalışanlarının İSİG hizmetlerini almasını destekleyen düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Özel sağlık kuruluşları için İş Kanunu bağlayıcılığını korumakta iken 2012 yılında çıkan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlar için hükümler içermektedir. Çalışmanın amacı; İzmir'de yataklı tedavi kurumlarında çalışan sağlık çalışanlarına yönelik İSİG hizmetlerinin durumunu saptamak, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile diğer mevzuat hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığını tespit etmek, İSİG hizmeti sunarken yaşanan sıkıntıları ve eksiklikleri ortaya çıkarmak, İSİG konusunda geliştirilmeye müsait alanları tespit etmektir. GEREÇ - YÖNTEM Çalışmanın evreni, İzmir'deki 56 yataklı tedavi kurumudur. Çalışmaya tüm evren alınmış olup ayrıca örneklem seçilmemiştir. Çalışma iki ayrı bölümden oluşmaktadır. 1.Niceliksel ve 2.Niteliksel. Çalışmanın niceliksel bölümü kesitsel tipte planlanmıştır. Niteliksel bölüm, niceliksel bölümden elde edilen sonuçları açıklamak üzere planlanmış ve gömülü kuram yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama Mayıs 2015 ve Eylül 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. BULGULAR Araştırma evrenindeki toplam 56 hastanenin 49'u çalışmaya katılmıştır. İSİG hizmetleri, her bir hizmete ayrı puan verilerek hesaplanan İSİG puanı aracılığıyla 100 puan üzerinden toplu olarak değerlendirilmiştir. Bu hastanelerin İSİG puan ortalamaları 75,8±10,5 bulunmuştur. 26 hastane ortalamanın altında kalmış ve yetersiz olarak değerlendirilmiştir. Ortalamanın üstünde puanı olan hastane sayısı ise 23'tür. Çalışmadaki en iyi hastane 97,9 puan alırken, en düşük puanlı hastane ise 50,3 almıştır. İSİG puanı; özel hastanelerde, hastanede yetkili sendika olmadığı ve SKS harici akreditasyon çalışması olduğu durumlarda daha yüksek bulunmuştur. Korelasyon analizinde İSİG puanı ile hastane yaşı (hizmet süresi), taşeron çalışan oranı ve sayısı, çalışanların bildirdiği fiziksel şiddet hızı ve çalışanların bildirdiği sözel şiddet hızı arasında negatif korelasyon, İSİG hizmeti sunma süresi arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. TARTIŞMA Lojistik regresyon analizi sonucu İSİG hizmetlerini etkileyen en önemli değişken olarak hastanenin mülkiyet tipi (kamu/özel) bulunmuştur. Kamu hastaneleri İSİG hizmet sunumunda özel sektöre göre daha kötü durumdadır. Niteliksel çalışma bulguları bu farklılığın, olası nedenlerini; 1) İSİG mevzuatının kamuya uyumlu olmaması, kamuda gereksiz bürokrasinin olması ve ihalelerin sorunlu olması, 2) Kamuda İSİG profesyoneli istihdamının yetersiz ve sorunlu olması, 3)Kamuda İSİG hizmetlerinin denetiminin yetersiz olması şeklinde ortaya koymuştur. Hizmet sunumunda yaşanan diğer sorunlar ise; 1) İşveren/yönetim desteği yetersizliği, 2) İşyeri hekimlerinin İSİG hizmet sunumuna katılımı yetersizliği, başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanlarının İSİG hizmeti alımında isteksiz olması, 3) Eğitimlerin yer-zaman-içerik olarak geliştirilmesi gerekliliği 4)Kalite birimlerinin halen hastanelerde İSİG konusunda en etkin birim konumunda olması, 5) İş kazası ve kesici delici alet yaralanmaları bildiriminde eksiklikler, olarak sıralanmıştır. SONUÇ Daha geniş bir çerçeveden baktığımız zaman sorunların çözümünde devlete; hem bir işveren olması, hem de düzenleme ve denetleme görevinden dolayı iş düşmektedir.

HastanelerHastaneler-devletSağlık personeli+4
Umut Otlu
Ege University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik (E) reçete uygulamasının hasta ve hasta yakınları tarafından algı ve memnuniyetlerinin değerlendirilmesi Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi örneği

Günümüz dünyasında bilişim teknolojisi baş döndürücü değişim ve gelişim göstermektedir. Sağlık hizmetlerinde bilişim teknolojisine ihtiyaç gün geçtikçe ivmelenerek artmakta olup, bilişim teknolojisinin desteği olmadan işlevsel bir sağlık hizmetinin verilmesi mümkün görülmemektedir. Sağlık hizmetlerinde kendine yer bulan ve sağlıkta inovasyon örneği olarak kabul gören uygulamaların başında elektronik (e) reçete uygulaması da gelmektedir. Amacı; Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinden poliklinik hizmeti alan hasta ve hasta yakınlarının elektronik reçete uygulamasının algı ve memnuniyetlerini belirlemeye yönelik olan bu çalışma, kesitsel ve tanımlayıcı araştırma modelinde yapılmak üzere planlandı. Çalışmanın verileri, literatür taraması yapıldıktan sonra araştırmacı tarafından oluşturulan soru seti aracılığı ile toplandı. Soru seti toplam 386 katılımcıya uygulandı. Elde edilen veriler SPSS 16.0 paket programına aktarılarak tüm değişkenlerin katılımcılar tarafından aynı düzeyde algılanıp algılanmadığını ve değişkenlerin arasındaki ilişkilerin anlaşılmasını kolaylaştırmak için faktör ve iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alfa) analizleri yapıldı. Normal dağılım göstermeyen sürekli değişkenlerin analizinde Mann Whitney-U ve Kruskall Wallis testleri kullanıldı. Sonuçlar ortalama, standart sapma, min-max, sıklık ve yüzde olarak ifade edilerek p< 0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı olarak kabul edildi. Sonuç; uygulamanın hekim, eczacı ve geri ödeme merkezi açısından izlem, kontrol, değerlendirme, geri bildirim ve denetleme kolaylığı sağladığı, uygulamanın yanlış ilaç alımını, israfı, reçete üzerinde yapılacak olan usulsüzlükleri ve tahrifatı önlediği. Hasta ve yakınlarının, elektronik reçete uygulamasını gerekli ve çağımızın modern uygulamalarından biri olarak değerlendirdikleri, uygulamayı destekledikleri ve uygulamadan yüksek düzeyde memnun oldukları anlaşıldı.

Elektronik reçeteHasta memnuniyetiHasta yakınları+7
Hava Yolcu
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Arhavi ve hopa devlet hastanelerinde örgüt iklimi, sağlık çalışanlarının güçlendirme algısının belirlenmesi

Amacı; Artvin Arhavi ve Hopa Devlet Hastaneleri çalışanlarının personel güçlendirme algısı ile örgütsel iklim arasındaki ilişkinin varlığını belirlemeye yönelik olan bu çalışma, keşfedici araştırma yöntemi izlenerek tanımlayıcı araştırma modelinde yapılmak üzere planlandı. Bu çalışmada veriler Robert Stringer tarafından geliştirilen Örgüt İklimi Ölçeği ve Spreitzer tarafından geliştirilen Personel Güçlendirme Algısını Ölçeği aracılığı ile toplandı. Elde edilen veriler SPSS 13,0 paket programında tanımlayıcı istatistiklerin (frekans, aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzdelik) yanı sıra faktör, basit doğrusal regresyon ve Pearson Korelasyon testi ile analiz edildi. Çalışmada; çalışanların örgüt iklimi algısı genel ortalaması 2.79±0.42 ve personel güçlendirme algı ortalaması ise 1.93±0.63 olarak bulundu. Çalışanların örgüt iklimi ve personel güçlendirme algıları arasında pozitif yönlü bir ilişkinin (r=0.293, p<0.01 ) olduğu ve personel güçlendirmenin örgüt iklimi üzerindeki etkisinin birimde 0.195 puan olduğu belirlendi. Çalışma verilerinin analizi sonucunda, Arhavi ve Hopa Devlet Hastaneleri çalışanlarının örgüt iklimi algılarının orta düzeyde, personel güçlendirme algılarının ise düşük düzeyde olduğu saptandı. Çalışanların personel güçlendirme ile örgüt iklimi arasında pozitif yönlü ve doğrusal bir ilişkinin olduğu ancak, personel güçlendirmenin örgüt iklimi üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığı görüldü

Artvin-ArhaviArtvin-HopaGüçlendirme+5
Sevgi Gamze Türkuğur Köse
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi atık yönetiminde sağlık çalışanlarının rolü : Bir devlet hastanesi örneği

Amaç: Bu araştırma; Trabzon İli Ortahisar ilçesindeki Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon hastanesindeki sağlık çalışanlarının tıbbi atık yönetimindeki bilgi düzeylerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Yöntem: Araştırmanın evrenini, Aralık 2016-Ocak 2017'de Trabzon Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon Hastanesinde çalışan sağlık çalışanları (n=248 kişi) oluşmaktadır. Araştırmanın yapıldığı tarihlerde aktif çalışan, raporlu-izinli-red edenler dışında 196 personele ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyodemografik özellikler ve personelin tıbbi atıklar ile ilgili bilgi, tutum ve davranışlarını içeren sorulardan oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Bulgular: Sağlık çalışanların %74.0'ı (145 kişi) kadın, %26.0'ı (51 kişi) erkek olup yaş ortalamaları 39.31±5.67 (min:22, max:56)'dir. Sağlık çalışanların %93.3'ü atıklar konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu, %98.4'ü atıkların kaynağında ayrıştırılmasını önemsediğini ifade etmiştir. Sonuç: Bu araştırmada kadın sağlık çalışanlar"atık yönetim ilkeleri, evsel atıkların hangi renk torbalara atıldığı, belirli aralıklarla atıklar konusunda hizmet içi eğitim verilmesinin önemine inandığı" konularında erkek sağlık çalışanlarına göre bilgi düzeyleri daha yüksektir. Anahtar Kelimeler: Sağlık çalışanları, Tıbbi atık, Tıbbi atık yönetimi

Atık yönetimiHastanelerHastaneler-devlet+3
Semra Şişman Elevli
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Rize İli Devlet Hastanesinde çalışan sağlık personelinin iş sağlığı güvenliği kültürünün araştırılması

İş kazaları çalışma yaşamının en önemli sorun alanlarından biridir. Güvenlik kültürü, iş kazalarının önlenmesi konusunda iş güvenliği literatüründe son yıllarda üzerinde önemle durulan bir kavramdır. Bu çalışmanın amacı, güvenlik kültürünün çalışanların güvenli davranışları üzerine etkisini ortaya koymaktır. Çalışmanın Rize İli Devlet Hastanesinde Çalışan 162 kişi oluşturmaktadır. Verilerin analizinde, frekans dağılımı, güvenirlik analizi, korelasyon ve regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre çalışanların güvenlik kültürü algısı çalışanların güvenli davranışları üzerinde anlamlı bir etkide bulunmaktadır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, işyerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmasında, güvenlik kültürünün sağlanması ve geliştirilmesinin anahtar bir rol oynadığı görülmektedir.

Güvenlik kültürüHastaneler-devletRize+3
Hızır Çelik
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin stres düzeylerinin iş motivasyonlarına etkisinin değerlendirilmesi

Bir kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin stres düzeylerinin iş motivasyonuna etkisinin incelendiği bu çalışma 2022 yılında Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın türü kesitsel araştırmadır. Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesinde toplam 449 hemşire görev yapmaktadır. Örneklem büyüklüğü hesaplanarak en az 225 kişiye ulaşılması hedeflenmiştir. Katılımcılar basit rastgele örneklem seçimi yöntemi seçilerek belirlenmiştir.Araştırmada ilk önce belirlenen 225 kişi arasında araştırmaya katılmayı kabul etmeyen veya izin vb nedenlerle ulaşılamayanların yerine yine aynı örneklem seçim yöntemi uygulanmaya devam edilerek eksikler tamamlanmıştır. Araştırmada veri toplanırken 3 bölümden oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Anket formunun ilk bölümünde tanımlayıcı kişisel bilgiler soruları, ikinci bölümünde iş motivasyonu ölçeği, üçüncü bölümünde ise algılanan stres ölçeği kullanılmıştır. Anketler, araştırma katılımcılarıyla birebir görüşülerek ve onayları alınarak yapılmıştır. Yüz yüze görüşmede katılımcıların anlamadığı sorular açıklanmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin %80,4'ünün kadın, %19,5'inin erkek olduğu bulunmuştur. Katılımcıların büyük çoğunluğunu kadın hemşireler oluşturmaktadır. Bu araştırmada hemşirelerin %84,44'ü mesleğini öğrencilere önermemekte iken yalnızca %15,55'i mesleğini öğrencilere önermektedir. Araştırmaya göre kadın hemşireler erkek hemşirelere göre daha motive bulunmuştur. Araştırmada ileri yaş grubundaki hemşireler genç hemşirelere göre daha motive bulunmuştur. Bunun sebebinin çağ farkı veya genç hemşirelerin hayattaki beklentilerinin daha farklı olması düşünülmektedir. Araştırmada hemşirelerin haftalık çalışma saatlerinin yüksek olması, hafta sonu çalışıyor olmaları, gece nöbeti tutuyor olmaları ve aldıkları ücretin yetersiz olması motivasyonlarını düşürmektedir sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya göre hemşirelerin çalıştıkları birim de motivasyon düzeylerini etkilemektedir. Araştırma sonucunda hemşirelerin aylık mesai saatlerinin azaltılması, gece nöbetleri ve hafta sonu nöbetlerinin azaltılması, maaşlarının düzenlenmesi önerilmektedir. Çalıştıkları birimlerde mutlu olmayan hemşirelerin çalıştıkları birimler değiştirilmelidir.

Hastaneler-devletHemşirelerHemşirelik+4
Hanife Özkul
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ankara Şehir Hastanesinde klinik branşlarda çalışan doktorların, şiddete maruz kalma durumlarının ve şiddete karşı çözüm önerilerinin değerlendirilmesi

Giriş: Sağlıkta şiddet ülkemizde ve tüm dünyada giderek artan ve tüm sağlık personeli üzerinde olumsuz etki yaratan bir durumdur. Türkiye'de birçok il ile ilgili bu konuyu inceleyen makaleler olduğu halde Türkiye'nin ve orta doğunun sağlık başkenti olan Ankara ile ilgili güncel çalışma mevcut değildir. Bu çalışmanın amacı Ankara ve Türkiye'nin en büyük hastanesi olan Ankara Şehir Hastanesi'nde çalışan hekimlerin bu konu hakkındaki deneyimlerini irdelemek ve çözüm önerileri hakkındaki görüşlerini araştırmaktır. Materyal ve Metot: Çalışma, Eylül 2019 ve Ocak 2020 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi'nde çalışan doktorlara anket dağıtılarak yapılan kesitsel bir çalışmadır.308 anket formu çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hekimlerin, ortanca yaşı 29 (ÇAA:9 ),ortanca çalışma süresi 4 yıl (ÇAA:10),kadın cinsiyet oranı %62,3,cerrahi birimlerde çalışan hekim oranı %31,4 idi. Ankete Katılan hekimlerin %85,1'i sözlü, fiziksel veya fiziksel ve sözel şiddete uğradığını belirtmiştir. Şiddete uğrayan ve uğramayan hekimlerin özellikleri karşılaştırıldığında yaş, çalışma süresi, cinsiyet ve çalışılan bölüm bakımından benzer oldukları saptanmıştır. Bulgularımıza göre, günde 50'den fazla hasta bakan hekimlerin şiddete uğrama oranı daha yüksektir (p:0,02). Şiddetin en sık nedeni beklemeye tahammülsüzlük olarak görülmüştür. Çalışmamızda şiddete uğrayan hekimlerin büyük kısmı (%46,6) herhangi bir şikayette bulunmamıştır. Bunun en önemli nedeni sonuç alınacağına inanılmaması olarak gösterilmiştir. (%30,8). Sağlıkta şiddetin artmasındaki en büyük nedeni sağlık politikaları olarak görülmektedir (%88,8). Şiddetin önlenmesi için yapılacak en önemli adım hukuki önlemlerin alınması olarak görülmektedir (%93,8). Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızı, ülkemizde yapılan diğer literatür verileri ile karşılaştırdığımızda, çalışmamızda doktorların maruz kaldığı şiddet oranı daha yüksek bulunmuştur. Bu durum şiddet oranlarının gittikçe arttığını göstermektedir. Doktorların görüşüne göre oluşan bu durumun en fazla sebebi sağlık politikaları olarak görülmektedir. (%88,8) Çözüm olarak da atılacak en önemli adım, hukuki önlemlerin yeterince alınması olarak görülmektedir(%93,8). Çalışmamız Ankara Şehir Hastanesinde bu konuda ilk çalışma olma özelliğine sahiptir. Anahtar Kelimeler: Şiddet, Hekim, Ankara Şehir Hastanesi

AnkaraDoktorlarHastaneler-devlet+2
Nuray Pehlivan Barış
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kilis Devlet Hastanesine başvuran ve anti HCV pozitif saptanan hastalarda HCV RNA ve genotip dağılımının araştırılması

Bu araştırmada Kilis Devlet Hastanesine başvuran ve anti HCV pozitif saptanan hastalarda HCV RNA ve genotip dağılımının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda Kilis Devlet Hastanesi'ne başvurup hepatit panelleri istemiyle kan örneği alınan ve anti-HCV pozitif tespit edilen 104 hastanın serumları toplanarak çalışılıncaya kadar -80°C de saklanmıştır. Anti HCV'leri ELISA yöntemiyle (Architect i2000, Abbott, Almanya) pozitif saptanan numunelerde Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji laboratuvarında HCV RNA araştırıldı. HCV RNA pozitif saptanan 61 örnekte üretici firmanın önerileri doğrultusunda, (Qiagen, Hilden Almanya) genotip çalışıldı. Altmış bir örneğin üçünde belirgin bir genotip saptanamadı. Genotip saptanan 58 hastanın 31'i (%53.4) kadın, 27'si (%46.6) erkek olup, 27'sinin (%46.6) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 31'inin (%53.4) ise yabancı Uyruklu olduğu görüldü. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan 27 kişide etkin olarak Tip 1b (%40.7), yabancı uyruklu 31 kişide ise en fazla görülen genotipin Tip 4 (%64.5) olduğu saptandı. Genotip dağılımının cinsiyet ile anlamlı bir farklılığı olmadığı saptandı. Baskın tipler olan Tip 1 ve Tip 4'ün ileri yaşlarda daha yüksek oranlarda olduğu görüldü. Çalışmada elde edilen bulgular, yabancı uyruklularda Tip 4 ve Tip 5'in daha fazla olduğunu göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarında ise Tip 1b'nin sık olduğu görülmektedir. Bu da, bölgedeki mültecilerin hastalığı kendi ülkelerinden getirdiğini düşündürmektedir. Çalışmamız, yabancı uyruklu kişilerdeki genotip dağılımını göstermesi açısından önemlidir. Yine tedavi rejimlerinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarında daha dikkatli planlanmasının gerekliliğini gözler önüne sermektedir.

GenotipHastanelerHastaneler-devlet+4
Yunus Aldanma
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ilinde kamu ve özel hastane temizlik çalışanlarının hastane enfeksiyonları ve korunma ile ilgili bilgi, tutum ve davranışları

Yaşam süresinin uzaması, hastaların modern tedavi olanaklarına kavuşması, invaziv girişimlerin artması ve kritik cerrahi girişimlerin yaygın olarak kullanılmaya başlanması hastane enfeksiyonlarının önemini bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de artırmaktadır. Bu çalışmada hastane temizlik çalışanlarının hastane enfeksiyonları ve korunma yolları konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarının belirlenmesi amaçlandı. Çalışmamıza İl merkezinde bulunan 5 kamu hastanesinden basit rastgele örnekleme yöntemi ile 1 kamu hastanesi ve oransal olarak uyumlu biçimde 14 özel hastaneden 3 özel hastanealındı. Belirlenen hastanelerde çalışan 383 çalışanın 335'ine soru kağıdı uygulandı (%87.5).Araştırmaya katılanların sadece %11.0'ı 45 yaş ve üstü olup, veriler genç olarak tanımlanabilecek bir gruptan sağlandı (p=0.001). Özel hastanelerde çalışanların eğitim düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlendi (p=0.006). Hastane enfeksiyonları ve korunma konusunda eğitim alma durumu incelendiğinde; kamuda %92.8'inin, özelde ise %88.6'sının hizmet içi eğitim aldıkları belirlendi (p=0.126). Yine kamu hastanelerinde çalışanların %84.6'sı işe girişte oryantasyon eğitimi alırken özelde %71.4'ününoryantasyon eğitimi olduğu belirlendi (p=0.003). Her iki hastane türünde de katılımcılar hastane enfeksiyonlarının ne olduğunu bilmemekte veya eksik bildiğini ifade etmektedir (p=0.246). Çalışanların toplamda %55'inin Hepatit B aşısı olduğu ve 3 doz aşı yaptırmayanların %74.1'inin Hepatit B hastalığı ile karşılaştığı belirlendi.Hastane enfeksiyonları konusunda bilgilerini yeterli bulmayanların kamu hastanesinde çalışanlarda daha yüksek olduğu saptandı (p=0.001). Sonuç olarak, hem kamu hem de özel hastane temizlik personellerinin yaptıkları işe özgü olarak eğitim alma oranları yüksek olsa da bilgi, tutum ve davranışları istenen düzeyde değildi. Temizlik personellerine düzenli ve sürekli verilen hizmet içi eğitim programı kapsamındaki eğitimlerin farklı öğretim teknikleri ile tekrarlanmalı ve sık sık iş başı denetimleri yapılarak eksiklikleriuygulamalı olarak giderilmelidir.

GaziantepHastaneler-devletHastaneler-özel+7
Mustafa Tekin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Assessment of knowledge and attitudes about infection prevention among health care workers in kirkuk city hospitals

Hastane kaynaklı enfeksiyonlar (HKE), hastanede daha uzun süre kalma, daha yüksek ölüm oranı ve daha pahalı tıbbi bakım için bir faktördür. HKE önleme ve yönetimi çok önemli halk sağlığı sorunlarıdır. Her türlü işte güvenlik esastır, ancak özellikle sağlık hizmetleri ortamlarında daha da önemlidir. Bu çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının rutin enfeksiyon kontrol uygulamalarına yönelik bilgi ve tutumlarını değerlendirmekti. Çalışmanın tasarımında nicel araştırma kullanıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırma yapıldı. Araştırma, Kerkük ilindeki 2 hastaneden (Kerkük Genel Hastanesi, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi) olasılıksız örnekleme (kolayda örnekleme) yöntemiyle seçilen 200 sağlık çalışanı ile gerçekleştirildi. Kendi kendine uygulanan yapılandırılmış bir anket kullanarak çalışma yapıldı. Bu anket önce toplum sağlığı alanında farklı üniversite profesörlerinden 10 kişilik bir uzman grubuna sunuldu ve üzerinde bazı değişiklikler yapıldı. Çalışmada kullanılan anket üç bölümden oluştu. İlk bölüm, sağlık çalışanlarının demografik ve mesleki bilgilerine ilişkin sorular içermekte olup, ikinci ve üçüncü bölümler sırasıyla enfeksiyon kontrol standart önlemlerine ilişkin bilgi ve tutuma odaklandı. Yüzdelik analizlerle değerlendirme yapıldı. Çalışma sonuçlarına göre, sağlık çalışanlarının %67'sinin 20-29 yaş aralığında, %56'sinin kadın, %55,5'inin evli, %71'inin 1-5 hizmet yılına sahip, %63,5'inin lisans mezunu, %57'sinin hastane enfeksiyonları ile ilgili 2 eğitime katıldığı ve sağlık çalışanlarının %55'nin hemşire olduğu görüldü. Sağlık çalışanların hastane enfeksiyonları ile ilgili bilgi düzeyi sonuçlarına baktığımızda ise; hastane enfeksiyonlarından korunmak için bir hastanede bir rehber olduğunu sağlık çalışanlarının %85'nin bildiği, hastande kullanılan malzemelerle hastane enfeksiyonun taşındığını %88.5 sağlık çalışanının bildiği ancak sağlık çalışanlarının iğneleri kullandıktan sonra atarken kapatılması gerektiğini %78'nin bilmediği görüldü. Sağlık çalışanlarının hastane enfeksiyonlarına karşı tutum sonuçlarında ise; %91.5'nin doğru çalışma yöntemi ile hastane enfeksiyonlarından kurtulabileceğine katıldığı ancak her hastada yeni bir eldiven giyilmesine %29 oranında sağlık çalışanının katılmadığı gibi sonuçlar ortaya çıktı. Tüm sonuçlara bakıldığında sağlık çalışanlarının hastane enfeksiyonları konusunda bilgi ve tutum düzeylerinin iyi olduğu görülmesine rağmen sağlık çalışanlarına bu konuda düzenli eğitim programlarının uygulanması önerilir.

KnowledgeLevel of knowledgeCommunicable diseases+7
Basım Hameed Ahmed Ahmed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamu hastanesinde görev yapmakta olan hekim ve hemşirelerin algılanan stres düzeyleri ve baş etme tarzlarının belirlenmesi

Hekimler ve hemşireler çalışma alanları gereği stresli meslek grupları arasında sayılmaktadırlar. Bu nedenle stres düzeylerinin ve stresle başetmede kullandıkları yöntemlerin belirlenmesi, özellikle çalışmanın yapıldığı pandemi döneminde önem kazanmıştır. Tanımlayıcı tipte olan bu araştırma, bir kamu hastanesinde çalışan hekim ve hemşirelerin algılanan stres düzeyleri ve baş etme tarzlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Şubat 2021-Nisan 2021 aylarında Ankara Şehir Hastanesinde çalışmakta olan hekim (N=2410) ve hemşireler (N=3900); örneklemini ise çalışmaya katılmayı kabul eden hekim (n=130) ve hemşireler (n=242) oluşturmuştur. Veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Stres Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre hemşirelerin Algılanan Stres Ölçeği puanları hekimlere göre yüksek bulunmuştur (p<0.005). Hekim ve hemşirelerin Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği alt boyutlarından aldıkları puanlarda; hekimlerin İyimser Yaklaşım alt boyutu puanı, hemşirelerin ise Çaresiz Yaklaşım ve Boyun Eğici Yaklaşım alt boyutu puanı daha yüksek çıkmıştır (p<0.005). Hekim ve hemşirelerin Kendine Güvenli Yaklaşım ve Sosyal Destek Arama alt boyutu puanları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Sonuç olarak; hemşirelerin algılanan stres düzeylerinin hekimlere göre daha fazla olduğu; hemşirelerin stresle baş etmede hekimlere göre etkisiz yöntemlere daha fazla başvurduğu belirlenmiştir. Çalışmanın pandemi döneminin bitip, normal yaşama dönüldüğünde tekrar edilerek karşılaştırılması ve özellikle hemşirelere etkin baş etme yöntemlerini kullanmalarını sağlayacak uzun süreli psikososyal destek programları uygulanması önerilir.

Başa çıkmaDoktorlarHastaneler-devlet+3
Eda Yaralı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde sağlık hizmetlerini faturalandırma yönetim süreçleri ve uygulamada yaşanan sorunların belirlenmesi

Birçok ülkede ve Türkiye'de, hızlı gelişen sektörlerin başında yer alan sağlık hizmetlerine, talep her geçen gün katlanarak artmaktadır. Sağlık hizmetlerine olan talepteki bu artış, sağlık harcamalarındaki artışları da beraberinde getirmektedir. Ülkeler, bütçe kalemleri içerisinde sağlık hizmetlerine ayrılan payı daha etkin ve verimli kullanabilmek, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak, harcamaları kontrol altına almak, maliyetleri azaltmak, hakkaniyetli ve uygulanabilir sağlık finans modeli için, her geçen gün daha fazla çaba göstermektedirler. Özellikle sağlık hizmetlerinde geri ödeme yöntemleri başta olmak üzere birçok etken, sağlık hizmetlerinin kalitesini ve sağlık hizmet sunucularının finansal yönetimini etkilemektedir. Bu çerçevede kamu sağlık hizmetlerinin devamlılığı ve finansal sürdürülebilirliği için gerekli olan, kamu hastaneleri faturalama yönetim süreçlerinde yaşanan sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri sunulması bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla hazırlanan anket formu, Sağlık Bakanlığı'na bağlı rol tescil grubu B, AI ve AII olan hastanelerin fatura çalışanlarına gönüllülük esası çerçevesinde elektronik ortamda uygulanmıştır. Araştırmaya 312 katılımcı geri dönüş yapmış olup, araştırmada elde edilen verilere ilişkin yapılan faktör analizinde, kamu hastaneleri faturalama süreçlerinde etkili olan 7 temel sorunsal faktörün olduğu tespit edilmiştir. Bu faktörler; HBYS ve kullanıcı kaynaklı sorunlar (x̄=2,48), fatura oluşturma ve tahsilatına ilişkin sorunlar (x̄=3,19), sağlık hizmetlerinin fiyatlandırılmasından kaynaklı sorunlar (x̄=4,15), denetim eksikliğinden kaynaklı sorunlar (x̄=3,45), kurum faturalama biriminden kaynaklı sorunlar (x̄=3,34), mevzuat kaynaklı sorunlar (x̄=2,92) ve son olarak ödeyici kurum kaynaklı sorunlardır (x̄=2,49). Bu faktörlerden bazılarının; yaş, cinsiyet, kurumda çalışma süresi, kurum statüsü ve katılımcıların meslek gruplarına göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Bu sorunlara yönelik olarak; faturalama süreçlerinin yeniden tasarlanması, konuyla ilgili personellere rutin eğitimlerin verilmesi, denetimlerin sıklaştırılması, paydaşlarla etkili iletişim, yasal mevzuat değişikliği için gerekli alt yapının hazırlanması ve sağlık sunucularına, piyasa koşullarında geri ödemelerin yapılması, vb. adımların atılması, sorunların çözümüne önemli derecede katkı sunacağı düşünülmektedir.

FaturalamaFaturalama sistemiHastaneler+4
Erdem Pirim
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Adana il merkezi kamu hastaneleri çocuk yoğun bakım ünitelerinde cheltenham hasta sınıflama skalasına göre hemşirelerin iş yükünü etkileyen faktörler

Yoğun bakım üniteleri, hemşirelerin iş yükünün oldukça fazla olduğu, ani kararlar verebilme ve müdahale edebilme becerileri gerektiren kompleks ünitelerdir. Hemşireler tarafından dile getirilen en önemli iş streslerinden biri fazla iş yüküdür. Bu çalışma, Çocuk Yoğun Bakımda çalışan hemşirelerin iş yükünü ve bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla planlandı. Araştırma, 1 Kasım 2016- 30 Kasım 2016 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Adana Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitelerinde kesitsel olarak gerçekleştirildi. Veriler, "Hemşire Tanıtıcı Özellikler ve İş Yükü Formu", "İş Yükü Ölçeği", "Cheltenham Hasta Sınıflandırma Ölçeği, Yoğun Bakım Hemşire Aktiviteleri formu" hemşireler tarafından doldurularak toplandı İstatistiksel analizler SPSS (IBM SPSS Statistics 20) adlı paket program kullanılarak yapıldı. Araştırmanın yapılabilmesi için etik onay ve kurumlardan resmi izin alındı. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 30.90±5.97 idi. Hemşirelerin %72.6'sı lisans mezunu, %54.8'inin mesleki deneyim 5 yıl ve daha azdır. Hemşirelerin %60'ı günlük ortalama 2 hasta bakmaktadır. Hemşirelerin %47.9'u iş yükünü fazla, %43.8'i ise çok fazla olarak nitelendirdi. Hemşirelere göre iş yükünü artıran faktörlerin başında, hemşirelerin görev dışı işleri yapması gelmektedir (%32.4). Hastaların %2.2'si Tip 1 sınıfı hasta, %8.8'i Tip 2 sınıfı hasta %22.2'si Tip 3 sınıfı hasta, %66.6'sı Tip 4 sınıfı hasta grubundadır. Hemşirelerin, Kategori 1 için %35.4, Kategori 2 için %24.9, Kategori 3 için %18.3, Kategori 4 için % 6.5, Kategori 5 için %14.5, Kategori 6 için %0.1 zaman ayırdıkları belirlendi. Buna göre hemşirelerin, direkt hemşirelik uygulamalarına %60.4 (Kategori 1 ve 2) oranında zaman ayırdıkları belirlendi, hemşireler çalışma sürelerinin yarıdan fazlasını hastaları ile ilgili direkt bakıma ayırmaktadır. Hemşirelerin iş yükünün azaltılmasına yönelik faaliyetlerin arttırılması, hemşirelerin bakım verdikleri hasta sayısının dağılımının dengeli olması, bakım gereksinimlerinin dikkate alınması önerilebilir.

AdanaHasta bakımıHastaneler-devlet+7
Emra Doğan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır bölge hastanelerinin iş güvenliği ve sağlığı bakımından araştırılması

İş sağlığı kavramı günümüz iş dünyasının üzerinde durduğu önemli bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. İş sağlığının amacı; Yapılan iş nedeniyle ortaya çıkabilecek her türlü hastalıklardan ve risklerden korunmak için gerekli asgari çalışma ortamını oluşturmak ve çalışma koşullarında yeterli düzenlemeleri yapmaktır. İSG' nin amacı, çalışanlar başta olmak üzere, işletmeyi ve çevredeki insanları korumaktır. İnsan yaşamının öncelikli olması, sağlıklı nesillerin yetişmesini sağlamaktadır. İş sağlığı ve güvenliği kavramı, işveren, üretim, verimlilik, çalışma ortamı, kısacası tüm organizasyonu ilgilendiren bir kavramdır. Tüm çalışanların fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan iyi durumda olmasını sağlamak, çalışanları mevcut çalışma koşulları nedeniyle oluşabilecek risklerden korumak ve çalışanları istihdam etmek için herhangi bir meslek ayrımı yapılmaksızın tüm çabalar sarf edilmektedir. Çalışmamızda materyal olarak Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesinde hem iş ortamının hem de hastane çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısında durumlarını ortaya koymak ve çalışanların bu iş sağlığı ve güvenliği alanındaki bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Veri toplama aşamasından sonra, anket sorularının yanıtlara göre değerlendirilmesi ve hedeflenen oranın istatistiksel olarak değerlendirilmesinde, yüzde frekans tablosu analizi uygulanmıştır. İstatistik analizler SPSS paket programında yapılmıştır. Çalışmanın amacı; hastanede çalışan personellerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilgi tutum ve davranışlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte tasarlanmış ve uygulanmıştır. Araştırma 2019 yılında, çalışan Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde görevli bireylere uygulanmıştır. Farklı meslek gruplarından gönüllü olarak çalışmaya katılmayı kabul eden 166 kişiden veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak IBM SPSS Statistics 21 paket programında analiz edildi. Verilerin normallik analizi Kalmagorov-Smirnov testi ile yapıldı ve boyutların non-parametrik olduğu görüldü. Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre ölçekten aldıkları puan ortalamalarının karşılaştırılmasında non-parametrik testlerden mann-Whitney U (MWU) ve Kruskal-Wallis testi ile kullanıldı. Analizler için %95 güven düzeyinde anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edildi. Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesinde iş sağılığı ve güvenliği alanında oldukça yeterli olduğu görülmüştür. Fakat çalışanların işe başlama ve sonrasında koruyucu aşı yaptırmadığı, özellikle işe yeni başlayan, ilk ve orta eğitim düzeyine sahip ve radyoloji ve laboratuvarlarla çalışanlara iş sağılığı ve güvenliği alanında eğitim, seminer ve uygulamalı eğitim verilmesi önerilmektedir.

DiyarbakırHastanelerHastaneler-devlet+6
Ali Rıza Erdem
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ili kamu hastanelerinde verilen taşımalı yemek hizmetlerinin değerlendirilmesi

Begüm UĞURLU, Gaziantep İli Kamu Hastanelerinde Verilen Taşımalı Yemek Hizmetlerinin Değerlendirilmesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Programı Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2019. Bu çalışma Ocak-Mayıs 2018 tarihleri arasında Gaziantep il merkezindeki dört kamu hastanesinde, hastane yemekhanesinde yemek yiyen toplam 575 hastane personeline verilen taşımalı yemek hizmetinin toplu beslenme sistemleri açısından değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırmaya katılan personele verilen toplu beslenme hizmeti ile ilgili görüşleri sorulup, 5'li Likert tipi ölçeklendirme ile çok kötü, kötü, orta, iyi ve çok iyi şeklinde değerlendirilmiştir. Çalışmada yapılan değerlendirme sonuçlarına göre, yemeklerin beğeni kriterlerinin dağılımına bakıldığında; bireyler toplam olarak sırasıyla yemeklerin kıvamını (%40,3), görüntüsünü (%36,0), sıcaklığını (%35,0), pişme oranını (%34,0), kokusunu (%33,5), yeterli ve dengeli beslenme açısından elverişliliğini (%33,0) ve ekmeğin kalitesini (%32,0) orta düzeyde beğenmiştir. Çok kötü değerlendirilen seçenekler ise sırasıyla yemeklerin yağ oranı (%35) ile yemeklerin uyumu (%23,0) olmuştur. En yüksek beğeni oranı ise; yemek miktarının yeterliliğinin/doyuruculuğunun (%31,0) iyi olarak değerlendirilmesinde görülmüştür. Yemekhanelerin fiziki özelliklerinden havalandırmanın çok kötü (%40,0) olarak değerlendirildiği, hastanede yemek kokusundan şikâyetin de yüksek düzeyde (%36,0) olduğu saptanmıştır. Taşımalı yemek hizmeti verilen kurumlarda bireyler yemekhane genel temizliğini (%37,4) ve yemek takımlarının temizliğini (%35,7) orta düzeyde değerlendirirken, yemekhane personelinin temizliğini (%43,0) iyi olarak değerlendirmişlerdir. Benzer şekilde yemekhane personelinin servis sırasındaki tutum ve davranışı da (%41,2) iyi olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; çalışmanın yapıldığı hastanelerde verilen taşımalı yemek hizmeti sunum biçiminden memnuniyetin orta düzeyde (%38,0) olduğu saptanmıştır. Hastaneler arası değerlendirmede de yemeklerin yağ oranı hepsinde çok kötü olarak değerlendirilirken, yemek miktarının yeterliliği/doyuruculuğu iyi olarak değerlendirilmiş ve değerlendirmelerde anlamlı bir fark bulunmuştur (p≤0,05). Memnuniyet oranının artırılması için yemeklerin sübjektif özellikleri iyileştirilmeli, standart yemek tariflerine bağlı aynı kalitede yemek üretimi verilmeli ve servis sırasında yemek kalitesini etkileyecek iyileştirici önlemler alınmalıdır. Anahtar sözcükler: toplu beslenme, yemek hizmeti, memnuniyet, hastane, hijyen.

BeslenmeBeslenme hizmetleriBeslenme incelemeleri+6
Begüm Uğurlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin ili kamu hastanelerinde görev yapan ameliyathane hemşirelerinin ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi

Bu çalıĢma ameliyathane hemĢirelerinin, ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıĢtır. ÇalıĢma verileri 1 Temmuz 2019 - 29 ġubat 2020 tarihleri arasında Mardin ilinde yer alan devlet hastanelerinin ameliyathane servislerinde Sosyodemografik Özellikler Veri Formu ve Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıĢtır. AraĢtırmanın örnekleminde 76 hemĢire yer aldı. HemĢirelerin yaĢ ortalaması 33.76±6.31 ve 47.4‟si kadın, % 73.7‟si evli, % 68.4‟ü lisans mezunuydu. Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği puan ortalamalarında en yüksek puan alınan alt boyut "stres ve tükenmiĢlik" iken en düĢük puanın "liderlik" alt boyutunda olduğu belirlendi. Güven alt boyutunda kadınların erkeklere göre daha yüksek puan ortalamasına sahip oldukları belirlendi (p<0.05). Ekip çalıĢması alt boyutunda ise mesleki deneyimi 7- 12 yıl arasında olanların puan ortalamaları daha yüksekti (p<0.05). Ameliyathanede çalıĢma yılına göre 5-9 yıl arasında çalıĢanların bilgi paylaĢama alt boyutunda puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlendi. Medeni durum ve ameliyathanede çalıĢma konusunda eğitim alma durumu ile ölçek alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıĢtır (p>0.05). Sonuç olarak; bu araĢtırmada hemĢirelerin stres ve tükenmiĢlik durumlarının ameliyathane yönetimi tutumlarını etkilediği ve liderlik eden kiĢinin de bu tutumlarının belirlenmesinde etken olduğu görülmüĢtür. HemĢirelerin meslekte çalıĢma ve ameliyathanede çalıĢma süresi ekip üyeleri ile iĢbirliği yapma konusunda etkili bulunmuĢtur. HemĢirelerin ameliyathane yönetiminde etkili olmak adına tecrübeli olan ekip üyelerinin kliniklerde rehber rol üstlenmeleri, ekip üyelerinin verimliliğini azaltan stres ve tükenmiĢliği azaltabilmek için sürekli iletiĢim halinde olmaları ve paylaĢımda bulunmaları gerekmektedir. Liderlik yönünün geliĢtirilebilmesi için de hemĢireler mesleki geliĢimlerini arttıracak eğitimlere katılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ameliyathane, Yönetim, HemĢirelik, Cerrahi HemĢireliği

Ameliyathane hemşireliğiAmeliyathanelerHastaneler+7
Mehmet Ali Aydın
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir Devlet Hastanesi'nde Maliyetlerin belirlenmesi ve performans analizi

Birer sağlık kurumu olarak hastaneler, belirli düzeydeki sağlık hizmetlerini en düşük maliyetle ve maksimum nicelikte ve nitelikte üretmesi beklenen kuruluşlardır. Bu amaca hastane süreçlerine çağdaş yönetim tekniklerinin uygulanması ile ulaşılabilir. Birer çağdaş yönetim tekniği olan maliyet etkinlik ve performans analizleri yöneticiye hastane faaliyetlerinin planlanması, karar verme ve denetleme süreçlerinde yardımcı bir araçtır. Bu çalışmada Balıkesir Devlet Hastanesi'nin 1996 yılına ait verileri kullanılmıştır. Maliyet merkezleri esas ve yardımcı maliyet merkezleri olmak üzere başlıca iki grupta toplanabilir. Esas maliyet merkezleri yatan hasta servisleri, poliklinikler, laboratuvarlar, röntgen, acil servis, fizyoterapi ünitesi ve hemodiyaliz bölümleridir. Eczane, yönetim ve diğer destek hizmet merkezleri ise yardımcı maliyet merkezleridir. Direkt ilk madde malzeme giderleri, direkt personel giderleri ve genel üretim giderleri tanımlanıp, uygun ölçütler kullanılarak esas ve yardımcı maliyet merkezlerine dağıtılmıştır (Birinci dağıtım). İkinci dağıtımda ise yardımcı maliyet merkezlerindeki maliyetler esas maliyet merkezlerine dağıtılmıştır. Daha sonra hastane ve servis boyuntunda maliyetler, gelir-gider etkinliği, toplam maliyetler içerisindeki harcama kalemleri ve yatak etkinlik göstergeleri hesaplanabilmiştir. 1996 yılında hastanenin 400 kadro ve 415 fiili yatak kapasitesi vardır. Kapasite Kullanım Oranı yüzde 64.5, Ortalama Yatış Süresi 5.6 gün, Yatak Devir Hızı 42 hastadır. Hasta günü maliyeti 3.199.000 TL yatak maliyeti 753.544.000 TL hasta maliyeti 17.980.000 TL olarak bulunmuştur. Hekim başına 2.9 dolu yatak, 191 yatan hasta, 3.2' hemşire düşmektedir. Toplam hastane geliri 253.985.150.000 TL'dir. Hastane servisleri arasında kapasite kullanım oranı, ortalama yatış süresi ve yatak devir hızı açısından farklılıklar vardır. Hastane yönetimi tarafından bu durumun kaynak dağıtımı sürecinde dikkate alınması gerekmektedir.

HastalarHastaneler-devlet
Nuriye Karadağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

2010 ve 2011 yıllarında Sağlık Bakanlığı yataklı tedavi kurumlarında antibiyotik kullanımı ve tüketiminin retrospektif analizi

Sağlık hizmeti sunumunda ilaç vazgeçilemez bir unsurdur. İktisadi açıdan değerlendirildiğinde ise kullanım ve değişim değerine sahip, kullanım belirleyicisinin hekim veya eczacı olduğu, tüketicinin talep elastikiyetinin sıfır olduğu bir metadır. İlaç kullanımı araştırmaları; ilaç kullanım alışkanlıkları, kullanım belirleyicilerinin profilleri ve kullanım çıktısı yani sağlık kalitesi hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar.Malzeme Kaynakları Yönetimi Sistemi (MKYS), Sağlık Bakanlığı?na bağlı yataklı tedavi kurumları ve bağlı kuruluşlarındaki envanter kayıtlarının takip edildiği ve stok yönetiminin yapıldığı bir sistemdir. Bu tez çalışmasında verilerin kaynağı olarak, MKYS?de ATC sınıflandırma sistemine göre tasnif edilen ilaç kullanım verileri alınmış ve 2010-2011 yılları antibiyotik kullanımının retrospektif analizi yapılmıştır. Sonuç olarak; OECD ölçeklerindeki diğer ülkelerde olduğu gibi enfeksiyon hastalıklarının halen yaygın bir sorun olduğu ve antibiyotik tüketiminin fazla olduğu, Türkiye ilaç piyasasının oligopol piyasa özelliği taşıdığı, yıllar itibariyle yeni jenerasyon antibiyotiklerin tüketiminin hızla arttığı ve direncin gelişmesini tetikleyici kullanım alışkanlıkları olduğu, jenerik ürünleri olan ilaçların tercihi ile maliyetlerin azaltılabileceği, bölgeler arası antibiyotik tüketimlerinin ve hatta aynı bölge içerisinde yıllar itibariyle antibiyotik tüketimlerinin büyük ölçüde değişebildiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: ilaç kullanımı araştırması, antibiyotik

AntibiyotiklerEpidemiyolojiFarmakoloji+6
İrem Mühürcü
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kurum imajının müşteri memnuniyetine etkisi: Kamu- özel hastane örneği

Bu araştırmanın amacı, hastane işletmelerinde kurumsal imajın hasta memnuniyetine etkisinin incelenmesidir. Hastane türüne göre (kamu- özel) göre farklılık gösterip göstermediğini de ortaya koymaktır. Bu amaca ulaşmak için belirlenen bir kamu ve özel hastaneden hizmet alan hastalar araştırmanın evreni olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklem büyüklüğü her hastane için 250 olmak üzere toplam 500 olarak belirlenmiştir. Veri toplama sürecinde kolayda örneklem yönteminden yararlanılmıştır. Veriler yüz yüze anket tekniğiyle toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 20 paket programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kurumsal imaj ile hasta memnuniyeti arasında pozitif yönlü bir ilişki varken, hasta memnuniyetinin hastane türüne göre farklı olmadığı görülmüştür. Son olarak, demografik özelliklere göre tercih edilen hastane türleri incelendiğinde cinsiyet, yaş, meslek, gelir düzeyi ve eğitim düzeyi gibi tüm demografik özelliklere göre tercih edilen hastane türlerinin farklılık gösterdiği saptanmıştır.

DüzceGaziantepHasta memnuniyeti+6
Mehmet Fatih Kanoğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde yönetim sorunları algıları üzerine bir araştırma: Kastamonu örneği

Sağlık hizmetlerinin odağında insan olduğundan ülkeler ekonomilerinin önemli bir parçasını sağlık giderlerine ayırmaktadır. Ekonomik olarak böylesine yüksek bir paya sahip sağlık hizmetlerinin yönetim ve organizasyonunun etkili bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Sağlık hizmetinin lokomotifleri olan hastanelerin diğer hizmet sektörlerinden ayrı özelliklere sahip olması hastane yönetiminin bilimsel yönetim anlayışıyla ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda sağlık hizmetlerini sunan kamu hastanelerinin yönetilmesinde gerekli özen gösterilmeli ve müşteri memnuniyetini arttırabilmek için yeni uygulamalar geliştirmelidirler. Bu kapsamda gerçekleştirilen hastane yönetim sorunları algıları üzerine yapılan araştırma dört ana başlıkta irdelenmiştir. İlk olarak yönetim ve organizasyon kavramsal çerçevede açıklanmıştır. İkinci olarak sağlık hizmeti kavramları ve kamu hastaneleri yönetim ve yönetim fonksiyonları açıklanmıştır. Üçüncü olarak konu ile ilgili literatür araştırması yapılmış ve Kastamonu Devlet Hastanesi çalışanları üzerine ampirik anket çalışması yapılmış ve 280 kişiye uygulanan anket çalışmasının analizinde SPSS programından faydalanılmıştır ve anket güvenilirlik katsayısı 0,924 olarak saptanmıştır. Bu bölümde analizler sonuçları kısa açıklamalarla desteklenmiştir. Son bölümde kamu hastanelerinde karşılaşılan temel yönetim sorunlarının neler olduğu ve nasıl üstesinden gelinebileceği konusunda savlar ileri sürülmüştür. Araştırma sonucunda kurumda yönetsel sorunların kaynağının; yöneticilerin yetkinliğine, kurum içerisinde personel dağılımına, adil yönetime, yönetim ile personel arasındaki iletişime, hizmet alanlardan yapılan geri dönüşlerin dikkate alınmamasına bağlı olduğu tespit edilmiştir.

HastanelerHastaneler-devletKastamonu+2
Alişan Aydın
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects