Primary education schools
1,119 theses under this subject heading
Ankara ili Altındağ ilçesinde İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin afete bireysel hazırlık düzeylerinin genel afete hazırlık inanç ölçeği ile değerlendirilmesi
Bu çalışmada Ankara ili Altındağ ilçesinde devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin afete bireysel hazırlık düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, Ankara ili Altındağ ilçesinde 54 devlet ilköğretim okulunda görevli 1552 öğretmene ulaşılmaya çalışılmış ve yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Öğretmenlerin veri toplama formunu Google Formlar üzerinden doldurmaları sağlanmıştır. Veri toplama formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümü araştırmacılar tarafından hazırlanan yedi bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği yer almakta olup veri toplama formu 88 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadıkları Shapiro Wilks testi ile test edilmiştir. İstatistiksel analizde uygun oldukları yerlerde T testi, Tek Yönlü (One-Way) ANOVA testleri ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya 436'sı kadın 638 öğretmen katılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yaş ortalaması 41,3 olarak saptanmıştır. Öğretmenlerin %77,0'si fakülte mezunu olduğunu belirtmiştir. Öğretmenlerin %30,0'u herhangi bir afet yaşadıklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin %46,0'sı afetler hakkında eğitim aldıklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin %95,5'i afetlerin olumsuz sonuçlarının önlenebilir olduğunu belirmiştir. Öğretmenlerin %26,4'ü afet ve acil durum çantası hazırladığını, %36,3'ü ise yaşadıkları eve Doğal Afet Sigortası yaptırdıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlere uygulanan Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği için hesaplanan Cronbach-alpha iç tutarlılık katsayılarına göre ölçeğin güvenilirliği yüksek seviyededir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği ortalamaları 3,99±0,51 olarak belirlenmiştir. Afetler hakkında eğitim alan öğretmenlerin ölçek puanları eğitim almayanlara göre ve görev yaptıkları okulda tatbikat yapılan öğretmenlerin genel afete hazırlık inanç ölçeği puanları tatbikat yapılmayan öğretmenlere göre yüksektir.
Gerçek zamanlı sınıf içi davranış yönetim sisteminin geliştirilmesi
Güncel hayatta, eğitim ve öğretim kalitesinin ölçümü için bir çok kriter vardır. Bu kriterlerin her birinin kendine has bir öneme sahiptir. Ancak, bir öğretmenin sınıf içerisindeki hakimiyeti sağlaması, eğitim sürecinin kesilmeden devamını sağlayacak bir kriterdir. Öğretmenin alan bilgisinin derinliği bu noktada ortaya çıkmaktadır lakin sadece alan bilgisi de yeterli olmayacak, genel kültür seviyesi ve bu bilgilerini öğrencilerini aktarma kabiliyeti de yukarıda bahsedilen sınıf içi hakimiyete katkısı göz ardı edilemeyecek kadar büyük olmaktadır. Örgün eğitim veren okullarda sınıf içerisindeki öğrenci davranışı problemleri, eğitim sürecini en çok sekteye uğratan sorunlardır. Öğretmenin özellikle davranış problemlerine karşı bulduğu çözümler, o ortamda yapılacak eğitimin hem içerik kalitesinin artmasını hem de öğrenci tarafından kanıksanmasını sağlayacaktır. Bunun yanı sıra öğretmenin çalıştığı kurumdaki disiplin kültürünün gelişmemiş olması ve/veya problemli davranışlara karşı davranış politikasının yetersiz olması hatta hiç olmaması, o kurumda eğitim öğretimin tam anlamıyla yapılamayacağının da bir göstergesi olabilmektedir. Davranış yönetiminin eğitim öğretim faliyetlerideki yeri tartışılamayacak kadar önemlidir. Bir toplumun eğitim kalitesi o toplumun geleceğin şekillendirmektedir. Eğitim dünyasında davranış yönetiminin uygulanacağı alanlardan en önemlisi sınıf içidir. Öğrencilerin öğrenme faliyetlerinin hedef davranışlarını tam olarak kendi ile bütünleştirebilmesinin altında yatan etkenlerin en önemlileri arasında gelmektedir. Öğretmenin sınıf için uygulayacağı davranış yönetim metotları için çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Geliştirilen her yeni yöntemle okullardaki öğretme ve öğrenme faliyetleri daha işlevsel bir konuma getirilmiş, dolayısıyla toplumun maruz kaldığı eğitimin kalitesi de topyekün yükselmiştir. Teknolojinin gelişiminden etkilenen ve faydalanan her alan gibi eğitim dünyası da bu gelişime ayak uyduran sektörler arasında kendini göstermiştir. Özellikle eğitim-öğretim süreçlerinde kullanılabilecek cihazlara ilgi gösterilen eğitim sektörü, bunun akabinde bir çok yazılıma da kapılarını açmıştır. Öyleki bazı eğitim faliyetleri için geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilen uygulamalar teknolojiyle uygulanmaya başlamış, geleneksel yöntem teknolojiye yenik düşmüş, yerini tamamiyle teknolojik gelişmelerin o alan için geliştirdiği yeni yönteme yerini bırakmıştır. Eğitim dünyası özellikle son beş yılda teknolojiyi kullanma konusunda bir kademe daha öteye giderek öğrencilerin mobil cihazlarla derslere girmesine izin vermiş, eğitimde mobil cihazlar yardımı ile ders yapma konusunda girişimler yapılmıştır. Bu zamana kadar öğretmen kontrolündeki teknoloji artık öğrenci eline geçmiş ve bu zamana kadar yapılan tüm uygulamalar şekil ve boyut değiştirmiştir. Tablet cihazların öğrenciler tarafından ders içerisinde kullanmasının sayısız faydasının yanı sıra bir çok handikapı da gün yüzüne çıkmış, henüz o zamanana kadar karşılaşılmayan sınıf için problemleri ile baş başa kalınmıştır. Sınıftaki bir çok istenmeyen davranış için öğretmenlerin yıllarca geliştirdiği ve artık kanıksanmış onlarca yöntem mevcuttur. Bu yöntemlere artı olarak öğretmen otokontrol sistemini sınıfında uygulayabilir hale geldiğinde ders işleyiş süreçlerinde genelde herhangi bir problem yaşamadan tamamlamaktadır. Tüm bu yöntemlerin tabletli eğitim ile birlikte tekrar revize edilmesi ve ondan sonra uygulanması gerekmektedir. Aksi takdirde, kendini geliştirmede yavaş kalan her öğretmen sınıf yönetim problemleri ile karşı karşıya kalacaktır. Gerçek Zamanlı Sınıf İçi Davranış Yönetim Sistemi - Dersteyiz.Net, tabletli eğitim yapılan sınıflarda ders işleyiş süreçlerinde yaşanan problemleri en aza indirgemek için geliştirilmiş bir yazılımdır. Yıllar boyu araştırılarak keşfedilen davranış yöntemleri ile teknolojiyi aynı noktada buluşturan sistem, teknolojinin kullanıldığı sınıflarda eğitimin daha sağlıklı devam etmesine katkı sağlamaktadır. Tabletli eğitim yaparak okullar eğitim kalitelerini bir üst seviyeye taşımak için gerekli adımı atmışlar demektir. Bu noktadan sonra geriye doğru hamlelerle doğru yöntemleri keşfedip uygulamak kalmaktadır. Eğitim dünyasında teknolojinin yıllar sonra ilk defa öğrenci merkezli kullanımına başlanıldığı düşünüldüğünde, bu alanda keşfedilecek yönetim stratejilerinin henüz hala bir çoğu araştırma yapılarak ortaya çıkarılmayı beklemektedir. Dersteyiz.Net öğrencilerin olumlu ve olumsuz davranışlarını puanlayarak, olumluların devamını sağlayarak, olumsuzların ise olumluya dönüşmesine katkıda bulunarak öğrenci davranışlarını yönetmeyi, öğretmenlerin amaçları doğrultusunda ders yapabilmelerine olanak sağlamak için geliştirilmiş bir uygulamadır.
İlköğretim 5 ve 6. sınıflarda seçmeli derslerin seçim sürecinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Ulusların ve toplumların en değerliği zenginliği ve mirası nitelikli insan gücüdür. Bu potansiyelin etkili bir şekilde kullanımı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin eğitim harcamalarının başat yatırımlar arasında olmasının neredeyse birincil sebebidir. Nitelikli insan gücüne sahip olmak için öğrencilerin daha iyi öğrenebileceği ortam ve fırsatlar yaratmak gerekir. Okullarımızda zorunlu derslerin yanı sıra demokratik anlayışla bireylerin ilgi ve yeteneklerine uygun tercih yapabildikleri seçmeli ders uygulaması bu amaca hizmet etmektedir. Bu çalışmanın amacı; 2005 yılından beri var olan seçmeli ders uygulamasını ortaokullarda görev yapan yöneticiler ve seçmeli derslere giren öğretmenlerin, ilköğretim 5 ve 6. sınıf öğrencilerinin ve velilerinin görüşlerine göre incelemek, elde edilen bulgular ile problemlere çözüm önerileri sunarak tartışmaktır. Araştırmanın evreni; 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında, İstanbul ilinin Bayrampaşa ilçesindeki devlet ortaokullarında 5 ve 6. sınıfta okuyan öğrenciler ve velileri, seçmeli derslere giren öğretmenler ve bu okullardaki yöneticilerdir. Araştırmanın örneklemi ise İstanbul ili Bayrampaşa ilçesi Ali Ülker Ortaokulunda öğrenim gören otuz altı 5 ve 6. sınıf öğrencisi, yedi 5 ve 6. sınıfta öğrencisi olan veli, on dört 5 ve 6. sınıflarda seçmeli derslere giren öğretmen ve Bayrampaşa ilçesinde bulunan altı ortaokul yöneticisini kapsamaktadır. Bu araştırma nitel araştırma yaklaşımı ile hazırlanmıştır. Araştırmanın verileri görüşme tekniği ile toplanmıştır. Katılımcılara seçmeli derslerin seçim sürecinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşleri ve bu sorunlara çözüm önerileri getirmek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme soruları sorulmuştur. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Analizlere baktığımızda, seçmeli derslerin seçiminde öğrenciler üzerinde ailelerinin etkisinin oldukça fazla olduğu belirlenmiştir. Veli ve öğrencilerin ders içerikleriyle ilgili yeterince bilgilendirilmedikleri saptanmıştır. Seçmeli derslerin sayıca fazla olmasıyla birlikte ikili öğretim yapan okullarda derslik ve öğretmen eksikliği açığa çıktığı, bu nedenle istenilen derslerin seçilemediği belirlenmiştir. Sınıf mevcutlarının fazla olduğu, seçmeli derslere ait ders kitaplarının ve materyallerinin olmadığı, öğretmenlerin konuyla ilgili hizmet içi eğitim almadığı ve notla değerlendirmenin öğrenciler üzerinde kaygıyı artırdığı ifade edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlardan hareketle; seçmeli ders uygulamalarında gerekli öğretmen, materyal ve fiziki ortamın sağlanması, öğrencilerin istedikleri dersleri alabilmelerine fırsat sağlayacak ortam oluşturulması ve seçmeli derslerin içerik ve amaçlarına yönelik bilgilendirmelerin zamanında yapılması gerektiği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Seçmeli dersler, ilköğretim, eğitim, 4+4+4
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenler ve yöneticilerin örgütsel sinizm, kendini işe verememe (Presenteizm) ve sosyal kaytarma arasındaki ilişkinin incelenmesi (Arnavutköy İlçesi örneği)
Örgütsel sinizm, kendini işe verememe ve sosyal kaytarma tüm örgütlerde olduğu gibi okullarımızda da bertaraf etmek istediğimiz örgütsel davranışların başında gelmektedir. Bu araştırmanın amacı, eğitim hayatımızın ilk basamağı olan ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin örgütsel sinizm, kendini işe verememe ve sosyal kaytarma düzeylerini belirlemek ve bu üç unsurun arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okulunda görev yapan 466 öğretmen ve 99 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmanin verileri kişisel bilgi formu ile birlikte üç ölçek vasıtasıyla toplanmıştır. Bunlar örgütsel sinizm (Brandes ve diğ.,1999), kendini işe verememe (Koopman ve diğ.,2002) ve iş arkadaşı sosyal kaytarma algısı (Liden ve diğ.,2004) ölçekleridir. Araştırma sonucunda İstanbul İli Arnavutköy İlçesi sınırları içerisinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin örgütsel sinizm algıları düşük seviyede; kendini işe verememe ve iş arkadaşı sosyal kaytarma algıları kararsızım seviyesinde tespit edilmiştir. Araştırma bulguları sonucunda kendini işe verememe ile iş arkadaşı sosyal kaytarma algısı arasında negatif; kendini işe verememe ile örgütsel sinizm arasında pozitif ve örgütsel sinizm ile iş arkadaşı sosyal kaytarma algısı arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca hiyerarşik regresyon analizi sonucunda örgütsel sinizmin, kendini işe verememe ve iş arkadaşı sosyal kaytarma algısı arasındaki ilişkide kısmi ara değişken etkisine sahip olduğu tespit edilmiştir.
Islamic primary education in the netherlands: Negotiating religious and national values in an era of societal tensions
The large-scale movement of people across national borders in an increasingly globalized and transnational world represents one of the most significant challenges of our modern societies. Over the past decades, European countries, such as the Netherlands, have experienced a great influx of Muslim migrants. This has severely impacted both migrant communities and host societies. Muslim migrants have had to deal with the socio-psychological effects of migration, such as exclusion, marginalization and alienation, while host societies have witnessed a rise of xenophobia, Islamophobia and new rightist populism. In this era of societal tension, Muslim migrants have sometimes struggled to preserve their Islamic religious heritage in societies that are culturally dominated by secular-liberalism. This has initiated an inter-generational process in which Muslim migrants attempt to negotiate religious and national values that, at least at surface level, seem to be diametrically opposed. One of the primary domains were this process of negotiation takes place is education. The Netherlands has a long history of institutionalized Islamic education through laws that support the right to religious freedom. These Islamic schools however operate in a largely secular liberal environment and are legally bound to national secular curricula. In the current social context, the schools are heavily monitored and more often than not accused of being sites for radicalization and anti-integration tendencies. Scholarly research on Islamic education in the Netherlands, which is fairly meager, maintains several far-reaching claims such as lack of engagement and agency on behalf of Muslim parents and a prevalent rejection of Dutch cultural values and norms. It also tends to merely focus on quantitative studies of the educational achievements of first-generation Muslim migrants, which makes the current state-of-the art both limited and outdated. This thesis aims to go beyond mere statistics on educational achievements and focuses instead on the lived experiences of Muslims and the complex process of value negotiation. Based on qualitative-empirical research amongst the newly emerging second-generation of Muslim migrants the author offers new insights into the case of Islamic education in the Netherlands. Contrary to earlier scholarly and popular representations, the Dutch second-generation migrant community emerges as vibrant, well-educated, informed, highly demanding and accommodating of Dutch national values. The Dutch Islamic school, rather than a site of radicalization and anti-integration tendencies, functions as an open and safe space where Muslim students, parents, teachers and school leadership negotiate questions of identity, religious values, and integration into the host society.
Malatya ilinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin beslenme durumları, antropometrik ölçümleri ve iş stres düzeylerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Malatya ilinde görev yapan ilköğretim okulu öğretmenlerinin beslenme durumlarını, antropometrik ölçümlerini ve iş stres düzeylerini değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemini Malatya ili ilköğretim okullarında görev yapan yaşları 24-64 yaş orası olan 54'ü erkek, 56'sı kadın olmak üzere 110 gönüllüöğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin genel bilgileri, beslenme durumları, besin tüketim sıklıkları ve antropometrik ölçümleri alınmıştır. Öğretmenlerin stres düzeyleri daha önce geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmış "İş Stres Ölçeği" kullanılarak ölçümlenmiştir. Stres düzeyi düşük olan öğretmen bulunamazken, %36,4'ünün orta %63,6'sının stres düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin öğretmenlerin çoğunluğunun (%76.4) beslenme durumlarının iş yerindeki stresten etkilendiği, besin tüketim sıklıklarının da değişkenlik gösterdiği saptanmıştır. BKI değerlendirmelerinde erkeklerin %40.7'sinin kadınların yarısının şişmanlık öncesi aşamasında olması dikkat çekici bulunmuştur. Stres puanları ile antropometrik ölçümlerinin ilişkisinin genellikle pozitif yönde olduğu gözlenmiştir (r değeri).Sonuç olarak; stresli bir mesleği yapan öğretmenlerin beslenme durumları, iş kaynaklı çeşitli stres faktörlerinden etkilenebileceği ve antropometrik ölçümlerde artışa sebep olabileceği bu durumun hastalıkların gelişmesine sebep olabileceği görülmüştür. Okullarda sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak ve iş stresinin önüne geçebilmek için stratejiler geliştirilmelidir. Anahtar Kelimeler:Öğretmen, Beslenme Durumu, İş Stresi, Antropometrik Ölçümler.
Taşıma merkezi okullarda ilköğretim ikinci kademe görsel sanatlar eğitimi dersine ilişkin problemler ve çözüm önerileri (Erciş ilçesi örneği)
Gündelik yaşamın vazgeçilmez parçası olan sanat eğitimi bilim ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. Okullarda verilmesi ön görülen görsel sanatlar eğitiminde topluma ve çevreye faydalı olan, kültürüne bağlı, estetik beğeniler sahip, yaratıcı ve üretken bireylerin yetişmesi öngörülmektedir. Ülkemizde uygulanan görsel sanatlar eğitimi dersi çeşitli problemler nedeniyle nitelik olarak farklılıklar gösterebilmektedir. Özellikle kent merkezlerinden uzak eğitim kurumlarında alt yapının yetersizliği ve donanım eksikliği gibi belirgin nedenler bulunmaktadır. Bununla beraber taşımalı eğitim veren kurumlarda görsel sanatlar eğitimindeki problemlerin sadece alt yapı ve donanım yetersizliğinden kaynaklanmadığı görülmektedir. Çalışmanın amacı "Erciş İlçesi örneği ele alınarak ilçedeki taşımalı eğitim merkezi okullarda ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin görsel sanatlar eğitimi dersinin uygulanabilirliğine yönelik problemler ve çözüm önerilerinden oluşmaktadır. Betimsel nitelikteki bu araştırmaya "Erciş ilçesindeki taşıma merkezli okullarda öğrenim gören 626 öğrenci katılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS-20 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırmada ailenin sosyal, kültürel ve ekonomik durumunun Görsel Sanatlar dersine olan tutumu etkilediği, öğrencilerin derse karşı olan ilgi ve tutumları iyi durumda olduğu, Taşıma merkezli okullarda ulaşımı sağlayan araçlarda rehberlik hizmetleri bulunmadığı ve öğrencilerde yorgunluk meydana geldiği gibi sonuçlara varılmıştır.
Yumuşan (Van) çekirdeğinden elde edilen aktif karbon ile bazı boyar maddelerin giderilmesi
Bu çalışmada; adsorbent madde olarak yöresel adı Yumuşan olan Anadolu Alıcı Çekirdeğinden elde edilen aktif karbon seçilmiştir. Aktif karbon ZnCl2 ile kimyasal aktivasyona tabii tutulmuştur. BET yüzey alanı 592.4911 m²/g olarak ölçülmüştür. Boyarmadde açısından Malachite Green ve Crystal Violet tercih edilmiştir. Başlangıç boya derişimlerinin ve sıcaklık değerlerinin adsorpsiyon üzerindeki etkisi gözlenmiştir. Kullanılan iki boyar madde de beş farklı başlangıç derişimi belirlenmiştir. Üç ayrı adsorpsiyon izotermine uygunluk incelenmiş olup, Freundlich adsorpsiyon izotermine uyduğu sonucuna varılmıştır. Üç ayrı sıcaklıkta, birbirinden ayrı başlangıç derişimleri ile çalışmalar yapılarak, kinetik hız modelleri incelenmiştir. Yapılan çalışmanın Pseudo 2. Derece Kinetik modeli için daha uygun olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda termodinamik parametreler hesaplanarak incelenen adsorpsiyonun tersinir ve ekzotermik karakterli olduğu görülmüştür.
İlköğretim okullarının değişime karşı hazır bulunuşluk düzeyleri (Uşak ili örneği)
Bu araştırma, Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının değişime/yeniliğe hazır bulunuşluk düzeylerini, öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluğu, okul yöneticilerinin değişime hazır bulunuşluğu, okulların alt yapısının değişime hazır bulunuşluğu ve velilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutlarında ne derece yeterli olduklarını, öğretmenlerin görüşlerine göre saptamayı amaçlamaktadır.Araştırmanın evreni, Uşak ili merkez ve beş ilçesinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 66 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu devlet ilköğretim okullarında 1669 öğretmen görev yapmaktadır. Bunları temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 255 olarak belirlenmiştir. Örneklemi oluşturan öğretmenlere, Helvacı ve Kıcıroğlu (2010) tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?İlköğretim Okullarının Değişime Hazır Bulunuşluk Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.5 paket programında çözümlenmiştir.Öğretmenlerin görüşlerine göre ilköğretim okullarının değişime hazır bulunuşluk boyutlarındaki yeterlik düzeylerinin cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için t-testi uygulanmıştır.Araştırma bulguları öğretmenlerin görüşlerine göre, ilköğretim okullarının değişime hazır bulunuşluk kapsamında; öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, okul yöneticilerinin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, okulların alt yapısının değişime hazır bulunuşluğu boyutunda ve velilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda ?orta? düzeyde olduğunu göstermiştir.Anahtar kelimeler: Değişim, hazır bulunuşluk.
İlköğretimde demokrasi ve vatandaşlık eğitimi
Bu araştırmanın amacı: İlköğretim okullarında görev yapan Sınıf Öğretmenleri ve Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin vatandaşlık konularına ilişkin bilgi, bu konulara atfettikleri önem ve sergiledikleri davranış düzeylerini tespit etmek ve bilme, önemseme ve davranışa dönüştürme arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Demokrasi ve vatandaşlık eğitimi her geçen gün önemini gittikçe artırmaktadır. 2005 yılında hayata geçirilen ilköğretim okulları öğretim programı ile hem yaklaşımı ve hedefleri hem de öngördüğü öğretim yöntem ve öğrenci nitelikleri itibarıyla Türkiye'deki vatandaşlık anlayışı ve vatandaşlık eğitimini önemi daha da artmıştır. Bu öneminden dolayı bu tezde öğretmenlerin evrensel vatandaşlık temaları esasında yeterlilikleri araştırılmıştır.Bu araştırma deseni, veri toplama araçları ve analiz tekniklerin itibarıyla nicel bir araştırmadır. Araştırmanın uygulaması 2008?2009 öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Uşak ilinde 4. ve 5. sınıflara vatandaşlık eğitimi veren 240 Sınıf öğretmeni ve 79 Sosyal Bilgiler öğretmeni olmak üzere toplam 319 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 5'li Likert tipi Vatandaşlık Yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğim toplam güvenirlik katsayısı 0.81 Crombach Alpha dır.Toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak yüzde, frekans, t testi, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Elde edilen bazı sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir; Öğretmenlerin vatandaşlık bilgi ve davranış düzeylerine bakıldığında genellikle yüksek seviyede oldukları görülmektedir. En çok bilgi ve davranışa sahip oldukları kategori ise `Demokrasi: Saygı ve Eşitlik' tir. Öğretmenlerin vatandaşlık konularıyla ilgili bilgi düzeyleri arttıkça, vatandaşlık konularını önemseme düzeyleri de artmaktadır. Öğretmenlerin sergiledikleri vatandaşlık davranışlarını etkileyen faktörler arasında o konuyla ilgili bilgi seviyesi en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır Ayrıca hiyerarşik olmayan stepwise regresyon analizinden çıkan sonuçlara göre öğretmenlerin vatandaşlık konularına atfettikleri önem, öğretmenlerin o konuyu bilmeleri ve uygun davranışları sergilemelerinden sonra gerçekleşmektedir.Anahtar Kelimler: Vatandaşlık, Vatandaşlık Eğitimi, Demokrasi, İnsan Hakları
İlköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ile öğretmen yeterlilikleri ve çeşitli değişkenlerle olan ilişkisini anlamaya yönelik olarak yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın modeli karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelidir.Araştırmanın evreni Uşak ili merkezinde görev yapan ilköğretim birinci kademede sınıf öğretmenleridir. Araştırmanın örneklemini ise evreni oluşturan okullardan 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkezinde görev yapan öğretmenlerin sayıları değerlendirilerek tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 309 ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmanın verileri iki ölçek kullanılarak elde edilmiştir. Sınıf Öğretmenlerinin, rehberlik uygulamaları ?Rehberlik Uygulamaları Ölçeği? (Terekeci, Taşdelen_Karçkay, 2010) ile toplanmıştır. Ölçek, araştırmacı tarafından ilgili literatür taranıp Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanında doktora eğitimini tamamlamış 3 alan uzmanın görüşleri alınarak geliştirilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olup ölçek tek boyutta toplanmıştır. Ölçekteki 21 maddenin toplam Cronbach Alpha katsayısı ,94'tür. Bulgular, Rehberlik Uygulamaları Ölçeği'nin uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Kullanılan ikinci ölçek ise; öğretmenlerin kendi yeterliliklerine yönelik Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen Öğretmen Yeterlilik Ölçeği'nin (Teacher Efficacy Scale) Diken (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp Türkiye'de Türk öğretmenler üzerinde geçerlik ve güvenirliği incelenen ölçektir. Ölçeğin güvenirlik çalışması Cronbach Alpha testi ile yapılmış; ölçeği oluşturan toplam 16 maddenin iç tutarlılık katsayısı .71, ilk boyutun .71 ve ikinci boyutun ise .73 bulunmuştur. Bulgular, Öğretmen Yeterlilik Ölçeği Türkçe versiyonunun Türk öğretmenleri ile uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.Bu araştırmanın sonucunda, ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasında ise orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan korelasyon analizine göre, öğretmenlerin rehberlik uygulamalarıyla en yüksek ilişki öğretmen yeterlilikleriyle ilgilidir. Aşamalı regresyon analizi sonucunda rehberlik uygulamalarında öğretmen yeterliliği önemli yordayıcı olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler:Öğretmen yeterliliği, Rehberlik, İlköğretim öğretmenleri, Sınıf öğretmenleri, İlköğretim okulları, Öğretmenler, Rehberlik uygulamaları
İlköğretim okullarında meydana gelen değişimlere karşı direnişler ve nedenleri (İzmir ili örneği)
Bu araştırma, İzmir ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okullarda değişime karşı direniş kaynaklarını; değişim süreci konusunda bilgi eksikliği, yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliği, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesi, değişimden zarar görme korkusu ve okulun örgüt özellikleri boyutlarında ne düzeyde direniş gösterdiklerini öğretmenlerin görüşlerine göre saptamayı amaçlamaktadır. Ayrıca katılımcıların her bir boyuttaki görüşlerinin cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir.Araştırmanın evreni İzmir ili sınırları içinde bulunan tüm devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 796 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu resmi ilköğretim okullarında, 18770 öğretmen görev yapmaktadır. Evreni temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 750'dir. Örneklemi oluşturan katılımcılara, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?İlköğretim Okullarında Değişime Karşı Direnişleri Değerlendirme Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir. Katılımcıların görüşlerine göre öğretmenlerin değişime karşı direniş kaynakları boyutlarında direniş nedenlerinin kıdem değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlenmesinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA), cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek içinde t-testi uygulanmıştır.Araştırma bulguları, ilköğretim okullarında değişimlere karşı direniş kaynakları boyutunda, öğretmenlerin değişim süreci konusunda bilgi eksikliğinden ve yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden kaynaklanan direnişlerinin ?orta? düzeyde olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, okulun örgüt özelliklerinden kaynaklanan direnişlerin ?çok?; değişimden zarar görme korkusu ve okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan direnişlerin ?az? düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca, öğretmenlerin değişim süreci konusunda bilgisizlikten kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine bağlı olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin değişimden zarar görme korkusundan kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmektedir.Öğretmenlerin okulun örgütsel özelliklerinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Anahtar kelimeler:Değişim, Örgütsel Değişim, Değişime Direniş,
İlköğretim ve ortaöğretim okulu yöneticilerinin öğretim liderliği rollerini gerçekleştirme düzeyleri ve bunu sınırlayan etkenler
Bu araştırma, Uşak İlindeki ilköğretim ve ortaöğretim okul yöneticilerinin öğretim liderliği rollerini gerçekleştirme düzeylerini ve bu rollerini sınırlayan etkenlerin önem düzeyini, öğretmen ve yöneticilerin görüşlerine göre ortaya koyabilmek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca yönetici ve öğretmen görüşlerinin görev, eğitim kademesi, mesleki kıdem, branş ve cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını da ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Davranışları Anketi? ile ?Okul Yöneticilerinin Öğretim Liderliğini Sınırlayan Etkenler Anketi? kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, okul yöneticilerinin, öğretim liderliği rollerini genel olarak yeterli düzeyde yerine getirdikleri anlaşılmıştır. Bunun yanında, okul yöneticilerinin, öğretim liderliği rollerini gerçekleştirme düzeylerini öğretmenlere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek değerlendirdikleri ortaya çıkmıştır. Yine ilköğretim okulu yöneticilerinin, ortaöğretim yöneticilerine kıyasla daha yüksek düzeyde öğretim liderliği sergiledikleri anlaşılmıştır. İlk ve ortaöğretim yönetici ve öğretmenlerinin, ?Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi? boyutunu, en düşük öğretim liderliği sergilenen alan olarak gördükleri ve bu konuda görüş birliği içinde oldukları ortaya çıkmıştır.Okul yöneticilerinin, öğretim liderliğini sınırlayan etkenlerin, kendi öğretim liderliği davranışlarını önemli ölçüde sınırladığını düşündükleri ortaya çıkmıştır. Öğretmenler ise, bu etkenlerin daha az sınırlayıcı olduğunu düşünmektedirler.Anahtar Kelimeler: Öğretim liderliği, öğretimsel liderlik, liderlik.
Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar geçen sürede ilköğretim birinci kademe fen bilgisi programlarının içerik ,yöntem ve felsefe açısından karşılaştırılması
Fen ve Teknoloji programında yapılan değişikliklerle çağın şartlarına uygun biçimde fen eğitim yaşantıları oluşturulması amaçlanır. Değişikliğin temel sebebi eğitim felsefesinin değişmiş olmasının yanında günün şartları gereği yetiştirilmek istenen bireylerin önceki dönemlere göre farklı olmasının gerekliliği söylenebilir. Sayılanlar gibi daha farklı birçok gerekçe olmasına karşın programlarda değişiklik yapılmasının temel gerekçesini bu şekilde belirtmek mümkündür.Günümüzden Cumhuriyet'in ilan tarihi olan 1923'e kadar baktığımızda Türkiye'de 1924, 1926, 1936, 1948, 1968, 1992, 2000 ve 2004 yıllarında genel hatlarıyla fen bilgisi eğitim programlarının değiştirildiğini görmekteyiz. Buradaki değişikliklerin tam olarak neden ve sonuçlarının anlaşılabilmesi için tarihsel olayların iyi analiz ve karakterize edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Cumhuriyet döneminin başından günümüze İlköğretim 1. kademe 4 ve 5. sınıflarda okutulan şu anki adıyla Fen ve Teknoloji dersiyle ilgili program çalışmaları kendi içerisinde karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Karşılaştırmalar daha çok amaçlar, üniteler ve hedefler (davranışlar veya kazanımlar), öğrenme ortamlarıyla ölçme ve değerlendirme boyutunda yapılmaya gayret edilmiştir.Çalışma mevcut dokümanlar çerçevesinde yapılmıştır ancak ulaşılamayan dokümanlar için konu ile ilgili alanda yapılan çalışmalardan faydalanılmıştır. Çalışmanın temel yöntemi doküman analizi olduğu için mevcut programların analizi yukarıda belirtildiği gibi amaç, üniteler, öğrenme ortamları, değerlendirme boyutları çerçevesinde yapılmıştır.Sonuç olarak program amaçlarının genel olarak birbiriyle örtüştüğü gözlenmiş, başlangıçtaki programlar felsefe açısından daha çok daimicilik ve pragmatizm boyutunda iken son programların öğrenci merkezli olmaya başladığı görülmüştür. Özellikle 2004 programı daha çok yapılandırmacı yaklaşım dikkate alınarak yapılmaya çalışılarak ölçme - değerlendirme boyutunda güncel ölçme araçlarının seçilmesine gayret edilmiştir.
Eğitim yöneticilerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin adanmışlık ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki
İlişkisel tarama modeli ile yapılan bu araştırmanın amacı ilköğretim okul müdürlerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin adanmışlık ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. 2009-2010 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki 40 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 1001 öğretmen arasından tabakalı örnekleme modeli ile seçilen 290 öğretmene, müdürlerinin yönetsel tarzları hakkındaki algılarını belirlemek, adanmışlık düzeylerini belirlemek ve tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla 3 farklı ölçme aracı uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler yüzde, frekans, faktör analizi ve korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular, okul müdürlerinin genellikle takım yönetimi tarzına eğilim gösterdikleri, okul müdürlerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin adanmışlık ve tükenmişlik düzeylerinin yakından ilişkili olduğu yönündedir.Anahtar kelimeler: Yönetsel Tarz, Adanmışlık, Tükenmişlik.
Dünya, güneş ve ay konusunun ilköğretim 5. sınıf öğrencilerine bilimsel tartışma odaklı yöntem ile öğretilmesinin öğrencilerin başarılarına, tutumlarına ve tartışmaya katılma istekleri üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, bilimsel tartışma odaklı fen öğretiminin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarıları, fene karşı tutumları ve tartışmaya katılma istekleri üzerine etkisini araştırmaktır. Bu amaçla, ilköğretim 5.sınıftaki ?Dünya, Güneş ve Ay? ünitesi seçilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin başarıları, fene karşı tutumları ve tartışmaya katılma istekleri üzerine cinsiyetin etkisinin uygulanan yönteme göre değişiminin de tespiti amaçlanmıştır.Ön test-son test kontrol gruplu tasarımın uygulandığı bu deneysel çalışma 2009-2010 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Uşak-Ulubey Kuvayi Milliye İlköğretim Okulu ve Hüseyin Remzi Devecioğlu İlköğretim Okulu 5. sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Çalışmaya 26 deney grubu 25 kontrol grubu olmak üzere 51 öğrenci katılmış ve uygulama haftada 4 saat olmak üzere 6 hafta sürmüştür.Uygulamadan önce gruplar arasındaki seviyeyi tespit etmek için ön bilgi testi uygulanmıştır. Bilimsel tartışma etkinliklerinin hazırlanmasında ilköğretim beşinci sınıf fen kazanımları esas alınmıştır.İlk iki hafta öğrencilerin ön bilgi düzeyleri ölçülüp değerlendirildikten sonra belirlenen deney grubuna bilimsel tartışma eğitimi verilmiş ve ön test uygulamaları yapılmıştır. 4 hafta süreyle bilimsel tartışma odaklı fen eğitimine göre hazırlanmış öğrenme materyalleri ile uygulama yapılmış ve son testler uygulanmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS ( Statistical Package for Social Science) bilgisayar programı kullanılarak değerlendirilmiş ve t-testi kullanılmıştır.Bilimsel tartışma odaklı fen öğretimi ile geleneksel yöntemin uygulandığı sınıflardaki öğrencilerin akademik başarılarında anlamlı farklılık gözlenmiştir. Bilimsel tartışma odaklı fen öğretimi ile geleneksel yöntemin uygulandığı sınıflar arasında, öğrencilerin fene yönelik tutumlarında, anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Bilimsel tartışma odaklı fen öğretiminin uygulandığı sınıfta uygulama öncesi ve sonrasında öğrencilerin tartışmaya katılma isteklerinde anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir.Öğrencilerin akademik başarıları, tutumları ve tartışmaya katılma istekleri cinsiyete göre incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı farkın olmadığı tespit edilmiştir.Bu çalışmanın bulguları ışığında 5. sınıf öğrencilerinin Dünya, Güneş ve Ay ünitesindeki kavramları anlamalarında, bilimsel tartışma odaklı fen öğretiminin daha etkili olacağı sonucuna varılabilir.
Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları (Uşak ili örneği)
Bu araştırma, Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Güç kaynaklarından, yasal güç, zorlayıcı güç, ödül gücü, uzmanlık gücü, karizmatik güç boyutlarında öğretmen görüşlerinin cinsiyet, öğrenim durumu, branş ve kıdem değişkenlerine göre faklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir.Araştırmanın evreni Uşak ili sınırları içinde bulunan tüm devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 175 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu resmi ilköğretim okullarında, 1669 öğretmen görev yapmaktadır. Evreni temsilen örnekleme girecek okul sayısı 85, öğretmen sayısı 296'dır. Örneklemi oluşturan katılımcılara, araştırmacı ve tez danışmanı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ve Müdürlerin Kullandıkları Güç Kaynakları Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir.Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarından beş alt boyutta öğretmen görüşlerinin cinsiyet ve branş değişkeni bakımından anlamlı bir farklılığın olup olmadığını belirlemek için t-testi; öğrenim durumu ve kıdem değişkenine bağlı olarak anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi (anova) uygulanmıştır.Araştırma bulguları, ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarından yasal gücün orta düzeyinde, zorlayıcı gücün az düzeyinde, ödül gücü, uzmanlık gücü ve karizmatik gücün çok düzeyinde olduğunu göstermektedir.Anahtar kelimeler: Örgütsel Güç Kaynakları, İlköğretim Okulu, Okul Müdürleri.
İlköğretim birinci kademe öğrenci velilerinin okuldan beklentilerinin karşılanma düzeylerinin incelenmesi
Okul kavramını incelediğimizde okulun devletin kamusal amaçlarını gerçekleştiren, yerine konabilecek başka bir sistemin olmadığı önemli bir kurum olduğunu görürüz. Bu durum okulu tüm toplumlarda eğitim ve öğretim açısından vazgeçilmez yapmaktadır. Okulun politikası lokal yapıdan uzak olduğu için velilerin çocuklarının okul içi eğitimine katılımı bir yerde engellenmiştir. Bu engeli aşmanın en işlevsel yolu okulun aile ile daha fazla iletişime geçip ailenin okuldan neler beklediğini belirlenmesidir. Bu bağlamda okul, aile beklentilerini bilerek hareket edeceğinden velilerle daha fazla iletime geçecek, çocuk için ortak yapabilecekleri mantıksal kararlar alabileceklerdir. Bu çalışmada, ilköğretim birinci kademe öğrenci velilerinin okuldan ne çeşit beklentileri olduğu, ve bu beklentilerin ne kadarının karşılık bulduğunun incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda öğrenci velilerinin okulun fiziksel özelliklerinden, öğretmenden, okul idaresinden beklentileri ve bu beklentilerin ne derece karşılandığını içeren ölçek geliştirme çalışmaları yapılmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde kaynak taraması yapılarak uzman görüşleri sonucu taslak form oluşturulmuştur. Ölçeğin son halini vermede tekrar bir uzman görüşü alınması planlanmıştır. Pilot uygulama ile geçerlik-güvenilirlik çalışmaları yapılarak ölçek son şeklini almıştır. Elde edilen veriler, ilköğretim birinci kademe öğrenci velileri ile okul arasında nasıl bir iletişim olduğu, velinin okuldan neler bekleyip beklentilerin karşılanma düzeylerini ortaya koyacağından, bundan sonraki dönemlerde okul-veli iletişimini güçlendirmek için alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Sözcükler : İlköğretim okulu, veli, okul beklentisi.
Liderlik stilleri ile örgütsel güven ve örgütsel adanmışlık arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda, ilköğretim okul müdürlerinin uyguladıkları liderlik stilleri ile ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütlerine güven ve örgütlerine adanmışlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesine yöneliktir. 2009-2010 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki 40 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 1001 öğretmen arasından tabakalı örnekleme modeli ile seçilen 290 öğretmene; müdürlerinin liderlik stilleri hakkındaki algıları ile örgütlerine güven ve örgütlerine adanmışlık düzeylerini belirlemek amacıyla 3 farklı ölçme aracı uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler yüzde, frekans, faktör analizi ve korelasyon analizine tabi tutulmuştur.Araştırmada; okul müdürlerinin sergilediği liderlik stillerinin, öğretmenlerin örgütsel güven ve örgütsel adanmışlıkları ile yakından ilişkili olduğu; kendilerini güvenli bir ortamda hisseden öğretmenlerin adanmışlık düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Liderlik Stilleri, Örgütsel Güven, Örgütsel Adanmışlık.
İlköğretim okullarının fiziki yeterlilik standartlarına (TSE 9518) göre 2000 yılından sonra yapılan okulların yeterlilik düzeyleri: Uşak ili örneği
Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığına ait ilköğretim okullarının TSE 9518'de belirtilen standartlara uygunluk düzeyleri incelenmiştir. Bu amaçla evren olarak Uşak il genelindeki okullar seçilmiştir. TSE 9518, 2000 yılında yayınlanmış olduğu için bu tarihten sonra yapılmış okullar incelenmiştir. 5 ana kural ve 72 kuraldan oluşan standartları kapsayan bir gözlem formu geliştirilmiş ve form uzman görüşü alınarak kullanılmıştır. Gözlem sonucu elde edilen veriler frekans ve yüzde dağılımı olarak incelenmiştir. İncelemeye konu okulların bu kuralları karşılama düzeyleri, varlık ve yoklukları tespit edilmiştir.Bu yapıya uyan 17 resmi ilköğretim okulu incelendiğinde okul yapılarının planlanmasında bu standartlardan bazılarının hiç dikkate alınmadığı tespit edilmiştir. Bazı kuralların ise planlarda yetersiz düzeyde olduğu görülmüştür. Fiziki yapılar olarak okulların TSE 9518'de belirtilen standartları tam olarak taşımaları durumunda eğitimde önemli bir altyapı sorununun ortadan kalkacağı ve sosyal yaşam alanları olarak okulların daha güzel ortamlar olacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Okul, Okul Yapıları, Okul Standartları.
Okul müdürlerinin liderlik rollerini sergileme düzeylerinin kurum kültürüyle ilişkisi
Bu araştırmada ilköğretim okul müdürlerinin liderlik rollerini sergileme düzeylerinin kurum kültürüyle ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 2009?2010 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki 40 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 1001 öğretmen arasından tabakalı örnekleme modeli ile seçilen 290 öğretmene, müdürlerinin yönetsel tarzları hakkındaki algılarını ve yönetsel tarzların kurum kültürü ile ilişkisini belirlemek amacıyla 2 farklı ölçme aracı uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler yüzde, frekans, tek yönlü varyans analizi ve korelâsyon analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgularda, öğretmenler tarafından okul müdürlerinin yönetsel tarzlarının insan odaklılık ve iş odaklılık olarak ayrılmadığı, bunların bir bütün olarak algılandığı ve etkin liderlerin iş odaklı ve insan odaklı olarak tanımlandığı görülür. Okul müdürünün etkin lider (iş-insan odaklı) olmasının kurumda klan kültürünün hâkim olmasına sebebiyet verdiği soncuna varılmıştır. İş ?insan odaklı liderlik tarzıyla klan kültürü arasında pozitif korelâsyon tespit edilmiştir. Liderin iş- insan odaklılığı arttıkça kurumdaki klan kültürü düzeyinin de arttığı görülmüştür.
Sosyal bilgiler dersinde bilgisayar destekli öğretim uygulamalarının öğrencilerin erişi ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinin bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile işlenmesinin öğrenci başarısı ve tutumunu etkileyip etkilemediğinin ortaya konulmasıdır.Bu çalışma ön test?son test kontrol gruplu yarı deneysel bir araştırma desenine sahiptir. Çalışma grubunu, 2010-2011 eğitim-öğretim yılı 2. yarıyılında İzmir ili Bornova ilçesi ?Kars Halil Atila İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören 6-A ve 6-B sınıflarının 70 öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın toplam uygulama süresi altı haftadır.Uygulama süreci, deneklerin kontrol ve deney gruplarına ayrılmasıyla başlamıştır. Bu araştırmanın veri toplama araçlarını Sosyal Bilgiler Erişi Testi, Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği ve Teknoloji Tutum Ölçeği oluşturmuştur. Sosyal Bilgiler Erişi Testinin güvenirlik katsayısı ,84 Crombach Alpha, Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeğinin güvenirlik katsayısı ,89 Crombach Alpha ve Teknoloji Tutum ölçeğinin güvenirlik katsayısı ,97 Crombach Alpha bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS 19.00 programında blockwise regresyon analizine tabii tutulmuştur.Sosyal Bilgiler dersindeki erişi son test başarı puanı bağımlı değişken, teknoloji tutum ön test, sosyal bilgiler tutum ön test, sosyal bilgiler erişi ön test ilk bloğu, sosyal bilgiler tutum son test, teknoloji tutum son test ikinci bloğu ve grup aidiyeti (deney ve kontrol) son bloğu oluşturacak şekilde yapılan regresyon analizi sonucuna göre:Modele dâhil edilen değişkenler gözlenen varyansın %35'ini açıklamıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrencileri sosyal bilgiler dersi son test başarıları üzerinde teknolojiye ve derse karşı olan tutumlarının etkili olmadığı görülmüştür. Ancak öğrencilerin yarı deneysel desende uygulamaya esas olan konular hakkındaki ön bilgileri ile sosyal bilgiler dersinin teknoloji desteğiyle işlenmesi öğrencilerin bu dersteki akademik başarı düzeylerini anlamlı bir şekilde etkilemektedir.Dersi teknoloji desteğiyle alan öğrencilerin akademik başarı düzeyleri, dersi teknoloji desteği olmadan alan öğrencilerin akademik başarı düzeylerine göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir.Yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre sosyal bilgiler dersinin teknoloji destekli işlenmesi derse karşı tutumu anlamlı derecede etkilememektedir.
İlköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokuma-yazma CD' lerinin değerlendirilmesi
İlkokuma-yazma CD' leri, ilköğretim birinci sınıfta ilkokuma-yazma derslerinde kullanılmak üzere öğretmene yardımcı olarak ve bireysel alıştırma yapmak isteyen öğrencilere yönelik hazırlanmıştır. Bu CD' ler öğrencilere eğlenerek öğrenmenin yanında, güzel vakit geçirebilecekleri ideal bir ortam hazırlamıştır. Bu araştırmada ise ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokuma-yazma CD' lerinin değerlendirilmesi konusu ele alınmıştır. İlkokuma-yazma sırasında öğretmenlerin önemli bir bölümü basılı kitaplarla birlikte CD ile eğitim de yapmaktadırlar. Eğitim sürecinde önemli yeri olan bilgisayarlar özellikle etkili eğitsel yazılımların hazırlanmasıyla öğretme-öğrenme sürecine önemli katkılar sağlamaktadır. Ses, görüntü, metin, grafik gibi unsurları bir arada bulunduran çokluortam CD leri birden çok algı ve duyu merkezini uyarabilmektedir. İnteraktif (etkileşimli) şekilde hazırlanan ilkokuma-yazma CD leri okuma yazma öğretimini ve öğrenimini daha zevkli, verimli ve eğlenceli hale getirmektedir.Araştırmada betimsel tarama modeli ve içerik analizi kullanılarak ölçek geliştirilmiştir. Ölçek ?içerik, teknik kalite ve kullanılışlık? adı altında toplam üç boyuttan oluşmaktadır. Birinci boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin içeriklerinin incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 6 madde bulunmaktadır. İkinci boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin teknik kalitesinin incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 18 madde bulunmaktadır. Üçüncü boyut, ilkokuma-yazma CD' lerinin kullanılışlığının incelenmesidir. Bu boyut içinde toplam 5 madde bulunmaktadır.Bulgular, öğretmenlerin ilkokuma yazma eğitiminde kullanılan CD' lerin içerik yönünden yeterli olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin verdiği cevaplar ilkokuma yazma CD' lerinin MEB'in teknik kalite ve kullanılışlık kriterlerine çoğunlukla uygun olduğunu göstermektedir.Bu güne kadar ilkokuma-yazma CD' lerine yönelik bu yönde herhangi bir akademik araştırma yapılmamıştır. Yaptığımız çalışma bu yönüyle özgün bir nitelik taşımakta ve bu konuda araştırma yapmak isteyen araştırmacılara kaynaklık edecek düzeyde hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İlkokuma-yazma, etkileşimli okuma yazma, interaktif eğitim
İlköğretim okullarında güvenlik
Bu araştırmanın amacı, mevcut yasal düzenlemeleri ortaya koymak ve ilköğretim okullarında güvenlik sorununa yol açan etkenlerin yönetici ve öğretmen bakış açısı ile belirlemek ve incelenmektir.Bu araştırma için Uşak ilinde bulunan ilköğretim okullarında yönetici ve öğretmenlerden oluşan 16 kişilik bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Veriler, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak katılımcılar ile yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır.Araştırmada mevcut durum ve mevzuat ortaya konulmuş, ardından genel bir değerlendirme yapılmış, tespit edilen eksiklikler hakkında görüş ve önerilerde bulunulmuştur.Yapılan görüşmelerde, yönetici ve öğretmenler tarafından servis araçlarının kontrollerine dikkat edildiği ancak sürücülerin eğitim seviyelerinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Katılımcılar; okulların fiziki güvenliğinden endişe ettiklerini dikkat çekerek okulun ve çevresinin çeşitli yaş guruplarına göre yapılandırılmadığını ifade etmişlerdir. Okullarda doğal afetlere karşı tatbikatların yapılmasına rağmen öğrencilerde güvenlik bilincinin tam olarak oluşmadığını beyan etmişlerdir.Sonuç olarak; dağınık olmakla beraber mevzuatın içerik açısından yeterli olduğu, idareci ve öğretmenlerin mevzuat açısından bilgili oldukları, nöbetçi öğretmenlerin görev tanımlarının eksik olduğu ve ailelerin güvenlik konusunda çok fazla katkısının bulunmadığı saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Güvenlik, İlköğretim Okullarında Güvenlik