Gazi University
Discipline

Büro Yönetimi Eğitimi Anabilim Dalı

Gazi University

45

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

45 Theses
Master'sOpen AccessTR

Emlak komisyonculuğu ofislerinde çalışanların mesleki eğitim durumlarını belirlemeye yönelik bir araştırma: Ankara Çayyolu örneği

Günümüzde emlak sektörü büyük bir yatırım şekline dönüşmüştür. 2007 yılının başında mortgage'ın devreye girmesiyle birlikte emlak sektöründe yeni istihdamlar yaratması ve bu nedenle önümüzdeki dönemlerde emlak komisyoncularının sayısında artışlar görülmesi beklenmektedir.Bu noktadan hareketle araştırmanın amacı; Emlak komisyonculuğu ofislerinde çalışan, emlak komisyoncuları ve emlak danışmanlarının demografik özelliklerine bağlı olarak eğitim düzeylerini belirlemek ve mesleki eğitim eksikliklerini saptayarak öneriler geliştirmektir.Çalışmada, Ankara Çayyolu bölgesinde, 32 emlak komisyonculuğu ofisi yöneticisi veya sahibi konumunda olan emlak komisyoncuları ve yanlarında çalışan 58 emlak danışmanına anketler uygulamıştır.Emlak komisyoncularının işletmenin yöneticisi konumunda oldukları ve bir işletmeyi başarılı bir şekilde yönetmek için işletmecilik bilgisi, örgütsel yapıyı analiz edebilmek gibi temel kavramlar hakkında emlak komisyoncularının bilgili olmaları gerekmektedir. Ayrıca satış sonunda tapu ve vergi işlemlerinin emlak komisyoncuları tarafından yapılacağı düşünüldüğünde; emlak komisyoncularının imar mevzuatı ve emlak ile ilgili vergi ve hukuk mevzuatları hakkında da bilgili olmaları gerekmektedir.Emlak danışmanlarının emlak komisyonculuğu ofislerindeki pazarlama ve satış elemanları konumunda oldukları düşünüldüğünde pazar fırsatlarını analiz edebilmek ve potansiyel müşteri bulabilmek için satış görüşmeleri teknikleri ve vücut dili kavramları hakkında bilgili olmaları gerekmektedir.Sonuç olarak; Emlak komisyoncularının ve danışmanlarının mesleki gelişim için bir taraftan uzmanlık alanı ile ilgili daha derinlemesine bilgi sahibi olmaya çalışırken, diğer yandan o uzmanlık alanındaki yenilikleri de izlemeleri gerekmektedir. Bilgi boyutunda olduğu gibi, beceri boyutunda da gelişim göstermeleri gerekmektedir.

EmlakEmlakçılıkEğitim ihtiyaçları+2
Duru Berksan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm işletmelerinde müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarında önbüro çalışanlarının rolü

Son yıllarda müşteri ilişkileri yönetimi ile turizm işletmelerinde müşterilere ait tüm bilgiler çalışanlarca paylaşılmakta ve buna bağlı olarak da müşteri beklentileri tam olarak karşılanabilmekte ve böylece müşteri sadakatinin sağlanması mümkün olmaktadır. Turizm işletmelerinde, gerçekleştirilen müşteri ilişkileri yönetimi uygulamaları, işletmenin varlığını sürdürebilmesi ve diğer işletmelerle rekabet edebilmesi açısından önem arz etmektedir.Müşterilerin turizm işletmelerinden memnun ayrılmaları ve daha sonraki tercihlerinde yine o işletmeyi seçmelerinde, etkili olan en önemli faktör müşteriyle birebir ilişki içinde olan önbüro elemanlarının nitelikleridir çünkü müşterilerin işletme ile ilgili ilk izlenimlerini edindikleri departman önbürodur.Bu araştırmada önbüro departmanı ile ilgili bilgi verilmiş, müşteri ilişkileri yönetimi ve turizm işletmelerindeki uygulanma durumu açıklanmıştır. Turizm işletmelerindeki, önbüro elemanlarının rolleri belirlenmiş, müşteri sadakatinin sağlanmasına, müşteri şikayetlerinin önlenmesine ve işletmenin müşteri ilişkileri uygulamalarına olan katkıları araştırılmıştır. Ayrıca, elde edilen verilere göre turizm işletmelerindeki önbüro elemanlarının, müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarına olan etkileri korelasyon tablolarıyla açıklanmış ve önbüro elemanlarının müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarına önemli bir katkı sağladıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Müşteri değeriMüşteri ilişkileriMüşteri ilişkileri yönetimi+6
Burcu Pekduyurucu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde uygulanan mobbingin (psikolojik şiddet) örgütsel bağlılığa etkisi

Araştırmanın amacı, işletmelerde personele yönelik uygulanan mobbingin (psikolojik şiddet), çalışanların örgütsel bağlılığına etkisini ortaya çıkarmaktır. Mobbing davranışları çok çeşitli olabilmekte ve çalışanın gerek ruh gerekse fiziksel sağlığını bozarak, çalışanı iş ortamından uzaklaştırmaya yönelik olarak yapılmaktadır.Araştırmayla ilişkili literatür tarandıktan sonra, gözden geçirilip düzeltilmiş iki ölçek kullanılmıştır. Bunlardan birincisi, Heinz Leymann (1993) tarafından belirlenen 5 grup ve 45 ifadeden oluşan mobbing tipolojisinden faydalanılarak geliştirilen mobbing davranışları, nedenleri, etkileri ve tepkileri belirlemeye yönelik olarak hazırlanan mobbing ölçeği, diğeri ise Meyer ve Allen (1991) tarafından geliştirilmiş örgütsel bağlılık ölçeğidir.Çalışmada, Ankara'da faaliyette bulunan bir üniversite hastanesinde personele uygulanan mobbing ve mobbingin örgütsel bağlılığa etkisini göstermek amacıyla 320 personele anket uygulanmıştır.Araştırmaya katılan 320 işgörenin %78,7'si mobbinge maruz kaldıklarını belirtmiştir. Mobbinge maruz kalanların %31,6'sı 2-5 yıl süreyle mobbing davranışlarına maruz kaldıklarını ifade etmiştir. Mobbingin nedenleri arasında ilk sırayı stresli iş ortamı almaktadır (%68). Mobbingin mağdur üzerindeki etkilerinde ise ilk sırayı ?sinirli olmama neden oldu? almaktadır.Araştırmada elde edilen önemli sonuçlardan birisi de, mobbing ve örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki bulunamamış olmasıdır. Ancak örgütsel bağlılığın alt bileşenlerinden duygusal bağlılık ve normatif bağlılık ile mobbing arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş, devamlılık bağlılığı ve mobbing arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Fatma Akdemir Mansur
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ofis ürünleri payasası üzerine bir araştırma

Ofis ürünleri piyasası üzerine bir araştırma başlığı altında hazırlanan bu tez çalışmasında, geçmişten günümüze ofis ürünleri piyasasındaki gelişmeler anlatılmaya çalışılmıştır. Çalışma yapılırken geçmişten günümüze ofis anlayışı, teknolojik gelişmeler, bu gelişmelerin ofis ürünlerine olan etkileri, ofis mekânları, mobilyaları ve aksesuarları incelenmiş ve bu konulardaki gelişmelerin ve ilerlemelerin ofisleri nasıl değiştirdiği irdelenmiştir.Günümüzün hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için işletmeler ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. Bu değişim ve gelişim inovasyon olarak adlandırılmaktadır. İnovasyon Ar-Ge ile mümkündür.Ofis ürünleri piyasasının gelişmişliği ve bugünkü durumu konusunda piyasada yer alan imalatçı, ithalatçı, toptancı ve perakendecilere yapılan ankete göre yıllar itibariyle gelişme gösteren bu piyasada artık kalite, kullanım rahatlığı ve konfor ön planda yer almaktadır.Türkiye'nin ofis ürünleri piyasasında yer alabilmesini sağlamak için bu piyasaya devlet desteği arttırılmalı, Ar-Ge çalışmaları desteklenmeli, mesleki ve teknik eğitim geliştirilerek kalifiye eleman yetiştirilmeli, taklit değil orijinal üretim yapılmalıdır. Sektör mensupları özellikle kırtasiye sektöründe yerli üretimin yerini zamanla uzak doğudan gelen ucuz ama kalitesiz ürünlerin kapladığını ısrarla belirtmektedir. Bunun için gerekli tedbirlerin zaman kaybetmeden alınması gerekir. Bilişim teknolojisi ürünlerinde ise yerli üretime bir an önce geçilmeli, bu konuda Türkiye'nin dünya piyasalarında söz sahibi olması sağlanmalıdır.Anahtar Kelimeler: Ofis, Ofis Ürünleri Piyasası, Teknolojik Gelişim, İmalat İthalat, Toptan ve Perakende Satış

Emine Başar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerde arşiv bürolarının verimliliği üzerine bir araştırma

Araştırmada üniversite arşiv bürolarında çalışanlarla yöneticiler arasındaki iletişim ile işten ayrılma ve işe devamsızlık arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Ankara'daki dört üniversitede (Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversiyesi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi) görev yapmakta olan arşiv çalışanları ve yöneticiler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket hazırlanmış ve 111 arşiv çalışanından oluşan örneklem grubuna uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler istatistiksel analizlerle (c2) çözümlenmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmanın sonucunda;1) Çalışanların sadece %18,7'sinin işinden memnun olmadığı gözlenmiş ve bu çoğunluğun %52,1'inin işlerini yaparken kendini stres altında hissetmediği, işinin sağlığının bozulmasına neden olmadığı, işi yüzünden uykusuzluk çekmediği, işine gelirken isteksizlik duymadığı ve işinden ayrılmak istemediği gözlenmiştir.2) Çalışma arkadaşlarıyla iletişimi ölçmek amacıyla hazırlanan sorularda; çalışanların %21,8'i arkadaşlarının yaklaşımını dostça bulmakta ancak %48'i işle ilgili bilgileri arkadaşları istedikçe iletmektedir. Bu da çalışanların birbirleri ile iyi ilişki içinde bulunduklarını fakat yatay iletişimde eksiklik bulunduğunu göstermektedir.3) Çalışan-yönetici arasındaki iletişimi ölçmek amacıyla hazırlanan sorularda ise yöneticilerin %13,3'ü dışında geri kalanı, çalışanıyla kişisel olarak ilgilendiğini belirtmektedir. Ancak çalışanların bu soruya cevapları farklı olmuştur. Onlara göre yöneticilerin %2'si çalışanın kişisel sorunuyla ilgilenmektedir. Bu da demektir ki yöneticiler demokratik değildirler ve yukarıdan aşağı iletişimde eksiklikler bulunmaktadır.4) Bu olumsuz durumlara rağmen çalışanların %52,1'i işinden ayrılmak istememektedir. İşinden ayrılmak isteyenlerin de nedenleri arasında birinci sırada ücret, (%15,6), ikinci sırada yönetici ile ilişkiler (%10,4) gelmektedir. Aynı soru yöneticilere sorulduğunda ise %60'ı ?işten ayrılanların çoğunun işine biz son veriyoruz?demiştir. Buna göre gönülsüz işten ayrılmaların çoğunlukta olduğu sonucu çıkarılabilir. Yani personel devir hızı yüksektir.5) Çalışanların devamsızlık durumlarını irdelemek amacıyla sorulan soruya ise hem çalışanlar (%43,8) hemde yöneticiler (%33,3) birbirine yakın cevaplar vermişlerdir. Ancak yöneticilerin % 13,4'ünün de genellikle hep aynı kişiler oluyor şıkkını işaretlediği göz önünde bulundurulursa tatminsiz olanların işlerinden ayrılmak yerine düzenli olarak devamsızlık yaptıkları ve yöneticilerinin de dikkatini çektikleri sonucu çıkartabilir.

Fatma Atıgan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşam boyu eğitimin sağlanmasında halk eğitimi merkezlerinin değerlendirilmesi: Yüreğir halk eğitimi merkezi örneği

Bu araştırmada; halk eğitimi merkezlerinde açılan kurslarda yaşam boyu eğitime yönelik sorunlar ele alınmıştır. Bilgi toplumu sürecinde yaşam boyu eğitimin sağlanmasında halk eğitimi merkezlerinin rolünü ortaya çıkarmak araştırmanın genel amacını oluşturmaktadır.Çalışmanın evrenini 2007?2008 eğitim-öğretim yılında Adana Yüreğir Halk Eğitimi Merkezinde açılan kurslara katılan kursiyerler oluşturmaktadır. Evrenden yansız olarak seçilen çeşitli kurslardan 192 kursiyere halk eğitimi merkezlerininyaşam boyu eğitim üzerindeki rolünü belirlemek amacıyla veri toplama aracı olarakgeliştirilen anket uygulanmış ve SPSS programında verilerin analizi yapılmıştır.Araştırmanın sonunda elde edilen bulgulara göre, Yüreğir Halk Eğitimi Merkezi'nde kursa katılım ve kurs tercihleri cinsiyete, eğitim durumuna ve gelir durumuna göre farklılık göstermektedir. Kursiyerler yetişkin eğitiminin, merkezdeki eğitim öğretim sürecinin, merkezin fiziksel imkânlarının genel olarak iyi olduğunu düşünmektedir. Kursiyerler katıldıkları kursu en faydalı urs olarak görmekte ve kursiyerler arasıdaki yaş farkının eğitim öğretimi olumsuz yönde etkilemediğini düşünmektedirler. Kursiyerlerin yaşı ilerledikçe kurs etkinliklerinden beklentilerini karşılama oranları artmaktadır.

İlknur Kıran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Büro otomasyon sistemlerinden dijital arşivleme: Bir uygulama örneği

Araştırmada dijital arşivciliğin tanıtılması, bilgi ve teknoloji de meydana gelen değişimle birlikte değişim ve gelişiminin takip edilmesi, dijital arşivin avantaj ve dezavantajları değerlendirilmiştir.Kurum, kuruluş ve işletmelerin çalışmalarını yaparken genel amaç hızlı karar verebilme, yönetim kolaylığı, hizmet sunduğu kesime çabuk ulaşılması, iş istasyonlarının azaltılıp kırtasiye masraflarının düşürülmesi ve insan gücünün hatasının en aza indirilmesi olarak belirtilebilir. Bu yüzden büro hizmetlerinde teknolojiyi en iyi ve en gelişmiş şekilde kullanma zorunluluğunu hissedilmiştir. Bu kapsamda yapılan işlerin bir yerde toplandığı ve yönetildiği birleşik sistemlerin beraber çalıştığı yapılara ihtiyaç duyulmuştur.Bu kapsamda büro otomasyon sistemleriyle ortak bir platformda hızlı bir iletişim, güvenilir ve etkili bir yönetimle gelişen teknoloji ve isteklere ayak uydurmaya çalışan ve meydana gelecek bilgi havuzundan kullanıcıların en etkin şekilde kullanmasını sağlayarak kabiliyetlerini arttırmak hedefleri arasında sayılabilir.Kurum, kuruluş ve işletmelerin genel amaçlarını gereçleştirmek için büro otomasyon sistemlerini en etkin şekilde kullanmanın önemli olduğu kanaatine varılmıştır.

Ömer Yaşlı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında yönetici pozisyonun kadın istihdamı ve yaşanılan sorunları içeren bir uygulama

Araştırmada, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı orta öğretim kurumlarında çalışan kadın yöneticilerin oranı ve kadınların yöneticilik esnasında karşılaştıkları sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırma evrenini, Ankara Altındağ, Keçiören ve Çankaya ilçelerinde 2007-2008 Eğitim Öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı faaliyet sürdüren ortaöğretim kurumlarında çalışan yöneticiler oluşturmuştur. Süre ve ekonomik kısıtlılıklar göz önünde bulundurularak örnekleme üç ilçedeki ortaöğretim kurumlarında müdür ve müdüryardımcısı olarak görev yapan 150 kişi alınmıştır. Yöneticilerin görüşlerinin alınmasında anket formu kullanılmıştır. Anket formlarıyla elde edilen bilgiler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik ve mesleki bilgileri frekans ve yüzde olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların, kadının yönetim kadrolarında yer almasına ilişkin görüşlerinin hesaplanmasında Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testi gibi non parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda;1) Katılımcıların % 51'i bir ?kadının öncelikli görevinin evi ve ailesine karşıdır? görüşüne katılmazken % 43,8'i bu görüşü desteklemiştir. Tüm katılımcıların % 88,4'ü ailenin maddi yapısını güçlendirmek için kadının çalışması gerektiği görüşüne katıldığını ifade ederken % 60'ı çalışan kadınların eşlerinin kariyer elde edebilmesi için her türlü özveriyi göstermesi gerektiğini bildirmişlerdir.2) Kadın işgücünün yönetim kadrolarında yer almasına ilişkin görüşlerin bireylerin, demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğine bakılmış ve cinsiyet ile mesleki kıdem bakımından farklılık bulunurken medeni duruma göre farklılık bulunamamıştır.3) Cinsiyetten kaynaklanan özellikler ve toplumsal düzenin kadına yüklediği eş ve annelik görevlerinin yöneticilik makamının gerektirdiği becerilerle uyuşma düzeyine bakış açısının cinsiyetler arasında farklılık düzeyine bakılmış ve kadınlarla erkeklerin görüşlerinde farklılık bulunmuştur.4) Yöneticilik makamına atanmada mevzuatın cinsiyet açısından ayrımcılık rolünün bulunup bulunmadığına sorulmuş ve iki grubun görüşleri arasında fark bulunamamıştır.

Kadın yöneticiler
Gülsüm Alıcı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Büro çalışanlarının duygu yönetimi yeterlilik düzeylerinin geliştirilmesinde duygu yönetimi eğitimi programının etkisi

Bu araştırmada büro çalışanlarının duygu yönetimi yeterlilik düzeylerinin geliştirilmesinde duygu yönetimi eğitimi programının etkisi incelenmiştir.Araştırmada tek gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Tek gruplu ön test-son test modelinde, gelişigüzel seçilmiş bir gruba bağımsız değişken uygulanmıştır. Hem deney öncesi, hem de deney sonrası ölçmeler yapılarak uygulamaların etkiliği araştırılmıştır. Bu anlamda, bu çalışmayla duygu yönetimi eğitim programları uygulanan büro çalışanlarının duygu yönetim yeterlilik düzeylerine etkileri incelenmiştir.Çalışmaya 17'si bayan, 7 `si erkek toplam 23 denek gönüllülük ilkesi ile katılmıştır. Böylece örneklemi, özel bir tıp merkezinde görev yapan 23 büro çalışanı oluşturmuştur.

Ferda Kervancı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokullarındaki büro yönetimi ve sekreterlik programlarının sektörün ihtiyaçlarını karşılama durumunun değerlendirilmesi

ÖZETGünümüzde teknolojinin hızla gelişmesi, bilgi toplumuna geçiş ve çağdaşyönetim anlayışı örgütlerin planlama ve karar organları olan büro hizmetlerinindeğişimine de neden olmuştur. Bu değişim sürecinde, örgütlerin büro hizmetlerindebaşarılı olmaları günümüz teknolojisine uygun, verimli bir iş akışı ile mümkündür.Verimli bir büro hizmeti ise, teknolojik bilgi donanımına ve çağdaş yönetimanlayışına sahip insan kaynağı ile mümkündür.Teknolojik bilgi donanımına ve çağdaş yönetim anlayışına sahip büro hizmetiveren insan kaynağının yetişmesinde ise büro yönetimi ve sekreterlik öğrenimi verenprogramların ve eğitim kurumlarının önemi ön plana çıkmaktadır.Büro yönetimi ve sekreterlik eğitimi veren kurumlardan biri de YüksekÖğretim kurumuna bağlı, ön lisans düzeyinde eğitim veren Meslek Yüksekokullarıbünyesinde bulunan Büro Yönetimi ve Sekreterlik programlarıdır. Bu programlarınamacı örgütlerin büro hizmetlerinde görev yapacak nitelikli ara insan gücüyetiştirmektir.Bu araştırmada Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümlerinin eğitimprogramları ve alt yapıları incelenerek sektörün bu alanda ihtiyaç duyduğu insankaynağının karşılanması ve yetiştirilmesinin değerlendirilmesine çalışılmıştır.Araştırma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, sekreterlik vesekreterlik mesleğinin gelişimi, ikinci bölümde sekreterlik eğitimi, sekreterlikeğitimi veren kurumların incelenmesi ve sekreterlik hizmetlerine duyulan ihtiyaç,üçüncü bölümde sektör içerisinde sekreterlik mesleğinin yeri ve önemi, sektördesekreterlik mesleğinin mevcut durumu, sekreterlik eğitimi veren meslek yüksekokuluile sektör arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur.iv

Musa Tuncel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel değişim ve değişim sürecinin işgörenlerce algılanması üzerine bir alan araştırması: Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi örneği

Çevre kosullarına baglı olarak, degisim hızının arttıgı günümüzde, faaliyette bulunan isletmeler, yasamlarını sürdürebilmek, arzuladıkları performansa ulasabilmek için örgütsel degisime ihtiyaç duymaktadırlar. Örgütsel degisim, örgütlerin verimlilik ve etkinligi ve dolayısıyla yasaması ve büyümesi için zorunlu ve kaçınılmazdır. Çevre kosullarında meydana gelen degisimlere uyum saglayabilmek, örgüt sisteminin devamlılıgı ve beklenen sonuçların gerçeklesmesinin öncelikli kosulları arasında yer almaktadır. Yöneticilerin gerek örgüt politikasında, gerek teknolojik unsurlarda ve gerekse örgüt yapısı ve isgörenlerde gerçeklestirmeyi planladıkları bu degisimlerin karsısındaki en büyük engel, degisimden etkilenecek isgörenlerin degisik yollarla degisime direnmeleridir. Degisime karsı gösterilen bu direnmeyi önlemede örgütler çesitli yöntemler kullanarak basarıya ulasabilmektedirler. Hastaneler de örgütsel degisimin hızlı yasandıgı örgütler arasında yer almaktadır. Bu arastırmayla Saglık Bakanlıgı Ankara Egitim ve Arastırma Hastanesi bilgi islem biriminde çalısan isgörenlerin degisimi algılama düzeyleri tespit edilmeye çalısılmıstır. 100 kisi üzerinde yapılan anket çalısması sonucunda elde edilen verilere göre degisimle ilgili su sonuçlara ulasılmıstır. Degisimi zorunlu kılan nedenler arasında ilk sırayı teknolojik yenilikler almaktadır. Yapılan degisimlere genellikle isgörenlerin direnme göstermedigi tespit edilmistir. Yapılacak degisimle ilgili isgörenleri bilgilendirme yöntemleri arasında ilk sırayı toplantılar almakta ve bilgilendirmenin ise genellikle ilk amirlerce gerçeklestirildigi görülmektedir. Ankete katılanların büyük bir çogunlugu degisimin uygulama asamasında görev almaktadırlar. Gösterilen direnmenin ise alıskanlıklardan ve gerekli bilgiye sahip olmamadan kaynaklandıgı söylenebilir. sgörenler hastane yönetiminin su ana kadar yapmıs oldugu degisim çalısmalarının basarı oranını normal ve üstü olarak degerlendirmektedir. Son olarak etkili bir degisim için çalısanların göz ardı edilmeden degisimin her asamasında yer almalarının saglanması degisimin basarı oranını yükseltecektir. Elde edilen bu verilerden hareketle hastane yönetimine çesitli önerilerde bulunulmustur.

Dilek Uslu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türk emniyet teşkilatında kullanılan bilgi sistemlerinin incelenmesi ve çözüm önerileri

ÖZET TÜRK EMNİYET TEŞKİLATI'NDA KULLANILAN BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNCELENMESİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Çetinkaya, Cemil Yüksek Lisans, Büro Yönetimi Eğitimi Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. İzzet GÜMÜŞ Nisan - 2007 Bu araştırma ile Emniyet Teşkilatı'nda tam olarak bütünleşik bir büro otomasyon sisteminin hala bulunmayışı ve bilişim sistemleri üzerine yapılan yatırımların, sorumlu daire başkanlıkları tarafından yapılmasından dolayı kullanılan bilgi sistemlerinden daha etkin yararlanılması incelenmiştir. Ayrıca diğer acil işler ve özellikle PolNet'in eksikliklerinin tamamlanması aşamasının daha önemli olması ve EGM Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığında uzman personelin yeterli sayıda bulunamamasından dolayı bütünleşik bir büro otomasyon sistemini kurma çalışmasının geciktiği görülmüştür. Bu araştırmada sunulan önerilerle Emniyet Teşkilatı'nda bulunan bilgi sistemi uygulamaların daha etkin kullanılabilmesi için personelin çalışma koşullarının ve çalışma yerlerinin düzenlenmesi ayrıca çalışanların veriminin artırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde tezimizde Bilgi sistemi ile ilgili genel ilkeler, ikinci bölümünde Türk Emniyet Teşkilatının geçmişten günümüze kullandığı sistemler, araştırmanın son bölümünde de sonuç ve öneriler geniş bir şekilde açıklanmıştır.

Cemil Çetinkaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılık: emniyet genel müdürlüğü merkez biriminde bir uygulama

ABSTRACT THE RESEARCH OF UNIVERSITY STUDENTS' OPINIONS ABOUT MARRIAGE AND PARTNER SELECTION Ondas, Barıs The Department of Family Economy and Education of Nourishment Thesis Counselors: Yard. Doç. Dr. Nedime SANLI, Yard. Doç. Dr. brahim KISAÇ November -2006 This research is a descriptive study which investigates the ideas of university students' ideas about marriage and their choice of the partner. The research has been applied on 523 people (47.2 % girls, 52.8 %boys) who are determined by random sample technique. Those people are the students in the first grade (263 students) of various universities that have the selected four year degree faculties on the borders of Ankara. The improved questionnaire form has been applied as a vehicle for collecting data. The statistical program of SPSS 13.0 has been benefited for the evaluation of the data, the percentage and frequency distribution of data has been taken, Chi-Square test and t Test have been applied. The findings of the research are; It is stated that the ages between 26?29 are the most appropriate for the marriage for more than half of the participants while nearly the half of them agrees on the ages of 22?25. The students have given the answers of ?by themselves (49.7 %) and ?together with agreement (47.4 %) to the question of ?who must decide to whom you marry?? After analyzing the demands of students to the opinions about marriage ?it must be made for sharing life with a loving person; the happiness of the marriage continuous with the adherence of partners; marriage must be made for a healthy identity of children and in healthy marriages as years pass by the partners are integrated?. It is certain that the students of a high percentage agree with these ideas. The majority of the students endorse the opinions of ?it endures the continuance of generation, it allows an easy sexuality, and it provides a more v coordinated life.? on the other hand they do not agree the ideas like marriage reduces the respect and love and it separates from mother and father. It is established that high rate of students agree on the idea ?there must be a flirtation period before marriage.? But they do not share the idea that ?there must be sexual affair before marriage.? The highly significant factors in marriage are ?determined as? ?achieving economic freedom, reaching physical maturity, completing the education, attaining social maturity.? Furthermore, the participants emphasized that their partner must have his/her own income, a good job, and she/he mustn't be married before and must be a virgin. It is determined that in marriage wife's being more educated and being elder are undesirable features for most of the participants. The student participants stated that one of the partner's being same sex, indifferent, frustrated and peevish are highly rate obstacles for the marriage. In addition, they declared that they declared that they do not marry someone who fears of responsibilities of marriage and who is a close relative. In this research, it is determined that unfaithfulness is the most common family affair-the participants faced in their country and society. Moreover, the majority of the participants emphasized that bad habits and lack of income are the other family problems in their country and society.

Onay Kaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde stratejik planlama sisteminin oluşturulması ve emniyet genel müdürlüğünde bir uygulama.

Bu araştırma ile örgütlerde stratejik planlama sistemi ile Emniyet Genel Müdürlüğünün var olma amacına uygun olarak gelişen ve değişen koşullara uyum sağlama kapasitesini arttırma ve organizasyonun başarısını sağlama noktasında stratejik plan ve düşüncenin önemi ve süreçlerinin tanımlanması amaçlanmıştır. Araştırma 16 sorudan oluşan anket formunun Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı'nda görevli 190 kişilik bir personele uygulanması sonucu elde edilen verilere dayanmaktadır. Araştırmada çalışanların stratejik planın ilke ve süreçleri hakkındaki düşünceleri araştırılarak, çeşitli demoğrafik değişkenler ışığında ölçümü yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bazı önemli sonuçlar şöyledir; Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Daire Başkanlığı'nda görevli Polislere stratejik planlama konusunda almış oldukları eğitimin düzeyi düşük olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu kurumun benimsenmiş bir misyonunun ve belirlenmiş amaçların olması gerektiğine katılmaktadır. Kararsız kalan katılımcılar dışındaki çalışanların çoğunluğu, stratejik planlama yapılırken kurum kaynaklarının analizinin yapılması gerektiği fikrine sahipken, stratejik planlama yapılırken çevre koşullarının dikkate alınmaması ve özellikle de kurumdaki tüm bireylerin katılımının sağlanmaması, alınan kararların gerçekçi ve somut hedeflerden oluşmaması katımcılar tarafından başlıca sorunlar olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla ileride yapılacak olan çalışmalarda stratejik planlama konusunda sıkıntılar olabileceği düşünülmektedir. Katılanların stratejik planlama süreci konusundaki düşünceleri ile unvanları arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Test sonucunda ankete katılan polislerin stratejik planlama sürecine bakış açıları ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Yine test sonucunda ankete katılan polislerin stratejik planlama sürecine bakış açıları ile eğitim durumları ve yaşları arasında anlamlı bir fark olmadığı anlaşılmaktadır. Katılanların, stratejik planlama ilkeleri konusundaki düşünceleri ile unvanları arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Test sonucunda ankete katılan polislerin stratejik planlama ilkelerine bakış açıları ile cinsiyetleri arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Yine test sonucunda ankete katılan polislerin stratejik planlama ilkelerine bakış açıları ile eğitim durumları ve yaşları arasında anlamlı bir fark olmadığı anlaşılmaktadır. Araştırmanın sonunda yer alan sonuç ve öneriler kısmında, yukarıda belirtilen değerlendirmeler daha geniş bir şekilde açıklanmıştır.

Murat Kiraz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim teknolojilerinin büro faaliyetleri üzerine etkisi

Küreselleşme sürecinde bilgi, en önemli üretim faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüz bürolarında bilginin elde edilmesi, yorumlanması, katagorize edilmesi, depolanması, paylaşılması, analizi ile yeni bilgiler elde edilmesi işlemleri bilişim teknolojileri kullanılarak yapılmaktadır. Dolayısıyla; büro faaliyetleri, klasik bürolarda genellikle elle ve klasik yöntemlerle yapılırken, günümüz çağdaş bürolarında bilişim teknolojilerinden yararlanılarak gerçekleştirilmektedir. Her türlü ekonomik ve sosyal örgütte bürolar yer aldığından, büro olgusu her açıdan büyük boyutlardadır. Büroların, hem hizmet hem de mal üreten örgütlerin temel yapı taşını oluşturmaları ve yönetim fonksiyonlarının bürolarda yerine getirilmesi bakımından bilişim teknolojilerinin büro faaliyetlerine etkisinin açığa çıkarılması önem taşımaktadır. Bu çalışmada son yıllarda büyük bir hızla gelişen bilişim teknolojilerinin bürolarda kullanılması sonucu büro faaliyetlerine olan etkisinin açığa çıkarılması ve sahip olduğu kullanım düzeyinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırma; hem bir literatür araştırması hem de diğer yandan bir alan araştırması niteliğindedir. Çünkü; örnek seçilen kamu ve özel sektör kurumlarında anket yapılmış, veriler elde edilerek değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda; bilişim teknolojilerinin büro faaliyetlerinde bazı alanlarda diğerlerine göre daha yoğun kullanıldığı ve bu teknolojilerin en baskın olumlu ve olumsuz etkileri tespit edilmiştir. Elde edilen verilere göre; bürolarda bilişim teknolojilerinden %79,6 ile, en büyük oranda evrak hazırlama amaçlı faydalanılmaktadır. Bilişim teknolojilerinin büro faaliyetlerine sağladığı en önemli fayda %55,1 ile hızlılık sağlamasıdır. Bu teknolojilerin neden olduğu olumsuz etkilerin başında ise %47,9 ile sistem hataları veya sistemin yetersizliği gelmektedir. Ayrıca; büro çalışanlarının, büyük oranda hızlı teknolojik gelişmelerden olumsuz olarak etkilendikleri ve bilişim teknolojileri kullanma eğitiminin alındığı yere göre, kullanım başarısının değişmediği görülmüştür.

Özden Höçük
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin bilgisayar kullanma becerileri ve bilgisayar destekli öğretime ilişkin tutumları üzerine bir araştırma(bartın ili örneği)

Araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin bilgisayar kullanma becerileri ve bilgisayar destekli öğretime ilişkin tutumları yaş, cinsiyet, kıdem, eğitim, hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılma gibi özelliklerine göre incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Bartın il merkezine bağlı 31 ilköğretim okulunda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, 40 sorudan oluşan anket hazırlanmış ve 270 öğretmenden oluşan örneklem grubuna uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS(Statical Packages for the Social Sciences) programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerde alt problemlere ilişkin anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi ve tek yönlü varyans analizi(Anova) yapılmıştır. Araştırmanın anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda; 1) Öğretmenlerin bilgisayar kullanma becerileri ortalaması 5 üzerinden 2.63, bilgisayar destekli öğretime ilişkin tutum ortalaması ise 3.88 olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretim konusunda olumlu tutum sergiledikleri belirlenmiştir. 2) Öğretmenlerin %48,9'u derslerinde bilgisayar destekli öğretim yapmaktadır. 3) Okulların %90.7 sinde bilgi teknolojisi sınıfı , %63'ünde internet bağlantısı (adsl) mevcuttur. Buna karşın kullanılabilecek ders yazılımları %47.8 ile sınırlı kalmaktadır. 4) Öğretmenlerin bilgisayar kullanma becerileri ile bilgisayar destekli öğretim yöntemini kullanıp kullanmamaları arasında anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. 5) Öğretmenlerin yaşları, cinsiyetleri, eğitim durumları, öğrenimleri sırasında bilgisayar eğitimi almaları, bilgisayar sahibi olmaları gibi değişkenler bilgisayar kullanma becerilerini etkilemektedir. MEB'in hizmet-içi eğitim faaliyetlerine katılıp katılmamaları ise bilgisayar kullanma becerileri açısından anlamlı farklılık yaratmamaktadır. Öğretmenlerin BDÖ ye ilişkin tutumları, yaşları, eğitim durumları, cinsiyetleri, kıdemleri, MEB'in kurslarına katılıp katılmama durumuna göre anlamlı farklılık göstermemektedir

Sibel Altun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksek okullarının büro yönetimi ve sekreterlik programlarında bilgi teknolojilerinin kullanım düzeylerinin değerlendirilmesine yönelik bir araştırma

Bu arastırmada, meslek yüksek okulları bünyesinde bulunan, büro yönetimi sekreterlik programlarında bilgi teknolojisine yönelik sorunlar ele alınmıstır. Meslek yüksek okullarının büro yönetimi ve sekreterlik programlarında, bilgi teknolojilerinin, kurum, akademisyenler ve ögrenciler açısından degerlendirilmesi, arastırmanın genel amacını olusturmaktadır. Çalısmanın evrenini, 2006-2007 egitim-ögretim yılında MYO'ların büro yönetimi ve sekreterlik programlarında egitim alan ögrenciler ile bu okullarda görev yapan akademisyenler olusturmaktadır. Zaman yetersizligi, ekonomik güçlük ve kontrol güçlükleri gibi nedenlerle, veri toplama aracı olarak gelistirilen anket formları, evrenden yansız olarak seçilen örneklem üzerinde uygulanmıstır. Arastırma sonunda elde edilen bulgulara göre, ögrenciler ve akademisyenler, bilgi teknolojilerinin ve bilgi teknolojileri kullanım bilgisinin büro yönetimi ve sekreterlik alanında islerin kaliteli ve nitelikli yapılmasında önemli bir yere sahip oldugunu düsünmektedirler. Ögrenciler, bilgi teknolojileriyle ilgili bilgi ve becerilerini büyük ölçüde okullarından edinmektedirler. Bu nedenle, ögrenciler bilgi teknolojileriyle ilgili dersleri kesinlikle gerekli bulmaktadırlar. Bilgi teknolojilerinin, egitim-ögretim ihtiyaçlarını karsılamadaki yeterlilik algılaması ise ögrencilere ve akademisyenlere göre farklılık göstermektedir. Ögrencilerin büyük bir kısmı, ögretim elemanlarının bilgi teknolojileri konusunda yeterli bilgi ve beceriye sahip oldugunu düsünmektedirler. Ögrencilerin en sık kullandıgı bilgi teknolojisi unsuru cep telefonu iken, akademisyenlerin en sık kullandıgı bilgi teknolojisi unsuru, bilgisayardır.

Dilek Esen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde uygulanan kariyer planlamasının işgören performansına etkisi üzerine bir araştırma

Araştırmamda işletmelerde uygulanan kariyer planlamasının işgörenlerin performansı üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Araştımanm evrenini, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığındaki işgörenler oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tümüne ulaşmak mümkün olmadığı için örneklem alınmıştır. Bu araştırma kapsamında işgörenlerin görüşleri alınması için anket formu kullanılmıştır. Anket formları ile elde edilen bilgiler belirtke tablosu ile verilmiş, işgörenlerin kişisel bilgileri frekans ve yüzde olarak ortaya konulmuştur. İşgörenlerin görüşleri arasında fark olup olmadığı frekans, ortalama alma, pearson korelasyon analizi, T testi ve anova testi ile kontrol edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda 1) İşletmelerde uygulanan kariyer planlamasının işgören performansı üzerinde olumlu bir etkisi vardır. 2) İşgörenlerin eğitim seviyesi yükseldikçe kariyer planlamasını uygulama oranı ve performansları artmaktadır. 3) İşgörenlerin unvanları yükseldikçe kariyer planlaması oranı ve performansları artmaktadır. 4) İşgörenlerin cinsiyetleri, medeni durumları, yaşları, kurumdaki çalışma süreleri performansları ve kariyer planlama oranlarını etkilememektedir. Araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.

Zeliha Emeksiz Çabuk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığı-Yükseköğretim Kurulu meslek yüksekokulları program geliştirme çalışmaları kapsamında hazırlanan büro yönetimi ve sekreterlik eğitim programının öğretim elemanlarının görüşlerine göre değerlendirilmesi

Arastırmanın amacı, MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Gelistirme Çalısmaları Kapsamında Hazırlanan Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitim Programında karsılasılan sorunları ortaya çıkarmak ve eğitim programının iyilestirilmesi için uygulamaya yönelik öneriler sunmaktır. Arastırmanın evrenini 81 ilde büro yönetimi ve sekreterlik programı bulunan meslek yüksekokulları ile vakıf meslek yüksekokullarında görev yapan öğretim elemanları olusturmaktadır. Arastırmanın örneklemini 2006-2007 Akademik Yılı itibariyle mesleki ve teknik eğitim bölgelerinin her birinden büro yönetimi ve sekreterlik programının yer aldığı bir meslek yüksekokulu seçilerek, 54 meslek yüksekokulu ile tamamı yedi olan vakıf meslek yüksekokulunun yer aldığı toplam 61 meslek yüksekokulunun yöneticileri veya öğretim elemanları olusturmaktadır. Arastırma sonucunda, Ortak Eğitim Programı Gelistirme Projesine bazı elestiriler yapılmakla beraber genelde projenin temel ilkelerinin meslek yüksekokullarınca benimsenmis olduğu görülmüstür. Bu benimsenmeye rağmen, eğitim programının yeni v teknolojik gelismelere ayak uydurması, değisen ve gelisen bilgi ihtiyacına cevap vermesi için belirli aralıklarla incelenmesi, durum tespiti yapılarak güncellenmesinin yararlı olacağı düsünülmektedir. Arastırmanın sonuçlarına dayanarak, Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitim Programı gelisen teknolojik düzeyi yansıtacak, yöresel, bölgesel, ulusal ve uluslararası gereksinimleri karsılayacak sekilde is yasamı ve ilgili lisans öğretim programları ile koordineli olarak yeniden ele alınmalı ve güncellenmelidir. Bu nedenle, Büro Yönetimi ve Sekreterlik Eğitim Programının yeniden düzenlenmesi çalısmalarının mesleki ve teknik ortaöğretim açısından MEB, lisans programları açısından ilgili üniversite bölüm baskanlıkları ve meslek kurulus temsilcileri ile etkin isbirliği içinde yürütülmesinin son derece yararlı olacağı önerilmistir.

Demet Çakıroğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksek okullarının büro yönetimi ve sekreterlik bölümü eğitim etkinliklerinin toplam kalite yönetimi açısından değerlendirilmesi

Araştırmada Meslek Yüksekokullarının Büro Yönetimi ve Sekreterlik programında görev yapan öğretim elemanlarının görüşlerine göre, meslek Yüksekokullarının Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümünün Eğitim Etkinlikleri Toplam Kalite Yönetimi Açısından değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini, 2006 ? 2007 öğretim yılı Meslek Yüksek Okullarının Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümünün öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılamadığı için, çalışmanın örneklemi 74 öğretim elemanı olarak alınmıştır. Anket ile elde edilen bilgiler belirtke tablosu şeklinde verilmiş, öğretim elemanlarının demografik bilgileri frekans ve yüzde olarak ortaya konulmuştur. Öğretim elemanlarının görüşleri arasında fark olup olmadığı varyans analizi, t testi ve çapraz tablolar ile kontrol edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi %0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda; Meslek Yüksek okullarının Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümünde görev yapan öğretim elemanlarının çoğunluğunu erkeklerin (%60) ve öğretim görevlisi unvanına sahip öğretim elemanlarının (%77.0) oluşturduğu saptanmıştır. Ayrıca öğretim elemanlarının yaş aralığı 30-40 (%48.6) olduğu ve çalışma sürelerinin 16 yıl ve daha yukarı (%27.0) olduğu gözlenmiştir. Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümleri bulunan Meslek Yüksek Okullarında TKY uygulamaları gelişmeye başlamıştır. Öğretim elemanlarının okulun, bölümün misyon ve vizyonuna inandıkları ve okul yönetiminin iç ve dış müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda faaliyetlerini yürüttüğü belirlenmiştir. Okuldaki tüm paydaşların rol ve sorumluluklarının açık bir biçimde ortaya konduğu ve Kalite Koordinasyon Kurulunca faaliyetlerini gerçekleştirdikleri gözlenmiştir. Bölümün de faaliyetlerini bu yönde sürdürüp okulun misyonu ve vizyonunu gerçekleştirmeye çalıştığı saptanmıştır.

Meryem Düğer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründeki insan kaynaklarının müşteri ilişkileri yönetimi eğitimi konusunda görüşlerini belirlemeye yönelik bir alan çalışması

ÖZET BANKACILIK SEKTÖRÜNDEKİ İNSAN KAYNAKLARININ MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ EĞİTİMİ KONUSUNDA GÖRÜŞLERİNİ BELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ALAN ÇALIŞMASI KURT, Burcu Yüksek Lisans, Büro Yönetimi Eğitimi Anabilim Dalı Tez Danı?manı: Prof. Dr. Sezer KORKMAZ Ağustos ? 2007 Ara?tırmada mü?teri ili?kileri yönetimi uygulayan bankalardaki çalı?anların mü?teri ili?kileri yönetimi eğitimi konusundaki görü?leri belirlenmi?tir. Ara?tırmanın evrenini, ?stanbul ili Beykoz ilçesinde mü?teri ili?kileri yönetimi uygulayan bankalarda çalı?an ki?iler olu?turmaktadır. Ara?tırmada evreninden örneklem alınmı?tır. Beykoz ilçesinde bulunan otuz be? özel ve kamu banka ?ubesinden on be?ine ula?ılmı?tır. Bu ara?tırma kapsamında çalı?anların görü?lerinin alınması için anket formu kullanılmı?tır. Anket formları ile elde edilen bilgiler, SPSS programı ile analiz edilmi?, çalı?anların ki?isel bilgileri frekans ve yüzde olarak ortaya konulmu?tur. Çalı?anların demografik deği?kenleri ve bankanın özel veya kamu bankası olma durumuyla, mü?teri memnuniyeti, sadakati, sürekliliği ve mü?teri ili?kileri yönetimi eğitimi konuları arasındaki arasında fark olup olmadığı ise f testi ve t testi ile belirlenmi?tir. Ara?tırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmi?tir. Ara?tırma sonucunda; 1) Katılımcıların %85,6'sının mü?teri ili?kileri yönetimi hakkında bilgi sahibi olduklarını belirtirken bilgi düzeyinin yeterli olmadığını belirtenlerin oranı %10,6'dır.Katılımcıların %87,6'sının mü?teri ili?kileri eğitimi aldıkları belirlenmi?tir ve eğitimin %69,1 oran ile daha çok çalı?ılan banka tarafından verildiği belirlenmi?tir. 2) Katılımcıların çalı?tıkları bankanın özel ve kamu bankası olmasının mü?teri memnuniyeti, sadakati, sürekliliği ve mü?teri ili?kileri yönetimi eğitimi hakkındaki görü?leri açısından farklılık gösterip göstermediğine bakılmı? ve özel bankaların mü?teri memnuniyeti ve mü?teri sadakati konularına kamu bankalarına göre daha çok önem verdiği belirlenmi?tir. Mü?teri sürekliliği ve mü?teri ili?kileri yönetimi eğitimi konuları açı?ından özel ve kamu banka çalı?anları arasında farklılık belirlenememi?tir. 3) Katılımcıların cinsiyetine göre mü?teri memnuniyeti, sadakati, sürekliliği ve mü?teri ili?kileri yönetimi eğitimi hakkındaki görü?leri açısından farklılık gösterip göstermediğine bakılmı? ve katılımcıların bu konulara ili?kin cinsiyet bazında farklılık göstermediği belirlenmi?tir. 4) Katılımcıların eğitim durumlarıyla mü?teri memnuniyeti, sadakati, sürekliliği ve mü?teri ili?kileri yönetimi eğitimi hakkındaki görü?leri açısından farklılık gösterip göstermediğine bakılmı? ve lisans/yüksek lisans mezunlarının mü?teri memnuniyeti ve mü?teri sürekliliği konularına lise/önlisans mezunlarına göre daha çok önem verdiği belirlenmi?tir. Mü?teri sadakati ve mü?teri ili?kileri yönetimi eğitimi konuları açı?ından katılımcılar arasında farklılık belirlenememi?tir.

Burcu Kurt
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojik gelişmeye bağlı olarak büro personelinin büro otomasyonuna ve verimliliğine etkisini belirlemeye yönelik bir alan araştırması

TEKNOLOJİK GELİŞMEYE BAĞLI OLARAK BÜRO PERSONELİNİNBÜRO OTOMASYONUNA VE VERİMLİLİĞİNE ETKİSİNİBELİRLEMEYE YÖNELİK BİR ALAN ARAŞTIRMASITuncay ERDURANÖZETGünümüzde yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler ve değişimler örgütleriönemli ölçüde etkilemektedir. Hızla üretilen bilgi ve teknoloji, insan istek vetercihlerinde farklılaşmalara ve karmaşıklıklara sebep olmuştur. Globalleşen dünyadavarlıklarını sürdürebilmek ve gelişmek isteyen işletmeler, bilim ve teknolojialanındaki yenilikleri yakından izlemek ve bu teknoloji kullanabilen personellerçalıştırmak zorundadırlar.Çağdaş yönetim anlayışında örgütlerin beyni rolünü bürolar üstlenmektedir.Yöneticilerin ihtiyaç duyduğu her türlü veri ve bilginin elde edildiği, işlendiği,kullanıcılarına sunumunun yapıldığı, depolandığı ve her an kullanıma hazır haldetutulduğu büroların, bu faaliyetlerini yerine getirebilmeleri için teknolojikgelişmelere bağlı olarak büro otomasyon sistemlerini etkin ve verimli olarakkullanılabilmesi gerekmektedir.Bu çalışmada; teknoloji, bilgi, bilişim, büro, verimlilik kavramları üzerindedurulmuş; büro otomasyonu, bürolarda etkinlik ve verimlilik kavramlarınıntanıtılmasıyla birlikte bürolarda verimlilik yönetimi hakkında bilgiler verilmiştir.Araştırmanın sonunda Ankara'daki kamu (Türk Standartları Enstitüsü, DevletPlanlama Teşkilatı ve Devlet İstatistik Enstitüsü) ve Özel (Tai, Havelsan, TepeGrubu, Bilkent Grubu) sektörde çalışan 500 büro personeli üzerinde yapılan anketçalışması ve sonuçlarına yer verilmiştir.

Tuncay Erduran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar teknolojilerinin emniyet teşkilatında kullanım alanları, kullanıcıların adaptasyonu ve karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi

ÖZETBu araştırma ile bilgisayar teknolojilerinin Emniyet Teşkilatında kullanım alanları,kullanıcıların adaptasyonu ve karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 37sorudan oluşan anket formunun Ankara ilinde görev yapan Emniyet Teşkilatı mensubu 238 kişilik birpersonele uygulanması sonucu elde edilen verilere dayanmaktadır. Araştırmada, kullanıcılarınadaptasyonu ve karşılaşılan sorunlar araştırılarak, çeşitli demografik değişkenler ışığında ölçümüyapılmıştır.Araştırmada elde edilen bazı önemli sonuçlar şöyledir;Katılımcıların kişisel bilgisayar kullanma seviyeleri ağırlıklı olarak orta/ileri düzeyde veçoğunluğu her gün bilgisayar kullanmaktadır. İş ortamında kullanılan programlar ve genel bilgisayarbilgisinin yerleşmesi amacıyla meslek içi eğitim kapsamında verilen temel bilgisayar eğitimlerine,katılımcıların % 56,3'ü katılmıştır. Emniyet Teşkilatındaki iş kalitesinin ve hızının artması içinbilgisayar teknolojilerinin gerekli olduğuna, katılımcıların % 97,5'i katılmaktadır. Bilgisayarteknolojilerinin kullanıldığı birimlerde, ihtiyaç duyulan personel sayısında azalmalar ve işlemlerinhızlanmış olduğu tespit edilmiştir. Bilgisayar teknolojilerinin mali yükünün ağır olduğu büyük birçoğunluk tarafından kabul görmektedir. Dolaysıyla teknolojinin takip edilmesi ve yenilenmesiaşamalarında ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Buna bağlı olarak Emniyet Teşkilatın fizikselyapılanması (bilgisayarlar, ağ yapıları), bilgisayarların fiziksel özellikleri, sık sık sorunlarlakarşılaşılması, bu sorunlara zamanında teknik destek verilememesi ve başka kurumlara bağımlılıkoluşturması katılımcılar tarafından başlıca sorunlar olarak ifade edilmektedir.Bilgisayar teknolojilerini bilme ve kullanma açısından ankete katılan personelin yaşları vecinsiyetleri arasında bir farklılık olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte bilgisayar teknolojilerinibilme ve kullanma düzeyi ile mesleki ünvanları ve mesleki hizmet yılları arasında ise farklılıklarolduğu anlaşılmaktadır.Bilgisayar teknolojilerini kullanırken kullanıcıların karşılaştıkları sorunlar ile yaşları vemesleki hizmet yılları arasında yapılan değerlendirmelerde farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır.Emniyet Teşkilatındaki iş kalitesinin ve hızının artması için bilgisayar teknolojilerinin gerekligörülmesi ile mesleki ünvanları arasında da farklılığın olmadığı anlaşılmıştır.Araştırmanın sonunda yer alan sonuç ve öneriler kısmında, yukarıda belirtilendeğerlendirmeler daha geniş bir şekilde açıklanmıştır.

Oktay Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ticaret meslek lisesi öğrencilerinin staj eğitiminden beklentileri ve staj eğitimi sırasında karşılaştıkları sorunlar

ÖZETBu araştırmada, ticaret meslek lisesi öğrencilerinin staj eğitiminden nelerbekledikleri, beklentilerinin karşılanma düzeyleri ve staj eğitiminde karşılaştıklarısorunlar ele alınmıştır.Ticaret meslek lisesinde öğrenim gören ve halen staj eğimini gerçekleştirenöğrencilerin staj eğitiminden beklentilerini, beklentilerinin karşılanma düzeylerini vestaj eğitimi sırasındaki sorunlarını ortaya koyabilmek amacıyla anket hazırlanmıştır.Anket 2005-2006 öğretim yılında bu okullarda öğrenim gören son sınıf öğrencilerineuygulanmıştır.Araştırmanın evrenini, Ankara il merkezindeki dört ticaret meslek ve anadoluticaret meslek lisesinde halen staj eğitimini yapan öğrenciler oluşturmaktadır.Anket, bu okullarda halen staj yapan 300 öğrenciye uygulanmıştır.Cevaplanan anketlerin tamamı analize uygun bulunmuş ve araştırma kapsamındadeğerlendirilmiştir. Anket aracılığı ile elde edilen veriler, SPSS (Statistical Packagefor the Social Sciences) bilgisayar sisteminde çözümlenmiş; beklentilere ve sorunlarailişkin verilerin frekans, yüzde, standart sapma ve ortalamaları hesaplanarak tablolarıoluşturulmuş, ayrıca çapraz tablo karşılaştırmasında beklentiler ve sorunlara aitilişkiye de yer verilmiştir.Araştırma sonucunda, öğrencilerin staj eğitiminden beklentilerine yönelikverilen ifadelere çoğunlulukla ?oldukça çok? şeklinde katılımda bulunduğugörülmüştür. Elde edilen bulgular; staj eğitiminin, teorik olarak okulda kazanılanbilgileri uygulamaya imkan vermediğini ve stajdan kazanılan ücretin yeterliolmadığını ortaya koymuştur.ABSTRACTIn this research, expectation of the students of vocational school of commercefrom the internship, the level of the fulfillment of their expectations and thedifficulties they met during their internship are going to be studied.An inquiry has been performed to find out the expectations of the studentswho completed their internship or who are still intern from the internship, the level offulfillment of their expectations, and the difficulties they met during the internship.This inquiry has been carried out with the students who are still studying at theseschools in the 2005-2006 education year.The students who are still performing their internship at four vocationalschools of commerce and Anatolian vocational commerce colleges in the provincialcenter of Ankara constituted the total field under survey.The inquiry has been implemented with 300 students who are still studying atthese schools. All of the answered inquiries have been considered suitable foranalysis and have been evaluated within the content of the research. The data derivedfrom the inquiries have been analyzed through the computer system of StatisticalPackage for the Social Sciences (SPSS); tables of the data regarding to theexpectations and the difficulties have been composed calculating their frequencies,percentages, standard deviations and average values, moreover the relation ofexpectations and the difficulties has been also presented in the diagonal tablecomparison.At the result of this research, it has been noticed that the expressions of thestudents towards their expectations from the internship constitutes mostly theexpression of ?pretty much?. Diagnosis derived in this research revealed that theinternship doesn't enable the theoretical information acquired at school to beimplemented, and the payment of the internship is not satisfactory.

İlknur Nayır
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici asistanları ve büro çalışanlarının hizmet içi eğitimleri için WEB tabanlı uzaktan eğitim programı önerisi

ÖZETGünümüzde bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler eğitim sistemini büyükölçüde etkilemektedir. Bilgiye duyulan ihtiyaç hızla artmakta, ancak hızlıulaşılamayan bilgi değerini yitirip ihtiyacı karşılayamamaktadır.Öğrenci sayısı gün geçtikçe artmakta, öğretmen sayısı bu artışa paralellikgösterememekte, bilgideki ve öğrenci sayısındaki bu hızlı artış bazı sorunları daberaberinde getirmektedir. Daha önceden de kullanılmakta olan eğitim teknolojileriiçerisinde en yeni ve en önemli olanı bilgisayardır.Daha fazla bilgiye daha kısa zamanda ulaşılabilmesi, bireysel ve yaşam boyuöğrenmeyi desteklemesi, internete bağlı bir bilgisayarın; dergi, gazete, tv, radyo, cdçalar ve haberleşme aracı olarak kullanılabilmesi gibi özellikleri, bilgisayarıneğitimde tercih edilme nedenleri arasında bulunmaktadır.Teknolojinin gelişmesine paralel olarak, uzaktan eğitimde kullanılanteknolojiler de, zaman içerisinde farklılık göstermeye başlamıştır. Bilgisayar buteknolojiler içerisindeki en yenisidir.Bu gelişmeler sonucunda, büro çalışanlarının da, bilgisayar kullanımındanuzak olmaları beklenemez. Ayrıca, Word, Excel, Powerpoint ve hızlı klavyekullanımı gibi bazı özel konularda da diğer bilgisayar kullanıcılarından daha fazlabilgi ve beceriye sahip olmaları gerekmektedir.Çoğu işletme çalışanları eksiklerini, hizmet içi eğitim programlarıylagidermektedir. Ancak bu hem para hem de zaman sorununu beraberindegetirmektedir. Hizmet içi eğitime katılan çalışanların eğitim sırasındaki iş gücü kaybıda göz ardı edilemeyecek ölçülerdedir. Böyle durumlarda iyi hazırlanmış bir uzaktaneğitim programı, iş gücü kaybını azaltacağı gibi mali açıdan da işletmelere büyükyükler getirmeyecektir.

Yılmaz Delil
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Büro yönetiminde ergonomi ve ergonominin verimliliğe etkisi: Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde bir uygulama

iÖZETÇalışmamızda toplumda huzur ve güveni temin etmekle görevli emniyetgörevlilerinin bir diğer önemli görevleri olan büro hizmetlerinde ergonomi veergonominin verimliliklerine etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Büro yönetimi veverimlilik ile ilgili temel kavramlar üzerinde durulmuş, ergonominin büroverimliliğine etkisi incelenmiştir. Ayrıca işletme verimliliğini etkileyen faktörler vefiziksel çevrenin çalışanlar üzerine etkileri konularına yer verilmiştir. AnkaraEmniyet Müdürlüğü'nde bürolarda çalışanlar üzerinde bir alan araştırmasıyapılmıştır. Ergonomik yapının çalışanlar üzerine etkisi incelenmiştir. Bu konudabürolarda çalışan 200 kişi üzerinde 42 sorudan oluşan anket çalışması yapılmıştır.Yapılan bu çalışma sonucunda çalışanların fiziksel çevreden etkilendikleriortaya çıkmıştır. Bu etkilenmeye bağlı olarak verimlilik artmakta veya azalmaktadır.Gözlemler sonucu, çalışanların çok yoğun bir çalışma ortamında bulunduklarınısöyleyebiliriz. Bunun üzerine fiziksel alanla ilgili ergonomik problemler ekleninceçalışma performansı düşmekte ve verim azalmaktadır. Araştırmada elde edilen bazıönemli sonuçlar şunlardır: Bürolarda çalışanları rahatsız eden en önemli etkenler;aydınlatma, havalandırma, gürültü ve büro mobilyalarıdır. Bunların ergonomikprensiplere göre düzenlenmesiyle, çalışanların performansı ve verimliliği artacaktır.Büro ortamlarından kaynaklanan yorgunluk ve stres çalışanlar için zararlıdır.Kendini kötü hisseden çalışanın dikkati ve verimliliği azalacaktır.Büro çalışanlarınıninsan olduğu ve çevreden etkilendiği unutulmamalıdır. Onların rahat, sağlıklı vehuzurlu bir ortamda çalışmaları sağlanmalıdır. Bunun sonucunda verimlilik artacakve hedefe ulaşılmış olacaktır.

Yavuz Kıraç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin üniversite seçiminde halkla ilişkiler ve tanıtım faaliyetlerinin etkisi: Gazi Üniversitesi örneği

ÖZET Ülkemizde üniversitelere olan talep artış gösterme eğilimindedir. Bu nedenle devlet üniversitelerinin yanında özel üniversitelerinde her geçen gün arttığı dikkat çekmektedir. Söz konusu rekabet ortamında yüksek öğrenim kurumlarının pazarda rekabet üstünlüğü yaratacak yönlerini ortaya koymaları yönünde stratejiler geliştirmeleri kaçınılmaz görülmektedir. Yüksek öğrenim kurumları da hizmet sunan birer işletme oldukları düşünüldüğünde, söz konusu rekabet ortamında halkla ilişkiler faaliyetlerinin ön plana çıkması gerektiği düşünülmektedir. Bu noktadan hareketle, yüksek öğrenim kurumarının halkla ilişkiler ve tanıtım faaliyetlerinin incelenmesi araştırmanın temel amacım oluşturmaktadır. Gazi Üniversitesi; sunduğu eğitim hizmetlerinin kalitesi, niteliği, özenle seçilen ve sürekli gelişen personel kadrosu, teknolojik ve fiziksel olanakları, öğrencilerinin ihtiyaç ve beklentilerini temel alan anlayışı ile günümüzde daha çok ön plana çıkmaktadır. Üniversiteler eğitim hizmetlerini hedef kitleleri olan öğrencilere sunarken, halkla ilişkiler faaliyetleri oluşturmakta ve uygulamaktadırlar. Bu sayede veliler ve öğrenciler tarafından tercih edilme şanslarım artırmaktadırlar. Bu çalışma, üniversitelerin yapmış oldukları tanıtım ve halkla ilişkiler faaliyetlerini, bu faaliyetleri uygularken hangi araçları kullandıklarının tespiti ve faaliyetlerinin öğrencilerin üniversite seçiminde etkisini belirlemesine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede Gazi Üniversitesini tercih eden ve 2004-2005 eğitim öğretim yılında kayıt yaptıran 346 birinci ve hazırlık sınıfı öğrencisine anket uygulaması yapılmıştır. Elde edilen bulgular; öğrencilerin üniversiteyi tercih etmeden önce üniversite hakkında genel bir kanılarının olduğunu ve bu bilgilerin büyük çoğunluğunu lise öğretmenleri ile internet sayfalarından edindiklerini göstermektedir. Bu durum Gazi Üniversitesinin öğrenciler tarafından tanınan ve tercih edilen bir üniversite olduğunu ortaya koymuştur.11 Çalışmada; halkla ilişkiler ve tanıtım faaliyetlerinin öğrencilerin üniversitenin sahip olduğu fakülteler ve bölümler, fiziksel ve akademik özellikler, sanatsal ve sportif faaliyetler ve akademik personel hakkında bilgi sahibi olmalarına yardımcı olduğu ve öğrencilerin tercihlerinin bu faktörlerin etkisiyle şekillendiği ortaya konulmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilere Gazi Üniversitesini tercih etmelerinde etkili olan faktörler sorulduğunda 1. sırada puanlarının uygun olması, 2. sırada ulaşımın kolaylığı, 3. sırada ise eğitim ortamının güvenli olması gelmektedir.

Ayşegül Saraçoğlu Aydın
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İş doyumu ve örgütsel bağlılık: Polis Akademisi başkanlığında bir uygulama

ÖZET Bu araştırma ile; toplumsal uyuşmazlıkları çözmeye yönelik zor bir mesleği icra eden polislerin mesleki doyumlarının demografik değişkenlere göre ölçülmesi ile karşılaştıkları sorunların belirlenmesi ve doyum ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır, işten ayrılma ve devamsızlık gibi iş davranışlarına neden olan iş doyumu ve örgütsel bağlılık tutumları incelenmiştir. Araştırma; 68 sorudan oluşan anket formunun Polis Akademisi Başkanlığında görev yapan polislerden 350 kişilik bir gruba uygulanması sonucu elde edilen verilere dayanmaktadır. Araştırmada iş doyumu ve örgütsel bağlılık ölçekleri kullanılmıştır. Çalışmada; polislerin iş doyumu- duyumsuzluğu ile örgüte bağlılık düzeyleri belirlenip karşılaştırılarak çeşitli demografik değişkenler ışığında iş doyumu ve örgütsel bağlılık tutumlarının ölçümü yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bazı önemli sonuçlar şunlardır: Polis Akademisi Başkanlığında görev yapan polislerin rütbelerine göre iş doyumuna ve örgütsel bağlılığa ilişkin algılan; gelişme ve yükselme olanakları, yönetim biçimi, ücret ve personel, çalışma olanakları, toplam iş doyumunda, uyum, içselleştirme ve özdeşleştirme alt boyutlarında anlamlı fark göstermektedir. Fiziksel ortam ve çalışma arkadaşları alt boyutlarında iş doyumu algılan anlamlı farklar göstermemektedir. Polis memurları anlamlı fark gösteren iş doyumu ve örgütsel bağlılık alt boyutlarında diğer rütbelere nazaran daha az doyum algılamışlardır. Polislerin iş doyumu alt boyutlan ve örgütsel bağlılık seviyeleri ile eğitim seviyeleri arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Yüksek lisans eğitimi alan polisler diğer eğitim seviyelerine göre iş doyumları daha yüksek bulunmuştur. 16-20 yıl hizmet yılma sahip olan polisler; örgütsel bağlılıkta özdeşleşme ve içselleştirme boyutlan ile fiziksel ortam, ücret ve personel, çalışma arkadaşları, çalışma olanakları alt boyutlan ve toplam iş doyumunda diğer hizmet yıllarına sahip polislere göre daha fazla doyum algılamışlardır. Aynı görevde 1-3 yıl arası hizmet veren polislerin; Yönetim biçimi, ücret ve personel, çalışma arkadaşları, çalışma olanakları alt boyutlan ile toplam iş doyumunda 3 yıldan fazla hizmet süresine sahip olanlara göre daha fazla doyum algılamışlardır. 26-35 yaş grubundaki polislerin iş doyumu algılan; 36-45 yaşgrubunda olanlara göre çalışma arkadaşları alt boyutunda daha fazladır. Evli polislerin, gelişme ve yükselme olanakları alt boyutunda iş doyumu algılan ve özdeşleşme boyutuna ilişkin örgütsel bağlılıkları; bekâr polislere göre daha fazladır. Kendi evinde ikamet eden polislerin kirada oturan polislere göre özdeşleşme ve içselleştirme boyutunda örgütsel bağlılıkları daha yüksektir.

PolisPolis AkademisiÖrgütsel bağlılık+1
Fatma Türkan Kaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel değişimin örgütsel iletişime etkisi üzerine bir alan çalışması

ÖZET Örgütler çevrelerinde meydana gelen sosyal, kültürel, ekonomik, teknolojik ve yönetim ile ilgili değişmelerden doğrudan etkilenirler. Bu değişmeler örgüt üzerinde çok etkili olur. Örgüt sürekliliğini sürdürmek için çevresinde meydana gelen gelişmeleri önceden sezmek, gerekli önlemleri alarak dış çevresini kontrol altma almak zorundadır. Dış çevrede meydana gelen değişiklikler, değişimi yöneltmeyi bilen bir örgüt için bir fırsattır. Bu yüzden örgütün değişimi yönetmesi için gerekli fiziki, beşeri donanıma ve makine ve teçhizat donanımına sahip olması gerekir. işletmeler sosyal, kültürel, ekonomik, ekolojik, teknolojik ve politik çevrelerin ürünüdürler. Çevrede meydana gelen yemlikler işletmeler için fırsat ürettikleri kadar tehlikeler de içerirler. Bunun için örgütün değişime adapte olabilecek donanıma sahip olması gerekir. Değişme, önceden planlanmamış olarak, bir örgütün, sistemin ya da sürecin standart usullerle yönetilemeyecek biçimde bir durumdan başka bir duruma geçmesidir. Bir örgütte görevler ne denli iyi düzenlenirse düzenlensin, görevleri yürütecek işgörenler arasında iletişim olmadan eşgüdüm ve amaçlara yönelik etkileşim olmaz. Yöneticiler ancak, örgütte yeterli bir iletişim ağı kurabildiklerinde ve bunu etkili bir şekilde çalıştırabildiklerinde örgütte neler yapıldığım anlayabilir ve sağlam, geçerli kararlar verebilirler. Örgütsel iletişim, örgütsel amaçlan gerçekleştirmek için yapılan işlem ve eylemlerden geribildirim yoluyla tepkileri, yanıtları taşımak zorundadır. Bu çalışmada değişme ve iletişimle ilgili tanımlar, örgütsel değişimin örgütsel iletişim üzerindeki etkileri ve sonuçlan, örgütlerde iletişim ve iletişim yönetiminde büro elemanlarının rolü, örgütsel değişme sonucu ast üst ilişkilerinde ortaya çıkan iletişim kopukluklan, değişmenin olumlu ve olumsuz etkileri ve olumsuz etkileri en aza indirmek için değişim konusunda uygulanacak yollar ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Örgütsel değişme sonucu ortaya çıkan iletişim sorunlan ve bunların giderilmesine yönelik çalışmalan saptamak üzere ikisi kamu kuruluşu, ikisi özel kuruluş olmak üzere dört kuruluşta anket yöntemine dayalı bir11 araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunda, işletmelerde ve kurumlarda yapılan değişikliğin çok bilinçli, planlı bir süreçten geçmesi gerektiği, değişimden en çok etkilenecek grup olan işgörenlerin değişimi algılayıp, gerekli eğitimden geçip yemliklerin uygulanması gerektiği sonuçlarına varılmıştır. Anket çalışması sonucunda, kurumlardaki işgörenlerin % 36,6'sının, çalıştıkları kurumda gerçekleşen değişim hakkında fazla fikir sahibi olmadığı, değişiklik yapılma aşamasından sonra bilgilendirildiği, hatta kurumda değişiklik yapıldığından haberdar dahi olmadıkları sonuçlan ortaya çıkmıştır. İşgörenlerin % 22,3 'ü ise kurumdaki değişikliklerin kendilerini olumsuz etkilediğini düşünmektedirler. Bu sonuçlar, işgörenlerin değişime direnç göstermesi ve basit bir önyargının ötesinde göstergeler içermektedir. Kurumun yararına değişim uygulanırken insan faktörünün de göz ardı edilmemesi gereklidir. Yöneticiler de dahil olmak üzere tüm işgörenlerin, mutlaka önceden değişiklik hakkında bilgilendirilmesi, değişimin adım adım uygulanması, yeniliklere adapte olma açısından işgörenlere büyük kolaylık sağlayacak ve birtakım endişeler içeren değişim sürecinin mümkün olduğunca sancı ve sıkıntılarının hafiflemesini sağlayacaktır.

BilgilendirmeÇalışanlarÖrgütsel değişim+2
Dilek Demirel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Büroların ergonomik açıdan düzenlenmesinin verimlilik üzerindeki rolü

ÖZET Çalışma yeri düzenleme, ergonomi biliminin en önemli inceleme alanlarından birisidir. Ergonomi çalışma yerlerinin düzenlenmesinde insan faktörünü dikkate alarak insana rahatlığı, konforu, hızı ve kaliteyi sağlamayı amaçlamaktadır. İnsanın içinde bulunduğu her yerde ergonomi vardır. Ergonomi açısından insan sadece fizyolojik olarak yararlanılan bir kaynak değil; beyin gücü ile değerlendirilen yaratıcı bir katılımcı olarak görülmektedir. Bilginin işlendiği bürolarda çalışanların sayısının giderek artması dikkatlerin büro çalışma koşullarının ve iş çevresinin mesleki etkililiği ve verimliliği üzerine çekilmesine neden olmaktadır. Verimlilik ve etkililiği sağlamanın yolu da büroların ergonomik açıdan düzenlenmesiyle sağlanabilmektedir. Bu araştırmayla büro, ergonomi ve verimlilik arasındaki ilişkiler ele alınıp incelenmekte bir takım sonuçlar çıkarılmaktadır. Bu amaçla birinci bölümde bu kavramlar açıklanmakta, ikinci bölümde buralardaki yerleşimin ve çalışma koşullarının ergonomik açıdan düzenlenmesinin verimlilik üzerindeki etkileri üzerinde durulmaktadır. Üçüncü bölümde ise Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde yapılan bir alan araştırmasıyla büroların ergonomik açıdan düzenlenmesinin verimlilik üzerindeki rolü araştırılmaktadır.

BürolarErgonomiTesis yerleşim düzenlemesi+1
Nagian Efe
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Büro yönetimi önlisans programlarında staj eğitiminin önemi

ÖZET Günümüzdeki teknolojik ilerlemeler ve hizmet ekonomisinin giderek önem kazanması bilgi çalışanları olarak nitelendirilen büro elemanlarına olan gereksinimi artırmıştır. Nitelik ve iş alanları ne olursa olsun büro hizmetleri tüm organizasyonların vazgeçilmez bir parçasıdır. Organizasyonların verimliliği, üretkenliği ve devamlılığı büro hizmetlerinin etkin bir biçimde yürütülmesiyle mümkündür. Bu anlamda büro elemanlarının yönetsel ve örgütsel alanda eğitimli olmaları gerekmektedir. Gelişen teknolojiye, iletişim ve yönetim metotlarındaki gelişime ayak uyduran, iyi iletişim becerileriyle donatılmış, uyumlu takım çalışması yapabilen, problem çözme ve karar alma yeteneği olan ve sorumluluk taşıyabilen büro elemanlarının yetiştirilmesinde üniversiteler bünyesinde faaliyet gösteren meslek yüksekokullarının önemi yadsınamaz. Bu niteliklerin tümünün okuldaki teorik derslerde kazandırılması ise hemen hemen imkansızdır. Staj eğitiminin önemi burada ortaya çıkmaktadır. Ders programlarının önemli bir parçası olan staj faaliyetlerinin öğrencinin gerçek iş yaşamını tanıması, okulda öğrendiği teorik bilgileri gerçek yaşamda uygulaması, gerekli beceri ve deneyimleri kazanması, sonuç olarak geleceğe daha güvenli bakması açısından önemi büyüktür. Araştırmada, yukarıdaki bilgiler ışığında, meslek yüksekokullarının büro yönetimi ve sekreterlik programlarında kayıtlı olup yaz stajlarını tamamlamış öğrencilere anket uygulaması yapılarak staj faaliyetlerinin öneminin vurgulanması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak iletişim kurulan okullara anketler gönderilmiş, 514 anket değerlendirmeye uygun bulunmuştur. Elde edilen bulgular öğrencilerin %60 oranında okulda aldıkları teorik eğitimi gerçek iş yaşamında yeterli bulduklarını göstermektedir. Öğrencilerin %87,5'i stajdaki uygulamalar sırasında bu bilgilerini geliştirme fırsatı bulduklarını belirtmişlerdir. Stajın beceri kazandırmaya yönelik önemi ile ilgili sorulara verdikleri yanıtlarda öğrencilerin %62' sinin kişiler arası ilişkiler, iletişim, takım çalışması gibi bazı becerilerin okulda yeterince kazandırılamadığını, %65' sinin de bu becerileri staj eğitiminde geliştirdiklerini ifade ettikleri görülmüştür. Staj deneyiminden sonra öğrencilerin geleceğe bakış ve11 beklentilerini ölçmeyi hedefleyen sorulara verilen yanıtlar stajın bu bağlamdaki önemini vurgular niteliktedir. Öğrencilerin tamamına yakın kısmı okuldan işe yumuşak geçişte, gerçek iş yaşamını tanıma ve kendine güven duygusu geliştirmede stajın önemli olduğunu, mezuniyet sonrası iş yaşamındaki başarıya olumlu katkıda bulunacağını belirtmişlerdir. %70 oranındaki öğrenci dilimi ise başarılı bir staj döneminin ve bu dönemde kurulacak iş ilişkilerinin kendilerine iş olanağı sağlamak yönünde yardımcı olacağını düşünmektedirler.

Büro yönetimiMesleki eğitimStaj
Zeynep Ferhan Aydoğan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de büro yönetimi eğitimi programları hakkında mezunların görüşlerinin saptanması: Bir alan çalışması

ÖZET Geçmişte devlet büyükleriyle birlikte çalışan yazmanlarla başlayan sekreterlik. uğraşısı sanayi devriminin başlaması ile günümüz sekreterlik mesleğine dönüşmüştür. Sanayiinin gelişmesi büro hizmetlerinin de gelişmesini sağlamıştır. Rekabetin artmasıyla yönetim anlayışındaki değişikliklerle birlikte bürolarda da iş koluna ayrılma ve uzmanlaşma ortaya çıkmıştır. Örgütlerde işler; planlama, örgütleme, yöneltme ve kontrol gibi yönetimin işlevleri ile gerçekleşmektedir. İşletmelerin amaçlarına ulaşması için yönetim fonksiyonlarının en iyi biçimde yürütülmesi gerekir. Yönetimin en iyi biçimde yürütülmesi ise büro hizmetlerinin yerine getirilmesiyle mümkündür. Bu doğrultuda büro yönetimi; büro hizmetlerinin planlanması, örgütlenmesi ve kontrolü ile ilgili faaliyetler olarak tanımlanabilir. Bürolar; işletmelerin çeşitli faaliyetlerine ilişkin bilgi toplar ve bu bilgileri gerektiğinde yönetim kademelerine sunarak kara dolaylı yönden katkı sağlamaktadır. Bu faaliyetlerin verimi tüm örgütü etkilemektedir. Her meslekte olduğu gibi büro yönetimi ve sekreterlik mesleği de uzmanlaşmayı gerektirmektedir. Uzmanlaşma, eğitim ile sağlanmaktadır. Ülkelerin kalkınmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri de eğitimdir. Her alandaki değişim eğitim sistemini etkilemekte ve eğitimin gelişimine de yol açmaktadır. Eğitimin gelişmesi ise mesleki eğitim içerisinde yer alan büro yönetimini günümüzde özel bir alan haline gelmiştir. Gerek özel gerekse kamu kuruluşlarındaki yöneticiler için örgütsel ve mesleki başarıda büyük ölçüde önemli unsurlardan birisi de büro yönetimi ve sekreterlik hizmetleridir. Ülkemizde bu hizmetleri sunacak eleman yetiştirmek üzere büro yönetimi eğitimi orta öğretim kurumlarında ve üniversitelerde ön lisans, lisans düzeyinde verilmeye başlanmıştır. 1994 yılından itibaren de bu okulların ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarım yetiştirmek üzere yüksek lisans programı açılmış bulunmaktadır. Ancak sayılan hızla artan bu eğitim kurumlarından mezun olan öğrencilerin önemli sorunlarla karşılaştıkları görülmektedir.11 Bu çalışmada Türkiye'de ve Türkiye dışında baza büro yönetimi eğitimi veren okulların ders müfredatları, amaçlan, mezunların istihdamında karşılaştıkları sorunlar, ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Sorunların tespitine yönelik Balıkesir ilinde çalışan 300 mezun üzerinde ankete dayalı bir araştırma yürütülmüştür. Yapılan anket çalışmasında ortaya çıkan veriler istatistiksel analizlere tabi tutulmuş ve elde edilen veriler sonucunda çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Büro yönetimiEğitimEğitim programları+3
Pınar Coşan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm enformasyon bürolarının etkinliği ve Van ili örneği

151 ÖZET Turizm Enformasyon Büroları gerek ulusal, gerekse uluslararası anlamda turizm sektörünün en önemli fonksiyonel birimidir. Gelişmiş otomasyon ağı ile turizm sektörünün potansiyeli üzerinde belirleyici konuma sahiptir. Bu açıdan turizm enformasyon bürolarının etkinliği turizm sektörünün işlevselliği ile doğru orantılıdır. Turizm Enformasyon Bürolarının etkinliği yönetsel doktrindeki teorik tecrübe dikkate alınarak ve etkinlik kavramı verimlilik açısından dizayn edilerek sağlanabilir. Bir hizmet sektörü olarak turizm sektöründe en önemli unsur, optimum enformasyon ağıdır. Optimum enformasyon ağı, ihtiyaç duyan ile, ihtiyaca cevap vereni gelişmiş otomasyon sistemi ile kısa sürede bir araya getirmektedir. Turizm Enformasyon Bürolarının etkinliğinde personel organizasyonu, büronun fiziksel düzenlemesi, otomasyon donanımı ve güçlü bir iletişim en önemli faktörler olarak göze batmaktadır. Tezin önemi, bu faktörlere olumlu bir işlevsellik kazandırarak Turizm Enformasyon Bürolarının etkinliğinin sağlanması yönünde kanalize etmektir.

Bilgi bürolarıBüro yönetimiTuristler+2
Ayhan Gökdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Bürolarda yaşanan etik dışı davranışlar ve cinsel taciz olaylarının azaltılmasında eğitimin etkisi: Bir alan çalışması

Hızla değişen teknoloji, artan işgücüyle birlikte bireyler artık işlerini sanal bürolara kadar taşımışlardır. Bu gelişmelerle birlikte, bireylerin ahlâki değerlerinde meydana gelen değişimler büro ortamlarında çalışan bireylerin, erik değerleri arasında zaman zaman çatışmalar meydana getirmektedir. Etik değerler göreceli kavramlar oldukları için bazen aynı olay iki kişi arasında farklı anlaşılabilmektedir. Bir bayanın çalıştığı büroda mini etekli çalışması bay A için cinsel taciz sebebi olarak görülürken, bay B için herhangi bir anlam ifade etmemesi buna örnektir. Bürolar çalışma faaliyetlerinin yürütüldüğü ortamlar oldukları için bu ortamlardaki büro etik kurallarının öncelikle yöneticiler tarafından benimsenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, bürolarda yaşanan etik dışı davranışlar ve cinsel taciz olaylarının azaltılmasında eğitimin etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma yöntemi olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anketler kamu ve özel sektörde görev yapan memur ve sekreterlerden 200'ü bayan, 103'ü erkek olmak üzere toplam 303 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, bayanların erkeklerden daha fazla tacize uğradığı ve taciz olayında erkeklerden daha fazla etkilendikleri tespit edilmiştir. Çalışmada ortaya çıkan önemli bir bulguda cinsel tacize uğrayan büro çalışanlarının iş yerinde tedirgin olduklarım ifade etmeleridir. Çalışanların verimli olabilmesi için etik ilkeler konusunda hizmet içi eğitim verilmesi ve ofis ortamlarının şeffaflaştırılması gerekmektedir.

Büro personeliBüro yönetimiBürolar+4
Meral Tahtasakal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye`de özürlülerin büro hizmetlerinde istihdam edilmesi açısından mesleki eğitimin önemi

Bu çalışmada ülkemizde sayılan yaklaşık yedi buçuk sekiz milyona varan özürlü bireylerin istihdam açısından yasalardaki ve uygulamalardaki sorunları incelenmiştir. Görme, işitme ve ortopedik özürlü bireyler çalışma kapsamına alınmış, zihinsel özürlülerle sürekli hastalığı olan özürlüler çalışmanın dışında bırakılmıştır. özürlü bireylerin mesleki rehabilitasyonlarının istihdam açısından önemi çeşitli yollarla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çünkü yasal düzenlemelerdeki aksaklık ve boşluklarla özürlü bireylerin kamu ve özel sektördeki istihdamları oldukça zor olmaktadır. Bunun yanında özürlü bireyin mesleki anlamda niteliğinin olmaması da onun istihdamını daha da güçleştirmektedir. Bu nedenle özürlü bireylerin bu sorunlara rağmen istihdamlarının mümkün olabilmesi için yasal düzenlemelerin yanında mesleki rehabilitasyonun önemi vurgulanmıştır. Eğer özürlü bireye özürüne uygun ve istek duyduğu alanda yeterli mesleki rehabilitasyon verilirse o birey sağlıklı bireyler kadar verimli çalışabilecektir. Böylelikle yeterli mesleki rehabilitasyonu almış özürlü bireyler, özürlerine uygun bürolarda rahatlıkla istihdam edilebileceklerdir.

Büro hizmetleriEngelli kişilerMesleki eğitim+2
Bahar Boran Böcü
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar iletişim ağlarının büro çalışanlarının verimliliği üzerine etkileri ve bir araştırma

132 ÖZET Bilim ve teknolojideki ilerlemeler işlerin yerine getirilmesini daha kolaylaştırmıştır. Bilgisayarlar günlük yaşantıya katıldıkça hesaplama metodları, yazma kuralları, ürünlerin sunumu, iletişim şekilleri tümüyle değişmiştir. Zaman ilerledikçe, hesaplama ve iletişim teknolojileri iş hayatında ilk sırayı almıştır. Bilgisayar kullanımının işleri daha kolay hale getirdiği farkedildiğinden bu yana, bilgisayarların birbirleriyle ve insanlarla iletişim kurması mümkün hale getirilmiştir. Bilgisayarlar günümüzde, aynen insanlar arasındaki iletişimde olduğu gibi, diğer bilgisayarlarla iletişim kurabilir, istenilen mesajları transfer edebilir, ve veriyi diğer bir bilgisayara taşıyabilir hale gelmiştir. İletişim ve işlevsel yönlerdeki bu benzerlikleri dolayısıyla bilgisayarların Ofis, çevre ve personel kavramlarında çok çeşitli etkileri olmuştur. Bu etkilerin neler olduğu Ankara'da bulunan üniversite rektörlüklerinin idari birimlerinde çalışmakta olan personele uygulanan bir anketle ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın ilk bölümünde, bilgi kaynakları ve iletişim ağları kavramları, ikinci bölümünde ise; büro kavramı, büro yönetiminde bilgisayar iletişim ağları ve kullanımı, bilgisayar iletişim ağlarındaki gelişmelerin büro çalışanları üzerine ve büro ortamına olan olumlu ve olumsuz etkileri tespit edilmiştir. Alan araştırması ile de büro çalışanlarının, eğitim, uzmanlaşma, çalışma koşulları psikolojik ve sosyal durumları gelir durumları konularında bilgisayar iletişim ağlarında ne şekilde etkilendikleri araştırılmıştır.

Ağ yönetim sistemleriBelge yönetimiBilgisayar ağları+7
Menekşe Tarhan Öztoprak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Büro otomasyonu ve okul otomasyon sistemleri

Günümüzde ülke ekonomilerinin dünya ekonomisiyle bütünleşmesi, yani dünyanın tek bir pazarda entegre olmasıyla örgütler küresel bir rekabet ortamına girmiştir, örgütler bu ortamda faaliyetlerini sürdürebilmek için ise, bilgi üretme, yönetme ve dağıtma konusunda yardıma ihtiyaç duymuştur. Bu durum, doğru bilgiyi sağlayacak ve dağıtacak bir sistem ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu da büro sistemidir. Büro sistemleri örgütlerde bilginin sağlanmasında ve dağıtılmasında büyük rol üstlenmektedir. Bilgi sisteminin ana görevi her seviyede çalışan personele karar verirken destek olmaktır. Bilgi sistemi ihtiyacı olanlara gerekli bilgiyi hızlı, doğru ve kapsamlı, uygun formatta ve minimum kaynak kullanarak sunmalıdır. Bilgi üretme işlevini yerine getirme amacıyla büroda, çeşitli kaynaklardan veriler toplanır, depolanır, gözden geçirilir ve diğer bilgilerle karşılaştırılarak kontrol edilir. Büro otomasyonu bir bilgisayar yazılımını, iletişim ağını, iletişim protokolünü, metin işleme yazılımını, yazıcı birimini, faksimile aygıtlarını, grafik monitörlerini, çizicileri, görüntü işleme birimlerini vb.'lerini içerebilir. Bunlar yardımıyla verim olabildiğince artmış olur. Büro otomasyonunun ana amacı, bir büronun üstlendiği rutin ve yönetsel tüm işlerin bilgisayar destekli ve etkili bir şekilde yürütülmesi, yani etkili ve verimli bir hizmet sunmaktır.

Bilgi sistemleriBüro otomasyonuBürolar+2
Selami Eryılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Yazışma standartlarının geliştirilmesi

îî ©ZiT Günümüz iş hayatında büro yönetimi hizmetlerinin yeri ve önemi daha iyi görülmektedir. Hiç şüphe yok ki, işletme yöneticilerinin performansSarının üzerinde sakreteryanın etkin bir rolü vardır. Sekreteryanın etkinliğini artıran en önemli unsurlardan birisi ise yazışma hizmetleridir. Yazışma hizmetleri, teknolojik gelişmelerle birilikte kendisine yeni boyutlar kazındırmalı ve standareSizasyon konusunda titiz davranmalıdır. Bu çalışmada, yazışma standartlarının geliştirilmesi konusu üzerinde durulmuştur. Dolayısıyla, yazışma hizmetlerinin sürat, emniyet ve geçerliğini artırabilmek için mevcut bir standardın olup olmadığı, böyle bir standart var ise ne derece uygulanabilir olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, genel olarak yazışma kavramı, yazışma çeşitleri ve yazışmalarda uyulması gereken kurallar verildi, ikinci bölümde, mevcut yazışma standartları ve resmi yazı çeşitleri ile resmi ve özel iş yazılarının yasal dayanağı ve önemi verildi. Üçüncü bölümde ise, yazışma standartlarının geliştirilmesine yönelik yapılan anket çalışması sonucunda elde edilen bulgular ve diğer bilgiler ışığında yazışma standartlarının yeniden düzenlenmesi ve aksaklıkların giderilmesi konusunda öneriler sunulmuştur.

Büro yönetimiMektuplarResmi yazılar+3
Abdullah Erden
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılık ve tükenmişlik düzeyi: İstanbul ili vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlere yönelik bir alan araştırması

Araştırmada örgütsel bağlılık ve tükenmişlik kavramlarının önemi kuramsal ve kavramsal analizlerle vurgulanmaya çalışılmış, vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin örgütsel bağlılık ve tükenmişlik düzeyleri alt boyutları ile tespit edilmiş, iki bağımlı değişkeni oluşturan alt boyutlar arasında ilişkinin olup olmadığı, bağımlı değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı ortaya konulmuştur.Araştırma kapsamında Türkiye'deki vakıf üniversitelerinin en yoğun bölge olduğu Marmara Bölgesindeki İstanbul ili araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmasında bir takım engeller olduğu için örneklem alınmıştır. Bu bağlamda; 2008-2009 akademik yılı İstanbul ilinde bulunan vakıf üniversitelerinde görev yapan 377 akademisyene Kişisel Bilgiler, Allen ?Meyer Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği olmak üzere üç bölüm, kırkyedi sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerin güvenirlikleri, frekansları, oranları ve ortalamaları hesaplanmış, veriler t-testi, tek yönlü varyans analizi testi ile analiz edilmiş, farklılaşmaların hangi gruplar arasında olduğu ise Tukey PostHoc ile belirlenmiştir. Bağımlı değişkenleri oluşturan alt boyutlar arasındaki ilişkiler, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda; örgütsel bağlılık düzeyleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında ters yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Akademisyenlerin örgütsel bağlılıklarının orta düzeyde, tükenmişliklerinin düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Örgütsel bağlılık düzeyinin; cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem yılı, hizmet süresi, unvan ve ücret değişkenlerine göre farklılaştığı saptanırken, haftada girilen ders saat sayısına göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Tükenmişlik düzeyinin ise; cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem yılı, unvan, haftada girilen ders saat sayısı değişkenlerine göre farklılaştığı saptanırken, üniversitedeki hizmet süresi ile ücrete göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Ancak ücret ile tükenmişlik alt boyutlarından duygusal tükenmişlik boyutu arasında, ters yönlü bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Tükenmişlik, Vakıf Üniversiteleri, Akademisyen, Akademisyenlerin Örgütsel Bağlılıkları, Akademisyenlerin Tükenmişlikleri

Tuğba Özel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet içi eğitim faaliyetlerinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi, Konya ili örneği

Bu çalışmada öğretmenlerin hizmet içi eğitime katılma sıklıkları, en çok hangi konularda eğitim almak istedikleri ve katılınmış eğitimlere bakışlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde çalışan öğretmenler bu çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Zaman yetersizliği ve maddi güçlük gibi en önemli iki nedeninden dolayı Meram İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Beyşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde çalışan öğretmenlerden yansız olarak örneklem oluşturulmuştur.Araştırmada verileri elde etmek için anket hazırlanmıştır. Anketler öğretmenlere okullarda verilmiş, okulda geri toplanmıştır. Cevaplanılmış anketler ilgili bilgisayar programları kullanılarak işlenmiş ve analiz edilmiştir.Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin hizmet içi eğitimin genel amacını bildiği düşünülmektedir. Hizmet içi eğitimle ilgili yasa ve yönetmelikleri bilen öğretmen sayısı azdır. Eğitim alınmak istenen konu hakkında tercih edilen seçeneklerle kıdem yılı arasında ilişki olduğu gözlenmiştir. Eğitimde verilen konuların doğru konular olduğunu düşünen öğretmenlerin katıldıkları hizmet içi eğitim faaliyetine daha yüksek not verdiği de görülmüştür.

EğitimHizmet içi eğitimKonya+2
Osman Ulus
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojik gelişmelerin insan kaynakları sağlama ve seçme sürecine etkileri ve bir uygulama

Araştırmada, globalleşen dünyada gelişen bilgi teknolojilerinin, insan kaynakları sağlama ve seçme süreci üzerinde meydana getirdiği etkileri değerlendirmeye ve bireylerin işe girmede bu teknolojiden ne kadar ve nasıl yararlandıklarını ortaya çıkarmaya çalışılmıştır.İşletmelerde çalışan personelin büyük bölümünü geleneksel yöntemlerle istihdam edilen bireyler oluşturmaktadır; oysa araştırma işe yeni girmiş ve dolayısıyla son teknolojiden faydalanmış bireyleri hedef almaktadır. Bu amaçla evren olarak, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans öğrencileri arasında halen bir işyerinde çalışan bireyler seçilmiştir. Araştırmanın örneklemini ise, 2008 ? 2009 eğitim öğretim yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde öğrenim görmekte olan ve bir işletmede çalışan 132 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada kullanılmak üzere 12 sorudan oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 11.0 paket programından yararlanılmıştır. Kişisel bilgiler ile araştırma konusuyla ilgili sorular arasındaki ilişkinin belirlenmesinde ki-kare testi uygulanmıştır.Araştırmanın sonunda elde edilen bulgulara göre, katılımcıların %40,9'unun internet yoluyla işe girdikleri görülmüştür. Teknolojik gelişmelerden çoğunlukla gençler faydalanırken; iş başvuru sürecinde teknolojik araçlar içerisinde en çok bilgisayardan yararlanıldığı saptanmıştır. Katılımcılar iş arama sürecinde web sitelerini takip ettiklerini belirtirken, insan kaynakları web siteleri içerisinden en çok ?www.insankaynaklari.com? (%34,1) ve ?www.yenibiris.com? (%31,1)'u ziyaret ettiklerini söylemişlerdir.Araştırmada yer alan katılımcıların çoğunluğu, insan kaynakları sağlama ve seçme sürecinde teknolojiden faydalanmanın, zaman tasarrufu sağladığı (%25,8) ve maliyetleri azalttığı (%23,5) görüşündedir.

Personel değerlendirmeTeknolojiTeknolojik gelişmeler+3
İlknur İrez
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Büro hizmetlerinde çalışan engellilerin iş tatmin düzeylerinin incelenmesi: Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara örneği

Bu çalışmada, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda büro hizmetlerinde görevli engelli personelin iş tatmin faktörlerine yönelik memnuniyet ve beklenti düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Buna yönelik anket uygulaması yapılmış ve sonuçlar istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir.Çalışma sonucunda engellilerin, özellikle fiziksel mekânların engel durumlarına göre yeniden dizayn edilmesine, hizmet içi eğitimlerinin artırılmasına, yöneticilerin daha toleranslı davranmalarına, kurum kültürüne yönelik faaliyetlerin arttırılmasına ilişkin beklentilerinin olduğu görülmektedir. Kurumdaki servis imkânlarından ve kurumda çıkan yemeklerden memnuniyetin en üstü düzeyde olduğu görülmektedir. Bunun yanında görev dağılımının adil olmasına ilişkin memnuniyetleri de yüksek düzeydedir.Araştırma sonucunda genel olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda büro hizmetlerinde görevli engelli personelin iş tatmin faktörlerine yönelik memnuniyet düzeyleri ile beklenti düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ancak beklenti ve memnuniyet görüşleri arasında iş tatminini etkileyen faktörlerinin tamamına yönelik anlamlı ilişkilerin olmadığı görülmektedir.

Hüseyin Salih Baran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Özel işletmelerde halkla ilişkiler uygulamalarının marka yönetim sürecindeki rolü: Tepe Home örneği

Araştırmada, özel işletmelerdeki halkla ilişkiler uygulamalarının marka yönetim sürecindeki rolü, Tepe Home işletmesi esas alınarak incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, Tepe Home işletmesinde görev yapan halkla ilişkiler bölümü müdürü ve çalışanları ile Tepe Home'dan alış veriş yapan, sayıları gözlem yoluyla tespit edilen 500.000 tüketici oluşturmaktadır. Araştırmada tüketici örneklemi % 95 güven aralığında, % 5 hata payı ile 384 olarak hesaplanmıştır. Anket (?: .671 ve ?: .871) ve yapılandırılmış görüşme formu ile toplanan veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda; halkla ilişkiler uygulamaları ile marka yönetim süreci arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, Halkla İlişkiler Uygulamaları, Marka, Marka Yönetimi, Marka Yönetim Süreci.

Adeviye Karaköse
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki etik kapsamında etik ve etik kodların büro çalışanlarının iş doyumuna etkisi

Araştırmanın amacı, büro çalışanlarının etik ilkeleri ve kodları algılama ve uygulama düzeylerinin değerlendirilmesi ve bu düzeyler ile iş doyumu arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Etik ilkeler, etik kodlar ve iş doyumu günümüz iş yaşantısında önemli bir yere sahiptir ve bu konular üzerinde gün geçtikçe yapılan çalışmalar artmaktadır.Etik ilkeler ve etik kodlarla ilgili anket soruları bu konuda yapılmış tanımlamalar ve önceki anketler göz önüne alınarak oluşturulan soru havuzundan seçilmiştir. İş doyumu ile ilgili veriler ise Minessota ölçeği ile toplanmıştır.Çalışmada, Ankara, ilindeki kamu kurum ve kuruluşları ile Ankara ilindeki özel sektör kuruluşlarında görevli 240 büro çalışanına etik ilkeleri ve etik kodları algılama ve uygulama düzeylerinin ölçülmesi ve bu değişkenler ile büro çalışanlarının iş doyumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi için anket uygulanmıştır. Ayrıca etik ilke ve etik kodların algılanması ve uygulanması ile ilgili olarak kamu ve özel sektör arasında farklılık olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırmada elde edilen önemli sonuçlardan birisi etik ilkeler ve etik kodlar ile iş doyumu arasında genel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunmuş olmasıdır. Bunun yanında özel sektör çalışanlarının etik ilkeleri uygulama düzeylerinin kamu çalışanlarına göre daha yüksek olduğu görülmüştür.

Büro personeliEtikEtik kod+4
Yasin Çakırel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt iklimi ve tükenmişlik ilişkisi: Büro çalışanları üzerine bir alan araştırması

Örgütün çalışanlar için psikolojik açıdan ne ölçüde önemli olduğunu ifade eden örgüt iklimi ile çalışanların iş performansını, işten ayrılma nedenlerini ve verimliliğini etkileyen tükenmişlik kavramları örgütlerin üzerinde durması gereken ve giderek önem kazanan birer olgu haline gelmişlerdir.Örgüt iklimi ve büro çalışanlarının tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla İzmir ilinde kamu kuruluşlarında görev yapan 385 büro çalışanı ile anket yöntemiyle bir araştırma gerçekleştirilmiştir.Araştırma sonucunda; büro çalışanları genel olarak örgütteki atmosferden memnun oldukları ve tükenmişlik düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca, büro çalışanlarının cinsiyetleri ile örgüt iklimi ve tükenmişlik düzeyleri arasında istatistiksel bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Büro çalışanlarının yaşları arttıkça örgüt iklimindeki memnuniyet düzeyinde bir artış tespit edilmiştir. Önemli bir bulguda büro çalışanlarının yaşları arttıkça tükenmişlik düzeyinde bir azalma olduğudur. Büro çalışanlarının eğitim durumları ile örgüt iklimi düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki varken, eğitim durumları ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Büro çalışanlarının meslekteki hizmet yılı arttıkça örgüt iklimindeki memnuniyet düzeyinde bir artış aynı zamanda meslekteki hizmet yılı arttıkça tükenmişlik düzeyinde bir azalma tespit edilmiştir.

TükenmişlikÖrgüt iklimi
Arzu Özkanan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00