Green marketing
85 theses under this subject heading
Yeşil pazarlama kapsamında çevresel kaygı, çevresel duyarlılık ve algılanan kalitenin yeşil ürün satın alma niyeti üzerine etkisi
Bu çalışma, yeşil pazarlama alanında çevresel kaygı, çevresel duyarlılık ve algılanan kalite faktörlerinin tüketicilerin yeşil ürün satın alma niyeti üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüzde çevresel sorunların artmasıyla birlikte hem bireylerin çevreye karşı olan davranış biçimleri hem de işletmelerin çevre dostu yaklaşımları önem kazanmıştır. Bu bağlamda araştırmada, bireylerin çevreye olan kaygılarının, çevreye olan duyarlılıklarının ve algıladıkları ürün kalitesinin, yeşil ürün satın alma niyeti üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında istatistiksel bir yöntem benimsenmiş ve anket aracılığıyla toplanan veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Yapılan veri analizleri sonucunda, çevresel kaygı, çevresel duyarlılık ve algılanan kalitenin yeşil ürün satın alma niyeti üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, bireylerin sadece çevresel faktörler değil, aynı zamanda algılanan ürün kalitesiyle de yeşil ürünlere yöneldiğini ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, işletmelerin yeşil pazarlama stratejilerini oluştururken tüketici davranışlarını dikkate almalarının gerekliliğini vurgulamaktadır. Özellikle çevre dostu üretim süreçlerinin benimsenmesi, sürdürülebilirlik ilkelerine uygun hareket edilmesi ve bu değerlerin pazarlama iletişiminde açıkça ifade edilmesi, tüketici tercihlerinde etkili rol oynamaktadır. Ayrıca çalışmada, politika yapıcılara, işletmelere ve akademik çevrelere yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur. Bu doğrultuda, çevreci pazarlama anlayışının hem çevresel sürdürülebilirlik hem de rekabet avantajı açısından önemli katkılar sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KOBİ'lerin yeşil pazarlama uygulama kültürü ve karşılaşılan sorunlara ilişkin ölçek geliştirme çalışması
Yeşil pazarlama, işletmelerin çevreye duyarlı ürün ve hizmetler sunarak hem tüketici talebini karşılar hem de sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunur. Artan çevresel sorunlar ve tüketici bilincinin yükselmesi, işletmeleri yeşil pazarlama uygulamalarına yöneltmiştir. Türkiye'deki KOBİ'ler, global yeşil dönüşüm trendine uyum sağlamaya çalışsa da sektörler ve bölgeler arasında farklılıklar bulunmaktadır. Maliyet, bilgi eksikliği ve altyapı yetersizliği gibi engeller, özellikle kırsal bölgelerdeki ve imalat sanayindeki KOBİ'lerin yeşil pazarlamaya geçişini yavaşlatmaktadır. Yeşil pazarlama üzerine yapılan çalışmalar çoğunlukla tüketici davranışlarına odaklanırken, pazarlamacıların yeşil pazarlamaya yönelik algılarını ölçen sınırlı sayıda ölçek bulunmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerdeki KOBİ'ler için yeşil pazarlamanın önemi vurgulanmaktadır. Yeşil pazarlamanın karmaşık yapısı ve hızlı değişimi, farklı sektörlerdeki KOBİ'lerin uygulamalarını değerlendirebilmek için standart ölçeklere olan ihtiyacı artırmıştır. KOBİ'lerin yeşil pazarlama uygulamalarını değerlendirmek için geliştirilen ölçekler, bu alandaki araştırmalara önemli katkılar sağlayarak, KOBİ'lerin yeşil dönüşüm süreçlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Öncelikle bu çalışma betimsel olup; ayrıca keşfedici bir özellik de taşımaktadır. YPUK ve YPS'ye ilişkin tutumların demografik özelliklere göre değişip-değişmediğine ilişkin kurulan hipotezleri göstermektedir. Araştırmanın evrenini Ankara Ostim OSB'de faaliyet gösteren işletmelerin yetkilileri oluşturmaktadır. Birincil verilerde anket kullanılmış ve toplam 387 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Betimsel istatistiklerde ve ölçek geliştirme sürecinde SPSS ve AMOS programlarından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda KOBİ'lerin çevresel sürdürülebilirlik konusunda en çok ürün tasarımı, üretim süreçleri, tedarik zinciri, pazarlama ve lojistik gibi alanlarda duyarlılık gösterdikleri anlaşılmıştır. KOBİ'lerin ürünlerin çevre dostu olması, atıkların azaltılması ve doğal kaynakların etkin kullanımı konularına önem verdikleri görülmektedir. Ancak, ambalajlama ve fiyatlandırma gibi konularda çevresel faktörleri göz önünde bulundurma konusunda daha az hassasiyet göstermektedirler. Firmalar, sürdürülebilir nakliye konusunda birçok engel olduğunu düşünüyor. Elektrikli araçların yetersizliği, tüketicilerin çevre bilinci ve satın alma gücünün düşük olması, yeşil ambalajlama ve lojistik maliyetlerinin yüksekliği gibi faktörler, firmaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını zorlaştırıyor. Ayrıca, yeşil tedarik zinciri oluşturma konusunda da güçlükler yaşanmaktadır. Bu araştırmada iki tür ölçek geliştirilmiştir. Birincisi Yeşil Pazarlama Uygulama (YPUK) ölçeğidir. Bu ölçek üç boyut altında toplam 12 ifadeden oluşmuştur. İlk boyut "Çevreci tanıtım" beş maddeden oluşmuştur. İkinci boyut "Yeşil Paketleme" üç maddeden oluşmakta; üçüncü boyut ise "Yeşil Dağıtım" dört maddeden oluşmuştur. İkinci ölçek ise iki alt boyut ve 11 ifadeden oluşan "Yeşil Pazarlama Sorunları (YPS)" ölçeğidir. Bu ölçeğin ilk boyutu "Tüketici Çevre Bilincindeki Yetersizlik" olup beş maddeden oluşmuştur. İkinci boyut ise "Yeşil Ürün Yüksek Maliyeti" olup, altı maddeden oluşmuştur. Her iki ölçekte ters kodlama gereken madde olmayıp, ortalamalar üzerinden maddeler değerlendirilebilecektir. Bu ölçekler, yeşil pazarlama alanındaki teorik çerçeveyi güçlendirerek, yeni hipotezlerin ve teorilerin geliştirilmesine zemin hazırlamada katkı sağlayabilir. Bu ölçekler, yeşil pazarlama uygulamalarının etkinliğini ölçerek bilimsel çalışmalara katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada, farklı sektörlerdeki KOBİ'lerin yeşil dönüşüm süreçlerinde karşılaştıkları sorunlar incelenmiş ve bu alanda kullanılabilecek bir ölçek geliştirilmiştir. YPUK ve sorunları ölçekleri, kapsamlı geçerlik ve güvenirlik çalışmalarıyla desteklenen sağlam bir metodolojik temel sunarak, yeşil pazarlama alanındaki kuramsal çerçeveyi zenginleştirebilir. Böylece Türkiye'de yeşil pazarlama konusunda yapılan araştırmaların nicelik ve nitelik itibariyle artırılması sağlanabilir. Örneğin "YPUK" ve "YPS" gibi kavramların daha net bir şekilde tanımlanmasına ve ölçülmesine olanak tanıyabilir. Bu ölçekler yeşil pazarlama alanında nicel araştırmaların yapılmasına olanak tanıyabilir. Araştırmacılar bu ölçekleri kullanarak farklı sektörler, ülkeler veya şirketler arasında karşılaştırmalı çalışmalar yapabilir ve yeşil pazarlama uygulamalarının etkililiğini ölçebilirler. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Pazarlama, Yeşil Pazarlama, KOBİ'ler, Yeşil Pazarlama Uygulama Kültürü, Yeşil Pazarlama Sorunları, Ölçek Geliştirme ve Doğrulama, Ostim Organize Sanayi Bölgesi, Ankara.
Üniversite öğrencilerinin ekolojik ayak izi farkındalığının yeşil satın alma davranışları üzerindeki etkisi
Günümüzde artan gereksiz tüketim ve ihtiyaçtan fazla üretim, doğal kaynakların hızla tükenmesine ve çevresel sorunların küresel ölçekte artmasına neden olmaktadır. Bu sorunların çözümü yalnızca ulusal politikalarla sınırlı kalmayıp bireylerin çevreye duyarlı tüketim alışkanlıkları geliştirmesini de gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda ekolojik ayak izi kavramı, bireylerin çevre üzerindeki etkilerini somut bir biçimde ortaya koyarak çevresel farkındalığın artırılmasında önemli bir gösterge sunmaktadır. Tüketicilerin çevreye duyarlı davranışlarını teşvik etmeyi amaçlayan yeşil pazarlama uygulamaları ise sürdürülebilir tüketim anlayışının yaygınlaşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin ekolojik ayak izi farkındalıklarının yeşil satın alma davranışları üzerindeki etkisini incelemek ve öğrencilerin çevre bilinci ile yeşil pazarlama algılarının demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemine dayanmaktadır. Araştırmanın evrenini, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Selçuk Üniversitesi Beyşehir Ali Akkanat Kampüsü'nde öğrenim gören önlisans ve lisans düzeyindeki öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen toplam 306 öğrenciden meydana gelmektedir. Veri toplama aracı olarak çevrimiçi anket yöntemi kullanılmış ve veriler 24 maddeden oluşan 5'li Likert tipi ölçek aracılığıyla elde edilmiştir. Ölçeğin güvenirliği Cronbach's Alpha katsayısı ile test edilmiş ve 0,924 değeriyle mükemmel düzeyde güvenilir bulunmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliğini incelemek amacıyla yapılan keşfedici faktör analizinde KMO değeri 0,926, Bartlett Küresellik Testi ise p < 0,001 olarak belirlenmiş ve verilerin faktör analizine uygun olduğu tespit edilmiştir. Faktör analizi sonucunda ölçeğin toplam varyansın %62,741'ini açıklayan beş alt boyuttan oluştuğu görülmüştür. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ile ki-kare testi kullanılmış; analizler SPSS 25 paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiş ve p < 0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Araştırma bulguları, üniversite öğrencilerinin ekolojik ayak izi farkındalıklarının genel olarak orta düzeyde olduğunu, buna karşın yeşil satın alma davranışlarına olumlu yaklaştıklarını göstermektedir. Ekolojik ayak izi farkındalığı ile yeşil satın alma davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Demografik değişkenler açısından yapılan analizlerde, cinsiyet değişkenine göre kadın öğrencilerin çevre dostu ürünlere yönelik daha duyarlı davranışlar sergilediği belirlenmiştir. Ayrıca yaş, gelir ve eğitim düzeyi değişkenlerinin çevre bilinci ve yeşil satın alma davranışlarında anlamlı farklılaşmalara yol açtığı görülmüştür. Sonuç olarak, ekolojik ayak izi farkındalığının yeşil satın alma davranışlarını etkileyen önemli bir unsur olduğu ve bu farkındalığın artırılmasına yönelik yeşil pazarlama uygulamalarının desteklenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yeşil pazarlama ve tüketicilerin çevre dostu ürünleri kullanma eğilimleri
Yeşil pazarlama; hava, su, toprak vb. doğal bileşenlerin korunmasına ve devamlılığının sağlanmasına ilişkin olarak yapılan girişimlerin pazarlama yönünden bakış açısını yansıtmaktadır. Bu bakış açısı çevreye duyarlı ürünlerin tüketiciye anlatılarak tüketicide bir bilinç uyandırması ve bunun sonucunda oluşacak hassasiyet ile doğaya dost ürünleri kullanma eğiliminin artırılması faaliyetidir. İlk bakışta maliyetli gibi görünen bu pazarlama stratejisi uzun vade de üretici açısından kâra dönüşmektedir.Bu çalışmada yeşil pazarlama mantalitesinin tüketici ve üretici açısından yararları ve uygulama alanı teorik anlamda açıklandıktan sonra uygulama bölümü ile bu konu somut hale getirilmeye çalışılmıştır. İstatistiksel analizlerde İstanbul Aydın Üniversitesi'nde 370 öğrenciyle yapılan anket çalışması sonucu elde edilen veriler ile SPSS 16.00 programından çalışılmış, tanımlayıcı istatislik analizler, (mod, medyan, ortalama, standart sapma) alınmış ve güvenilirlik analizi yapılmıştır. Frekans Dağılımı, Faktör Analizi yapılmış, ikili karşılaştırmalarda Man-Whitney-U Testi'nden yararlanılmış ikiden fazla gruplarda ise, Kruskal Waills analizi yapılmıştır. Demografik veriler ile yapılan karşılaştırmalar sonucu ?Çevreye Duyarlı Ürün Bilinci? ile sınıf düzeyi, ailenin meslek türü, anne ve babanın eğitim düzeyi ve Ailenin gelir düzeyi arasında bir ilişki bulunurken, ?Çevre Bilinci? ile bilim alanı, yaş ve cinsiyet arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır.
Greenwashing in Istanbul: Effects of greenwashing on Migros' customer attitudes and beliefs toward green consumption
The present research investigates the phenomenon of greenwashing in Turkey's retail sector, focusing on Migros, a prominent retailer in Istanbul.It reveals a significant gap between Migros' publicly promoted environmental values and its actual sustainability actions, particularly in the area of plastic waste management. The Theory of Planned Behavior (TPB) is used in this study to investigate the effects of greenwashing on consumer perceptions and behaviors related to green consumption in Istanbul's multifaceted market environment. The research aims to provide deeper insights into the consequences of greenwashing on consumer behavior, attitudes, and beliefs in the retail industry by examining this disjunction and diving into its influence on consumers. Keywords: Consumer behavior, Green Marketing, Greenwashing.
The effect of green marketing strategy on consumer purchasing behavior: A reaserch on Tunisian generation Z
The objective of this study is to analyse the influence of green marketing strategy on consumers' green buying behaviour in Tunisia. A sum of 400 responses were gathered through a self-directed survey in based on convenience sampling. The survey questionnaire was adopted from the previous study and referenced. The structure of the survey included general questions to first know your respondents and the questions related to study variables such as price, promotion, place, and product considering green marketing to study their green buying behaviour. A conceptual framework was drawn from the study. After collection of the data, the methods used to analyse the data was explained well. To test and interpret the collected primary data descriptive statics, correlation and multiple regression was run. The mediating factors were included in the survey to test the relationship between the two variables green marketing strategy and consumer buying behaviour. The results revealed that there was significant influence of green price, product and promotion on consumer buying behaviour. However, green place was found to have an insignificant relationship with the consumers' buying behaviour. On the basis of results drawn, we further discussed the implications of the study in detail and future areas that could be studied in the relevant topic. Keywords: Buying Behaviour, Green Product, Green Price, Green Promotion, Green Place, Marketing Strategy, Tunis
Yeşil pazarlama ve tüketicilerin yeşil ürün satın alma davranışlarının incelenmesi (Van ili örneği)
İlk olarak 1970'li yılların sonunda American Marketing Associotion'da dile getirilen ve tartışmaya açılan yeşil pazarlama,bu tarihten sonra birçok tanıma maruz kalmış olup hala günümüzde net ve belirgin bir tanımı bulunmamaktadır. Ancak yeşil pazarlama, gelişen teknoloji,artan sanayicilik faaliyetleri ve insanlarda gelişen çevre bilinci sonrasında daha fazla gündem oluşturmuş,üreticilerin odak noktası haline gelmiştir. Küresel ısınma tüm dünya için ciddi bir problem teşkil ederken hizmet ya da ürün pazarlaması yapan firmaların önceliği de bu problemle başa çıkma yolları bulmak ve tüketici/kullanıcının ihtiyaçlarına karşılık verirken aynı zamanda çevre dostu ürünler oluşturmaktadır. Çevre koruma bilinci pazarlama disiplininin ''yeşil pazarlama'' adını verdiği bir pazarlama alanının doğmasına neden olmuştur. Küresel ısınma, hızlı nüfus artışı, sanayileşme, hızlı tüketim ve hızlı üretim, iklim değişikliği,çevre kirliliği,doğal kaynakların tahrip edilmesi,dünyada ve ülkemizde yeşil pazarlamanın önemini gün geçtikçe daha da arttırmıştır.
Yeşil ambalajlı ürünlerin satın alma niyetini etkileyen faktörler: Materyalizm ve fiyat hassasiyetinin düzenleyici rolü
Bu çalışmanın amacı, Planlı Davranış Teorisi ve Değer-İnanç-Norm Kuramı ışığında, özgecilik, çevresel bilgi ve tutum değişkenlerinin yeşil ambalajlı ürünlerin satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Buna ek olarak; çalışmada tutum ve davranışsal niyet arasındaki boşluk, materyalizm ve fiyat hassasiyeti üzerinden açıklanmaya çalışılmış ve bu kavramların düzenleyicilik rolü incelenmiştir. Çalışmada tanımlayıcı araştırma yöntemi kullanılmış olup birincil verilerden faydalanılmıştır. Çalışmada kullanılan veri, 18 yaş ve üzeri 401 bireysel tüketiciden çevrimiçi anket yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi ve Process Bootstrap yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, özgecilik değerinin tüketicilerin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumu üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca, yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumun, yeşil ambalajlı ürünlere yönelik satın alma niyeti üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ancak çevresel bilginin tüketicilerin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutumları üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra; fiyat hassasiyetinin yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutum ve sayın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın; materyalizmin ise yeşil ambalajlı ürünlere yönelik tutum ve satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Tüm bu sonuçlardan hareketle, çalışmanın katkıları ve yöneticiler için birtakım öneriler sunulmuş ve çalışmanın kısıtları ile gelecek çalışmalar için önerilerden bahsedilerek çalışma sonlandırılmıştır.
Çevre bilincinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerindeki etkisi: Bursa örneği
Çevre kirliliği yirminci yüzyılın son çeyreğinden sonra üzerinde durulan konuların başında gelmektedir. Çevre kirliliğinin asgari düzeye düşürülmesi için gerek ülkemizde gerekse de diğer dünya ülkelerinde önemli adımlar atılmaktadır. İnsanlarda çevre bilincinin oluşturulması için çevreye karşı duyarlı tüketicilerin artırılmasına ve ürün satın alma aşamasında çevre dostu/yeşil ürünlere yöneltilmektedir. Benzer şekilde üretim yapan işletmeler de bu doğrultuda yeşil pazarlamaya doğru yönelmektedir. Çevreye karşı duyarlılığın tespiti ve bu doğrultuda pazarlama faaliyetlerinin şekillendirilmesi büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada öncelikle çevre bilinci ile ilgili konular olan çevre sorunları, toprak, su, gürültü vb. çevre kirlilikleri ile ilgili konulara yer verildikten sonra çevre etiği, çevre eğitimi, çevre eğitiminin amaç ve esaslarına, çevre koruma modellerine ve insan ile doğa arasındaki etkileşim ele alınmıştır. Son olarak yeşil pazarlama ile ilgili konulardan olan yeşil pazarlama stratejilerine, pazarlama karmasına, yeşil reklam, yeşil satın alma davranışı, yeşil işletmecilik ve işletmeleri yeşil ürün geliştirmeye yönelten sebepler üzerinde durulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde ise, çevre bilincinin yeşil ürün satın alma davranışına olan etkisi Bursa ili örneği üzerinden ele alınmıştır. Araştırmaya katılım sağlayan kişilerin çevre bilinçlerinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerinde pozitif etki olup olmadığı ve çevresel duyarlılık boyutlarının yeşil ürün satın alma davranışına etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Bu iki hipotez incelendiğinde, katılımcıların çevre bilinçlerinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerinde etkisinin anlamlı ve zayıf bir etki söz konusu iken, çevresel duyarlılık boyutlarının yeşil ürün satın alma davranışı üzerinde pozitif yönlü anlamlı bir etkinin olmadığı saptanmıştır.
2000 yılı ve sonrası Türkiye'de sürdürülebilir pazarlama ve Türkiye ekonomisi üzerine etkileri
Tüm dünyada ve Türkiye'de yaşanan yoğun çevre sorunları insanları yeni arayışlara itmiştir. Özellikle üretim süreçlerinde ortaya çıkan atıklar ve tüketilen doğal kaynaklar, gün geçtikçe dünyayı yaşanamayacak bir hale getirme noktasına ulaştırmıştır. Dolayısıyla insanlar daha etkili kaynak kullanımı ve çevreci bir model olan sürdürülebilir yeşil pazarlama uygulamalarına geçmeye başlamışlardır. Bu sorunun kendisi hem şirketlerce hem de devletlerce çözüm arayışlarına sebep olmaktadır. Dünyada ekoloji hareketleri, doğa severler, iklim değişiklikleriyle mücadele hareketleri ve yeşiller hareketi gibi hareketler politik iklimde kendilerini var etmektedirler. Yoğun çevre sorununun derinleştiği bu dönemde ve güncel politik iklimi de etkilemesiyle beraber yeni üretim alanları ortaya çıkmıştır. Bu üretim alanları dünyada geri dönüştürülebilir mallarla şekillenmekte ve çevre sorununa tepki gösteren toplumların da bu pazarlanan ürünlere yönelmesine sebep olmaktadır. Bu çalışmada da sürdürülebilirlik ve yeşil pazarlama kavramları incelenmiş, Dünyada ve Türkiye'deki uygulamalar mercek altına alınmıştır. Ayrıca sürdürülebilir yeşil pazarlama uygulamalarının Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olmaktadır sorusu da yanıtlanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) sürdürülebilir kalkınma raporları, su ve atık su istatistikleri, katı atık istatistikleri, sera gazı emisyon raporları ve çevre koruma harcama raporları ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın organik tarım verileri incelenmiştir. İncelemede normal dağılım için Kolmogorov-Smirnov, Korelasyon katsayılarının hesaplanması, ADF ve PP Birimkök Testi, ECM Hata Düzeltme Modeli, VAR Analizi, Johansen Eş Bütünleşme Testi, Granger Nedensellik Analizi sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışmada var olan raporların anlamlılık değerleri SPSS analizleri sonucunda incelenmiştir.
The effect of green marketing on consumer satisfaction and brand loyalty in Turkey
Green marketing has become a concept that has gained importance in the business and marketing world as a result of the increasing environmental awareness in terms of consumers in recent years. In addition, green marketing elements affect consumers' purchasing decisions and post-purchase behavior. For this purpose, in this study, green marketing elements and the concepts that emerged after consumption were determined and defined. With this study, it is aimed to reveal the effect of green marketing elements on consumer satisfaction and brand loyalty in terms of consumers in Turkey.
Çevrenin korunması açısından yeşil ürün geliştirme stratejisi ve Malatya'daki işletmelerin yeşil ürün geliştirme stratejisine bakış açılarının incelenmesi
Her geçen gün artan nüfusla beraber insan ihtiyaçlarının da artması sonucu doğal kaynakların tükenme noktasına gelmesi, toplumdaki her bireyi zaten sınırlı olan doğal kaynakları daha dikkatli kullanmaya zorlamaktadır. Doğal kaynakları koruma ve çevreye daha az zarar verme isteği yeşil pazarlama anlayışını doğurmuştur. Yeşil pazarlamayla beraber, üretici işletmeler ürün geliştirme stratejilerini çevreye daha az zarar verecek hatta hiç zarar vermeyecek biçimde şekillendirmeye çalışmakta; etiketiyle, ambalajıyla, üretimde kullanılan teknolojisiyle, reklâmlarda verilen mesajlarıyla bütünüyle yeşil ürün geliştirmeye başlamaktadırlar.Bu çalışmada Malatya'da faaliyet gösteren işletmelerin yeşil ürün geliştirme yaklaşımlarına bakış açıları incelenmiştir. Malatya'daki işletmeler ürün geliştirme stratejilerini çevreye zarar vermeyecek biçimde yani yeşil olarak mı tasarlıyorlar, sorusuna cevap aranmıştır.Anahtar Kelimeler: Ürün Geliştirme, Yeşil Pazarlama, Yeşil Ürün Kavramı, Yeşil Ürün Geliştirme, Bütünleşik Yeşil Ürün.
Pazarlama ve tüketim toplumuna eleştirel bir bakış: Tüketim karşıtlığına ilişkin nitel bir model
Yakın zaman içinde meydana gelen birçok protesto, demokratikliği ve etikselliği sorgulanan sistemlere karşı çıkan toplulukların varolduğunu tekrar göstermiştir. Bu topluluklar, kimi zaman AVM inşaatı için ağaçların kesilmesine karşı çıkmakta, kimi zaman toplu taşıma fiyatlarının artışını protesto etmekte, bazen de kapitalist dünyanın hükümdarları olduğu düşünülen %1'lik kaymak kesimin alanlarını işgal etmektedir. Bu hareketlerin önemli bir bölümünü ise tüketici hareketi oluşturmaktadır. İşte bu çalışma; tüketimin, zararlı, yok eden, küçük düşürücü ve ayrıştıran yönüne karşı çıkan özgün bir grubu—tüketim karşıtlarını—inceleme yoluyla toplumsal/sürdürülebilir Pazarlama nosyonuna katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Temellendirilmiş Kuram isimli nitel metodolojiden faydalanılarak yürütülen araştırma, Türkiye'de farklı illerde yaşayan ve farklı jenerasyon ve altyapılara sahip tüketim karşıtlarının, baskın pazarlama ve tüketim sisteminin özelliklerinin farkında olan bireyler olduğunu ve bu bireylerin tüketime benzer şekilde baktıklarını ortaya koymaktadır. Araştırma sonucunda beliren model, tüketim karşıtlarının dönüşüm, amaç ve davranışlarını tüm yönleriyle açığa vurmaktadır. Araştırma sürecinin işletme ve pazarlama yönetimine sağladığı yol haritası, üretilen ürünlerin, fonksiyonalite, rasyonel değer, verimlilik ve etik değer ölçüleri gözetilerek geliştirilmesi ve fiyatlandırılmasına işaret etmektedir. Bu yol haritasına göre etik olmayan imaj inşası ve etik olmayan tutundurma faaliyetleri de pazarlama tarafından artık bir kenara bırakılmalıdır. Tüketim karşıtlarının nitelikli insan kaynağı özellikleri taşıdıkları görülmekte, farkındalığı yüksek ve etik değerler ile hareket ettiği düşünülen bu bireylerin toplumsal gelişme yolunda kilit oyuncu rolleri üstlenebileceği anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, Pazarlama, Tüketim karşıtlığı, Tüketim toplumu
Sürdürülebilir tüketim kapsamında tüketicilerin yeşil satın alma davranışı ve tüketici kaynaklı faktörlerin rolü
Çevre ve sürdürülebilirlik sorunları ile bu sorunlara ilişkin acil alınması gereken önlemler günümüzde, ülke ve devletlerin önemli gündem ve tartışma konuları arasında yer almaktadır. Küresel ısınma, su, hava ve toprak kirliliği, yok olan ormanlar ve bunlarla şiddetlenen iklim değişimi, su kaynaklarının tükenmesi ve salgın hastalık tehditlerine; bugün bütün dünya şahit olmaktadır. İnsanların doğa üzerindeki baskısı ve ekosistemler üzerindeki etkisi bu tehditlerin oluşmasındaki en büyük nedenlerden biri olarak gösterilmektedir. İnsanoğlunun sanayileşme süreciyle başlattığı tüketim toplumunda; doğal kaynakların bilinçsizce kullanımı, artan nüfusun tüketim ihtiyacı, süreç içerisinde değişen tüketim alışkanlıkları gibi pek çok faktör; yeşil tüketim ve yeşil satın alma davranışı yaklaşımlarının daha çok araştırılması ve uygulanmasını gerekli kılmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, Türk tüketicilerin yeşil ürün satın alım davranışlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesinde alternatif bir model önerisi sunmaktadır. Çalışmanın geliştirilen modelinde; yeşil ürün satın alma niyeti aracılığında algılanan tüketici etkinliği, çevresel kaygı ve algılanan tüketici bilgisinin yeşil ürün satın alma davranışı üzerindeki rolü incelenmiştir. Ayrıca bu faktörlerin, tüketicilerin demografik özellikleri ile bağıntıları da araştırılmıştır. Araştırmada online olarak hazırlanan anket, sosyal medya platformları aracılığıyla katılımcılara ulaştırılarak, 342 anket formu verisi elde edilmiştir. Verilerin analizi, SPSS 24 ve AMOS 24 paket programları ile gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, çevresel kaygının yeşil ürün satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu fakat yeşil satın alma davranışı üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı görülmektedir. Çevresel kaygıya benzer şekilde algılanan tüketici etkinliği, yeşil ürün satın alma niyeti üzerinde etkili iken yeşil satın alma davranışı üzerinde herhangi bir etkiye sahip değildir. Çevre bilgisinin ise hem yeşil ürün satın alma niyeti hem de yeşil satın alma davranışı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Yeşil satın alma davranışı açısından tüketicilerin cinsiyet ve yaş demografik özelliklerinden arasında istatistiki olarak anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Turizm işletmelerinde yeşil pazarlama uygulamaları: Bir alan araştırması
Günümüzde işletmeler, çevresel sorunlara duyarlı olmadan varlıklarını sürdüremeyeceklerinin farkındadırlar. Bu doğrultuda, işletmeler yapacakları her türlü faaliyetin çevre boyutunu iş stratejilerine ve uzun vadeli planlarına almak zorundadırlar. Yapılan bu tür çevresel faaliyetler ile çevreyi dikkate alan pazarlama stratejilerinden birisi olan yeşil pazarlama, çoğu işletme tarafından dikkate alınır hale gelmiştir.Bu çalışmada öncelikle turizm ve çevre ilişkisi üzerinde durulmuş ve yeşil pazarlama kavramı incelenmiştir. Bu inceleme sonrasında, yeşil pazarlamanın turizm işletmelerinde nasıl uygulandığı detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bu doğrultuda ilk olarak yeşil pazarlama sürecinde turizm işletmelerine önemli katkı sağlayan, onlara yeşil işletme olma sürecinde yol gösteren turizm birliklerine değinilmiştir. Buna ek olarak işletmelerin sahip olmaları gereken çevre belgelerine ve bu belgelerin kriterlerinin neler olduğuna yer verilmiştir. Sonrasında ise seyahat acentalarından, havayolu işletmelerinden, yiyecek-içecek işletmelerinden ve konaklama işletmelerinden örnekler ile yeşil pazarlama kavramının pratikte nasıl ele alındığı gösterilmeye çalışılmıştır.Çalışmanın son bölümü olan uygulama kısmında, Antalya ve çevresinde yer alan beş yıldızlı otellerin, yeşil pazarlama anlayışının konaklama sektöründe uygulanış biçimi olan yeşil otelcilik uygulamalarının neler olduğu ve yöneticilerinin yeşil pazarlama algısı ele alınarak, çeşitli analizler gerçekleştirilmiştir. Otellerin türü, konumu ve yöneticilerinin sektörde çalışma sürelerinin hem yeşil otelcilik uygulamaları, hem de yeşil pazarlama algısı ile ilişkilendirilerek, çeşitli sonuçlar elde edilmiştir.Bu sonuçlara göre, oteller söz konusu analizlerde birbirlerinden anlamlı olarak farklılaşmaktadırlar. Ancak, özellikle yeşil otelcilik uygulamalarından biri olan enerji ve su tasarrufu uygulamaları konusunda oteller, benzer bir tutum içerisindedirler. Bunun en önemli nedeninin, yeşil pazarlamanın maliyet avantajı ve karlılığa etkisinin bütün yöneticiler tarafından benimsenmiş olmasıdır.
Tüketicilerin yeşil ürün satınalma eğilimlerinin belirlenmesi Dumlupınar Üniversitesinde bir araştırma
Doğal çevrenin korunması ve yeşil pazarlama hakkındaki gelişmelerin incelenmesi ve tüketicilerin çevreci bilgi, endişe, algılanan tüketici etkinliği ve çevre bilinçli tüketici davranışları ile yeşil ürün satın alma davranışları arasındaki ilişkilerin varlığının sorgulanması bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle çevrecilik ve yeşil pazarlama incelenmekte daha sonra ise bu iki olgunun etkilerinin görüldüğü tüketicilerin çevreci tutumları ve satınalma davranışları arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise tüketicilerin çevreci satınalma davranışlarının araştırma sonuçlarına yer verilmektedir.
Yeşil pazarlama faaliyetlerinin tüketiciler üzerindeki etkileri ile ilgili bir uygulama
Küreselleşme, teknolojik ilerleme, nüfus artış hızı ve tüketici beklentileri işletmeler arası rekabetin artmasına neden olmuştur. Bu artış aynı zamanda çevre kirliliğini artırmıştır. Bu artış gün geçtikçe artan çevre sorunlarını tetiklemiş ve gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya bırakma konusunda endişeler artmıştır. Doğal kaynakların kıt olması nedeniyle zaman içinde tüketiciler, devlet çevresel duyarlılığı yüksek kuruluşlar duyarlılık göstermeye başlamışlardır. Bu duyarlılık tüketicilerin çevre dostu yeşil ürün satın almalarıyla yeşil pazarlama uygulamaları doğmuştur. Yapılan bu çalışmanın amacı tüketicilerin çevre duyarlılığı, yeşil pazarlama ve tüketici satın alma kararı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu amaçla Kütahya ili SERA alışveriş merkezinde 210 tüketiciye gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Elde ettiğimiz bulgularla çevre duyarlılığı ile tüketici satın alma kararı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkileri tespit edilmiştir. Ayrıca, yeşil pazarlama ile tüketici satın alma kararı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkileri tespit edilmiştir. Demografik değişkenlerden cinsiyet ile çevre duyarlılığı, yeşil pazarlama ve tüketici satın alma kararı arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Demografik değişkenlerden medeni durum ile çevre duyarlılığı ve tüketici satın alma kararı arasında anlamlı farklılık tespit edilmişken yeşil pazarlama ile arasında anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Ayrıca tüketicilerin çevre dostu ürünleri satın almak istediklerinde %21,15 daha fazla ödeme yapacakları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeşil pazarlama, Çevre Duyarlılığı, Tüketicinin Satın alma Kararları
Tüketicilerin yeşil ürünlere yönelik tutumları: Endonezya ve Türkiye arasında karşılaştırmalı bir çalışma
Yeşil pazarlama konsepti pazarlamacılara ortaya çıkan yeni fırsatları değerlendirmeye yönelik olumlu imkan sunmakta ve pazarlama stratejisi bağlamında çevre sorunlarına yönelik bir sosyal sorumluluk biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada yeşil ürünlere yönelik tüketici tutumlarını bilinmesi önemlidir; böylece yeşil ürünlerin pazarlanmasında doğru stratejiyi geliştirebilecektir. Bu araştırma sorunsalından hareketle tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünde yeşil pazarlama kavramı, ikinci bölümünde çevreci tüketici tutumu ve davranışı, üçüncü bölümünde tüketicilerin yeşil ürünlere yönelik Endonezya ve Türkiye'de uygulanan anket yönteminin kullandığı saha araştırmasının analizi yer almaktadır. Bu çalışmada kullanılan örnekleme büyüklüğü Endonezya'da 100 üniversite öğrencisi ve Türkiye'de 100 üniversite öğrencisi örnekleme büyüklüğü kullanılmıştır. Araştırmada Endonezya ve Türkiye'de tüketicilerin yeşil ürünlere yönelik tutumları arasında bir farklılık olup olmadığını belirlemek için bağımsız t-testi gerçekleştirilmiştir.
Yeşil pazarlama aracılığıyla, kurumsal kimlik oluşturmada sürdürülebilir tasarım; Yeşil üniversite örneği: DPÜ
Bu araştırma grafik tasarım alanında kurumsal kimlik oluşturma ve değiştirme sürecinde yeşil pazarlama, sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir tasarım kavramlarından nasıl faydalanılacağını içermektedir. Araştırmanın amacı, sosyal sorumluluk, farkındalık oluşturma ve toplum bilinci kazandırma konusunda özellikle üniversiteler gibi kurumların önemine dikkat çekmeye çalışmaktır. Ayrıca dünya'daki "yeşil üniversite" örneklerinden ve Türkiye'deki sürdürülebilir faaliyetlerden yola çıkarak yeni bir "yeşil üniversite" örneği hazırlamaktır. Bu araştırmada güvenilir bilgilere ulaşmak için birinci elden veri elde etme yöntemi ile kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, yeşil pazarlama, kurumsal kimlik, sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir tasarım kavramları detaylı olarak incelenmiştir. Bunun yanı sıra, Dünya'daki "yeşil üniversite" örnekleri ile Türkiye'de bu anlamda çalışma yapan üniversiteler araştırılmış, katkıları örnekler üzerinden ele alınmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında, Dumlupınar Üniversitesinin kurumsal kimliği değiştirilmiş ve sürdürülebilir olarak yeşile dönüştürülmüştür. Yapılan çalışmalar %100 geri dönüştürülmüş kağıtlara basılmış ve bu kağıtların çevreye olan yararları rakamsal değerlerle verilmiş, elde edilen tüm veriler ve uzun vadede elde edilebilecekler bir araya getirilmiştir. Araştırmada bir üniversitenin kurumsal kimliği ile kurum içi uygulama kısmında dönüştürülebilir kağıtları kullanmaları durumunda doğaya zarar verilmemesine; sera gazı üretimi, araba yolculuğu, atık madde, ağaç, su ve enerji tüketiminin azaltılmasına büyük katkı sağlayacağı anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeşil Pazarlama, Sürdürülebilir Tasarım, Kurumsal Kimlik, Yeşil Üniversite.
Tüketicilerde yeşil pazarlama algısı: Gaziantep'te bir araştırma
Dünyada özellikle son yıllarda etkisini artıran küresel ısınma, çevresel tahribat, salgınlar ve doğal kaynakların yok olması gibi telafisi pek mümkün olmayan felaketler sürdürülebilirlik ve çevre gibi konuları ön plana çıkarmıştır. Çevrenin korunması ve sürdürülebilir bir ekolojik yaşamın sağlanması ancak ve ancak insanların tüketim kültürünün değişmesiyle mümkün olabilir. Çünkü insanlar tüketim faaliyetlerini arttırdıkça bir yandan da ekolojik çevreyi tüketme hızları da ivme kazanmıştır. Bu sebeplerden dolayı son yıllarda yeşil pazarlama kavramı önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı yeşil pazarlamanın tüketici davranışları üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu amaç doğrultusunda Gaziantep ilinde yaşayan 382 adet tüketiciye nicel analiz tekniklerinden anket uygulanmıştır. Tüketicilerden toplanan verilere faktör analizi uygulanarak boyutlar elde edilmiştir. Bu veriler daha sonra Yüzde – Frekans Analizi, Independent T Testi, One Way ANOVA ve Korelasyon Analizi gibi parametrik testlere tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda; tüketicilerin yeşil pazarlama algısının orta düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca yeşil pazarlama boyutlarının tüketicilerin demografik özelliklerine göre genel anlamda farklılık göstermediği ancak yeşil bilgi ve yeşil farkındalık boyutlarının tüketicilerin demografik özelliklerine göre farklılaştığı görülmüştür. Bu bağlamda tüketicilerin eğitim düzeyleri, yaşları ve gelir durumları arttıkça, yeşil farkındalık ve yeşil bilgi boyutları başta olmak üzere yeşil pazarlamaya yönelik tüketici algılarının da doğru orantılı bir şekilde arttığı görülmektedir. Dolayısıyla tecrübe, eğitim ve refah gibi hususların yeşil pazarlama algısı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra evli tüketicilerin yeşil pazarlama algısının yüksek olmasının sebebi de sorumluluk duygusuna bağlı olduğu şeklinde yorumlanabilir. Ayrıca erkeklerin kadınlara göre yeşil tüketim algısının yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar kapsamında çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yeşil pazarlama, tüketiciler, yeşil pazarlama algısı
İşletmelerde yeşil pazarlama anlayışı ve çevresel muhasebe ilişkisi: Yeşil yıldızlı otel işletmeleri üzerine araştırma
Araştırmada otel işletmelerinin yeşil pazarlama anlayışı ile çevresel muhasebe uygulamaları arasında bir ilişkinin anlamlı olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Türkiye genelinde faaliyet gösteren 127 yeşil yıldızlı otel ile görüşme yapılmıştır. Araştırmanın verileri Yeşil Pazarlama Stratejileri Ölçeği ve Çevresel Muhasebe Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örnekler T-Testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar yeşil pazarlama stratejileri kullanım düzeyi yüksek olan otellerde, çevresel muhasebe uygulamalarının daha yüksek düzeyde gerçekleştirildiğini ortaya koymuştur. Araştırma sonucunda otellerin yeşil pazarlama stratejileri kullanma düzeylerinin otelin faaliyet süresine, otelin faaliyet dönemine, otelin çalışan sayısına, otelin faaliyet gösterdiği pazar boyutuna, yeşil pazarlama veya çevreye duyarlı stratejiler uygulama nedenine, çevre uygulamaları ile ilgili raporlama sıklığına, finansal tablolarda çevresel maliyetlere ayrıca yer verilmesinin nedenine, çevresel uygulama maliyetlerinin oranına ve çevresel raporlarda verilen bilgi türüne göre anlamlı bir farklılık göstermediği fakat çevresel faaliyetler için bütçeleme yapılma durumuna göre anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır.
The effects of eco-friendly practices on brand awareness: The case of Çankaya University
Eco-friendly practices which are also within the social responsibility activities and which become more important day by day take place in the main activities of the businesses as fundamental factors. All individuals forming the society and all institutions have responsibility on protection of the environment. The world is in a pollution progress which increases day by day. People and the brands have become more sensitive and started to act more responsibly on the environment for minimizing the effects of this pollution. Environmental approach by the business managers is necessary for a sustainable generation. The brands either contribute to a clean world or create awareness on their brands by following an environmental policy way. With this study, the eco-friendly practices are examined and effects of the eco-friendly practices on brand awareness are analyzed. Keywords: green marketing, eco-friendly, brand, brand awareness
Hybrid araç kullanıcılarına yönelik profil araştırması: Toyota örneği
Bu araştırmanın amacı; son yıllarda ülkemizde trendi yüksek olan hibrid otomobilleri satın alan tüketicilerin davranışlarını etkileyen satın alma eğilimlerinin incelenmesidir. Araştırmada göz atım yöntemlerinden anket, veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu ankette katılımcıların demografik özellikleri ve tüketim yaparken dikkate aldıkları diğer faktörlerde sorulmuştur. Araştırmanın evrenini Ankara'da ikamet eden Toyota Hybrid kullanan 261 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada hybrid araç satın alırken tüketicilerin yaş grupları arasında yaşlarına göre araç tercihinde bulundukları, aracın çevreye daha az zarar vermesinin orta yaş tüketicilerde daha fazla hassasiyet oluşturduğu, hybrid teknolojisine marka sadakatinin oldukça katkısının olduğunu, hybrid araçların dış tasarımının satın alma davranışına tüm yaş gruplarında önemli bir etkiye sahip olduğu, erkek kullanıcıların kadın kullanıcılara göre araçları ile statüleri arasında daha fazla bağ kurduğu, kadın kullanıcıların erkeklere göre satın alma davranışında yakın çevreden ve reklamlardan daha çok etkilendiği, cinsiyetin dış tasarım için bir farklılık nedeni olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu araştırma hybrid araç satın alma davranışlarının cinsiyete ve yaş gruplarına göre farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur.
Müşterilerin yeşil (çevreci) işletmelere yönelik kurumsal itibar algısı üzerine bir araştırma
Küresel ısınmanın hayatımıza birçok açıdan tesir ettiği son yıllarda çevre ile ilgili konular, tüketicilerin karar süreçlerinde de etkisini göstermektedir. Tüketicilerin çevre konusunda farkındalık düzeyinin yükselmesi ve işletmelere yönelik beklentilerinin artması üzerine birçok işletme üretim sürecini yeşil pazarlama anlayışına uygun olarak yürütmeye başlamıştır. Bazı işletmeler ise çevreci uygulamalarını üretim düzeyinde bırakmamakta, işletmenin tüm fonksiyonlarını yeşil bir anlayışla yönetmeyi tercih etmektedirler.Yeşil uygulamalar dünyanın sürdürülebilirliği için hayati önem arz ederken, kurumsal itibar da işletmelerin sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir değerdir. Paydaşların kuruma dair algılamaları ve değerlendirmelerinin bir yansıması olan kurumsal itibarın kazanılması ve korunması oldukça zordur. Bu çalışmada günümüz işletmeleri için oldukça önemli olan kurumsal itibar ile yeşil uygulamaların ilişkisini incelemek amaçlanmıştır.Müşterilerin kurumsal itibar algısında çevreci faaliyetlerin etkisi olup olmadığını incelemek üzere çevreci ürün ve projelerinin görünürlüğü yüksek iki banka ve bu bankalar ile karşılaştırılmak üzere çevreci ürün ve projeleri olmayan iki banka daha belirlenmiş, bu dört bankanın müşterileri üzerine bir araştırma yapılmıştır. Araştırma bulguları yorumlandığında, müşterilerin çevreci işletmelere yönelik kurumsal itibar algısının farklılaşmadığı ve bankacılık sektöründeki çevreci faaliyetlere ilişkin farkındalık düzeyinin düşük olduğu görülmüştür.