Civil law

85 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Arabulucunun özel hukuktan doğan sorumluluğu

Bu çalışmanın amacı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile getirilen arabuluculuk süreci bakımından arabulucunun sorumluluğunun incelenmesidir. Arabulucunun sorumluluğunun belirlenmesi için tarafların arasındaki hukuki ilişkiler ele alınmıştır. Bu çerçevede, dava şartı arabuluculuk bakımından kanundan doğan, ihtiyari arabuluculuk bakımından ise tarafların aralarındaki uyuşmazlığı arabuluculuk yöntemiyle çözmeye karar vermeleri sonucunda ortaya çıkan arabuluculuk sözleşmesinin bir adi ortaklık türü teşkil eder. Buradan hareketle, tarafların arabuluculuk sürecini planlayıp yürütmesi ve yönetmesi için arabulucunun yetkilendirilmesi amacıyla yaptıkları arabulucu sözleşmesi ise Türk Borçlar Kanunu m. 630/1 uyarınca vekalet sözleşmesinin bir türünü oluşturur. Bu çalışmada arabulucunun arabulucu sözleşmesinin ihlali veya ifa etmemesi sonucu doğan sorumluluğunun yanında vekaletsiz işgörme, sebepsiz zenginleşme ve haksız fiilden doğan sorumluluğu İsviçre ve Alman öğreti ve uygulaması dikkate alınarak Türk hukuku bakımından irdelenmiştir. Ayrıca, arabulucunun arabulucu sözleşmesinden doğan sorumluluğu ile diğer sorumluluk halleri arasında sorumluluk taleplerinin yarışması da incelenmek suretiyle arabulucunun sorumluluğunun uygulama alanı ortaya konmaya çalışılmıştır.

Medeni hukuk
Ali Akın Metiner
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Medeni hukuk çerçevesinde Bezm-i Alem Vakıfları özelinde mazbut vakıflar

Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Osmanlı Devleti'nden itibaren devam edegelen pek çok mesele gibi vakıflar da çözüm bekleyen ve iktibas üzerine kurulu yeni hukuk sistemine uyarlanması gereken bir kurum olmuştur. Kanun Koyucu, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile yeni vakıf - eski vakıf şeklinde bir ayrım benimsemiştir. Buna göre 743 sayılı Kanun'dan sonra kurulacak yeni vakıflara ilişkin ayrı bir rejim belirlenmiş; Osmanlı döneminde kurulup varlığı devam eden eski vakıflar için ise farklı düzenlemelere yer verilmiştir. Eski vakıflar içerisindeki en büyük grup olan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare ve temsil edilen mazbut vakıflar, Türk hukukunda yaşanan geçiş sürecinden en çok etkilenen kurumlardan biri olmuştur. Zaman içerisinde devletin müdahalesiyle pek çok mazbut vakıf tasfiye edilmiş; vakıflara ait mallar, vakıf hukuku prensiplerine aykırı şekilde devletleştirilmiş ve elden çıkarılmıştır. Bütün bunlara rağmen mazbut vakıfların hala mevcudiyetini sürdürmesi ve mahkeme kararlarına konu olması, mazbut vakıflar konusunda bütüncül, kapsamlı ve mukayeseli bir çalışmayı gerektirmektedir. Nitekim bir mazbut vakıf olan Bezm-i Âlem Vakfı'nın, Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi ve Bezm-i Âlem Vakıf Hastanesi gibi iki büyük müessesenin kurucusu olduğu düşünüldüğünde; mazbut vakıfların idaresinin ve mal rejiminin önemi anlaşılabilmektedir. Bu çerçevede tezimizde, mazbut vakıflara ilişkin tarihi süreç ve mevcut hukuki düzenlemeler, Bezm-i Âlem Vakfı özelinde değerlendirilmiştir.

Bezm-i Alem VakfıKarşılaştırmalı hukukMedeni hukuk+3
Meryem Solmaz Bilici
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk medeni hukukuna göre zürri vakıflarda galle üzerinde hak sahipliği

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlüğüyle birlikte bu kanunun yürürlüğünden önce kurulan vakıflar ile sonra kurulan vakıflar ayrı hukuki düzenlemelere tabi tutulmuştur. Söz konusu kanunun yürürlüğünden sonra kurulan vakıflar yeni vakıf olarak tabir edilmiştir. Bu vakıfların hukuki esasları ilk olarak 743 sayılı Kanuna, bu kanunun ilgasından sonra ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleriyle birlikte 5737 sayılı Vakıflar Kanunu hükümlerine tabi tutulmuştur. 743 sayılı kanunun yürürlüğünden önce kurulan vakıflar eski vakıf olarak ifade edilmiş ve öncelikle 2762 sayılı Vakıflar Kanunu, bu kanunun ilgasından sonra ise 5737 sayılı Vakıflar Kanunu hükümlerine tabi tutulmuştur. Eski vakıflar, İslam/Osmanlı hukuk düzeninden Türk hukuk düzenine intikal etmiş vakıflar niteliğindedir. Zürri vakıflar, bu nitelikte bir eski vakıftır. Bu vakıflar 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'na göre mazbut ya da mülhak vakıf niteliğindedir. Zürri vakıflarda vakıf malvarlığının gallesi anlamına gelen geliri, vakfedenle kan bağı ilişkisi içinde olan birtakım kimselere şart koşulmaktadır. Bu kimselerin lehlerine şart koşulan galleden yararlanması ise Türk hukukunda dava açma şartına bağlanmıştır. Bu davaya uygulamada galleye müstehak vakıf evladiyetinin tespiti davası denmekle birlikte çalışmamızda bu dava galle üzerinde hak sahipliği davası olarak isimlendirilmiştir. Bu dava, çalışmamızda zürri vakıflar temelinde inceleme konusu yapılmıştır. Bu kapsamda çalışmamızın ilk temel araştırması zürri vakfın hukuki yapısı üzerinde olmuştur. Bu doğrultuda zürri vakıf kavramı, hukuki niteliği, kuruluşu ve unsurları bu vakıfların kaynağı olan İslam hukukuna görev incelenmiştir. Çalışmamızın ikinci ana araştırması vakfın gallesi ve Türk hukukunda bu galleden yararlanma şartları üzerinde yapılmıştır. Bu kapsamda ayrıca galleden yararlanma kapsamındaki vakfiye şartları değerlendirilmiş ve bu bağlamda vakfiyenin yorumu ele alınmıştır. Çalışmamız kapsamındaki son ana inceleme ise galle üzerinde hak sahipliği davası üzerinde yapılmıştır. Bu dava hukuki nitelik, konu, taraflar, deliller, esasa ilişkin inceleme, hüküm ve sonuçlar bakımından incelenmiştir.

Medeni hukuk
Şevval Tunç
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessAR

The impact of complex principles on financial matters on the Iraqi Civil Code

Islamic law is suitable for all time and places and continues to be appropriate. It contains large and flexible factors within Islamic law. There is no doubt that the Islamic world needs to apply the rules of Islamic law to life and to deal with fiqh. This makes it easier for judges to make their judgments easier, to make the provision based on the cases of the parties in the case of lawsuits easier and to ensure unity among the decisions of the judges in making judgments. This phenomenon can be fulfilled by observing the praise of mortals without being attached to any denomination by a delegation of scholars. This committee, with serious and persistent efforts to the law and the Quran is benefiting from the law to apply to the Qur'an and people will find answers to the problems. In this case, the sovereign system will remove the double title between religion and life, and give peace and peace to the hearts. To benefit from the different provisions of the jurisprudence, the power of the Muslims to add and expand their way. In addition, they are not deprived of the goods and life given to them by Allah. All of these are difficult and difficult to stay away from the provisions of the Muslims and the arbitration of all the easy to come up with easy provisions. In verse y In the Islamic geography where God and your enemies and their enemies are behind them and prepared as much power and war horses as you can for them to scare and deter what Allah knows lay (Enfal, 60) This should be observed to facilitate the lives of living Muslims. This situation makes Islamic law suitable for all time and places. One of these factors is the controversy of the provisions of the muctehid prisons based on the evidence. This century has witnessed a wide legalization movement in order to meet the needs of the century and the demands of the legal system in order that Islamic law dominates every aspect of life. In fact, the obligatory situation for legalization necessitates such mobility. We have dealt with this study in order to reveal the necessity of the legalization of the legal provisions. The contemporary Iraqi civil law has largely adopted the rules of jurisprudence, particularly in the areas of law, and enacted these rules as in Islamic law. As he took into account the conflict in the jurisprudence rules with this practice, he did not encounter any criticism or objection. The Iraqi civil code, number 40, which was adopted in 1951, received provisions from Islamic law in many areas. It was seen that the Iraqi civil code was influenced by the Mecelle-i Ahkam-i Adliyen. The civil code of Jordan, numbered 43, followed in 1976 by the Iraqi civil code. Later on, other Arab countries followed each other. For example, Sudan 1984, United Arab Emirates 1985, Palestine and Yemen enacted the law of civil treatment in 2012. We examined these principles in a legal and comparative study in terms of form and content. We have classified Fıkhi bases as scientific and objective. Thus, under one heading, we combined the bases to form a single subject. So that all of these bases can be grouped under a title such as contract theory. However, some pedestals fall under more than one subject. For example: kas Interpretation of Kalam and Te'wad "," Will and Expression İz, ve Fiction "," Istishab "," Damage "," Need ", Elimination of Distress and Distress", ve Loss of Damage "," Power of Saving on Someone's Property "," Damân rika, "Tevabî and İğtifâr", "Condition and Mani", "Zan and Tevehhüm am," Haram üm, T Telazüm "," Ijtihad "," Şer'i Siyaset î, "Müteferrika" as the base. We have already mentioned the fiscal rules in advance, as it rules the financial exchange and has created a set of rules and influenced civil law. In the light of these rules, the purchases are either in conformity with the law or they do not comply with the law as they are later emerged and are available. Through the rules, political goals, strategies, plans and programs are drawn and determined. The rules support shopping and financial structures, and the solutions, the problems that can occur in the best way to produce solutions in the light of Islamic law and it tries to resolve the boredom. In this context, we have mentioned the most important and useful rules and rules of law. However, we mentioned the history of the movement of law. We tried to reveal the law of Islamic law in the Islamic countries and the laws created as a result of this. On the other hand, we tried to examine the views and justifications of Islamic jurists who expressed positive and negative opinions about the law of Islamic law.

Sadradın Qader Sedeeq
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessAR

Satisfaction in electronic trade deals

The Internet is one of the most important innovations of the human mind in the field of informatics since the end last century, it removed the geographical boundaries between countries and helped transform the world into a small village. The Internet, like other inventions, and the means of communication did not come at once, but evolved from the military objective during the Cold War, until it reached use for civilian purposes, and then became used in trade, and the deal of electronic contracts. An electronic contract can be defined as an agreement in which positive acceptance of an open international telecommunications network converges by audiovisual means that create an interaction between the positive and the midwife. These means are not limited to the Internet and its various services, but include other electronic means of communication such as fax, telex, fax mail and telephone. The means by which the electronic contract takes place are among the most important characteristics that distinguish it from the oldish contract. Considering that this contract belongs to a group of telecommunical contracts held by electronic means without physical presence of the parties, their verification and fulfillment are done in special ways different from the oldish contract. And e-commerce was not previously known in Islamic jurisprudence, as it is a modern term began circulating in the late twentieth century, and economists defined by several definitions, and we chose in this definition as the definition of the chosen: "swap money for goods on the face of modern electronic means." The legitimacy of the electronic commercial contract and adaptation in Islamic jurisprudence show that the conditions considered in consensual commercial contracts and the rules of evidence in them and the possibility of commitment to deliver, which achieves freedom of contract and facilitation and assistance in this important area, and Islamic law has promised the possibility of writing a means of satisfaction in the contract. Making satisfaction in the contracts in general and the commercial contract in particular one of the most important characteristics of dealing between people, and contemporary jurisprudential research has authorized the legitimacy of the conclusion of the contract through the use of modern techniques, extrapolated from the Quran and the Sunnah, in the interest achieved. And to facilitate the dealers in the areas of trade in addition to taking the principle of positive and acceptance in contracts. The electronic contract is held by mutual consent and the existence of mutual consent depends on the convergence of the expression of two identical wills by a positive contract and acceptance of this affirmation by one of the methods of expression. Especially to express the will via the Internet in the electronic contract is the expression through e-mail and via the Web (Web) as well as through live chat with the viewer, and can use electronic data messages to express the will through these images in addition To some other way organized by general rules. E-positively differs in essence from the traditional positive only in the means used to express it, and the importance of distinguishing between the positive and the call to negotiate in determining whether it is possible to reverse the positive, since the association of the positive acceptance leads to the contract and the positive can not In the case of a call for negotiation, the advertiser has the right to revoke his advertisement even if it is accompanied by an acceptance, and there are conditions for the electronic affirmation, including that it must be clarified and directed to a specific person or persons and must be clear and specific enough. The general rules apply to e-affirmation as well as to e-acceptance in its regulation. There are special methods of e-acceptance that are consistent with the nature of online contracts. Including the technique of remote download and pressure on the icon for acceptance by filling the space provided in one of the expressions that express acceptance. Acceptance may be expressed explicitly or implicitly, and silence is considered admissible only in exceptional cases and this imposition is difficult to apply to contracts concluded over the Internet. The real council is the council in which the two contractors meet in one place and are in direct contact so that they hear each other directly without concern. The council in which a contractor is not present, and this is often the electronic contract board. Electronic payment means the payment of the sale price, service or information electronically through an open international network, the Internet. Thus, electronic payment is in accordance with the privacy of e-commerce and the requirements of theft therein: Bank cards (plastic card): Plastic and magnetic cards issued by banks to their customers to deal with them instead of carrying money. Electronic transfer: This method is the work of transferring a certain amount of the debtor account to the account of the creditor, and is responsible for the process, which is based on the management of the payment process, it may be a bank or a private body established for this purpose. Electronic banking Application: are traded through several forms, the most important of which are: telephone banking, electronic clearing services, banking and Internet banking. new electronic Application: It is images to meet and deal via the Internet, the most important system is the first virtual clutch, which is known as the clutch, and electronic Cheques, which is known as: Net checks. Key words: Islamic Law, Law, Provision, Opinions. Quantity: 141. Thesis Supervisor: Associate Professor. Mehmet Selim ASLAN

Idrees Ahmed Sulaıman Sulaıman
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessAR

حقوق الأقميات بين الفقو الإسلامي والقانون الع ا رقي د ا رسة مقارنة

Minority Rights is an important subject of scientific research and a great number of people do not have sufficient information about them. Islamic law gives many rights to non-Muslim minorities. However, most people do not know what rights these minorities can enjoy in the Islamic countries where they are based. The constitution and the laws follow the method of Islamic law. The human constitutions, laws and regulations in Islamic countries have given a wide place to the rights of non-Muslim minorities, but there are great differences between them and Islamic law. Although there are many scientific researches and analysis on issues that explain the rights of non-Muslim minorities in the market, this study is fundamentally different from all the studies in the market, because this study puts the rights of non-Muslim minorities in a comparative reading of the current humanitarian constitution, regulation and laws in Iraq. In addition, this comparative study reveals the major differences between the current Iraqi laws on minority rights and Islamic law. In addition, our study does not merely compare the two legal systems, but also deals with many important issues that must be addressed. This study consists of the preface, introduction, three chapters and one conclusion. In the Preface, the importance of the subject has been clearly pointed out, the problems of the subject, the difficulties that have risen during the study and the reasons for choosing this subject. In the introduction; the definition and the meaning of the right in accordance with the fiqh and applicable laws have been written about. The meaning of fiqh in dictionary and fukaha has been emphasized, as well as the meanings of the dictionary in terms of current laws and in use. Then the meaning of the concept of minority in the dictionary and term in fiqh and laws has been highlighted. In the first part, the concept of minority and its synonyms in the Qur'an and Hadith has been examined as well as the concept, definition and scope of minority in applicable laws. The second part is devoted to concrete examples of the treatment of minorities in Islamic law. These examples, Hz. Muhammad (saas), Hulefa-i Rashidin, the Companions and the treatment of minorities until the last centuries. In the second part, the minority rights in Islamic law and Iraqi laws has been examined in detail. In the third part, the views of the Islamic scholars on the rights of non-Muslim minorities have been examined. the views of the ulama on this issue according to 4 sects has been highlighted in detail. Comparison of minority rights in Islamic law and the laws in force in Iraq. This issue has been discussed in detail because of its importance. the rights granted to minorities in Islamic law has been chattered, how these rights are protected and in what ways they are different from the laws in force. Subsequently, how these rights were handled in Iraqi law. In this section, the superiority of Islamic law in the protection of human rights in general and in the protection and implementation of minority rights in particular, and the fact that no legal system in this respect can be compared to Islamic law have been tried to be revealed. In the conclusion part, trying to reveal the importance of this study has been attempted and it can be concluded as following; Contribution to this scientific research has been a great privilege and fortunate. Finally, during the course of my study, worthy to say, genuine support and assistance of my supervisor has been provided by Assoc. Dr. Selim ASLAN. It is also a responsibility and a debt of gratitude to thank everyone who has helped me throughout my work.

Hawand Mohsin Jasim
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessAR

التفريق القضائي في الفقو الإسلامي مقارنة بقانون الأحوال الشخصية الع ا رقية

There is no doubt that the subject of judicial separation is one of the important topics that needs to be discussed in the field of scientific research, the stability of marital life is one of the most important goals that Islam has been keen on, as the family is the first building block and the main pillar for building and sustaining society. Marriage is the only lawful method that God has permitted for reproduction, and the continuation of marital life. The Islamic law has laid down precise legislations for the permanence and continuation of the marital relationship. As marriage is a contract which stresses on perpetuation, the Islamic Sharia ordered both spouses to promote wellbeing, for the husband to treat his wife kindly, and for the wife to safe keep her husband's children and property in his absence. when contemplating the Sharia, one can see that it is comprehensive, encompassing all of an individual's needs and reflects any changes which may occur in an individual's life including any changes in a marital life, which could make the harm caused by its continuity outweigh the benefits gained by a divorce. In addition, it is known that the religion of Islam is compatible with the intuition and nature of mankind, thus considered and accounted for cases of disharmony and dispute that can occur between the spouses and lead to the impossibility of continuing the marriage. I began my research with an introduction and a preamble, and divided it into five chapters and a conclusion. Each chapter addresses several concepts, in the introduction I summarized the importance of this thesis in several points, the reasons behind choosing this topic for my thesis, the former studies conducted on the topic of judicial separation, and the methodology I have adopted to writing this thesis. The first section in the first chapter sheds light on the meaning of judicial separation, its legitimacy and conditions, the second section elaborates on the differences between judicial separation, divorce, annulment and abrogation. The second chapter, which contains four sections, discusses separation because of intentional harm, for example separation due to poor companionship or deprivation of the wife of expenses or lawful copulation, or separation due to the absence of the husband and any other intentional harm practiced by one of the spouses that could lead to their separation. The Third chapter discusses separation caused by unintentional harm for example the imprisonment of the husband, or for insolvency for expenses or dowry. The fourth chapter is dedicated to the reasons and the permissible faults for any of the spouses to request separation. The fifth chapter discusses separation due to apostasy or should any of the spouses convert to Islam, and the type of separation executed in the case of apostasy. The end of each chapter vi includes the legal texts according to the Iraqi law and a comparison between the legal texts and the Islamic law. In the conclusion, the thesis draws a conclusion based on the research conducted in this thesis. The conclusion is followed by the list of references that have been used in this thesis. This thesis is but a humble attempt to expand further on such an important topic and is the accumulation of research done over countless of hours. Should this thesis be deemed praise worthy then success a blessing awarded by God and should this thesis contain errors, I humbly take pride in learning from my errors as glory and perfection is an attribute of God alone. To conclude, after having delved into this broad field of study, I hope that it will be received well and would like to use this occasion to express my sincere gratitude and thanks to my highly esteemed Doctor, Muhammad Salim Aslan for his efforts and valuable instructions, which proved to be highly beneficial in the course of writing my thesis. I ask God Almighty to envelop him with his blessings and grant him the highest of rewards. I would also like to extend my utmost appreciation and respect to Doctor Hemin Balisani whose feedback and constructive notes shaped this thesis. My everlasting gratitude also goes to all the professors and teachers who provided me with their support to complete this thesis. Key words: Islamic Law, Divorsce, Judiciary, Judgment

Dıman Yousıf Alı Al Dawoudı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessAR

أحكام عقد النكاح صحة وبطلاناً في الشريعة الإسلامية مقارنة بقانون الأحوال الشخصية العراقي

The Marriage Contract is one of the most Sacred Contracts , that Allah Almighty has enacted, It is a Contract directly related to the Forbidden and its legitimacy of it, The marriage contract change the status of the people to the sanctity and to the lawful, If there is no divorce, the situation between them will change from lawful to illegal again. Therefore, Islam has taken special Care of it. The priority is of unparalleled importance, Where Allah described the marriage contract in his book as, by the heavy Charter, And as saying: This is a verse of holy Qur'an about marriage: ("وَإِنْ أَرَدتُّمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَّكَانَ زَوْجٍ وَآتَيْتُمْ إِحْدَاهُنَّ قِنطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْئًا أَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَانًا وَإِثْمًا مُّبِينًا*وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ أَفْضَىٰ بَعْضُكُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ وَأَخَذْنَ مِنكُم مِّيثَاقًا غَلِيظًا ) "[النساء،4/19]. Therefore, Islam took care of everything that guarantees the continuation of the marriage contract. It guarantees the preservation of that bond and gave it its right, Islam has embarked on an integrated system of laws and provisions to ensure this and to save it, upon on this, I found for the marriage contract a set of conditions and pillars without which the marriage contract cannot be performed without it. In fact, marriage is the greatest pillar of human civilization, It is the only way to ensure the permanence of humanity, It is the unique system that sustains the human race. Marriage is the greatest way to protect society from moral and psychological aberrations. That is why the jurists have agreed in their different doctrines, setting the marriage contract in which the family creates pillars and conditions of its own, including what they agreed upon and others that they disagreed about. This in turn, affected various Arab legislations, given that every piece of legislation has been adopted. I started my research with an introduction and language. Then what are the accusation in the terminology of Iraqi jurists and law, and also mentioned correct-related and invalid terms and the distinction between the terms, After the Introduction , there are four chapters , and the first chapter is devoted to the pillars and conditions of the marriage contract and their effect on correct and invalidity. Including three sections, I talked in the first Section, the pillars of the marriage contract and in the Second section the conditions of the marriage contract, As for the third, it mentioned upon the destroyed of conditions and their effect on the correct and invalidity of the contract, In the Second chapter, which contains two requirements, I talked about the legal effects of correct and invalidity, And the second require, mentioned about the effects of the nullity of the contract, And the third chapter, where the mentioned effects on the invalidity of the marriage contract were mentioned, It included three demands: I mentioned in the first forever the forbidden between the spouses, The second is to differentiate the couple, The third limit is in the case of the couple's knowledge of the invalidity of the marriage. The fourth and final chapter came in which the material implications of the nullity of the marriage contract were discussed. I included this chapter to three sections, the first talked about the ruling on dowry in false marriage, and in the second I talked about censure with money, and the third legal penalties, At the end of each chapter, I wrote the legal texts in Iraqi law, And compare these legal texts with Sharia law and Islamic law. At the end of the research , I summarized for the most, important findings in the message I reached, Through writing this thesis, with the research conclusion concluded by mentioning the sources and references that I used in my writing, the human being, no matter how much effort and effort is devoted to works, is not away shortcomings and mistake, If I'm correct this is from God Almighty, and if I'm mistake , then I have the honor to try and learn. and finally after I have made it easy in this broad field, I hope that it will be accepted and appreciated. As I put the finishing divided it into four chapters and a conclusion, and each chapter contains several sections. In the introduction, I briefly talked about the importance of study and the reasons for writing this research, and previous studies on the subject of the provisions of the marriage contract, and talked about the approach that I took in writing this research, And I mentioned in the preface what is the Contract correct and nullity in terms of at the end in this study, I would like to thanks and gratitude , after my thanks to Allah Almighty, and thank for Professor Dr. Muhammad Salim ASLAN, who preferred to supervise this thesis. i wish the best for him, and happy , Allah bless him, It is appreciated and I have great respect for his valuable efforts and guidance, which have benefited me a lot in writing my research, so may Allah reward him , all the best, and bless him, And make benefit for Muslims. I would mention my thanks and appreciation to Dr. Hemin Al-balisani, who presented me Allah his observations and directives, so may Allah reward him the best, I would like to register my thanks and gratitude, to all the professors and teachers who assisted me and assisted me in accomplishing this work. Keywords: Islamic Jurisprudence ,Marriage, Marriage Contract عقد الزواج من أقدس العقود التي شرعها الله سبحانه وتعالى، فهو عقد متعلق بشكل مباشر بحرمة الفرج واستحلالها، فعقد النكاح يقلب حال المتعاقدين وأهليهم من الحرمة إلى الحل فور إتمامه، كما أنه إذا ما تم الطلاق بينهما انقلب الحال بينهما من الحل إلى الحرمة مرة آخرى، لذلك فقد عني الإسلام به عنايةً خاصّة، وأولاه أهميّة مقطوعة النظير، حيث وصف الله عقد الزواج في كتابه بالميثاق الغليظ، وذلك بقوله: "وَإِنْ أَرَدتُّمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَّكَانَ زَوْجٍ وَآتَيْتُمْ إِحْدَاهُنَّ قِنطَارًا فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْئًا أَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَانًا وَإِثْمًا مُّبِينًا*وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ أَفْضَىٰ بَعْضُكُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ وَأَخَذْنَ مِنكُم مِّيثَاقًا غَلِيظًا"[النساء،4/19]، ولكل ذلك راعى الإسلام كل ما يضمن استمراريّة عقد الزواج، وتكفل بحفظ تلك الرابطة وأعطاها حقها، وقد شرع الإسلام منظومةً متكاملة من القوانين والأحكام لضمان ذلك، وبناءً على هذا فقد وجدت لعقد الزواج مجموعة من الشروط والأركان التي لا يصح إجراء عقد الزواج بدونها، إن الزواج في الحقيقة يعد أعظم أركان التمدن الإنساني، وهو السبيل الوحيد لضمان دوام الإنسانية، وهو النظام الفريد القادر على بقاء النوع البشري، فالزواج هو أعظم وسيلة لحماية المجتمعات من الانحرافات الأخلاقية والنفسية، ولهذا فقد خاض فيها الفقهاء بمختلف مذاهبهم واضعين لعقد الزواج الذي تنشأ به الأسرة أركاناً و شروطاً خاصة به منها ما اتفقوا عليها وأخرى إختلفوا فيها، وهذا الذي أثر بدوره على مختلف التشريعات العربية باعتبار أن كل تشريع أخذ بمذهب ما، وقد بدأت بحثي بمقدمة وتمهيد، وقسمته إلى أربعة فصول وخاتمة، وكل فصل يحتوي على عدة مطالب، ففي المقدمة تحدثت بإختصار عن أهمية البحث وأسباب اختياري لهذا البحث، والدراسات السابقة عن موضوع أحكام عقد الزواج، وتحدثت عن المنهج الذي اتبعته في كتابة هذا البحث، وذكرت في التمهيد ماهية العقد والصحة والبطلان من الناحية اللغوية، ثم ماهيتهم في اصطلاح الفقهاء والقانون العراقي، وذكرت أيضاً الألفاظ ذات الصلة بالصحة والبطلان والتفريق بين الألفاظ، وبعد التمهيد يأتي أربعة فصول فخصصت الفصل الأول منها بأركان وشروط عقد النكاح وأثرهما في الصحة والبطلان، في ضمنها ثلاث مطالب، تحدثت في الأول عن أركان عقد النكاح وفي المطلب الثاني عن شروط عقد النكاح، وأما الثالث فتطرقت فيه إلى إنتفاء الأركان والشروط وأثرهما في صحة وبطلان العقد، وفي الفصل الثاني الذي يحتوي مطلبين تحدثت فيه عن الآثار الشرعية المترتبة على الصحة والبطلان، وخصصت المطلب الأول بالحديث عن الآثار المترتبة على صحة العقد، والمطلب الثاني تكلمت فيه عن الآثار المترتبة على بطلان العقد، والفصل الثالث فتطرقت فيه عن الآثار العقابية على بطلان عقد النكاح، فتضمنت ثلاثة مطالب، فتكلمت في الأول عن الحرمة المؤبدة بين الزوجين، الثاني عن التفريق بين الزوجين، والثالث عن التعزير والحد في حالة علم الزوجين ببطلان النكاح. وجاء الفصل الرابع والأخير فقد تكلمت فيه عن الآثار المادية المترتبة على بطلان عقد النكاح، فتضمن هذا الفصل ثلاثة مطالب، الأول تكلمت فيه عن حكم المهر في النكاح الباطل، وفي الثاني تكلمت عن التعزير بالمال، والثالث عن العقوبات القانونية، وفي نهاية كل فصل كتبت النصوص القانونية الخاصة به في القانون العراقي، وقارنت بين هذه النصوص القانونية وأحكام الشريعة، وجعلت في آخر البحث خلاصة أهم ما جاء في الرسالة وما توصل إليه من نتائج. مع ختم البحث بذكر المصادر والمراجع التي استخدمتها في كتابتي، فإن الإنسان مهما بذل من جهود ومهما ابدع من أعمال فإنها لا تخلو من النواقص، فإن وفقت فمن الله تعالى وإن أخطأت فإنه مني فلي شرف المحاولة والتعلم، فالكمال لله وحده، وأخيراً بعد أن تقدمت باليسير في هذا المجال الواسع آمل أن ينال القبول والإستحسان، لا يسعني وأنا أضع اللمسات الأخيرة في هذه الدراسة إلا أن أتقدم بخالص شكري وامتناني بعد شكر الله تعالى إلى فضيلة الأستاذ الدكتور محمد سليم أصلان الذي تفضل بالإشراف على هذه الرسالة، فله مني كل الشكر والتقدير والاحترام لمجهوداته وإرشاداته القيمة الذي أفادني كثيراً في كتابة بحثي، فجزاه الله عني كل خير، وأطال في عمره، وبارك فيه، وجعله ذخراً للمسلمين، كما يطيب لي أن أتقدم بعبارات الشكر إلى الدكتور الكريم هيمن باليساني الذي لم يبخل علي بملاحظاته وتوجيهاته، فجزاه الله عني كل خير، ولايفوتني أن أسجل شكري وامتناني إلى أهلي وأصدقائي وجميع الأساتذة والمدرسين الذين قاموا لي يد العون والمساعدة من أجل إنجاز عملي هذا. الكلمات المفتاحية: الفقه الإسلامي، النكاح، عقد الزواج، الصحة ، البطلان.

Nasreen Nuro Qader
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Viyana Satım Sözleşmesi (CİSG), Arnavutluk Cumhuriyeti Medeni Kanunu ve Kosova Cumhuriyeti Borçlar Kanunu'na göre satıcının malı teslim borcu

Bu çalışmanın amacı Viyana Satım Sözleşmesi, Arnavutluk Cumhuriyeti Medeni Kanunu ve Kosova Cumhuriyeti Borçlar Kanunu'na göre, karşılaştırmalı olarak satıcının malı teslim borcunun belirlenmesidir. Satıcının malı teslim borcuna geçilmeden önce, teslim kavramı incelenmeye çalışılmıştır. Viyana Satım Sözleşmesi'nde teslim kavramı hakkında bir tanım bulunmamaktadır fakat teslimin nerede ne zaman ve ne şekilde olacağı hakkında bilgiler mevcuttur. Çalışmanın devamında, malın teslim yerinin belirlenmesi ele alınmaktadır. Viyana Satım Sözleşmesi'ne göre satıcı, malları alıcıya teslim etmek, mallara ilişkin belgeleri alıcıya vermek ve malların mülkiyetini alıcıya geçirmekle yükümlüdür. Ancak, bu borçlardan sadece sözleşmede taraflarca aksinin kararlaştırılmadığı veya herhangi bir düzenleme bulunmadığı zaman bahsetmek mümkündür. Çünkü Viyana Satım Sözleşmesi'nde satıcının malı teslim borcuna ilişkin hükümleri tamamlayıcı hukuk kuralı olarak nitelendirilmektedir. Satıcının malı teslim borcu açısından ise CISG, ACMK ve KCBK büyük ölçüde paralellik göstermektedir.

ArnavutlukArnavutluk hukukuBorçlar Kanunu+7
Fatmira Mulaj
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Boşanmada evcil hayvanların velayeti

Geçmiş zamanlardan günümüze kadar, tabiatta yaşayan bütün canlı varlıkların devamlı olarak bir ilişki içerisinde bulundukları bilinmektedir. Tarih boyunca hayvanlar, insanlar için farklı anlamlar kazanmıştır. Hayvanlar, insanlar için kimi zaman dost veya arkadaş gibi rollerdeyken zaman zaman da inanç sistemi içerisinde yer aldıkları belirlenmiştir. Modern çağ olarak bilinen günümüzde insanlar tarafından evcil hayvan sahiplenme oranı gün geçtikçe artmaktadır. Evcil hayvanın sahiplenilmesi; insanların hayatında sosyal, psikoljik ve duygusal açıdan farklı rollere sahiptir. Günümüzde insanları tedavi etmek amacıyla hayvanların kullanımı, hastalarda depresyonun azaltılması, motivasyonun arttırılması ve iletişimi sağlamak gibi birçok faktör evcil hayvanları, insanların yaşamlarının önemli parçası haline getirmiştir. Aynı zamanda hem günümüz bireyler arası ilişki anlayışının değişmesi hem de teknolojinin gelişmesi ve bunun sonucu olarak insanların daha içedönük bir yaşamı tercih etmeleri, insanların evcil hayvanları daha çok sahiplenmesine veya var olan evcil hayvanlarına daha çok bağlanmalarına neden olmuştur. Evcil hayvanın çiftler tarafından evlat edinilmesi ve daha sonrasında boşanma durumu ile karşılaşıldığı zaman evcil hayvanın velayetinin kimde kalacağı dünya genelinde oldukça sık tartışılan bir sorundur. Boşanan çifler arasında yaşanan sorunlar ve huzurlu ortamın bozulması çocukları etkilediği gibi, evcil hayvanları da etkilemektedir. Boşanma sürecinde evcil hayvanların bakımının kimin üstleneceği anlaşmazlıklara neden olduğundan boşanma davası uzayabilmektedir. Bu çalışmada, evcil hayvan sahipliğinin istatiksel görülme sıklığına değinmekle birlikte, insanların evcil hayvanlara olan ihtiyacını, evcil hayvanlardaki sahiplik ve mülkiyyet hakları ele alınacaktır. Hayvan türleri içinde belirli hayvanların sahipleri arasındaki telafisi mümkün olmayan ayrılık acısı üzerine evcil hayvanlarla ilgili zımni temas ve ikamet haklarına karar verirken mahkemler tarafından kullanılan kriterler ana hatlarıyla belirtilmekte ve vurgulanmaktadır. Böylece hem mevcut yasadaki eksiklikler hem de bu eksikliklerin giderilmesinin olası yolları irdelenmekte ve öneriler hedeflenmektedir. Anahtar kelimeler: boşanma, evcil hayvan velayeti, boşanmada evcil hayvan, evcil hayvanların korunması

BoşanmaMedeni hukukOrtak velayet
Elmira Mammadli
İstanbul University-Cerrahpaşa · Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Roma sözleşmeler hukuku'nda kusur

Roma sözleşmeler hukukunda kusur kavramını detaylı olarak incelemeyi amaçlayan bu çalışmanın ilk bölümünde Roma hukukunda sözleşmeden doğan sorumlulukta kusur kavramının açıklanmıştır. Roma İmparatorluğu'nun hukukla alakalı tarihi sürecinde önemli bir rol oynayan kusursuz sorumlulukta bu bölümde incelenmiştir. Kusursuz sorumluluğun bir türü olarak kabul edilen custodia sorumluluğu ve kusur sorumluluğunun türleri olan diligentia, dolus, omnis culpa ve utilitas (fayda prensibi) kavramları açıklanarak metodolojik açıdan Roma hukukunda kusur kavramı incelenmiştir. Bu bölümün temel amacı Roma hukuk sisteminde kusurun ve buna bağlı olarak değişkenlik gösteren hükümlerin metin tenkit yöntemiyle açıklanmasıdır. Kusurun, Roma sözleşmeler hukuku açısından incelenmesi üzerine yoğunlaşılan ikinci bölümde Roma hukukundaki farklı sözleşme türlerini analizci bir yöntemle açıklamaktadır. Akitleri sözlü, yazılı, aynî, rızai, isimsiz sözleşmeler ve pactumlar çerçevesinde değerlendiren bu bölümde, her sözleşme türü detaylı bir şekilde açıklanmış ve kusur unsurunun bu sözleşmeler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Türk hukukunda yer alan kusur ve sorumluluk kavramları betimleyici bir yöntemle açıklanmaya çalışılmıştır. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde yapılan bu açıklamalarda sorumluluğun kurucu unsuru olarak kusur, kast ve ihmal kavramlarının açıklanmasıyla detaylı olarak incelenmiştir. Bu bölümün temel amacı sözleşmeden doğan sorumlulukta kusurun önemini belirlemektir.

Alman hukukuBorçlar hukukuMedeni hukuk
Betül Yakar
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Klasik Dönem Roma hukukunda paylı mülkiyet

Bir hukuki kavramın eksiksiz anlaşılabilmesi ancak doğuşunun, gelişiminin ve genel olarak günümüz hukuk düzenine ne şekilde ulaştığının irdelenmesiyle mümkün olabilir. Bu kapsamda çalışma, Roma hukukunda paylı mülkiyet kavramının temellerinin ortaya konulmasını, Roma hukukunun Klasik Hukuk Dönemi'nde paylı mülkiyete ilişkin kurallarının irdelenmesini, neticede çağdaş hukukumuzun konuya bakış açısına benzeyen ve ondan farklılaşan yönlerinin tespit edilmesini hedeflemektedir. Çalışmanın birinci bölümünde Roma hukukunda paylı mülkiyet (communio) kavramı ve paylı mülkiyetin Roma hukukundaki gelişimi incelenmektedir. İkinci bölümde, Roma hukukunda paylı mülkiyetin ortaya çıktığı haller ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde Roma hukukunda paylı mülkiyette paydaşlar arası ilişkiler, paydaşların yetkileri ve yükümlülükleri açıklanmaktadır. Son olarak, çalışmanın dördüncü bölümünde, actio communi dividundo incelenmektedir.

Eşya hukukuHukuk tarihiMedeni hukuk+1
Setenay Baytemir
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Engellilerin yasa önünde eşit tanınma hakkı çerçevesinde vesayet hükümlerinin değerlendirilmesi

Türk Medeni Hukukuna göre, vesayet kurumu; kanunda sayılmış sebeplerden herhangi biri nedeniyle kısıtlanarak hukuki işlem ehliyetinden yoksun kalmış "korunmaya ve yardıma muhtaç olan" kişileri korumak amacıyla düzenlemiştir. Bu bakış açısı; engelli bireylerin, merhamet ya da şefkat uyandıran ve yetersizliklerini telafi etmek için toplumsal korumaya ve desteğe ihtiyacı olan bağımlı bireyler olarak algılanmasının sonucudur. Engelli bireylerin, insan haklarının yasal özneleri olmaktan ziyade, çoğunlukla birer hasta ya da bakım nesnesi olarak görülmesi çağımızın çok gerisinde kalmıştır. İrademizin yasalar önünde geçerliliğinin olması; kendi yaşamımızı kontrol edebilmemizi ve diğer bireylerle birlikte sosyal yaşama dâhil olabilmemizi sağlayan en temel araçlardan biridir. BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme; engellilere dair bir paradigma değişikliği simgelemektedir. Bu sözleşme ile birlikte, engelli bireyler hayırseverliğin, sosyal korumanın nesneleri değil, toplumun aktif mensupları olan, haklarını arayabilen ve özgürce karar alabilen haklarla donatılmış özneler olarak tanınmışlardır. Engelli bireylerin insanlık onuruna saygı gösterilmesi ve kendi kararlarını alabilmelerine dair bireysel özerkliklerinin ve özgürlüklerinin tanınması sözleşmenin temel prensiplerindendir. Sözleşmenin 12. maddesi engelli bireylerin yasa önünde eşit tanınmaları konusunu düzenlemektedir. Madde; Taraf Devletleri "engellilerin hukuki ehliyetlerini kullanırken gereksinim duyabilecekleri desteği alabilmeleri için uygun tedbirleri" almakla ve "hukuki ehliyetinin kullanılmasına ilişkin tüm tedbirlerin, uluslararası insan hakları hukukuna uygun şekilde istismarı önleyici uygun ve etkili güvenceler sağlamasını garanti etmekle" yükümlü kılmıştır. Taraf Devletlerin hukuki ehliyet konusunda neler yapması gerektiğini açıklayan Sözleşmenin 12 nci maddesinin incelenmesi ve taraf devletlerden biri olarak Türkiye açısından da değerlendirilmesi çok önemlidir. Anahtar Kelimeler: Vesayet, Yasa Önünde Eşit Tanınma, Hukuki Ehliyet

Engelli haklarıEngelli haklarıEngelli kişiler+7
Leyla Ağca Demiray
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk yargılama hukukunda maddi gerçeğin araştırılması

Bu çalışmada temel alınan düşünce, yargılama sonunda adil bir sonucun ortaya çıkması için uyuşmazlık konusu olayların maddi gerçeğe uygun olarak ele alınması gerekliliğinin vurgulanmasıdır. Bunun için öncelikle yargılama kavramının çeşitli yönleriyle açıklanması gerekir. Yargılama etimolojik kökeni itibariyle bir değer atfetme eylemidir. İnsanlar kişileri, eylemleri ve hatta nesneleri bazı değerler üzerinden anlamlandırmaya çalışırlar. Yargılama, ihlal eylemini gerçekleştiren kişinin hukuk normları bakımından değerlendirilmesidir. Sosyolojik açıdan yargılama ise haksızlığın cezalandırma yoluyla giderilmesidir. Bu tanım yargılamanın amacı sorununa yakından bakmayı gerekli kılar. Yargılamanın amaçları arasında gösterilen maddi gerçeğe ulaşma, adalete ulaşma amacına hizmet etmesi yönüyle önemlidir. Yargılama hukukunda maddi gerçek, geçmişte yaşanmış bir olayın deliller vasıtasıyla hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde mahkeme önüne getirilmiş hali olarak tanımlanabilir. Yargı ayrılığı rejiminin uygulandığı ülkemizde farklı yargılama kollarında yer alan farklı usul kuralları nedeniyle maddi gerçeğe ulaşma noktasında bazı sorunlar yaşanmaktadır. Özellikle medeni yargılama usulüne hâkim olan ilkeler nedeniyle yargılamanın maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet etmediği söylenebilir. Bu durum çalışmamızda tüm yargılama kollarına hâkim olan ilkelerin mukayeseli şekilde incelenmesi ve bazı yüksek mahkeme kararlarının değerlendirilmesi yoluyla ele alınmıştır. Anahtar kelimeler: maddi gerçek, yargılama, yargılamanın amacı, hak, yargılamaya hâkim olan ilkeler

GerçeklikHak aramaKamu hukuku+5
İsmail Özden
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma

bu çalışmada 4721 sayılı türk medeni kanunu 166.maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma incelenmiştir. birinci bölümde boşanma genel olarak ele alınmış ikinci bölümde ise özel boşanma sebepleri ve evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma, anlaşmalı boşanma ve fiili ayrılık nedeniyle boşanma kurumu düzenlenmiştir.

BoşanmaEvli çiftlerEvlilik+4
Makbule Tuğçe Özden
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şer'i Hukuktan Medeni Hukuka evlilik: Çorum örneği (1840-1930)

Bu çalışmada, Eski Türklerde evlilik hukuku hakkında bilgi verildikten sonra Tanzimat, II. Abdülhamid, İttihat ve Terakki dönemleri evlilik hukuku üzerinde durulmuştur. Cumhuriyet Dönemi Medeni Kanunu ve Çorum'daki uygulamaları incelenmiştir. Konu esas itibariyle iki ana başlıktan oluşturulmuştur. Birinci bölümde Tanzimat'tan Cumhuriyete kadar olan dönemde evlilik hukuku incelenmiştir. İkinci bölümde ise Medeni Kanun ve Çorum uygulaması üzerinde durulmuştur. Konumuzu Çorum Şer'iye sicillerinden, 1917 Aile nizamnamesinden ve 18401930 Çorum Evlenme Sicil Defterlerinden faydalanarak ortaya koymaya çalıştık. Bununla birlikte çalışmalarımızda diğer ikinci el kaynaklardan da yararlanılmıştır. Anahtar Kavramlar: Evlilik Hukuku, Medeni Kanun, Çorum Evlenme Sicil Defterleri,Nikah

DefterlerMedeni KanunMedeni hukuk+6
Şuayip İbiş
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim hukukunda çocuğun dijital haklarının sosyal medyada korunması

Teknolojik gelişmelerin artmasıyla birlikte bilişim sistemlerinin kullanımı yaygınlaşmıştır. Sosyal medya kullanımı da artmaya başladıkça iletişim ve paylaşım biçimleri ağırlıklı olarak dijital ortamda gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Kullanıcılar fotoğraf, video, ses ve metin paylaşımı gerçekleştirirken başka kişilerin kişilik hakkı veya kişisel verileri zedelenebilmektedir. Bu bağlamda çocuklar da tehlike altındadır. Zira çocuklar üçüncü kişilerden gelen siber zorbalık ve istismar gibi tehlikelere maruz kalabilmektedir. Ebeveynler de çocuklarının kişisel verilerini sosyal medyada paylaşarak paylaşım ebeveynliği gerçekleştirmektedirler. Bu gerekçelerle çocukların sosyal medyada korunma gereksinimi olduğu açıktır. Çocukların kişilik haklarının korunabilmesi açısından Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen koruyucu davalar bulunmaktadır. Bununla birlikte "Kişisel Verilerin Korunması Kanunu" bağlamında korumaya başvurulması da mümkündür. 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" ile öngörülen düzenlemelere başvurulması da mümkün bulunmaktadır. Avrupa Birliği hukukunda "Genel Veri Koruma Tüzüğü" (GDPR) uyarınca çocukların kişisel verileri korunmaktadır. İngiltere'de yürürlükte olan "Veri Koruma Tüzüğü" ile koruma sağlanırken Almanya'da "Federal Veri Koruma Tüzüğü" yürürlüktedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise "Çocukların Çevrimiçi Platformlarda Mahremiyetinin Korunmasına İlişkin Kanun" kabul edilmiştir. Bu çalışmada çocukların dijital hakları kapsamında kişilik hakları ile kişisel verilerinin sosyal medyada korunmasının yolları Türk hukukunda ve mukayeseli hukukta incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çocuk Hakları, Sosyal Medya, Sosyal Medya Hukuku, Dijital Hak, Çocuğun Mahremiyeit, Çocuğun Kişilik Hakkı, Çocuğun Kişisel Verileri, Paylaşım Ebeveynliği, Siber Zorbalık.

Aile hukukuAlman hukukuAmerikan hukuku+4
Alara Naz Göney
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Muris muvazaası

Bu çalışmanın konusunu muris muvazaası oluşturmaktadır. Muris, miras bırakan kişi olarak tanımlanmaktadır. Çalışmanın içeriğinde mirasçıların Medeni Hukuk kapsamında hangi haklarının olduğu ve bu haklarının ihlali halinde hangi yollara başvurabilecekleri ele alınmıştır.

Borçlar hukukuMedeni hukukMiras+3
Mehmet Ender Erenler
Antalya Bilim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hukukunda alacaklının açtığı ortaklığın giderilmesi davası

Çalışmamız kapsamında, birlikte mülkiyet ilişkisinin çoğu zaman kaçınılmaz bir sonucu olan ortaklığın giderilmesi davası ve İİK m. 121 yetkisine dayanan, paydaşların açtığı ortaklığın giderilmesinden farklı olarak kendine özgü özel dava şartları bulunan ve esas amacı alacaklının alacağını tahsil imkânı sağlayan "alacaklının açtığı ortaklığın giderilmesi" davası incelenmeye çalışılmış, Türk Hukuk Siteminde malikin mülk üzerindeki mutlak tasarruf yetkisini sınırlandıran bu özel durumun kendine özgü usulî farklılıklarına değinilmiş, bu davaya özel dava şartları ayrı başlıklar altında irdelenmiştir. Çalışmamızla alakalı olarak öğretide ileri sürülen farklı görüşlerin yanında yüksek yargı içtihatlarına genişçe yer verilmiş, önemli sayılan hususların hemen ardından konuyla alakalı Yargıtay Kararları, karar künyesiyle birlikte sunulmuş, uygulamada sıkça yapılan hatalara ışık tutulmaya çalışılmıştır. Ortaklığın giderilmesi davasına özgü tarafların davada hem davacı hem de davalı konumunda bulunmasının klasik hukuk davalarından farklı olarak yargılama giderlerinin paylaştırılmasına yansımasındaki hukuk mantığına ışık tutulmaya çalışılmıştır.

AlacaklıDavalarMedeni hukuk+6
Ömer Yavuz Şahin
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketici hukukunda dijital içerik ve hizmetlerde sözleşmeye uygunluk

Yazılımlardan dijital video mecralarına, elektronik kitaplardan bilgisayar oyunlarına kadar birçok çeşidi olan dijital içerik ve hizmetler, yaygın bir şekilde tüketici işlemlerinin konusunu oluşturmaktadır. Söz konusu işlemlerde, sözleşme hukukuna dair karşılaşılabilecek problemlerden biri, ifanın konusuyla ilişkili tüm hususlarda tam ve doğru bir ifayı gerçekleştirme yükümlülüğü anlamına gelen sözleşmeye uygunluk hâlini ilgilendirmektedir. Dijital içerik ve hizmetler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da normatif olarak mal kategorisinde değerlendirilmektedir (TKHK m. 3/h). Türk Hukukundaki tüketiciyi koruyan düzenlemelerde doğrudan bir karşılığı bulunmamakla birlikte sözleşmeye uygunluğun ayıptan ari ifa hâliyle özdeşleştirilmesi mümkündür. Yani dijital içerik ve hizmetlerde sözleşmeye uygunluk, TKHK'deki ayıplı mallara ilişkin hükümlere tabidir. Ancak bu hükümler, genellikle sofistike özellikler taşıyan dijital içerik ve hizmetlerin konu edildiği sözleşme ilişkilerinde tüketici menfaatlerini korumakta yetersiz kalmaktadır. Mesela Kanun'da öngörülen lüzumlu vasıf kriterleri, dijital içerik ve hizmetler için oldukça soyuttur. Yine ayıplı mal hükümlerinin, bulut bilişim hizmetlerindeki gibi sürekli edimle temin edilen dijital içerik ve hizmetlere uygulanmasında çeşitli problemler doğabilir. Ayrıca 99/44 sayılı mehaz Direktif'te sözleşmeye uygunluk kavramına yer verilmesine rağmen TKHK'de ayıp kavramına başvurulması, ayıbın kapsamına ilişkin TBK'daki tartışmaların TKHK'ye taşınmasına yol açmıştır. Anılan problemlerin çözümü amacıyla oluşturulmuş bir yargı içtihadına rastlanmamıştır. Parasal sınır nedeniyle temyiz yoluna başvurmanın genellikle mümkün olmadığı tüketici uyuşmazlıkları için bu tür bir içtihadın oluşmasını beklemek de gerçekçi görünmemektedir. Öyleyse Türk Hukuku için bu konuda bir reform ihtiyacı doğmuştur. Gerçekleştirilecek reformda, bir dünya standardı hâline gelmesi muhtemel olan AB ve Alman Hukuku düzenlemeleri model alınabilir. Konuya ilişkin Avrupa Birliği 2019/770 sayılı Dijital İçerik Direktifi ile Alman Medeni Kanunu (BGB) § 327 vd. hükümlerinde, dijital içerik ve hizmetlerin sofistike özellikleri dikkate alınarak tüketicinin dijital dünyadaki menfaatlerinin korunmasına hizmet eden bir anlayış benimsenmiştir. Ne var ki bu hükümler, esasa ilişkin bazı yönlerden eleştiriye muhtaç olduğu gibi regülasyon yöntemi açısından da taşıması gereken nitelikler olan öz ve kolay anlaşılır olmaktan uzaktır. Bu kapsamda çalışmada AB ve Alman Hukukunun anılan düzenlemeleri mercek altına alınarak Türk Hukukunda nasıl bir çözüm üretilmesi gerektiğine yoğunlaşılmaktadır.

Alman hukukuAmerikan hukukuAvrupa Birliği hukuku+7
Furkan Güven Taştan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk aile hukukunda evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi halinde ortak velâyet

Bu çalışmada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi halinde ortak velâyet kurumu ele alınmıştır. Bu kapsamda velâyetin amacı, hukuki niteliği, kapsamı, ortak velâyet kurumunun ortaya çıkışı, karşılaştırmalı hukukta ortak velâyetin düzenleniş şekli ortak velâyete yönelik uluslararası belgeler ışığında incelenmiş; mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde Türk aile hukukunda ortak velâyetin mümkün olup olmadığı, doktrinde yer alan görüşler, konuyla ilgili uluslararası belgelerin iç hukukumuza etkisi bakımından değerlendirilip tartışmalı konulara ilişkin öneriler getirilmiştir.

Aile hukukuBoşanmaEvlilik+5
Nagehan Çakır
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bangladeş medeni hukukunun gelişimi ve İslam hukuku açısından değerlendirilmesi

Hukuk, toplumda barış ve refahın sağlanması için kurulmuş olan sistemlerden biridir. Tezimizde inceleme konusu yapacağımız Bangladeş dünya haritasında küçük bir ülke olmasına rağmen, 160 milyon nüfusunun % 90.4'ü Müslüman ülkedir. Bangladeş'in medeni hukuk kanunlarında Müslüman halklara yönelik kanunlar uygulanmaya devam etmektedir. Bu çalışmamız Bangladeş'te yürürlükte olan medenin hukukun tarihsel gelişimi ve İslam hukukuna göre değerlendirilmesi için hazırlanmıştır. Bu çalışmada, Bangladeş'in siyasi ve coğrafi yapısı, dini nüfusu ve İslamlaşması hakkında genel bilgiler verildikten sonra Bangladeş'teki hukuk sisteminin tarihsel gelişimi dönemler halinde incelenmiş ve Bangladeş'teki medeni hukuk sistemi İslam hukuku açısından değerlendirilmiştir.

BangladeşKarşılaştırmalı hukukMedeni hukuk+1
Muhammad Nezam Uddın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Medeni Hukukumuzda taşınmazların açık arttırma suretiyle satımı

Açık arttırma prosedürü günümüzde oldukça hızlı bir şekilde gelişmektedir.Aynı zamanda internet aracılığıyla da açık arttırmalar gerçekleştirilmektedir.Açık arttırmalar sözleşme özgürlüğü çerçevesinde gerçekleşebileceği gibi zorla da gerçekleşebilirler.İkincisi sadece satım sözleşmesi olmaktan öte bir devlet işlemidir.Ben bu çalışmamda açık arttırma hukukunu tüm yönleriyle ele almaya çalıştım.Özellillikle bir açık arttırmanın batıl olduğu durum üzerinde durdum.Bunun dışında bir açık arttırmanın sonucunda mülkiyetin geçiş anını irdeledim ki mülkiyetin geçiş anı ihtiyari açık arttırma ile cebri arttırma arasında ince bir fark arzetmektedir.

Açık artırma yöntemiGayrimenkul satışıGayrimenkuller+2
Mustafa Emir Üstündağ
Çankaya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Evlilik birliği içerisinde diğer eşin rızasına bağlı hukuki işlemler

Tezin konusu ''Evililik Birliği İçerisinde Diğer Eşin Rızasına Bağlı Hukuki İşlemlerdir.'' Tez giriş ve sonuç bölümleri dışında üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Türk Hukuk'unda fiil ehliyeti kavramı ve evli kişilerin ehliyet durumu açıklanmıştır. İkinci bölümde; Türk Medeni Kanunu'nda eşin rızasının arandığı haller dört başlığa ayrılmış, tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına ilişkin hükmün uygulanmasında, evli erginlerin ve kısıtlıların evlat edinilmesi işleminde, paylı mülkiyet konusu malda pay üzerindeki tasarruf işlemlerinde üstün hak sahibi olan eşin bu hak sahipliğinin niteliğini ve söz konusu haklarını kullanırken hangi hukuki işlemlerin diğer eşin rızasını gerektireceği üzerinde durulmuştur. Mal rejimlerini ilgilendiren düzenlemelerin yanı sıra, aile konutu kavramının kabulü, geçerliliği eşin rızasına bağlanan hukuki işlemlerin kapsamını genişletmiştir. Aile konutunun mülkiyetinin eşlerden birine ait olması ya da kiralanmış olmasına göre eşin rızasına bağlanan hukuki işlemler çalışmada açıklanmıştır. Üçüncü bölümde; kefalet sözleşmesi akdedilmesi durumunda ve aile konutunun kira sözleşmesine konu olması durumunda diğer eşin rızasının alınması hususu incelenmiştir. Tez hazırlanırken konuyla doğrudan ve dolaylı olarak ilgili bulunan tüm eserler taranmaya çalışılmıştır. Bunun dışında, konuyla ilgili mahkeme kararları incelenmiş, konunun uygulamada ne tür uyuşmazlıklara neden olduğu hususuna dikkat çekilmiştir. Kanunun diğer eşin rızasının varlığını aradığı işlemlerde rızanın kapsamı her bir işlem için farklılık arz etmektedir. Bu sebeple her bir işlemde rızanın hukuki niteliği ve sonuçları ayrı ayrı incelenmelidir.

EvlilikEvlilik birliğiEşin rızası+5
Elif Yüksel
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects