Muğla Sıtkı Kocman University
Discipline

Spor Bilimleri Anabilim Dalı

Muğla Sıtkı Kocman University

83

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarında uygulanan sekiz haftalık halk oyunları eğitiminin iletişim becerileri ve problem çözme üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarında uygulanan sekiz haftalık halk oyunları eğitiminin iletişim becerileri ve problem çözme becerileri üzerine etkisinin araştırılmasıdır. Araştırmamızın çalışma grubunu Süleyman Demirel Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor bölümünde öğrenim gören ve daha önce halk oyunları eğitimi almamış 20 kadın ve 20 erkek olmak üzere toplam 40 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, iletişim ve problem çözme becerisi ölçekleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.00 (Statistical package for social sciences) adlı paket program kullanılarak yapılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler için kontrol ve deney grubu kendi içindeki ön test, ara test ve son test verilerinin karşılaştırılmasında tekrarlayan ölçümlerde kullanılan Repeated Measures Anova test istatistiği kullanılmıştır. Sonuç olarak, kontrol ve deney gruplarının ön-ara- son test sonuçlarına göre iletişim ve problem çözme becerisi ölçekleri toplam ve ölçeklere ait alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. İletişim becerisi ölçeğinin duygusal ve davranışsal iletişim, problem çözme becerisi ölçeğinin ise planlı, değerlendirmeci ve kendine güvenen yaklaşım alt boyutlarında deney grubu yönünde pozitif yönde bir artış tespit edilmiştir. Bu durumun sportif anlamda halk oyunları öğretim modellerinin ve sahneleme formasyon çeşitliliğinin bireylerin birlikte algılama ve hissetme dolayısıyla hata yapma olasılıklarını en aza indirebilmek için ortak karar verme ve hareket etme becerilerini geliştirmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Öner Koç
Süleyman Demirel University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çevresel duyarlılığın beden eğitimi öğretmenlerinin yeşil örgütsel davranışlarına etkisinde kişilik özelliklerinin aracı rolü (Isparta ili örneği)

Bu çalışmada, Isparta ilinde görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin çevresel duyarlılığın yeşil örgütsel davranışlarına etkisinde kişilik özelliklerinin aracı rolü belirlenmeye çalışılmış ve aracılık etkisinin olup olmadığını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmaya Isparta ilinde görev yapan toplam 190 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak kişisel bilgiler formu ve üç farklı ölçek kullanılmıştır. Öğretmenlerin Çevresel Duyarlılıklarını ölçmek için Yeşil ve Turan (2020) tarafından geliştirilen "Çevreye Yönelik Tutum Ölçeği", yeşil örgütsel davranışlarını ölçmek için Erbaşı (2019) tarafından geliştirilen "Yeşil Örgütsel Davranış Ölçeği" ve Kişilik özelliklerini belirlemek için Gosling, Rentfrow ve Swann (2003) tarafından geliştirilen ve Atak (2013) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan On Maddeli Kişilik Ölçeği kullanılmıştır. Bulgulara göre; Değişkenler arasındaki doğrudan etkiler incelendiğinde, Çevreye Yönelik Tutumun Yeşil Örgütsel Davranışları pozitif yönde, Çevreye Yönelik Tutumun Kişilik Özelliklerini pozitif yönde etkilediği, ancak Kişilik Özelliklerinin Yeşil Örgütsel Davranışları pozitif yönde etkilemediği saptanmıştır. Çevreye Yönelik Tutumun Yeşil Örgütsel Davranış üzerindeki dolaylı etkisi incelendiğinde; Kişilik Özellikleri aracılığıyla standardize edilmiş dolaylı etki katsayısının c1:= ,0062 olduğu belirlenmiştir. Araştırmada aracı değişken olarak Kişilik Özelliklerinin dâhil edilmesi ile Çevreye Yönelik Tutumun Yeşil Örgütsel Davranış üzerindeki etkisinin düşmediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak; bu çalışmada beden eğitim öğretmenlerinin çevreye yönelik tutumu ve yeşil örgütsel davranışları ile kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenmiş, ilişki sonucunda çevresel duyarlılık tutumunun, yeşil örgütsel davranış üzerine etkisinde kişilik özelliklerinin aracılık etkisinin olmadığı belirlenmiştir.

Beden eğitimi
Barış Karataş
Süleyman Demirel University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Elit voleybolcularda iki farklı ısınmanın sıçrama performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı, voleybolda klasik ısınma ve kısa süreli yüksek şrddetli ısınma protokollerinin sıçrama performansına etkisinin değerlendirilmesidir. Araştırmaya, 15 Elit ve 15 Sub-Elit toplam 30 kadın (yaş: 26,53±3,71 yıl; boy:1,82±0,09 m; krlogram: 70,32±9,34 kg) voleybol oyuncusu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma, ön-son test yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Tüm sporcular ölçüme iki kez gelmiş ve ölçümler arası 2 gün dinlenme verilmiştir. Katılımcıların ısınma öncesi sıçrama yükseklikleri kaydedilmrştir. Daha sonra klasik voleybol ısınması (protokol-1) ve kısa süreli yüksek şrddetli ısınma (ptorokol-2) metotları uygulanmış ve her protokol sonrası 3 dikey sıçrama yaptırılmış ve en yüksek değer kaydedilmrştir. Değişken puanlarının Elit ve Sub-Elit gruplarından en az birinde normal dağılım göstermediği durumlarda Mann Whrtney U testi; her iki grupta da normal dağılım gösterdiği durumlarda bağımsız iki örneklem t testi kullanılmıştır. Elit grupta protokol-2 sıçrama performansı, protokol-1 sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p>0,05). Sub-Elit grupta da protokol-2 sıçrama performansı, protokol-1 sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksektir. Aynı zamanda, katılımcıların protokol -2 sıçrama performansı, protokol-1 ve başlangıç sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p>0,05). Çalışmada üç ayrı sıçrama testi; başlangıç ısınmadan yapılan sıçrama, klasik voleybol ısınması sonrasında yapılan sıçrama (protokol 1)ve kısa süreli yüksek şiddetli ısınmadan sonra yapılan sıçrama (protokol 2)performansları arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Çalışmamızın, en önemli sonucu protokol-2'nin sıçrama performansı üzerindeki etkisi daha fazladır. Protokol-2' de kullanılan egzersizlerin diğer ısınma protokolüne göre nöromüsküler sistemi uyararak sıçrama performansını etkileyen uzama-kısalma döngüsünü aktive ederek kas kuvvetinin hızlıca güce dönüştürmesine olanak sağladığı düşünülmektedir.

SporSpor performansıSporcular+4
Polen Ünver
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa'daki en başarılı futbol kulüplerinin finansal ve sportif açıdan marka değerlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Avrupa futbol endüstrisine yön veren 5 büyük futbol ligindeki ( Premier Lig, Bundesliga, La Liga, Serie A ve Ligue 1) başarılı futbol kulüplerinin son 25 yıldaki sportif performansları ile birlikte marka değerlerini, finansal rekabetlerini incelemek ve sportif başarılarının marka değerine etkilerinin araştırılmasıdır. Bir spor dalı olarak ortaya çıkan, geniş halk kitlelerine yayılarak globalleşen ve parasal hacmiyle dev bir endüstriye dönüşen futbolda da markalaşma ve marka rekabetleri günümüzün en çok konuşulan konularından biridir. Özellikle son 20 yıldır markalaşma kavramı, sportif ve finansal rekabetin en dikkat çeken parametrelerinden birine dönüşmüştür. Avrupa'nın en büyük futbol kulüplerinin markalaşma sürecinde, sportif başarı ve finansal rekabet unsurlarıyla olan etkileşimi spor endüstrisinin en dikkat çeken unsurlarından biri olmuştur. Futbol kulüplerinin marka kimliğinin oluşturulması, duygusal sadakat, markanın halkla ilişkiler, reklam, pazarlama ve sponsorluk gibi çalışma olan etkileşim süreçleri günümüz endüstriyel futbolunun dinamikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde endüstriyel futbola yön veren başarılı futbol kulüplerinin saha dışındaki rekabeti finansal tabloları ve marka değerleri yarışındadır. Global futbol kulüpleri, her geçen gün dünya genelinde hayran kitlelerini önce sportif başarı, ardından da istikrarlı marka güçleri ile artırmaya çalışmaktadırlar. Futbolda başarılı kulüpler aynı zamanda güçlü markalardır da. Bu çalışmada Manchester United, Real Madrid, Bayern Münih, Juventus ve Paris Saint-Germain kulüplerinin sportif performansları, futbol endüstrisindeki rekabetleri ve bu rekabetlerinin marka değerlerine olan etkileri incelenmiştir. Marka değerlerinin özellikle son 10 yılda küresel rekabette öncü bir etken olduğu örneklendirilerek açıklanmıştır. Temmuz 2025

Sema Tuğçe Dikici
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinde rekreasyonel fayda algısı etkinlik tecrübe düzeyinin incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı beden eğitimi öğretmenlerinin rekreasyonel fayda algısı ve etkinlik tecrübe düzeyi puanlarının incelenmesidir. Ayrıca rekreasyonel fayda algısı ve etkinlik tecrübe düzeyi puanlarının farklı demografik değişkenlere göre (cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim durumu, çalışılan ilçe, çalışılan kurumun statüsü, gelir durumu, öğretmenlik yılı deneyimi, faaliyet deneyimi, faaliyet durumu ve son çalışılan kurumda geçirilen süre) incelenmesi bu araştırmanın bir diğer amacıdır. Araştırmaya Mersin ili merkez ilçelerinde Milli eğitime bağlı okullarda çalışan toplam 275 beden eğitimi öğretmeni gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel bilgi formu, "Rekreasyonel Fayda Ölçeği" ve "Rekreasyonel Etkinlik Tecrübe Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 26 Paket programı kullanılarak yapılmıştır. Katılımcılara ait tanımlayıcı bilgiler yüzde ve frekans olarak verilmiştir. Verilerin, çarpıklık ve basıklık düzeylerine bakılarak normal dağılım gösterdiği tespit edildiğinden ölçek ve alt boyutlar için parametrik testlerden iki değişken için T-Testi, ikiden fazla değişken için Anova ve Post Hoc testlerden ise Tukey kullanılmıştır. Elde edilen bulgularda beden eğitimi öğretmenlerinin rekreasyonel fayda algıları ve etkinlik tecrübe düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ayrıca rekreasyonel fayda ölçeği ve rekreasyonel etkinlik tecrübe ölçeğinde cinsiyet, medeni durumu, eğitim durumu, hangi ilçede mesleğinizi devam etme durumu, çalıştığı kurum, öğretmenlik yılı deneyimi, gelir durumu ve faaliyet durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar elde edilmiştir (p<0,05). Diğer değişkenlerde ise beden eğitimi öğretmenlerinin rekreasyonel fayda algıları ve rekreasyonel etkinlik tecrübe düzeylerinde anlamlı farklılık olmadığı bulgulanmıştır (p>0,05). Sonuç olarak beden eğitimi öğretmenlerinin rekreasyonel fayda algıları arttıkça rekreasyonel etkinlik tecrübe düzeylerinin artacağı söylenebilir.

Gökçe Şimşek
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcuların iş hukukundan doğan uyuşmazlıkları ve çözüm yolları: yargıtay kararları örneği

Bu araştırmanın amacı, sporcu sözleşmeleri ile futbol, basketbol ve voleybol branşlarında ki profesyonel sporcuların iş hukukuna göre uyuşmazlık durumlarını Yargıtay kararları kapsamında incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden, doküman incelemesi tekniği kullanılmıştır. Çalışmada, sinerji içtihat programından elde edilen, spor hukuku ile ilgili 2010-2020 yılları arası; Yargıtay kararları incelenmiştir. Yargıtay kararları konu, dava tarafı ve karar sonucuna göre (red, onama, bozma, takipsizlik vb.) sınıflandırılarak frekans ve yüzdelikleri bulunmuştur. Yargıtay kararları ilgili mevzuat ile ilişkilendirilerek her uyuşmazlık türüne uygun örnek kararlar analiz edilmiştir. Çalışmada spor hukukuna ilişkin yürürlükteki Anayasa, Kanun, Kanun Hükmünde Kararname, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Yönetmelik, Federasyon Ana Statüleri ve Federasyon Talimatları ile bu mevzuat kapsamında ele alınan hukuki uyuşmazlıklara atıf yapılarak örnek mahkeme kararları incelenmiştir. İncelenen Yargıtay kararları sonucunda genellikle sporcular lehine kararlar bozulmuştur. En üst karar merci olan Yargıtay, sporcuların mağduriyetlerini kısmen gidermiştir. Sonuç olarak futbol oynayan profesyonel sporcuların daha çok dava yoluna başvurduğu ve tahkim yolunun yetersiz kaldığı görülmüştür. Sporcu sözleşmeleri ve basketbol oynayan profesyonel sporcuların futbol branşına göre daha az dava yoluna başvurduğu tespit edilmiştir. Voleybol oynayan profesyonel sporcuların ise en az dava yoluna başvuran spor dalı olmuştur. Söz konusu spor dallarında profesyonel sporcular yerel mahkemenin aleyhine vermiş olduğu kararlar sonucu en son karar verici merci olan Yargıtay'a başvurma durumunda kalmışlardır. Yargıtay Başkanlığı ise genellikle sporcular lehine kararları bozmuştur. Sporcuların haklarına geç ulaştığı ve mağduriyetleri olduğu tespit edilmiştir. Sporcuların İş Kanunu kapsamına alınmaması ülkemiz için boşluk yaratmaktadır.

Hukuki uyuşmazlıklarMahkemelerSpor+4
Mehmet Şükrü Gücal
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüzücülerde suda uygulanan farklı interval antrenman yöntemlerinin vücut kompozisyonuna ve teknik parametrelere etkileri

Bu çalışma, yüzücülerde suda uygulanan farklı interval antrenman yöntemlerinin vücut kompozisyonu ve teknik parametrelerine etkilerini araştırmak üzere yapılmıştır. Bu araştırmaya spor yaşı en az 1 yıl olan 11-12 yaş arası toplam 20 gönüllü müsabık yüzücü katılmıştır. Katılımcılar rastgele HIIT grubu (Yüksek Yoğunluklu İnterval Antrenman + yüzme teknik antrenman) ve Dayanıklılık grubu (Dayanıklılık + yüzme teknik antrenman) olarak iki gruba ayrıldı. Araştırmada ön ve son test desenli deneysel yöntem kullanılmış olup HIIT ve Dayanıklılık gruplarının vücut kompozisyonu, teknik parametreler, yüzme performansı, algılanan zorluk düzeyi ve kalp atım sayısı değerleri 8 haftalık antrenman programı öncesi ve sonrasında olmak üzere iki kez ölçülmüştür. Elde edilen veriler, IBM SPSS sürüm 22 istatistiksel analiz programı kullanılarak analiz edilmiştir. Normallik analizi Shapiro-Wilk Testi ile test edildi ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Grup içi karşılaştırmalarda Paired Samples t-testi, gruplar arası karşılaştırmalarda Independent Samples t-testi uygulanmıştır. Tüm veriler için anlamlılık düzeyi p<0,05 ve p<0,01 olarak kabul edilmiştir. HIIT grubunun, kulaç uzunluğu, deri kıvrım kalınlığı ve yüzme performanslarından 50 m ve 100 m de algılanan AZD ön teste göre son test ortalamalarında anlamlı ve pozitif düşüşlerin olduğu görülmektedir. DA grubunun vücut ağırlığı, boy uzunluğu, kulaç oranı, kulaç uzunluğu, deri kıvrım kalınlığı, yüzme performanslarından 50 m, 100 m ve 2000 m KAS ve 50 m, 100 m, 2000 m AZD ortalamaları son test lehine anlamlı pozitif düşüş ve artışların olduğu tespit edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalarda ise KU, KO, ve deri kıvrım kalınlığı 2000 m KAS, 50 m, 100 m ve 2000 m AZD yüzme performans son test ortalamalarına göre DA grubunun lehine anlamlı farklı pozitif düşüşler elde edilmiştir. Dayanıklılık antrenmanı 11-12 yaş grubu çocuklarda vücut kompozisyonu, teknik parametreler, yüzme performansı, AZD, KAS değişkenleri üzerinde farklı bir etki oluşturmaktadır. DA grubu antrenmanlarının daha fazla tercih edilmesi önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Antrenman, Dayanıklılık, HIIT, Performans, Yüzme.

AntrenmanFiziksel dayanıklılıkSpor+5
Ayşegül Şişman
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Fiziksel aktivite destekli psiko eğitim programının özel yetenekli öğrencilerin öz yeterlik, motivasyon, sosyal duygusal iyi oluş ve fiziksel aktivite düzeylerine etkisinin incelenmesi

Özellikle 2020 yılının başından bu yana tüm dünyadaki yaşamı etkileyen salgın nedeniyle daha önce bilinen ancak önemi giderek artan konulardan biri de fiziksel aktivite olmuştur. En temel anlamıyla organizmanın tüm hareketlerini içeren fiziksel aktivite; kişinin sosyal, duygusal, fizyolojik, ruhsal açıdan gelişimi ve değişimine katkı sağlamaktadır. Özellikle akranlarından asenkron olarak gelişim gösteren özel yetenekli bireylerin özel yetenek alanlarının bu süreçte yeterince desteklenememesi bu bireylerde yaşanan sorunların da artışına neden olabilmektedir. Özel yetenekli bireyler akranlarından akademik, spor, sanat, müzik, genel kültür vb. alanlarda yüksek düzey performans sergiler. Bu kapsamda zenginleştirilmiş, hızlandırılmış ve farklılaştırılmış eğitim programlarına ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Bu çalışmada fiziksel aktivite destekli psiko eğitim programı hazırlanarak özel yetenekli öğrencilerin öz yeterlilik, motivasyon ve sosyal duygusal iyi oluşları ve fiziksel aktivite düzeylerine etkisi incelenmiştir. İki bölümden oluşan psiko eğitim programı haftada bir gün ve 60 dakika olarak planlanmış ve toplam 10 oturum-5 hafta olarak uygulanmıştır. Her oturum için programın ilk bölümü 30 dakika, ilgili bağımlı değişkene uygun önleyici/koruyucu grup rehberlik etkinliği, ikinci bölüm 30 dakika ise ilgili bağımlı değişkene uygun fiziksel aktivite etkinliklerinden oluşturulmuştur. Fiziksel aktivite destekli psiko eğitim programı 6. Sınıfa devam eden özel yetenekli 28 öğrenciden oluşan deney grubuyla yürütülmüş, program etkililiğinin karşılaştırılması için 20 kişilik kontrol grubu oluşturulmuştur. Yarı deneysel desen çerçevesinde gruplara ön test ve son test uygulanmış, ayrıca FİZPEP uygulamasının bitiminden 4 hafta sonra deney grubuna izleme testi uygulanmıştır. Çalışmada; Çocuklar için öz-yeterlik ölçeği, Harter iç-dış motivasyon ölçeği, Çocuklar İçin Duygusal ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği ve İlköğretim Öğrencileri İçin Fiziksel Aktivite Soru Formu ölçme araçları uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında; FİZPEP uygulaması sonrasında deney grubunun öz yeterlik ve sosyal duygusal iyi oluş düzeyleri anlamlı biçimde farklılaşmıştır (p<.05). Motivasyon puan ortalamaları yükselirken bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. FİZPEP uygulaması sonrasında fiziksel aktivite puan ortalamalarında anne ve babaların eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur.

MotivasyonSosyal iyi oluşÖz yeterlilik+2
Seyit Karaburçak
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Macera arayışı, akış deneyimi ve serbest zaman tatmini ilişkisi: Açık alan rekreasyon katılımcıları üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, açık alan rekreasyon aktivite katılımcılarının macera arayışı, akış deneyimi ve serbest zaman tatmini düzeylerindeki çeşitli değişkenlere göre farklılıkları ortaya koymaktır. Ayrıca macera arayışı, akış deneyimi serbest zaman tatmini arasındaki ilişkinin test edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaya Türkiye'nin farklı illerinde açık alan rekreasyonuna katılan 1340 (Ortyaş= 34,85±13,06) katılımcı gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Macera Davranışı Arama Ölçeği" MDAÖ, "Rekreasyonel Akış Deneyimi Ölçeği" RADÖ ve "Boş Zaman Tatmin Ölçeği" BZTÖ kullanılmıştır. Katılımcılar ölçek formlarını Google Forms" uygulaması üzerinde online olarak cevaplandırmıştır. Elde edilen verilerin analizinde çalışma grubu için T-Testi, ANOVA, MANOVA ve Pearson Korelasyon analizleri uygulanmıştır. Ayrıca araştırmada yer alan ölçekler arasındaki ilişkinin tespiti amacı ile Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, cinsiyet, yaş, medeni durum, serbest zamanları değerlendirme güçlüğü, aktivitelere katılım sıklığı değişkenlerine göre MDAÖ, RADÖ ve BZTÖ puanlarının anlamlı olarak farklılaştığını göstermiştir. Katılımcıların eğitim, aylık gelir, aktivitelere katılımı tavsiye etme, aktivitelere yıllık katılım sayısı ve aktivitelere katılım türü değişkenlerine göre RADÖ ve BZTÖ puanları üzerindeki temel etkisinin anlamlı olduğunu göstermiştir. Ayrıca, eğitim, aylık gelir, aktivitelere katılımı tavsiye etme, aktivitelere yıllık katılım sayısı ve aktivitelere katılım türü değişkenlerine göre MDAÖ Hava Koşulları boyutunda puanların anlamlı olarak farklılaşırken, Su Tehlikeleri boyutunda anlamlı olarak farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analizi sonuçlarına göre, MDAÖ'nün BZTÖ üzerinde doğrudan anlamlı bir etkiye sahip olduğu ve ayrıca MDAÖ'nün BZTÖ üzerindeki etkisinde RADÖ'nün aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, rekreasyon aktivitelerine katılım sıklığındaki artış ile birlikte macera arayışı, akış deneyimi ve serbest zaman tatmin düzeyi de artmaktadır. Elde edilen bu sonuçların toplumun açık alan rekreasyonel aktivite katılımlarına artıracak politikaların ve uygulamaların geliştirilmesinde faydalı olacağı düşünülmektedir.

Akış deneyimiDoğa sporlarıFiziksel rekreasyon+4
Erdoğan Ekinci
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kız çocuklarının spora yönelik toplumsallaşma süreçleri

Nitel araştırma yaklaşımı ile hazırlanan ve durum çalışması olarak desenlenen bu tezin amacı, lisanslı faal kadın sporcuların çocukluk ve ergenlik dönemde spora yönelik toplumsallaşma süreçlerine etki eden kolaylaştırıcı ve engel teşkil eden bireysel, bireylerarası ve çevresel etkenleri araştırmak ve karşılaştıkları engellerle başa çıkma yöntemlerini kadınların penceresinden retrospektif bir bakış açısı feminist paradigmadan, toplumsal cinsiyet lensinden ortaya koymaktır. Bu bağlamda araştırmaya, Ankara ilinde ikamet eden, yaşları 18-29 arasında değişen, en az 2 yıllık sporcu lisansına sahip, bireysel ya da takım spor yapan 29 lisanslı lisanslı faal kadın sporcu katılmıştır. Bireysel, bireylerarası ve çevresel kolaylaştırıcıları ve engelleri araştırmak amacıyla Sosyo-Ekolojik Model (SEM) kullanılmıştır. Araştırma grubu "Amaçlı Örneklem Yöntemlerinden Ölçüt Örneklem ile belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ve "Yarı Yapılandırılmış Açık Uçlu Görüşme Formu" kullanılmıştır. Veriler yüz yüze yapılan görüşmeler, internet tabanlı Zoom Uygulaması ve e-posta yoluyla gönderilen açık uçlu sorular vasıtası ile elde edilmiştir. Veriler içerik analizi ile analiz edilmiş ve SEM'in bireysel, bireylerarası ve çevresel alt boyutlarına uygun olarak değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre kızların spora yönelik toplumsallaşma süreçlerinde bireysel, bireylerarası ve çevresel kolaylaştırıcı ve engelleyici etkenler ve bu engelleyicilerle başa çıkma yöntemleri çok boyutludur. Bireysel boyutta kolaylaştırıcı etkenler rol model alma/özenme, mutluluk, öz beceri/sportif beceri algısı, güçlenme hissi ve sporla ilgili hedeflerdir. Bireyler arası kolaylaştırıcı etkenler aile ve yakın akrabanın teşviki/desteği, yol açan beden eğitimi öğretmeni ve antrenörler, hem destek hem de aktif akranlar ve ailenin sporla ilişkisi olarak bulunmuştur. Çevresel kolaylaştırıcı etkenler arasında ise mahallede güvenli spor alanlarının varlığı ve aile gibi spor kulübü bulgularına ulaşılmıştır. Bireysel engelleyici etkenler boyutunda maddi imkansızlıklar, bireyler arası engelleyici etkenler boyutunda sporla ilgilenmeyen/negatif etkiye sahip aileler ve çevrenin ön yargısı/etiketleme bulgularına ulaşılmıştır. Çevresel engelleyici etkenler boyutunda ise tesis yetersizliği, okullarda spor salonu/ekipman eksikliği ve spor kulüplerinin nitelik olarak yetersizliği bulguları ortaya çıkmıştır. Engeller başa çıkma boyutunda bireysel ve çevresel boyutta bulguya rastlanamamıştır. Bireyler arası engellerle başa çıkma yöntemleri boyutunda dışsal motivasyon, rol modelle özdeşleşme, içsel regülasyon, azim ve kararlılık, spor tutkusu ve kendini kanıtlama bulgularına erişilmiştir. Kızlar spora yönelirken kendi kişisel özellikleri ve karakterleri, yakın çevreleri, beden eğitimi öğretmenleri, antrenörleri, spor kulüpleri, yaşadıkları mahalle ve ailenin kültürel değerlerinin ve sporla ilişkisinin önemli olduğu, engellerle başa çıkma boyutunda ise kızların kendilerine olan inançlarının, kararlılıklarının ve pes etmeyen karakter yapılarının ön plana çıktığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Spora yönelik toplumsallaşma, kadın, sporcu, kolaylaştırıcılar, engeller, kız çocukları.

EngellerKız çocuklarıSosyalleşme+2
Meltem Kızılyallı
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kafein ve karbonhidratın ayrı ayrı ve birlikte kullanımının tenis antrenman performansı üzerindeki etkiler

Yapılan çalışmalarda kafein ve karbonhidratın tenis performansı üzerindeki pozitif etkisi araştırılmış; fakat kafeinli sakız (KAFSKZ) + karbonhidratlı jelin (KBHJEL) kombine kullanılmasının tenis oyuncuların performansı üzerindeki etkisi araştırılmamıştır. Bundan dolayı bu çalışmanın amacı KAFSKZ+KBHJEL kullanımının tenis oyuncularının antrenman esnasındaki teknik, fiziksel ve psiko-fizyolojik performansları üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Araştırmamıza ulusal ve uluslararası turnuvaya katılan 14 erkek tenisçi (15,93±0,83 yaş) katılmıştır. Yapılan 2 saatlik antrenman öncesinde ve her set sonunda oyunculara KBHJEL (21,1 g) + KAFSKZ (100 mg) veya KBHJEL (21,1 g) + Plasebo sakızı (PLA) (PK Gum,Wrigley's, Chicago, ABD) veya KAFSKZ (100 mg) veya PLA verildi. Antrenman esnasında oyuncuların kalp atımı (KA), algılanan zorluk derecesi (AZD), countermovement Jump (CMJ), antrenman yükü ve teknik vuruşların yanında oyunculara Brunel mood halleri (BRUMS) zihinsel iş yükü (ZİY) ve gastrointestinal değerlendirme ölçeği (GSDÖ) uygulandı. Bu çalışmanın sonuçlarına göre teknik vuruşlarda KBHJEL+KAFSKZ grubu hem KNT (p= ,001) hem de PLA grubundan (p= ,001) daha fazla başarılı vuruş yapmıştır. AZD skorları incelendiğinde KBHJEL+KAFSKZ, KBHJEL+PLA ve KAFSKZ gruplarında daha düşük AZD skorların olduğu görülmüştür. Tüm gruplarda hem KA hem de CMJ sıçrama yüksekliği skorlarında anlamlı farklılık görülmemiştir. BRUMS ölçek sonuçlarında antrenman öncesinde yalnızca KHBJEL+KAFSKZ grubunda anlamlı bir fark görülmüştür. Oyuncuların ZİY skorlarında ise yapılan analiz sonucunda gruplar arasında bir farklılık yoktur. Ayrıca kullanılan takviyelerde de gastrointestinal sistem üzerinde herhangi bir yan etki görülmemiştir. Sonuç olarak 2 saatlik bir tenis antrenmanda KBHJEL+KAFSKZ kullanımının oyuncuların yer vuruşları üzerinde anlamlı bir etki oluşturabilir. Ayrıca yapılacak antrenmanda oyuncuların AZD skorlarını olumlu yönde etkileyebilir. Bundan dolayı yapılacak antrenmanda KBHJEL+KAFSKZ kombine olarak kullanılması oyucuların antrenmanda teknik performansı üzerinde olumlu etki edecektir.

AntrenmanKafeinKarbonhidrat metabolizması+6
Mekki Abdioğlu
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İç Anadolu bölgesinde takım sporları yapan spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin değerler ve şiddet eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı İç Anadolu Bölgesinde takım sporları yapan spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin değerler ve şiddet eğilimlerinin karşılaştırmalı incelenmesidir. Araştırmanın evrenini İç Anadolu Bölgesinde takım sporları yapan Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri oluşturmaktadır, araştırmanın örneklemi ise Ankara, Konya, Sivas, Karaman illerinde takım sporları yapan 405 Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi oluşturmaktadır. Verilerin toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formunun yanı sıra Bireysel değerler Envanteri ve Takım Sporları Şiddet Eğilim ölçeği kullanılmıştır. Veriler JAMOVI (2.2.2) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin normalliği çarpıklık ve basıklık gibi betimsel istatistiklere dayalı olarak değerlendirilmiştir. Normal dağılım gösteren veriler üzerinde değişkenler arasında farkı incelemek için bağımsız örneklem T-testi ve tek yönlü varyans analizi, ilişkiler için ise Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Normal dağılım göstermeyen veriler için ise Kruskal Wallis testi ile Spearman Korelasyon testi uygulanmıştır. Bulgulara göre katılımcıların bireysel değer envanteri alt boyutları incelendiğinde değerlere yönelik ortalamalar yüksek bulunmuştur. Takım sporları şiddet eğilimi ölçeği alt boyutları incelendiğinde bireylerin ortalaması düşük bulunmuştur. Bireysel değerler envanterinin sınıf, baba eğitim ve branş değişkenlerine göre tüm alt boyutlarda anlamlı fark bulunamazken cinsiyet, anne eğitim ve yerleşim yeri değişkenine göre çeşitli alt boyutlarda anlamlı farklar bulunmuştur. Şiddet eğilimi ölçeğinin tüm alt boyutlarında anne eğitim, baba eğitim yerleşim yeri değişkenine göre anlamlı farklılıklar bulunamazken cinsiyet, sınıf ve branş değişkenine göre çeşitli alt boyutlarda anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bireysel değerler ve şiddet eğilimleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için yapılan korelasyon testine göre orta düzeyde negatif yönde ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak bireylerin değer ve şiddet eğilimleri çeşitli değişkenlere göre farklılık göstermektedir ve değerlere yönelik algıları yüksek olan bireylerin şiddet eğilimleri düşüktür.

DeğerlerSpor eğitimiTakım sporları+3
Kerim Ali Akgül
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Effect of e-WOM and celebrity endorsement on the purchasing behavior of sports consumers

The general purpose of this research is to measure the effect of celebrity use of eWOM and brands that affect the purchasing behavior of sports consumers. In this context, Purchasing Behavior was developed and the eWOM and Celebrity Usage Scale was adapted in this research. Within the scope of Information Acceptance Model, Resource Model and Planned Behavior Theory, three models have been put forward to reveal the research purpose. In order to reveal the model hypotheses, sports consumers who are social media users and have purchased sports products through online shopping at least once were selected as the research group. In the research method, validity and reliability tests were carried out for the scale development and adaptation study. The models created to test the main purpose of the research were tested with Structural Equation Modeling. As a result of Structural Equation Modeling, it was concluded that eWOM information quality and information reliability positively affect information usefulness in Modal A. eWOM knowledge creation also positively affects eWOM knowledge adoption. In addition, it has been revealed in the findings that eWOM knowledge adoption affects the purchasing behavior of consumers. In addition, the indirect effect of information usefulness and information adoption was determined between eWOM information quality and information reliability and online purchasing behavior. Celebrity attractiveness and celebrity credibility were found to have an effect on online purchasing behavior in Model B, whereas celebrity expertise did not. In Model C, it was concluded that eWOM information affects consumers' attitudes, perceived behavioral control and subjective norms. In addition, it has been determined that there is an indirect effect of attitude, perceived behavioral control and subjective norms between eWOM information and online purchasing behavior. As a result, the quality, reliability and usefulness of the information consumers encounter on online platforms cause them to adopt information about products or services, and then exhibit online purchasing behavior. While the attractiveness and reliability of celebrities are seen as important factors affecting consumers' online purchasing of sports products, the effect of celebrity expertise was found to be ineffective within the scope of this research. While the results reveal that eWOM information affects PDT antecedents, it has been observed that these antecedents also lead consumers to buy online sports products.

Word of mouth communicationPurchasing behaviorSports+4
Halil Erdem Akoğlu
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Zumba becerisi öğrenirken aynaların propriyosepsiyon ve duygu durumu ile zumbanın performansa etkisi

Propriyosepsiyon kavramı spor bilimleri alanında önem kazanmaya henüz yeni başlamışsa da dans pedagojisi, bilim ve rehabilitasyonun daha geniş kapsam içinde bir ilgi konusudur. Düzenli bir egzersiz programı ile geliştirilebilinen eklem pozisyon hissi ile hem yaralanmaların önüne geçinilebilmekte hem de spora dönüş hızları arttırılarak yeniden yaralanma durumları ciddi oranda azalabilmektedir. Spor ve dans eğitim sınıflarının duvarlarında yer alan aynaların propriyosepsiyona olan etkisine dair kapsamlı bir çalışmaya rastlanılamamıştır. Bu bağlamda araştırmanın amacı aynalı bir ortamda zumba dans eğitiminin bilinçli ve programlı bir şekilde uygulandığında katılımcıların propriyosepsiyon ve duygu durumları ile zumbanın aerobik ve anaerobik performansa olan etkilerini incelemektir. Çalışmaya, yaşları 18-25 arasında olan 39 kadın katılmıştır. Katılımcılar randomize karşıt-dengeli olarak 3 gruba ayrıldıktan sonra 10 hafta boyunca, haftanın 3 günü, günde 1 saat olmak üzere araştırmacı tarafından zumba dans eğitimi uygulanmıştır. Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Performans laboratuvarını 4 kez ziyaret eden katılımcılara sırasıyla VKİ ölçme cihazı, kalp atım hızı, diz eklem pozisyon hissi, statik-dinamik denge, aerobik performans ve anaerobik performans testleri uygulanmıştır. Ayrıca duygu-durum (PANAS) ölçeği ise ön ve son olmak üzere iki defa uygulanmıştır. Sonuç olarak, ayna unsuru ile zumba dans eğitimi almanın propriyosepsiyonu (eklem pozisyon hissi) anlamlı derecede olumsuz etkilediği ancak duygu durumlarının olumsuz etkilenmediği ve 10 hafta düzenli zumba dans eğitiminin performanslarını anlamlı derecede arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayna kullanımına teşvik edilen katılımcıların sağ ve sol diz eklem hisleri (15°-30°-60°-90°) anlamlı derece bozulurken aynasız grubun diz eklem hisleri anlamlı derece artmıştır. Aynaların statik dengeyi bozduğu ancak dinamik dengeyi geliştirdiği gözlemlenmiştir. Deney ve kontrol grupları arasında kalp atım hızı değişkenliği parametreleri üzerinde anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Dans, Duygu Durum, Eğitim, Propriyosepsiyon, Spor, Zumba.

DansDuygudurumPropriyosepsiyon+3
Gizem Ceylan Acar
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kafein alımı ve ağızda çalkalanmasının kadın sporcularda kuvvet ve dikey sıçrama performansına etkisi

Kafein alımı ve ağızda çalkalanmasının fiziksel performans üzerinde etkilerine dair çeşitli sonuçlar literatürde bulunmaktadır. Bunun yanında her iki kafein takviye formunun kombine kullanılıp kuvvet ve dikey sıçrama performansının incelendiği çalışma bulunmamaktadır. Ayrıca kadın sporcular üzerine yapılan çalışmaların sayısı oldukça azdır. Bu araştırmanın amacı, farklı kafein tüketim sıklıklarına sahip kadın sporcularda 3 mg/kg kafein alımı, 300 mg kafein çalkalanması ve her ikisinin kombine edilmesinin kuvvet ve dikey sıçrama performansı üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmaya toplam 35 kadın sporcu katılmıştır. Katılımcılar kafein tüketim sıklıklarına göre 2 gruba ayrılarak toplam 5 test gününe katılım sağlamışlardır: hiçbir alım ve çalkalanma olmayan kontrol denemesi, plasebo alımı ve plasebo çalkalama, kafein alımı ve plasebo çalkalama, plasebo alımı ve kafein çalkalama, kafein alımı ve kafein çalkalama. Katılımcılar kafein alımlarının ardından 60 dakikalık bekleme süresi sonrasında her test denemesi öncesi ağızda 10 saniye kafein çalkalaması yapılmıştır. Test denemeleri 2 el-pençe, 2 sırt-bacak ve 1 dikey sıçrama (eller belde 15 saniye tekrarlı) şeklinde yapılmıştır. Ayrıca test protokolü sonunda katılımcılara algılanan zorluk dereceleri ve solüsyon tahminleri sorulmuştur. Sonuç olarak kafein alımının, çalkalanmasının ve her ikisinin kombine edilmesinin kuvvet performansı ve algılanan zorluk derecesi üzerinde anlamlı etkileri görülmemiş ancak kafein alımının dikey sıçrama performansında zirve güç çıktısını artırdığı; kombine denemesinin ise maksimal sıçrama yüksekliği, zirve güç çıktısı ve yorgunluk indeksini artırdığı ortaya çıkmıştır. Katılımcıların normal hayatlarındaki kafein tüketim sıklıklarının, kafeinin ergojenik etkisini bu çalışma özelinde etkilemediği görülmüştür.

AğızDikey sıçramaGıda takviyesi+7
Muhammed Uygar Sertkaya
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dart öğretiminde farklı geribildirim türlerinin öğrenmeye etkisi ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi

Dart Öğretiminde Farklı Geribildirim Türlerinin Öğrenmeye Etkisi ve Öğrenci Görüşlerinin İncelenmesi Araştırma, Dart öğretiminde sözel, görsel, görsel+sözel geribildirimin becerilerinin gelişimine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu Mamak Belediyesi bünyesinde 2021-2022 eğitim-öğretim yılı dart eğitim kurslarına kaydolan ve daha önce dart eğitimi almamış gönüllü olarak katılım sağlayacak toplam 60 [n(erkek)=30, n(kadın)=30] öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin 11-12 ve 13-14 yaş aralığındadır. Çalışmanın nitel kısmını, çalışma grubunda yer alan ve farklı geribildirim türleri uygulanan her gruptan görüşmeye gönüllü olan dört öğrenci ile toplamda 12 öğrenciyle odak grup görüşmesi yapılmıştır. Verilerintoplanmasında,araştırmacıtarafındangeliştirilmiş17sorudanoluşan, beşli likert tipinde, geçerlik kat sayısı 0,988 olan devinişsel alan beceri testi kullanılmıştır. Nitel kısmında uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından oluşturulan 11 sorudan oluşan görüşme soruları uygulanmıştır. Deneklere 8 hafta süresince haftada 1 gün 45+45 toplam 90 dakikaolmak üzere dart konulu çalışmalar araştırmacı tarafından işlenmiştir. Çalışmalar ve testler video kamera ile kaydedilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler freetrialversion of SPSS Statistics (Statistical PackageforSocialSciences) for Windows 25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçek güvenirliği için "Güvenilirlik Analizi" , homojenliği test etmek için ki kare analizi uygulanmıştır. Normallik testi Kolmogrov-Simirnov, normal dağılıma göre parametrik, normal dağılım olmadığı durumda nonparametrik testler kullanılmıştır. İkiden fazla bağımsız grup arasındaki farkı bulmak için normal dağılımda tek yönlü varyans analizi, normal dağılıma sahip olmadığı durumda ise Kruskal Wallis analizi kullanılmıştır. İki bağımlı aşama karşılaştırılmasında ise Wilcoxon testi uygulanmıştır. Araştırmada nitel verilerin analizi için içerik ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre 10 hafta süren dart öğretiminde verilen geribildirimlerin öğrencilerin dart becerisini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Dart öğreniminde özellikle Görsel+Sözel Geribildirim vermenin bu beceriyi öğrenmede önemli etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitel analiz sonucun da katılımcıların eğitmen temasında yer alan geribildirimlerin etkisi kategorisinde yer alan bildirime göre hareket ettiğini, eğitmenin olumlu geribildirimi ve geribildirimin motivasyona etkisi kodlarına ve bilgi, beceriye etkisi kategorisine verilen yanıtların öğrenmeyi olumlu anlamda etkilediği ve artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Dart, Eğitim, Geribildirim, Görsel Geribildirim, Sözel Geribildirim

DartGeri bildirimGüreş+7
Mert Mazhar Erduran
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İç Anadolu bölgesindeki spor kurumlarında görev yapan personelin mantar yönetim algısının örgütsel bağlılığa etkisi

Bu araştırmanın amacı; İç Anadolu bölgesinde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan bireylerin mantar yönetim algılarının kurum içerisinde önemli bir yere sahip olan örgütsel bağlılık düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklem gurubunu 2022 yılında, İç Anadolu bölgesinde yer alan 13 ildeki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Mantar yönetim Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini yaklaşık 750 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada 157' si kadın, 159' u erkek olmak üzere toplam 316 Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanına ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler IBM SPSS 28.0.1.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Demografik bilgilere göre ölçeklere ait toplam puan ve alt boyut puanlarının karşılaştırılmasında bağımsız örneklemler t-testi ve tek faktörlü varyans analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Farklılığın hangi eğitim düzeyleri arasında olduğunu elde etmek amacıyla Tukey Testi yapılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu analizi yapılmıştır. Araştırma bulguları dikkate alındığında; çalışanların yaşları mantar yönetimin alt boyutu olan yönetim eksikliğini, cinsiyetleri yetersiz bilgi paylaşımını, yaşları örgütsel bağlılık alt boyutu olan devam bağlılığını, cinsiyetleri duygusal bağlılık ve devam bağlılıklarını, medeni durumları yetersiz bilgi paylaşımı ile yetersiz iletişim, medeni durumları örgütsel bağlılık toplam puan ve alt boyutlarını, hizmet yılları normatif bağlılıklarını, eğitim durumları devam bağlılıklarını etkileyen bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Mantar yönetim algısı Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri'nde çalışan personelin örgütsel bağlılığına (β = -.17) negatif yönde olumsuz bir etkide bulunurken, örgütsel bağlılık alt boyutu olan duygusal bağlılığa da(β = -.32) negatif yönde bir etkisi söz konusudur. Genel çerçevede bir sonuca varıldığında ise spor örgütlerinde mantar yönetim işleyişinin varlığı personelin özellikle örgütsel bağlılık düzeylerini negatif yönde etkileyerek çalışanların iş ortamlarında huzurlu çalışamamalarına, motive olamamalarına ve örgütsel anlamda birtakım sorunların çıkmasına sebebiyet vermektedir. Anahtar Kelimeler: Spor örgütleri, Spor, Mantar yönetim, Örgütsel bağlılık

Gençlik ve Spor İl MüdürlüğüMantar yönetimSpor+6
Vahit Küçükatçeken
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Maraton organizasyonlarına katılımın sosyal etkileşim boyutları ile kaynak yaratma faaliyetleri arasındaki ilişkinin araştırılması

Maraton koşusu ve maraton organizasyonları küresel anlamda popülaritesi artan, toplum tarafından ilgi gösterilen, günden güne çekiciliği artan eğlenceli bir etkinlik haline gelmiştir. Zamanla kitlesel katılımlı bir etkinliğe dönüşen maraton organizasyonları eğitim, sağlık, çevre gibi sosyal sorunlara dikkat çeken ve insanların kar amacı gütmeyen kuruluşlar için koşarak bağış toplaması, yardımseverlik koşusu yapması için bir fırsat sunuyor. Toplumda sürekli birbirlerini karşılıklı olarak etkileyen bireylerin sosyal hayatlarındaki gelişimi ve değişimi, sosyal etkileşim ile gerçekleşir. Sosyal etkileşim, toplumun şekillenmesinde, bütünleşmesinde ve değişmesinde önemli bir rolü olan sosyolojik bir süreçtir. Sosyo-kültürel faaliyetleri sosyal etkileşimin oluştuğu ortamlar olarak ifade etmek olanaklı iken, spor etkinliklerini de bu ortamın içinde saymak mümkündür. Son yıllarda gittikçe artan bir şekilde bireylerin dolayısıyla bütünleşmiş bireysel hareketlerin kaynak yaratma amaçlı etkinliklere büyük ilgi gösterdiğine tanık olunmaktadır. Bu tür faaliyetlerin gerçekleştiği yerler arasına maraton organizasyonları da girmeye başlamıştır. Burada vurgu yapmak gerekirse, diğer etkinliklerde olduğu gibi maraton etkinlikleri de toplumsal farkındalığın yüksek düzeyde ortaya konulmaya çalışıldığı bir gösteri alanı olarak kullanılmaktadır. İnsanların maraton etkinliklerinde gerçekleşen kaynak yaratma faaliyetlerine bağış toplamak amacıyla katıldığı varsayımından hareket edilebilir. Bu nedenle insanlar için ilgi çekici ve motive edici bir güç olarak algılanan maraton etkinliklerinde gerçekleşen kaynak yaratma faaliyetlerinde, bireyler arası sosyal etkileşim yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Temel yaklaşımı bu şekilde olan araştırmanın amacı; maraton organizasyonlarına katılım, maraton organizasyonlarında sosyal etkileşim ve maraton organizasyonlarındaki kar amacı gütmeyen kuruluşların kaynak yaratma faaliyetlerine yönelik farkındalık ölçeklerinin geliştirilmesi ve geliştirilen ölçekler vasıtasıyla maraton organizasyonlarına katılımın sosyal etkileşim boyutları ile kaynak yaratma faaliyetleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evreni Türkiye'deki maraton organizasyonlarına (maraton, yarı maraton ve ultra maraton organizasyonları) katılanlardan ve bu etkinliklerde kaynak yaratma faaliyeti düzenleyen kişilerden; araştırmanın örneklemi ise amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak bu etkinliklerde yardımseverlik koşusu yapmış seçilmiş yeter sayıda kişilerden oluşmuştur. Araştırmada maraton organizasyonlarına katılım (MOK), maraton organizasyonlarında sosyal etkileşim (MOSE) ve maraton organizasyonlarındaki kar amacı gütmeyen kuruluşların kaynak yaratma faaliyetlerine yönelik farkındalık (MOKYFF) ölçekleri geliştirilmiştir ve yapılan AFA ve DFA'larla bu ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğu kanıtlanmıştır. Araştırmanın birinci aşaması için 250 kişi, ikinci aşaması için 353 kişi örnekleme dahil edilmiştir. Analizlerde cinsiyet, medeni durum, etkinliğe katılım durumu, kar amacı gütmeyen kuruluşa üye olma durumu, maraton organizasyonlarındaki kar amacı gütmeyen kuruluşların kaynak yaratma faaliyetlerine katılma sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yaş değişkenine göre tanınmış kişi alt boyutu ile maraton organizasyonlarındaki kar amacı gütmeyen kuruluşların kaynak yaratma faaliyetlerine yönelik farkındalık düzeyleri arasında negatif yönlü anlamlı ilişkinin varlığına rastlanmıştır. Maraton organizasyonlarına katılım ile marka değeri, tanınmış kişi, sosyal medya alt boyutları ve maraton organizasyonlarındaki kar amacı gütmeyen kuruluşların kaynak yaratma faaliyetlerine yönelik farkındalık düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır. Maraton organizasyonlarındaki kar amacı gütmeyen kuruluşların kaynak yaratma faaliyetlerine yönelik farkındalık düzeyleri ile marka değeri, tanınmış kişi ve sosyal medya alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu araştırmadan elde edilen sonuçların alan yazına katkıda bulunması beklenmektedir. Anahtar Sözcükler: Maraton, Kaynak Yaratma, Sosyal Etkileşim

Kaynak yaratmaMaratonSosyal etkileşim+3
Serap Aktaş
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nöromusküler yorgunluğun futbolcularda fonksiyonel hareket ve denge performansına etkileri

Bu çalışmanın amacı nöromüsküler yorgunluğun fonksiyonel hareket analizi toplam puanı ve denge becerinse olan etkilerini incelemektir. Çalışmaya 28 profesyonel futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Futbolculara nöromüsküler yorgunluğu değerlendirmek için 10 metre koşu ve dikey sıçrama testi kullanılmıştır. Fonksiyonel hareket beceriler Fonksiyonel hareket görüntüleme metodu ile yapılmıştır. Denge becerisi ise modifiye Y denge testi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler eşleştirilmiş örneklemlerde t testi ile istatistiksel analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan eşleştirilmiş örneklemlerde t testi sonuçlarına göre çalışmaya katılan futbolcuların dinlenik durumda iken ölçülen fonksiyonel hareket toplam skorları ortalaması 15,64±2,34 iken yorgunluk sonrasında yapılan fonksiyonel hareket analizi toplam skorları 13,78±2,29 olarak tespit edilmiştir Y denge testi sonuçlarında ise yorgunluk öncesi denge testi skoru……. İken yorgunluk sonrasında denge skoru ………. Tespit edilmiştir. Yorgunluğun fonksiyonel hareket ve denge becerisini olumsuz yönde etkilediği istatistiksel olarak tespit edilmiştir (p<0,001). Futbolcularda yorgunluğun engellenmesi ya da azaltılması fonksiyonel hareket ve denge becerisini etkilediği gibi sakatlık riskini de arttırmaktadır. Bu nedenle yorgunluğun geciktirilmesi ve toparlanmanın hızlandırılması sakatları engelleyebilmek için önemli olabilir. Anahtar Kelimeler: Denge, Fonksiyonel Hareket, Futbol, Yorgunluk

DengeFonksiyonel yetkinlikFutbol+6
Sally Salam Abbas Alı
Ankara University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uzun süreli spor eğitim modeli uygulamalarında öğretmen ve öğrenci deneyimlerinin incelenmesi: Bir eylem araştırması

Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı, üç dönem boyunca model temelli (Spor Eğitim Modeli) beden eğitimi dersine katılan öğretmen ve öğrencilerin deneyimlerinin incelenmesidir. Yöntem: Eylem araştırması deseninin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini, üç dönem (1,5 yıl) boyunca SEM ile beden eğitimi dersi işleyen beden eğitimi ve spor öğretmeni ve bu derse katılan dokuz öğrenci (dört erkek- beş kız) oluşturmaktadır. Öğretmen, üç dönem boyunca üç farklı branşta (bowling, dart, badminton) ilk iki dönem uzaktan ve üçüncü dönem ise yüz yüze eğitim yoluyla SEM kullanarak derslerini işlemiş ve her dönem sonunda öğrencilerinden topladığı verilerle bir sonraki dönem için dersini yeniden tasarlamıştır. SEM'in birinci, ikinci ve üçüncü dönem uygulamalarının sonunda uzman danışman (tez danışmanı) modeli uygulayan öğretmen ile her dönem sonunda birer adet olmak üzere toplam üç yarı-yapılandırılmış bireysel görüşme; öğrenciler ile ise SEM'deki rolleri özelinde (antrenör, hakem, basın görevlisi) üçer adet odak grup görüşmesi (toplamda 9 görüşme) gerçekleştirmiştir. Ayrıca öğretmenin üç dönem boyunca tuttuğu alan notları da veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde sürekli karşılaştırmalı içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan içerik analizi sonucunda üç dönem boyunca spor eğitimi modeli ile beden eğitimi ve spor dersi işleyen öğretmenin deneyimlerine ilişkin bulgular iki tema altında toplanmıştır. 1) Öğretmenin öğrenme ortamı ve öğretimini geliştirmesi 2) Öğretmenin rolünün değişimi. Üç dönem boyunca SEM'e katılan öğrencilerin deneyimlerine ilişkin bulgular ise dört tema altında toplanmıştır. 1) Sosyal-duyuşsal gelişim 2) Rolde ilerleme 3) Teknolojinin katkıları 4) Öğrenme topluluğu oluşumu. Sonuç: Sonuç olarak, uzun süreli SEM ile beden eğitimi dersi işleyen öğretmenin süreçte rolünün değiştiği, daha çok rehber rolü sergileyerek öğretimi ve öğrenme ortamını geliştirdiği, öğrencilerin de sosyal-duyuşsal alanda geliştikleri, sınıf içerisinde farklı öğrenme toplulukları oluşturarak rollerinde ilerledikleri görülmektedir. Bu nedenle model temelli beden eğitimi uygulamalarında öğretmenin öğrencilerden veri toplayarak ders tasarımını, öğretimini ve öğrenme ortamını geliştirmesi ve bu uygulamaların uzun süreli olarak sürdürülmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Model Temelli Beden Eğitimi, Spor Eğitim Modeli, Eylem Araştırması

Beden eğitimiDeneyimModel tabanlı öğretim+1
Osman Kürşad Çangır
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk Millî Erkek Hokey Takımına çok kriterli karar verme yöntemleri ile sporcu seçimi

Bu çalışmada, Türk Millî Hokey Takımı'na sporcu seçimi amacıyla Çok Kriterli Karar Verme(ÇKKV) yöntemlerinden AHP, TOPSIS ve VIKOR teknikleri kullanılmıştır. Seçim sürecinde kullanılacak kriterler, hokey alanında deneyimli antrenörlerin görüşleri doğrultusunda belirlenmiş ve Türkiye Hokey Federasyonu'nun sporcu bilgi sisteminden elde edilen verilerle desteklenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022, 2022-2023 ve 2023-2024 sezonlarında milli takıma davet edilen sporcular oluşturmaktadır. Sporcu değerlendirmesinde altı kriter esas alınmıştır: gol sayısı, oynadığı maç sayısı, sarı kart sayısı, kırmızı kart sayısı, yeşil kart sayısı ve penaltı korner gol sayısı. AHP yöntemi ile bu kriterlerin ağırlıkları belirlenmiş, TOPSIS ve VIKOR yöntemleri kullanılarak her sezon için ayrı ayrı sporcu seçim önerileri geliştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar mevcut millî takım kadrolarıyla karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Tüm analizler Microsoft Excel programı ile gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, sporcu seçiminde en önemli kriterlerin penaltı korner gol sayısı ve gol sayısı olduğunu; bunu sırasıyla oynanan maç sayısı ve yeşil kart sayısının izlediğini göstermektedir. Bu çalışma, hokey branşı için geliştirilen ilk Çok Kriterli Karar Verme modeli olması açısından önem taşımaktadır. Elde edilen bulgular, geleneksel yöntemlere kıyasla daha sistematik ve verimli bir seçim süreci sunduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma kapsamında, gelecekte kriterlerin çeşitlendirilerek seçim sürecinin daha kapsamlı hale getirilmesi önerilmektedir. Ayrıca, sporcu bilgi sisteminin daha ayrıntılı verilerle zenginleştirilmesi ve sezon sonlarında performans analizlerinin düzenli olarak yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bunun yanında, farklı ÇKKV yöntemlerinin de sürece dahil edilmesi, kararların daha güvenilir olmasını sağlayabilir. Antrenörlerin ve yöneticilerin bu tekniklerle eğitilmesi ve karar süreçlerinin sürekli olarak geri bildirimlerle iyileştirilmesi, milli takım başarısını artırabilecek stratejik adımlardır. Bu modelin, diğer spor branşlarına da uyarlanabileceği düşünülmektedir.

Murat Şahin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı formatlarda oynatılan dar alan oyunlarının performans ve psikofizyolojik cevaplar üzerine etkilerinin incelenmesi

Yapılan araştırmada, farklı formatlarda oynatılan dar alan oyunlarının futbolcularda performans ve psikofizyolojik yanıtlar üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, neden–sonuç ilişkisini ortaya koymaya yönelik olarak iki gruplu ön test–son test yarı deneysel desenle yürütülmüştür. Çalışma grubunu, Ankara Batıkent Kartal Spor Kulübü'nde aktif olarak futbol oynayan 16 erkek sporcu (X̄ yaş = 14,88±0,84 yıl) oluşturmuştur. Katılımcılar, aralıklı (n=8) ve sürekli (n=8) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Uygulama süreci dört hafta boyunca, haftada iki antrenman seansı olacak şekilde toplam sekiz dar alan oyunu oturumundan oluşmuştur. Her hafta bir oturum 2v2, diğeri ise 4v4 dar alan oyunları şeklinde planlanmıştır. Futbolculara uygulama öncesinde ve sonrasında ölçümler yapılmıştır. Değerlendirmeye alınan parametreler arasında ayak reaksiyon süresi, 20 m sürat testi, toplu ve topsuz zigzag testi, RAST testi, Yo-Yo IRT1 testi ve VO₂maks ölçümleri yer almıştır. Bu ölçümlerin analizi için bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Uygulamalar esnasındaysa futbolcuların kalp atım hızları, laktat düzeyleri, algılanan zorluk dereceleri ve fiziksel aktiviteden keyif alma düzeyleri ölçülmüştür. Grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarda Mixed ANOVA testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre reaksiyon süresi, 20 m sürat testi, topla ve topsuz zigzag testi, RAST testi, VO₂maks ölçümlerinde her iki grupta da anlamlı düzeyde gelişim gözlenmiştir (p<0,05). Ancak gruplar arası karşılaştırmalarda anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Dar alan oyunları sırasında ölçülen ortalama kalp atım hızı, kalp atım hızının maksimal kalp atım hızı yüzdesi, zirve kalp atım hızı, zirve kalp atım hızının maksimal kalp atım hızı yüzdesi, algılanan zorluk derecesi ve laktat değerlerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir (p<0,05). Bulgular hem aralıklı hem de sürekli formatlarda oynatılan dar alan oyunlarının futbolcuların performans gelişimine önemli katkılar sunduğunu göstermektedir. Antrenman planlamalarında kullanılacak dar alan oyun ve formatının, hedeflenen performans bileşenlerine uygun olarak seçilmesinin; sporcuların performans ve psikofizyolojik gelişim süreçlerini optimize etmede önemli bir rol oynadığı sonucuna varılmıştır.

Anaerobik güçDar alan oyunuFiziksel dayanıklılık+3
Bahaüddin Türkarslan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mobbing davranışlarının hentbol süper liginde yer alan sporcuların örgütsel bağlılığı üzerine etkisi

İşyerinde mobbing ve örgütsel bağlılık konuları, çalışma ortamındaki bireyler ve örgütler üzerindeki önemli etkilerinden dolayı, son yıllarda araştırmacılar tarafından üzerinde durulan önemli konular arasında yer almaktadır. Bu çalışma, spor alanına odaklanarak, mobbing davranışlarının hentbol oyuncularının örgütsel bağlılığı üzerine etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada, genel tarama modeli kapsamında ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, Türkiye Erkekler Hentbol Süper Ligi'nde yer alan hentbol kulüplerindeki oyuncular oluşturmuştur. Verilerin toplanması sürecinde kolayda örneklem metodu kullanılmıştır. Çalışmaya 8 hentbol kulübünden 137 oyuncu katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, mobbing davranışlarını ve hentbol oyuncularının örgütsel bağlılıklarını belirlemeye yönelik iki farklı ölçek kullanılmıştır. Mobbingi ölçmek için Yıldız (2015b) tarafından geliştirilen 12 maddelik Olumsuz Davranışlar Ölçeği-Futbol (Negative Acts Questionnaire-Football: NAQ-F) kullanılmıştır. Ölçek maddelerinde yer alan futbol ifadeleri hentbol ifadelerine dönüştürülmüştür. Örgütsel bağlılığı ölçmek için Meyer ve Allen (1991) tarafından önerilen ve Meyer, Allen ve Smith (1993) tarafından geliştirilen örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel analiz olarak, tanımlayıcı istatistik, doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları, genel olarak hentbol oyuncularının mobbinge maruz kalma düzeylerinin düşük olduğunu, örgütsel bağlılıklarının orta düzeyde olduğunu göstermiştir. Çalışmanın diğer bulguları, mobbing davranışlarının hentbol oyuncularının örgütsel bağlılığına anlamlı ve negatif etki ettiğini ortaya koymuştur (β=-,274; p<0,01). Bu çalışmadaki mobbingin örgütsel bağlılık üzerindeki anlamlı ve negatif etkisinin hem spor sektörü hem de diğer sektörlerdeki araştırma sonuçları ile benzeştiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Hentbol, sporcu, mobbing, örgütsel bağlılık

HentbolHentbol oyuncularıMobbing+3
Mehmet Yavuzaslan
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet kalitesi, müşteri tatmini ve müşteri sadakati ilişkisi: Spor işletmelerinde bir uygulama

Bu araştırmanın amacı spor işletmelerinden hizmet alan müşterilerin algıladığı hizmet kalitesinin, müşteri tatmini ve müşteri sadakatine etkisinin incelenmesidir. Ayrıca müşterilerin tatmin düzeylerinin sadakatleri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Araştırmada müşteri tatmini aynı zamanda algılanan hizmet kalitesi ile müşteri sadakati arasında aracı değişken olarak kullanılmıştır. Araştırma verileri Diyarbakır ilinde faaliyet gösteren spor işletmelerinden kolayda örneklem metoduna göre toplanmıştır. Verilerin yarısı yüz yüze anket formu yardımıyla toplanırken diğer yarısı çevrimiçi platformlar üzerinden toplanmıştır. Veri toplama sürecinde kullanılan anket formunda birinci bölümde demografik sorulara yer verilirken, ikinci bölümde algılanan hizmet kalitesine ait on dört, müşteri tatminine ait üç ve müşteri sadakatine ait beş ifadeye yer verilmiştir. Verilerin analizi aşamasında SPSS ve Smart PLS istatistik programları kullanılmıştır. Veri analizi kovaryans bazlı yapısal eşitlik modeli kapsamında gerçekleştirilmiştir. Veri analizi sonucunda, müşteri tatmininin müşteri sadakatini pozitif yönde anlamlı bir şekilde etkilediği ve algılanan hizmet kalitesinin müşteri tatminini pozitif yönde anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca müşteri tatmini, algılanana hizmet kalitesi ile müşteri sadakati arasında pozitif yönde aracılık etmektedir. Sonuç olarak, algılanan hizmet kalitesi müşteri sadakatini pozitif yönde anlamlı bir şekilde etkilememektedir. Anahtar Kelimeler: Spor İşletmeleri, Hizmet Kalitesi, Müşteri Sadakati, Müşteri Tatmini.

Hizmet kalitesiMüşteri sadakatiMüşteri tatmini+2
Seda Tufantoz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin toplumsal cinsiyet rol algıları ile liderlik davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; spor bilimleri fakültesinde eğitim ve öğretim gören öğrencilerin liderlik ve toplumsal cinsiyet rollerini etkileyen değişkenleri belirlemek ve liderlik ve toplumsal cinsiyet rolleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çok yönlü liderlik düzeyleri ile toplumsal cinsiyet rollerinin arasında ilişki ve bu ilişki üzerinde etkili olduğu düşünülen demografik faktörler ele alınmıştır. Araştırmanın evreni Uludağ Üniversitesi Spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yönetimine göre tespit oluşturulan 191 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada; Dursun vd. (2019) tarafından geliştirilen Çok Yönlü Liderlik Ölçeği (ÇYLÖ), Zeyneloğlu (2008) tarafından geliştirilen Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ), Kişisel bilgi formu veri toplama amacıyla kullanılmıştır. Veriler SPSS 25.00 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz aşamasında bağımsız örneklemler t- testi, tek yönlü varyans analizi ve tukey testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda Spor Bilimleri Fakültesinde Beden Eğitimi Öğretmenliği ve Antrenörlük Eğitimi bölümünde okuyan öğrencilerin toplumsal cinsiyet rollerinin cinsiyete, sporla ilgilenme düzeylerine ve okudukları bölüme göre farlılıklar gösterdiği, liderlik özelliklerinin ise kardeş sayısı, cinsiyet ve sporla ilgilenme düzeylerine göre farklılıklar gösterdiği görülmektedir. Bununla birlikte spora yönlendiren kişi, sınıfı, kardeş sayısı,aktif olarak sporla ilgilenme durumu,ilgilenilen spor türü ve aile tipi gibi değişkenlerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumların üzerinde herhangi bir etkisi olmadığı görülmüştür. Liderlik özellikleri üzerinde ise spora yönlendiren kişi, aktif olarak sporla ilgilenme durumu,ilgilenilen spor türü ve aile tipi,okudukları bölüm ve sınıf gibi değişkenlerin liderlik özelliklerini etkilemediği görülmüştür. Toplumsal cinsiyet rolleri ve liderlik arasındaki ilişki boyutunda ise bireylerin eşitlikçi toplumsal cinsiyet rollerine sahip olma düzeyleri arttıkça diğer liderlik tarzlarına göre insan kaynaklı liderlik anlayışına sahip olma düzeyi de artmaktadır. Bireylerin evlilikte cinsiyet rollerine sahip olma, bireylerin geleneksel cinsiyet rollerine sahip olma ve bireylerin erkek cinsiyet rollerine sahip olma düzeyleri arttıkça insan kaynaklı liderlik anlayışına sahip olma düzeyi de artmaktadır. Bununla birlikte evlilikte cinsiyet rolü tutumu ile karizmatik liderlik ve politik liderlik arasında negatif yönde bir ilişki vardır.

Beden eğitimiCinsiyet rolleriLiderlik+6
Güral Güngör
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlılarda fiziksel aktivitenin kırılganlık düzeyi ile ilişkisinin incelenmesi

Kırılganlık yürüme, hareket, denge, kas kuvveti, motor işleme, biliş, beslenme, dayanıklılık ve fiziksel aktivite gibi birçok alanı etkileyen çok boyutlu kavramdır. Amacımız FAST'in Türkçe adaptasyonunu yaparak profesyonel spor yapmış ve sedanter yaşlı yetişkinlerin fiziksel aktivite düzeyi ve kırılganlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. 65 yaş üstü sedanter (SYY, n=300) ve profesyonel spor yapmış yaşlı (PSYYY, n=100) 450 birey çalışmanın örneklemi oluşturdu. Veri toplama araçları katılımcıların sosyo-demografik bilgilerinin sorgulandığı anket, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa ve FAST-TR ölçeği idi. Verilerin analizinde SPSS 22 paket programlarından yararlanıldı. Ölçeğin geçerlik analizinde kapsam geçerliği uygulandı. Güvenirlik analizi Cronbach Alfa katsayısı ve test-tekrar test ile incelendi. Fiziksel aktivite ile kırılganlık düzeyi arasındaki ilişki Ki-Kare korelasyonu ile incelendi. Diğer değişkenlerin karşılaştırılmasında ise Student T test uygulandı. p<0.05 anlamlı kabul edildi. FAST-TR kapsam geçerliği ortalama 0,99 idi. Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı 0,794, test-tekrar test güvenirliği 0,747 idi. PSYYY'lerin hafıza, hareketlilik, mod, fiziksel performans, genel sağlık durumu, ilaç ve çoklu morbite ve kontinans alan ortalamaları SYY'lere göre anlamlı olarak düşük olduğu saptandı. Beslenme, fonksiyonel durum ve ağrı alanı ortalamaları arasında ise anlamlı bir fark yoktu. Her iki grubun kırılganlık düzeyi ile yaş grubu, eğitim durumu, gelir durumu, çocuklarıyla görüşme sıklığı, yaş algısı, yaşlılığı değerlendirme durumu arasında ilişki saptanmadı. PSYYY'lerde fiziksel aktivite skoru ile kırılganlık skoru arasında p=0,017 düzeyinde ilişki bulundu. SYY'lerin düşük yaşam kalitesi ve yüksek toplam kırılganlık skoru arasında negatif düşük korelasyon saptandı p=0,002. Her iki grubun fiziksel aktivite, ve toplam kırılganlık puanı arasında ilişki saptanmadı (p=0,186, p=0,049). PSYYY'lerin fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi ortalamaları SYY'den anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı (p<0,05). PSYYY'lerin kırılganlık ortalamaları SYY'lerden p<0,001 düzeyinde istatiksel olarak anlamlı düşük olduğu saptandı. Sonuç olarak FAST-TR 65 yaş üstü bireylerin kırılganlık düzeylerini belirlemede oldukça geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Kırılganlık yaşam kalitesini düşüren faktörlerden biri olup fiziksel aktivite yaşam kalitesini arttırdığı gibi, kırılganlığı da önleyebilir.

Fiziksel aktiviteKırılganlıkYaşam kalitesi+1
Keziban Gamze Baş
Hitit University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcu çocuklarda farklı ısınma yöntemlerinin bazı motorsal özelliklere etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, futbolcu çocuklarda farklı ısınma yöntemlerinin bazı motorsal özelliklere etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya yaş ortalamaları 11,46±0,58 olan, boy uzunlukları 151,73±6,69; vücut ağırlıkları 41,47±6,83 olan 23 çocuk gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara 48 saat arayla üç farklı ısınma protokolü uygulandı. Isınma protokolü ilk olarak ısınma koşusu, ikinci aşamada dinamik + statik ısınma, üçüncü aşamada ise statik + dinamik ısınma olarak dizayn edildi. Her ısınma sonrası katılımcıların 30m sürat, çeviklik, bacak kuvveti, el kavrama, top sürme, top sektirme, uzun atlama, dikey sıçrama ve Y denge test değerleri alındı. İstatiksel analizlerde araştırmada katılımcılara ait veriler IBM SPSS 26 paket programı kullanılarak analiz edildi. Gruplardaki katılımcılara ait tanımlayıcı bilgiler tablolaştırıldı. Değişkenlerin metotlara göre test dağılımları incelenmiş, dağılımların normalliği ve varyansların homojenliği Shapiro-Wilks testi ile belirlendi. Isınma metotlarının 30 metre sprint, çeviklik, bacak kuvveti, el kavrama, top sürme, top sektirme, uzun atlama, dikey sıçrama, y denge değerleri üzerindeki etkisi tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile incelendi. Anlamlı olan ilişkilerde Post Hoc karşılaştırmalara Tukey HSD ile devam edildi ve anlamlılık derecesi p<0.05 olarak kabul edildi. Sonuç olarak, dinamik + statik / statik + dinamik ısınmaların futbolcu çocuklarda performanslar arası anlamlı farklılıkların olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Çeviklik, Çocuk, Kuvvet, Sürat

Serkan Hüsnü Korkmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolcuların öz eleştirel düşünceleri ile sporda şiddet ve saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Kütahya ili örneği)

Çalışmanın amacı, Futbolcuların Öz Eleştiriler düşünceleri ile Sporda Şiddet ve Saldırganlık Düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmamıza Kütahya ilinde 2022-2023 futbol sezonu döneminde aktif futbolculuğa devam etmekte olan 18 yaş altı ve 40 yaş arası 375 gönüllü bir şekilde araştırmamıza katılım sağlamıştır. Katılımcılara çevrimiçi ortamda hazırlanan 10 soruluk demografik bilgi formu ve saldırganlık envanteri ile problem çözme envanteri ölçekleri uygulanmıştır. Saldırganlık alt boyutlarının toplam puanlarının yaş gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Sporcu durumluk özeleştiri puanlarının yaş gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ölçek alt boyut puanlarının medeni duruma değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0,05). Sporcu durumluk özeleştiri puanlarının medeni hale göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık alt boyutlarının toplam puanlarının aile ekonomik durumlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Sporcu durumluk özeleştiri puanlarının aile ekonomik durum değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık alt boyut puanlarının lig statüsü değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0,05). Sporcu durumluk özeleştiri puanlarının lig statüsü değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Araştırma sonucumuza göre; yaş, eğitim durumları, alkol kullanma, aile sporu destekleme, spor yapma nedeni ve kendini tanımlama demografik bilgilerinin sonuçları saldırganlık ve durumluk öz eleştiri boyutlarına etkisi olduğu görülmüştür.

Eleştirel düşünceFutbolFutbolcular+5
Mahmut Gazi Şaşmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Basketbol antrenmanlarında retro hareketlerinin kullanılmasının farklı denge ölçüm parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırma 12-14 yaş basketbol sporcularında retro hareketler antrenmanlarının farklı denge ölçüm parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlamıştır. Çalışmada 80 gönüllü sporcu deney ve kontrol grubu olarak 2'ye ayrılmıştır. Analiz yöntemi olarak; iki grubun tekrarlanan ölçümleri ve grupların arasındaki farkın incelenmesi nedeniyle karışık ölçümlerde ANOVA tercih edilmiştir. Bulgulara göre deney grubunun ortalama yaşları 13.00, boyları 165,08 cm ve vücut ağırlığı 61,80 kg'dır. Kontrol grubunun yaş ortalaması 13.05, boyları 167,38 cm ve vücut ağırlığı 59,88 kg olarak görülmüştür. Çalışmada YDT, SDT ve GDT ön ve son test ölçümleri alınmıştır. Katılımcıların denge ölçümlerinin grup içi YDT, SDT ve GDT'lerinin son test değerleri ön test değerlerine göre anlamlı düzeyde yükselmiştir. Gruplar arası analiz edildiğinde YDT, SDT ve GDT sonuçlarında deney grubunun değerlerinin kontrol grubu değerlerinden anlamlı yüksek bulunmuştur. Çalışmamızda yer alan her iki cinsiyetin grup içi denge ölçümlerinde son test değerleri ön test değerlerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Cinsiyete göre gruplar arasında YDT sol posterior medial değişkeninde kadılar erkeklerden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Geriye dengeleme 6 cm değişkeninde erkekler kadınlardan anlamlı düzeyde yüksek performans göstermişlerdir. Diğer parametrelerde anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Sonuç olarak; retro hareketler antrenmanlarının denge becerisini geliştirdiği tespit edilmiştir. Retro hareketler programlarının dinamik ve statik denge çalışmalarına uygun olduğu öngörülmüştür. Anahtar Kelimeler: Basketbol, Beceri, Denge, Retro Hareketler, Spor

Aşina Uslular
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yoga yapan bireylerde manevi süreçler

Bu çalışmanın amacı Yoga yapan bireylerde manevi süreçlerin etkisini incelemektir. Çalışmanın evrenini; Türkiye'de yoga yapan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu, amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen, farklı illerde yaşayan ve online yoga eğitimi alan 434 kadın katılımcıdan (n=434) oluşmaktadır. Bu çalışmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin, araştırmada birlikte kullanılmasını yöntem edinen, 'karma araştırma yöntemi' kullanılmıştır. Nicel kısımda; Ekşi, Kardaş ve Koçoğlu (2018) tarafından geliştirilen içsel spiritüellik (İS) ölçeği ile Kasapoğlu (2015) tarafından geliştirilen manevi yönelim (MY) ölçeği kullanılmıştır. Nitel kısımda ise; yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 26.0 paket programında değerlendirilmiştir. Normallik testi sonucuna göre parametrik testlerden Bağımsız örneklem t testi, One way anova ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi için ise Microsoft Excel programı kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Bulgulara göre; Medeni hal, meslek, eğitim düzeyi, gelir durumu ve yoga dışında spor yapma değişkenlerine göre İS ile MY puanları arasında anlamlı farklılık görülmemiştir. Yaş değişkenine göre İS ile MY puanları arasında anlamlı fark olduğu görülürken, yoga yapma süresi değişkenine göre İS puanlarında anlamlı fark olduğu, MY puanlarında anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Regresyon analizi sonucuna göre ise; içsel spiritiüelliğin manevi yönelimin yordacısı olduğu tespit edilmiştir. Karma çalışma olduğu için nitel kısım nicel kısımı destekler niteliktedir. Sonuç olarak; yoga yapmanın manevi yönelimi desteklediği ve maneviyat hissinde olumlu değişiklikler yaptığı söylenebilir.

Funda Polatcanlı
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sportif uygulamalarda müziğin etkisinin incelenmesi (Fırat üniversitesi örneği)

Spor ve müzik arasındaki ilişki çok eski zamanlardan beri süregelmektedir. Doğaya karşı yaşam mücadelesi veren insan bir yandan koşma ve yürüme gibi spora benzer davranışlar sergilerken diğer taraftan sesleri algılamaya ve anlamlandırmaya çalışmıştır. Müziğin sporcular üzerinde fiziksel, zihinsel ve motivasyonel etkilerinin olduğu açıktır. Spor ve müzik ilişkisinin araştırıldığı çalışmalar çoğunlukla spor branşları dikkate alınarak yapılmıştır. Bu çalışma ise genel olarak Fırat üniversitesinde sporcu öğrencilerin spor öncesinde, esnasında veya sonrasında müziğin etkilerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın yürütülmesinde nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim döneminde Fırat Üniversitesi öğrencileri olan toplam 41864 kişi oluşturmaktadır. Yapılan güç analizi sonrası araştırmanın örneklemini ise 2023-2024 eğitim öğretim döneminde Fırat üniversitesinde öğrenim gören çeşitli spor branşlarına katılım sağlamış 528 sporcu öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu ve sportif uygulamalarda müziğin etkisi ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen istatistik sonuçlar ikili karşılaştırmalarda Bağımsız Örneklem T Testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü Varyans Analizi testleri kullanılmıştır. Araştırma grubunun Sportif Uygulamalarda Müziğin Etkisi Ölçeğinden aldığı toplam puanlar (54 ile 270 puan skalası içerisinde); egzersiz öncesi x̄= 73,3, egzersiz esnası x̄= 71,5, egzersiz sonrası x̄= 69,8 olarak belirlenmiştir. Sportif etkinliklerde müziğin etkisi toplam ortalama puanları cinsiyet eksenli irdelendiğinde sportif uygulama öncesi/esnası/sonrasında kadın katılımcıların ortalama puanlarının erkeklere katılımcılara oranla daha yüksektir. Fakülte eksenli irdelendiğinde egzersiz öncesi ilahiyat ve eczacılık fakültesi, egzersiz esnası eczacılık fakültesi, egzersiz sonrası ilahiyat ve eczacılık fakültesi ortalama puanları daha yüksektir. Bu ortalamalara bakıldığında, sportif uygulamalar öncesinde, esnasında ve sonrasında müziğin etkisi yüksektir. Anahtar Kelimeler: Sporcu, Spor, Müzik

Gülsüm Akıncı
Fırat University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

Investigation of the effect of rapid weight loss on anaerobik performance lactic acid and creatin kinase values in wrestler

The aim of this study is to examine the effects of rapid weight loss (HKK) on the competition performance of wrestlers. Elite wrestlers (n=10) over the age of 18 (age x̄: 22.90±5.15 years) competing in the adult category (height x̄: 1.75±78) voluntarily participated in our study. In the study, participants lost 4.3% of their body weight in 5 days. Body fat percentage (BYY), urine density analysis, wingate anaerobic power test, blood lactate and creatin kinase (CK) values were determined, including SDL and KKS, and the results were compared by applying a two-way anova test in repeated measurements. While a decrease was found in the rates of HCC-related VYY (P<0.05), no significant difference was found in urine pH, urine densities (sg), HR and blood CK values (P<0.05). In addition, according to the results of KKO and KKS; Wingate anaerobic power test maximum anaerobic power (MAG), maximum anaerobic capacity (MAC), fatigue index (YI) and Lactate and CK values were not statistically significant (P<0.05). In addition, the results of the main effect of the application were examined; While it was determined that there was a significant difference in MAG values (P<0.04), Lactate values (P<0.00) and IR (%) values (P<0.03), there was no significant difference in MAC values. As a result; It has been determined that HKK does not affect the anaerobic performance of the wrestlers. In addition, when the main effect of the application is examined; While it was seen that the WPS lactate data of the wrestlers were lower than the SDL data, it was determined that the blood CK values of the wrestlers were above the reference values after the application tests. Keywords: Anaerobic power, wrestling, weight loss, creatine kinase, lactic acid

Anaerobic powerWrestlingWrestlers+6
Erkan Polat
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

10-12 yaş yüzme branşındaki çocuklarda uygulanan su içi ve kara antrenmanlarının yüzme performansı üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 10-12 yaş aralığında ki yüzücü çocuklara uygulanan su içi ve kara antrenmanlarının yüzme performansına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmaya, Kayseri Kadir Has Yüzme Havuzu'nda ki kulüpler de en az 2 yıl aktif yüzen lisanslı 10-12 yaş aralığında ki 24 kız, 24 erkek olmak üzere toplam 48 yüzücü gönüllü olarak katılmıştır. Gönüllüler deney grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 eşit gruba ayrılmış olup, her iki grupta da eşit sayıda kız ve erkek sporcuların olmasına dikkat edilmiştir. Yüzücülerin antropometrik ölçümleri (boy uzunluğu vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi ve beden kütle indeksi) yapılmıştır. Deney ve kontrol grubuna planlanan hem su hem kara antrenmanları (kontrol grubuna su antrenmanları, deney grubuna ise su ve kara antrenmanları) 8 hafta boyunca uygulanmıştır. Deney grubuna su antrenmanına ek olarak haftada 3 gün 55-60 dakika çoklu beceri gelişimine yönelik hareket eğitimi (kara antrenmanı) programı uygulanmıştır. Antrenman programı kapsamında yüzmenin temel becerilerine ve performans gelişimine yönelik üst ve alt ekstremite ile koordinasyon çalışmaları yaptırılırken katılımcıların kuvvet, sürat, dayanıklılık ve esneklik gibi motorik özelliklerinin gelişimine yönelik bir program uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubuna ön testler ve son testler yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Deney ile kontrol erkek ve kız grubunun yüzme performanslarının ilk ve son ölçümlerinin karşılaştırıldığında antrenman programı sonrası serbest yüzme, sırtüstü yüzme, kurbağalama yüzme, kelebek yüzme ve sürat ile dayanıklılıklarının belirlenmesi için 25m ile 400m serbest yüzme değerlerinde antrenman programı öncesi değerlere oranla anlamlı bir artış olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). Deney ve kontrol erkek ile kız grubunun antrenmana başlamadan önceki yüzme performanslarının ilk ölçümleri karşılaştırıldığında serbest yüzme, sırtüstü yüzme, kurbağalama yüzme ve kelebek yüzme değişkenlerinde gruplar arasında istatiksel anlamda herhangi bir farklılık görülmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, çoklu beceri hareket (kara) antrenmanlarının bu yaş grubu çocuklarda motor performanslarına ve bazı parametrelerine olumlu yönde etki ettiği ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Antrenman, çocuk, kara, performans, su, yüzme.

AntrenmanSporSpor performansı+4
Masal Melik Kizilin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hareketi gözlemlerken motor imgelemenin sıçrama performansı ve algılanan performans üzerine etkisi

Hareketi gözlemlemenin (HG) motor imgeleme (MG) ile birleştirildiğinde elde edilecek etkinin artacağına dair literatürde kanıtlar mevcuttur. Buradan hareketle imgeleme müdahalesini içeren HGMI yöntemi ile yapılacak araştırmanın performansa etki edeceği düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı hareketi gözlemlerken motor imgelemenin sporcuların performansı üzerine ve performans algısına etkisini incelemektir. Bu amaçla faktöriyel dizayn ile ön-test son-test modelinde araştırma deseni oluşturulmuştur. Araştırmada randomize kontrollü olarak oluşturulan iki grup müdahale alanlar deney grubuna ve imgeleme müdahalesi almayanlar ise kontrol grubuna atanarak oluşturulmuştur. Gruplar arası ve grup içi karşılaştırmaların yer aldığı bu modelde gereken örneklem boyutunu tahmin etmek için araştırma öncesi güç analizi yapılmış ve sonuç olarak verilere dahil olan 21 kişi (10'u erkek) gönüllü olarak araştırmaya katılmıştır. Alıştırma sürecini takiben derinlik sıçraması ve aktif sıçrama performans ölçümleri Opto Jump cihazı kullanılarak kaydedilmiştir. Ek olarak katılımcılardan imgeleme ve video gözlemleme uygulamasından sonra ne kadar yükseğe sıçradıklarını belirtmelerini istenilen performans tahminleri yapmaları talimatı verilmiştir. Ölçümleri takiben deney grubu 8 haftalık HGMI müdahale programına kayıtları yapılmıştır. Katılımcılar her hafta 3 günde 24 dakika süren video gözlemleme esnasında motor imgeleme müdahalesini almışlardır. Müdahalenin tamamlanmasının ardından son-test ölçümleri alınmıştır. Sonuçlarda HGMİ müdahalesini alan deney grubunda beklendiği gibi müdahale programından sonra performansı artışı gözlemlenememiştir. Deney grubu imgeleme performans tahmininde olmamak kaydıyla video gözlemleme uygulamasından sonra yaptıkları performans tahmininde performanslarının arttıkları yönünde yükseklik değerleri bildirmişlerdir. Ancak bu durum kontrol grubunda gözlemlenememiştir. Sonuçlar ilgili literatür çerçevesinde tartışılmıştır.

SporSpor performansıSpor psikolojisi+3
Muhammet Cihat Çiftçi
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

4 haftalık dar alan oyunları ile birlikte yapılan ip atlama ve pliometrik antrenmanların performans cevaplarına etkisinin incelenmesi

Dar alan oyunları ve sıçrama antrenmanları sporcuların bazı performans faktörlerini geliştirmek amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma da, genç amatör kadın voleybolcular üzerinde yapılan bir araştırma olup, voleybolda dar alan oyunlarıyla birlikte uygulanan ip atlama ve pliometrik antrenmanların hangi performans özelliklerine etki ettiğini ve ip atlama antrenmanlarının pliometrik antrenmanlara bir alternatif olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya ip atlama (n=8) ve pliometrik (n=8) antrenman gruplarına dâhil olan toplam 16 gönüllü sporcu katılmıştır. Katılımcıların çalışma öncesi sürat, çeviklik, denge, sıçrama, reaktif kuvvet indeksi, hamstring/quadriceps oranı, izokinetik diz eklemi (60°s⁻ˡ ve 180° s⁻ˡ ) ve ayak bileği kuvveti (30° s⁻ˡ ve 120° s⁻ˡ ) ön test değerleri gerekli ölçümler alınarak tespit edilmiştir. Her iki grupta haftada ikişer defa dar alan oyunlarına katılmışlarıdır. Birinci grup dar alan oyunlarına ek olarak 4 hafta ve haftada 2 gün olacak şekilde ip atlama antrenmanı, ikinci grup ise aynı süre ve zamanlarda pliometrik antrenmanlara katılmışlarıdır. 4 haftalık sürecin ardından tüm katılımcıların söz konusu değerleri son test ölçümleri alınarak yeniden belirlenmiştir. Elde edilen veriler normal dağılıma uygun olduğu için mixed anova testi uygulanmıştır. Tüm katılımcıların ilk test ve son test ölçümleri karşılaştırıldığında reaktif kuvvet indeksi verisi hariç sürat, çeviklik, denge, sıçrama, hamstring/quadriceps oranı ve bazı izokinetik kuvvet verilerinde anlamlı derecede performans artışı olduğu gözlenmiştir (p<0.05). Gruplar arasındaki ölçümler incelendiğinde ise katılımcıların performans değerleri arasındaki etkinin tüm ölçüm parametrelerinde anlamlı derecede farklı olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, ip atlama ve pliometrik antrenmanlar katılımcıların bazı performans faktörlerine farklı oranlarda olmak üzere olumlu yönde katkı sağlamıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda ip atlama antrenmanının pliometrik antrenmana bir alternatif olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir.

AntrenmanDikey sıçramaKas kuvveti+5
Kadir Diler
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybolcuların olgunlaşma dönemine göre mekanik kuvvet-hız profillerinin belirlenmesi ve smaç sıçraması ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma voleybolcuların olgunlaşma durumlarına göre dikey mekanik kuvvet-hız (KH) profillerini karşılaştırmak ve KH profili parametrelerinin smaç sıçrama ile ilişkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya en az 1 yıl voleybol eğitimi alan 42 voleybolcu katılmıştır. Kesitsel bir araştırma tasarımı uygulanan çalışmada, katılımcıların antropometrik ölçümleri ile biyolojik olgunlaşma değerleri Mirwald yöntemi ile hesaplanmıştır. Biyolojik olgunlaşma durumları "zirve boy uzama hızına" (ZBUH) göre belirlenmiştir (ZBUH öncesi n=9, ZBUH sırası n=14, ZBUH sonrası n=19). Mekanik KH profili Samozino'nun yöntemi ile yüksüz ve yüklü aktif sıçramalar üzerinden oluşturulmuştur. Gruplar arası faklılıkların tespiti için ANOVA testi, ikili karşılaştırmalarda ise Bonferroni testi uygulanmıştır. Smaç sıçrama yüksekliği ile KH parametreleri arasındaki ilişkilerinin incelenmesi için korelasyon analizi yapılmıştır. Dikey mekanik KH profili parametreleri (kuvvet: F0 (N) F0 (N/kg), hız: V0 (m/sn), güç: Pmax (W), Pmax (W/kg), kuvvet-hız dengesizliği: KHimb) ve smaç sıçrama yüksekliği arasında, F0 (N), F0 (N/kg), V0 (m/sn), Pmax (W/kg), KHimb ve smaç sıçrama yüksekliği değerlerinde gruplar arasında anlamlı farklılıklar görülmüştür (p<0,05, η2=0,19-0,69). Smaç sıçraması yükseklikleri ile F0 (N), F0 (N/kg), Pmax (W) parametreleri arasında zayıf ilişkiler tespit edilmiştir (p<0,05, r=0,31-0,39). Sonuç olarak, bu çalışmanın bulguları dikey mekanik KH profilinin olgunlaşma durumuna göre değiştiğini göstermektedir. Biyolojik olarak daha olgun voleybolcular, daha yüksek kuvvet parametrelerine ve daha düşük hız değerlerine sahiptir. Dikey mekanik KH profili parametreleri ile smaç sıçrama yüksekliği arasında ise zayıf ilişkiler olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kuvvet, Hız, Kuvvet-hız profili, olgunlaşma, aktif sıçrama, smaç sıçraması.

HızKas kuvvetiSpor+5
İpek Akıncı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası spor organizasyonlarında görev alan gönüllülerin kişilik özellikleri ve spor tüketimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Uluslararası Spor Organizasyonlarında Görev Alan Gönüllülerin Kişilik Özellikleri ve Spor Tüketimleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Bu araştırmanın amacı; 2022 yılında Konya'da düzenlenen 5. İslami Dayanışma Oyunlarına katılan gönüllülerin, demografik değişkenler açısından kişilik özellikleri ile spor tüketimleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın amacına uygun olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Konya'da düzenlenen 5. İslami Dayanışma Oyunlarına gönüllü olarak katılan 1500 kişi oluştururken örneklemi ise basit seçkisiz yöntem ile belirlenmiş 334 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, "Kişisel Bilgi Formu", "On-Maddeli Kişilik Ölçeği (OMKÖ)" ve "Spor Tüketim Ölçeği (STÖ)" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programına aktarılarak analiz edilmiştir. Tanımlayıcı veri analizinde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma analizlerinden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde, değişkenler arasındaki farklılıkları incelemek için ikili karşılaştırmalar için t-testi ve çoklu karşılaştırmalarda One-Way Anova Testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson Korelasyon Testi uygulanmıştır. Ayrıca çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey ve LSD kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre katılımcıların; cinsiyet, yaş, gönüllülük deneyimi, eğitim durumu, medeni durum, ekonomik gelir, spora aktif ve seyirci olarak katılım gibi değişkenlere göre farklılık gösterdiği bulunmuştur. Sonuç olarak; örneklemden alınan veriler ve yapılan korelasyon analizi doğrultusunda, alt boyutların birbiri ile ilişkisinde "sorumluluk" alt boyutu ile "sportif ürün tüketimi" alt boyutu arasında pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Gönüllülük, kişilik, spor tüketimi

Gönüllü çalışanlarGönüllülükKişilik özellikleri+2
Tolga Vural
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor/oyun derslerine katılan kaynaştırma öğrencilerinin okul sosyal davranışlarının akran reddi açısından öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

Bu araştırma beden eğitimi ve spor/oyun derslerine katılan kaynaştırma öğrencilerinin okul sosyal davranışları ile akran reddi arasındaki ilişkinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı/betimsel ve ilişkisel tarama modelinde kurgulanan araştırmaya, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilkokullarda çalışan beden eğitimi ve oyun derslerinden sorumlu 102 sınıf öğretmeni ve resmi ortaokullarda çalışan 105 beden eğitimi ve spor öğretmeni olmak üzere toplam 207 öğretmen katılmıştır. Araştırma kapsamında Boyce (2015), tarafından geliştirilen, Han' ın (2022), Türkçeye uyarlayarak geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yaptığı "Oyun, Spor ve Fiziki Etkinlikler Dersi Akran Reddetme Ölçeği Öğretmen Formu" adıyla literatüre kazandırdığı ölçek veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Ayrıca "Okul Sosyal Davranış Ölçeği" araştırmada veri toplamak için kullanılmıştır. Veri analizi yapılırken, iki bağımsız grup karşılaştırması için tüm gruplardaki gözlem değerleri 30'un üzerinde ise "Independent Sample T Testi" ile analiz edilmiştir. İki bağımsız grup karşılaştırmasında gözlem değerleri 30'un altında olan veriler araştırmaya dâhil edilmemiştir. İkiden fazla grup olması durumunda ise gözlem değerleri 30'un altında olduğu için ANOVA testinin non-parametrik alternatifi olan "Kruskal-Wallis Testi" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, kaynaştırma öğrencilerinin fiziksel görünüşleri, konuşma becerileri, problemli davranışları ve sosyal becerilerdeki yetersizliklerinden dolayı akran reddine uğradıkları yönündedir. Akran reddinin en çok, bedensel yetersizliği, otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan kaynaştırma öğrencilerini etkilediği ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda, öğretmenlere ait bazı demografik veriler ile akran reddi arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, öğretmen görüşleri, kaynaştırma öğrencilerinin yaşıtlarına göre daha düşük sosyal yeterliliğe ve daha fazla olumsuz sosyal davranışa sahip olduklarını işaret etmektedir. Bu durumun, akranları tarafından daha fazla reddedilmelerine neden olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Akran reddi, beden eğitimi ve spor/oyun, kaynaştırma eğitimi, okul sosyal davranışları, özel gereksinimli öğrenciler

Nihal Sevinç Kıral
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Adolesan futbolcularda kalça itiş ve kalça köprü itiş egzersizleriyle gerçekleştirilen aktivasyon sonrası potansiyasyonun yatay kuvvet-hız profili ve sprint üzerine etkisi

Araştırmada, en az iki yıl direnç antrenmanı deneyimine sahip adolesan futbolcularda kalça itiş (Kİ) ve kalça köprü itiş (KKİ) egzersizleriyle 1 tekrar maksimumin %84'ü (1-TM %84) ve %60'ı (1-TM %60) yüklerle uygulanan aktivasyon sonrası potansiyasyonun (ASP) yatay kuvvet-hız profili (YK-H) bileşenleri ve 10, 20 ve 30m sprint (S10m, S20m ve S30m) performansları üzerindeki akut etkisini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmaya, düzenli antrenman yapan ve aktif olarak futbol oynayan toplamda 40 futbolcu (antrenman yaşı= 4.12±1.49 yıl; kuvvet antrenmanı yaşı= 2.55±0.75 yıl ve olgunlaşma durumu= 1.81±0.73 yıl) katılmıştır. Futbolcular rastgele örnekleme yöntemiyle kalça itiş (KİG, n= 13), kalça köprü itiş (KKİG, n= 13) ve kontrol (KG, n= 14) olacak biçimde 3 gruba ayrılmıştır. KİG ve KKİG'de futbolcular S10m, S20m ve S30m performansını gerçekleştirdikten sonra 1-TM'in %84'ü yükle 3 tekrar, 1-TM'in %60'ı yükle 6 tekrar ve 7 dakika dinlenme aralıklarıyla oluşturulan ASP protokolünü uygulamış ve akabinde tekrar S10m, S20m ve S30m performansını gerçekleştirmişlerdir. KG, S10m, S20m ve S30m performansını gerçekleştirdikten sonra 7 dakika aktif dinlenme uygulamış ve ardından aynı sprintleri tekrar gerçekleştirmiştir. Her bir futbolcunun ASP protokolleri öncesi ve sonrasında elde edilen sprint sonuçlarından oluşturulan hız-zaman eğrisi, en küçük kareler regresyon metodu kullanılarak modellenmiştir. Bağımsız değişkenlerin kondisyonlanma öncesi ve sonrası ölçümü alınan bağımlı değişkenler üzerindeki etkisini incelemek için tekrarlı ölçümlerde 3 yönlü karışık desenli tekrarlı ANOVA (3x2x2) testi kullanılmıştır. Araştırma grupların kondisyonlanma öncesi ve sonrası ölçümlerindeki oluşan değişimin etkisi Cohen'in d katsayısı aracılığıyla özetlenmiştir. F0, F0rel, Pmax, Pmaxrel, KHeğimrel, AYK, S10m ve S30m için zaman ana etkisinin ve grup x zaman etkileşim etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir (p< 0.05). Öte yandan, V0, YKmax ve S20m için ise zaman ana etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir (p< 0.05). Araştırma sonucunda, ortalama yüklerle ve kalça itiş ve kalça köprü itiş egzersizleriyle gerçekleştirilen ASP'nin S10m ve S20m performanslarını akut olarak geliştirebileceği, sprint performansının altında yatan bazı kinetik özelliklerde (F0, F0rel, Pmax, Pmaxrel, KHeğimrel ve AYK) gelişmelere yol açabileceği bulunmuştur.

Salih Çabuk
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Takım sargınlığının spora özgü motivasyona olan etkisinin incelenmesi

Takım sargınlığının spora özgü motivasyona olan etkisini incelemek amacıyla yapılan bu tanımlayıcı araştırma, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nde okuyan 250 sporcu öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Katılımcıların takım sargınlığı düzeylerini ölçmek amacıyla Eys, Loughead, Bray ve Carron (2009) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Sezer ve Kocaekşi tarafından yapılan Genç Sporcu Takım Sargınlığı Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların başarı motivasyon düzeyini belirlemek amacıyla Willis (1982) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Tiryaki ve Gödelek tarafından yapılan Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği'nden faydalanılmıştır. Verilerin analizinde pearson korelasyon, tek yönlü varyans analizi ve post hoc analizi ve t-testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analiz sonuçlarına göre, katılımcıların spora özgü başarı motivasyon genel ve alt boyutlarının puan ortalamaları yüksek düzeyde olduğu gözlenmektedir. Takım sargınlığı ölçeğinin toplam ve alt boyutlarında puan ortalamasının da yüksek düzeyde olduğu gözlenmektedir. Aynı zamanda katılımcıların takım sargınlığı ile spora özgü başarı motivasyon düzeyleri arasındaki korelasyon ilişkisinin istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü olduğu gözlenmektedir (p<0.05). Sonuç olarak, takım sargınlığının yüksek olması başarı motivasyonunu olumlu yönde etkilediği ve iki bileşen arasında doğru orantının mevcut olduğu söylenebilir.

Emre Gökmen
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit kayaklı koşucularda taper antrenmanının etkilerinin incelenmesi

Taper antrenmanı müsabaka döneminden önce yorgunluğun kümülatif etkisini azaltmak için kullanılan bir yöntemdir. Bu çalışmanın amacı elit kayaklı koşucularda hazırlık döneminde yapılan yoğun antrenmanlar sonrasında oluşabilecek yorgunluk ve performans düşüşü gibi olumsuz etkilerin taper antrenmanlarıyla azaltılmasını ve sporcuların önemli yarışma öncesinde bazı fizyolojik ve motorik özelliklerinde artış meydana getirerek başarıya ulaşmasını sağlamaktır. Çalışma, 2022-2023 sezonunda Bolu-Gerede kayaklı koşu takımı üzerinde tasarlanmıştır. Çalışmaya taper grubu en az 4 yıl kayaklı koşu yapan Taper Grubu (n:7), Kontrol Grubu (n:7) olmak üzere 14 erkek sporcu katılmıştır. Çalışma hazırlık döneminde başlamış olup, 3 haftalık yoğun antrenman döneminden sonra taper antrenman grubuna antrenman kapsamının %50 azaltılacağı 1 haftalık step taper antrenmanı uygulanmıştır ve kontrol grubu yoğun antrenmanlara devam etmiştir. Çalışmaya katılan sporculara 3 haftalık yoğun antrenman dönemi öncesi (ön test), yoğun antrenman sonrası (ara test) ve 1 haftalık taper antrenmanı sonrası (son test) olmak üzere testler uygulanmıştır. Sporcuların, vücut kompozisyonları (boy uzunluğu, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi, vücut yağ yüzdesi, vücut yağ kütlesi ve kas kütlesi), çeviklik (Pro-Agility), VO2maks aerobik kapasite (20 m mekik koşusu), sürat (10 m - 20 m - 30 m), kavrama testi (el dinamometresi), 5 km zamana karşı deneme (serbest teknik) ölçümleri yapılmıştır. Sonuç olarak yoğun antrenman döneminden sonra uygulanan taper antrenman yönteminin kayaklı koşucuların 5 km zamana karşı yarışma performansı, maksimum oksijen tüketimi (VO2maks), vücut yağ yüzdesi (%) ve vücut yağ kütlesi (kg), değerleri üzerinde istatiksel olarak anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre taper antrenmanı elit kayaklı koşucuların performansları üzerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Mehmet Emin Yelken
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bayan voleybolculara uygulanan kor stabilizasyon egzersizlerinin denge ve anaerobik performansa etkisi

Bu çalışmanın amacı, bayan voleybolculara altı hafta süre ile bosu topu kullanılarak uygulanan kor stabilizasyon egzersizlerinin, denge ve anaerobik performansa etkisinin belirlenmesidir. Araştırmaya Türkiye Voleybol Federasyonu'nun Bayanlar 2. Ligi Takımı Kazan Belediye Spor Kulübü'nde mücadele eden toplam 15 (yaş 23,5 ± 4,0 yıl, boy uzunluğu 1,73 ± 0,08 m, vücut ağırlığı 66,4 ± 9,1 kg, spor yaşı 11,6 ± 5,1 yıl) bayan sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada, sporculara sırasıyla denge, dikey sıçrama, kor stabilizasyon, durarak uzun atlama, sağlık topu fırlatma, 30 m. sürat ve çeviklik testleri; antrenman programı öncesi ve altı hafta sonrasında olmak üzere iki defa uygulanmıştır. Sporculara altı hafta boyunca, haftada üç gün, takım ısınmasından sonra yaklaşık 20 dakika bosu topu ile kor stabilizasyon egzersiz programı uygulanmıştır. Elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 22.0 istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Altı haftalık kor stabilizasyon egzersiz programı sonrası grubun; anaerobik performanslarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğu görülürken (p<0.05), denge performanslarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Yapılan altı haftalık antrenman sonucunda; anaerobik performansın olumlu yönde etkilendiği fakat denge performansında herhangi bir değişikliğe neden olmadığı görülmüştür.

Anaerobik güçDengeEgzersiz+5
Ali Cenk Tortum
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Maksimal yüklenme sonrası içilen sütün toparlanma sonu total oksidan ve total antioksidan düzeyine etkisi

Bu araĢtırma maksimal yüklenme sonrası içilen sütün toparlanma sonrasında total antioksidan ve total antioksidan değerlere etkisinin olup olmadığını belirlenmesi amacıyla yapılmıĢtır. AraĢtırmaya antrenmanlı 10 sporcu gönüllü olarak katılmıĢtır. Sporculara 3 kez koĢu bandında birer hafta arayla maksimal test uygulanmıĢtır. Egzersiz testine 8 km/s baĢlanmıĢ, 3dk'da bir hız 1km/s artırılarak sporcular testi bırakana kadar sürdürülmüĢtür. Ġlk hafta ölçümde sporcuların koĢu bandı testi öncesinde boy, vücut ağırlığı, yaĢ değerleri kaydedilmiĢtir. Sporcuların total antioksidan kapasite (TAS) ve total oksidan kapasite (TOS) değerlerinin belirlenmesi amacıyla egzersiz öncesi, egzersiz sonrası ve toparlanma sonrası venöz kan örnekleri alınmıĢtır. Egzersiz öncesinden toparlanma sonuna kadar kalp atım hızları polar telemetrik sistemle takip edilmiĢtir. Egzersiz öncesi, egzersiz sırasında, egzersiz sonrası kan laktat değerlerine bakılmıĢtır. Ġkinci hafta ölçümünde sporculara egzersizden hemen sonra 500 ml az yağlı süt içirilmiĢtir. Sporcuların egzersiz sonrası ve toparlanma sonu venöz kan örnekleri alınmıĢtır. Kalp atım hızları yakın takip edilmiĢ ve kan laktat değerleri egzersiz öncesi, egzersiz sırasında ve egzersiz sonrası Ģeklinde ölçülmüĢtür. Üçüncü hafta ölçümünde ise sporculara egzersizden hemen sonra 500 ml ballı süt içirilmiĢ ve aynı uygulama tekrar edilmiĢtir. 3 hafta boyunca sporcuların egzersizden sonraki toparlanma süreci takip edilmiĢtir. ÇalıĢma sonucunda, tüketici bir egzersizde her üç ölçümde de kan laktat ve kalp atım hızı anlamlı yükselmiĢtir. Süt içiminden sonra kalp atım hızı toparlanma süresi sonunda daha düĢük belirlendi. Ancak bu kan laktat ve toparlanma süresine yansımadı. Bu sonuçlarla maksimal egzersizden hemen sonra tüketilen süt ve ballı sütün hem total oksidan hem de total antioksidan düzeyine etkisi olmadığı söylenebilir.

AntioksidanlarOksidanlarSüt+1
Büşra Erkarakaş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Taekwondo sporcularının seçici dikkat işitsel ve görsel sıçrama reaksiyon zamanlarının incelenmesi

Bu araştırmada, taekwondo sporcularının seçici dikkat, işitsel ve görsel sıçrama reaksiyon zamanlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, taekwondo'da rakibe karşı uygulanan anlık hareketi etkileyebilecek dikkat ve reaksiyon zamanı kesitsel araştırma modeli kullanılarak incelenmiştir. Araştırmaya farklı kategorilerde yarışan (yaşı: 16.17 ± 3.27 yıl, boy uzunluğu: 169.12 ± 11.60 cm, vücut ağırlığı: 57.60 ± 13.44 kg, BKİ: 19.90 ± 2.78 kg/m2, spor yaşı 6.87 ± 3.64 yıl) 160 taekwondo sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada katılımcıların antropometrik ölçümleri yapıldıktan sonra dikkat testi ve reaksiyon zamanı testleri yapılmıştır. İki gruplu karşılaştırmalarda Bağımsız örneklemler T-testi ve Mann-Whitney U testi, üç gruplu karşılaştırmalarda ise tek yönlü ANOVA ve Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Cinsiyet ve bölgesel derecesi olma ile dikkat puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05). Müsabaka kategorisi ile TN, TN-E, E1, E2 ve CP dikkat puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Milli olma, uluslararası ve ulusal derecesi olma ile TN, TN-E, E2 ve CP dikkat puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Reaksiyon zamanları ile bölgesel derecesi olma arasında anlamlı bir fark bulunmamışken (p>0.05), reaksiyon zamanları ile cinsiyet, müsabaka kategorisi, milli olma, uluslararası ve ulusal derecesi olma arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Bu araştırmanın bulgularına göre yaşı büyük olan, yarışma deneyimi fazla olan ve daha başarılı spor geçmişi olan sporcuların daha iyi reaksiyon zamanı ile daha iyi seviyede dikkat becerisine sahip olduğu söylenebilir.

DikkatReaksiyon zamanıSeçici dikkat+4
Ayşegül Keleş
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbolcularda duygusal zekânın atletik zihinsel enerjiye etkisinde antrenör-sporcu ilişkisinin aracılık rolü

Bu araştırmanın temel amacı; futbolcularda duygusal zekânın, atletik zihinsel enerji üzerindeki dolaylı etkisinde antrenör – sporcu ilişkisinin aracılık rolünün belirlenmesidir. Araştırma kapsamında, futbolcularda duygusal zekânın, atletik zihinsel enerjiyi etkileyeceği ve antrenör – sporcu ilişkisinin bu ilişkide aracılık rolüne sahip olduğu ileri sürülen teorik bir model kurulmuş ve bu model yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak test edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 sezonunda Türkiye profesyonel futbol liglerinde futbol oynayan ve araştırmamıza gönüllü olarak katılan 334 futbolcu oluşturmuştur. Araştırmada sosyo-demografik değişkenler ile ilgili bilgiler, araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın amacına ulaşmak için Türkçe uyarlaması Adiloğulları ve Görgülü tarafından gerçekleştirilen Lane ve arkadaşlarının "Sporda Duygusal Zekâ Envanteri", Türkçe uyarlaması Altıntaş ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen Jowett ve Ntoumanis' in "Antrenör – Sporcu İlişkisi Envanteri", Türkçe uyarlaması Yıldız ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen Lu ve arkadaşlarının "Atletik Zihinsel Enerji Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda duygusal zekânın, atletik zihinsel enerji ve antrenör – sporcu ilişkisini etkilediği; antrenör – sporcu ilişkisinin ise atletik zihinsel enerjiyi etkilediği ve duygusal zekâ ile atletik zihinsel enerji arasındaki dolaylı ilişkide aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak önerilen teorik model doğrulanmıştır.

AntrenörDuygusal zekaFutbol+3
Aydıner Birsin Yıldız
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesinde okuyan öğrencilerin stresle başa çıkma stratejileri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu araştırma kapsamında Ankara'da öğrenim gören spor bilimleri öğrencilerinin stresle başa çıkma stratejileri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmada K B. Aydın (2008) tarafından geliştirilen (Gözden geçirilmiş) Stresle Başa Çıkma Stratejileri Ölçeğinden ve B W. Smith tarafından geliştirilip T. Doğan (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği: Ankara' da Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim görmekte olan ve bu araştırmaya gönüllü olarak katılan 135 kadın, 167 erkek olmak üzere toplam 302 öğrenciye uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde verilerin dağılımları göz önünde bulundurularak ikili grup karşılaştırmalarında bağımsız gruplar t-testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişki ise Pearson Korelasyonu ile incelenmiştir. İhtiyaç dâhilinde ikili grup karşılaştırmalarında Tukey post-hoc testinden yararlanılmış ve değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizlerde manidarlık düzeyi olarak p<0.05 dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin değişik stres kaynaklarına maruz kaldıkları görülmüştür. Stresle başa çıkma stratejilerinin ise psikolojik sağlamlık düzeylerini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Öğrencilerin stresle başa çıkabilmesi için önerilere yer verilmiştir.

Psikolojik sağlıkSporSporcular+4
Gülşan Rabia Mil
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı yüklenme şiddetindeki direnç egzersiz programlarının pre-menopozal kadınlarda ykl-40, matrix gla protein, hsc-reaktif protein, 8-izoprostaglandin F2α, 8-hidroksi-2'-deoksiguanozin düzeyleri üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı, 8 haftalık farklı yüklenme şiddetindeki direnç egzersiz programlarının; vücut kompozisyonu, kassal kuvvet, yüksek duyarlıklı C-reaktif protein (hs-CRP), YKL-40, matrix gla protein (MGP), ürik asit (ÜA), 8-izoprostaglandin F2α (8-iso-PGF2α) ve 8-hidroksi-2'-deoksiguanozin (8-OHdG) düzeyleri üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya İzmir ilinde yaşayan pre-menopozal dönemdeki (40-60 yaş) sağlıklı, düzenli egzersiz yapmayan 30 kadın katılmıştır. Çalışma grupları; düşük şiddet egzersiz grubu (DŞEG; n=10), yüksek şiddet egzersiz grubu (YŞEG; n=10) ve kontrol grubu (KG; n=10) olarak üçe ayrılmıştır. YŞEG, 1 tekrar maksimum kuvvetin (1TMK'nin) %70-75 şiddetinde haftada 3 gün 2 set 8-10 tekrarla, DŞEG ise aynı sürelerde 1TMK'nin %40-45'i şiddetinde 13-17 tekrarlı bir direnç egzersiz programını uyguladılar. Kontrol grubu ise herhangi bir egzersiz programı uygulamadı. Egzersiz programı öncesi ve sonrasında, maksimal kuvvet testi, vücut kompozisyonu ölçümleri ile kardiyak riskin erken teşhisinde rol alan ve son yıllarda keşfedilen kandaki bazı biyomarkerlerin tetkikleri yapıldı. Yapılan bu çalışmaların sonucunda; vücut ağırlığı, yağsız vücut ağırlığı ( DŞEG hariç), yağ miktarı, beden kitle indeksi (BKİ) ve vücut yağ oranı değerlerinde YŞEG ve DŞEG'de istatistiksel olarak anlamlı, ancak YŞEG lehine sonuçlar elde edilmiştir. Yapılan direnç egzersizlerinin (DE), ÜA ve hs-CRP, düzeyleri üzerine anlamlı bir etkisi olmamıştır. Son yıllarda keşfedilen, fizyolojisi ve egzersizle ilişkisi tam olarak açıklanamayan kardiyak risk markerlerinden olan serum 8-OHdG ve YKL-40 seviyelerinde her üç grupta da herhangi bir değişikliğe rastlanmazken, MGP seviyesi hem YŞEG'da hem de DŞEG anlamlı olarak azalmıştır. 8-iso-PGF2α düzeylerinde ise egzersiz gruplarında ve KG'de azalmalar teyit edilmiştir. Sonuç olarak, vücut kompozisyonu, maksimal kuvvet, MGP ve 8-iso-PGF2α düzeylerinin her iki egzersiz grubunda da olumlu yönde değişmesi nedeniyle; DE'nin oksidatif stresi (OS), kardiyak risk faktörlerini ve damarsal kalsifikasyonu azaltarak, kardiyovasküler hastalıklardan korunmada yararlı olabileceği sonucuna varılmıştır.

Hasan Esen
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Algı ve karar verme mekanizmalarının elit bayan voleybolcularda çeviklik performanslarına etkisi

Amaç: Elit bayan voleybolcularda çeviklik bileşenlerinden algı ve karar verme mekanizmalarını etkileyen faktörlerin incelenmesi (görsel tarama, durum bilgisi, model tanıması, tahmin etme) ve çeviklik performansları ile bu bileşenler arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Materyal ve yöntem: Çalışmaya Manisa büyükşehir belediye ve Manisa Alaşehir belediye takımlarında oynayan toplam 14 bayan voleybolcu gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 22,07±3,09 (yıl), boy ortalaması 178,43±0,08 (cm), vücut ağırlığı ortalaması 68,85±7,62 (kg) olarak kaydedildi. Katılımcıların çeviklik performansı Newtest Powertimer 300, algısal ve karar verme parametreleri ise Psikoteknik Viyana testi sistemi ile ölçülmüştür. Katılımcı sayısı 30'un altında olduğu için Spearman korelasyon istatistiği uygulanmıştır. Bulgular: Elde edilen sonuçlar, bayan voleybolcuların çeviklik performansları ile algı ve karar verme parametrelerinden doğru tepki sayısı (DT doğru sayısı), doğru tepki süresi (DT süre), hız mesafe tahmini (HMT), ikili işlem becerisi ve görüş açısı (İİB görüş açısı) değerleri arasında ilişkili olduğu, görsel algı (TAVTMB) ile muhakeme yeteneği (SPM) değerleri arasında ise istatistiksel olarak ilişkinin olmadığını göstermiştir. Algı ve karar verme parametrelerinin kendi aralarındaki korelasyona bakıldığında ise; DT süresi ile HMT arasında istatistiksel olarak ilişki olduğu görülmüştür (r = ,723, p<0,1). DT süresi ile İİB görüş açısı arasında istatistiksel olarak ilişki olduğu görülmüştür (r = ,732, p<0,1). HMT ile İİB görüş açısı arasında istatistiksel olarak ilişki olduğu görülmüştür (r = ,783, p<0,1). Sonuç olarak; Bu çalışmanın sonunda, çevikliğin geliştirilmesi için antrenman içeriklerinde, görsel uyaranların, reaksiyonun ve tahmin etme çalışmalarının tercih edilmesi önemli olacaktır. Ayrıca sporcuların yetenek seçimi ve yönlendirilmesinde algısal ve karar verme parametrelerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği düşünülmektedir. Çeviklik performansını etkileyen karar verme ve algı mekanizmalarının daha farklı spor dalları ve fazla örneklem ile incelendiği yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

Voleybol
Yakup Aktaş
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Gince zumba ve brain fit egzersiz programlarinin down sendromlu bireylerin motor fonksiyonlari ve bilişsel becerileri üzerine etkisi

Araştırmanın amacı, Down sendromlu (DS) bireylerin motor fonksiyon ve bilişsel beceri kazanımları sırasında karşılaşılan eksiklikleri gidermek için bilimsel temelli, yenilikçi ve sistematik egzersiz programları kullanarak, DS'li bireyler üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve programları birbiriyle karşılaştırmaktır. Araştırma, kontrollü deneysel bir tasarımla ön/son test kontrol gruplu seçkisiz yöntem ve ölçüt örnekleme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın grubunu, Adana ilindeki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinden erişilen 21 DS'li birey (10 kız, 11 erkek) oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması (10,41±3,0), boy ortalaması (130,02±16,4) ve ağırlık ortalaması (37,02±13,6)'dır. Katılımcılar, Gince Zumba Grubu (GZG), Brain Fit Grubu (BFG) ve Kontrol Grubu (KG) olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. GZG ve BFG grupları 16 hafta boyunca, haftada iki gün ve günde bir saat süreyle egzersiz programlarına katılmıştır. Çalışma öncesi ve sonrası Kaba Motor Gelişim Testi-3 (TGMD-3) ve Bilişsel Haritalandırma Testi (CogMap) ile değerlendirmeler yapılmıştır. Egzersiz programlarına katılan BFG ve GZG gruplarının ön-son test farklarının karşılaştırılması sonucunda; motor, görsel, işitsel, odaklanma alanları ile lokomotor ve nesne kontrol becerilerinde KG'ye göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). BFG; motor, görsel, odaklanma alanları ile lokomotor ve nesne kontrol becerilerinde GZG'ye göre daha fazla gelişim göstermiştir. GZG; işitsel beceri, işlem hızı ve bilişsel esneklik alanlarında BFG'ye göre daha fazla gelişim göstermiştir. Sonuç olarak, çalışmada kullanılan egzersiz programlarının DS'li bireylerin motor ve bilişsel becerilerinde gelişim sağladığı ve her bir programın avantaj sunduğu alanlar tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: bilişsel, BrainFit, cogmap, Down sendromu, zumba

Nurcan Tunç Yıldırım
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda Gince Intellıgent Game (GİG) programının fiziksel aktivite kapasitesi ve kognitif gelişim üzerine etkilerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan bireylerin fiziksel aktivite kapasitesi kazanımları ile kognitif gelişimi artırmak için bilimsel temelli, yenilikçi ve sistematik egzersiz programları kullanarak, DEHB olan bireyler üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve birbiriyle karşılaştırmaktır. Araştırma, kontrollü deneysel bir tasarımla ön/son test kontrol gruplu seçkisiz yöntem ve ölçüt örnekleme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Adana'nın Kozan ilçesindeki Milli Eğitim okullarında, DEHB'ye eşlik eden başka bir engeli olmayan ve ebeveynlerinden katılım izni alınmış 16 DEHB olan birey (6 kız, 10 erkek) ve 16 Kontrol grubu oluşturmaktadır. Katılımcıların yaş ortalaması (9,5±1,0), boy ortalaması (139,42±6,4) ve vücut ağırlığı ortalaması (35,8±9,6)'dır. Katılımcılar, DEHB GİG Grubu, DEHB Kontrol Grubu (KG), Tipik Gelişim Gösteren (TGG) GİG grubu ve TGG (KG) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. DEHB ve TGG grupları 8 hafta boyunca, haftada 3 gün ve günde 45 dakika egzersiz programlarına katılmıştır. Çalışma öncesi ve sonrası Conners Ebeveyn Ölçeği (CEÖ), Yürütücü İşlevler Aktiviteler Rutinler Ölçeği (YİARÖ) FAS testi ve Stroop Color Testi ile değerlendirmeler yapılmıştır. Egzersiz programlarına katılan DEHB ve TGG gruplarının ön-son test farklarının karşılaştırılması sonucunda; görsel odaklanma becerilerinde ve fiziksel aktivite kapasitelerinde KG'ye göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). GİG uygulanan TGG'lerde, odaklanma ve dikkat becerilerinde KG'ye göre daha fazla gelişim göstermiştir. GİG uygulanan TGG'lerde yönetici fonksiyonel becerilerde olumlu yönde artış göstermiştir. Sonuç olarak, çalışmada kullanılan GİG egzersiz programının DEHB olan bireylerin dikkat becerilerinde gelişim sağladığı ve diğer gelişim çağındaki bireyler için yönetici işlevsel becerilerde avantaj sunduğu alanlar tespit edilmiştir. Bu bulgular, bireysel ihtiyaçlara uygun egzersiz programlarının tasarlanması için bilimsel bir temel oluşturabilmektedir.

Hiperaktiviteli dikkat eksikliği bozukluğuNeurobilişsel işlevler
Emre Öğüt
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2025
00