Theses supervised by Prof. Dr. Halil Ekşi

37 theses · Marmara University, Yeditepe University

Master'sOpen AccessTR

Spiritüel iyi oluş ve öz-duyarlık arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolü

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin spiritüel iyi oluş ve öz-duyarlıkları arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanında spiritüel iyi oluş, öz-duyarlık ve affetmenin cinsiyet ve aile gelir düzeyi değişkenleri açısından incelenmesi bu çalışmanın alt amaçlarındandır. İlişkisel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilen araştırmanın, örneklem grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan 380'i kadın (%82,8), 79'u erkek (%17,2) 459 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri Heartland Affedicilik Ölçeği, Öz-duyarlık Ölçeği, Spiritüel İyi Oluş Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verileri SPSS 21 paket programı ve AMOS 20.0 programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Spiritüel iyi oluş, affetme ve öz-duyarlık değişkenlerinin cinsiyet ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Bağımsız Gruplar t Testi ve ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) kullanılmıştır. Spirirüel iyi oluş ve öz-duyarlık arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolünün incelenmesi amacıyla ise Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda spiritüel iyi oluş ve öz-duyarlık arasındaki ilişkide affetmenin kısmi aracı rolünün olduğu görülmüştür. Test edilen modelin uyum indekslerinin kabul edilebilir ve mükemmel düzeyde olduğu tespit edilmiş, böylece spritüel iyi oluş ve öz-duyarlık arasındaki ilişkide affetmenin aracı rolüne ilişkin yapısal eşitlik modeli doğrulanmıştır. Öz-duyarlık, öz-yargılama, paylaşımların bilincinde olma, spiritüel iyi oluş ve doğayla uyum puanlarının cinsiyet değişkenine göre farklılaştığı görülmüştür. Öz-duyarlık, öz-sevecenlik ve aşırı özdeşleşme puanlarının ise aile gelir düzeyi değişkenine göre farklılaştığı görülmüştür. Kadınların öz-duyarlık, paylaşımların bilincinde olma, spiritüel iyi oluş ve doğayla uyum puanlarının erkeklerden yüksek olduğu; erkeklerin de öz-yargılama puanlarının kadınlardan yüksek olduğu görülmüştür. Üst gelir düzeyindekilerin öz-duyarlık ve öz-sevecenlik puanlarının orta gelir düzeyindekilere göre yüksek olduğu, orta gelir düzeyindekilerin ise aşırı özdeşleşme puanlarının alt gelir düzeyindekilere göre yüksek olduğu görülmüştür.

BağışlamaManevi iyi oluşYapısal Eşitlik Modeli+3
Gülbin Demir Celayir
Marmara University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencileri için çok boyutlu okul iklimi algısı ölçeğinin geliştirilmesi

Türkiye'de yapılan okul iklimi araştırmaları daha çok öğretmen ve yönetici görüşü alınarak yapılmıştır. Okul ikliminden en çok etkilenen öğrenciler konusunda yapılan ara?tırmalar ise sınırlıdır. Bu çalışmaların da büyük bir çoğunluğu ilköğretim öğrencileriyle yapılmıştır. Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğrencilerine yönelik yapılacak okul iklimini belirleme çalı?malarına katkı sağlamaktır.Çalı?ma evreni 2011?2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Tuzla ve Pendik ilçesinde bulunan ortaöğretim öğrencileridir. Örneklem bu evren içinden araştırmaya katılan 523 öğrencidir.Ölçeğin yapı ve ölçüm geçerliliği için birçok kabul görmü? faktörlenebilirlik ölçütleri kullanılarak 202 maddenin faktörlenebilirliği incelenmiştir. Korelasyon katsayılarının büyük çoğunluğunun 0.1 seviyelerinde, önemli kısmının eksi değerlere sahip olduğu görülmüştür ( = 0.084, SD= 0.034). Bu katsayı değerleri kabul edilebilir faktörlenebilirlik değerlerinin dı?arısında yer almaktadır. Kaiser-Meyer-Olkin örneklem yeterlilik ölçüm değeri 0.77 olarak bulunmuştur. Bu değer kabul edilebilir faktörlenebilirlik değerinin (0.6) üzerinde bir değerdir. Bartletts Sphericity testi istatistiksel olarak anlamlı sonuç vermiştir[2 (20301) = 39185,5 p < .01]. Anti imaj korelasyon değerleri .460 ile .894 arasında bulunmuştur. Faktörlenebilirlik ölçütü olarakher maddenin anti imaj korelasyonlarının .05 ten daha büyük olması gerektiği için halihazırdaki değerler gerekli ölçüt standartlarını kar?ılayamamı?tır. Komunalitilerinhepsi .3 den daha yüksektir(Min = 0.602, Max = 0.770). Bu durum tüm maddelerin hepsinin ortak varyansa sahip olduğunu göstermektedir.Faktörlenebilirlik analizlerinin sonuçlarının elde edilmesinden sonra açıklayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiş, hazırlanan mevcut 202 sorunun işlevsel olarak faktör yapısının belirlenmesi mümkün olmadığı görülmü?tür.Analizler sonucunda geçerlilik ve güvenirlilik için yapılan istatistik hesaplamaların kabul edilebilir bilimsel değerlerde çıkmadığından ortaöğretim öğrencileri içingeli?tirilmeye çalı?ılan çok boyutlu okul iklimi algısı ölçeği yeterli geçerlilik ve güvenirlik düzeyine sahip değildir.Anahtar Kelimeler: Okul İklimi, Örgüt İklimi, Okul Kültürü

AlgıLise öğrencileriOkul iklimi+3
İsmet Karan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen Yetkinlik Ölçeği Türkçe uyarlaması

Bu araştırma, öğretmenlerinin yetkinlik düzeylerini ölçmek için geliştirilen (Gibson ve Dembo, 1984) Öğretmen Yetkinlik Ölçeğinin Türk diline uyarlanması amacıyla yapılmıştır.Ölçeğin önce özgün dili olan İngilizceden Türkçeye çevirisi, ardından da Türkçe formun özgün dile geri çevirisi yapılmıştır. Çeviri ve geri çeviri süreci farklı kişilerce yapılmış olup, iki grupta da her iki dili de iyi bilen, test geliştirme ve öğretmen eğitimi hakkında bilgi sahibi kişilerin yer almasına dikkat edilmiştir. Çalışmanın bundan sonraki aşamasında özgün form, Türkçe form ve geri çeviri formu 5 kişilik bir uzman grubun değerlendirmesine sunulmuştur. Uzmanların görüşleri ve eleştirileri doğrultusunda maddeler üzerinde gerekli düzenlemeler ve değişiklikler yapılmıştır ve form uygulanmaya hazır hale getirilmiştir.Çalışma evreni 2011?2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Tuzla ve Pendik İlçesinde bulunan ortaöğretim öğretmenleridir. Örneklem bu evren içinden araştırmaya katılan 274 kişiden oluşmaktadır.Ölçeğin iç tutarlık güvenirliğini belirlemek amacıyla Cronbach's Alpha hesaplanmıştır. Buna ek olarak maddelerin iki eşdeğer yarıya bölünmesi ile elde edilecek güvenirliği (split-half reliability) ayrıca hesaplanmıştır. Madde toplam korelasyonları için Pearson çarpım moment korelasyon analizi, maddelerin ayırt ediciliklerini görebilmek amacıyla bağımsız grup t testi yapılmıştır. Geçerlik işlemleri için öncelikle maddeler arasındaki gruplaşmaları belirlemek amacıyla faktör analizi gerçekleştirilmiştir.Analizler sonucunda orijinal ölçekteki 7 maddeler geçerlik ve güvenirlik çalışması sonucunda çıkarılmış 4 alt boyut ve 23 madden oluşan geçerlilik, güvenirlilik ve dilsel eşdeğerliği sahip Öğretmen Yetkinlik Ölçeğinin Türkçe Uyarlaması başarıyla oluşmuştur.

Lise öğretmenleriMesleki yeterlilikYetkinlik+3
İbrahim Özkahraman
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Lider üye etkileşiminin yöneticiye güven ve iş tatmini üzerine etkisinin araştırılması: Öğretmenler üzerine bir araştırma

Bu araştırma; lider üye etkileşiminin yöneticiye güven ve iş tatmini üzerindeki etkilerinin öğretmenler üzerinde incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda, kişisel bilgi formu, lider-üye etkileşimi, yöneticiye güven ve iş tatmini ölçeklerinden oluşan anket formu; 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili Bismil ilçesinde görev yapan 384 öğretmene uygulanmıştır.Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 17.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Öğretmenlerin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden, lider-üye etkileşimi, yöneticiye güven ve iş tatmini düzeylerin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Lider üye etkileşimi, yöneticiye güven ve iş tatmini arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde korelasyon analizinden, lider üye etkileşiminin yöneticiye güven ve iş tatmini üzerindeki etkilerinin belirlenmesinde regresyon analizinden yararlanılmıştır. Öğretmenlerin demografik özelliklerine göre lider üye etkileşimi, yöneticiye güven ve iş tatmin düzeylerinin farklılaşmasının incelenmesinde ise Kruskal Wallis testi ve Mann Whitney U testlerinden faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda; lider üye etkileşiminin yöneticiye güven ve iş tatmini üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı etkilerinin olduğu, öğretmenlerin lider-üye etkileşimi algıları arttığında, yöneticilerine güven ve iş tatmin düzeylerinin de arttığı belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca; öğretmenlerin tanımlayıcı özelliklerine göre lider-üye etkileşimi, yöneticiye güven ve iş tatmin düzeylerinde farklılaşmalar olduğu da saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Lider-Üye Etkileşimi, Yöneticiye Güven, İş Tatmini

Demografik özelliklerEtkileşimEğitim yönetimi+6
Mehmet Şükrü Bulut
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Halk eğitimi merkezlerinde açılan kurslara katılan yetişkinlerin beklentilerinin ve memnuniyetlerinin değerlendirilmesi: Tuzla örneği

Bu araştırma, Halk Eğitimi Merkezlerinde açılan Kurslara Katılan Yetişkinlerin Beklentilerinin ve Memnuniyetlerinin Değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır.Bu araştırmanın evreni 2011?2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Tuzla Halk Eğitimi Merkezi kurslarına kayıtlı yetişkinlerdir (950 kişi). Araştırmada evrendeki kursiyerlerin tümüne ulaşılmaya çalışılmış, kurslara devam eden 537 kişiden geri dönüş alınmıştır.Araştırma ile ilgili veriler Kursa Katılma Sebepleri ve Kursiyer Memnuniyet Anketi ile toplanmıştır. Üç bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, kursiyer beklentilerini ölçmek için toplam 16 beklenti ifadesine, üçüncü bölümde ise kursiyerlerin memnuniyetlerini değerlendirmek için oluşturulan toplam 20 değerlendirme ifadesine yer verilmiştir.Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, kursiyer beklentileri ile memnuniyetlerinin betimsel yorumlamaları yapılmıştırAraştırmadan elde edilen bulgular şunlardır;1.Kursiyerden çoğunluğunun bayan, 36 yaş ve üzeri, evli, çocuk sahibi, ilköğretim mezunu, ev hanımı, orta gelire sahip olduğu, yarıya yakının da daha önce kursa katıldıkları tespit edilmiştir.2.Kursiyerlerin kursa katılma nedenleri olarak en önemli buldukları; "günlük yaşamımda değişiklik yapma isteği" ve "bireysel özelliklerimi geliştirmek için" ifadeleri olurken en az önemsedikleri ise, "çevremde daha çok takdir görme isteği" ifadesidir.3. Kursiyerlerin memnuniyet düzeyleri açısından en yüksek düzeyde "Halk eğitimi merkezlerini yakınlarınıza ve diğer kişilere tavsiye etmeyi düşünüyor musunuz?", ifadesine evet derken en düşük düzeyde "Kursta size anlatılan konuları anlamakta zorlandınız mı?" ifadesine evet demektedirler.4.Kurslara katılma nedenleri olarak, yeni insanlarla tanışma ve yeni arkadaşlar edinme, bedensel ve ruhsal olarak daha sağlıklı olma, içinde bulunduğum stres ve sıkıntıdan kurtulma, toplumun hızlı değişmesine uyum sağlayabilme, boş zamanlarımı değerlendirme, günlük yaşamımda değişiklik yapma, , çevreme veya çalıştığım kuruma daha faydalı olma, katıldığım kursa çevre tarafından değer verilmesi, meslek edinmek veya mesleğimi geliştirme, kendimin ve ailemin bazı ihtiyaçlarını evde karşılayarak, aile masraflarını azaltma, bireysel özelliklerimi geliştirme, asıl işim yanında ek gelir sağlayacak ikinci bir iş için gerekli bilgi ve beceri edinme, yeni bir iş için hazırlanma, sadece merak, çevremde daha çok takdir görme, kurs sonunda alacağım belgeye ihtiyaç duyma nedenlerini kursiyerler önemli bulmaktadır.5.Kursiyer memnuniyet düzeyinin yüksek olduğu, kursiyerlerin Halk Eğitimi Merkezlerinin eğitim ve öğretimle ilgili değişim ve gelişmeleri takip ettiğini, kurs öğretmenlerinin yeterli olduğunu, merkezin yönetici ve eğiticileri dışında kalan diğer personelin işlerini kolaylaştırmak için yardımcı olduğunu, yönetici ve eğiticilerin yeterince çalıştıklarını, Halk eğitim merkezi toplumun kültürel ve sosyal ihtiyaçlarını desteklediğini, açılan kursların halkın beklentilerini karşıladığını, aldıkları eğitimin çalışma hayatına katkı sağlayacağını, sınavların değerlendirilmesinde adil davranıldığını, Merkezimizde kurs ve kursiyerlerden kaynaklanan sorunlar müdür veya müdür yardımcıları tarafından dikkate alındığını, bu eğitimin amaçlarını gerçekleştirdiğini, yakınlarına ve diğer kişilere tavsiye etmeyi düşündüklerini, kursta anlatılan konuları anlamakta zorlanmadıklarını, kurslarda huzursuz eden durumların bulunmadığını, kursiyerleri ilgilendiren konular hakkındaki duyuruların zamanında yapıldığını, Halk eğitimi merkezinde yeterince sosyal ve kültürel faaliyetler düzenlendiğini, yöneticilerin sınıfları ziyaret ettiğini, varsa eksiklik ve aksaklıkların giderilmesi için çalışmalar yapıldığını, Halk eğitimi merkezinde açılan diğer kurs ve etkinliklere katılmak istediklerini, Halk eğitimi merkezinin beklentilerine uygun eğitim verdiğini, ders için ihtiyaç duyulan araç gereçleri yeterli bulduklarını ifade etmektedirler.Anahtar Sözcükler: Halk Eğitimi, Yetişkin Eğitimi, Memnuniyet

BeklentilerEğitimHalk eğitim merkezleri+6
Ahmet Coşkun
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin insani değerler düzeyleri ile çevresel tutumları arasındaki ilişki

Bu araştırma, İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin insani değer düzeyleri ile çevresel tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma evreni 2011?2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Tuzla İlçesinde bulunan ilköğretim okullarındaki öğrencilerdir. Örneklemimiz 303 kişiden oluşmaktadır.Araştırma ile ilgili veriler ?İnsani Değerler Ölçeği? (İDÖ) (Dilmaç, 2007) ve ?Çevresel Tutum Ölçeği (ÇTÖ)? (Uzun ve Sağlam, 2006) ile toplanmıştır. Birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, insani değerlere ilişkin 42 ifadeye, üçüncü bölümde ise çevreye yönelik tutumları ölçmek amacıyla 27 değerlendirme ifadesine yer verilmiştir.Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, öğretmenlerin tutumlarının ve algılamalarının belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, tutumlar arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için ?t? testi, Kruskal Wallis H testi, ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ? = 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır;1.İnsani değer ölçeğinin tümü üzerinde aritmetik ortalama ve madde sayısı incelendiğinde, öğrencilerin insani değerlerinin ortalamanın üstünde olduğu görülmüştür.2.Öğrencilerin insani değerler düzeylerinin cinsiyetlerine göre incelenmesinde, kızların insani değer puanları erkeklerden yüksek olduğu görülmüştür.3.Öğrencilerin insani değerler düzeylerinin sınıflarına, babalarının mesleklerine, annelerinin iş durumuna, baba ve annelerin öğrenim durumlarına, ailelerin gelir durumuna ve ailedeki birey sayısına göre anlamlı farklılık görülmemiştir.4.Çevresel Tutum Ölçeği toplam puanlarına göre öğrencilerin çevre bilincinin ortalamaların üstünde olduğu görülmüştür. Çevresel davranış düzeylerinin ortalamalar seviyesinde olduğu ve çevresel düşünce düzeylerinin ise ortalamaların üstünde olduğu görülmüştür.5.Öğrencilerin çevresel tutumlarının cinsiyetlerine göre incelenmesinde kız öğrencilerin çevre duyarlıklarının erkek öğrencilerden fazla olduğu görülmüştür.6.Öğrencilerin çevresel tutumlarının sınıflarına, baba ve annelerin mesleklerine ve ailedeki birey sayısına göre gruplar arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmemiştir.7.Öğrencilerin çevresel tutumlarının baba öğrenim durumuna göre incelenmesinde toplam puanlar ile çevresel davranış alt boyutunda anlamlı farklılık görülmezken çevresel düşünce alt boyutunda öğrenim durumu yükseldikçe çevresel düşünce puanları arttığı, babaları üniversite mezunu olan öğrencilerin çevresel düşünce puanları babaları ilkokul ve ortaokul mezunu olan öğrencilerden daha yüksek olduğu bulunmuştur.8.Öğrencilerin çevresel tutumlarının annelerinin öğrenim durumuna göre incelenmesinde anneleri üniversite mezunu olan öğrencilerin çevresel tutumları, anneleri ilkokul ve ortaokul mezunu olan öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Öğrenim durumu yükseldikçe çevre bilincinin arttığı söylenebilir.9.Öğrencilerin çevresel tutumlarının ailelerin gelir durumuna göre incelenmesinde, orta gelire sahip aile çocuklarının çevresel tutum puanları alt gelirli ailelerin çocuklarına göre yüksek bulunmuştur. Orta gelir düzeyindekilerin çevresel bilinçlerinin yüksek olduğu görülmektedir.10.İnsani değerler ölçeği ile çevresel tutum ölçeği arasındaki ilişkileri belirlemek üzere yapılan Pearson korelasyon analizi sonucunda puanlar arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlıdır. İnsani değerler yükseldikçe çevresel duyarlık da yükselmektedir.Anahtar Sözcükler: İnsani Değer, Ahlak, Çevre Bilinci

AhlakDeğerlerEğitim+8
Ahmet Eser
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin anne baba beklentileri ile sınav kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi: İstanbul ili Tuzla ilçesi örneği

Araştırmanın amacı ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin anne baba beklentileri ile sınav kaygısı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini; İstanbul ili Tuzla ilçesinde bulunan resmi İlköğretim okullarında okuyan 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise 2011-2012 eğitim- öğretim yılında Tuzla ilçesinde öğrenim gören toplam 360 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada öğrencilerin anne baba beklentilerini ölçmek için Anne Baba Beklenti Ölçeği, sınav kaygı düzeylerini ölçmek için Sınav Kaygısı Envanteri, demografik özellikler için ise araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.ABBÖ'nin 4 alt boyutu bulunmaktadır. Bu alt boyutlar; En İyisini Yapma Beklentisi, Mükemmel Öğrenci Beklentisi, Çok Çalışma Beklentisi, Notlarla İlgili Beklentiler'dir. SKE'nin 2 alt boyutu bulunmaktadır. Bu alt boyutlar; Sınav Kaygısı Kuruntu Boyutu, Sınav Kaygısı Duyuşsallık Boyutu'dur.Ölçekten elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS (The Statistical Packet For Social Sciences) paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Sırayla frekans, aritmetik ortalama, standart sapma ve standart hataya bakılmış, normal dağılımlı olan veriler için gruplar arası farklılığı ortaya koyabilmekte ikili karsılaştırmalarda bağımsız gruplar için t-testi, ikiden fazla değişken gruplarının karsılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı p = 0.05 manidarlık düzeyinde test edilmiştir. Hangi gruplar arasında farklılaşma olduğunu belirlemek için Scheffe Testi veya Tamhane's T2 Testi yapılmıştır. Normal dağılımlı olmayan veriler için ise gruplar arası farklılığı ortaya koyabilmekte ikiden fazla değişken gruplarının karsılaştırılmasında Kruskal Wallis-H Testi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı p = 0.05 manidarlık düzeyinde test edilmiştir. Hangi gruplar arasında farklılaşma olduğunu belirlemek için Mann Whitney U Testi yapılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiler ise pearson korelasyon yöntemiyle sınanmıştır.Anahtar Sözcükler: Beklenti, sınav kaygısı

Ana-babaAna-baba beklentileriBeklentiler+6
Suzan Daymaz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bir grup öğretmenin kişilik özellikleri ile sınıf içinde kullandıkları disiplin yöntemleri arasındaki ilişki: Sarıyer ilçesi örneği

Bu araştırmada anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenlerinin sınıf içinde uyguladıkları disiplin yöntemlerinin; cinsiyet, medeni durum, çocuk sayısı, çalışma yılı, öğrenci sayısı ve görev yaptıkları okul türüne bağlı bir farklılaşma olup olmadığını belirlemek, ayrıca uyguladıkları sınıf içi disiplin yöntemleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma İstanbul ili, Sarıyer ilçesi anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan 240 sınıf ve branş öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modellerinden karşılaştırma türü tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ve demografik değişkenleri kapsayan bir bilgi formu, Eysenck Kişilik Ölçeği ve Sınıf İçi Disiplin Yöntemleri Ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir.Araştırmada; non parametrik teknikler, parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (Annova), non parametrik Kruskal Wallis testi, non parametrik Mann Whitney-U testi, Pearson Çarpım Moment korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlıklar 0.5 düzeyinde sınanmıştır.Anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenlerinin kişilik özellikleri ve uyguladıkları disiplin yöntemleri ile demografik özellikleri arasındaki ilişkinin var olduğu bu araştırmanın sonuçlarıyla ortaya konmuştur.Öğretmenlerin kişilik ölçeği ve sınıf içinde uyguladıkları disiplin yöntemleri ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan analizler sonucunda; dışa dönük olma ile psikolojik ödül ve maddi ödül kullanma arasında pozitif yönde; yalan ile psikolojik ceza, sosyal ceza ve fiziksel ceza arasında negatif yönde; nörotisizm ile psikolojik ceza ve sosyal ceza arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Böylelikle öğretmenlerin uyguladıkları sınıf içi disiplin yöntemlerinin, kişilik özellikleri ile ilişkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kişilik, Sınıf İçi Disiplin Yöntemleri, Öğretmenler, Eysenck Kişilik Envanteri

DisiplinEysenck Kişilik EnvanteriEğitim yönetimi+5
Emine Malak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Speaking as a skill in second language teaching

Developing speaking skill is one of the most important aspects in teaching second or foreign languages. Speaking can be considered as the mode of communication which is mostly used to express opinions, transmit information and make impression on others. Students need to speak well in their personal lives and in their social interactions.This study analyzes the importance of speaking ability and communication in English study and also the problems of EFL university students? unwillingness to speak and take part in class discussions. In addition, the ways to improve the speaking skill with the help of the teacher in the classroom is also discussed. Learners find it frustrating to speak in class because of their anxiety. However, if students have enough opportunities to practice speaking they can position themselves to accomplish a wide range of goals. The study also highlights the applications of different approaches and activities to teach oral communication skills in an academic setting and the focus on the importance of the teacher in the process. All of these were conducted, considering the previous studies on the ways of teaching oral skills and in this study literature review method was used in which national and international resources were used to put forward the research question.Key Words: Oral communications, academic setting, transmit information.

Language teachingSpeechSpeaking skills+7
Tülay Esin
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between efl instructors' classroom management efficacy and personality traits

The purpose of this study is to explore whether there is a significant relationship between EFL instructors? personality traits and their classroom management efficacy. 189 participants from English preparatory schools of four different universities were questioned in the scope of this study. The research was conducted with a scale based on the Five Factor Model (FFM) to determine the instructors' personality traits, the Classroom Management Efficacy Scale (CMES) was used to identify the effectiveness of the instructors' classroom management. Findings prove that there is a close connection between personality and classroom management efficacy. The study also provides some general insight on classroom management effectiveness of EFL teachers.Key Words: Personality, Personality Traits, Five Factor Personality Theory Classroom Management, Classroom Management Efficacy, Classroom Management Efficacy Scale

Educational administrationPersonality traitsProfessional competence+5
Meltem İpek Öner
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin aileden algıladıkları sosyal destek ile intihar olasılığı davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi (İstanbul ili Tuzla ilçesi örneği)

Bu araştırma, Ortaöğretim öğrencilerinin aileden algıladıkları sosyal destek düzeleri ile intihar olasılığı davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma evreni 2011?2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Tuzla ilçesinde bulunan ortaöğretim öğrencileridir. Örneklem bu evren içinden araştırmaya katılan 265 öğrencidir.Araştırma ile ilgili veriler ?Aileden Algılanan Sosyal Destek Ölçeği? (Eskin 2003, Yıldırım, 1997) ve ?İntihar Olasılığı Ölçeği? (Cull ve Gill 1990, Şahin ve Durak?ın 2000) ile toplanmıştır. Üç bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, aileden algılanan sosyal destek ölçmek için 20 tutum ifadesine, üçüncü bölümde ise intihar olasılığı davranışlarını ölçmek üzere 36 değerlendirme ifadesine yer verilmiştir.Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, öğrencilerin tutumlarının ve algılamalarının belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, tutumlar arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda ?t? testi, Mann Witney U testi ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi ile Kruskal Wallis kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ? = 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır;1.Öğrencilerin aileden algıladıkları sosyal destek düzeylerinin ortalamalar seviyesinde olduğu görülmüştür.2.Cinsiyetlerine, yaşlarına, anne ve babaların birlikte yaşama, yaşadıkları yere ve gelir durumlarına göre aileden algıladıkları sosyal destek düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır.3.Öğrencilerin sınıflarına göre aileden algıladıkları sosyal destek düzeylerinin değerlendirilmesinde 10 sınıfta olanlar ile 11. sınıfta olanlar arasında anlamlı farklılıklar görülmekte 11. sınıftakilerin ailelerinden daha fazla sosyal destek algıladıkları görülmüştür.4.Öğrencilerin okul türlerine göre aileden algıladıkları sosyal destek düzeylerinin değerlendirilmesinde Endüstri Meslek Lisesinde okuyanlar ile İmam Hatip Lisesinde okuyanlar arasında anlamlı farklılıklar görülmüş Endüstri Meslek Lisesindekilerin ailelerinden daha fazla sosyal destek algıladıkları anlaşılmıştır.5.Öğrencilerin okul bölümlerine aileden algıladıkları sosyal destek düzeylerinin değerlendirilmesinde eşit ağırlık bölümünde okuyanlar ile alanı olmayan öğrenciler arasında anlamlı farklılıklar görülmüş eşit ağırlık bölümünde okuyanların ailelerinden daha fazla sosyal destek algıladıkları anlaşılmıştır.6.Öğrencilerin babalarının öğrenim durumuna göre aileden algılanan sosyal destek düzeylerinin değerlendirilmesinde babaları yüksekokul mezunu olan öğrencilerin algıladıkları sosyal destek düzeyleri, babaları ilkokul mezunu olan öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur.7.Öğrencilerin annelerinin öğrenim durumuna göre aileden algılanan sosyal destek düzeylerinin değerlendirilmesinde anneleri yüksekokul ve lise mezunu olan öğrencilerin algıladıkları sosyal destek düzeyleri, anneleri ilkokul mezunu olan öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur.8.Öğrencilerin intihar olasılık düzeylerinin ortalamalar seviyesinde olduğu görülmüştür.9.Öğrencilerin intihar olasılığı düzeylerinin cinsiyete, babalarının öğrenim durumuna, anne ve babalarının birlikte yaşamalarına, yaşanılan yere ve gelir durumuna göre gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.10.Öğrencilerin yaşlarına göre İntihar Olasılığı Ölçeği toplam puanları ile olumsuz benlik ve tükenme alt boyutunda 16-17 yaşındakilerin intihar olasılığı düzeyleri 14-15 yaşındakilere göre daha yüksek bulunurken; hayata bağlanma ve öfke alt boyutunda ayrılık bulunmuştur.11.Öğrencilerin sınıflarına göre İntihar Olasılığı Ölçeği toplam puanları ile olumsuz benlik ve tükenme alt boyutu ve hayata bağlılıktan kopma alt boyutunda farklılıklara rastlanmış 10. sınıftakilerin 11. sınıftakilere göre daha yüksek intihar olasılığı düzeyinin olduğu görülmekte, hayata bağlılıktan kopma alt boyutunda farklı olarak 9. sınıftakilerde 11. sınıftakilerden daha yüksek intihar olasılığı düzeyi olduğu görülmüştür.12.Okul türlerine göre İntihar Olasılığı Ölçeği toplam puanları ile olumsuz benlik ve tükenme alt boyutu ve hayata bağlılıktan kopma alt boyutunda İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin intihar olasılığı düzeylerinin endüstri meslek lisesi öğrencilerine göre daha fazla olduğu diğer okul türlerinden en yüksek intihar olasılığı düzeyinin imam hatip en düşük intihar olasılığı düzeyinin endüstri meslek lisesi öğrencilerinde olduğu görülmüştür.13.Bölümlere göre İntihar Olasılığı Ölçeği toplam puanları ile olumsuz benlik ve tükenme alt boyutu ve hayata bağlılıktan kopma alt boyutunda alanı olamayan öğrencilerinin intihar olasılığı düzeylerinin eşit ağırlık öğrencilerine göre daha fazla olduğu görülmüştür.14.Öğrencilerin annelerinin öğrenim durumuna göre intihar olasılığı düzeylerinin değerlendirilmesinde anneleri ilkokul mezunu olan öğrencilerin intihar olasılığı düzeyleri, anneleri lise mezunu olan öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür.15.Aileden Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ile İntihar Olasılığı Ölçeği arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak negatif yönde anlamlı olduğu görülmüş, aileden algılanan sosyal destek yükseldikçe intihar olasılığı azalmıştır.Anahtar Sözcükler: Sosyal destek, intihar, ergenlik

Aile desteğiOrtaöğretimOrtaöğretim okulları+6
Çiler Karacabey
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin yalnızlık düzeyleri ile utangaçlık düzeyleri arasındaki ilişki (İstanbul ili Tuzla ilçesi örneği)

Bu araştırma, Ortaöğretim öğrencilerinin yalnızlık düzeyleri ile utangaçlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışma evreni 2011?2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Tuzla İlçesinde bulunan ortaöğretim okullarındaki öğrencilerdir. Örneklemimiz 259 kişiden oluşmaktadır.Araştırma ile ilgili veriler ?Ucla Yalnızlık Ölçeği? (UYÖ) (Demir, 1989) ve ?Utangaçlık Ölçeğiyle (UÖ)? (Güngör, 2001) toplanmıştır. Üç bölümden oluşan ölçeğin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümde, Yalnızlık duygusuna ilişkin toplam 20 tutum ifadesine, üçüncü bölümde ise utangaçlık düzeylerini ölçmek amacıyla 20 değerlendirme ifadesine yer verilmiştir.Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, öğrencilerin tutumlarının ve algılamalarının belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, tutumlar arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için ?t? testi, ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı ? = 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır;1.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmüştür.2.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin cinsiyete göre değerlendirilmesinde erkeklerin yalnızlık puanları kızlardan yüksek olduğu görülmüştür. Utangaçlık düzeylerinde ise erkek öğrencilerle kız öğrenciler arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır.3.Yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin öğrencilerin yaşlarına göre değerlendirilmesinde 15 yaşındakilerin 16 yaş ve üzerindekilere göre daha fazla yalnızlık duygusu yaşadığı, utangaçlık düzeylerine bakıldığında yine 15 yaşındakilerin 14 yaşındaki kişilere göre daha fazla utangaçlık duygusu yaşadığı görülmüştür.4.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin sınıflarına göre değerlendirilmesinde 9. sınıftakilerin yalnızlık puanlarının 10. sınıftaki öğrencilere göre yüksek olduğu görülmektedir. Utangaçlık düzeylerinde ise gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır.5.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin okul türüne göre değerlendirilmesinde meslek lisesinde okuyan öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık puanlarının genel lisedekilere göre daha fazla olduğu görülmüştür.6.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin babaların iş durumuna göre değerlendirilmesinde gruplar arasında anlamlı farklılık görülmemiştir.7.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin annelerin iş durumuna göre değerlendirilmesinde gruplar arasında anlamlı farklılık görülmemiştir.8.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin babaların öğrenim durumuna göre değerlendirilmesinde babaları ilköğretim mezunu olan öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin babaları lise ve yüksek öğrenim mezunu olanlara göre daha yüksek olduğu görülmüştür.9.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin annelerin öğrenim durumuna göre değerlendirilmesinde anneleri ilköğretim mezunu olan öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin anneleri lise ve yüksek öğrenim mezunu olanlara göre daha yüksek olduğu görülmüştür.10.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin oturduğu semte göre değerlendirilmesinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir.11.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin oturulan eve göre değerlendirilmesinde oturduğu ev kira olan öğrencilerin yalnızlık puanları kendi evlerinde oturan öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Utangaçlık düzeylerinde ise gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamaktadır.12.Yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin öğrencilerin ailelerin gelir durumuna göre değerlendirilmesinde düşük gelirli olanların yalnızlık ve utangaçlık duygusunu yüksek gelirli olanlara göre daha fazla yaşamaktadırlar.13.Öğrencilerin yalnızlık ve utangaçlık düzeylerinin ailelerindeki birey sayısına göre değerlendirilmesinde birey sayısına göre gruplar arasında anlamlı farklılık görülmemiştir.14.Yalnızlık ölçeği ile utangaçlık ölçeği arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı bulunmuş, yalnızlık duygusu ne kadar yüksekse utangaçlık duygusu da yüksek bulunmuştur.Anahtar Sözcükler: Yalnızlık, Utangaçlık, Sosyal Beceri, Duygular, Problemlerle Başa Çıkma

Eğitim psikolojisiOrtaöğretimOrtaöğretim okulları+5
Mehtap Güler Yılmaz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde görev yapan öğretmenlerin demokratik tutumları ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: İstanbul ili Anadolu Yakası örneği

Bu araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan sınıf ve branş öğretmenlerinin demokratik tutumları ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma, İstanbul ili Sultanbeyli, Kartal ve Maltepe ilçelerindeki devlet ilköğretim okullarında görev yapan 190 sınıf ve branş öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada, demografik değişkenlerin toplanmasına yönelik Kişisel Bilgi Formu, Gözütok tarafından geliştirilen Demokratik Tutum Ölçeği ve Eysenck Kişilik Anketi kullanılmıştır. Araştırmada; normal dağılım özelliği göstermeyen dağılımlar için non-parametrik teknikler, normal dağılım özelliği gösteren dağılımlar için ise parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t testi, non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, tek boyutlu varyans analizi (ANOVA), Pearson Çarpım Moment Korelasyon Analizi kullanılmış olup, manidarlık .05 düzeyinde sınanmıştır.Bu araştırmanın sonuçlarıyla, ilköğretim okullarında görev yapan sınıf ve branş öğretmenlerinin demokratik tutumları ile kişilik özellikleri arasında yalnızca bir alt boyutta anlamlılık bulunduğu ortaya konmuştur. Demokratik Tutum Toplam Puanları ile Kişilik Özellikleri arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılan analizler sonucunda; Eysenck Kişilik Anketi Nörotisizm Alt Boyutu ile Demokratik Tutumları arasında orta düzeyde, olumlu ve anlamlı bir ilişkinin (r=.167, p<.05) olduğu görülmüştür. Ancak korelasyon kat sayısına baktığımızda .167 gibi oldukça düşük bir değerle karşılaşmaktayız. Genel olarak araştırma grubu için demokratik tutumlarla kişilik özellikleri arasında bir ilişki bulunmadığını söyleyebiliriz.Anahtar Kelimeler: Demokratik Tutum, Kişilik.

Demokratik tutumEğitim yönetimiKişilik özellikleri+6
Seda Telatar
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin değer tercihleriyle mesleki yönelimleri arasındaki ilişki: Bakırköy ilçesi örneği

Bu araştırmada üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin değer tercihleriyle mesleki yönelimleri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin cinsiyet, yaş, okul türü, anne ? babanın eğitim düzeyi ve mesleği, en çok severek çalıştığı ders, kitap okuma alışkanlığı, ders çalışma alışkanlığı, yurt dışına çıkıp-çıkmadığı, kardeş sayısı, üniversite sınavı için kaç yıldır dershaneye gittiği, ailenin gelir düzeyi, dershane seçiminde değer tercihlerinin etkisi değişkenlerine göre öğrencilerin değer tercihlerinin farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmeye çalışılmıştır.

DeğerlerKarar vermeKarar verme süreci+8
Yusuf Büyükdağ
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessEN

English teachers' perception of communicative language teaching-a qualitative research

Being a widely used language, English has been taught as foreign language all over the world. For four decades, the Communicative Language Teaching (CLT) has been the most prominent method in ESL and EFL communities. Based on this phenomenon, the purpose of this study was to evaluate teachers? perceptions of effective CLT teaching in Turkish EFL setting. The study was conducted with 5 English teachers using qualitative method. Due to purposive sampling, teachers differ in their age, gender, seniority and place of work. Interview technique is used for data collection and questions were formed using semi-structured interview forms. As a result it was found that even though the teachers are aware of CLT in terms of theoritical aspects, there are some issues to be discussed in terms of effective teaching. Furthermore, it was observed that there are certain obstacles English teachers face while teaching English. These obstacles have significant impact on effective application of CLT practises.This research is consistent with existing research findings in the same topic. Most of the studies pointed out that large classroom sizes, problems about educational system, insufficient time for reflecting on the teaching process inhibit effective languge teaching in EFL setting. In addition, this research reveals that it is a necessity for English teachers in Turkey to think more in-depth in personal and career development issues.Key words: Communicative Language Teaching (CLT), English as a Foreign Language (EFL), Effective Language Teaching?

Branch teachersEffective learningEffective learning methods+4
Zehra Altınuç
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf matematik dersi permütasyon kombinasyon konusunun bilgisayar destekli öğretiminin öğrenci erişi düzeylerine ve tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı matematik konularının öğretiminde bilgisayar destekli öğretimin ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin erişi düzeyleri ve tutumlarına etkisini incelemektir.Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kabul edilmiştir. Araştırma, 2011-2012 öğretim yılı güz yarıyılında, İstanbul ili Ümraniye ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulunda 8. sınıfa devam eden 34 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir.Uygulama yapılan ilköğretim okulunun sekizinci sınıfında farklı iki derslikte öğrenim gören öğrenciler deney ve kontrol gruplarını oluşturmuştur. Deney grubunda 17 öğrenci, kontrol grubunda ise 17 öğrenci bulunmaktadır. Grupların oluşturulmasında Matematik dersinde uygulanan yazılı sınavdan aldıkları notlar ve okuldaki öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen bilgiler etkili olmuştur.Deney grubundaki öğrenciler Matematik dersini bilgisayar destekli yaklaşımı ile işlerken kontrol grubundaki öğrenciler ise geleneksel yaklaşımlarla işlemişlerdir. Bu araştırmada süreç içinde, sürecin etkililiğini ve öğrencilerin permütasyon ve kombinasyon konusunda başarısını incelemek amacıyla ?Matematik Başarı Testi? ve öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını incelemek amacıyla ?Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçekler öğrencilere çalışmadan önce ön-test, çalışmadan sonra da son-test olarak uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir.Araştırmanın sonuçlarına göre, bilgisayar destekli öğretim yöntemi matematik dersinde matematik konularının öğretiminde öğrencilerin başarılarını arttırmıştır ve bilgisayar destekli öğretim yönteminin öğrencilerin matematiğe yönelik tutumunda etkisi yoktur.Tüm bu sonuçlar ışığında, yapılan deneysel çalışmanın sonucunda bilgisayar destekli öğretim çalışmalarının geleneksel öğretime göre öğrencilerin akademik başarı sürecine daha fazla olumlu katkılar sağladığı söylenebilir. Ancak aynı olumlu katkıyı matematik dersine yönelik tutum için ortaya koyamadığı da görülmektedir.

Başarı düzeyiBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretim+10
Turgay Andiç
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğretmenlerinin, okul yöneticilerinin, karar verme sürecindeki etkilerine ilişkin algıları ile örgütsel adanmışlıkları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilköğretim öğretmenlerinin okul yöneticilerinin karar verme sürecindeki etkilerine ilişkin algıları ile örgütsel adanmışlıkları arasında öğretmenlere ait yaş, cinsiyet, medeni durum, mezun olduğu okul, branş, hizmet süresi, bulunduğu okuldaki hizmet süresi, çalışma şekli, çalıştığı okul değişkenlerinin etki edip etmediğinin belirlenmesi, ayrıca ilköğretim öğretmenlerinin kendi okul yöneticilerinin karar verme sürecindeki etkilerine ilişkin algıları ile örgütsel adanmışlıkları arasında bir ilişki olup olmadığının ortaya konulması amaçlanmıştır.Araştırma verileri 2011-2012 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Anadolu yakasında Maltepe ilçesinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan ve tesadüfi örnekleme ile seçilen 187 öğretmene uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak çeşitli ölçme araçları kullanılmıştır. Ölçme araçları üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde; çalışanların demografik özelliklerine ilişkin ?Kişisel Bilgi Formu?, ikinci bölümde ?Karar Verme Ölçeği, üçüncü bölümde ?Örgütsel Adanmışlık Ölçeği kullanılmıştır.Tarama modelindeki araştırmada veri toplama aracı olarak ÖZMEN (2005) tarafından geliştirilen Okul Yöneticilerinin Karar Verme Sürecindeki Etkililiklerine ilişkin ölçeği ve CELEP (2000) tarafından geliştirilen Örgütsel Adanmışlık Envanteri kullanılmıştır.Elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, aritmatik ortalama, standart sapma, bağımsız grup t-testi, Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Anlamlılık testinde 0.05 düzeyi esas alınmıştır.Araştırma ile öğretmenlerin demografik özelliklerine göre karar verme süreçleri ve örgütsel adanmışlıkları ne bağlamda değiştiği ortaya konmuştur. Örgütsel adanmışlık düzeyi açısından 31-40 yaş grubunun okula adanma düzeylerinin diğer yaş gruplarına göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenlik mesleğine adanma düzeyinin cinsiyet değişkenine göre, kadın öğretmenlerin kendilerini daha fazla adadıkları görülmüştür. Karar Verme' de ise erkek öğretmenlerin yönetici kararlarını daha olumlu değerlendirdikleri görülmüştür. Araştırma sonuçları bu konularda daha önce yapılmış araştırmaların sonuçları ile karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Karar Verme, Örgütsel Adanmışlık,

AlgıKarar vermeKarar verme süreci+6
Özlem Taşcı
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim I. kademe öğrencileri ile II. kademe öğrencilerinin aynı binada eğitim görmelerinin paydaşlarca değerlendirilmesi

Bu araştırma, İlköğretim I. kademe ile II. kademe öğrencilerinin aynı binada eğitim görmelerinin olumlu ve olumsuz yanlarını öğretmen ve idarecileri görüşlerini ortaya koymak amacı ile yapılmıştır.Betimsel tarama modeli olan bu araştırmanın evrenini, İstanbul ili Ataşehir ilçesindeki 34 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 2.619 öğretmen ve 326 idareci oluşturmaktadır. Belirlenen evrenin tümüne ulaşılması güç olduğundan tesadüfi seçim yöntemi ile İstanbul ili, Ataşehir ilçesindeki 22 ilköğretim okulundan 192 öğretmen ve 70 idareci örneklem olarak seçilmiştir.Araştırmacı tarafından geliştirilen ?I. kademe öğrencileri ile II. kademe öğrencilerinin bir arada olmalarının paydaşlarca değerlendirilmesine ilişkin anket? ile veriler toplanmış, elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ve kay kare kullanılmıştır. Anlamlılık testinde 0.05 düzeyi esas alınmıştır.Araştırmanın sonucunda; I. kademe öğrencileri ile II. kademe öğrencilerinin aynı binada eğitim görmelerinin paydaşlarca değerlendirilmesinde II. kademe öğrencilerinin I. kademe öğrencilerine şiddet uyguladığı, kötü sözler söylediği, bazı işlerinde kullandığı, okul giriş ve çıkış düzenini bozduğu, merdivenlerden iniş çıkışlarda koridorlarda I. kademe öğrencilerinin ezilme tehlikesi geçirdiği ortaya çıkmıştır. Buna karşın II. kademe öğrencilerinin I. kademe öğrencilerine model olduğu, yol gösterdiği, etkileşim içinde olduğu, derslerinde yardımcı olduğu, kaza durumunda I. kademedeki öğrencilere yardımcı olduğu tespit edilmiştir Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında öneriler geliştirilmiştir.

AkranAkran baskısıAkran ilişkileri+9
Caner Dinler
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessEN

The Turkish equivalance, validity, and reliiability study of the foreign language classroom anxiety scale

This study aims to contribute the Turkish version of the Foreign Language Classroom Anxiety Scale (FLCAS) to education in Turkey. Due to the fact that the original language of this scale is English, it is a handicap for the researcher to use it in his / her studies since to understand and answer this scale; the participants should be capable of understanding items in English. This study contains the research on the validity, reliability, and the language equivalence of the Turkish version of FLCAS. 353 participants of students from Yıldız Technical University Basic English department were administered for this study. The students were from three different levels; 50 students from A level (intermediate), 101 students from B level (pre-intermediate), 151 students from C level (elementary), and also 51 students from C level (elementary) were administered both FLCAS and State Anxiety Scale to see the correlation between language anxiety and general anxiety. In addition to these students, 31 students from Yıldız Technical University, Faculty of Education, English Language Teaching department, who were in upper-intermediate level, were also administered to test consistency between answers of English and Turkish items after one week interval. Exploratory and confirmatory factor analyses were also done. Exploratory factor analysis Kaiser-Meyer-Olkin Measure of Sampling Adequacy value was found as .812, and Barlett?s Test of Sphericity Chi-Square value was found as 1416.87 (p<.001). In Confirmatory factor analysis, this three factor loaded scale was confirmed (?²/df=2.06, RMSEA=.06). Factor loadings on all factors range between .34 and .95 and test-retest correlation coefficient was found as .85. In addition to these, correlation between FLCAS Total and general anxiety was found as (r=.35, p=.011), and also correlation between Speaking Anxiety In Language Class and general anxiety was found as (r=.38, p=.006). The internal consistency reliability coefficient was .82. Thus, Foreign Language Classroom Anxiety Scale is found out to be a valid and reliable tool to measure Turkish students? anxiety towards English as a second language.Key words: Anxiety, foreign / second language anxiety, Foreign Language Classroom Anxiety Scale, speaking anxiety, validity, reliability.

ValidityReliabilityAnxiety+7
Fatma Gürsu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Taşımalı ilkögretim okullarında okuyan öğrencilerin beslenme sorunları üzerine öğretmen görüşleri

Bu çalışmada 2010-2011 eğitim öğretim yılında Taşımalı İlköğretim Okullarında Okuyan Öğrencilerin Beslenme Sorunları Üzerine Öğretmen Görüşleri araştırılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımıyla 2010-2011 eğitim öğretim yılında Antalya İli Alanya ilçesinde görev yapan 10 eğitimciye görüşme formu sorulmuş ve elde edilen veriler nitel veri çözümleme tekniği kullanılarak kodlamalarla ve temalara anlam verilerek yorumlanmıştır.Taşımalı eğitim, bir bölgedeki az sayıda öğrencinin başka bir bölgede daha kaliteli eğitim almasını sağlayan ve maliyeti azaltan bir sistemdir. Geniş kapsamlı bir durum olması nedeniyle taşımalı eğitimde bazı sorunlar bulunmaktadır. Gelişme çağında bulunan öğrencilerin, taşımalı eğitim sistemindeki beslenme sorunları üzerinde özellikle durulmaktadır. Antalya ili Alanya ilçesinde bulunan taşıma merkezi ilköğretim okullarında, taşımalı ilköğretim öğrencilerine sunulan beslenme hizmetleri ile ilgili sorunlar bu okullarda çalışan öğretmen görüşleri incelenmiştir.Araştırmada, öğrencilerin maruz kaldığı beslenme sorunları ortaya çıkarmak için öğretmenlere sorulan açık uçlu sorulardan oluşan ?öğrencilerin karşılaştığı beslenme sorunları mülakat formu? uygulanmıştır. Bazı öğretmenler öğretmen evinde hazırlanan yemeklerin besin değerinin okullara liste halinde gönderilmesinin iyi olacağını ancak böyle bir listenin gönderilmediğini söylemişlerdir. Öğretmenlerden öğrencilerin taşımalı eğitimde verilen yemek hizmetlerinden memnun olduğunu ancak bazı öğrencilerin verilen yemeklerden memnun olmadığını belirtmişlerdir. Görüşme yapılan öğretmenlerden tamamı Alanya da taşımalı eğitimde çalıştıkları sürece okula gelen yemeklerden kaynaklanan sağlık sorunlarına rastlamadıklarını belirtmişlerdir.

BeslenmeBeslenme hizmetleriTaşımalı eğitim+3
Nadir Tepe
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim fakültesi öğrencilerinin empatik eğilimleri ile narsistik kişilik özellikleri

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının empatik ve narsisistik eğilimlerini değişik açılardan incelenmektedir. Araştırma, beş ana bölümden oluşmaktadır: Giriş, İlgili literatür, Bulgular ve Yorum ile Sonuç ve Öneriler şeklindedir.Araştırmanın evrenini 2010 ? 2011 akademik yılında öğrenim gören Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Zihinsel Engelliler Öğretmenliği ve İngilizce Öğretmenliği Bölümlerinde öğrenim gören toplam 150 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada öğrencilerin narsistik eğilimlerini belirlemek için, Atay tarafından 2009 yılında Türkçe standardizasyonu yapılan 16 soruluk Narsistik Kişilik Envanteri kullanılmıştır. Öğrencilerin empatik eğilimlerini belirlemek için de 2009'da Bora ve Baysan tarafından Türkçe standardizasyonu yapılan Cambridge Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların demografik bilgileri için de ayrıca araştırmacı tarafından demografik bilgi formu geliştirilmiştir.Araştırmada demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmıştır. Ayrıca, demografik değişkenlere göre katılımcıların empatik puanları ve narsistik toplam puanlarında değişiklik olup olmadığı araştırılmıştır.Empati puanlarının cinsiyet, yaş ve algılanan gelir düzeyi değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Bağımsız Grup t Testi uygulanmış ve test sonucunda grupların aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ayrıca, empati puanlarının anne ve baba eğitim değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Bir Boyutlu Varyans Analizi (ANOVA) yapılmış ve bu analiz sonucunda grupların aritmetik ortalamaları arasında fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Empati puanlarının anne ? baba hayatta olup olmama değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Mann ? Whitney U testi yapılmış ve grupların aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Empati puanlarının kardeş sayısı değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirleme üzere Kruskal ? Wallis Testi uygulanmış ve bu test sonucunda grupların sıra ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır.Narsisizmin alt boyutları (üstünlük, teşhircilik, otorite, sömürücülük, hak iddia etme ve kendine yeterlilik) puanlarının ve toplam narsisizm puanlarının cinsiyet, baba eğitim, katılımcıların okudukları bölüm, anne ? babanın hayatta olup olmama ve algılanan gelir düzeyi değişkenlere göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla Mann ? Whitney U testi yapılmış ve grupların sıra ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Ancak, narsisizm alt boyutlarından ?kendine yeterlilik? puanlarının yaş değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan Mann ? Whitney U testi sonucunda, grupların sıra ortalamaları arasındaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur.Katılımcıların narsisizm alt boyutları puanları ve toplam narsisizm puanlarının kardeş sayısı değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Kruskal ? Wallis Analizi yapılmıştır. Bu analiz sonucunda grupların sıra ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Katılımcıların narsisistik toplam ve alt boyutları; teşhircilik, otorite, sömürücülük, hak iddia etme ve kendine yeterlilik puanlarının anne eğitim değişkenine göre değişip değişmediğini belirlemek için Kruskal ? Wallis testi uygulanmış ve grupların sıra ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak, örneklemi oluşturan katılımcıların ?üstünlük? puanlarının anne eğitim değişkenine göre yapılan test sonucunda, grupların sıra ortalamaları arasındaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur.Narsisizm ölçeğinin alt boyutlarının empati puanlarını yordama gücünü test etmek için hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır.Sonuç olarak, narsisizm ve empati kavramlarının yer aldığı bir araştırma ülkemizde henüz yapılmamıştır. Araştırmacılara daha geniş bir örneklem grubunda böyle bir araştırma yapmaları önerilir.

Aday öğretmenlerEmpatiEmpatik eğilim+10
Cemil Kiraz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde görülen siber zorba/mağdur yaşantılarının utanç/suçluluk ve intikam duyguları çerçevesinde incelenmesi: Bursa ili örneği

Bu araştırmanın temel amacı, ergenlerin sanal ortamda karşılaştıkları siber zorba ve mağdur yaşantılarında utanç/suçluluk ve intikam duygularının etkisini incelemektir. Araştırmanın diğer bir amacı ise siber zorbalık ve mağduriyetin cinsiyete, okul türüne, sınıf seviyesine, anne-baba eğitim durumlarına, ailenin aylık gelirine ve interneti kullanma sürelerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Ayrıca ergenlerin utanç/suçluluk ve intikam duygularının hangi değişkenlere göre farklılaştığını saptamaktır. Bu araştırmaya Bursa ilinin sosyo-ekonomik durumları farklı merkez iki ilçesinde 5 farklı lise türünde (Genel Lise, Anadolu Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi ve Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi) toplam 9 ortaöğretim kurumunun 9. ve 10. sınıflarında öğrenim gören 553 öğrenci katılmıştır.Katılımcıların 308?i kız, 245?i ise erkektir. Araştırmaya katılan öğrencilere Kişisel Bilgi Formu, Siber Zorbalık Ölçeği, Siber Mağdur Ölçeği, Utanç/Suçluluk Ölçeği ile İntikam Ölçeği uygulanmıştır. Analizlerde ortalama ( ), standart sapma (ss), frekans (N), yüzde (%), bağımsız gruplar t-testi, ANOVA, Pearson Korelasyon ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre cinsiyetin, okul türünün, sınıf seviyesinin, anne-baba eğitim durumlarının ve ailenin aylık gelirinin siber zorba ve mağdur olma arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Siber mağdur ile haftalık internet kullanım sıklığı arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Haftalık internet kullanım süresi fazla olan ergenlerin daha fazla siber mağdur olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmadan elde edilen diğer bir bulgu ise, cinsiyetin, anne-baba eğitim durumunun utanç/suçluluk ile intikam duyguları arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken, okul türü ile suçluluk duygusu arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anadolu Lisesi öğrencilerinin diğer lise türlerinde öğrenim gören öğrencilere göre hata karşısında daha fazla suçluluk duygusu yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. 10. sınıf öğrencilerinin, 9. sınıf öğrencilerine göre hata karşısında yaşadıkları suçluluk duyguları daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca ailenin aylık gelir düzeyi ile intikam duygusu arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İntikam duygusunda aileleri yüksek gelirli olan öğrencilerin orta gelirli öğrencilere göre daha yüksek puan aldıkları sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmada ergenlerin siber zorba/mağdur yaşantılarına utanç/suçluluk ve intikam duygularını yordamaya katkısını incelemek için Çoklu Regresyon Analizi yürütülmüştür. Analiz sonucunda, utanç/suçluluk ile intikam duygusunun siber zorba üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür. Siber zorbalığın suçluluk duygusu ile negatif yönde, utanç ve intikam duygusu ile pozitif yönde bir ilişkisi vardır. Siber mağduriyette ise; utanç ve intikam duygusunun negatif yönde siber mağduriyet üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülürken suçluluk duygusunun anlamlı bir yordayıcı olmadığı görülmüştür. Araştırma sonucunda utanç/suçluluk ve intikam duygusunun siber zorbalığı, utanç ve intikam duygusunun ise siber mağduriyeti açıkladığı bulgusuna ulaşılırken, suçluluk duygusunun siber mağduriyeti açıklamadığı görülmüştür. Siber zorba/mağdur davranışları ortaya çıkaran etmenlerin farklı araştırmalarla incelenmesi bu yaşantıların anlaşılmasına ve önlem alınmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Siber zorba, siber mağdur, utanç/suçluluk duygusu, intikam duygusu

Yaşar Dilber
Yeditepe University
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürüne aşina olmadıkları bir yere atanan sınıf öğretmenlerinin yaşadığı deneyimler: Mardin örneği

Mardin?de konuşulan dillere ve yöredeki kültüre hâkim olmayan sınıf öğretmenlerinin hem mesleklerini icra ederken hem de Toplum içerisinde karşılaştıkları zorlukları anlamak bu tezin amacıdır. Bu amaçla öğretmenlerin Mardin?e geldiklerinde buradaki hayatlarına adaptasyonu nasıl sağladıkları, Türkçe diline hâkim olmayan çocuklarla eğitim-öğretim faaliyetlerini nasıl sürdürdükleri, eğitim dili olan Türkçeyi bilmeyen velilerle iletişimi nasıl sağladıkları, yöre esnafıyla sıkıntı yaşayıp yaşamadıkları, Mardin?de yaşarken sosyal anlamda rahat olup olmadıkları ve doğup-büyüdükleri yer ile Mardin arasındaki sosyo-kültürel farkın psikolojilerine etkileri araştırılmıştır.Çalışmada yörede konuşulan dillere ve yöre kültürüne hâkim olmayan sınıf öğretmenlerinin, okula başlayan öğrencilerin çoğunun Türkçe dilini bilmeden okula başladığını ve özellikle okulun ilk yıllarında bu öğrencilerle Türkçe dilinde eğitim-öğretim ilişkisinin çok zor yürüdüğünü, bu durumun hem gereğinden fazla emek hem de gereğinden fazla zaman kaybına sebebiyet verdiğini, öğrenci velilerinin Türkçe dilinde kendilerini ifade etmede zorlandıkları için okula uzak durduklarını bunun da sağlıklı bir öğretmen-veli işbirliğini engellediğini, bu yöreyle ilgili fazla bilgileri olmadan buraya atandıkları için buranın kültüründen ve dilinden kaynaklı bir yabancılaşma yaşadıklarını, memleketlerine uzak bir yerde çalışmak zorunda olmanın kendilerini psikolojik anlamda yorduğunu, batıda çalışan öğretmenlerin uğraşlarıyla kendi uğraşlarının çok farklı olduğunu ve bu durumun bazen dayanılmaz olduğunu ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Anadili, Sınıf Öğretmeni, Kültür, Çift Dillilik, Çok kültürlülük

Necmettin Bozdağ
Yeditepe University
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yaygın gelişimsel bozukluğa sahip çocuklarda "çocuğun dikkatini değerlendirme ölçeğinin" uygulaması: İstanbul Avrupa Yakası örneği

Tarih boyunca insanlar arasında büyük farklılıklar göze çarpmıştır. Bu farklılıklar eski dönemlerde ayrımcılığı da beraberinde getirmiştir. Bu durumlar özellikle insan davranışlarında gözlenmiştir. Ancak gün geçtikçe birbirini anlayan insaoğlu bu farklılıkları bütünleştirerek yaşamaya alışmış ve bu faklılıkları özellikle eğitimle bütünleştirerek yaşama dahil etmek için bir çok metodlar geliştirmişlerdir. Tüm çocuklar bedensel özellikleri ve öğrenme yetenekleri bakımından farklılıklar gösterirler. Kimi daha kısadır, kimi daha uzun, kim daha çabuk öğrenir, kimi daha geç kavrar. Ancak bazı çocuklarda bazı engel türlerinin yarattığı sıkıntılardan dolayı öğrenme güçlüğü görülür. Bu gruba ?özel eğitime gereksinimi olan çocuklar? denilmektedir. Bu gibi farklılıklar ortaya çıktıktan sonra bu çocuklar için bireyselleştirilmiş öğretim programları ortaya çıkmıştır. İlk defa bununla ilgili çalışmalar 1880 yılından önce başlamıştır. Daha sonra önemsenerek ve gelişerek günümüzde de devam etmektedir. (Akçamete, 2006, s. 46,47 ) Günümüzde bu farklılıklar arasında yaygın gelişimsel bozukluğa özellikle dikkat çekilmektedir. Bu çalışma yaygın gelişimsel bozukluk özelliği gösteren çocukların dikkatini değerlendirmek amacıyla geliştirilen çocuğun dikkatini değerlendirme ölçeğinin etkililiğini sınamak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya yaşları 24 ve 300 ay arası değişen 162 yaygın gelişimsel bozukluk özelliği gösteren çocuk katılmıştır. Araştırmaya katılan çocuklar İstanbul Avrupa yakasındaki 5 özel ve 1 resmi kurumda olmak üzere eğitim gören toplam 6 okulda veliler ve okul yöneticilerinden izin alınırak seçilmiştir. 3 ay boyunca yaygın gelişimsel özelliğe sahip çocukların dikkatini değerlendirmek amacıyla Çocuğun Dikkatini Değerlendirme Ölçeği Türkçe Versiyou (ÇDDÖ- TV) çocuklara birebir uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ÇDDÖ-TV sonucunda elde edilen verilerin Dikkat toplam puanı ve Başlatma toplam puanını sınamak amacıyla; bağımsız grup t testi,tek yönlü varyans analizi (ANOVA),non-parametrik Kruskal Wallis-H testi, non parametrik Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Yaygın gelişimsel özellik gösteren çocukların dikkatini değerlendirme ölçeğine göre aldıkları puanlara bakıldığında genel anlamda dikkat ve başlatma düzeylerinin düşük olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Yaygın gelişimsel bozukluk, otizm, asperger sendromu, rett sendromu, a tipik otizm, dikkat.

Müge Duralıoğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00

Other supervisors