Management information systems
108 theses under this subject heading
Üniversite bilgi işlem yönetici ve çalışanlarının siber güvenlik konusundaki farkındalıkları
Teknolojide yaşanan gelişmeler beraberinde veri yoğunluğunu getirmektedir. Bilgi teknolojilerinde yaşanan gelişmeler verilerin güvenliğinin sağlanması konusuna sebep olmaktadır. Özellikle bankacılık, savunma ve benzer alanların hassasiyeti sebebiyle bilgi işlem dairelerinin siber güvenlik konusunda hassasiyetleri ortadadır. Bu anlamda milyonlarca öğrencinin ve personelin bulunduğu üniversiteler de siber güvenlik konusunda önemli kurumlardır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de siber güvenlik konusunda üniversite bilgi işlem daire başkanlıklarının farkındalıklarının ilgili daire başkanları ve personelleri ile görüşmeler yapılarak, bu alanla ilgili mevcut durum ve yapılması gerekenlere yönelik gereklilikleri ortaya koymaya çalışmaktır. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerine dayalı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle veriler toplanmıştır. Alanında uzman bilgi işlem daire başkanları ve personeli ile yapılan mülakatlar aracılığıyla, Türkiye'deki üniversitelerde siber güvenlik konusu ile ilgili görüşleri alınmıştır. Görüşleri alınan daire başkanlarına ait katılımcıların bilgileri, nitel araştırma yöntemlerinde kullanılabilen Nvivo 12 paket programı ile analiz edilmiş ve elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgularına göre, siber güvenlik konusunda üniversitelerde en önemli konunun bu alanda farkındalığın oluşturulması olduğu tespit edilmiş ve farkındalığın artırılmasına yönelik önermelerde bulunulmuştur. Bu açıdan çalışmanın alana ilgi duyan araştırmacılara katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
Bibliyometrik analiz yöntemi ile Türkiye'nin YBS haritasının incelenmesi
Yönetim Bilişim Sistemleri (YBS), bilgi teknolojilerinin yönetimsel süreçlerdeki rolünü ve etkilerini inceleyen dinamik bir süreç işleyişine sahip çoklu disiplinlerin beraberliğinden ortaya çıkan bir alandır. Teknolojinin hızlı gelişimi ve iş dünyasında giderek daha merkezi bir rol oynaması, YBS alanındaki akademik araştırmaların da genişlemesine ve çeşitlenmesine neden olmuştur. Bu nedenle, Türkiye'deki YBS araştırmalarının kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi, bu alanın gelişimi ve gelecekteki araştırma eğilimlerinin belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Gelişen ve yenilenen literatürün araştırmacılar ve uygulayıcılar tarafından sistematik bir şekilde anlaşılması ve değerlendirilebilmesi için, bibliyometrik analiz yöntemi, sistematik ve sayısal veriler ışığında akademik gelişimi anlamak ve ilişkisel bağlantıları ortaya koymak için önemli bir araçtır. Tezimizin ilk bölümünde, YBS'nin tanımlamaları ve özellikleri üzerinde durulmuş, daha sonra bibliyometrik analiz yönteminin geçmişten günümüze ilerleme sürecinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'de YBS alanında yapılan çalışmaların detaylı bir bibliyometrik analizi sunulmuş, elde edilen bulgular çeşitli açılardan değerlendirilmiştir. Son olarak, üçüncü bölümde, yapılan analizlerin ışığında YBS alanındaki durumun değerlendirilmesi ve gelecekteki araştırmalar için öneriler sunulmuştur. Bu çalışma, Türkiye'de YBS alanında gerçekleştirilen akademik çalışmaların kapsamlı bir değerlendirmesini sunarak, alanın gelişimine katkı sağlamayı ve gelecekteki araştırmalara yön vermeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, Türkiye'deki YBS araştırmalarının uluslararası literatürle karşılaştırılması ve bu alandaki araştırma eksikliklerinin belirlenmesi açısından da değerli bir kaynak olmayı hedeflemektedir.
E-devlet sisteminin kullanımında etkili olan faktörlerin tekonolji kabul modeli ile incelenmesi Osmaniye örneği
Teknolojinin hızla gelişmesi, devletlerin vatandaşlarına sunduğu hizmetlerin dijitalleşmesini ve bu süreçlerin daha verimli hale gelmesini sağlamıştır. E-devlet sistemleri, vatandaşların kamu hizmetlerine hızlı, kesintisiz, kaliteli ve düşük maliyetle erişim sağlamalarına olanak tanıyan önemli bir araç olarak öne çıkmaktadır. E-devlet teknolojisinin benimsenmesine etki eden faktörlerin tespiti, bu sistemlerin yaygınlaştırılması sürecinde devlet kurumlarına ve karar alıcılara rehberlik edebilecek stratejik bilgiler sunmaktadır. Bu bağlamda, bireylerin teknoloji kullanımına yönelik tutum ve davranışlarını incelemek için yaygın bir biçimde kullanılan Teknoloji Kabul Modeli (TKM) dikkat çekmektedir. TKM, bireylerin yeni teknolojilere yönelik algılarını şekillendiren temel unsurlar olan algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan fayda kavramlarını ele almakta ve bu unsurların teknolojiye yönelik tutum ve davranışlar üzerindeki etkilerini açıklamaktadır. Bu çalışmada, Osmaniye ilinde yaşayan vatandaşların e-devlet kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, kolayda örnekleme yöntemiyle çevrim içi olarak yürütülen bir anket çalışması aracılığıyla gerçekleştirilmiş ve toplamda 1.100 birey çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırma kapsamında, TKM'nin bileşenlerine dayalı olarak geliştirilen hipotezler, yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılarak test edilmiştir. Araştırma sonuçlarının, Türkiye'de e-devlet kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenmesine katkı sağlayacağı ve yeni sistemlerin geliştirilmesi süreçlerinde devlet kurumlarına yol gösterici bir rehber niteliğinde olacağı öngörülmektedir. Ayrıca bu çalışma, e-devlet alanında yapılacak gelecekteki akademik araştırmalar için de bir kaynak teşkil etmektedir.
Türkiye'deki büyükşehir belediyelerinin web sitelerinin wcag 2.2 standartlarına göre erişilebilirlik analizi
Kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi, bilgiye ve hizmete erişimde zaman ve mekân sınırlarını kaldırsa da bu dönüşümün fırsat eşitliğine hizmet etmesi ancak "web erişilebilirliği" ile mümkündür. Bu çalışma, Türkiye'deki 30 büyükşehir belediyesine ait web sitelerinin erişilebilirlik düzeylerini WCAG 2.0, 2.1 ve güncel WCAG 2.2 standartları çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, Total Validator aracıyla elde edilen teknik verilerin senaryo bazlı manuel testlerle desteklendiği karma yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın özgün bir boyutu olarak, uygulanan iki farklı test yöntemi arasındaki tutarlılık düzeyi Jaccard Benzerlik İndeksi ile analiz edilmiştir. Bulgular, belediye web sitelerinin WCAG standartları kapsamındaki "Seviye A" (Asgari Düzey) gerekliliklerini dahi tam olarak karşılayamadığını göstermektedir. Erişilebilirlik ihlallerinin özellikle "Algılanabilirlik" ve "İşletilebilirlik" ilkelerinde yoğunlaştığı; alternatif metin eksiklikleri, yetersiz renk kontrastları ve klavye ile kullanım sorunlarının en sık rastlanan hatalar olduğu belirlenmiştir. WCAG 2.2 standartları açısından ise, özellikle klavye odak görünürlüğünün belirginleştirilmesi ve hatalı girişleri önleyici mekanizmaların kullanımı noktasında belediyelerin henüz yeterli olgunluğa erişemediği görülmüştür. Otomatik ve manuel değerlendirme sonuçları arasında hesaplanan %40,2'lik Jaccard Benzerlik İndeksi, iki yöntem arasındaki örtüşmenin sınırlı düzeyde kaldığını ortaya koymaktadır. Bu oran, otomatik test araçlarının tek başına yeterli olmadığına ve manuel incelemelerle desteklenmesi gerektiğine dair literatürdeki görüşleri istatistiksel olarak doğrulamaktadır. Çalışma, belediyelerin dijital erişilebilirlik stratejilerini geliştirmeleri ve test süreçlerinde salt otomasyona dayalı yaklaşımlar yerine bütüncül değerlendirme yöntemlerini benimsemeleri açısından yol gösterici niteliktedir.
Kurumsal kaynak planlaması (ERP) sisteminde kritik başarı faktörlerinin ve kullanıcı memnuniyetinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Hızlı gelişen teknoloji, artan rekabet koşulları ve küreselleşen ekonomik şartlar ile birlikte şirketler varlıklarını sürdürebilmek için maliyetlerini düşürmeye, kaliteli ürün ve hizmet üretmeye, ürün çeşitlerini geliştirerek pazar paylarını artırmaya çalışmaktadırlar. Teknolojik gelişmelere paralel olarak ortaya çıkan yönetim bilgi sistemi ürünlerinden birisi olan Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) sistemi firmalara bu koşulları gerçekleştirebilmek için önemli avantajlar sağlamaktadır. ERP firmaların geleceğine yönelik çalışmalarını yönlendirebilmek adına geliştirilen bir yönetim bilgi sistemi olarak değerlendirilirken, diğer taraftan tüm iş süreçlerini entegre eden bir yazılım sistemi olarak da tanımlanabilmektedirBaşarılı ERP uygulamaları firmalara düşük maliyet, daha iyi müşteri hizmetleri ve üretim takvimi gibi birçok yarar sağlamaktadır. Ancak firmaların bütün iş süreçlerinin yapılandırmasına olanak sağlayan bu sistemin firma maliyetlerinde azalışa neden olduğu gibi entegrasyonunda yaşanan sorunlar firmalar için önemli maliyet ve zaman kaybına neden olabilmektedir. ERP uygulamalarındaki başarısızlıklar ERP sistemlerine ayrılan maddi kaynakların kaybına ve işlerin büyük bir kısmının aksamasına sebep olmaktadır. Uygulamanın başarılı olabilmesi için güvenilir, gerçekçi ve mantıklı bir ERP projesi yürütülmelidir. ERP sistemlerinin seçiminden, son kullanıcı eğitimine kadarki tüm süreçlerde titizlikle hareket edilmelidir.Bu çalışmada Türkiye'de ERP sistemi kullanan iki otomotiv firmasında, ERP sisteminin uygulanması sırasında etkili olan kritik başarı faktörlerinin ve çalışanların ERP sistemi kullanım memnuniyetleri, ERP servis sağlayıcı kurulum memnuniyetleri, ERP servis sağlayıcı destek memnuniyetleri, çalışanların çalıştıkları firma yaklaşımına ait memnuniyetleri, ERP sisteminin kontrol edilebilirlik özellikleri ve ERP maliyet memnuniyetlerine yönelik görüşlerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: ERP, Memnuniyet, Yönetim Bilgi Sistemi, Kritik Başarı Faktörleri, Faktör Analizi, Temel Bileşenler.
Yönetim bilgi sistemlerinin, yönetimin etkinliği ve verimliliğine etkisi: E-okul örneği
Yönetim bilgi sistemleri, örgütlerde yönetimin, doğru ve zamanında bilgiye ulaşmalarında çok önemli bir yere sahiptir. Eğitim kurumlarında yönetim bilgi sistemlerinin kullanılması konusu ülkemizde çok önemsenmeye başlanan bir konudur.21.yüzyılda da bilgi sistemleri ve teknolojilerinde yaşanan ve dijital devrim adıyla da anılan hızlı değişmeler, kendini her alanda hissettirmiştir. Bilgi teknolojileri alanında yaşanan bu gelişmeler bir taraftan önemli kolaylıklar sağlarken, diğer taraftan her alanda yeni düzenlemeleri ve değişimleri de beraberinde getirmektedir.Bilgi teknolojilerinde meydana gelen değişmelerin ortaya çıkardığı en önemli etkilerden bir tanesi de elbette ki organizasyonlara ilişkin olanıdır. Bu araştırma genel olarak, yöneticilerin etkinlik ve verimliliğinin teknolojiye paralel olarak gelişmekte olan yönetim bilgi sistemlerinin kullanımından nasıl etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu anlamda, çalışmada öncelikli olarak yönetim bilgi sistemi kavramı, gelişimi ve kullanılma nedenleri üzerinde durularak, yönetim bilgi sistemlerinin eğitim kurumları yönetimin etkinlik ve verimlilik üzerine etkileri üzerinde durulacaktır.Anahtar Kelimeler: Yönetim bilgi sistemleri, Yönetim, Etkinlik, Verimlilik, E-Okul
İnşaat şirketlerinde yönetim açısından bilişim (bilgi) sistemleri üzerine sektörel bir araştırma
Günümüzde hızlı teknolojik değişim, rekabet ve küreselleşme sonucunda bilginin ve elde edilme hızının işletmelerin ihtiyaç duyduğu en önemli girdi haline gelmesine neden olmuştur. İşletmelerde yönetimler karar almada doğru, eksiksiz, tam zamanında ve istedikleri miktarda bilgiye ihtiyaç duyarlar. Bu bilgiyi sağlamalarına yardımcı olacak elektronik iletişim teknolojilerinden destek alan bir yönetim bilişim sisteminin kurulması gereklidir. Kurulan yönetim bilişim sisteminin, yöneticiler tarafından etkin bir biçimde kullanımını sağlamak son derece önem taşımaktadır.Yönetim Bilişim Sistemleri işletmelerin her kademesinin ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşılmasını, değerlendirilmesini ve doğru kararlar verebilmesini sağlayabilmek için, işletmeler açısından vazgeçilmez sistemler haline gelmişlerdir.Araştırmada inşaat şirketlerinde yönetim açısından bilişim sistemlerinin kullanılması incelenmeye çalışılmıştır. Ayrıca gelişmekte olan teknoloji ile inşaat şirketlerinde bilişim sistemlerinin yeri ve önemi belirlenmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgi, yönetim, bilişim sistemleri, organizasyon, yönetim bilişim sistemleri, inşaat bilişimi.
Bilişim teknolojilerinin belediyelerin yönetim ve organizasyon yapısına ve hizmet sunumuna etkilerinin incelenmesi: Manisa Şehzadeler Belediyesi örneği
Günümüzde teknoloji hayatımızın her alanında kendine yer bulmaya başlamıştır. Bu bağlamda kamu kurumlarının bu gelişim ve değişime ayak uydurması beklenmektedir. Vatandaşlara ve merkezi yönetime karşı hesap verilebilir, şeffaf olunması ve hizmetlerin doğru olması adına bilişim teknolojilerinin kullanımı ve bu sistemlerin ürettiği doğru ve hızlı veriye ihtiyaç vardır. Belediyelerin günlük çalışmalarında bilişim teknolojileri yoğun bir biçimde kullanılmaktadır. Bu durum belediyelerin alışmış olduğu yönetim ve organizasyon yapısında değişimleri de beraberinde getirmiştir. Personel verimliliği artık nitel olarak ölçülebilmekte ve gerekli değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu ölçümler sayesinde performans ve verimlilikte değişimler yaşanmıştır. Belediyeler tarafından verilen hizmetler de artık dijitale kaymış ve yönetim bilgi sistemleri üzerinden yapılmaktadır. Vatandaşlar da işlerinin hızlı ve sorunsuz bir biçimde sonuçlanmasını beklemekte ve bu bağlamda dijitale geçmenin önemi yadsınamamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kamu kurumları, yerel yönetimler ile ilgili temel kavramlardan oluşan teorik kısım oluşturulmuştur. İkinci bölümde bilişim ve bilişim sistemleri ile Manisa Şehzadeler Belediyesinin sahip olduğu bilişim sistemleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde yöntemle ilgili bilgiler, araştırmayla ilgili uygulamalar verilmiş ve anket çalışması ile personelin bilişim sistemlerine bakışı ve bilişim sistemlerinin hizmet kalitesi, yönetim ve organizasyon yapısına etkileri hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Dördüncü bölümde; hipotezimiz bağlamında alt hipotezlerle ilgili yapılan istatistiksel analizlerle elde edilen bulgular irdelenerek tartışılmış ve elde edilen sonuçların temel hipotezimiz olan; bilişim sistemlerinin belediyelerde verimlilik ve hizmet kalitesine etkisi irdelenmiştir ve hipotezimizi doğrulayıcı bulgular elde edilmiştir.
Birliktelik kurallarıyla kütüphane ödünç alma kayıtlarının analizi: Düzce üniversitesi örnek uygulaması
Bilişim Teknolojileri, maliyetlerinin ucuzlaması dolayısıyla birçok kurum ve şirkette günümüzde yaygın olarak kullanılır hale gelmiştir. Bu sayede çeşitli sistemler içerisinde ortaya çıkan ve depolanan verilerin miktarı da çok büyük hacimlere ulaşmıştır. Bu verilerin içerisinden anlamlı bilgi çıkarma süreçleri olarak da tarif edilen Veri Madenciliği oldukça önem kazanmıştır. Yapılan bu çalışmada Düzce Üniversitesi Kütüphane Kayıtları veri kümesi üzerinde Veri Madenciliği yöntemlerinden biri olan Birliktelik Kuralları algoritmalarından Apriori, Fp-Growth ve Eclat algoritmalarının çeşitli destek ve güven değerlerine göre çalıştırılmalarıyla tekrar eden ilişkilerin/kuralların keşfedilmesi çalışması gerçekleştirilmiştir. Kitap seviyesinde tekrar eden kural örnekleri bulunamamıştır. Fakat kütüphanede bulunan kitap kategorileri seviyesinde beraber ödünç alınma örüntüleri görülmüş ve bunlara ilişkin bulunan kurallar ortaya konulmuştur. Aynı zamanda okuyucuların cinsiyetlerinin, kitap ödünç alma davranışlarına olan etkisi de araştırılmış ve bulunan sonuçlar değerlendirilmiştir. Bu kuralların bulunmasının yanı sıra belirtilen Birliktelik Kuralları algoritmalarının Python, R ve SPMF platformlarındaki performansları da deneyler sırasındaki çalışma süreleri (ms) ve işgal ettikleri bellek miktarları (MB) ölçütleri üzerinden karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre SPMF programının erkekler veri setinde en az bellek işgaliyeti ve en düşük çalışma süresi değerleriyle göre öne çıktığı görülmüştür.
İş zekâsı sistemlerinin yenilik yönetimi üzerine etkisi: Bilişim işletmeleri örneği
The aim of this study is to examine the effect of business intelligence systems use in enterprises on innovation management. For this purpose, it is aimed to examine the importance and effect of business intelligence systems in innovation management decisions in enterprises operating in the IT sector. While conducting the research, the phenomenology design was used. Data were collected through interview technical processes and analyzed with content analysis. The universe of the research consists of IT enterprises using business intelligence systems in Turkey, and the sample is Turkey-based IT enterprises using business intelligence systems registered in LinkedIn. Data were accessed by conducting interviews with 14 participants within the framework of the interview technique. Participants in the interviews; managers, business intelligence specialists, unit chiefs, project managers, business intelligence consultants. During the interviews, 9 open-ended questions were asked to collect the data, and 3 probe questions were used to support the questions. Participant interviews were conducted in a semi-structured online environment to collect data. As a result of the analysis of the data collected as a result of the interviews, five themes were obtained: "business intelligence", "information technologies", "innovation management", "business / management" and "development of the sector / suggestions". The categories and codes under the themes were revealed by analyzing the interviews. In the conclusion part of the study; It has been revealed that the importance of business intelligence systems in IT enterprises has increased, but the awareness of use has not yet developed enough. It has been mentioned that the visual differences in the report outputs of business intelligence tools vary according to the business sector and play an active role in the preference of business intelligence tools. The importance of innovation has emerged for IT businesses to survive competitively in their rapidly changing environments. It has been mentioned that the importance of using data in the steps of innovation need and decision-making is great, and it has been revealed that almost error-free decisions can be made for businesses with the accuracy of business intelligence reports. In this way, it has been revealed that businesses using business intelligence systems are more advantageous than other businesses.
Bilişim teknolojileri kullanımı ile stratejik karar verme arasındaki ilişki: İstanbul'da faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı otel işletmeleri üzerine bir araştırma
Bilişim teknolojileri günümüzde en önemli rekabet araçları arasındadır. Bilişim teknolojilerini elinde bulunduran ülkelerin diğer ülkelere göre daha güçlü ve gelişmiş olduğu bilinmektedir. Bilişim teknolojileri, hızlı değişen rekabetçi ortamda işletmelerde alınan stratejik kararların etkinliğini ve verimliğini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu nedenle stratejik kararların alınmasında ve uygulanmasında bilişim teknolojileri oldukça önemli bir role sahiptir. Bu noktadan hareketle bu araştırmada bilişim teknolojileri kullanımı ve stratejik karar verme arasındaki ilişkinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini, İstanbul?da faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı otel işletmeleri oluşturmaktadır. Araştırmanın evreni ulaşılabilir büyüklükte olduğu için örnekleme yöntemi tercih edilmemiştir. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada veriler anket tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Toplamda 110 otel işletmesine ulaşılmış ve araştırma verileri her bir otelin üst düzey yöneticilerinden elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS for Windows 18.0 programında analiz edilmiştir. Araştırma verilerine yüzde, frekans, Kruskal- Wallis testi, Mann Whitney U testi, faktör analizi ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda, bilişim teknolojilerine ilişkin boyutlar; bilişim teknolojilerine yaklaşım boyutu, bilişim teknolojilerinden yararlanma boyutu, bilişim teknolojilerini kullanım boyutu, bilişim teknolojilerini önemseme boyutu olarak ortaya çıkmıştır. Stratejik karar vermeye ilişkin boyutlar ise yönetsel faktörler, bilgi teknolojileri boyutu, rakipler boyutu ve karar destek sistemleri boyutu olmak üzere dört faktör altında toplanmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak yapılan korelasyon analizi sonucunda bilişim teknolojileri kullanımı ve stratejik karar verme arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca yöneticilerin stratejik kararlarına ilişkin düşüncelerinin demografik özelliklere göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir.
Birleştirilmiş teknoloji kabul ve kullanım teorisi: Bartın Üniversitesi EBYS kullanıcıları üzerine bir araştırma
Kurumlar, geleneksel iş süreçlerinde ürettikleri belgelerin elektronik ortamda yönetilmesini sağlayan bilgi sistemlerine ihtiyaç duymuştur. Bilgi teknolojilerinin gelişmesi, belgelerin dijital ortama taşınmasına olanak sağlayarak bu ihtiyacı gidermiştir. Ancak EBYS'nin kurumlara entegre edilmesi kullanıcılara birçok fayda sağlamasının yanı sıra kullanıcıların yeni bir teknolojik düzene uyum sağlamalarını zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle çalışanların EBYS kullanım niyetini etkileyen faktörlerin anlaşılması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanımı Teorisine (BTKKT) dayanarak Bartın Üniversitesi'nde 2015 tarihinden beri kullanılan EBYS'nin kullanım niyetini etkileyen faktörleri tespit etmektir. Araştırmanın evreni Bartın Üniversitesi'nde çalışan akademik ve idari personelden oluşmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler yüz yüze anket tekniği ile elde edilmiştir. Değerlendirmeye alınan ve analizde kullanılan toplam anket sayısı 270'tir. Araştırmada R programı ile yapısal eşitlik modeli (YEM) uygulanarak veriler analiz edilmiştir. Ayrıca IBM SPSS Statistics 23 ile betimleyici analizler ve korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre önerilen modelde; EBYS kullanım niyeti, %61 oranında performans beklentisi, çaba beklentisi ve sosyal etki faktörleriyle açıklandığı belirlenmiştir. Ampirik analizin sonuçlarına göre performans beklentisi ve sosyal etki faktörlerinin kullanım niyeti üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu, fakat çaba beklentisi faktörünün olumlu bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür.
Yönetim performansının iyileştirilmesinde yönetim bilgi sistemlerinin rolü: Filistin'deki sanayi şirketleri araştırması
Çağdaş dünyamız, etkileri genel olarak yaşamın çeşitli alanlarına ve özel olarak iş sektörüne yansıyan yüksek derecede bilimsel mantık ve teknolojik gelişme ile karakteri olmuştur. Bilgi devrimi, şirketlerin kendilerini çevreleyen yeni ve değişen koşullarla başa çıkabilen sağlam bir bilgi sistemine olan artan ihtiyaçları sebebiyle yönetim sürecini etkilemiştir. Yönetim performansı, herhangi bir şirketteki temel ve önemli yönetimsel süreçlerden biridir. İyi yönetim performansı sayesinde şirketler hedeflerine verimli ve etkili bir şekilde ulaşabilmektedirler. Böylece şirketler, günümüzün hızla değişen ortamında sürekliliklerini, başarılarını ve rekabet güçlerini koruyabilmektedirler. Bu nedenle, bu şirketler performanslarını iyileştirilmek için sürekli çalışmak zorunda kalmışlardır. Bu tezin, sanayi şirketlerinde yönetim performansının iyileştirilmesinde yönetim bilgi sistemlerinin rolünü göstererek şirketlere yardımcı olmaya çalıştığı şey budur. Bu tezde ilk olarak yönetim bilgi sistemlerinin kavramları, türleri, bileşenleri ve önemi açıklanmıştır. Ardından yönetim performansının kavramı, unsurları, belirleyicileri, onu etkileyen faktörler ve sistemin değerlendirilmesinin faydaları açısından anlatılmıştır. Son olarak, tezin uygulaması tartışılmıştır: Filistin'deki sanayi şirketlerine anketler dağıtılarak verilerin nasıl toplandığı ve verilerin analizinde ve sonuçların elde edilmesinde istatistiksel yöntem ve testlerin nasıl kullanıldığı anlatılmıştır.
MEB yönetim bilgi sistemi olarak DYS uygulamalarının değerlendirilmesi
Eğitim kurumları bilgi teknolojilerini kullanma konusunda en son gelişmeleri yakından takip eden, teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni ve güncel bilişim uygulamalarını bünyelerine taşıyan örgütler olmuşlardır. Ülkemizde de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu bahsedilen bilişim sistemi gelişimini yakından takip edebilme anlamında 2012 Ekim ayından itibaren Bakanlık merkez teşkilatında kullanılmaya başlanan Doküman Yönetim Sistemi 2017 Mayıs ayı itibari ile tüm MEB kurumlarında uygulanmaya başlamıştır. DYS, okul içi süreçlerin hızlandırılması, eğitimdeki gelişmeleri daha yakından takibini sağlama, özelliklede okul yönetiminin var olan iş yüklerini yönetimsel süreçler içerisinde kolaylaştırma ve hızlandırma adına geliştirilmiş bir yönetim bilgi sistemidir. Bu araştırmanın amacı; Elazığ ili merkez ilköğretim okullarındaki yöneticilerin Doküman Yönetim Sistemine ilişkin görüşlerini belirlemek ve sistemin bir değerlendirmesini yapmaktır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Doküman Yönetim Sistemine İlişkin Görüşler Anketi kullanılacaktır. Ankette katılımcıların Cinsiyet, Eğitim Durumu, Kıdem, Mesleki Görev gibi bilgilerinin istendiği bir kişisel bilgi formu ile toplamda 26 maddeden oluşan görüş formu yer almaktadır. Hazırlanan ölçeğin uygulanması aşamasında araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezinde bulunan ilköğretim kurumu yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini bu evren içerisinden tesadüfi olarak seçilen yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen verilerin statiksel analizleri için özel bir veri analizi paket programı kullanılacaktır. Verilerin çözümlenmesi için Levene Testi, Kruskall Wallis Testi,Mann-Whitney U Testi, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma,"t-testi" ve Tek Yönlü Varyans Analizi testlerinin kullanılacak araştırmada, hata payı üst sınırı 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırma sonucuna göre yöneticilerin DYS 'ye yönelik algıları belirlenip gerekli düzenlemelerin yapılması teşvik edilecektir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Yönetimi Bilgi Sistemi, DYS, Yönetim Bilgi Sistemleri
Psikolojik sermayenin iş-aile çatışmasına etkisi: kadın çalışanlar üzerine bir inceleme
Bu çalışma, bilişim sektöründe çalışan kadınların psikolojik sermayelerinin iş aile çatışması üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini bilişim sektöründe çalışan kadınlar oluşturmaktadır. Veriler çevrimiçi anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Psikolojik Sermaye Ölçeği" ve "İş-Aile Çatışması Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında bilişim sektöründe çalışan 201 kadına ulaşılmıştır. Toplanan veriler analiz programları aracılığıyla incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; kadın çalışanlarda psikolojik sermayenin iş aile çatışmasına etkisinin olduğu görülmüştür. Öncelikle psikolojik sermaye ile iş aile çatışması ilişkisi incelenmiş, daha sonra psikolojik sermaye boyutlarının iş aile çatışmasına etkisi incelenmiştir. İş aile çatışması boyutu ve psikolojik sermaye boyutu arasında ters yönde anlamlı ilişki görülmüştür. Öz yeterlilik boyutu ve iş aile çatışması boyutu arasında ters yönde anlamlı ilişki görülmüştür. Umut boyutuyla iş aile çatışması boyutu arasında da ters yönde anlamlı bir ilişki görülmüştür. İyimserlik boyutu ve iş aile çatışması boyutu arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanılmamıştır. Dayanıklılık boyutu ile iş aile çatışması boyutu arasında ters yönde anlamlı ilişki görülmüştür. Bu sonuçlara göre, öz yeterlilik, umut ve dayanıklılık boyutları iş aile çatışmasını anlamlı düzeyde azaltmaktadır. İyimserlik boyutu ve iş aile çatışması boyutu arasında anlamlı ilişki bulunmamaktadır. Bu araştırmanın bulgularına dayanarak, bilişim sektöründe çalışan kadınların olumlu psikolojik özelliklerini geliştirmelerine yönelik stratejiler geliştirilmesi önem taşımaktadır. Kadın çalışanların psikolojik sermayelerini artırmak, iş ve aile alanları arasında denge kurmalarına katkı sağlayabilir. Bu süreçte, özellikle psikolojik dayanıklılık gibi pozitif psikolojik özelliklerin eğitim ve destek programlarıyla güçlendirilmesi önerilmektedir. Bu tür girişimler, kadın çalışanların iş yaşamındaki v zorluklara daha dirençli hale gelmelerine yardımcı olurken, aynı zamanda ailevi sorumluluklarını da etkin bir şekilde yerine getirmelerini kolaylaştırabilir. İşverenlerin bu konuda sağlayacağı destek, çalışan memnuniyeti ve verimliliğini artıracak ve bilişim sektörü gibi dinamik alanlarda sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturulmasına katkıda bulunacaktır. Bilişim sektöründe çalışan kadınların, olumlu psikolojik özellikler geliştirerek iş ve aile yaşamları arasında denge sağlamalarına destek olunması çatışmanın azalmasına yardımcı olacaktır.
The role of management information system in improving organizational culture: Field study within the government banking sector in Duhok
The main management information systems are one of the old and modern topics in that one, i.e. One of the things that cannot be dispensed with, especially within the current time, which is characterized by information and technology, but the time when technology has become the basis of life, especially with regard to banking activities and banking operations, as it can be said that the activity the banker without information systems becomes one of the organizations that he suffers from paralysis, and at the same time the information systems work in conjunction with the so-called culture, i.e. (organizational culture) that can be expressed as the features that distinguish one institution from others and that have become in some sometimes the basis of competition between organizations in terms of the extent to which these organizations (banks) adapt their activities to the surrounding environment, hence the idea of the study came through not trying to know the extent of the interconnection and impact available between information systems and organizational culture at the level of banking institutions operating within the banking sector, and therefore was chosen four randomly from the banks operating in (Zakho) as a sample for the current study, as 135 questionnaires were distributed to the staff of the employees and 120 questionnaires were retrieved valid for statistical analysis, and from a group of basic and secondary assumptions that centered around (determining the relationship the influence and interconnectedness between the variables of the study on the macro and partial basis), and from testing these hypotheses about the hypothetical study scheme, a set of conclusions have been reached, the most important of which is that the information systems and the extent of information that the system can provide to users determine the basis in the nature and type of culture possessed within the individuals working within the bank and the bank itself.
Franchising sistemlerinde Yönetim Bilgi Sistemi uygulamaları: Yiyecek ağırlıklı hizmet sektöründe bir uygulama
Günümüzde yiyecek ağırlıklı hizmet veren işletmelerdeki teknolojik gelişmeler ve müşteri beklentilerinde oluşan artış ile işletmelerin bu yöndeki ihtiyaçlarını karşılamak adına bir yazılım geliştirilmesi gerekliliği doğmuştur. Bu sebeple araştırma kapsamında franchise veren ve franchise alan arasında oluşan yazılımla ilgili sıkıntılar, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile derinlemesine mülakat ve gözlem notları kullanılarak araştırılmıştır. Ayrıca franchise alan firma sahiplerinin malzeme özellikleri, yazılımla ve denetleme sürecindeki problemlere yönelik görüşleri değerlendirilmiştir. Görüşmeler sonucunda franchising sistem için problemlerin çözümüne yönelik yazılım geliştirme gerekliliği doğmuştur. Bundan dolayı stok kontrol, ana bayi iletişimi, memnuniyet, program hızı vb. konularda yazılım ihtiyacının karşılanması amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında, araştırmanın şartlarını sağlayan, Antalya ilinde franchise alan işletmeler ile telefon ya da mail yoluyla görüşme yapma talebinde bulunulmuştur. Görüşmeyi kabul eden 10 işletme ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanması derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada araştırmacı tarafından açık uçlu ve yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan bir görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmaya dahil edilen katılımcıların faaliyet yılları 2-7 yıl arası, giriş bedeli 40.000-120.00 TL arası, çalışan sayısı 11-20 personel arası, şube sayıları 74-195 arası, royalty bedeli %1-%3 arası, sözleşme süresi 5-10 yıl arası değişmektedir. Araştırmaya katılan işletmler restoran cafe ve restoran olarak faaliyet göstermektedir. Katılımcılar genellikle stok kontrolünde zorluk çektiğini ve malzeme kalitesinin belirli standartlar çerçevesinde olduğundan iyi bir seviyede olduğunu ancak fiyatların piyasa şartlarına göre yüksek olduğunu ifade etmişlerdir. Katılımcıların bazıları programlar için başlangıçta belirli bir miktar ücret ödediklerini, bazıları ise program ücretlerinin franchise bedelinin içerisinde yer aldığını ifade etmişlerdir. Program temelli sorunlar açısından bakıldığında katılımcılar genellikle problem yaşamadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca kullanılan programların stok kontrolü açısından yeterli seçenek sunamadığını ifade etmişlerdir. Katılımcılar genellikle denetleme sonuçları ile alakalı genel merkezle iletişim kopukluğu yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Bu noktada yiyecek ağırlıklı hizmet sektörü için yönetim bilgi sistemi kullanımı ile mevcut sistem problemlerinin çözümüne bir seçenek sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Franchising Sistem, Yönetim Bilgi Sistemi, Yiyecek Ağırlıklı Hizmet Sektörü
Koruyucu ailelikte seçim ve eşleştirme süreçlerinin bütünleşik bir bilgi sistemi ile değerlendirilmesi
Çocukların sağlıklı gelişimleri için onları koruyacak, sevecek, destekleyecek, sosyal ve maddi gereksinimlerini karşılayacak sıcak bir aile ortamına ihtiyaçları vardır. Ancak bir şekilde ailesini kaybeden veya ailesi tarafından bakımı sağlanamayan çocuklar devlet koruması altına alınmakta ve sıcak bir aile ortamından mahrum kalarak büyümektedir. Koruma altına alınan çocuklar için, çocukların tekrar bir aile ortamında büyüyebilmesi amacıyla en çok tercih edilen bakım modeli ise tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de koruyucu aile modeli olmaktadır. Koruyucu aile modelinde çocuğun bakımını üstlenen ailelerin ve çocukların hayatları büyük ölçüde etkilenmektedir. Bu etkinin olumsuz yönde olmasının sebeplerinden biri eşleştirme sürecinin hassas bir şekilde gerçekleştirilememesi olarak görülmektedir. Mevcut eşleştirme sürecinde koruyucu ailelik için başvuran adayların yalnızca evrak teslim tarihi dikkate alınmakta ve eşleştirilecek bireylerin tamamı aynı anda değerlendirilememektedir. Çalışmada Trabzon Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler neticesinde aile ve çocukların eşleştirilmesi aşamasında etkili olan kriterler belirlenmiştir. Koruyucu ailelik sürecinde en uygun aile ve çocuk eşleşmesinin belirlenmesi ve verilecek kararlara destek olması amacıyla Max100 yöntemi, TOPSİS yöntemi ve Gale-Shapley algoritmasının bütünleşik olarak kullanılabileceği bir bilgi sistemi önerilmiştir. Önerilen bilgi sistemi ve elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.
Eğitim sektöründe yönetim bilgi sistemlerinin kullanımı: Büro yönetimi ve sekreterlik eğitimi veren meslek yüksek okulları üzerinde bir alan araştırması
Bu araştırmada, yönetim bilgi sistemlerinin eğitim sektöründe, Türkiye'de Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitimi veren Meslek Yüksek Okullarında kullanım düzeyleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, eğitim kurumlarında yönetim bilgi sistemlerinin kullanımının hangi düzeylerde olduğunu araştırmaktır.Yapılan alan çalışmasında anket yönteminden yararlanılmıştır. Hazırlanan anket Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitimi veren 123 meslek yüksek okulu yöneticisine faks ve elektronik posta ile gönderilmiş, 91 meslek yüksek okulundan geçerli anket elde edilmiştir.Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular okullarda bilgisayarlardan % 100 oranında yararlanıldığını, tüm okulların idari işler ve öğrenci işleri bölümlerinde bilgisayar kullandıklarını, diğer bölümlerde de kullanım oranının % 75'ten fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamındaki tüm okulların internet bağlantısına sahip olduğunu, okulların % 89'unun evlerden okula bilgisayarlarla erişim olanağının olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte okulların % 56'sının bilgi teknolojileri yatırımlarının toplam yatırımlarına oranının % 0-5 olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Yapılan istatistikî inceleme neticesinde vakıf üniversiteleri bilgi sistemlerinin kullanımını daha önemli bulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen önemli bir bulgu da yönetim bilgi sistemlerini okulların %63,8'i çok/önemli oranda, % 26,4'ü orta düzeyle kullanmaktadır. Ayrıca analiz sonucunda yönetim bilgi sistemlerinin okuldaki kullanım alanının büyüklüğünün bilgi teknolojilerine yapılan yatırımla doğru orantılı olduğu tespit edilmiştir.Yönetim bilgi sistemlerini kullanım sonuçlarının okul türüne göre farklılık yaratıp yaratmadığı incelendiğinde; vakıf üniversitelerindeki yöneticilerin yönetim bilgi sistemlerini kullanımlarının devlet üniversitelerindeki yöneticilerin yönetim bilgi sistemlerini kullanımlarından daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP)'ın adalet bakanlığı çalışanları üzerindeki etkisi üzerine bir alan araştırması
Bu araştırmada yönetim bilgi sistemlerinin kamu sektöründe, özellikle Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Ulusal Yargı Ağı Projesi'nde çalışanların algılarına yönelik ne tür etkiler bıraktığı incelenmek istenmiştir. Yapılan çalışmada kamu personelinin yönetim bilgi sistemleri konusunda yeterli bilgiye sahip olup olmadıkları, çalışanların iş tatmini, motivasyon, zaman yönetimi gibi alanlarda yönetim bilgi sistemlerinin çalışanlara ne gibi faydaları olduğu araştırılmıştır.Yapılan alan araştırmasında anket yönteminden yararlanılmış. İstanbul, Ankara ve İzmir'de bulunan adliyelerde çalışanlar üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Toplam 400 denek üzerinde yapılan çalışmanın dağılımına bakıldığında İstanbul da 200, Ankara ve İzmir'de 100'er adet anket uygulanmıştır.Veriler üzerinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen bulgular değerlendirilip örneklem grubunun demografik özelliklerine bakıldığında, kurumda çalışanların yaş ortalamasının 31 civarında olduğu, eğitim durumlarının önlisans ve lisans seviyesinde yoğunlaştığı, kurumda çalışma süresine bakıldığında ise 3.5 yıllık bir ortalamanın olduğu görülmektedir. Bilgi teknolojileri konusunda personelin % 43,8'inin herhangi bir kurumdan bilgisayar eğitimi aldığı gözlenmiştir. Bilgi teknolojilerinin mesai saatleri içinde ne sıklıkta kullanıldığına bakıldığında ise; çalışanların gün içerisinde ortalama 6 saat süresince işlemlerini bilgi teknolojileri vasıtasıyla gerçekleştirdiği gözlenmiştir.Yapılan istatistikî inceleme sonucunda araştırmaya katılan bakanlık çalışanlarının bilgi teknolojilerinin ve UYAP'nın etkilerinin ortalamaları incelendiğinde, bilgi teknolojilerinin etkisi boyutu ortalamasının en yüksek, Ulusal Yargı Ağı Projesi boyutunun ortalamasının en düşük olduğu görülmektedir.Yapılan araştırmada UYAP'nın çalışanların algıları üzerindeki etkilerine bakıldığında, özellikle etkili bir bilgi teknolojisi kullanılarak verimlilik arttırılabilir görüşüne olumlu yanıt verildiği görülmüştür. Aynı zamanda UYAP'nın performansı arttırıcı bir etkiye sahip olduğu, zaman kaybını önleyici bir etkisi olduğu, işlerin daha basit tekniklerle yapılmasını sağladığı görüşlerinde de olumlu sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışanların UYAP'nin yetersiz buldukları yönlerine bakıldığında ise bilgi teknolojilerinde kullanılan donanım ve yazılımın yetersiz olduğu, sistemden kaynaklı donma ve hız kayıplarının yaşandığı, kullanım kolaylığının olmadığı gibi görüşleri olduğu anlaşılmıştır.Katılımcıların UYAP'a ilişkin algılarının eğitim düzeylerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi sonucunda değişkenler arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<05). Bu bulgular ışığında personelin eğitim seviyesi ile UYAP'a ilişkin algıları arasındaki ilişkiye bakıldığında, önlisans ve lisans eğitim seviyesindeki çalışanların UYAP'a ilişkin algılarının diğer eğitim düzeylerine göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgi, Yönetim Bilgi Sistemi, Bilgi teknolojileri, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP), E-devlet
Proje tabanlı öğrenmede yönetim ve izleme bilgi sistemlerinin öğrenci başarısı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmada, proje tabanlı öğrenmede yönetim ve izleme bilgi sistemlerinin öğrenci başarısı ve tutumlarına etkisi incelenmiştir.Araştırma, deneysel bir çalışma olup, ön test ve son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya deney-1 (n=33), deney-2 (n=33) ve kontrol (n=33) gruplarının denk olduğu toplam 99 öğrenci katılmıştır. Bütün gruplarda yöntem olarak proje tabanlı öğrenme yaklaşımı kullanılmıştır. Deney-1 grubu yönetim ve izleme bilgi sistemi ortamında, deney-2 grubu hem yönetim ve izleme bilgi sistemi hem de geleneksel ortamda, kontrol grubu ise geleneksel ortamda çalışmalarını gerçekleştirmiştir.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için, veri toplama araçlarından elde edilen niceliksel veriler SPSS istatistik programında yer alan bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılarak değerlendirilmiştir.Yapılan analizler sonucunda; başarı öntestlerinde deney-1 deney-2 ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Başarı sontestlerinde ise üç grup arasında anlamlı farklılık görülmüştür. İkili gruplar arasında yapılan karşılaştırmada ise deney-2 grubu ile kontrol grubu arasında, deney-2 grubu lehine anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Yönetim ve izleme bilgi sisteminin, deney-1 grubunun başarısını artırma yönünde bir etkisi olmadığı, deney-2 grubunun başarısını artırma yönünde ise bir etkisinin olduğu saptanmıştır. Deney-1 ve deney-2 gruplarına uygulanan tutum ölçeklerinde gruplar olumlu yönde tutum göstermişlerdir. Tutum ölçeği puanları açısından deney-2 grubu lehine anlamlı bir farklılık belirlenmiştir.Araştırma, proje tabanlı öğrenmede yönetim ve izleme bilgi sistemlerinin tek başına öğrenci başarısına ve tutumlarına bir etkisinin olmadığını, geleneksel ortam ile birlikte kullanıldığı zaman ise olumlu etkilerinin olduğunu göstermiştir.
Yönetim bilgi sistemi olarak e-okul uygulamalarının değerlendirilmesi
Eğitim kurumları bilgi teknolojilerini kullanma konusunda en son gelişmeleri yakından takip eden, teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni ve güncel bilişim uygulamalarını bünyelerine taşıyan örgütler olmuşlardır. Ülkemizde de Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu bahsedilen bilişim sistemi gelişimini yakından takip edebilme anlamında 2006-07 eğitim-öğretim yılından itibaren e-okul hizmet ağı sistemini uygulamaya başlamıştır. E-okul, okul içi süreçlerin hızlandırılması, eğitimin daha yakından takibini sağlama, özelliklede okul yöneticileri ve öğretmenlerin var olan iş yüklerini yönetimsel süreçler içerisinde kolaylaştırma ve hızlandırma adına geliştirilmiş bir yönetim bilgi sistemidir.Bu araştırmanın amacı; Muş ili merkez ve merkeze bağlı ilköğretim okullarındaki yönetici ve öğretmenlerin yönetim bilgi sistemi olarak ?E-okul?un mevcut yeterlilik durumuna yönelik algılarını belirlemek ve e-okul yönetim bilgi sisteminin bir değerlendirmesini yapmaktır. Ayrıca ?E-okul?u şuan olduğundan daha iyi bir düzeye getirme amaçlı olarak, okullardaki öğretmen ve yöneticilerle gerçekleştirilen mülakatlar sonrasında oluşturulan yapılandırılmış görüşlere katılım düzeylerini belirlemektir.Araştırmada veri toplama aracı olarak 5'li Likert tipinde geliştirilen ?Yönetim Bilgi Sistemi Olarak E-okul Uygulamalarının Değerlendirilmesi Ölçeği ( YBSEÖ )? kullanılmıştır. Ölçekte katılımcıların Branş, Cinsiyet, Eğitim Durumu gibi bilgilerinin istendiği bir kişisel bilgi formu, toplamda 35 maddeden oluşan bir e-okul yeterlilik bölümü ve yine 10 maddelik e-okul öneri bölümü yer almaktadır. Hazırlanan ölçeğin uygulanması aşamasında araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Muş ili merkez ve merkeze bağlı ilköğretim okullarında görev yapmakta olan toplamda 1698 yönetici ve öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini bu evren içerisinden tesadüfi olarak seçilen 835 öğretmen ve yönetici oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen verilerin istatiksel analizleri için özel bir veri analizi paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi için Levene Testi, Kruskall Wallis Testi, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma,?t-testi? ve Tek Yönlü Varyans Analizi testlerinin kullanıldığı araştırmada, hata payı üst sınırı 0,05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre; ilköğretim okullarında görev yapmakta olan yönetici ve öğretmenler, yönetim bilgi sistemi olarak e-okulun yeterlilik durumuna ilişkin genel anlamda olumlu bir algıya sahiptirler. E-okulun yeterli olduğunu düşünen yönetici ve öğretmenlerin büyük çoğunluğunun kurum işlemleri, öğrenci işlemleri ve karne dönemi işlemlerinde e-okulun yeterlilik düzeyine ilişkin algıları arasında anlamlı bir farkın olmadığı görülmektedir. E-okula erişimde en çok tercih edilen mekân değişkeni ile e-okulun yeterli olduğuna dair yönetici ve öğretmen algıları arasında anlamlı bir fark bulunmaktadır.Anahtar Kelimeler: Eğitim Yönetimi Bilgi Sistemi, E-okul, Yönetim Bilgi Sistemleri
Yönetim bilgi sistemleri, teknoloji ve dijital dönüşümün rekabet gücüne etkisinin değer zinciri yöntemi ile analizi
Bilgi teknolojilerinin gerek kurumsal alanda gerekse de günlük yaşantımızda giderek yaygınlaşması, ortaya çıkan bilginin; verimli bir şekilde yorumlanması, saklanması ve raporlanmasını gerektirmektedir. Özellikle işletmelerde yönetim kademesinin hedeflerini en kısa yoldan gerçekleştirebilmesi için doğru bilgiye, zamanında ve hatasız ulaşabilmeleri büyük önem arz etmektedir. Bu noktada günümüzde birçok işletmenin Yönetim Bilişim Sistemlerine (YBS) yöneldikleri görülmektedir. Bu çalışmada değer zinciri analizi yöntemiyle Diyarbakır'daki tekstil işletmelerinin; dijital dönüşüm, teknoloji ve YBS kullanımının rekabet gücüne etkisi incelenmiştir. Yapılan değer zinciri analizi sonuçlarına göre; dijital dönüşüm, teknoloji ve YBS kullanımı, işletmelerin rekabet gücünü artırmaktadır. Dijital dönüşüm sürecinde, işletmelerin bilgiye hızlı ve doğru erişimi, stratejik karar alma süreçlerini olumlu yönde etkilemiştir. Ayrıca, YBS kullanımı, işletmelerin operasyonel süreçlerini optimize ederek maliyetleri düşürmüş ve müşteri memnuniyetini artırmıştır. Diyarbakır tekstil kümelenmesi içerisinde, dijital dönüşümde ileri düzeyde olan işletmelerin pazar paylarının arttığı ve yenilikçi ürün geliştirme kapasitelerinin yükseldiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, dijital dönüşüm, teknoloji ve YBS kullanımı, tekstil sektöründe rekabet avantajı sağlamada kritik bir rol oynamaktadır. Anahtar Sözcükler: 1) Yönetim Bilgi Sistemleri 2) Dijital Dönüşüm 3) Tekstil Sektörü 4) Değer Zinciri Analizi 5) Bilgi Teknolojileri
Yönetim bilgi sisteminin bir alt sistemi olarak bilgisayar destekli personel atama uygulaması
ÖZET Günümüzün pazar koşullarında, işletmelerin, yeni gelişmelere adaptasyonunun sağlanabilmesi için yönetim, tedarik, üretim, pazarlama, satış ve finansman gibi pek çok fonksiyonunu yeniden gözden geçirmesi zorunlu bir hal almıştır. Bunun temel nedeni teknolojiye bağlı olarak değişen koşullarda süratli ve etkin karar verme zorunluluğunun ortaya çıkmasıdır. Bu yeni süreçte bilgi stratejik bir değer kazanmış ve bilgi sistemlerinin önemi giderek artmaya başlamıştır. Bilginin bu gücü aynı zamanda işletmeleri, güçlü bilgi sistem alt yapılarına ve bu sistemleri amaçlara uygun olarak kullanabilecek yönetici ve personele sahip olmaya zorlamaktadır. İşletmeler, güçlü bilgi sistem alt yapıları ve yetenekli personeli ile beraber karşılaştıkları en büyük problemlerden birisi olan belirsizliği yenmeyi amaçlamaktadırlar. Burada personele büyük destek sağlayan yönetim bilgi sistemleri ve bu sistemlerin sağlayacakları karar desteğinin önemi giderek artmaktadır. Çünkü bu sistemler yardımıyla faaliyetler daha gerçekçi veriler üzerinden ve çok daha kısa süreler içinde gerçekleşmektedir. Bu durum işletmelere önemli bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Gereksiz veriyi kapsayan ve iyi tasarlanmamış veri tabanları, yapılan yatırımdan beklenen faydayı asla sağlamayacaktır. Bu nedenle rekabet avantajını en iyi şekilde değerlendirmek için, bilgi sistemleri işletmenin ihtiyaçlarına göre kurulmalıdır. Bunun için işletme, uzman bir ekip tarafından bilimsel temellere dayalı bir sistem analizi metodolojisi kullanılarak değerlendirilmeli ve bilgi sistemleri bu yaklaşımla tesis edilmelidir. Bu çalışmada işletmelerde tesis edilecek bilgisayar destekli bir yönetim bilgi sistemindeki mevcut verilerden, yönetim kademesine karar desteği ve etkin bir raporlama sistemi sağlayacak personel atama uygulaması ele alınmıştır. 175