Primary education teachers
375 theses under this subject heading
Ankara ili Altındağ ilçesinde İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin afete bireysel hazırlık düzeylerinin genel afete hazırlık inanç ölçeği ile değerlendirilmesi
Bu çalışmada Ankara ili Altındağ ilçesinde devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin afete bireysel hazırlık düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, Ankara ili Altındağ ilçesinde 54 devlet ilköğretim okulunda görevli 1552 öğretmene ulaşılmaya çalışılmış ve yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Öğretmenlerin veri toplama formunu Google Formlar üzerinden doldurmaları sağlanmıştır. Veri toplama formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümü araştırmacılar tarafından hazırlanan yedi bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği yer almakta olup veri toplama formu 88 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadıkları Shapiro Wilks testi ile test edilmiştir. İstatistiksel analizde uygun oldukları yerlerde T testi, Tek Yönlü (One-Way) ANOVA testleri ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya 436'sı kadın 638 öğretmen katılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yaş ortalaması 41,3 olarak saptanmıştır. Öğretmenlerin %77,0'si fakülte mezunu olduğunu belirtmiştir. Öğretmenlerin %30,0'u herhangi bir afet yaşadıklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin %46,0'sı afetler hakkında eğitim aldıklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin %95,5'i afetlerin olumsuz sonuçlarının önlenebilir olduğunu belirmiştir. Öğretmenlerin %26,4'ü afet ve acil durum çantası hazırladığını, %36,3'ü ise yaşadıkları eve Doğal Afet Sigortası yaptırdıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlere uygulanan Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği için hesaplanan Cronbach-alpha iç tutarlılık katsayılarına göre ölçeğin güvenilirliği yüksek seviyededir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği ortalamaları 3,99±0,51 olarak belirlenmiştir. Afetler hakkında eğitim alan öğretmenlerin ölçek puanları eğitim almayanlara göre ve görev yaptıkları okulda tatbikat yapılan öğretmenlerin genel afete hazırlık inanç ölçeği puanları tatbikat yapılmayan öğretmenlere göre yüksektir.
İlkokullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel adalet algıları ile mesleki motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Tuzla örneği
Bu çalışmanın amacı, İstanbul Tuzla ilçesinde görev yapan ilkokul öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile mesleki motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Bunun için öğretmenlerin, örgütsel adalet algısının ve mesleki motivasyon düzeylerinin; cinsiyet, yaş, branş, medeni durum, çocuk durumu, çocuk sayısı, mesleki hizmet süresi, bulunduğu okuldaki hizmet süresi, sendika üyeliği, eğitim durumu, en son mezun olunan okul değişkenlerine göre anlamlı bir farklılaşma olup olmadığı saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini 2013-2014 öğretim yılında İstanbul ili, Tuzla ilçesi MEB' e bağlı 22 tane resmi ilkokulda görev yapan 678 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi belirlenirken Tuzla ilçesindeki okulların bulunduğu bölgeler, 4 farklı sosyo-ekonomik düzeyde değerlendirilmiş, dolayısıyla örneklem seçimi için 4 adet tabaka oluşturulmuştur. Daha sonra örneklem sayısı/evren formülünden üretilen oranla tabakaların evren üzerindeki ağırlığı hesaplanarak her tabakadan alınacak örneklem miktarı belirlenerek toplam 330 anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Adalet Ölçeği ve Öğretmen Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. veriler, Niehoff ve Moorman (1993) tarafından geliştirilen ve Polat (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Adalet Ölçeği (ÖAÖ)" ile Polat (2010) tarafından yüksek lisans çalışması için uyarlanan "Öğretmen Motivasyon Ölçeği (ÖMÖ)" ile toplanmıştır. Analiz için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), non-parametrik Kruskal Wallis-H testi ve bağımsız grup t testi uygulanmıştır. Analiz neticesinde örgütsel adalet ve motivasyon ölçeklerinin alt boyutlarında herhangi bir farklılaşma bulunamazken; sadece etkileşimsel adaletin cinsiyet değişkenine göre erkekler lehine anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Pearson Korelasyon Analizi sonucunda öğretmenlerin örgütsel adalet algısı ve mesleki motivasyon düzeyi ilişkisi için tüm değişkenler arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=,00; p < ,01). Anahtar Sözcükler: Örgütsel adalet, dağıtımsal adalet, işlemsel adalet, etkileşimsel adalet, motivasyon.
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenler ve yöneticilerin örgütsel sinizm, kendini işe verememe (Presenteizm) ve sosyal kaytarma arasındaki ilişkinin incelenmesi (Arnavutköy İlçesi örneği)
Örgütsel sinizm, kendini işe verememe ve sosyal kaytarma tüm örgütlerde olduğu gibi okullarımızda da bertaraf etmek istediğimiz örgütsel davranışların başında gelmektedir. Bu araştırmanın amacı, eğitim hayatımızın ilk basamağı olan ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin örgütsel sinizm, kendini işe verememe ve sosyal kaytarma düzeylerini belirlemek ve bu üç unsurun arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okulunda görev yapan 466 öğretmen ve 99 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmanin verileri kişisel bilgi formu ile birlikte üç ölçek vasıtasıyla toplanmıştır. Bunlar örgütsel sinizm (Brandes ve diğ.,1999), kendini işe verememe (Koopman ve diğ.,2002) ve iş arkadaşı sosyal kaytarma algısı (Liden ve diğ.,2004) ölçekleridir. Araştırma sonucunda İstanbul İli Arnavutköy İlçesi sınırları içerisinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin örgütsel sinizm algıları düşük seviyede; kendini işe verememe ve iş arkadaşı sosyal kaytarma algıları kararsızım seviyesinde tespit edilmiştir. Araştırma bulguları sonucunda kendini işe verememe ile iş arkadaşı sosyal kaytarma algısı arasında negatif; kendini işe verememe ile örgütsel sinizm arasında pozitif ve örgütsel sinizm ile iş arkadaşı sosyal kaytarma algısı arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca hiyerarşik regresyon analizi sonucunda örgütsel sinizmin, kendini işe verememe ve iş arkadaşı sosyal kaytarma algısı arasındaki ilişkide kısmi ara değişken etkisine sahip olduğu tespit edilmiştir.
Malatya ilinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin beslenme durumları, antropometrik ölçümleri ve iş stres düzeylerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Malatya ilinde görev yapan ilköğretim okulu öğretmenlerinin beslenme durumlarını, antropometrik ölçümlerini ve iş stres düzeylerini değerlendirmektir. Araştırmanın örneklemini Malatya ili ilköğretim okullarında görev yapan yaşları 24-64 yaş orası olan 54'ü erkek, 56'sı kadın olmak üzere 110 gönüllüöğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin genel bilgileri, beslenme durumları, besin tüketim sıklıkları ve antropometrik ölçümleri alınmıştır. Öğretmenlerin stres düzeyleri daha önce geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılmış "İş Stres Ölçeği" kullanılarak ölçümlenmiştir. Stres düzeyi düşük olan öğretmen bulunamazken, %36,4'ünün orta %63,6'sının stres düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin öğretmenlerin çoğunluğunun (%76.4) beslenme durumlarının iş yerindeki stresten etkilendiği, besin tüketim sıklıklarının da değişkenlik gösterdiği saptanmıştır. BKI değerlendirmelerinde erkeklerin %40.7'sinin kadınların yarısının şişmanlık öncesi aşamasında olması dikkat çekici bulunmuştur. Stres puanları ile antropometrik ölçümlerinin ilişkisinin genellikle pozitif yönde olduğu gözlenmiştir (r değeri).Sonuç olarak; stresli bir mesleği yapan öğretmenlerin beslenme durumları, iş kaynaklı çeşitli stres faktörlerinden etkilenebileceği ve antropometrik ölçümlerde artışa sebep olabileceği bu durumun hastalıkların gelişmesine sebep olabileceği görülmüştür. Okullarda sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak ve iş stresinin önüne geçebilmek için stratejiler geliştirilmelidir. Anahtar Kelimeler:Öğretmen, Beslenme Durumu, İş Stresi, Antropometrik Ölçümler.
İlköğretim öğretmenlerinin öğretmen örgütlerine (sendikalara) üye olmama sebepleri
Tüm meslek gruplarında olduğu gibi öğretmenlerin de çeşitli amaçlarla kurdukları mesleki örgütler vardır. Bu örgütler ?sendikal faaliyetler? adı altında üyesi olan öğretmenlerin beklentilerine cevap vermeye çalışmaktadır. Bu çalışma ile herhangi bir öğretmen örgütüne katılmayan öğretmenlerin, katılmama sebepleri araştırılmıştır. Uşak ilinde merkezdeki ilköğretim okullarında 2007-2008 Eğitim-Öğretim yılında görev yapan öğretmeler ziyaret edilerek ve sendikalara üye olmama sebepleri araştırılmıştır. Araştırma sırasında öğretmenlerin yaş, cinsiyet ve kıdem yılları, branşları dikkate alınmıştır. Hazırlanan ölçekte öğretmenlerin sendikalara üye olmama sebepleri çeşitli başlıklarda incelenmiştir. Bu başlıklar; Sendikalardan Kaynaklanan Problemler, Sosyal Problemler, Öğretmenlerden Kaynaklanan Problemler olarak sıralanmıştır. Ölçek dört bölümden oluşmaktadır. Ölçek soruları hazırlanırken uzman görüşlerinden ve sendika üyesi olmayan öğretmenlerin görüşlerinden yararlanılmıştır. Hazırlanan anketle merkez ilköğretim okullarında görev yapan yaklaşık 250 öğretmene ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda sendikalara üye olmama sebebi olarak en çok sosyal problemler sebep olarak gösterilmiştir. Ayrıca her hangi bir sendikaya üye olmayan öğretmenlerin sendikalara karşı genel olarak olumsuz bir tutuma sahip oldukları çalışma sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte herhangi bir sendikaya üye olmayan öğretmenler sendikalara karşı olumsuz bir tutuma sahip olsalar da, sendikaların gerekli kurumlar olduğunu düşünmektedirler. Bu duruma çözüm olarak ise, sendikaların siyasal oluşumlardan uzak durması ve yeniden yapılanmaya giderek mesleki örgüt havasına bürünmesi önerilmektedir.Anahtar Kelimeler:Örgüt, Mesleki Örgüt, Öğretmen Örgütleri
İlköğretim okullarının değişime karşı hazır bulunuşluk düzeyleri (Uşak ili örneği)
Bu araştırma, Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının değişime/yeniliğe hazır bulunuşluk düzeylerini, öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluğu, okul yöneticilerinin değişime hazır bulunuşluğu, okulların alt yapısının değişime hazır bulunuşluğu ve velilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutlarında ne derece yeterli olduklarını, öğretmenlerin görüşlerine göre saptamayı amaçlamaktadır.Araştırmanın evreni, Uşak ili merkez ve beş ilçesinde ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 66 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu devlet ilköğretim okullarında 1669 öğretmen görev yapmaktadır. Bunları temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 255 olarak belirlenmiştir. Örneklemi oluşturan öğretmenlere, Helvacı ve Kıcıroğlu (2010) tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?İlköğretim Okullarının Değişime Hazır Bulunuşluk Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.5 paket programında çözümlenmiştir.Öğretmenlerin görüşlerine göre ilköğretim okullarının değişime hazır bulunuşluk boyutlarındaki yeterlik düzeylerinin cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için t-testi uygulanmıştır.Araştırma bulguları öğretmenlerin görüşlerine göre, ilköğretim okullarının değişime hazır bulunuşluk kapsamında; öğretmenlerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, okul yöneticilerinin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda, okulların alt yapısının değişime hazır bulunuşluğu boyutunda ve velilerin değişime hazır bulunuşluğu boyutunda ?orta? düzeyde olduğunu göstermiştir.Anahtar kelimeler: Değişim, hazır bulunuşluk.
İlköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ile öğretmen yeterlilikleri ve çeşitli değişkenlerle olan ilişkisini anlamaya yönelik olarak yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın modeli karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelidir.Araştırmanın evreni Uşak ili merkezinde görev yapan ilköğretim birinci kademede sınıf öğretmenleridir. Araştırmanın örneklemini ise evreni oluşturan okullardan 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkezinde görev yapan öğretmenlerin sayıları değerlendirilerek tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 309 ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Araştırmanın verileri iki ölçek kullanılarak elde edilmiştir. Sınıf Öğretmenlerinin, rehberlik uygulamaları ?Rehberlik Uygulamaları Ölçeği? (Terekeci, Taşdelen_Karçkay, 2010) ile toplanmıştır. Ölçek, araştırmacı tarafından ilgili literatür taranıp Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanında doktora eğitimini tamamlamış 3 alan uzmanın görüşleri alınarak geliştirilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olup ölçek tek boyutta toplanmıştır. Ölçekteki 21 maddenin toplam Cronbach Alpha katsayısı ,94'tür. Bulgular, Rehberlik Uygulamaları Ölçeği'nin uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Kullanılan ikinci ölçek ise; öğretmenlerin kendi yeterliliklerine yönelik Gibson ve Dembo (1984) tarafından geliştirilen ve daha sonra Guskey ve Passaro (1994) tarafından yeniden gözden geçirilen Öğretmen Yeterlilik Ölçeği'nin (Teacher Efficacy Scale) Diken (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanıp Türkiye'de Türk öğretmenler üzerinde geçerlik ve güvenirliği incelenen ölçektir. Ölçeğin güvenirlik çalışması Cronbach Alpha testi ile yapılmış; ölçeği oluşturan toplam 16 maddenin iç tutarlılık katsayısı .71, ilk boyutun .71 ve ikinci boyutun ise .73 bulunmuştur. Bulgular, Öğretmen Yeterlilik Ölçeği Türkçe versiyonunun Türk öğretmenleri ile uygulanabilecek düzeyde geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.Bu araştırmanın sonucunda, ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin rehberlik uygulamaları ve öğretmen yeterlilikleri arasında ise orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan korelasyon analizine göre, öğretmenlerin rehberlik uygulamalarıyla en yüksek ilişki öğretmen yeterlilikleriyle ilgilidir. Aşamalı regresyon analizi sonucunda rehberlik uygulamalarında öğretmen yeterliliği önemli yordayıcı olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler:Öğretmen yeterliliği, Rehberlik, İlköğretim öğretmenleri, Sınıf öğretmenleri, İlköğretim okulları, Öğretmenler, Rehberlik uygulamaları
İlköğretim okullarında meydana gelen değişimlere karşı direnişler ve nedenleri (İzmir ili örneği)
Bu araştırma, İzmir ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okullarda değişime karşı direniş kaynaklarını; değişim süreci konusunda bilgi eksikliği, yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliği, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesi, değişimden zarar görme korkusu ve okulun örgüt özellikleri boyutlarında ne düzeyde direniş gösterdiklerini öğretmenlerin görüşlerine göre saptamayı amaçlamaktadır. Ayrıca katılımcıların her bir boyuttaki görüşlerinin cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir.Araştırmanın evreni İzmir ili sınırları içinde bulunan tüm devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 796 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu resmi ilköğretim okullarında, 18770 öğretmen görev yapmaktadır. Evreni temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 750'dir. Örneklemi oluşturan katılımcılara, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?İlköğretim Okullarında Değişime Karşı Direnişleri Değerlendirme Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir. Katılımcıların görüşlerine göre öğretmenlerin değişime karşı direniş kaynakları boyutlarında direniş nedenlerinin kıdem değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlenmesinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA), cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek içinde t-testi uygulanmıştır.Araştırma bulguları, ilköğretim okullarında değişimlere karşı direniş kaynakları boyutunda, öğretmenlerin değişim süreci konusunda bilgi eksikliğinden ve yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden kaynaklanan direnişlerinin ?orta? düzeyde olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, okulun örgüt özelliklerinden kaynaklanan direnişlerin ?çok?; değişimden zarar görme korkusu ve okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan direnişlerin ?az? düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca, öğretmenlerin değişim süreci konusunda bilgisizlikten kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine bağlı olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin değişimden zarar görme korkusundan kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmektedir.Öğretmenlerin okulun örgütsel özelliklerinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Anahtar kelimeler:Değişim, Örgütsel Değişim, Değişime Direniş,
Eğitim yöneticilerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin adanmışlık ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki
İlişkisel tarama modeli ile yapılan bu araştırmanın amacı ilköğretim okul müdürlerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin adanmışlık ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. 2009-2010 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki 40 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 1001 öğretmen arasından tabakalı örnekleme modeli ile seçilen 290 öğretmene, müdürlerinin yönetsel tarzları hakkındaki algılarını belirlemek, adanmışlık düzeylerini belirlemek ve tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla 3 farklı ölçme aracı uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler yüzde, frekans, faktör analizi ve korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular, okul müdürlerinin genellikle takım yönetimi tarzına eğilim gösterdikleri, okul müdürlerinin yönetsel tarzları ile öğretmenlerin adanmışlık ve tükenmişlik düzeylerinin yakından ilişkili olduğu yönündedir.Anahtar kelimeler: Yönetsel Tarz, Adanmışlık, Tükenmişlik.
İlköğretim okulu öğretmenlerinin değişime karşı tepkileri ile okul kültürü algıları arasındaki ilişki
Birer açık sistem olarak çevreyle sürekli etkileşimde olan örgütler, çevrede meydana gelen değişimlere ayak uydurmak için değişmek zorunda kalırlar. Yani değişim her örgütün varlığını devam ettirebilmesi için gerekli bir süreçtir. Değişim olmadan bir örgütün varlığını sürdürebilmesi mümkün olmamaktadır. Yaşadığımız çağ, değişimin en fazla görüldüğü ve en hızlı olduğu bir çağdır. Diğer alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da eskiye göre çok farklı değişimler yaşanmakta ve yenilikler ortaya çıkmaktadır. Birer eğitim örgütü olarak okullarda da bu gelişmeler gerek yapı, gerekse işleyişte değişim ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Değişim süreçlerinde ortaya çıkan değişime direncin üstesinden gelinebilmesi için de değişimin planlı bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Bu süreçlere katkıda bulunması amaçlanan bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin değişime karşı tepkileri ile okul kültürü algıları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma ile ilgili literatür taraması yapılarak öğretmenlerin değişime karşı tepki türünü ölçmek için hazırlanan ?Değişime Karşı Tepki Türü Ölçeği? ile öğretmenlerin okul kültürü tipi algılarını ölçmek için ?Yücel ve Karataş Kurumsal Kültür Ölçeği?nden uyarlanan ?Okul Kültürü Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca demografik değişkenlerin tespiti için de ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. 240 öğretmenin katıldığı araştırma sonuçları iki farklı analize tabi tutulmuştur. İlk olarak öğretmenler bireysel olarak incelenmiş; daha sonra kümeleme (aggregate) yöntemiyle toplu okul analizi yapılmıştır. 25 okulun yer aldığı bu araştırmada öğretmenler hem bireysel hem de okul olarak toplu değerlendirmeye tabi tutulmuştur.Araştırmadan sonuç olarak, öğretmenlerin değişime karşı tepki türü ile okul kültürü tipi algıları arasında manidar bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Hem bireysel hem de toplu okul analizleri birlikte değerlendirildiğinde, okul kültürü tipi olarak klan kültüründe değişime karşı tepki olarak aktif desteğin ön plana çıktığı, diğer hiyerarşi, adokrasi ve market kültürlerinde ise değişime karşı tepki olarak pasif direnmenin ön plana çıktığı sonucuna varılmıştır.Anahtar kelimeler: Değişime Karşı Tepki, Değişime Direnç, Okul Kültürü
İlköğretim öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon aşamaları ve bunları etkileyen faktörler
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon aşamaları ve bunları etkileyen faktörleri belirlemektir.Bilişim teknolojilerinin eğitime entegre edilmesini kaçınılmaz olarak hisseden öğretmenler, teknoloji entegrasyonunda çeşitli aşamalarda bulunmaktadırlar.Bu araştırmanın amacı Uşak il merkezinde bulunan İlköğretim okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin teknoloji entegrasyon aşamalarını ve bunları etkileyen nedenleri belirlemektir.Uşak ilinde bulunan toplam 3 hinterland bölgesi içindeki 45 okul içinden tabakalama örnekleme yolu ile seçilen 15 okulda görev yapmakta olan öğretmeler, çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak uzman görüşleri ile oluşturulan Teknoloji Entegrasyon Aşamaları ve Bunları Etkileyen Faktörler Ölçeği'n de demografik bilgiler haricinde toplam 109 soru bulunmaktadır. 203 öğretmenin katıldığı çalışmada öğretmenlerin ACOT modeline göre entegrasyon aşamalarının hangi seviyesinde bulundukları ve bunları etkileyen içsel ve dışsal faktörler belirlenmeye çalışılmıştır.Çalışma sonucunda ACOT modelinin 5 teknoloji entegrasyon aşamasına yönelik olarak belirlenmeye çalışılan davranışların 3 aşama etrafında toplandığı belirlenmiştir. Regresyon bulgularına göre etkileyen faktörler incelendiğinde ise; öğretmenlerin teknoloji entegrasyon aşamalarını ?teknolojiyi kullanmaya karşı dış baskı ve güdüleyici faktörler?, ?teknolojiyi kullanmadaki kolaylık derecesi algısı?, ?kişisel özel ilgi seviyesi?, ?çıktılar açısından teknolojiyi kullanmanın dersi işlemeye ve başarıya faydalı olup olmayacağı inancı?, ?cinsiyet? ,?seviye2?, ?teknolojik araçlara erişim imkânı?, ?teknolojiyi kullandığında beklenen prestij veya itibar kazanma algısı?, ?teknoloji hakkındaki bilgi seviyesi? ve ?seviye1? davranışları olarak belirlenmiştir.Yapılan analiz ve incelemeler sonucunda teknoloji entegrasyon aşamaları 5 aşamada dağılım göstermesi beklenen verilerin, 3 aşama altında toplandığı görülmüştür. Anket maddelerinin aşamalar altındaki dağılımları incelendiğinde, analiz sonucunda ortaya çıkan 1. aşamanın Giriş aşamasına, 2. aşamanın Benimseme ve Adaptasyon aşamalarına, 3. aşamanın ise Yer Değiştirme ve Keşfetme aşamalarına karşılık geldiği düşünülmektedir. Aşamaları etkileyen faktörler incelendiğinde ise 1. aşama davranışlarını: ?Teknolojiyi Kullanmaya Karşı Dış Baskı ve Güdüleyici Faktörler?, 2. aşama davranışlarını: ?Teknolojiyi Kullanmadaki Kolaylık Derecesi Algısı? ile ?Cinsiyet? , 3. aşama davranışlarını ise: ?Seviye 2?, ?Teknolojik Araçlara Erişim İmkânı? ?Teknoloji Hakkındaki Temel Bilgi Seviyesi?, ?Teknolojiyi Kullandığında Beklenen Prestij veya İtibar Kazanma Algısı?, ?Seviye 1? davranışlarının etkilediği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Teknoloji Entegrasyon Aşamaları, ACOT modeli
İlköğretim okullarında çalışan sözleşmeli ve kadrolu öğretmenlerin özlük haklarındaki farklılıklar ve iş motivasyonu
Bu çalışma, ilköğretim okullarında çalışan öğretmenlerin özlük haklarındaki farklılıklar ile iş motivasyonu düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada motivasyonu etkileyen ve devamlılığını sağlayan faktörlerin, öğretmenlerin statü farkları ile demografik özelliklerine göre varyasyonu incelenmektedir. Araştırma evreni 2009-2010 eğitim yılında Uşak ili sınırları içersinde ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sözleşmeli ve kadrolu öğretmenlerden oluşmaktadır. Ölçme aracı nicel ve nitel sorulardan oluşan iki farklı bölümden oluşmaktadır. Nicel veriler temel bileşenler analizi, varyans testleri ve betimsel istatistikler ile nitel veriler ise içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara bakıldığında öğretmenlerin çalışma statüleri ve demografik değişkenlerine göre iş motivasyonları ve önemsedikleri motivasyon faktörleri manidar biçimde farklılaşmaktadır.
Liderlik stilleri ile örgütsel güven ve örgütsel adanmışlık arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda, ilköğretim okul müdürlerinin uyguladıkları liderlik stilleri ile ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütlerine güven ve örgütlerine adanmışlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesine yöneliktir. 2009-2010 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezindeki 40 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 1001 öğretmen arasından tabakalı örnekleme modeli ile seçilen 290 öğretmene; müdürlerinin liderlik stilleri hakkındaki algıları ile örgütlerine güven ve örgütlerine adanmışlık düzeylerini belirlemek amacıyla 3 farklı ölçme aracı uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler yüzde, frekans, faktör analizi ve korelasyon analizine tabi tutulmuştur.Araştırmada; okul müdürlerinin sergilediği liderlik stillerinin, öğretmenlerin örgütsel güven ve örgütsel adanmışlıkları ile yakından ilişkili olduğu; kendilerini güvenli bir ortamda hisseden öğretmenlerin adanmışlık düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Liderlik Stilleri, Örgütsel Güven, Örgütsel Adanmışlık.
İlköğretim sınıf öğretmenlerinin kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma ve kullanma sıklıkları düzeyleri
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim sınıf öğretmenlerinin, öğrencilerinin kelime hazinelerini zenginleştirmek için literatürde belirtilen kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden hangilerinden haberdar olduklarını ve öğretmenlerin haberdar oldukları yöntem ve teknikleri kullanma sıklıklarını tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini 2010- 2011 öğretim yılı İzmir İli Karabağlar İlçesindeki ilköğretim okullarında görev yapmakta olan toplam 250 ilköğretim sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.İlköğretim sınıf öğretmenlerinin, literatürde yer alan kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma düzeyleri, bu yöntem ve teknikleri kullanma sıklıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ölçme aracı dörtlü likert tipi dereceleme biçiminde hazırlanmıştır. Dereceleme seçenekleri Çok az = 1 , Bazen = 2, Genellikle = 3, ?Her zaman = 4 şeklinde belirlenmiştir. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemeleri bilgisayarda SPSS for Windows 17,0 paket programı (Statistical Package for the Social Sciences) kullanılarak yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde çapraz tablo (Crosstab) yapılmış, ?İlköğretim sınıf öğretmenlerinin kelime öğretiminde kullanılan yöntem ve tekniklerden haberdar olma düzeylerinin ve kullanma sıklıklarının cinsiyete göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla t-testi; kıdeme göre değişip değişmediğini belirlemek amacıylavaryans analizi ve bu çerçevede Least Significence Test (LSD) yapılmıştır. t-testi ve LSD testlerinde anlamlılık düzeyi olarak ,05 seçilmiştir.Yapılan analizlere göre, kadınlar erkeklere göre metin yazma ile kelime öğretimi yönteminden daha fazla haberdar olmuşlardır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlerin; birleştirilmiş yöntem, eşleştirme ve oyun ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden kıdem yılları az olan öğretmenlere göre daha fazla haberdar oldukları sonucu çıkmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları az olan öğretmenlerin; gruplandırma, kavram geliştirme, tekrar ve jest, mimik, tasvir ve taklit ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlere göre daha fazla haberdar oldukları sonucu çıkmıştır.Yapılan analizlere göre, erkekler kadınlara göre eş anlamlı kelimeleri kullanma, konuşma ve metin yazma ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini daha sık kullanmaktadırlar.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları yüksek olan öğretmenlerin; gruplandırma, konuşma ve tekrar ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini kıdem yılları az olan öğretmenlere göre daha sık kullandıkları sonucu çıkmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenlerden kıdem yılları az olan öğretmenlerin; eşleştirme, oyun ve resimleme ile kelime öğretimi yöntem ve tekniklerini kıdem yılları yüksek olan öğretmenlere göre daha sık kullandıkları sonucu çıkmıştır.Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, parmak ile kelime öğretimi ve zihinsel imaj ile kelime öğretimi yöntemlerinden hiçbir öğretmenin haberdar olmadığı ve dolayısıyla bu yöntemlerin hiç kullanılmadığı ortaya çıkmıştır. İlköğretim Türkçe 1-5. sınıflar öğretim programında geçen ve örneklerle açıklanan kelime öğretimi yöntem ve tekniklerinden haberdar olma düzeylerinin en üst seviyelerde olduğu görülmüştür. Haberdar olma oranında % 50' nin üzerinde olan 18 yöntem ve teknik vardır. Fakat kullanma sıklığına gelindiğinde bu yöntem ve teknikler 11'e düşmektedir. Bu durum ilköğretim sınıf öğretmenlerinin haberdar olduğu yöntem ve teknikleri kullanmadıklarını ortaya çıkarmaktadır.Literatürde geçen kelime öğretimi yöntem ve teknikleri öğretim programına dâhil edilmelidir.İlköğretim 1-5. sınıf Türkçe ders kitapları bu yöntem ve tekniklere göre yeniden hazırlanmalıdır.İlköğretim sınıf öğretmenliği lisans programına bu yöntem ve teknikler bir ders olarak dâhil edilmelidir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim Sınıf Öğretmenleri, Kelime, Kelime Öğretimi, Yöntem ve Teknikler.
İlköğretim öğretmenlerinin ve yöneticilerinin bilgisayar kaygı düzeylerinin belirlenmesi(Uşak ili örneği)
Bu araştırma, Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre, bilgisayar kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Katılımcılara Bilgisayar Kaygısı Ölçeği ve kişisel bilgi formu içeren bir ölçme paketi uygulanmıştır.Araştırmanın evreni; Uşak il sınırları içerisindeki Merkez, Banaz, Eşme, Karahallı, Sivaslı, Ulubey ve bu ilçelere bağlı köylerde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 175 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Evren, 2011- 2012 eğitim öğretim yılında görev yapan 286 yönetici, 1669 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklemini ise yine aynı merkez ilçe ve köylerden yerleşim yerleri dikkate alınarak, tabakalı örneklem yöntemi ile seçilen 85 ilköğretim okulunda görev yapan, 125 yönetici ve 363 öğretmen oluşturmaktadır.Bu araştırmada anketin birinci bölümünde katılımcıların kişisel bilgileri (cinsiyet, öğrenim durumu, branş, mesleki kıdem, görev, yönetici kıdemi) yer almaktadır. Birinci bölümde yer alan verilerin analizinde SPSS 17.0 istatistik programı kullanılarak frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak tablo ile sunulmuştur.Araştırma sonucu; betimsel istatistik değerleri Bilgisayar Kaygı Ölçeğinin (BKÖ) üç alt boyutuna göre incelenmiştir. En çok duyulan kaygı türü Bilgisayar Öğrenme Endişesi (BÖE), ikinci sırada duyulan kaygı türü Bilgisayara Zarar Verme (BZV) ve en az görülen kaygı türü ise Duyuşsal Kaygı (DK)'dır. Cinsiyete göre katılımcıların BKD bakımından anlamlı bir fark görülmemiştir.Anahtar Kelimeler: Teknoloji, Bilgisayar kaygısı, Öğretmenler, Yöneticiler
İlköğretim sosyal bilgiler öğretmenlerinin ders içi yerel tarih konusundaki faaliyetleri Uşak ili örneği
Bu çalışma Milli Eğitim Bakanlığı'nın Sosyal Bilgiler dersinde yer alan yerel tarih konularının İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenleri tarafından anlatılıp anlatılmadığını bulmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada ilk etapta kısa bir şekilde Sosyal Bilgiler dersinin tanımı ve amacı açıklanmıştır. Daha sonra yerel tarih, yerel tarihin gelişimi, faydaları ve sınırlılıkları, İlköğretim Sosyal Bilgiler dersinde yer alan yerel tarih konuları üzerine yoğunlaşılmıştır. Yerel tarih konularının öğretimi ve işlenişi konusunda İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır ve İlköğretim Sosyal Bilgiler öğretmenlerine uygulanmıştır.Araştırma kapsamında Uşak ili merkez ve ilçelerinde görev yapan 123 Sosyal Bilgiler öğretmeninden 15 Sosyal Bilgiler öğretmenine yarı yapılandırılmış mülakat uygulanmıştır. Araştırmaya katılan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin mülakat sorularına verdikleri cevaplar kodlama yoluyla kategorilere ayrılarak analiz edilip yorumlanmıştır.Bu tez konusu Uşak Üniversitesi BAP. Koordinasyon Birimi tarafından 2012/TP008 nolu proje olarak desteklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yerel Tarih, Sosyal Bilgiler Dersi, İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenleri, Eğitim.
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre yöneticilerin teknolojik liderlik düzeyi ve yönetici etkililiği arasındaki ilişki
Bu araştırma, Uşak ilindeki ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre okullarındaki yöneticilerin teknoloji liderlik düzeyi ile yönetici etkililiği arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını saptamayı amaçlamaktadır. Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın örnekleminde, Uşak ilinde görev yapan ve rastgele seçilen 429 öğretmen bulunmaktadır. Araştırmada Sincar (2010) tarafından geliştirilen "Teknoloji Liderliği Rolleri Envanteri" ve Koçak & Helvacı (2011)tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Etkililiği Ölçeği" kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 19.0 istatistik paket programı ile çözümlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin demografik özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden, alt problemlerin çözümü amacıyla yapılan istatiksel analizler ortalama, standart sapma, korelasyon, Anova Testi ve t Testidir. Araştırma bulguları, ilköğretimde görev yapan okul yöneticilerinin teknoloji liderlik düzeyi ile yöneticilerinin etkililiği arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir.
İlköğretim okullarında görev yapan müdürlerin teknoloji liderliği düzeylerine ilişkin okul müdürü ve öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Uşak ilinde ilköğretim okullarında görev yapan okul müdürü ve öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda ilköğretim okul müdürlerinin teknoloji liderliği düzeylerini belirlemektir. Araştırmanın problemi, ilköğretim okullarında görev yapan müdürlerin teknoloji liderliklerinin, ilköğretim okul müdürleri ve öğretmenlerinin görüşlerine göre hangi düzeyde olduğudur. Bu araştırmada nicel araştırma teknikleri kullanılmıştır. Nicel yöntem açısından Sincar (2009) tarafından geliştirilen "İlköğretim Okulu Yöneticilerinin Teknoloji Liderliği Rolleri Ölçeği" kullanılmıştır. Bu araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Uşak ilindeki kamu ilköğretim okullarında çalışan okul müdürleri ve aynı okullarda çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğünü belirlemede farklı büyüklükteki evrenler için kuramsal örneklem büyüklükleri çizelgesinden faydalanılmıştır. Çizelgede minimum örneklem büyüklüğü 375 kişi olarak belirtilmiştir. Araştırma kapsamında öğretmen sayısı 431, okul müdürü sayısı 119 olmak üzere toplam 550 örneklem sayısına ulaşılmıştır. Bu araştırmada, öğretmen ve ilköğretim müdürleri için kullanılan ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Ölçeğin birinci bölümünde katılımcıların kişisel bilgileri (cinsiyet, görev, branş, kıdem, öğrenim durumu, çalıştığı okul türü, hizmet yılı) yer almaktadır. Ölçeğin ikinci bölümünde ilköğretim okullarında görev yapan müdürlerin Teknoloji Liderliği Düzey(TLD)'lerini belirlemeye yönelik, okul müdürü ve öğretmenlerinin görüşlerinin sorulduğu 29 maddelik ölçek bulunmaktadır. Araştırmada ilköğretim okulu müdürleri kendilerinin TLD'lerinin öğretmen görüşlerine nazaran daha yüksek olduğunu inandıklarını beyan etmektedirler. Ayrıca okul müdürleri ve öğretmenler, "Okulun tüm üyeleriyle okul içi iletişimi sağlamada internet hizmetlerinden faydalanır" ve "Velilerle iletişim ve işbirliğinde internet teknolojilerinden faydalanır" maddelerinde aralarında bir fark olmamıştır. Bu uygulamaların müdürler tarafından daha çok benimsenip uygulanabileceği konusunda öğretmen ve müdürler ortak düşüncededir. Okul müdürlerinin TLD'nin istenilen düzeye gelmesi için bilişim teknolojileri konularında kişisel gelişimlerini sağlayabilecekleri, uygulamada yaşanmış örneklerin paylaşılabileceği, tüm üyelerinin birbirleriyle iletişim kurabileceği, bilgi ve tecrübelerini paylaşabileceği web ortamı oluşturulmalıdır.
Okul yöneticilerinin öğretmenlere ilişkin insan doğası varsayımları ve sergiledikleri yönetim tarzları
Bu araştırmanın amacı ilköğretim okulu yöneticilerinin öğretmenlere ilişkin insan doğası varsayımları ile ilköğretim okulu öğretmenlerinin algılarına göre bu yöneticilerin görevlerini yerine getirirken sergiledikleri yönetim tarzlarını belirlemektir. Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Ankara'daki resmî ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 27.001 öğretmen ve 1.863 yönetici bu araştırmanın çalışma evrenini, tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 400 yönetici ile 500 öğretmen de örneklem grubunu oluşturmuştur. Okul yöneticilerinin görüşleri 'Okul Yöneticilerinin Öğretmenlere İlişkin İnsan Doğası Varsayımları Ölçeği' kullanılarak, öğretmenlerin okul yöneticilerinin sergilediği yönetim tarzlarına ilişkin görüşleri ise 'Okul Yöneticilerinin Sergilediği Yönetim Tarzları Ölçeği' ile saptanmıştır. Ölçekler araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış, veri toplamak için kullanılabilecekleri değerlendirilmiştir. Araştırmada okul yöneticilerinin en çok sosyal insan varsayımına sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle eğitimin amaçlarının gerçekleştirilmesinde yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik sosyal etkinliklere ağırlık verilmesi önerilmiştir. Araştırma sonunda ussal-ekonomik insan varsayımının da neredeyse sosyal insan varsayımı kadar çok kabul gördüğü saptanmıştır. Bu konuda öğretmenlerin daha yüksek performans gösterebilmesi için etkili performans değerlendirme sistemlerine geçilmesi önerilmiştir. Araştırma sonuçları, yöneticilerin öğrenim düzeyleri arttıkça insan doğası varsayımlarının insan ilişkileri odaklı hâle evrildiğine işaret etmektedir. Bu konuda yöneticilerin lisansüstü eğitime teşvik edilmesi ve hizmet içi eğitimlerinin artırılması önerilmiştir. Araştırma sonuçları yöneticilerin öğretmenlere yönelik en çok ilgisiz ve otoriter yönetim tarzlarını sergilediğini, en az da demokratik tarzın gereklerine göre davrandığını ortaya koymaktadır. Bu konuda yönetici yeterliklerinin artırılmasına yönelik eğitim çalışmalarına daha çok yer verilmesi ve yönetici seçimi ve atamaları ile ilgili olarak yeterlik boyutunu temele alan yasal düzenlemelere gidilmesi önerilmiştir.
İlköğretim bölümü öğretmen adaylarının aldıkları programlara bağlı olarak çevre okuryazarlıkları bakımından karşılaştırılması
Çevre okuryazarlığını literatürde ilk kullanan Roth, çevre sorunlarının farkına varma ve çevre sorunlarını anlama olarak tanımlamıştır. Sonrasında çevre okuryazarlığı kavramını süreç içerisinde geliştirerek çevre okuryazarı bireylerin bilgi, beceri, tutum, deneyim ve çevreye karşı sorumlu davranışlara sahip olduklarını belirtmiştir. Daha sonralarda düzeylerini belirlemiş ve bilgi, duyuşsal eğilim, davranış ve bilişsel beceri olmak üzere dört bölüme, bu bölümleri de düşük, işlevsel ve eylemsel olmak üzere alt bölümlere ayırmıştır. Eğitim-öğretimin temel unsuru olan programlar ve bu programların uygulayıcısı olan öğretmenlerin, öğrencilerini çevre okuryazarı olarak yetiştirmedeki katkısı kaçınılmazdır. Bu noktada öğretmenlerin çevre okuryazarı bireyler olmasının önemi büyük olup, yetiştirilme süreçlerinde bu amaca yönelik eğitimler almaları gerekmektedir. Bu çalışma temel olarak Hacettepe Üniversitesi İlköğretim Bölümü öğrencisi olan öğretmen adaylarının öğrenimlerini sürdürdükleri programlara bağlı olarak, Fen Bilgisi Eğitimi, Matematik Eğitimi, Okul Öncesi Eğitimi, Sınıf Öğretmenliği, çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Yapılan çalışma göstermiştir ki öğretmen yetiştirme programlarının amaçlarından birinin çevre okuryazarı birey yetiştirmek olmasının önemi büyüktür. Bununla birlikte toplumda çevre okuryazarı birey sayısının hızla artış göstereceği öngörülmektedir. Çünkü toplumu eğiten kesim öğretmenlerdir. Çalışmayla birlikte öğretmenlerin çeşitli değişkenlere (dahil olduğu programlar,cinsiyetleri, sınıf düzeyleri, aile eğitim durumları) bağlı olarak çevre okuryazarlıkları kıyaslanmış ve ortaya genel bir profil çıkartılmıştır. Adayların çevre okuryazarlık düzeyleri orta seviyede bulunmuş, algı ve tutumları,endişe seviyeleri ise yüksek seviyede tespit edilmiştir. Anne ve baba eğitim düzeylerinin adayların çevre okuryazarlıklarını etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın yapıldığı grupta cinsiyet dağılımı adil olmadığı için cinsiyete bağlı çıkartılan sonuçlar güvenilir değildir. Öğretmen adaylarının çocukluklarının geçtiği bölgelerin etkinliklere katılım düzeylerini etkilediği yapılan araştırmanın sonuçlarından biridir.
Temel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin okul yönetimine katılıma ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı temel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin okul yönetimine katılım durumlarının analizini yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda, Araştırmaya katılan temel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görüşleri alınmıştır. Araştırma, betimsel ve ilişkisel bir araştırma olarak tasarlanmış olup, karma yöntem kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Mardin ili Artuklu ve Kızıltepe ilçelerindeki 6046 ilkokul ve ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyuta ilişkin örneklemi ise 450 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak, Başyiğit'in (2009) "öğretmenlerin karar alma sürecine katılım ölçeği" kullanılırken nitel veri toplama aracı olarak 10 soruluk yapılandırılmış görüş alma formu kullanılmıştır. Araştırmada nicel boyuta ilişkin örneklemi ise 450 öğretmenden oluşmaktadır. Nicel verilerin analizi için betimsel analiz ve SPSS 26.0 paket programı kullanılmış olup Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Spearma'ın Sıralama Korelasyon katsayısı testleri uygulanmıştır. Araştırmanın nitel veri analizinde ise içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda: 50 katılımcı öğretmenden 26'sı okul yönetimine katılımı yeterli görürken 24 katılımcı yetersiz görmüştür. Buna göre öğretmenlerin %52'si okul yönetim kararlarına katılımı yeterli görmektedir. Ayrıca öğretmenlerin okul yönetimine katılımını azaltan faktörler için 35 katılımcı "okul yönetimine dair hususlara" ve 12 katılımcı da "öğretmene dair hususlara" vurgu yapmışlardır. Okul yönetimine katılımı olumsuz etkileyen okul yönetimine dair hususların en önemlisi olarak okul yönetiminin tavrı etkili olurken okul yönetimine katılımı olumsuz etkileyen öğretmenlere dair hususların en önemlisi ise öğretmenlerin iş yükünün fazla olmasıdır. Çalışmanın nicel bulgularına göre: erkek öğretmenlerin okul yönetimine katılım düzeyinin bayan öğretmenlerin katılım düzeyinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin okula devam/devamsızlığı, öğrencinin başarısızlığını etkileyen faktörler, okuldaki sosyal etkinlikler ve öğrencilerin ödüllendirilmesi ile ilgili konularda okul yönetimine katılımı yüksek düzeyde tespit edilmiştir. Satın alma işleri, okulun gelir/gider işleri ve seçmeli dersler ile ilgili konularda ise okul yönetimine katılım düşük düzeyde tespit edilmiştir. Okul yönetimi, ilgili konularda öğretmenlerin görüş ve önerilerini alması gerekmektedir. Öğretmenlerin okul yönetimine katılımını sağlayabilmek amacıyla nitelikli okul yönetim kadrosu seçiminin ve okul yönetimince öğretmenlere yasal düzenlemelere ilişkin bilgilendirilmelerin yapılmasının yararlı olabileceği düşünülmektedir. Temel eğitim kurumundaki görev yapan öğretmenler ile yapılandırılmış görüş alma formu kullanılarak yapılan görüşmelerden elde edilen veriler de araştırmanın nicel boyut verilerini destekler niteliktedir.
Öğretmenlerin sınıf yönetimi anlayışlarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi
YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ ÖĞRETMENLERİN SINIF YÖNETİMİ ANLAYIŞLARINA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİN BELİRLENMESİ Çetin TERZİ Eğitim Bilimleri (Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Temmuz 2001 Danışman: Doç. Dr. Coşkun BAYRAK Bu araştırma ile ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin, otokratik, demokratik ve ilgisiz sınıf yönetimi anlayışlarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve öğretmenlerin sınıf yönetimi anlayışlarına ilişkin görüşlerinin kişisel özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğinin saptanması amaçlanmıştır. Tarama modelinde desenlenen araştırma, 1999-2000 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir il merkezindeki 73 ilköğretim okulunda görev yapan 953 sınıf öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiş, evrenin % 58,2'sinden kullanılabilir veri elde edilmiştir. Araştırmanın amacına yönelik veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen, iki bölüm ve toplam 38 maddeden oluşan "Öğretmenlerin Sınıf Yönetimi Anlayışları Anketör ile toplanmıştır. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında, araştırma amaçlan doğrultusunda, frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma; puanlarla ilgili ikili küme karşılaştırmalarında bağımsız gruplar arası t testi, ikiden çok küme karşılaştırmalarında ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Varyans analizi sonucu hesaplanan F değerinin anlamlı bulunduğu durumlarda farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu saptamak amacıyla Tukey HSD (Tukey's Honestly Significant Difference Test) çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır.İstatistiksel çözümlemelerinde.05 anlamlılık düzeyinin kullanıldığı araştırmada, çözümlemeler "SPSS 7.5 for Windows" paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin otokratik ve ilgisiz sınıf yönetimi anlayışını belirleyen maddelerin bir kısmında otokratik ve ilgisiz eğilim; demokratik sınıf yönetimi anlayışını belirleyen maddelerin ise tümünde demokratik eğilim sergiledikleri görüşünde oldukları ancak demokratik yönetim anlayışının özellikle belli boyutlarda geliştirilmesinin gerekliliği; öğretmenlerin sınıf yönetimi anlayışlarına ilişkin görüşlerinin cinsiyete göre değişmediği, yaşa göre otokratik ve ilgisiz yönetim anlayışlarına ilişkin görüşlerinde, mezun olunan okula ve mesleki kıdeme göre ilgisiz yönetim anlayışına ilişkin görüşlerinde anlamlı farklılıklar olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Matematik öğretmen adaylarının problem çözme süreçlerinin bilgi işlemsel düşünme bağlamında incelenmesi
Amaç: İlköğretim matematik öğretmen adaylarının bilgi işlemsel düşünme odaklı etkinlikler yoluyla yürütülen problem çözme sürecine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını bir devlet üniversitesinin ilköğretim matematik öğretmenliği bölümünde öğrenim görmekte olan 13 (10 kadın, 3 erkek) öğretmen adayı oluşturmaktadır. Tüm katılımcılar lisans eğitiminin aynı sınıf düzeyinde (3.sınıf) öğrenim gören, ilköğretim matematik öğretmenliği lisans öğretim programı matematik alan dersleri (Genel Matematik, Soyut Matematik, Geometri, Analiz I, II, III, Lineer Cebir I, II vb) ile öğretime yönelik zorunlu/seçmeli dersleri (Öğretim İlke ve Yöntemleri, Geometrik/Cebirsel Düşünmenin Gelişimi, Özel Öğretim Yöntemleri I, Problem Çözme vb) başarı ile tamamlamış, araştırmaya gönüllü olarak katılım sağlayan öğretmen adaylarıdır. Araştırmanın verisini, katılımcılar ile etkinlikler öncesinde ve sonrasında ayrı ayrı gerçekleştirilen odak grup görüşmeleri ile araştırmacının tuttuğu saha notları oluşturmaktadır. Birinci odak grup görüşmeleri, 7 ve 6 katılımcılı iki grup halinde, sürecin başında (etkinlikler öncesi) yapılmış; ikinci odak grup görüşmeleri ise aynı gruplarla, altı haftalık bilgi işlemsel düşünme odaklı problem çözme etkinlikleri sonrasında, yarı yapılandırılmış görüşme formatında gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, veri kaybını önlemek amacıyla katılımcıların izni doğrultusunda kamera ve ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Kayıtlar, araştırmacı tarafından yazılı ortama aktarılarak araştırmanın verisi oluşturulmuştur. Verinin analizinde içerik analizine başvurulmuştur. Bulgular: Sürecin başında ve sonunda yapılan odak grup görüşmelerine yansıyan öğretmen adaylarının ifadelerinin kodlanması ve literatür desteği ile 21.yy becerileri, problem çözme, bilgi işlemsel düşünme ve teknoloji olmak üzere dört ana tema oluşturulmuştur. Sürecin başında yapılan birinci odak grup görüşmesine yansıyan öğretmen adaylarının görüşlerine göre; öğretmen adaylarının genel olarak 21.yy becerileri kavramına hakim oldukları; becerilerin, literatürde yer alan bir çerçeveye (P21, 2014) uygun olarak (1) öğrenme ve inovasyon becerileri, (2) bilgi, medya ve teknoloji becerileri ve (3) yaşam ve kariyer becerileri olmak üzere üç ana başlık altında gruplayabildikleri görülmüştür. Bilgi işlemsel düşünme becerisi/kavramı ile ilgili neredeyse hiçbir bilgilerinin olmadığı; fonetik temele dayanan yaklaşımla sadece kelime anlamından yola çıkarak yorumlar yaptıkları ve "bilgiyi beyne işlemek" gibi kavram olduğunu düşündükleri ortaya çıkmıştır. Sürecin sonunda (etkinlikler sonrasında) yapılan odak grup görüşmelerinde öğretmen adaylarının görüşlerine yansıyan ve en köklü değişiklik olarak ifade edilebilecek değişim, bilgi işlemsel düşünmeye ilişkin yaşanmıştır. İkinci odak grup görüşmelerinde öğretmen adayları bilgi işlemsel düşünmenin aslında problem çözme gibi bir süreç olduğunu; problem çözme gibi aşamalarının olduğunu ve sürecin her aşamasında teknolojinin (bilgisayarların) işe koşulduğunu belirtmişlerdir. Sonuç: Öğretmen adayları kendi eğitim süreçlerinden yola çıkarak geçmişten günümüze öğretim ortamlarının teknoloji odaklı olarak değişim ve çeşitlilik gösterdiğini belirtmiştir. Sürecin başından neredeyse hiçbir fikirlerinin olmadığı bu kavramla ilgili sürecin sonunda bilgi-işlemsel düşünme kavramının aslında problem çözme gibi bir süreç olduğunu ve tıpkı problem çözme gibi aşamalarının olduğunu ve sürecin her aşamasında bilgisayarlardan yararlanabileceğini belirtmişlerdir.
Ortaokul (5,6,7 ve 8. sınıf) Türkçe dersi kazanım kavrama testlerindeki soruların Türkçe öğretim programı ve ders kitapları açısından incelenmesi
Bu araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında hazırlanan ve halen uygulamada olan ortaokul Türkçe kazanım kavrama testlerindeki soruları, Türkçe ders kitapları ve Türkçe öğretim programı kazanımları açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın inceleme nesnelerini; ortaokul 5,6,7 ve 8. sınıflar için kullanılan kazanım kavrama testindeki sorular, ortaokul Türkçe öğretim programındaki okuma ve kısmen yazma becerileri kazanımları ve ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki etkinlikler oluşturmaktadır. Araştırmada çalışma materyalleri olan kazanım kavrama testi sorularının, Türkçe öğretim programındaki ilgili kazanımların ve Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin incelenmesinde doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmadaki veri toplama sürecinde kazanım kavrama testleri, Türkçe ders kitapları etkinlikleri ve Türkçe öğretim programı kazanımları incelenerek kazanım testlerindeki konu sınıflandırmasına uygun olarak tablolar oluşturulmuştur. Elde edilen veriler oluşturulan tablolar yardımıyla içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda kazanım kavrama testlerinin Türkçe öğretim programında yer alan kazanımları ve Türkçe ders kitaplarındaki etkinlikleri ne derece yansıttığı sorularına cevap aranmıştır. Araştırma sonucunda 5,6 ve 7. sınıf kazanım kavrama testlerinin konulara göre düzenlendiği ve ders kitabı etkinlikleriyle büyük oranda uyumlu olmadığı, aynı konuyu içeren birden fazla test bulunduğu, farklı konuların aynı testlerde yer aldığı ve ders kitabındaki etkinliklerde geçmeyen ya da çok az etkinlikte geçen konuların kazanım kavrama testlerinde çok fazla soruda yer aldığı görülmüştür. 8. sınıf kazanım kavrama testlerinin ise ders kitabındaki gibi temalar halinde düzenlendiği görülmüştür. Araştırma sonucunda bütün sınıf gruplarında kazanım kavrama testlerinin ders kitaplarına uygun olarak ya temalar halinde ya da tek bir konuyu içerecek şekilde düzenlenmesi önerilmiştir.