Organizational behavior
78 theses under this subject heading
Kurumsal eğitim veren eğitmenlerde girişimci kişilik ile işkoliklik ilişkisi
Günümüz rekabet koşulları bireylerin daha fazla çalışmasını gerektirmekte; diğer taraftan bireylerin kişilik özellikleri iş hayatında farklı bakış açısı ve davranışlara neden olmaktadır. İşine son derece bağlı olma ve ara vermeden sürekli çalışma durumu aşırı çalışma olarak ifade edilmektedir. Bu durum kişinin sağlığını, mutluluğunu ve diğer kişilerle olan ilişkilerini negatif yönde etkileyecek düzeyde aşırı ve kontrol edilemez bir gereksinim olarak ortaya çıkmaktadır. İşkoliklik bazı bilim insanlarına göre hem birey için hem de örgüt için olumlu bir davranış olarak görülürken, bazı bilim insanlarına göre psikolojik bir rahatsızlıktır. Girişimci bireyler yenilikçi, risk alan, değişim odaklı, fırsatlara odaklanmış ve yaratıcı olarak ifade edilmektedir. Bunların yanında girişimcilerin kişilik özelliklerine bağlı olarak, gelişmiş iletişim becerisi, değişime açık olma, yüksek başarı isteği ve kararlı olma gibi özellikler de yer almaktadır. Bu özellikler bireyin finansal başarı sağlamak ve itibar sahibi olmak için kendini işe adamasına yol açmaktadır. Araştırmanın amacı; kurumsal eğitim veren eğitmenlerde işkoliklik ve girişimci kişilik ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini İstanbul çerçevesinde çeşitli üniversite ve danışmanlık firmalarında kurumsal eğitim veren 500 eğitmen oluşturmaktadır. Örneklemin en önemli özelliği hem sektör tecrübesi hem de akademisyenlik yanı olan kişilerden oluşmasıdır. Araştırma sonucunda işkoliklik ile girişimci kişilik arasında istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Buna göre; İşkolik olan bireylerde girişimci kişilik özellikleri normal bireylere göre daha fazladır. Diğer taraftan; girişimcilik ile aşırı çalışma arasında pozitif yönlü zayıf kuvvetli ve girişimcilik ile kompulsif çalışma arasında pozitif yönlü zayıf kuvvetli ilişki bulunmaktadır.
Örgütsel dayanıklılık kapasitesi, yeşil yenilik, algılanan yeşil örgütsel davranış, çevresel belirsizlik ve sürdürülebilirlik performansı arasındaki ilişkiler
Firmaların sürdürülebilirlik performansı onların varlıklarını devam ettirebilmelerinin yanı sıra gezegenin makro boyuttaki sorunları aşabilmesi, gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya için de kilit bir rol oynamaktadır. Özellikle 1970 ve sonrasındaki yıllar, dünya genelinde politikalarda yaşanan değişimler, artan rekabet ile insan, çevre, kalkınma ve ekonomi konularının dengeli yönetilmesi üzerinde tartışmaların hız kazandığı yıllardır. Zor koşullar altında bazı örgütlerin diğerlerinden daha güçlü olması, zorluklarla başa çıkabilme yetenekleri, daha önce yaşanan benzer zorluktaki olayların yeni olayları çözme becerilerine olan katkısı gibi konular artık daha sık irdelenmektedir. Bu çerçevede belirsizliklerin yoğun olduğu bu yeni düzende firmaların sürdürülebilirliği sağlayabilmelerinde; yeşil yenilik faaliyetlerinde bulunmaları, çevreci davranışlar göstermeleri, dayanıklılık kapasiteleri önem kazanmaktadır. Bu çalışma, literatürde daha önceki çalışmalarda araştırılmayan birkaç boşluğu doldurmaktadır. Çalışma ile örgütsel dayanıklılık kapasitesi ve algılanan yeşil örgütsel davranışın yeşil yenilik ve sürdürülebilirlik performansı üzerindeki etkisinin yanı sıra yeşil yeniliğin sürdürülebilirlik performansı üzerideki etkisi araştırılmıştır. Ayrıca yeşil yeniliğin sürdürülebilirlik performansı ile olan ilişkisinde ve örgütsel dayanıklılık kapasitesinin yeşil yenilik ile olan ilişkisinde çevresel belirsizliğin moderatör etkisi incelenmiştir. Araştırma 2020 yılı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500 ve İSO İkinci 500) listesinde yer alan firmalarda çalışan yöneticilerin katılımıyla ve anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Nihai örneklem 430 yöneticiyi içermektedir. Verilerin analizinde SPSS 26 ve AMOS 24 yazılım programları kullanılmıştır. Araştırma ile i) örgütsel dayanıklılık kapasitesinin yeşil yeniliği pozitif bir şekilde etkilediği, ii) algılanan yeşil örgütsel davranışın yeşil yeniliği pozitif bir şekilde etkilediği, iii) yeşil yeniliğin sürdürülebilirlik performansını pozitif bir şekilde etkilediği, iv) örgütsel dayanıklılık kapasitesinin sürdürülebilirlik performansını pozitif bir şekilde etkilediği, v) algılanan yeşil örgütsel davranışın sürdürülebilirlik performansını pozitif bir şekilde etkilediği, vi) çevresel belirsizliğin yeşil yenilik ile sürdürülebilirlik performansı arasındaki ilişkide moderatör değişken etkisine sahip olduğu ve vii) çevresel belirsizliğin örgütsel dayanıklılık kapasitesi ile yeşil yenilik arasındaki ilişkide moderatör değişken etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Dayanıklılık Kapasitesi, Yeşil Yenilik, Algılanan Yeşil Örgütsel Davranış, Çevresel Belirsizlik, Sürdürülebilirlik Performansı, İSO 500.
Çalışanların örgütsel bağlılık algılarının iş tatmini üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı çalışanların örgütsel bağlılık ve iş tatmini algıları arasındaki ilişkinin incelenerek örgütsel bağlılığın iş tatmini üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırma Covid-19 sürecinde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini İstanbul İl'inde yaşayan katılımcılar oluşturmaktadır. Araştırmada %95 güven düzeyini sağlamak adına kolayda örneklem yöntemi ile en az 384 kişiye ulaşılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda araştırmaya 422 kişi katılım göstermiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında anket formu kullanılmıştır. Anket formu demografik özelliklere yönelik sorulardan, Örgütsel Bağlılık Ölçeği'nden ve Minnesota İş Doyum Ölçeği'nden oluşmaktadır. Araştırmada veri analizi SPSS 21 paket programında yapılmıştır. Örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişki Pearson Korelasyon testi ile incelenmiştir. Test sonuçlarına göre tüm alt boyutlar ve ölçekler arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Katılımcıların örgütsel bağlılık ve iş tatmini algıları arasında pozitif yönlü ilişki belirlenmiştir. Regresyon analizi sonuçları incelendiğinde Duygusal Bağlılık, Devam Bağlılığı ve Örgütsel Bağlılık algılarının içsel, dışsal tatmin ve genel tatmin algısını anlamlı ve pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir.
Pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilimin örgütsel davranışa etkisi
Bu çalışmanın amacı, Gençlik ve Spor Bakanlığı merkez teşkilatı personelinin pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilim düzeyinin örgütsel davranışa etkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda görevlerini sürdürmekte olan 187'si (%64.9) kadın, 101'i (%35.1) erkek toplam 288 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi toplama formu ile Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği, Empati Düzeyi Belirleme Ölçeği ve Pozitif Örgütsel Davranış Ölçeği ve kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde; betimsel istatistiklerin yanı sıra bağımlı ve bağımsız değişkenlerin cinsiyet ile medeni durum değişkenlerine göre karşılaştırılması için T-testi; eğitim durumu, çalışma statüsü ve gelir algısı değişkenlerine göre karşılaştırılması için de One-Way ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmada yer alan değişkenler arası ilişkinin belirlenebilmesi için Pearson Korelasyon testinden; bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkisini belirleyebilmek için de Çoklu Regresyon Analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçları dikkate alındığında katılımcıların pozitif psikolojik sermaye, empatik eğilim ve örgütsel davranış düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu ifade edilebilir. Ek olarak, katılımcıların empati düzeyinin çalışma statüsü ve gelir düzeyi değişkenlerine göre, pozitif psikolojik sermayelerinin ise medeni durum değişkenine göre ve örgütsel davranışlarının eğitim durumu değişkenine göre istatistiksel açıdan farklılaştığı tespit edilmiştir. Son olarak, katılımcıların pozitif psikolojik sermaye ve empatik eğilimlerinin örgütsel davranış özelliğini %60.4 düzeyinde yordadığı tespit edilmiştir.
Otantik liderlik ile iş tatmini ilişkisinde örgütsel güvenin aracılık rolü
Araştırmanın amacı, otantik liderlik ile iş tatmini ilişkisinde örgütsel güvenin aracılık rolünün incelenmesidir. Veriler, Osmaniye ilindeki kamu çalışanlarından, kolayda örnekleme ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılarak anket yolu ile toplanmıştır. Araştırmada keşfedici faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, güvenilirlik analizi, bağımsız örneklem t-testi, Pearson korelasyon analizi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), basit doğrusal regresyon analizi, hiyerarşik regresyon analizi ve Sobel analizi kullanılmıştır. Bulgular, otantik liderlik, örgütsel güven ve iş tatminin istatistiki olarak anlamlı ve pozitif bir ilişki içerisinde olduğunu göstermektedir. Analiz neticesinde otantik liderlik ile iş tatmini ilişkisinde örgütsel güvenin aracılık rolü olmadığı tespit edilmiştir.
Dijitalleşme algısının iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkilerinde cinsiyetin düzenleyici rolü: Kamu çalışanları üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, kamu çalışanlarının dijitalleşme algıları, iş tatmini ve motivasyon arasındaki ilişkileri incelemek ve dijitalleşme algısının iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkisinde cinsiyetin düzenleyici rolünü belirlemektir. Araştırmanın tasarımı, nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama deseni çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırma verileri, anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemi ile tespit edilen katılımcılar, Ankara'da kamu sektöründe görev yapan 400 memurdan oluşmaktadır. Araştırma hipotezlerinde değişkenler arası ilişkilerin tespit edilmesinde korelasyon, ana etkilerin test edilmesinde basit doğrusal regresyon ve cinsiyetin düzenleyici rolünün değerlendirilmesinde Hayes PROCESS Model 1 analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, dijitalleşme algısının iş tatmini üzerinde pozitif ve anlamlı bir etki (r = .316; β = .423, p < .001) tespit edilmiştir. Motivasyon açısından ele alındığında, dijitalleşme algısının motivasyon üzerinde yine pozitif ve anlamlı bir etkisinin (r = .379; β = .356, p < .001) olduğu bulunmuştur. Cinsiyet değişkeni araştırma modeline dâhil edildiğinde, dijitalleşme algısının iş tatmini üzerindeki etkisinde cinsiyetin düzenleyici bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte dijitalleşme algısı ve motivasyon ilişkisine cinsiyet değişkeni eklendiğinde cinsiyetin bu modelde de düzenleyici bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular dijitalleşme algısının her iki cinsiyette de benzer işlevsel sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Kamu sektöründe dijital süreçlerin standartlaştırılmış olması, görev tanımlarının cinsiyete göre ayrışmaması ve dijital araçlara erişimde görece eşitlik, bu durumu açıklayan olası faktörler olarak değerlendirilebilir. Bu bulgulara dayanarak, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir yenilenme değil, aynı zamanda çalışanların davranışsal ve psikolojik süreçlerini etkileyen stratejik bir olgu olduğu değerlendirilebilir. Bu bağlamda, kamu kurumlarında dijital dönüşüm politikalarının planlanmasında insan faktörünü merkeze alan bir yaklaşımın benimsenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: dijitalleşme algısı, düzenleyici etki, iş tatmini, kamu çalışanları, motivasyon
The associations between employee social networking behavior, work values, individual values and quality of work life in heavy industry companies in Turkey
Values are of people and they teach us what is wrong or what is right from moral and cultural perspectives and they strongly influence our attitudes and behaviors both in our work lives and in private lives. They shed light on how individuals exhibit right behavior through attitudes under different circumstances. This is related to so-called cognitive hierarchy, which refers to influence of basic personal and work values on behavior. The basic value hierarchy differs during an individual life cycle, while some values are very important at one stage of the life cycle, they may become less important in another stage. During this individual life cycle, individuals may gain new behaviors that are more coherent with their values and life quality. Political, economic and technological developments, notably in the field of communication, have led to emergence of a novel concept called "social networking". It has already started to influence the ways in which both employees and organizations are being experienced to determine the quality of their work life. Further, it has also become a highly effective and significant apparatus in understanding the means of not just individual values but also work values. The purpose of this study is to examine the certain individual and work values that determine employee-networking behavior in selected heavy industry sectors in the Turkish business world; namely, iron & steel and petroleum sectors.
The influence of organizational culture, leader?member exchange(LMX) and employees' attitudes toward change on information systems implementations in Turkey
The purpose of this study is to investigate the natural influence of organizational culture, leader-member exchange and employees? attitudes toward change on employees? perceptions of IS implementation success and acceptance.In this study, the researcher purposes to provide an understanding of the relationship between organizational and social factors and IS implementation success and acceptance. In order to minimize risk of high consideration and interaction of technical issues, which may affect the IS implementations, organizations which have highly developed IT processes and staff and have enough resources to handle major IS implementations are chosen.The results of this study are expected to reveal more information about the social enablers and important organizational and relational concepts, which may directly or indirectly affect IS implementations in Turkey.The study, also, aims to provide an understanding of the relationship between acceptance of the IS implementation and employees? perceptions about its success.
The effects of post-M&A cultural change in organizations on individual and organizational performance: Moderated by personality and political skill
With unremitting change and intense competition, nowadays companies in Turkey are increasingly turning to be users of M&A as a tool to grow, build synergy, attain local/global presence, enter into new sectors, or achieve economies of scale and scope. However, it is too bad that they are usually not very good at wielding this tool successfully. Previous research yielded that good management of change related with human side of M&As, particularly the culture factor, has deterministic role in achievement of post-M&A success. Based on this backdrop, the major aim of the current study is to examine the effects of post-M&A culture change on individual and organizational performance outcomes. The secondary aim of the study is to examine the moderating effect of personality and political skills on the relationship between post-M&A culture change and individual performance. Survey method was used to gather responses of a purposeful convenience sample of employees (N=154), which went through an M&A process. An organizational culture inventory (DOCS), a personality inventory (NEO), a political skills inventory, and questions assessing perceptions of employees about pre and post-M&A organizational and individual performance were used to gather data. The findings of this study indicate that the strength of organizational culture significantly changes after M&As. However only an insignificant difference is found between the self-ratings for individual performance before and after M&A. Perceptions of pre and post-M&A organizational performance are not significantly different, either. Among the five personality dimensions, in the pre-M&A period only openness dimension and in the post M&A period only extraversion dimension act as a moderators, and they interacts only with adaptability culture subtype. Political skills do not turn out to be a significant moderator. The results are discussed and suggestions for future research are made in the light of limitations of previous study.
Özel sektör kuruluşlarında örgütsel davranış: Erbil örneği
Bu çalışma, Erbil'deki özel kuruluşlarda örgütsel davranışın, grup dinamiklerinin, örgütsel bağlılığın, örgüt kültürünün ve örgütsel çatışmanın belirli özelliklerini anlamayı ve incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca çalışmada yönetici, çalışan ve işçi arasındaki sosyolojik Bağlamında yardım, gönüllü çalışma gibi durumlar tartışılacaktır. Bu araştırma, Erbil'deki özel sektör kuruluşlarında yönetici ve çalışan arasındaki iletişimin ve çalışanların örgütsel davranışlarının verimlilik ve örgütsel performans gibi durumları nasıl etkilediğini ve ideal örgütsel davranışın nasıl olması gerektiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda özel sektör ve kurumlardaki çalışanlar için 38 soruluk bir anket gerçekleştirilmiştir. Uygulama sürecinde, Erbil kentindeki özel şirket ve işyerlerinin çalışanlarına Google formları e-posta yoluyla anket formunun paylaşımı iletilmiştir. Çalışanlara ve işçilere cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, iş deneyimi, iş tatmini ve diğer çevresel uyum ve motivasyon gibi sorular sorulmuştur. Ayrıca anket doğrudan şirket ve kurum çalışanlarına dağıtılmıştır ve şirketteki 150 çalışan bu anketleri yanıtlamıştır. Anket araştırma katılımcılarına uygulandıktan sonra veriler alınmış ve bu veriler SPSS programı kullanılarak veri analizi alanında uzmanlaşmış bir merkezde (SOSDAT) analiz edilmiştir. Araştırma bulguları III ışığında şu tespitlere ulaşılmıştır. Erbil'deki özel şirketlerde kurumsal ve elektronik bir çalışma sistemi egemendir. Katılımcıların genç, eğitimli, evli ve deneyimli oluşları örgütsel sosyalizasyon sürecinde olumlu etkiler yaratır. Bu durum katılımcıların örgütsel kültürü benimsemelerine özellikle yenilikçi, yaratıcı bir yaklaşımın gelişiminde ve içselleştirmesinde önemlidir. Örgütsel davranış açısından çalışanlar fazla çalışma, düşük ücret, kısa molalar vb. ve çalışma koşullarına güvencesizlik hallerine sessiz kalırlar. Bu durum şirket içinde uyumcu kişilik yapısının gelişimine katkı sağlar. Katılımcılar kendilerini iş motivasyonu bakımından yüksek ve liderlik açısından da yeterli görme eğilimi taşır. Bu niteliklerine rağmen katılımcılar çalışma baskısı ve diğer olumsuzluklarla başa çıkmak için örgütsel kültürü benimseme yoluna giderler
Cyberloafing behavior in the workplaces and management practices
Within the widespread use of information technologies in the workplaces, cyberloafing has become one of the greatest problems of the organizations and negative aspects of this behavior have led business managers to develop control mechanisms. However, in recent years, there has been a controversial perspective regarding the effectiveness of these control mechanisms such as computer monitoring and organizational policies. Therefore, within this research, it is aimed to broadening our understanding of cyberloafing behavior in the workplaces and how management practices affect cyberloafing intention of employees. The data were collected through a web-based survey from 380 employees of bank branches in Ankara province and collected data were analyzed with IBM SPSS 22 program. The findings support the general deterrence theory and reveal that intentions for cyberloafing behavior may be reduced by enforcing the organizational sanctions and computer monitoring systems. The findings are expected to contribute to the development of human resources practices and management strategies to be more effective in dealing with cyberloafing behavior.
Hizmet sektöründe yeşil örgütsel davranışın belirlenmesine yönelik bir araştırma
Bu araştırmanın temel amacı, Antalya ilinde faaliyet gösteren yeşil yıldızlı otellerde çalışan işgörenlerin, yeşil örgütsel davranış bağlamında, yeşil örgütsel tasarruf, yeşil davranış ve yeşil örgütsel duyarlılık boyutlarının demografik değişkenlere göre farklılığı ve boyutlar arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Araştırmanın örneklem sayısı 302 adettir. Araştırma kapsamında, yirmi adet konaklama tesisine başvuruda bulunulmuş ve altı tane yeşil yıldızlı otel işletmesinden geri dönüş alınmıştır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Ölçek, demografik sorular ve 11 adet önerme olmak üzere iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Anket formunda 5'li likert aralıklı ölçüm ifadesinden faydalanılmıştır. Dağıtılan 400 anketten 74 tanesinin eksik veya hatalı olduğu tespit edilmiş ve araştırma dışı bırakılmıştır. Araştırmaya 326 anket verisiyle devam edilmiştir. Araştırmada, yeşil örgütsel davranış, yeşil örgütsel tasarruf, yeşil davranış ve yeşil örgütsel davranış ile demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi ölçmek için Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri uygulanmış olup katılımcıların ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra araştırmanın davranış boyutları arasındaki ilişkiyi test etmek için Spearman Korelasyon analizi uygulanmıştır. Korelasyon analizine göre katılımcıların davranış boyutları arasında, istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulguların yeşil örgütsel davranış konusunda alanyazına katkı sunması beklenmektedir.
Duygu durumlarının iş tatmini ve iş performansı ile olan ilişkisini belirlemeye yönelik bir araştırma
Bu çalışmada, kurumlarda örgütsel davranış alanına verilen öneminin artmasıyla birlikte; iş yaşamında bireyin duygularından bağımsız düşünülemeyecek olması sebebiyle duygusal olaylar teorisi, iş tatmini ve iş performansı kavramları üzerinde durulmuştur. Araştırma kapsamında pozitif negatif duygusallığın (duygusal olaylar teorisi) iş tatmini ve iş performansı ile arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı incelenmektedir. Bu ilişkinin incelenmesi aşamasında İstanbul ilinde faaliyet gösteren bir vakıf üniversitesinde çalışan 147 idari personele ulaşılmıştır. Araştırma süresince Pozitif Negatif Duygu Durum Ölçeği, İş Tatmini ve İş Performansı Ölçeği ve katılımcılara çeşitli demografik soruların da yöneltildiği web tabanlı anket yöntemi kullanılarak araştırmaya yönelik veriler elde edilmiş olup bu veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit edebilmek için, SPSS paket programında 147 adet gözlem analiz edilerek, değişkenler arasındaki korelasyon analizi yapılmış, bu analizde pearson yöntemi kullanılmış olup ayrıca crostabss verilerinden yararlanılarak betimleyici istatistiklerle temel yorumlamalar yapılmıştır. Analiz sonuçları değerlendirildiğinde, pozitif – negatif duygu durumları ile iş tatmini ve iş performansı arasında anlamlı bir ilişkinin var olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar üzerinden pozitif duygu durumunda sahip olan kişilerin negatif duygu durumuna sahip olan kişilere kıyasla iş tatminlerinin ve iş performanslarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerine ilişkin algılarının incelenmesi
Pozitif psikoloji, II. Dünya Savaşı sonrasında olumsuzluklara odaklanmak yerine bireyin pozitif yönlerini ortaya çıkarmayı amaçlayan ve bu kapsamda çalışmaların yoğunlaştığı bir akımdır. Pozitif psikolojik sermaye ise temellerini pozitif psikoloji ve pozitif örgütsel davranış yaklaşımlarından alan, çalışan verimliliğinin artışına olumlu yönde etki edecek bir dizi nitelik olarak tanımlanan sermaye türüdür. Pozitif psikolojik sermayenin çalışan verimliliğine ve örgütsel davranışlara etkisi büyüktür. Yapılan bu araştırmanın temel amacı öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerine yönelik algılarını incelemektir. Araştırma açımlayıcı sıralı karma yöntemle desenlenmiştir. Araştırmada öğretmen algılarını belirlemek amacıyla araştırmacılar tarafından ölçek geliştirilmiş olup bulgular nitel çalışmayla desteklenmiştir. Nicel kısımdaki bazı sonuçlar öğretmenlerle paylaşılarak görüşme düzenlenmiştir. Araştırmanın nicel kısımdaki çalışma grubunu Türkiye örnekleminden alınan, yedi coğrafi bölgeden ikişer il; gelişmişlik düzeyine göre alt, orta ve üst sınırdan oluşan beşer il gözetilerek toplam 15 ilde 1750 öğretmen oluşturmaktadır (2014 yılı itibariyle). Nitel kısmına ait çalışma grubunu ise Dicle Üniversitesinde Eğitim Yönetimi Teftiş Planlama ve Ekonomisi Anabilim Dalı'nda lisansüstü eğitim gören ve aynı zamanda MEB'de çalışan 18 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerine yönelik algılarının yüksek olduğu; illerin gelişmişlik düzeyi ile öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algısının ters orantılı olduğu; medeni durumun, kıdemin, yaşın, maaş memnuniyetinin, mezun olunan fakülte türünün, okul büyüklüğünün psikolojik sermayeyi etkilediği görülmüştür. Psikolojik sermayenin güçlenmesini engelleyen durumlar ve gerekli çözüm önerileri öğretmenlerle yapılan görüşmelerle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Son olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Sermaye, Pozitif Psikoloji, Pozitif ÖrgütselDavranış
Değişim dönemlerinde çalışanların tutum ve davranışlarının geliştirilmesi ve bunun örgüt kültürüne yansımasına yönelik bir araştırma
ÖZET Günümüzün yoğun rekabet ortamında değişim işletmeler için bir zorunluluktur. Öte yandan değişim çabalarının başarılı olabilmesi ise çoğunlukla çalışanların tutum ve davranışlarının etkin bir biçimde yönetüebilmesine bağlıdır. Bu bağlamda örgüt kültürü çalışanların tutum ve davranışlarında tutarlılığı sağlamada işletmeler için önemli bir araçtır. Bu amaçla bu tezde organizasyonel değişim ve örgüt kültürü kavramları teorik olarak ele alınmış; yalan zamanda değişim süreci yaşamış bir işletmenin çalışanları üzerinde gerçekleştirilen araştırma ile çalışanların değişim sürecine ve örgüt kültürüne ilişkin algılan arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma sonuçlan her iki değişken arasında anlamlı düzeyde bir ilişkinin var olduğunu ortaya koymuştur. ABSTRACT Change is a must for organizations in today's intensive competitive environment. On the other hand, success of the change efforts mostly due to the effectively management of employees' attitudes and behaviors. In this context, organizational culture is an important tool for having consistency in employees' attitudes and behaviors. To this end, in this thesis the concepts of organizational change and organizational culture are examined theoretically, and the relationship between these two concepts is investigated through a research conducted on the employees of a firm which has been recently realized a change process. The research results revealed that there is a significant relationship between the two variables. in
Kişilik, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişkilerin incelenmesi: İstanbul'da faaliyet gösteren iki ticarî bankada bir araştırma
İnsanı anlamak ve onu organizasyon süreçlerine etkin olarak dâhil etmek günümüz işletmelerinin temel problemlerindendir. Bu problemi çözen organizasyonların verimliliklerinin de artacağı ortadadır. Kişilik çalışmaları bu problemi çözme ve insanı anlama bağlamında atılmış önemli bir adımdır. Son yıllarda kişiliği belirleme ve ölçme anlamında yapılan çalışmalar artmış ve oldukça mesafe katetmiştir. Geliştirilen kişilik özellikleri modelleri içerisinde Beş Faktör Modeli, geçerli ve güvenilir olduğunun bilimsel olarak kanıtlanmış olması nedeniyle büyük oranda kabul görmüştür (Hough & Öneş, 2001). Kuramın kişilik özelliklerini en iyi tanımlama ve belirleme yöntemi olduğu konusunda genel bir fikir birliği bulunmaktadır (Digman, 1990; Hogan, Hogan & Roberts, 1996). Diğer taraftan örgütsel davranışlar içerisinde önemli bir yer tutan iki kavram olan iş tatmini ve örgütsel bağlılık da yine organizasyonda insan davranışlarının sonuçlarını ortaya koyan önemli iş çıktılarıdır. Bir tarafta işletmeler için verimlilik ve kalite artış ya da azalışı sağlaması nedeniyle, hem çalışanlar hem de işletmeler açısından özel bir öneme sahip olan iş tatmini, diğer tarafta çalışanın çalıştığı örgütün hedeflerini benimsemesi ve o örgüt içinde varlığını sürdürmeyi istemesi anlamına gelen ve örgütteki bütün çıktıları az ya da çok düzeyde etkileyen örgütsel bağlılık kavramı olmak üzere, her iki davranış da organizasyonlar için özel önemi olan kavramlardır. Bu çalışmada, örneklemi oluşturan banka çalışanları arasında, kişilik bileşenlerinin (iç uyum, hırs, sosyallik, uzlaşılabilirlik, tedbirlilik, yeniliğe açıklık ve öğrenmeye açıklık), iş tatmini ve örgütsel bağlılık (duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı ve normatif bağlılık) üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca cinsiyet, yaş ve öğrenim düzeyi gibi çalışanların demografik özelliklerinin etkilerinin ölçülmesi de çalışma amacı kapsamındadır. Geliştirilen araştırma hipotezleri, anket yöntemiyle sağlanan veriler ve istatistik programı kullanılarak analiz edilmekte, elde edilen bulgular ve değerlendirmeler ışığında çalışmanın örgüt kuramına yaptığı katkı tartışılmakta, bundan sonraki çalışmalara ışık tutabilecek bir takım öneriler geliştirilerek iş dünyasının çalışmanın sonuçlarından nasıl yararlanabileceği üzerinde durulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kişilik, kişilik ölçeği, iş tatmini, örgütsel bağlılık.
Örgütsel sağlık ve erdemli raporlama (Whistleblowing) arasındaki ilişkinin araştırılması: Eğitim ve sağlık kuruluşları örneği
Eğitim ve sağlık kuruluşlarında meydana gelen etik dışı veya yasadışı davranışların açığa çıkarılmasında erdemli raporlama (whistleblowing) davranışı önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Örgütlerde bir kontrol sistemi çerçevesinde etkin rol üstlenen erdemli raporlama davranışı (whistleblowing) özellikle örgütlerin kendilerini denetlemesinde hareket noktasıdır. Örgütsel sağlık, çalışan verimliliği ve etkinliği, iş tatmini, kurumsal bağlılık ve sadakat duygusu oluşturmaya katkı sağlayan her türlü fiziksel, psikolojik ve zihinsel koşulların oluşturduğu bir bütün ve iyilik halidir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, örgütsel sağlık algısı ile erdemli raporlama (whistleblowing) davranışı arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma, tanımlayıcı nitelikte bir çalışma olup, nicel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, araştırmaya katılmayı kabul eden ve basit tesadüfi örneklem yoluyla belirlenen hastane ve okullarda görev yapan 212 eğitim çalışanı, 158 sağlık çalışanı olmak üzere toplam 370 kişi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi SPSS 22.00 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmada güvenilirlik analizi, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis varyans analizi testi, Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, örgütsel sağlık algısı ile erdemli raporlama (whistleblowing) davranışı arasında pozitif yönlü, zayıf (r=0,143) ancak istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkinin mevcut olduğu görülmüştür. Ayrıca örgütsel sağlık algısı ile erdemli raporlama (whistleblowing) davranışının alt boyutları incelendiğinde kayıtsızlık boyutu haricinde bütün boyutlarda anlamlı ilişkilerin varlığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırma ile erdemli raporlama (whistleblowing) davranışının artması ile örgütsel sağlık algısının artacağı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Örgütü, Erdemli Raporlama, Örgütsel Sağlık, Sağlık Örgütü
Eğitim kurumlarında öğretmenlerin örgütsel iklim algıları üzerinde etkili olan örgütsel davranış faktörleri: Bir meta analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin algılarını temel alan araştırmalar kapsamında, örgütsel iklim ile örgütsel davranış faktörleri arasındaki ilişkilerin etki büyüklüklerini meta-analiz yöntemiyle belirlemektir. Araştırmanın kapsamını, Türkiye'de Ocak 1988 ile Ağustos 2022 tarihleri arasında eğitim kurumlarında örgütsel iklim konusunda nicel yöntemlerle yapılmış yüksek lisans ve doktora tezleri ile hakemli dergilerde yayınlanmış araştırma makaleleri oluşturmaktadır. Örgütsel iklim konusunda yapılan tezlere YÖK Ulusal Tez Merkezi ve Proquest veri tabanları üzerinden, araştırma makalelerine ulaşmak için ise Education Resources Information Center (ERIC), Web of Science, EBSCOhost, Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM), DergiPark ve Google Akademik veri tabanları üzerinden ulaşılmıştır. Bu amaçla, veri tabanları üzerinde "okul iklimi", "örgüt iklimi", "örgütsel iklim", "school climate", "organizational climate" kelimeleri kullanılarak tarama yapılmıştır. Tarama sonucunda 448'i tez 350'si makale toplam 798 araştırmaya ulaşılmıştır. Araştırmanın dahil edilme kriterlerine uygun olarak 73 çalışmadan 79 etki büyüklüğü elde edilmiştir. Bu kapsamda, örgütsel iklim ile liderlik tarzı arasındaki ilişkiye yönelik 36 araştırma, örgütsel iklim ile iş doyumu arasındaki ilişkiye yönelik 11 araştırma, örgütsel iklim ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiye yönelik 10 araştırma, örgütsel iklim ile tükenmişlik arasındaki ilişkiye yönelik 8 araştırma, örgütsel iklim ile örgütsel güven arasındaki ilişkiye yönelik 5 araştırma, örgütsel iklim ile motivasyon arasındaki ilişkiye yönelik 5 araştırma ve örgütsel iklim ile performans arasındaki ilişkiye yönelik 4 araştırma analize dahil edilmiştir. Araştırmaların örneklem büyüklükleri, örgütsel iklimle liderlik tarzı arasındaki ilişki için 13693, örgütsel iklimle iş doyumu arasındaki ilişki için 16705, örgütsel iklimle örgütsel bağlılık arasındaki ilişki için 4030, örgütsel iklimle tükenmişlik arasındaki ilişki için 3221, örgütsel iklimle örgütsel güven arasındaki ilişki için 2178, örgütsel iklimle motivasyon arasındaki ilişki için 2031, örgütsel iklimle performans arasındaki ilişki için ise 1277 öğretmenden oluşmuştur. Verilerinin analizinde Comprehensive Meta-Analysis V3 (CMA) programı kullanılmıştır. Araştırmadaki tüm analizlerde rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırmada yayın yanlılığını bulmak için Huni saçılım grafiği, Rosenthal's Fail Safe N ve Orwin's Fail Safe N istatistiği, Begg ve Mazumdar Sıra Korelasyonu, Egger Regresyon ve Duval ve Tweedie's Kırpma ve Doldurma analizleri yapılmıştır. Araştırmada moderatör olarak araştırmacının cinsiyeti, yayın türü, eğitim kademesi, araştırmanın yapıldığı bölge, liderlik sınıflandırması ve araştırmanın yılı gibi değişkenler esas alınmıştır. Örgütsel iklim ile liderlik tarzı arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,445), örgütsel iklim ile iş doyumu arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,467), örgütsel iklim ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,430), örgütsel iklim ile tükenmişlik arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve negatif yönlü (r= -0,325), örgütsel iklim ile örgütsel güven arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,408), örgütsel iklim ile motivasyon arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü güçlü düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,525) ve örgütsel iklim ile performans arasındaki ilişkinin etki büyüklüğü orta düzeyde ve pozitif yönlü (r=0,358) olarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel İklim, Okul İklimi, Örgütsel Davranış Faktörleri, Meta-Analiz, Öğretmen, Eğitim Kurumları
Örgüt kültürü ile personel motivasyonu arasındaki ilişkiye yönelik karşılaştırmalı bir araştırma: Türkiye ve Afganistan örneği
Örgüt kültürü, çalışanlara örgüt içinde neleri yapıp neleri yapamayacakları, örgüt açısından hangi değerlerin önemli olduğu, liderlik politikaları, müşteri ilişkileri, iletişim tarzları gibi alanlarda bir yol haritası sunmaktadır. Bu bağlamda örgüt kültürü, çalışanlara doğru tutum ve davranışlarda bulunmaya yönelik rehberlik etmektedir. Örgüt kültürü, çalışanlar açısından dayanışma, aidiyet ve bütünleşmeye yol açmaktadır. Biz duygusunu geliştirir. Bu boyutuyla güçlü bir örgüt kültürünün yaratılması örgütsel bağlılığı, iş memnuniyetini ve personel motivasyonunu arttırabilir. Personel motivasyonu ise gerek örgütün gerekse çalışanların beklentilerine cevap veren bir çalışma oluşturarak, bireyin istenilen davranışa geçmesi ve isteklendirilmesi sürecidir. Örgütlerin etkinliği ve verimliliği açısından çalışanların motivasyonlarının sürekli canlı tutulması gerekmektedir. Bu bağlamda yöneticilerin güçlü bir örgüt kültürü oluşturmalarının personel motivasyonunu olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, Türkiye ve Afganistan'daki kamu kurumlarında örgüt kültürü ile personel motivasyonu arasındaki ilişkiyi karşılaştırmalı olarak incelemek ve çalışanların örgütlerine ait örgüt kültürü algılarının, motivasyonlarını etkileyip etkilemediğini analiz etmektir. Sonuç olarak örgüt kültürünün motivasyon düzeyi üzerinde etkili olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan örgüt kültürü ve motivasyon düzeyi açısından ülkeler arasında önemli bir far bulunmadığı tespit edilmiştir. Anhtar Kalemeler: Örgüt Kültürü, Motivasyon, Örgütsel Davranış, Örgüt Kültrü Modelleri, Motivasyon Modelleri
Örgütsel demokrasi: Kamu ve özel sektör çalışanlarına yönelik bir araştırma
Demokrasi kavramına ilişkin literatür oldukça zengindir. Bir yönetim biçimi olarak demokrasi; ağırlıklı olarak kamu yönetimi ve siyaset biliminin konusu olmakla birlikte günümüzde ekonomi, sosyoloji, eğitim, işletme yönetimi gibi bilim alanlarının da önemli bir konusu haline gelmiştir. İşletme bilimi açısından demokrasi, işyeri demokrasisi, endüstriyel demokrasi ve örgütsel demokrasi gibi kavramlarla ele alınmaktadır.Örgütsel demokrasi; örgüt üyelerinin örgütleme sürecine, örgütteki düzenlemelere ve karar verme süreçlerine katılmalarıdır. Örgütlerin demokratik yönetimi ile çalışanlar karar alma süreçlerine katılarak daha yüksek düzeyde örgütsel bağlılık sağlanmakta, iş tatminleri artmakta, işgücü devir oranı düşmekte, çalışanların işe ve işletmeye karşı yabancılaşması azalmaktadır.Çalışmanın temel amacı; örgütsel demokrasiyi kavramsal ve kuramsal olarak ele alıp, örgütsel yaşam için önemini ortaya koymaktır. Ayrıca yapılan alan araştırmasıyla kamu ve özel sektör çalışanlarının örgütsel demokrasi algılarını etkileyeceği düşünülen demografik özellikler ve örgütsel demokrasi algısı ile iş tatmini, işten ayrılma niyeti, örgütsel adalet algısı arasındaki ilişki incelenmiştir.
İşin anlamının prososyal örgütsel davranışa ve hayatın anlamına etkisi
Anlam arayışı insanın varlık sahasına girdiği andan itibaren başlayan bir süreç, bir etkileşim, bir dayanak noktası oluşturma gayreti olarak ele alınabilir. Bu süreç içerisinde karşımıza çıkan en önemli faktörlerden biri de muhakkak bireyin yaşamsal faaliyetlerinin devamlılığı için sahip olması gereken işidir. İnsan ömrünün üçte birinin uykuda geçtiği varsayıldığında, geriye kalan zamanının yarısı yada daha fazlası iş ortamında geçmektedir. Bu bağlamda işin kendisi ve iş ile ilgili ortaya konulan performans ister istemez insanın anlam arayışında da önemli bir yere sahiptir. Bu kapsamda gerçekleştirilen araştırmanın temel amacı; çalışan bireylerin işin anlamlılığına yönelik algısının hayatın anlamı üzerindeki etkisini incelemektedir. Bununla birlikte günümüz işletme yöneticileri her geçen gün çalışanlarına yönelik beklentilerini artırmakta, kendilerinden ekstra birşeyler vererek şirketlerinin ve işlerinin performanslarını artırmalarını arzu etmektedir. Böyle bir arzunun yerine gelebilmesi için öncelikle çalışanların işlerinde anlam bulmaları ve işlerini sahiplenmeleri gerektiği düşünülmektedir. Dolayısıyla araştırmanın diğer bir amacı çalışan bireylerin işin anlamlılığına yönelik algısının prososyal örgütsel davranış üzerindeki etisini incelemektir. Bu doğrultuda araştırma nicel yöntem çerçevesinde yürütülmüş ve veri toplama tekniği olarak anket kullanılmıştır. Araştırma evreni Düzce şehir merkezinde çalışanlar olarak belirlenmiş ve evrenin tamamına ulaşmanın zorluğu nedeniyle örnekleme yöntemine gidilmiştir. Araştırmanın örneklemini ise evrende yer alan 600 çalışan oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında ölçeklere yönelik açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri gerçekleştirilmiş, hipotezlerin test edilmesi noktasında çok değişkenli regresyon analizlerinde faylanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öncelikle prososyal örgütsel davranış ölçeğinin Türkçe diline uyarlanması sağlanmış ve ölçeğin rol tanımlı prososyal örgütsel davranış, prososyal örgütsel davranış ve bireysel prososyal davranış olmak üzere orjinaline uygun 3 boyut altında temsil edildiği tespit ve teyit edilmiştir. Hipotezleri test etmeye yönelik analiz sonuçlarına göre hayatta anlam varlığına pozitif yönde etki eden değişkenler anlamlı iş, tevazu ve iş ilişkileri şeklinde sıralanırken, hayatta anlam arayışına etki eden değişkenin işte anlam arayışı olduğu tespit edilmiştir. İşin anlamlılığı ile prososyal örgütsel davranışlar arasındaki ilişkiler ele alındığında anlamlı iş, tevazu ve iş ilişkilerinin rol tanımlı prososyal örgütsel davranışlara pozitif yönde etki eden önemli değişkenler olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde aynı değişkenlerin prososyal örgütsel davranışlara da pozitif yönde etki ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca işin anlamlılığını niteleyen tüm değişkenlerin (anlamlı iş, tevazu, iş ilişkileri, işte anlam arayışı) prososyal bireysel davranışı pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla işin anlamlılığının hayatın anlamı ve prososyal örgütsel davranışa etki ettiğine yönelik hipotezler teyit edilmiştir. Hakeza bireylerin hayatlarındaki anlam arayışlarında ve anlamı güçlendirme gayretlerinde yaptıkları işe yönelimlerinin önemli tahmin ediciler olduğu, bununla birlikte bahsi geçen değişkenlerin çalışanların prososyal örgütsel ve bireysel davranış gösterme eğilimlerine de yön verdikleri iddiası teyit edilmiştir.
Öğretmenlerin politik becerileri ile çatışma yönetimi stratejileri kullanımı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma öğretmenlerin çatışma yönetimi stratejileri ve politik beceri gösterme düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılmış ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın evreni 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili, Şahinbey ve Şehitkâmil merkez ilçelerinde, kamu ilkokul ve ortaokullarında görev yapan 4685 öğretmendir. Araştırmanın örnekleminde yer alan okullar, kümelerin yansız olarak seçildiği örnekleme türü olan basit seçkisiz küme örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi 397 öğretmenden oluşmaktadır. Nicel veriler, Kişisel Bilgi Formu, Politik Beceri Ölçeği ve Çatışma Yönetimi Stratejileri Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Nicel veriler SPSS kullanılarak analiz edilmiştir. Maddelerin birbirleriyle tutarlı olduğunu ölçmek amacıyla, Cronbach's Alfa katsayılarına bakılmıştır. Politik beceri ölçeğinin Cronbach's Alfa katsayısı .93 ve Çatışma Yönetimi Stratejileri Ölçeğinin Cronbach's Alfa katsayısı .83 olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin politik beceri davranışları ile Çatışma yönetimi stratejilerine yönelik algılarına ait verileri aritmetik ortalama va standart sapma yönünden analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkinin kuvveti ve yönünü belirlemek amacıyla regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin politik becerilerden en fazla samimi görünme en az ise ilişki ağı kurma; çatışma yönetim stratejilerinden ise en çok bütünleştirme stratejisini en az ise hükmetmeyi kullandıkları belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; samimi görünme; bütünleştirme ve uzlaşma stratejilerinin anlamlı bir yordayıcısıdır. Araştırma sonucunda ilişki ağı kurma; kaçınma, hükmetme ve uyma stratejilerinin anlamlı bir yordayıcısı olduğuna ulaşılmıştır. Araştırmada sosyal zekânın hükmetme stratejisinde; samimi görünmenin de uyma stratejilerinde anlamlı bir yordayıcısı olduğuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin bütünleştirme çatışma yönetim stratejisinin ve politik becerinin alt boyutlarından samimi görünmenin tercih edilmesi dikkate alınarak bu öğretmenlere samimi olmayı ve bütünleştirme yönetimiyle çatışmaya yaklaşım düzeylerini geliştirmeye dönük çalışmalar ve araştırmalar yapılmalıdır.
Rekabetçi davranışların oluşmasında örgütsel yeteneklerin etkileri: Türkiye'deki otel işletmelerine yönelik bir araştırma
Rekabet konusunda gündemde olan sorulardan birisi de işletmelerin bulundukları pazarda nasıl bir rekabet davranışı gösterdiğidir. Öte yandan, işletmelerin sahip oldukları belirli örgütsel yeteneklerin işletmelerin rekabetçi davranışlarında etkisinin olup olmadığı, varsa bu etkinin yönünün ne olduğu ve hangi örgütsel yeteneklerin ne tür rekabetçi davranışlara yol açtığı konusu gündeme gelmektedir. Bu tez çalışmasının temel amacı, ?Türkiye?deki otel işletmelerinin rekabetçi davranışlarının oluşmasında sahip oldukları belirli örgütsel yeteneklerinin rolünü ve etkilerini ortaya koymak? şeklinde belirlenmiştir. Konunun Türkiye?deki otel işletmeleri özelinde değerlendirilmesi araştırmanın özgünlüğü açısından önem arz etmektedir. Çalışmanın ana konsepti örgütsel yeteneklerin otel işletmelerinin rekabetçi davranışlarını açıklama durumunu tanımlamaktır. Bunun yanı sıra otel işletmelerinin rekabetteki davranışları ve örgütsel yeteneklerinin otel ve yönetici özelliklerine bağlı olarak farklılaşma durumları da analiz edilmiştir. Çalışmada niceliksel araştırma yöntemi kullanılmış; çalışma, ilişkisel ve tarama modeli ile yürütülmüştür. Çalışmanın evrenini Türkiye?deki 3, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmeleri oluşturmaktadır. Kotalı ve kümeleme örnekleme yöntemleri kullanılarak 324 otel işletmesi örneklem olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış, örneklem grubuna telefon ve yüz yüze görüşme ile anketler uygulanmıştır. Anket formları otel işletmelerinin orta ve üst kademe yöneticileri tarafından doldurulmuştur. Elde edilen anketler SPSS 20.00 istatistik programı aracılığı ile tanımlayıcı ve keşfe yönelik analizlere tabi tutulmuştur. Verilerin dağılım özellikleri, dikkate alınarak faktör modelinin kurulabileceği görülmüştür. Kurulan faktör modeli temelinde örgütsel yeteneklerin, rekabetçi davranışları açıklama durumu, çoklu regresyon analizleri ile analiz edilmiştir. Daha sonra t testi ve ANOVA testi kullanılarak otel ve yönetici özelliklerine göre rekabetçi davranışların ve örgütsel yeteneklerin farklılaşma durumları ortaya konulmuştur. Bu çalışma sonucunda ?Türkiye?deki otel işletmelerinin rekabet davranışlarının oluşmasında belirli örgütsel yeteneklerin etkisi vardır? savı bütünüyle doğrulanamamıştır. Çünkü bazı örgütsel yeteneklerin rekabetçi davranışları açıklamadığı anlaşılmıştır. Faktör modeli ve regresyon analizi sonuçları, yenilik yapabilme yeteneğinin otel işletmelerinin ?işbirlikçi? ve ?savunmacı? rekabetçi davranışlarını anlamlı şekilde açıkladığını; lojistik yeteneklerin ise ?tepkisel? rekabetçi davranışlarını açıkladığını göstermiştir. Öte yandan model kapsamındaki tüm yeteneklerin saldırgan rekabetçi davranışları açıklamadığı; öğrenme ve değişim yeteneklerinin de herhangi bir rekabetçi davranış özelliğini anlamlı bir şekilde açıklamadığı anlaşılmıştır. Son olarak otel işletmelerinin ve otel yöneticilerinin belirli özelliklerine bağlı olarak otel işletmelerinin rekabetçi davranışları ve örgütsel yeteneklerinin farklılaştığı anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rekabetçi Davranış, Örgütsel Yetenek, Türkiye, Otel İşletmeleri.
Üniversitelerdeki örgüt yapısının akademisyen davranışları üzerindeki etkisi
Bu çalışmanın amacı; üniversitelerdeki örgütsel yapının akademisyenler tarafından nasıl algıladığını belirlemek ve algılanan örgütsel yapıyla akademisyen davranışları arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Çalışmanın evrenini, yükseköğretim kurulu verilerine göre (2015-Aralık itibariyle) Türkiye'de 185 üniversite, örneklemini ise kuruluş yılı, statü (Devlet veya Vakıf) gibi kriterler dikkate alınarak kota örnekleme yöntemi ile seçilen toplamda 37 üniversitede oluşturmaktadır. Bu üniversitelerde görev yapan toplam 1242 akademisyenden elde edilen veriler üzerinde çalışılmıştır. Bu çalışmada, 12 farklı değişkeni ölçmek için farklı ölçekler kullanılmıştır. Çalışma verilerini analiz etmek ve alternatif modelleri sınayabilmek için ise, AMOS ve SPSS programları birlikte kullanılmıştır. Bu kapsamda elde edilen verilere, güvenilirlik, doğrulayıcı faktör analizleri ve gerekli istatistiksel testler (t-testi, Anova, Korelasyon, Regresyon ve Yapısal Eşitlik Modeli) uygulanarak sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerde normal dağılımın gözlenmesi durumunda değişkenler açısından ikili gruplar arasında anlamlı farklılık olup olmadığını tespit etmek için, Bağımsız Gruplar t‐ Testi tekniği kullanılmıştır. Normal dağılımın olmadığı hallerde ise parametrik olmayan testlerden Mann‐Whitney U testi kullanılmıştır. İkiden fazla gruplar için anlamlı farklılık olup olmadığını tespit etmek için ise ANOVA testi, yani tek yönlü varyans analizi, belirlenen farklılıkların hangi gruplardan kaynaklı olduğunu belirlemek için Scheffe Testi kullanılmıştır. Yine bu noktada da dağılımın normal olmadığı durumlarda Kruskal‐Wallis Testi, farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu tespit etmek için ise gruplar arasında ayrı ayrı Mann‐Whitney U testi kullanılmıştır. Ayrıca yapılan testler sonucunda anlamlı farklılığın olması halinde etki büyüklüğünü belirlemek için eta-kare (η2) ve Cohen d değerleri hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde ise korelasyon analizi kullanılmıştır. Sonuç değişkeni olarak belirlenen bireysel performans ve işten ayrılma niyetinin üzerinde diğer değişkenlerin yordayıcılıklarını belirlemek amacıyla regresyon analizi ve yol analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, cinsiyet, medeni hal, görev yapılan birim gibi bazı kişisel değişkenler açısından, araştırma kapsamında ele alınan değişkenlerde anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon ve regresyon analizi sonuçlarına göre; genel olarak akademik personelin kolaylaştırıcı yapıya ilişkin algısı arttıkça, kolektif yeterlik, birey-örgüt uyumu, örgütsel bağlılık ve işe duyulan ilgi gibi olumlu duygu, tutum ve davranışlara ilişkin algıları da artmaktadır. Buna karşın, engelleyici yapı arttıkça stres, sinizm, sessizlik ve tükenmişlik gibi olumsuz duygu, tutum ve davranışlara ilişkin algıları da artmaktadır. Ancak, engelleyici örgüt yapısının olumsuz değişkenler (stres ve tükenmişlik gibi) ile pozitif yönlü ilişkisinin, kolaylaştırıcı örgüt yapısının negatif yönlü ilişkisinden daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayalı olarak, akademisyenlerin olumlu duygu, tutum ve davranışlarının artırılabilmesi için örgüt yapısının kolaylaştırıcı olmasının gerekli olduğu ama yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.