Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Demirhan danışmanlığındaki tezler

40 tez · Uşak University

Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilikleri

Bu araştırmanın amacı; Uşak ilinde, ilkokul ve ortaokullarda görev yapmakta olan müdür ve müdür yardımcılarının bilimsel araştırma öz-yeterliliklerini belirlemektir. Araştırma, "betimsel tarama modeli" niteliğindedir ve ilköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilikleri kendi görüşleri çerçevesinde betimlenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri; cinsiyet, eğitim durumu, branş, yöneticilikteki görev, yaş, yöneticilikteki görev süresi ve bilimsel araştırma yöntemleri ile ilgili ders veya hizmet içi eğitim alma durumudur. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise; ilköğretim okulu yöneticilerinin "Bilimsel araştırma öz-yeterliliklerine ilişkin kendi görüşleri"dir. Araştırmanın evrenini Uşak ili Merkez ilçedeki ilk ve ortaokullarda görevli 183 yönetici oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında örneklemeye gidilmemiş, gönüllülük esasına göre araştırmacı tarafından bütün evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya katılımcı olmayı kabul eden ve sağlıklı veri toplanabilen 150 okul yöneticisi araştırmanın nihai örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Bieschke, Bishop ve Garcia tarafından 1996 yılında geliştirmiş oldukları "Bilimsel Araştırma Öz-yeterlilik Ölçeği (RSES)" kullanılmıştır. Verileri çözümlemek için SPSS 25.0 paket programı kullanılmış ve frekans-dağılım-aritmetik ortalama, bağımsız gruplar için t-testi ve ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarında hazırlık alt boyutu hariç diğer bütün alt boyutlar ve testin genel ortalamasına baktığımızda ilköğretim okulu yöneticilerinin bilimsel araştırma öz-yeterlilik düzeylerinin bilimsel araştırma dersi veya hizmet içi eğitim alanlar ve yüksek lisans yapanlar lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Yönetici yeterlilikleri, Öz-yeterlilik, Bilimsel araştırma öz-yeterliği

Bilimsel araştırmalarMesleki yeterlilikOkul yöneticileri+7
Olcay Mutlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel güveni etkileyen faktörler: Cinsiyetin ve medeni durumun etkisine yönelik bir meta analiz çalışması

Bu araştırma cinsiyet ve medeni durumunun örgütsel güvene etkisini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma meta analiz yöntemine uygun olacak şekilde yürütülmüştür. Araştırmanın cinsiyet ve örgütsel güvenle ilgili kısmında 54 çalışma araştırmaya dâhil edilmiş ve 27456 kişilik bir örnekleme; medeni durum ve örgütsel güvenle ilgili kısmında 17 çalışma araştırmaya dâhil edilmiş ve 9230 kişilik bir örnekleme ulaşılmıştır. Cinsiyet ve örgütsel güvene dair meta analiz çalışmasında yayın türü, eğitim kademesi, bölge gibi moderatörler yer almıştır. Araştırmanın sonucunda cinsiyet değişkeni açısından anlamlı bir sonuç ortaya çıkmadığı ortaya çıkmıştır. Moderatör değişkenler açısından ise yayın türüne bakıldığında makale grubunda erkek katılımcılar lehine bir sonuç çıktığı, eğitim kademesine bakıldığında ilkokul, üniversite ve karma gruplarında yine erkek katılımcılar lehine bir sonuç çıktığı, bölgelere göre bakıldığında Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gruplarında erkek katılımcılar lehine bir sonuç çıktığı görülmüştür. Yine çalışmada yer alan medeni durum ve örgütsel güvene dair meta analiz çalışmasının sonuçlarına bakıldığında evli katılımcılar lehine anlamlı bir sonuç ortaya çıkmıştır. Moderatör değişkenler açısından ise yayın türünde tez grubunda evli katılımcılar lehine bir sonuç çıktığı görülmüştür.

CinsiyetEğitim kurumlarıGüven+3
İmran Nazike Avcı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Azerbaycan eğitim sisteminde okul yöneticiliği

Bu çalışmada Azerbaycan'da okul müdürlerinin okul yöneticisi yetiştirme ve atama süreçlerine ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın I. bölümünde, konu küresel bir sorun olarak sunulmaktadır. Sorunun durumu, amacı, pratik önemi, sınırlılıkları açıklanır ve savunma iddiaları yansıtılır. II. Bölüm, Ulusal Cumhuriyet, SSCB ve modern çağın tarihi köklerine dayanan Azerbaycan eğitim sisteminin izlediği yolu kapsayan aşamalı olarak genel eğitim kurumlarının yönetimi konularını ele almaktadır. Okul müdürlerinin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimleri, atanma kuralları, görev ve fonksiyonları, yetki ve sorumlulukları, özlük hakları hakkında bilgi verilir, bu konularda eğitime ilişkin normatif ve yasal belgeler esas alınır. Çalışmada temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Bakü ilinin merkez ilçelerinde bulunan devlet okullarında görev yapan okul müdürleri oluşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin Azerbaycan'da ve Türkiye'de kurduğu genel eğitim okullarına müdür atanması konuşuluyor. Okullarda çalışan 11 okul müdürü ve 22 müdür yardımcıları araştırmanın çalışma grubunu oluşmaktadır. Görüşme formu, okullarda görev yapan okul müdürlerinin sayı kadar çoğaltılmış ve dağıtılmıştır. Sonuç olarak 33 görüşme formu değerlendirmeye alınmıştır. Verilerin analizinde yapılan görüşmeler sonucu tutulan notlar bilgisayar ortamında yazılı metinlere dönüştürülmüştür. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmıştır.

AzerbaycanOkul yöneticileriTeknolojik pedagojik alan bilgisi+1
Sabina Babayeva
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim kurumlarında çatışma yönetimi örgütsel sessizlik ve örgütsel vatandaşlık davranışı

Bu araştırma eğitim kurumlarında örgütsel çatışma yönetimi, örgütsel sessizlik ve örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkiyi açıklamak için yapılmıştır. Aşağıda verilmiş olan alt problemlerin cevabı aranmıştır. İlişkisel modelde desenlenmiş bu araştırma kapsamında; öğretmen görüşlerine göre, Eğitim Kurumlarında Çatışma Yönetimi, Örgütsel Sessizlik ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışı düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın evreni, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki anaokul, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerdir. Araştırmanın örneklemi, çalışma evreninden kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen okullarda görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla alanda sıklıkla kullanılan kapsam, görünüş ve yapı geçerliği yüksek, güvenilirliği istatistiksel olarak ispatlanmış orijinali M. Afzalur Rahim tarafından geliştirilen ve Ali İlker GÜMÜŞELİ tarafından Türkçe'ye uyarlanan kısa adı ROCI II olan Örgütsel Çatışma Yönetimi Stilleri ölçeğini, Kahveci (2010) tarafından geliştirilen "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" ve Yücel&Belenkuyu (2017) tarafından geliştirilen "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği" ölçme araçları kullanılmıştır. Verilerin analizinde, geçerlik güvenirlik testleri, betimsel istatistikler, varyans testleri, korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan regresyon analizinin sonuçlarına bakıldığında çatışma yönetim stillerinden olan "hükmetme" stilinin ve örgütsel sessizlik boyutlarından olan "okul ortamı, sessizliğin kaynağı ve yönetici" alt boyutlarının örgütsel vatandaşlık davranışının negatif yordayıcıları olduğu görülmüştür. Bulunan sonuçlar ışığında, okul yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerinden mümkün olduğunca bütünleştirici ve uzlaştırıcı stillerini kullanmaya çalışması, bu becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler alması ve eğitim kurumlarında örgütsel sessizliğe yol açan durumların derinlemesine incelenerek örgütsel sessizliğe yol açan etmenlerin bulunmasına yönelik araştırıların yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Örgütleri, Çatışma, Çatışma Yönetim Stilleri, Örgütsel Sessizlik, Örgütsel Vatandaşlık.

Selin Özçakal
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de eğitim yönetimi alanında yazılan lisansüstü tezlerin metodolojik incelemesi

Bu araştırmada, Türkiye'de Eğitim Yönetimi Alanında 2010-2016 yılları arasında yazılan lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) tezleri metodolojik olarak incelemek ve eğitim yönetimi alanın geleceğine metodoloji (yöntem bilim) ile ilgili önemli katkılar sağlamak amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2010-2016 yılları arasında, eğitim yönetimi alanında yayınlanmış 152 doktora, 990 yüksek lisan tezi olmak üzere toplam 1142 adet tezin tamamı örnekleme dâhil edilmiştir. Araştırmanın verileri, doküman incelemesi yöntemi ile elde edilmiş olup veri toplama aracı olarak danışman ve araştırmacı tarafından geliştirilen ve on bir (11) maddeden oluşan"Akademik Yayın Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucu ulaşılan tüm veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. En fazla doktora tezinin 2011 yılında, en fazla yüksek lisans tezinin ise 2010 yılında yazıldığı; en fazla doktora tezi yazılan üniversitelerin sırasıyla Gazi, Marmara, Hacettepe, Osmangazi ve Atatürk Üniversiteleri, en fazla yüksek lisans tezi yazılan üniversitelerin ise sırasıyla Gazi, Marmara, Uşak, Erciyes ve Dokuz Eylül Üniversitesi olduğu; lisansüstü tezlerin yıllara göre artış ya da azalmalarında düzensizlik olduğu; 2010-2016 yılları arasında 58 üniversitenin tamamında (n=58,%100) yüksek lisans tezi üretildiği ancak 58 üniversiteden %69'unda (n=40) doktora tezi üretilmediği; her iki tez türünde de (doktora ve yüksek lisans) nicel yöntemlerin nitel ve karma yöntemlere göre daha yoğun kullanıldığı saptanmıştır. Lisansüstü tezlerde araştırma deseni olarak en fazla "Tarama", "İlişkisel" ve "Durum" desenlerinin kullanıldığı, çoklu araştırma desenlerinin doktora tezlerinde sıklıkla kullanıldığı, "Tabakalı", "Basit-Tesadüfi" ve "Küme" örneklem yöntemlerinin sıklıkla kullanıldığı, örneklem yöntemi belirtilmemiş olan tezlerin neredeyse tamamının yüksek lisans tezleri olduğu ve bu tezlerin %92.9'unun (n=26) nitel, %7.1'inin (n=2) nicel yöntemle üretilmiş tezler olduğu saptanmıştır. 2010-2016 yılları arasında üretilen 1142 tezde en fazla kullanılan örneklem kitlesini "Öğretmen/Akademisyen" (n=569,%49.9) olduğu, örneklem kitlesi kullanılan tez sayısının oldukça düşük olduğu, karma yöntem kullanılarak yazılan tezlerin örneklem büyüklüğü ortalamasının ( =610,37), nicel ( =428,30) ve nitel ( =42,96) yöntem kullanılarak yazılan tezlere göre oldukça yüksek olduğu, veri toplama yöntemi olarak lisansüstü tezlerde en fazla "Alan Araştırması", "Gözlem" ve "Doküman Analizi" nin kullanıldığı, çoklu veri toplama yöntemi kullanımını oldukça az olduğu, veri toplama aracı olarak lisansüstü tezlerde en fazla "Ölçek", "Anket" ve "Görüşme Formu" kullanıldığı, veri toplama aracı belirtilmeyen tezlerin neredeyse tamamının yüksek tezi olduğu saptanmıştır. Lisansüstü tezlerde geçerlilik yöntemi olarak en fazla "Faktör Analizi", "Uzman Görüşü" ve "Pilot Uygulamanın" kullanıldığı, Geçerlilik yöntemi kullanılmayan 40 tezin %92.5'inin (n=37) yüksek lisans, %7.5'inin (n=3) doktora tezi olduğu, çoklu geçerlilik yöntemlerinin tamamının yüksek lisans tezlerinde kullanıldığı; güvenirlik yöntemi olarak tüm yıllarda en fazla "Cronbach Alpha" nın (n=907,%79.4) kullanıldığı, çoklu güvenirlik yöntemi kullanımının oldukça düşük olduğu, güvenirlik yöntemi belirtilmemiş 194 tezin yaklaşık %95'inin (n=189) nitel, %2.5'inin (n=4) nicel ve %2.5'inin (n=4) karma yöntemle üretilmiş tezler olduğu tespit edilmiştir. 2010-2016 yılları arasında üretilen 1142 tezde çoklu istatistiki yöntem kullanımı oldukça fazla olup istatistiki yöntem olarak en fazla "Betimsel+Varyans Analizi" yöntemleri (n=415,%36.3) kullanılmıştır. İstatistiki yöntem kullanımı belirtilmemiş 193 tezin %97.4'ü (n=188) nitel, %2.7'si (n=4) nicel, % 0.5'i (n=1) karma yöntem ile üretilmiş çalışmalardır. "Regresyon", "Path Analizi", "Meta Analiz" ve "Kümeleme" yöntemi kullanımının oldukça düşük olduğu elde edilen bulgulardandır. Bu araştırma, eğitim yönetimi alanında üretilen lisansüstü tezlerin metodolojik olarak eğilimleri ortaya çıkarmanın yanı sıra lisansüstü tezlerde metodolojik olar bir takım sorunların var olduğunu göstermiştir. Lisansüstü tezlerin ileri düzeyde ve derinlemesine bilgi verme kapasitesine sahip araştırma desenlerine yer verilmediği, örneklem tipi, örnekleme yöntemi, örneklem sayısı gibi önemli bilgilerin sunumunda eksiklikler olduğu, geçerlilik ve güvenilirliğe ilişkin çalışmalara gerekli özenin gösterilmediği ve tezlerde kullanılan istatistiksel analiz yöntemlerinde oldukça dar bir çeşitlilik olduğu gözlenmiştir. Araştırmanın, eğitim yönetimi alanında üretilen tezlerin metodolojik olarak eğilimlerine ilişkin genel bir bakış açısı sağlaması, alanın geleceğine ve daha sonraki yıllarda eğitim yönetimi alanında yapılacak olan tez çalışmalarına metodolojik açıdan ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Yönetimi, Metodoloji, Yöntem, Yöntembilim

Eğitim yönetimiLisansüstü tezlerTezler+1
Okan Karaca
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de eğitim yönetimi alanında yazılan lisansüstü tezlerin metodolojik incelemesi

Bu araştırmada, Türkiye'de Eğitim Yönetimi Alanında 2010-2016 yılları arasında yazılan lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) tezleri metodolojik olarak incelemek ve eğitim yönetimi alanın geleceğine metodoloji (yöntem bilim) ile ilgili önemli katkılar sağlamak amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2010-2016 yılları arasında, eğitim yönetimi alanında yayınlanmış 152 doktora, 990 yüksek lisan tezi olmak üzere toplam 1142 adet tezin tamamı örnekleme dâhil edilmiştir. Araştırmanın verileri, doküman incelemesi yöntemi ile elde edilmiş olup veri toplama aracı olarak danışman ve araştırmacı tarafından geliştirilen ve on bir (11) maddeden oluşan"Akademik Yayın Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucu ulaşılan tüm veriler, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. En fazla doktora tezinin 2011 yılında, en fazla yüksek lisans tezinin ise 2010 yılında yazıldığı; en fazla doktora tezi yazılan üniversitelerin sırasıyla Gazi, Marmara, Hacettepe, Osmangazi ve Atatürk Üniversiteleri, en fazla yüksek lisans tezi yazılan üniversitelerin ise sırasıyla Gazi, Marmara, Uşak, Erciyes ve Dokuz Eylül Üniversitesi olduğu; lisansüstü tezlerin yıllara göre artış ya da azalmalarında düzensizlik olduğu; 2010-2016 yılları arasında 58 üniversitenin tamamında (n=58,%100) yüksek lisans tezi üretildiği ancak 58 üniversiteden %69'unda (n=40) doktora tezi üretilmediği; her iki tez türünde de (doktora ve yüksek lisans) nicel yöntemlerin nitel ve karma yöntemlere göre daha yoğun kullanıldığı saptanmıştır. Lisansüstü tezlerde araştırma deseni olarak en fazla "Tarama", "İlişkisel" ve "Durum" desenlerinin kullanıldığı, çoklu araştırma desenlerinin doktora tezlerinde sıklıkla kullanıldığı, "Tabakalı", "Basit-Tesadüfi" ve "Küme" örneklem yöntemlerinin sıklıkla kullanıldığı, örneklem yöntemi belirtilmemiş olan tezlerin neredeyse tamamının yüksek lisans tezleri olduğu ve bu tezlerin %92.9'unun (n=26) nitel, %7.1'inin (n=2) nicel yöntemle üretilmiş tezler olduğu saptanmıştır. 2010-2016 yılları arasında üretilen 1142 tezde en fazla kullanılan örneklem kitlesini "Öğretmen/Akademisyen" (n=569,%49.9) olduğu, örneklem kitlesi kullanılan tez sayısının oldukça düşük olduğu, karma yöntem kullanılarak yazılan tezlerin örneklem büyüklüğü ortalamasının ( =610,37), nicel ( =428,30) ve nitel ( =42,96) yöntem kullanılarak yazılan tezlere göre oldukça yüksek olduğu, veri toplama yöntemi olarak lisansüstü tezlerde en fazla "Alan Araştırması", "Gözlem" ve "Doküman Analizi" nin kullanıldığı, çoklu veri toplama yöntemi kullanımını oldukça az olduğu, veri toplama aracı olarak lisansüstü tezlerde en fazla "Ölçek", "Anket" ve "Görüşme Formu" kullanıldığı, veri toplama aracı belirtilmeyen tezlerin neredeyse tamamının yüksek tezi olduğu saptanmıştır. Lisansüstü tezlerde geçerlilik yöntemi olarak en fazla "Faktör Analizi", "Uzman Görüşü" ve "Pilot Uygulamanın" kullanıldığı, Geçerlilik yöntemi kullanılmayan 40 tezin %92.5'inin (n=37) yüksek lisans, %7.5'inin (n=3) doktora tezi olduğu, çoklu geçerlilik yöntemlerinin tamamının yüksek lisans tezlerinde kullanıldığı; güvenirlik yöntemi olarak tüm yıllarda en fazla "Cronbach Alpha" nın (n=907,%79.4) kullanıldığı, çoklu güvenirlik yöntemi kullanımının oldukça düşük olduğu, güvenirlik yöntemi belirtilmemiş 194 tezin yaklaşık %95'inin (n=189) nitel, %2.5'inin (n=4) nicel ve %2.5'inin (n=4) karma yöntemle üretilmiş tezler olduğu tespit edilmiştir. 2010-2016 yılları arasında üretilen 1142 tezde çoklu istatistiki yöntem kullanımı oldukça fazla olup istatistiki yöntem olarak en fazla "Betimsel+Varyans Analizi" yöntemleri (n=415,%36.3) kullanılmıştır. İstatistiki yöntem kullanımı belirtilmemiş 193 tezin %97.4'ü (n=188) nitel, %2.7'si (n=4) nicel, % 0.5'i (n=1) karma yöntem ile üretilmiş çalışmalardır. "Regresyon", "Path Analizi", "Meta Analiz" ve "Kümeleme" yöntemi kullanımının oldukça düşük olduğu elde edilen bulgulardandır. Bu araştırma, eğitim yönetimi alanında üretilen lisansüstü tezlerin metodolojik olarak eğilimleri ortaya çıkarmanın yanı sıra lisansüstü tezlerde metodolojik olar bir takım sorunların var olduğunu göstermiştir. Lisansüstü tezlerin ileri düzeyde ve derinlemesine bilgi verme kapasitesine sahip araştırma desenlerine yer verilmediği, örneklem tipi, örnekleme yöntemi, örneklem sayısı gibi önemli bilgilerin sunumunda eksiklikler olduğu, geçerlilik ve güvenilirliğe ilişkin çalışmalara gerekli özenin gösterilmediği ve tezlerde kullanılan istatistiksel analiz yöntemlerinde oldukça dar bir çeşitlilik olduğu gözlenmiştir. Araştırmanın, eğitim yönetimi alanında üretilen tezlerin metodolojik olarak eğilimlerine ilişkin genel bir bakış açısı sağlaması, alanın geleceğine ve daha sonraki yıllarda eğitim yönetimi alanında yapılacak olan tez çalışmalarına metodolojik açıdan ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Yönetimi, Metodoloji, Yöntem, Yöntembilim

Eğitim yönetimiLisansüstü tezlerTezler+1
Okan Karaca
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Performansa dayalı ücretlendirme hakkında okul yöneticilerinin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, performansa dayalı ücretlendirme uygulaması konusunda okul yöneticilerinin görüşlerini tespit etmek ve değerlendirmektir. Aynı zamanda bu çalışmada okul yöneticilerinin bu konudaki görüşlerininin "cinsiyet, kıdem, okuldaki çalışma süresi ve yöneticilik deneyimi" gibi değişkenler açısından görüşlerin farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme konusundaki görüşleri incelenmiş ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, 2016- 2017 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Merkez ilçesinde tüm okullarda görev yapan okul müdürleri ve müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Araştırmada 2016 – 2017 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Merkez İlçesi'nde görev yapan 66'sı okul müdürü 98'i müdür yardımcısı olmak üzere toplam 164 okul yöneticisinin görüşleri alınmıştır. Araştırmada basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Sonlu bir evren olduğundan tüm evren elemanlarına tek tek ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırma verileri performansa dayalı ücretlendirme konusunda ifadelerin yer aldığı performansa dayalı ücretlendirme uygulamasına yönelik değerlendirme ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırma verileri; frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir. Sonra ise verilere t- testi, ANOVA korelasyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirmeye yönelik "katılıyorum" düzeyinde görüş bildirdikleri saptanmıştır. Demografik değişkenlere göre incelendiğinde ise; okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutlarına ilişkin görüşleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamaktadır. Analiz sonuçları okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutuna yönelik görüşlerinin, kıdem değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmakta olduğunu göstermektedir. Okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutuna yönelik görüşleri ise, kıdem değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutlarına yönelik görüşleri, yöneticilik deneyimi değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmaktadır. Ayrıca okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutuna yönelik görüşleri, okuldaki hizmet süresi değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Aynı şekilde okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutuna yönelik görüşleri de, okuldaki hizmet süresi değişkenine göre de istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Okul yöneticilerinin mesleki kıdemleri ve yöneticilik deneyimleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutundaki ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin yöneticilik deneyimleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin aynı okuldaki hizmet süreleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Performans ve Performans Değerlendirme, Performans Yönetimi, Performansa Dayalı Ücretlendirme

Okul yöneticileriPerformansPerformans değerlendirme+2
Yağmur Sakar
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Performansa dayalı ücretlendirme hakkında okul yöneticilerinin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, performansa dayalı ücretlendirme uygulaması konusunda okul yöneticilerinin görüşlerini tespit etmek ve değerlendirmektir. Aynı zamanda bu çalışmada okul yöneticilerinin bu konudaki görüşlerininin "cinsiyet, kıdem, okuldaki çalışma süresi ve yöneticilik deneyimi" gibi değişkenler açısından görüşlerin farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme konusundaki görüşleri incelenmiş ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, 2016- 2017 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Merkez ilçesinde tüm okullarda görev yapan okul müdürleri ve müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Araştırmada 2016 – 2017 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Merkez İlçesi'nde görev yapan 66'sı okul müdürü 98'i müdür yardımcısı olmak üzere toplam 164 okul yöneticisinin görüşleri alınmıştır. Araştırmada basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Sonlu bir evren olduğundan tüm evren elemanlarına tek tek ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırma verileri performansa dayalı ücretlendirme konusunda ifadelerin yer aldığı performansa dayalı ücretlendirme uygulamasına yönelik değerlendirme ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırma verileri; frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanarak analiz edilmiştir. Sonra ise verilere t- testi, ANOVA korelasyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirmeye yönelik "katılıyorum" düzeyinde görüş bildirdikleri saptanmıştır. Demografik değişkenlere göre incelendiğinde ise; okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutlarına ilişkin görüşleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamaktadır. Analiz sonuçları okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutuna yönelik görüşlerinin, kıdem değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmakta olduğunu göstermektedir. Okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutuna yönelik görüşleri ise, kıdem değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutlarına yönelik görüşleri, yöneticilik deneyimi değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmaktadır. Ayrıca okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutuna yönelik görüşleri, okuldaki hizmet süresi değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Aynı şekilde okul yöneticilerinin performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutuna yönelik görüşleri de, okuldaki hizmet süresi değişkenine göre de istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaşmamaktadır. Okul yöneticilerinin mesleki kıdemleri ve yöneticilik deneyimleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının bireysel ve örgütsel katkı alt boyutundaki ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin yöneticilik deneyimleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının olumsuz etki alt boyutu arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin aynı okuldaki hizmet süreleri ile performansa dayalı ücretlendirme uygulamasının alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Performans ve Performans Değerlendirme, Performans Yönetimi, Performansa Dayalı Ücretlendirme

Okul yöneticileriPerformansPerformans değerlendirme+2
Yağmur Sakar
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel eğitim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan yönetici ve öğretmenlerin paylaşılan liderlik algısı ile örgütsel bağlılık düzeyleri

Bu çalışmanın amacı, Özel Eğitim Okullarında ve Rehabilitasyon Merkezlerinde Çalışan Yönetici ve Öğretmenlerin Paylaşılan Liderlik Algıları ile Örgütsel Bağlılık Düzeylerini ortaya çıkarmaktır. Aydın ili genelinde resmi kayıt altında olan özel eğitim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan 600 yönetici ve öğretmen evreni oluşturmaktadır. Belirlenen 600 yönetici ve öğretmene araştırmacı tarafından ulaşılmış, ölçeğin amacı ve nasıl doldurulacağı konusunda kısaca gerekli bilgi verildikten sonra ölçek uygulanmıştır. Bu gruptan 446 yönetici ve öğretmen ölçeği cevaplamıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Allen ve Meyer tarafından (1990) tarafından geliştirilen 'Örgütsel Bağlılık Ölçeği' ve Wood (2005) tarafından geliştirilen, Bostancı (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan ''Paylaşılan Liderlik Algısı Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, yönetici olarak çalışanların paylaşılan liderlik algılarının daha yüksek, öğretmen çalışanların toplam örgütsel bağlılıklarının daha yüksek, 20-25 yaş arasında yer alan öğretmen ve yönetici çalışanların paylaşılan liderlik algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Çalışan yönetici ve öğretmenlerin paylaşılan liderlik algıları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı değerlendirildiğinde, orta düzeyde negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür.(r:-0,535,p<0.001) Paylaşılan liderlik algısı düzeyi arttıkça, örgütsel bağlılık düzeyi azalmaktadır. Örgütsel bağlılık düzeylerinde demografik özelliklerine göre istatistiksel olarak fark olmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Özel eğitim, Paylaşılan liderlik, Örgütsel bağlılık.

LiderlikOkul yöneticileriPaylaşılan liderlik+6
Hasan Aydoğan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel eğitim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan yönetici ve öğretmenlerin paylaşılan liderlik algısı ile örgütsel bağlılık düzeyleri

Bu çalışmanın amacı, Özel Eğitim Okullarında ve Rehabilitasyon Merkezlerinde Çalışan Yönetici ve Öğretmenlerin Paylaşılan Liderlik Algıları ile Örgütsel Bağlılık Düzeylerini ortaya çıkarmaktır. Aydın ili genelinde resmi kayıt altında olan özel eğitim okullarında ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan 600 yönetici ve öğretmen evreni oluşturmaktadır. Belirlenen 600 yönetici ve öğretmene araştırmacı tarafından ulaşılmış, ölçeğin amacı ve nasıl doldurulacağı konusunda kısaca gerekli bilgi verildikten sonra ölçek uygulanmıştır. Bu gruptan 446 yönetici ve öğretmen ölçeği cevaplamıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Allen ve Meyer tarafından (1990) tarafından geliştirilen 'Örgütsel Bağlılık Ölçeği' ve Wood (2005) tarafından geliştirilen, Bostancı (2012) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan ''Paylaşılan Liderlik Algısı Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, yönetici olarak çalışanların paylaşılan liderlik algılarının daha yüksek, öğretmen çalışanların toplam örgütsel bağlılıklarının daha yüksek, 20-25 yaş arasında yer alan öğretmen ve yönetici çalışanların paylaşılan liderlik algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Çalışan yönetici ve öğretmenlerin paylaşılan liderlik algıları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı değerlendirildiğinde, orta düzeyde negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu görülmüştür.(r:-0,535,p<0.001) Paylaşılan liderlik algısı düzeyi arttıkça, örgütsel bağlılık düzeyi azalmaktadır. Örgütsel bağlılık düzeylerinde demografik özelliklerine göre istatistiksel olarak fark olmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Özel eğitim, Paylaşılan liderlik, Örgütsel bağlılık.

LiderlikOkul yöneticileriPaylaşılan liderlik+6
Hasan Aydoğan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim kurumlarında liderlik kapasitesi ve örgütsel vatandaşlık davranışı

Bu araştırma öğretmenlerin eğitim kurumlarında liderlik kapasitesi ve örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri ve aralarındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019–2020 eğitim öğretim dönemi içinde Uşak ili merkez ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 4025 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ilinin merkez ve ilçelerinde görev yapan 295 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada pandemi süreci sebebiyle yüz yüze veri toplama olanakları kısıtlı olduğundan kolay örnekleme yoluna gidilmiş; veri toplama araçları online ortamda dağıtılmış ve toplanmıştır. Araştırmada Lambert (2003) tarafından geliştirilen, Kılınç, Büyüköztürk ve Altun (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okullarda Liderlik Kapasitesi Ölçeği" (OLKÖ); öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışlarını ölçmek için ise Belenkuyu ve Yücel (2017) tarafından geliştirilen "Örgütsel Vatandaşlık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri gibi betimsel istatistikler kullanılmış; liderlik kapasitesi algısı ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem, okuldaki hizmet süresi ve yöneticilik deneyimi süresi gibi demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının ortaya çıkarılmasında t testi ve varyans testleri kullanılmıştır. Ayrıca liderlik kapasitesi ve örgütsel vatandaşlık değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının tespit edilmesi için Pearson Korelasyon Katsayıları hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin algılanan liderlik kapasitesi düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin liderlik kapasitesi algılarılarının cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmenlerin liderlik kapasitesi algıları ile diğer değişkenler olan yaş, kıdem ve aynı okulda hizmet süresi arasında anlamlı, negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Liderlik kapasitesinin dağıtımcı liderlik alt boyutu ile yöneticilik değişkeni arasında ise pozitif yönde anlamlı ve düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Öğretmenlere ait algılanan örgütsel vatandaşlık davranışı seviyelerinin ise"yüksek"olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algılarılarının cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandalık davranışlarına ilişkin korelasyon analizine göre; öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları ile yaş, kıdem, okulda hzimet süresi değişkenleri arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algılarına dair ölçeğin erdemlilik alt boyutu ile yöneticilik deneyimi değişkeni arasında ise istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik kapasitesi, örgütsel vatandaşlık davranışı, öğrenci, öğretmen, okul, eğitim

Eğitim kurumlarıLiderlikÖlçekler+2
Mehmet Erdoğan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim kurumlarında liderlik kapasitesi ve örgütsel vatandaşlık davranışı

Bu araştırma öğretmenlerin eğitim kurumlarında liderlik kapasitesi ve örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri ve aralarındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019–2020 eğitim öğretim dönemi içinde Uşak ili merkez ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 4025 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ilinin merkez ve ilçelerinde görev yapan 295 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada pandemi süreci sebebiyle yüz yüze veri toplama olanakları kısıtlı olduğundan kolay örnekleme yoluna gidilmiş; veri toplama araçları online ortamda dağıtılmış ve toplanmıştır. Araştırmada Lambert (2003) tarafından geliştirilen, Kılınç, Büyüköztürk ve Altun (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okullarda Liderlik Kapasitesi Ölçeği" (OLKÖ); öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışlarını ölçmek için ise Belenkuyu ve Yücel (2017) tarafından geliştirilen "Örgütsel Vatandaşlık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri gibi betimsel istatistikler kullanılmış; liderlik kapasitesi algısı ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem, okuldaki hizmet süresi ve yöneticilik deneyimi süresi gibi demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının ortaya çıkarılmasında t testi ve varyans testleri kullanılmıştır. Ayrıca liderlik kapasitesi ve örgütsel vatandaşlık değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının tespit edilmesi için Pearson Korelasyon Katsayıları hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin algılanan liderlik kapasitesi düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin liderlik kapasitesi algılarılarının cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmenlerin liderlik kapasitesi algıları ile diğer değişkenler olan yaş, kıdem ve aynı okulda hizmet süresi arasında anlamlı, negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Liderlik kapasitesinin dağıtımcı liderlik alt boyutu ile yöneticilik değişkeni arasında ise pozitif yönde anlamlı ve düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Öğretmenlere ait algılanan örgütsel vatandaşlık davranışı seviyelerinin ise"yüksek"olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algılarılarının cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandalık davranışlarına ilişkin korelasyon analizine göre; öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları ile yaş, kıdem, okulda hzimet süresi değişkenleri arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algılarına dair ölçeğin erdemlilik alt boyutu ile yöneticilik deneyimi değişkeni arasında ise istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik kapasitesi, örgütsel vatandaşlık davranışı, öğrenci, öğretmen, okul, eğitim

Eğitim kurumlarıLiderlikÖlçekler+2
Mehmet Erdoğan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yükseköğretim kurumlarında iş yaşam kalitesi, örgütsel adanmışlık ve örgütsel vatandaşlık davranışı

Bu araştırmada yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik personelin iş yaşam kalitesi, örgütsel adanmışlık ve örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği ile tasarlanmış olup online gönüllü katılım esasına göre belirlenmiştir. Araştırmada kamu ve vakıf üniversitelerinde görev yapan toplam 320 akademisyen yer almıştır. Veriler, "İş Yaşam Kalitesi Ölçeği", "Örgütsel Adanmışlık Ölçeği" ve "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmada verilerin normal dağılım sergilediği tespit edilmiş ve bu nedenle analizlerde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, akademisyenlerin iş yaşam kalitesi algı düzeyleri yüksek olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, akademik personelin algılanan iş yaşam kalitesi düzeyleri medeni durum, alan, eğitim durumu ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermezken cinsiyet, üniversite türü ve unvan değişkenlerine göre farklılaşmıştır. Kadın akademisyenlerin iş yaşam kalitesi algıları erkeklere göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırma sonucuna göre iş yaşam kalitesi algısı en yüksek vakıf üniversitelerinde çalışan kişilerdeyken onları kamu üniversiteleri takip etmekte, üniversite türünü belirtmek istemeyenlerin algı düzeyleri ise sonuncu sırada gelmektedir. Unvanı araştırma görevlisi olan akademisyenlerin iş yaşam kalitesi düzeyleri öğretim görevlileri ve doçent doktorlardan düşükken, unvanı öğretim görevlisi olanların düzeyleri ise doktora öğretim üyelerinden yüksek tespit edilmiştir. Ayrıca iş yaşam kalitesi ile yaş arasında anlamlı pozitif düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Akademik personelin örgütsel adanmışlık düzeylerine ilişkin sonuçlara göre akademisyenlerin örgütsel adanmışlıklarına ait algı düzeyleri orta olarak belirlenmiştir. Akademisyenlerin örgütsel adanmışlık düzeyleri cinsiyet, medeni durum, alan ve eğitim durum değişkenlerine göre farklılaşmazken üniversite türü ve unvan değişkenlerinin örgütsel adanmışlık üzerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı tespit edilmiştir. Örgütsel adanmışlık düzeyi en yüksek olan akademisyenler vakıf üniversitelerinde görev yaparken onları kamu üniversitelerinde görev yapanlar izlemekte, en düşük düzeye sahip akademisyenler ise üniversite türünü belirtmek istemeyenlerden oluşmuştur. Unvanı araştırma görevlisi olanların, unvanı öğretim görevlisi olanlara kıyasla daha düşük örgütsel adanmışlık düzeyine sahip oldukları da belirlenmiştir. Ayrıca örgütsel adanmışlık ile yaş arasında anlamlı pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Akademisyenlerin örgütsel vatandaşlık davranışına ait algı düzeyleri yüksek olarak belirlenmiştir. Cinsiyet, medeni durum, alan, unvan ve eğitim durumlarına göre akademisyenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri farklılaşmazken üniversite türüne göre farklılaşma gözlenmiştir. Vakıf üniversitelerinde görev yapan kişilerin örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri üniversite türünü belirtmek istemeyenlere göre daha yüksektir. Bununla birlikte yaş, kıdem ve mevcut kurumlarındaki kıdem değişkenleri ile akademisyenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca, akademisyenlerin iş yaşam kalitesi algı düzeyleri ile örgütsel adanmışlıkları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde, iş yaşam kalitesi algı düzeyleri ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde, örgütsel adanmışlıkları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Akademik personelYükseköğretim kurumlarıÖlçekler+4
Deniz Koyuncu
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yükseköğretim kurumlarında iş yaşam kalitesi, örgütsel adanmışlık ve örgütsel vatandaşlık davranışı

Bu araştırmada yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik personelin iş yaşam kalitesi, örgütsel adanmışlık ve örgütsel vatandaşlık davranışı düzeylerinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir örnekleme tekniği ile tasarlanmış olup online gönüllü katılım esasına göre belirlenmiştir. Araştırmada kamu ve vakıf üniversitelerinde görev yapan toplam 320 akademisyen yer almıştır. Veriler, "İş Yaşam Kalitesi Ölçeği", "Örgütsel Adanmışlık Ölçeği" ve "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmada verilerin normal dağılım sergilediği tespit edilmiş ve bu nedenle analizlerde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, akademisyenlerin iş yaşam kalitesi algı düzeyleri yüksek olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, akademik personelin algılanan iş yaşam kalitesi düzeyleri medeni durum, alan, eğitim durumu ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermezken cinsiyet, üniversite türü ve unvan değişkenlerine göre farklılaşmıştır. Kadın akademisyenlerin iş yaşam kalitesi algıları erkeklere göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırma sonucuna göre iş yaşam kalitesi algısı en yüksek vakıf üniversitelerinde çalışan kişilerdeyken onları kamu üniversiteleri takip etmekte, üniversite türünü belirtmek istemeyenlerin algı düzeyleri ise sonuncu sırada gelmektedir. Unvanı araştırma görevlisi olan akademisyenlerin iş yaşam kalitesi düzeyleri öğretim görevlileri ve doçent doktorlardan düşükken, unvanı öğretim görevlisi olanların düzeyleri ise doktora öğretim üyelerinden yüksek tespit edilmiştir. Ayrıca iş yaşam kalitesi ile yaş arasında anlamlı pozitif düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Akademik personelin örgütsel adanmışlık düzeylerine ilişkin sonuçlara göre akademisyenlerin örgütsel adanmışlıklarına ait algı düzeyleri orta olarak belirlenmiştir. Akademisyenlerin örgütsel adanmışlık düzeyleri cinsiyet, medeni durum, alan ve eğitim durum değişkenlerine göre farklılaşmazken üniversite türü ve unvan değişkenlerinin örgütsel adanmışlık üzerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı tespit edilmiştir. Örgütsel adanmışlık düzeyi en yüksek olan akademisyenler vakıf üniversitelerinde görev yaparken onları kamu üniversitelerinde görev yapanlar izlemekte, en düşük düzeye sahip akademisyenler ise üniversite türünü belirtmek istemeyenlerden oluşmuştur. Unvanı araştırma görevlisi olanların, unvanı öğretim görevlisi olanlara kıyasla daha düşük örgütsel adanmışlık düzeyine sahip oldukları da belirlenmiştir. Ayrıca örgütsel adanmışlık ile yaş arasında anlamlı pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Akademisyenlerin örgütsel vatandaşlık davranışına ait algı düzeyleri yüksek olarak belirlenmiştir. Cinsiyet, medeni durum, alan, unvan ve eğitim durumlarına göre akademisyenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri farklılaşmazken üniversite türüne göre farklılaşma gözlenmiştir. Vakıf üniversitelerinde görev yapan kişilerin örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri üniversite türünü belirtmek istemeyenlere göre daha yüksektir. Bununla birlikte yaş, kıdem ve mevcut kurumlarındaki kıdem değişkenleri ile akademisyenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca, akademisyenlerin iş yaşam kalitesi algı düzeyleri ile örgütsel adanmışlıkları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde, iş yaşam kalitesi algı düzeyleri ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde, örgütsel adanmışlıkları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Akademik personelYükseköğretim kurumlarıÖlçekler+4
Deniz Koyuncu
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanabilme düzeyleri

Bu araştırma öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerini amaçlamaktadır. Araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019-2020 eğitim öğretim yılında Uşak ili merkez ilçedeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 3047 öğretmenden uluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ili merkez ilçede görev yapan 350 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerini belirlemek amacıyla Karamanoğlu (2010) tarafından geliştirilen '' Öğretmenlik Meslek Bilgisi Derslerini Değerlendirme Anketi '' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi ve t-Testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerinin alt boyutlarından olan 'derslerin işlenişi' alt boyutunun "Katılıyorum" düzeyinde, 'öğretmenlikte kullanma' alt boyutunun "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde ve 'derslerin içeriği' alt boyutunun "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet değişkeninin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerinde kadınlar lehine, branş değişkeninin ise Okul Öncesi branş öğretmenleri lehine anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerine ilişkin görüşleri arasında kıdem, mezun olduğu üniversite ve formasyon alma biçimi bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Eğitici eğitimiPedagojik formasyonÖğretmen yetiştirme+1
Ferit Gülhan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanabilme düzeyleri

Bu araştırma öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerini amaçlamaktadır. Araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019-2020 eğitim öğretim yılında Uşak ili merkez ilçedeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 3047 öğretmenden uluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ili merkez ilçede görev yapan 350 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerini belirlemek amacıyla Karamanoğlu (2010) tarafından geliştirilen '' Öğretmenlik Meslek Bilgisi Derslerini Değerlendirme Anketi '' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi ve t-Testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerinin alt boyutlarından olan 'derslerin işlenişi' alt boyutunun "Katılıyorum" düzeyinde, 'öğretmenlikte kullanma' alt boyutunun "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde ve 'derslerin içeriği' alt boyutunun "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet değişkeninin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerinde kadınlar lehine, branş değişkeninin ise Okul Öncesi branş öğretmenleri lehine anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerine ilişkin görüşleri arasında kıdem, mezun olduğu üniversite ve formasyon alma biçimi bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Eğitici eğitimiPedagojik formasyonÖğretmen yetiştirme+1
Ferit Gülhan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim kurumlarında yönetsel tarz ve örgütsel mutluluk arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmenlerin yönetsel tarz algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019–2020 eğitim öğretim yılında Manisa ili Kula ilçesindeki resmi anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 584 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Manisa ilinin Kula ilçesinde görev yapan 362 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yolu kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin yönetsel tarz düzeylerini belirlemek amacıyla Yücel ve Demirhan (2010) tarafından geliştirilen 'Okul Yöneticisi Çalışma Tarz Belirleme Ölçeği'' ile örgütsel mutluluk düzeylerini belirlemek amacıyla da Demo ve Paschoal (2013) tarafından geliştirilen ve Arslan ve Polat (2018) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan 'Örgütsel Mutluluk Ölçeği (ÖMÖ)'' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi, t-Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yönetsel tarz algıları iş ve insan odaklılık ayrımı yapılmaksızın yüksek düzeyde bir bütün olarak saptanmıştır. Ayrıca araştırmanın diğer değişkeni olan örgütsel mutluluk düzeyleri ise olumlu duygular ve potansiyelin gerçekleştirilmesi anlamında yüksek düzeyde, olumsuz duygular anlamında ise düşük düzeyde saptanmıştır. Araştırmanın diğer dikkat çeken sonucu ise lisans mezunu öğretmenlerin mutluluk ölçeğinin olumsuz duygu alt boyutundaki ortalamaları, lisansüstü öğrenim mezunu öğretmenlerin ortalamalarına göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Bu da öğrenim seviyesinin yükselmesinin öğretmenlerde mutluluk şeklini olumlu yönde etkilediği sonucunu çıkarabilir. Ya da tam tersi düşünüldüğünde öğrenim seviyesinin azalması olumsuz duyguları ortaya daha çok çıkararak eğitim örgütlerinde öğretmenlerin mutluluk seviyesinin azalmasına sebep olabilir. Ancak öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerinde cinsiyet, medeni durum, mesleki branş, yaş, okulda çalışma süresi ve mesleki kıdem değişkenleri bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Yine araştırmanın diğer değişkeni olan öğretmenlerin yönetsel tarz algılarına ilişkin görüşleri arasında cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, mesleki branş, yaş ve mesleki kıdem değişkenleri bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Fakat öğretmenlerin algılanan yönetsel tarzın iş odaklılık alt boyutu ile aynı okulda çalışma süresi arasında anlamlı pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak araştırmada öğretmenlerin yönetsel tarz algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri arasında anlamlı pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Bir başka deyişle, öğretmenlerin okul yönetimine ilişkin algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri birbiriyle bağlantılıdır.

Eğitim kurumlarıOkullarYönetsel tarz+2
Atakan Bulut
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim kurumlarında yönetsel tarz ve örgütsel mutluluk arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmenlerin yönetsel tarz algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019–2020 eğitim öğretim yılında Manisa ili Kula ilçesindeki resmi anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 584 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Manisa ilinin Kula ilçesinde görev yapan 362 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yolu kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin yönetsel tarz düzeylerini belirlemek amacıyla Yücel ve Demirhan (2010) tarafından geliştirilen 'Okul Yöneticisi Çalışma Tarz Belirleme Ölçeği'' ile örgütsel mutluluk düzeylerini belirlemek amacıyla da Demo ve Paschoal (2013) tarafından geliştirilen ve Arslan ve Polat (2018) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan 'Örgütsel Mutluluk Ölçeği (ÖMÖ)'' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi, t-Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yönetsel tarz algıları iş ve insan odaklılık ayrımı yapılmaksızın yüksek düzeyde bir bütün olarak saptanmıştır. Ayrıca araştırmanın diğer değişkeni olan örgütsel mutluluk düzeyleri ise olumlu duygular ve potansiyelin gerçekleştirilmesi anlamında yüksek düzeyde, olumsuz duygular anlamında ise düşük düzeyde saptanmıştır. Araştırmanın diğer dikkat çeken sonucu ise lisans mezunu öğretmenlerin mutluluk ölçeğinin olumsuz duygu alt boyutundaki ortalamaları, lisansüstü öğrenim mezunu öğretmenlerin ortalamalarına göre anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Bu da öğrenim seviyesinin yükselmesinin öğretmenlerde mutluluk şeklini olumlu yönde etkilediği sonucunu çıkarabilir. Ya da tam tersi düşünüldüğünde öğrenim seviyesinin azalması olumsuz duyguları ortaya daha çok çıkararak eğitim örgütlerinde öğretmenlerin mutluluk seviyesinin azalmasına sebep olabilir. Ancak öğretmenlerin örgütsel mutluluk düzeylerinde cinsiyet, medeni durum, mesleki branş, yaş, okulda çalışma süresi ve mesleki kıdem değişkenleri bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Yine araştırmanın diğer değişkeni olan öğretmenlerin yönetsel tarz algılarına ilişkin görüşleri arasında cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, mesleki branş, yaş ve mesleki kıdem değişkenleri bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Fakat öğretmenlerin algılanan yönetsel tarzın iş odaklılık alt boyutu ile aynı okulda çalışma süresi arasında anlamlı pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak araştırmada öğretmenlerin yönetsel tarz algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri arasında anlamlı pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Bir başka deyişle, öğretmenlerin okul yönetimine ilişkin algıları ile örgütsel mutluluk düzeyleri birbiriyle bağlantılıdır.

Eğitim kurumlarıOkullarYönetsel tarz+2
Atakan Bulut
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmen algılarına göre okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2021-2022 eğitim öğretim yılında Manisa ili Kula ilçesindeki okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 584 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Manisa ili Kula ilçesinde görev yapan 380 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin algılarından yola çıkarak okullardaki sosyal adalet liderliğini belirlemek amacıyla Özdemir ve Kütküt (2015) tarafından geliştirilen "Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği" ve örgüt kültürünü belirlemek amacıyla Terzi (2005) tarafından geliştirilen "Örgüt Kültürü Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanmış, t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Anova kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin algılarına göre örgüt kültürünün genel olarak yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Örgüt kültürü alt boyutlarından "görev kültürü" boyutunun en yüksek, "bürokratik kültür" boyutunun ise diğer alt boyutlara oranla en düşük seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın diğer değişkeni olan okullarda sosyal adalet liderliğine ilişkin öğretmen algılarının yüksek bir seviyede olduğu görülmektedir. Sosyal adalet liderliği alt boyutlarından olan "eleştirel bilinç" alt boyutunun diğer boyutlara oranla daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Araştırmanın öğretmenlerin okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik sonuçlara bakıldığında ise, örgüt kültürünün alt boyutlarından destek kültürü ve başarı kültürü ile sosyal adalet liderliği arasında anlamlı, pozitif ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Örgüt kültürünün alt boyutu olan bürokratik kültür ile sosyal adalet liderliğinin toplamı arasında anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki bulunurken; örgüt kültürünün alt boyutu görev kültürü ile sosyal adalet liderliğinin toplamı arasında anlamlı, pozitif ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada öğretmenlerin örgüt kültürü algılarının sosyal adalet liderliği algılarını yordayıp yordamadığına ilişkin sonuçlara bakıldığında; örgüt kültürü boyutlarından başarı ve destek kültürünün sosyal adalet liderliğini anlamlı ve pozitif düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılırken bürokratik ve görev kültürünün sosyal adalet liderliği üzerinde yordayıcı bir etkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Sosyal Adalet Liderliği, Sosyal Adalet, Okul Kültürü

LiderlikOkul kültürüOkullar+5
Kübra Kaya
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, öğretmen algılarına göre okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2021-2022 eğitim öğretim yılında Manisa ili Kula ilçesindeki okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 584 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Manisa ili Kula ilçesinde görev yapan 380 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin algılarından yola çıkarak okullardaki sosyal adalet liderliğini belirlemek amacıyla Özdemir ve Kütküt (2015) tarafından geliştirilen "Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği" ve örgüt kültürünü belirlemek amacıyla Terzi (2005) tarafından geliştirilen "Örgüt Kültürü Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanmış, t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ve Anova kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin algılarına göre örgüt kültürünün genel olarak yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Örgüt kültürü alt boyutlarından "görev kültürü" boyutunun en yüksek, "bürokratik kültür" boyutunun ise diğer alt boyutlara oranla en düşük seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın diğer değişkeni olan okullarda sosyal adalet liderliğine ilişkin öğretmen algılarının yüksek bir seviyede olduğu görülmektedir. Sosyal adalet liderliği alt boyutlarından olan "eleştirel bilinç" alt boyutunun diğer boyutlara oranla daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Araştırmanın öğretmenlerin okullarda sosyal adalet liderliği ve örgüt kültürü arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik sonuçlara bakıldığında ise, örgüt kültürünün alt boyutlarından destek kültürü ve başarı kültürü ile sosyal adalet liderliği arasında anlamlı, pozitif ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Örgüt kültürünün alt boyutu olan bürokratik kültür ile sosyal adalet liderliğinin toplamı arasında anlamlı, pozitif ve düşük düzeyde bir ilişki bulunurken; örgüt kültürünün alt boyutu görev kültürü ile sosyal adalet liderliğinin toplamı arasında anlamlı, pozitif ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada öğretmenlerin örgüt kültürü algılarının sosyal adalet liderliği algılarını yordayıp yordamadığına ilişkin sonuçlara bakıldığında; örgüt kültürü boyutlarından başarı ve destek kültürünün sosyal adalet liderliğini anlamlı ve pozitif düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılırken bürokratik ve görev kültürünün sosyal adalet liderliği üzerinde yordayıcı bir etkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Sosyal Adalet Liderliği, Sosyal Adalet, Okul Kültürü

LiderlikOkul kültürüOkullar+5
Kübra Kaya
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Covid 19 sürecinde öğretmenlerin pozitif liderlik algıları ile psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırma, öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeyleri ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2020–2021 eğitim öğretim yılında Uşak ili merkez ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 4152 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ili merkezde görev yapan 405 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yolu kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin pozitif liderlik algı düzeylerini belirlemek amacıyla Ekşili ve Alparslan (2021) tarafından geliştirilen ''Pozitif Liderlik Ölçeği'' ve öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerini belirlemek amacıyla da Diener ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlilik güvenilirlik çalışmaları Telef(2013) tarafından yapılan '' Psikolojik İyi Oluş Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi, t-Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeylerinin yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Pozitif liderlik ölçeği ''İnsani Davranış'' alt boyutunun ortalamalarının ise diğer boyutlara nazaran daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerinin pozitif liderlik algısının hiçbir alt boyutunda anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Fakat çalışılan okul türü değişkenine göre pozitif liderlik ölçeğinin yönetsel yetkinlik, geribildirim, bireysel ilgi, personel güçlendirme ve adalet alt boyutlarında ilkokulda görev yapan öğretmenlerin ortaokul ve lisede görev yapan öğretmenlere göre daha yüksek ortalamalara sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Pozitif liderlik ölçeğinin insani davranış alt boyutunda ise ilkokullarda görev alan öğretmenlerin liselerde görev yapan öğretmenlere göre daha yüksek ortalamalara sahip olduğu görülmüştür. Çalışılan okul türü değişkenine göre öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeylerinin toplamında anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Buna göre ilkokullarda çalışan öğretmenlerin pozitif liderlik algıları, ortaokullarda ve liselerde çalışan öğretmenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Yine araştırmanın diğer bir değişkeni olan psikolojik iyi oluşa ilişkin öğretmen algılarının yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Araştırma sonucunda, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerinin psikolojik iyi oluş algısı üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak çalışılan okul türü değişkenine göre psikolojik iyi oluş ölçeğinin ortalamalarında anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Buna göre ilkokullarda görev alan öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeyleri, ortaokulda görev alan öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerine göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırmanın öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeyleri ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik sonuçlarına bakıldığında ise, öğretmenlerin pozitif liderlik algıları ile psikolojik iyi oluşları arasında anlamlı pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir.

COVID 19LiderlikLiderlik modelleri+4
Ayça İnce
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Covid 19 sürecinde öğretmenlerin pozitif liderlik algıları ile psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırma, öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeyleri ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2020–2021 eğitim öğretim yılında Uşak ili merkez ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 4152 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ili merkezde görev yapan 405 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yolu kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin pozitif liderlik algı düzeylerini belirlemek amacıyla Ekşili ve Alparslan (2021) tarafından geliştirilen ''Pozitif Liderlik Ölçeği'' ve öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerini belirlemek amacıyla da Diener ve arkadaşları tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlilik güvenilirlik çalışmaları Telef(2013) tarafından yapılan '' Psikolojik İyi Oluş Ölçeği'' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi, t-Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeylerinin yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Pozitif liderlik ölçeği ''İnsani Davranış'' alt boyutunun ortalamalarının ise diğer boyutlara nazaran daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerinin pozitif liderlik algısının hiçbir alt boyutunda anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Fakat çalışılan okul türü değişkenine göre pozitif liderlik ölçeğinin yönetsel yetkinlik, geribildirim, bireysel ilgi, personel güçlendirme ve adalet alt boyutlarında ilkokulda görev yapan öğretmenlerin ortaokul ve lisede görev yapan öğretmenlere göre daha yüksek ortalamalara sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Pozitif liderlik ölçeğinin insani davranış alt boyutunda ise ilkokullarda görev alan öğretmenlerin liselerde görev yapan öğretmenlere göre daha yüksek ortalamalara sahip olduğu görülmüştür. Çalışılan okul türü değişkenine göre öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeylerinin toplamında anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Buna göre ilkokullarda çalışan öğretmenlerin pozitif liderlik algıları, ortaokullarda ve liselerde çalışan öğretmenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Yine araştırmanın diğer bir değişkeni olan psikolojik iyi oluşa ilişkin öğretmen algılarının yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Araştırma sonucunda, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerinin psikolojik iyi oluş algısı üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak çalışılan okul türü değişkenine göre psikolojik iyi oluş ölçeğinin ortalamalarında anlamlı bir farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Buna göre ilkokullarda görev alan öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeyleri, ortaokulda görev alan öğretmenlerin psikolojik iyi oluş düzeylerine göre daha yüksek bulunmuştur. Araştırmanın öğretmenlerin yöneticilerini pozitif lider olarak algılama düzeyleri ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik sonuçlarına bakıldığında ise, öğretmenlerin pozitif liderlik algıları ile psikolojik iyi oluşları arasında anlamlı pozitif yönde düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir.

COVID 19LiderlikLiderlik modelleri+4
Ayça İnce
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim kurumlarında liderlik kapasitesi, örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgüt kültürü

Günümüzün modern dünyasında etkili bir örgüt için çalışanların karar alma mekanizmasına ve uygulamalara aktif katılımı, kendilerini örgütün bir parçası olarak algılamalarını, değerli hissetmelerini ve örgütün amaçlarını benimsemelerini sağlamakta ve bu şekilde örgütsel vatandaşlık anlayışı yüksek düzeyde kişilerin olduğu bir örgüt yapısı ortaya çıkmaktadır. Böyle bir yapıda dikkat çeken bir diğer önemli konu ise örgütün kültürü olmaktadır. Tüm bu bileşenlerin eğitim kurumlarındaki yansımalarının önem arz ettiği düşünülmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı okullardaki liderlik kapasitesi, örgütsel vatandaşlık davranışı ve okul kültürü arasındaki ilişkiyi açıklamaktır. Uşak il merkezi ve ilçelerinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında ilkokul, ortaokul ve liselerden 441 öğretmen ile yapılan bu çalışmada Lambert (2003) tarafından geliştirilen ve Kılınç (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Okullarda Liderlik Kapasitesi Ölçeği, Yücel ve Belenkuyu (2017) tarafından geliştirilen Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği ve Terzi (2005) tarafından geliştirilen Okul Kültürü Ölçeği kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkilere odaklanan bu çalışma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Verilerin istatistiksel analizi için Doğrulayıcı Faktör Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Örneklemler t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Çoklu Regresyon analizinden yararlanılmıştır. Bulgular öğretmenlerin okul liderlik kapasitesi, örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgüt kültürü algılarının yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. Hesaplanan korelasyon katsayıları, değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde ilişkinlerin olduğu sonucunu vermiştir. Uygulayıcılara okulla ilgili alınacak kararlarda öğretmenlerin de kararlara katılımını sağlaması, onlara gerekli sorumluluklar vermesi ve uygun çalışma ortamı sunması, okulda iş birliği ve dayanışmaya dayanan bir iklim oluşturmaya gayret göstermesi yönünde öneriler verilmiştir.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiLiderlik+4
Bekir Peker
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim kurumlarında liderlik kapasitesi, örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgüt kültürü

Günümüzün modern dünyasında etkili bir örgüt için çalışanların karar alma mekanizmasına ve uygulamalara aktif katılımı, kendilerini örgütün bir parçası olarak algılamalarını, değerli hissetmelerini ve örgütün amaçlarını benimsemelerini sağlamakta ve bu şekilde örgütsel vatandaşlık anlayışı yüksek düzeyde kişilerin olduğu bir örgüt yapısı ortaya çıkmaktadır. Böyle bir yapıda dikkat çeken bir diğer önemli konu ise örgütün kültürü olmaktadır. Tüm bu bileşenlerin eğitim kurumlarındaki yansımalarının önem arz ettiği düşünülmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı okullardaki liderlik kapasitesi, örgütsel vatandaşlık davranışı ve okul kültürü arasındaki ilişkiyi açıklamaktır. Uşak il merkezi ve ilçelerinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında ilkokul, ortaokul ve liselerden 441 öğretmen ile yapılan bu çalışmada Lambert (2003) tarafından geliştirilen ve Kılınç (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Okullarda Liderlik Kapasitesi Ölçeği, Yücel ve Belenkuyu (2017) tarafından geliştirilen Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği ve Terzi (2005) tarafından geliştirilen Okul Kültürü Ölçeği kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkilere odaklanan bu çalışma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Verilerin istatistiksel analizi için Doğrulayıcı Faktör Analizi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Örneklemler t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Çoklu Regresyon analizinden yararlanılmıştır. Bulgular öğretmenlerin okul liderlik kapasitesi, örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgüt kültürü algılarının yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. Hesaplanan korelasyon katsayıları, değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde ilişkinlerin olduğu sonucunu vermiştir. Uygulayıcılara okulla ilgili alınacak kararlarda öğretmenlerin de kararlara katılımını sağlaması, onlara gerekli sorumluluklar vermesi ve uygun çalışma ortamı sunması, okulda iş birliği ve dayanışmaya dayanan bir iklim oluşturmaya gayret göstermesi yönünde öneriler verilmiştir.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiLiderlik+4
Bekir Peker
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00

Diğer danışmanlar