Dicle University
Discipline

Physical Education and Sports

Dicle University

1,352

Archived Theses

63

DOIs Assigned

5%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Atlı cirit sporcularının sosyal beceri düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Türkiye'deki atlı cirit sporcuların sosyal beceri düzeylerini incelemektir. Araştırmaya Türkiye'nin çeşitli illerinden 330 atlı cirit sporcusu katılmıştır. Atlı cirit sporcuların sosyal beceri düzeylerini ölçmek için 1986 yılında Riggio tarafından geliştirilen sosyal beceri envanteri kullanılmıştır. Kendini tanımlama türünden bir ölçme aracı olan ve 90 maddeden oluşan bu envanter 1993 yılında Galip Yüksel tarafından Türkçeye çevrilmiştir.Araştırmaya katılan atlı cirit sporcularına uygulanan kişisel bilgi formu ve SBE'den elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve analizinde; ölçeğin 6 alt boyutu ve toplam puanları için tanımlayıcı istatistikler kapsamında yer alan puanların aritmetik ortalamaları, minimum ve maksimum puanlar, standart sapma değerleri ve ranj değerleri hesaplanmıştır. Çalışmada kişisel bilgi forumunda yer alan sporcuların yaş, eğitim durumu, refah seviyesi ve medeni hallerinin sosyal beceri düzeylerine yönelik puanlarının birbirinden anlamlı derecede farklı olup olmadığını belirlemek için bağımsız guruplar T testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Çalışmanın sonucunda araştırmaya katılan atlı cirit sporcularının hem sosyal beceri düzeylerinin genelinde, hem de alt boyutlarında orta düzeyde sosyal beceriye sahip oldukları görülmektedir. Ayrıca atlı cirit sporcularından bekâr olanların evli olanlara göre, 21 yaş altı ve 42 yaş üzeri olanların diğer yaş aralıklarında bulunanlara göre, Eğitim düzeyi lisansüstü olanların ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre, İyi ve Çok iyi refah seviyesine sahip olanların, çok kötü ve kötü refah seviyesine sahip olanlara göre sosyal beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna da varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Atlı Cirit, Sosyal Beceri, Geleneksel Sporlar

BeceriBeceri performansıCirit+6
Serkan Tevabil Aka
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Spor merkezlerine devam eden bireylerin spordan ve spor merkezlerinden beklentilerinin karşılanma düzeyleri

Bu araştırmanın amacı; spora aktif olarak devam eden ve sporu boş zaman aktivitesi olarak değerlendiren bireylerin, spordan ve spor merkezlerinden beklentilerinin karşılanma düzeylerinin belirlenmesi idi.Bu amaçla yaşları 18-60 arasında değişen 870 kadın ve 1130 erkek olmak üzere toplam 2000 deneğe beklenti düzeyi belirleme anketi uygulanmıştır. Anket toplam 18 sorudan oluşmaktadır. Anket için 5'li Likert Ölçeği kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki anlamlı farklılığın araştırılmasında t-test ve ANOVA testi kullanıldı.Bulgular göstermiştir ki, kadınların beklentilerinin karşılanma düzeyleri erkeklere oranla daha düşüktür (t=-10,127; p<0,05). Diğer taraftan 50 yaşın üzerinde olan bireylerin daha genç yaşta olan bireylere oranla, spordan ve spor merkezlerinden beklentilerinin gerçekleşme düzeyleri azalmaktadır (f=9,49; p<0,05). Ayrıca spor yaşı arttıkça, bireylerin spordan ve spor merkezlerinden beklentilerinin karşılanma düzeyleri artmaktadır (f=127,701; p<0,05).

BeklentilerBoş zamanları değerlendirmeSpor+2
Azize Bingöl
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzme sporuna katılımda ailenin etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Ana-babaların çocuklarını yüzme spor okullarına gönderme nedenleri ve karşılaştıkları problemleri belirlemektir. Araştırma grubunu; 2009 yılında Trabzon'da yüzme takımlarının yaz okullarına katılan 6-18 yaş grubu öğrencilerin velileri (ana-baba) oluşturmaktadır. Araştırmaya 267 bayan (anne) ve 250 erkek (baba) toplam 517 ana-baba katılmıştır.Araştırmada; mevcut durumu ortaya çıkarmayı amaçlayan, betimsel ve taramaya yönelik bir yöntem kullanılmıştır. veri toplama amacıyla anket uygulanmıştır. Bu çalışmada 620 adet anket formu dağıtılmış 517 tanesi geri dönmüştür.Araştırmacı tarafından toplanan anket formları kontrol edilerek eksik veya yanlış doldurulanlar araştırma dışında tutulmuştur. Daha sonra toplanan anketlerin geçerli ve kabul edilebilir nitelikte olanları, SPSS 16.0 paket programında değerlendirilmek üzere kodlanarak bilgisayar ortamına aktarılmıştır.Araştırmada verilerin değerlendirilmesinde istatistikî yöntem olarak; frekans, yüzde dağılımları; parametrik olmayan istatistiklerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p= 0,05 olarak alınmıştır.Araştırmada bağımlı değişkenler olarak KPA ifade puanları, bağımsız değişkenler olarak da ?Kişisel Bilgi Formu?ndaki demografik veriler kullanılmıştır.Anket sonuçlarına göre; ana-babanın eğitim ve gelir düzeyinin, spora yönlendirme üzerinde etkili olduğu, ailelerin spor yapması ya da spora ilgi duymasının çocuklar üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Spor tesisinin temizlik ve bakımının yetersizliğinin aileleri ve öğrencileri spordan uzaklaştırdığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Aile, yüzme, görüş, ölçek (anket)

AileAile desteğiAile eğitimi+6
Kübra Özsandıkçı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolda dönüşlü koşuların anaerobik eşik değeri üzerindeki etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, futbolda dönüşlü koşuların AE değeri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. MKE Kırıkkalespor U-18 takımından 25 genç erkek futbolcu (yaş: 16.5 ± 0.5 yıl, spor yaşı. 9.3 ± 1.5 yıl, boy: 178.5 ± 6.0 cm., vücut ağırlığı: 66.7 ± 5.5 kg.) 1 hafta ara ile Conconi testi (CT) ve dönüşlü koşulardan oluşan Conconi testine (DCT) girmişlerdir. Her iki test protokolünün başlangıç hızı 10 km./sa. olarak ayarlanmış, her 200 metrede koşu hızı 0.5 km./sa. arttırılmış ve test denek tükenene kadar sürdürülmüştür. Testler sırasında KAH her 100 metrede kaydedilmiştir. Elde edilen KAH cevapları koşu hızı-KAH grafiğine aktarılmıştır. Koşu hızı-KAH grafiğinden KAH sapma noktası Conconi yöntemine göre bulunarak AEKAH olarak, sapma noktasındaki koşu hızı ise AEV olarak tespit edilmiştir. Ayrıca testlerdeki ORTKAH, MAXKAH ve kat edilen mesafe değerleri bulunmuştur. Her iki test değerleri arasında ilişki tespit edilirken (p < 0.05), ORTKAH ve MAXKAH değerleri haricinde CT değerlerinin DCT değerlerinden yüksek olduğu bulunmuştur (p < 0.05). ORTKAH ve MAXKAH değerleri açısından her iki test arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, dönüşlü koşuların AE değerinde farklılık meydana getirdiğini ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Anaerobik Eşik, Conconi Testi, Dayanıklılık, Kalp Atım Hızı, Laktat

AnaerobikAnaerobik eşikAntrenman+7
Erdal Arı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Teniste vuruş tekniklerinin öğretilmesinde hareket akış analizi öğretim yöntemi ile fonksiyonel hareket analizi öğretim yöntemi arasındaki farklılığın araştırılması

Tenis tekniğinde vuruşların öğretiminde son yıllarda bazı yeni gelişmeler olmaktadır. Bir vuruş hareketini öğretmede, vuruştaki hareket aşamaları, önem sırası göz önünde tutulmadan ard arda öğretilebilir. Bu "hareketin akış analizi" dir. Bir hareketin öğelerinin kronolojik olarak ard arda sıralanması ve önemlerine göre vurgulanamaması, öğretmede güçlükler çıkarmaktadır. Tenis tekniği öğretiminde, hareket öğelerinin gösterilmesinde veya hataların düzeltilmesinde bazı belirli hareket akışı aşamalarının daha önemli elemanlar olduğu, bazılarının da çözümlemede o kadar önemli olmadığı görülmektedir. Bir harekette, hareketi oluşturan öğelerin önem sırası dikkate ahnacaksa bu, öğelerin hareketteki fonksiyonu öne çıkarılarak yapılabilir. Bir hareketin ana çözümlenmesinde, hareketin akışı içinde öğeler, fonksiyonlar kavramı adı altında toplanıp incelenebilir. Bu kavram, Tubingen Üniversitesinden Prof. Ulrich GÖHNER tarafından çeşitli spor dalları üzerinde yapılan uzun araştırmalar sonunda, 1979 yılında, "Hareketlerin Fonksiyonel Analizi " adı altında toplanmıştır. Almanya Tenis Federasyonu da bu metodu, kendi öğretim sistemi içine alarak daha sonra uygulamaya başlamıştır. Yukarıda bahsedilen öğretim yöntemlerini test etmek için 1998 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencilerinden tesadüfi olarak seçilen 350 öğrenci arasından tenisçiler için yaygın olarak kullanılan Çekoslovak Kondisyon testleri olan 30 metre sürat koşusu, 800-1000 metre dayanıklılık koşusu, 2 kg Tık sağlık topu atma, yelpaze koşusu, 2 dakika mekik ve 4 adım atlama testleri sonucunda en iyi sonuçlan alan 51 öğrenci seçildi. Bu öğrenciler homojen olarak üç ayrı gruba ayrıl dılar(kontroL akış analiz ve fonksiyonel analiz grubu). Gruplardaki tüm deneklerin fiziksel özellikleri alındı. Zeka düzeylerini tespit etmek için ÖSS puanları alındı. Onsekiz hafta boyunca haftada dört gün ve her gün 1 Vz saat aynı şartlarda olmak üzere, tenisteki temel vuruşların; Forehand, backhand ve servisin akış analizi ile öğretimi ve fonksiyonel analiz ile öğretimi çalışmaları yapıldı. Çalışmanın sonucunda, Alman Tenis Federasyonunun resmi öğretim metodu olan fonksiyonel analiz öğretim metodunun akış analiz öğretim metodundan daha verimli ve daha etkin bir öğretim metodu olduğu tespit edilmiştir (Anova repeated measures, P<0.01).

Akış analiz öğretim yöntemiFonksiyonel analiz öğretim yöntemiHareket analizi+2
Yılmaz Çakmak
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon`da okullararası futbol müsabakalarında dereceye giren ilk, orta ve liseli sporcuların futbol beceri düzeyleri ve psikomotor özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı; Trabzon ilinde yapılan okul arası futbol müsabakalarında ilk, orta ve lise kategorilerinde dereceye girmiş olan takımlarda mücadele eden futbolcuların, futbola özgü testlerden, Mor&Christian (pas, şut ve dripling) ve Yeagley (dripling, top sektirme ve duvarda vole pas) futbol beceri testleri; fiziksel uygunluk ölçümlerinden, uzunluk, genişlik ve çevre ölçümleri; fiziksel performans seviye belirleme ölçümlerinden, 30m sprint, dikey sıçrama, bacak kuvveti, durarak uzun atlama, sınav, mekik ve esneklik ölçümlerinde elde ettikleri dereceler bakımından farklılıklar veya benzerlikler araştırılmıştır. Bu çalışma, 1999-2000 eğitim-öğretim yılı Trabzon ili okullar arası futbol müsabakaları, birincisi Trabzon Lisesi, ikincisi Yunus Emre Anadolu Lisesi, orta okullar birincisi Cumhuriyet İlk Öğretim Okulu, ikincisi Cudibey İlk Öğretim Okulu (orta okul kısmı)ve ilk okullar birincisi İskenderpaşa İlk Öğretim Okulu, ikincisi Cudibey İlk Öğretim Okulu olmak üzere her takımdan tesadüfü olarak seçilen 12' şer, toplam 72 denek üzerinde yapılmıştır. Takımlar arası farklılıklar ve benzerlikleri ortaya çıkarmak için çift yönlü anova analiz testi kullanıldı. Daha sonra bulunan farklılığın hangi takımlar arasında olduğunu tespit etmek için Tukey's testi uygulandı. İstatistiksel testlerde son olarak Tukey's testinden elde edilen değerlere göre (HSD) matrix karşılaştırması yapıldı. Çalışmanın sonucunda; Mor&Christian ve Yeagley futbol beceri testlerinden elde edilen basan değerlerinde, liselerle diğer okullar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur, liselerde ortaokullardan daha yüksek, ortaokullarda ilkokullardan daha yüksek olarak bulunmuştur. Kategorisinde birinci olan takımla ikinci ve üçüncü takımlar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur, birinci olan takımlar daha yüksek değerler elde etmişlerdir. Fiziksel performans testlerinde; 3 Om sprint, dikey sıçrama, bacak kuvveti, durarak uzun atlama, sınav, mekik ve esneklik ölçümlerinde, lise takımları ile ortaokul ve ilkokullar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur, liselerde ortaokullardan daha yüksek, ortaokullarda ise ilkokullardan daha yüksek bulunmuştur. Kategorilerde birinci, ikinci ve üçüncü takımlar arasında ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Antropometrik ölçümlerde, uzunluk, genişlik ve çevre ölçümlerinde kategoriler arasında anlamlı farklık görülürken, birinci, ikinci ve üçüncü takımlar arasında ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Yapılan ölçümlerde beklenildiği gibi liselerde en iyi ilkokullarda en düşük sonuçlar elde edilmiştir.

Beceri performansıBeden eğitimiFutbol+5
Olcay Mülazımoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü 1998-1999 eğitim-öğretim yılı özel yetenek sınavının, öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisi

VII 0.2. Özet Bu çalışmanın amacı; Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi, Beden Eğitim ve Spor Bölümü, 1998/1999 Eğitim-Öğretim yılı Özel Yetenek Smav kriterlerinin, öğrencilerin akademik başarılan üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. 1998-1999 eğitim-öğretim yılında Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünü kazanan tüm öğrencilerin ÖSS, OÖB Puanı, Koordinasyon Testi ve Durarak Uzun Atlama Testi sonuçlan ve bir yıllık eğitimleri sonrasında teorik ve uygulamalı derslerden almış olduklan yıl sonu başarı puanları toplandı. Regresyon analizleri sonrasında, smav kriterlerinden olan OÖB Puanının ve Durarak Uzun Atlama testi sonuçlannın teorik derslerdeki başanyı; ÖSS ve Durarak Uzun Atlama testi sonuçlannın uygulamalı derslerdeki başanyı; OÖB Puanının ve Durarak Uzun Atlama testi sonuçlannın genel akademik başanyı anlamlı bir şekilde etkilediği belirlendi.

Akademik başarıBaşarıBeden eğitimi+6
Erol Doğan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ve İngiltere'deki sportif rekreasyon yöneticilerinin karekteristik özellikleri

Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve İngiltere'deki rekreasyon ve spor yöneticilerinin eğitim durumları, mesleki tecrübeleri, meslek içi eğitimleri ve rekreasyonla ilgili özelliklerinin araştırılmasıdır. Bu amaçla her iki ülkedeki rekreasyon ve spor yöneticilerinin geçmişteki mesleki deneyimleri ve eğitim-öğretim durumları araştırılmış ve bu yöneticilerin şimdiki ve gelecekteki kariyerleri ile ilgili nasıl bir eğitim-öğretimin gerekli olduğu sorusuna cevap aranmıştır. Her iki ülke spor ve rekreasyon yöneticilerinin işe başlamada sahip olduğu diploma yada eğitim düzeyinin meslekle ilişkisi araştırılarak ülkeler arasında benzerlik yada farklılıklar olup olmadığına bakılmıştır. Yine aynı şekilde meslek öncesi ve meslek içi eğitimin önemi ile ileriye dönük bir eğitim amaçlı kurslara katılmada iki ülke rekreasyon yöneticilerinin düşünceleri araştırılmıştır. Bunların dışında yönetim, spor ve rekreasyon yönetimi farklılıkları konusunda ülke düzeyinde farklılıklar araştırılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen bulgular İngiltere ile karşılaştırıldığında Türk rekreasyon ve spor yöneticilerinin mesleğe girişte ve meslek içersinde aldıkları eğitim ve sahip oldukları diploma bakımından kendilerini yeterli görmediklerini göstermektedir. Yine aynı şekilde Türk rekreasyon ve spor yöneticileri ileriye dönük mesleki bir kursa katılma, rekreasyon eğitimi ve yönetimi bakımlarından İngiliz yöneticilerden farklı bir görüş içersinde oldukları anlaşılmıştır. Ülkemizde rekreasyon ve spor yöneticileri işe başlarken sahip olduğu diplomanın işle ilgisinin çok az olduğunu (%7), kendilerini mesleki balamdan yeterli görmediklerini belirtirken, İngiliz yöneticilerin tamamının meslekleri ile ilgili diplomaya sahip oldukları ve meslekleri ile ilgili bir alanda eğitim aldıkları anlaşılmaktadır. Ülkemizde büyük bir potansiyeli olan rekreasyon faaliyetlerinde büyük oranda kalifiye elemana ihtiyaç bulunmaktadır. Günümüzde önemli bir sanayi kolu haline gelmiş olan rekreasyon ve spor faaliyetlerine dönük kaliteli elemanların yetiştirilmesinde üniversitelerimize büyük görevler düşmektedir. Sayfa XVII

Boş zamanları değerlendirmeDeneyimEğitim+4
Halit Suiçmez
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan ilköğretim öğrencilerinin fiziksel uygunluklarının belirlenmesi ve analizi

Araştırmanın amacı; 14 yaş grubundaki erkeklerin, spor yapan ve yapmayan, seçilmiş fizyolojik özelliklerinin belirlenmesi ve analizidir. Bu amaçla, seçilerek Gazi İlköğretim Okulunda okuyup okul ve klüp takımında futbol, voleybol oynayan 20 erkek öğrenci ile tesadüfi seçilen 20 erkek öğrenci denek olarak kullanımıştir. 14 yaş grubundaki spor yapan ve yapmayan erkek öğrenciler arasında Boy, Kilo, Aerobik Güç Aneorobik Güç, Vücut Yağ Yüzdesi, Esneklik, Nabız, Kavrama kuvvetleri, Dominant, Nandominant, Diastolik Sistolik Kan Basınçları, Kalp Atım Sayısı arasında bir fark olup olmadığım tespit etmek için t-Test uygulandı. Sonuçlar tartışıldı. vn

Aerobik güçAnaerobik güçErgenler+7
Yeşim Karadeniz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Hentbol temel teknik öğretiminde video kameralı eğitim ile sözel eğitimin karşılaştırılması

0.2. Özet Bu çalışmanın amacı, Hentbol temel teknik öğretiminde, video kamera ile eğitim sözel eğitiminin karşılaştırılması idi. Bu amaçla, hentbol temel teknik öğretiminde video kameralı eğitim süreci ile sözel eğitim süreci arasındaki farklılıklar ortaya konulmaya ve beceri öğreniminde her iki öğretim tekniğinin etkinliği araştırıldı. Her iki öğretim tekniğinin etkinliğini belirlemek amacı ile yaşlan 9 ile 10 arasında değişen toplam 30 öğrenci tesadüfi örneklem metodu ile seçildi. Bu öğrenciler 15 er kişiden oluşan 2 gruba ayrıldı. Gruplardan birincisi video kamera grubu, diğeri ise sözel grup olarak adlandırıldı. Çalışma gruplarının yaş, boy, kilo, kuvvet, sürat, esneklikleri belirlendikten (ilk test) sonra denekler 10 hafta süren ve haftada 3 gün devam eden bir eğitime tabi tutuldular. Her bir antreman 2 saat üzerinden planlandı. Çalışma süresince hentbol temel tekniklerinden olan sıçrayarak atış ve dayanma adımlı yüksek temel atış teknikleri basamaklamalı öğretim metodu ile öğretilmeye çalışıldı. Teknik öğretimi sırasındaki bütün çalışmalar video kamera ile kaydedildi. Her çalışma sonrasında video kameralı eğitim grubu ile birlikte bu kayıtlar seyredildi. Kayıtlar incelenirken teknik hatalar belirlendi ve olması gereken şekli grupla birlikte tartışıldı. 10 haftalık çalışma süresi sonunda deneklerin yaş, boy, kilo, sürat, esneklikleri ikinci kez (son test) ölçüldü. Daha sonra öğrenilen her iki teknik test ortamı içinde uygulandı ve test yöneticisi tarafından değerlendirildi. Çalışma sonrasında, her iki grubun yaş, boy ve kiloları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı belirlendi. Deneklerin mekik, 30 metre koşu, dikey sıçrama ve esneklik ölçümleri arasında da anlamlı bir farklılık yoktu. Diğer taraftan, video kamera ile eğitim gören grup ile sözel eğitim gören grup arasında hentbol temel teknik öğretimi açısından anlamlı bir farklılık bulundu. VIII

HentbolSözel öğrenmeTeknik eğitim+1
Edva Tuna Pirselimoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye profesyonel I. süper ligi 2001-2002 futbol sezonunda müsabaka ortamında sergilenen saldırgan davranışların hangi faktörlere bağlı olarak değiştiğinin tespit edilmesi

IX 0.3 Özet Bu çalışma; Türkiye Profesyonel Futbol I. Süper Ligi 2001-2002 Futbol Sezonu'nda müsabaka ortamında sergilenen saldırgan davranışların hangi faktörlere bağlı olarak değiştiğinin tespit edilmesi amacı ile yapılmıştır. Bu amaçla I. Süper Lig' de mücadele eden 18 takımın 2001-2002 Futbol Sezonu'nda oynamış oldukları toplam 306 müsabakanın detayları (skor, sarı ve kırmızı kart sayıları ve görüldükleri dakikalar, ev sahibi ve misafir takımlar) incelenmiş ve müsabaka ortamında sergilenen saldırgan davranışlar arasında bazı faktörlere göre farklılık olup olmadığı analiz edilmiştir. Araştırma; sergilenen saldırgan davranışlar açısından kendi sahasında ve deplasmanda oynayan takımlar arasında, kazanan ve kaybeden takımlar arasında, müsabakaların I. ve II. periyodu arasında, sezonun I. ve II. periyodu arasında ve ligi üst ve orta sıralarda tamamlayan takımlar arasında anlamlı bir faklılığın olduğu, beraberlik ve galibiyet-mağlubiyet ile sonuçlanan müsabakalar arasında, ligi üst ve alt sıralarda tamamlayan takımlar ve ligi orta ve alt sıralarda tamamlayan takımlar arasında anlamlı bir farklılığın olmadığını göstermiştir. «assss»*

FutbolFutbol takımlarıSaldırganlık+2
Erman Öncü
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye profesyonel II. Futbol Ligi IV. gruptaki takımların toplam kalite yönetimi bakımından incelenmesi

Günümüzde çağdaş yönetim anlayışının ulaştığı en üst seviye olan toplam kalite yönetiminin profesyonel futbol kulüplerinde uygulanabilirliği ortaya konması spor kulüplerinde yönetim anlayışına önemli katkılar sağlayabilir. Spor kulübü yönetimlerinde toplam kalite yönetimi ilkeleri doğrultusunda yapılacak düzenleme ile harcamaların verimli yapılması, başarı için gerekli düzenlemelerin yapılması sağlanabilir. Bu çalışmada Türkiye Profesyonel II. Futbol Liginde mücadele eden takımların kulüp yapılarının belirlenmesi, yönetim tarzlarının ortaya konması, yönetim, sporcu ve taraftara göre toplam kalitenin temel özellikleri olan planlama, uygulama, kontrol etme ve önlem alma ilkeleri ile ilgili görüş ve eğilimlerini tespit etmek, takım başarısında bu ilkelerin ne ölçüde tesir ettiğini araştırılması amaçlanmıştır. Türkiye Profesyonel II. Futbol Ligi Takımlarının kulüp yapılarının incelenmesi için bu araştırmada 2000 - 2001 sezonunda II. Lig IV. gurupta mücadele eden Akçaabat Sebatspor, Gümüşhane Doğanspor, Boluspor, Düzcespor ve Hopaspor kulüpleri; idareciler, kulüp personeli, antrenörler, sporcular ve taraftarlarına anket uygulanmıştır. 2000 - 2001 sezonu ilkyarı sonunda bulundukları ligde ilk sıralardaki Akçaabat Sebatspor ve Gümüşhane Doğanspor, orta sıralarda bulunan Hopaspor ve ve Amasyaspor ile alt sıralarda bulunan Boluspor ve Düzcespor kulüpleri olmak üzere toplam 6 kulüp idareci, kulüp personeli, antrenörler, sporcu ve taraftarları araştırma grubu olarak belirlenmiştir. İlgili kulüplerin idareci, kulüp personeli, antrenör ve sporculara anketler devre arasında, taraftarlara ise; kulüp başkanlarına göre her takım için en önemli gördükleri müsabakalar öncesinde saha dışında uygulanmıştır. Çalışma sonuçlan bulundukları ligde başarılı olan Akçaabat Sebatspor ve Gümüşhane Doğanspor kulüplerinde toplam kalite yönetiminin temel ilkeleri olan planlama, uygulama, kontrol etme ve önlem alma yönleri açısından sorulan sorulara, yapılan uygulamalara bakıldığında sonuçların toplam kalite yönetimi açısından yüksek değerlere ulaştığı görülmüştür. Bu sonuçlar toplam kalite yönetiminin profesyonel futbol kulüplerinde uygulanabileceğini, TKY'nin temel öğelerinin kulüplerde yükseltilmesinin başarıyı olumlu etkileyeceğini göstermektedir. XIII

FutbolFutbol kulüpleriFutbol ligleri+4
Fatih Bektaş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Maksimal kuvvet antrenmanın bilateral deficit üzerine etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, bilateral ve unilateral kas kasılmaları ile maksimal izometrik kuvveti belirlemek ve maksimal kuvvet antrenmanının Bilateral Deficit' e olan etkisini araştırmaktır. Bu amaçla, yaşlan 16 ila 19 arasında değişen 34 denek üç farklı gruba ayrılmıştır. Denekler bilateral antrenman grubu (n=14), unilateral antrenman grubu (n=10), ve hiçbir antrenmana katılmayan kontrol grubu (n=10) olarak gruplandınlmışlardır. Bilateral grup antrenman süresince bilateral maksimal kuvvet egzersizleri yaparken, unilateral grup ise unilateral kasılmalarla kuvvet antrenmanı yapmışlardır. Antrenman süresi haftada üç gün ve l'er saatlik antrenmanlarla 12 hafta sürmüştür. Bu sürecin 4. ve 12. haftalarında deneklerin bilateral ve unilateral bacak press ve dizin ekstansiyonundaki maksimal izometrik kuvvet ölçümleri kaydedilmiştir. Maksimal bilateral ve unilateral izometrik kuvvet değerleri karşılaştırılarak Bilateral Deficit hesaplanmıştır. Bu çalışmada, iki antrenman grubunun da kuvvet antrenmanları ile maksimal izometrik kuvvetlerinde anlamlı bir artış saptanmıştır. Antrenman süresinin ilk dört haftasında kuvvet artışında anlamlı bir farklılık gözlenmezken, kuvvetteki bu artış çalışmanın son haftalarında ortaya çıkmıştır. Diğer bir önemli nokta ise, maksimal kuvvet antrenmanının Bilateral Deficit üzerine anlamlı bir etki göstermiş olduğudur. Sonuç olarak bilateral kasılmalar ile yapılan maksimal kuvvet antrenmanının Bilateral Deficit' i azaltıcı etkiye sahip olduğu görülmüştür. TC YÜKSÖCÖĞRCFİM KURüUI DOKÜMANTASVON

AntrenmanKaslarKasılmalar+2
Hamit Cihan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu görevlilerinin sportif rekreasyon alışkanlıkları ile rekreasyon hakkında görüş ve beklentilerinin araştırılması

Bu çalışma; Gümüşhane'nin Köse İlçe'sinde 2003-2004 tarihleri arasında kamu görevlilerinin sportif rekreasyon alışkanlıkları ile rekreasyonla ilgili görüş ve beklentilerini araştırabilme amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, Köse İlçe'sinde görev yapan kamu görevlileri bu çalışmanın denek grubu olarak alınmıştır. Bu grubun cinsiyetleri, yaşları, eğitim düzeyleri, çalıştıkları kurumları, yaptıkları görevleri, daha önce spor yapma durumları, spor yapma düzeyleri, mevcut spor yapma düzeyleri, sportif rekreasyon faaliyetlerine katılma düzeylerden çok katıldıkları sportif rekreasyon faaliyetleri, en sevilen spor dalları, en sevilmeyen spor dalları araştırılıp veri olarak düzenlenmiştir. Anket soruları anlamsal olarak birbirine benzeyenler "Anket ilkeleri " başlığı altında gruplandırılarak sunulmuştur. Araştırma sonucunda; ankete katılan 86 deneğin 52 tanesi bay, 34 tanesi ise bayan olup, baylar %52,5 ile çoğunluğu oluştururken, 20-25 yaşları arasındaki deneklerin %29,3 ile çoğunluğu oluşturduğu, %44,4'nün üniversite mezunu, %33,3'nün Milli Eğitime bağlı okullar ve %30,3 ile Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşlarda çalışanlar olarak, çoğunluğu oluşturduğu, deneklerin %30,3'ü öğretmen, %23,2'si devlet memuru olarak çoğunluğu oluşturduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan deneklerin çoğunluğunun daha önce spor yaptıkları, ancak şu anda yapmadıkları, sportif rekreasyon faaliyetlerine katılımın yok denecek kadar az olduğu, katılanlar arasında ise en çok tercihin futbol ve yürüyüş olduğu, en çok sevilen spor dallarının futbol ve voleybol, en sevilmeyen spor dalının ise boks olduğu, rekreasyon faaliyetleri hakkında bilgilerinin olduğu, çoğunluğunun sportif rekreasyon faaliyetlerine sağlık açısından yararlı olduğu, ruhsal ve zihinsel açıdan rahatlamak için katılmak istediklerini, takım halindeki sportif rekreasyon faaliyetlerine katılmak isteyenlerin ve açık alanda yapılan sportif rekreasyon faaliyetlerine katılmak isteyenlerin çoğunluğu oluşturduğu, ankete katılan deneklerin çevrelerinde yeterli alanları olmadığı ve rekreatif faaliyetler için bir oluşum olmadığı için katılamadıkları, uygulanan anket sonucunda ortaya çıkmıştır. VII

Boş zamanları değerlendirmeGümüşhane-KöseKamu personeli+1
Osman İç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kuvvet antrenmanı sonrasında uygulanan esneklik çalışmalarının kuvvet gelişimi üzerindeki etkisi

02. ÖZET Bu çalışmanın amacı, kuvvet antrenmanı sonrasında uygulanan esneklik çalışmalarının, kuvvet gelişimi üzerindeki ektisini belirlemekti. Bu amaçla, yaşları 12-14 arasında değişen toplam 90 ilköğretim okulu öğrencisi denek olarak seçildi. Bu denekler "Kontrol Gurubu", "Kuvvet Gurubu" ve "Kuvvet-Esneklik Gurubu" olmak üzere 30'ar kişiden oluşan 3 guruba ayrıldılar. Kontrol gurubu hiçbir fiziksel aktiviteye katılmadı. "Kuvvet gurubu" sadece kuvvet çalışmalarına katılırken "Kuvvet-Esneklik Gurubu" ise hem kuvvet çalışmalarına hem de esneklik çalışmalarına katıldı. Bu deneklere 10 hafta boyunca Primidal kuvvet çalışma programı uygulandı. Program haftada 3 kez olmak üzere 10 hafta süresince devam ettirildi. Kuvvet çalışma gurubu kuvvet antrenmanından başka hiçbir egzersize katılmadı. Kuvvet-Esneklik gurubu ise kuvvet çalışmasını bitirdikten sonra esneklik çalışmasına katıldılar. Esneklik çalışmaları Contract relax tekniğiyle 10 hafta süreyle gerçekleştirildi. Her çalışma 5 tekrardan oluşan 3 set olarak planlandı. Bütün deneklerin çalışma öncesinde ve sonrasında hem el bileği esnekliği hem de pençe kuvvetleri ölçüldü. Çalışma bulguları göstermiştir ki, her üç gurubun yaş, boy ve kiloları arasında 0.05 düzeyinde anlamlı bir farklılık yoktur P>0.05. Diğer taraftan, gurupların ilk test olarak ölçülen esneklik ve kuvvet ölçümleri arasında da istatistiki açıdan anlamlı bir farklılık yoktur P>0.05. Çalışmanın en önemli bulgusu ise, esneklik ve kuvvet gelişimi açısından "Kuvvet-Esneklik Gurubu" diğer guruplardan istatistiki olarak daha büyük gelişme göstermiştir PO.05. Sonuç olarak, kuvvet antrenmanı sonrasında uygulanan esneklik çalışmalarının kuvvet gelişimi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu ve bu etkinin de istatistiki olarak anlamlı olduğu sonucuna varılmıştır. VI

AntrenmanEsneklikEsneklik antrenmanı+2
Sibel Selimoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünde okuyan öğrenciler üzerinde uygulanan fiziksel gevşeme egzersizlerinin kalp atım sayıları üzerine etkisi

02. Özet Doğal olarak gerginlik, oluşturulan spor ortamında sporcuların yüksek performanslara ulaşmasında bir engel olarak karşılarında durmaktadır. Oluşan bu gerginlik sporcunun fizyolojik ve psikolojik durumlarında rahatsızlıklar oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışmada fiziksel gevşeme egzersizinin birey üzerinde oluşan gerginliğin azaltılmasında etkisini ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışma 2002-2003 öğretim yılı ikinci yansında Karadeniz Teknik Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü tesislerinde, yine bu bölümde okuyan 29 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmaya katılacak öğrencilere önceden çalışma ile ilgili bilgi verilmiş ve istekli olanlardan seçilmişlerdir. Çalışmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Çalışma yedi hafta bolunca Çarşamba günleri saat 12:30'da yapılmıştır. Öğrenciler çalışmaya başlamadan önce 15 dakikalık dinlenme ve normalleşme sürecinden sonra 10 dakika süreyle fiziksel gevşeme egzersizi uygulanmış ve akabinde son ölçümler alınmıştır. Çalışmaların sonunda elde edilen veriler SPSS 10.0 programı kullanılarak t-testi ile yorumlanmıştır Yapılan çalışmada da görülmüştür ki, fiziksel gevşeme egzersizlerin kalp atım sayısı üzerinde olumlu bir etkisi olmaktadır. Çalışmada, her bir çalışma kendi içerisinde değerlendirilmiş ve egzersizlerin etkili olduğu ortaya konmuştur. Bu süreçte öğrencilerin öğrenmiş oldukları becerilerin bir özelliği olarak da kalp atım sayılan üzerinde anlamlı bir düşme meydana gelmektedir.

Aday öğretmenlerAntrenmanBeden eğitimi+7
Şenol Öner
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye profesyonel II.lig futbolcularının spor bilgi düzeylerinin takım başarısına etkisinin araştırılması

Özet Bu çalışmanın amacı, Türkiye Profesyonel Futbol II. Ligde mücadele eden futbolcuların spor bilgi düzeylerinin takımlarının başarısındaki etkisini araştırabilme olarak belirlenmiştir. Türkiye Profesyonel Futbol II. Lig B kategorisi İkinci Grupta 2002-2003 sezonunda mücadele eden, lig sonu sıralamasında homojen bir dağılım gösteren, 6 kulübün (Ligi üst sıralarda bitiren Türk Telekomspor ve Ankara Demirspor, ligi orta şuralarda bitiren Çankırı Belediye ve Bulancakspor ile ligi alt şuralarda bitiren Kırıkkalespor ve Çubukspor kulüpleri) profesyonel futbolcuları araştırma grubu olarak belirlendi, öncelikle her kulübün profesyonel 20 futbolcusuna gönüllü olarak kişisel bilgilerinin belirlenmesine yönelik anket yapıldı. Akabinde futbolculara alanında uzman öğretim üyelerince hazırlanan spor bilgi düzeylerinin belirlenmesine yönelik çoktan seçmeli sorular uygulandı. Elde edilen verilerin analizinde istatistik yöntem olarak Tek Yönlü Anova, Tukey çoklu karşılaştırma analizi, Ki-kare ve çapraz tablolama testleri kullanıldı. Testlerde anlamlılık düzeyi a = 0.05 uygulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre bulundukları ligi üst şuralarda bitiren takımların futbolcularının sporcu beslenmesi bilgisi, antrenman bilgisi, spor psikolojisi bilgisi ve genel toplam spor bilgisi düzeylerinin lig sıralamasında daha başarısız olan takımların spor bilgi düzeylerine göre arzu edilen düzeylerde olmamasına rağmen anlamlı derecede yüksek doğru cevap ortalamalarına ulaştıkları görüldü. Futbolcuların sporcu sağlık bilgisi doğru cevap ortalamalarında anlamlı bir farklılık bulunmadı. Genel olarak futbolcuların spor bilgi düzeylerinin başarıyı olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Bu araştırma ile çağdaş spor anlayışıyla ulaşılan performans ve başarı için gerekli olan eğitimin önemli boyutunu oluşturan teorik spor bilgisinin başarıya etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışma ile elde edilen bulgular ülkemizde teorik spor bilgisinin öneminin kavranmasına olanak sağlayabilecektir.

BaşarıBaşarı düzeyiBilgi+5
Yakup Koç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Ramazan orucunun futbolcularda vücut kompozisyonu ve bazı fiziksel performans değişkenleri üzerine etkisinin incelenmesi

Ramazan ayı bireylerin inançları gereği gün boyunca yeme ve içme alışkanlıklarından uzak durduğu bir aylık dönemi kapsar. Ramazan ayı boyunca tutulan oruçla birlikte günlük yaşamdaki değişimlerin fiziksel performansın farklı bileşenlerini etkileyip etkilemeyeceği sorusu birçok araştırmaya konu olmuştur. Ramazan süresince antrenman ve müsabaka takviminin devam ettirilebilmesinden dolayı, Ramazan orucunun sportif performans bileşenleri üzerindeki etkileri konusu da önem kazanmaktadır.Buradan hareketle bu çalışmanın amacı, Ramazan orucunun müsabık futbolcularda kısa süreli yüksek şiddetli yüklenmelerde futbola özgü bazı performans değişkenleri ve vücut kompozisyonu üzerine etkisinin değerlendirilmesidir. Bu çalışmaya, Ramazan ayının başından sonuna kadar kendi isteğiyle ara vermeksizin oruçlu olacağını beyan eden 32 futbolcu ve yine kendi isteğiyle aralıksız olarak oruçlu olmayacağını beyan eden 27 futbolcu olmak üzere toplam 59 erkek futbolcu katılmıştır. Araştırma grubunu oluşturan futbolcuların yaşları 15 yıl ile 22 yıl arasında değişmektedir ve deneklerin hepsi en az dört yıl antrenman yaşına sahiptir. Bu araştırma kapsamında, anaerobik güç, anaerobik kapasite ve yorgunluk indeksi değerleri ile birlikte sürat koşusu, futbola özgü çeviklik ve topla çeviklik, aktif ve skuat sıçrama performansları Ramazandan iki hafta önce, Ramazanın ikinci ve dördüncü haftaları ve Ramazandan iki hafta sonra olmak üzere dört farklı test döneminde değerlendirilmiştir. Yine aynı dönemlerde olmak üzere deneklerde vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, vücut kompozisyonu ile birlikte, günlük uyku süresi, enerji alım miktarı ve vücut sıvı dengesine yönelik değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda, incelenen tüm değişkenlere ait zaman ve grup etkileşimi anlamsız olduğundan (p>0,05), gerek vücut kompozisyonu değişkenlerinde gerekse kısa süreli yüksek şiddetli fiziksel performans değişkenlerinde zamana bağlı değişimlerin oruçlu olan deney ve oruçlu olmayan kontrol gruplarında benzer olduğu bulunmuştur. Buradan hareketle, futbolcularda vücut kompozisyonu ve kısa süreli yüksek şiddetli yüklenmelerde fiziksel performans bileşenlerine ilişkin zamana bağlı değişimlerde Ramazan orucu etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Diğer taraftan, Ramazan öncesi ve Ramazan başlangıcı dönemleri ile karşılaştırıldığında Ramazan sonu veya Ramazan sonrası dönemlerinde birçok performans değişkeninin zamanla birlikte gelişim sergilediği gözlenmiştir. Bu gelişimden antrenman sürecine devam edilmesinin ya da tekrarlanan test protokolleri nedeniyle öğrenme etkisinin sorumlu olabileceği düşünülmektedir.

AntrenmanFiziksel parametrelerFutbolcular+5
Cahit Özkan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda öğrenme stillerinin VARK modeline göre belirlenmesi: takım sporları incelemesi

Öğrenme stilleri, bireylerin bilgiyi algılama, işleme ve kullanma süreçlerinde benimsedikleri baskın tercihleri ifade etmekte ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin planlanmasında önemli bir değişken olarak kabul edilmektedir. Spor ortamlarında ise öğrenme stillerinin belirlenmesi, antrenman süreçlerinin daha etkili yapılandırılmasına ve sportif performansın geliştirilmesine katkı sağlayabilmektedir. Bu araştırmanın amacı, takım sporlarıyla uğraşan sporcuların öğrenme stillerini VARK modeline göre belirlemek ve öğrenme tercihlerini branş değişkeni açısından incelemektir. Araştırma betimsel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu futbol, basketbol, hentbol ve voleybol branşlarında aktif olarak spor yapan 468 sporcu oluşturmuştur. Kişisel Bilgi Formu ile Sporcular İçin VARK Öğrenme Stilleri Envanteri aracılığıyla yüz yüze kağıt-kalem metodu kullanılarak toplanan veriler, IBM SPSS (v27) paket programla analiz edilmiştir. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler, ki-kare analizi, uyum analizi ve K-means kümeleme yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular, sporcuların baskın olarak en fazla Kinestetik (%40,4) öğrenme stilini tercih ettiğini göstermiştir. Ayrıca sporcuların baskın olarak kinestetik öğrenmeyi tercih etselerde, %67,7’sinin çoklu öğrenme modeline sahip olduğu belirlenmiştir. Branş ile baskın öğrenme stili ve öğrenme modeli arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Uyum analizi sonuçları öğrenme tercihlerinin branşlara göre farklılaşmadığını gösterirken, kümeleme analizi sporcuların öğrenme stillerine göre farklı bireysel profiller oluşturduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, takım sporcularının öğrenme tercihlerinin büyük ölçüde kinestetik ve işitsel boyutlarda yoğunlaştığı, öğrenme süreçlerinde ise çoklu öğrenme yaklaşımının baskın olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, spor eğitiminde bireysel öğrenme özelliklerini dikkate alan çok yönlü öğretim ve antrenman uygulamalarının önemine işaret etmektedir.

Kinestetik öğrenmeÖğrenme stilleriSpor eğitimi+2
Selim Yalçın
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
10
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Spor ve bilişsel gelişim ilişkisi: Dikkat eksikliği bulunan ortaokul öğrencilerinde okçuluk uygulamalarının rolü

Bu araştırmada, dikkat eksikliği bulunan ortaokul öğrencilerinde sekiz haftalık okçuluk eğitiminin dikkat performansı üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür. Çalışma grubunu, Gümüşhane ili Merkez ilçesinde bulunan dört ortaokulda gerçekleştirilen d2 Dikkat Testi taramaları sonucunda dikkat eksikliği belirlenen ve araştırmaya dâhil edilme ölçütlerini karşılayan 26 öğrenci oluşturmuştur. Katılımcılar deney (n=13) ve kontrol (n=13) gruplarına ayrılmıştır. Deney grubuna sekiz hafta boyunca planlı okçuluk eğitimi uygulanırken kontrol grubu olağan eğitim sürecine devam etmiştir. Veri toplama aracı olarak d2 Dikkat Testi kullanılmış; Toplam İşlenen Madde Sayısı (TN), Toplam Performans Puanı (TN-E), Konsantrasyon Performansı (CP), hata puanları ve Dalgalanma Oranı (FR) değişkenleri değerlendirilmiştir. Verilerin analizi IBM SPSS istatistiksel paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiş, bağımsız örneklemler t-testi, eşleştirilmiş örneklemler t-testi ve Grup × Zaman karışık desenli varyans analizi uygulanmıştır. Bulgular, deney grubunda dikkat performansını yansıtan TN, TN-E ve CP (p<0,001) puanlarında anlamlı artışlar, hata puanları ile performans dalgalanmalarında ise anlamlı azalmalar olduğunu göstermiştir (p<0,05). Kontrol grubunda bazı değişkenlerde sınırlı düzeyde gelişmeler gözlenmesine karşın, deney grubunda elde edilen değişimlerin daha belirgin olduğu belirlenmiştir. Karışık desenli varyans analizi sonuçları, TN (p<0,001, ηp²=0,445), TN-E (p<0,001, ηp²=0,449) ve CP (p=0,006, ηp²=0,276) değişkenlerinde anlamlı grup × zaman etkileşimleri ortaya koymuş ve okçuluk eğitiminin dikkat performansının geliştirilmesinde etkili bir müdahale yöntemi olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak okçuluk eğitiminin, dikkat eksikliği bulunan öğrencilerde dikkat, konsantrasyon ve performans sürekliliğinin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek uygulanabilir ve bilimsel temele dayalı bir sportif müdahale olduğu değerlendirilmektedir.

Dikkat eksikliğiKonsantrasyon performansıPerformans sürekliliği+1
Ercan Taş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.240
Master'sOpen AccessTR

8 HAFTALIK PİLATES REFORMER EGZERSİZLERİNİN SEDANTER KADINLARDA FİZİKSEL ÖZELLİKLER, BEDEN MEMNUNİYETİ VE MUTLULUK DÜZEYLERİNE ETKİSİ

Bu araştırmanın amacı, sedanter kadınlarda 8 haftalık pilates reformer egzersizlerinin fiziksel özellikler, beden memnuniyeti ve mutluluk düzeylerine etkilerini incelemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tek grup ön test-son test deneysel desen kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmaya Adıyaman ili Merkez ilçesinde yaşayan ve sedanter yaşam tarzına sahip 30 kadın gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara 8 hafta boyunca haftada 2 gün ve her biri 90 dakika süren pilates reformer egzersiz programı uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, antropometrik ölçümler, Mutluluk Ölçeği ve Beden Memnuniyeti Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programında analiz edilmiş, verilerin normal dağılıma uygunluğu çarpıklık ve basıklık değerleri ile değerlendirilmiştir. Ön test ve son test karşılaştırmalarında bağımlı örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre uygulanan pilates reformer egzersiz programı sonrasında katılımcıların vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, kol çevresi, göğüs çevresi, bel çevresi, basen çevresi ve bacak çevresi ölçümlerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalma belirlenmiştir (p<0,001). Ayrıca beden memnuniyeti puanlarının 35,80±6,88’den 42,13±3,61’e, mutluluk puanlarının ise 4,13±0,60’tan 4,84±0,24’e yükseldiği ve bu artışların istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir (p<0,001). BKİ ile mutluluk düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, BKİ ile beden memnuniyeti düzeyi arasında negatif yönlü ve orta düzeyde anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir (p<0,01). Sonuç olarak, 8 haftalık pilates reformer egzersiz programının sedanter kadınlarda fiziksel özelliklerin iyileşmesine, beden memnuniyetinin artmasına ve mutluluk düzeylerinin yükselmesine önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, pilates reformer egzersizlerinin sedanter kadınların hem fiziksel hem de psikolojik sağlıklarının geliştirilmesinde etkili bir egzersiz yöntemi olduğunu göstermektedir.

Beden memnuniyetiEgzersizMutluluk+2
Ayşe Kiliç
Gümüşhane University
2026
10
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Genç ergenlerde temel psikolojik ihtiyaçların fiziksel aktivite tutumuna etkisi

Bu araştırmanın amacı, genç ergenlerde temel psikolojik ihtiyaçların (özerklik, yeterlik ve ilişkilenme) fiziksel aktiviteye yönelik tutum üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, 2025–2026 eğitim-öğretim yılında Kahramanmaraş ilinde öğrenim gören ve kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 315 genç ergen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Beden Eğitiminde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği ve Fiziksel Aktivite Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Araştırma bulguları, temel psikolojik ihtiyaçlar ile fiziksel aktivite tutumu arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Fiziksel aktivite tutumunun toplam puanı ile özerklik (r = 0,230), yeterlik (r = 0,217) ve ilişkilenme (r = 0,147) arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Regresyon analizleri sonucunda özerklik ve yeterlik ihtiyaçlarının özellikle fiziksel aktivitenin sağlık boyutunu anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Ayrıca spor yapan öğrencilerin fiziksel aktivite tutumlarının ve temel psikolojik ihtiyaç düzeylerinin spor yapmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Cinsiyet değişkeni açısından erkek öğrencilerin fiziksel aktivite tutumları ile özerklik ve yeterlik düzeylerinin kız öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, genç ergenlerde temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmasının fiziksel aktiviteye yönelik olumlu tutum geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı belirlenmiştir. Özellikle özerklik ve yeterlik ihtiyaçlarının desteklenmesi, ergenlerin fiziksel aktiviteye katılımını artırabilecek önemli psikolojik faktörler olarak öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda beden eğitimi öğretmenlerinin, antrenörlerin ve eğitim politikası geliştiricilerinin gençlerin temel psikolojik ihtiyaçlarını destekleyen uygulamalara öncelik vermeleri önerilmektedir.

Genç ergenlerFiziksel aktivite tutumuÖzerklik+2
Muhammed Hamza Demir
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.235
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Genç ergenlerde egzersiz motivasyonunun bireysel ve sosyal sorumluluk düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, genç ergenlerde egzersiz motivasyonunun bireysel ve sosyal sorumluluk düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu 2025–2026 eğitim-öğretim yılında Kahramanmaraş ilinde öğrenim gören ve kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen toplam 297 ergen öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Egzersiz Motivasyonu Tutum Ölçeği ve Bireysel ve Sosyal Sorumluluk Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklemler t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, cinsiyet değişkeni açısından egzersiz motivasyonunun “Pozitif Bakış ve Sağlık” ile “Fiziksel Görünüm ve Sağlık” alt boyutlarında erkek öğrenciler lehine anlamlı farklılıklar bulunurken, “Olumsuz Tutum ve Düşünce” ile bireysel ve sosyal sorumluluk düzeylerinde anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Gelir düzeyi değişkenine göre egzersiz motivasyonu ve bireysel-sosyal sorumluluk puanlarında anlamlı farklılık görülmemiştir. Spor yapan öğrencilerin spor yapmayanlara kıyasla egzersiz motivasyonunun olumlu boyutlarında ve bireysel ve sosyal sorumluluk düzeylerinde daha yüksek puanlara sahip oldukları belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonuçları, egzersiz motivasyonunun tüm alt boyutları ile bireysel ve sosyal sorumluluk arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Regresyon analizi sonuçları ise egzersiz motivasyonunun bireysel ve sosyal sorumluluğun anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle “Fiziksel Görünüm ve Sağlık” alt boyutunun bireysel ve sosyal sorumluluk düzeylerini açıklamada en yüksek yordayıcı güce sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, genç ergenlerde egzersiz motivasyonunun bireysel ve sosyal sorumluluk gelişimini destekleyen önemli bir psikososyal unsur olduğu söylenebilir. Düzenli egzersize katılımı teşvik eden ve motivasyonu artıran uygulamaların, ergenlerin sorumluluk davranışlarının geliştirilmesine katkı sağlayabileceği değerlendirilmektedir.

Bireysel ve sosyal sorumlulukEgzersiz motivasyonuGenç ergenler+1
Hilal Demir
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.234
Master'sOpen AccessTR

Değişik yüklenme yöntemlerinde tükrük laktik asid dinamiğinin incelenmesi

ÖZET Araştırmamızın amacı; anaerob yüklenmelerde antrenman yönlendirilmesinde invasiv bir yöntem ile elde edilen kan laktatının, noninvaziv elde edilen tükrük laktatı ile karşılaştırılmasıdır. Antrenman yönlendirilmesinde total kan ya da plazma laktat değerleri kullanılmaktadır. Kan laktat ölçümü; psikolojik güçlükler yaratabilir. Araştırmamıza, denek olarak 14 SDÜ Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümünde okuyan erkek öğrenciler katılmıştır (yaş: 22.07±1.97). Deneklere 48 saat ara ile Wingate ve 400 m. koşu testleri uygulandı. Tüm deneklerin yüklenme öncesi kan ve tükrük örnekleri ile yüklenme sonrası 5. ve 15. dakika kan ve tükrük örnekleri alındı. Laktat düzeyi tükrük ve plazmada enzimatik yöntemle, laktat PAP (Milchsaure) kitleri ile ölçüldü. Araştırmamızın sonucunda 400m. koşu sonrası plazma ile tükrük laktatı bazalda <29.55±6.77, 1.33±0.74mg/dl, r=0.35, P>0.05), beşinci dakikada (116.91 ±15.49, 4.25±3.90mg/dl, r=0.012, P>0.05), onbeşinci dakikada (106.2±21.19, 7.91±4.60mg/dl, t=0.14, P>0.05). Ölçümler sonucu değerlerin arasındaki ilişkiler anlamsız bulundu. Wingate protokolünde ise bazal plazma ve tükrük laktatı (26.56+5.32, 0.88±0.67mg/dl, r=0.398, P>0.05) ile onbeşinci dakikada plazma ve tükrük laktatı (91.79±20.38, 3.91 ±3.01 mg/dl, r=0.466, P>0.05) aralarındaki ilişki anlamsız saptanırken beşinci dakika plazma ve tükrük laktatı (112.33+20.32, 1.97±1. 51 mg/dl, r=0.528, PO.05) arasındaki ilişkiler anlamlı çıktı. Ayrıca Her iki protokolde de plazma ve tükrük pikleri arasında anlamlı ilişki bulunamadı (400m. r=0.109, Wingate r=0.359). Çalışmamızın sonucunda, tükrük laktatının antrenman yönlendirmesinde kan laktatı kadar belirleyici bir parametre olmadığı sonucuna varılmıştır. Literatürde bazı farklı görüşlerin bulunmasından dolayı bu konuda daha fazla araştırma yapılmalıdır. Anahtar kelimeler: Wingate, 400m. koşu, plazma kan laktatı, tükrük laktatı, Anaerobik yüklenme.

Aerobik güçAnaerobik eşikAsidoz+1
Hilmi S. Karatosun
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlerde (17-24 yaş) tenis becerisine etki eden faktörlerin araştırılması

ÖZET Beceri ediniminde kondisyonel ve koordinatif özelliklerin etkisinin fazla olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda daha önce edinilen becerilerin yeni bir beceriyi öğrenmede kolaylık sağladığı da bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı daha önce top ile ilgili sporlardan birini yapan gençlerle, spor yapmayan gençlerin tenis becerisi edinimine etki eden kondisyonel ve koordinatif faktörlerin incelenmesidir. Çalışmaya Akdeniz Üniversitesinde öğrenim gören 17-24 yaş arası toplam 32 erkek öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada 2 grup yer almaktadır. Grup 1 ; Geçmişte top ile oynanan sporlardan birini yapmış Beden eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi 17-24 yaş arası 17 kişiden oluşmaktadır Bu bireyler spor yapma düzeyini belirleme anketinden (51.4±16.9 %) puan almış öğrenciler arasından seçilmiştir. Grup 2; Geçmişte spor yapmamış Akdeniz Üniversitesinin diğer birimlerinde öğrenim gören 17-24 yaş arası 15 kişiden oluşmuştur. 1. ve 2. gruba 8 haftalık tenis eğitimi verilmiştir. Eğitim süresince her iki gruba da ön-test, ara-test ve son-test uygulamıştır. Yapılan testler El Kavrama Kuvveti, Durarak Uzun Atlama, Esneklik, Çabukluk, Reaksiyon Süresi, Denge, Koordinasyon testi ve tenis beceri (Hewitt) testleridir. 1. ve 2. gruplar karşılaştırıldığında; 1.2.3. ölçümlerde Görsel ve İşitsel Reaksiyon süresi, Baskın ve Çekinik El Kavrama Kuvveti, Çeviklik, Denge, % Yağ ölçümleri arasında anlamlı fark bulunmazken 1.2.3. ölçümlerde Durarak Uzun Atlama parametresinde 1. grubun lehine anlamlı fark bulunmuştur(P<0,05). 1. ve 2. grup arasında 1. ölçümlerde 1. grubun lehine Esneklik ve Baskın El Koordinasyonu parametrelerinde anlamlı fark bulunmuştur(P<0,05). 1. ve 2. grup arasında 2. ölçümlerde 1. grubun lehine Çekinik El Koordinasyonu ve Çeviklik parametresine anlamlı fark bulunmuştur. 1. ve 2. grup arasında 3. ölçümlerde 1. grubun lehine Esneklik, Çekinik El Koordinasyon parametresinde anlamlı fark bulunmuştur(P<0,05). 1. grupta; 1. ölçümle 3. ölçüm arasında 3. ölçüm lehine anlamlı fark olan parametreler, Görsel Reaksiyon süresi, Çeviklik, Denge, Çekinik El Koordinasyonudur. 2. grupta; 1. ölçümle 3. ölçüm arasında 3. ölçüm lehine anlamlı fark olan parametreler, Denge ve Çekinik El Koordinasyonudur. Tenis Beceri Testi (Hewitt) sonuçlarına göre her iki grup arasında her üç ölçümde de anlamlı fark bulunmamasına karşılık tekrarlayan ölçümlere bakıldığında 1. ve 2. grubun birinci ve ikinci ölçümleri arasında 1. ölçüm lehine anlamlı fark bulunmuştur(P<0,05). Ayrıca 1. ve 2. grubun Tenis Beceri Testlerinde tekrarlayan ölçümler arasında yapılan varyans analizi sonucuna göre anlamlı fark bulunmamaktadır(P>0,05). Araştırma grubunun Tenis Beceri Testi ile Koordinasyon Testi arasında ilişki düzeylerine bakıldığında; 1. ölçümler arasında yüksek düzeyde ilişki (r=-0,61) bulunmuştur. 2. ölçümler arasında(r=-0,26) ve 3. ölçümler arasında (r=0,05) ilişki bulunmamıştır. Ancak Tenis Beceri Testi ortalamaları ile Koordinasyon Testi ortalamaları arasında r=-0,50 düzeyinde yüksek ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Beceri edinimi, Transfer, Tenis, Hewitt, Koordinasyon, Denge, El Kavrama Kuvveti, Reaksiyon Süresi, Çeviklik. iv

Asuman Şahan (gürler)
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Özel olimpiyatlarda kaynaştırılmış futbol takımındaki fiziksel aktivite düzeyi ve davranış değişimlerinin incelenmesi

ÖZET%X DUDúWÕUPDQÕQ DPDFÕ KDIWDOÕN g]HO 2OLPSL\DWODU .D\QDúWÕUPD )XWERO3URJUDPÕQD NDWÕOÕP VÕUDVÕQGD ]LKLQVHO HQJHOOL YH HQJHOVL] VSRUFXODUGDNL IXWEROEHFHULOHUL VRV\DO \HWHUOLOLN YH VRUXQ GDYUDQÕúODU \|QQGHQ GH÷LúLPOHUL LQFHOHPHNWLU$UDúWÕUPD\D (÷LWLOHELOLU =LKLQVHO HQJHOOL HUNHN oRFXN g]HO 2OLPSL\DWsporcusu, “\DúNRQWUROJUXEX“HQJHOVL]HUNHNoRFXN23partner, “ \Dú NRQWURO JUXEX “ NDWÕOPÕúWÕU .RQWURO JUXEXGHQH\ JUXEX LOH D\QÕ |]HOOLNOHUH VDKLS \Dú FLQVL\HW ]HND G]H\L NDWÕOÕPFÕODUDUDVÕGDQWHVDGIL|UQHNOHPH\|QWHPLLOHVHoLOPLúWLU3URJUDPGDQ|QFHYHVRQUDg]HOOlimpiyatlar Futbol Beceri Testi, CBCL ( 4- \Dú oRFXNODUÕ LoLQ GDYUDQÕú NRQWUROOLVWHVL X\JXODQPÕúWÕU 3URJUDP VRQUDVÕ g]HO 2OLPSL\DW 6SRUFXODUÕQD g26SDUWQHUOHUH DLOHOHUH YH DQWUHQ|UOHULQH g]HO 2OLPSL\DWODU .D\QDúWÕUPD 6SRUODUÕg2.6 'H÷HUOHQGLUPH )RUPX X\JXODQPÕúWÕU g2.6 W]÷QH X\JXQ RODUDN g26YH SDUWQHUOHULQ HúLW VD\ÕGD \HU DOGÕ÷Õ G|UW WDNÕP ROXúWXUXOPXú YH KDIWD ER\XQFDKDIWDGD JQ JQGH VDDW IXWERO SURJUDPÕ X\JXODQPÕúWÕU øVWDWLVWLNVHOGH÷HUOHQGLUPHGHJUXSODUDUDVÕIDUNWHN\|QOYDU\DQVDQDOL]L$129$NXOODQÕODUDNTukeyLQFHOHQPLúWLU)DUNEXOXQDQGH÷LúNHQOHULQGHJUXSODUDUDVÕIDUNÕLQFHOHPHNiçinHSD post-KRF WHVWL NXOODQÕOPÕúWÕU )XWERO SURJUDPÕQÕQ HWNLVL KHU ELU JUXSWDJHUoHNOHúWLULOHQ HúOHúWLULOPLú W-WHVWL LOH LQFHOHQPLúWLU )UHNDQVODU DUDVÕ IDUNOÕOÕNODU LVHKi-kare ve Mc-1HPDUWHVWOHULNXOODQÕODUDNEHOLUOHQPLúWLUPartnerler ve ÖOS NRQWURO JUXSODUÕ LOH NDUúÕODúWÕUÕOGÕNODUÕQGD IXWEROEHFHULOHULQGH SURJUDP VRQUDVÕ |QHPOL LOHUOHPHOHU J|VWHUPLúOHUGLUg26 JUXEX |QWHVWOH NDUúÕODúWÕUÕOGÕ÷ÕQGD VRQ WHVWOHUGH VRV\DO \HWHUOLOLN SXDQODUÕQGD |QHPOL DUWÕúJ|VWHUPLúOHUGLU 3DUWQHUOHULQ VRV\DO \HWHUOLOLN SXDQODUÕQGD |QHPOL DUWÕúJ|]OHQPHPLúWLU 6RQ WHVW |OoPOHUL |Q WHVWOHUOH NDUúÕODúWÕUÕOGÕ÷ÕQGD g26 JUXEXQXQGúQFHSUREOHPOHULLoH\|QHOLPDQNVL\HWHGLNNDW VRV\DO LoHG|QNONYHWRSODPSUREOHP SXDQÕ \|QQGHQ |QHPOL D]DOPD J|VWHUGL÷L EXOXQPXúWXU 3DUWQHUOHULQSUREOHP GDYUDQÕú SXDQODUÕQGD |QHPOL ELU GH÷LúLP J|]OHQPHPLúWLU g26 ODUÕ |QWHVWOHUGH SUREOHP GDYUDQÕú \|QQGHQ NOLQLN G]H\GH EXOXQXUNHQ VRQ WHVWOHUGH ELUSUREOHP GDYUDQÕú \|QQGHQ NOLQLN G]H\GH EXOXQPXúODUGÕU $QFDN JUXSODU |QWHVt-VRQWHVW IDUNOÕOÕNODUÕ DoÕVÕQGDQ NDUúÕODúWÕUÕOGÕNODUÕQGD WP SUREOHP GDYUDQÕú SXDQODUÕDoÕVÕQGDQ WP JUXSODUGDNL IDUNOÕOÕNODU LVWDWLVWLNVHO RODUDN |QHPVL] EXOXQPXúWXUS! g2.6 DQNHW IRUPODUÕQD J|UH SURJUDPOD LOJLOL RODUDN VSRUFXODU DLOHOHU YHantreQ|UOHUROXPOXJ|UúOHUELOGLUPLúOHUGLU$QDKWDU.HOLPHOHU.D\QDúWÕUPD=LKLQVHO(QJHOOLdRFXNg]HO2OLPSL\DWODU3UREOHP'DYUDQÕúODUiv

Funda Baran
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan yaşlı bireylerde 6 aylık aerobik antrenmanın solunum fonksiyonlarına etkisi

.URQLN2EVWUNWLI$NFL÷HU+DVWDOÕ÷Õ2ODQ

Özgür Nalbant
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Sportif rekreasyonel etkinliklere katılan bireylerin sağlık inancı, rekreasyon fayda, etkinlik doyumu ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada sportif rekreasyonel etkinliklere katılan bireylerin sağlık inancı, rekreasyon fayda, etkinlik doyumu ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve söz konusu değişkenler arasındaki yapısal ilişkilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kapsamında yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu Gümüşhane ve Bayburt illerinde sportif rekreasyonel etkinliklere katılan toplam 473 birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sportif Rekreasyonel Aktivitelere İlişkin Sağlık İnancı Ölçeği, Rekreasyon Fayda Ölçeği, Etkinlik Doyumu Ölçeği ve Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS ve AMOS paket programlarından yararlanılmış; betimsel istatistikler, güvenirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli analizleri uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularında sportif rekreasyonel etkinliklere katılan bireylerin sağlık inancı, rekreasyon fayda, etkinlik doyumu ve mutluluk düzeyleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler bulunduğu; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, medeni durum, gelir düzeyi ve katılım sıklığı değişkenlerine göre bazı ölçek ve alt boyutlarda anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Yapısal model sonuçlarına göre sağlık inancının rekreasyon faydalarını anlamlı biçimde yordadığı, rekreasyon faydalarının etkinlik doyumu üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu, etkinlik doyumunun mutluluk düzeyini anlamlı biçimde yordadığı, rekreasyon faydasının sağlık inancı ile etkinlik doyumu arasındaki ilişkide aracı rol üstlendiği ve rekreasyon faydası ile etkinlik doyumunun birlikte sağlık inancı ile mutluluk arasındaki ilişkide zincirsel aracı etki oluşturduğu görülmüştür. Sonuç olarak sportif rekreasyonel etkinliklere katılan bireylerde sağlık inancının rekreasyonel etkinliklerden algılanan fayda düzeyini artırdığı, artan fayda algısının etkinlik doyumunu yükselttiği ve bu sürecin bireylerin mutluluk düzeylerine olumlu katkı sağladığı görülmektedir.

Muhammed Uhud Türkmen
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
20
Master'sOpen AccessTR

Düzenli spor yapan ve yapmayan Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spor amaçlı mobil uygulama kullanım isteklilikleri ve sadakatlerinin incelenmesi

Dijitalleşmenin hızla ilerlemesiyle birlikte mobil uygulamalar, spor ve fiziksel aktivite davranışlarının desteklenmesinde önemli bir araç hâline gelmiştir. Bu araştırmanın amacı, düzenli spor yapan ve yapmayan Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spor amaçlı mobil uygulama kullanım isteklilikleri ve sadakat düzeylerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma, gönüllü katılım esasına dayalı olarak ulaşılan 480 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Mobil Uygulama Kullanma İstekliliği Ölçeği (MUKİÖ) ve Mobil Uygulama Kullanma Sadakati Ölçeği (MUKSÖ) kullanılmış; elde edilen veriler bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular, kadın öğrencilerin kullanım istekliliğinin erkeklere göre daha yüksek olduğunu; buna karşın erkek öğrencilerin sadakat düzeylerinin daha güçlü olduğunu göstermiştir. Ayrıca düzenli spor yapmayan öğrencilerin uygulamalara yönelik hem kullanım istekliliği hem de sadakat düzeylerinin düzenli spor yapanlara kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Spor türü değişkenine göre bireysel spor yapan öğrencilerin takım sporcularından anlamlı düzeyde daha yüksek kullanım istekliliği ve sadakat düzeyine sahip olduğu görülmüştür. Öğrenim görülen bölüm açısından Spor Yöneticiliği öğrencilerinin kullanım istekliliği puanlarının daha yüksek olduğu; uygulama sadakati açısından ise Antrenörlük ve Spor Yöneticiliği öğrencilerinin daha yüksek düzeyde bağlılık sergiledikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak spor amaçlı mobil uygulamaların, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri açısından fiziksel aktivite süreçlerini destekleyebilecek, performans takibini kolaylaştırabilecek ve dijital spor alışkanlıklarının anlaşılmasına katkı sağlayabilecek araçlar olduğu söylenebilir. Elde edilen bulguların, üniversite gençliğinde teknolojiyi spora uyarlamaya yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

Sedanur Eğriçayır
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
20
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Ergen sporcularda öz kontrol ve akademik erteleme ilişkisinde fırsatları kaçırma korkusu ve nomofobinin durumsal aracı rolü

Amaç: Bu çalışmanın amacı, ergen sporcularda öz kontrol ile akademik erteleme arasındaki ilişkide sosyal ortamlarda fırsatları kaçırma korkusunun aracılık rolünü ve bu aracılık ilişkisinde nomofobinin düzenleyici etkisini incelemektir. Materyal ve Metot: Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye’de farklı lise türlerinde öğrenim gören ve lisanslı olarak spor yapan 413 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kısa Öz Kontrol Ölçeği, Sosyal Ortamlarda Gelişmeleri Kaçırma Korkusu Ölçeği, Nomofobi Ölçeği ve Akademik Erteleme Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Öz kontrol ile akademik erteleme arasında negatif ve anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermiştir. Öz kontrol düzeyi arttıkça akademik erteleme davranışının azaldığı belirlenmiştir. Ayrıca sosyal ortamlarda fırsatları kaçırma korkusunun öz kontrol ile akademik erteleme arasındaki ilişkide kısmi aracılık rolü üstlendiği saptanmıştır. Öz kontrol düzeyi yüksek olan bireylerde sosyal ortamlarda fırsatları kaçırma korkusu düzeyinin daha düşük olduğu, düşük sosyal ortamlarda fırsatları kaçırma korkusu düzeyinin ise akademik erteleme davranışını azalttığı görülmüştür. Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, nomofobinin öz kontrol ile SOFK arasındaki ilişkide anlamlı bir düzenleyici rol üstlenmesidir. Sonuç: Araştırma, ergen sporcularda akademik erteleme davranışının yalnızca öz kontrol eksikliğiyle açıklanamayacağını, aynı zamanda sosyal ortamlarda fırsatları kaçırma korkusu ve nomofobi gibi dijital çağın önemli psikolojik değişkenlerinden etkilendiğini göstermektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda ergen sporcuların akademik gelişimlerinin desteklenmesinde öz kontrol becerilerinin güçlendirilmesi ve bilinçli teknoloji kullanımına yönelik müdahalelerin önem taşıdığı düşünülmektedir.

Akademik ErtelemeÖz KontrolSosyal Ortamlarda Fırsatları Kaçırma Korkusu (SOFK)+2
Selin Doğan
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Health Sciences
2026
21
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.255
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

12 haftalık yüzme egzersizinin skolyozlu çocuklarda cobb açısı, beden imajı algısı ve psikolojik iyi oluşa etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 12 haftalık temel yüzme eğitiminin 8–14 yaş aralığındaki skolyozlu çocukların Cobb açısı, beden imajı algısı ve psikolojik iyi oluş düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmaya Gümüşhane ilinde yaşayan ve uzman hekim tarafından skolyoz tanısı konulmuş 24 çocuk gönüllü olarak katılmıştır. Araştırma tek gruplu ön test-son test yarı deneysel desen ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak katılımcıların Cobb açı değerleri, Stirling Çocuklar İçin Duygusal ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği ve Çocuk Beden İmajı Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılara 12 hafta boyunca düzenli temel yüzme eğitimi uygulanmıştır. Elde edilen veriler Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann–Whitney U Testi ve Spearman Korelasyon Analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, 12 haftalık yüzme eğitimi sonrasında katılımcıların Cobb açılarında anlamlı düzeyde azalma olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Ayrıca psikolojik iyi oluş puanlarının ön test değerlerine göre anlamlı düzeyde arttığı tespit edilmiştir (p<0,05). Buna karşın beden imajı algısında istatistiksel olarak anlamlı bir değişim bulunmamıştır (p>0,05). Cinsiyet değişkenine göre yapılan analizlerde Cobb açısı ve psikolojik iyi oluş değişimlerinin kadın ve erkek katılımcılar arasında anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir (p>0,05). Korelasyon analizi sonuçları, psikolojik iyi oluş düzeyi ile bazı araştırma değişkenleri arasında anlamlı ilişkiler bulunduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, 12 haftalık temel yüzme eğitiminin skolyozlu çocuklarda fiziksel ve psikolojik açıdan olumlu etkiler oluşturduğu söylenebilir. Bulgular, yüzme egzersizlerinin skolyozlu çocukların destekleyici tedavi ve rehabilitasyon programlarında kullanılabileceğini göstermektedir.

Beden imajıCobb açısıPsikolojik iyi oluş+2
Pelin Sever
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
30
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.222
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Sporcularda ruminatif düşünce ve spora özgü kaygı düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sporcularda müsabaka süreçlerinde ortaya çıkan ruminatif düşünce biçimleri ile spora özgü kaygı düzeyleri (somatik kaygı, endişe ve konsantrasyon bozukluğu) arasındaki ilişkinin betimsel ve ilişkisel bir yaklaşımla incelenmesidir. Çalışma, yüksek performans beklentisinin sporcuların bilişsel süreçleri üzerindeki etkilerini belirlemeyi ve psikolojik hazırlık stratejilerine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, farklı spor branşlarında faaliyet gösteren 168 erkek ve 175 kadın olmak üzere toplam 343 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Spor Müsabakası Ruminasyon Ölçeği ile Sporcu Kaygı Ölçeği-2 kullanılmıştır. Veriler; tanımlayıcı istatistikler, Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit doğrusal regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular, müsabaka ruminasyonunun endişe, konsantrasyon bozukluğu ve somatik kaygı üzerinde anlamlı ve yordayıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Cinsiyet açısından ruminasyon düzeyleri benzer bulunurken, kadın sporcuların somatik kaygı ve konsantrasyon bozukluğu puanlarının erkek sporculara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Spor deneyimi arttıkça kaygı yönetimi ve odaklanma becerilerinin geliştiği, eğitim düzeyi yükseldikçe ise kaygı puanlarının arttığı saptanmıştır. Ayrıca aile desteği alan sporcuların kaygı düzeylerinin daha düşük olması, sosyal desteğin koruyucu rolünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, müsabaka sonrası olumsuz deneyimlere ilişkin ruminatif düşüncelerin gelecekteki performans kaygısını artırdığı belirlenmiş; bu doğrultuda ruminasyonu azaltmaya yönelik psikolojik müdahale programları ile aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi önerilmektedir.

RuminasyonSporSporcu Kaygısı
İbrahim Dönmez
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
20
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.219
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencileri ile diğer üniversite öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumları

Bu araştırmada Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde yer alan ve özel yetenek sınavı ile öğrenci alan Spor Bilimleri Fakültesi (SBF), Güzel sanatlar Fakültesi (GSF) ve Devlet Konservatuvarı (KON) öğrencilerinin sağlıklı beslenme tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Amaç doğrultusunda kişisel bilgi formu ve Tekkurşun ve Cicioğlu (2019) tarafından geliştirilen Sağlıklı Beslenme Tutum Ölçeği 2021-2022 akademik yılında SBF, GSF ve KON'a devam eden ve gönüllük esası ile araştırmamıza katılan 280 kadın ve 329 erkek toplam 609 üniversite öğrencisine uygulanmıştır. Araştırma genel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde; katılımcıların demografik özellikleri betimleyici istatistikler olarak gösterilmiştir. İki grup arasında anlamlı farkın belirlenmesi için bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. İkiden fazla gruplar arasındaki farkın aydınlatılması için tek yönlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Ayrıca varyans analizi sonucunda farkın kaynağının tespiti için çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey testinden, değişkenler arası ilişkileri belirlemede ise Ki-Kare analizinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi α=.05 olarak esas alınmıştır. Araştırma sonucunda SBF öğrencilerinin sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarının GSF ve KON öğrencilerine göre daha olumlu olduğu, SBF öğrencileri arasında sigara ve alkol kullanma durumunun GSF ve KON öğrencilerine göre daha düşük düzeyde olduğu, SBF öğrencilerinin fiziksel memnuniyet düzeylerinin GSF ve KON öğrencilerine göre daha yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin gelir düzeyi dışında araştırmada ele alınan tüm değişkenlere göre sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlarında istatistiksel olarak farklılıkların olduğu saptanmıştır. Kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre, beslenme eğitimi alanların, almayanlara göre, diğer yerlerde barınanların yurtlarda barınanlara göre, öğün atlayanların atlamayanlara göre, fiziki görünümünden memnun olanların olmayanlara göre sigara ve alkol kullanmayanların kullananlara göre sağlıklı beslenmeye ilişkin daha olumlu tutumlar içerisinde oldukları saptanmıştır.

BeslenmeSağlıklı beslenmeSpor+2
Hasan Şenol
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pilates egzersizlerinin lise öğrencilerinde fiziksel uygunluğa etkisi

Bu araştırmada 'pilates egzersizlerinin lise öğrencilerinde fiziksel uygunluğa etkisi' incelenmiştir. Çalışmaya öğrenci yurdunda yatılı olarak kalan 13-17 yaşlarında sedanter yaşam süren öğrenciler dahil edilmiştir. Araştırma öncesi etik kurul, kurum izinleri ve gönüllü onam formu alınmıştır. Katılımcı öğrenciler rastgele yöntemle uygulama grubu (UG) 25 ve kontrol grubu (KG) 36 olmak üzere toplam 61 kadından oluşturulmuştur. Çalışmada UG ortalama yaş 14,76±1,32 yıl, boy 159,52±4,87 cm, vücut ağırlığı 56,43±12,62 kg; KG ortalama yaş 15,58±1,43 yıl, boy 160,97±4,46 cm, vücut ağırlığı 58,10±10,03 kg'dır. Araştırmada deneysel araştırma türlerinden ön test - son test modeli kullanılmıştır. Her iki grubun çalışma öncesi ve sonrası vücut kompozisyon ölçümleri, vücut yağ oranları (VYO), vücut kitle indeksleri (VKİ) ve bel-kalça oranları, esneklik, kas kuvveti, kas dayanıklılık ve postür analiz ölçümleri alınmıştır. Araştırma sürecinde UG'na 8 hafta boyunca haftada 2 gün, 1 saat mat pilates egzersizleri uygulatılırken KG günlük rutin yaşantısına devam etmiştir. Verilerin analizinde farklılığın belirlenmesi için tekrarlı ölçüm ANOVA testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda KG ve UG ön testleri arasında anlamlı farklılık gözlenmemiştir (p>0,05). UG bacak kuvveti, sırt kuvveti, mekik, şınav ölçümleri ve postür analizi değerlerinde KG'na göre anlamlı farklılık gözlenmiştir (p<0,01). UG'nun ön-son test ölçümlerinde bacak kuvveti, sırt kuvveti, mekik, şınav ve vücut postür analizi değerlerinde anlamlı farklılık gözlenmiştir (p<0,01). Esneklik ölçümünde anlamlı farklılık görülmese de (p=0,05) ortalama değerinin arttığı gözlenmiştir. Sonuç olarak pilates egzersizlerinin fiziksel uygunluk unsurlarından kuvvet, dayanıklık ve vücut postürü üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle pilates egzersizlerinin bazı fiziksel uygunluk unsurları ve vücut postürünün gelişimi için kullanılmasını önermekteyiz.

DuruşEgzersizEsneklik+7
Melike Çetin Tepedelen
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal yeme ve duygusal iştah atletik performansı etkiler mi? Sporcularda bir inceleme

Duygusal iştah ve duygusal yeme davranışları günümüzde birçok alanda dikkat çekmekte ve araştırılmaktadır. Duygusal yeme, kişilerin değişik zamanlarında hissettikleri olumlu ya da olumsuz duygularla başa çıkabilmek için yemek yeme isteği olarak ifade edilmektedir. Sporculuk mental ve fiziksel yüklenmelerle performansı artırmayı amaçlayan bir süreçtir ve bu süreçte olumlu olumsuz duygular yaşanmaktadır. Bu çalışmanın amacı sporcuların duygusal yeme ve duygusal iştah durumlarının tespiti, performansları ve başarıları üzerine etkilerini belirlemek ve duygusal yeme düzeyleri üzerinde duygusal iştah ve besin bilgisi düzeylerinin ne kadarının açıklandığını ortaya koymaktır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup betimsel ve ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemini; Afyonkarahisar ve çevre illerde 18-30 yaş aralığında 129 erkek ve 92 kadın (Ortyaş=23,55±3,96) farklı branşlardan toplam 221 sporcu oluşturulmuştur. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, sporcuların performanslarını belirlemek için atletik performansınızı nasıl değerlendirirsiniz sorusunu (1-9 dereceli soruyla), branştaki başarı durumunu belirlemek için branşınızda ki başarınızı nasıl değerlendirirsiniz sorusunu (1-9 dereceli soruyla), Demirel ve arkadaşları (2014) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Duygusal İştah Anketi", Arslantaş ve arkadaşları (2020) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Duygusal Yeme Ölçeği", Ongün ve arkadaşları tarafından geliştirilen "Beslenme Bilgi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştrmada elde edilen verilerinde analizi SPSS paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümünde bağımlı değişkenler üzerinde demografik değişkenlerin etkilerini araştırmak için CR&T analizinden yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri test etmek için Pearson Korelasyon testinden yararlanılmıştır. Bağımlı değişkenlerin birbirlerinin anlamlı açıklayıcısı olup olmadığını belirlemek için ise, regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan sporcuların duygusal yeme puan ortalamaları 2,01±0,50, duygusal iştah 4,72±1,47 ve beslenme bilgisi 2,63±0,31 puan olarak tespit edilmiştir. Duygusal yeme davranışları sporcuların cinsiyet değişkenine göre kadın sporcular lehine (4,79±1,56.9 ) p<0,05, BMI kategorilerine göre ideal kilonun çok üstünde olan sporcuların lehine (3,00±0,32), spor branşlarına göre basketbolcuların (2,28±0,66) p<0,05 lehine Duygusal yeme puanları yüksek bulunmuştur. Duygusal iştah durumlarının BMI kategorilerine göre ideal kilonun çok üstünde olanlar lehine (6,44±1,72) p<0,05, sporculuk düzeyleri durumuna göre elit sporcuların duygusal iştah durumları (5,79±1,99) p<0,05 yüksek bulunmuştur. Duygusal iştah, duygusal yeme r=0,296 (p<0.001) ve beslenme bilgi düzeyleri arasında r=0,236 (p<0,001) pozitif yönlü düşük ilişki tespit edilmiştir. Sporcuların duygusal yeme düzeyleri üzerinde duygusal iştah ve besin bilgisi düzeylerinin etkilerini araştırmak için kurulan regresyon modelinin istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bu bulgular sonucunda Sporcuların duygusal yeme ve duygusal iştahın performanslarında ve başarılarında anlamlı bir etkiye sahip olduğu duygusal iştah arttıkça duygusal yeme davranışlarının da arttığı ve bu anlamda branşlar arasında ve sporculuk düzeyleri arasında yeme davranışlarında farklılıklar olduğu ortaya konmuştur.

BeslenmeBeslenme davranışıDuygusal yeme+4
Lütfiye İnce
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise düzeyinde öğrenim gören sporcu öğrencilerin branşlarıyla ilgili okul, çevre ve aile etkilerinin araştırılması (Afyonkarahisar il örneği)

Araştırmamızda lise kademesinde öğrenim gören lisanslı sporcuların branşlarını seçimlerinde okul, çevre ve aile faktörlerinin etkisi araştırılmıştır. Çalışma grubunu 119 kadın 210 erkek, toplam 329 sporcu öğrenciden oluşmuştur. Araştırmaya katılan sporcu öğrencilere 31 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Anketin Cronbach Alpha kat sayısı 0,826'dır. Elde edilen verilerin frekans (f), yüzde (%) ve ortalama (x) gibi tanımlayıcı istatistiki değerlendirmelerle durum analizi yapılmış bazı değişkenlerle ilgili Ki-kare analizlerine bakılmıştır. Sonuçlar 0,00 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilmiştir. Tüm istatiksel işlemlerde SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. Bu çalışmada öncelikle sosyal medya, bilgisayar ve online oyunların branş seçimini etkilediği görülürken bu etkenlerin erkek sporcularda kadın sporculara göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Ailelerin çocuklarını spora yönlendirme beklentilerinin başında sağlıklı olmaları isteği dikkat çekmektedir. Bu sonuca bağlı kalarak da ailelerin branşın devamlılığını desteklemek amacıyla maddi katkılarını sürdürdükleri ortaya konulmuştur. Bu sonucun daha çok takım sporlarındaki sporcularda olduğu görülmüştür.

AfyonkarahisarAileBeden eğitimi ve spor dersi+7
Soner Erol Adman
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

5-6 yaş cimnastik dersi alan çocuklarda bosu topu kullanımının bazı fiziksel uygunluk parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada "5-6 yaş cimnastik dersi alan çocuklarda bosu topu kullanımının bazı fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesi" amaçlanmıştır. Afyonkarahisar ilinde bulunan bir anaokulunda cimnastik dersi alan 5-6 yaş grubu öğrencilerden basit örneklem yöntemiyle 70 ( n=35 uygulama - n=35 kontrol grubu) öğrenci seçilmiştir. Araştırma öncesi gerekli izinler alınmış, araştırmanın başlangıcında tüm çocuklardan ön test olarak demografik bilgileri (boy, kilo, yaş) alınarak, esneklik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, bacak kuvveti, el kavrama kuvveti ve denge ölçümleri yapılmıştır. Uygulama grubundaki öğrencilere rutin antrenmanlarının yanında 12 hafta boyunca önceden belirlenen hareketler haftada 3 gün ve 3 set şeklinde bosu topu ile yaptırılmıştır. Veri analizinde öncelikle deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test değerlerinde verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için çarpıklık-basıklık değerlerine bakılmıştır. Öğrencilerin demografik bilgileri için ortalama, standart sapma ve yüzde değerlerine bakılmıştır. Analizler öncesinde grupların ölçümlere göre ön test puanlarının varyans eşitliğini belirlemek için Levene testi, gruplar arasındaki farkı belirlemek için bağımsız t testi yapılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermesi ile birlikte deney ve kontrol gruplarının tanımlayıcı istatistikleri ve ön test ve son test değerlerini belirlemek için tekrarlı ölçümlerde 2*2 ANOVA analizi uygulanmıştır. Verilerin anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Verilerin analizi SPSS 25.0 paket programında yapılmıştır. Sonuç olarak; 5-6 yaş anaokulu çocuklarında cimnastik derslerine ilave olarak 12 hafta boyunca uygulanan bosu topu çalışmalarının antropometrik ölçüm değerleri üzerinde grup içi ön test ve son test verilerinde anlamlı bir farklılık gözlemlenirken, gruplar arasındaki ön ve son test ölçümlerinde istatistiki olarak anlamlı bir farklılık olmadığı belirlendi. Esneklik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, anaerobik güç bacak kuvveti, el kavrama kuvveti ve denge parametrelerinde hem uygulama grubunun hem de kontrol grubunun ön test ve son test değerlerinde anlamlı bir artış sağlandığı belirlenmiştir. Ancak uygulama grubunun artışlarının kontrol grubundan daha fazla olduğu tespit edilmiştir.

Fiziksel uygunlukJimnastikSpor branşları+1
Zeynep Selin Uzun
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Cimnastik eğitimi alan 6 yaş grubu çocuklarda trambolin aleti kullanımının bazı fiziksel parametrelere etkisi

Bu araştırmada cimnastik eğitimi alan 6 yaş grubu çocuklarda trambolin aleti kullanımının bazı fiziksel parametrelere etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Deneysel olarak gerçekleştirilen çalışmanın katılımcılarını Afyonkarahisar ilinde bulunan bir anaokulunda cimnastik dersi alan 6 yaş grubu öğrencilerden basit örneklem yöntemiyle seçilen 46 (n=24 deney grubu- n=22 kontrol grubu) öğrenciler oluşturmuştur. Araştırma öncesi gerekli izinler alınmış, araştırmanın başlangıcında tüm çocuklardan ön test olarak demografik bilgileri (boy, vücut ağırlığı, yaş) alınarak, esneklik, dikey sıçrama, bacak kuvveti, sırt kuvveti ve denge ölçümleri yapılmıştır. Deney grubundaki öğrencilere rutin antrenmanlarının yanında 12 hafta boyunca önceden belirlenen hareketler haftada 3 gün, 12 tekrar*3 set şeklinde trambolin aleti ile yaptırılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test değerlerinde verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için çarpıklık-basıklık değerlerine bakılmıştır. Öğrencilerin demografik bilgileri için ortalama, standart sapma ve yüzde değerlerine bakılmıştır. Analizler öncesinde grupların ölçümlere göre ön test puanlarının varyans eşitliğini belirlemek için Levene testi, gruplar arasındaki farkı belirlemek için bağımsız t testi yapılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermesi ile birlikte deney ve kontrol gruplarının tanımlayıcı istatistikleri ve ön test ve son test değerlerini belirlemek için tekrarlı ölçümlerde 2*2 ANOVA analizi uygulanmıştır. Gruplar arasındaki anlamlı farklılığı tespit etmek için tek yönlü ANOVA analizi yapılmıştır. Etki büyüklüğü hesaplamalarında eta kare (ƞ2) değerleri Cohen'e göre (1988) etki büyüklüğü her biri yaklaşık değerler olmak üzere ƞ2 = .01 değerleri küçük, ƞ2 = .06 değerleri orta ve ƞ2 = .14 değerleri ise büyük etki olarak rapor edilmiştir. Verilerin anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Verilerin analizi SPSS 24.0 paket programında yapılmıştır. Yapılan analizlere göre; grup içi ön test ve son test verilerinde esneklik, flamingo, dikey sıçrama, sırt ve bacak kuvveti ölçüm değerlerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Gruplar arası değere bakıldığında (F), dikey sıçrama ve bacak kuvveti parametrelerinde anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Gruplar arası değerde esneklik, flamingo, sırt kuvveti parametrelerinde ise anlamlı bir farklılık olmamıştır. Esneklik ve bacak kuvveti parametrelerinde hem deney hem kontrol grubunun ön test ve son test değerlerinde artış sağlanmış ancak deney grubunun artış değerleri kontrol grubunun artış değerlerine göre daha fazla tespit edilmiştir. Flamingo, dikey sıçrama, sırt kuvveti parametrelerinde ise deney grubunda artmalar gözlemlenirken kontrol grubunda azalmalar tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Cimnastik antrenmanlarında trambolin aleti kullanımının 6 yaş grubu çocukların ölçülen tüm fiziksel parametrelerde değerlerini arttırdığı, özellikle dikey sıçrama ve bacak kuvveti parametrelerinin artışında ise daha etkili olduğu görülmüştür. Yapılan bu çalışmanın sonucuna bakarak, okul öncesi yaş grubunda alanında uzman bir eğitmen tarafından çocukların fiziksel gelişimleri için trambolin egzersizleri yapmaları önerilir.

Ayça Kurnaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hıza dayalı direnç antrenmanlarında farklı hız kayıplarının hipertrofiye ve kuvvet parametlerine etkisi

ÖZET HIZA DAYALI DİRENÇ ANTRENMANLARINDA FARKLI HIZ KAYIPLARININ HİPERTROFİYE VE KUVVET PARAMETLERİNE ETKİSİ Bu çalışmanın amacı, geleneksel kuvvet antrenmanına alternatif olarak kullanılabilecek hıza dayalı direnç antrenmanının hipertrofi ve bazı kuvvet parametreleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmaya, 1.5 yıldan fazla süredir düzenli kuvvet antrenmanı yapan 30 genç erkek gönüllü katılmıştır. Gönüllüler, %10HK, %20HK ve Kontrol Grubu olmak üzere 3 gruba ayrılmış ve 4 hafta boyunca 12 antrenman seansı gerçekleştirmiştir. %10HK ve %20HK grupları, bench press hareketini Vitruve encoder vbt cihazı ile ortalama konsantrik hız (MPV) üzerinden hız kaybı ile uygularken, kontrol grubu ise geleneksel seti tükenişe götürme yöntemiyle çalışmıştır. Katılımcılara, antrenman öncesi ve sonrası antropometrik ölçümler, pectoralis majör kas kalınlığı ultrasonografik incelemeleri, 1 Maksimum Tekrar (1MT) testi, maksimum yüksüz itiş testi ve yorgunluk testleri uygulanmıştır. Pectoralis majör kas kalınlığı ölçümlerinde, 2. ve 3. interkostal aralıklardan alınan ultrasonografik verilerde grup etkisi anlamlı bulunmuştur (p=0.005), ancak zaman faktörü ve grup-zaman etkileşimi anlamlı bulunmamıştır. 3. ve 4. interkostal aralıklardan yapılan ölçümlerde de grup etkisi anlamlıdır (p=.001), ancak zaman faktörü ve grup-zaman etkileşimi yine anlamlı bulunmamıştır. 1MT testi sonuçlarında, zamanın (ön test-son test) etkisi istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır (p=0.001), ancak gruplar arası fark ve grup-zaman etkileşiminde anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Maksimum yüksüz itiş testinde ise hem grup hem de zaman faktörleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=.001), fakat grup-zaman etkileşiminde anlamlılık gözlenmemiştir. Yorgunluk testinde ise yalnızca zaman faktörü anlamlı bulunmuş (p=0.001), grup ve grup-zaman etkileşiminde istatistiksel anlamlılık gözlenmemiştir. Bu bulgular, hıza dayalı direnç antrenmanlarının geleneksel yöntemlere alternatif olabileceğini ve yorgunluk üzerinde daha iyi kontrol sağlayarak benzer hipertrofi ve performans kazançları elde edilebileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, hıza dayalı direnç antrenmanları, yorgunluk yönetimini optimize etmeyi hedefleyen, ayrıca geleneksel yöntemlerden kaynaklı sakatlanma riskini göz önünde bulundurduğumuzda sporcular ve antrenörler için bilimsel temelli bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Anahtar kelimeler: Hıza Dayalı Direnç Antrenmanı, Hipertrofi, Kuvvet Parametreleri

Core antrenmanDirenç antremanlarıKuvvet antrenmanı+2
Hasan Onur Kocaer
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Temel badminton eğitiminde gölge oyunlarının reaktif çeviklik, kuvvet ve sıçrama üzerine etkisi

Bu araştırmada, ''Temel Badminton Eğitiminde Gölge Oyunlarının Reaktif Çeviklik, Kuvvet ve Sıçrama Üzerine Etkisi'' araştırılmıştır. Araştırmada nicel araştırma türlerinden deneysel araştırma ön test-son test kontrol grup modeli uygulanmıştır. Araştırma öncesi Etik Kurul onayı alındı ve katılımcılara gönüllü onam formu imzalatıldı. Katılımcılar gölge badminton grubu (GBG n:16), badminton grubu (BG n:16) ve kontrol grubu (KG n: 17) olmak üzere 3'e ayrıldı. GBG, BG ve KG yaş ve boy ortalamaları sırasıyla; 20,14±1,04, 20,10±1,25, 20,15±1,18 yıl ve 173,88±6,62, 171,00±8,88, 166,41±8,09 cm'dir. BG ve GBG'ye temel badminton eğitiminin yanında 4 hafta uyum; 8 hafta boyunca haftada 2 gün, günde 90 dakika (dk) antrenman programı uygulandı. Sadece GBG antrenman sonrası 30 dk gölge antrenmanı yaptı. KG günlük yaşantısına devam etti. Araştırma öncesi ve sonrası 3 gruba boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi (VKİ), vücut yağ oranı, reaktif çeviklik, bacak kuvveti, sağ ve sol el kavrama kuvveti testleri uygulandı. Ölçümlerin ön-son test puanlarının karşılaştırılmasında Wilcoxon testi, ölçümler ile gruplar arasındaki farkın belirlenmesinde Kruskal Wallis H testi, belirlenen farkın ikili gruplar halinde karşılaştırılmasında ve ölçümler ile cinsiyetler arasındaki farkın belirlenmesinde Mann Whitney U testi kullanıldı. GBG'de vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı, dikey sıçrama, reaktif çeviklik, bacak kuvveti, sağ ve sol el kavrama kuvveti testlerinde; BG'de reaktif çeviklik, sağ el kavrama ve bacak kuvveti testlerinde grup içi istatistiksel farklılık görülmüştür (p<0,05). Gruplar arasında KG ile GBG, BG arasında istatistiksel farklılık görülürken (p<0,05); GBG ve BG arasında istatistiksel farklılık görülmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak GBG ve BG'nin reaktif çeviklik, sağ el kavrama kuvveti ve bacak kuvveti üzerinde; GBG'nin BG'den farklı olarak vücut ağırlığı, VKİ, vücut yağ oranı, dikey sıçrama ve sol el kavrama kuvveti üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Bu konuda antrenman içeriği ve tekrar sayıları dikkate alınarak daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Erhan Sevimli
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybol temel eğitiminde bazı fiziksel uygunluk parametrelerinin eurofit test bataryası ile değerlendirilmesi

Bu araştırma da 'Voleybol Temel Eğitiminde Bazı Fiziksel Uygunluk Parametrelerinin Eurofit Test Bataryası ile Değerlendirilmesi' amaçlanmıştır. Araştırma öncesi kurum, veli, öğrenci izin belgeleri ve etik kurul izinleri alındı. Araştırmaya eğitim-öğretim görmekte olan kontrol grubu (KG) yaş ortalaması 11.52±0.76 yıl ve uygulama grubu (UG) yaş ortalaması 10.96 ±0.34 yıl, KG boy ortalaması 146.62±7.57 ve UG boy ortalaması 142.02±6.012 cm olan sağlıklı 50 erkek katılımcı dahil edildi. Araştırma UG 25 kişi ve KG 25 kişi olmak üzere 2 gruptan oluşturuldu. UG temel voleybol eğitimi verilirken, KG günlük yaşamlarına devam etti. Temel voleybol eğitimi 8 hafta boyunca haftada 3 gün 10 dakika ısınma ve 40 dakika eğitim olarak uygulandı. Araştırma da deneysel araştırma türlerinden ön test - son test modeli uygulandı. Her iki gruba da araştırma öncesi ve sonrası bazı fiziksel uygunluk düzeylerini ölçen eurofit test bataryası uygulandı. Ölçümlerde; boy, kilo, deri kıvrım kalınlığı, denge testi, disklere dokunma, esneklik , kavrama kuvveti (bilateral), mekik, barfiks, 10x5 mekik koşusu ve 20 metre mekik koşusu testleri yapıldı. Verilerin UG-KG 'ler arası, ön-son test zaman farklılıkları ve grup-zaman etkileşimleri iki yönlü Anova, verilerin grup ve zaman karşılaştırmaları da post-hoc testlerden Bofferoni ile değerlendirildi. Araştırma da UG ve KG'leri arasında vücut ağırlığı, deri kıvrım kalınlığı, denge testi, disklere dokunma testi, 30 s mekik testi, barfiks testi, 10 x 5 metre mekik koşusu testi, 20 metre mekik koşusu testinde UG lehine anlamlı farklılıklar görülürken (p<0,05), esneklik ve kavrama kuvvetinde anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). UG'de disklere dokunma ve barfiks değerlerinde ön test ve son testler arasında, grup*zaman bakımından ise barfiks, 10x5 mekik koşusu ve 20 metre mekik koşusu testinde anlamlı farklılıklar görüldü (p<0,01). Araştırmamızda uygulanan temel voleybol eğitiminin; sürat, çeviklik, kuvvet, denge gibi bazı fiziksel uygunluk unsurları üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak voleybol eğitiminin bazı fiziksel uygunluk unsurlarının geliştirilmesinde etkili olduğu söylenebilir.

Sevgi Bozkurt Çalışkan
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin, çevresel duyarlılıklarının ve rekreasyon alan tercihlerinin incelenmesi (Afyon Kocatepe Üniversitesi örneği)

Açık alan rekreatif etkinliklerini tercih eden bireyler doğanın ve ya kuruluşlar tarafından imkân sağlanmış alanlarda vakitlerini geçirmektedir. Açık alan faaliyetlerinde bireylerin çevresel alan duyarlılıkları ve rekreasyon alan tercihlerini etkileyen çeşitli değişkenleri belirmek önem arz etmektedir. Dolayısıyla bu çalışmada, Spor bilimler Fakültesi Öğrencilerinin rekreasyon alan tercihleri ve çevresel duyarlılıklarının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma grubunu 2022-2023 akademik yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören kolayda yöntemi ile seçilecek 250 öğrencinin oluşturması beklenmektedir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden Anket tekniği kullanılacaktır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Rekreasyon Alan Tercihleri Ölçeği ve Çevresel Duyarlılık Ölçeği kullanılacaktır.

Gülay Elitok
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Bedensel engellilerde sporun iletişim becerilerine göre incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, spor yapan ve yapmayan engelli bireylerin iletişim becerilerinin çeşitli demografik özelliklere göre karşılaştırılarak, sporun engelli bireylerin iletişim becerisini üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Araştırma genel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırma niceliksel bir perspektifle gerçekleştirilmiş veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın örneklemi, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle ulaşılan 429 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Korkut (1996) tarafından geliştirilen "İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" (İBDÖ) kullanılarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde engelli bireylerin tanımlayıcı bilgileri için frekans ve yüzde analizi; fark testleri için bağımsız gruplar-t testi ve tek yönlü varyans analizi; ilişki testleri için de Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, bedensel engelli bireylerin iletişim becerilerinde ve sosyal etkileşimlerinde spor yapmanın önemli bir iyileştirici etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Engelli bireylerin iletişim becerileri üzerinde cinsiyet, engellilik nedeni ve uzuv kaybı gibi faktörlerin doğrudan etkili olmadığını ancak, eğitim düzeyi artıkça ve spor yapılan gün sayısı artıkça bu faktörlerin iletişim becerileri üzerinde önemli bir etki meydana getirdiği belirlenmiştir. Sonuç olarak; eğitim, spor yapılan gün sayısı artıkça engelli bireylerde iletişim becerilerinin arttığı tespit edilmiştir. Yapılan çalışma spor aktivitelerinin, bedensel engellilerin iletişim becerilerini önemli ölçüde geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda engelli bireyler için ulaşılabilir, çeşitlendirilmiş spor ve fiziksel aktivite programları sundurulabilir. Bu programlar, iletişim becerilerini de geliştirecek sosyal etkileşimleri destekleyecek şekilde tasarlanabilir.

Spor
Meltem Kavak
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerinde okula bağlılık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı örgün eğitim kurumlarında öğrenim gören okullar arası yarışma ve spor organizasyonlarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerinde okula bağlılık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesidir. Araştırma genel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Bilecik ilinde öğrenim gören okul sporları müsabaka ve yarışmalarına katılan 470 öğrenci sporcu ile herhangi bir spor müsabakasına katılmayan 470 öğrenci olmak üzere kolayda örneklem yöntemi ile seçilmiş toplam 940 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacının oluşturmuş olduğu demografik bilgiler formu, Fredriks vd. (2004) geliştirmiş olduğu ve Türkçe uyarlama çalışmasının Çengel, Totan ve Çöğmen (2017) tarafından yapılan Okula Bağlılık Ölçeği ile Şahan'ın (2007) geliştirmiş olduğu Sosyalleşme Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara bakıldığında katılımcıların okula bağlılık ve sosyalleşme puanlarında yapılan sporun takım veya ferdi spor olmasına göre bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların spor yapma durumlarına bakıldığında ise okul sporlarına katılan bireylerin bilişsel ve duyuşsal alt boyutlar ile sosyalleşme puanlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ders dışı faaliyetler ve okul spor müsabakalarına katılım gösteren öğrencilerde sosyalleşme puanlarının herhangi bir sportif aktiviteye katılmayanlara oranla yüksek olması sporun bir sosyalleşme aracı olarak kullanılması gerektiği gerçeğini yansıtmaktadır. Yaş gruplarına göre öğrencilerin okula bağlılık puanlarına bakıldığında küçük yaş gruplarında aritmetik ortalamanın daha yüksek olduğu büyük yaş gruplarında ise okula bağlılık puanlarının düştüğü tespit edilmiştir.

Ali Öğredik
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hamilelik döneminde yapılan pilates egzersizinin gebelerin yaşam kalitesi kaygı durumları ve solunum fonksiyonlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, Afyonkarahisar ilinde yaşayan hamile bireylerin hamilelik döneminde yaptıkları pilates egzersizlerinin solunum fonksiyonlarına, durumluk ve süreklilik kaygı durumlarına, yaşam kalitelerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu, 2023 ve 2024 yılı içinde Afyonkarahisar'da yaşayan 20. haftadaki hamilelik sürecini kapsayan ve kontrol altında bulunduğu doktoru tarafından bu çalışmaya katılmasında sakıncası olmayan bireyler deney grubunu 13 hamile birey ve kontrol grubunu 13 hamile birey toplamda 26 kişi oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", "WHO Yaşam Kalite Ölçeği", ''Durumluluk-Sürekli Kaygı Envanteri (DKE-SKE)'', Spirometre kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 20 for Windows paket programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, gebelik döneminde yapılan pilates egzersizinin, gebelerin akciğer hacim kapasitesini geliştirmesi üzerine etkili olduğu tespit edilmiştir. Pilates egzersizleri yapan hamile bireylerin ilk nefes ölçümleri ve son nefes ölçümleri arasında fark bulunurken aynı şekilde pilates egzersizleri yapmayan hamile bireylerin ilk ve son ölçümleri arasında farka rastlanmıştır. Durumluk ve süreklilik kaygı envanteri ve yaşam kalitesi durumlarının incelenmesinde herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. Ancak kendi içlerinde ortalamaya bakıldığında ise yaşam kalitesi ölçeğinin sağlık, psikolojik, sosyal ve çevre alt boyutunda deney grubunda artış meydana gelmiştir. Bu da egzersiz yapmanın hamile bireylere iyi geldiği söylenilebilir. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, Hamile, Hamile egzersizi

Düzeltici egzersizlerKegel egzersiziNefes egzersizleri
Büşra Nur Ayan
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Astım hastalarında temel yüzme çalışmalarının akciğer hacim ve kapasitelerine etkileri

Astım, bireylerin yaşam kalitesini etkileyen kronik bir hastalık olmakla birlikte giderek sayısı artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, astım hastalarında temel yüzme çalışmalarının akciğer hacim ve kapasitelerini inceleyerek, yüzme sporunun astım hastalarının akciğer hacim ve kapasitelerine olan katkılarını değerlendirmektir. Çalışmaya, 34 yaş, 164 boy uzunluğu ve 65 kg vücut ağırlığı ortalamalarına sahip 10 gönüllü yetişkin kadın astım hastası katılmıştır. Çalışma, üç ay süreyle, haftada 2 gün ve günde bir saatlik serbest yüzme egzersizleri ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Spirolab 3 cihazı kullanılarak akciğer hacim ve kapasiteleri ölçülmüştür. Ölçülen parametreler arasında Zorunlu Vital Kapasite (FVC), 1 saniyede Zorlu Ekspiratuvar Hacim (FEV₁), FEV₁/FVC oranı, Vital Kapasitenin 25-75% Arasındaki Zorlu Ekspiratuar Akım FEF25-75%, FEF25%, FEF50% ve FEF75% değerleri yer almıştır. Ayrıca, 6 dakikalık yürüme ve 30 saniye otur-kalk testleri uygulanmıştır. Temel yüzme egzersiz programının tamamlanmasının ardından (3 ay sonunda) katılımcılara son test olarak aynı testler tekrar uygulanmıştır. Elde edilen ön test ve son test sonuçları karşılaştırılıp SPSS 25 paket programı kullanılarak yüzme eğitiminin etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, astım hastalarında temel yüzme egzersizlerinin akciğer hacim ve kapasitelerine olumlu yönde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Solunum fonksiyon testinin bazı değişkenlerinde anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Bunlar; FVC, FEV1, FEV1/FVC ve FEF25-75 değerleridir (p<0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda, temel yüzme egzersizlerinin, astım hastalarının akciğer hacim ve kapasitelerine olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmüştür. Bu bağlamda astım hastalarının ventilasyon değerlerinin ve akciğer hacim ve kapasitelerinin geliştirilmesi ve yaşam kalitelerinin artırılması için yüzme egzersizlerini önermekteyiz.

Akciğer hastalıkları-obstrüktifAstımSolunum fonksiyon testleri+1
Esma Nur Bayram
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Temel yüzme eğitiminde model temelli öğretim: Bireysel ve sosyal sorumluluk modeli

Bu araştırmada öğrencilere sorumluluk davranışlarını kazandırmada temel yüzme eğitimi aracılığıyla bireysel ve sosyal sorumluluk modelinin (BSSM) etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın veri grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılı, Afyonkarahisar merkezinde bulunan yarı olimpik yüzme havuzunda 9-15 yaş aralığında temel yüzme eğitimi alan, (deney grubu n=25, kontrol grubu n=25) 50 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada gömülü yarı-deneysel ön test–son test kontrol gruplu karma yöntemler deseni kullanılmıştır. Çalışmada sekiz hafta süresince, haftada iki toplam 16 ders, yüzme eğitimi temelli-BSSM programı uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak Bireysel ve Sosyal Sorumluluk Ölçeği (BSS-Ö), yansıtma zamanı değerlendirme formu ve yarı-yapılandırılmış bireysel veli görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA), yansıtma zamanı değerlendirme formunun çözümlenmesi için yüzdelik analizi yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise, yarı-yapılandırılmış bireysel veli görüşmesinden elde edilen verilerle içerik analizi yapılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının toplam puanları arasında anlamlı farklılık olduğu ve deney grubu öğrencilerinin son test ve kalıcılık testi toplam puanlarında anlamlı artış olduğu gözlemlenmiştir. İçerik analizi ve yansıtma zamanı formundan elde edilen veriler, sorumluluk davranışlarının kazandırılmasına ilişkin kanıtları ortaya koymuştur. Sonuç olarak, temel yüzme eğitimi alan öğrencilere sorumluluk davranışlarının kazandırılmasında BSSM etkili olmuştur. Anahtar Kelimeler: Sorumluluk, Bireysel Sorumluluk, Sosyal Sorumluluk, Bireysel ve Sosyal Sorumluluk Modeli, Yüzme

Nurgül Erol
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Değerler eğitimi kapsamında oynatılan eğitsel oyunların akran zorbalığı üzerindeki etkisi

Bu çalışmada, değerler eğitimi kapsamında uygulanan eğitsel oyunların akran zorbalığı üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, deneysel modellerden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma grubunu, 27'si deney ve 27'si kontrol grubu olmak üzere toplam 54 yedinci sınıf öğrencisi (iki sınıf) oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde, zorbalık problemlerinin daha yoğun yaşandığı iki sınıfın seçilmesi temel alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, öğrencilere yönelik günlük yansıtıcı değerlendirme formu ve Pöyhönen vd. (2008) tarafından geliştirilen, Nalbant vd. (2018) tarafından Türkçeye uyarlanan "Akran Zorbalığına Uğrayan Kurbana Karşı Empati Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen yansıtıcı değerlendirme formu 12 sorudan oluşmaktadır. Formda dört alt boyut (sözel zorbalık, fiziksel zorbalık, sosyal zorbalık ve siber zorbalık) yer almaktadır. Uygulamanın başlangıcından itibaren, 12 hafta boyunca her dersin sonunda öğrenciler bu formu doldurmuştur. Süreç boyunca, araştırmacı tarafından geliştirilen ve uyarlanan değerler eğitimi kapsamında tasarlanan eğitsel oyunlar haftada bir ders saati olacak şekilde toplam 12 hafta uygulanmıştır. Verilerin analizinde, nicel veriler için tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Yansıtıcı değerlendirme formunda ise, ilk ve son hafta elde edilen veriler arasındaki farkı test etmek için bağımlı örneklem t-testi yapılmıştır. Ayrıca her bir alt boyut (sözel, fiziksel, sosyal, siber) için ortalama grafikleri hazırlanmıştır. Analiz sonuçlarına göre; deney ve kontrol gruplarının toplam puanları arasında anlamlı fark bulunmuş (p<.05), cinsiyet değişkenine göre anlamlı fark tespit edilmemiş (p>.05), akademik başarı değişkeni ile grup etkileşimine göre anlamlı farklılık belirlenmiştir (p<.05). Günlük yansıtıcı değerlendirme formundan elde edilen bulgulara göre, akran zorbalığının dört alt boyutunda da azalma gözlenmiştir. Bağımlı örneklem t-testi sonuçları da dört boyutta anlamlı farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular sonucunda, değer temelli eğitsel oyunların akran zorbalığını azaltabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, değerler eğitimi kapsamında uygulanan eğitsel oyunların öğrencilerin empati davranışlarını geliştirdiği ve zorbalık davranışlarını azalttığı belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, değerler eğitimi kapsamında oynatılan eğitsel oyunların akran zorbalığı üzerinde olumlu etki yarattığını ortaya koymuştur.

Ahlaki değerlerAkran zorbalığıEğitsel oyunlar
Fatma İrem Toptaş
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Görüntü işleme tabanlı futbola özgü reaktif çeviklik test sisteminin geliştirilmesi ile güvenirlik ve geçerliğinin araştırılması

Reaktif çeviklik, özellikle futbol gibi açık beceri gerektiren sporlarda, oyuncunun değişen çevresel uyaranlara hızla tepki vererek pozisyon alabilme yetisini ifade eder. Bu doğrultuda geliştirilen reaktif çeviklik test sistemlerinde, genellikle ışıklı uyarıcılar, kızılötesi sensörler ve hareket yakalama teknolojileri kullanılmaktadır. Söz konusu sistemler, hem karar verme sürecini hem de motor yanıtı ölçme açısından sporcu performansının çok boyutlu analizine olanak tanımaktadır. Bununla birlikte, bu sistemlerin yüksek maliyetli olması, taşınabilirlik açısından sınırlılıklar barındırması, reaktif çeviklik özelliğinin az olması, spor spesifik özelliklerin düşük olması ve uygulama sürecinde teknik bilgi gerektirmesi önemli dezavantajlar arasında yer almaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, projeksiyon destekli görsel uyarıcı sistemleri ile entegre görüntü işleme teknikleri, reaktif çeviklik testlerinde daha gerçekçi ve etkileşimli senaryolar oluşturulmasına olanak tanıyabilecek fikirleri ortaya çıkarmaktadır. Yüksek çözünürlüklü ve geniş açılı projeksiyonlar reaktif çeviklik için test alanı oluşturmasına olanak verirken, derinlik kamerası ile sporcuların bu alan içindeki uzamsal-mekânsal konumlarının (x, y ve z) belirlenmesiyle yeni bir reaktif test ölçüm sisteminin geliştirilmesi fikri ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı; görüntü işleme tabanlı bir reaktif çeviklik ölçüm cihazının geliştirilmesi ve bu cihazın geçerlilik ile güvenilirlik açısından olarak incelenmesidir. Bu çalışmanın yöntemi iki temel aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada, görüntü işleme tabanlı reaktif çeviklik test ve antrenman sisteminin donanımı, yazılım arayüzü ve spor branşlarına özgü hareket kütüphanesi geliştirilmiştir. Sistem; geniş açılı ve yüksek çözünürlüklü bir projeksiyon cihazı, bir derinlik kamerası, kontrol ünitesi ve yansıtma yüzeyinden oluşmaktadır. Projeksiyon cihazı 5 m yükseklikten 120 derece açı ile 12 Metre karelik alana yansıtılmıştır. Bu test alanı matlap programı ile 25 Kareye bölünmüştür. Yazılım ile uyaranlar (futbol topu görüntüsü) bu karelere yansıtılmaktadır. Yazılımının ana mantığı alan için bir futbol topu görüntüsü yansıtılması, derinlik kamerası sporcunun bu alan içindeki konumunun belirlenmesi ve sporcu bu görüntüyü ayağı ile bozduğunda yeni bir uyan verilmesi üzerine kurgulanmıştır. Bu çalışmada yeni sistemde 3 farklı reaktif çeviklik test senaryosu 3 farklı yön değiştirme modeli ve 1 planlı yön değiştirme (PYD) protokolü oluşturulmuştur. Çalışmanın ikinci aşamasında ise sistemin geçerlilik (laboratuvar ve saha geçerliliği) ve güvenirliği (test tekrar-test) test edilmiştir. Laboratuvar geçerliliği kapsamında, farklı senaryo modelde cihazdan elde edilen süre verileri ile yüksek hızlı video kayıtları üzerinden görüntü analiz yazılımı (KINOVİA) ile belirlenen süreler birbiri ile karşılaştırılmıştır. Saha geçerliliği ise elit ve elit olmayan futbolcular arasında reaktif çeviklik testleri ile PYD testleri (T testi, İlinois testi ve sistem PYD) karşılaştırılması bu testlerin birbiri ile arasındaki ilişkisinin belirlenmesi sınanmıştır. Buna göre profesyonel futbolcuların reaktif çeviklik değerlerinin anlamlı olarak çok yüksek değerlere sahipken, bu farkın PYD değerlerinde daha az olacağı hipotez edilmiştir. Güvenirlik ve geçerlik çalışmasına 24 profesyonel (yaş: 23.5±4.2 yıl, boy: 176±3,28 cm, vücut ağırlığı: 74,29±2,42 kg, deneyim: 8.7±3.1 yıl) ve 33 amatör (yaş: 21.8±3.7 yıl, boy: 174±4,11 cm, vücut ağırlığı: 74,89±3,76 kg, deneyim: 5.2±2.4 yıl) gönüllü olarak katılmıştır. Laboratuvar geçerliğinde yöntemler arasındaki farkın belirlenmesi için bağımsız değişken t testi kullanılmıştır. Geçerlik ayrıca, sınıf içi korelasyon katsayısı (SKK), linear regrasyon analizi ve Bland Altman uyumluluk sınırları (LOA) ile sınanmıştır. Saha geçerliği elit ve etli olayan gruplar arası karşılaştırma ile PYD ve reaktif çeviklik testleri ilişkisi ile belierlenmiştir. Test tekrar-test güvenirliğinde farkın belirlenmesi için eşleştirilmiş t testi kullanılırken, güvenirlik ayrıca, SKK, linear regrasyon analizi ve Bland Altman LOA ve varyasyon katsayısı % (VK%) ile de değerlendirilmiştir. Laboratuvar geçerliği sonuçlarına göre her üç senaryo ve modelde de yeni sistem ile video analizleri arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Bunun birlikte çok yüksek bir SKK (0,92 ve 0,99 arası; p<0,05) tespit edilmiştir. Ayrıca ölçümler arasında sistematik bir yanlılık bulunmazken, rastgele hata değerleri çok düşük olup, R2 (0,97 ve 0,99 arası, p<0,05) oldukça yüksektir. Saha geçerliğinde; tüm senaryo ve modellerde planlı yön değiştirme testinde (T testi: Illinois Testi ve Sistemsel PYD) profesyoneller lehine amatör futbolcularla arasında istatistiksel anlamlı fark bulunurken (%6,42 ve %8,9 arası), reaktif çeviklik değerlerinde bu fark çok daha yüksektir (%13,08 ve %19,68 arası). Bununla beraber PYD testleri ile reaktif çevik testleri arasında pozitif yönde düşük-orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur (r: 0,25 ile 0,57 arası p<0,05). Test tekrar-test güvenirlik verilerine göre ölçümler arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Bunun birlikte çok yüksek bir SKK (0,92 ve 0,99 arası, p<0,05 ) tespit edilmiştir. Ayrıca ölçümler arasında sistematik bir yanlılık bulunmazken, rastgele hata değerleri çok düşük olup R2 (sırasıyla:0,84 ve 0,97 arası, p<0,05), oldukça yüksektir. Ayrıca VK% değerleri kabul edilebilinir aralıklarda (%0,96 ile %3,47 arası) olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonunda yeni geliştirilen reaktif çeviklik test ölçüm sisteminin laboratuvar koşullarında yüksek bir geçerliğe sahip olduğu gözlenmiştir. Ayrıca reaktif çeviklik bileşenlerinden olan bilişsel faktörlerin sınıflar arasında ayrımını yaparak ve saha şartlarında geçerliğini kanıtlamıştır. Bununla birlikte yüksek test tekrar-test güvenirliği belirlenmiştir. Sistemin bilgisayar yazılımı temelli olması ve geliştirilemeye ve farklı branşlarda reaktif ölçümlerin alınmasına olanak vererek literatürde yeni bir ölçüm modelinin oluşmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Geliştirilen sistemin farklı spor branşlarında, yaş gruplarında ve uyaran türlerinde uygulanabilirliği ile ilgili yapılacak ileri düzey çalışmalar, sportif performans testlerine yeni bir boyut kazandıracağı düşünülmektedir.

FutbolFutbolcularGeçerlilik+5
Sabri Birlik
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlarda bazı değişkenlere göre fiziksel aktivite engellerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, kadınların fiziksel aktivite yaparken karşılaştıkları engelleri belirlemek ve bu engellerin bazı demografik değişkenler (yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, çalışma durumu vb.) açısından nasıl farklılık gösterdiğini incelemektir. Kadınların fiziksel aktiviteye katılımının kişisel, sosyal ve toplumsal açıdan önemli olmasına rağmen çeşitli fiziksel, psikolojik, sosyal ve çevresel faktörler nedeniyle sınırlanabilmektedir. Bu bağlamda, çalışmanın kadınların fiziksel aktiviteye katılımını etkileyen temel engelleri ortaya koyarak, bu alanda yapılacak müdahalelere ve politik önerilere katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma grubunu, farklı yaş ve sosyoekonomik özelliklere sahip en az 503 kadından oluşan bir örneklem oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" ile birlikte, Suraya ve arkadaşları (2013) tarafından geliştirilen ve Yurtçiçek ve arkadaşları (2018) tarafından Türkçeye uyarlanan, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan "Fiziksel Aktivite Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Veri toplama süreci, ölçeğin çevrim içi ve/veya matbu formda katılımcılara ulaştırılması yoluyla gerçekleştirilmiştir. Toplanan verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistiklere ek olarak değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koymak amacıyla uygun parametrik ve non-parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, kadınların fiziksel aktiviteye katılımında en sık karşılaşılan engellerin kişisel (X̄=2,31±0,58), sosyal çevre (X̄=2,66±0,94) ve fiziksel çevre (X̄=2,39±0,87) faktörleri olduğu, toplam ölçek puanının ise (X̄=2,38±0,60) düzeyinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Yaş değişkenine göre genç yetişkin kadınların fiziksel çevre engeli puanlarının (X̄=2,50±0,90), yetişkinlere (X̄=2,33±0,85) göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu (p<0,05) tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışmayan kadınların toplam engel puanı (X̄=2,47±0,61), çalışan kadınlara göre (X̄=2,31±0,58) anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0,01). Bu bulgular, kadınların fiziksel aktiviteye katılımında zaman yetersizliği, motivasyon eksikliği ve ailevi sorumlulukların öne çıktığını; yaş ve çalışma durumu gibi demografik değişkenlerin engel düzeylerini anlamlı biçimde farklılaştırdığını göstermektedir.

Ev kadınlarıEvli kadınlarÇalışan kadınlar+1
İrem Kahya
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2025
00